PDA

Tam Sürümü Görüntüle : WrAtBoY Dan Aşk Şiirleri Arşiv


Sayfa : 1 [2] 3 4 5 6 7 8

WrAtBoY
02-10-2008, 05:42 AM
Çocukluğum


Mızrabı gönlüme vurmaktayım,
Bir yanım uzaklarda,
Filistin de, Bosna da, Güneydoğuda
Gönlüm yok olmuş boşlukta, arayışta
Kaybolmuş çocukluğum var arada.

Geleceğimi, umutlarımı yok ettiler,
Gönlümü çalamadılar, kaldı bedenimde.
Çocukluğum ağlıyordu,
Dokunmana gerek yok,
Ağlıyordum yürekten
Günlerdir saçlarım taranmamış,
Aç, susuz, perişan,
Ayaklarım pabuçsuz
Ateş altında yaşayan, toz dumanda boğulan
Gözlerim görmez olmuş.

Suçluydum
Çünkü Bosnalıydım, Filistinli,
Uçurtma uçurtmak yasaktı bana.
Ben savaşan bir dünyada doğmuştum,
Gizemli yasak bir savaş çocuğuydum
Hasretim, özlemim, gizemim bundandı
Savaş çocuğuydum haberiniz yok.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:42 AM
Çocukluğum Benden Yaşlı



Çocukluğum benden yaşlı,
ben yağmurdan.
Yağmur sudan ıslak,
gözlerim senden.
Sen bende yasak,
ben yüreğinde...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:42 AM
Çocukluğum!


İlk nefesi aldığım
İlk ninniyi dinlediğim yer Ayancık
Bulutlar kadar uzağımda şimdi.
Annemin pişirdiği
Tarhana çorbasının tadı damağımda hala
Topaç çevirmeler, renkli misketler
Çelik-çomak oyunları
Kartopu savaşları yaptığım arkadaşlarım
Kim bilir, nerede şimdi!...

Elmamı, kuru incirimi vermedim diye
Beni oyunlara almayan İrfan
Güreş tutup yenemediğim Orhan
Maramoğlu Erol, deli Ramazan
İlk sevgilim,
Sınıfımızın en güzeli Gülten
Çaylarında avladığım mercanlar, bıyıklılar
Saraylar kurduğum kum taneleri
Yuvarlak çakıl taşları.
Dalgalarında ıslandığım ak köpükler
Dekovil hattında kaydırdığım arabam
Maçlarına koştuğum Recep abi
Motor Necati
Pembe kanepelerinde oturduğum.

Lokomotif sefaları
Beni okula kadar bırakan Minnoşum
Nerede şimdi.!

Kanatları ıslak bıldırcın kuşları
Yeşil başlı ördekler
Canını yaktığım minik serçeler
Fabrika köprüsünde
Gelişini beklediğim babam
Çayda yüzen kayın tomruğu
Dört buçukta öten paydos borusu
Yedi nüfus katık ettiğimiz fabrika ekmeği
Her haneye ayrı maniler düzen
Ramazan davulcusu, Musa dayı
Gizlice çay elmalarını yediğimiz komşum
Ev sahibimiz Tahsin enişte
Marangoz Ali dayı
Menşure abla
Elime kağıt şekerleri tutuşturan
Şefika teyze!

Yaşadıklarım, ne tatlı bir hoşsa da imiş
Rahmetli babamın yoksulluğuna inat
Çocukluğum
Ne kadar da renkli geçmiş...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:42 AM
Çocukluk Mevsimi
Çocukluk mevsimi ne çabuk geçti,
Hayaller güzeldi, düşler güzeldi...
Annelerin yüzü daha güleçti,
Baharlar güzeldi, kışlar güzeldi...

Bulutlar üstüne ne düşler kurdum,
Sapanla devleri gözünden vurdum,
Gece Kaf Dağı’na çıkıp oturdum,
Zümrüt Anka denen kuşlar güzeldi...

Bir çağı yürürdüm iki adımla,
Kişnerdi dal atım bağladığımda,
Kaybolan bilyeme ağladığımda,
Gözümden süzülen yaşlar güzeldi...

Eylül 1989, Gaziantep

WrAtBoY
02-10-2008, 05:42 AM
Çocukluk Mevsimi
Üç tekerlekli bisiklet hayalimi gazoz kapağı oynayan bir çocuğa sattım .
Onun yerine ,
Senin gelinlik, benim damat elbisesi giydiğimiz bir hayal aldım,
Akkonak Düğün Salonu'ndan...
Sabahları uyandığımda bir bardak süt içme alışkanlığımı ,
Bir sigara yakıp, efkarlı-efkarlı çekişime,
Siyah-beyaz televizyonda çizgi film izlemeye olan hevesimi,
Şiir ve politika programlarında izlenmeye feda ettim.
Anamın ağzından dinlediğim ninnilerle, masallarımı da farkına bile varamadan,
Arabesk ve Türk Halk Müziği'nin melodilerine......

Elimdeki alınterimin yarattığı kağıt parçası var ya !
Yani ekmek parası öğretti bana çocukluk mevsiminin çoktan geçtiğini...
Ben o mevsimdeyken,
Harman yerinin göleti karşısında Antalya'nın sahilleri ,
Hamamaltı Sokağı'nda kayak yapmanın karşısında da,
Uludağ'ın kayak merkezleri halt etmiş ! derdim ...
Belimdeki gerçek oyuncağın ağırlığı öğretti bana çocukluk mevsiminin çoktan bittiğini.
Namus davasını da doğadan, tabiattan öğrendim kendi, kendime...............

Her ne kadar pazardan alsa da babam meyvayı,
Çalı Dağı'nda , Şevket Emmi'nin kirazlarını çalıp ta yemenin tadı ayrıydı.
Ama ben herkes gibi kirazı sevmezdim.
Ben döngeli daha çok severdim.
O yüzden tek başıma giderdim hırsızlığa.
Ve her defasında kabak tadı verirdi Rahmetlik İsmet Emmi'nin köpekleri ...

Köyde bir bizim evimiz yoktu.
Küçücük köydü, bir bizim evimiz yoktu.
İki yılda bir dolaşır dururdu yükümüz mahalle aralarında, traktör römorklarında.
Utanırdım.......................
Lise yıllarımda ,
Her kahve bucağında babamın ayakkabı boyayışına utandığım gibi,
Zoruma giderdi.
Ondört yaşımda aşık olduğum kızların hiçbiri de bakmazdı bana belki de bu yüzden.
Ağlardım.
Ağlardım ama asla isyan etmezdim.
Her isyanın sonunda, hüsran olmak vardı bunu da bilirdim haa.
Beni Yaradan'a hamdetmeyi de o yıllarda öğrendim............................

Elimdeki alınterimin yarattığı kağıt parçası yok mu ?!
Yani ekmek parası öğretti bana çocukluk mevsiminin çoktan bittiğini...
Ben o mevsimdeyken,
Harman yerinin göleti karşısında, Antalya'nın sahilleri,
Hamamaltı sokağında kayak yapmanın karşısında da ,
Uludağ'ın kayak merkezleri halt etmiş ! derdim...
Belimdeki gerçek oyuncağın ağırlığı öğretti bana çocukluk mevsiminin çoktan geçtiğini.
Namus davasını da doğadan, tabiattan öğrendim kendi, kendime............

Ne İlkbahar-Yaz,
Ne Sonbahar-Kış .
Yalan, hepsi de yalan...
Gerçekte üç mevsimdir var olan ;
Çocukluk mevsimi,
Gençlik mevsimi,
Yaşlılık mevsimi.
İşte bir yıl koskoca insan ömrü....

WrAtBoY
02-10-2008, 05:43 AM
Çocuksun Sen-I
Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen
Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu
Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen
Kum taneleri var ya onlardan birindeyim
Yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor
Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte

Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum

Dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun
Sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı
Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
Birisi adres sorsa önce silaha davranıyorum
Kekemeyim en az kasabalı aşklar kadar mahçup
Ve üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için

Bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar
Ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa
Bir daha doğmamak için doğmak diyorsun
Ölümlülerin işi bir de mutlu olanların
Onların hep bir öyküsü olur ve yaşarlar
Bırakıp gidemezler alıştıkları ne varsa

Çocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulan

Susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit
Ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimse
Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
Bir kaza olsa adı aşk oluyor artık
Aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık
Seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada

Kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak
Yumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesin
Sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen
Hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun
Adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada
Esirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum.

Çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil

WrAtBoY
02-10-2008, 05:43 AM
Çocuksun Sen-II
Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüm
Bir çiçeğe tutundum düşerken, ordayım hâlâ
Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı
Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle
Zaman benim işte, nesneleşiyor tüm anlar
Dursam ölürüm paramparça olur dünya

Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüğüm

Uçurum diyordun bir aşk uçurum özlemidir
Bırakıyorum öyleyse kendimi sesinin boşluğuna
Tutunabileceğim tüm umutları görmiyeyim için
Gözlerimi bağlıyorum geceyi mendil yaparak
(Gözlerim bir yerlerde daha bağlanmıştı, bunu
Unutmuyorum unutmuyorum unutmuyorum hiç)

Bir rüzgâr esse ellerin fesleğen kokuyor
Kırlangıçlar konuyor alnına akşamüstleri
Bu yüzden bir kanat sesiyim yamaçlarda
Üzgün bir erguvan ağacıyla konuşuyorum
Ayrılığın zorlaştığı yerdeyim ve dalgınlığım
Bir mülteci hüznüne dönüyor artık bu kentte

Çocuksun sen alnına kırlangıçlar konan

Bir bulutun peşine takılıp gittiğimiz yer
Okyanus diyelim istersen ya da sen söyle
Batık bir gemiyim orda, seni bekliyorum
Upuzun bir sessizliğim fırtınalar patlarken
Gövdem köle tacirlerinin barut yanıkları içinde
Ve gittikçe acıtıyor yaralarımı tuzlu su

Çocuksun sen, büyümek yakışmazdı hiç
Gülüşünün kokusuyla yeşerdi bu elma ağacı
(Soluğunun elma kokması bundandı belki)
Bir elma kokusuna tutundum düşerken
Sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı
Nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle

Çocuksun sen, çocuğumsun

WrAtBoY
02-10-2008, 05:43 AM
Çoğalmak
Kalabalıkta kalabalıkça yalnızlık
Yalnızladıkça birbirimizi
Haydi çoğalalım
Çoğaltarak kendimizi

Bir canım çoğal da bin can ol
Isıt yaşlıların yalnızlıklarını
Ilınsın üşümüşlüğü bırakılmışların

Çoğalın dudaklarım çoğalın sonsuz
Öpün bütün ağlayan çocukları kimsesiz
Çoğal gözlerim çoğal
Gör bütün görmeyenlerde yapayalnız
Ellerime tutunun ellerime çoğalın
Okşayın sevecenlikle çocukları
Hıçkırırlarken uykularında bile

WrAtBoY
02-10-2008, 05:43 AM
Çok Çektirdin

Gel nazlı serçeler gibi gel ama sessiz ol
tek beni düşün fikrinde hep benimle ol
söz ürkütmem seni özleminle içime dol
çok ahlar çektirdin.

Gel şahin gibi dal bir kurban yanarken
öyle süzülerek gel seven seni anarken
parçala beklentilerimi ciğerim kanarken
çok eyvahlar çektirdin.

Gel ceylan gibi sekerek olsa da bir gelsen
bedenim yerde ruhum gökte başıma essen
gün geceden sıyrılmadan işte geldim desen
çok vahlar çektirdin.

Ne olursan ol gel son demde kaldım sevgisiz
korkum ölümden değil yaşamım oldu gayesiz
ne kullar gördüm düştü toprağa hep vadesiz
çare arıyorum baksana sen bendende çaresiz
çok yuhlar çektirdin.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:43 AM
Çok Geç
birgün gelsen de
çocukca koşarak
avucunda yıldızlarla

ve baksan yüzüme
o anki gibi
avucunu gözlerine taşıyarak

karşında ben olmayacağım
çünkü o zaman
sen yukarıdaki çocuk değildin

şimdi de ben
şu anki adam değilim.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:43 AM
Çok Geç
Israrına kandım diyemezsin, çok geç.
Bir anda inandım diyemezsin, çok geç!
Kor nerde ki? Bir baksana küller soğumuş...
Ateş gibi yandım diyemezsin, çok geç!

WrAtBoY
02-10-2008, 05:44 AM
Çok geç artık
Pişman olacak yaşı çoktan geçtim
Ya da bana öyle geliyor.
Ama hiçbir şeyden de pişman olmamıştım,
Ya da kendimi kandırıyorum
Senin havan,
Senin tozun
Senin sokakların
Hatta aşkların
Tek pişmanlığım sen oldun
Benim dostum sırdaşım
Güzel İSTANBUL’UM!!!

WrAtBoY
02-10-2008, 05:44 AM
Çok Geç Kaldım
Kâlbimde ki bu sevdayı,
çok geç kaldım söylemeye.
Gözümde ki gözyaşları,
bedeldir çok kelimeye.

Şimdi artık gelin oldu.
Benim değil,elin oldu.
Buna sebeb kâlbim oldu.
Deyemedi sevdim diye.

Sevdiğimi bilmese de,
hatırası kaldı bende.
Yaşayacak hep kâlbimde,
belki,bir gün anlar diye.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:44 AM
Çok Güzel Şey
Yaşamak güzel şey dogrusu
Üstelik hava da güzelse
Hele gücün kuvvetin yerindeyse
Elin ekmek tutmuşsa bir de
Hele tertemizse gönlün
Hele kar gibiyse alnin
Yani kendinden korkmuyorsan
Kimseden korkmuyorsan dünyada
Dostuna güveniyorsan
Iyi günler bekliyorsan hele
Iyi günlere inaniyorsan
Üstelik hava da güzelse
Yaşamak güzel şey
Çok güzel şey dogrusu

WrAtBoY
02-10-2008, 05:44 AM
Çok mu Şey İstemiştik?
Gelen baharla birlikte karanlıkların bile
bize yasak olduğu bu şehirde
Uykusuz *******in arasına sıkışmış
yeleleri düşmüş düşler gibi,
yekbezan yalnızlığımız gibi
Her doğan güneşle beraber
Sabrın ,en sert sularını içiyoruz .

Dümensiz bir sandaldayız sanki ,
Yelkenlerimizi
zamansız parçalamış zaman;
son umutcasına asıla kalmışlar serende.

Çok mu şey istemiştik tanrıdan ?
Yoksa inancımızı mı az görmüştü ?
Nemin amortisini bile çok gördü
hayal ettiğimiz kıyılardan.

Off ! Işıkların son prensesi , off !
İki kafadar biz,
sular altında kalmış bağ bozumlarına
Nar çiçeğindeki ateşlerin
yürek yangınlarına mı sevdalanmıştık?

Off ! Yakamozların son prensesi , off !
Yaşananlar da gelmese akla
yollara yağan karlar,
gayretini yitiren bahar,
Serende asılı umutlar
Ve hatta karamsarlıklar : Hepsi yalan olacak.

Düşündüm de,
nerede eksik buldu tanrı inancımızı.
Doğrularımızda ...
Düşüncelerimizde ...
Sevgimizde ...
Nerede, nerede yaptık biz yanlışı ?

Acaba biz yanlış yapmış mıydık ?
Yoksa sınavlarından birinde miydik yine ?
Yalnızca hatalarını onramak için ,
var mıydı bizim kadar kendini sorgulayan,
yürekten kendine inanan,
ve yardım isteyen kulu

Off ! karanlıkların prensesi , Off !
Ne kadar çok iz bırakmışız acılara
Karanlıklara...
Yalnızlıklara...
Yarınlara...
Yarınsızlığa...
Off ! Limon çiçeği çaylı tek lüksüm , offf!
çiçeğin özünde,
yaprağın yeşilinde,
eşkiyanın vicdanında,
yoklukların olanca ağırlığındaki
Karanlık gözlüm , off !

Off! Sürgün bakışlarına parya olduğum,
yüzü benli,
gözü benli,
göğsü benli,
sırtı benlim off!

Off! Gecenin karanlığını yırtan sensizliğin narası off!
Bu derinden gelen oflar da olmasaydı,
olabilir miydik birbirimize
bunca sorun arasında bu kadar yakın ?

WrAtBoY
02-10-2008, 05:45 AM
Çok Oldu
Her adı diline desdursuz alma
Her kadın ummandır derine dalma
Her kapıyı çal gönül kapısını çalma
Senden önce girip çıkan çok oldu

Ne var ki aşktan geriye kalan
Hırsız değimliydi gönüller çalan
Hepsi bir beyhude hepsi de yalan
Uzaktan uzağa bakan çok oldu

Kördüğüm şimdi gönüllerin hali
Kimin kimde kaldı bilinmez vebali
Pervasız bir yol bulup pınar misali
Gönülden gönüle akan çok oldu

Bir zaman adını doladığım dile
Bana bıraktığı sadece çile
İki tatlı sözle bir gülüş ile
Yok yere gönlümü yakan çok oldu

Umutlarla gezdik hep adım adım
Hiçbir zaman insanoğlu bulamadım
Ne onlar anlattı ne ben anladım
Karanlıklar da göz çakan çok oldu

Yürür iken kayıp edilen yollar
Kaderin önünde boyun eğenler
Hicranın adına sevda diyenler
Aslı astarsız dil döken çok oldu

Fikirden fikire taşınıp göçme
Aşk dedikleri bade olsa da içme
Her insana vefasız deyip te geçme
Bu kör düğümleri söken çok oldu

Kimi bir anlık macera bulup
Kimiyse sonraya hayaller kurup
İki gün gönlümün sultanı olup
Üçüncü gün çekip giden çok oldu

WrAtBoY
02-10-2008, 05:45 AM
Çok Önemli Değil mi
Hani farklı şeyler beklenir ya senden
Üzüntünden kopacak acı bir tebessümü
Yada insan olmayı kendin varken sadece.
Ve ağlamanı bekler hayat,ortada hiçbir şey yokken.
Oysa seni benden farklı kılan
Yaşadığın hüzünlerin ,acıların şeklidir.
Bir lokma ekmek ,bir yudum suyun gittiği yer,
Hayal ettiklerin ayırır seni benden hepsi o..
Yani ne uzun ne kısa, ne sevinç ne hüzün
Ne de gülüşündeki cesaret değil farkımız
Benliğindeki haklılık duygusu değil
Bütünlüğü bozan bunlar değil.
Nereli olduğun,kimi sevdiğin ve nezaman öleceğin
Hiç etki etmez ayrı insanlar şemasına.
Sen sadece orada ve beni anla,
Yani kendinde ol serzenişlere açık tut gönlünü.
Dedim ya seni benden farklı kılan:
Yaşadığın hüzünlerin acıların şeklidir,
Ya da "Trablusgarp"ı anlayamaman...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:45 AM
Çok Özel
Sus.
Sesini çıkarma sakın
Ürkütme.
Romantik fısıltılar dinliyorum.
Zor alıştılar zaten,
Dalgaların sesine.
Sus,
Kaçırma.
Issız *******i sever,
Aşk sözcükleri
Bir de mehtabı.
Çekinir,
Duymasın ister,
Kimsecikler.
Özeldir,
Anlayamazsın sen
Neler söylediğini, dalgaların.
Neler getirdiğini,
Alıp götürdüğü derinlikleri.
Bilemezsin sen,
Issız, karanlık *******de fısıldaşan sözcükleri
Hissedemezsin,
Göremezsin
Parıltıları yakamozlarda.
Duyamazsın mehtabın sesini.

Sen yaşamadın hiç ayrılıkları
Boğulmadın hiç yalnızlık denizinde,
Bilemedin, almadan vermeyi
Kara sevdaya düşüp, yüreğin çarparken
Soluksuz kalmadın hiç,
Olamazsın benimle…

Git,
Bırak beni
Uydurduğum,
Yalandan dinlediğim,
Romantik fısıltılarla kalayım
Sus
Ses verme sakın,
Ürkütme
Yalan sevdamı…

WrAtBoY
02-10-2008, 05:46 AM
Çok Özledim Micingirt
Micingirt'i özledim,
Sana dönemedim micingirt
Şeremet içimde bir acı hüzün
Selattinin çayırı gobut şorak adalar hani
Hani Micingirt beni bir gün arayacaktın
Ne apponun torunları nede selim tanır beni
Çok efkarlıyım çok garip micingirt.
Sen soğanlı yaylasında ayran içtinmi arkadaş
Yalınayak kış günü ağbabada koyun güddümmü
Kale'nin üstünden,zıgavi,Karakösenin karlıdağlarını ağustosta süzdünmü
Ya tarih kokan mağaralarda kümbet'te Ceneviz'i Saltuklu'yu Osmanlı'yı
Çünkü köyüm bu bu,çünkü micingirt baba diyarı ata diyarı
Micingirt suskun Selçuklu'dan beri suskun kalesi kümbeti
tarihiyle suskun...
Bana mezar olacakmı son demimde açıp kucağını
Günbatımı da siz hiç semihi appoyu hacı emmimi düşündünüzmü?
Kabristanın soğuk kalbinde...
Sanki Micingirt tükenecek ben gidemeden
Bu sitem bu hasret sana micingirt
Ne kadar yakınsan bana sen uzak olduğun yerden
Zıgav bir başka akıyormuş arasa doğru
...
Kannı haydarkomi arabayolu sizden ne haber
Cenge mağara sen ne dersin kartol haşladığım çaynikle
Biliyorum ne Hakkı dayı var ne Emiğan,ah niceleri
Ben yüreğimde saklayamadım hasreti
Deyirmenler yetim kalmış hacı Fikret hacı Hedis nerede
Ne bursada ararım seni artık,
Ne de hayal kurarım
Seninle buluşuruz gidenlerinle mezarın öbür ucunda
İlk seni sevdim Micingirt,sende açtım gözerimi sılaya
....
Bu hasret yaşatmaz beni
Bu bursa yar etmez beni
Senin gözlerimde canlanırken gece
Ve bakışlarım ararken seni
Seni Micingirt seni...
Ölümü sevdiğim kadar seviyorum.
Bak işte geçmiyor zaman unutamıyorum
Ne uykum geliyor, ne hevesim
Sen varsın *******imde Micingirt sen
...
Micingirt'i düşündüm,
Söyle nasıl uyur bu gözler çermesu maşat toptaş görmeden...
Nasıl heybe tarlada midişkışta geçirdiğim hayatımın en tatlı günleri
Bursa diz çöksede önümde ne çıkar...
Seni bana anlatan her şey rüyalarımda resimlerimde
Bu gurbeti sende yaşadım...
Özlemleri özlemeyi sende farkına vardım
Yaşamayı unuttum Micingirt yaşamayı
...
Yukarı Micingirt'i özledim ilk defa kar ortasında
Birazcık sen vardın Topkay'a aklımda İslamsor'la beraber
Yaslıyım amcalar gitti, köylüler gitti yalnızım bir yetim kadar
Ne kadar anlatsam bilmemki,sende yaslısın ıssız kaldın Micingirt
Sana selam getireceğim Micingirt
kuşların kanadında
Sana nasıl ulaşmalı,hasretim ciğerimde kor gibi
Nasıl haykırmalıyım ki beni duyasın
İlk defa bu kadar özlüyorum
ilk defa senin için ağlıyorum
Bu kadar hasret değildim
Bu kadar yetim hissetmemiştim kendimi
Kimse otağını kurmamıştı düşlerime
Micingirt başka senin kadar sevmemiştim
...
Her adımda karşıma dikilen çermesuyundere
Düşlerine girip fısıldar mısın?
Islak gözlerimde güneşimi yitirmiş karanlıktayım,
Bekliyorum ölümü birlikte olmak için seninle
Evet micingirt sen koca çınarsın,sancak beyinden yadigarsın
Sen dünyanın son neslisin şimdi tarih kokan yamaçlarınla
Bende varisiyim delisiyim tarihimin ihtişamının
Şimdi bir başka hasretteyim Micingirt,bir başka hasret
Bir diyar-ı vatanda...Çok Özledim Micingirt çok...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:46 AM
Çok Sevdim Bir Zamanlar Seviyorum Yine de


Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Alıp başımı gitmeyi yollar boyunca
Seyretmek bir bozkır akşamını camından bir otobüsün
Masal şehirlerini geçerken hızla

Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Ürpertili, sımsıcak tenini kadınların
Salmak serin sulara gövdemi
Düşüp gitmek ardına şiirin ve aşkın

Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Varolduğumu düşünmeyi, ürpererek...
Karanlık bir odada küçük bir çocuk gibi
Yağmurdan ve yalnızlıktan ürkek

Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
Düşüncemi geniş ve sonsuz olanla birleştirmeyi
Hırçın ve ele geçmezce atılgan
Uysal ve usulcacık benim olan şeyi...

Çok sevdim birzamanlar, seviyorum yine de
Ve hep seveceğim beynim ve tenim varoldukça bu dünyada
Pırıl pırıl olanı, her zaman bir güz diriliğinde
Değişmez ve değişken olanı sonsuzca...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:46 AM
Çok Sevmek
Bizi kandıran o şarkılar, o mavi gece
O sıcaklığı beyaz ellerin, o ilk bakış
Sebepsizliğin sebep olduğu şafak vakti
O çok sevmek *******de o çaresiz aldanış.
Uzayan saçlar, alyında avuçlarımızın
İşte o, insanın bir yerde, aşka boyun eğmesi
Kırılmak, bölünmek, o hep bütünlenmek
O çok sevmek, tenin bir başka tene değmesi.
Yanmak mı o eski çağlarda yanmak
Kül olup savrulmak rüzgara karşı
İlk kesilmişliği mağrur ellerimizin
O çok sevmek, kanımızın o ilk akışı.
İşte pınarlar, testiler, ırmaklar, çeşmeler
Kanlı avuçlarla içmek aşkı kanmadan
O kıyılarımızdaki denizin ilk coşkunluğu
O çok sevmek büyütmek onu hep, orada o zaman
Kazımak ulu ağaç gövdelerine adımızı
Yazmak her şeyi bir bir kumların üstüne
O her işkenceye mahkum olmuşluğumuz
O çok sevmek, daha çok sevmek günden güne.
Öyle delicesine, öyle korkunç, öyle çılgın
O çok sevmek o yanardağ, o ateş, o yangın...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:46 AM
Çok Sıcaksın Bana
O gözlerinden bir aşkı okur gibiyim
Öyle bakışların varki içten ve sıcak
Seni gördüm ya bil ki deli divaneyim
Öyle gülüşlerin var ki içten ve sıcak

Bir başka güzelliğin var hele gözlerin
Hafızamdan hiç çıkmıyor o sözlerin
Görebilsem acep nasıldır kaderin
Öyle tatlı bakıyorsun ki içten ve sıcak

Bir bakışına yanıyor damarlarımdaki kan
İçimden taşacak gibi oluyor bir volkan
Sana layıktır sevgiler şöhretler ve şan
Öyle samimisin ki inan içten ve sıcak

Bitmese bu tebessüm bu ürpertici heycan
Hep damarlarımızda sıcak sıcak dolaşsa kan
Olmasa dünyada kötülükler insanı ağlatan
Öyle bir dünyamız olsa ki içten ve sıcak

WrAtBoY
02-10-2008, 05:46 AM
Çok Üşüdüm


Üşüdüm dün gece ama
uyanıp üstümü örtmedim;
bekledim...
Sen titreyişimi duyup
üstümü örtersin diye
ama nafile.
Yine de örtmedim üstümü.
Belki uyanamamışsındır, uyanınca ört diye.
Aslında gözlerimi açınca
yanımda seni göremezsem
daha çok üşürüm diye korktum
örtmedim üstümü işte.
üşüdüm mm.
Çok üşüdüm.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:46 AM
Çok Uzaklarda
acı çekersin bazen
sanki bir uçurumun kenarındasın
özlersin gözlerini
tutmak istersin ellerini
sevdiğini haykırmak istersin bir anda
ama o çok uzaklarda

ağlıyorum acılarımla
bitmek tükenmek bilmeyen bu yalnızlıklarla
seviyorum onu ama
en sevdiğim çok uzaklarda

haykırmak geliyor içimden
seni sevdiğimi tüm dünyaya
bir de baktım ki
birtanem çok uzaklarda

WrAtBoY
02-10-2008, 05:47 AM
Çok Zor Aşkım
Seni düşündüğüm an bitiyor sorunlar,
Sana sarıldığım an başlıyor güzel anlar,
Ve sen yanımdayken kıskanıyor bizi bütün sevdalar

Yanımda yoksun ya;çaresizim
Saçımıda toplamadım bugün;acıyor içim,
Bliyorsun,sensziliğe alışık değilim,
Harap oldum,çok bitkin halim...

Genede arada gözlerim gülüyor,
Çünkü gülüşünü hatırlıyor,
Anlatmak istiyorsevgisini anlatamıyor,
Sensizlik büyük cesaret çekilmiyor...

Ağlamak,gülmek,yanmak,
En büyük zorluklara dayanmak,
Zor da olsa aşkı yaşatmak,
Çok zor aşık olanı anlamak

WrAtBoY
02-10-2008, 05:47 AM
Çok Zor Buldum
Yapayalnız yaşarken ben,
Bir canana meftun oldum.
Dertlerime derman derken,
Seni buldum, seni buldum.

Yıllar yılı boş yaşadım,
Kimi üzgün, hoş yaşadım,
Hep dost, dost diye sesledim,
Yeni buldum, yeni buldum.

Aldın aklım, mecnun ettin,
Kadehlerde sarhoş ettin,
Gitme ki kalmıyam yetim,
Çok zor buldum, çok zor buldum.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:47 AM
Çok Zor Olacak Biliyorum
Aklım seninle olmaz diyor
bir kez daha üzülmek istemiyor
ömrüm hep seni beklemekle geçti
verilecek son bir şans kalmadı bizim için
yinede kalbimle aklım savaşıyor
yıkıntılar kırık parçalar uçuşurken kalbimde
ben sessizce bekliyorum savaşın galibini
aldığım nefes gibi alışmışken sana
gitmek çok zor olacak biliyorum
senden uzak durmayı denedim
seni aramadım, hiç konuşmadım
kendimi sensizliğe alıştırdım
seni görmezsem, sesini duymazsam
unuturum sandım belki de yanıldım
çok zor olacak biliyorum
yine de seni sensiz sevmeyi

WrAtBoY
02-10-2008, 05:47 AM
Çöl




İçimdeki tüm güzellikleri savurdu
Umarsız esen samyeli
Sessiz ve ıssız bir çöl gibi
Gündüz kavrulan yüreğim
Gece buz kesiyor şimdi!

