PDA

Tam Sürümü Görüntüle : WrAtBoY Dan Aşk Şiirleri Arşiv


Sayfa : [1] 2 3 4 5 6 7 8

WrAtBoY
02-10-2008, 04:48 AM
Abarttık
tamam sus artık,
anladık,
abarttık,
anlamadık,
anlaşılmadık,
sus artık,
bu son anlarımızda,
sus artık,
yılandan dilin,
akrepten elin,
sus artık,
bizde insanız,
yeter artık,
sus artık,
en azından,
ben giderken,
saygılı ol biraz,
sus artık,
susmak nedir ,
bilmezmisin sen,
sus artık,
tamam anladık,
sen hiçbir şeye değmezmişsin,
abarttık,
sus artık,
ben gidiyorum,
allah'ını seversen
sus artık...

WrAtBoY
02-10-2008, 04:49 AM
Abı hayat



Koşarak gel... Bin yıl öteden...
Kimliğim olsun terksinde kaygılarının...
Birbirimize bakalım...
Aynamsı bir telaşla...

Yan yana duralım. Ben ve ben...
Boşluğa bakalım... Ki adı hayattır.
Sana neler göstereyim... Acemisin...
Varda yoğu görmek, abı hayattır...

WrAtBoY
02-10-2008, 04:49 AM
Aç Kapıyı
Aç kapıyı, haber var,
Ötenin ötesinden!
Dudaklarda şarkılar,
Kurtuluş bestesinden.

Biz geldik, bilen bilsin!
Gönül gönül girilsin,
İnsanlar devşirilsin,
Sonsuzluk destesinden...

WrAtBoY
02-10-2008, 04:49 AM
Aç perdelerini gökyüzüme
Efsunlu saatlerde sıcaklığı vardı ellerinin,
Ben seni seçtim sevgilim,
Matemi olmayan bir bedenden,
Aşkına aşkımı katarak geçtim,
Gördüm ellerinde hüzün,
Bir tutam sevda ile gülen yüzün vardı,
Çocukluğun vardı,çocukluğum gibi,
O masumluğun bana hep yüreğini anlatırdı,
Ve ben özledim seni durmadan sevgilim,
Yokluğuna yağan her yağmurda kendimi,
Aşkına karışan sensizlik bildim,

Durduğum yerde ıslanıyor şimdi gözlerim,
Ben seni seçtim sevgilim,ki sen,
Hasret çeken *******imde yüreğime bir büyüsün,
Aç perdelerini aşk'ın,kaldır gökyüzünü,
Seni sevdiğimi koskoca bir şehir görsün,
Ve duy ama inanma,
Ne dostunu dost,ne düşmanını düşman bilir bu dünya,
Aşkla başlar hayat,aşkla biter her düşen gibi sevdaya,
Ben seni sevdim sevgilim,seni seçtim,
Ve yazacak aşkı olmayan bir şair gibi değil,
Yüreğim bilerek başladım şiirlerce seni anlatmaya,
Suskunluğu tanımazsın sen benim bildiğim,bu yüzden,
Sen kalacaksın hayatım boyunca değer verdiğim.....

WrAtBoY
02-10-2008, 04:49 AM
Acaba



Bin kez öptüm yine İstanbul'u bugün
Yağmur mu yoksa ben mi ağlıyorum
Yalnız bütün şehirden özür dile
Bir gün gelirsen buralara
Sayende İstanbul sırılsıklam...
Herhangibir akşamüstü
Sensizlik yine beni yakaladı suçüstü
Şu an baktığım denizden
Ne vardı sevdalarım bir bir çıksa
İçimdeki karanlığı alsa
Kızıl saçların omuzlarımda dolaşsa
Birdaha ağlarmıyım acaba?

WrAtBoY
02-10-2008, 04:49 AM
Acele Aşk
Daha dün gördüm seni düşümde,
aşık oldum.
Uyandım, yoktun.
Uyumak istedim tekrar,
Olmadı.
Hepsi bu kadarmış demek.
Eh,
mutluluklar dilerim sana,
düşümde gördüğüm,
gördüğümü sandığım,
seni sandığım sana…

WrAtBoY
02-10-2008, 04:50 AM
Acelen Ne
Nereye hey ömrüm, nereye böyle?
Sevmeden, gülmeden nereye böyle?
Yıllar sana düşman, nedendir söyle?
Yaşamadan, görmeden nereye böyle?

Gördüm, saçlarına hep aklar dolmuş
Bir zamanlar gülen gözlerin solmuş
Gençliğin mazide bir hayal olmuş
Baharı terk edip, nereye böyle?

WrAtBoY
02-10-2008, 04:50 AM
Acem Kızı

Sefamı sürersin uzaklarda
Eğlenirmisin bensiz
Söyle yüzün güler mi
Birazda olsa acem kızı

Yoksa yalnızlık mı çekersin
Kanlı gözyaşları mı dökersin
Hasretle yollarımı mı beklersin
Söylesene acem kızı


Sen sevilmeye layıksın
Sen hep gülmeye alışıksın
Sen hayatla barışıksın
Ne desem yalan olur
Senin için acem kızı.

WrAtBoY
02-10-2008, 04:51 AM
Acem Kızı
Dildar gözlerine dilekler yazdım.
Bir uçurtmanın uzaklığı kadar,
Enginliğini hissettim sözlerinde.
Bir ağacın sessizliği kadar,
Asilliğini sezdim hareketlerinde.
Senin ne sıradanlığını bilirim,
Nede olağan üstü hareketlerin
vardır aklımda kalan...
Sende beni tutan,
O narin bedeninde ,
Olağan üstünlüğü sıradanlaştırman
Bende birtek kalan.
Başlangıcı olmayan bir hikayenin
Kahramanı olmanın ne olduğunu bilmek.

WrAtBoY
02-10-2008, 04:51 AM
Acemi


Unutulurmuş dediler ya!..
O zamanlar çocukluk işte,
Platonik sipariş bayramlar
Tescillenmemiş kaygılı umutlar vardı
Ve karanlıkla uzayan rüyalar adama bakardı…
Sonra kalakalmışlık yalnız başına bu şehirde
İncitilmiş arzuların viraneliği hatıralarda
Ismarlama hesaplar,
Tek kişilik sahne oyunları!
Şimdi her şey bir yürek ağrısı!!!

Sürgülenmiş ve mıhlanmış kapı!
Çaylaklık ve çömezlik; bir ilk işte,
İşte fersiz geleceğin akıbeti;
Kalemiz düştü ilkin
Sonra atların nalları düşünce bir gül fırtınasında
Ve vezir de esir edilince peşinen bir file
Şahı devirmek bize kaldı!
Acemilik işte,
Gençliğimiz; pusatsız hovardalığın hazin nihayeti..
Şimdi her şey bir baş belası!!!

Kendim gibiyim her daim
Şiiri eskiden de severdim,
Ben inşa ettim tüm çıkmaz sokakları
Hep vuslat türkülerini damıttın aynalardan
Çareler aradım aylarca bu diyarda
Sonunda bir mim koyabildim hatıralara
Mezara gömdüm eski-
Ve siyah-beyaz fotoğrafları..
Acemilik kazası işte,
Şimdi her şey nisan ayı
Ve geriye dönüp baktığımda
Tüm olup bitenler yapma kartpostal gibi buralarda,
Senin çocuğundum ve ağırdım o zamanlar
Şimdi bir şey o kadar uzak ki..

WrAtBoY
02-10-2008, 04:52 AM
Acı


Kaldırım gülü oldum dün gece
sahil boyunca unutmaya çalıştım
bana bıraktığın kimsesizliği
saatler geride kalmış benden
derdimi anlayan yok.
Dermanım da uzakta
şimdi o kara gözlerin olacaktı karşımda
avucumda aşkın.
Saracaktım ince hayatını kollarımla
zaman bırakacaktı seni bana.
Solmadan geçecekti bu hayal.
Gidip geliyorum seninle kendim arasında
değişen birşey yok.
Aynı boşluktayım
sevsem mi yoksa sevmesem mi seni
acı mı çeksem her gün
prangalarımı eskitsem
şaraba vurup kendimi
ölsem mi yoksa
yoksa hiç bırakmasam mı seni
vazgeçtim diyorum olmuyor
gerçekten içimdesin sökemiyorum
acılar vız gelir şimdiden sonra
sensizlik ölüm.
Onca şeyi sırtladım ben senin için
rakı gibisin.
Soğuk, ağır, beyaz az biraz
can damarda bitiyor aşkın
kapalı kapılar ardına bırakacağım seni bir müddet
aşk yıllandıkça erir
kalp mi kaldı sanki bedende
her şeyim senin.

WrAtBoY
02-10-2008, 04:52 AM
Acı


Yaşamak uğruna
Ölmek bu olsa gerek
Sevmek uğruna
Acı çekmek bu olsa gerek
Hayat uğruna
Savaşmak bu olsa gerek
Peki ya sen uğruna
Üzülmek niye?

WrAtBoY
02-10-2008, 04:52 AM
Acı
Ateş gibi vücudum,
Elim, ayağım, içim titriyor hasretinle,
Canım acıyor,
Ağlamak istiyorum,
Avazım çıktığı kadar bağırarak saatlerce,
Bu nasıl bir şey böyle,
Bu nasıl duygu böyle,
Kendime hakim olamıyorum,
Deprem oluyor tüm bedenimde, beynimde sanki,
Alev alev yanıyor her yerim,
Ama titriyorum hala
Yanında olmak İstiyorum,
Hiç ayrılmamacasına,
Koynunda uyumak istiyorum her gece,
Üşüyorum,
Sanki sadece sen sarılınca ,
Kollarına alınca ısınacak gibiyim, ısınamıyorum bir türlü
ne yapacağımı bilmiyorum,
Çıldırmak üzereyim,
Sevgini istiyorum, yanımda olmanı istiyorum,
Sadece benim olmanı istiyorum......

WrAtBoY
02-10-2008, 04:52 AM
Acı
Gözlerim görmüyor, açık olsada
Derman olmuyorki yaşlar dolsada
Gelip geçen, sille tokat vursada
Bana bundan beter, acı veremez

Sorsan anlatması, o kadar zorki
Çaresi olmalı, kalbim diyorki
Bu dert birincisi, daha sonraki
Bana bundan beter, acı veremez

Gezip dolaşırım, hep aynı yerde
Her yer kapkaranlık, sanki alemde
İşkence yapsalar, tüm bedenimde
Bana bundan beter, acı veremez

Çalsın dertli ud’um, söylesin dilim
İş’e yaramıyor, ama gözlerim
Dünya zehir olsa, inan sevgilim
Bana bundan beter, acı veremez

WrAtBoY
02-10-2008, 04:53 AM
Acı benimle gelir
Birçok kelime,
Kitap kandırır,
Kapağı tavana bakar,
Rakamların sayfa çığlığı,

Işınlanıp gelmiş sevda,
Oturmuş yanıbaşına,
Bilemezsin,
Bir göz,
Gözlerine nasıl da saldırır,
Kaçamazsın,
Gönlü toprak kokan,
Karıncanın hikayesi,
Bana birgün,
Sana sonsuzluk kalır,
Duvarda salınan zaman,

Ağlar gözleri yaşlı anam,
Derdim ya hani,
Gözleri gökyüzümde dolaşan,
Gideceksen temelli,
Akşam vakti toparlan,

Islanıp gelmiş,
Bilemezsin,
Bir temmuz gecesinde,
Adı yadigar kalan....

WrAtBoY
02-10-2008, 04:53 AM
Acı Çekmeyi Sevdik


Bu son ayrılışımız olacak
Ellerimiz bir daha elveda
Diyerek ayrılmayacak
Canımız bir daha bu denli yanmayacak
Sözlerimiz anlamını yitirmeyecek
Gözlerimiz bir daha yalan söylemeyecek
Bir başka kalplerde
Yaşayacağız sevgimizi,
Bir daha asla birlikte
Olamayız Unutma bu son ayrılışımız
Biz hiçbir şeyin değerini bilmedik
Doğru dürüst sevmeyi bile beceremedik
Bir rüyaydı geldi geçti sadece...
Yaşamadığımızı farz et
Gerçek şu ki gönlüm
Şimdiden sana hasret.
Biz bitti dedik ama bitmedi
Ya kalplerimiz acaba onlar silebildi mi kalbinden sevgimizi?

WrAtBoY
02-10-2008, 04:53 AM
Acı Dost
Nerde o eski sözler, yaşanmış güzel günler
Su gibi akıp kaybolup gittiler
Dostum deyip hissettiğim sevgiler
Bir anda yüreğimden silindiler

En kötü günümde yalnız bıraktı
beni düşmanım değil de dostlarım yıktı

Nerde, nerde benim dostum diyenler
Gerçekleri benden gizleyenler
Yüzüme bakıp yalan söyleyenler
Acımasızca terk edip gidenler

En kötü günümde yalnız bıraktı
beni düşmanım değil de dostlarım yıktı

WrAtBoY
02-10-2008, 04:53 AM
Acı Gün


Bir kanadım kırıldı
Uçamıyorum
Uçmak da istemiyorum
Uzaklara gitmek çok uzaklara
Yüreğimi çıkarıp gitsem gidebilir miyim?

Sadece uyumak istiyorum
Hiç düşünmeden uyumak
Uyusam da, yüreğimi çıkarıp uyanabilir miyim?

İlk defa korkuyorum yaşamdan
Yalnızlıktan korkuyorum
Yapabilir miyim, bilmiyorum
Yapabildiğim en iyi şey,
Hiçbir yere gitmek
Hiçbir yere doğru gitmek...

WrAtBoY
02-10-2008, 04:53 AM
Acı Haberim Senindir


Benim acı haberim senindir. Gülüm
Gelme gittiğin yerde geri
Beni bulamazsın, tutmuştur benim elimden ölüm
Gelme sakın geri gelme bulamazsın beni
Bulut olup gökyüzünde
Doğ mezarımın üzerine doğ ki;
Yağ kara toprağıma yağ ki;
Sevdamın tohumları yetişsin, akıttığın gözyaşınla…

WrAtBoY
02-10-2008, 04:53 AM
Acı Kahve

Köhne bir kahvede
ucuz bir öğle yemeğinin üzerine
yudumladığım acı kahve gibisin.

Sana sığındıkça ben
muhtaç olduğumda acı sıcaklığına
sen hep dibe çöktün kendi dünyanda,
bütün ağırlığınla.

WrAtBoY
02-10-2008, 04:54 AM
Acı Olur Ayrılık,Söz Olur

Söz olur sevgili uzaklaş aşktan,
Nederler sonra,ele güne karşı...
Söz olur sevgili kaç aşktan,
Ne kurtuluşu olur sonra,cümle alem...
Söz olur sevgili kapılma kalbine,
Dinleme onu!
Ne olur sonra,beraber olsak...
Ne olur aşkı yaşasak...
Çalıncada kapımızı ayrılık,
Ne olur sevgili,
Zor olur...

WrAtBoY
02-10-2008, 04:54 AM
Açık Dilekçe
Görmediğim bir bambaşka durum var
Sizin şehrin kızlarında savcı bey
Yaklaşanı ta yürekten vururlar
Kan kokuyor gözlerinde savcı bey

Gayeleri gönül kırmak dal gibi
Bakışları çifte favül bal gibi
Ülkeler fethetmiş bir kral gibi
Gurur dolu pozlarında savcı bey

Kaş yaparken, göz çıkarır elleri;
Çok silahtan tesirlidir dilleri
Hayret ettim, bir tuhaf ki halleri
Poyraz eser yüzlerinde savcı bey

Derviş olup çıktım tığsız, tebersiz
İlk görüşte avladılar habersiz
Pişirdiler beni tuzsuz, bibersiz
Kebap oldum közlerinde savcı bey

Bölüştüler gönlüm ile aklımı
Davacıyım, ara benim hakkımı...
Bir yol göster, haklı mıyım, haksız mı?
Yorulmayın izlerinde savcı be

WrAtBoY
02-10-2008, 04:54 AM
Açıklarda
Bir ağızdan çalınan düdükler, kalın kalın,
Boşlukta tos vuracak nokta arayan çığlık.
Koşup, yılanlar gibi üzerinden suların,
Arıyor teknemizi oturacak bir sığlık.

Omuz omza şahlanan dalgalar, büyük büyük,
Bir ses işitip ürkmüş, sürülerle canavar.
Gözlerinde kıvılcım, ağızlarında köpük,
Birbirinin üstünden atlayıp geliyorlar.

Gittikçe boşluklara düşmekteyiz enginde;
Arkadaki sahilse, fosfor bir iz halinde,
Her ân bir parça daha uzaklaşıyor bizden.

Deniz, bu yerde ölüm korkusu kadar derin;
Kocaman bir kuş gibi geliyor peşimizden,
Ruhu, bu kapkaranlık suda can verenlerin..

WrAtBoY
02-10-2008, 04:54 AM
Acil Hasta
Yoldan geçerken bir araç
vurdu savurdu kenara...
kırdı hemen her yerini...
koştu gören...insafı olanlar imdâda...
ele alınacak gibi değildi...
bir telaşla...haber verdiler ambulansa...
saatler sonra gelebildi ambulanssa…

ne doktor…ne hemşire!!??
aklı eren bir kimse yok ambulansta
bir şoför…bir sedye sadece!!??
apar topar koydular
yaralı kıvranırken
acılar içinde...sedyeye….

ambulans zar zor çıkabildi caddeye
ve sirenler çalarak
nice tehlikelerden sonra
yetiştirebildi yaralıyı
yarı canlı...hastaneye…

acil servis kapısı…ana baba günü!!
herkes üzgün…
görmek mümkün değil
kimsenin güldüğünü…

yaralı...çığlıklar atarken
ve yalvarırken yardım için…
başucuna gelen görevli
-kızgın kızgın!!??
bakmadan yaralının haline...
aldırmadan çektiklerine...
sormaya başladı;
sosyal güvencen var mı?
sigortalı mısın?
Paran var mı?
Arkan var mı?
Yok deyinince...yaralıyı haşladı!!??

Kimin kimsen yoksa
bekleyeceksin sen...
-beklemek senin yazgın!
sana yardım edemem…
edersem eğer!!??
mevzuat beni de yer!?
Dedi ve ekledi:

Bekle..yorulma beklemekten…
hasta kahrolurken inlemekten.
Hasta bekledi…bekledi.
Kendini kurtaracak yardımseverleri
Bir türlü gelmedi…
Kan kaybı…
dereken kalbi tekledi
ve birkaç yardımsever el
aldı temelli iyileşen hastayı
sükut aracına yükledi…

O gün...
İğreti...eve benzemeyen bir evde
Akşam...babalarını ve
yiyecek getirmesini bekleyen
başka bekleyenlerde vardı
gözleri yollarda...
beklediler...beklediler
bekledikleri gelmedi
her taraf karardı
sordular...aradılar
gözleri kapıda
kulakları seste
hiç kimse haber getirmedi
ve o eve bir daha
sevinç girmedi...

WrAtBoY
02-10-2008, 04:54 AM
Yüregimdeki çocuk Yüregimde bir çocuk
Sevinçle hüznü
Bir arada yaşıyor
Bir elinde umut çiçekleri
Digerinde mutsuzluk dikenleri...

Yüregimdeki bu çocuk aglıyor,
Batmış eline
Mutsuzluk dikenleri...
Umut çiçekleri
Gönlünü okşuyor...
Kendisini
Bekleyen geleceği
Umut çiçeklerinde
Biliyor...

Yüregimdeki çocuk
Ellerin de
Umut çiçekleri,
Gözlerinde
Bir ümit ışıgı yanıp sönerken
Kendisine sevgiyle uzanacak
Bir dost eli bekliyor...

Yüregimdeki çocuk
Bir elinde umutsuz dikenleri
Digerinde umut çiçekleri
Gözlerinin içi gülüyor...

Yüregimdeki bu çocuk
Gelecekten umutlu
Hayatla barışık yaşıyor...

WrAtBoY
02-10-2008, 04:54 AM
Seni seviyorum diye
Gelişine kadar rötar yapmış hayatımı
Seninle yaşamaya hazırlanırken
Sana uzanan yollarımı kapaman niye?
Biliyorum haykırışlarım boşuna
Şahin pençesinde asılı serçe gibi
Nafile tüm çırpınışlarım
Boşuna sesleniyorum duymayacağını bile, bile
Seni beklemem nafile Gözlerinde zifir siyah bir perde
Alkış tutuyorsun alabildiğine
Şamdandaki mum gibi eriyip bitişime
Sen kulaklarını değil
Yüreğini tıkamışsın sana seslenişime Oysa ben
Tüm yokluğuna inat varlığını yaşatırken içimde
Gül pembesi çizgilerle resmini işliyorum
Karanfil moru *******e
Şiirleri seninle yüklüyorum kanatırcasına
Dizeleri ağlatıyorum.
Seni işliyorum hecelere Tüm yaşayamadıklarıma inat
Seni yaşamak istememdi ütopyalarım
Tek sana adanmışlığımdı ölümüne
Tek senin doldurduğundu rüyalarım
Şimdi
Bir tutam gücüm kaldı en sona sakladığım
Bilmiyorum
Ansızın çıkıp gelecekmisin aniden
Bir avuç toprak olmadan sonunda
Sen diye kucakladığım. Bir gün
Anlayabilme ihtimalin var ya sevdiğimi
Düşüp gelme umudun var ya yüreğinin peşine
Yüreğin bende emanet biliyorsun
Ve ben
Yüreğin yüreğimde
Yüreğin ellerimde
Çok yakında
Çekip gideceğim yok oluşun koynuna
Beni düşürdün ya bu hale
Günahı boynuna.

WrAtBoY
02-10-2008, 04:55 AM
Gül yüzün aklımdan çıkmıyor bir an
Hasretin içimi yakıyor gülüm
Yıldızlar uykuya dalarken bile
Hayalin hep bana bakıyor gülüm
Kaybolup giderken seher yıldızı
İçimi kemirir hala bu sızı
Neyleyim ben sensiz baharı yazı
Yokluğun boynumu büküyor gülüm
Yanımda olmadan gülermi yüzüm
Ne gecem bellidir nede gündüzüm
Kahrede kahrede geldi bak güzüm
Şaçlarımda şafak söküyor gülüm

WrAtBoY
02-10-2008, 04:55 AM
Küçük bir dünyanin içine gizlenmissin
Sadece hissedebiliyorum seni
Tipki senin beni hissedebildigin gibi
Bazen bütün umutlarimi ,bütün sikintilarimi
Oradan sana söylüyorum
Tipki senin bana söyledigin gibi
Içimizin karanligini bosaltiyoruz bazen
Bazen de iki kelime saklayabiliyoruz
Seni böyle hissetmek, seni böyle sevmek güzel
Bir bakiyorum bir adim geliyor,
Bir bakiyorum kilometrelerce uzaksin
*******i seni düslüyorum yine
Küçük bir makinenin içinden
Biliyorum ayni yerdeyiz ayni seyi dinliyoruz
Hissedebiliyoruz ayni seyi
Elimde sana dair hiçbir sey yok
Sadece yani basim da çalan minik bir radyo
Bilmiyorum su an ne haldesin
Ve de evin neresindesin
Belki salon da koltuga oturmus,
Belki odanda yatagina uzanmis
Ayni seyleri düslüyoruz
Gecenin bizim için hazirladigi güzelligi dinliyoruz
Ben bu gece çok hüzünlendim
Göz yaslarim yanagimda kaldi
Bir ananin acisini paylasti göz yaslarim
Bir sevgilinin siirinde duygulandim
Ama bunlarin hepsinde seni düsledim
Tipki senin beni düsledigin gibi

WrAtBoY
02-10-2008, 04:55 AM
Duyuyor musun birtanem? ?
Dün gece yine sendin aklımda
Bir hüznün çıkmaz sokalarında
Gözyaşı oldu hasretin
Ilık bir buse gibi süzüldü yanaklarımda
Yanaklarım kırmızıydı, küskündü aynalara
Ne zaman karşılaşsak sen bakardın onlardan
Başıboş hoyrat aynalardan
Önce ilk sarıldığımız yere gitti duygularım
Bu gün gibiydi yaşadığımız küllenmemişti
O bir ömürdü sanki, ölmeye değerdi
Sonra gözlerin geldi aklıma, güzelliğin
Başımı döndüren mey gibiydin sen
Şelaleler akardı içime gözlerinden
Ardından öksüz kalırdım sanki giderken
Yinede yorulmazdım sensizliğe
Sensizlik ki darağacım, sensizlik ki paramparçayım
Ellerim seni arıyor bu gece, gözlerim gözlerini
Şarkılar hüzünlü, şarkılar buruk
Yoksun ya bu şehir yorgun, bu şehir vuruk
Seni arıyorum inadına *******de
Karanlıklar üstüne yemin ederim
Işığım sensin! !
Seni seviyorum birtanem diyorum söyletensin
Basit bir aşk öyküsü değil ki bu
Saman alevi değil ki
Cehennem alevi sanki susuzum
Sensiz mutsuzum
Artık sabah olmayacak uykusuzum
Artık sensiz yaşanmayacak
Yaşıyor sanma beni sadece varsayımım
Sana bağımlı varlığım
Yokluğun ise tükenişimdir
Bir umudu katleder bin umudun olurum
Senin gibi ulaşılmazdır benimde gururum

Duyuyor musun birtanem? ?
Dün gece yine sendin aklımda
Aldın aklımı başımdan gittin
Canımı da aldın yüreğimden
Canımdın sen! !
Vazgeçilmezim, tartışılmazım
Yalnızlığımın sebebi, acılarımın denizi
Esirinim işte bu gece vakitleri
Kollarımda sensizliğin kelepçeleri
Yüreğimde sevdanın zincirleri
Bağlanmışım sana ayrılamam
Görmeden yaşayamam o gözleri

, Bir gemi kalkıyor rıhtımdan
Dinle bak sesini, bu son seferi
Veda türküsüne benzer düdük sesi
Ardından mendil sallayanlar
Boşuna aslında boşuna ağlayanalar
Dönüşü olmayacak bu yolculuğun
Bende gidiyorum birtanem, umutlarım yanımda
Geriye bıraktığım limandaki ayak izleri
Ve haykırışım enginlere
Sen; dalgalardan dinle artık sesimi
Sahilde bekle beni
Bir garip martı görürsen gözleri yaşlı! !
Randevusu varmış gibi ecelle telaşlı! !
Bil ki; bir tutam sevgi yolluyorum sana
Bil ki; ağlıyorum uğruna
O zaman son kez de olsa hatırla beni
Cansız bedenime can istiyorum
Canımsın sen, SENİ SEVİYORUM

WrAtBoY
02-10-2008, 04:55 AM
Her gün yanında olamamaktan korkuyorum

Sesini duyamamaktan

Seni görünce, sana alışmaktan da korkuyorum

Nedense sensizlikten de korkuyorum

Bir gün hoşça kal demenden

İstemesem de;

Bir gün, bir gül gibi

İçimde solmandan korkuyorum

Hafızamda bırakacağın hatıralardan

Hatıralardan kaçamamaktan

Adını unutamamaktan korkuyorum

Ah be güzelim;

Ben seni sevmekten korkuyorum.

Benimkisi sadece bir sevda

Göz yaşlarımla söndüremediğim

Korkularımı yenemediğim

Söyleyemediğim

Fakat, kendimi tükettiğim

Ve beni;

Yedi kat yerin dibine sokan

Utandıran, korkutan

An be an içimi yakan

Cesaretsiz bir sevdan

Bu nasıl bir sevda ?

Anlayamıyorum

Ah be güzelim;

Ben seni sevmekten korkuyorum.

Biliyor musun;

Aklımdan hiç çıkmıyorsun.

Sen benim;

İmkansızlar bahçesinden koparttığım

Edâlı gülümsün.

Hiçbir zaman koklayamayacağım

Adını söylerken burkulacağım

Sevmekten hep korkacağım

Fakat, ömrüm boyunca unutmayacağım

Edâlı gülümsün.

Ah be güzelim;

Aslında sen benim,

Kendi ömrümsün

WrAtBoY
02-10-2008, 04:56 AM
İstanbula Kar YaĞiyor Gecenİn Orta Yerİnde
Kar YaĞiyor Erİk AĞacina
Kar YaĞiyor Kumrularin ÜstÜne
DaĞ Zorbasi Gİbİ Haİn Ve Umarsizca
Erİk AĞaci ÖksÜz Kumrular Evsİz Kaliyor
Bİrben GÖrÜyorum Belkİde Bİrben
Bİrben Aciyorum Kumrularin Halİne

İstanbula Kar YaĞiyor Gecenİn Orta Yerİnde
Ansizin Bİr Kedİ GeÇİyor Penceremİn ÖnÜnden
SÖylene SÖylene Sİnİrlİ Ve Islak Bİr Kedİ
Bellİkİ Ansizin Yakalandi Bİr Çatinin Tepesİnde
Ve Muhtemelen Uykunun En Tatli Yerİnde
Bİrben GÖrÜyorum Belkİde Bİrben
Bİrben Aciyorum Halİne

İstanbula Kar YaĞiyor Gecenİn Orta Yerİnde
Sen Muhtemelen Enderİn Uykularda
Ben Penceremİn ÖnÜnde
İstanbula Kar YaĞiyor Kar YaĞiyor Pencereme
O Sebepsİz GİdİŞİn Gelİyor GÖzlerİmİn ÖnÜne
Kar Camdan GeÇİyor Ten'den GeÇİyor
Usulca Doluyor YÜreĞİme

Ve Bİr ÇİÇek YeŞerİyor KendİlİĞİnden
DonmuŞ Kalbİmİn Orta Yerİnde
Uzun KiŞ *******İnde Yİtİrdİm Senİ
ÖldÜnmÜ Kaldinmi Haberİn Gelmez
Bİlmemkİ Bİr Tanem Nerdesİn Şİmdİ
Her YaĞan Kar'da Kaybedenler Olur Hep
Kİmİlerİ Yuvalarini Kİmİlerİ RÜyalarini
Kİmİlerİde Sevdalarini
İstanbula KaryaĞiyor Gecenİn Orta Yerİnde

WrAtBoY
02-10-2008, 04:56 AM
Seni gördüm,
toy bir çocuktu yüreğim
henüz yağmur yağmamış buluttum...
Hiç kimseyi senin kadar sevmedim...
Tutsaktım,
Yok pahasına bir gemiye satıldım
sonra gözlerimi sattım,
Hiç kimseyi senin kadar sevmedim...





Yalnızlığıma
nice zaman
silah çektim, süngü tuttum...
Dağların zirvesinde destan,
çöllerin ortasında ağıttım...
Hiç kimseyi senin kadar sevmedim...





Yakacak diye gözlerin, kalbimi
ellerinin nârına
kendim attım.
Senden duydum en güzelini sözlerin
en tatlı yudumları
senden yuttum
Hiç kimseyi senin kadar sevmedim...





Sevdan için
her gül mevsiminde
arzu arzu,
umut umuttum....
Gördüğüm her renkte rengini gördüm
Duyduğum her seste adına
türküler tuttum...
Hiç kimseyi senin kadar sevmedim....





Akrep düştü *******ime
Gelirsin tutkusuyla
yıldızlarını göğün
birer birer uyuttum...
Adından başka
isimleri
kelimeleri
harfleri
Adından başka
Bütün bildiklerimi unuttum...
Hiç kimseyi senin kadar sevmedim...





Ben,
hiç kimseyi
senin kadar sevmedim...

WrAtBoY
02-10-2008, 04:56 AM
Mutlu Yıllar


Bu gün dünyayı istediğin bir renge boya.
Rengârenk batan günü al karşına.
Bir renk, de kendinden kat.
Çocuklar gibi saf, temiz ve berrak.
Kapat gözlerini bir hikâye yarat.
Vazgeçme hissedilir biraz, da sıcaklığını kat.
Kalbinde, ki elleri bırakma sıkıca tut.
Çünkü varlıktır sevgiye en güzel kanıt.
Yalnızlığın saltanatını sür, sür ama.
Birikmiş sevginden, herkese bir parça ver.
Bir tebrik, bir arama bin umuttur insana.
Mutlu yıllar, mutlu yıllar sana.......

