![]() |
![]() |
#11 |
Aşmış Üye
![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Konum: İstanbul
Mesajlar: 281,268
Teşekkür Etme: 98 Thanked 355 Times in 320 Posts
Üye No: 44033
İtibar Gücü: 57918
Rep Puanı : 34658
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Cinsiyet : Erkek
|
![]() Mülteciler
MÜLTECİLER I mülteciler ümit tacirlerini bekler sabırla hep çaresizlikler yol göstermiş umutla birlik olup gözbebekleri dayanıyor kendi içlerinde acıya göz bebekleri dayanıyor uykusuzluğa umurunda mı umut tacirlerinin vicdanları yanacaksa karanlık loş otel odalarında elleri kenetli parmaklarıyla acıları tadıp dertle uyanacaksa ensesinin altına yastık yapıp kollarını yatarlarken umurunda mı gözleri fır dönüyor tavanda gözleri tedirgin yaşam çilesi vurmuş gözler ki acı pınar ıslatır mendillerini damlalar bir bir yüreklerinde parçalara bölünür gözyaşları çile çiser kara deliklere emilirler ölü yıldızlar gibi efkarları karışır öfkeye kıl keçenin tüyü dalarken tenlerini uzandıkları şilte ter kokusunda bu gurbet ellerinde terk etmiş umut tacirleri perde arlığından dikizler sokakları ve bir gün baskın yapılır ansızın köhne otel odalarına yalnız yüreklerinin sesini siperlerdeki bir çok göz ve kulak nasıl dinleyecekler tutup ta nefesini gizli geçitlere açılır odalar kaçak hayat kadınlarıyla iç içe dudaklarında beddua dudaklarında ileniş ve bir maceranın sonu bu başlamadan bitiş II umut tacirleri geliyor umuda teslim olacaklar ellerini kaldırıp kelle başı on bin dolar veriyorlar geçmiş hayatlarının yorgunluklarında omuzlarında taşıyarak geleceği çoluk çocuk aç perişan sahil boylarında sefil umut tacirleri doldurmuş hurda bir gemiye mültecileri kimi uzanmış karanlığa kimi pencereleri demirli bir aydınlığa bakıp ölümüne yelken açılmış denizlerde kendi dilinden ağıtlar yakıp türküleri ıslanırken dudaklarında gök kuşağının yedi rengi gibi şimdi yedi derdi düşünüp düşlerinde taşıyorlarken gideceği şehirlerde düşlerinin peşinde koşacaklar şimdi bu derya belki yoksulluklarının mezarı olmadan her adrese çıkan yürekleri her yumruğa açık döşleri her zincire uzanan kollarıyla suskun haykıracak ses mi kalmış bağırsın hal mi kalmış hasret türküsü söyleyecek şimdi aşkta sevda yerine dert döllenmiş hasretine katlanırlar yarınları beklemenin tokuç alınlarından akıttığı terlerle dinlerler umut tacirleri: “işte şu karşı ışıklar ineceğiniz yer buraya kadar bizim işimiz” deyip terk ederler su alan gemiyi motorlu bir sandalla geride terkedilmiş yasaklı diyarlarda tutsak mülteciler kalır şimdi sağ kalma endişesi içlerine bomba gibi düşer ölümüne teslim olmuş onlarca yürek ve sahilde yanlarına leş yiyen akbabalar gibi üşüşür 'çokları ölmüş yarı baygın mültecilerin' eli silahlı muhafızlar Ahmet Canbaba
__________________
Buraya Kadarmış .. ![]() |
![]() |
![]() |
Konuyu Görüntüleyen Aktif Kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
|
|