![]() |
Niye Gittin
Güller yakışırdı ellerine Sevdalar yüreğine yakışırdı Dünyaların neşesini Her gülümsedikçe Gamzelerin yüzüne taşırdı. Sen gelince Aydınlanırdı bütün akşamlar Ne de yakışırdı gözlerine karanlıklarda Işıl ışıl Işıl ışıl parlayan yıldızlar… Geçer karşıma Bir elin yüzünde dururdun Kalk yat demesem Yüzüme bakarak Saatlerce otururdun. Konuşmak sana yakışırdı Sesin şekerdi, baldı Her ayrılık vakti geldiğinde Niyeyse Hep benim gözlerim ıslanırdı. Bütün gülleri topladın Neşeleri hapsedip dudaklarıma öyle gittin Yıldızları da aldın birer birer Beni yalnız bıraktın Yalnız bırakıp karanlıklara öyle gittin. Oysa güller nasıl yakışırdı ellerine Sevdalar nasıl atardı yüreğinde Her şeyi götürdün de Bilmem niye Niye seni bırakıp da gittin yüreğimde Niye gittin. Turgut Uzdu |
O Adam Gitti
Artık kalemim inlemiyor Yaş damlamıyor klavyemin tuşlarından Satırlar bana gülümsüyor Seni seviyorum diyor Bu adam mutlu artık Bu adam neşeli Bu adam sevda dolu yüreğiyle Bu adam senle dolu elleriyle Senin gözlerinde Mutlu. Acılardan bir denize düşmüş Çırpınan o adam gitti Sen geldin ya Varsın ya Bütün yalnızlıkları alıp yanına O adam gitti. Canım Nazar boncuğum Bir tanem Aşkım sevdalım Sevdam… O adam gitti. Senin olduğun yere gelmez artık Saadet çiçeklerini kucaklamış Bu adamın olduğu yere Bir daha gelemez artık Dilerim Gelmez artık. Turgut Uzdu |
O Adam Öldü
Sessizce uzandı yatağa Hava sıcaktı Çarşafı üzerine çekti yavaşça Hanımı kımıldandı Kıyamadı, hareketsiz kaldı bir zaman Sonra derin bir nefes çekti Nedense birkaç gündür göğsünde bir ağrı vardı. Kapadı gözlerini Okey masasını düşündü Şakalara nasıl da gülmüştü Hafif bir tebessüm geldi dudaklarına Bilemedi Bu son tebessümüydü. Kaşları çatıldı ardından Nasıl da kızdırmışlardı Elinde çifte okey Üçüncü oyun diyordu ya Bilemedi Aslında son oyun onda kalmıştı. Uyku sarmaya başladı Karanlıklar üşüştü beynine Bu gece anlamsızdı Bu yıl öğrencilerim çok akıllı dedi kısa bir an Garip bir hal gelmişti, düşünmedi nedense Bilemedi Ölüm uykusu çökecekti az sonra şu yıllanmış bedenine. Kararmıştı her yan Hafif bir horultu vardı nefesinde Bilseydi uyur muydu hiç Bilemedi Ölüm hemen ensesinde. Bilseydi, Bilemezdi ki… Tutmuştu bir garip el kalbini uykunun bir vakti Sıktıkça sıkmıştı Ne oluyor demesine fırsat kalmadan Hangi anlamda bilinmez Ih! sesi uzamıştı ağzından Sonra bedeni öylece kalmıştı Nefes alamadan. Kahkahalara eşlik eden o adam İşte böyle ölmüştü Doğduğu gibi yalnız O adam Dün gece ilk defa Hem de tek başına ölmüştü. Ne sevdaları yanındaydı, ne emekleri Çırpınışlar dinmişti hayatında Her şey bitmişti Borçlar, taksitler, alacak verecek Onun için son nefesiyle Her şey silinmişti Çünkü o adam, O adam dün gece son defa ölmüştü. Büyük sancılarla kıvranmış, Doğunca annesi sevinçle gülmüştü Kocaman bir adam, bıyıkları çıkacak bir adamdı doğurduğu Şimdi gözyaşları süzülüyordu buruşuk yanaklarından Dün gece Dün gece o adam ölmüştü. Turgut Uzdu |
O Gündür
Bazen güneş erken doğar Sular akar Çiçekler açar İşte o gündür Hüzün gözlülerin gözlerine Neşe dolar. Bazen istenmeyen yerlere götürür adımlar Orada parlaktır bütün yıldızlar Güller hanımeli kokar İşte o gündür Hüzün gözlülerin gözlerine Umut dolar. Bazen tüm şarkılar susar Sular buz tutar, Çiçekler solar İşte o gündür Hüzün gözlülerin gözlerine Hüzün dolar. Bazen dün gibidir artık bütün akşamlar Yarınlar utanıp susar Gözler merakla bakar İşte o gündür Hüzün gözlülerin gözüne Küçük bir ışık damlar. Turgut Uzdu |
O Sen isen Eğer
Bir silüet gibi Seninle dolu her cam Ben seni niyetliyor Seninle uyuyorum Her akşam Ama sen hep uzaksın Uzakça bakarak Zavallı kalemim Sana tutulmuş, aşık olmuş Seni yazarak Sıcak türküler gibisin Ruhumda bir şeyler erir Sonra sesler kesilir ya beynimde Susarım Ardından gözlerin belirir Ve sen isen eğer o Ve bir gün kavuşursak Neler göreceksin Nasıl intikam alacağım senden Okşayarak Ve sen isen eğer o Ve duvağın namus kadar ak Yaptığın sadakat ise Bütün yıldızları sana vereceğim Uzanıp da parlak parlak Turgut Uzdu |
Oh Be...
