![]() |
Dağlara Dönmeliyim Düşlerime Yıldızların Dökülüşüne
Isınamadım bir türlü bu şehre Dağlara dönmeliyim Hırsın Hırsızlığın Hainliğin Riyanın olmadığı yerlere Dağlara dönmeliyim Ufkun güneşle buluştuğu Sarıçiğdemlerin Işıl ışıl gülüştüğü Düşünde bir kelebekle bir kuşun yarıştığı Bir yamaçtan bir yamaca Kokan kekiklere Öten kekliklere Yıldızların doluştuğu *******e Yamacında Çiçeklerin gülüştüğü tepelere dönmeliyim Rüzgârın ninnisine Yusufçukların sesine Çiğdemlerin neşesine dönmeliyim Ben kırlara dönmeliyim Baharın sevdasına Bülbüllerin şarkısına Menekşenin nevruzun Kokusuna Bağlara dönmeliyim Kırların nergizine Menekşenin gizine Kekliklerin izine dönmeliyim Oturup da düşünmeliyim Bir ağacın dizine Size kalsın Markanız makineleriniz Petrol varilleriniz Tramvayınız teleferiğiniz sizin olsun Size kalsın Otonuz Otomobiliniz Tomofiliniz takafiliniz Biz çiçek toplamaya Yürüyerek de gideriz Size kalsın Çikolatanız kolanız Burgeriniz Konserveniz Neskahveniz Kuru yavan Acı sovan bazlama ekmek Katık kaymak Ne bulduysak yeriz Sizin olsun kimyasalınız Şehirli kokunuz Kolan yağınız Parfümünüz sizin olsun Çiçeklerle idare ederiz Usandık Sizin ince hesaplarınızdan Kuşkulu bakışlarınızdan Gına geldi Arkanızı kollamanızdan Kapıyı bacayı kapatmanızdan Sizin olsun Hırsınız hırsızlığınız Riyanız, zenginlik rüyanız Sizin olsun orkestranız aryanız Beni sarmadı bir türlü Bu ışıltılı Bu kentli dünyanız Ben yıldızlarıma dönmeliyim Sizin olsun Bankanız borsanız Kanlı bozuk paranız Sizin olsun Kar zarar hesabınız Sen ister Avro İster dolara İster sahtekâra dön Ben dağlara Ben kırlara Ben bana Yüzüne rüzgar vurmuş Dal basma fistanlı Kızlarıma dönmeliyim Size kalsın kaygınız telaşınız Size kalsın endişeniz Kasılmış bedeniniz Size kalsın titremeleriniz, Usturuplu gülüşmeleriniz Kendi kendinize gülmeniz ağlamanız Geometrik sevişmeleriniz Size kalsın insanlığınız Son pişmanlığınız size kalsın Biz Halimize şükrederiz biz şükrümüzü ekmeğimize katık ederiz Yeter ki sevgi olsun Biz bize yeteriz İnsanın hesapsız kitapsız sevenine Vermenin Alıç gibi Ölmenin Güz yaprakları gibi Dökülenine Yüzün ayla sevişen dereler gibi Bir vadi dolusu gülenine dönmeliyim Aklım ermedi Alışamadım bir türlü Bu kentin gidişine Delirmeden Deli olmadan Ben bana Ben doğama Ben dağlara dönmeliyim Dağlara Düşlerimin peşine Hani on dördünde ay gibi Papatyalar gibi Aşkın gülüşüne Düşlerime Yıldızların dökülüşüne dönmeliyim |
Dağlara Vurmuş Kendini Yıldızlara Daha Yakın
Dolmuş da yıkmış bendini Şu yiğitlere bakın Dağlara vurmuş kendini Yıldızlara daha yakın Ustalar onun sırdaşı Yolda koymaz hiç yoldaşı Çiğdemler onun sırdaşı Tutmayın onları sakın Aya vurmuş da ışığı İnsanlar olmuş aşığı O her yerin yakışığı Sevdaları akın akın Kavgada ateşten sıcak Barışta açılmış kucak Sevdası bir tarla çiçek Taç edip başına takın |
Dalıma Kondun da Gül olmadım mı?