WrAtBoY
02-10-2008, 05:47 AM
Çöl Çiçeğim
Şimdi kurşunlar ziyaretine gelir
Ve tanklar geçer üzerinden
-Sense Kelebekleri, Uğurböcekleri beklersin.
İstersin arılar bal alsın çiçeklerinden…
Acımasız vicdanların güdümünde
bombalar yağar
entrikacılar eseri uçaklardan üzerine
sen ki…tükenen insanlığın
kahpece, kalleşçe, câhilce
fedâ ettiği son kurbanısın
kendini insanlığın efendisi sanan;
ihtirasın, tamahın, isyanın son kölesine.

-biliyorum acıdır sızlatan içini
ve yaralarındır seni ağlatan
paylaşmak isterim paylaşamam
ne kederini ne sevincini
ama kanlı yaşlar boşalır
insafımın,
vicdanımın gözlerinden.
Ve hıncım…
ve hırsım…
ve isyanım başkaldırır
böylesine kirli bir amaç için öldürüldüğüne
ve kefensiz toprağa gömüldüğüne.

Vücudumun her yerinden
seninkinden daha derin yaralar çıkar
- yaralar ki sızlayacağı âşikâr
topraktan da ötede.
Depreşir sürekli hicrânım
tesellisi olmayan bir mâtemde.
Ümit etme ve boşuna bekleme
yok bir tâne bile yürekli.

Niye bakamam çöl çiçeğim?
ağlamaktan mı
yoksa…yoksa..!
başka bir sebepten donuklaşmış gözlerine
niye tutamam
kar beyaza dönmüş ellerini
ve isterim okşamayı kıpkırmızı olmuş
-ne zaman olmuşsa..!?
saçlarını okşayamam…

Beni affet çöl çiçeğim
beni mâzur gör
diyemiyorum…
Yüzüm yok senden bir şey istemeye
kopup gittiğin halde benden imdat isteyerek
gözlerim göre göre
bir şey yapamadım
sana kurşun sıkana karşı çıkmak şöyle dursun
uzanıp elinden bile tutamadım;
nasıl sığdırabildimse insanlığıma
ve nasıl sindirebildimse içime?

şimdi pişmanlıklarla doluyum
yol göster
ya da işâretler bırak geride
bir gün
sevinerek gittiğin gibi
gittiğin yere
bende geleyim yüreğimde
demet demet kırmızı gül çiçekleriyle.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:47 AM
Çöl Yalnızlığı
İçlenmiş sırlarımla geldim
bakisin sabrımdı
gül dağına kırağılar düşmüş
sevmecilerine daldım
seni her görüşümden sonra
oturup adam gibi şiirler yazdım
gidişinle parelenen yasamım
nazarim oldu çöl yalnızlığım
durmadan çeken uçurum
ve çöl yalnızlıkları,yalnızım
cerenim
kaldığın yer çöldü
varacağın yer yine çöl
not;bizim dergi de yayınlanmıştır saygılar

WrAtBoY
02-10-2008, 05:48 AM
Çöldeyim


Araçlar ve insanlar
Koşuştururken caddelerde
Rengarenk bezenmiş
Kat kat üstüne binalar
Yarış içindeyken gökyüzünde
Ve kaldırımlar...
Bir telaş içinde!
Ben ise...
Koca şehirde
Ve bu gürültüde
Kızgın bir çölde;
Çırılçıplak
Çaresiz
Yapayalnızım...
Kızgın kumlar kaplamış asfaltı
Betonları, pınarları
Ölümcül bir sessizlik
Davet ediyor akbabaları
Çığlık çığlığa
Hücum ediyorlar kulaklarıma
Bedenimde kuraklık izleri
Gözlerimde bir filmin son perdesi
Biliyorum;
Yalnızca...
Yalnızca,
Bir dost eli uzanırsa biter yalnızlık
Bir dost ile tükenir çaresizlik
Yüreğimde bir küçük ümit
Onu bekliyorum....

WrAtBoY
02-10-2008, 05:48 AM
Çözesim Gelir
yarını düşünürken şimdiden
bir sevinç kaplar kalbimi ta derinden
gönlümü gözümü de bağlasalar birden
sana kavuşmak için çözesim gelir.

coşkunum deli taylar gibi çoşarım
ayakalrımı da bağlasalar durmaz sana koşarım
aşk bu duvardaki hayaline bakarım
seni birden görünce öpesim gelir.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:48 AM
Çözülmüş Sevinç


Saçaklı kış çalarken
Kapında kırılıp düşüyordum
Üzerimde kar
Saçlarımda kar taneleri uçları kirpiklerimde
Elimde kardelen çiçekleriyle
beyazdım
Günahlardan arınmış sıyrılmış bedenimden
Sana gelmiştim gülüşüm kendi sesimde
diyordun
Serdar bir yana dünyalar bir yana
duydum ki
Sen dünyaları seçmişsin.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:48 AM
Çukur
bilerek mi yanına almadın giderken
basışının yastıkta bıraktığı çukuru
güveniyordum oysa ben sevgimize
vapur iskelesi yada
tren istasyonundaki saatin doğruluğu kadar
beni senin gibi
bir de annem terketmişti
ki hala durur onun yokluğundan
bana kalan çukur.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:48 AM
Çünkü Dostuz
Bir gün bunalırsan ve sıkıntını paylaşmak istersen beni ara...
İki elim kanda olsa gelirim, sıkıntını yok ederim...
Bir gün ağlayacak gibi olursan da ara beni...
Seni belki güldüremem ama, söz veriyorum, senle birlikte ağlayabilirim...
Bir gün uzaklara kaçmak istersen beni aramaktan çekinme...
Seni belki durduramam ama, senle birlikte koşabilirim...
Bir gün yüksek bir köprüden atlamaya kalkarsan da ara beni...
Senle birlikte atlayamam ama, aşağıda bekler, seni tutabilirim...
Bir gün herhangi bir konuda kararsız kalırsan ara beni...
Seni senden fazla düşünür sana fikirler verebilirim...
Bir gün kimseyi dinlememeye karar verirsen de ara beni...
Ağzımı açmayacağımı, söylemediklerini bile dinleyeceğimi bil...
Bir gün beni üzdüğünü düşünürsen de çekinme, yine ara beni...
Göreceksin, sana kıyamam, kızamam, üzemem seni...
Bir gün beni ararsan ve benden bir karşılık alamazsan...
Söz ver: O zaman sen ulaşmalısın bana..
Çünkü, o an bir meleğe gereksinim duyduğumu bilmelisin

WrAtBoY
02-10-2008, 05:49 AM
Çünkü Sen Beni Sevmiyorsun


Ne acı değil mi? sevmekten korkuyorum.
Seni, hem de seni sevmekten.
Ne acı değil mi? lanet okuyorum.
Gözüme kıymadığım,dilimden düşürmediğim..
Sana, hem de sana lanet okuyorum

Kendimi bilmiyorum, gâh gülüyor gâh ağlıyorum.
Aynı bandı sürekli çalıp duruyorum..
Aynı şarkılar, aynı mısralar hep dilimde.
Birde sen,seni dinliyorum,seni diliyorum

Uyuyorum,uyanmadan uyuyorum..
Rüyalarımda arıyorum.
Kapı kapı dolaşıyor, seni soruyorum.
Yılmadan,herkese soruyorum.
Gelmez,gitti diyorlar.
Ne yöne diyor,peşine koşuyorum.
Soluksuz,sadece seni arıyorum.

Üşüyorum,hem de çok üşüyorum.
Gözyaşlarım,akmadan donuyor gözlerimde.
Çok üşüyorum bir tanem.
Lanet olsun! bak halen seni seviyorum.
Bir tanem diyorum.
Ama sen duymuyor,anlamıyorsun.

Seni öyle sevmek istiyorum ki!
Ölümüne,her an,her saniye,sonsuza dek..
Bir tanem,canım,zaafım demek istiyorum
Ama olmuyor,boğazımda tıkanıyor.
Çünkü sen beni sevmiyorsun

Sevdikçe batıyor..
Kaçtıkça yaklaşıyorum..
Bir kor oldun,artık seni tutamıyorum.
Bir nur oldun,artık seni göremiyorum.
Bir rüya oldun,rüya gibi bir rüya.
Neden biliyor musun ?
Çünkü sen beni sevmiyorsun.

İçimi döktükçe,dökülüyor.
Meğer ne doluymuşum ben..
Kafiye yok,uyak yok,kural yok.
Sadece duygularımı yazıyorum..
Herkes gibi bende seviyorum.
Ama herkesten daha çok seviyorum.
Çünkü sen beni sevmiyorsun...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:49 AM
Çünkü Seni Çok Sevdim
Beni görme diye
Zamanı geceye çevirdim;
Yıldız gözlerine mil çekip,
Dolunayı kurtlara yedirdim..
Unutmuştum ateşböceklerini,
Işıltılarında yol bulup yanıma geldin..
Çünkü seni çok sevdim...

Beni duyma diye
Araya dağları diktim!...
Rüzgarın hızını,
Kuşun kanadını kestim...
Gene de
Saatimin kurgusunda güç,
Yüreğimin atışında sestin..
Çünkü seni çok sevdim...

Beni bulma diye
Adres değiştirdim!...
Terk edip yaşadığım şehri,
Çöllere gittim...
Kum fırtınalarında özlemi savurup,
Savanlarda seni bekledim..
Çünkü seni çok sevdim...

Beni sevme diye
Yönümü çevirdim!...
Cennettin sen, gidip cehenneme girdim,
Gene de
Küllerimi göğsüne gül,
Günahlarımı su yapıp
Ateşlerime serptin..
Çünkü seni çok sevdim...

Çünkü seni çok sevdim!...
Çünkü sen de beni sevdin.....

WrAtBoY
02-10-2008, 05:49 AM
Çürüyen Otlar-I
Bilinmez hangi şehirde
Yaşarsın aşktan habersiz,
Küçük çakıl taşım, nasıl bulayım!
Kaybolmuşsun bir kocaman nehirde.

Bu kimin çocuğu, der, seni görenler.
Benim çocuğum, diye, sesim gelir uzaktan.
Bunca kötülüğü bağışlatır bakışın
Yanakların kızarır ağlamaktan.

Bir gün sokakta rastlasam, ellerini
Alsam avuçlarıma okşasam.
Sıcaklığını tanır da mısralarımdan
Kız kardeşimsin sanırlar belki.

Sen orada, ben burada
Birbirimizden habersiz
Ayrı yaylalarda yeşeren otlar gibi
Bekleye bekleye çürüyeceğiz.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:49 AM
Çürüyen Otlar-II
Senin oturdugun sehirde
Gökyüzü mavidir benimkinden,
Çiçekler daha taze
Kuslar bile güzeldir birbirinden.

Sarkilar daha neseli, daha mahzun
Aksamlar daha garipsi,
Umut alabildigine genis,
Umutsuzluksa denizler gibi;

Trenler bile daha sevinçli
Daha kederli gelir gider.
Gençler bütün hasari
Yaslilar büsbütün kederlidirler.

Kadinlarin sütü daha gür, daha ak
Çocuklarin istahi, yerinde,
Gemiciler bile daha sarhostur
Dogup büyüdügün sehirde.

Garibim! Nazlim! Öksüzüm
Hayal rüzgarlariyla emzir beni de
Uzak ya, kokunu duyuyorum
Gül gibi açildigin sehirde.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:50 AM
D.Y
Yakalamaya çalışma onu
çünkü onu yakaladığında
sen de yakalanırsın onun gibi.
Bırakmaya çalışma onu
bırakırsan
bırakırlar seni
o anda
hiç farkına varmasın…

WrAtBoY
02-10-2008, 05:50 AM
D-3
Yatırırken bu sedef kakmalı şimşir beşiğe
Neyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı?

Perdelerden taşırıp neyleri çığlık çığlık
Neyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

Bir ipekten ve köpükten yaratılmış yumuşak
Tüyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

Kıyılardan, ovalardan dererek inciyle,
Çiyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

Gece, mehtâbı elekten geçirip kirpikler
Ayla kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

Mesnevî'sinde bir altın lüleden nûr akıtıp
Öyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

'Bu yürek durmayacaktır' dediler.. esmâdan
'Hay'la kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

Sakalar doldurarak kırbaların Kevser'den
Meyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

Ve açıp ağzını Nîsan Tası'nın Besmele'ler
Suyla kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

Rûhlardan, kokulardan, durulardan duru bir
Şeyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

Ulu Tûbâ'ların altında gönüller, eller
Böyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı

WrAtBoY
02-10-2008, 05:50 AM
Dağ Rüzgarı
Kaderde senden ayrı düşmek de varmış
Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim...
Seni tanımadan
Hele seni böyle deli divane sevmeden
Yalnızlık güzeldir diyordum
Al başını, kaç bu şehirden
Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara
Rüzgarın iyot kokularını taşıdığı denizlere git
Git gidebildiğin yere git diyordum
Oysa ki, senden kaçılmazmış
Yokluğuna birgün bile dayanılmazmış.
Bilmiyordum...

Yine de dayanmağa çalışıyorum işte
Bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen
Geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye
Rüzgar güzel bir koku getirmişse
Saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum
Yaşamak seninle bir başka zamanı
Bir başka zamanda seni yaşamak
Herşeyden önce sen
Elbette sen
Mutlaka sen
İster uzaklarda ol
İster yanıbaşımda dur
Sen ol yeter ki bu zaman içinde
Ben olmasam da olur
Seni bir yumağa sarıyorum yıllardır
Bitmiyorsun
Çaresizliğim gün gibi aşikar
Su olup çeşmelerden akan güzelliğin
İnceliğin ışık ışık yüzüme vuran
Sen güneş kadar sıcak
Tabiat kadar gerçek
Sen bahçelerde çiçekler açtıran
Sudan, havadan, güneşten yüce varlık
Sen, o tek sevgi içimde
Sen görebildiğim tek aydınlık

Bir nefes de benim için al
Havasızlıktan öldürme beni
Bulutlara, yıldızlara benim için de bak
Susadım diyorsam
Bir yudum su içmelisin
Ben yorulduysam sen uyumalısın
Ellerim sevilmek istiyor
Saçlarım okşanmak istiyor
Dudaklarım öpülmek istiyor
Anlamalısın.

Ağaçların yeşili kalmadı
Gökyüzünün mavisi yok
Bu dağlar o dağlar değil
Rüzgarında kekik kokusu yok
Kim bu çaresiz adam
Bu kan çanağı gözler kimin
Kaç gecedir uykusu yok
Gündüzü yok
Gecesi yok
Yok
Yok
Anladım
Sensiz yaşanmaz bu dünyada
İmkanı yok.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:51 AM
Dağ ve Şelale
Ne bu sevda biter ne de bu hasret
Devlerin aşkı bu olsa gerek
Sen koca bir dağ zirvesi bulutlar arasında
Ben sonsuzlukta akan bir şelale
Ne sen eğilirsin, ne de ben durulurum
Senin zirvende karlar bulutlar arasında öyküler canlanır
Benim içimde çağlayan sularla
Değişik diyarların koynundan sökülüp gelen
canlılar,değişik kokular,tatlar
Sen sana doğru yön değiştirmemi
Senin içinde çağlayıp coşmamı beklersin
Ama mağrur başını eğmezsin,sadece beklersin
Ben başındaki bulutlardan bana yağmur olmasını,
İçindeki saklı minerallerin bana katılmasını,
Birlikte ormanlar,çiçekler,yosunlarla
Hayat bulmasını beklerim
Hep birbirimizden herşeyi bekler,
Tam uzanacakken birbirimize,
Her amn bir bahane buluruz o gelsin diye,
Bir gün gelecek coşkun sularıyla akan şelale
Toprağın koynundan senin kalbine girecek.
Ve o mağrur gövdende kalbinin ateşi bir delik açacak
İnsanlar bir dağın gövdesinden akan bir şelaleyi görecekler...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:51 AM
Dağınık
Bak bugün de güneş doğdu
Bugün de yaşıyorum
Odam geceden kalma
Dağınık,
Bir tarafta saçların
Bir tarafta gözlerin
Tek tek topluyorum
Yine de bir "sen" yapamıyorum

WrAtBoY
02-10-2008, 05:51 AM
Dağlar
Çekmece'den, Maltepe'den ileri
Gitmemiş Sadabat çelebileri
Alem tepesine Alemdağ derler
Dağlar var karanlık, dağlar var beyaz
Korka, korka eteklerinden öper yaz
Babadağ, Gavurdağ, Kocadağ, Ilgaz
Kubbelerdir, dolaşılır aşılmaz
Tendürek'te, Kop'ta, Palandöken'de
Kurtların payı var, gelip geçende
Ki alırlar vermek istemesen de

Medetsizler, Aklar, Nurlar, Yıldızlar
Karalar, Kızıllar, Bozlar, Yağızlar
Karla dolar 'imdat' diyen ağızlar
Yollar kesen, haraç alan dağlar var.
Dönmez misiniz, ey yolda kalanlar
Yolcular, garipler, garip çobanlar
Allahuekber'de tekbir alanlar
Ovalar, konaklar, yollar aşırı
Birbirini selamlayan dağlar var.

Sarkarken Cudi'nin karları dal dal
Bir yıldız kayar ki tutuşur çamlar
Bir kızıl şehrain olur akşamlar
Tacı tahtı olan karlı dağlar var
Tüter sarı çiçek burcu burcudur,
Yazın ya mor, ya da turuncudur.
Ve kışın dünyanın öbür ucudur.
Dağlar batının yangınlarında kor,
Dağlar var adları, Nemrut, Balahor.

Kayışdağı kim, Alemdağ kim oluyor?
Lakin ufku görünce birden yoksul,
Dağ yerine kubbe yapmış İstanbul
Kurşun şamdanlarda mumlar fildişi,
Ki pırıltıları sularda pul, pul.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:51 AM
Daha Ne
Verebileceğinin hepsini verdi
Yaşattı sana yaşanmamışlarını
Ama sen sonsuz sınırsız doyumsuz
Hiçbir sevi sür-git değil
Cennet bir tadımlık
Mutluluk bir şimşek parıltısınca
Zaman nasıl donmuşsa bir resimde
Donmuşluğudur zamanın mutluluk
Ölümsüz olan bir anmalık
Yaşattı seni yaşayamadıklarında
Hem de ölesiye
Daha ne

WrAtBoY
02-10-2008, 05:51 AM
Daha Ne Gerek
Yaradan aşkına söyleyin canlar
Bir nefes, bir lokma, daha ne gerek
Olmasın savaşlar akmasın kanlar
Bir nefes, bir lokma, daha ne gerek

Kamil olan bilir, yedidir rengi
Değil mi sevilen, sevenin dengi
Küçücük bebeler görmesin cengi
Bir nefes, bir lokma, daha ne gerek

Ne size, ne bize kalır bu dünya
Biri üleşip de versek ikiye
İkiye ulaşıp ersek sevgiye
Bir nefes, bir lokma, daha ne gerek

Engin’ in silahı bir tek kalemdir
Okumadan bilmemek asıl elemdir
Bilgiyi paylaşmak daim alemdir
Bir nefes, bir lokma, daha ne gerek

WrAtBoY
02-10-2008, 05:52 AM
Daha Ne Kadar Sürecek Bu Kaçışlar
yine nazlarda
yine kaçışlardasın
kaç bakalım
daha ne kadar sürecek bu kaçışlar...

ne zaman sussam
ve ne zaman kötü olsam
sanki hiç sevmiyormuş gibi
sanki tanımadığın biriymişim gibi
umursamaz ve rahat tavrınla
deli edercesine beni
kaç bakalım
daha ne kadar sürecek bu kaçışlar...

oysa ben
kararımı vermişken
tam gidecekken
gitme diyen sen
sensiz ne ederim diyen
sonra yine kaçıp giden
kaç bakalım
daha ne kadar sürecek bu kaçışlar...

sarsa bedenimi kordan *******
titretse ruhumu,eritse düşünceler
duymasam sesini kahrolsam
çıldırsam alamasam senden bir haber
kaçma artık yeter
kaçtıkça herşey biter
sus ağlama,bağırma öyle
hem kızmada
gitmem gerekiyor
bakma yüzüme öyle
sadece sus,bu bana yeter
bir kelime bile konuşma
ne sesin duymak isterim
ne görmek yüzünü
sakın ümitlenme
artık dönmem geri
yasta tutma arkamdan
tek bildiğin şeyi yap yine
hadi kaç
sen kaçtıkça
yürek dolusu sevgiler
uğruna serilmiş ömürler
bir bir kaçıp giderler
kalplerinde sana yer verdiler
hani şimdi nerdeler
diye sorma sakın
şimdi onlar çok uzaktalar
geride bir sen
birde vicdanını bırakarak
kaçıp gittiler
hadi şimdide kaç göreyim seni
hadi kaç ey sevgili
vicdanından da kaç göreyim seni
dememişmiydim sana
daha ne kadar sürecek bu kaçışlar...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:52 AM
Daha Nice Zaferlere
Kimleri sevdim ?
Hatırlamıyorum......
Kimlere,"Seni Seviyorum !" dedim de,
Bir "Seni Seviyorum !" diyenim olmadı ömrümde .
Namlusu kırık bir gül ile ,
Mermisi yitik bir karanfil kaldı ellerimde .
Üçüncü Dünya Savaşı görülmemiş şu zavalı alemde ,
Ben ki ,
Bilmem kaç Yüzüncü kalleşin hazin mazisi ...
Ben ki ,
Bilmem kaç Yüzüncü savaşın cesur gazisi ...
Daha nice zaferlere ,
Daha nice zaferlere ....

WrAtBoY
02-10-2008, 05:53 AM
Daha Us
Taş atar aylara günlere gezegenlerden o,
Avuçlarında en bağnaz inanış, soyunuk.

Ver sen bir ölçek, bir ölçek daha, bin yıl ötesinden,
Aç gömüleri Dara'nın soyunuk.

Emmez ki bebe, dolmaz ki bebenin annesi,
Nice emse emdirse, anlam soyunuk.

Bir kurt ulumaz, ama kılları delice büyür,
Bakımsız ormanlara, mağaralara, soyunuk.

Yetmiyor, yetmiyor bana bu yeryüzü yalnızlığı,
Burda bütün sevdiklerim soyunuk.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:53 AM
Daha Yaşanacak Çok Güzellikler Var
Ölümden korkma
Ardında pişmanlıklar yoksa
Arkanda yarım kalan işler
Kırık kalpler bıraktıysan
Haklısın üzülmekte ölüme

Korktuğum ölüm değil asla
Kapının vakitsiz çalınması
Tanyeri ağaranda
Güneşin batması

Sevgili dost
Bilirim meşgulsün
Alacağın çok can var
Var sen biraz daha oyalan yine de

Gidecek değilim bir yerlere
Buradayım
Lakin
Daha yaşanacak çok güzellikler var.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:53 AM
Dahası Var mı?
Gülü kıymet bilen dersin demişsin,
Dermişim, dermişim dahası var mı?..
Derebilen gönül versin demişsin,
Vermişim, vermişim dahası var mı?..

Ne vardı bilmem o gün üzerinde,
Görür görmez akıl koymadın bende,
Güzellik adına her şeyi sende,
Görmüşüm, görmüşüm dahası var mı?..

Durmasan, çağlasan hep aksan bile,
Deli gönlüme bir tuzaksan bile,
Hatta ne bileyim yasaksan bile,
Sevmişim, sevmişim dahası var mı?..

Sevgime saygı da katmış özümden,
Sakınmıştım seni iki gözümden,
Ne ettiğim yemin ne de sözümden,
Dönmüşüm, dönmüşüm dahası var mı?..

Gizlemen anlamsız bunu erinden,
Biliyorum sende sevdin derinden,
Gönül kafesine en zor yerinden,
Girmişim, girmişim dahası var mı?..

Çağırmamış olsan, demesen de gel,
Alır götürürdü beni esen yel,
Kaç kez ellerimle zülfünü tel, tel,
Örmüşüm, örmüşüm dahası var mı?..

Bire beş katıp da saydıklarına,
Kulak asma sakın duyduklarına,
Varımı yoğumu ayaklarına,
Sermişim, sermişim dahası var mı?..

El alem yatarken kış uykusunda,
Yol aldım ben sevgi okyanusunda,
Lafın özü şu ki; aşk hususunda,
Ermişim, ermişim dahası var mı?..

Cenneti gösterdin yemeği yerken,
Ardından cehennem, demedin erken,
Sayende, sayende daha yaşarken,
Ölmüşüm, ölmüşüm dahası var mı?..

WrAtBoY
02-10-2008, 05:53 AM
Dal
Dağ uzanı gökyüzüne,
Ölüler karanlığa uzanı.

Nerelerden nerelere varır yaşamak,
Acıdan, iğde sarılığından, düşünüden uzanı.

Sever misin, öpüler ardı boş,
İşte bıraktığı güzelin, bir çirkin uzanı.

Yankılar, gezegenlerden ağrı gelip gider,
Başı kopmuş gök mamurlarından bir uzanı.

Uzandığımız, belki de bu gece, belki de bu yatakta
En bilinmeze uzanı.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:53 AM
Dalarken Gözlerine
( içimde bulutsun , bu yürek seni nasıl unutsun... ??)

bir bulut sandım seni bu da yağar gider demiştim
nerden bilecektim kirpiklerimden döküleceğini
razıyım ya gözümün önünde gökyüzünde kal
ya beni de götür bu özlemi uyutamıyorum

yine gölgen üstüme yürüdü
özlem dolu dolaşmalarım ondan
ömrümden uzun olsa da bu aşk
her gece sensiz gece aysız doğmazken

bu sevginin işkencesine katlanarak yaşıyorum
her gün çürürken özleminde ölüm bile hoş gelir
sensizlik artık zehir gibi seni senden istiyorum
bak kapadım gözlerimi düşlerime düşersin diye

bir başka yaşamaktayım bir başka ölürken
gel vefasız olma bu mahsun sevgime karşı
istemem sen dışında kimse gelmesin yanıma
görmek istemem kimseyi dalarken gözlerine

WrAtBoY
02-10-2008, 05:54 AM
Dalgalar
Sarmış deniz kızları gibi dalgalar bizi,
Uzun saçları gümüş, şeffaf tenleri fosfor.
Yumuşak başlarıyla sarsarak teknemizi,
Yolcu, gittiğin sahil nerde diye bağırıyor.

Ne bir kıyıdan eser, ne bir ışıktan eser,
Sulardan daha derin, yolun karanlıkları.
Dalgalar, yürüyünüz, arayalım beraber,
Başımızı dövecek yalçın kayalıkları!..

WrAtBoY
02-10-2008, 05:54 AM
Dalgalarımı Geri Verin


Aşk denizinde kaybolmuş bir yolcuyum ben.
Ne yapsam da kurtulamıyorum hırçınlığından
Kıyıya vuruyor yalnızlığım,
Karaya çıkamadan derinlere gömülüyor hayallerim.
Martılar daireler çiziyorlar üzerimde
Akbabalara benzetiyorum onları...
Ne bir yemek, ne bir su,
Acılarla besleniyor vücudum.
Koca okyanus az geliyor kalbimdeki yangını söndürmeye.
Bulutlar karardıkça daha da şiddetleniyor içimdeki fırtına...
Dalga sesleri, parçalıyor *******i.
Her geçen gün umutlarım giderek azalıyor bu ıssızlıkta,
Yalnızlığın ne kadar acı verdiğini şimdi daha iyi anlıyorum.
Güneş gözlerimi kamaştırırken,
Tuzlu su derimi eritiyor...
Yorulmuş bedenim salıyor kendini dalgalara;
Kapanıyor gözlerim yavaş yavaş.
Ve kendimi karada buluyorum bir gün
İnsanlar acımasız; sevgi ne demek...
Her taraf karanlık, her tarafı acı kaplamış
Mücadele etmek çok zor
Yalnızlık denen duygu kurcalıyor beynimi.
Ne bir kimsem, ne de bir sevdiğim.
Ağır ağır ölüme doğru ilerliyor ruhum
Dalgalarımı geri verin bana,
Denizi özlüyorum!

WrAtBoY
02-10-2008, 05:54 AM
Dalgayla Kıyı
Dalga ile kıyının aşkını bilirisin
Öncesinden başlayıp sonsuza giden dalga
Hep aşka kavuşma özlemiyle atılır suya
Dalga seven kıyı sevilendir
Dokunur parmaklarının ucuyla sevdiğine dalga
Ve döner hep geriye
Bilir kavuşamıyacağını ama hep koşar kıyıya
Her bir dokunuşunda aşkına verir vedenini hesapsızca
İşte bende seni severim böyle delicesine
Yok olmayi göze aldım tekrar senle doğmak icin

WrAtBoY
02-10-2008, 05:54 AM
Dalgın
Bugün dalgınım yine
Ne yaptığımı bilmiyorum
Belki de şu an
bomboş bir sokakta
usulca yürüyorum
belki de bir yatakta
dalmışım uyuyorum

WrAtBoY
02-10-2008, 05:54 AM
Dallar

Ey yaşlı dağların genç ve yorgun yolcusu
Ey ihtiyar dünyanın bile yetmediği güzel
Be hey yay kaşlarını neden çatarsın?
Soran olmadımı sana derdini ki,bu kadar hırçınsın.
Aslında biliyorum.kırdılar yeşillenen dallarını,
Döktüler zehiri toprağına,susuz bıraktılar.
Güneşi çok gördüler sana.
Elbet hepsinden haberdarım.
Yinede yaşamalı yaşatmalısın
Niye diye sorma!
Burada ancak seninle birlikte
yaşayabilen bir fidan daha var da ondan.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:55 AM
Damla


Her yağmur damlası şairin kaleminde
Şahittir her zaman olup bitine.
Ya arkasına bakmadan gidene,
Yada camdan bakıp acı çekene.

Berekettir her damla çifti cinin gönlünde
Bir duygudur şairin dilinde.
Yalan dünyada bir damlanın içinde
Kimi sevilir kimi üzülür kara bulutu görünce.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:55 AM
Damsız Girilmez
Yokluğunda;
Seni düşünebildiğim
Anların bile çok güzel olduğu
Günlere kalınan hasret...

Acı vermesin artık sevdalar
Her gece ayrı bir kahır
Her, gün doğumuna lanet
Yağdırmak istemiyorum artık.
Sevgiye uzanan ellerim
Her gün biraz daha nasır tutuyor.
Hep bahar dalları açtırırdım gönlümde
Yıkılası umutlarımı sulardım sevdayla.
Hayat başaramadı ama
Aşklar yordu beni...
Ne umdum ne buldumlarla
Akıp giden beyhude bir hayat.
Bundan böyle ne yasemin kokar düşlerim
Ne de bir başka bahara
Kaçar bu gönül.
İçinde şarap içtiğin gözlerin
Zamanla ıradığını gördüğünde
Anlıyorsun ki
Sevdaya kelepçe vurulmuyor.