WrAtBoY
02-10-2008, 04:56 AM
Duyuyor musun birtanem?
Dün gece yine sendin aklımda
Bir hüznün çıkmaz sokalarında
Gözyaşı oldu hasretin
Ilık bir buse gibi süzüldü yanaklarımda
Yanaklarım kırmızıydı, küskündü aynalara
Ne zaman karşılaşsak sen bakardın onlardan
Başıboş hoyrat aynalardan
Önce ilk sarıldığımız yere gitti duygularım
Bu gün gibiydi yaşadığımız küllenmemişti
O bir ömürdü sanki, ölmeye değerdi
Sonra gözlerin geldi aklıma, güzelliğin
Başımı döndüren mey gibiydin sen
Şelaleler akardı içime gözlerinden
Ardından öksüz kalırdım sanki giderken

Yinede yorulmazdım sensizliğe
Sensizlik ki darağacım, sensizlik ki paramparçayım
Ellerim seni arıyor bu gece, gözlerim gözlerini
Şarkılar hüzünlü, şarkılar buruk
Yoksun ya bu şehir yorgun, bu şehir vuruk
Seni arıyorum inadına *******de
Karanlıklar üstüne yemin ederim
Işığım sensin!
Seni seviyorum birtanem diyorum söyletensin
Basit bir aşk öyküsü değil ki bu
Saman alevi değil ki
Cehennem alevi sanki susuzum
Sensiz mutsuzum
Artık sabah olmayacak uykusuzum
Artık sensiz yaşanmayacak
Yaşıyor sanma beni sadece varsayımım
Sana bağımlı varlığım
Yokluğun ise tükenişimdir
Bir umudu katleder bin umudun olurum
Senin gibi ulaşılmazdır benimde gururum

Duyuyor musun birtanem? ?
Dün gece yine sendin aklımda
Aldın aklımı başımdan gittin
Canımı da aldın yüreğimden
Canımdın sen! !
Vazgeçilmezim, tartışılmazım
Yalnızlığımın sebebi, acılarımın denizi
Esirinim işte bu gece vakitleri
Kollarımda sensizliğin kelepçeleri
Yüreğimde sevdanın zincirleri
Bağlanmışım sana ayrılamam
Görmeden yaşayamam o gözleri

Bir gemi kalkıyor rıhtımdan
Dinle bak sesini, bu son seferi
Veda türküsüne benzer düdük sesi
Ardından mendil sallayanlar
Boşuna aslında boşuna ağlayanalar
Dönüşü olmayacak bu yolculuğun
Bende gidiyorum birtanem, umutlarım yanımda
Geriye bıraktığım limandaki ayak izleri
Ve haykırışım enginlere
Sen; dalgalardan dinle artık sesimi
Sahilde bekle beni
Bir garip martı görürsen gözleri yaşlı! !
Randevusu varmış gibi ecelle telaşlı! !
Bil ki; bir tutam sevgi yolluyorum sana
Bil ki; ağlıyorum uğruna
O zaman son kez de olsa hatırla beni
Cansız bedenime can istiyorum
Canımsın sen, SENİ SEVİYORUM

WrAtBoY
02-10-2008, 04:56 AM
Sen gözlerimdin benim
Hiç tükenmeyen bir pınar misali
Süzülürken damla damla sular
Bazen ılık, yüreğinin sıcaklığında
Bazen buz kesmiş, kartal bakışlarında
Bakarken bazen, yıldız parlaklığında
Sen gözlerimdin benim.

Sen sözlerimdin benim
Dilimden dökülen bir çağlayan misali
Ve yatağına sığmayan bir nehir
Bazen bir çığlık sessizliğimde
Bazen bir sitem haykırışlarımda
Dökülürken dilimden, uçurumdan dökülür gibi
Sen sözlerimdin benim.

Sen ellerimdin benim
Rüzgarlarınla doldurduğun bir yelken misali
Bir sağa çekersin beni, bir sola
Bazen savurursun açık denizlere
Bazen vurursun acımadan kıyılarına
Başıboş dümensiz, kapılacakken girdaplara
Sen ellerimdin benim.

Sen yüreğimdin benim
Ritimsiz çalan bir saat misali
Çalışıyorsun tik tak tik tak
Bazen ileri gidiyorsun koşar gibi,
Bazen geri kalıyorsun, sanki yorgun
Ha durdu, ha duracak hala sana vurgun
Sen yüreğimdin benim.

Sen herşeyimdin benim
Düşlerim, ümitlerim,geleceğim
Ellerimdin, gözlerimdin ve yüreğim
Bazen kapılsamda umutsuzluklara
Bazen kızsamda yüreğim alev alev
Sen ne görürsün beni. ne duyarsın
Yine de sen herşeyimdin benim
Ve yine de herşeyimsin.

WrAtBoY
02-10-2008, 04:57 AM
Ben seni severken
Sen yanımda yoktun ki!
Ben seni özlerken
Sen bilmiyordun ki!
Ben seni sensiz sevdim...
Sen yokken bakışların vardı
Beynime kazınmış
Nereye baksam oradaydılar,
Ben seni sensiz sevdim..
Göremesem de, rüyamdaydın,
Sevmesen de, kalbimin derinliklerindeydin
Ve kimse seni oradan çıkaramayacak.
Sen bile!
Ben seni sensiz sevdim...
Sen olmasan da, hayalin vardı,
Sen olmasan da, şarkılar vardı;
Seni hatırlatan...
Sen olmasan da, her dakika aklımdaydın.
Ben seni sensiz sevdim...
Sen olmasan da,yıldızlar vardı,
Sen olmasan da,bulutlar vardı,
Sen olmasan da,günbatımları vardı,
Sen olmasan da,denizler vardı...
Ben seni sensiz sevdim...
Aslında sen hep vardın,
Aynı şehirde,aynı sokakta,
“Ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum”ama;
Ben seni sensiz sevdim...
Ne olurdu sende beni sevseydin?
Ne olurdu bu kadar gözyaşı dökmeseydim?
Ama inanıyorum ki sen uyandıracaksın beni,
Hani kıyamet koptuğunda...
Ben seni sensiz sevdim...
Neden sevdim bilmiyorum ama çok sevdim!!!

WrAtBoY
02-10-2008, 04:57 AM
Özlüyorum seni. Gücüm yetmiyor unutmaya
Özlüyorum elini tutmayi sesini duymayi
Boynuna sarilip omuzunda aglamayi
Nedensiz sevinçleri
Hasret dolu sevgi dolu simsicak düslerimi
Özlüyorum
Gücüm yetmiyor unutmaya
Seni aramazsam unuturum sanmistim
Girmez sanmistim hayalin beynime
*******i düslerimde
Gündüz baktigim heryerde seni
Özlüyorum..
Renkler gitmenle soldu
Kirmizi kirmiziligini unuttu
Mavi maviliginin farkinda degil
Beyaz yanliz sen giydiginde güzelligini haykiriyormus
Özlüyorum
Bu özlem bu bekleyis hiç bitmiyecek
Ruhumda sana açan eflatun renkli çiçekler solmayacak
Olmasanda sensiz sensizligi yasatacagim
Sensiz seninle olmayi basaracagim
Sonun yaklastigini hissettigim gün
Beyaz,bembeyaz mendilimi sallayarak
Sensiz yasamin kahrediciligine veda ederek
Seninle sonsuzluga kavusacagim.

WrAtBoY
02-10-2008, 04:57 AM
Bak şu tepenin ardına dostum,
Güneş doğacak birazdan gülümseyerek.
Çekip gidecek gece,tüm kasvetini alarak,
Yeni bir gün yeni bir umutsabahı başlıyacak.
Sil gözünün yaşını,pes etme hayatın yokuşuna,
Koş kırlara...kelebeklerle yarış kim tutarki seni?
Kader deyip bağlama kollarını böğrüne,kelepçenmi var?
Gülümse kendine ,gülümse herkese güneş kıskansın!
Bastığın toprak gururlansın!attığın adımlardan,
Şiirler yaz gözlerinle,gökyüzünün derinliklerine.
Dudaklarında çiğdemler açsın,tatlı sözlerinle,
Hayat devam ediyor...küsmek çare değilki derdine.
Çek ipini kederlerinin! mutluluk darağacında sallandır!
Sevvvv,sevilll...gönül limitinin alabildiği kadar,
Dün yok,yarın belki,!bugününü yaşa bence;
Göreceksinki o zaman,asırlar sığacak her anına.

WrAtBoY
02-10-2008, 04:57 AM
Sen geçiyordun yollarımdan,

Yollarıma hep aşk yağıyordu.

Güller açıyordu bahçelerde,

Güllerin gölgesinde gözlerin gülüyordu.

Gök yüzü ağlıyordu seherlerde,

Gül yapraklarına çiy düşüyordu.

Yüreğime hep sen düşüyordun.

Günler geçiyor, ömrüm bitiyordu,

Aşk bahçemde hep sen bitiyordun.

Aşkı ben senle biliyordum.

Seni anlatıyor, seni dinliyordum.

Hangi yola girsem sana çıkıyordum.

Kaç pınar başında nefeslensem,

Kana kana seni içiyordum.

Yüreğimde sen yollarda ben,

Aşk yağmurunda ıslanıp sana yürüyordum.

Baktığım güllerde seni görüyordum.

Sen bana geliyordun, ben sana koşuyordum.

Yollarımıza hep aşk yağıyordu.

WrAtBoY
02-10-2008, 04:57 AM
Bugün; bütün ağaçlar yüreğimdeydi.
Bütün çiçekler gözlerimde.
Güneş, ışıklarını dudaklarıma kondurmuştu.
Neydi kanımı kaynatan bu güzelliğin adı?
Mutluluk muydu?

Bugün,
Ne varsa hüzünden yana
denize fırlattım az önce.
Sanki beklermiş gibi hepsini,
hop hop hoplatıverdi dalgalarında.
En güzel maviliğiyle oynaşıp durdu.
"Bak" dedi "fırlattığın hüzünlerine...
İşte; onların bendeki hükmü sadece bu!"

Sonra, şakalaşırcasına
bir kaç tuzlu damlasını
sıçratıverdi yüzüme.
Gülümsedim mahcup mahcup,
onun bu neşesine...
Duruldu.
Bir deniz yıldızı bıraktı avuçlarıma.
Yoksa mutluluk bu muydu?

Herkes kalabalıkken,
içimdeki yalnızlığı
alıp, gidiverdi sihirbaz martılar!
Bir de arkasından o bildik
şen kahkahalı bağırışmalar!
Hiç bu kadar güzelini görmemiştim.
Beyazmış meğerse
beni, onlarla bütünleştiren mucize!
Kanat çırpa çırpa,
yüreğimdeki isyanları uçurdular...
Yaşamaktan aldığım tad; işte buydu!
Yoksa mutluluk bu muydu?

"Sen mutluluğun resmini
çizebilir misin Abidin?"
Evet... Adım İNSAN...
Ya, tabii ki, çizerim!

Az önce;
ağaç oldum,
çiçek oldum,
güneş oldum,
deniz oldum,
martı oldum,
ölümsüzleştim...

Meğerse, hep
yanıbaşımdaymış
bu güzel resim!
Ben çizdim. Adı umudum'du!
Yoksa tüm umutlarım
beni hiç terketmeyen
mutluluğum muydu?

* * *

Mutluluk,
hepimize sadece
kendi çizdiğimiz resimler
ve uzaklıklar kadar
yakındır!

WrAtBoY
02-10-2008, 04:57 AM
ADIMLA NASIL BERABERSEM!!

Adımla Nasıl Berabersem
hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan
koşar gibi yürüyüşün
karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün



hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kainatın
karanlık boşluklarında akıp giderken zaman

adımla nasıl berabersem öylece beraberiz
seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye
gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat
koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz
ve sonra her zaman her ölümlüye
aynı şartlar altında kısmet olmıyan
gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın....

WrAtBoY
02-10-2008, 04:58 AM
BÖYLE BİR SEVGİ

Hani bir şarkı duyarsın,
Hani için geçer biraz,
Karamsarlaşırsın, hüzünlenirsin biran,
Ağlamak gelir içinden, ağlayamazsın bir türlü.
Benimkisi böyle bir sevgi.
Amaçsız, çaresiz, sonsuz...

Unutmak yok, unutabilmek yok!
******* bitmek bilmeksizin güneşler doğar,
Yapamazsın onsuz, yapamazsın tek başına,
Yalvarırsın tanrıya binbir umutla...
Beklersin günlerce gelir diye, ama olmaz, gelmez!
Benimkisi böyle bir sevgi.

Alışırsın zamanla yalnızlığa,
Alışırsın acılara, karanlığa.
Öğrenirsin kimin dost olduğunu,
İzmaritlerin mi, şişelerin mi?
Bulursun çareyi kimsesiz parklarda,
Sessizlik ve soğuk dert ortağın olur.
Kaçmak gelir aklına uzaklara, çok uzaklara.
Yapamazsın bir türlü gidemezsin,
Benimkisi böyle bir sevgi.

Hem lanet eder, hem de taparcasına seversin.
Görünce saklanır, görmeyince çıldırırsın.
Kaybettiğini anlamaz, yenilgiyi kabullenmezsin.
Ve beklersin *******ce, gelmeyeceğini bile bile...
İstersin onu, yalvarırsın tanrıya,
Sevmeyeceğini bile bile.
Benimkisi böyle bir sevgi.

WrAtBoY
02-10-2008, 04:58 AM
Çıksam,
Çıkıp gitsem uzaklara,
Burdan çok uzaklara,
Yine yanımdasın ya, burkulur içim..
Hani sen gider gidersin de
Evler,köyler durur ya orda,
Akşamsa kuşlar göçer,
Işıkları yanar evlerin,
Bir hüzün çöker ya hani
Karanlık iner dağlara..
Buğulanır gözlerim,burkulur içim..
Kaçsam,
Kaçıp bağırsam dağlara,
Feryadım yine sen olursun ya,
Burkulur içim...
Hani bağırsan da çıkmaz sesin
Uyansam bitse bu karabasan dersin,
Bir gülüş, bir dokunuş arar yüreğin..
Uyanır bakarım yoksun,
Boğulur sesim...
Girsem,
Girip yıkansam sulara,
Buz gibi denizlerde yanar,
Etim cayır cayır seni bağırır ya
Burkulur işte o zaman içim...
Aksini görüp sularda
Sarılır kucaklarım hayalini...
Koşsam,
Koşup karışsam kalabalığa,
Gürültülü, cıvıl cıvıl,
Işıl ışıl vitrinler
Gidenler gelenler.
Telaşlı koşarak yürüsem,
Sanki bir yere yetişecekmişim,
Aceleymiş işim,
Bekleyenim varmış gibi hani...
İçim burkulur yine
Sen gelirsin aklıma.
Ayaklarım ağırlaşır gitmez...
Buluşurmuşuz seninle
Dediğimiz yer ve saatte.
Özlermişiz,
Elele yürür gülüşürmüşüz.
Çok şeyimiz olurmuş konuşacak,
Kimseyi görmezmiş gözlerimiz.
Dünya durur, seyreder
Yollarımız gül olurmuş ya hani,
Dertler tasalar biter,
Simit alır yermişiz
Dilenciye para verirmişiz hani,
İçim burkulur, burkulur içim...
Kalksam,
Kalkıp sofralar kursam,
Mumları yaksam, donatsam,
Herkesi çağırıp toplasam
Sen gelirsin yine aklıma
Burkulur içim...
Hani çok açmışız da
Güle oynaya iştahla
Bağıra çağıra, döke saça yer,
'' Bugün neler oldu neler '' diye
Hepbir ağızdan konuşurmuşuz ya...
Bir sessizlik boynunu büker,
Yemekler tatsız tuzsuz olur,
Kurur ekmek, lokmalar büyür.
Çınlar tabak çatal
Sessizlik ölüm olur
Dağıtmak için pusu
Sözler diken olur,
Sofra küser,
Gönüller alıngan olur...
İçim burkulur burkulur...
Düşsem,
Düşüp yatsam yataklara,
Sen gelirsin yine aklıma...
Hani çocukmuşuz, hasta olmuşuz
Gözlerimiz baygın, buğulu
Yanaklarımız al al, ateşli,
Dışarda oyunlar oynanır neşeli
Kalkamaz yataktan
Kesiliriz ya iştahtan hani...
Öyle işte, boynum bükülür
Sen gelirsin aklıma öksüz, yalnız
Bakarım camdan, yoksun
Burkulur içim....
Ölsem,
Ölüp gitsem mesela,
Nasıl öldüğümü bilmeden, aniden.
Sen gelirsin aklıma yine...
Hani ölmüşüm de
Sevdiklerim, sevmediklerim,
Üzgün, ağlamaklı herkes.
İyiliğim, güzelliğim, bahtsızlığım,
Pişmanlıklar, keşkeler, feryatlar..
Ürpertiler rüzgarla karışık,
Sessiz dualarla örtülür ya toprak...
İçim burkulur, üzülürüm..
Ölüp gittiğime değil de
Seni burda yapayalnız, bensiz
Koyup gittiğime yanar, yanar içim...
Sen aklıma gelince
Sessizce akar süzülür gözyaşım.
Sevdiğim, yoldaşım, aşkım...
Burkulur yanar içim...

WrAtBoY
02-10-2008, 04:58 AM
Hiç kalbin ağrıdı mı sebepsizce,
Hiç için titredi mi sıcak yaz *******i,
Dolunaya baktığında hissettin mi hiç
Yapayalnız derin bir karanlıkta olduğunu,
Ve acı bir şekilde farkına vardın mı,
Kalabalık içinde sessizce dolaştığını…
Düşündüğün şeyi bilmeden uzaklara takılır gözlerin;
Ellerin bilmediğin elleri tutar sanki,
Tuttuğun el sana huzur verir de;
Sen o huzurla bir türlü rahatlayamazsın…
Boğazında kelimeler düğümlenir, yutkunursun;
Bakışların buğulanır, gözlerini kısarsın,
Tek damla düşmesin diye çabalarsın;
Bilirsin ilk düşen damla habercisidir; sağanakların,
Bilirsin sağanakların ardından körelir; duyguların,
Bilirsin ki içindeki yangınlar büyür sağanaklarda…
Sen bilirsin ama kalbin bilmez bunları,
Yaşadıkça yaşar sevdalar kalbinde,
Büyüdükçe büyür kalbin, her sevdayı saklar içinde,
Gün gelir sığmaz olur kalbin göğsüne,
Taşıyamaz olur bedenini, artık yorulur…
Duyguların ağır gelir; ezilirsin
Bir gün açıklanmamış duygularınla köşende,
Teslim olursun ölüme,
Sessizce…

WrAtBoY
02-10-2008, 04:58 AM
Tek taraflı bir sevgiydi,
beni sana bağlayan
ve gözyaşına boğulan yüreğimdeki..
İki tarafına da dokunsan,
hiçbir sonuç alamadığın,
bir sevdaydı benimkisi..
Ben seviyordum
ve içimden,
bağıra bağıra söylüyordum.
Ben sana aşıktım,
ama sen hissetmiyordun..
Çıkaramıyordum içimdeki gücü.
Anlatamıyordum
´seviyorum´lu biten o son sözü.
Ve gözlerimle söylüyordum
ve ben seni özlüyordum,
ama sen görmüyordun...!
Seviyordum çocuksu bakışını.
Her yere ayak uyduran,
o çılgın rahatlığını.
Ve yerinde kullandığın,
olgun tavrını seviyordum..
Her şeyinle hoşuma gidiyordun
ve bana,
her şeyinle çekici geliyordun..
Ben sana hayrandım,
ama sen bilmiyordun..
Söyleyemedim sana..
Attığım her yeni adımda,
risk alarak başlardım hayata.
Ama,
sana karşı kumar oynayamadım,
rest çekemedim hayata.
Seni kaybetmekti,
sevginin yanında
sevgimin yalnız kalmasıydı korkum
ve ben bunu,
bir türlü göze alamıyordum...!
Sana söyleyemedim...
Belki sen bunu,
hiçbir zaman bilmeyeceksin..
Ama birgün öğrenirsen,
suçu kendinde arama.
Çünkü bütün suç benim..
Ve olur ya,
birgün gelirsen bana,
ben her zaman,
her şeyimle seninim...!

WrAtBoY
02-10-2008, 04:59 AM
Unutulmaz anları vardır hayatın

Islak kirpiklere takıp kalan
Zamana meydan okuyan
Biz de öylesine yaşadık seninle
Öylesine sevdik
Hatırla aşkım...
Kahır dolu rüzgarlar esiyor içimde
Yıkılıp kalıyorum bu sağır akşamlarda
Beni sensizliğe nikahladılar
Yenildim duygularıma
Yenildim gururuma ağlayamadım
Şimdi sanadır bu ağlayışım
Hatırla aşkım..
Gözümde dağlar gibi büyüyor hasretin
Gelip gelip özlemin doluyor içime
Yokluğunda şair kesildi gönlüm
Artık hep hüzzamdan çalıyor şarkılarım
Sen de nasıl sever nasıl söylerdin
Hatırla aşkım..
Oysa nelere katlandı bu gönül
Ne acılara halay çekti bu yürek
Ne ihanetlere gülüp geçti bu gözler
Bir yokluğuna alışamadım
Bir de sensiz bu akşamlara
Unutamam demiştin giderken bana
Ben de unutamadım
Bu bizim son yeminimizdi
Hatırla aşkım..
Biliyorum şimdi saçlarını yaban eller okşuyor
Gözlerine başka gözler gülüyor
Gözlerin ki gördüğüm gözlerin en güzeliydi
Varsın adı hasret olsun artık bu sevdanın
Varsın sonu ayrılık olsun bu romanın
Bitmedi bitmeyecek bu şarkım
Nerede olursan ol
Kiminle olursan ol
Hatırla aşkım..
Hatırla
Yanındayken bile özlerdim seni
Şimdi içimde bir başka yangın
Şimdi gözlerimde en ıslak bakışın
Ölmek kaderde var biliyorum
Her şeyin sonu yakın
Ama sen de bil ki
Yağmurlarca sevdim seni
Yağmurlarca sana yandım
Hatırla derya gözlüm
Hatırla Aşkım..

WrAtBoY
02-10-2008, 04:59 AM
Hani Bir An Gelir...


Hani bir ân gelir... Ve söylenmez sözler söylenir olur!
.....
Hani bir ân gelir...
Mutluluk pembe bir ipek mendil gibi savrulur loş odada!
.....
Hani bir ân gelir...
Bir ân gelir...
Hani bir göz bir göze gelir.

Hani, öyle bir ân gelir ki;
En “gelinmez” yollarla en “varılmaz” yolların, senle ben arasındaki yarda boyun büktüğünü görürsün...
Bu yar; iki yâr arasıdır! ..
Her yar iki yâr arasıdır! ..
Ve üstelik;
Yaralar yara benzer,
Her yar yaraya benzer!
Yar başında duruşum;
Yâre nâraya benzer! ...

Halbuki gök yerin...
Halbuki gök yarın...
Halbuki gök yârin içindedir bu mesafelerde! ..
.....
Veya gök, mavi bir hançer gibi dalıvermiştir de toprağın içine; şimdi toprak, kendi içindeki kocca bir yarayı yâr bilmiş... Kendini parçalayan kooskoca bir yar başına türbedar olmuştur! ! !

Halbuki hep...
Hep iki yârdır;
Bir yar başında duran...
.....
Her yar, yâri gördüğüm rüyadır! ..

Yolun biri gözlerinden başlaar senden içeri gider; diğeri gözlerimden, benden içeri...
Bir yar oluşur her yârin arasında kalan boşlukta! ..
Ben, yarın bir duvarı olup sana bakarım bu yandan... Sen yarın bir duvarı olur, o yandan bana bakarsın! ..
Ve en derinimden gelip en derinine gidebilecek olan yol ile, en derininden çıkıp en derinime inebilecek olan gökkuşağı “bakışlarımızda” kopar! ..
Biz, sarılmadıkça...
.....
Yarlar kaldıkça yârlar arasında! ..

Hani bir ân gelir...
Ve söylenmez sözler söylenir olur!
.....
Hani bir ân gelir...
Mutluluk pembe bir ipek mendil gibi savrulur loş odada!
.....
Hani bir ân gelir...
Bir ân gelir...
Hani bir göz bir göze gelir...
Hani bir ân gelir...
Bir ân...
Bakışlar düğümlenir;
Bütün yarlar silinir,
Sıra söylenmezlere gelir...

WrAtBoY
02-10-2008, 04:59 AM
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...
Şafağın her söküşünde
Saçlarından hayata asılmamın tek nedeni sen varsın
Unutma! ...sana tutku halinde bağlanmam için
Milyonlarca sebebim var....
Şu çirkef dünyada tek parıltı sensin
Ünlü bir heykeltıraşın spatulasından çıkmış gibi
Fakat...sönük bir parıltı değil..
Güneşin tüm ışıklarını silik bırakan bir parıltı
Şu kuru ayazda içimi yakan bir volkan gibisin
Cayır cayır esiyorsun
Yüreğime işleyerek..
Sonrada çekip gidiyorsun
Ne zaman yaktığını ne zaman geldiğini fark etmeden...
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...

Saçlarını gözlerini....seni düşünmekten başka bir şey gelmiyor içimden..
İnan öyle tabi bir duygu ki...
Yüreğimin kuyularında
Sanki dünyaya gözümü açtığımdan buyana var..
Biliyorum bu duygu ortaya çıkmak için seni bekliyordu...
Olmadığın bir anı çektiğim nefesi önemseyemiyorum...
Sensiz...bu yalan çorak alemde olmaktansa
BİTİŞİMİN...soğukluğuna Asılmayı
ASLA! ...saçlarından hayata asılmamaktansa
Şu iğrenç çirkef dünyaya sırtımı dönmeyi Akıl bilirim...
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...

Kulağımda ne zaman bir aşk şarkısı işitsem
Melodilerde sen akıyorsun
Ne zaman nostalji bir aşk şiiri okusam
Damlayan mısraları hep ama hep..
Saçlarını gözlerini getiriyor bana..
Bilmelisin...her an yanımdasın
Seni hissetmem görmem için bir an düşünmem yeterli..
Zannedersem ilk defa bir kızın kokusu yüreğimde fırtınalar estiriyor..
Kendi kendime ferhatın aslıya aşkındaki gibi
O damı..bu tatlı ten kokusuyla avare olmuştu diyorum...
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...

Gözlerinde ki milyonlarca parıltı
Karanlığın zulm yanını darmadağın edip geçiyor
Seni süzerken, kendimi güneşi yukarılardan seyrediyor gibi hissediyorum...
Ruhum sana ait
Hiçe sayıp kaldırıp bir kenara atabilirsin
Yüreğinin içine de alabilirsin
ALLAHIM! ...
Bebişimin yüreğinin en derin kuyusunda olmak istiyorum...
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ....

Belli sen busun
Fakat sen beni
Ben olduğum...öyle yada böyle olduğum için seviyor musun...
Söyle bunu kim bilir
Saçlarını okşamayı
Saçlarımı okşamanı
Boynuma atılışlarını..buselerini
Tenini koklamayı
Sarılıp sarılıp kopmalarını
Seni seviyorum
Bir yıldız gibi gözlerimin önünden kayıp giderken
Sahte dünyada cennette gibiyim
Sadece bir vakit elimde tutuyorum o cenneti
Bilmem bir müddet sonra ne olacak
Kim bilir rezil edip kopup uçup gitmiş olacak
Seni SEVİYORUM
NEDEN Mİ? ...

Bir çok kız için ısmarlama şiirler yazmıştım
Bu bana hep ters gelmişti..
Fakat şu an
Senin için binlerce dize yazsam az geliyor...
İçimde hep bir ülkü var
Bilmem...kim bilir bu şiiri yanından hiç ayırmazsın
Yada beraberinde kan kırmızısı bir gül goncasını..
ALLAH tüm güzellikleri yaratırken
Eminim seni en nadidesi olarak yaratmış
Kır çiçeklerinden güzel
Gülden narin
Menekşeden şeker
Kardelenden daha güzel kokulu
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ..

Eşsiz haline huriler gıpta ediyor
Sahte alemde ise
Beşeriler arasında..
Zannedersem...bir ben...yada bir iki şanslı..
Bu güzelliği algılayabiliyor..
Ömür bitene kadar
Mahvolana kadar
Yanında kollarında saçlarında asılı kalsam
Bunu hissediyorum bu bir işkence olur
En çok yüreğinde senle olamadığım için
Seni Seviyorum
Neden mi? ...


Hayal ma yal olsa dahi
Düşüncelerimde aklımda seviliyorum fikri bile
Senin gibi eşsiz bir varlık tarafından beğenilmek sevilmek
Bu budalayı ömrü boyunca mutlu edebilecek kadar,
Muhteşem, eşsiz, güzel ve bir o kadarda ASİL...
Tatlım bebişim seni anlatmaya bak mısralar bile yetmiyor..
Düşünüyorum şu yalnızlığımı gün ışığına atmadığım odamda
Acaba kaç insan seni sana dünyaya anlatmak için
Milyonlarca dizeler yazdı....
Seni Seviyorum
NEDEN Mİ? ...

Bir tebessüm ay ışığında, tek aydınlığım
Bana her şeyi ama her şeyi bir kenara attırıyor
Gülüşünde, gözlerinde, takılıp kalıyorum
Sadece izleyip tadını çıkartma duygusu alevlendiriyor..
Ah! ..bebeğim..seni seviyorum
Bak her şey yetersiz
Bu kadar nedenin ardına bile
Seni ne çok sevdiğimi
Ne çok saçlarında asılı kalmayı
Kollarında uyumayı
Sana dokunmayı...
Gözlerinde tutuklu kalmayı anlatamadım....

WrAtBoY
02-10-2008, 04:59 AM
Ah bir söyliye bilsem sana
Seni ne çok sevdiğimi
Uzanıp tutabilsem ellerini
Yüreğim yüreğine kavuşsa
Benden çok uzaklardasın sevdiğim
Sen içime çektiğim nefesim
Aldığım her solukta benimsin
Düşlerimde yalnız düşlerimdesin
Seni uzaktan sevmekte güzel
Bana uzakken sevgin bu kadar güzel
Ya benim olsan.. sevdiğim
O zaman bu yürek dayanırmı
Bu kadar büyük sevgiyi taşırmı
İçimden bir çığlık kopuyor
Kimsenin duymadığı bir çığlık
Seni seviyorum diyor seni seviyorum...
Hemde hiç kimsenin sevmediği
Sevemeyeceği kadar
Canımda can kadar
Bir gün kara toprak olana kadar
Bu yürek bu sevdayla kavrulur yanar.....

WrAtBoY
02-10-2008, 05:00 AM
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili

radyoda bir yanık bir sevda
türküsü...yüreğime yüreğime vuruyor...
seni getiriyor uykularından...
kahve içiyorum sevgili...
hücreyi andıran odamda şiirler
büyütüyorum..
bir ağrı gibi saplanıyorsun sol yanıma
aynalarda bakışını arıyorum sevgili
simeranyayı düşünüyorum...
karkent düşleri görüyorum kimsesiz
odamda...
üşüyorum sevgili..sen yoksun...

aşkı düşünüyorum sevgili...
aşkı yazıyorum
"Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz
sevgili. Aşk bir yolculuktur sevgili...Bu
yolculukta artık para, tarifeler,
beklentiler, randevular, taksitler, iş,
anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi
gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka
ışığa teslim olur... "

ahh yüreğim...
aşka aşık yüreğim...
yüreğimde med cezirler
senin dalgaların
kıyına vuruyorum
köpük köpük
topla beni...
sevgili...
aynalara değil
geceye tut ben

WrAtBoY
02-10-2008, 05:00 AM
Bilemezsin ki
Seni nasıl sevdiğimi, bilemezsin ki
Özlemek nasıl olur özlemeyince
Hayal etmeyi hayallerde yaşamayinca
Her nefeste hava gibi, su gibi içmedikçe
Bilemezsin ki.
Nereye baksam sen varsın,
Rüzgarda kıpırdanan her yaprakta,
Denizde oynaşan her dalgada,
Semadan yere düşen her damlada
Göremezsin ki.
Sevdam bana her geçen gün keder verse de,
Şahit olan herkes “sen aşıksın” dese de,
Her parlayan hüzmeye sen diye süzülsem de,
Sana her saniye, seviyorum desem de
Duyamazsin ki.
Gördüğüm her rüyayı sana yorsam da,
İnsanlara umarsız seni sorsam da,
Akan gözyaşlarımla kendimi boğsam da,
Ömrüm boyunca her gün sen diye solsam da
Sezemezsin ki.
Sensizliği sevgilim sen, bilemezsin ki.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:00 AM
Öyle bir gelip geçtin ki hayatımdan
Kurtulmak mümkün olmadı hiç izlerinden
Ne kadar duygu varsa yaşadım sonuna kadar
yaşattın....
Sevdim seni biliyorsun
hem de nasıl!
Gözlerini kattım gözlerime
seninle baktım herşeye
seninle gördüm görülecek ne varsa
görmek adına...
Nefret ettim senden biliyorsun
hem de nasıl!
Sendin nedeni bana göre konulan bütün noktaların
Ölmüştük biz artık
İhanet ettiğimiz sevgimizle sevgilere layık değildik...
Sana göreyse bendim arkasını dönen
çekip giden hayatından
Oysa ben yitirilmişlerimizi görmüştüm çoktan
Onaramayacağımız yıkıntılarımızın farkındaydım sadece
Gittim ama hiç unutulmuşum olmadın sen benim
Senin gözyaşlarınla ağladım hep
Her deniz kıyısında
her köhne balık lokantasında
Taksim, Beyoğlu, Anadolukavağı’nda
ve içtiğim her yudum rakıda
acıdan öleceğimi sanarak
senin şarkılarını söyledim
Ne büyük aşklar dahil
hiçbir şeyin sonsuza kadar sürmediğini
ben ilk senden öğrendim...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:00 AM
AĞLADIM



Hüzün yıldızları parlıyor bugün gökyüzünde,
Bu gece yine için için yanıyorum,
Oturmuş seni düşünüp ağlıyorum,
Seni, gidişini, sevişini, herşeyini...
Unutamıyor işte seni şu yaralı kalbim,
Yaptıklarını hatırlayıp, pişman oluyor...
Seni düşünüyorum bu gece, karanlık gökyüzünde...
Simsiyah gökyüzünde parlayan yıldızları seyrediyorum,
Onları sana benzetiyorum,
Kararmış kalbimin bir kenarında yanan meşale misali...
Dedim ya, seni düşünüyorum bu gece,
Beni sevdiğini, bana nasıl baktığını, bana nasıl güldüğünü,
Ellerimi nasıl tuttuğunu, ellerini nasıl tuttuğumu,
Büyüyen bir ateş gibi sevgimizin nasıl çoğaldığını
Ve birgün ansızın bırakıp gidişini...
Son vedanı hatırlıyorum, gözlerime ağlarcasına baktığını,
Gözlerini kalbime gömdüğünü hatırlıyorum,
Bir daha çıkamasın diye...
Çıkamadılar zaten kalbimden gözlerin,
Ölüler dirilirler mi ki gömülenler çıksın, gitsin?
Gittin son bir veda ile gözü yaşlı,
Elimde kolyen, ardından dakikalarca baktım, ağlamaklı,
Sıkıldım, üzüldüm, perişan oldum ama ağlamadım...
Ağlayamadım, engel oldu gururum, engel oldu aşkım,
Uzaklara gittin, belki birdaha asla geri dönmemecesine,
Özledim seni deliler gibi, özlüyorum hala...
Sen bir yerde ben bir yerde, yinede sönmedi sevgimiz,
Aksine çoğaldı dağlar gibi oldu hasretimiz...
Hep seni hayal eder, hep seni düşünürdüm,
Sesini duyunca yaşar, duyamayınca ölürdüm,
Aradın beni aylarca bir sevgi uğruna,
Ne yazık ki, ihmal edildin bir hata uğruna,
Kırıldın, ağladın, affettin ama hep sevdin,
Beni sevdin gülüm beni, kalbi kırık bir vefasızı,
Yine ihmal edildin yine unutuldun bir hiç uğruna,
Yine kırıldın, yine ağladın, yine affettin...
Bir daha unutuldun, sevdanla başbaşa bırakıldın,
Yine kırıldın, yine ağladın ama bu sefer affetmedin...
Sevdiğini en mutlu gününde öldürdün,
Ve ardına bakmadan gittin...
Beni benle başbaşa bıraktın, yıkıldım, üzüldüm, kırıldım...
Senden ayrılınca kaldım çaresiz, sevgisiz ve birde sensiz,
Hep sensizdim zaten ama şimdiki kadar asla değil...
Parçalanmış bir kalbe sahip oldun mu sen hiç?
Parça parça edilmiş, yıkık ve virane,
Bir o kadarda vefasız...
Önceleri üzüldüm, yıkıldım ama asla ağlamadım...
Geldi geçti deyip senide gözlerin gibi kalbime gömdüm...
Unuttum dedim, unutacağım dedim,
Unutamıyorum dedim, UNUTMAM dedim...
Önce gözlerin sonra sen çıktın kalbimden,
Bir vicdan azabıdır başladı ölü yüreğimde,
Hiçbir şey kalmadı, senden başka kalbimde,
Hatıraların, gözlerin ve sözlerin...
Şiirlerini getirdiler bana,
Beni öldüren şiirlerini...
Vefasız dediğini duydum, yıkıldım,
Düşündüm seni *******ce daima tek başıma,
Şiirlerin öldürdü, hasretin yaktı yüreğimi,
Kırıldım, üzüldüm, yıkıldım ve en sonunda ağladım...
3 kişi ağladık sana; ben, kalbim ve gözlerim...
Sana yandım, seni sevdim, seni hatırladım heryerde...
Belki birgün sesini duyarım umuduyla
Telefon bekledim günlerce,
Telefon gelmeyip sesine hasret kalınca
Ağladım ağladım,
Sana yaptıklarımı ancak o zaman anladım...
Duydum ki kalbini vermemişsin kimseye,
Olurda içinde görürler beni diye...
Benim kalbimide istediler, ama vermedim kimseye,
Olurda içinde seni görürler diye...
Gökyüzü yıldızlar ile doluydu, ben hep seni düşünürken,
Hüzün yıldızları koydum adlarını, seni hatırlatıyorlar diye,
Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın,
Hep göz kırpardın uzaktan, sessizce,
Bense hep seni bekledim kırık kalbim, yaşlı gözlerimle...
Bazen hayallere dalıyorum, seni düşünüp ağlıyorum,
Seni ve sevgini arıyorum hep kalbimde...
Düşmüyor adın hiç dilimden,
Öleceğim gülüm bir gün ben,
Senin sevginden, senin derdinden...
Bir gün göreceğim yine belki seni,
Seni, beni unutmuş, benim olmayan seni...
İşte o an aşkımın gözyaşlarını hatırlayacağım,
Ve yine bir köşeye oturup ağlayacağım...
Yemin ettim senin üstüne sevmeyim başkasını diye,
Ve heryerde, her zaman tekrarlıyorum yeminimi;
Seni unutmam için öldürseler bile,
Karşılık olarak dünyayı verseler bile,
Darağacı kurup idam etseler bile,
Senden başkasını asla sevmeyeceğim..