DALIMA KONDUN DA GÜL OLMADIM MI? Kimlerin bağında ötersin bülbül Dalıma kondun da gül olmadım mı? Beni rüsva eder bu deli gönül Sen Leyla oldun da del olmadım mı? Kirpikleri olmuş kudret nakışı Gül işler gözlerindeki bakışı Uzaklarda sanki zemheri kışı Al yeşil açılmış dal olmadım mı? Sesini duyunca lal olur dilim Yanıma gelince bükülür belim Savrulur küllerim tutuşur dalım Sen mecnun oldun da kül olmadım mı? |
Dalında Gül Olur Çalının Sabrı
Şeytan’ın sebebi bir anlık kibri Yarının ne olur kimse bilmez ki Dalında gül olur çalının sabrı Sevenin dalında diken kalmaz ki Güzel isen güller açar yolunda Güzel çirkin olur kötü elinde Dikenin batmasın gül ol dalında Kimsenin günahı yerde kalmaz ki |
De Git Gönül Eğlen de Git
DE GİT GÖNÜL EĞLEN DE GİT Bülbül isen niden malı Sana yeter bir gül dalı O da yoksa karaçalı Âşık olup dağlan da git Tüccar mıyım param olsun Yeter ki sev haram olsun Yârim yok ki yaram olsun De git gönül eğlen de git Dünya malı kime kaldı Kimin alıp yere çaldı Yel olup savurup saldı Bir sevdaya bağlan da git |
Dedik ki
Öyle kitapta değil Öyle ütopya değil Bırakın Özgünlüğüyle Özgürlüğüyle Özgüveniyle Tepeden tırnağa sevgi Özgür ve özgün Dönsün dünya Kaybımız nolur sanki |
Değiştir Bunları Memeet
Aslan Memet Yiğit Memet Kurt Memet Canım Memet Bir bak hele ülkene Bir de olması gerekene Olana bak Bir de eldekine Bak hele şu adam dediğine Dinime imanıma Bu bir alamet Bu dalalet Kuranıma kitabıma Bu zillet Bu ihanet İnan bu hıyanet Bu bir garabet Yıllardır bekler baharı Toprakta çürüyecek Çiğdem soğanları Çiçek tohumları Sabrımız kalmadı gayrı Dağların karı Ne zaman eriyecek Tarihini unutma Hatırla Memet Yıl 1919 Koskoca âli yi Osman Kerbela Köy köy verilir sala Benim soyum benle dalaşır Benim dölüm ayağıma dolaşır Rüşvet düzeni Soygun vurgun Çürümüş sümük gibi Her yanıma bulaşır Her yanda vurgun Her yanda talan Borç paçadan akıyor Halk bitap halk yorgun Gitmiş o ihtişam Bitmiş o şeref şan Rezil rüsva olmuş hali perişan Aman diler Anlı şanlı koskoca Âliyi Osman Lök gibi çökmüş İngiliz Fransız Yunan İtalyan İşte tam da o zaman Zıpkın gibi Yıldırım gibi Hızır gibi bir delikanlı Düştü karanlığın orta yerine Yaman mı yaman Civan mı civan Adı Mustafa Kemal Yüreği mangal kadar Yediği ekmek İçtiği su Aldığı nefes Anasının ak sütü kadar helal Yıl Teşrin-i evvel 1923 Diz çökmüş önünde Bilcümle düşman Düşman iken dost olmuş Saygıda kusur etmez Yunan Ve Devrimler Dağıldı halkın üstüne çöken kara duman Fabrikalar bacalar Okullar yollar Gözleri pırıl pırıl çocuklar Cehaletin kaleleri yıkıldı bir bir Osmanlı’nın onca borcuna rağmen Büyüme yüzde on Yüzde on bir Ve bir şarkı tutturmuş millet Tutana aşk olsun Aşk olsun ilk ateşi yakana Düşene kalkana Helal olsun akan kana Feda olsun bu can vatana Bir şarkı dolaşır dağdan dağa Yamaçtan yamaca ‘YAŞA MUSTAFA KEMAL PAŞA YAŞA İSMİN YAZILACAK MUZAFFER TAŞA’ Karıncalar gibi çalışkan Arılar gibi insan Yeter ki önü kesilmesin Gör nasıl olunurmuş Nasıl yol bulunurmuş Verilince imkân Hem de Dört yanımız cayır cayır Verilmişken ateşe Bir Enver, Damat Ferit olmadı Hemi de Onca baskıya rağmen Kimseyi yetim Kimseyi öksüz koymadı İsmet Paşa Öyle sosyalist felan değildi Hatasız değildi elbette haşa Ama Amerikan uşağı da değildi O yoksul haliyle Savaş yorgunuyken ülkem Kimsenin önünde Ne elpençe divan durdu Ne de eğildi Yine işbaşında hainler Yalanlar iftiralar Tutuldu bütün yollar Gecenin iblisleri fırsat