Yokluğunda;
Seni düşünebildiğim
Anların bile çok güzel olduğu
Günlere,
Yüreğimde bir mezar açtım.
Toprağında on dört kırmızı gül
Taşına şöyle yansıyordu ...

DAMSIZ GİRİLMEZ...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:55 AM
Dar

Bahar geldi yine, bir hoş bu gönlüm
Aşkların elinden ser hoş bu gönlüm
Hasretin dumanı tüter de tüter
Gurbet ellerinde bir kor bu gönlüm.

Umut ki dağlarda karı eritir
Dost bağında gonca güller yetirir
Zaman oldu gayrı, yeter de yeter
Gurbet ellerinde bir dar bu gönlüm.

Her günün umudu güneşle gider
Hasretler yol olur, gözlerde yiter
Ayrılık acısı biter de biter
Gurbet ellerinde bir zor bu gönlüm.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:55 AM
Darağacı
Toprakla suyla yapılmış bir darağacı
Yüreğimde sızı kalbimde bir sancı
Toplanmış birkaç dost üç beş yabancı
Beni bu hallere düşürenin yoluna asın

Bu hayattan bu dünyadan ellerimi çektim
Kimi dost bildiysem bir tokat yedim
Hayallerim umutlarım sevgilerim
Beni bu hallere düşürenin yoluna asın

Kalbim taşlaştı yüreğimse nasır
Ömrüm tükendi hep asır asır
Dostmuş arkadaşmış hepsi birer hatır
Beni bu hallere düşürenin yoluna asın

WrAtBoY
02-10-2008, 05:55 AM
Darağacı
Yüreğinde temize çekmiştim hayatımın müsvettesini.
Gözlerim gökyüzü;
gel gel de dinsin bu yağmur.
Hayat çekilişimin büyük ikramiyesi,
sensiz olamam;toprağın suya nikahı,
ayın dünyaya sevdası gibi,
ayar tutmaz artık bu gönül.
Doğurmadı yokluğunda hiç bir gece;
sen güneşimin kör ebesi, sabahlara hasretim gel artık.
Kime giydirdiysem bol geldi şiirden elbiseni.
Hiç bir leke sökücü sökemedi, dudağımdan dudağının izini.
Adın; şiirlerimin gizli öznesi.
Kokunu taşıyor, her bahar rüzgarların ücretsiz nakliyesi.
Sen yoksun ya; kumarda ortaya sürülmüş bedel kadar tedirginim.
Yaşamaya bile yeni alışırken daha
Kullanma klavuzunu beraberinde götürdün ömrümün.
Ayaküstü sevdalarda bekaretini yitirdi yürek,
Savunmam kırıldı ve terörist bir eylemdi artık sevişmelerim.
Dünyanın kalp atışları yavaşladı,
Yanlış bir zamanı göstermeye başladı bütün saatler.
Gel gel artık!
Ben burdayım ya aynamdaki sen,
aynımıyım?
Gönlümü ipotek ederek almıştım seni,
haczedildim gidişinle..!
Hepsini sana harcadım,
hayatdan borç aldığım zamanın.
Gölgesinde güneşleniyorum şimdi,
ölümle meyve veren ağacın.
gelmezsen, birazdan bir dalında da ben açacağım,
bir yıldız daha kayacak ve toprağı besleyecek bedenim.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:56 AM
Daral Saatleri
Umudum meleğim , ölü gibiyim bugün, sensizlik ölümmüş anladım bir daha.
Gece ağlamaktan gözlerim şişmiş , uzun zamandır çocukluğumdan bu yana yapmadığım.
Bir şeyi yaptım bu sabah , bayram namazı kıldım.
Ama Allah’a sığınmaktı gayem ’’ çok kötüyüm ‘’
İnsanların içinde ağlamamak için zor tuttum kendimi , dudaklarımı ısırdım.
Yalnızım sensizim ‘’ ALLAHIM ‘’ duy sesimi dayanamıyorum artık.


Odamdayım yine.
Yaramazlık yapmış çocuk gibi , kendimden saklanıyorum, seni sensiz yaşıyorum.
Çok sevdiğim İstanbul’da , yani sensiz bu lanet şehirde.
Kırılmış ayna gibiyim , her bir parçam savrulmuş bir yerlere , istesem de bir araya gelemiyorum.
Telefonunu arıyorum , telesekreterdeki sesini dinliyorum , kendimi iyi hissediyorum o zaman.
‘’ BEN SANA AŞIGIM ‘’ ve artık dayanamıyorum sensizliğe.
Daha yokluğunun ilk saatlerinde.


Müzik dinliyorum şu an , yani dinlemeye çalışıyorum.
Anlamak istemiyorum , bana söylenen hiç bir sözü , ve kelimeyi.
Ölüyorum yavaş yavaş galiba , bu lanet şehirde.
Odamda yürüyorum , bir taraftan da adımlarımı sayıyorum , kaç bininci adım oldu bilmiyorum artık.
Ama karamsarım ‘’ YALNIZIM ‘’ üşüyorum , ve ilk defa üşüyorum.
Sensizlik üşütüyor beni , titriyorum , içim titriyor.
Canım bir şey yapmak istemiyor , anlamsızım ‘’ SENSİZİM ‘’
Telefon elimde telesekreterindeki sesini dinliyorum.
Güneş ışıkları , odamın perdesinin arasından süzülüp , yüzüme vuruyor.
Yalnızım, çok yalnızım meleğim.
Güneşe koşan çocuk olmak isterdim, uçurtma uçurmak isterdim şuan.
Çocukluğum geldi aklıma birden , gülme sakın.
Seni düşünmekten çıldıracağım artık , şimdi yaptığın her harareti merak ediyorum.
Ellerinle saclarını düzeltiyorsun belki , belki yeni uyandın , lavaboda yüzünü yıkıyorsun , belki dişlerini fırçalıyorsun , belki belki.

Saat sabah 10 TR de.

Cay içiyorum , biliyorsun şeker kullanmıyorum , ve sende yoksun çayımın içine atacağım.
Cay içmekten de nefret ettim birden ‘’ YALNIZIM ‘’ odamda yatağıma uzanmış , tavana diktim yine gözlerimi.
Sensiz hayal de kurulmuyor meleğim.
Aynaya bakmaya korkuyorum , tıraşta olmadım bugün , kirli sakallarım yüzümdeki kederi hüznü saklar belki diye.
Bayram çocukların bayramı , cıvıl cıvıl hepsi , koşturuyorlar nedenini bilmesem de oraya buraya.
Bende çocuk olmak istiyorum.
Büyüdüm , kocaman adam oldum da ne oldu sanki ‘’ YALNIZ KALMADIM MI ‘’
Ağlamak bana çok yakışıyor , inan sevgilim çok , şimdi sana sarılmak için neler vermezdim.
Göz yaşlarım kurudu her halde , yada gözlerimde isyan ediyor artık , bu kadar kedere ve hüzne.
Anlamsız zamanların anlamsız yolcusuyum , yüküm keder ve hüzün.
Zaman geçmek bilmiyor , duvardaki saatin tık takları bile , çıldırtıyor beni.
İstanbul’da güneşli bir gün , ve ben odamda ‘’ YALNIZLIKLA VE SENSİZLİKLE ‘’ boğuşuyorum.
İlk defa bu kadar uzun yazıyorum , ama rahatlatıyor beni.
Kalemi al kalbine batır diyor şeytan , ama nasıl yazarım bir daha , bunaldım ve saçmalamaya başladım.


Saat sabah 10 . 30 TR de

Odamdayım yine , bizimkiler kurban kesmeye gittiler.
Beni kurban etseler ne olur sanki , bu baş ağrısından da kurtarmış olurlar beni.
Telefonuma gelen her mesajda , bu aşkım diyorum , ama yok yok.
Okumadan siliyorum mesajları , senden başka hiç bir şey istemiyorum şuan.
Kendimi savursam gökyüzüne , dizlerinin dibine düşer miyim acaba.
Yada bıraksam kendimi , denizin soğuk sularına dalgalar atar mı beni , sana en yakın sahile.
Yada fırtınalar kopsa da , koşam yağmurda , ta ki kalbime yıldırım düşene kadar.
Sensizlik öldürüyor beni , bir kutu uyku hapı alsam uyusam , bir daha uyanmasam.
Ama sana söz verdim meleğim sana , kendime zarar vermeyeceğim.
Dişlerimi sıkıp kalbimi kanatacağım , aklıma kısa bir dörtlük geldi şimdi.
Tam benim şu anki ruh halimi anlatacak.

Alaca karanlıkta olsun ölümüm
Kısın lambaları kısın
Toplansın üç beş dost , beş on yabancı
Kurulsun dar ağacı
Beni hayallerimin bittiği yere asın

Odamın penceresine serce kuşları konuyor , sanki onlar bile bana nispet yapıyor.
Onların bile , eşleri sevgilileri yanında , bense yalnızım bu şehirde İstanbul’da.
Perdelerimi kapattım iyice , ışık girmesin odama , hüzün keder bu odada kalsın dışarı çıkmasın.
Yalnızlığımı yüzüme vuruyor , bu anlamsızca yüzüme bakan duvarlar , ne kadar soğuklar , ne kadar kasvetli duruyorlar.
Seni düşünüyorum bacağın nasıl oldu acaba , içim acıyor yine.
Bazen dayanamıyorum ölmek istiyorum , ve daral saatleri başladı yine.
Meleğim kendime hakim olamıyorum bazen , ve istemeden kendime bir şey yaparsam , beni affet ne olur.
Annem odama geldi , konuşuyor benimle , ama bir şey anlamıyorum.
İnan tek görebildiğim ve anlayabildiğim , dudaklarının hareket ettiği , bayılmak üzereyim sanki , beynim uğulduyor ve başım dönüyor.

WrAtBoY
02-10-2008, 06:35 AM
Darı
Sevme
Nokta almaz
Çocuklar

Sevmeye nokta koyan
Sınıfta kalır.

Onun,
Virgülleri vardır
Çocuklar.

Sevmek noktalanmaz;
O, noktadır.

WrAtBoY
02-10-2008, 06:35 AM
Darmadağın
Başucunda kül yüzümün
Gözleri var, darmadağın!..
Yıkılan umutlar dünün
Közleri var darmadağın!..

Tırmanılmaz yokuşların...
Mağduru can, çöküşlerin...
Kan renginde bakışların...
Gözleri var, darmadağın!..

Dalmış girift hengâmeye...
Belli ki hasret sevmeye...
Yalvarıyor sev, sev diye!..
Sözleri var darmadağın!..

Acıdan sunmuş sâkisi...
Hüzünden yansır akis’i
Her mevsimin si
Güzleri var darmadağın!..

Nesi varsa hep tüketmiş...
Ermek için ömrü bitmiş...
Meçhul menzillere gitmiş...
İzleri var, darmadağın!..

Eritir hisli sözleri...
Hüzün soldurur gözleri...
Üzmem demiş ya sizleri...
Bizleri var, darmadağın!...

Nesi varsa talan olmuş...
Adı, sanı yalan olmuş...
Her tarafa ilan olmuş...
Gizleri var, darmadağın!

WrAtBoY
02-10-2008, 06:35 AM
Da-Se
Düşünüyorumda;

Seninle aynı odada solumak havayı,
ne güzel olurdu!
Aynı kasabada deniz gözlerine bakmak bir ömür boyu,
Lüle saçlarını yastık yapıp koklamak ******* boyu,
ne güzel olurdu!

Kor kırmızı ******* sonunda,
Sabahı karşılamak ten ten'e
Günü yaşamak seninle el el'e
ne güzel olurdu!

Bahar dallarından taç yapmak başına,
Sonra seyretmek seni, saatler boyu,
Çocuklarımızda cıvıl cıvıl bahçemizde
ne güzel olurdu!

Sana sarılmak,seni koklamak göğe doğru,
Hiç birşey düşünmeden umursızca paylaşmak hayatı,
Sevgimizden sığmasak kendimize,üçümüz dördümüz olsak,
AH! ne güzel olurdu..

WrAtBoY
02-10-2008, 06:35 AM
Dava


Kader mahkemesindeki ayrılığa açılan son davam
Kimseyi suçlama seninledir bu kavgam

Oysa seninle mutluydum bu fani dünyada
Ruhum hep galipdi ölüme yaşam savaşında

Gözyaşına kıyamazdım, döküldüğü her yer bana mahşer
Sensiz saatler, bağrıma saplanan kanlı hançer

Ve ansızın çekip gittin karanlığa
Takatim kalmadı boynumu büktüm yalnızlığıma

Gidişinle gözlerim ıslak, yüreğim ise toz duman
Her nefesimde ayrılığın umuduma kör zindan


Kader mahkemesindeki ayrılığa açılan son davam
Kimseyi suçlama seninledir bu kavgam

Acımadın, bedenimi diri diri ateşlere attın
Bedenimi kefenlemeden soğuk musalla taşına bıraktın

İhanetin baharında kuruyup çöllere döndüm
Her nefesimde kalleş vefasızlığına süründüm

Güneşimi alıp gözlerimden, beni ayazlara bıraktın
Körpe duygularımı beş kuruşa Azrail’ e sattın

Sana kızgınlığım başkasını sevmen değildi
Sevmedin bari, bu can niye ayrılığa kurban edildi?

Elbet sorulacaktır hain gidişinin hesabı
Amel defterine işlendi ayrılığın sahte sevabı

Gülüşünde bilemedim gözlerinle beni ölüme taşıdığını
Gülü alırken avuçlarından bilemedim dikenin elimi kanattığını

Bir daha sevmesin diye kalbimi taşlara sürdüm
Kazandın artık; ihanetinle karardı bu genç ömrüm

Dönsen de bakma yüzüme; görülecektir bu dava
Vicdanımda hiç bitmeyecek ayrılığında başlayan bu kavga .

WrAtBoY
02-10-2008, 06:35 AM
Davacı
Sensiz yıllarımla bir hesaplaşsam,
Yüreğim bin defa davacı olur,
Maziyi düşünüp; aynaya baksam,
Her anın dökümü, hep acı olur...

Senin gelişinde ki; o ilk heyecan,
Ve ilk bakışındaki; ömre değer an,
O ilk gülüşüne; kul olan bu can,
Ayrılsan da sanma sana, davacı olur...

Unutmakla ölüm; eşdeğer olmuş,
Ya insan kendini nasıl öldürür ?
Unutulan ölmüş gibi, yeri boş kalmış,
Ya unutup yaşayanın, başı dikmi olur...

WrAtBoY
02-10-2008, 06:36 AM
Davet
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdenize bir kisrak basi gibi uzanan
Bu memleket bizim!
Bilekler kan içinde, disler kenetli
Ayaklar çiplak
Ve ipek bir haliya benzeyen toprak
Bu cehennem, bu cennet bizim!
Kapansin el kapilari bir daha açilmasin
Yok edin insanin insana kullugunu
Bu davet bizim!
Yasamak bir agaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardesçesine
Bu hasret bizim!

WrAtBoY
02-10-2008, 06:36 AM
Davet
Namaza gidiyorum, alay dizilmiş,
İhtişamımla uzuyor yollar.
Bazen davet eder kölelerim hayata vücudumu:
"Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var..."

Vakti altın gibi serpiyorum,
Kapışıyor, genç, ihtiyar.
Suların ve kuşların sesleri yanım sıra:
"Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var..."

Ben ki kıtalar keşfetmişim, nesillerden,
Ben ki cihan kadar.
Gündüzün bittiği yerler karanlık:
"Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var..."

WrAtBoY
02-10-2008, 06:36 AM
Davetiye
Telli pullu, anlı şanlı bir gelin;
Aynalar, gelin!
Bir güzel ki, en güzeli güzelin;
Gönüller, gelin!
Sonsuz gerçek, habercisi ezelin;
Kitaplar, gelin!
Ey karanlık, gelmektedir ecelin;
Işıklar, gelin!
Toplanın hep, derlenin hep düzelin;
Yığınlar, gelin!

En güzeli, en güzeli, güzelin;
Habercisi, habercisi, ezelin;
Tellerinde şafak söken bir gelin;
Anneler, babalar, çocuklar, gelin!..

WrAtBoY
02-10-2008, 06:36 AM
Dayak
İster misin ellerimizi birleştirelim,
Sen iki vur, ben iki daha,
Çalmış mı,
Emmiş mi alın terini ulusunun,
Sen dört vur, ben dört daha.

Gemi seçmeye mi gitmiş 20 kişi, çay bulmaya mı yollanmış
30 kişi,
Dışbakan olmuş da yüzde mi almış.
- Saçı bitmedik çocuklarım aç iken ker*** köylerde,
Bebek kızlarım *******ce aklığını satarken-
Sen yedi vur, ben yedi daha.

Ha, ister misin ellerimizi birleştirelim,
Değeri 8 iken, 208'e mi vermiş bir tabak fasulyayı,
Dilekçeni görür görmez deve boynunu sallamış, 500 mü
koparmış senden,
Saylav seçilmiş de geleceğine yatırım mı yapmış,
devrimi çiğneyerek,
Sen dokuz vur, ben dokuz daha.

WrAtBoY
02-10-2008, 06:36 AM
Dayan Kalbim
Seni dağladılar, değil mi kalbim,
Her yanın, içi su dolu kabarcık.
Bulunmaz bu halden anlar bir ilim;
Akıl yırtık çuval, sökük dağarcık.

Sensin gökten gelen oklara hedef;
Oyası ateşle işlenen gergef.
Çekme üç beş günlük dünyaya esef!
Dayan kalbim üç beş nefes kadarcık!

WrAtBoY
02-10-2008, 06:37 AM
Dayanamıyorum



Hasret doluyorsun serabın geçerken hayalde
Bir daha mı aşk aman aman kül oldum yelde
Yedi cihan alay etse de sermayemsin şiirlerde
Ya sen gel, ya ben geleyim dayanamıyorum

Sema yarıldı gökler ağlıyor yağmura bak süzülen
Bir gün tozlar arasındayım bir gün sana sürünen
Gözlerim yollarda türbe oldu çiçeklerle bezenen
Ya sen güldür, ya ben güleyim dayanamıyorum

Söyleyin anama adam değilmişim boşaymış düşlerim
Ben senin gibi vuramam neydi o giderken ki gülüşün
Ben sana verdim kalan ömrümü çabuk olsun ölüşüm
Ya sen öldür, ya ben öleyim dayanamıyorum.

WrAtBoY
02-10-2008, 06:37 AM
Dayanamıyorum
Sabahları kovalıyorum şimdi
o kaçıyor ben kovalıyorum...
******* geçmez hasret bitmez oluyor,
dayanamıyorum...
o çok sevdiğim ******* geçmiyor işte
cıgaramın dumanıyla yakıyorum ıslığımı
ve ardından da örseleniyorum
burnuma tütüyor dışarının kokusu
yanıyorum...
Ama yine de suskunum
bana mı düşmüş sabahları beklemek;
Ağzımdaki çürük türküyü atıp sevmem gerek
hemde nasıl sevmek
hem ölümüne
hemde ölesiye
kara kaplı gözlerini atıp içime
Neyse...
derken son kullanma tarihi geçmiş bir türkü yakıyorum
******* geçmiyor yine
dayanamıyorum...

WrAtBoY
02-10-2008, 06:37 AM
Dayanamıyorum
Maziye bakıp hep ağlamaktan
Anılarla avunup kalp dağlamaktan
İnsanlara güvenip bel bağlamaktan
Bıktım artık dayanamıyorum
Nedenleri aramaktan
Kendim ile hesaplaşmaktan
El açıp yalvarmaktan
Bıktım artık dayanamıyorum.
İçinden geçtiğim felek çemberinin
Bir türlü kapatamadığım kalp defterimin
Çaresini bulmak için tüm dertlerimin
Rüyasına yattım uyanamıyorum.
İhtiyaç duyduğum o duyguların
Hasretine düştüm dayanamıyorum
Ne olursun Allahım duy feryadımı
çektiğim bu acıya dayanamıyorum

WrAtBoY
02-10-2008, 06:38 AM
Dayanamıyorum



Artık dayanamıyorum
Bu acının gücüne
O kadar zor geliyor ki dokunuyor gücüme
Bir türlü kabullenemiyorum öldüğüne
Beni yalan dünyada iki yüzlü çıkarcı
İnsanlarla bırakıp göç düğüne
Böyle sessizce elveda demeden gittiğine
En büyük günahkar olsam da
Cehennem ateşinde yanıp kavrulsam da
Bekle beni geliyorum yanına
23 yıllık ömrümü bitiyorum şuan da.

WrAtBoY
02-10-2008, 06:38 AM
Dayanamıyorum


Daha iyisi için ayrılık...
Dayanamıyorum bu iyiliğe,
Kandırma kendini benide üzme kahretme.
Nasıl bir iyilikse kahrolsun,
Nasıl bir iyilikse mahvolsun,
Dayanamıyorum ben ayrılığa.

Geçmişi kapadık böylesi iyi diye,
Aldandık sevgimizin küçüklüğüne,
Hayatı zindan ettik birbirimize,
Nasıl bir anlayıştı kahrolsun,
Nasıl bir iyilikse mahvolsun,
Çözemiyorum düğümünü,
Dayanamıyorum ben ayrılığa.

WrAtBoY
02-10-2008, 06:38 AM
Dayı mı Var
Ceylan bakışlım, dantel nakışlım !
Sen de şeytan tüyü mü var ?
Dünya malını sana değiştim,
Ben de bilmem büyü mü var ?

Yazmasız güzel bana ar gelir
Gül de olsa tuttuğum, har gelir
Dedin ki, Bu Köy Bize Dar Gelir !
Aşkın kaza-köyü mü var ?

Her telden çalıyor garip sazım
Böyledir güzüm, böyledir yazım
Sevgiden ziyade dert te lazım
Dünya dönsün diye mi var ?

Elim gibi kapıda beklersin
İki laf edeceğin, teklersin
Hala benden neyin saklarsın ?
Dilde yasak payı mı var ?

Naz edip de, bana çalım satma !
Firuzköy'ün dumanına yatma !
Hüsam'ı kendin ile denk tutma !
Bende emmi-dayı mı var ?

WrAtBoY
02-10-2008, 06:38 AM
De Hadi
Anlat bana güzelim
Anlat bana sevdayı
Ki güneş neden doğar
Neden hava kararır
Gökyüzü neden mavi
Yaprak neden sararır
Bu su nereye akar
Bu yol nereye çıkar
Neden yağar yağmur, kar
Bu kuş nereye uçar
Anlat bana güzelim
Anlat bana de hadi
Aşk nedir sevda nedir
Bu derde deva nedir
Benim gönlüm sendedir
Senin gönlün kimdedir
De hadi!..

WrAtBoY
02-10-2008, 06:38 AM
De Hele
De hele ey deli gönül de hele
Seyis atsız kuş kanatsız olur mu
Asilenme sen sadete gel hele
Kul umutsuz tanrı kulsuz olur mu

Bak hele ey deli gönül bak hele
Gök bulutsuz tarla susuz olur mu
Göreceksin şu abayı yak hele
Sevgi aşksız gözler yaşsız olur mu

Der hele ey deli gönül der hele
Bağ bülbülsüz bülbül gülsüz olur mu
Bilinmeyen yere doğru gir hele
Beden cansız can ecelsiz olur mu

Gör hele ey deli gönül gör hele
Kuzu otsuz orman kurtsuz olur mu
Önümüzde kara kış var dur hele
Bebek sütsüz insan yurtsuz olur mu

Yan hele ey deli gönül yan hele
Yürek dertsiz dert acısız olur mu
Elemlerin alasıyla kan hele
Hayat zorsuz zor Murat’sız olur mu

WrAtBoY
02-10-2008, 06:38 AM
Dedem
Yine yoksun dedem.
Sensiz geçen bir yıl daha,
Senin olmadığın bir gün daha.
Hep ağıtlar söylendi bu günde,
Kuran'lar okundu
Gene gözyaşı döküldü,
Yine acı hissedildi yüreğimizde.
Kim bilir ne zaman
Diner bu acı?
Kim bilir ne zaman söner
Bu yüreğimizdeki yangın?
Belki de hiç dede!
Bizi bırakıp gittiğin günü
Dün gibi hatırlıyorum.
Zaten hiç aklımdan çıkmıyorsun ki...
Sevgim hiç eksilmiyor ki...
Günden güne çoğalıyor,
Özlemim hiç azalmıyor ki...
Gün geçtikçe,
Yıllar bittikçe,
Hep iki katına çıkıyor.
Kafamı her yastığa koyduğumda,
Her gözümü kapadığımda
Sen geliyorsun aklıma.
Ondan sonra dua'larım başlıyor.
Seni yüreğimde hissediyorum dede!
Belki beni görüyorsundur,
Eminim ki görüyorsundur.
Biliyorum duyuyorsun beni
Mutlaka duymalısın dede.
Ben seni göremiyor ve duyamıyorum.
Bari sen gör ve duy!
Evet dede!
Senin özlemin bir kay daha arttı,
Bir kat daha göz yaşı döküldü,
Bir yıl daha uzaklaştın bizden ,
Ama; bu uzaklaşma,
Bu çekip gitme
Senin suçun değil dede biliyorum.
Seni suçlamıyorum hiç bir zaman
Sadece isyan ediyorum hayata!
Çünkü; sevgilerin en güzelinden uzaklaştırdılar beni
Sen tek babamdın!
Tek sığındığım insandın!
Peki ben şimdi;
Kime baba gibi sevgiyle sarılacağım?
Kimin o şevkatli gözlerinin göreceğim?
Bununla ibaret bir yığın soru dede.
Neden dedem, neden?
Neden gittin bu diyardan?
Kim bilir ne zaman geleceğim yanına?
18 Nisan sabahı
Neden terkettin bizi?
Oysa yaşamak varken,
Beraber sevgiyle kucaklaşmak varken,
Senin gitmen gerekti ve gittin!
Güle dedem, güle güle!
İnşallah huzurlusundur dede!
Yattığın yerde rahatsındır!
Şunu unutma dede;
Bu dünyada hep yanımdasın,
Yüreğim ve kalbimde yaşıyorsun.
Bazen seni düşünüp,
Resmine sarılıp
Saatlerce ağlıyorum.
Biliyorum üzülmemi istemezsin,
Ağlamamı da...
Ama durduramıyorum kendimi dede,
Senin sevgin ve özlemin
Öyle sardı ki yüreğimi...
Bununla yaşamak çok zor.
Ama öğrendim dede.
Tek bilmen gereken şey;
Seni çok sevdiğim!!!!

WrAtBoY
02-10-2008, 06:39 AM
Dediğin Olsun
Ey sevdiğim güzel, benle dalaşa
Girme mi diyorsun ? Dediğin olsun...
Öfke oklarını yay gibi kaşa
Germe mi diyorsun ? Dediğin olsun...

Ne demiştin bana sen geçen salı,
Kesiyorsun şimdi bindiğin dalı,
Sakın ha bir daha, yoluma halı
Serme mi diyorsun ? Dediğin olsun...

Sanma ki arzumdu düşmen bu hale,
Ne yapayım sen de kaldı ihâle,
Bundan sonra bana ne gül ne lâle
Derme mi diyorsun ? Dediğin olsun...

Yarın da var amma, unutma dünü,
Yok yere harcama şu genç ömrünü,
Değmem ben, kaptırma bana gönlünü
Verme mi diyorsun ? Dediğin olsun...

Dayanırsın elbet kışa soğuğa,
Fakat sığmaz bu yük iki koltuğa,
Sen kim, mesut olmak kim, mutluluğa
Erme mi diyorsun ? Dediğin olsun...

Akıntıya karşı çekilmez kürek,
Kolay değil ki bu, güç kuvvet gerek,
Aşk çile demekmiş, yok bende yürek
Sevme mi diyorsun ? Dediğin olsun...

WrAtBoY
02-10-2008, 06:39 AM
Dediler
Dünya nedir dediler bana;
Benim dedim.
Ya gökyüzü dediler;
Kalbimdir dedim.
Mavilikte süzülen martı;
Sevgimdir dedim.
Ama yuvasız kalmış dediler;
SUSTUM !
Hiçbir şey söyleyemedim.
Aşk nedir dediler;
Duyulan özlemdir dedim.
Ya ayrılık dediler;
Yaşanan kabustur dedim.
Seviyor musun dediler;
Delicesine dedim;
İspatla dediler;
SUSTUM!
Hiçbir şey söyleyemedim
Yaşamak nedir dediler;
Sevdiğimdir dedim.
Ya mutluluk dediler;
İşte o an haykırdım;
Senin sevgin olduğunu söyledim

WrAtBoY
02-10-2008, 06:39 AM
Dediler Desinler


Bir gün yalnız kalacaksın dediler
Hiçbir şey zevk vermeyecek
Sevdiğin yanında olmayınca
Uzakta da olsa, yüreğim onunla dedim
Onun da yüreği sende mi dediler.

Kimseden fayda yokmuş
Kendinden başka
Beklersen eğer sıcaklığını
Üzülürsün dediler
İnanmak, yüreğimle sevmek önemli dedim
O da sana inanıyor mu dediler.

Sevgi yanında olmak, sarılmakmış
Belki de özlemek, görmediğin için
Sesini duymamak adına aramadığımı söyledim
O da seni özlüyor mu dediler.

Neden bu acı o zaman
Gözlerde hüzün, kalabalığın içinde yalnızsın dediler
Sevgi fedakârlıktır dedim
Bir çift mutlu göz görmek için
Tüm bunlara değer mi dediler.

Değer dedim
Onun için değer
Varsın desinler...

WrAtBoY
02-10-2008, 06:39 AM
Dedim ki




Dedim ki; bu akşam uyumayayım,
Belki sen ararsın ve sesini duyarım,
Belki bir bülbül yanından gelir bana sesini haykırır,
Belki bir rüzgar eser oralardan bana kokunu getirir, koklarım,
Ya da belki kanatlarım olur yanına uçarım bir çırpıda,
Sabah oldu hala umutluyum.

WrAtBoY
02-10-2008, 06:39 AM
Dedim, Dedin
sevgi dedim,bitti dedin
umut dedim,unut dedin
gitme dedim,öldüm dedin
öldüm dedim,çektin gittin

WrAtBoY
02-10-2008, 06:40 AM
Dedim, Demedim

Sevmek dedim, gülmek dedim
Neyi sevmek, neye gülmek bilemedim.
İnsan dedim, bir can dedim
Bakındım da göremedim.
Bir ses dedim, nefes dedim
Kulak verdim duyamadım.
Geldim dedim, gidecektim
Kana, kana yaşamadım.
Yaşamadım, göremedim
Duyamadım, gülemedim
Sevemedim, bilemedim
Gider oldum, gider oldum
Gayrı geri dönemedim…

WrAtBoY
02-10-2008, 06:40 AM
Değdimi

Sevdamızı yazdım taşa
Seni sordum uçan kuşa
Neler ettin sen bu başa
Ettiğine değdi mi ?