WrAtBoY
02-10-2008, 05:00 AM
Sensizliğin Ertesi

Şimdi saat sensizliğin ertesi
Alışmaya çalışıyorum yokluğuna;
Yokluğun içimde büyük bir ürperti.
İki damla yaş gözümde
Sanki, sanki seni çağırırcasına
Alışmışım bir tanem
Olmuyor, olmuyor sensiz! Yapamıyorum
Bir görsen şu halimi
Aşkın aldı götürdü bütün benliğimi.
Karşımda duran ayna bile,
Bana, bana yalnız sensizliği yansıtıyor.
Anla bir tanem seviyorum
Söyle var mı daha ötesi?
Sensizlik ölüm bana!

Şimdi saat yokluğun ertesi
Kahrediyor bu ayrılık içimi.
Nefeslerin kesik kesik olmuş;
İçimi çekercesine,
Sanki, sanki her nefes alışımda sensizliği soluyorum.
Olmuyor, olmuyor! Yapamıyorum sensiz.
Göz yaşlarımla boğmaya çalışıyorum kendimi
Ya sen, ya hiç dercesine.
Anla bir tanem seviyorum,
Ölesiye, ölesiye seviyorum,
Söyle, var mı daha ötesi?

Şimdi saat, ayrılığın ertesi
Sensizlik büyük bir alev oldu içimde
Ya sen söndürürsün bu alevi,
Ya ölüm!
Şimdi içimde kalan korku
Bir Allah, birde sensizliğin korkusu!
Anla bir tanem her şeyden vazgeçerim,
Ama senden asla!
Artık tek bir şey diyeceğim:
Ya sen, ya sensizlik,
Sensizlik ölüm bana!

WrAtBoY
02-10-2008, 05:00 AM
. : : Sen Gel : : . .

belki anlatılır,belki anlatılmaz,
bu karamsarlığın nedeni.
unutmaya yüz tutmuşken,
neden tekrar aklımdasın
*******imde,gündüzümdesin,

özlemek değil bu
güzel olan bir kaç anı anımsamak
ama gözleri yaşlı ama kalbi buz kesmiş,
şimdi sensizliğe yelken açmışken,
neden haber getiriyor kuşlar?
neden ağaçlar tatlı tatlı fısıldıyor adını,

dün ilk kez uyuyamadım
sensizliğin ardından,
gözlerim karanlığın içinde,aydınlığını aradı,
birde akşam rüzgarı eşlik etti yalnızlığıma.
belki o an sesini duysam
kendimi uykunun derinliğine bırakabilirdim..

herşey,herkes,tüm dünya girdi aramıza,
boş kollarda aradın paha biçilmez mutluluğunu.
bendeki aşkı hiçe saydın,
senin gibi bir dünya servetine kanmadım,
gidipte beş para etmez insanlarla,aramızdaki aşkı öldürmedim..

sen şimdi rahatmısın??
eğlenebiliyormusun sahte gülüşler etrafında,
ya da eğlandirebiliyormusun yalanlarınla.
hala eskisi gibimisin?
hiç mi değişmedin?
biliyorum seni değiştirmeye hiç hakkım olmadı,
günlerce yazabilirim seni,
ya da bir anda silip atabilirim.
ya gelir tekrar koynuna girerim,
ya da sensizliği dost bilir
sarılırım boş bir hayaline
savrula savrula uzaklara göçerim.

sensiz değeri yok geçen zamanın,
içimde senden kalan bir hüzün,
dilimde sessiz adın
kimseler duymuyor artık sen ve beni,
onlarda benimle birlikte alıştılar bu terkedişe.
ne güzel bir resminin olamaması,
kendimi bu şekilde alıştırabilmek herşeye.

aynı şehirde kocaman bir yalan olarak yaşamak,
ve dönüp dönüp karlı kaldırımlara bakmak,
ulaşabileceğim bir numaran varken,arayamamak
ne bileyim
unutmadım mı acaba seni
neden yazıyorum sanıyorsun
sevmesem niye karalayım kağıdı kalemi..

özlediğim bişeyler var,
senden de benden de öte
bir sıcaklık bölsün rüyalarımı
bir nefes ver
birde kokunu bırak ellerime,
sen gitsende kokun kalıyor yastığımda,
itiraf etmeliyim ki özlüyorum seni,
bende bilmek isterdim senin tarafından özlendiğimi,
vede beklerdim kapımı çalışını,
sensizlik vurmadan zamana,
sen gel,
sen gel.....

WrAtBoY
02-10-2008, 05:01 AM
Bilmezdim Sevgininde Bir Rengi Olduğunu


An olur, deli sevdamın suskunluğunu yüklenirim bir başıma.
An olur, buluşur yüreklerimiz en masum sevda yollarında.
Umut ki, bitivermiş daha yolun en başında...
Ne yolumdasın ne yolsun sen bana...
Bilmezdim ışıksız yollarda umuda kavuşmanın yorgunluğunu,
Bilmezdim, umudun bir rengininde siyah olduğunu.

Gece olur, en parlak yıldıza takılır dalar gözlerim...
Gece olur, aniden kayar gider yokluğuna yıldızım.
Gölgen ki, düşüvermiş kalbime..
Ne yakınsın ne uzaksın sen bana.
Bilmezdim hayalinin aynalarda da konuştuğunu...
Bilmezdim, gözlerinin gökyüzünde de durduğunu.

Gün olur, buz dağından kopan bir buz parçası kadar soğuk,
Gün olur, ısıtır evrenimi güneşimin içime çizdiği ufuk...
Sevgin ki, yakıvermiş ateşiyle,
Ne sıcaksın ne soğuksun sen bana..
Bilmezdim sevginin de ateşten bir gül olduğunu..
Bilmezdim, gökkuşağınında çiçek gibi solduğunu.

Mevsim olur, damarlarımda dolaşan kan cehennem sıcağında kavrulur.
Mevsim olur, yüreğimde kopan fırtınalar kızgın çöllere savrulur.
Şefkatin ki, sarıvermiş ruhumu...
Ne ellerindeyim ne ellerimdesin sen bana
Bilmezdim yağmurun suyuda hasretiyle kuruttuğunu,
Bilmezdim, çölde gezinen yaralı bir ceylanı yüreğinden vurduğunu...

Neşe olur kahkahalarla ağladığıma güler geçerim...
Neşe olur, mutluluğu martıların sesinden dinlerim.
Gülümseyiş ki, dönüvermiş hıçkırığa içimde...
Ne yalansın ne doğrusun sen bana...
Bilmezdim bir gülümseyişin kadehlerde gözyaşı sunduğunu.
Bilmezdim, dudaklar gülümserken yüreğe kan dolduğunu.

Son olur, ayrılık heceleri bir bir kıyıya vurur...
Son olur, sözler biter şiirler nağme nağme konuşur.
Adın ki şiir oluvermiş dudaklarımda,
Ne aşkımsın ne canımsın sen bana.
Bilmezdim her aldığım nefeste ölümü soluduğumu,
Bilmezdim, canımsın dediğim minik kuşumun kafesinden kanatsız uçtuğunu...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:01 AM
Sen, hayatıma girmeden önce ben vardım.
Sen, hayatıma girdiğinde ise ben yine vardım
Ancak birbirinden farklı iki varlık
İki kişilik, iki ruh, iki beden olarak...
Yokluğunda ben;
*******i oturur; Radyo dinlerdim.
Aşıkların birbirine arğaman ettiği şarkıları,
Ben de yalnızlığıma armağan ederdim.
Herşey anlamsızlaşırdı çoğu kez.
Ve çoğu zaman anlamsızlıklarda kaybolur giderdim.
Yaşamak mı daha acı veriyor yoksa ölmek mi? gibi
Acımasız sorularla kendimi irdelerdim.
Varlığında ise herşey bambaşkaydı.
Ben bir başkaydım.
*******e seninle beraber veda eder.
Günün ilk ışıklarına seninle Merhaba derdim.
Ve anlamlı gelirdi herşey.
Anlam karmaşaları bir bir terkedi beni.
Sen de var olmayı, seninle birlikte yaşamayı
Ve herşeyi seninle paylaşmayı severdim.
Seni her geçen gün daha da çok severdim.
Ancak nerden bilebilirdim ki masalın sona ereceğini
Nerden bilebilirdim habersiz çekip gideceğini.
Dün vardın bende vardım.
Bugün yoksun; Bense varmıyım yokmuyum bilmiyorum.
Dolmayacak cinsten bir boşluksun şimdi.
Ne sana benzeyen biri bu boşluğu doldurabilir.
Ne de yeniden çıkıp gelsen SEN doldurabilirsin.
Öyle bir boşluk ki sorma gitsin.
Boşver ve sevgili
Alıştım ben yalnızlığa ayrılıklara
Bırak artık böyle sürüp gitsin!

WrAtBoY
02-10-2008, 05:01 AM
Beyaz Gül


seni arıyorum kalabalık caddelerde,
tanımadığım insanlar geçiyor, sen yoksun..
perişan hayallerimin basladığı yerde,
sana sesleniyorum, duyuyormusun?

beyaz güller açtı bahçelerde , sevdiğin..
ya o karanfil , baygın kokulu çiçek.
gel yalnızlık bahçeme beyazlar giyin,
anladımki bu ömür sensiz geçmeyecek.

odamı süsleyen ellerini uzat,
hazzından dile gelsin bastığın halı..
açılsın sevincinden perdeler kat kat..
ışık ve ateş senin için yanmalı..

sonra çevir düğmesini, radyonun
sevdiğin musiki dolsun odama,
dinle şarkısını büyük koronun,
beni düşün! beni düşün aglama..

içimden bir ses diyorki sabret..
sonu gelecek bu yalnızlığın,
bütün aynalar gülecek elbet,
açılacak kapılar ansızın..

yalnız sen varsın beyaz gülüm,
evde bahçede ve sokakta,
bir eylül akşamı gördüğüm ,
o beyaz hayalsin uzakta..

yakınsın yalnızlık kadar,
uzaksın yakınmış gibi,
sensiz yasadıgım yıllar
bu kadar güzel değildi.

yeter.. gel artık yeter..
karanfiller açtı gel!!
kış bahçesinde , güller
beyaz güller açtı gel..

WrAtBoY
02-10-2008, 05:01 AM
Ey Sevgili


bugün üsküdar daydım
martılar selamını söylediler bana
fısıldadılar kulağıma o sevdiğimiz şarkıyı
o deli gibi dans edip,yorulunca
birbirimize yaslanıp ey hayat
yenilmeyeceğiz sana,dediğimiz şarkıyı

oturup denize doğru,martılara simit attım
denize taş fırlattım
ve hüzünlendim acıma acı,derdime dert kattım
yine seni hatırladım
ağladın sana
özledim seni
ve yaktım üzerine bir cigara
dumanını tüttürdüm dalgaların vuruştuğu kıyıya
vapurlara yazdım adını
martılara fısıldadım aşkımı
sana söylesinler diye

sonra kalktım yürüdüm sahilde
serseri biçare,deli divane
hiç bir şey görmüyor gözüm
her yerde senin adın
her şeyde sen
esen rüzgar gelen tüm dalgalar,
ve bütün kuşlar
sevdamızı anlattı bana
hani vapurdan bakarsın ya
göremessin ya ufkun sonunu
işte o kadar seviyorum seni
yağan her yağmur damlası kadar
yere düşen her kar tanesi kadar
ve sonbahar da ağaçların bıraktığı her yaprak kadar
ağlıyorum sana, düşlüyorum hala seni

belki bir gün seversen
üzülürsen halime
acırsan,anlarsan seni nasıl sevdiğimi
ve gelmek istersen
görmek istersen sensiz zavallı halimi
her şeye rağmen
çektiğim tüm acılara rağmen
seni nasıl sevdiğimi
bir daha duymak istersen çatlak dudaklarımdan
gel,yine ordayım,
elimde cigara bekliyor
senin için ağlıyor olacağım
gözlerim de yaş ufukta bekleyeceğim seni
belki saçlarım beyaz elimde baston olacak ama
inan seni ilk günkü gibi,deliler gibi seveceğim

ve şunu unutma insanlar yaşlanır ama duygular yaşlanmaz ilk günkü gibi gelir akla film gibi geçer zihinden ve izlemeye doymadığın,bir hatıra olarak kalır zihninde

WrAtBoY
02-10-2008, 05:01 AM
Damla Damla Sen


Yağmurları bekleme yeter dön artık
Yağmak zorunda değilsin susamış bedenime
Öyle çok özlemişim, seviyorken delice
Düşmek zorunda değilsin her gece düşlerime;
Bırakda rüyalarda kendim sarayım.

Yağmurları bekleme dinsin bu hasret
Damla damla gelişin bana huzur vermiyor.
Ellerini tutmak için çabalıyorken
Avuçlarımdan kaçışın beni mutlu etmiyor.
Bırakda sana tamamen sahip olayım.

Yağmurun kokusuna sardım
Tutamadığım kendimi.
Damla damla sen
Çisil çisil sen
Aklıma düşen sen her yağmurda
Aklımda bir başka sen oluşuyor
Çıktığım yağmur dualarında.
Bırakda dualarım günahlarım için olsun.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:02 AM
.. Senin İçin ..:

Bir sabah minik bir kuş olur
Konarım pencerenin kenarına
Seyrederim senin uyanışını
Sonra da sessizce uçup giderim
Belki bir yağmur damlası olur
Yağar üzerine ıslatırım saçlarını
Süzülürken saçlarından yüzüne
Öperim usulca yanağından...

Kırlarda gezinirken sen
Bir küçük papatya olurum ben
Beni fark etmeni beklerken
Yanımdan sessizce gelip geçersin
Gökyüzünde gezinen bir bulut olur
Sevgimi yağdırırım damla damla üzerine
*******i parlayan bir yıldız olur
Göz kırparım sana çok uzaklardan
Sonra da beni görmen için
Kayar giderim gökyüzünden sonsuzluğa

Bahçende açan bir gül olur
Seyrederim seni doyasıya
Esen rüzgarlarla kokumu savurup
Sevdamı anlatırım sana
Bazende ılık esen bir meltem olur
Eser durur dokunurum saçlarına
Fısıldarım sessizce sevgimi kulağına
Senin beni duymayacağını bilerek...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:02 AM
Caddeler


Sonsuzdan gelip
Sonsuza uzanan
Bir caddedir hayat yolu
Bakımlıdır bazı kaldırımları
Taş topraktır bazıları
Gidişi olup dönüşü olmayan
Bir caddedir hayat yolu
Sağa sola kıvrılan
Sokaklar... Sokaklar...
Ah! o sokakların
Kimisi ışıl ışıldır *******i
Kimisi ay ışığını görmez besbelli
Her köşe başı parselli
Girerken ödersin ücreti
Kimisi bahşişler savuşturur havalara
Kimisi muhtaç küf kokan tokluklara
Tefeciler pohpohlanır da
Satın alınır alın terleri üç kuruşa
Satılık yürekler vardır dükkanlarda
Satılıktır sevdalar, dostluklar

Gidişi olup dönüşü olmayan
Bir caddedir hayat yolu...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:02 AM
Cahil Bir İnsanım


Belki okumuşluğum var ama cahilim işte
Çünkü cehalet okumuşlukla hiç mi hiç değerlendirilmez..
Cahil bir insanım..
Belki öğretmenim olsun
Yine cahilim çünkü, ancak yaşadığımız bilgi bizimdir, gerisi nafile
Kendisini ıslah etmeyen başkasını asla ıslah edemez der peygamber,
Cahil bir insanım…
Yirmi beşinde bile hayatı öğrenemedim
Bu gidişle ölünceye kadar çözemeyeceğim,
Sırlar sır içinde saklı.
Cahil bir insanım…
Gün geçtikçe daha da acizliğim artıyor,
Fakrımın nihayeti yok,
Cahil bir insanım…
İnsanları geç tanıdım hep,
Ama erken yedim tokatlarını.
En son işlenmemiş ve el değmemiş bir inci tokadı yedim,
Cahil bir insanım…
Aldandım belki ama ben bu cehaletimle bile aldatmadım hiçbir kimseyi.
Hepsi hala abla, abi ve kardeş tadında hatıramda,
Hala kapım açık, hala onlardan haber beklerim,
Çünkü benim kapımda yer yok düşmanlığa..
Belki bazen ilkin sinirlenip kızabilirim ama devam ettiremem..
Cahil bir insanım…
Ama hayatı gazetelerden, filmlerden değil yaşayarak öğrendim,
Yine hala da cahilliğim yüzümden okunuyor benim..
Cahil bir insanım…
Bu yüzden antik kentten
Yedilerin ve Danyal peygamberin kentinden bir zindan kentine geldim,
Keçi inadını başkalarına bıraktım
Belki en güzeli bu oldu benim için,
Cahil bir insanım…
Yine de şiiri, kitapları ve satrancı seviyorum,
Gülleri seviyorum,
Gül peygamberini canımdan daha da çok seviyorum…
Cahil bir insanım…
Ama ben kendimi bu halimle yani cehaletimle daha çok seviyorum.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:02 AM
Cam Gözler


Gözlerini bana ödünç versen
Yüzyıllığına
İçindeki yıldızlarla
Gülüşüne sarmalayıp
Ruhundan tat bandırıp
Bende alıp onları
Döksem kalbimin kalıbına
Ve onu açacak
Anahtarı olsa
Ama onlardan daha
Çok ama çok kalsa
*******imi aydınlatacak
Yıldızlarıyla
Gündüzlerimi süsleyecek
Aşk kokusuyla.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:02 AM
Camdaki Pus
Akıl dediğinde rüyadır
Rüya içinde
Rüya...
Uyandıkça
Ötekini rüya sanırsın
Aldanma...

Sevgi dediğinse
Gözbebeklerinin arkasına
Yaslan...
Gördüğün camdaki pus
Göremediğin
Sensin...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:03 AM
Cami Eşiğinde (Çilekeş Ordusu)
Geçerken önünden ezan sesinde,
Bir inilti duydum cami eşiğinde.
Oturup derdine ortak oldum,
Hıçkırıklar içinde cami eşiğinde.

Sevmiş benim gibi o da birini,
Ayırmışlar ve işte kalan eseri,
Saç-sakal karışmış serseri gibi,
Titrek elleri açılmış cami eşiğinde.

Anlatılmıyor bu kadar sevince birini,
Yüreğimi dağlıyor ilah gözleri,
Hala kulağımda bana seslenişi,
Ezan sesine benziyor cami eşiğinde.

Artık yaşadığın günler karanlık,
Geçen her saat biraz rahatlık,
Dönüşün buradan geçecekse artık,
Tövbeler içinde cami eşiğinde.

Anlamayacak kadar boşsa dünya,
Sesin geldiği yerde bizi ara,
Çilekeş ordusuyuz burada,
Dualar içinde cami eşiğinde.

RAFET de içinde artık bu ordunun,
Yalnızlık değil allah'a sığınılan yolun,
Pişmanlığı olmaz çilekeş kulun,
Mezarlık öncesi cami eşiğinde.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:03 AM
Can
Can cana muhtaçtır fani alemde,
Gönül inceliği gizli kalemde
Görmek ister canı, gönül sevdiyse,
Neredesin ey canım? Göster yüzünü.

Sevgiyle yücelir canlar gönülde,
Cefan başım tacı inan kalbimde,
Her dem yanındayım, istemesen de
Neredesin ey canım? Göster yüzünü.

Hep seni ararım, neş’e kederde,
Mecnun ediyorsun, düşürdün derde,
Mevlam böyle yazmış, varmış kader de,
Haydi üzme beni, göster yüzünü.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:03 AM
Can
Gidiyorum söyleyemem
Sana hoşça kal diyemem
Yarın ne olur bilemem
Sorma,sorma,sorma can

Gözyaşlarım olmuş pınar
Dermansızım canım yanar
Sevdalıyım yaram kanar
Vurma,vurma,vurma can

Aşk pınarım akar durmaz
Koca dünya sana kalmaz
Bu yürektir tamir olmaz
Kırma,kırma,kırma can

Otur dinle beni benden
Hep kıskandım seni elden
Sır sevdamı hiç kimseden
Duyma,duyma,duyma can

Hey gidi murat hey gidi
Artık senin sonun geldi
Günlerime güneş gibi
Doğma,doğma,doğma can

WrAtBoY
02-10-2008, 05:03 AM
Can Ablam

Güzel yüzünde sönmeyen güneş
Gülen gözlerinde çoban yıldızı var
Yılların yorgunluğu çökse de bedenine
Var mıdır sana çocuklarından başka yar?
İntikamını alırcasına tükettiği takvimlerden
Silmiş atmışsın matemini hayırsız
Kim vurdu ya gitmesin sakın yüreğin
Pamuklara sarsam seni ablam uçsuz bucaksız
Bilirim içinde ne fırtınalar kopuyor
Belli etmezsin belki canın çok yanıyor
Ben ablasız büyüdüm inanmalısın bana
Senden başka yok şefkatin kalbimi ısıtıyor
İki yavruya sahip mucize bir anasın
Liderden öte sen benim ablamsın
Kıskanıyorum elimde değil yapamıyorum
Hep dua ederim bir bana abla olasın
Umudunu yitirmeden savaş kaderinle
Sen savaş ki ayakta durayım desteğinle
Sil geçmişindeki çirkin kara sayfaları
Bir gün gülecektir asık yüzlü kaderinde
Sen ablam değil canımın yongasısın
Herkese yardım elini uzatan peri masalısın
Memnuniyetsizliğimi hoş gör tek eksiğim bu
Sen ablam değil benim can ablamsın…

WrAtBoY
02-10-2008, 05:03 AM
Can Bir Daha Can Olmaz



Bir cana sebeb oldun
şimdi vicdanınla baş başa kaldın
pişman olup ağlasan
giden deri dönmez bir daha
can toprak olmuş
pişman olup ağladığını görmez
bu cana sen sebep oldun
vicdanınla baş başa kalsan
resimler anılar canı yaşatmaz
her şey eskisi gibi yerinde kalmaz
can bir daha can olmaz.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:03 AM
Can Bir Daha Nefes Olmaz
bir erkeğin ağladığını duyarsan gecenin
kor alevli kuytu köşelerinde,
tebessümle anarsın beni,doğan sabahın
tan vakti ,kırmızı bir gülü öperken.
beyaz bir güvercin, çırpan kanatlarında
beyaz güller getirirken sana,
bilinmeyen sevdalarda bilmemki nesin,
bir avuç ay ışığı parıltılarında.
belki bir hediye,belki seni bana veren
herşeyi bekliyorum,yinede herğün,
can çekişirken bedenim,can bir daha nefes
olmaz,sen canıma hayat olmayınca...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:04 AM
Can Bursam


Umutlarımı ovalarında bırakıp
Hayallerimi bulutlarına astığımdan beri
Bir henğamedir içimdeki
Kavak yeli serinliğinde mutluluklarımı
Ve çam kokusu sevinçlerimi bıraktım sokaklarında...


Sevdalarımı papatyalarına emanet edip
İskeleden sana el salladığım günden beri
Karakışlar yaşıyor yüreğim
Çığlar yuvarlanıyor üzerime
Yüzüme sahte tebessümler oturtup
Kalabalıklarda yalanı içselleştirsemde
Her birbaşınalığa düşüşümde
Yana yakıla kendimi arıyorum


Umudumun adı
Sevdalarımın saklı olduğu şehir
Can Bursam Yâr Bursam
Son durağımsın bekle...
Tükenmişliğimle sana geliyorum yine!

WrAtBoY
02-10-2008, 05:04 AM
Can Canıma Canan Olsa
Can canıma canan olsa
Yelleri yorgan ederim
Bilmiyor ki yokluğunu
Boynuma urgan ederim

Umut verse,ışık tutsa
Dağları arkam ederim
Tipi boran kara kışta
Karları hırkam ederim

Hiç düşünmem derdi varsa
Canımı derman ederim
Onun için krallara
Sözümü ferman ederim

Çok değil az gönlü yansa
Dünyayı alkan ederim
Candan öte cananıma
Özümü kalkan ederim

Uzak yakın hatır sorsa
Sevinir bayram ederim
Kapısında biri dursa
Çıldırır isyan ederim

Ey sevgili sözüm sana
Duymazsan çeker giderim
Eyvallah etmem cihana
Sen hariç yemin ederim

WrAtBoY
02-10-2008, 05:04 AM
Can Çekişir
Yokluğunun en acı hislerini
Dudaklarıma dokunarak hissedebiliyorum
Gözlerimin gezdiği kızgın alevlerde görebiliyorum
Kalp atışlarımın kulağıma vurduğu sesle duyabiliyorum
Senin bugünkü yokluğunda
Elbet can çekişir bu yürek
Dayanabilir mi acına
Dayanabilir mi gözyaşlarına
Sensiz derdini anlatabilir mi bu yürek
Yokluğunun verdiği bu acısıyla
Anlatabilir mi yaşayabilir mi?

WrAtBoY
02-10-2008, 05:04 AM
Can Çekişlerim
Seni ufak ufak terk edişlerim
Benim can çekişlerim olur,
Sen yoksan her şey yarım
Seninle içim sonsuz bir huzur
Bir çiçek solmazsa susuz
Balık nefes alabilirse
İşte o zaman doğrudur her şey
Yalandır bu dünya , yalandır aşklar
Sular gibi saf ve duru olmalı sevgiler
İçtikçe kanmamak , içine daldıkça
Bir daha çıkamamak misali
Yaşanmalı sevgiler
Sevgin bende bir çağlayan
Her ayrılıkta daha da çoşar
Bu çağlayan dağlar ardına uzanır gider
Kim bilir sonu hiç yoktur…

WrAtBoY
02-10-2008, 05:04 AM
Can Dostum


Senle tanışmak çok güzeldi
sesin bana mutluluk verdi
gülüşün dünyalara bedeldi
kırgınım sana can dostum.

Kurşun yedi bu yürek
iyileşir bir gün elbet
üzme tatlı canını
vardır bir hikmet
kırgınım sana can dostum.

Sırrıma ortak oldun
bir nefeste içime doldun
sıradan bir yol oldum
kırgınım sana can dostum.

Yara sarmaz merhem olmaz
bu yürek derman bulmaz
bu yaptığını yaban eller yapmaz
kırgınım sana can dostum.

Biliyorum pişmansın
gözlerin bulut olur ağlarsın
sen benim için bir cansın
ne yapayım?
Unutamıyorum can dostum.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:04 AM
Can Dostum
inan gözlerim seni arıyor
şu oturdugum masada
senin için doluyor bardaklara rakılar
meze oluyor masama sesin
cıgaramın dumanı senin için tütüyor
Efkârlı efkârlı...
bardaklar boşalıyor
Ve hüzünlü bir kalp daha doğuyor
sesinin özlemiyle
hasretin bitiriyor beni masamda
Ölümlere sürüklüyor yavaş
Şu yaralı yüreğimin kurduğu masada
seni içiyorum
Şu sarhoş bardağımla
seni içiyorum...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:05 AM
Can Dostum

Dün gece düşümde can dostu gördüm
Ulu bir çınardan dal verdi bana
Uzandım yüzüne yüzümü sürdüm
Ben zehir istedim bal verdi bana

Dağ yanarsa yağmur çiser mi dedim
Ten yanarsa rüzgar eser mi dedim
Can yağarsa canan küser mi dedim
Çağırdı yanına el verdi bana
Can dostum dostum kül verdi bana

Ben aşkı sırtıma vurdum da geldim
Hasretin acısını çöl verdi bana
Can dostu görünce eridim bittim
Yüreğime ateş kül verdi bana
Can dostum dostum kül verdi bana

Aşk olmazsa kalem yazar mı dedim
Dost olmazsa gönül tozar mı dedim
Hayaloğlu sana kızar mı dedim
Yanağımdan öptü gül verdi bana
Can dostum dostum gül verdi bana

WrAtBoY
02-10-2008, 05:05 AM
Can Dostumsun
düşünüyorum da düşüncelerin en güzeli olsa gerek seni ,
dostumu düşünmek
gece yarılarına kadar oturduğumuzu,
birlikte güneşin doğuşunu izlediğimizi
gökyüzündeki yıldızları hatırlıyor musun…?
nasıl parlıyorlardı birlikte olduğumuzu gördüklerinde
o tatlı kavgaları hatırlar misin
o kavgaları bile o kadar çok özlüyorum ki
ne güzeldi o günler
seninle kendimi yeniden doğmuş gibi hissederdim
arkadaşım demeye bile kıyamıyorum sana
sen benim sadece arkadaşım değil CAN DOSTUMSUN
bu gece sana bilemediğin kadar çok ihtiyacım var
sana anlatacak o kadar çok şeyim varki
dertlerime derman olan dert ortağımsın sen benim
******* çok sessiz sen olmayınca
yıldızlar bile parlamıyorlar artık eskisi gibi
bizim yıldızımızı hatırlıyor musun hani söz vermiştik
birbirimize ayrı olsak bile yıldızımız her zaman yanımızda olacaktı
yıldızlara anlatıyorum artık dertlerimi
zaten beni bir tek onlar dinliyorlar tıpkı senin gibi
o yıldız da bizim yıldızımız da biliyor ayrı olduğumuzu
simdi parlamıyor eskisi gibi
o kadar solgun ve yorgun ki tıpkı benim gibi
ikimizin de sana ihtiyacı var
duy artık sessiz haykırışlarımı
duyda gel sana muhtacım can dostum………..!!!!

