İstanbul karşılaması-Sirkeci
sana şimdiye kadar,
hiç şiir yazmadım diye sitem etmişsin bana.
demek alıcı gözle bakmıyorsun yazdıklarıma.
benim yazdığım her şiirde
benden bir sitem saklıdır sana, görmesen de.
Sirkeci’de
sirkeci garındayım,
ortalık kararmıştır.
1900 lü yıllar henüz başlamıştır.
o zaman nerede bu kadar bol lamba
bu kadar aydınlık.
gündüzler bile ******* kadar karanlık.
pejmürde hamallar geçer vagonların arasından.
Kuruçeşme nin önünden bir Boğaz geçer.
yalılar sakin ve oyunun Bizans sırasında.
sirkeci garında Trakya lı çiftçilerin aklı
ekmek parasında.
birazdan şark ekspresi şıngırdayacak
ortalık şık hanımlarla beyefendilere boyanacak.
konfeti yağmurları, bando-mızıka derken,
hamallar ve çiftçiler,
sessizce ortadan kaybolacak.
ve eski Osmanlı’dan bir paşa
binecek İsviçre trenine.
kafalarında kırmızı fesleri
iki çocuk iki yanında.
bu yolculuk bir daha
dönülmeyecek bir yoladır.
birbirine karışır kampanalar.
vatmanlar son seferin uykusuzluğuna saklanır.
Anadolu saz en içi geçmiş fasıllardadır.
Gülhane parkının çınarlarından önce gelir
bir martının alnımıza düşen gölgesi.
Cevat Çeştepe
|