Türkü yaptım seni saza
Çaldım seni yaza yaza
Bırakmazdım bir arsıza
Gittiğine değdi mi ?

Mevsim olup döndün güze
Kanıp gittin yalan söze
Ne diyeyim ben bilmeze
Bilmeyene değdi mi ?

Ateşten bin beter yaktın
Beni uçuruma attın
Toprağın misali bastın
Bastığına değdi mi ?

WrAtBoY
02-10-2008, 06:40 AM
Değer mi
hala seni seviyorum,
tüm inatlara inat.
gönlüm,
çile hamalıyla aynı yükü taşıyor
öyle ağırlaştı ki bu sevdan yüreğimde,
öyle bencilleşti ki senin için bu yürek,
ne o başkasını,ne de başkası onu,
bir yar gibi seviyor.
öyle zıtlıklar içindeyimki,
gözlerim bile kalbime isyan ediyor
biri senin aşkından harıl harıl yanıyor,
biri o kadar acıyorki kalbime,
damla damla söndürecek sanıyor.
diyo ki;"be kardeşim,
değer mi bir sevda için,
hergün yanıp,her gün sönmek,
böyle içi kırık,dökük,
delikli kalbura dönmek,
bir aşk için acı çekip,
birgün doğup,hergün ölmek,
değer mi be kardeşim,
sevmeyene gönül vermek"
kalbim de diyorki ona,
"nerden biliyon sevmediğini?
hiç sevmeyen insan utanır mı
hiç sevmeyenin gözleri,
kutupta kalmışlar gibi,
titrer mi gün ortasında
bir insanın dili neden tutulur
konuşacak birşey bulamaz
bence o da beni seviyor.
zaten onun kalbindeki kıvılcımla,
benim yüreğimdeki volkan yanıyor.
ne zaman sen söndürmeye çalışsan,
o sana inat yine yakıyor,
yine yakıyor...
ama bilki,
ne senin gözyaşların
söndürecek bu ateşi,
ne de hergün cesedimin
konulduğu kara toprak.......

WrAtBoY
02-10-2008, 06:41 AM
Değer mi
Bir rüya görür gibi
Seninle bulutlara uçtuğumda
Bir ateş yakar beni
Sevginle tutuştuğumu sanırdım
Yağmur olur damla damla
Öperdim öperdim dudaklarından
Bir nehir gibi çağlar
Akardım akardım damarlarından
Değer mi hiç değer mi hiç
Değer mi değer mi söyle
Bir rüya ömür boyu
Sürer mi sürer mi böyle
Değer mi hiç değer mi hiç
Değer canım değer elbet
Değer birtanem
Aşkı için herşeye
Ne hayal ne de gerçek
Engel mi kanatlanmadan uçmaya
Değer canım değer birtanem

WrAtBoY
02-10-2008, 06:41 AM
Değerin


Kalbim,
Ortadan kırılmış.
Haberim bile yok.
Eve girdiğimde fark ettim
Masanın üzerindeki fotoğrafının yanında
Güneş ışıkları çarpıyordu…
Ama anladım ki hala eski bıraktığım yerde..
Ne rüzgar savurabilmiş o kırık parçayı,
Ne de onların acısı daha küçük parçalara bölmüş onu
Hala bütün olarak duruyordu hala şansım varmış gibi seninle ilgili
Direniyordu.
Fotoğrafta ki güzele direniyordu
Sana direniyordu.

WrAtBoY
02-10-2008, 06:41 AM
Değerini Kaybediyorsun



Sen bende mumun eriyişi
Günün geceye dönüşmesi
Yaprağin sararıp
Irmak sularının cekilisi gibi
Her gün biraz daha tükeniyorsun
Eriyorsun her tavrınla
Her sözünle tükeniyorsun bende
Mesafelerinle uzaklasıyor
Gün be gün kendini bitiriyorsun
Sönen alev
Soğuyan lav gibi
Sevgin yitiyor içimde
Biraz daha gayret et canim
Değerini tamamen kaybediyorsun.

WrAtBoY
02-10-2008, 06:41 AM
Değil
Örtük gördüm,abid değil.
Abid gördüm,örtük değil.
Çıplak gördüm,kahpe değil.
Kahpe gördüm,çıplak değil.

WrAtBoY
02-10-2008, 06:42 AM
Değil mi?



Biliyorsun sende değil mi?
Senden önce öncem yoktu
Senden sonra sonram yoktu
Benim tek miladım sendin.

Seviyordun sende değil mi?
Bense hep sevmiştim seni
Hem de zil zurna deliler gibi
Var oluş nedenim sendin.

Görüyordun sende değil mi?
Kapında kaç kez güllerim soldu
Her kapıyı çalışımda, duvar oldu
Beklemekten bıkmadığım sendin.

Duyuyordun sende değil mi?
Ben artık bu hayattan yoruldum
Anlamsız, avare bir kul oldum
Yaşamak için sebebim sendin.

Ağlayacaksın sende değil mi?
Gözyaşlarım içime akıp yakıyor
Ellerim son tetiği çekiyor...
Bedenim yok olacak, ruhum sendin.

WrAtBoY
02-10-2008, 06:42 AM
Değişen-Değişmeyen
Sofrada değişir her şey, ekmek değişmez;
Ne kanun! Değişmez'e hasret çekmek değişmez.

WrAtBoY
02-10-2008, 06:42 AM
Değişik
Başka türlü birşey benim istediğim
Ne ağaca benzer ne de buluta
Burası gibi değil gideceğim memleket
Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava
Nerde gördüklerim,nerde o beklediğim
Rengi başka, tadı başka
Bir başka yolculuk dalından düşmek yere
Yaşadığından uzun
Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
Ağacın yüksekliğince
Dalın yüksekliğince rüzgârda
Vardığım çimen yeşilliğince

WrAtBoY
02-10-2008, 06:42 AM
Değişim
Sana sarıldım
ellerim kilitlendi,
Hücrelerim ayrıldı
seninkilerle birleşti,
İki ayrı insandık
bak nasıl da değişti.

WrAtBoY
02-10-2008, 06:42 AM
Değişiyor...
Hayal kırıklıkları çiziyor yolumu artık
Cebimi deniz kıyısından topladığım taşlarla değil
Yaşarken akan nehirden
Arta kalanlarla dolduruyorum…


Masum değil olanlar
Etrafımdaki insanlar
İlkokuldaki gibi çorbama kaşık atmıyor
Mehmet,Ayşe…
Tabağımı alıp gidiyorlar..

Arkama dönüp bakamıyorum korkumdan
Daha ne kadar çok şey değişti acaba?
Demekten korkuyorum
Korkuyorum yalnızlığımı yüzüme vurmasından zamanın


Öğreniyorum bilmemem gerekenleri
Beni üzüyor bazı duyduklarım
Kapatamıyorum kulaklarımı
Acıtıyor içimi sonra
İçimde yaşadıklarım
Yağmur olup üşütüyor sonra da…


Ben böyle yaşıyorum
Yaşıyor muyum;bilmiyorum…
Belki bir gün uzatırsın elini
Çekersin beni kendi hayatına diye
Bekliyorum…

WrAtBoY
02-10-2008, 06:42 AM
Değiştik

Sayfalarında hicran bestelediğim,
ıssız raflarımın tozlu defterleri arasında buldum sana bu şiiri.
Her satırında terk ettiğin yeri kanatan
yalnız bir gencin buruk yakarışı yatıyor.

Öylesine susuzmuşki o zamanlar sana,
her gördüğünde kör olmuşcasına
tozlu kiremit kokulu sokaklarda
Önüne neyin çıkacağını bilmeden
serseri savurgan bir sevinçle
mutluluğun acı narasını atarmış.

Hangi köşe başından dönse,
karşısına çıkan ayrılığa meydan okurmuş gibi,
ıslıklarına gizlediği gözyaşlarıyla Allah a ettiği duaları,
Tükenmişliğine siper edermiş...

Sen hiç bilmeyecek olsanda
O en sevdiğiniz şarkıyı,
Yüreğindeki soy ağacının kökü yapıp
Saydam gözlerindeki nehirle sularmış.

Tenine değilde terine dokunmaya çalışanlara inat,
O en saf haliyle,Birgün sevecek diyerek
Çöl ortasından topladığı gelincikleri yollarına serip
Mahkum bakışlarıyla,yitik eylül akşamlarında seni beklermiş...

Şimdi bakıyorumda
Öyle bir vicdan bırakmışsınki bana,
Kapımda küfür ettiğim dilenciler
Avlusundan geçip gittiğim camiler
Yüzlerini görmek istemediğim komşular
Ve yarın öderim deyipte,
Bir daha asla uğramadığım esnafların ızdıraplarını içtiğim içkileri,
Benim değil senin günahların...

WrAtBoY
02-10-2008, 06:43 AM
Değmezmiş
Değmezmiş Sevdim Seni...
Değmezmiş Özledim Seni…
Değmezmiş Dedim Ya...

Değmezmiş...

WrAtBoY
02-10-2008, 06:43 AM
Değmezmiş Be Gülüm
Dün evden çıkmadan yanıma üç tespih aldım gülüm,
ilk tespihi ilk karakola düştüğümde komiser vermişti,
İkinci tespihi ben ceza evindeyken kardeşim gibi
sevdiğim arkadaşımın bana teselli tespihi ve
son tespih de içki masasında abim saydığım
kişinin bana ortam hediyesi diyip verdiği tespihti
yanıma aldım ve evden çıktım.
Aradan biraz zaman geçmişti karakola gittim,
korkma be gülüm ortada şikayet falan yok
komiser emekli oluyormuş onu ziyarete gittim,
bir bardak çayını içtim vedalaştık giderken bana
verdiği tespihi ona geri verdim ve çıktım.
Aradan biraz zaman daha geçmişti ceza evine gittim
korkma gülüm bu kez ziyarete, bizim arkadaş namus davasından
içeri girmiş onu görmeye gittim görüştük biraz para bıraktım ve
arkadaşımın bana verdiği tespihi ona verdim sıkıntıya iyi gelir dedim çıktım.
Saat gece yarısını gösteriyordu eve gidiyordum bu kez parkın ordan gittim.
Çocuklar içki masasını hazırlamış mezede yok yok oturdum,
yanlış anlama gülüm bu kez içmiyorum oraya onlara
alkolün nasıl bi illet olduğunu anlatmaya gittim
biraz konuştum içmemelerini tavsiye ettim kalkarken de
abim dediğim insanın bana verdiği tespihi masaya bırakıp kalktım.
Eve geldim her zamanki gibi çekildim odama ve saatlerce oturdum.
Eskiden yanımda içki şişesi elimde sigaram ve aklımda yarın çıkacağım
mahkeme olurdu be gülüm ama şimdi yanımda sana ayırdığım ajandam
elimde senden kalan bir tek resmin ve aklım da sen varsın be gülüm.
Ben senin için işte bunları bıraktı gülüm sense sadece bir resmini
bırakıp çektin gittin ama deymezmişsin be gülüm.
İşte onun için acıyorum ya sana;
Benim değerimi bilemedin be GÜLÜM.....

WrAtBoY
02-10-2008, 06:43 AM
Değmezmiş Sana
bugün,
hep seni düşündüm,
diğer günler gibi,
ama gördüm,
değmezmşs sana,
niye mi?
önce kalbimin anahtarini çaldın,
sonra geri verdin,
değmezmiş sana,
beni benden ettin,
içimdeki beni,
sen ettin,
hayattaki en önemli anahtarı,
ilk sen verdin,
değmezmiş sana,
beni ben olarak sevmedigin için

WrAtBoY
02-10-2008, 06:43 AM
Değmezmişsin
Gençlik çağımda sen düşürdün ağına
Dünya durdukça seninleyim diyordun bana
Nasıl da inanmışım söylediğin yalanlarına
Sen ne özlenmeye ne de sevmeye değmezmişsin

Nasıl inanmışım o sahte sözlerine
Nasıl kapıldım o mavi gözlerine
Dili olsa da sorsam seninle gezdiğimiz yerlere
Sen ne özlenmeye ne de sevmeye değmezmişsin

Sen istedin diye seninle oldum
Gizli sırlarının sırdaşı oldum
Şimdi seni tanıdığıma binlerce kez pişman oldum
Sen ne özlenmeye ne de sevmeye değmezmişsin

Çirkin emellerinin oyuncağı ettin beni
Bu oyunda ben figüran oldum sen de yönetmeni
Tutmayınca senaryo çöpe attın beni
Sen ne özlenmeye ne de sevmeye değmezmişsin

Şimdi son pişmanlık neye yarar
Her hatanın ağır bir bedeli var
Bunu bana yapmayacaktın olmadı yar
Sen ne özlenmeye....
Ne de sevmeye değmezmişsin....

WrAtBoY
02-10-2008, 06:43 AM
Dejavu-Tik


Kaç zaman çaldın
Cebimden
Kaç mevsim kaçırdın
Benden
Hayatın çetelesini tutmuyorum artık...

Veresiye haram
Veresiye
Veremem madam
Veremem
Veremem artık
Gönlümü

Korkuyorum
Yıldızlarda unutmuşum aklımı
Ve tutuyorum
Yıkılmış umutların ardında yarınlarımı

İnişli çıkışlı
Bir grafik
Durmadan tekrarlıyor kendini
Dejavu-tik

Ve git
Kafamın tasını a(r)ttıran kadın
Ve bit
Solan yarınım
Artık
Biraz daha yandık
Bu garip cehennemde
Yada var mıdır bir cehennem
Yada cehennem
Ne(rde)?

WrAtBoY
02-10-2008, 06:44 AM
Delalet Anları
duyduğum gibi geldim
o şarkıyı çalıyordu ellerin
kalbimi çoktandır sana verdim/aşka verdim
anla
yanımdır yerin...

sabahtan ve erkenden geldim
bütün kapılar kapalıydı yüzüme
tüm anahtarları çilingirlere verdim
açılmasa da olur
açılmaması gitmiyor artık gücüme

çingene değildim aşıktım usandırdıysam da geldim
deli gibi boşluklara tükürerek
ağladım işte benden itiraf
ağladım
mecnuna öykünerek

WrAtBoY
02-10-2008, 06:44 AM
Deli
Mayın tarlasına düşmüş bir deliyim, hudutta;
Gözüm, sekizinci renk ve dördüncü buutta...

WrAtBoY
02-10-2008, 06:44 AM
Deli

Ben oldum yol'unda dur gut,
Elimde ise bir ut,
Ut'un nameleri,
Namelerdir sevda'mın şahit'i
Şahit olun bana ut'um gibi,
Seven yürek bulun bana ben gibi,
Ben gibi olan biri,
Olur, mu? Dünyada bir deli,
Ben deli o deli,
Olur, mu? Böyle sevgi…

WrAtBoY
02-10-2008, 06:44 AM
Deli Adam


Yağan yağmura aldırmadan,
Soğuğu hissetmeden gidiyorum.
Arkama bakmadan...
Ama bil ki seni ölesiye sevdi.
Bu Deli adam...

WrAtBoY
02-10-2008, 06:44 AM
Deli Çağım
En deli çağımın soru işaretisin,
ertelenmiş sevdam.
Yarını hiç olmadı sen saplantımın
ve vasati değil, tamı tamına kırk dereden getirdiğim sularla
yıkayarak izaha çalışıyordum,
yüreğimin anlamsız suskunluğunu.
Eee sende çok havalıydın o dönem
ki sanki; uyuz atlar arasında en hırçın kısraktın,
kimsenin yanına yaklaşmaya hakkı yoktu,
yeleni savuruşunla, şaha kalkışın öldürüyordu cesaretimi,
sevdamın her zaman kaçacak deliği hazırdı.
Senin yüzünden sigara içmeyi beceremeyen çocuğa çıkmıştı adım,
olur olmaz geliyordun aklıma ve hep doğru zamanda gözüme kaçıyordu
sigaranın dumanı.
En çok senin yanında terliyordu ustura görmemiş bıyıklarım.
Yüreğimden firar eden sözler,
gözlerinin siyah üniformalı korumalarına takılıyor
ve tekme tokat hapsediliyordu boğazıma;
bu yüzden en çok senin karşında gevşekti kravatım
Sırama kazımıştım adının baş harfini
ama sen şehir kızıydın, oralı bile değildin,
hep ön sıralarda otururdun bu yüzden iyi bilirim ensenin çoğrafyasını.
Her sabah okula koşuyordum,
notlarıma yansımasa da sempatim artmıştı
ama hep sende kalıyordum bir türlü tutturamadım karnemin lotosunu.
Gerçi ben en çok *******i seviyordum,
rüyalarımda sen vardın, sana hastaydım,
çünkü; her sabah soğuk suyla banyolarımın tek sebebiydin,
en deli çağımın soru işaretiydin ertelenmiş sevdamdın.
Sen kırmızı başlıklı kızdın
ve bana bu masalda kötü kurt olma şansını bile vermemiştin,
kaldı ki o dönemler ben Robin Hood formundayım,
şiirlerle kurtarılacağını zannediyorum insanın,
herşeye hazır bir şiirim var... bir tek sana yok.
aklımca cezalandırıyorum seni.
Papatyalar bile bıkmıştı bana red cevabı vermekten,
sen bıkmadın. Gersi senin benden haberin bile yoktu.
Falcılarda değildi suç...
Kahvenin telvesi iyi bir ressam değildi ve asla resmedemezdi fincanıma seni.
Ama şarkılar...
şarkılardan fal tutuyordum, hep sen çıkıyordun.
Manda yuva yapıyordu mesela söğüt dalına,
yavrusunu muhakkak sen kapıyordun.
Gün giyinirken çok düğmeli siyah matem elbisesini,
onunla yas tutardım,
göz kuyularımdan çektiğim sularla yıkardım pencereni bir müddet,
sonra senli akşamlar başlardı...
Sen tanıştırmıştın alkolle kanımı
ve iki sevgili oldular;
sünger gibi emiyordum, sevişiyordu kanımla kafir.
senli mezelerin tatminkarlığı yetiyordu bana...
Saflığınla beyaza boyadığım içkimin satır aralarında boğuluyor,
yokluğunun kuponsuz promasyonu acınla taşıyordu kadehim.
Fahişe bir mutluluk konsomasyona çıkıyordu sonra,
masamda dansediyordu çarşafa bürünmüş suskunluğum.
bir müddet direnen erkekliğim, gözlerimin ihanetine uğruyor
ve peçetelere çiziyordu sensizliğin tuzlu resmini..
Bir bilseydin, beni bilseydin..!
En deli çağımın soru işaretiydin,
Ertelenmiş sevdamdım.
Bir gün ki o günden sonra artık altı günle çıkıyor haftalar,
bozdun orocunu...Nasıl oldu anlayamadım;
bir fırtına koptu, bir sel çoştu ki sadece seni değil,
neyim varsa kattı önüne, durdu dünya,
ve sen hala en deli çağımın soru işaretiydin,
beni bilseydin....

WrAtBoY
02-10-2008, 06:44 AM
Deli Çocuk
Bir deli oğlan ki, dostlar başına
Güzel çirkin aramaz, dost canlısıdır
Dünyayı sırtlamış çıkmış meydana
Cümle aleme yanar, dert babasıdır

Maddeyi göremez; gözleri var ya,
Gönül penceresinden bakar dünyaya
Yaratanı bilir, aşık doğaya
Yaşamının amacı, hak kavgasıdır

Der ki; Hak aşkına Hak’ ka giderim
Yağmur olur, kar olur, yine dönerim
Düşman bile olsa, billah severim
Ekmeğim, suyum, aşım dost sevdasıdır.

WrAtBoY
02-10-2008, 06:44 AM
Deli Çocuktan
Tüm mutluluğum o an başladı
O ana kadar ha yaşamışım ha yaşamamış
Arzularıum dünyam genişledi
Artık karanlıktan korkmamaya başladım
Boş sokakları dolduran koskoca ikimiz vardık, koskoca ikimiz..

Senle müziğin birleştiğini gördüm ilk o an
Loş batakhanelerde şerefine kırılan kadehler
Beni eskilere götüren içkilerin ıslaklığı
Sen, müzik, içki, hayal, anı, acı, sen yine Sen..

Yeter bunca hasret, yeter..
Ayrılık yetsin artık..
Hikayemize kocaman bir nokta koyalım
Virgüller çok yordu ellerimi gönlümü
Bilirsin değil mi seni Tanrı kadar çok sevdiğimi…

Gözlerinin ıslaklığı mehtabın altında pırıl pırıl
Titreyen ellerin sımsıcacık
Gülen gözlerine rüzgarca kavuşmak
Saçlarına , dudaklarına, kalbine
Güvenlik korkusu içinde kendinden geçercesine
Öpmek, sevmek…

******* bile gözyaşı döktü mutluluğumuza
Hissettirmeden sinsice ama ferahlatıcı
Deniz bir başka dalgalandı
Kalbimizdeki fırtınalar yüzünden
Deli çocuk Coştu, Deli çocuk ağladı
Çok ama çok seviyordu güneş çiçeğini,
Çok, çok, çok…

WrAtBoY
02-10-2008, 06:45 AM
Deli Gibi Seviyom Kız Ben Seni
Nice şair şiir yazmış eşine,
Ben de yazdım gider diye hoşuna,
Yazmam herkes gibi boşu boşuna,
Dolu gibi seviyom kız ben seni.

Akılsız başımı salınca aşka,
Nasıl da kuruldun kalpteki köşke,
Kim sever ki böyle deliden başka,
Deli gibi seviyom kız ben seni.

Bilmem öyle canı nerde bulayım,
İstersin ki her gün kurban olayım,
Kurban ettin, nasıl canlı kalayım,
Ölü gibi seviyom kız ben seni.

Vura vura silktin benim tozumu,
Sen vurdukça güleç tuttum yüzümü,
Bünyan'da dokutmuş felek bezimi,
Halı gibi seviyom kız ben seni.

Serveti yok bende zenginle, şahın,
Kesilir yokluktan evde iflahın,
Hani, nasıl derler ya, bir Allah'ın
Kulu gibi seviyom kız ben seni.

Yoruldu dillerim, kurudu boğaz,
Bağırtma Rasim'i gel avaz avaz,
Birimiz Köroğlu, birimiz Ayvaz,
Bolu gibi seviyom kız ben seni.

WrAtBoY
02-10-2008, 06:45 AM
Deli Gönlüm


Sus deli gönlüm sus
seni dinleyen olmaz
sesini duyan anlamaz
seni seven bulunmaz.

Belki bir gün bir yerde
karşına çıkacaktır
senin halini anlayan
sevgine sahip çıkan.

Sen sus ki çözülsün kader
değişsin gecen günler
durmuş olan o saatler
güler belki ağlayan gözler.

WrAtBoY
02-10-2008, 06:45 AM
Deli Gönlüm
Şu gönül ne sevdalar, ne aşklar yaşadı
Hiç doymadı gönül, sevdalara hep aradı
Zaman oldu güldü, zaman oldu içi karardı
Dur artık deli gönül, yaş kemale erdi

Sen beni hep eski aslanmı sanıyorsun
Birisi sana biraz tebbessüm etse, hemen kanıyorsun
Sen talan olmuş gönül bağımda, taze gül arıyorsun
Dur artık deli gönül, yaş kemale erdi

İçindeki aşk ateşi hiç azalmadımı
Gönül dağına artık karlar yağmadımı
Bu beden senin uğruna çok yanmadımı
Dur artık deli gönül, yaş kemale erdi

Aşkın yaşı yok diyenler, hep aldanmış
Belliki onlar aşkın acısını, hiç tatmamış
Bende ferhat ile keremin gücü kalmamış
Dur artık deli gönül, yaş kemale erdi

WrAtBoY
02-10-2008, 06:45 AM
Deli Gönlüm Üzgün
Nice yıllar oldu sen gideli yâr.
Deli gönlüm üzgün, her günüm efkâr.
nasıl gelip geçti, şu uzun yıllar.
Deli gönlüm üzgün, her günüm efkâr.

Sen bir avcı idin,bende bir şikâr.
Yaraladın diye etmem intizar.
Unuttuğun belli, her şey aşikâr.
Deli gönlüm üzgün, her günüm efkâr.

Diyorlar ki bana,geldi ilkbahar.
Bilmezler ki gönül bahçem tarumar.
Benim yaşadığım oysa son bahar.
Deli gönlüm üzgün, her günüm efkâr

WrAtBoY
02-10-2008, 06:45 AM
Deli Gönül
bu yanlış yolda hep canımı yedin
kurban olduğum yeter az akıl edin
her bir dostumu gayri düşman eyledin
kalmadı tutacak dal deli gönül

unuttum seneyi günü ve ayı
boyunda sunayı kaslarda yayı
sen miras bıraktın bana ağlamayı
çıktı erkeklikten ser deli gönül

nasibimi almışım ben nazlı yardan
nerelere gitsem ben bu diyardan
nasıl kurtulurum bu sevdalardan
biliyorsan bir akil ver deli gönül

can canan diyerek kıymet bilirdi
aptal olsa dahi bir ders alırdı
ne sevgi ne vefa ne aşk kalırdı
senin gibi yapsa her deli gönül

sahip değilsin sen kendi sözüne
ne çare ki tüküremem yüzüne
kumar,esmer,sari kaç bir düzine
bari bu kadarla kal deli gönül

kimi güzellere kalbi taş dedin
kimisine on dört, on beş yaş dedin
suna boylu dedin, keman kas dedin
bak gör nereye vardı, hal deli gönül

ne dünden zevk aldım, ne de bugünden
yağmamı var sandın kaçtıysam önden
yeter gayri benim çektiğim senden
aklini başına al deli gönül

fazla ümit etme gelirim diye
her an yakınında kalırım diye
ille de seni alırım diye
nice aşklarda ayrılık var deli gönül

goncanın çilesi solunca biter
ömürler tecelli, dolunca biter
insanin çektiği insana yeter
sana senin gibi, bir deli gönül

söndürdün ruhumu elemle, hazla
bunlar hep senin isin, işveyle nazla
durmazsın bilirim üçgünden fazla
bakarım uçmuşsun, pIrrr deli gönül

tut su ellerimi gelelim dize
vefasız dediler bak ikimize
bir adımda sen gel ne olur bize
şeytanın belini kir deli gönül

WrAtBoY
02-10-2008, 06:46 AM
Deli Kızın Türküsü
Sana büyük caddelerin birinde rastlasam
Elimi uzatsam tutsam götürsem
Gözlerine baksam gözlerine konuşmasak
Anlasan
Elimi uzatsam tutamasam
Olanca sevgimi yalnızlığımı
Düşünsem hayır düşünmesem
Senin hiç haberin olmasa
Senin hiç haberin olmaz ki
Başlar biter kendi kendine o türkü

Yağmur yağar akasyalar ıslanır
Bulutlar uçuşur geceleyin
Ben yağmura deli buluta deli
Bir büyük oyun yaşamak dediğin
Beni ya sevmeli ya öldürmeli

Yitirmeli büyük yolların birinde ne varsa
Böcekler gibi başlamalı yeniden
Bu Allahsız bu yağmur işlemez karanlıkta
Yan garipliğine yürek yan
Gitti giden

WrAtBoY
02-10-2008, 06:46 AM
Deli Kuş
Deli kuş bilir misin nedir
türküler kadar sevdalanmak
duyabilmek yüreğinde
bir depremin uğultusunu

Suya düşen bir karanfilse yüreğin
bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm
vursun seni o taştan bu taşa
o çağlayandan bu çağlayana sürüklesin

Kavgadan uzak kalmışsan
sevdadan da uzaksın demektir
devinmez yüreğinin mağması
çatlamaz sabrın kara taşı unutma

WrAtBoY
02-10-2008, 06:46 AM
Deli Sevgisi


Çok sular geçsede köprünün altından
Asla unutma sevgilim,asla
seni seven bir deli var karşında
neden,nedir,niçin diye sorma bana.
Söyleyemem seni sevdiğimi sana.
Çağlayan sular gibide olsa sevgim,
Tutkumun esiride olsa ezgim,
Her yanımı sarsada dört duvar,
Seni, unutmam,umutamam asla.

Zamanla herşey düzelecek aslında,
Aşkım konuşulsa da bir müzik faslında,
Asla yenik düşmeyeceğim
Tut ellerimi bebek,geç kalsanda zamanında.

WrAtBoY
02-10-2008, 06:46 AM
Deli Tay



Artık biliyorum, sürpriz değildi bu
Pembe bulutlara, asılı kalamazdım daha fazla
Hayallerimide çekemezdi zaten, göğe kurduğum sarmaşık merdivenler
Düşlerle gerçekler arasında, sabun köpüğünden bakabildim
Hayata ve sana
İnan canımı acıtmadı
Sen özgür *******in kadınısın
Ve bensiz sabahların
Yüreğindeki deli taylar gibi
Dörtnala yaşarsın, günlük aşkları

Benim olamayacağını biliyordum zaten
Sadece yıldız gözlerinde
Dolunay gibi olğunlaşmayı
Adam gibi adam yüreğimdeki ateşden
Bir kıvılcım saçtırabilsem gözlerine yeterdi
Yanğınında kaldı pembe düşlerim
Kapkara isine bulandı ayrılığın
Koru elimde kaldı sevdanın
Sen bilmessin
Külleri bile acıtmakta ya canımı
N e y s e

Sakın üzülme, yüreğim bunada alışır, geçer
Sen mutlu ol, bu bana yeter.

WrAtBoY
02-10-2008, 06:46 AM
Delice Severken Kalp Seni Böyle
Hasretin gönlümü yakan ateştir.
Parlayan gözlerin sanki güneştir.
Bu güzelliğine melekler eştir.
Delice severken kâlp seni böyle.

Acıyla,tatlıyla,geçen anlarım.
karşımda dururken hatıraların,
boşa geçti demem bütün yıllarım,
delice severken kâlp seni böyle.

Unutmak kolay mı,sevgiyi öyle,
gönülden sevince,bana bir söyle.
Gözden uzak olmak,buna yetmez ki,
delice severken kâlp seni böyle.

WrAtBoY
02-10-2008, 06:46 AM
Delicesine
Tutmuştum ellerinden
Bakmıştım gözlerine
Hissetmiştim aşkını kalbimde
Görmüştüm o aşkını gözlerinde
Ve anlamıştım ki
Sende beni seviyorsun
Aynı;
Delicesine...