WrAtBoY
02-10-2008, 05:05 AM
Can Eriği


Bir kelime buldum çın çın öter;
Adı candır.
Bir erik kopardım can dalından;
İçi can dolu,
Adı can, yaprağı can, lezzeti candır.
Bir gölge düştü önüme dedi ki:
Bir yüküm var benden ağır
Bir yüküm var beni taşır
Adı candır.

Toprak dedi ki:
Can Allahın yongasıdır
Fakat ben bir deri bir kemik
kaldım.
Bir de misafirim var adı candır.

Işık dedi ki:
Renklerden, kokulardan,
Seslerden önce koşup geldim
İnsanoğluna nur topu gibi
Bir müjde getirdim,
Adı candır.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:05 AM
Can Erik-Canan Erik
Senin tadın dişlerimin arasında
Yeşilin gözlerime yansıyor
Parmaklarımla dokunuyorum etine
İstemlerim çoğalıyor
Üşüyorum...

Güneşin süzüldüğü boşluk içinde
Yapraklarım kırılıyor ansızın
Parmak ucuyla bir öpücük gönderiyorum
Yağmur sularıyla ıslandığın anlara
Düşünüyorum

Şehirlerin pörsülenmiş tadına
Seninle ulaşmaya çalışıyorum
Bulvarların kirlendiği
Yolların tütsülendiği günlerin
Az ötesine
Seninle yetişmeye çalışıyorum
Üstüste kibrit kutusu gibi
Tepetaklak dönen evlerde
Yaşıyorum

Ağaçların arasında küçücük gecekondu
Yeşermiş duvarları can sıcaklığında
Nefesleniyorum özgürce
Mini-minnacık yüreğimi
Yaprakların yeşiline lokma lokma
Banıyorum

Can erik-canan erik
Dudağıma sürüyorum rengini
Öpüyorum kokluyorum gözlerimin ucuyla
Süt damlıyor dudağımın üstüne
Tadımlanıyorum

Bozulmuş bir dünyanın doğasıyla
Soluklanıyorum

Can erik- canan erik
Sensin sadelik
Anlıyorum...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:05 AM
Can Kalesi İhanetle Düştüğün de


Ben için de mahşeri kalabalıklar taşıyan adam
bilmem kaç çıngıraklı yılanın sesiyle
bölündü uykularım
sesim çakal yüzlü vadilerde kayboldu
sotasına düştüğüm de aşkın
ağrıyan yanlarımı kanattım
pusuya düşmüşlüğün de ceylanların
içimin ümitvar yanlarıyla anlamaya çalıştım hayatı
sahi hayatı bana sen öğretebilirmisin
şimdi bir ağızdolusu kusmukla
çıkarıyorum hayatı hayatımdan
sahi bana ölmeyi öğretebilirmisin
ey ecel baş ucumda beni bekleme...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:06 AM
Can kuşu


Zaman mı beni çeker,
Beni yoksa ferman mı?
Hangi adres çağırır
Kırk satırlık türküyü?

Yar mı çağırır beni,
Satırlık yaralar mı?
Ak giyip, akça mı der?
Yoksa hep karalar mı?

Yârin bakışı ferman,
Zaman elinde poşu,
Yar sallar, ben dönerim,
Uçar tenden can kuşu.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:06 AM
Can Kuşum


Gönlümde çırpan sevgi kuşum,
Onu sevmek belki tek suçum.
Evimin en güzel neşesi,
Benim kafesteki can kuşum.

Bir yavruyken geldi elime,
Hep karşılık verdi sevgime,
Dosttan daha çok dost gönlüme,
Benim kafesteki can kuşum.

Kafes kapısını örtmedim.
Özgürlüğü tatsın istedim.
Canım,diye seslendim.
Benim kafesteki can kuşum

WrAtBoY
02-10-2008, 05:06 AM
Can mı Dayanır Gidişine


Söyle can mı dayanır
ben seni ömürlük sevmiştim
her an seni düşünüyorken
yanındayken bile deli gibi özlediğim
gülüşüne değer biçemediğim
sevdasından vazgeçemediğim
ve bir türlü sevmeyi beceremediğim güzel
söyle can mı dayanır gidişine.

Kaderimizi olmamalı uzaktan sevmek
bize yakışmaz sevgiye gavur eziyeti çektirmek
ve sen gidiyorsun ardına bile bakmadan
gözyaşı akıtmadan
kolay mı bir yüreği kanatsız bırakmak
kolay mı bir çocuğu anasından ayırmak
kolay değil biliyorum
artık duy sesimi güzel kız
seni seviyorum
seni seviyorum.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:06 AM
Can Rüzgarım
Sen gideli, otağımdan bağımdan
O gün bugün, ağlıyorum ardından
Bilmiyorsun,öleceğim kahrımdan
Nerdesin gel dert ortağım nerdesin,

Sensiz kaldım,kapkaranlık mehtabım
Okunmuyor sensiz, sevda kitabım
Ben bitmeden bana doğru, bir adım
Nerdesin gel can yoldaşım nerdesin

Dokunmadan, elin eli tenine
Çekilmeyen dert girmeden beline
Hasretinden bak ağlarım, bak yine
Nerdesin gel gözü yaşlım nerdesin

Yalnızlığım yokluğunla kankardeş
Zifiri dünyama doğmuyor güneş
Sen, kalbime hem sırdaştın hem de eş
Nerdesin gel can rüzgarım nerdesin

WrAtBoY
02-10-2008, 05:06 AM
Can Suyu
Gülüm, seni ne çoban çeşmelerinde akan suya,
Ve ne de o güzel gözlerini, gürül-gürül dönen bu dünyaya değişmem asla...
Bilirim, çünkü o çoban çeşmeleri gün olur da kururlar,
Ve elbette ki bu güzel dünya dönmeye devam eder ama,
Gün olur; ecel gelir de, cansız bir beden olduğumda ben,
Yani, öldüğümde ben,
Sen yine hep ruhumun dünyasında,
Ve hatta aşkımın tüm evreninde yaşamı sağlayacak enerji,
Ve tükenmez her ihtiyacı olacaksın,
Hem benim, hem o aşk evreninin "can suyu" olarak kalacaksın...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:07 AM
Cana Yakın


Cana yakın arkadaşımken
neden sonra sevdim seni
canana yakın arkadaşısın şimdi
haberin olmasa da senin
uğruna can feda
aşığımsın şimdi.

Savunmuyorum kendimi
suçum belli susuyorum
kalbim hapiste
sevmekten mahkumum
elimden ne gelir
kaderim böyleymiş
bu bahar da yine
sevilmekten mahkumum.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:07 AM
Candan Öte Yar
Ne gündüzü gördü gözlerin sensiz
Ne de gece bitti yalnız akşamlarda
Ne amansız yol alır oldum
Ne de sensiz yaşamayı becerebiliyorum şu dünyada

Hayatımdaki tek vazgeçilmezdin sen
Nice sevgilerin arasından sıyrılıp bulmuştun beni
Nice yangının suyuydu özlemin
Senle yaşamak yaşanılır
Senle sevmek sevilir kılınabiliyordu

Sen benim bende kalan yarımdın
Sen benim dert ortağımdın
Sen benim candan öte canımdın

WrAtBoY
02-10-2008, 05:07 AM
Cani’nin Coni’nin Şeyinde Kald1k
Sam’a döndü hem terane hem gayda
Ne bağ kaldı, ne gül kaldı, ne ada
Ahmak gibi garibanda, paşada
Cani’nin, Coni’nin elinde kaldık

Figan etme bülbül figanın boştur
Kanadın kırılmış yolun yokuştur
Neye yarar artık koştur, koşuştur
Cani’nin Coni’nin selinde kaldık

Ne dikenim kaldı ne gül ne fişek
Bu nasıl birlikmiş bu kadar gevşek
Salladıkça yere bir bir düşecek
Cani’nin Coni’nin belinde kaldık

Parça parça olduk bitti özümüz
Çakallar kurt olmuş geçmez sözümüz
Dost ile düşmanı seçmez gözümüz
Cani’nin Coni’nin dilinde kaldık

Sağcı solcu dinli dinsiz yapılıp
Senelerdir koyun gibi kırpılıp
Zengin, yoksul, yardımlara kapılıp
Cani’nin Coni’nin kilinde kaldık

Kendi kendimize yetip, yaşarken
İnsan gibi sahralarda koşarken
Nasılda pes edip bu kadar erken
Cani’nin Coni’nin külünde kaldık

Nerdesin yüreğim nerdesin gelki
Damarlara girdi esirlik zerki
Kafese konulmuş kartalın erki
Cani’nin Coni’nin ilinde kaldık

Murat der ki artık toplan, toparlan
Bu vatan bizimdir gayrisi yalan
Körmusun, gözlerin görmez mi olan
Cani’nin Coni’nin şeyinde kaldık!

WrAtBoY
02-10-2008, 05:07 AM
Canım
ben hiç bilemedi kim sevdi diye
ve ben hiç bilemedim beni kim sevdi diye
ve anlamadım hiç
sevdamı bu sizce

nasıl da bırakıp gitmiştim seni
hiç vicdanda yokmuş bende
hani demiştin ya
seviyorsan dönersin diye

dönemedim olmadı dönemedim
sevmiştim seni aslında
ne olur afet beni
sevmiştim seni

resmin hala cüzdanımda saklı
hayalin gözlerimde canim
nasil unuturum seni deli misin

ben seni sevmiştim
her dakika ah çekişim
her dakika ölüsüm
bumuydu sevda

ağlıyorum simdi
gelmek istesem de gelemiyorum
ne olur anla
bu muydu sevda

WrAtBoY
02-10-2008, 05:07 AM
Canım Acıyor


Her nefes alışımda
Ciğerlerime özlemini çekiyorum
Her sigara yakışımda
Hasretinin kor ateşinde bende yanıyorum
Anla artık;
Sensiz gecen her bir anda
Gözlerindeki ışıktan yoksun her karanlıkta
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

Duvarlar pembe düşlerime el koymuşsa
Yalnızlık son restini çekip kalbimi rehin almışsa
Sana koşan ayaklarıma kör zincirler vurulmuşsa
Anla işte;
Düşündükçe yokluğunu, andıkça ismini
Hasretine sarılıp hatırladıkça o masum gözlerini
Yüreğim ağlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

Gece yarısı yokluğunun kâbuslarından korkuyla uyanıyorsam
Yetim kalmışçasına
Düşlerimin ortasında sadece sana ağlıyorsam
Anla işte;
Ağladıkça hasretine, gözyaşlarım süzüldükçe toprağa
Bir gün sensiz bitip bir sayfa daha ekliyorsam yalnızlığıma
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

Bastığım her kaldırımda senden bir şeyler ararken
Şehrin tam ortasında dizlerim artık yorgun düşüyorsa
Sensizliğin içinde ruhum yavaş yavaş kayboluyorsa
Anla artık;
Şehrin her ışığında hatırladıkça gözbebeklerini
Anımsadıkça son gidişini
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:08 AM
Canım Anneciğim
Ne demeliyim bilmiyorum
Annemsin benim her şeyimsin.
Bir tek şey var seni çok özlediğim belki inanmazdın duysan
Ama bana bağırmanı kızmanı bile çok özlemişim...
Her gece yatmadan ve sabah kalkınca dua ediyorum sana inşallah ulaşıyordur,
Çünkü ben senin orada mutlu ve huzurlu olmanı istiyorum.
Hani bana derdinya senden bir şey olmaz oldu anne eğer görüyorsan beni ben evimizin küçük annesiyim.
Nerden bıraktıysan kaldığı yerden devam ettiriyorum her şeyi bana öğrettiğin gibi.
Ve bir de sana kavuşacağım gün var tabi
O günü de bekliyorum ki benim en mutlu anım olacak.
Nerdesin, kimlesin beni bir dakika yalnız bırakmaya kıyamazdın şimdi ebediyen yoksun...
Dedim ya seni çok ama çok özledim...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:08 AM
Canım Boğazımda
es deli rüzgar es, kir bu dalları
kırsan da kar derim kırmasan da kar
dolu olup da bagim da, taze gülleri
vursan da kar derim, vurmasan da kar

bugün, canım bogazıma takıldı
kan damarlarımdan, kanim çekildi
yüreğimden yaş oluk, oldu döküldü
ölsem de kar derim, ölmesem de kar

üç kurusu başıma, kalkar oldular
karıdan, kızdan korkar oldular
kelebekten, arıdan ürker oldular
kaçsan da kar derim, kaçmasan da kar

hani hiç ayrımız, gayrımız yoktu
seni kimler böyle, bu kadar korkuttu
ele avuca sığmazdın, seni kimler yuttu
uyusan da kar derim, uyumasan da kar

sendin tek akıllı, akıllı geçindin
herkes gözünde ********, sen şerefliydin
nifak soktun araya, çar çabuk sıyrıldın
ayrılsan da kar derim ayrılmasan da kar

hayat sırtımıza, vurup da semer
perem perem edip, ayırmadı mı
kimi aç kalıp da, kimiyse kemer
sıksak da kar derim sıkmasak da kar

bir, mücadele veriyorum yıllarca
bırakmam bu ipi, canıma taksan da kanca
ya yanımda ol ya da, dur yerinde insanca
yanımda olsan da kar derim, olmasan da kar.

bak zaman akıyor, dönüyor dünya
biraz geleceği gör. dönüp bakma arkaya
kırıp döküyorsun dediğin arabaya
binsem de kar derim binmesem de kar

sırtımızda ki yükleri indirdik
yükümüz azaldı diye sevindik
ulan her şeyleri didik,didik
sorsan da kar derim sormasan da kar.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:08 AM
Canım Çıkıyor
Aşkın oltasına ben de takıldım
Kurtarın beni canım çıkıyor
Bir haine meyil verdim bağlandım
Yanıyor yüreğim canım çıkıyor

Gözlerime bakıp kurtar diyordu
Ağlarken gözlerinden sel akıyordu
Çaresizdi herkesten korkuyordu
Merhametim kabardı canım çıkıyor

Acıdım haline birazda sevdim
Alıştım galiba gönlümü verdim
Onun için şerrimi meydana serdim
Derbederim simdi canım çıkıyor

Tabiatına uyruğuna hiç bakmadım
İnsanı insan gördüm ayırım yapmadım
Namuslu namussuz hiç kafama takmadım
Burnumu sürttüm canım çıkıyor

Kimse anasından günahkar doğmaz
Düşene bir tekme daha vurulmaz
İyilik eyleyim dedim belki zayi olmaz
Daralıyor kalbim canım çıkıyor

Anam sensin babam sensin diyordu
Sevgi şefkat merhamet bekliyordu
Elimi değil ayaklarımı öpüyordu
Simdi terk etti beni canım çıkıyor

İnsan değil miydi yok muydu kalbi
Nasıl da oynadı bu en alçak rolü
Beni ya aptal gördü yada enayi
Per perişan etti canım çıkıyor

Duygusalım keşke arsız olaydım
Giden haini tez elden unutsaydım
Yenisini bulup yeniden başlasaydım
Karardı bütün dünyam canım çıkıyor

WrAtBoY
02-10-2008, 05:08 AM
Canım Dostum
Haberimi aldığında
yetişirim diye çabalama
Sen yanıma vardığında
beyazlara bürünmüş çoktan
Sevdiğimin koynundayımdır
Sonsuz arzuyla beni sarmalayan

Hem dikilmene gerek yok başucumda
Gözlerin ve dudaklarından dökülenler
Ardımdan gelir nasıl olsa

Uzakta özlem duyacağız
Vuslat diye çarpacak yüreğimiz
Delicesine hasret yakarken bir zaman
Ayrılık bittiğinde o gün,
üstünde vaktiyle giydiğim gömlek
Sen de bir güzelin koynunda olacaksın

WrAtBoY
02-10-2008, 05:08 AM
Canım İstanbul
Bu bayramda çok güzeldi dağların
Çamlıca tepesinde dumanın güzel
Peygamber müjdesi gönül bağların
Şahesere benzeyen hamamın güzel

Mubarek Fatih in oldum hayranı
Topkapıdan dürbünle yaptım seyranı
Sahabe güzeli Eyüp sultan mekanı
Baktıkca çehrene heryanın güzel

Eyüp Sultanda namaz bir başka başlar
Tüm canlılar ürperir ötüşür kuşlar
Hayat imsak olmadan ihlasla başlar
Doğusu batısı kuzeyi kıblesi güzel

Ayasofya hüzünle bakar settara
Tüm alemi islamı verdin efkara
Sana ihanet edenin yüzü kapkara
Bayramın seyranın sevenin güzel

Hem çok bahtiyarım hemde durgunum
Sana değil seni müjdeliyene vurgunum
Ne zaman layık oluruz bilmem yorgunum
Fatihin Sultanın Yavuzun surların güzel

Seni tam yaşamak zor birbaştanbaşa
Tüm insanlık gıptayla eder temaşa
Senin her yerin kutsaldır abdestsiz haşa
Maddesi manası şeması teması güzel

Boğaziçi çok güzeldir inan şahane
Güzel gören güzel bakan bulamaz bahane
Meydan okuduk senin için Fatihle iki cihana
Yiğitlerin şehitlerin Ulubatlı Hasanın güzel

Kalem yetmez maneviyatını yazmaya
Zaman yetmez güzelliğini sezmeye
Plazaları gördükce başladım biraz kızmaya
Mimari projeni çizen Mimar Sinan ın güzel

Canım İstanbulum anlatamam ben seni
Amanet edenlerden dileğim affetsin beni
Ölüm gerçek hayat geçiçi benise fani
Fanilerin Fatihlerin Merhum Akif in güzel

Ömerim Eyüp sultan da sabah ağladım
Kızıl sultan dediler uluya ciğerimi dağladım
Bu sevgiyi bu hüzünü imanıma bağladım
Tarihi töresi denizi karası teması güzel

WrAtBoY
02-10-2008, 05:09 AM
Bu bayramda çok güzeldi dağların
Çamlıca tepesinde dumanın güzel
Peygamber müjdesi gönül bağların
Şahesere benzeyen hamamın güzel

Mubarek Fatihin oldum hayranı
Topkapıdan dürbünle yaptım seyranı
Sahabe güzeli Eyüp sultan mekanı
Baktıkca çehrene heryanın güzel

Eyüp Sultanda namaz bir başka başlar
Tüm canlılar ürperir ötüşür kuşlar
Hayat imsak olmadan ihlasla başlar
Doğusu batısı kıblesi güzel

Ayasofya hüzünle bakar settara
Tüm alemi islamı verdin efkara
Sana ihanet edenin yüzü kapkara
Bayramın seyranın sevenin güzel

Hem çok bahtiyarım hemde durgunum
Sana değil seni müjdeliyene vurgunum
Ne zaman layık oluruz bilmem yorgunum
Fatihin Sultanın Yavuzun surların güzel

Seni tam yaşamak zor birbaştanbaşa
Tüm insanlık gıptayla eder temaşa
Senin her yerin kutsaldır abdestsiz haşa
Maddesi manası şeması güzel

Boğaziçi çok güzeldir inan şahane
Güzel gören güzel bakan bulamaz bahane
Meydan okuduk senin için Fatihle iki cihana
Yiğitleri şehitleri ulubatlı Hasanın güzel

Kalem yetmez maneviyatını yazmaya
Zaman yetmez güzelliğini sezmeye
Plazaları gördükce başladım biraz kızmaya
Mimari projeni çizen Sinan ın güzel

Canım İstanbulum anlatamam ben seni
Amanet edenlerden dileğim affetsin beni
Ölüm gerçek hayat geçiçi benise fani
Fanilerin Fatihlerin Merhum Akif in güzel

Ömerim Eyüp sultanda sabah ağladım
Kızıl sultan dediler uluya ciğerimi dağladım
Bu sevgiyi bu hüzünü imanıma bağladım
Tarihi töresi denizi karası teması güzel

WrAtBoY
02-10-2008, 05:09 AM
Canım Öğretmenim
Sevgili oldun sen küçücük yüreklere,
Su gibi akıttın bilgiyi beyinlere,
Güzel gelecek hazırladın nesillere,
Bir sensin varım, benim canım öğretmenim.

Kan ağlasa da yüreklerin, güler yüzün,
Aşk ile yanıp duruyor senin hep özün,
Sana gelmesin dilerim keder ve hüzün,
Bir sensin yârim, benim canım öğretmenim.

Gelen nesli size emanet etti Ata,
Bu güven gücünüze binlerce güç kata,
Çalışıp insan eğitirsin, eller yata,
Tek sensin benim ârım, canım öğretmenim.

Aç kalsan da yine zengindir gönlün senin,
Mutlu eder sevgilerin, umudun senin,
Bilim ve uygarlık yanan meşâlen senin,
Bilgiyi öğretirsin canım öğretmenim.

Bir harf öğretene kırk yıl köle olunur,
Ah yirmidokuz kere kırk nasıl bulunur,
Sensiz nasıl yaşanır ve nasıl solunur,
Kölen olurum senin canım öğretmenim.

Yetişirsin uzak, yakın demez her yere,
Vatanın ihtiyacı var, generallere,
Eğitirsin usanmadan binlerce kere,
Ölmeyen aşkım sensin canım öğretmenim.

Yurdun her köşesinde yalnız sen bulundun,
Su gibi içildin, hava gibi solundun,
Öğrenciler tarafından baş tacı oldun,
Yaşamım, kanım sensin canım öğretmenim.

Dalgalandı bayrağımız senin aşkınla,
Issız köşelerde yalnız kaldın aşkınla,
Seni seviyorum yalnız senin aşkınla,
Benim tek aşkım sensin canım öğretmenim.

Ne çile çekersin kara tahta başında,
Binbir çocuğun olur daha genç yaşında,
Emeğin var vatanın toprak ve taşında,
Sabır taşımsın benim, canım öğretmenim.

Anıtın dikeyim, örnek olsun çağlara,
Adını kazırım ovalara, dağlara,
Can verirsin bilginle bahçe ve bağlara,
Umut ol nesillere canım öğretmenim.

Sana emanet olan millet kalmaz naçar,
Verdiğin emek yeniliğe kucak açar,
Güneş olur, çevresine, ışıklar saçar,
Aydınlat sen milleti canım öğretmenim.

El ele verince, güçlükleri aşarız,
Sizin sevginizle umman gibi coşarız,
Hür doğdu bu millet, seninle hür yaşarız,
Coşturur çocukları canım öğretmenim.

Kulak özledi, güzellikleri duymayı,
Öğretirsin herkese yılmadan saymayı,
Elimden tutup öğrettin, karda kaymayı,
Dağımın pâk karısın canım öğretmenim.

Kar olup dağların zirvesine de yağdın,
Ovalarda yemyeşil bahçe ile bağdın,
Sen ulaşılması zor yüksekçe bir dağdın,
Hep benim yanımdasın canım öğretmenim.

Yetiştirdiğin insan fidan gibi olsun,
Etrafında dolaşsın, gönlün aşkla dolsun,
Sevenlerin sayıları binleri bulsun,
Ömrünce hep sevil sen canım öğretmenim.

Bıraktırdın millete zamansız uykuyu,
Sevgiyle bakarak onlara verdin suyu,
Vatana yaydın eserlerin çağlar boyu,
Çocuğa ümit oldun canım öğretmenim.

Ülkemizin her bir yanında olsun orman,
Sevgin olur bütün dert çekenlere derman,
Bu gün size özel bir gündür, çıktı ferman,
Öğretmen günün kutlu olsun öğretmenim.

AHMET de der ki, sana neler yapsam azdır,
Çocuklarımıza sen hep doğruyu yazdır,
Verdiğin bilgi insana en iyi sazdır,
Kölen olurum senin canım öğretmenim.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:09 AM
Canım Sevdiğim
tâ en derinindesin yanan yüreğimin,
uğruna canım feda olsun,canım sevdiğim
baharısın ömrümün,herşeyim sensin
aşkımsın,ruhumsun, kara sevdamsın benim

sevdan ruhudur,yüreğidir bedenimin
en ulaşılmaz hülyamsın,yarınımsın sen
nehridir sevdasız çölleşmiş yüreğimin
ismini ruhuma yazdım,sana sevgimden

WrAtBoY
02-10-2008, 05:09 AM
Canım sevdiğim yüreğim
Bu duvarlar yetmiyor bizi ayırmaya bilesin...
Bu parmaklıklar, bu demir kapılar, bu hava, inan...
Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü,
Bazen bir serçe kadar güçsüzsem, bir nedeni vardır...
Hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu.
Hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi.
Güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim.
Damla damla birikiyor insan.
Damla damla sevgili...
Bir gün akıp gideceğiz hayata...
Duvarlar yıkılacak, açılacak bütün kapılar bilesin.
Benim yüreğim sensin şimdi, seni vurur durur...
Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:09 AM
Canım Vatanım
Buralarda hayat bitti artık
Ne çeşmeden akan su
Ne gölde yüzen balık
Tarlada bahçede meyve yerine ot var artık
Buralarda adam mı var
Ne adamı bir kuş bile yok
Sularla gömülü bir kent
İncin top oynayan çıplak körpe topraklar
Herkes Şehri mesken tutmuş
Bir ben kalmışım
Atam burada doğdu burada büyüdü
Bende burada öleceğim
Varsın burada gömülsün
Ama vatandan kaçıp gitmek olmaz
Hadi deli Fırat burayı da al canımı da
Zaten almak istediğin canım değil miydi
Hadi bekletme vatanıma feda olsun

WrAtBoY
02-10-2008, 05:09 AM
Canım Yandı


Gelip büyüdüğüm yer,canı cehennem etti,
Ah başımı vurduğum taşlara canım yandı !
İçmediğim sigara bak beni verem etti,
Yar için ağladığım yaşlara canım yandı !


Dostlar için trenim şaşırdı da rayını,
Dostluklar peronunda alamadı payını.
Arkadaş kahvesinde içmem daha çayını,
Dostlar için yolduğum saçlara canım yandı !


Sevgi sekste boğulmuş,vefa yok olmuş,yitmiş,
Büyüklere gösterdik,saygı,boşuna gitmiş,
Ne büyük var ne küçük,bitmiş insanlık,bitmiş,
Dünkü bir karış çocuk,***lere canım yandı !


İşte cami, işte bar,işte arkadaşlıklar;
Ne kadar paran varsa,itibarın o kadar !
Üç adım hücrelerde boşa geçmiş bak yıllar,
Dost için bulaştığım suçlara canım yandı !


Gerçek yüzleri görsem,dostluklara kanmazdım,
Bunlar da kim oluyor,adlarını anmazdım !
Ekmeğimi bölüştüm,ite versem yanmazdım,
Namerde yedirdiğim aşlara canım yandı !

WrAtBoY
02-10-2008, 05:10 AM
Canım Yandı



Gelip büyüdüğüm yer,canı cehennem etti,
Ah başımı vurduğum taşlara canım yandı !
İçmediğim sigara bak beni verem etti,
Yar için ağladığım yaşlara canım yandı !

Dostlar için trenim şaşırdı da rayını,
Dostluklar peronunda alamadı payını.
Arkadaş kahvesinde içmem daha çayını,
Dostlar için yolduğum saçlara canım yandı !

Sevgi sekste boğulmuş,vefa yok olmuş,yitmiş,
Büyüklere gösterdik,saygı,boşuna gitmiş,
Ne büyük var ne küçük,bitmiş insanlık,bitmiş,
Dünkü bir karış çocuk,***lere canım yandı !

İşte cami, işte bar,işte arkadaşlıklar;
Ne kadar paran varsa,itibarın o kadar !
Üç adım hücrelerde boşa geçmiş bak yıllar,
Dost için bulaştığım suçlara canım yandı !

Gerçek yüzleri görsem,dostluklara kanmazdım,
Bunlar da kim oluyor,adlarını anmazdım !
Ekmeğimi bölüştüm,ite versem yanmazdım,
Namerde yedirdiğim aşlara canım yandı !

WrAtBoY
02-10-2008, 05:10 AM
Canım Yandı Şimdi
Ağlamak için
Sabahı bekle derdi annem.
Ama
Hiç bir acı
Ağlatmak için
Sabahı beklemedi canım annem.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:10 AM
Canımda Buseler
Masamda kadeh, kadehte yalnızlık
Mezeler özlem, Özlemde sensizlik
İçkimde sevda, sevdamda sarhoşluk
İlk yudum aşksa, aşkınla varoldum...

Masamda çiçek, çiçekte kokun
Meyvalar renk renk, hepsinde tadın
Mumlarda ışık, ışıkta hayaller
Son yudum cansa, canımda buseler...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:10 AM
Canımdaki Can
Son nefesimsin sen benim,
Güneş, seninle bir başka doğuyor,
Hayat seninle olunca yaşanılıyor.
Uzaklarda sanma beni
Bir nefes kadar yakınım sana.
Seninle gülüyor,
Sevginle yaşıyorum.

Meğer ne çok özlemişim
Sevmeyi, sevilmeyi....
Geçmişin acı izleri yüreğimdeyken,
Her şeyden vazgeçmişken,
Gelişinle canıma can kattın.
Sevginle umutlarıma umut kattın.


Her an,
Yüreğimde bir kor misali yanıyorsun.
Senin sevgin,
Hasretin yakıyor beni.
Özlemin o kadar büyüyor ki içimde…
Bedenimde ruhum yok,
Gülmüyor gözlerim sensiz
Sevginle , gülen gözlerinle
Yaşadığımı anlıyorum.
Bir an yanından ayrılsam;
Kanadı kırık bir kuş gibi masum,
Bazen de uçmak için çırpınan
Bir güvercin kadar çaresiz ve asi…

Canımdaki can;
Pes etmek yok umutsuzluğa.
Acılarımıza inat
Her gülüşüne bir ömür,
Her nefesine bir bahar ekledim.
Sevgini yüreğimde son nefes bildim.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:10 AM
Canımın İçi



Ne zamanı bir dakika önce geriye alabirim
Ne de geleceğimi bir dakika sonra yasayabilirim
En bildiğim şeyi yapmalıyım;
Seni sende bir ömür boyu sevmeliyim..
Ve seni bir ömür boyu yüreğimde nefesim gibi bilmeliyim..
İnce bir çizgi kalbimde sana olan Duygularım;
Ne adını koyabiliyorum bu sevdanın
Ne de kendime uykusuz *******imi sorguluyorum
Sadece tek bildiğim şeyi seni canımdan öte seviyorum...


Karanlığa inat gözlerindeki ışıklarla bakıyorum geceye..
Aldığım her nefesi senin kalbine adayıp her atışım senin güzel yüreğine..
Rahat uyuyamıyorum senden sonra..uyku tutmuyor umut dolu gözlerimi
Alacakaranlıklardan sabah ezanına uzanıyor tüm bedenimin hücreleri
Karsımda senin baharımsı düşlerin ve kalbimde büyüttüğüm hasretim..
Artık zamanı durdurmak istiyorum seni avuçlarımdan kaybetmemek için..
Yokluğunda bile senin için bu beden nefes almaya devam edecek
Ben seni senin beni sevdiğinden daha çok seviyorum
Canımın İçi.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:11 AM
Canın Sağolsun
Bilir misin ben ömrümde sadece seni bekledim.
Bilmesen de canın sağ olsun;
Bilmesen de canın sağ olsun!
Hem gelmenden korktum; hem de, yollarını gözledim.
Gelmesen de canın sağ olsun;
Gelmesen de canın sağ olsun!

Hançer gibi gözlerini unutma yanında getir!
Getir de şu sineme batır;
Batır da kalbimi sök götür.
İstedim ki bir an olsun şöyle karşıma otur.
Kalmasan da canın sağ olsun;
Kalmasan da canın sağ olsun!

Cüret ettim çağırmaya, şarkılardı desteğim.
Bundandır sazıma küstüğüm;
Küsüp de kelamı kestiğim.
Bir kez olsun yüzüme de gülmendi tek isteğim.
Gülmesen de canın sağolsun;
Gülmesen de canın sağ olsun!

Geçenlerden, ben seni her andıranı saymışım.
Sen olmadın ya acı duymuşum;
Duyup da boynumu eğmişim.
Sen al diye masaya da yüreğimi koymuşum.
Almasan da canın sağ olsun;
Almasan da canın sağ olsun.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:11 AM
Canına Can Verdim
Canına Can Verirdim

Sen bir nazlı gül olaydın
dalına yaprak olurdum
canına can verirdim
acına toprak olurdum

sen bir damla yaş olaydın
başına bulut olurdum
düştüğün denizlerden
her damlanı bulurdum

sen bir türkü olaydın
kıskanırdım rüzgarlardan
kalbime koyardım sesini
yalnızca ben duyardım

tual olaydın fırçalarıma
sevginin rengine boyardım
ne okşardım saçını
ne öpmeye kıyardım
ne elveda eder
ne görmeye doyardım

sen de sevseydin beni
başımın üstüne gezdirirdim
kalbimin içine koyardım
canına can verirdim
kanına kan veririrdim
sende sevseydin beni

sende sevseydin beni
yağmur olur yağardım
bulut olur ağardım
yoluna toprak olurdum
dalına yaprak olurdum
sen de sevseydin beni

sende sevseydin beni
aşkına çıra olurdum
pervane olurdum ışığına
etrafında döner dururdum

sende sevseydin beni
önüne yol olurdum
kapına kul olurdum
sende sevseydin beni

sen de sevseydin beni
canına can verirdim
kanına kan verirdim
sen de sevseydin beni…

WrAtBoY
02-10-2008, 05:11 AM
Canına Okuyacağım
Şu masum kalbimin ahın alanın
Yüzüme gülüpde arkamdan vuranın
Böyle bir hayatın böyle bir dünyanın
Canına okuyacağım
Özgürlüğe koşacağım...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:11 AM
Canız İşte


Bir masal anlat bana
En gerçeği olsun tüm zamanların...
Dokun yıldızlara
Işıktan toplar at kar beyazı
Aysız *******ime..