kollar Yıl Miladi dokuz yüz elli Ve sonrası Kaç yıl geçti aradan Sanki Musa’nın Tur dağına çıktığı zaman Yine soygun Yine vurgun Yine rüşvet Ve Yine ihanet Çöktü üzerimize Bir karabasan Yerli işbirlikçileriyle Faaliyette Kör şeytan Ali Cengiz oyununda Amerikan El pençe önünde İcazet alır bizim başkan Hektar hektar İhaleye çıkmış memleket Gör bunları Gör de dayan Gel de dayan Gel de çatlama Gel de dinden imandan çıkma be Memet Bire Memet Odalar nem kokuyor Her yan rutubet Boş vaatlerden usandı Yalanlarla çürüdü millet Değiştir bunları Dur de bu gidişe Gayrı yetsin bu rezalet Değiştir bunları Memet Çiğdem soğanları Çiçek tohumları Toprakta bekliyor baharı Değiştir bunları Değiştir bunları Memet Baharı görsün memleket Bir bak hele ülkene Olana bak Bir de olması gerekene Bak hele şu adam dediğine Bir de eldekine Bu dalalet Bu bir garabet Bu bir ihanet Değilse mutlak melanet Değiştir bunları Değiştir bunları Memet Bu bal yapmaz arıları nidek Temcit pilavından usandı millet Yeni şeyler söylemek gerek Bu seninki deliliğe delalet Bu ağaç meyve vermez Süt vermez bu inek Ne beklersin Ne beslersin be mübarek Değiştir bunları Değiştir bunları Memet Çiçeğe dursun ağaç Bahara dursun memleket Ayağa kalkmak Yeni ufuklara bakmak gerek Düşün hele Bir yolu yordamı Bir çaresi vardır elbet Değirmeniyle Değirmencisiyle Düzeniyle değiştir Değiştir ki Ayağa kalksın memleket Amma da sabır bu sendeki be Memet Söylediler duymadın Gösterdiler aymadın Yoksa Sen kendini Adamdan mı saymadın Bir bak hele ülkene Olana bak Bir de olması gerekene Bak hele şu adam dediğine Bir de eldekine Ne hakça bölüşme Ne kardeş kardeş gülüşme Ne iş, Ne fukaralıkta geriye gidiş Ne sağlık ne selamet Değiştir bunları Değiştir bunları Değiştir bunları Memeeeet |
Deli Poyraz Göğe Savursa Beni
Elvan elvan dağın dumanı olsam Önünde tepenin çimeni olsam Hasatta harmanın samanı olsam Deli poyraz göğe savursa beni Yoluna çıkan ulu köknar olsam Dönünce yamacı o pınar olsam Önündeki yarpuz ya çınar olsam Bir sevda türküsü kavursa beni Çisem çisem yağmurlarla ağlasam Yaban gülünü yarama bağlasam Açılan yaramı neyle dağlasam Dağlar türküsüyle çağırsa beni |
Derdimi Yazarken Ağladı Kalem
Derdimi yazarken ağladı kalem Dağlar yandı taşlar oldu da verem Demedin ki ne der rabbül el alem Derdim katar katar sıralandı gel Ben çölde Mecnun’um sen ise Leyla Yetmez mi sevdiğim çektiğim çile Yıktın sarayımı gel himmet eyle Yürek yandı yürek harelendi gel Dağ olsaydın gözyaşımla delerdim Çöl olsaydın yüreğimle bölerdim Vuslatına erişseydim gülerdim Yürek yar elinden yarelendi gel Aklımı sorarsan bende değildir Canımı sorma bedende değildir Suç bende cananım sende değildir Gönlüm bin yerinden yaralandı gel |
Derya Olmazsan Bir Göl Ol Sen de
Kimi şu dünyadan geçip de gitmiş Kimi lale sümbül açıp da gitmiş Kimi incisini saçıp da gitmiş Edep sende erkân sende yol sende Kimi yârin yakıp kaçıp da gitmiş Kimi aşk zehrini içip de gitmiş Kimi gonca gülün biçip de gitmiş Güzel çirkin ne var ise bol sende Kimi zelil olmuş sürünür yerde Kimi nail olmuş uçar göklerde Kiminin gözüne çekilmiş perde Derya olamazsan bir göl ol sen de Bir bakmışsın ömrün uçup da gitmiş Aşkın şerbetini içip de gitmiş Zaman sana bir rol biçip de gitmiş Ayakta alkışlanırken öl sen de |
| Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 07:40 PM |
Yazılım: vBulletin® - Sürüm: 3.8.11 Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions, Inc.