WrAtBoY
02-10-2008, 06:47 AM
Deli-Dolu Mani
Seni içtim kadehlerde, dün gece
Deli-dolu, deli-dolu deli kız
Seni çaldım tellerimde, dün gece
Hece-nota, hece-nota, deli kız
Ne tatlıydı bakışların, dün gece
Deli-dolu, deli-dolu deli kız
Seni yazdım türkülere, dün gece
Hece-nota, hece-nota, deli kız
Saramadım kollarıma, dün gece
Deli-dolu, deli-dolu deli kız
Seni vurdum tellerime, dün gece
Hece-nota, hece-nota, deli kız

WrAtBoY
02-10-2008, 06:47 AM
Delikli Şiir
Dibi delik bir kuyu gibi hayatım:
Cebim delik,
Ayakkabım delik,
Yürüdüğüm yollar delik deşik.

Delinmiş bir pantolonum,
Delikli bir gömleğim,
Deli mi deli bir de sevgilim var.
Ve kalbim delim deşik!

WrAtBoY
02-10-2008, 06:47 AM
Deliler
Birinci deli kara sevdalı
Elinde kağıt kalem
İri memeli, geniş kalçalı
Kadın resimleri yapıyor
Burumuş bir mektup avuçlarında
Hem ağlıyor, hem öpüyor

İkinci deli Tanrıya küskün
Çıkmış dinden, imandan
Küfrediyor bütün gün
Kocaman kocaman elleri var
Bir tutuşta parçalayacak gökyüzünü
Bıraksa gardiyanlar

Üçüncü deli zavallının biri
Bakışları bomboş
Cam gibi mavi gözleri
Bir yangında dört yıl önce
İki çocuğu yanmış cayır cayır
Çıldırmış, karısı da ölünce

Dördüncü deli bir eski zengin
Düşmüş, namerde muhtaç olmuş
Bir dilim ekmek için
Hala rüyasını görür geçen zamanların
Sekiz silindirli otomobillerin
Dağ gibi apartmanların

Beşinci deli aklı başında
Besbelli hayli dirsek çürütmüş
Büyük ümitler peşinde
Deli demeğe bin şahit ister
Beğenmemiş gidişini dünyanın
Deli demişler.

WrAtBoY
02-10-2008, 06:47 AM
Deliler Gibi
Kayıp giden yılların ardından,
Ağlıyorum yine deliler gibi,
Bir zamanlar sende böyle çekip gitmiştin,
Bense ağıtlar yakmıştım deliler gibi.

Unutamadım hâlâ o günleri,
El ele tutuşup gezdiğimiz günleri,
Bilmiyorum sende özlüyormusun,
Ben hasretim o günlere deliler gibi.

Yıkılası gururum olmasaydı eğer,
Belki verirdim sana bir değer,
Hasretin ölüm gibiymiş meğer,
Pişmanlık içindeyim şimdi deliler gibi.

Olurya bu yolda canımı verirsem,
İnanki sevdiğim toprak kabul etmez beni,
Gel eceli seninle tadayım,
Sen öldürmezsen yaşarım deliler gibi.

WrAtBoY
02-10-2008, 06:47 AM
Demedim mi?
Demedim mi bu hasret bitirir seni
Ay dolanır gider, yalnız kalırsın
Her gün yeni baştan dağılır, ufalırsın
Demedim mi yüreğim sevme!

İşte ne gözyaşı, ne yemin, ne söz....
Geri dönen hangi güvercinin var?
Senin hangi çiçeğini sakladı bahar?
Demedim mi aklım, inanma!

Bir gün naza çeker kendini demedim mi?
Görmesen zindana döner bu şehir...
Görsen, umursamaz, aldırmaz kafir
Demedim mi gözlerim bakma!

Demedim mi bu ürperten sıcaklık...
Bu taze güzellik kaybolur bir gün?
Sonra boşu-boşuna aranır, dövünürsün
Demedim mi ellerim dokunma!

Demedim mi bir gün susar şarkılar
Sesine ses veren rüzgar olur...
istediğin kadar artık bekle dur...
Demedim mi kulağım duyma!

Bir gün çıkıp gideceği belliydi
Ayan-beyan belliydi anlayamadın.
Başka bir rüyada şimdi o kadın
Demedim mi kollarım sarma!

Bütün çektiklerim senin yüzünden
Gölge bile geçirmezdin bir zaman üzerinden
Ah! şimdi paramparça oldun binbir yerinden
Demedim mi gururum kırılma!

WrAtBoY
02-10-2008, 06:47 AM
Demek Bitti Ha
yazık neler yaşamıştık oysa neler hissetmişti kalbimiz,nasıl ağlamıştık mesafelerin uzunluğuna.
yazık aşkım sessizce gitmek yakışıyor mu bu aşka.
hayret,bakmaya doyamazdın gözlerime...
simdi yüzüme bile bakmıyorsun.
nasıl başardın bunu,nasıl yıkmaya el verdi yüreğin o hatıraları?
dinlemedin bile giderken...
demek hatırda kalmadı.
sen miydin saatlerce telefonumu bekleyen,sen miydin sesimi duymak için arayıp,sadece "seni seviyorum" deyip kapatan,sen miydin söyle?
bir gurur dağıydım ben,en ufak;bir avuç kum oldum simdi.
evet artık yalvarıyorum sana!
beni sensizliğin koynuna atma!
yabancıyım bu karanlığa,yabancıyım sensizliğe.
ben alışık değilim yok olmaya,daha hazır değilim bu ayrılığa...
bir düşün lütfen:
şarkılar söylerdik birlikte..
en güzel şarkılar ikimizindi,
en güzel besteler bizim içindi...
mutluyduk sevgilim değil mi?
bari bunu inkar etme ne olur, bir zamanlar da olsa sevmiştin beni...
bugün ayrılık yıldönümümüz...
hiçbir şey değişmedi sevgilim ben hala aşığım sana,ilk günkü gibi,hala seviyorum seni sevgilim,evet hala...
ya sen!
sen, ne çabuk unuttun beni,yıldönümünde ayrılığımızın..

WrAtBoY
02-10-2008, 06:48 AM
Demek ki

Kalbinden yaralı,
Gidenlere hep ağlamaklı,
Gidenler anlamaz ki;
Gidenlerin seven yüreği olmaz ki;
Yürek taşırlar, ama
Taşıdıkları yürekler taş kesilmiş.
Seviyorum diyen diller ise yalana mahkûm edilmiş.
Oysa ne hoş geliyordu kulağıma,
O sözler. O kelimeler.
Şimdi anlıyorum ki;
Hepsi yalanmış meğer
Demek ki; yalanmış seviyorum diyen diller…

WrAtBoY
02-10-2008, 06:48 AM
Demek Şimdi Gidiyorsun
Demek şimdi gidiyorsun;
Yazdığımız son şiir, öyle yarım kalacak!.
Demek şimdi gidiyorsun;
Kuşlarımız acıkacak,
Saksılarımız artık sulanmayacak!.
Demek öykümüzü bir ruj lekesi gibi yapıştırıp
Aynanın sahtekar yüzüne,
- Oy benim yaralım -
Demek şimdi gidiyorsun;
Beni böyle toz gibi dağıtıp
Merdivenlerin dibine!.

Her şey tamam, diyorsun, git...
Beni viran bir şehir gibi terket..
Haydi git!
Dışarısı ispiyon.. dışarısı ihanet..
Seni bir gören olmasın,
Dikkat et!..

Dostlukmuş.. ölüme yürümekmiş..
Üstüne titremekmiş.. Vefaymış!..
Aşk dediğin, zavallı bir kapıyı,
Duvara çarpıp çıkıncaya kadarmış...
Bana komaz deyip,
Sancını bir kilo rakıya gömsen de gece yarıları,
- Oy benim yaralım -
Asıl sancı, uyandığında
Bütün odaları boş görünce koyarmış!.

Gitmek istiyorsun, git...
Bir savaşçı asla vedalaşmaz!.
Durma git!
Dışarısı dinamit.. dışarısı enkaz!.
Şunu cebine koy,
Ne olur ne olmaz...

Eylül mağdurlarıydık,
Kimsemiz yoktu...
Yaralarımız aman vermiyordu canımıza..
Kimseye kıymamıştık oysa,
Masumduk...
Rahatsız etmiyordu bizi bu yalancı tarih!
Yırtılan bir pankart gibi,
Şehirlerin ortasına çığ düşürdüyse öfkemiz;
- Oy benim yaralım -
En az bir karıncanın yüreği kadar,
Namuslu ve çalışkandı ellerimiz!.

Artık bitti, diyorsun, git...
Kırılsın kapı-çerçeve, kırılsın bu cam!
Sorma git!
Dışarısı panik, dışarısı izdiham!.
Biliyorum, seni vuracaklar bu akşam...

Ne çok fire verdik üst-üste;
Ne çok arkadaş yitirdik
Bu tozlu yolculukta...
Kimliği tespit edilmemiş,
Ne çok ceset vurdu,
Zeytin güzeli akşamlarımıza!.
Büyük ütopyalar ve büyük dağlar gibi
İçerden çürümüşüz meğerse..
- Oy benim yaralım -
Her gelen ölüm yazmış,
Her giden ayrılık işlemiş,
Bu talihsiz gergefimize...

Kendini arıyorsun, git..
Aptal bir hayat kur,
İçinde beni barındırmayan..
Kalma, git!
Dışarısı barut, dışarısı gardiyan!.
Yine bir tek ben olurum, sana parçalanan...

Demek şimdi gidiyorsun;
Sonunda bizi de çökertiyor
Bu kancık zelzele!.
Demek şimdi gidiyorsun;
Yıkılan bir duvar gibi
Ömrime devrile-devrile...
Demek mecburi istikametlerin,
Ayrılığı gösteren o adaletsiz kavşağında;
- Oy benim yaralım.. maralım! -
Demek şimdi gidiyorsun,
Ve bana bir tek seçenek kalıyor:
Güle-güle!.. güle-güle!..

Beni öldürüyorsun, git..
Kalmasın sende kahrım, kalmasın derdim..
Bakma, git!
Kafamı yumruklayıp
Ardın sıra ağlarsam, namerdim...

WrAtBoY
02-10-2008, 06:48 AM
Demek Şimdi Gidiyorsun
Demek şimdi gidiyorsun,öyle mi?
Hani karşılaşmasak,
Bir veda bile etmeden çekip gidecektin,
Dur!
Sakın,sakın elveda deme,
Nefret ediyorum bu sözcükten,
Kahrolası,sölüğe neden konulmuş bilmem ki,
Buram buram hasretlik kokuyor işte...

Dizlerimin bağı çözüldü, kıpırdıyamıyorum,
Hani bir şey söyleyesim geliyor ama,
Söyleyecek laf da bulamıyorum,
Söylenecek herşeyi önceden söylemişiz,
Tüketmişiz kelime dağarcığımızı,
Kör cahik olmuışuz,ne diyelim.
Söylenecek bir tek cümle kalmış,
Hani söylemeye dilim de varmıyor ya,
Sağlık olsun,haydi git,güle güle...

Biliyor musun?
Yeni fidanlar diktim,
Kahrolası bu şehrin dört bir yanına,
Hani ismini kazımadığım ağaç kalmadı ya ondan!
Yeni bebeler doğmuş,
Bir tek onlar duymamıştı aşkımızı,
Onlara da anlatacağım,
H,ç kuşkun olmasın,
Haydi git,
Bu yaşlı ve yorgun yüreğimin
Tomurcuk melegi,git...

Demek şimdi gidiyorsun öyle mi?
Hani gelecek bütün zaman birimi yanlız bize endeksliydi,
Hani yüreğimizden de sıcak bir yuva kuracaktık,
Hani bir kızımız olacaktı,
Adını Dilara koyacaktık,
Doktor olacak,
Bizi hayata bağlayacaktı,
Hani boy boy torunlarımız olacaktı,
Sen nine olacaktın,
Bense ak sakallı bir dede,
Bilsen nede yaraşırdı bize...

Biliyor musun?
Bütün dağlarda; Hala ismin yankılanıyor,
Bütün kır çiçekleri; Hep sana kokuyor.
Sana açıyor güller,karanfiller,
Deli taylar sana koşuyor,
Bütün papatyalar; Bize açıyor fallarını,
Seviyor diyor her şeye rağmen,
Ama sen gidiyorsun.
Haydi susma nazlı bebeğim,
Yüreğimin kınalı kuzusu,
Bu sessiz ve nedensiz çekip gidişin neden?
Neden susuyorsun,söylesene?
Hem bu kalabalık neden toplanmış böyle?
Neden herkes ağlıyor?
Neden kimse sana gitme demiyor?
Neden sen hala susuyorsun?
Konuş bir şeyler söyle,
Hani beni de çağırmayacakmısın?
Almayacak mısın yanına?
Beni bu kahrolası şehirde,
Bu lurtlar sofrasında,
Yapayanlız mı bırakacaksın?

Demek bu sessiz gemide,
Yolculuk sırası sende öyle mi?
Haydi git öyleyse, git.
Bütün umutlarımı,
Bu kahrolası şehrin topraklarına göm ve git.

Hani yazılmışsa alınyazımız,ne çare,
Bil ki teslimiyet gerektirir o an,
Haber bile verilmeden yare,
Azrailin ardı sıra,gitmek gerektirir o an..

WrAtBoY
02-10-2008, 06:48 AM
Demek Şimdi Gidiyorsun
demek şimdi gidiyorsun
yazdığım son şiir öyle yarim kalacak
demek simdi gidiyorsun
kuşlarımız acıkacak
saksılarımız artık sulanmayacak
demek öykümüzü böyle bir ruj lekesi gibi yapıştırıp aynanın sahtekar yüzüne
ve beni toz gibi dağıtıp merdivenin dibine atıp gidiyorsun
o zaman bir dakika durma hadi git....N

WrAtBoY
02-10-2008, 12:33 PM
Demektir
Deniz manzaralı evlerde
Maviyi göremiyorsan
Bir problem var demektir.
İki yüz metre karelik eve sığamıyorsan
Gönlün çok dar demektir...

Sana büyük sahra genişliğinde bir ev verip,
Önüne okyanusu çekseler yine mutsuz olursun,
Duvarları altın , tavanı yakut evlerin
Pencere kulpuna kusur bulursun...

WrAtBoY
02-10-2008, 12:33 PM
Demem Artık Yara Bana
Şaşırttırdın feleğimi
Gözün aydın ey sevgilim
Ne yaptım ki yüreğimi
Parçaladın dilim dilim

Sevda diye sevgi diye
Yara oldun yara bana
Yaram beni öldürsede
Demem artık yara bana

Ben bu derdin sancısını
Artık sensiz çekeceğim
Dünkü aşkın şarkısını
Dinledikçe içeceğim

Sevda diye sevgi diye
Yara oldun yara bana
Bu aşk beni oldürsede
Demem gel aşkıma yara

Acımadan aldın gittin
Beni benden nefes gibi
Görüyorsun işte bittim
Gülemeden herkes gibi

Sevda diye sevgi diye
Yara oldun yara bana
Yaram beni öldürsede
Demem gel yarama yara

WrAtBoY
02-10-2008, 12:33 PM
Demir Atmak Zamanı


Bastığım topraktan utanarak yürüdüm yollarında
Şehrimin bütün gizemli kapılarını sana açtım,
Hasretler çektim içime, sonra
Firakın gelip çöreklendi en senli yanıma bir gece,
Dağ olup üstüme üstüme yürüdü gidişin
Acılar görmüş yüreğimin takati bir tek hayalin
O da heyula, can kavgası, en acılı ölüm armağanı..

Yokluğunun en tenha yerinde
Kırmızı plakalı matemler birikir gözyaşlarımla,
Seyrine tutulduğum yeşil dalgalı özlem
Ve yürüdükçe en onmaz yerime özlemlerin gelip oturur,
Süt mavisi düşler yanaşırken içime
Karanlığa göz kırptım nedensizce!

Seni sözlerden, cananı cansızlardan öğrendim!
Ham umutları kovdum kapımdan pervasızca
Asra yeminler olsun ki
Lal arzularım olmadı sana dair,
Köhne ciltli ama yaldızlı yüreğimin sahibi
En cimri yanımdı seni şiire yazmam!

Senden mülhem şiirim, şuurum
İlmi kalemle tahsil ettim
Bengisu tadında bir dirhem mürekkepte buldum cinanın yolunu!
“Siyahnur”un rahmetin huzmesi oldu,
Gülistanlığımın şehremini!
Gittiğin “kün” emriyle gel,
Kalelerimizin içindeki devşirme subaylar
Keçe külahlıların esiri şimdi!

Vakit yaklaştı
Kutlu bir doğumun sancısını çeker insanlık
Artık güneşten bile daha aydınlık umutlarımız,
Yüzümüzde yusufî bir tebessüm
Gönlümüzde davudî sesli çağlayanlar fışkırır,
Demir almak değil
Artık demir atmak zamanı!

WrAtBoY
02-10-2008, 12:34 PM
Demirdir Gönlünün Kapısı

Yar gönül kapısını yapmış demirden,
Uğraşman nafile geçer ömürden,
Ya hayattan vaz geç, ya da o yardan,
Pas tutmuş kilidi de, yerinde bırak...

Ne sözüne inan onun , ne bakışına,
Bir kibrit çak anılarının her nakışına,
Aldanma sen onun ağlayışlarına,
Yarana tuz bas, acını derinde bırak...

O bir kumarbazmış, hem çok hilekar,
Oynadın kaybettin saysan ne çıkar,
Sevdası büyüdür de içini yakar,
Koy kendini yaksın, onu narında bırak...

O aşktan anlamaz, o sevmeyi bilmez,
Adı vefasız olsun, ondan yar olmaz,
Boş koy kalbin, bil ki onunla dolmaz,
Zor olsa da unut, onu günün birinde bırak...

WrAtBoY
02-10-2008, 12:34 PM
Demiştim Aslinda


Demiştim aslinda...
İnanmiyorum rahat uyuyacağina,
Çünkü biliyordum
Okudugum herbir şiir,
Gelip konacak yanaklarina
Islanan yanaklarin döndürecek seni
Bir o yana
Bir bu yana

Kalktiğinda bir kabus göreceksin
Çünkü, uyanmiş olacaksin.
........
Ben yaninda değilim artik
Öpücüklerim bitmiş olacak.

Binlerce şiir yazarim bu akşam
Haydi sen git!
Geri getirecek melekler seni
Kürdili hicazkar makamindan bir gazelle
Sen Zeybek kizina
Sen uykulu olacaksin Zeybek dillim.

Onlar seni taşiyip şiir kollariyla
Bana serpecekler
İşte, o zaman uyanirsan eğer,

Hayır!..

Uyanma!

Çünkü istemiyorum bir ayrilik daha...
Zaman, bitecek...
Uyandiğina ve ayrilacağimiza
Üzüleceğiz.

Üzülmek düşmesin bize sevgili...
Boğulsun denizler ortasinda
Dalgalara yem olsun
Kapişsinlar köpek baliklari
Biz onlari, seyrediyor olalim gökyüzünde.

Ve bu akşam, uykulu haline bakarak
Bir kitap yazabilirim
İçi şiir dolu
İçi seni uyandiran.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:34 PM
Denge
Gemi tayfalarınıda yolcularınıda zorla götürüyor
Kızıyor ukala denize anlamsızca
Ve batıyor zavallı gemi hırsından,
Yine de olmuyor; kimse ölmüyor neden ?
O mecburi kalabalık neden yaşıyor ?...

WrAtBoY
02-10-2008, 12:34 PM
Deniz


Derin bir okyanusdayım,
Sen o okyanusun bir denizisin.
İzin ver yanaşayım limanına,
İtme beni bu derin sulara.
Yelkenlerimi kırma rüzgarlarınla,
Çarpma bana deli dalgalarınla,
İtme beni bu karanlık sulara.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:34 PM
Deniz Feneri
Uzanmış koca burun açık denize doğru,
Lacivert ve gri gecenin değerinde.
Karanlıkla başlar bir dünya sevgisi,
Deniz feneri parlar,
Talihe aldırmadan kayalar üzerinde.

Bulutlar birleşir alaca düzlüklerde,
Çöker uzak limanlardan bir sis.
Bir sıkıntı başlar karanlığında kaderin,
Bildirir, yanınca yanınca,
Ömrün neresindesiniz, aşkın neresindesiniz?

Yüreğin mi daralıyor, yıldız ışığında,
Bırak anılar gitsin biraz daha geri.
Ruhu götürmeden vakit yürüyebilir,
Düşün nasıl durmuş sabırla yüzlerce yıl,
Hep bu benekte bu deniz feneri.

Bak deniz savaşlarına, yaşlı korsanlara,
Uçan dalgalara, uyuyan rüzgara bakmış,
Bir tek göz kadar kara ve mavi,
Enginle boş,
Kısmetsiz balıkçılara bakmış.

Saçlarında tuz kokan, ölü kokan bir serinlik,
Yüzünde bir fırtına tadı.
Durursun yorgun, umutsuz,
Birden bir daha yanıp söner, sevinçle titrersin,
Bir şey, belki de yaşaman uzadı.

Yaslıdır dulların ölçülmez özleminde,
Güçlüdür kocaman *******i taşır.
Delidir, konuşmaz, uyumaz,
Sonrasızlığın iyiliğini bekler, kötü günlerden,
Akıllıdır.

Sarhoş gemilerimiz sallanır sallanır,
Gömülmüş kasırgaların uykusuyla belli,
Kayalar mezarlara benzer enginlerden,
Duyulur sudan göğe kadar,
"Ölüsü kandilli."

Vakit yok olur, zamandan boşalır varlık,
Düşmez burçlardan haber.
Bir uğursuzlukla ağır ve yorgun,
Bütün insanlar bitti sanırsınız,
Deniz feneri gülümser.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:35 PM
Deniz Gibi
Biliyor musun?
Bir deniz gibisin bende.
Kalbimin en derinlerinde sakladığım,
Bir türlü çıkarıp bakmaya kıyamadığım.
Tıpkı gelinlik kızların sandıklarındaki çeyizleri gibi.
Bir an içimi dökmek istiyorum sana
Ruhumu yoldaş edip ruhuna ,
Yağmurlara inat,
Onları kıskandırırcasına ağlamak istiyorum.
Yeniden ve yeniden yaşıyorum sana aşık olduğum ilk anı.
Sen hala haylaz bir çocuksun,
Bense sana sevdalı.
Bİr rüzgar esiyor uzaklardan,
Yanağıma dokunan her meltemde ürperiyorum,
Sana bir adım daha yaklaşıyorum.
Hüznün sarıyor etrafımı hanımelleri gibi...
Ve ben bir kez daha söylüyorum şarkımızı;
Ne kadar acı olsan da sen ,
Ne kadar hüzünlü,
Bir o kadar mavisin,
Mavimsin...
Uçsuz bucaksız bir gök,
Ağlayan bir bulut,
Dedim ya sen bende bir deniz gibisin..

WrAtBoY
02-10-2008, 12:35 PM
Deniz Gözlüm
Ben ne fırtınalar gördüm,
Ne tufanlar atlattım,
Kaç kere Allahımla başbaşa kaldım,bilirmisin?

Biz kaç kere oynaştık,sarıldık,
Kaç kere seviştik bilirmisin?
Denizle kaç kere dans ettik martıların çığlığıyla
Köpükleriyle yıkandık kerelerce bilirmisin?

Senin denizindemi boğulmak....güldürme beni,
Ben her gözlerine baktığımda nefessiz kalıyorum bilirmisin?
Yaşayabilirmi insan nefessiz,ölüyorum gözlerinde,
Bir kere ölür insan,iki değil bilirmisin?

Denizi neden çok severim bilirmisin?
Deniz kızdımı,kucaklar,sarar insanı
Sarhoş eder seni dalgalar boyu,
Eğer çok severse benim gibi,
Kucaklar içine alır bedenimi.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:35 PM
Deniz Kızı
Deniz koktu sabaha kadar saçları dudakları
Yükselen göğsü deniz gibiydi
Yoksuldu biliyordum
Ama boynumda yoksulluk lafı etmezki ya
Kulağımın dibinde yavaş yavaş aşk türküleri söylendi
Neler görmüş neler öğrenmişti kim bilir
Denizde buğaz buğaza gecen hayat
Olta yapmak yem çıkarmak kayık temizlemek
Dikenli balıkları hatırlatır
Elleri ellerime deydi
O gece gördüm onu
Ne güzel doğarmış açık denize güneş
Onun saçları öğretti dalgayı
Çalkalandım durdum rüyalar içinde

WrAtBoY
02-10-2008, 12:35 PM
Deniz Kızı


O gün sahilde gördüm seni,
Pamuk ellerinle,karıştırıyordun masmavi denizi,
Sen bir hırsızsın,beni benden çaldın,
Ufkumun derinliklerinde,
parlayan yıldız oldu,masmavi gözlerin,
Simsiyah saçların,sanki kanım dolaşıyor damarlarımda,
Vurdu aşkın,sanki yemledi denizdeki balığa,
Esirlik kıştan,bahara mıhlanmış oldu beden,
Okyanuslara haykıracağım seni,
Mavi denizin alabora olamaz yelkenin,
Gözlerin mavi sonsuzlukta,
Bilmediğin sevda,rengarenk bir baharda,
Gökten inmiş bir yıldız gibi,düştün sineme,
Buruk bir sevda yüklendi,zavallı yüreğime,
Bir açılsa ağız yaprağım,
dökülecek yüzlerce buse,
Gün batımı rüzgarı şahlandırıyor,bellerine uzanan saçlarını,
Deniz dibindeki incileri kıskandırıyor,bembeyaz dişlerin,
Bir bebek şirinliği gibi pamuk gibi yüzün,
Tıpkı kızgın güneşte,içmeye kıyamadığım,
bir yudum su gibi,al al dudakların,
Hilali tarif eden sırma kaşların,
Böyle çiçek görmedi arı olalı bu arı,
Bir anda çıkışın rıhtımda karşıma,
Başıma giydirdin,simsiyah tacı,
Tüm hücrelerim seni görüşümle hayat buldu,
Kara sevdanın iz düşümleri,kaplamışlığını bilmeden,
Bir anda yanıp sönen kibrit gibi,
İmanımı gevretircesine,kalbimi hançerleyip,
Kalabalığın arasından kaybolup,
Yüzüme bakmadan ıraklaşıp gitti,
Adını bile bilmeden,
Çorak kalan yüreğimin adını koydu deniz kızı.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:35 PM
Deniz Kızı
Deniz kızıydın sen
Bense bozkır çocuğu
Eridi palandökenin karları
Ve ısındı senin denizinin suları

Ama tüm gizemin ve hasretinle
Yoksun ve tamamen kayboldun
Sen bir deniz kızısın
Kırılgan, kibar gizemli

Ben bir bozkır çocuğuyum
Asi özgür deli dolu
Emeğim ekmeğimdir
Sertliğim yufka yüreğimdendir

Sen çıkarır kürkünü uzanır sahile
Ay banyosu yapar gökyüzünü izlersin
Ben çıkarır parkamı yastık yapar
Çıplak gökyüzündeki yıldızları izlerim

Deniz kızısın sen
Alışık değilsin kışa ve ayaza
Bozkır çocuğuyum ben
Deniz korkutur beni

Bozkır çocuğuyum ben
Deli dolu, özgür ve gururlu
Zor severim, sevdim mi gözüm kararır
Bozkır çocuğuyum ben
Sen deniz kızı

Dalgalarla oynayan, yakamozlarla oynaşan
Deniz kızısın sen, teni tuzlu su kokan
Dalgalar kadar hırçın, fırtınalar kadar çalkantılı
Yakamozlar kadar güzel, deniz fenerleri kadar ışıltılı
Delice sevmiştim seni deniz kızı

Dağlar kadar, yaylalar kadar, soğuk pınar suları kadar
Sarı başaklar, soğuk sular üzerine yemin olsun
Delice sevmiştim seni
Deniz kızı

Bana sevmeyi sen öğrettin
Sevmeyi senden öğrendim
Tam sana sevgimi söyleyecektim
Dalıp gittin engillere deniz kızı

Ben bozkır çocuğuyum
Doğuştan çileli
Teni yanık ve biraz deli
Kendimi aşmış sevmiştim seni
Neden bırakıp gittin deniz kızı beni

Sen ki delice dalgalanır, dururdun
Sen ki göğsümde durulurdun
Sen bana pranga vururdun
Yürekten yaraladın gittin deniz kızı

Hani sevmiştin sen de beni
Hani beraber izleyecektik palandökeni?
Denizler daha mı güzel geldi?
Neden bırakıp gittin deniz kızı

Sen sevebildiysen dağları, karı
Ben sevebilirdim denizi, dalgayı
Ellerin ellerimdeyken izleyebilirdik yakamozları
Neden terk edip gittin deniz kızı

Bak hasretin işledi bağrıma
Artık güneş etki etmiyor tenime
Sazım, sözüm eşlik ediyor hasretime
Nerelere gittin deniz kızı

Ben de artık sevmeyi öğrendim
Adını palandökene bile ezberlettin
Bak şehir sevdiğin gibi beyazlandı
Tek eksiğim kaldı nerdesin deniz kızı?

Ben bozkır çocuğuyum
Sen deniz kızı
Adını türkülerle anıyorum
Her türküde palandökene adını haykırıyorum
Ve seni hala seviyorum
Nerdesin deniz kızı...

WrAtBoY
02-10-2008, 12:36 PM
Deniz Kızıldı Bu Sonbaharda
Alı al yosun
Moru mor gökyüzü
Esir kırmızısı denizin ortasında
Ve bir sonbahar akşamında yazdım bu şiiri
Gözümün yaşı,
Ömrümün yarısıyla...

Yaşadıklarımın değeri yok
Yaşayamadıklarıma yanarım ben
*******im söner, özlemlerim kalır
Ferim gider, gözyaşım kalır
Ömrüm biter, kızıl sevdalarım kalır bu kağıtta
Karanfili koklarsın
Rüzgarın ıslığını duyarsın
Ağlarsın hani,
Dünya dursa umurun da değildir
Sebepli sebepsiz döktüğün tek damlanın yanında
Ben, o tek damlanın peşindeyim
Bu sonbahar akşamı

Alı al yosun
Moru mor gökyüzü
Esir kırmızısı denizin ortasında
Ve bir sonbahar akşamında yazdım bu şiiri
Gözümün yaşı,
Ömrümün yarısıyla...

WrAtBoY
02-10-2008, 12:36 PM
Deniz mi, Sevda mı, Dalga mı?
Severdim,
Sahili arşınlamayı ve
Çıplak ayaklarımın,
Kumlarla dansını...
Severdim,
Dalgaların sesiyle,
Bitmez söyleşilerimi...

Oysa şimdi
Sessizlik,
Dingin yapacakken ruhumu
Nedense yıkıyor
Sevda umudumu...