Guguk kuşu ol uykumun en derin yerinde..
Işık getir kör kuyularımın diplerine...
Seher bu değil bilesin!
Yanımda sen yoksan eğer,
Alışamam alacakaranlıklara...
Dağlar yırttı da geceyi
Bir ben yırtamadım daha!..

Sesin kulağımda ama hala!..
Türküler gibi...
Kuşlarla gelmişti
Bir ekin biçme mevsimi...
Sarı başaklar sunmuştu sözlerin ömrüme...
Harman harman rüzgarlar...(dinmedi!..)
Tınazlarında savrulduk ikindi vakti..
Seclerine yattı acıkmış gönlümüz
Sevgiye ve tene...(bitmedi!..)

Hani!
İkinin bir olduğu zamandı ellerimizin birbirine değişi
Sen ve ben!..canız işte!..
Sızılarımızda çiçeği açar sevdanın
Topla haydi!

Bak!
Düş pembesi düşler kadar güzel renkleri...
Leylaklar benim olsun sen kokuyorsun diye
Kekikler senin!...(kır delisi..)
Her gece
Yokluğunda seni aradı...(diyemedi..))
Pencere ağladı,
Duvar ağladı,
Göle döndü yastığı,
Yatak ağladı!..

Bitti masal
Yürek ağladı!..

WrAtBoY
02-10-2008, 05:11 AM
Cankurtaran



Kurtardığın can mı, umut mu yoksa
Kurtarsana canı, umudu yoksa

Vadesi olana, herkes yetişir
Sen rızkı bitene, hayat yetiştir

Azrail işlemez, camlar mı taktın
Ölümü geldi de, sen mi kurtardın.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:12 AM
Cansız Aşk

Sana hoş geldin deyip öyle gitmek vardı.
Ama kusuruma bakma,
eğer bir kez daha baksaydım gözlerine.
İnan dayanamazdım.
Uzun zaman olmuş alışalı yokluğuna.
Seni de görmeyeli.
Bütün bir ömrümü senin geleceğin günü beklemekle geçirdim.
Seni bir kez daha görüp, sonra ölebilmek için
Gittiğin günkü yerdeyim üstelik.
Telvelerin altında güneşin en çok vurduğu
ve ayrılığın en çok koyduğu yerde
Ellerim titrerdi seni görünce karşımda,
nedendir bilmem ne zaman gülsen
sana sevdiğimi fısıldardı koca Fırat
gittiğin an bitti bütün dünyam.
Paramparça oldu senin kahrından umutlarım.
Sessiz gidişine üzüldüm en çok beni gerçekten sevmeyişine.
Hayallerimi aldı benim dediğim ellerin.
Ve ben hala senin beni bıraktığın yerdeydim.
Saf sevgiler oldu yalnızlığımda avunduğum.
Her sevgiliye gıpta ile baktım.
Nereye baksam yüreğimle karşılaştım.
Bir fırtına gibi sarstı yokluğun
o kadar da uğraştım
sensiz kalmayayım diye
olmadı, yapamadım.
Güllere sevda şarkılarım yazıldı senden sonra buralarda
çınar altları doldu efkârlanıp ağlayanlarla.
Zamana inattı benim hallerim.
Meğer ben sana elini uzattığın kadar.
Yakın yerdeyim
her susuş bir son oldu bana
oysa ne kadar alışmıştım onca acıya
hasretlerimi aldı sözlerin
benim en güzel çağlarıma yağmurlar yağdı
yollara vurdum her dakika
hasret dediğim türküleri
sensizliği çekemedi bu zavallı kalbim
kaderime kurban mıydım acaba
yoksa zembereğe zehir mi aradılar?
Sonra beni mi buldular karartacak.
Yok, edecek gün ışıklarımı...
Bak onca şey oldu burada.
Bir kere olsun gelip dedin mi?
''Sevdiğim sağmı yüreğin''
istemedim ayrılığı tattırmak sana
hissettirmek istemedim
bu kadardı bana sevgin
giderken yüzüme dönüp tek kelime etmedin.
Sabahlara kadar kâbuslarım oldu.
senden bana kalan bu şehir
sahte oyunlar ürettiler bana
sende yoktun üstelik
bu gün geliyormuşsun
umurumda değil
sana vicdanını bırakıyorum hesap sormayı beklediğim
bir de bensiz çınar altlarını
karanfil kokulu çayları
masum Fırat’ı
seni kızına bırakıyorum adını taşıdığım
sevgilere, aşklara
veda etmedim ben hiç sana
ne Fırat tan geçebildim ne de sensiz edebildim
sirkindim ve kendimdeyim.
Bıraktığın yerde şimdi cansız bedenim.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:12 AM
Cansız At
Bilmem, kaçı kaç geçe,
Bilmem, kaça kaç kala,
Ya erkence, ya geçce,
Sıram gelir hoppala!

Altımda gacır gucur,
Kişner durur cansız at...
İşte servili çukur;
Ve ölümsüz hakikat!

WrAtBoY
02-10-2008, 05:12 AM
Cebeci Köprüsü
Cebeci köprüsünün üstü
Karınca yuvasına benziyor,
Hamallar, körler, topallar,
Oturmuş nasibini bekliyor.

Cebeci köprüsü yüksek
Altından tren geçiyor,
Ya benim aklımdan geçenler?
Kimse bilmiyor.

Şu dünya güzelim dünya
Tıkır tıkır işliyor,
İnsanlar insanlar insanlar
Neden böyle çekişir durur
Aklım ermiyor.

Cebeci köprüsünün korkulukları
Kara boyalı,
Daha böyle köprülerden geçersin çok

WrAtBoY
02-10-2008, 05:12 AM
Cehennem
Cehennem dedikleri şey mi?
Yaşarken gördüm sayende
Sen sakın sensiz kalma
O zaman görürsün sen de!

WrAtBoY
02-10-2008, 05:12 AM
Cemreler Düştü
depremler bende başlarken enkazlar da raksım
kendime sığmıyorum kaynadım da akıp taştım
secde ettiğim topraktaki ellerimi sana açtım
cemreler toprağa düştü sen yoksun

sensizlik başlarken yarınlarımda aklım yine bozuldu
harman yerindeyim yeller küllerimi sana savurdu
perçinlenmiş elveda havasındasın sabrım soru sordu
cemreler havaya düştü sen yoksun

adını kükreyen kumsallarda yazarken bir çılgınım
kendi denizimde boğulurken korkunda her tarafım
S.O.S verdiğim kırık dalgalardaki sahillerde bıkkınım
cemreler suya düştü sen yoksun ben yoksul

WrAtBoY
02-10-2008, 05:12 AM
Cemrelerin Ardından
Sensizlikte,
Kah ******* üzerime yürüdü,
Kah ayazlar zorladı kapılarımı..
Ama her zorlukta gözlerine sığındım.
Her solukta ismini haykırdım.
Yalnızlığınla savaştım durdum.
Belki de en gururlu savaştı benimkisi.
Silahım yoktu;
Sadece seni seven yüreğimdi savaşan.
Kazanan hep hasretin olsa da
Ben seni " sensizlikte " bile yaşatandım..

Rüzgarlarla savruldum karanlıklara.
Düştüm hasret çukurlarına,
Ezildi gözlerimde büyüttüğüm cicekler.
Pes etmeden,
Cocuksu düşlerime yenilerini ektim.

Sensizlikte kör kuyulara itildim.
Yaralarımı gözlerindeki ışıkla sardım.
Yüreğimi söktü arsız yalnızlıklar.
Yıkılacak gibi oldum,
Seni beklediğim sokaklarda.
Ama pes etmeden,
Her zorluğa senin sevdanla karşı durdum.
Ayrılık tepelerine tırmanırken yüreğim,
Hep baharımsı nefesini soludum.

Heybeme erimez karları,
Yüreğime" sevda bilmez" ayazları doldursalar da,
Vazgeçmedim senden, yüreğinden.
Azmettim kazandım sevdamı
Davacı olmadım hüzünden, kederden.

Uzaklarda olsan bile,
Bir nefes alışını bahar bildim ömrümde.
Bir gülüşünü mutluluk addettim yüreğimde.
Seni severken hic durmadım.
Hep sana, sevdana yaşadım.
İlaç bilmez acıların için,
Siper ettim gögsümü, fakir ömrümü.
Üzülmedim seninleyken,
Hep mutluluk bildim gülüşünü.
Aldırmadım, karanlık *******e.
Üşüdüğümde, bir yorgan misali
Gülen gözlerine sarılıp,
Mutluluklarına uzandım.

Yanında aldığım solukları,
Hep kâr saydım mutluluk envanterine.
Kalem olup gözyaşlarımı akıttım.
Ağladım, hasretinle ıslandım.
Ama yüreğimde hep seni yaşattım.

Yalnızlığınla savaşıp,
Seni " sensizlikte " yaşatan
Bir fakir yürek oldum ömrümde.
Bir gözyası bile düşmedi hüznümde.
Neden diye sorma canım,
Gözlerimden düşen her gözyaşı
Sana idi, ölümsüz sevdana idi.

Şimdilerde,
Sen, bende yokken bile
Seni ölümüne sevmekle meşgulum.
Olur da acıların sararsa yüreğini,
Karanlıklar boğarsa düşlerini
Bir nefesini ver ne olur,
Yüreğimi siper eder bu can sana

WrAtBoY
02-10-2008, 05:13 AM
Cenk’e Haiz



Savaşın orta yerindeki gencecik bedenler
Düşerken birer birer
Gözü arkada sevgilileri bırakarak geldiler.

Ellerinin üzerlerine serpilen şu mezar toprağını
Evvelden emerek, toprağa nişanlı yazgıları ve yanlızlıklarıyla geldiler.

Parmaklarındaki yüzüklere kazılı isimleri
Arkalarından bakan yaşlı gözleri
Birer birer, üzüm tarlalarına asarak geldiler.

Özlem olup kavganın tozlu bahçesinde
Cenk’e haiz hırsı gerdiler
Can verip, kartalın vahşi pençesinde
Cümle alem hısmına sır-î serdiler.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:13 AM
Cennet ile Cehennem Arası
Doğumdan ölüme, çileyi çeken bedenler
Zengin fakir aynıdır, giderken giyilen kefenler
Bir yanda rokfor peynir, kahvaltı edenler
Diğer yanda çokçadır, bir çorba içebilenler

Ruhların yaradılışı aynı, erkek yada dişi
Taşırlar bakımlı yada bakımsız bedeni
İş bilenin vardır yürü ya kulum diyeni
Diğer yanda çokçadır, bir ekmek alabilenler

Kimi der zekiyim, ah bir param olsa
Yada zengin akrabamdan miras kalsa
Aslında onunda olacak hakkıyla çalışsa
Diğer yanda çokçadır, alnına ter düşmeyenler

Nerde güzel görsek derinden ah çekeriz
Tanrım özene bezene yaratmış deriz
Güzellik yürekte, bedenimize baksak ona benzeriz
Diğer yanda çokçadır, bedenini cehenneme itenler

Bilmeyiz bir avuç toprak bedenin mayası
Yaratılışta herkesin aynıdır hayası
Cennetle cehennemin dünyadır aynası
Diğer yanda çokçadır, aynaya arkadan bakanlar

Cennet ile cehennem arası
Dünyada yaşamaktır açıkçası
Adalet ikisinin tam ortası
Diğer yanda çokçadır, ölmeden cehennemi hak edenler

Kim sorsa elhamdülillah Müslüman deriz
Arkamızı döner kul, ya da yetim hakkı yeriz
Vermeden almak Allah’ a mahsus bilmeyiz
Diğer yanda çokçadır, Allah’a şirk koşanlar

WrAtBoY
02-10-2008, 05:13 AM
Cennet Kaçkını
Vaktiyle ben bir güzele vuruldum
Namı Arnavut,adı Nihal idi..
Gece-gündüz bir resmine sarıldım
Saçı güneş,kaşları hilal idi...

Ak tenine giyinirdi akları
Bir bakışı aç ederdi tokları
Öyle tatlıydı ki o dudakları
Şeker değil,şerbet değil,bal idi...

Şimdi yokluğudur beni eriden
Döğe-döğe şu bağrımı çürüden
O masum,o Cennet kaçkını huriden
Eziyet çekmek dahi helal idi...

Hüsam der,dünyamda sana doymadım
Aşka düştüm ana,baba saymadım
Çok güzel gördüm ben senden caymadım
Gelenler,gidenler hep hayal idi....

WrAtBoY
02-10-2008, 05:13 AM
Cenneti Getir Bana
gözlerinin içinde
cenneti görüyorum
uzakta bir sokakta
usulca yürüyorum

gurbette hasretinle
sevdanla yanıyorum
cenneti görüyorum
galiba ölüyorum

ve sen yanımda yoksun
Allah beni affetsin
sen ne biçim bir dertsin
seni çok seviyorum

cenneti getir bana
suyunu içir bana
gönlünü geçir bana
bak dayanamıyorum

WrAtBoY
02-10-2008, 05:13 AM
Cennetteki Cehennem



Ben seninle gelmem
Nimetlerle dolu cennete bile
Gitsem seninle cennete
Sen cenneti bile
Çevirirsin alev alev
Yanan cehenneme

WrAtBoY
02-10-2008, 05:14 AM
Cesaretin Var mı
Ben gönlüme aldım seni,
Hiç tereddüt etmeden bir dakika bile 'gider mi' diye düşünmeden
Canımı, ömrümü kaybetmeyi göze alıyorum,
'acaba değer mi ? ' diye düşünmeden.

Her günümü, her anımı seninle geçiriyorum
Sessizce, delice
Herkesten habersiz,
Kimi zaman senden bile...

*******im de senin, rüyalarımda,
Hayallerim, ümitlerim de.
Kalp atışlarım sevginle her dakika her saniye
Bekliyor gelir mi, ararmı diye.

Ben gönlüme aldım seni,
Hiç tereddüt etmeden bir dakika bile 'gider mi' diye düşünmeden
Canımı, ömrümü kaybetmeyi göze alıyorum,
'acaba değer mi ? ' diye düşünmeden.

Meydan okuyorum şimdi sana,
Cesaretin var mı?
Yaşadığın bu aşkı haykırmaya,
Yada en azından Seni Seviyorum diye bağırmaya...

Cesaretin var mı unutmaya.
Son noktayı koymaya.
Bu kadar yalandan sonra
Cesaretin varmı aynaya bakmaya...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:14 AM
Cevapsız Sorular
Uykusuz *******in şafaklarına,
Umutları sordum, cevap vermedi...

Başıma küskün şu ak saçlarıma,
Acıları sordum, cevap vermedi..

Yokluğunda içimdeki boşluğa,
Sancıları sordum, cevap vermedi...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:14 AM
Ceviz Ağacı
Başım köpük köpük bulut,
İçim dışım deniz,
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında,
Budak budak, serham serham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında,
Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.
Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril.
Koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil
Yapraklarım ellerimdir tam yüz bin elim var,
Yüz bin elle dokunurum sana, Istanbul'a.
Yapraklarım gözlerimdir.Şaşarak bakarım.
Yüz bin gözle seyrederim seni, Istanbul'u.
Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında,
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:14 AM
Ceviz İle Sincabın Hikayesi I


Dağ ile yeksan olmuş şehirde
Tarihle harmanlanmış insanlar yaşıyor sessizce.
Bu şehirde evdeki bir sincap kafeste.
Camdan sızan güneşe bakıyor her gündoğumunda.
Bir zamanlar hür olduğu günleri anımsıyor,
İçi burkuluyor ama nafile,kafeste birkere.
rahat etsin diye yapılan koca kafes dar geliyor.
Fındık,fıstığında tadı yok.

Derken...birgün kafesin kapısı açılıyor kazara
Gözleri ışıldamaya başlıyor önce.
Kalbi deli gibi atıyor.işte fırsat!ne duruyorsun
Atıyor kendini açık pencereden dışarı.
Asfalta tutunamayıp kırılan tırnakları
Umurunda bile değil ki.
Telefon direkleri,elektrik telleri derken
Çıkıyor bir zamanlar hür olduğu dağlara
Ne kaçış ne büyük çabadır bu.
Soluk soluğa.paniğin verdiği,
özgürlüğün sevdiği yılmayan hırsla.
Ne parçalanan tırnaklarından sızan kan,
nede almakta zorlandığı nefesti derdi.
Özgürdü artık,yaşasın hürriyet!
Gördügü ilk ağaca tırmandı.zarif ti,naifti olmadı.
İkinci ağaca tırmandı.çok büyük ve tırnaklarını acıtıyordu
Üçüncü ağaca çıktı.önu istemeyecek kadar küstahtı.
Dördüncü ağaca çıktı.dalları yardımcı yaprakları berbattı.
Yuva yapacak birde kovuk vardı.

Güneş batıyor ufuktan yavaşça,
Yorgunluğunun farkına vardı usulca.
Bir denemeye daha fırsat yoktu.
Tırnaklarıysa fena sızlıyordu.
Dişiliğinin verdiği güdüyle
Yuva yaptı kovuğu bu tuhaf dürtüyle.
Kuyruğunu yastık mısali kıvırıp,
Başını üzerine koydu.üşümüyordu.
Şehri aydınlatan ışıklara uzaktan bakıyordu nihayet.
Maziyi ve kaçışını düşünüyordu
Yavaş yavaş dalarken tatlı uykusuna.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:14 AM
Ceviz İle Sincabın Hikayesi II


Ormanlarla kaplı alacalı dağa vuran güneşin ilk ışıkları
Gözlerini kamaştırdı.oğuşturdu,oğuşturdu.
Yuvasından çevreyi izledi uzun uzun.
Her yer kuş sesiyle inliyordu.
Birden yüreğini tarifsiz bir sevinç kapladı,
Coşkusuna diyecek yoktu doğrusu.karnıda acıkmıştı.
Ürküyordu yiyecek aramaya,yıllarca önüne konulmuştu.
Çevresini kolaçan etmeye başladı yavaşça,aradı,taradı...
Gökyüzündeki atmaca gözüne ilişti,korkusuda bir hayli pekişti.
Mucize de bunun ardından hemen yetişti.
Aman Allahım,biraz uzakta duran bir cevizdi.
Açlığıda korkusuyla pek çelişti.
İkinci kez gözleri parladı.atmacaya baktı,kuşlara baktı,
Hatta uykusundaki gelinciği bile atlamadı.

O cevizi mutlaka alacak!!

Cevize gelince;
Önceki fırtınaların birinde uzağa savrulmuş.
Diğerleri kalmış,o!yinede savrulmuştu.
Tilkinin biri koklayıp bırakmış,
başka bir sincapsa kabuğu kıramamış vazgeçmişti.
Ceviz öylece kalakalmıştı yapayalnız.

Dönüş yoktu kararlıydı.

O cevizi mutlaka alacak!!

Birden fırlayarak koştu aşağı,aldı cevizi ağzına.
Atmaca bile yetişemedi onun hızına!
Tekrar kovuğundaydı cevizle birlikte.yaşasın!!
Bir hamle,olmadı.
İkinci hamle,buda olmadı.
Biraz durup düşündü,taşındı.
Bu ceviz başka ceviz diyerek.

Nihayet zarif ve akıllıca yapılan üçüncü hamle geldi.
Yaşasın!ceviz açıldı.sincap mutluydu,cevizde.
Onun tadını sincaptan iyi kim bilebilir bu devirde.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:15 AM
Ceylan Gözlüm



''-Unutsun! '' demişsin... Gözü Ceylan'ım,
Şu mahzun tavrını, takışın neden?
Demedim mi sana: ''-Fedadır canım.''
Kederli gözlerle, bakışın neden?

Gördüğümden beri çektiğim çile,
Sensiz *******im gelseydi dile,
İçime koyduğun kızıl kor ile:
Yüreğimi böyle, yakışın neden?

Gözü Ceylan'ım, sen gittin gideli,
Hicranla ödendi aşkın bedeli...
Duysan'a diyorum: ''-Ey sevda seli,''
''-Kanımın içine, akışın neden? ''

Bir ışın demeti...Hışımla solup,
Bir anda boşalıp, bir anda dolup,
Beklenmedik anda, Yıldırım olup:
Kalbimin içine, çakışın neden?

WrAtBoY
02-10-2008, 05:15 AM
Ceza Evi


Açıldı bir kapı girdim içeri
Dört duvar tel örgü her yer çevrili
Kesti saçımı bir mahkûm berber
O an kahrediyor bu ceza evi

Girersen koğuşa kilitlenir kapı
Uyutmaz insanı mahkûmun ahı
Ne gecesi rahat ne sabahı
Kahrediyor insanı bu ceza evi

Dost akraba gelir dinler derdini
Düşünür durursun özgür halini
Bir de gözü yaşlı o sevgilini
Ayırır yıllarca bu ceza evi.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:15 AM
Cezayir Türküsü
Ya Allah
Ya Allah derim ki
Titrerim
Kara sesimden
Ya Allah.

Ya su
Akar da aydınlığın uzak anılarımdan
Şırıldar yüreğimde ünlü korsanların dalgaları.
Yüce sultanların kılıçları parlar yüzümde
Ya su, anlıyor musun?

Burası Cezayir, ya çöl,
Develerin binlerce yıl taşıdığı, atalardan,
Sevgi,
Us,
Kişiliğim ya çıngırak.

Yıldızlar kötü olacakların üçgenlerinde
Yok etmiş üç yönü.
Yedi yönü var etmiş mutsuz kisiliğinde yıldızlar,
Ama uyukluyorum işte
Ya dönence, ağlamak dururken.

Ya hurma, tadın yok gayrı,
Nice saklasan yalnızlığı
Koyu yeşilliğini büyütsen nice,
Yitmiş güzelliğimiz
Ya hurma, elim ayağım acı.

Nasıl haykırıyor çiğnenmiş kumlar, duyuyor musun?
Ya ana kalk
Ya kadın yürü
Ya oğul koş
Bir anlamın gereken kurtuluşuna.

Kurt iskeletlerince çirkindirler şimdi,
Ölülerim vurulmuşlar alınlarından,
Düşmüşler Akdenize doğru.
Özgürlükleri kalmamış artık
Al benim ölülerimi, ya gece.

Ya toprak ko beni gideyim gideyim,
Varmışların ardına öcül öcül.
Ve küçücük ve eski ve yırtık bayraklar arasından,
Ya gök
Al beni.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:15 AM
Cinler
Ne derlerse desinler,
Yakın dostlarım cinler...
Havanın ve alevin
Kemiksiz çocukları;
Yüzbir odalı evin
Haşmetli konukları,
Rüzgârdan topukları,
Yakın doslarım cinler...

Kum gibi kalabalık,
Bin şekil ve bin kılık;
Suda bir gümüş balık,
Postacı güvercinler,
Zümrüt yüklü hecinler,
Yakın dostlarım cinler...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:15 AM
Civan



Uyan ey nazlı uykudan,artık bu demler geçti
Bir yıl evvel senden bana bir acayip sevda geçti,
Muhabbetler gönüllerde,dillerde birer rüya,
Hülyana daldım günüm geçti,gecem geçti.
O gözlerdeki nil-i skut-ı istifham,
Onların ruhu ihtişamı magberden,aldı beni benden etti.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:16 AM
Cuma
Bu gün yine cuma,mubarek olsun
Hak nasip eylesin hep yüzün gülsün
Cumanı kılmazsan sonun çok hazin
Günlerin sultanıdır mubarek CUMA

Cuma sabahı et dua kullar yanmasın
Gönlünde vuslatsız aşklar olmasın
Mevlaya et secdeni hep yüzün gülsün
Müslümanın bayramı muştudur CUMA

Günahı yakandır sevap ve aşklar
Cumada nur elleri açmakla başlar
İhlasla hakka eğilen secdeli başlar
Semaya bakarak hayrandır CUMA

Cumalarda uzat elini ek barış bitsin
Vefasız dünyadan,dertlerin gitsin
Ağlamasan günaha cuma ne yapsın
Günahi tövbeye terk mekan CUMA

Ömer cuma mümine derman ve pare
Cumasız dimağamı, bulunmaz çare
Gel gidelim beraber, yalvarak yare
Peygamber müjdesi iksirdir CUMA

WrAtBoY
02-10-2008, 05:16 AM
Cumartesi
Günler geçenekti,
Bugün Perşembe yarin cuma ve cumartesi gelecekti...
Ve ben o gün sırf senin için giyinecektim,
senin için süslenecek, senin için sürünecektim güzel kokuları...
Birbiri ardına yaşayacaktım güzel duyguları,
Senin için nefes alacak
Senin için yürüyecektim yolları
Adim atışımda senin adresine ulaşacaktı yüreğim biraz daha...
Ve gözlerim sana her şeyi o gün anlatacaktı
Belki elele yürüyecektik yolları
Ve ben senin için bekleyecek, sayacaktım günleri
Seninle şafak tutacaktım
Seninle hasreti, özlemi kucaklayacaktım...
Günler, saatler geçmeyecekti
Ve her yer sen kokacaktı
Ben senin için yaşayacaktım
Senin için o günü ölümsüzleştirecek
Senin için nefes alacaktım...

sana bir söz daha...
Sende benim hatalarımdan birisin
Sen en güzel günahların bedelisin
Senin için harcanan zamana yazık
Sen en güzel duyguların KATİLİSİN...

Hatırlar misin bilmem, sana şiir okumamı istemiştin
simdi okuyorsun bu bir şiirlerin bir özelliği var bunlar sana yazıldılar bilmem anlatabiliyor muyum.
Hem de benim duygusal duygularımdan...
Hoşçakal...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:16 AM
Cumhuriyet
Atamızdan emanettir
Seksen yıllık Cumhuriyet
Kazanılmış hürriyettir
Seksen yıllık Cumhuriyet

Anaların, ninelerin
Yarım kalmış ninnilerin
Gözü yaşlı yetimlerin
Seksen yıllık Cumhuriyet

Yokluk ile var edildi
Düşmana yurt dar edildi
Yıldan yıla yad edildi
Seksen yıllık Cumhuriyet

Dost, sözlerim boşa alma
Aç gözlerin, düşe dalma
Yıkılamaz, taşa çalma
Seksen yıllık Cumhuriyet

WrAtBoY
02-10-2008, 05:16 AM
CUMHURİYET



Cumhuriyet kolay kurulmamıştır
Dedelerimizin kanıyla yoğrulmuştur
Kelleler ortaya konulmuştur
Cumhuriyeti Türk milleti kurmuştur

Krallıkla yaşayan milletleri görsene
Halkı neler çekiyor sen onlara sorsana
Kan dökmeden bir cumhuriyet kursana
Bu cumhuriyet kanlarımızla kurulmuştur

İsmimiz olacaktı yorgo veya karamanlisler
Cumhuriyet için çok kan döktü milisler
Tepeye otururlar kıymetini bilmezler
Tepeye oturmalar o cumhuriyetle olmuştur

Bu cumhuriyet ilelebet kalacaktır
Gelecek nesiller bizden hesap soracaktır
İnkâr edenlere sandıklar mezar olacaktır
Cumhuriyet ilelebet yaşayacak yaşayacaktır...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:16 AM
Cumhuriyet sevdamsın...


“Doğumu umut
Gözleri naz
Yüreği ayaz mı ayaz
Bir anayım…”


Vücudum otopsi odalarının
Soğuk duvarlarında yankılanmış
Ve içli dışlı neşterlerin kahpe vuruşlarıyla
Dağılmışdı…

Bin hançer inerken göğsüme
Sırtım hain sancılarla dalgalanıyordu.

Nene Hatun’du anam ve
Yaman kadındı vesselam…
Ben daha memelerine doyamamışken,
O sırtındaki top mermilerine
“Oğullarım” diye sesleniyordu…

Bir kağnıda uyutmuştu yol boyunca
İki yanım buz tutmuş mermilerle destekli..
Bir ara rüzgar açınca üstümüzü
Anam dellendi rüzgara.
Bir koşu çekti abayı mermilerin üstüne
Bakmadı bile benden yana…

Ben emeklerken daha yeni yeni,
Ayağı çarıksız binlerce insan
Canını dişine takmış savaşıyordu.

Düşlerimde Sakarya’da olur,
İnönü’de, Afyonda, Kocatepe’de dolaşır,
Oralarda oynardım çocukluğumu.

Ve bir gece tanıdım
İçime işleyen o gözlerin sahibini.
Uzakları taaa uzakları süzüp
“İsmet sabaha tamam diyordu…”

Sabahın ezan sesi duyulmamışken
Kulakları sağır eden top seslerinin ardından
Afyon ovasına kan yağdı…

-Ona baktım, bir siperin ardından;
Gözlerinde “ben” özlemleri yanıyor,
Ulusun tüm fenerleri yüreğinde çakıyordu-.


Bir an cephe gerisinde kaybettim anamı,
Yırtarcasına hançeremi bağırdım ama heyhat!!!.
Cephe gerisinde bir sürü yoksul ana vardı..

-Canlarını dişlerine takmış Hürriyet aşığı analar, benim analarım-.

Feryadıma ak sakallı bir dede cevap verdi
“Bak kızım, her taraf ana dolu
Seninki hangisidir acep…

Her taraf ana dolu,
Bu ses defalarca yankılandı yüreğimde
Ana dolu, ana dolu, ana dolu…

Tabii yaaa…

ANADOLU.

İnanılmayacak zaferlerin sonrasında
Her geçen gün aydınlanan ülkemde
Sayısız devrimlere açmıştık yelkenlerimizi.

Yatağına sığmaz deli ırmaklar gibi
Olan coşkulu Ulusum,
Bağımsızlık dersinde artık Öğretmendi…


Babamın son nefesiyle
Bu defa göz yaşı yağdı Anadolu'ya..

Onun naçiz vücudu
Toprak olmaya giderken
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
İlelebet payidar kalacaktı…

WrAtBoY
02-10-2008, 05:17 AM
Çaba
Unutma!
Gecenin bu ıssız karanlığında
Senin için atan bir kalp
Ve
Sana doğru koşmaya çalışan
Sönük bir ışık var
O ışıkta
Sadece senin olmak için koşan;
Ama
Bir türlü yakalayamayan
Ben varım..

WrAtBoY
02-10-2008, 05:17 AM
Çabuk Gel
Vakit geçirmeden çabuk gel
Ezelden ben sana bağlandım
Fırtınalı bir gecede ve sensizim
Aşkım,ne olursun yanıma gel
Sen olmayınca yaşasam ne olur
Issız bir gecede ve yine sensizim
Zaman geçmiyor sensiz,ne olursun yanıma gel

Yalnızım,yalnız sensiz olmuyor
Arkana bakma bir an önce yanıma gel
Rabbim sana şükürler olsun
İkimizi bir araya getirdin
Mecnun gibi seviyorum seni,Leyla'm olur musun benim?

WrAtBoY
02-10-2008, 05:17 AM
Çağdaş Bir Ürperti
Anarak buruşuk memelerini bezgin günlerin
geçiyordum hüznün arkalarından
döşümde şehrin ahengini bozan ay resimleri
ve geceyi korkutarak durduran
tasarımlar.
Geçtim kara yağlar sürünerek
kara yağlar sürünerek büyüdüm
cani bir kadınla yattım ve beynim
kırık bir suyun yüzünde yorgun
yürüdüm.
Ki asfalt orada
bitiyordu
orada romorklar
kalay ve manganez ölüleri
şehrin derin iskeletini sarsıyordu.
Yırtık tüller halinde yağan yağmur
boğazımdaki havlayış karartısı
piyango gişeleri.
Ve asfalt orada
ve asfalt cinsel kavramlarla
halkların kalkışını anlatıyordu
onların çavlanını durdurmak için
suçlar, kocamış kuşlar bulundu
koynum bir yangın çıkartıp
siniyordu koynuma.
Kadınlar geçiyordu doğurgan - ve diri kızlar
turfanda yalnızlıklar almak için dünyadan
ve ben gövdemi denkleştirmek için doğaya
dineldim
dineldim
dineldim
aşk ; içerimdeki ergen ölüsünü uğraştırıyordu.

Demek ki benim
sivil, dayanılmaz bir yüreğim vardır
demek ki
başka bir kasabada koyup gitmek dudaklarımı
ürkekliğimi başka bir denize dökmek
kolaydır.
Bir kahkaha soğutur yüzlerini
uzakta silah tutan sivillerin.
Çığlıklarının kuraklığı duyulur
taşraların kuşlu yastıklarında ağlayan
çarşaf bağlayan kızların.
Zedelenmiş ıtır kokuları duyulur
ve kana karışan kaynar vakti gecenin
ve polisin ve bezzazların vakti
ve tomurcuklanan bir yerimin
demek ki benim haylaz ve militan
bir yüreğim.