İçtiğim su Çektiğim nefes sensin Uğruna her şeye razıyım İnan ki Gittiğim heves sensin. Gecemin uykusu Sabahın neşesi sensin, Bir türlü göremediğim Şu acı çeken yüreğin En tatlı sesi sensin. Kalbimin duruşu İki atış arası sensin Gökyüzünün mavisi En koyu *******imin En karası sensin. İçime çektiğim duman Dudağımın sigarası sensin Ben bana Türkiye desem Vallahi billahi Ankara’sı sensin. Hâlâ hayır dersen Şu başımın belası sensin Aha da sana yemin Başımdaki belaların bile En alâsı sensin. Oh be… |
Olurum
Yeşil gözlerinle bakarsan öyle Rengine benzeyip yaprak olurum Göğsüme yerleşip çarparsan öyle Aşkınla yaşayıp toprak olurum. Talihim bir defa yüzüme gülse Yanakta açılan güller olurum Türküler şarkılar hep dile gelse Nağmeyle uçuşan yeller olurum. Ne olur elimi tutsan bir kere Utanıp kızaran tenin olurum Götürsen beni de gittiğin yere Bırakmam bir daha senin olurum. Okşasan başımı dizine koysan En güzel rüyayla yatan olurum Uyansam her sabah yanımda varsan Ömrüne sevdayı katan olurum. Seviyorum desen, canımsın desen Diline sevdalı aşkın olurum Akşamları gülsen, hiç üzülmesen Önüne geçilmez taşkın olurum. Yeşil gözlerinle hep baksan öyle Yüzüne çekilmiş tülün olurum Göğsüme yerleşip hep yaksan öyle Ardından savrulan külün olurum. Turgut Uzdu |
Öğrettiklerin
Sen bana seni sevmeyi öğrettin Ben sana uykusuzluğu Sen bana ayakta durmayı öğrettin Ben sana susuzluğu Sen bana her an seni düşünmeyi öğrettin Seninle mutlu olmayı Seni beklemeyi, Seni sevdiğim gibi Seni beklemeyi de sevmeyi öğrettin. Yatmadan önce seni görmek istemeyi Her an seni özlemeyi öğrettin Resmine bakıp şiirler yazmayı Saatlerce resmini seyretmeyi Gözlerindeki ışığı sevmeyi öğrettin. Gülmeyi öğrettin Başkalarını hoş görmeyi *******in karanlığını sevmeyi öğrettin Son baharda ilkbahar nasıl yaşanırmış Çöküntülerin nasıl ayağa kalkacağını öğrettin. Bir yürek başka yüreğe nasıl sevdalanırmış Seni görünce nasıl heyecanlanılırmış Asık suratlar nasıl güler Sana nasıl hayran olunurmuş Yüzlerce defa söylense de doyulmayan Seni seviyorum demesini öğrettin Canım Canım Seni seviyorum. Turgut Uzdu |
Öldürmen Güneşi
Bu kadar zulmetmeyin dostlar Bulunmaz güneşin bir tane eşi Bir sürü gezegenimiz var Her akşam öldürmen güneşi. Akar şafaklarca gönlüme Alırken gün verir ömrüme Gelin değer verin sözüme Her akşam öldürmen güneşi. Ne bulunur karalarda ki Bir gecelik hepsi âfâki Allah’ın emri mi bu sanki Her akşam öldürmen güneşi. Ayrılıklardan da bahsetmez Sen gülmezsen o da gülemez Çektiklerin hiç söylemez Her akşam öldürmen güneşi. Seven ayrılsa da sevenden Hiç iz kalmasa da gidenden Gülü ayırmayın dikenden Her akşam öldürmen güneşi. Ben Turgut’um fanidir ömrüm Hem güle hem toprağa gönlüm Yunus’lara dönüktür yüzüm Her akşam öldürmen güneşi. Turgut Uzdu |
Ölebilirim
Çağırıp gel dese, güzelim sesin Dağları aşarak gelebilirim Bana bir defacık sevgilim desin Aşkımdan coşarak ölebilirim. Meçhuller çağırır beni her şafak Ne bir dal kımıldar, ne sarı yaprak ******* kahreden kara bir kaltak Işıksız kalarak ölebilirim. Herkesin ayrı bir kervanı vardır Seven insanlara bu dünya dardır Gelmek bir bilinse gitmek kadardır Aşkımı yazarak ölebilirim. Her yanı dünyanın, gözün rengidir Saçların şafağa güneş gibidir Gördüğüm her ışık gölgen gibidir Gölgende kalarak ölebilirim. Garibin sevdandan yüzü gülmüyor Niye sevilmedi onu bilmiyor Hep çağırdı fakat giden gelmiyor Eşikte yatarak ölebilirim. Turgut Uzdu |
Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 04:45 AM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2025, vBulletin Solutions, Inc.