Neden;
Kumla deniz,
Ya da,
Balıkla yosun olamadık...

Neydi çözülemeyen
Denklem?
Deniz mi, Sevda mı, Dalga mı!!!

WrAtBoY
02-10-2008, 12:36 PM
Deniz Yıldızı
Eğer birgün yüreğinin kıyısında
küçük bir deniz yıldızına rastlarsan,
görmeden geçme sakın.
Gönder onu mavi sulara,
ancak öyle ulaşabilir,
deniz fenerindeki ışığa...

WrAtBoY
02-10-2008, 12:36 PM
Deniz Yolu


Rüyamda görsem uyanmak istemem,
yanımda olsan bırakmak istemem,
dudağımda olsan konuşmak istemem,
kalbimdesin,gitmek istesen sevmekten vazgeçmem.

Açtım sana aşk dolu kucağımı,
verdim sana tüm duygularımı,
uunutma canım şu canımı,
hazırdır vermeye hayatımı!

Seni sevmenin ucunda ölüm olsada,
hayatımın her anı deniz olsada
canım seni istediğinde yanımda olamasanda,
hiçbir şey beni döndüremez deniz yolundan.

Bu yol sevgi dolu,bu yol aşk dolu
bu yol hasret dolu,bu yol özlem dolu
her yolun sonu olduğuna gibi
bu yolunda sonu mutluluk dolu!

WrAtBoY
02-10-2008, 12:37 PM
Denize Aşk
denizin ufku gibi aşk
hem çeker insanı hasretine
hem denize korkar insan
kara çeker hayata
kurtarıp tekrar yaşatmaya
cesaret değil verdiği, ümit değil
umutsuzluk sadece,
devam etmeye, sürüklenmeye...

bunu fırsat sanar insan
başlar hayatını değiştirmeye

tam vazgeçmişken hayattan
umudu yitirmişken yaşamaktan
kendisidir derler insanı kurtaran
tam denize boğulurken
üvey hayatından gerçek aşkına
doyamadan, ıslanamadan...
çekilir geri alin yazısından
kendi yalnızlığına
ıssız, sonsuz bir yola...

WrAtBoY
02-10-2008, 12:37 PM
Denize Kıyısı Olan Şehrin İnsanına
Başka bir zamanda yaşamak istiyorum
Beni taşımanı,yani her şeyimle
Başka zamanlara başka yerlere
Hiç sormadan, usanmadan..
Geldiğin şehir olmak..
Adım attığın sokaklar olmak istiyorum
Biliyorum ki sen sadece oraya aitsin.
Hazar denizine kıyısı olan
Şehrin insanısın
Yani efsanenin tam ortasındasın
İstemekle olmak bi yana
Yaşamımın ve yazmamın tam ortası
Yani bir tanem.. canım kızım
Sana yakışacak bir sevda
Var gelip de almak istersen
Ya da almayacaksan hüznüm
Sen anlayışlısındır.
Bilirsin yaşanmışlıkları
Ya da sezersin hayal kırıklığımı
Bu kara atmosferi
Hazar denizine kıyısı olan şehrin insanı
Ya da öyle sandığım insan
Sana bırakabileceğim
Yüreğim, bakışım, sevmelerim, gülüşüm,
Kalmayabilir
Her zaman düşüncemdesin
Kıymetini bil!!
Bütün güzel günler adına...

WrAtBoY
02-10-2008, 12:37 PM
Denizgözlüm


Deniz gözlüm yine yalnızım,sensiz
yürüyorum aydınlığı olmayan yollarda,
ne gecem aydınlık,ne gündüzüm.
Yalnızım, yapayalnız denizgözlüm,
ne oldu da çekip gidiverdin,
verdiğin sözleri tutmadan.
Hani *******imin yıldızı,
gündüzlerimin güneşi olacaktın denizgözlüm.
Ya sen.
Bir gece allahaısmarladık demeden,
ayrılıp gittin ardına bakmadan.
Görmeden beni,
sonsuzluğa duyduğun özlemle,
kara toprağın koynuna sokuluverdin denizgözlüm.
Özledim evet seni çok özledim aşkım
özlemle geldiğimde yanına dalıp giderken gözlerim
ben hep üzerindeki toprağı yarıp da
yanına uzanasım geliyor,
be can aşkım, denizgözlüm.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:37 PM
[B]Deniz'i Özledim


Bazı yaşanılanlar sonra kıymete biniyor,
Gittikten,uzaklaştıktan sonra...
Duyguların mantığına sonra hükmediyor,
Geçtikten rüzgar gibi...
Denizi özledim...sevgi bittikten sonra..

WrAtBoY
02-10-2008, 12:37 PM
Denizin Delisi
Unutmak mı, delisin,
Gitmesem de bekler orada deniz.
Gelirsem bilmelisin
Benim beklememdir burada deniz.
Gitmek gibi geleceğim
Denizin delisine.
Delinin denizi gibi,
O ne kadar giderse

WrAtBoY
02-10-2008, 12:38 PM
Denizin Kentini Yaktım
Denizin kentini yaktım
Vızıldayıp duran kafamın ortasında
Denizin kentini yaktım
Hurma şırıltılarıyla

Denizin kentini yaktım
Beni çocukluğumdan koparan
Denizin kentini yaktım
Bir kent kadın kabuklarından

Denizin kentini yaktım
Miras kalmış bir alevle
Denizin kentini yaktım
Veli ağaçlarla kalbi atan mermerle

Tanrıyı anarak kalbi atan
Cami sütunları boğdu
Sararmış gözyaşlarıyla
Kararmış denizin kentini

İstanbul ey sevgili şehir
Dön dön karadan gelen sesime
Son veren zaman yatırında
Denizden getirilen biçimine

WrAtBoY
02-10-2008, 12:38 PM
Denizin Kıyısında


Oturup ağladım,yalnız başıma sensiz,
ne sesini duydum,ne ellerin uzandı ellerime
yürüdüm yenikapı sahillerinde duymadı deniz,
ne dalgalar vurdu kıyıya,ne su sıçrattı üzerime.

Seni gördüm denizin bittiği yerde sen görmedin
oturuyorken deniz kıyısında,öylece üzgün.
Eskilerden kalma bir sancıydı kalbimde sevgin
denizin kıyısında bir karaltıyım,sadece bugün.

Beynimde uğuldadı,gazinolardan yükselen şarkılar
herkes gülüyordu benden gayri,kahkahalarla
beni anlatıyordu sanki bütün mısralar
ışıkların içinde ben başbaşaydım karanlıkla.

Haykırdım dalgalara,dedim:alın beni artık
çekildiler geriye geriye,dedim nereye bensiz.
Dediler kıyamayız,böylesi sevgiye;yazık
sevgiler yaşamalıdır kalsa da karşılıksız.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:38 PM
Denizin Üstünde
Yürümek isterdim hep,
Caddelerde, sokaklarda,
En çok da denizin üstünde...
Sevgilimle el ele, kırlarda,
Çayırlarda, sahillerde,
En çok da denizin üstünde...
Elimde pamuk şekeri,
Bacağımda kısa pantolon,
Hiç büyümeyecekmişim gibi.
Yürümek isterdim hep,
En çok da denizin üstünde...
Çocuktum önceden, anlamazdım,
Şimdi büyüdüm, anlıyorum,
Yürümek istiyorum ben,
Sahillerde, kırlarda,
En çok da denizin üstünde...
Tadını çıkara çıkara,
Yüksek binaların arasında,
“Girilmez” yazan tabelaların ardında,
Çocukken yürüyemediğim yerlerde,
Suç işleyip, polisten kaça kaça,
Yürümek istiyorum ben,
En çok da denizin üstünde...

WrAtBoY
02-10-2008, 12:38 PM
Denizle


Sahilde dalgaların eşliğinde,
Yürüyorum dolunaylı gecede
Eskiden buluştuğumuz yere.
denizin dansı ne güzel oluyor ay ile
raks eden yakamozların eşliğinde.
bir sağa bir sola,iki ileri bir geri
derken..bir balık zıplıyor yakamozların ortasına
bende mi balık olsam diyorum kendime.
Karanlıkta bulduğum her ışığa atlasam
Açlığımı unutmak için sabaha kadar.

Sessiz bir çabadır bu.
Denizin anladığı,balığın ise hergün yaşadığı.
Kalkıyorum kayanın üzerinden.
Gidiyorum sevinçle,
yarin gece tekrar buluşmak için denizle

WrAtBoY
02-10-2008, 12:39 PM
Denklem
Adına hayat dediğimiz bu denklem,
Doğum,yaşam ve ölümden ibaret bir üçgen,
Doğum ve ölüm kader,
Yaşamsa;
Doğum ve ölüm arasında,
An gibi,kısa bir zaman.

Sağlaması ise,
Doğum; Boynumuzda bir urgan,
Yaşam; Altımızda tek ayaklı bir iskemle,
Ve ölüm kapıda,
Sinsice beklemekte...

WrAtBoY
02-10-2008, 12:39 PM
Deprem
Kim bilir ne soğuktur orası.
Gecenin uğultusu kulaklarındadır çivi gibi.
Bir yanım yalım bir yanım gözyaşı
Karanlık gözlerime dolanmış halka halka
Sesimi duyan var mı ?

Uğultu nereden geldi ,yıkım nereden.
Toprak nerede ,su nerede?
Susun biri nefes alıyor.
Susun.susun
Sesimi duyan var mı?

Azap mohikanlar gibi ateş yakmış dans ediyor.
Güneş ,ay nereden doğacak gökyüzü nerede
Kim çaldı yıldızları.
Hep karanlık mı kalacak Anadolu.
İniltileri ,hıçkırıkları ,şaşkınlığımı kim çaldı.

Ölümün altında ezilirken bedenim ,
kulağında küpe ,saçında örgü
yüreğinde sevgi gönlünde emek,
gözlerinde kalbi olan insan
el ver ölümlerdeyim.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:39 PM
Deprem Gerçeği


Mâlumunuz üzre
Türkiye bir deprem ülkesi
On binlerce canımızı
Kaybettik bu depremlerde
Yıllar yılı boyunca
Fay hattı kırıkları
Sardı ülkemizin her yanını
Boylu boyunca
Bu kadar can ve mal
Kayıplarının tüm faturası
Kesildi yıkılan binalara
İnsanı deprem değil
Bina öldürürmüş
Ne suçu var ki
Zavallı binanın
Mütâhit çimentodan
Demirden çaldıysa
Kalitesiz malzeme
Kullandıysa ve binayı
İnşâ ettiyse çürük zemine
Bunda binanın kabahati ne
İnsanı ne deprem öldürür
Ne de bina
İnsanı insan öldürür
Öldüremese bile süründürür.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:39 PM
Deprem-1
Neleri getirmişti bu deprem bize
Ve o akşam yine neleri götürmüştü.
Hiç kolay değildi ağlamamak
Bir tarih yazılıyordu kanlı kalemle
İbretmi yoksa doğaüstümüydü?
Ama unutulmayacak bir şey vardıki
Giden kırkbin ölüydü.
Sabır dedik neydiki bu sabır!
Yeni bir felaketin haberimi?

Evet.
Bu felaketler bu ihmaller oldukça
Bizde ise bu vurdumduymazlık oldukça
Hesabı yok vereceklerimizin
Hesabı yok sabırlarımızın.

Hayır
Her an heryerde,kadere
Teslim olmayacağımızın
Kenetleneceğimizin tâ kendisi.
Yerküreye Bir felaket daha gelirse
Biliyorum bu kıyamet olacaktır.
Böyle bir felaketi yerküre
Bir daha yaşamayacaktır.
Bir daha yaşamayacaktır.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:40 PM
Deprem-2
Topraklar şahlanmış felâketi anlatıyordu.
Gitti onbinlerce insanoğlu,
Gitti ummanlarca Anadolu
Ve semalar feryatla doluydu.

Neleri getirmişti bu deprem bize,
Hangi ibreti vurmuştu yüreğimize
Yapılan her binanın kirişinde
Yatan zayıf müslümanlığımızı mı?
Yoksa güldüğümüzü mü ağlanacak halimize.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:40 PM
Depremimsin




Sen benim şiddetli depremimsin,
Eğer ki bir gün olurda
Ellerine uzanan ellerim boşlukta öylece kalırsa,
Gözlerin
Gözlerine yönelmiş gözlerimden hep kaçarsa,
Kırk yılda bir bana uğrayan bakışın onda da
Böyle zehir saçarsa,
Kalen içinde beni hiçbir gün olsun barındırmayacaksa,
Bütün bunlara dayanamaz bu zavallı bina.
Sıvalarım dökülür,
Duvarlarım çatlar,
Kolonlar üzerime üzerime hep üzerime düşer.
Sen benim şiddetli depremimsin,
Hem seni çok severim,
Hem sana uykuda yakalanmaya çekinirim.
Depremimsin neyleyeyim?

WrAtBoY
02-10-2008, 12:40 PM
Depresyonda Aşk
Sınırlar aşıyorsam dört duvar arasında,
Sen yokken esareti yaşadığım içindir.

Ellerimle kazıyorsam kendi mezarımı,
Sen yoksan mekanım olacağı içindir.

Laleler yetiştiriyorsam hayal bahçelerimde,
Herbir Lale'yi sana benzettiğim içindir.

Dalgalı, tuzlu denizler ortasında yakamoz ağlıyorsam,
Gece karanlığında, bir başıma...

Aşık etmek için değil seni,
Bilakis aşık olduğum içindir...

WrAtBoY
02-10-2008, 12:40 PM
Der misin?

Vurmuşken mızrabını tam bam telime
sarılmışken sendeki ilhamın perilerine
yine de şiir yazıyorum sana kalemimle
son defa sağ ol der misin?

İp nereden incelmişse oradan kopsun
sonum ne olacaksa aman çabuk olsun
can bıktı Azrail gelsin artık son olsun
son defa var ol der misin?

Dost aramaktayım artık şiir mısralarından
aman tükendim insana yaranma telaşından
kimi eleştirsem düşman oldu en başından
son defa boş ver insanlara der misin?

Yok artık şiir yazamıyorum tükendi hayallerim
kaç kandil söndü benimle görsen bitti dizilerim
umutlarımı takas ettim çocuk kaldı hücrelerim
son defa biraz olgunlaş der misin?

WrAtBoY
02-10-2008, 12:40 PM
Derdi Haktır Sufinin
Kanaat et rızkına gönlünü çek dünyadan
Dos olma düşman olma ortayı bul dünyadan
Aşık olma dinin alır bedeliyle dünyadan
Dili hali bir olur bakışları gül olur sufinin

Öfke hiddet kin ve nefret benliğinde yok olur
Büyüklenme yakılır tövbe ile kalbi safi pak olur
Benlik gider gözyaşıyla kalp yıkanır atışları hak olur
Özleriyle sözleriyle yüzü benzer sahabeye sufinin

Mürşidine bağlı kalan mürid muradına ermiştir
Farza titiz edep erkan hatmesine girmiştir
Sabır zikir şükür ihsanının idrakine varmıştır
Dili zikir gönlü şükür hedefinde vuslat vardır sufinin

İlim amel ihlas edep ufuklarında ilahi nur
Lailaheillallah kalblerinde üfül üfül dür huzur
Müjde Ömer Seyda geldi ol tövbeye pür hazır
Ne cehennem korkusu ne cennet sevgisi derdi haktır sufinin

WrAtBoY
02-10-2008, 12:40 PM
Derdim Başka
Sanma ki derdim güneşten ötürü;
Ne çıkar bahar geldiyse?
Bademler çiçek açtıysa?
Ucunda ölüm yok ya.
Hoş, olsa da korkacakmıyım zaten.
Güneşle gelecek ölümden?
Ben ki her nisan bir yaş daha genç,
Her bahar biraz daha aşığım;
Korkarmıyım?
Ah, dostum derdim başka...

WrAtBoY
02-10-2008, 12:41 PM
Derdim Seninle
Gökteki yıldızlara benzetip seni
Bakıp bakıp duruyorum *******i
Düşünürken seni ağlar gözlerim
Avutulmaz bir acı bu benim kaderim

Yalan, gerçek bilmiyorum, aşığım
Galiba unuttum ne oldu telaşım
Şimdi uzaktayım aklım sende
Ne yapsam bilmiyordum derdim seninle

WrAtBoY
02-10-2008, 12:41 PM
Derdimi Anlatsam
Gök yüzüne uçmak istiyorum bir sonsuza
Varmak istiyorum fezaya aya yıldıza
Merküre venüse jübütere uranusa
Derdimi anlatsam onlara aceba ne derler

Yüksek tepelerde sıra dağlarda olsam
Issız çöllere doğru yalnızca yol alsam
Denizlerde balıklarla dalgalara kapılsam
Derdimi anlatsam onlara aceba ne derler

Yer yüzünder koca koca ağaçlar olsam
Rüzğar olup yapraklarını savursam
Zengin olup fakirleri yetimleri doyursam
Derdimi anlatsam onlara aceba ne derler

Kar olsam güneş vursa eriyip buhar olsam
Ve yağmur olup derelerden ırmaklara dolsam
Sonra sıcak sevgiler olup kalplere varsam
Derdimi anlatsam onlara aceba ne derler

WrAtBoY
02-10-2008, 12:41 PM
Derdin Adını Sevda Koyduk


Derdin adını sevda koyduk değilmiş meğer
Giyip mintanı attık ceketi omuza
Birde yakıp en hasından cıgara
Derdin adını sevda koyduk değilmiş meğer

Bir miladı olmadı ömrümüzün
Ve devası olmadı derdimizin
Yıllar geçip giderdken birer birer
Derdin adını sevda koyduk değilmiş meğer

Mahmur gözlerle baktık hayata
Yaşarken merhum yazmışlar künyemize
Tebessüme ağlatan bu musibet
Hükmederken bütün bedenimize
Derdin adını sevda koyduk değilmiş meğer.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:41 PM
Derim Ama


Özde Türklük sözde Türkçe,
Derim ama kimse duymaz.
Dilin süsü güzel Türkçe,
Derim ama kimse duymaz.

Türkoğlu Türk sahip üne,
Köprü kurduk dünden güne,
Vatan için Türkçe yine,
Derim ama kimse duymaz.

Dil milletin aynasıdır,
En bulunmaz sevdasıdır,
Bulan için dünyasıdır,
Derim ama kimse duymaz.

Yarın için hep el ele,
Miras kalan kültür ile,
Savaş değil barış dile,
Derim ama kimse duymaz.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:53 PM
Derince İstasyonu
Derince İstasyonu'nun derinlerinde
Deşiyorum derince dertlerimi
Geçiyorum bir kalemde bu alemi
Ne umdum hayattan, neler buldum
Derince İstasyonu'nun derinlerinde
Dertlerimin içinde kayboldum
Üşüyorum bir ulu çınar gölgesinde
Rüzgar içimde son dalı kırıyor
Derince İstasyonu'nun derinlerinde
Derinden bir ses isyanımı haykırıyor
Taşıyorum içimde kalan son umudu
Cam bir fanus içinde ölgün
Derince İstasyonu'nun derinlerinde
Bulursun belki beni öldüğüm gün

WrAtBoY
02-10-2008, 12:53 PM
Derinlerde
Ne zaman tutsam ellerini
Gözlerimin önünden mevsimler geçer
Ne zaman gözlerin gözlerime değse
Samanyolundan bir yıldız düşer

Yaşanmış, yaşanacak zamanlar içinde
En güzeli akşam saatleri, buluştuğumuz
Gözgöze, iki büyük yangın gibi
O yanıp yanıp tutuştuğumuz

Başdöndüren o sonsuz heyecan
Çıldırtan arzular kesen nefesi
En güzel bütün korkuların
Bu ateşte bir bir erimesi

Son değil o başlangıç yaklaşan
Tenin bir yerde aşka hazırlığı
Bir buğu halinde geçen zaman
Ve gözlerde sabahın ilk aydınlığı

Yıllarla büyütmek her dakikayı
İnmek seninle derinlerine aşkın
Öpülen bütün nimetler içinde
En güzeli senin dudakların

WrAtBoY
02-10-2008, 12:53 PM
Derman
Sevdaya tutulduğum o gün inan
Ağlıyordu yalnız yağmur taneleri
Seni hatırladığım yalnız bir tek o gün
Gecemi gündüze döndürdün bil ki

Görmese kararan gözlerim seni
Sevdaya tutulup yanardım her an
Yıllarım kaybolup gelmese geri
Sevmeye muhtaçtım ben seni inan

Solsada gülümün en son yaprağı
Sevdanı gönlüme vermezsin bile
Ve sen yaşarsın yine çektirip acı
Kuruyan gözlerim dönse çeşmeye

Aşk ile tutuşup yansaydın inan
Sevgimi gönlünden atmazdın belki
Kavrulup ateşte kül oldum inan
Sana dost olmamı anlamadın ki

Dert ile yoğrulup kalsan da yalnız
Bendeki sevgiyi anlamazsın ki
Sevdana tutuldum yüreğim sensiz
Kan ağlıyor içim derman olman ki

WrAtBoY
02-10-2008, 12:54 PM
Dert


Anne nedir? Benim bu halim,
Nedir? Bu gidişim,
Bak! Anne, bu yaşta ne hale düştüm,
Genç yaşımda saçlarımı ağartılar,
Dertsiz başıma dertler çoğalttılar,
Ben ne kadar istesem de bırakmayı,
Dertler beni yakaladı.
Dertler ruhumu sardı bırakmadı.
Dertsiz bir günüm kalmadı.
Yaşayacağım günüm benim için bir,
Ölüm!...
İşte budur oğlu'nun hali.
Anne! Yaşadığı her günü Ölüm!

WrAtBoY
02-10-2008, 12:54 PM
Dert
Derdimi söylesem bir ulu taşa,
Taşıyamaz, taş ikiye yarılır.
Yansın diye derdi atsam ataşa,
Sitem eder, kader bana darılır.

Gurbet ellerinde çile çektim ben;
Nasıl aşık oldum, bilir misin sen?
Derdi öğrenince seven-sevmeyen,
Sabret diye kollarıma sarılır.

Rüyalara yatar, hayal kururum,
Başımı en büyük taşa vururum.
Pervane olurum, döner dururum,
Sorarım, menzile nasıl varılır ?

Kul Bahri, dünyada düşmeyin dara.
Boşuna sokakta atmayın nara.
İyiyi, doğruyu, güzeli ara;
Tüm yaralar dost eliyle sarılır.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:54 PM
Dert Hırkası
Ağlayıp dururum, o günden beri
Gündüzler bir yana tüm *******i
Seni görmek için özlemle geri
Keşke gelmeseydim, gelemeseydim

Hani söz vermiştik, birbirimize
Yuva kuracaktık, sözde biz bize
Sadık kalmamanı, yeminimize
Keşke görmeseydim,göremeseydim

Yağıp kaplasaydı kar yollarımı
Sulara verseydim anılarımı
Bir gün değil, sana tüm yıllarımı
Keşke vermeseydim,veremeseydim

Ben garip çekerken ucuz aşkını
Nasılda bulmuşsun bir başkasını
Sana inanıpta dert hırkasını
Keşke giymeseydim, giyemeseydim

WrAtBoY
02-10-2008, 12:54 PM
Dertli Pınar
Bir garip sesin var çözemedim sırrını,
Sanki bir destanla coşuyorsun.
Anlasam belki çekemem kahrını,
Öyle dertli dertli nereye koşuyorsun.

Zamanı anlatıyor akan suların,
Sanki dönüşü yok bu zamanın,
Elden düşmeyen bir kitap gibi,
Belki de ölümsüzlüktür amacın.

Çağladıkça beni düşündürüyorsun,
Bende bir garibim biliyorsun,
Öyle dertli ağlama ey pınar,
Her an derdime dert katıyorsun.

Yağmurdan farkın yok şu sineme,
Herşey ecel olurken bu gönlüme,
Yağmur üzerime düşer sen gönlüme,
Bırak akma artık dertli pınar.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:55 PM
Dertli Sevgim


Dertlere cilelere bin son verilsin
Yuregim yanmasin gozlerim durulsun
Yanan yuregime bir damla su serpilsin
Bitsin artik cileler bulanik sular durulsun

Hayatin zincirleriyle bagli olan ellerim
ªu son nefesimde bayri cozulsun
Bagrimda yanan ateªe yuregimde kanayan yaraya
Senin ellerinden bir merhem surulsun

Yeter artik cektigim dertler yeter
Ben seni sevdiysem
Seni sen oldugun icin sevdim
Yuregim de kanayan yarariyi dindirirsin diye
Beni sevgen magrum eylemessin diye sevdim

WrAtBoY
02-10-2008, 12:55 PM
Dertliyim Dostlar
efkar doluyor her gece ciğerlerime
nefessiz kalıyorum dertlerin içinde
sönüyorum senin yarım kalan sevginle
Dertliyim dostlarım dertli

ağlıyorum tan yeri ağarana kadar
yüreğimi dertlerin karanlığı sarar
sigaram buram buram acıları yakar
Dertliyim dostlarım dertli

nasır tutmuş çakmağı çakan ellerimi
içimdeki aşk değil tasaların seli
özledim hayata sensiz gülümsemeyi
Dertliyim dostlarım dertli

bana bıraktığın sadece üç beş satır
sevdamız bu döngüye ve hayata kısır
üzgün şarkılar bana seni hatırlatır
Dertliyim dostlarım dertli

WrAtBoY
02-10-2008, 12:55 PM
Derviş Türküsü
Şimdi adım yok mezartaşımda
rüzgar savurdu harflerimi
utandımda gelen geçenden
toprakla kapladım bedenimi.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:55 PM
Deryam
Ah yarim diye diye
vay başım bile bile
yalan sevdalar gide gele
beni mi bulur?
Dönemem geriye,sevemem bir daha
en son sevdiğimdin Deryam bunu da unutma!
Özlemimsin, dayanılmaz hasretimsin
Özelsin dön desem de dönmezsin.
*******i ay olur izlerim seni,
kuşlardan alırım haberini
bilirim sen de özlersin benim gibi.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:55 PM
Deryam Bi Ateş Gönlümde


D illere düşmüşüm dikenli yürekler kanatmış ruhumu
E llerimde sevdam pusulam geliyorum O'na doğru
R üzgarda kokusu içime doluyor her solukta Gülümün
Y anında olsam amade emrine her günü ömrümün
A ma kader aşka düşenleri karşılar çile buketleriyle
M ahrum eder beni de avunurum ceylanımın hayaliyle
B ir gurbet dar gelir bin diyara duyurur beni hasretin
İ smini anmaktan harap yorgun kanar dudaklarım
A llah'ın verdiği en büyük nimet senin beni yakan ateşin
T esellisi yar sende hem zehirimsin hem de dermanım
E fkarlanır güneş gözlerinin buğusu perdeledikçe zihnimi
Ş avkın vurur geceme ay çekemez senin güzelliğini
G iden ben değilim sadece beden gizli canım cananda
O da yaşıyorsa mutlu ben divane de onun kulu
N e var ki vuslat beklenilen ******* uzun sarılmadıkça
L eyla bile kıskanır çekemez seni ey güzel ahu
Ü zülme bebeğim tasalanma geçmiş aşkların hicranından
M adem sevmişim bırakamam seni bu dünyada kavuşmadan
D önsün alem dönsün diller sen benimsin her akşam
E lbet eğer gidersem ben ölmüşüm ayrılığın ardından.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:56 PM
Desparesido ( Kayıplar )
Ah o doyasıya yaşayamadığım ''yıkık duvarlar'' ardındaki güzelliğim
sakallarımda bembeyaz aklar olarak yaşayan tertemiz sevda masallarım benim
sakallarımda çocukluğum yüreğim hep bir çocuk yüreğimde hep bir çocuk
hep çocuğum hep çocuğum hep çocuk
önümü görmek için hep arkama döndüm ben
yüreğimde hep düşler ve aşklarla
ayrıntıların yataklarından hayata yalınayak yürüdüm
acılar ve hüzünler birer ölümdü bedelini ödedim

insanlar sevmesinler insanlar sevmesinler
sevdikçe öldürüyorlar insanlar sevmesinler
bilmeye görmeye duymaya çalıştıkça öldürüyorlar

keşke sakallarımda saklamasam
keşke gözyaşlarım esmer tenimde üşümese
keşke geri gelse
o ''kül rengi yıkık duvarlar'' ardındaki o tertemiz sevda masallarım
bir şiirin nasıl yazıldığını öğrenemedi bile çocuk ömrüm
''bir mendil'' değil, bir gül, bir çocuğun yüreği niye hep kanar

akşamları kirpiklerime ölüm ağır ağır gölgesini düşürür
ay buluta boğulur, gece saçlarıma yaslar suskunluğunu, gözyaşlarım üşür
nereye dokunsam keder, nereye yürüsem yalnızlık
kimlikler düzmece, eğlenceler arabesk, mutluluklar yalancı
sevinçler sahte, gülüşler içtenliksiz, ilişkiler inceliksiz
silik kimliklere her şey eksik, her şey yarım ve üstelik yanlış yazılmıştır
yoksa neden her gece yıldızlar kanayarak kaysın ki
yoksa neden her sevişme sonrasında ağlasınlar ki

kentlerin kalabalıklaştıkça tenhalaşan sokaklarında usulca kanarken düşlerim
bir ürpertiydi suratıma iğreti yapışan buruk gülüşlerim
her geçen gün ******ları daha çok seviyorum
onların da düşleri kanatılırken gülüşleri ağlatılmış
ömürleri ipotek altında, duyguları haczedilmiş
bir uçurum yalnızlığında tertemiz gülüşleri

dereler ırmaklara
ırmaklar denizlere
denizler okyanuslara....
oysa biz çoğul yalnızlıklara aktık
bir uçurum yalnızlığında gülüşler
y en la hora de nuestra muerte*

bir gül dikenini içine büyütmez
ama ben büyüttüm usulca kanayarak
''bir mendil değil'', bir gül, bir çocuğun yüreği niye hep kanar?