Böylece dingin bir kaşıntı gibi açılır dünyaya
benzi aldanışsız ağaran dünya
hınçlar ve revolverler uçuşur
kabuklu yüreklerinden bazı adamların.
Dikkat, kan
bıngıldıyor
yine senin sıranı atlamıyorum
koynun güneşe çarptığında yara
geniş bir yara yapışıyor sevdama.
Ve artık anlatmak için yeryüzünün tuğlalarını
seni anlatıyorum
abanmak geçiyor içimden gövdenin küllerine
sana çatlarcasına inanıyorum
çünkü kopartarak geliyorsun göğün zağarlarını
canevinde tortop umudu aydınlığın.
Yüzümü kınından çıkaran sensin
pencereyi getiren aklıma
sanki güzmüş
sevecenliğe sarınmak istiyormuş gibi
sanki canım
yüzümü sensin biriktiren kitaplara.
Çocuklar sinemada bir atlı alkışlıyor
bu yüzden seviyorum seni
bizimkiler bu yüzden yeniyor ötekileri
ve karnının kurşun işleyen karanlığı
hüznün namusunu savunan ellerin
Fidel Castro'yu övüyor bana
bunun için.
Benliğim kurtlanmış bir çocuğu
sıkıştıradursun beynimde
yengiyi yabanca söken
avucunun
avucunun böğürtlenlerine abanmak istiyor canım
böyle geçiyor içimden.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:17 AM
Çağırma Beni


Sessizce de olsa çağırma beni
Kulağım keskindir duyabilirim
Şakadan da olsa gel deme emi
Deliyim, şeytana uyabilirim.

Benim gönlümü hapsetme kafese
Kulak kabarttım en küçük bir sese
Yaralı bir kuşum dinlemem ökse
Elimle, canıma kıyabilirim.

Selam olsun dağda gezen efeye
Hastayım Şiire şarkıya neye
Mecnunla kendimi aynı kefeye
Koymadım amma koyabilirim.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:17 AM
Çağla

Çağ...
Örümcekler öldü
öksüz kaldı ağ
yürümekten yılmayana
engel olamaz ne tepe ne de dağ.
Akınımız var uygarlaşmaya
çalsın hücum borusu
kurulsun otağ
sevgimize bal dökülsün
ilgimize yağ...
Düşmanlar kahrolsun
dostlar sağ...
Çözül bulut çözül
Yağ yağmur yağ!

WrAtBoY
02-10-2008, 05:18 AM
Çağrı
Nedir seni bu derin uykuya çağıran
Sessizliğe gömen
Merdo düşman göze gözükmez
Gafletinde büyür
Dünün dostu , dar gününde
Aç bir kurt olmuş karşımda
Ölmeyince bilinmez değerin

WrAtBoY
02-10-2008, 05:18 AM
Çağrı
Evler büyük dedikçe büyük
Ben insanların en garibi
Uzağı ilk defa kavradım
Görür yahut dokunur gibi

Eski bir saçakta kuşlarla
Yele yağmura karşı oturdum
İç içe daireler çiziyor
İçine adımı yazıyorum

Gün uzun türküsünü bitirdi
Karlı dallara yürüdü karanlık
Yalnızlık çekilmez bu vakit
Delirdi denizde yosun çayda balık
Gel artık

WrAtBoY
02-10-2008, 05:18 AM
Çağrı
Hüzünle sarardı ümid goncası
Daha açamadan solsun mu dersin
Baş ucunda şifa, çaresiz hasta
Edeb ve mantıkla ölsün mü dersin

Akıl pazarına çekme gönlümü
Menfaat kaygısı kesmez önümü
Bir tebessüm için seçen ölümü
Gül yüzüne kurban olsun mu dersin

Lezzet aramadım günlük heveste
İçtenliğim mahcub durur, kafeste
Sen varsın aldığım her dem nefeste
Firakın sinemi delsin mi dersin

İstemem kuru bir gönül oyunu
Sen sensin be gülüm! . bilirim bunu
İstemem düşmanca biterse sonu
Keşke belasını bulsun mu dersin

Mecburunum kötü yorma herşeyi
Gönül sırça saray, kırma şişeyi
Muhabbet bezminde görsek neşeyi
Az da bizden taraf gelsin mi dersin

Esrar perdesini arala gayrı
Kendini bir dinle çevrenden ayrı
Dostluktur insanın insana hayrı
Gayrı yüzlerimiz gülsün mü dersin

WrAtBoY
02-10-2008, 05:18 AM
Çağrı
Sıcak,aydınlık bir yaz günüydü gülüşün.
Ellerinde kan kırmızı güller,
Koşar gibi bana yürüyüşün..
Tepende alıcı kuşlar,
Saçlarında çoşkulu rüzgar,
Gözlerin bulut bulut;
Yüreğin yüreğime aşk aşk diye aglar.
Sesinde bir umut,
Sesinde derin bir sukut..

Gelde kanma,gelde yanma,
Gelde bu kalbi bu ask'a yorma;
Kopuyorum sol yanımdan sana bağıra bağıra..
Sussun simdi tüm sarkılar,
Sussun şimdi tüm hıçkırıklar,
Silinsin mazimi karartan yalnızlıklar,
Gönlümde gönlüne sonsuz bir çagrı var

WrAtBoY
02-10-2008, 05:19 AM
Çağrım
Biri olsa biri gelse
İlim-ilim diri gelse,
Sözün-sözün eri gelse
Dimdik, yalın dursa ya.

Gözüm-gözüm akılardan,
Duyum-duyum takılardan,
Uzak, yakın yakılardan
Duru-duru baksa ya.

Soğuk olsa, dese ısıt,
Karanlıksa, dese işit,
Buram-buram dese ışıt,
İçin-için varsa ya.

Birim-birim yanaş olsa,
Dirim-dirim söyleş olsa,
Adım-adım yaklaş olsa,
Can-can, kan-kan baksa ya.

Sular gibi paklayarak
Kuşlar gibi şaklayarak,
Adım dese, çoklayarak,
Güneş-güneş yaksa ya.

Özüm-özüm gözü göze,
Süzüm-süzüm sözü aza,
Düğüm-düğüm bizi bize,
Birden tüme katsa ya.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:19 AM
Çağrışımlar
Çok küçük bir yalanı
Çok büyük bir orantıda
Dinlediniz mi..

Çok büyük bir yalanı
Çok yalın bir doğrultuda
Söylediniz mi..

Gecikmiş bir gizlemi,
Birikmiş bir özlemi
Sakladınız mı..

Gelmeyecek bir gideni,
Olmayacak bir nedeni
Beklediniz mi..

Bir gerçegi erken,
Bir açlığı tokken
Anladınız mı..

Hep mi hep ölecekmiş gibi,
Hiç mi hiç ölmeyecekmiş gibi
Yaşadınız mı..

Yalanı sürmeye sürmeye,
Yanlışı görmeye görmeye
Saklandınız mı..

Doğruluğun yönünde,
Doğruların önünde
Aklandınız mı..

Ortamsız bir yaşamda,
Yaşamsız bir ortamda
Harcandınız mı..

WrAtBoY
02-10-2008, 05:19 AM
Çakı Gözlüm


İnsan
Ölümsüz duyguların eşiğine gelince
Yar sevmenin anlamı
Çoktan geçmiş oluyor

Kim?
Bu sözü ben mi dedim
Halt etmişim
Davran bire çakı gözlüm
Hele bir davran
Ki göresin

Bir yürek hazırlıyorum sana
Bir yürek ki
Karaca oğlan gibi narin,
Ferman Baba gibi umutlu
Babuş gibi derbeder

Bir yürek hazırlıyorum sana
Bir yürek ki
Kerem gibi yanginların içinde
Kavrulacak bilesin.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:19 AM
Çakır'ın Destanı'ndan
- Vuzuh, el ve ayak halinde
onu rahatsız ediyordu.

Karar vermişim, öleceğim,
Büyük sular arasında, korkusuz.
Nur ile, uzak yazılar ile,
Bir muska gibi boynumda kalacak,
Bu husus.

Senelerce evvel, tohumların mavi zamanından evvel,
Karar vermişim, gece kuşlarının müsaadesinde,
Etrafıma boş ve büyük kadehler dizeceğim.
Ve seyredeceğim onları sultanlar gibi;
Kurumuş ölülerin içmek hevesinde.

Havadan hafif ve bazı kadınlardan daha eski,
Çırılçıplak doğduğumuza dair;
Cihan boyunca, şehirlerle, dağlarla devam eden,
Vaktin nebatlarla sallanan güzelliği,
Bir yadigarlık ki bilinir.

Aklın zina olduğu yerde,
Taşlar, odunlar gibi yavaş.
Tarihin beyaz ve aydınlık havasından,
Karar vermişim, öleceğim,
Büyük hayvan iskeletleriyle sırdaş.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:19 AM
Çal Be Telefon


Her an,elim ahizeye uzanır,
Ararsın diye beni...
İki kulağım dört olur,
Bekler telefon zilini.
Dilimden düşer,içimden geçirdiğim;
Çal be telefon !..

Ay ışığında yazdım bunları,
Hani,"mehtap" derler ya.
Yıldız dolu gökyüzün varsa,
Ölüm dokunmaz sevdana...

Uzansan tutacaksın gibi,
Ayağının altında Ankara 'nın ışıkları...
Uzandım yıldızlara,tutamadım,
Ay ışığında yazdım bunları;
Ağladım...

Ankesörlü telefon yanı başımda,
Seni düşünüyorum,
Arar belki diyorum...
Hadi,
Çıldıracağım;
Çal be telefon !..

Seni duymak,
Ateş etti,gülisatan yüreğimi...
Sesini dymak,
Bana ne kazandırır ki ?!.

Sen uzaksın bana,
Yüreğin uzak;
Telefonun başında ne bekliyorum ki...
Bilmiyorum...
Ya telefon çalarsa,
Bir kez daha kıracaksın kalbimi belki,
Olsun,
Sesini duyayım,
İyi olduğunu bileyim yeter ki...
Herşeyi göze aldım,
Yüreğim çatlayacak;
Çal be telefon !..

Yıllarca,
Evet yıllarca yere çaldım içimi;
Ölmedi sevgim,
Öldüremedim içimdeki seni !
Ümidimi çoktan gömdüm de mezara,
Aşkından kırtulmadı yüreğim...

Hayal bu;
"gözlerinde gözlerim,
ellerinde ellerim"
Hep aynı düşteyim yıllardır...
Bırak bu aşkı ne olur,
Sevgili içim !..

Kulakların çınlasın canım;
An beni...
Sesini duymak istiyorum;
Ara beni...
Sevgi adına,sevgi adına,
Çal be telefon !..

Bu şarkı çalmasa uzaktan,
Vurmasa kulağıma,
Belki de seni,anmayacaktım...
Gecenin bu saatinde,
Mehtap,yıldızlar varken,
Gözyaşları içinde,
Olmayacaktım...
Bu şarkıyı,
Birlikte
Dinlemiş olmasaydık,
Ağlamayacaktım...
Hatlar bozuk olmasın,
Dua bu...
Belki beni ararsın,
Yıkma umudumu;
Çal be telefon !..

Zil çalıyor,
Telefon başkasına...
Yıllardır bekliyorum,
Bir kez de benim için
Çal be telefon !..

WrAtBoY
02-10-2008, 05:20 AM
Çalınan Günler
Berim yerim burası değil istemiyorum artık
Ne seni ne senin gibileri
Aşkı tatmaktı tüm istediğim
Bir yudum sonrası zehir oldu
Ne sevdin dersin nede sen seversin
Halbuki ilk günler deli oluyorduk birbirimize
O kadar alışmıştım ki sana yaşadığım çevreyi unutuverdim
Balıklarıma bile bakmaz oldum
Şekeri bitmiş ağlayan çocuk gibiyim
Mutsuzum
Üzüntüm sana değil çaldığın günlere

WrAtBoY
02-10-2008, 05:20 AM
Çalmasınlar


Tat alınır mı bu düzenbaz dünyadan
Bıktım usandım bu yamuk insanlardan
Her gün götürüler ucundan kenarından
Artık uyanalım bu gafletten rüyadan

Sanki bu dünyada deli gibiyim
Yaşıyorum sanma ölü gibiyim
Sadece görüyorum sanki seyirciyim
Sahip çıkalım hepsini çalmasınlar sıradan

WrAtBoY
02-10-2008, 05:20 AM
Çan Sesi
Odamda yanan mumu üfledi bir çan sesi.
Gözlerim halka halka gördü bu uçan sesi.
Önümden bir hız geçti, aktı ateşten izler;
Açıldı kıvrım kıvrım toprak altı dehlizler.
Şimşekler yanıp söndü, şimşekler sönüp yandı;
Derindeki sarnıçta durgun sular uyandı.
Sağa sola sallanıp, dan, dan, dan, çaldı çanlar,
Durmadan çaldı çanlar, durmadan çaldı çanlar,
Sular ürperdi, eşya ürperdi, tunç ürperdi;
Çanlar, kocaman çanlar, korkunç korkuç ürperdi.
Gördüm ki, adım adım, gölge gölge keşişler.
Ebedi karanlığın mahzenine inmişler...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:21 AM
Çarem Kalmadı
Seni ilk gördüğüm an,
O çocuksu gülüşünle
O tarifsiz bakışınla
Taht kurmuştun kalbime.
Bir ömür yaşadık sanki seninle
Kırlarda koşuştuk
Çiçekler içinde koklaştık
El ele, diz dize, göz gözeydik
Ne oldu,
Nasıl oldu,
Unuttun o günlerimizi
Çalıverdin tahtını kalbimden
Hayalini bıraktın geride
Sen vermiştin oysa
Gerek yoktu,
Çalmana, apansız yitip gitmene
Her an düşlerimde
Bana delisin deyişin,
Attığın kahkahalar.
Dayanamıyorum artık
Olmuyor
Taşıyamıyorum bu hüznü
Çekemiyorum hasretini
Gelmeyeceğini bilsem de
Artık yaşamak haram
Ayrılıyorum bu sensiz dünyadan
Elveda…

WrAtBoY
02-10-2008, 05:21 AM
Çaresiz
Gezdim yıllar boyu,gurbet ellerde
Hep seni aradım,meçhül yerlerde
Sordum kapı kapı,sevdam kimlerde
Bitmeyen yolların,yolcusu gibi

Acıyla kıvranıp,sensiz inledim
Hasretinle yandım,bir gün gülmedim
Aşk yangınlarını,durup dinledim
Ölümsüz sevdanın,hancısı gibi

Unutturdun bana,rızkı geçimi
Usulü yordamı,şekli biçimi
Yokluğun derinden,yaktı içimi
Dermansız dertlerin,sancısı gibi

Dumanlı dağlardan,derin sulardan
Ahali içinden,tenha yollardan
Düşe kalka geçtim,sarp kayalardan
Bulunmaz bir avın,avcısı gibi

Yoklar diyarından,bir haber aldım
Dünyayı gezersem,bulurum sandım
Çaremi tükettim,çaresiz kaldım
Yaralı ceylanın,yavrusu gibi

WrAtBoY
02-10-2008, 05:21 AM
Çaresiz Aşk ve Delice Sevmek
İkimizi de çaresizlik esir almış
Bazen gülmüşüz bazen ağlamış
Güneş doğmuş fakat ayrılamamış
Mutluluk gözbebeklerimizde damlaymış
Cesaret bir solukmuş ikimizde
Çılgınlık bir tebessümmüş bizce
Her gece;
Birbirimize dokunurduk gizlice
''Aşkım'' derdin sessizce
Bense dayanamazdım senin sesini
Bir garip olurdu yüreğim
Sığmazdı içim içime
Nefesini özlüyorum
Ne güzel sıcacıktı
Ellerini özlüyorum
Beni hep onlar ısıttı
Dudakların!
Dudakların beni bazen susturdu
Bazen de ağlattı
Sen beni terketsen de birgün
Ağlasam da ardından
Gözlerin aklımdan
Kokun ise hiç gitmeyecek burnumdan.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:24 AM
Çaresiz Yakarışlar


Neden sustu, neden konuşmuyor gözlerin,
Hiç bu kadar ümitsiz olmamıştı sözlerin
Gözlerinden akan yaşlar benimdir sevgilim
Hıçkırıklarının sebebi, sahibi benim.

Ayrılık olmasaydı yine böyle olur muydu?
Sözlerin beni derinden vurur muydu?
Yok yok! Bu kez de vuran gözlerin olurdu
Nerdesin sevdiğim, nerdesin ölüm sebebim

Akarken kan gözlerimden
Ağıt yaktım ta derinden
Yokluğuna acıdı yüreğim
Nerdesin nazlı bebeğim?

Bak her yer kapkaranlık, hava kararıyor
Sevdiğim sensiz hayat sona eriyor
Artık çık ortaya oyun bitiyor
Göster çehreni zira ölüm beni bekliyor

Ayrılık vakti mi geldi ne oluyor
Neden yalnızım yoksa ölüm mü dost oluyor?

WrAtBoY
02-10-2008, 05:25 AM
Çaresizce

Ebedi bir geliş var.
Lakin bu gelişin bir de gidişi,
İster gelişi seç ister gidişi,
Faili meçhul gibi gidersin,
O aydınlığı olmayan karanlığa,
Razı değilse bu gelişin gidişine,
Uğurlamasını bekleme sen…
Çaresizce boynunu yere eğ de git…

WrAtBoY
02-10-2008, 05:25 AM
Çaresizim




Sevgim avuçlarımda uyandım yine bu sabah
Bir baktım yoksun
Sevgimi bırakmışsın öksüz
Hemen aldım avuçlarıma
Sen bıraktın,
Ben koyacak yer bulamadım...
Cam kenarına koysam güneş alır,
İçerisi zaten nemli
Başkasına göstermemeli
Avuçlarımda sevgim
ÇARESİZLİĞİ BİLİR MİSİN?
BİLDİĞİNDEN DAHA ÇARESİZİM ...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:25 AM
Çaresizim

Çaresizim kopmaz yaralar var içimde,
Ayrılığın buruk sancısını yaşıyorum.
Gidiyorum elimde değil
Seni Sana bırakıyorum.

Mevsimlerin bitiş sancısı yüreğimde,
Bir başka doğuyor gün şimdi üstüme,
Çığlık çığlığa içimde umutlar,
Sen yoksun diye.

Şiir yazmaya varmıyor elim,
Çünkü her kelimede seni
Her cümlede yokluğunu buluyorum.
Ve her satırda Ayrılığı,
Ayrılığı bir kez daha yaşıyorum…

WrAtBoY
02-10-2008, 05:25 AM
Çaresizim Ben
Sensizlik canıma yetiyor artık
Her gün ağlıyorum çaresizim ben
Umudum tükenip bitiyor artık
Her gün ağlıyorum çaresizim ben

Korkuyorum bir gün çlıdıracağım
Kadere feleğe saldıracağım
Belkide kendimi öldüreceğim
Her gün ağlıyorum çaresizim ben

Günler geçti gitti sen yoksun yine
Derdimin sayısı ulaştı bine
Kavuşmak imkansız ah bile bile
Her gün ağlıyorum çaresizim ben

Latifim dizimde derman kalmadı
Derdimi serecek harman kalmadı
Aşkın sarayında ferman kalmadı
Her gün ağlıyorum çaresizim ben

WrAtBoY
02-10-2008, 05:25 AM
Çaresizliğim
Çaresizligimin çaresini
Bazen gülen gözlerde
Bazen aglayan sözlerde aradım
Bazen herşeye karşı direndim
Bazen en ufak bir esintiyle yıkıldım
Ama sonunda gene hep ben
ÇARESİZ KALDIM

WrAtBoY
02-10-2008, 05:25 AM
Çaresizliğimin Altında
Zaman geçtikçe, bunadığımı değil
Bunaldığımı görüyorum
Hayatın keşmekeşliğinde,
Bir bir umutlarım suya düştükçe,
İçinde bulunduğum ortamda
Benim iyi olmam bana yetmiyor,
Başkalarının gözyaşlarını gördükçe
Kahroluyorum!
Çekilmezlerin, çekilmesinin eşliğinde
Yok olmak için
Şu minnacık bedenimin naklini, nere ve nasıl
Aktarabileceğimi bile beceremiyorum
Kaçmak istememe rağmen bir yerlere,
Deli miyim ne, yoksa, deliriyor muyum?
Eskiden ben böyle değildim, yaşıtlarımın ki
Gibiydi saçlarım,
Şimdi aynalara bile bakamıyorum
Bitip tükendiğimi görmemek için,
Kazaen, her aynaya baktığımda
Dağıtmak istiyorum her yeri
Boşalan şişeleri kırarak,
Sonrada, sarhoşluğuma sayarlar korkusuyla
Sarhoş olmadan sızıyorum
Sefilliğimin altına sığınarak,
Yüreğimin derinliklerindeki isyanlarıma ses katıp
Sessiz sessiz ağlayarak,
Bunun böyle nereye kadar gideceğini,
İçimde ki hırs yanardağının ne zaman patlayacağını,
Hangi sevdaları yakıp, kavuracağını,
Ve son ikamet yerimin neresi olacağını bilemeden
Tekrar başa dönüyorum,
Bilinmezlerimi bilmek için, öylesine,
O da olmuyor,
İç dünyamın karanlığında kaybolmak için
Hiçbir yaralının yarasını tımar edemeden
Her olumsuzluğun sorumlusu benmişim gibi
Mahzenime doğru uzanıyorum usul usul
Çaresizliğimin altında ezilerek!
Çaresizliğimin altında!

WrAtBoY
02-10-2008, 05:25 AM
Çaresizliğin Gözyaşı
Ve daha bir gömüldü oturdugu yere
Simsiki kapadi gözlerini
Acmaktan korkuyordu
Umutsuz bir direncti
Ellerine doladi saclarini
İşte...
Gözlere hücum basliyordu
Son kez
Kirik bir umutla
"sabir...sabir" diye yalvardi
Sanki boguluyordu gözyaslarina teslim olurken
Bilmeyen ögrenmeliydi
Çaresizligin gözyasiydi bu...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:26 AM
Çarmıha Gerilmiş Mutluluğum
Güzel şeyler söyleme bana,
Buz keser ellerim.
Lavlarımı püskürtmek isterim de,
Çocukluğumun griliğindeyim.

Acıtırım,ağlarsın bebeğim.
Sevmem bile hoyrattır benim.
Kırağı da dokunmaz bana,
Acıdan da öteyim.

Dokunma çocuksuluğuma.
Boğulurum.
Aldanma suskunluğuma,
Çarmıha gerilmiş mutluluğum.

Okuyamazsın.
Öyle bakma yüzüme.
Bakışım derin ve hüzünlüdür benim,
Kaybolursun maviliğinde.

Git dediğimde bile,
Gel diye yalvarır dudaklarım.
Söyleyemem ağladığımı,
Susuz yoğurulmuş hamurum.

Ben hiç sevgi görmedim ki ;
Gülümseyemem bile,
Bir çakır dikeniyim belki,
Ebruli Karanfil bahçende.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:26 AM
Çatal Adalar
yıllarca küllenmiş monoton bir yaşantım vardı,
her şeyi tattığımı, bildiğimi sanırdım ben.
bir gün sen çıkınca karşıma,
yeniden açan gülleri keşfettim ben.

hayatımda ne roman, ne şiir yazdım,
bu işi ancak şairler bilir sandım.
seninle bir bütün olup denizler üstünde gezdim,
işte o gün ben sevgiyi yüreğimde sezdim.

hem şair oldum hem yazar,
değmesin diye yakardım, ilişkimize nazar.
perşembenin gelişi çarşambadan belli olurmuş,
ben bir mecnun şeref sevdan ile kudurmuş.

seni yazıyorum kudurmuş kalbime,
seni yazıyorum kudurmuş benliğime,
seni yazıyorum kudurmuş dünyama,
seni yazıyorum tertemiz hülyama

seni üzmek bana ızdırap veriyor,
ne olur üzülüp ağlama,yüreğini dağlama
en büyük arzum ne olursa olsun,
unutmayacağım gibi ne olur sen de unutma.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:26 AM
Çatal Dal

Kara karga,kara karga,bahtıda yaralı karga.
Çatal dala yaptığın çamur çalı yuvalı karga.
Tanyeriyle günübirlik gurbete çıkan karga.

Bilirim karasın vede kapkara,
Sesinde hoş gelmez burada
Ama gönül bu söz dinlemez.

gel yuvanı kur özgürce
içimde yeşerttiğim yemyeşil
ağacın en güzel çatallaşmış dalına.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:26 AM
Çatlak
*******i hapsolmak gözlerine
Kafamdaki çatlaktan sızmaya çalışmak
Kanmak gece gece ateş saçan sözlerine
Yalnızlığın çığlığıyla inlemek
Yalan gecede...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:26 AM
Çay
Canlanan tabiatın
Sabahında...ruhum

Günesin doğuşuyla
İçtiğim bir yudum

Huzurumsun sen
dunyamı ısıtan
güne bir tebessüm
Hayatıma renk katan...

Bir lokma ekmeği gibi
Biçare muhtaçların
Biçare gönüllerinde...

Katığımsın sen
Karanlığa inat muhabbetlerin
Sessiz saniyelerinde

WrAtBoY
02-10-2008, 05:27 AM
Çek Perdeyi
Evler döşemekti bendeki tasa,
Yaptım, ettim, nöbet mezara geldi.
Yeter bana, üç beş arşın bez olsa;
Beklenmedik mallar pazara geldi.

Penceremde bir gün günlerden bir gün:
Ses baygın, renk dalgın ve ışık süzgün;
Belirsiz bir semte insanlık sürgün...
Çek perdeyi güneş nazara geldi.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:27 AM
Çekilmez Çileler




Çekilmez çileler, hasretler çektim
Hamdım oldum amma, gel sen bana sor
Gönlüm tarlasına sevdalar ektim
Aşkla doldum amma, gel sen bana sor.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:27 AM
Çektiklerim Yetmez mi
Çektiklerim yetmez mi gönlüm anla halimden
Taşlar bile anlar oldu benim dilimden.
Bitti,gitti,gelmez dedim anlamazsın sen
Her saat başı tekrar soruşun neden.

Bilmem nasıl anlatayım sana gerçeği
Biz beraber dermedik mi gülü çiçeği
Yıkıp giden o değil mi söyle her şeyi
Her saat beni sorgulayışın neden.

Beyazlara düşman oldum onun yüzünden.
Bir an bile yaş kurumaz benim gözümden.
Ben böyle iken haberin var mı onun gönlünden
Yok diyorsan söyle beni öldürmen neden.

Güneş kaybeder mi bilmem yörüngesini.
İnsan terk edebilir mi hiç gölgesini.
Hiç unutur mu kulağım onun sesini.
Her saat başı söyle hatırlatışın neden.

Ben bende el olmuşum o bende ben
Gözüm bir şey görmüyor anlamıyor beynim ne desem.
Böyle bir divane gördün mü söyler misin sen.
Bu haldeyken bile bana hatırlatışın neden.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:27 AM
Çelişki
Bal rengi gözler, sarı saçlar,
Buğulu bir ses, hülyalı bakışlar.
Ne oldu sana; yoksa seviyor musun?
Nasıl olur? Görmedin bir kere olsun..
Olur mu hiç görmeden sevmek!
Sevdim işte; olurmuş demek.

Yasak; vazgeç; eller ne der!
Bu yaşta sevdaya dünya güler.
Gülerse gülsün, dünyaya boş ver.
İsterse yasak olsun,
Yasakların gözü kör olsun.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:27 AM
Çelişkiler

Doya doya yaşamaktır HAYAT.
Sessizce göçüp gitmektir ÖLÜM.
Sevgilinle ıslanmaktır AŞK, yağmurlu bir günde.
Yatağa gömülmektir UYKU, yorgun düştüğünde.
Çığlık atarak koşmaktır KORKU, yeri geldiğinde.
Durup ağlamaktır KAYBETMEK, kaybedilen sevdiklerinse.
Kapanıp yalvarmaktır ÇARESİZLİK, umutlar tükendiğinde.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:27 AM
Çeşmeler
I.

Benim yalnızlığımdan
Damıtılmış çeşmeler
Kurumuş unutulmuş
Ceşmelerin akışıyım
İnsanlık içinde

Ay görmez onları onlar ayı görür
Aydan haberlidirler
Söylediklerinin çoğu
Ay hakkındadır
Aya dair
Ayın tarihine ait

Fındıklılı Mehmet Ağa
Çeşmesi
Silahtar Tarihinin yazarı
Yenilmez karpuzlar
Acı salatalıklar yıkamıştım suyunda
İçilmez
Bozuk suyunda
Gece yarısı
Ayışığında
Yaz ay ve ben
Silinmeye yüz tutmuş yazı
Ölümü hecelemiştik
Ortalığı dolduran sesinde
Ta... aşağılarda olan yatıra
Bir türkü söylüyordu
Ölüm ötesinde açmış
Menekşeler kimliğinde

Ölüydü insanlar
Yalnız yaşıyordu o yatır
Ve o çeşme
Ben de
Sıratı andıran bir çizgide
Soluyordum devrildim devrileceğimi
Hayatı ve ölümü birlikte
Aynı geçmezlik ve değişmezlikte
Aynı yenilik ve tazelikte
Ürpererek geçiyordu yarasalar
Uzaklardan
Beyoğlu'nu bir telgraf gibi
İleterek birbirine

WrAtBoY
02-10-2008, 05:28 AM
Çevir Sayfayı-1
çevir sayfayı.
aldatmalar, yalan hayatlar
iki yüzlü pis kokuşmuşluk..
kalsın geride.
çevir sayfayı.
ihanet,yanlızlık,duygusuzluk
yıkılan hayat,kırılan gurur...
kalsın geride.
çevir sayfayı...
alkol,uykusuz gece,
umarsız hayat,boşvermişlik
kalsın geride...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:28 AM
Çevir Sayfayı-2
Çevir sayfayı...
yürekler sevgiyle dolsun
küçük bir çiçek seni sarhoş etsin.
çevir sayfayı...
insanlar özünü,iyiliğini,
güzelliğini görsün.
gönüller şen olsun...
çevir sayfayı...
gökyüzü,yıldızlar,
canlılar bir başka olsun.
çevir sayfayı...
seven gönül,sevilen gönül,
senin olsun,yarın senin olsun.
çevir sayfayı...
dünü unut,bu günün ,
yarının adı umut...
gözler ,eller,diller,
hepsi mutlu ,senin olsun...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:28 AM
Çiçeğe Benzer
Seyreyle gel gönül fani dünyaya,
Türlü renk bürünmüş çiçeğe benzer..
Hep canlılar uğrak verir buraya,
Yalandan ziyade gerçeğe benzer..
******
Gündüzü var gecesinde saklanır,
Yıldızları gün doğanda paklanır.
Sırası gelenler bir bir yoklanır.
Ömür şarkısında peşreve benzer..
******
Temeli direği yoktur ezeli
Dört mevsim yeniler çiçek gazeli
Ne çıkar olsan da dünya güzeli
Tabut denen zira her şeye benzer..
******
Nefis tamah arzu güman pesinde
Kimi dünya kimi iman pesinde
Salâ verir imam okur pesinde
Ömrümün son demi nesreve benzer.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:28 AM
Çiçeği Burnunda
Çiçeği burnunda gülüşlerinle…
Küflenmiş kalbime sevdâ dikme gel!
İster git emin gözlerde serinle…
Ruhuma kalkmaz sis gibi çökme gel!

Yabanî her şeyin, alışmak sana
Bilmelisin çok zor, imkansız bana!
Tâze yaram dönüşmeden çıbana
İçime özlemli gözler ekme gel!

Muradın başıma belâ mı olmak?
Gurbetim var, sürgün sıla mı olmak?
Çilem azmış gibi çile mi olmak?
Kalsın umutlarım, bir bir sökme gel!

Ayrılık dersine her gün çalıştım…
İstemem kaybımı bulmak, alıştım…
Kendim ile en sonunda tanıştım…
Muhtaç benim, benden aslâ el çekme gel!

Yollara bakmaktan çöktü gözlerim!
Özlemle ne yaşlar döktü gözlerim!
Hasret ağlarını söktü gözlerim
Bitti bitmez sabrı, çok bekletme gel!

WrAtBoY
02-10-2008, 05:28 AM
Çiçeğim
Bir çiçeği koklar gibi kokladım
Bazen nergis bazen karanfil
Her seferinde başka kokardın çiçeğim
Her çiğdem kokusu aldığımda
Pınarlar akar yüreğimde
Melodiler çalar beynimde
Bu can nasıl bekler seni
Ferhadın derdini bilirmisin
Bilirmisin ha söyle
Ya mecnunun derbederliğini
Tarifsizdir sevgin
Sözcükler anlatamıyor sevgini
Sen yol arkadaşımsın
Hayatıma yön veren pusulamsın

WrAtBoY
02-10-2008, 05:28 AM
Çiçek Açsın


Kızıl kanlı dudaklarını döktün ya zıpır geceme
Azgın dokunuşlarını hissettirince tenime,
Gecenin koynunda şahlanan okşayış mumunda,
Arıttın ruhumun yorgunluğunu,
Sokulunca dudaklarının ince çizgileri,
Dokununca gizeme kıvrak ince öpücükler,
Anılarda kitlenmişliğin mührünü irdelemek,
Damla damla içerek önce dalgınca,
Sıcaklığın doruğunda dolu dizgin,
Tüm kurallara inat,
coşkuya soyunan zırhın gece,
Bırakılıveren bedenler fısıltılı rüzgarda pamuk buluta,
Gözlerimi unuttum sığındığım duru güzelliğinde,
DİL tutsak ben suskun koşuşturan çılgın yürekler,
At koştururken cehennemde cennette oynayan zaman,
Susuzluğumun acizliğinde,
suskun sevgiye saplı kalan hançer,
Sevgi tutsağında çözdük zincirlerini esaretin,
Aç kalmışçasına mekaniğin izleri,
Kızıl kadehlerde dert silerek savaşan ihtiraslar,
Çoktan silinmişti beyaz güvercinin ölüm korkusu,
Yalnızlığın karanlık fırtınası,
Yakın gönüllerde sayısız ümide ilkeli maskeli gülüş,
Sabrın sadeliği kaderin alıp götürdügü,
İnci diriliğinde gömüldüğü mezar gibi suskun,
Paramparça labirentlere yırtılan aydınlığa varan karanlık,
Gerçeğin gölgesindeki aydınlığın sen olduğun benim,
Sanki gerçekteki değil,
Hayat sirkinin sahte illüzyonistleri gibi,
Gömülsün zamana gerçekler bu günden ayrısı hiç,
Bu gün yazılsın kocaman harflerle mezar taşına,
İşte o zaman hislerim çiçek açsın,.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:28 AM
Çiçek Kokulu Sevdam


Örneğini çiçeklerin açmasında bulduğun
pembe sevgilerindi
seçilmiş sevgiliye bir demette sunduğun.

gri gökler sarsa da bütün ufkunu
ettiğin dualar müjdeleyecek
ruhun özlediği güzel hükmü
ve göreceksin nasıl çevrilir
aşkın çemberinde bir gökyüzü.

