![]() |
![]() |
#11 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Kedi İle Yılanın Hikayesi
Uysal mı uysaldı Yumuşak tüyleriyle kedicik. Evin her köşesinde Hoplaya zıplaya oynardı. Arasıra sahibine Kendisini sevdirmek için Sırnaşdığı da olurdu hani Bazı gün bulunduğu evin Yakınındaki ormana da kaçardı Kimi gün kuş yakalar Kimi gün deredeki kurbağalarla oynardı. Neler neler vardı o güzel ormanda Binbir çeşit kuş, binbir çeşit böcek Ve yılanlar. Nedense herkes nefret eder yılandan Oysa tüm suçu yılan olmak Ve Şahmaran’ın ölümünden bu yana Kendini insanlardan korumak. Gezer ormanda ıslık çalarak Günlük nafakasını buldu mu çocuklarının Keyfi gelir yerine. Onların yumurtalarını kırıp Kıpır kıpır ortaya çıkışları gelir gözlerinin önüne. İçine sıcak bir mutluluk dolar Daha bir hazla bastırır Toprağı bedenine. İşte tüm bunları düşünürken Vücuduna bir ateş yayılır ensesinden. Önce bir can havliyle çırpınır Kurtulmaya çalışır ısırılan yerinden. Sonra tatlı bir ıslaklık ve yalanma hisseder Dişlenen bölgesinden. Seviliyorum zannederek gevşerken Gevşemenin doruğunda Bir daha dişlenir aynı yerden. Anlar ki sonu gelmiştir artık. Düşünmezdi ölümün geleceğini Bir kedinin dişlerinden. Bir daha, bir daha Bir yalanma bir dişlenme derken Canı çıkıverdi desenli, güzel teninden. İzzet Selçuk Cumaoğlu |
![]() |
![]() |
Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
Konu Araçları | |
Görünüm Modları | |
|
|