WrAtBoY
02-10-2008, 12:56 PM
Destan
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!
Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:
Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden,
Çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden,
Çekiyor tebeşirle yekun hattını afet;
Alevler içinde ev, üst katında ziyafet!
Durum diye bir laf var, buyurunuz size durum;
Bu toprak çirkef oldu, bu gökyüzü bodrum!
Bir şey koptu benden, şey, Herşeyi tutan bir şey.
Benim adım bay Necip, babamın ki Fazıl bey,
Utanırdı burnunu göstermekten sütninem,
Kızımın gösterdiği, kefen bezine mahrem.
Ey tepetaklak ehram, başı üstünde bina;
Evde cinayet, tramvay arabasında zina!
Bir kitap sarayının bin dolusu iskambil;
Barajlar yıkan şarap, sebil üstüne sebil!
Ve ferman, kumardaki dört kralın buyruğu:
Başkentler haritası, yerde sarhoş kusmuğu!
Geçenler geçti seni, uçtu pabucun dama,
Çatla Sodom-Gomore, patla Bizans ve Roma!
Öttür yem borusunu öttür, öttür, borazan!
Bitpazarında sattık, kalkamaz artık kazan!
Allah'ın on pulunu bekleye dursun on kul;
Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa;
Yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!
Kubur faresi hayat, meselesiz, gerçeksiz;
Heykel destek üstünde, benim ruhum desteksiz.
Siyaset kavas, ilim köle, sanat ihtilaç;
Serbest, verem ve sıtma; mahpus, gümrükte ilaç.
Bülbüllere emir var: Lisan öğren vakvaktan;
Bahset tarih, balığın tırmandığı kavaktan!
Bak, arslan hakikate, ispinoz kafesinde;
Tartılan vatana bak, dalkavuk kefesinde!
Mezarda kan terliyor babamın iskeleti;
Ne yaptık, ne yaptılar mukaddes emaneti?
Ah! küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap;
Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap!

WrAtBoY
02-10-2008, 12:56 PM
Destan Ölü
İşte zamanın karanlığı, gece gibi,
Geçer bir gölge komadan.
İşte Tanrı nefesli sahiller,
İşte Bizans kopmuş Romadan.
Sakalları uzamış keşişler sırtında,
Bahar halinde bir yük:
Sur örülmüş kıyılarda yokluğa taraf,
Taşlarla, kıskançlıkla ağır ve büyük.

Eski İstanbul, ruh kadar eski,
İnsan daha fazla eskiyemez ki.

Bir boşluk ki göller tadında uzun,
Ya hiçe uzanmış vaktimiz, ya hepe.
Yedi meçhul üstüne açılmış,
Yedi tepe.
Haliç, dünya öküzünün boynuzu, hiç kımıldamaz,
Kımıldar bir kapalı su.
Geçer, asırlar gövdesine, aydınlık,
Uyumayanların uykusu.

Eski İstanbul, hatıralardan eski,
Göresin usul usul gez ki.

Tarumar olmuş,
Daradan, Sardanapaldan anlar.
Gemilerle, kervanlarla dolmuş, çırılçıplak,
Aşkı kaybedenler, bulanlar.
Devir devir kapılarında durmuş,
Nesilleri Asyanın, bu bakış ahu diye.
Sormuş sıcak rüyasını,
Peygamberin orduları, Hu, diye.

Eski İstanbul, eski,
Geçmiş günleri kimse söyletemez ki.

Saz nameleri gelir, din uğruna çarmıha gerileceklerden,
Belki çarmıhsınız, belki sazsınız.
Ölümlerden hangisi gerçek,
Anlıyamazsınız.
Farkedilmez Doğu ve Batı.
Hayaller dolusu cenaze, düşüncelerden.
Ayaklarınızın, ayaklarınızın,
Ayrılışı yerden.

Eski İstanbul, yakın ve eski
Öyle bir ses ki.

Can ile ten susamış, susamış,
Geçmiş de nice güzeller aradan.
Osmanlı padişahı Sultan Mehmet,
Bir seher, kadırgalarını yürütmüş karadan.
Aşk ile dizdiği topları bir bir dizmiş.
Çevirmiş hülyanın her yanını.
Lale gibi vermiş, bir akşam güneşinde,
Yiğit yeniçeri canını.

Eski İstanbul, çok eski,
Rüzgar, şahadete varasın, es ki.

Dil farkı, din farkı iyice azalmış o demlerde,
Bir sis ki bahçeleri, yüzü, cihanı kaplar.
Tekrar güne çıkmış, tekrar hayata, mahzenlerden,
Nur ve hayal ölmüş ellerin yazdığı kitaplar.
Yürümüş yürümüş hilalleri Türklerin,
Allahın havalarına, yalnız ve tek.
Serdengeçtilerle, akıncılarla
Buradan başlamış dünyayı sevmek.

Eski İstanbul, hem rahat, hem eski,
Yaşaması öyle tez ki.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:56 PM
Desteğine Muhtacım
Karamsar olursa bu yolda yıkılırım,
Ne olursun desteğine muhtacım.
Gülümse yoksa çilekeş kalırım,
Destek ol bana desteğine muhtacım.

Bilirsinki sen olmadan ben olamam,
Sana güzel bir gelecek asla bulamam,
Beraber oldukmu neler yapmam,
Her zaman desteğine muhtacım.

Senin derdin benim derdim oldukça,
O güzel gözlerinde teselli buldukça,
Hele içimden karamsarlığı attıkça,
Yarınlar bizim olur, desteğine muhtacım.

Bilmem nedir içimdeki bu fırtına,
Ne olursun kararını açıkla bana,
Kaybetmeden kazanıp uğruna,
Senin için yaşayacağım desteğine muhtacım.

RAFET'in böyle delice severken,
Daha şimdiden yarını düşünürken,
Neye kararlısın, söylermisin erkenden,
Vakit gecikiyor desteğine muhtacım.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:57 PM
Destina
Aşklara vurur bülbülüm / yuvalanır gönlümün gülistanına
Gülüşün can sıcaklığımdır üşüdüğümde / soluğun ateş
Yak savur küllerimi çölüme döneyim

Orman fısıltıları kulağımda/ rüzgar ıslıkları
Yağmur tutuşmaları / sevgi buluşmaları
Aşkın düştüğü yer… yangın
Yalnızca nefesin dindirebilir volkanımı
Ve rüzgarın merhem olur yarama süründüğüm

Bil ki derin kuyularında hasretimin suyu sensin
Ve nasılsan öylece gel salınışın rüzgarıyla
Irmakların sesiyle ay serenatları dökülsün kulağıma
Dudağıma işlesin meltem meltem seher yağmurları
Gözlerinin içinde sönmüş bir tutam yıldız gibi kalayım

Uçurumlara tutsak bir rüzgarım, yağmurlarla yaralı sesim
Fırtınalarda çırpınan suyum, hıçkıran ışık
Karlı dağlarda uzak bir ses gibi
Solgun bir anıyım şimdi bu uzak kentte
Kuşların göçüp gittiği mevsimlere benziyor yüzüm
Ömrümün bütün dallarını silkeledi hayat
Bütün bahçelerinden kovuldum umudun
Bir acıyı aşmak için, bin acıyı sırtıma vurdum

Uzak düştüm saçlarıma karanfil eken yıldızlardan
Sahipsiz mezarlıklar ülkesinde çıplak dolaşıyorum şimdi
İçinden kırılmış bir gölge
Başka hangi duvara yaslanabilir ki aşktan öte
Ve nasıl dayanabilir ki
Sevinçler yoksa terkisinde çekilen acıların

Ah Destina yaralı kızım, utangaç yıldızım
Yaslı gelinim, anadolum, sarı sızım, sorma beni
Baktığım her pencerede doğulu ezikliğim
Yurdundan kovulmuş bir coğrafyasızım
Çıktığım her yolculukta türküler tutuşur içimde

Şimdi uzak bir sızıda nar ile közlenip
Çoğalan yalnızlıklarla yeryüzüne dağılıyor kalbim.
Kalbim ki, zemherinin ortasında kanatları üşümüş yavru bir kuş
Nereye uçsun ki, umutlar yoksa kanadında savuran yellerin

Bırak bende başlasın bu ateş sende bitsin
Aşktan öte ne varsa kalbimde savur gitsin
*******in uzun kirpiklerine yalnızlığımı iliştirip ağlayayım

Ey göğsümde nar sıcağı, çığlığıma sinen duman
İçime soğurmuş küllerini bırak kızıl bir sabahın
Bırak ki dağılsın ıstırap yüklü bulutlar
Ateş oflayan ormanında bu ahın

Gün ışığıyla işlenmiş bir çiçeği
Koparıp göğsümün üstüne bastırıyorum her akşam
Dindirsin diye yüreğimdeki sızıyı
Tam da usumun ortasına düşerken gülbahar ülkem

Ah Destina’m, kara kızım, uzun saçlı hasretim
Kül rengi kirpiklerinde nehirler yürüyenim
Gelirsen sevdiğim çiçekleri getir
Gönlünün güneşli bahçelerinden / nilüferlerin zülüflerinden
Ve derin kuyularından hasretin, su getir

Koca İstanbul'u getir bana gelirken
Mis sokağını, karanfil konağı, kitapçı dükkanlarını
Üç beş dergi, diline dolanan bir şarkıyı, bir çınar altını
Mor salkımlı düşlerini getir
İstiklal caddesinde el ele dolaşan yeniyetme sevdalıları
Yıldızlar getir kaygısız bir gecede
Ay ışığı gülüşünle sarıl içimdeki feryada

Düşsüzüm düşlerine al beni / soluksuz sevişmelerine sakla
Dudaklarınla kapat dudaklarımı / soluduğumda
Uyuduğumda / alnımdan öperek uyandır beni
Ki, denizlerin sevgiyle köpürdüğü saatlerde
Şiirin yedi renk çakılları vursun kıyılarıma
Aşk bir yanımı alıp götürsün / özlem bir yanımı
Bir ömür sevgi yağmurunla ıslanayım

Şimdi ay ışığıyla süslenmiş penceremde
Sen gece gözlü güvercinimsin, özlem yüklü şiir’im
Bırak güllere vursun gülüşün / harelensin denizlerin yüreğine
Yanaklarında aşkın solmayan rengi
Saklayıp *******e gizini / yıldızlara uzansın mavi düşlerin

Bense çevire çevire dört duvarımı / bir ömür aşkınla böyle yanar kalayım

WrAtBoY
02-10-2008, 12:57 PM
Devir Beni
Sen deli rüzgarım, ben kuru yaprak
Savur beni savur, düşene kadar
Dağda güneşim ol, ben kuru yaprak
Kavur beni kavur, pişene kadar

Sapladığın okun, gerdiğin yayım
Sensin benliğimde en büyük payım
Etrafında devir daim halkayım
Çevir beni çevir, şaşana kadar

Hayat sensizlikse ölmeye değer
Ömrü bir kalemde silmeye değer
Bana gelmen için engelsem eğer
Devir beni devir, aşana kadar

WrAtBoY
02-10-2008, 12:57 PM
Devlet Dairesi


İşi düşmüştü devlet dairesine
çare arıyordu kanayan yarasına
elinde sımsıkı tutup dilekçesini
çaldı kapıyı şapkasını alıp eline.

Hayret! Memur masasında uyumuyordu
bakıp yüzüne bir de gülümsüyordu
ne sevimli ne güleç bir insandı ki
o tatlı sesiyle “buyrun efendim” diyordu.

O da nesi... Bir rüzgâr esiyordu
gecenin ayazı iliklerini donduruyordu
elinde sımsıkı tuttuğu dilekçesiyle
bir bankın üzerinde sabahı bekliyordu.


Devlet dairesine bir uğrayıverecekti
hal hatır sorup gönüllerini alıverecekti
purosunu şöyle bir düzeltip ağzında
kapıyı da çalmadan içeri dalıverecekti.

O binlerce rüyanın gerçeğini yaşayacaktı
oturup koltuğa bacak bacak üstüne atacaktı.
Memurla birlikte attığı kahkahalar
parkların banklarında yankılanacaktı.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:57 PM
Devlet Krizi Aşınca
Sürur nerde, uçar olduk
Ya Bülend ya da Rahşan'ca...
Türlü derde düçar olduk
Tüketir başlı, başınca...

Felek kırılsın tekerin !
Yok mu kaymağın, şekerin ?
Sana bir kazık dikerin,
Devlet krizi aşınca...

İşsiz yiğitler hamlandı
Evli olanlar gamlandı
Mazot daha da zamlandı,
Dolar değeri düşünce...

Yol üstünde kasalıyor
Bir uzayıp, kısalıyor
Sağnak yağmur çiseliyor,
Travestiler coşunca...

Varsın boş olsun kundağın
Adı yeter bir fındığın
Çapkın lakabı zındığın
Manken peşinde koşunca...

Nice kundaklar boş kalır
Kaşık değmemiş aş kalır
Bağra basmaya taş kalır
Köpek kapıyı şaşınca...

Varlığı kazma, kürektir
Muttaki birde yürektir
Tohumla, gübre gerektir
Çiftçi toprağı deşince...

Neylesin sarayı, köşkü ?
Hüsam çeker Allah aşkı
Ecel Haktır etme kuşku
Amma dost amma düşmanca...

WrAtBoY
02-10-2008, 12:58 PM
Dikkat Et Arkadaş
Çıkacaktır her zaman yoluna
Yılanlara dikkat et arkadaş .
Aşkı eşya yanında boşuna,
Bilenlere dikkat et arkadaş .

Kendinle bir sanma etrafını
Düşün-taşın da konuş lafını
Gıda deyip, ruhunun küfünü,
Silenlere dikkat et arkadaş .

Güvenme sesine, kalemine
Dalıp gitme hayal alemine
Gerçeğe bak işin ilimine,
Yalanlara dikkat et arkadaş .

Herşeyi öğrenirsin zamandan
Yeter ki, dönme doğru yolundan
Yüzüne dost, sırtına zalımdan
Olanlara dikkat et arkadaş .

Bırak vefasızların peşini
Silah etme, sakla gözyaşını
Fırsat diye saçını, başını
Yolanlara dikkat et arkadaş .

Öğüt dinle alimden, aydından
Farkın olsun kupkuru odundan
Zordaykenh sana bıyık altından
Gülenlere dikkat et arkadaş .

Bu sözlerim gitmesin ağrına
İlerde çok vurursun bağrına
Sararıp-sararıp, hiç uğruna
Solanlara dikkat et arkadaş .

Hüsam'da bir zamanlar böyleydi
Saflığın, doğruluğun ehliydi
Çok giden gibi O da iyiydi
Kalanlara dikkat et arkadaş .

WrAtBoY
02-10-2008, 12:58 PM
Dikkat Kırılır


Kalbimi üzerinde dikkat kırılır
ibâresi bulunan bir kutunun
içerisinde gönderiyorum sana sevdâlılar
adlı kargo şirketiyle hemen şimdi bir
tânem
Bu kutunun gideceği yer olarak
senin gönlünün adresi yazıyor
iri kıyım puntolarla harflenmiş olarak
Aman dikkat et kırılmasın kalbim
sana kutu içinde geldiğinde
bir kargo görevlisinin ellerinde
Gönderimi muhafaza et en itinâlı
bir şekilde ilk günkü gibi kalsın
sana gönderdiğim hâliyle
Artık kalbim senin ellerinde
İyi bak ona olur mu
Onu yüreğinin yanına koy ki
âhengiyle çarpsın benim yüreğim de
seninkisiyle birlikte
Hiç bir zaman durmasın tâ ki
senin yüreğinin
çırpınışlarının
durduğu o son ânâ kadar
İyi bak ona iyi bak sevgilim
İyi bak nâzik kalbime.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:58 PM
Diktatörlere
Bütün hakikatler sizinle olsa,
Her tarafa adalet terazisi kurulsa,
Sorarım size vampir ruhlu liderler,
Bir bebeğin kanı kaç litre petrol eder.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:58 PM
Dile Düşme
Dile düşme, dile düşme,
Badem gözlüm, dile düşme,
Bilesin; bu aşktan, bu sevdadan,
Fayda yoktur ikimize,
Boşuna dile düşme...

Dile düşme, yanarsın,
Bir ömür boyu ağlarsın,
Sebebi bende arayıp,
Bana intizar eylersin...

Dile düşmek kolay sanma,
Düşmem diye de, aldanma,
Aşk dile düşürür insanı,
Ateşler alır her yanı,
Bir gün anladığında bunu,
Çok geç olur; dile düşme...

Dile düşme, dile düşme,
Sevdiceğim, dile düşme,
Söylüyorum işte sana,
Söyledim diye de küsme,
Bir yar için; dile düşme...

WrAtBoY
02-10-2008, 12:58 PM
Diledim


Bir aşk diledim kalbimden
Parmak hesabı yapıp içimden
Dileğime düğüm attım en derinden
Oysa anlatamadım hiç
Bu hicazkâr ruhumu
Sıyıramadım ebedi kederlerimden
Bir seni diledim Rabbimden
Günahlarımın hesabını yapıp geçmişimden
Hasretime kahır bastım en keskininden
Oysa dindiremedim hiç
Şu ağlayan gözlerimi
Kurutamadım sebepsiz gidişinden
Seni benden çıkardım
Geriye ne mi kaldı?
Ben göremiyorum ki
Ya sen?

WrAtBoY
02-10-2008, 12:59 PM
Dilek


D eniz kenarında gün batımını seyretmektir seni sevmek,
İ nanmaktır aşka uğruna ölümü göze almaktır
L al olup konuşamamaktır seni sevmek
E lini tutarken yüzüne bakarken titremektir
K aybolmaktır seni sevmek ve her şeyden vazgeçmektir....

WrAtBoY
02-10-2008, 12:59 PM
Dilenci
Sen hergün köşebaşlarında
Yırtık urbanla kirli ellerinle
Avuç açan, sefil insan.
İnan yok farkımız birbirimizden
Sen belki tüm yaşamınca dilenecek;
Beklediğin beş kuruşu biri vermezse
Ötekinden isteyeceksin.
Ama ben tüm yaşamım boyunca
Tek bir kez dilendim
Bir acımasız kalbin sevdası ile alevlendim.
Öylesine boş öylesine açık kaldı ki elim,
Yemin ettim bir daha dilenmeyeceğim.

WrAtBoY
02-10-2008, 12:59 PM
Dilenci
Bir dilenci gibi kapına geleceğim,beni görünce tanımayacaksın.
Para vereceksin; param var diyeceğim..
Ekmek vereceksin; karnim tok diyeceğim..
Öyleyse ne istiyorsun diye sorduğunda;
"Bir zamanlar sana verdiğim kalbimi" diyeceğim!..

WrAtBoY
02-10-2008, 12:59 PM
Dilenci
avuçlarımda bir dilenci çocuğun zavallılığyla geliyorum sana
ılık bir yaz yağmurundan
sabahın üşüten yalnızlıklarına akar gibi
akıyor ellerim ellerinden
yalnızlığın kahramanca zaferi
kapatıyor bir kez daha kapılarımı yaşama.



kendi alemimde bir dünya yaratıyorum ikimize
tekmelerini hissediyorum aşkımızın kalbimde
daha var doğmasına diyorum
bu yoksul hayatta zenginliğim olur belki


sonra ufka dönüyorum yüzümü
varlıkla yokluk arasındaki ince çizgide
sana kendi yokluğuma doğru süzülmek
ve senin kumasallarında kaybolmak istiyorum
sonrada kıyılarında karaya vurmak.


ürperiyorum bir an
ruhum ayrılıyor bedenimden
o dilenci çocuğun gözlerinden bakıyorum sana
ve son kez aşk dileniyorum...

WrAtBoY
02-10-2008, 12:59 PM
Dilenci
Bir gün evinin kapısına dilenci kılığında gelip
Tak tak vuracağım
Kimdir o diyeceksin
Sesimi çıkarmayacağım,
Para vereceksin almayacağım,
Ne istediğimi soracaksın
Yirmi yıl önce kaybettiğim sevgilim diyeceğim

WrAtBoY
02-10-2008, 12:59 PM
Dilenci



En yakın deniz kenarına atıyorum kendimi
Her dalga halime üzgün..
Her dudakta bana tebessüm..
Ne vardı diyorum 'ah' ne vardı
Şu kaldırımda resmin olsaydı...
Eğilip öperken ben
Görenler, varsın dileniyorum sansaydı...

WrAtBoY
02-10-2008, 01:00 PM
Dilenci
Bir sıcak bakışla teselli aradım senden,
Sense dilenci sandın,
Kovdun beni kalbinden!
...
avucumu açtım sana,
“...bir yudum sevgi ver”
dedim sana
Sense dilenci sandın beni,
Kaçtın beni her gördüğün sokakta!

WrAtBoY
02-10-2008, 01:00 PM
Dilenciyim
Dalgakıranım ol
Koru beni rüzgarından
Yitirdim inancımı

Zayıf kanatlarım çelimsiz bedenimde
Bir dalda garip bekleyişimi taşır
Leylak ışıklarda

Ben durgun sularda sazlık
Anlamayan bakışlarda dalgınlık
Beklenende telaş
Sevgide yanlışlıklardayım

Bir damla
Bir avuç içi kadar sevgi
Parçalandı giysilerim
Dizlerim yırtık
Kollarım sökük
Dilenciyim ........

Her avuç açtığım bakar yüzüme
Göz göze gelmeden konuşur
Benimle
Her bakış zehirli ok gibi iniyor beynime
Ben zehirli ok dilencisi miyim.

WrAtBoY
02-10-2008, 01:00 PM
Dilenmeye Hazırım Cenneti
kim verdi yeterince, yaşamın hakkını
kim görebildi,
yetimin gözyaşlarını yorganın altına sakladığını,
"ben de insanca yasamak istiyorum"
diye yırtınırken birileri
tek başına bırakılmadı mı,
dipsiz kuyularda.

uyuma! ey insanoğlu gafleti uyandırmışken uykusundan
hala gölgesinde yaşıyorken atanın,
bir ********in sofrasında satıldın,
kan kusuyorsun arkasından.

daha dogmadan,
çatalını batırmışsın lokmama
hayatta yarim eksik olabilirim ama,
ben,
bir kaç melunun sofrasında,
satın alınmayacak kadar da tamamım
atamın kanını taşıyorum
Türkiyedir vatanim.

bir daha,
zafer kazanmış komutan edasıyla
dikilme karşıma
bu topraklarda,
kimse benimle, böyle konuşmaya cüret edemezken,
ve ben bugün sana yasama hakkini verdiysem,
sakin bu seni yanıltmasın
biz değil miydik inen,
ölümün kıyısına ana, oğul, kız, kızan,
biz değil miydik, özgürlüğün simgesini kanla toprağa kazan

vatan hasretiyle gelmedik mi uçurumların ucuna
********ce konuşan binlerce dili kesmek adına,
can vermedik mi
Sakarya' da
Gelibolu' da.

göremediysem ben o sarisini
göremediysem denizler gibi bakisini
kısmet olmadıysa ölmek yanında,
ve eğer görebilme şansım varsa
cennetin en yüce divanında
ben dilenmeye hazırım,
cenneti...

WrAtBoY
02-10-2008, 01:00 PM
Dili yoktur Söyleyemez

Neylersin gönül neylersin
Söyle içinden söküp atabilir misin?
Bu sevdayı söyle unutabilir misin?
Sana bakan o gözleri
Söyle yüreğim söyle
Dağlara, taşlara, ağaçlara
Anlat onu nasıl sevdiğini
Dağın, taşın, ağacın
Kulağı yoktur dinleyemez
Dili yoktur söyleyemez
Onu onu nasıl…

WrAtBoY
02-10-2008, 01:01 PM
Dilimin Kurbanıyım
Kırdığım o temiz kalbin,
Yarasını nasıl sarayım.
Sözlerine uydum hep ellerin,
Dilimin kurbanıyım.

Hatamı bilerek inadıma,
İsyan ektim umuduma,
Kim derman olur gözyaşıma,
Dilimin kurbanıyım.

Ne zaman bitecek bu hasret,
Ayrılık yüreğimde eziyet,
Sözlerim uyandırdı nefret,
Dilimin kurbanıyım.

İnan yüreğim sana hasret,
İşte sende o büyük kudret,
HATİCE'm bu RAFET'i affet,
Dilimin kurbanıyım.

WrAtBoY
02-10-2008, 01:01 PM
Dillerim Lal
Trenler gelip geçiyor
usumun uzayan raylarında lanetli
ağır bir ağrıyı taşıyor bedenime yıllar
kalbimin sızısında gam
dilimin yakarışında ürperiyor yapraklar.
usul usul yağmurlarda gözlerim
ellerim fırtınalarda kopmuş dal
dillerim lal
bitkinim.. ve yurtsuz
‘uy hawar’

yaralıyım
bakışlarımda yavrusu vurulmuş bir ceylan inliyor
suların kesildiği yerdeyim
rüzgarın acı kestiği yerde
yüreğine tutunduğum bunu bilmiyor.
dalları tutuşmuş bir ormanda
sevgilime yazdığım bütün dizeleri yakıyorum şimdi
bütün umutları terkediyorum bir bahardan ödünç aldığım
gençliğim yarım kalmış bir şiir değil miydi zaten?
ve kanayan bir kalem değil miydi kalbim?
bırak ömrümün bütün dallarını silkelesin hayat

… uy hawar
bu günde gelmedi beklediğim bahar
gülmedi karabahtım
kalbimin üstüne üstüne yağıyor kar
uçup gitti kuşlar çoktan.
nereye saklanır içimdeki incinmişlikler
inince gözlerimde ince bir sızı
ve süzülünce yanağımda bu gam müziği



…uy hawar güz geldi
solan çiçeklerime su bekledim
yanan yüreğime kar
düşmedi bir damla yağmur
gelmedi beklediğim bahar.
kirpiklerim yaralı yolcuları gözlerimin
sesim uçurumlara düşmüş çığlık
nereye uçsunki,
kalbimdeki kuşun kanadı kırık.

son tren de kalktı / boşaldı istasyonlar
kimsenin gelmediği yerdeyim
acıların bitmediği yerde
güz geldi, gelmedi beklediğim tren
yoruldum bunca ağrıyı taşımaktan
sevgiye tanımlar aramaktan
bir serseri gibi yaşamaktan yoruldum
yoruldu yüreğim, beynim, dilim, ellerim, gözlerim

… uy hawar
bu günde doğmadı güneş
dağlar erimedi
gelmedi beklediğim bahar

WrAtBoY
02-10-2008, 01:01 PM
Dilli çiçekler
Bir gün anneannem anlattı
Her çiçeğin bir dili var diye
Merak ettim sordum
Hangi çiçek neyi anlatır söyle

Kırmızı gül aşkı anlatır
Beyaz gül masumluğu
Mor menekşe sevgiyi anlatır
Papatya ilk aşkı çocukluğu

Bir gün dedem anlattı
Gençlik yıllarının çiçeğidir lale
Aradan yıllar geçti
Şimdi gör bak düştük ne hale

WrAtBoY
02-10-2008, 01:01 PM
Diner mi Hasret
Kaç kere söyledim dedim ki sana,
Hayalin bir yana, sen diğer yana,
Böyle bir arzuyu çok görme bana,
Resmine bakmakla diner mi hasret?..

Neyi kastetmiştin “ya sabır” derken?
Gelmedi mi vakti, hâlâ mı erken?
El ele tutuşup sarılmak varken,
Sesini duymakla diner mi hasret?..

Gözüm ne oynaşta ne de bir işte,
Yeni değil ki bu, bilirsin işte,
Her hatırlama ve her özleyişte,
Sigara yakmakla diner mi hasret?..

Ömür tükeniyor, soluyor nevir,
İstersen aynayı kendine çevir,
Yaradan aşkına, bu hangi devir?
Kilim dokumakla diner mi hasret?..

Sana kalsa sütten daha beyazdın,
Lakin yazda bile kıştın, ayazdın,
Yazmıyorsun ama, farzet ki yazdın,
Mektup okumakla diner mi hasret?..

WrAtBoY
02-10-2008, 01:02 PM
Dinle Eyy Zalim Sevdiğim


Eyy Zalim SEVDİĞİM sanadır bu seslenişim,
Bunlardır sana son sözlerim
Bu sondur bilesin;
Sondur gözlerine bakışım,
Sondur benim ağlayışım,
Sondur her gece resmini öperek yatışım...
Bu sondur bilesin.
Değmedin be Gülüm hiçbirine,
Ne olurdu sevseydin sende benim gibi,
Benim seni sevdiğim gibi...
Zalimler sarmış etrafımı,
Parça parça etmişler seven yüreğimi,
Bu kadar mı kötüdür bir insanın kaderi..?
Sorarım size eyy dostlarım,
Dost bildiklerim ve kardeşim dediklerim,
Sizde terk ettiniz en kötü günümde beni,
Suçum SEVMEKTİ benim
Ve bir çift göze, bir çift söze aldanıp
Mecnun gibi yanmak,
Ferhat gibi dağları delmek
Ve onlarında sonu gibi;
AŞKLARI uğruna ölüme yürümekti sadece...
Sözüm sanadır Zalim SEVDİĞİM,
Uğruna yandığım, dağları deldiğim.
Dinle bunlar sana son sözlerim;
Ve senden son bir isteğim var Gülüm;
Aklımdan hayalini,
Gözlerimden gözlerini
Ve şu lanet olası yüreğimden izlerini al,
Onlar ağır gelir artık bana,
Kaldıramaz bu can bu kadar ağır bir yüreği,
Kal demiyorum artik sana Gülüm,
Git git git şu lanet olası hayatımdan,
Tam da seni unutmaya karar vermişken,
Kararımı değiştirmeden artik git,
Yoksa ki bu bedeni ancak
Kara toprak kabul eder
Ve o toprakta sadece GÜLLER biter...
ELVEDA GÜLÜM ELVEDA...

WrAtBoY
02-10-2008, 01:02 PM
Dinmeli Artık



Hiçbir şey dindirmiyor
İçimdeki hicranı
Hiçbir şey söndürmüyor
Kalbimdeki yangını
Yalnız ve yapayalnızım
Güzel bir günün son demlerinde
Sessizliğin kol gezdiği saatlerde
Bütün vücudum teyakkuzda
Gergin, yorgun, umutsuzum
Hep rüzgârın ıslığına karışan
Bir ince nağmeyi arıyor kulağım
Bir kuşun sesi mi, sevgilinin sesi mi
Hayalle gerçek iç içe
Dalıp gidiyor beynim
Uzaklaşıyorum mekandan, zamandan
Zaman tünelinden geçiyor gençliğim
İlk aşkım, ilk heyecanlarım
Gözümün önünden birer birer
Ama hızla, takip edemiyorum
Karanlığa boğuluyorum
Nefes alamıyorum
Sabrın da bir sonu, sınırı olmalı
Bunca bekleyiş, neredeyse bir ömür
Daha ne kadar sürecek belli değil
Hayalle yaşam arasında
Gidip gelen yüreğim dayanmıyor artık
Dağlar, taşlar ağlattı sevgi ırmağımı
Sevdamı yaşamak istiyorum artık
Sevdiğimin kollarında, gözlerim kapalı
Hiçbir şey yapmadan, öylece bir ömür.

WrAtBoY
02-10-2008, 01:02 PM
Dipsiz Kuyu
Ağzıma soğuk kurtlar dolacak, gözüme kum;
Dipsiz kuyu, sürdükçe zaman, sürecek uykum...