Üzüldün mü?
Yağmur duası tadında yüreğini
anlamayınca kalabalıklar
kır çiçeklerine öykünen sevgiyi
ve sevginin
çaresizliğin en ince yerinden geçişini.

Düşün olsun bir bahar ikindisinde
iplik iplik yağmur yağan bulutlar
birden sevinç çığlıkları içinde
havalansın temiz kanatlı kuşlar.

Sen rahat gönlün bir hoş
teselliler hafif bir gülümseme
kadere kader deyişinin güzelliğinde.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:29 AM
Çiçek Kokulu Yağmurlarda Sevdim
Ben seni,
Çicek kokulu yağmurlarda sevdim
Semadan nazlı nazlı süzülürdün içime
Bulutların arasından sevdanı bırakırdın yüreğime
Ben seni,
Çicek kokulu yağmurlarda sevdim
Her damlan başka bir çicek kokardı;
Bazen kır menekşesi
Bazen zambak bazen de kasımpatı

Ben seni,
Alaca atların koşuşturduğu kırlarda sevdim
Ben seni,
Taze gülleri bahara gelin ettiğimde sevdim
Ben seni,
Güneş huylu çocukların gözlerinde sevdim

Ben seni,
Bulut benizli çiceklerde sevdim
Dört mevsim gözlerime baharı getirirdin
Avucuma dane dane tomurcukları sererdin
Ben seni,
Seher vakitlerindeki hoyrat rüzgarlarda sevdim
Tanyeri ağarmadan ilk bana gülümserdin
Acılarıma ağlar, dertlerimi dinlerdin

Ben seni,
Yıldızların ay' la dansında sevdim
Ben seni,
Islak yanaklı serçenin kanadında sevdim
Ben seni,
Utangaç yanaklarında yüreğimde ölümüne sevdim

WrAtBoY
02-10-2008, 05:29 AM
Çiçekler
Gözlerimi açtığımdan beri dünyaya,
Hep susadım gerçek aşka, inanca
Herkes tohum olmuş açmaya çabalamakta
Yer bulamayınca kendime ektim bir tarla.

Açmayınca kağıttan yaptığım çiçekler,
Bekledim yağmadı yağmur, soldular
Gözyaşlarımla suladım ama büyümediler
Kurudu toprağım boşmuş meğer çabalar...

Kökledim ağlaya ağlaya solanları,
Diktim yerine genç, diri fidanları
Özenle suladım gübreledim, olmadı
Vermem gereken sevgiymiş anladım hata mı

WrAtBoY
02-10-2008, 05:29 AM
Çiçekler İçinde Solmayan mısın
Bu nasıl azamet,bu nasıl bir naz
Seven gönüllerde,olmayanmısın
Anlat anlayayım,ben seni biraz
Çiçekler içinde,solmayanmısın

Taş yürekli desem,benzemiyorsun
Verilen selamı,almayanmısın
Dayandım kapına,ses vermiyorsun
Hasret acısıyla,yanmayanmısın

Kadehler dolusu,hiç doya doya
Sevda pınarından,içmeyenmisin
Boynu bükük kalıp,sen yana yana
Aşkın kapısından,geçmeyenmisin

Kar boran içinde,yüce dağlardan
Batarak çıkarak,geçmeyenmisin
Gonca güller açan,benli bağlardan
Kendi güzelini,seçmeyenmisin

Neden yaşıyorsun,ne için varsın
Söyle hiç kimseyi,görmeyenmisin
Dilerim bu acı,senide sarsın
O zaman sorarım,sevmeyenmisin

WrAtBoY
02-10-2008, 05:29 AM
Çiçekleri Vuruyorlar
Çiçekleri vuruyorlar Manolya
Toprağa düştü demet demet cesetler
Bir ihtilal safhasında şimdi bahçeler
Güller diken kuşanmış Manolya

Çiçekleri vuruyorlar Manolya
Cephe gerisinde menekşeler
Papatyaların yarasını sarıyor
Gelincikler toz duman Manolya
Duaya durdu bütün karanfiller
Zambaklar ölümü kokluyor

Çiçekleri vuruyorlar Manolya
Koyu bir hazan indi göklerden
Soldu gül benizli laleler
Artık çiğdemler açmıyor Manolya
Ezan çiçekleridir uzaklardan seslenen
Bu şafak sonudur güzelliklerin
Darağacına çekildi hırçın yasemenler
Vurdular boynunu kardelenlerin

WrAtBoY
02-10-2008, 05:29 AM
Çiçeklerim


Sevda bahçemde çiçeklerim renk renk
hepsinde gizli ayrı bir ahenk
bir taraf beyaz gül
bir tarafta mor sümbül.
Ne lezzet ne şahanedir şu lâle
sanmayın bir çiçektir jale
bir tanedir bahçemde zambak
kokuda bir tanedir leylâk.
Minelerim memnun eder sizleri
mor menekşe çiçeklerimin gözdesi
boyda kimse geçemez hatme çiçeğini.
Düşünsene sevgilin yanındayken kır çiçeğini.
Fulya beni şiirlere sevk etti ah bir teşekkür etsem
çocukluğum aklıma gelir nerede gelincik görsem
seviyorum sevmiyorum der papatya falda.
Ne güzel açar kardelen karda
her tarafa yayılmıştır hanımeli
bu kadar çiçeği sevenin biter mi dertleri.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:29 AM
Çiçeklerini Suladım Bugün Gönlümün
çiçeklerini suladım bugün yüreğimin
az kalsın solacaklarmış
dökülen yapraklarını diktim
ortalık nasılda kirlenmiş

tertemiz şimdi bahçem
ve de gülleri dikensiz
girilmez levhası var şimdi kapısında
giremez artık,senin gibi korkak ve yüreksiz

WrAtBoY
02-10-2008, 05:30 AM
Çiçekli Balkonlar
ne zaman
çiçekli balkonların altından geçsem
çok odalı, çok katlı evleri evleri düşünürdüm

çocuktum..

aklım
üç beş bina havada,
tek odalı tek katlı
evimize yürürdüm

ölçü değilmiş mutluluğuma
evler,
sokaklar,hatta kentler
şimdi
yüreğimin penceresinden ,
dünyayı görüyorum

sanıyorum
biraz büyüdüm
(BİR ADAM adlı şiir kitabımdan)

WrAtBoY
02-10-2008, 05:30 AM
Çiçeksin
her çiçek bana seni anlatır
sevgin bir güle benzer
gözlerin leylak mavisi
gönlün papatyalar kadar renkli

solmasın o güzelliğin bahar hiç bitmesin
daima sen aç gönlümde başka çiçek bitmesin
senin kokun bana yeter başka ne isterim
sen olunca biter derdim kederim

WrAtBoY
02-10-2008, 05:30 AM
Çiğ Tanem
nasıl düştüm bilmiyorum bu bilmecenin tuzağına,
öylesine genç bir yürekle aşıktım sana,
seni kaybedilmiş zamanlar içinde bulmuştum sanki,
ama kaybetmekten korkuyordum belli ki,
yangını oldugum yıllar geri gelmişti sanki,
seninle daha rahat, daha mükemmeldi her şey,
sevgi zinciri sarmalamıştı bizi,
vazgeçilmez olmuştuk ikimizde,
bu kadar çok seveceğim hiç aklıma gelmemişti,
her anı bile apayrı bir heyecan,
tıpkı ilk tanıştığımız o anki gibi,
seni seviyorum Çig Tanem,
yokluğuna düştügüm her saniye,
sesini duymadığım her an kabusum oluyor,
kendimi tanımaz oluyorum,
önce kendime sonra da,
seni bıraktığım o güne lanet ediyorum,
işte o gün geliyor aklıma,
öylesine içten, öylesine masum bir sarılışın vardı ki
sanki son veda busesiydi dudağıma kondurduğun öpücük,
seni özlüyorum Çig Tanem,
her gece başka bir uyanışla irkiliyorum,
boşalıyor bütün iliklerim,
sarhoşluğunu atamıyorum üzerimden,
ağlıyorum beni terkettiğin yalnızlığa,
haykırışım oluyor kaderime,ama isyan etmiyorum,
hayatın bu kadar acımasız,
bu kadar anlamsız olacaği gelmemişti aklıma,
seni şiirlerde, seni resimlerde bile hatırlamak güzel,
hatıran kaldı bana "Gölcük" sokakları
her kaldırım taşında adın yazılıydı sanki,
seni bekledim Barbaros Lisesi'nin kapısında,
her hafta sonuydu dolaştığımız Kavaklı Sahili,
umudun bulustugu her yandı Iskele,
el ele gezindiğimiz Değirmen dere, Izmit Fethiye,
bir yenileşme içinde her kare,
ama sen gelmiyordun bana,
unuttuğunu sanmıstım aslında,
ölmüş olduğun gelmiyordu aklıma,
gözlerim sığınaklarında sırılsıklam,
bir umuttu bir demet gül koymak mezarına,
dokunabilmekti toprağina avuç avuç,
o da yok olmuş enkazlarda,
adın dilimde sevdan yüreğimde,
hep sen olacaksın gülüşlerimde,
unutulmayacaksın mısralarımda bir tanem
en güzel cennetinde, sen rahat uyu "Çig Tanem",

(Ece'nin anısına)
"Sen hayatta olmasan bile, yaşayan bir aşkin kahramanısın,

WrAtBoY
02-10-2008, 05:30 AM
Çığ(lık)
dilinde şehvetin dili
kınsız ve çıplak
uyan bana
üfle soluğunu
çözülsün yumak
canda çırağ (u)yansın

içindeki deniz
yırtık ve netameli su
çöz ellerinin palamarını
yüz(e) yüze
dalganın ritmi
kıyına vursun

açılsın koza
kopsun tenden
bin yıl uyuyan çığ(lık)
yazılsın ceninin alnına
yaşamın önsözü
nesebi kavmi aşk

WrAtBoY
02-10-2008, 05:31 AM
Çiğdem
çatlamış dudaklarım,bir yudum suya hasret,
ilkbaharda kuruyan bir goncayı andırır.
deniz deniz dolaşıp,dalga dalga büyüyen,
endamın,saf kalbimin saf ruhunu kandırır.
melekçil duyguların gönlümü utandırır.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:31 AM
Çığlık



Kardelenler açacak, taşlaşmış beyinlerde
Yakında..
Çok yakında; ulaşacağız, güzelliklere..
Mor menekşeler, süzülmüş dağlardan
Karayı yalayıp, kaçan dalgalardan
Gaye değil; seyretmek yakamozlardan
Irmak olmak, deniz olmak, damlacıklardan
Ümran olmak, zerrenin negatifinden
Duymak; çığlığı
O, zamanın ötesinden.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:31 AM
Çığlık
Yalnızlık yüreğimden/ kalemime süzüldü
Selam verdim leylaya/ gözlerime büzüldü
Gözlerim her an akan/ bir bozuk musluk gibi;
Cinnet saatlerimin/ karşılıksız sahibi...
Sevgi merhametlerin/ gülleri diken saçan
Karşı kıyı uyurken/ ağlamaklı O insan
Gözlerine hab düşmüş/ bakışına kan düşmüş
Düşlerine amansız/ hatıralar üşüşmüş
Yaşananlar hep biraz/ tebessümlü efkardı
Bir gece salınarak/ içine düşen kardı
Ve kar, uykumu çalan/ bir sevinçtir bende ki
Düşerlerken düşüme/ anımsadığım şevki
Aşk olarak bilirim/ eriyişlerden gelen
En son göç eden martı/ en son ölüme gülen;
Bir mezar bekçisinin/ intiharı gibidir;
Yokluğun yüreğimin/ gömülüş sebebidir;
Dost diye bildiğin el/ aşka kefen dikmişse,
Beklenilen sevgili,/ umudun gecikmişse
Çılgın bir mumyadır/ aşkın peşinden koşan,

Bir mezarlık dibine/ kadar inmişse zaman...
Gelipte demirlerler/ saçlarını bu şehre
Say ki o muzlim gece/ gözlerinden bibehre
Yırtınır, yağmurlara/ yapışan aşkın sesi
Bir çığlık göğe koşar/ solunurken nefesi
Dizginleri koparıp/ gözü yumuk koşarken
Hatta kurşunlanmamış/ umutlar dahi varken
Bir ihanetle atıp/ aşkını bir köşeye...
Bir yıldız kaymasına/ sebep olacak her şeye
Bütün rüzgarlarımla/"son" derken hayatımdan
Kovamıyorum seni/ şiir denen rıhtımdan
Bazen bir yasak olup/ dikilirsin karşıma
Bazen mevsimlerde ki/ çözülecek muamma
Sen uzun kış gecesi,/ dumanlar çökmüş sahra
Nergis bahçeleriyle/ doldurulmuş Buhara
Ben meçhul varlığından/ yağmura yüzün çizen
Sonra sıkılıp her şeyden/ateşe hüzün çizen
Boşlukta geçen ömrüm/ ne yokluktu, ne sığlık
Onun bütün varlığı/ içine kaçan çığlık...
Ali Şen
07.08.2003
Aksaray

WrAtBoY
02-10-2008, 05:31 AM
Çığlık
Yalnızlık yüreğimden/ kalemime süzüldü
Selam verdim leylaya/ gözlerime büzüldü
Gözlerim her an akan/ bir bozuk musluk gibi;
Cinnet saatlerimin/ karşılıksız sahibi...
Sevgi merhametlerin/ gülleri diken saçan
Karşı kıyı uyurken/ ağlamaklı O insan
Gözlerine hab düşmüş/ bakışına kan düşmüş
Düşlerine amansız/ hatıralar üşüşmüş
Yaşananlar hep biraz/ tebessümlü efkardı
Bir gece salınarak/ içine düşen kardı
Ve kar, uykumu çalan/ bir sevinçtir bende ki
Düşerlerken düşüme/ anımsadığım şevki
Aşk olarak bilirim/ eriyişlerden gelen
En son göç eden martı/ en son ölüme gülen;
Bir mezar bekçisinin/ intiharı gibidir;
Yokluğun yüreğimin/ gömülüş sebebidir;
Dost diye bildiğin el/ aşka kefen dikmişse,
Beklenilen sevgili,/ umudun gecikmişse
Çılgın bir mumyadır/ aşkın peşinden koşan,

Bir mezarlık dibine/ kadar inmişse zaman...
Gelipte demirlerler/ saçlarını bu şehre
Say ki o muzlim gece/ gözlerinden bibehre
Yırtınır, yağmurlara/ yapışan aşkın sesi
Bir çığlık göğe koşar/ solunurken nefesi
Dizginleri koparıp/ gözü yumuk koşarken
Hatta kurşunlanmamış/ umutlar dahi varken
Bir ihanetle atıp/ aşkını bir köşeye...
Bir yıldız kaymasına/ sebep olacak her şeye
Bütün rüzgarlarımla/"son" derken hayatımdan
Kovamıyorum seni/ şiir denen rıhtımdan
Bazen bir yasak olup/ dikilirsin karşıma
Bazen mevsimlerde ki/ çözülecek muamma
Sen uzun kış gecesi,/ dumanlar çökmüş sahra
Nergis bahçeleriyle/ doldurulmuş Buhara
Ben meçhul varlığından/ yağmura yüzün çizen
Sonra sıkılıp her şeyden/ateşe hüzün çizen
Boşlukta geçen ömrüm/ ne yokluktu, ne sığlık
Onun bütün varlığı/ içine kaçan çığlık...
Ali Şen
07.08.2003
Aksaray

WrAtBoY
02-10-2008, 05:31 AM
Çığlık
yüreğinin çığlığı susması ne demektir bilirmisin
içindeki çoçuğu elinle toprağa gömmek
doya doya ağlayamamak bir omuzda,
öylece seyre dalmak hayata
umarsızca ve bir boşlukta...
sesim çığlık olmak ister kanatlarında ve
üçmak diyar diyar yalnızlıklara,
bütün izbe yalnızlıklara
bütün ayrılıklara doğru üçmak.
geri gelmeden, ardına bakmadan kanatlanmak
ve uzaklaşmak ...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:31 AM
Çığlık Çığlığa
sen susarken böyle,
bütün vurdumduymazlığıyla
yüzüme çarpar zaman

daha kötüsü yok!
türküleri sessiz,
şiirleri sensiz okumaktan.

bütün renklerim yoruldu
ilkyaz bakışlarım bile.
içimde sana kosmaktan yoruldum
yoruldum,
sana çıglık çıglığa susmaktan

WrAtBoY
02-10-2008, 05:32 AM
Çığlıklar Karıştı
Işığın altına yatıp
Neyi sorguladılar bilmiyorum
Görebilmek için beni
Karanlıklar mı bitmeli..

Bir yangın yeriydi sanki
Çığlıkları karıştı siren sesine
Göğsüme sokulan bıçak yarası mı,
Yoksa ihane mi sancılanıyor.

Güneş batmak üzereyken
Bitmeli sevdaya yakarış.
Her şeye başkaldırıp
Tükenmeli isyanlar.

Aşka uzatıp ellerimi
Yaşamalıyız umutları
Saçlarının arasında
Oluşturduğum mehtapta..

WrAtBoY
02-10-2008, 05:32 AM
Çıkarım Dünyandan
Unuttu deseler,artık o seni,
inanmam kimseye,senden duymadan.
Gelip de karşıma söylersen eğer,
çıkarım dünyandan,sana doymadan.

Resmini duvardan alıp aşağı,
aşkımı gönlümden,silerim o an.
Ruhuma basarak,binlerce ağı,
çıkarım dünyandan,sana doymadan.

Silerim ismini dudaklarımdan,
hiç çıkmam yoluna,inan bir daha.
Suçlamam hiç seni,yaptıklarından,
çıkarım dünyandan,sana doymadan.

Kâlbimde yarası kanasa bile,
kül basıp yarama,kaparım onu.
Kalırsın mazim artık,bir anı,
çıkarım dünyandan,sana doymadan.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:32 AM
Çıkın Parkımızdan


Salıncakta sıkı tutunmalı
elleri boşlukta kalmamalı
bedeni yaslanmalı sevdiğine
hissetmeli varlığını
korktuğunu kendisi bile bilmemeli
havanın boşluğunda
ezik içi aşağı inişlerde salıncakta
yukarı çıkışı haşmetli
kollarında yakalamak ister gibi yaşamı
hızlandıkça salıncak
çığlık atası
yaşamı yakalasa da korkusu kaçırması
mavi gökyüzünde sallanırken yüreği
bulutlara kaçıp saklanası
yakalardı saçlarından baharı
baharla gülerdi yüzündeki güller
alı al moru mor teni de
el sallamak için bile bakamaz ki aşağı
yer yukarı çıkıp yakalardı korkusu
elleri kenetlenmiş sevdiğinin eline
parmakları acırcasına sıktığını bir bilse
zamana ıslık çalıyor kara kış salıncakta

dönme dolapta ise başım döner bilemem neden döndüğünü
binmeden önce içtiğimiz şarap mı ne
yoksa kokusu mu baharın yüzümüze vuran aksinde
biraz daha şarap almalıyız çarpışan otolarda
uçarken başımız alkolün hafifliğinde
bırakırız çarpsın otolar kendi bildiğince
şarap bitti mi
şişeyle mi tükendi şarap bizle

yerdeki kağıt parçasında yazılar
kargacık burgacık bir ilan parçası
neden geldiniz parkımıza
dönmeyi bilmiyorsanız .......
Durdurun dönmeyen dünyanızda
inin yaşamdan parkımızda.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:32 AM
Çıkmaz


İçine girip de çıkamadığım
Söylemek isteyip konuşamadığım
Gözlerine bakıp da anlatamadığım
Ne varsa hepsi de bu çıkmazın bir parçası...

Sevgiyse sonuna kadar yaşadığım.
Sabırsa elbet hep yaptığım
Ümitse asla kaybetmediğim
Hepsi, hepsi bu çıkmazın bir parçası...

Özlemini hissetmek bunun en güzel yanı
Sözlerini düşünmek en mutlu tarafı
Hayalimde yaşatmak en büyük rüyası
İçinde bulunduğum çıkmazın bu parçası.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:33 AM
Çıkmaz Sokak


Suda vefa yalnızca balıklara,
Geceleyin güneş utanır aydan,
Ellerim uzanırken semalara
Parlak bir “yıldız” kayar gökten o an,
Suda vefa yalnızca balıklara..

Anlatabilsem seni *******e
******* ki her gece aydınlanır,
Göz yaşım düştüğü zaman yere
Bütün komşular kapıma dayanır,
Anlatabilsem seni *******e..

Ah, baharda şu “gül”ler bir solmasa!
Mezarımızın üstüne dikilir,
Çürümüş kemiklerimiz de olsa
Ruhumuza elbet “Fâtiha” gelir,
Ah, baharda şu “gül”ler bir solmasa..

Derin hayallerinde kaybolurum,
Süvarisiz şahlanmıyor hiçbir at,
Gidilmiyor az ötesi uçurum,
Ya bir rüya, ya da yalan bu hayat,
Derin hayallerinde kaybolurum..

Esmer deli kanlı içten yaralı
Sevdalanır yeşil gözlü dilbere,
Bu sokakta bütün yollar kapalı
Sadece açık kalmış bir pencere,
Esmer deli kanlı içten yaralı..

Titrer ellerim hep seni görünce,
Eririm bakışların arasında
Hayallerimde gezersin her gece
Sensiz günlerim ayrılık yasında
Titrer ellerim hep seni görünce..

Gelinlik içinde nereye böyle?!!!
Yağmur bulutu rahmetten yoksun mu?!
Bir çiçek baharda solar mı öyle?
Gidiyorsun ağlamamak olur mu?
Gelinlik içinde nereye böyle?!!!
Üstü örtülü bütün anıların,
Yüreğim yüreğim acı içinde
Kim bilir öleceğim belki yarın,
Bir yüreğim var, o da kan içinde
Üstü örtülü bütün anıların..

Nergisler soluk, kuşlarsa ötmüyor,
Yeni bir ölü mü var bu mezarda?
Yüzümüze “gül”ler neden gülmüyor?
Bir yas var ama, sadece burada
Nergisler soluk, kuşlarsa ötmüyor..

Denizde dalga, hiç geçit vermiyor,
Her günün bende bir hatırası var,
Kalan gün, geçen gün say hiç bitmiyor,
Bu yollar çok uzun, bu yollar çok dar,
Denizde dalga, hiç geçit vermiyor..

Üşüyorum bu karanlık sokakta..
Güneş buraya hiç doğmayacakmış,
Yalnızca ben değil, herkes ayakta
Parlak bir “yıldız” gökten kayacakmış,
Üşüyorum bu karanlık sokakta..

Zeminde “yılan” var, havada “baykuş”!
Bu dünyada hayat kocaman yalan,
İnmekle çıkmakla bitmiyor yokuş,
Kapılıp gidiyor dünyaya dalan,
Zeminde “yılan” var, havada “baykuş”

WrAtBoY
02-10-2008, 05:33 AM
Çıkmaz Sokak
Bir daha dünyaya gelsem
Yine seni severdim
Beni üzesin diye
Beni deli divane edesin diye
Biliyorum
Sen de bir daha dünyaya gelsen
Yine beni sevmezdin
Kahrımdan öleyim diye

WrAtBoY
02-10-2008, 05:33 AM
Çıkmaz Yol



Bir çıkmaz yol gibidir hayatım...
Hayatın ağır yükü omuzlarımda
Adımlarım titrek ve yorgun
Kan değil biliyorum, dolaşan damarlarımda
Çehrem gençliğe küskün ve solgun

Bir çıkmaz yol gibidir hayatım...
Hesap soran var, tutup ta yakamdan
Hakkın mı var da yaşıyorsun! diye?
Sormadan, ümitle süslediğim dünyamdan
Haykıran var; her soluğunda suçlusun! diye

Bir çıkmaz yol gibidir hayatım...
Bir bataklık ki, çırpındıkça batıyorum
Ne bir ümit, ne bir dilek, ne bir gaye
Bir feryat ki yalnızlığımda; haykırdıkça kayboluyorum
Soruyorum şimdi kendime; ‘Hey serseri nereye? ’

WrAtBoY
02-10-2008, 05:33 AM
Çıldır Gölü Masalı



Çıldır gölünde akşam
Yakamozla öpüşürken diyorum
Uykusuz gözlerime bir gelincik ol yeter

Bir Şenlik divanı okunuyor
Tadımlıyorum dizeleri ansızın
Göl suları kokuyor
Balıkların pul pul pırıldanışı
Şair gönlüme derbeder makamını yüklüyor
Ansızın göl kokuyorum
Ansızın balık

Gönlüme saklanıyor usulca
Çimenlerin çiğ altında
Rüzgarla öpüştüğü zamanlar
Kocaman bir ah düşüyor gönlüme
Kocaman bir ah
Kıskanıyorum

Hoyratça yaralanmış benim yüreğim
Bir zalimin pençeleri altında
Kızılca kıyametler kopuyor aşk denilince
Gün doğmadan Çıldır gölü üstüne
Aşk doğmalı diyorum
Umarsız bir aşk
Martıların gözüyle

Ozanlar diyarı aşıklar yurdu
Kızıl saçlı sevdaları yangınlar çoğaltıyor
Ah Leyla Leyla
Bir ağustos akşamı göl kıyısında
Gelen çocuklar
Uzanan gölgelerle göle indiler

Yüreğim
Göl sevdası
Çiğ tanesi
Bir bardak çay
Seninleyim anama laylay
Dağlara küstüm.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:33 AM
Çile
Gaiblerden bir ses geldi: Bu adam
Gezdirsin boşluğu ense kökünde!
Ve uçtu tepemden birden bire dam.
Gök devrildi, künde üstüne künde...

Pencereye koştum: Kızıl kıyamet!
Dediklerin cıktı ihtiyar bacı!
Sonsuzluk elinde bir mavi tülbent,
Ok çekti yukardan, üstüme avcı.

Ateşten zehrini tattım bu okun.
Bir anda kül etti can elmasımı.
Sanki burnum değdi burnuna (yok)un.
Kustum, öz ağzımdan kafatasımı.

Bir bardak su gibi çalkandı dünya;
Söndü istikamet, yıkıldı bosluk,
Al sana hakikat , al sana rüya!
İşte akıllılık , işte sarhoşluk!

Ensemin örsünde bir demir balyoz
Kapandım yatağa son çare diye.
Bir kanlı şafakta , bana çil horoz
Yepyeni bir dünya etti hediye.

Bu nasıl bir dünya hikayesi zor;
Mekânı bir satıh, zamanı vehim.
Bütün bir kainat muşamba dekor,
Bütün bir insanlık yalana teslim.

Nesin sen , hakikat olsanda cekil!
Yetiş körlük , yetiş takma gözde cam!
Otursun yerine , bende her şekil;
Vatanım, sevgilim , dostum ve hocam!

*
*
*
*

Aylarca gezindim , yıkık ve şaşkın .
Benliğim kazan ve aklım kepçe,
Deliler köyünden bir menzil aşkın
Her fikir içimde bir çifte kelepçe.

Niçin küçülüyor eşya uzakta ?
Gözsüz görüyorum rüyada, nasıl ?
Zamanın raksı ne , bu yuvarlakta?
Sonu varmış , onu öğrensem asıl ?

Bir fikir ki, sıcak yarada kezzap,
Bir fikir ki, beyin zarında sülük.
Selâm , selam sana haşmetli azap;
Yandıkça gelişen tılsımlı kütük.

Yalvardım: Gösterin bilmceme yol!
Ey yedinci kat gök, esrarını aç!
Annemin duası, düşte perde ol!
Bir asâ kes bana , ihtiyar ağaç.

Uyku katillerin bile çesmesi;
Yorgan, Allahsıza kadar sığınak
Teselli pınarı , sabır memesi;
Size şerbet , bana kum dolu çanak.

Bu mu rüyalar da içtiğim cinnet,
Sıırını ararken patlayan gülle?
Yeşil asmalarda depreniş , şehvet;
Karınca sarayı , kupkuru kelle....

Akrep , nokta nokta ruhumu sokmuş.
Mevsimden mevsime girdim böylece
Gördüm ki , ateşte cımbızda yokmuş.
Fikir çilesinden büyük işkence.

*
*
*
*

Evet her şey ben de bir gizli düğüm
Ne ölüm terleri döktüm , nelerden!
Dibi yok göklerden yeter ürktüğüm,
Yetişir çektiğim mesafelerden!

Ufuk bir tilkidir , kaçak ve kurnaz.
Yollar bir yumaktır, uzun dolaşık
Her gece rüyamı yazan sihirbaz,
Tütüyor önümde mavi bir ışık.

Büyücü büyücü ne bana hıncın?
Bu kükürtlü duman nedir inimde ?
Camdan keskin , kıldan ince klıcın,
Bir zehirli kımık gibi beynimde.

Lügat , bir isim ver bana halimden ;
Herkesin bildigi dilden bir isim!
Eski esvaplarım tutun elimden
Aynalar söyleyin bana ben kimim?

Söyleyin, söyleyin, benmiyim yoksa,
Arzı boynunuzda taşıyan öküz?
Bela mimarının seçtiği arsa ;
Hayattan muhacir , eşyadan öksüz?

Ben ki toz kanatlı bir kelebeğim,
Minicik gövdeme yüklü Kafdağı,
Bir zerreciğim ki , Arş ' a gebeyim,
Dev sancılarımın budur kaynağı!

Ne yalanlarda var , ne hakikatta .
Gözümü yumdukça gördüğüm nakış
Boşuna gezmişim, yok tabiatta.
İçimdeki kadar iniş ve çıkış.

*
*
*
*

Gece hendeğe düşercesine,
Birden kucağına düştüm gerçeğin.
Sanki erdim çetin bilmecesine,
Hem geçmiş zamanın , hem geleceğin.

Açıl susam açıl! Açıldı kapı;
Atlas sedirinde mavera dede.
Yandı sırça saray, ilahi yapı
Binbir avizeyle uçsuz maddede.

Atomlarda cümbüş, donanma, şenlik
Ve çevre çevre nur , çevre çevre nur.
İçiçe mimari , içiçe benlik
Bildim seni ey Rab , bilinmez meşhur!

Nizam kopürüyor, med vakti deniz
Nizam köpürüyor,ta çenemde su.
Suda bir gizli yol, pırıltılı iz
Suda ezel fikri ebed duygusu.

Kaçır beni ahenk , al beni birlik
Artık barınamam gölge varlıkta
Ver cüceye , onun olsun şairlik
Şimdi gözüm büyük sanatkarlıkta

Öteler öteler, gayemin malı
Mesafe ekinim , zaman madenim
Gökte samanyolu benim olmalı ;
Dipsizlik gölünde , inciler benim.

Diz çök ey zorlu nefs , önümde diz çök
Heybem hayat dolu , deste ve yumak
Sen bütün dalların birleştiği kök
Biricik meselem , Sonsuza varmak...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:34 AM
Çile ve Sevda
gözümde yüzünün aksini gözle
gözle de aşkına dalıver gitsin
ateşler içinde kavrulan közle
kalbimi koynuna alıver gitsin

başcağzım izinde bulurken rahat
kaybolur sözünde, inleyen hayat
bir sevda masalı uydur da anlat
anlat da hayale salıver gitsin

alamam yüreğim sevdaya tutuk
azattan istisna zindanda buruk
elini dokundur, bak nasıl soğuk
istersen meçhule çalıver gitsin

WrAtBoY
02-10-2008, 05:34 AM
Çile Yazarı
Sana olan sevgimi bir sana söyleyemedim,
Bir çivi gibi çaktım gönlüme sökemedim,
Her ne kadar aşkı ektimsede yüreğime,
Bir türlü ektiğimi biçemedim.
Her şeyden geçtim; ömürden ölüme,
Bir bu kahrolası candan geçemedim,
Çünkü canım demişim sana bir kere.

Senin için ölürüm demiş şairin biri,
Ölen zaten kurtulur, kahrolan diri,
İstersen ben de ölürüm senin için ama,
Ben toprağı sararken sen saracaksın elleri,
Zaten hep böyle değilmidir sevenlerin kaderi.

Ne bu surat? Gül biraz diyor bazıları,
Doğrudur, bendeki surat değil mahkeme duvarı,
Oysa bilmiyorlar ben bir sahte gülüş düşmanı,
Ama her gece usanmadan ağlamanın uzmanıyım,
Ben sizin çektiğiniz "çilelerin yazanıyım",
Istırabın, hüzünlerin, dertlerin kaynayan kazanıyım,
Gönülle oynayanların oyun bozanıyım.

Ne bende ben bıraktın, ne sen de sen kalmış,
Kuzu gibi gönlüme yüreğin kurtlarını salmış,
Kahredecek beni mi buldun? Kalbin beni mi seçtin?
Taş kalplisin derim ama onunda modası geçti,
Şimdiye kadar herkes ektiğini biçti,
Sen de biç şimdi ektiğin zulümleri.

Yine gece oldu ve saat onikiyi vuruyor,
Verdiğin resimler tam karşımda duruyor,
Gözlerim her yerde hep seni arıyor,
"Her yer de" her zaman seni soruyor,
"Her zaman da" beni geçmişe götürüyor,
"Geçmiş" ise ne atılıyor aklım gibi,
Ne de satılıyor beni sattığın gibi.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:34 AM
Çilekli Puding
Ben çilekli puding gibi pembe,
Sen gözlerin kadar yeşilsin.
Yediğim şeyden tat alamıyorum nedense,
Aynı senden alamadığım tat gibi.
Sen, gözlerin kadar yeşilsin.
Ormanın rengi,sen de o kadar büyük müsün?
Büyük ama ağaçsız bir orman.
Her yaprağında yağmur damlası yok,
Yaprak kadar yeşil ama damarları kadar zayıfsın,
Cesaretsizsin ğacın gövdesi gibi güçlü değilsin.
Bense pembe,sadece uçuk bir pembeyim.
Bazen beyza kaçıp yalanlar söylüyorum kendime,
"Bekle çilekli,bekle" diye.
Bazen koyulaşıyorum sinirimden,sabırsızlıktan,
"Sabret" diyorum,"gelir elbet".
Sen hep aynı yeşilsin benim gözümde,
Hiç tonlarını sermedinki gönlüme.
Bir dokunsan,yağmurun yağdığı yaprağındaki her damlanın tazeliği,
Gözlerini görmesem,pembe hayaller var...
Hayallerim bir orman kadar geniş
Ama yaprağın damarları kadar hassas.
Sen sadece gözlerin gibi küçük,yeşil,umarsız ve de sevgisizsin...
Güneş yeşilinin tonunu açtığında haberim olsun,
Pembe hayallerimi yapraklarına sereyim ki sevgimin gücünü anlayasın

WrAtBoY
02-10-2008, 05:34 AM
Çileyi Anlatır
Mutluluğa koşsam bir coşku ile,
Attığım her adım çileyi anlatır.
Seni seviyorum desem de artık nafile,
Içimdeki ummanlar çileyi anlatır.

Seni sana bırakarak gidiyorum,
Yokluğun bana seni anlatır.
Deliler gibi yine şiirler yazıyorum,
Herbir dizesi çileyi anlatır.

Nerede hata yaptım diye sorarım,
Bazen düşünüp bazen yanarım,
Sana yazdığım her şiiri saklarım,
Kendime yazdıklarım çileyi anlatır.

Kendini bilseydin ve sevebilseydin,
Herşeyden önce değerimi bilseydin,
Kimseye inanmayıp beni dinleseydin,
Dinlediğin her sözüm çileyi anlatır.

Yokluğumda beni hasretle arasaydın,
Gelmem için Tanrı’ya yalvarsaydın,
Benim dinlediğim şarkılara ortak olsaydın,
Dinlediğim her şarkı çileyi anlatır.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:35 AM
Çilingir Bile Açamadı
Seni düşündüm yine
Gözlerin geldi gözlerime
yok oldum
Gözlerinin ışığında
Sarmaş dolaş şarkılar söyledik
Aynı notalardan
Önce gözlerimiz
Sonra dudaklarımız
Sonra da
Bedenlerimiz kilitlendi
Birbirine
Çilingirler açmaya çalıştı
Açamadılar birbirimizi

WrAtBoY
02-10-2008, 05:35 AM
Çilingir Sofrası
Her günün akşamında olduğu gibi
Bu gün de karanlık çöküyor aydınlık şehir Istanbul'un üzerine
Ve her günün akşamında olduğu gibi Karanlık sokaklarda;
Meçhule doğru ilerliyorum, bilmem ki bu eziyeti her gün neden çekiyorum.
Be adam madem hayata küstün adam kocaman köprü dikmiş oraya;
Ne düşünüyorsun hala, atlasana denize balıklamasına.
Denizle, balıkla uzun süreli bir arkadaşlık kur bir daha küsmemecesine.
Arasıra küslükler olacak tabi aldırma sürekli birbirinizin yüzüne bakacaksınız,
Yeter ki karanlığa alışma, aşık olma, sev ama seni seveni.

Ah bir de çilingir sofrası olsa içimizi ısıtsa ve hep beraber;
''Şimdi uzaklardasın ''şarkısını söylesek içkimizi yavaş yavaş yudumlayarak

WrAtBoY
02-10-2008, 05:35 AM
Çilingir Sofrası
Beraberliğimizden tad alıyorsak
Muhabbete birazcık da, keyf katalım
Ağzımızı bozmuyor, dost kalıyorsak
Gelin dostlar. Bir kadeh daha atalım

Boşverelim kaygıyı, tasayı, gamı
Şu anımızı yaşayıp zevk alalım
Derdi meze yaparsak çarpar adamı
Haydi felekten bir gün daha çalalım

Zaman kadehi elimizden almadan
Haydi bir kez daha şerefe diyelim
Fer kesilip, nefesimiz daralmadan
Gelin dostlar,bir kadeh daha içelim

WrAtBoY
02-10-2008, 05:35 AM
Çimen Gözlüm

Bak düşünüyorum gene;
Güzel gözlerini.
Ufak bir umut ışığı var içimde
Ellerini tumanın
Gözlerinde kaybolmanın
Ben her gece seni
Düşünmekten harap oldum
Sana yalvarıyorum
Bana son bir şans ver
Çimen gözlüm
Çimen gözlerinde kaybolup ölmek istiyorum…

WrAtBoY
02-10-2008, 05:35 AM
Çimen Gözlümü Sevdiğim Gün



Anne! Bir bak gözlerime
Umutla yaşamak mı? İstiyorum,
Yoksa ölmek mi? Anne
Sevdi oğlun çimen gözlü kızın birini
Anne! Bir bak gözlerime
Benim öldüğüm gün,
Çimen gözlümü sevdiğim gündü.
Anne! Ben ölmek istemesem de;
Ecel geldi kabıma
"Baba olmadan ölmek
Ne garip şey anne"!
Çimen gözlü yârin kollarında ölmemek
Ne garip şey anne
Anne! Ölüyorum
Senden son bir şey istiyorum
Mezar taşıma
Çimen gözlüm seni seviyorum
Diye yazmanı istiyorum
Anne elveda oğlun öldü
Son yolculuğu buydu…

WrAtBoY
02-10-2008, 05:36 AM
Çin İşkencesi


Gel vatandaş gel
Çin işi bunlar, Çin işi
Ne el işi ne de Japon işi
Çin işi bunlar, Çin işi
Gel vatandaş gel
Sudan bile ucuz bu mallar
Deryâdaki balıklar gibi
Gökteki yıldızlar gibi
Kumsaldaki kumlar gibi
Ne el işi ne de Japon işi
Çin işi bunlar, Çin işi
Bugün al, yarın kaldır at çöpe
Kendini de vur yerden yere
Çin işkencesi bunlar, Çin işkencesi
GeÇin seÇin, geÇin seÇin
Bunların hepsi sizler iÇin
Almadan sakın gitme abla
Darılırım sonra vallâ billâ.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:36 AM
Çıplak Ayaklı Düşler
Çocuk yüreğimle tutundum sana
korkutamaz
çıplak ayaklı düşlerimi
ne ayaz,
ne de yagmur

WrAtBoY
02-10-2008, 05:36 AM
Çıplak Dağ Akşamlarında
Çıplak dağların sisli akşamlarında
İnsanın dostu sigarasıdır
Kar düze inmiştir kalkmaz artık
Ava çıkmanın tam sırasıdır

Yürek: hep senledir korkusuzluğa bilenmiş
Özlem: ötelerde buğulu bir göz
Sevmek: her yerde her zaman
Kuvvet: hissedilen acıdır sıkınca avuçlarını

Bir cadde uzanır önünde, düz
Gecenin ezgisi karda ışımış
Yaşamak: ayaklarını saran aklıktadır
Mutluluk: sana aynı uzaklıktadır.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:36 AM
Çıplak Şair'e


Ben uyurken şehirle birlikte
çıplak şair yalnızlığıyla dans ediyordu...
Ranzasının başında şiirleri vardı
şiirleri eriyordu.....
Onu büyük bir yanılgı
sürüklemişti buralara...
Yari
Canı yari
Yoktu yanında
Uzattı elini
Tutmuyordu elini
Altı aydır bir kadın eli...
Kalktı şair
Yazdı bir iki sevişken cümle daha
Biraz daha kalktı şair
Haksızlığa kaldırdığı başıyla....

WrAtBoY
02-10-2008, 05:37 AM
Çıplak Şiir
Yar dedim
Leylim işledim seni papatyanın göğsüne
Gerdanına sevda yazdım
İnanmadım kanmadım ben şeytanın sözüne...
Yar diyeceğim var!
sevmezmişsin beni,
Yar aklım serseri,
Yar bak fena olur...
deliyimdir bilirsin.
Gövdemi Roma yaparım şu koca dünyaya
ve bir kibrit çakarım yalnızlığıma,
bir nefes çekerim ulan
son nefesmiş gibi
ve giderim geldiğim yere
ve giderim geldiğim gibi
çıplak..

WrAtBoY
02-10-2008, 05:37 AM
Çırak İşçiler
1/
Çırak eller
Yük altında bir kuzguncuk yavrusu
Yürek telaşlı yürek tedirgin
Günlerin bedelini ödemekle yükümlü
Demlikte çay fokur fokur
Koyver çırak işçiler gelsin
Kında kılıç sıyrılmadan duruyor
Tezgahta umut

Yarınlara özlem duyan insanlar
Bir baca dumanıyla yıldızlara
Taa yıldızlara erişmenin sevinci
Yaşamaya yüz tutmuşken
Sevdadan anlamıyor, anlamaz da
Taş yürekli ustabaşı

Hayat güzelden yana akıyor
Hainlikler pusuda
El tetikte olmalı dost
Çınlayan bir türkünün dizeleriyle
El kitapta olmalı dost


2/

Korku düşman başına
Korku, sindirilmiş dağlar başına
Hoyratlaşan bir umut parıltısı
Hırçınlaşıyor homurdanarak
Yanağı boyalı okul kızları
Kitapları göğsünde
Ürkek
Acemi
Orta yerde çıngıraklı gizli sevda

Anlatmaya gerek var mı?
Tornada işliyor karasevdayı
Hasreti gözlerinde
Acıyı bir yudum su deyip içen
Bir mektup bekliyor Asya damgalı

Etten kemiğe umut kuşanmış
Sırtında sıla işi bir kazak
Gün kuşluk vakti, daha çok erken
Bir türkü söylüyor torna sesiyle
Paydoslar iple çekilir
Pusatsız olmalı gönül
Malum...


3/

Sen, çıraklaşan çocuk işçi
Emek pazarında ter salıyorsun
Meydanlarda yürek
Grevde gözcülük mayalanmış süt gibi
Tezgahta işçilik
-Varsın aramasın, boşver- deme ha
İnsanın bir yerinde bir şeyler kırılıyor

Gün döndü
Yorgun eller umut kuşandı
Şimdi şu anda
Suyu kurumuş çaylar gibisin
Acılar, saçlarına tane tane dizilimiş
Hüzün dağlara vursun kendini
Tembellik utansın

Yarıda bırakılmış
Ya da, hiç okunmamış kitapların
Kapağını açınca kaygılanırsın
Sevdanın sarsaklığı uysallaşırken
Bekletip de gelmemek olur mu hiç?


4/

Bir insan
Bir başına kahraman sayılmaz
Sen, bir başına kaldığın zaman
Kimin adına, neyin kahramanı olunsun?


Bak gözümün nuru
Hicran bir şarkının adı olmalı
Çırak ise, on beşine girmiş işçi çocuğun
Sen eyyy çırak işçi
Özgürlüğü talan olmuş bir insan gibi
-Yaşın yaşın ağlar mısın- acaba
Spartakus destanı okunduğu zamanlar

*******in katı karanlık yüzünü
Tutup iki elinle sabahlara taşıyorsun
Üzülmesin ceylan gözlü çocuklar
Üzülmesin ne olur...

Hey çırak işçiler
El sürmeyin şömünenin taşına
Yüreklerde o saydamlık kırılmasın ne olur
Bir odun daha atın özgürlük ateşine
Demlikte çay fokur fokur olanda
Bir odun daha atın özgürlük ateşine

WrAtBoY
02-10-2008, 05:37 AM
Çırılçıplak
Küstahlığımı nezaketim götürdü
Sadece kendime bakakaldım.
Kararsızlık bir an sürdü
Gizlenen insanların ortasında ben kaldım,
Çırılçıplak
Selamımı tanıdıklar götürdü.
Saygı bekleyince alçaldım.
Kararsızlık bir an sürdü
Kendini beğenmişler ortasında ben kaldım,
Çırılçıplak.
Ağlamayı ölenler götürdü.
kendimi ölmez sanınca ufaldım,
kararsızlık bir an sürdü.
Ölülerle dirilerin arasında bir ben kaldım,
Çırılçıplak.
Sonsuzluğu ufuklar götürdü.
Yarattığım dünyaların içinde daraldım.
Kararsızlık bir an sürdü
Başlangıç ile bitiş ortasında ben kaldım,
Çırılçıplak.
Aydınlığı bulutlar götürdü,
Yıldızlara doğru yol aldım.
Kararsızlık bir an sürdü.
Varanlar ile duranlar arasında ben kaldım,
Çırılçıplak.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:37 AM
Çırılçıplak
Bir şiirdim akardım
Pervasız ırmak gibi.
Bir çift göz değdi
Dağıldım tesbih gibi.
Bölündüm dörtlüklere,
Dizelere
Sözcüklere,
Hecelere,
Şimdi bir yalnız harfim,
Çırılçıplak.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:37 AM
Çirkin
Çirkin, yavrum, dudaklarındaki kızıllık,
Kansız doğaya karşı.
Uyurken memleket ve evren uzaktan,
Uyurken bir hücre, hücreler içinde,
Eksi.

Çirkin, bu satışlar,
Yüzde yirmi, yüzde otuz.
Geçer anların tadı içerden ;
Anılar ve sevgiler, çarşılar üstünde, uçar.
Yeniden var oluruz.

Sürünür ovalar yaslı ve boşuna,
Çirkin şimdi, yükselmiş güzellik.
Ve kaçar yaşamanın ölçülerinde; yeni, uzun;
Bir avuçluk, bütün dokunduklarımız,
Bir ellik.

Okulumuz, bahçelere, hesaplara dönmüş,
Çirkin.
Sonsuz ormanlığı rahatlığın, yüce uzamışlığı erdemliliğin,
Dağlarda ve sokaklarda.
Tedirgin.

Yalanla, gerçeklerin sırrına varmış,
Oyunla karışmış, ölmüşlerin akıllarına;
Çirkin, mahkemelerde bir avukat.
Gelir bilinmeyen yönlerin namussuz hoşluğu,
Körlerden ve topallardan daha sakat.

Çirkindir, uzayan erkek vakitlere göre,
Gece yarısı.
Ağrıyan kemiklerle, uzaklıklara gizlenmiş,
Acımakla değil, korkunçluğuyla büyük,
Yıldızlar yıldızlar ve yukarısı.

Çirkin değil midir, dolarken nesillerin hayırsızlığına,
Yavaş yavaş.
Ninelerin çarpılmış yüzünde,
Kabul edilmemiş duasında gelinlerin,
Tarihlerden bir savaş?

Bir ekmek kavgası duyulur ta böceklerden,
Uluyan ağaçlar, susan makineler sesi.
İğrenç hendeseleri gövdenin, bürünür düşlere;
Gezegenler arasındaki uygarlığa karşı,
Çirkin, doymuşların ve doymamışların nefesi.

Nasıl kımıldamasın, nasıl uyusun,
Sabrımız ve ahmaklığımız, derinde ?
Güzel değildir avunmak, kuşlar çiçekler boşunadır;
Çirkindir, küçük mutluluğumuz,
*** dünyalar üzerinde.

İnsan boyu kadar cüce, insan ömrü kadar kısa,
Güzel neymiş ki ulu çirkinin yanında?
Çirkin, bu, bardaklara sığmayan kederimiz,
Çirkin, bu ardı ve önü görünmeyen kader,
Karanlıkla ve soysuzlukla yaşar, vatanında.

Ölüm, karşılıksız gülümseme, çaresiz şey,
Uğruna efsaneler beyazlığında yürür nefis.
Çirkin, bin yıl önceki anam babam,
Koydukları her taş, inandıkları her masal,
Pis.

Tanrı duymaz, cenazeler duymaz,
Göklerde şehrimizin utanmayan sağırlığı,
Biter, aptalın türküleri, gömülerde,
Aşkın, havanın, yerin hafifliğinde ey dost,
Çirkindir ağırlığım, ağırlığın, ağırlığı

WrAtBoY
02-10-2008, 05:37 AM
Çirkin Kız
Yeniden başladım sanki yaşamaya,
Eski şarkılar çocukluğumdaki gibi hoş geliyor bana,
Ne oldu Allahım bir ateş geldi içime zamansız,
Gözlerim kapalıyken gördüğüm kız,
Sen çirkin kız.

Uzun zaman oldu böyle coşmayalı,
Etrafa gülücük saçmayalı,
Küflenmiş sandığım kalbim canlandı ansız,
Kalbimi çalan hırsız,
Sen şirin kız.

Kıpır kıpır oldu etten bedenim,
Sanki ben o, o da benim,
Yeniden canlanan kalbim asabi arsız,
Aldın götürdün beni insafsız,
Sen güzel kız.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:38 AM
Çırpınır
Dinle, kulağını ver de mezara!
Ölüler evlattan yana çırpınır.
Nesiller arası korkunç manzara;
Domuz yavrulayan ana çırpınır.

Kalbten kazıdılar iman sırrını;
Her günün bugünden beter yarını.
Acı rüzgarlara vermiş bağrını
Türk Bayrağı yana yana çırpınır.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:38 AM
Çırpınışımız


Kaderimiz ortak seninle
Hep ayrılıklar özlemler
Hep arayışlar, bekleyişler
Yanlızlıklar, yalnızlıklar…

Biliyorum isyan değil çıplıklarımız
Biliyorum haykırış değil
Boşa değil umutlarımız.
Boşa değil bu çırpınışlarımız.

Sende biliyorsun bitecek bir gün;
Sende biliyorsun son bulacak,
Sevgimizle işte o gün
Yarınlara yolculuğumuz başlıyacak…

WrAtBoY
02-10-2008, 05:38 AM
Çıtır Ekmek


Her taraf karanlık,her şey simsiyah
Allahım ebediyyen karanlık.
Caddeler,binalar,evler,bahçeler
her yer kapkaranlık
sokak lambaları bile siyahlatıyor.
İnsanlar bile karanlık
Tanımsız ve uyumsuz

Boşvermeli herşeyi sevmemeli,
Olmadımıydı kopuvermeli
Seni affetmeyeceğim sevi
Yutturduğun kazık ilk günki gibi
Taptazecik içimde.
Bir ekmek çıtırlığında,çelik sertliğinde
Balık ağı gibi yaygın
Ama ilk günki gibi taptazecik.çıtır.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:38 AM
Çizemiyorum
İnsanları düşünüyorum yine
Sonra İstanbul aşığı Nazım'ı
Ha unutmadan Varna'ya selamı vardı
Yolları çiziyorum yüksek kaldırımlarıyla
Aç çocuğun ağlamasını,kuytudaki köpeği
Her şeyi ama her şeyi ezbere çizebiliyorum

Fabrika bacalarını...
İşçilerin paydosla gelen yorgun sevincini
Ve tıka basa midelerinde insan eti hazmedenleri
Her şeyi ama her şeyi bir çırpıda ezbere çiziyorum

Dalgaların kayalara çarparken o tok sesini
Ekmeğe peynire dadanmış fareyi
Müşteri bekleyen fahişeyi
Fahişenin afacan çocuğunu

Kırmızı bir karanfil çiziyorum mezarımın başına
Sonra sen geliyorsun aklıma
Kafam bozuluyor kalem elimden düşüyor
Dedim ya kavga ateşlim her şeyi ama her şeyi bir çırpıda ezbere çiziyorum
Ahh son bir kez bakabilseydim onlara
Gözlerini,gözlerini ezbere çizemiyorum

WrAtBoY
02-10-2008, 05:38 AM
Çoban Kızı
Tayfuna tutuldum aşk deryasında
Yönümü yitirdim yüzer dururum
Sahilde vurduğum dert adasında
Dolmayan çilemi yazar dururum

Sezince boyundan büyük nazını
Prenses sanmıştım çoban kızını
Armağan ettiğin çam sakızını
Ya sabır taşında ezer dururum

İltifat eylesem sus der istemez
Şiirler söylesem kes der istemez
İsyankar olurum ister istemez
Canımdan usanır bezer dururum

Aklında iki gün birini tutmaz
Deli etmek için beni unutmaz
Bugünkü adresi yarını tutmaz
Mahalle mahalle gezer dururum

Her gece teklifsiz rüyama girer
Uykumu bölmenin zevkine erer
Önüme bir yığın bilmece serer
Ağlaya ağlaya çözer dururum

Bir zaman baş tacı ettiğin bendim
Nereye layıktım nereye kondum
Kapıya atılmış paspasa döndüm
Çiğneyip geçtikçe tozar dururum

WrAtBoY
02-10-2008, 05:38 AM
Çoban Yıldızı


Kızıl bir intizarla yıkıldı alem,
Herod’un çaresizliği hatırlarda..
Bırak kimse mesih’i bilmesin,
Emevi cami bilmecesi hala çözülmesin
Hepsi bir sırr-ı kadime gömülsün…

Denizlerde hep aynı dalgalanmalar,
Bütün dudaklarda bir mehdi türküsü..
Ay başında hilali görmedin mi?
Öyleyse git maraş’tan sor o kutlu geceyi,

Uzun bir ömrün hazin nihayetini,
Kızıl deniz anlatıversin sana..
Med cezir olsun gidip gelsin umutlar..
Ama bikerecik bile olsa
İpi ellerinden kaçırmasın taylasanlı adamlar..

İfşası mümkün değil zaten,
Hilali ben görmedim, mehtabı görmedim,
Gri bulutlar arasındaki hilali ben görmedim,
Ve bana bikerecik olsun göstermediler
Karanlıkta yönümü bulmak için çoban yıldızını…

WrAtBoY
02-10-2008, 05:39 AM
Çocuk
Annesi gül koklasa, ağzı gül kokan çocuk;
Ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk...

Çocukta, uçurtmayla göğe çıkmaya gayret;
Karıncaya göz atsa "niçin, nasıl?" ve hayret...

Fatihlik nimetinden yüzü bir nurlu mühür;
Biz akıl tutsağıyız, çocuktur ki asıl hür.

Allah diyor ki:"Geçti gazabımı rahmetim!"
Bir merhamet heykeli mahzun bakışlı yetim...

Bugün ağla çocuğum, yarın ağlayamazsın!
Şimdi anladığını, sonra anlayamazsın!

İnsanlık zincirinin ebediyet halkası;
Çocukların kalbinde işler zaman rakkası..

WrAtBoY
02-10-2008, 05:39 AM
Çocuk

Yüzü sıcaktan kavrulmuş
Saçları sarı çocuk

Bir bakış
Ancak bu kadar manidar olmalı
Yeşil gözlü çocuk

Bir istek
Ancak bu kadar arzulu olur
Balonsuz çocuk

Bir hayat
Ancak bu kadar zor gelir insana
Hele birde bu yaş da
Zoru ben den daha iyi
Bilen çocuk.

Avgan bel. Kültür tanıtımında ki ebru adındaki bir köylü çocuk için.Bu hayat sizlerin ve sizin olmalı köylü kentli olmanız hiç fark etmez ama şu da bir gerçek ki hiç birimiz hayatlarımızı kendimiz seçemiyoruz.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:39 AM
Çocuk
yürüdüğüm
karanlık ayaz bir sokak
yanı başımda bir çocuk
elleri titriyor üşümekten
avuçlarında bir gül
gözleri siyah
gözleri ela
gözleri mavi
gözleri yeşil
bakışları kafa tutuyor zulme
gülüşleri umuttan cemreler dağıtıyor
beni yüreğiyle ısıttı
belki bir gün sizi de...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:39 AM
Çocuk Bayramı


23 Nisanı. Çocuk bayramı yapan.
Çocuklara, güzel Türkiye yi bırakan.
Çocuk Bayramı, ATA dan armağan.
Dünya çocuklarını, başkente toplayan.
Gelecek nesillere köprü olan.
Dünyaya, demokrasiyi barışı yayan.
Yurtta sulh, cihanda sulhu, aşılayan.
Bütün azınlıkları, bağrına basan.
Laik devleti, demokrasiyi kuran.
Bu vatanı, düşmandan kurtaran.
O büyük adam, o eşsiz insan.
O benim, Mustafa Kemal ATAM.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:39 AM
Çocuk Derdin


Çocuksu bir dinamikle savrulurken
söz geleceğim bekle bebeğim derdin.

Uyuyacaksın uyanacaksın
uyuyacaksın uyanacaksın
uyuyacaksın uyanacaksın
yanına geleceğim.

Ama gittin
bir orman kırıldı
çırılçıplak kaldı denizler
kurudu taşlar
mevsimler gülüşmüyor

uyuyorum uyanıyorum
uyuyorum uyanıyorum
uyuyorum uyanıyorum
yoksun.

Önce emekledim gidişine
korktum dizlerimin üstünde
sonra yazdım çizdim seni hiç silmeden
kabul etti de aleve dönüşen cibinliğim
alışamadı büyümeye
bebek kaldı yanan bu ateş.

Gölgelerin ağlayan bebeği
elinden tutan yokken
hep dağıtıyor tüketilmiş anıları
emzirilirken dönmeyen bedeninde.

Uyusam uyanmasan
sek sek oynayarak
sobesiz
attalara çıkıp
yanına gelsem.

Ellerim dolu
bir elimde emzik bir elimde biberon
gerisini karalayamıyorum
zaten geriside
oyuncaksız büyümeyen ninnilerde.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:39 AM
Çocuk Olmak İstiyorum



Yorgunum,
Çalınmış hayatım,
Yalnızım yine kendimle!..
Kendimle yalnızlık iyidir ama,
Bir mola ver diyemem ki zamana!
Tanrım varsın biliyorum
Omuzun olmadan,
Omuzlamak istemiyorum
Bana biçtiğin şu hayatı diktiğin gömleği ve yahut da!
Ve bir şansım varsa diliyorum
Omzunu geri alsan da
Yap bir güzellik Tanrım
Çocuk olmak istiyorum.
Çoluk olmak istiyorum.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:40 AM
Çocuk ve Ağaç
Çoçuk, çok sevdi ağacı...
Verirdi ona, her kış
Çiçekleri olaydı!

Ağaç, çok sevdi çoçuğu...
Öperdi atın saçlarından
Dudakları olaydı!

Ve ona öptürmek için,
Eğilirdi yerlere kadar;
Yanakları olaydı'

Dökerdi önüne hepsini
Gümüşten, altından, sedeften
Oyuncakları olaydı!

Ve çoçuk gittikten sonra,
Böyle kalır mıydı ağaç?
Ne olurdu onunda
Bacakları olaydı,
Ayakları olaydı!

WrAtBoY
02-10-2008, 05:40 AM
Çocukça Aşk
Seni özlemek geldi içimden
Çocukluğumu özler gibi
Babamın eve gelişini gözler gibi
Sobanın üzerinde kızarmış ekmek
Çaydanlıkta tıkırdayan çay
İçmek geldi seni içimden
Oh çekerek yudum yudum
Ağlamak geldi içimden
Hüngür hıçkırık çocukça
Hiç neden olmasa bile
Türlü kaprisler yaparak sana...
Karanlıktan korktum da yine
Yatağında uyumak istedim
Sokulup kedi gibi koynuna
Sıcaklığını duymak istedim
Haydi evcilik oyna benimle
Çamurdan köfteler yap bana
Bu yaramaz bebeğine
Ninniler söyle dizinde
Haydi çocuk gibi davran bana
Hiç olmadığım kadar çocukça
Çocukluğuma ver bütün bunları
Farzet ki -
Çocukça aşık olmak geldi içimden...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:40 AM
Çocuklar
Çocukluğun kıymeti büyüktür yaşamda
Birbirinizi sevin kırgınlaşmayın çocuklar
Bunu anlarsınız büyüyüp kocaman olunca
Çocukluğun hakkını verin oynayın çocuklar

Ben almanyadan öğüt veriyorum size
Çalışkan olun imrendirin çevreyi kendinize
Kıskançlık değil olgunluk doldurun gönlünüze
Bunu canı gönülden istiyorum çocuklar

Ana baba çocuğun en kıymetli hazinesidir
Amcalar ise ancak onların bir yarısıdır
Dedeler ebeler ise başımızın tacıdır
Bunları sakın ihmal etmeyin sevin çocuklar

Esas öğretmen yerine göre ana babadır
Okullarda en çirkin şey tembelde olsa sopadır
Arkadaşlık demek birbirine yardım yapandır
Derslerinize arkadaşça çalışın çocuklar

Sesleniyorum size yasemin yalçın tarık tülay
Hacımehmet de olacak birgün okula aday
Delide olsa topalda olsa insanlarla etmeyin alay
İnsanın kıymeti çok büyüktür bilin çocuklar

İsmail amcanız yazıyor bu satırları size
Muhtaçtır candan yürekten sizlerin sevgisine
Çalışkan olun iyilik doldurun gönüllerinize
Biz o zaman sizlerle iftihar ederiz çocuklar

WrAtBoY
02-10-2008, 05:40 AM
Çocuklar
Çarşılarda bir şey
Biz pek aramazdık çocuklar olmasaydı.

Kasaplarda manavlarda bazı yorgun kadınlar
Hep de tenha saatleri seçerler
Sonra yavaş bir sesle
Çocuk için hasta kaç gündür yemiyor
Biraz et biraz meyva isterler.

Sevdiği bir reçeli gün aşırı yalnız ona
Kaşıklarla beraber büyür bir üzüntü
Yağların şekerlerin çayların
Uykularda bile bitiyorsa
Annelere düşündürdüğü.

İnsanlara tezgahlara kağıtlara kolaydı
Biz bu kadar eğilmezdik çocuklar olmasaydı.

WrAtBoY
02-10-2008, 05:40 AM
Çocuklar Olmasaydı
Çocuklar olmasaydı
Böylesine sevmezdim yaşamı
Böylesine umutlanmazdım
Böylesine sevinç sarmazdı yüreğimi
Böylesine dayanmazdım acıya
Böylesine şiirler yazmazdım...

Çocuklar olmasaydı,
Analar bu kadar güzel olmazdı...

WrAtBoY
02-10-2008, 05:40 AM
Çocuklar Taşlar Beni
Duman akıyor göklere
yine bu gece...
Bu gece yine içim ağlıyor...
Karanlığım da yine iki civciv ölüyor.
kimseye anlatmıyorum
ve soluyor çiçeklerim
ve taşlıyor beni çocuklar...

Gözlerinden gözlerinden utandığım
senin baktığın
ve beni yaktığın bir şey var sende...
sorma söyleyemem
gül yoksa ağlar gözlerim
yine de diyemem...

Duman akıyor göklere
yine bu gece
bu gece yine anam ağlıyor...
Herkes susuyor
ve taşlıyor beni çocuklar..

WrAtBoY
02-10-2008, 05:41 AM
Çocukluğa Özlem
Ah!
Bir dönebilseymişiz
Günah bilmez çocukluğumuza
Haylazlıklar yapsaymışız
Şimdi beton yığını kırlarda
Yine top koştursaymışız
sokaklarda...

"Ne iyi olurdu azizim,
ne dersin?"

"Ağzını hayra aç aman!
Ne istersin şu garipten
Nasıl geldim bugünlere,
Bir Allah, bir de ben bilirim
Sorsan, hiç yoktur niyetim,
Geri dönüp de maziye,
Bir daha dikenleri dermeye....

WrAtBoY
02-10-2008, 05:41 AM
Çocukluğum
Ve en çok seni özledim ben.
Karşı komşunun sokağa çıkacağı zamanı beklemeni.
Her teyzeyi annen gibi sevmeni.
Sanki ayıpmış gibi kimselere söylememeni.
Ve o bisikleti ilk gördüğünde koşuşunu.
Yağmurlu bir günde annenin elinden yediğin ekmeği.
Islanan sokaklara bakıp duygulanmanı.
Yaz akşamlarında oturduğun kaldırımı.Seni bir kez daha görmek isterdim...
Hiç konuşmadan..
Kısa pantolonlu siyah beyaz halini..
Bir lokma boyunu..
Diz çöküp yere sımsıkı...ama çok sıkı
Sarılmak sana..
Gözyaşlarımı omuzlarına bırakıp gitmek istiyorum şimdi
Sana kim olduğumu söylemeden...arkama bakmadan
Ağladığımı sana göstermeden
Seni çok özledim
Ama çok özledim
Çocukluğum! !

WrAtBoY
02-10-2008, 05:41 AM
Çocukluğum
Atmışlı yılların sonu, büsbütün yetmişli yıllar
O günkü çocuklar ne kadar şanslıydılar.
Her evde bir dolu çocuk,
her sokak bir çocuk parkıydı
İki taş arası geçit vermezdi kaleler,
gün boyu oynanırdı uzun eşekler,
hoptikler, yakan toplar.
Güneş batınca başlardı saklambaçlar.
Neden derseniz?
Çocukları karanlıkta en iyi
evlerin çıkıntıları saklar.