WrAtBoY
02-10-2008, 01:02 PM
Dış Yüz, İç Yüz
İnsanoğlu çiğ süt emmiş güvenme!
Önün dönük olsun, sırtını dönme!
Dili gemi, batar; sakın ha, binme!
Affetmez, eline düşsen kazâra!?
Acımaz, kor, diri diri mezara!?

Sâkin durur, vahşî parsı içinde
Göstermez, gizlidir hırsı içinde
Balyozu içinde, örsü içinde
Gelmez fazla nasihate, azara
Acımaz, kor, diri diri mezara!

Yüzü güler, dili tatlı, ya özü!?
Bâzen kurşun gibi yaralar sözü
Geceden karanlık görünür yüzü
Teline dokunma kırar, kızar ha!
Acımaz, kor, diri diri mezara!

Kıskançtır, hasistir; çekemez yükü
İster, tek kendisi kullansın mülkü
Vicdansız, insafa gelir mi? Belki!?
Gelmezse, çekinmez sürer hızara
Acımaz, kor, diri diri mezara!

Görünümü sık sık değişir, kanma!?
Ağlar, inler roldür; sakın inanma!?
Uzak dur, tehlike; eminim sanma
İnsan, âlemde en girift manzara
Acımaz, kor, diri diri mezara!

Unutma! Bende bir insanım, insan!
İçim, dışım ayrı; kazancım isyan!
Rahmet kapısından ermezse ihsân
Çıkar hâlim, nedir, bir bir pazara?
Alır mı? Koymayın diri, mezara!?

WrAtBoY
02-10-2008, 01:02 PM
Dışardan Gazel
Siz Ali Bey, Veli Beyefendi busunuz,
Gelecekler önünde suçlusunuz.

Yöneteceksiniz de ulaşacak ha,
Çağdaş Uygarlığa ulusunuz.

Ön karanlık, art karanlık, Sağ karanlık, sol karanlık
Kara toprak içine mi gömülüyoruz.

Bir ülke, yarısı çırılçıplak,
Yarısının yediği ekmek tuz.

Uyur itleri, inekleri, ayıları,
Bütün aydınları uykusuz.

Milyonu trahom toplumun, milyonu sıtma,
Milyonu verem, bilmiyor muyuz?

Ne olmuşuz, ne yapmışlar bize,
Nasıl bağlanmış elimiz, kolumuz.

Böyle giderse biline hep.
Mustafa Kemal'le bile yokuz.

De, yüreğin nice yanarsa yansın,
Efendilerin yüreği buz.

WrAtBoY
02-10-2008, 01:02 PM
Divane
Düşün o divaneyi 'her şey içimde' diyen;
Ateş denilse yanan, su denilce eriyen...

WrAtBoY
02-10-2008, 01:03 PM
Divane
Dostun hatırını sorayım dedim
Koymuyor gideyim, yollar divane
İki satır mektup yazayım dedim
Sığmıyor zarflara, pullar divane

Medeniyet köyü bulur dediler
Sevdiğin haberi alır dediler
Dostun şirin sesi gelir dediler
Rüzgar kırıp atmış, teller divane

Uydurdum zorumdan, bahane bunlar
Sözlerim o yare, belki de anlar
Engin söylese de, kendisi dinler
Yazamıyor kalemi, eller divane

WrAtBoY
02-10-2008, 01:03 PM
Diyarbekir
almış sırtına dünyanın tümyükünü
kaybetse herşeyini yitirmez umudunu
dağlar bile dayanmaz dağ gibi derdine
meydan okur dünyaya onun kahpeliğine
doğum yeri diyarbekir
baba adı ebubekir
etrafında adı bekir
dayan ha bekir
bökmemiş belini çektiği çileler
azrail denildimi gölerde geçer
yiğidim baş koymuş mertliğin yoluna
felek kancık çıkmış gider zoruna

WrAtBoY
02-10-2008, 01:03 PM
Diyarklardan Diyarlara
İnan bana ben değilim söyleten beni
Atılarak bir boşluğa serilmişim ben
Sıradan bir dert değildir inleten beni
Dostun bıçak sözü ile vurulmuşum ben

Diyarlardan diyarlara sürülmüşüm ben
Ruhum ile çarmıhlara gerilmişim ben

Çile yüklü duygularda dara çekildim
Yemyeşil bir yaprak idim soldum döküldüm
Asırlarca sökülmeyen köktüm söküldüm
Yalnızlığın ağı ile örülmüşüm ben

Diyarlardan diyarlara sürülmüşüm ben
Ruhum ile çarmıhlara gerilmişim ben

WrAtBoY
02-10-2008, 01:03 PM
Diyebilir misin
En güzel şey nedir deseler aşktır diyebilir misin ?
En çok kimi seviyorsun deseler ismini söyleyebilir misin ?
Neden ağlıyorsun deseler sevgilim için diyebilir misin ?
Beni unutmanı söyleseler hiç bir zaman diyebilir misin ?
Yaşamak güzel mi deseler onsuz anlamsız diyebilir misin ?
Söyle sen kimsin kimsinin deseler aşığım ve sadece onunum diyebilir misin ?
Söyle nerde ölmek istiyorsun deseler onun kollarında diyebilir misin ?

WrAtBoY
02-10-2008, 01:03 PM
Diyebilseydim
Anladım diyemem ki! Suçluyum
Belki ben anlatamadım sana kendimi
Tutuştum, yandım da yokluğunda her gece
Yine gözyaşlarımla söndürdüm kalbimi
Her gün her dakika seni özlerdim
Bitmezdi kederim senin yanında bile
Susardım, gözlerime baktığın zaman
Mermer bir heykelin çaresizliğiyle
Oysa neler düşünürdüm sen yokken
Sana kavuşunca neler söylemek isterdim
Dakikalar bir ışık hızıyla geçerdi
Ayrılık başlayınca ben biterdim
En kötüsü beni koyup gitmendi
O öyle bir yalnızlıktı anlatılmaz
Hep yarım kalmış heyecanlar hazlar içinde
Biterdi bir kış, geçerdi bir yaz
Ve nice yıllar kovalardı birbirini
Gözlerimde gitgide büyürdü mesafeler
Bütün teselliler uzaklarda kalırdı
Bütün çiçekleriyle solardı bahçeler
Ne olurdu saadetlerin en büyüğü
İşte ellerimde al, diyebilseydim
Anlardın, ve hiç gitmezdin, değil mi
Bir gün duyduğum gibi kal diyebilseydim.

WrAtBoY
02-10-2008, 01:04 PM
Diyeceğim O ki
Gün de yalan, ay da yalan,
Yalan dolan,
Gün dolana, ay dolana,
Vur üst üste yıl dolana,
Yıl da yalan.
Günlerden, aylardan, yıllardan kalan,
Sen de yalan, ben de yalan.
Sevdadan dem vuruyorsun,
Koy üst üste aşkları,
Yalan dolan.
Sevdan yalan,
Sevdam yalan,
Sevdamız yalan.
Sor, üst üste soruları,
Sor ki diyeyim riyasız,
Hep benim yetim kalan
Her sevdada, yalan mı?
Sorayım da sen söyle,
Ne peki, baki kalan?

WrAtBoY
02-10-2008, 01:04 PM
Diyek
Türkiye'de İstanbul ne ise,
İstanbul'da gece ne ise,
Gecede yürümek ne ise,
Yürürken düşünmek ne ise,
Seni unutamamacasına düşünmek ne ise,
Unutmamanın anlamı ne ise,
Seni sevmek ne ise,
Saklayayım, yok söyliyeyim derken
Birden aşka düşmek ne ise.
Her neyse ..

WrAtBoY
02-10-2008, 01:04 PM
Diyemediğim Gözlerin İçin
Bakışların
hani bir yanardağ kükrer ya
ele güne karşı nispet yaparcasına
işte öyle yakıyorsun
ve ben böyle yanıyorum...
Hani dikiyorsun ya gözlerini üzerime
içimde bir fırtına kopuyor...
gözlerim görmüyor gözlerinden ötesini
ellerim uzanmıyor senden gayrı hiçbir şeye
bir dağ eriyor, bir gök yanıyor
bir ben yanıyorum hasretin içinde
bi sana tutkunum
bir sana vurgun
inadına durgunum
aşkına yorgun
bebeğim
gözlerinle ısıt beni
leylim
gönlüme gömdüm seni
bir tek kelime
bir tek kelime diyemem ne olur
n'olur anla beni....

WrAtBoY
02-10-2008, 01:04 PM
Diyemedim
ateşten gömleklere büründüm yine
erimek için yanıyor,
yanmak için eriyorum
ne biçim şeysin sen?
ben sana niye bağlandım?
neden senden başkasını göremez oldum
neden koca okyanusları bırakıp
birkaç damla gözyaşında boğuldum
neden seni görünce tir tir titredim
konuşacak birşey bulamadım,
neden yüreğim yandı...
onu da bilemedim
kara sevda dedikleri bu olsa gerek
sana seni seviyorum diyemeden,
sırf aşkınla yanarak,
bir ömrün geçtiğini farkedememek
bu olsa gerek.
hiç sevdiğinin gözlerine
baktın mı uzun uzun.
hiç onu göremediğin zaman
ağladın mı saatlerce
hiç için yandı mı?
yanmadıysa söyle, söyle be güzelim,
hiç yürek yanmadan,
köşelerde ağlamadan,
sevdiğinin yanında tir tir titremeden
aşk olur mu
olur mu be güzelim
bilir misinki sana
seni seviyorum diyebilmek için
kaç yıl ateşinle yandım
gözlerindeki fırtınanın dinmesini bekledim
bekledikçe yüreğime
yeni dertler ekledim
gözünün bana takıldlğı her anda
içime bir korku,
bir ızdırap saplandı
sana;seni seviyorum diyemedim
diyemedim be güzelim...

WrAtBoY
02-10-2008, 01:04 PM
Diyemedim


Felek vurdu hançerini bağrıma
Benim suçum nedir, sor diyemedim
Çektiklerim gittiyse de ağrıma
Elinden kavrayıp, dur diyemedim

Gözümden yaş yerine kan damladı
Bu bana yaptığın, ar diyemedim
Şikâyet etmek istedim, olmadı
Bunların sebebi, yar diyemedim

Tüm çektiğimi cümle alem duydu
Bağrıma bastım, kor diyemedim
Son hesapta yapacağın bu muydu?
Açtığın yarayı sar diyemedim

Yüreğime yağdı yağmur da karda
Isınsın bedenim sar diyemedim
Demedim, gül dedim, yağan baharda
Üstüme yağanlar kar diyemedim

Dün gece rüyada beni görmüşler
Dua oku hayra yor diyemedim
Başıma geliyor olmadık işler
Güldüm sadece efkar diyemedim

Umut yok geçmişten, gelecekte
Bilirim tüm canlılar ölecekte
İstemem hiç bir şey, elini çekte
Benim ölmeme çok var diyemedim

WrAtBoY
02-10-2008, 01:04 PM
Diyemedim
Ben sevmeyi bilmedim hiç bilemedim
Sevdim ama sevgimi gösteremedim
Yolcu oldum düştüm dağlar ardına
Kalbime misafir ol diyemedim.

Utandım hep senden seviyorum demekten
Utandığıma utandım iş işten geçerken
Bir resmin kaldı şimdi bana yoldaşlık eden
Kendimden korktum belki, gel diyemedim

Soldurdum kendimce açan çiçekleri
Bahane nedir ki gördüm gerçekleri
Zamanda dönmüyor şimdi asla geri
Öyle pişman oldum ki, sev diyemedim

WrAtBoY
02-10-2008, 01:05 PM
Diyemedim
Dedim, güzel sevgi nedir?
Dedi, güzeldir.
Dedim başka, başka?
Dedi, çiçektir.
Dedim daha, daha?
Dedi, tanrıdır.
Dedim başka yok mu?
Dedi, olmaz mı?
Dedim söyle, söyle.
Dedi, anadır.
Dedim, güzel beri gel.
Dedi, kardaştır.
Dedim, başım üstüne
Dedim, diyemedim.
Kıyıp bakamadım.
Gayri soramadım.
Güzel aşk nedir?

WrAtBoY
02-10-2008, 01:05 PM
Diyorlar ki
Bana diyorlar ki:
Sen eskiden böyle değildin.

Doğrudur,
Ben eskiden böyle değildim.

Hiç sizin
Acil eylem planına alınmış
Yoğun yaşam sevdanız oldu mu?

WrAtBoY
02-10-2008, 01:05 PM
Diyorum
Bu hayattan bıktım artık,
Birazda ben gülsem diyorum,
Yeter felekle bu kadar savaştık,
Yaşayamıyorum, ölsem diyorum.

Ömrüm bitti çilem bitmiyor,
Hasret yetti kimse gelmiyor,
Sevdim ama seven sevilmiyor,
Artık bu düzeni yıksam diyorum.

Bunca acılar, dertler neden?
Su gibi akan seneler neden?
Yıllardır yaşıyorum gülmeden,
Neden bu haksızlık bilsem diyorum.

Hangi yana baksam sahte yüzler,
Doğru kalmamış hep yalan sözler,
Yılan gibi bakıyor o masum gözler,
Alıp da başımı gitsem diyorum.

WrAtBoY
02-10-2008, 01:05 PM
Dizili Fahriye
Fahriye'nin yazmasında,
Türlü türlü gül dizili...
O yazmanın karşısında,
Bir acayip hal dizili....

Endamı goncadan beter
Gözleri inciden beter
Zülüflerin top top eder
Kahkülünde tel dizili...

Peri misin,huri misin ?
Nur cemali nuri misin ?
Kız güzeller piri misin ?
Yanağında gül dizili...

Hüsam'ı duyan kudursun
Başın yerden yere vursun
Elmas,zümrüt şöyle dursun,
Yüreğinde lal dizili

WrAtBoY
02-10-2008, 01:05 PM
Dizim Olsun
Seni yaşıyorum yine kalbimde,
seni rüzgarlarda dinliyor,
gökyüzünde okuyorum,
seni uçan kuşlara sormuyorum,
çünkü rüzgarın kokusu yetiyor bana,
o bile sen kokuyor,
ara sıra kesilince rüzgarlar,
kalkıyor semaya iki çatık kaş,
güneş bile korkuyor bu ateşten,
hemen sen oluyor,seni yaşıyor,
seni yaşatıyor tüm evren bana ,-
burda işbirlikçi bütün manalar,
boran savurdu kalbimdeki külleri,
çarmıha gerildi ihtiraslarım,
evren bana seni getirdiği gün,
perişan mı bilmem burda varlığım,
hangi sevda bunca acı,bunca çile,bunca dert,
gün batarken başını yastıktan kaldıran namert,
hangi gece ayazında cam dibini beklemiş,
hangi geceyi boğmuş yare akan yaşları,
kaç sevda çeşmesinden yare şerbet içirmiş,
günlük mü sevmiş aşkını,
hafta hafta mı yaşamış,
aylara mı bölmüş yılı,
bir gün elma,
bir gün armut,
bir gün üzüm müymüş derdi?
verdim tüm meyveleri,
yeneni sizin olsun,
bırakın da yarimi,
buram buram zülfünü,
koyduğu dizim olsun...

WrAtBoY
02-10-2008, 01:05 PM
Doğuş
Dün sabaha karşı kendimle konuştum
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum
Yokuşun başında bir düşman vardı
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum

WrAtBoY
02-10-2008, 01:06 PM
Doğa Ve Sen


Akşam üstleri,gün
Dolanırken karşı tepelere
ılık rüzgarların yaladığı
Yamaçlara oturuyorum.
Bir yanda çam ağaçları
Kokuyor...kokuyor.
Bir yanda meşeler
Heybetlice duruyor.
Yağmur çiseliyor bir de inceden.
Aşağılarda doğanın sarı saçları gibi
dalga dalga tarlalarda buğdaylar.
Ve sanki
yemyeşil bahçeler,
ışıldayan gözleri doğanın.
Ve ben,
kulağımda doğanın müziği,
gözlerimin önünde güzelliğiyle
dalıyorum git gide.
Gün karşı tepeyi aştığında
bir de bakıyorum
doğanın kucağında
aşıp doğayı
seninle baş başa kalmışım.

WrAtBoY
02-10-2008, 01:06 PM
Doğduğum Yer

Doğduğum köyüm çok uzaklarda
Bana bir tek selamı gelir
Unutuldum bir başıma bu topraklarda
Çocukluk günlerim aklıma gelir.

Çay kenarında tuttuğum mercan
Yağmurlu *******de bıldırcın sesi
Yeşil başlı ördekler, saka kuşları
Anılarım bir bir aklıma gelir.

Pembe koltuklu lokomotifler
Kurtuluş Okulu’nun tahta sırası
Evimize yürüdüğüm merdivenli yol
Tekrar gel diye yolumu bekler.

İki tepe arasından süzülen yüzün
Kurşuni bulutlar saçını örer
Turkuvaz dalgalı o hırçın deniz
Çakılları bırakıp içimi döver.

WrAtBoY
02-10-2008, 01:07 PM
Doğma Bebek


Dünya ananın karnı gibi değildir bebek
kaç dokuz ay sürer bilirmisin yaşamda beklemek
ağlayarak başlayacaksın bu uzun yolculuğa
hiç bitmeyecek gözyaşların doğma bebek.

Çığlıklar atıyor bak anan doğurmak için
parlaklığını değil,yakıcılığını hissetti hep güneşin
göreceksin hala eski pabuçlarla dolaşıyor kardeşin
seni de yiyecek babanı yiyen makineler doğma bebek.

Ayak uyduramayacaksın hiç,takvimlerin gidişine
hasret kalacaksın hep,bir tek dost gülüşüne
iyilik yapmak isteyeceksin diyecekler git işine
dillerdeki sevgiyi kalplerde bulamazsın doğma bebek.

İki yüzlüdür insanlar,hep maskelerle görünürler
her çaldığın kapıda seni umutsuzluk bekler
ömrün yarıya varmadan saçına dolar aklar
mutluluk yoktur yaşamda.doğma bebek.

Sevilmen için yerli filmlerde rol alman gerekecek
senaryolar dışında sevgiye rastlanmıyor pek
ve nasılsa yaşamın hiç yaşamadan bitecek.
Yaşadığını hissetmeden ölmekse,doğma bebek.

WrAtBoY
02-10-2008, 01:07 PM
Doğru mu Canan?


Biriyle görmüşler seni bir yerde
Benim bu duyduğum doğru mu Canan
Sevdiğim nur yüzlüm meleğim nerde
Şeytana uyduğun doğru mu Canan.

Bana bu ihanet bu zulüm neden
Yaşamak haram mı darbe yemeden
Tereddüt etmeden yazık demeden
Bu aşka kıydığın doğru mu Canan.

Avutma kendini seven çok diye
Susmayı deneme cevap yok diye
Kuru bir sevgide sevap yok diye
Günahla doyduğun doğru mu Canan.

Bizim bu sevdamız ölümsüz derken
Hiç mi utanmadın bu haltı yerken
Helalim olmaya yemin ederken
Sözünden caydığın doğru mu Canan.

Gün gelir kaderin seni sollar da
Adımı anarsın kötü yollarda
Kendini attığın başka kollarda
Meçhule kaydığın doğru mu Canan.

Kokunu överdim gonca güllere
Gururla anlattım seni ellere
Bir yosma misali bütün dillere
Adını yaydığın doğru mu Canan.

Ne güzel gülerdin karşımda durup
Ne güzel yaşardık bir yuva kurup
Seveni kandırıp sırtından vurup
Zavallı saydığın doğru mu Canan.

Ne olur karşıma çıkma bir daha
Dilerim bu gece çıkma sabaha
İhanet edip de Yüce Allah’a
Bir kula taptığın doğru mu Canan
Bana bu yaptığın doğru mu Canan.

WrAtBoY
02-10-2008, 01:07 PM
Doğruları Söyledim
Leyla’nın aşkı, mecnunu düşürdü derde
nerde o keremler şirinler nerde
acımadı aşk, ne merde, ne de namerde
gönül ummanına dalan çıkmadı

çekilecek gibi değil ki acım
el-alemin yüzünden ağardı saçım
nice sevdalara eridi içim
uğrumda bir Leyla olan çıkmadı

el-alemi dürüst kendimi has sandım
yıllarca beyhude adini andım
kaç selvi boyluya yar deyip yandım
su gönlümü benden çalan çıkmadı

her söze aldanma demiştim canan
önce ahu feryat ardından aman
teşvik buyurup da hayli bir zaman
gönül sarayında kalan ç1kmadI

onca çeşmeyledin ömrüne doyup
her biri burun büktü sevgini duyup
gönül seni adam yerine koyup
iki tatlı kelam salan çıkmadı

gönül hep içinde tuttun su kızı
dinmedi dinmezde bu garip sızı
sen oldun alemin gönül hIrsIz1
senin kalbini çalan çıkmadı

bu sevda naçar olup bitecek
demedim mi sana bitti bitecek
bu kara kız seni heder edecek
gör bak hiçbir sözüm yalan çıkmadı

WrAtBoY
02-10-2008, 01:07 PM
Doğu
Yüzlerce, binlerce bit vardı
Çarşaflar, giysiler üzerinde,
Kimi yayılırdı, koyun sürüsü,
Kimiyse yanaşık düzende...
İşte Doğu bu. Bit, deprem ve acı.
Mutluluk dediğin, bir lavaş ekmek.
Bir avuç ateştir, umut dediğin.
Gerisi kar, çamur ve tezek.

Kara kan akar *******den.
Ölüm akar, çaresizlik akar.
Yalazlanan ıık, köpek sesleri,
Horoz sesleridir, toz gibi kalkar.

İşte Doğu bu. Kalmışık, suskunluk ve acı.
Gül dediğin orda kır çiçeğidir,
Işkındır, çaırdır yemiş dediğin,
Ecel şerbetidir yarin elinden
İçtiğin içeceğin.

İşte Doğu bu. Kesilmiş koyun başı
Gibi bakar orda insan gözleri.
Sevdalar, sıcaklık, yumuşaklık
türkülerde kalmış, bin yıldan beri.

WrAtBoY
02-10-2008, 01:08 PM
Doğum
(Leyla'nin doğumu için Mecnun'un sonradan söylediği)

I.

Çiğ düştü göklerden
Ve bir bahar günü doğdun sen

Güvercinler geçti menekşelerden
Ve bir bahar günü doğdun sen

Kendi kendine ayna olan nergislerden
Leylakların gün doğuşu ürperişinden
Zambakların kıyı kıyı bakışından
Geldin sen
Ve rüzgarlar karları süpürdüğünde
Ve insanı çıldırtan kuş sesleri işitildiğinde
Birdenbire aydınlandı annenin yüzü
Ve bir bahar günü doğdun sen

İlkin horozların gözüne göründün
Dünyaya haber verdiler ötelerden
Baban yeni dönmüştü eve ıraklardan
Birden aydınlandı annenin yüzü
Ve bir bahar günü doğdun sen

Marta bakan biliyordu geleceğini
Nisana bakan görüyordu alaca renklerini
Kızıl ve yeşil seherini
Mayısa bakan buldu seni
Ve bir bahar günü doğdun sen

Sana Leyla dedim Suna dedim şiirlerde şarkılarda
Gerçek adın bir fısıltı gibi kaldı ağızlarda dudaklarda
Çatlar yüreğim bir nar gibi o sırrı anar da
Avunurum doğumundan gelen muştulu armağanlarla
Melekler gökten geldi armağanlarla
Ve bir bahar günü doğdun sen

Bir bahar günü doğdun sen
Baharın ta kendisi oldun sen
Şimdi her baharda doğan çocuklarla
Sen en aşılmaz boya tenlerinde saçlarında
Sen görünür görünmez ufuklarda
Karlar erir erir kaçar kaçar da
Gökler yağmur biçiminde güler ağlar ağlar da
Güneş öğünerek yansır yansır da sularda
Gelirsin her baharda
Bir diriliş gibi ölü dünyaya
Ölüler gölgenden ateş ala ala
Ekilip biçilip yankı yapa yapa
Yaz sıcaklığından arta arta
Birer birer çıktılar gönlümüzün aynasına tarlasına
Ki bir bahar günü doğdun sen

Güller dönüştüler yatak çarşaflarına
Leylaklar yaklaştılar korka korka
Nergisler benliğimizin ortasından baka
Gelip fon oldular insanın
Bir kere daha
Sende yeniden yaratılışına
Bir bahar hali yaratışına

Bir bahar günü doğdun sen
Baharın ta kendisi oldun sen


II.

Sonbahar benim ölümüm kırmızı kırmızı yanışım karaağaçlarda
Senin ak doğumunu daha çok ortaya koymak için
Toplayıp gelişim güzü bütün sarılarımla loşluklarımla
Çürüyen solan evrenin karşı koyuşu
Senin baharda doğusunun anısına

Ah o ne sıtmadır güneşteki sıtma baharda
Her an senin doğumun yaşamaktan gelen
Ve güzün güneşte bir kuruyuş bir dağılma
Benim ölümümden gelen haykırış ve ağlayışlarla
Bir ömür boyu oldum salt ölüm kemiği
Parlamak için senin doğumundan gelen fosforlarla
Eve girmekte geç kalan çocuklar görecektir *******i
Aşk baharının sessiz direnişini
yanıp duran ışıklarda

Yaz güneşi biriktirdi biriktirdi
Sonbahar yapraklarda delirdi
Kış derin çizgileriyle devrildi
Bahar gül tanklarıyla çiçek çağlayanlarıyla belirdi
Ve bir bahar günü doğdun sen

WrAtBoY
02-10-2008, 01:08 PM
Doğum Günü
Doğum günün kutlu olsun sevgili çocuk

Söylemesi güç olsa da
Nice nice yıllara...

Büyüyeceksin çocuk
"Kocaman" olacaksın amcan kadar
Çözeceksin
Anlam veremediğin sözlerini amcacığının
Küçük olmayı istediğin gün yeğenlerin kadar

Ve diyeceksin birilerine:
"Doğum günün kutlu olsun sevgili çocuk,
Söylemesi güç olsa da,
Nice nice yıllara"...

WrAtBoY
02-10-2008, 01:08 PM
Doğum Günü
Dağlarımın en nazlı ceylanı
Mavilerde yaşayan denizkızı

Seninle yaşadığım her an, sanki doğum günüm
Yoksuldum; sevdanla zenginleşti fakir gönlüm
Kuytularda ağlarken gülüşlerinle şenlendi şu ömrüm.

Yoksul mısralarımın en güzel kafiyesi
Yüreğimde açan baharlarımın hediyesi

Çöllerime akan ab- ı hayattır gözlerin
Yarınlarımdaki tek umudumdur gülüşlerin
Acılara inat
Yaşama sebebimdir o güzel yüreğin.

İyi ki doğdun
İyi ki varsın...

WrAtBoY
02-10-2008, 01:08 PM
Doğum Günü
İyi ki doğdun
Bir güneş misali
Bir var oldun
Bir yok oldun
İyi ki doğdun
Bir rüzgar misali
Bir hissedildin
Bir yok oldun
İyi ki doğdun
Bir yara misali
Bir acıttın
Bir yok oldun
İyi ki doğdun
Bir kar misali
Bir yağdın doldurdun
Bir eridin gittin
İyi ki doğdun
Bir ateş misali
Bir yandın tutuşturdun
Bir söndün kül oldun
İyi ki doğdun
Bir çiçek bir gül misali
Bir açtın güzelleştin
Bir soldun soldurdun
İyi ki doğdun
İyi ki arkadaşım oldun
İyi ki ...
İyi ki sen varsın

WrAtBoY
02-10-2008, 01:08 PM
Doğum Günün


Saatim on ikiyi gösterdiğinde,
Bir yağmurdur başladı burada.
Gecenin gizeminde,
Gizemli bir yağmur
Gündüzü kasvetli bir hava,
Yollar çamur.

Saat tekrar on ikiye geliyor,
Penceremin perdesini açtım,
Pamuk serpilmiş yerlere.
Sanki gök doğum gününü kutlamış,
Hediyesini sermiş her nesnenin üstüne.
Kimi sever yağmuru,
Bereket der,
Kimide sevmez.

Bugün doğum günündü.
Yağmurla karşıladı gökler seni.
Bulutla kolladı.
Karla uğurladı.
Sevmezdim hiçbirini.
Ama onlar seviyor ya seni,
Bende seviyorum gayri.
Artık doğdun sen.

Saatim sıfırlanmış,
Üşümeye başladım.
Şiir sebebim,
Ne iyi ettin de doğdum.
Nice yıllara.

WrAtBoY
02-10-2008, 01:08 PM
Doğum Günün Kutlu Olsun


Bekle doğum gününde
hediyeni vereceğim
işte o gün seni kalbimden sileceğim
anlayacaksın o gün ah diyeceksin
dönülmez bir yola girdin ya sen dönemeyeceksin
dönmeye yüzün olmayacak
kahpeliğini cümle alem duyacak
beni gördüğün zaman
arkamdan baka kalacaksın
bir zamanlar ben bu çocuğa
sahiptim şimdi değilim diyecek ağlayacaksın
sana yemin olsun bu can üstüne
yalvaracaksın peşimde köpek gibi
yani sokakta yalnız kalmış
başı boş it gibi.

Oysa sana çok mu çok değer vermiştim
her şeyden üstün tutup bir tek seni sevmiştim
lahnetler olsun sana kıymet bilmedin
ama ben adam gibi adamdın
ne olurdu sende adam olsaydın
bu cana yar olsaydın
ama sende adamlıktan eser yok
canın cehenneme artık
gözümde zerre kadar değerin yok
bunlar sana son sözlerim olsun
son bedduam olsun
Canın cehenneme
doğum günün kutlu olsun.

WrAtBoY
02-10-2008, 01:09 PM
Doğum Gününde
Sen, ey yaşama sevincim!
Sabah ruhuma doğan güneşim
Sen, ey benliğim, bilincim!
Canıma can katan can eşim
Baharda kokladığım gonca
Gönül bahçemde dört yapraklı yonca
Benden öte uzayıp giden yol
Dizine uzandığım yorulunca
Sen, ekmeğim, suyum, aşım
Elimden tutan sıcak el
Dudağımda tebessüm, gözümde yaşım
Sen, gönlümü çalan güzel!
Sen ağzımın tadı tuzu
Öpüşünde hayat bulduğum
Ömrümün tükenmeyen yazı
Sen, varlığında kaybolduğum
Yokluğunda kahrolduğum
Sen, gül dalında tomurcuk
Kah gülen kah ağlayan çocuk
Sen, ey batmayan güneşim!
Gelişinle hayat bulduğum
Yüce sevginle durulduğum
Başımda tacım, yüreğimde ibrişim
Nice nice yıllara sevgili eşim!