PDA

Tam Sürümü Görüntüle : WrAtBoY Dan Aşk Şiirleri Arşiv


Sayfa : 1 2 3 4 5 [6] 7 8

WrAtBoY
02-11-2008, 05:59 PM
GizesrarHani sen vardın ya bir zamanlar;
Bir çocuk gibi utangaç sen...
Bir tek evinin yolunu çizerdi ayakların
Başında onurun ,elinde kalbin
Bir de ellerimden tutup;
Haykırmak istediklerin vardı.
Çığlıklara boğulmak istediklerin vardı hatta
Gözlerin "Asmalı Konak" lar da kirlenmemişti henüz
Henüz gözlerin, gökyüzü gibi eşsiz ve sadeydi
Yüreğin vardı buram buram yağmur kokan
GÜL' dü yüreğin, gülümdün...
Yürürken yollar ardına serptiğin yapraklar
Bir gül doğurmuştu çünkü, bizim için...

Yarıp göğsümü yarısını sana vermiştim
Bir kalkan gibi öylece; zamanla savaşırken...
Umutsuzluk çekmesin diye seni karanlığına;
Boşluğa dökerdim tüm umutlarımı...
Yine de suskun kalırdın çığlıklarıma
Çağrılarıma aldırmak istemezdin
Korkuyordun çünkü fedakarlıklarımdan
Göz yaşlarımın kıyamet çağrısından ürküyordun
Yüreğinin çatırdamasından korkuyordun bilirim
Çıt! diye hemencecik kırılırdı çünkü kalbin
Sitemkar, ufacık bir sözden çıt! diye
Öyle masumdun işte sen, öyle çıtkırıldım
Beni kırmanı hayal edemiyeceğim sen vardın ya...

Küçücük ellerin gözyaşlarıyla dolardı beş vakit
Kocaman dileklerin olurdu, tarafsız...
Tanımsızdın,ağlatırdın kalıplaşmış bu yüreği
Gizesrar dolu bakışlarıyla,
Yıldızları düşüren sen vardın ya...

Sen vardın ya hani;
Yağmuru kucaklayan sen
Karlarla uyuyan, kış *******ine hasret
Sürüklemesini bilen karanlığı saçından
Bulutları seyrederken dalmasını bilen;
Mazinin karanlıkta kalan mutluluğuna...
Umut aşılayan sen vardın ya yağmur yağdırıp...

O kadar çok sen vardın ki;
Seni tanımaya hiç vaktim olmadı...
Yaşamasını bilen biriydin;
Aç çocukların hayatını...
Günleri ağlamaklı biriydin,
Kitaplarla boğuk boğuk
Biriydin gözleri tedirgin sen...

Özce sen vardın yani;
Sen olmayan sen...

Korkunç pençeleriyle zaman
Savaşırken senle ölüm arenasında
Umrunda bile değildi;
Sana uzattığım kalkan...
Zaman seni öyle mağlup etti ki;
Başında ki onurunu kaybettin ilk önce
Gizesrarını kaybettin gözlerinden
Zincirleme kaybettin tüm kazançlarını
Gruplara yenildin, *** gruplara...
Daldın sen de içine namussuzluğun
Beni aramaklı kıldın...
Ve kendini;
Yüreğimdeki tek mezara gömdün...

WrAtBoY
02-11-2008, 05:59 PM
Gizli Duygular

İnsanın kendinden bile sakındığı
Alabildiğince gizemli duyguları
Bir güçlü yürek dokunsa
Dökülmeli tutam tutam, öbek öbek

Kendini dinlemeli insan
Benliğini tanımalı, iç içe olmalı
Yaşamalı hissiyatı yüreğinde
Doyasıya, ilelebet, özgürce

Kaçmamalı kendinden insan
Gitmeli üzerine, kırmalı çemberi
Beynindeki sorulara bulmalı karşılık
Yüreği yettiğince solumalı, sevgiyi, aşkı

Koşmalı aramalı sevgiyi ömrünce
Çıkmalı gönlünce sevdanın doruğuna
Pervasızca, ama yudum yudum
Ta ki sevmeyi, sevilmeyi hissetmeli ruhun.

WrAtBoY
02-11-2008, 05:59 PM
Gizli SevdaHani bir sevgilin vardı
Yedi sekiz sene önce,
Dün ona rasladım
Sevindi beni görünce.

Sokakta ayaküstü
Konuştuk ordan burdan.
Evlenmiş, çocukları olmuş
Bir kız, bir oğlan,

Seni sordu.
Hiç değişmedi, dedim.
Bildiğin gibi...
Anlıyordu.

Mesutmuş, kocasını seviyormuş.
Kendilerinmiş evleri...
Bir suçlu gibi ezik,
Sana selam söyledi.

WrAtBoY
02-11-2008, 05:59 PM
Gizli SevdaGecenin mehtabında gökyüzünde bir yıldız;
On dört yaşında dolaşıyor yapayalnız
Saçları zifiri karanlık , yüzüne çekmiş yaldız !
Gözleri cam yeşili, kaşlar lam- elif, kirpikler ......
Güneşin şavkı vurmuş yüzüne naz eder insafsız.
Asıl dudaklarındaki uçuk etkiliyor insanı
Çok alıngan,cehennem gibi merhametsiz
Kopsa fırtına,dolsa denizler tek kıvılcımına faydasız
Adına Hilal mi desem,Mehtap mı desem,yoksa Ayça mı ?
Dolunay desem bana küfreder düpedüz.

Belki,kırgın belki çok neşeli öyle.! süzüyor beni
Nasıl bir tutkudur ki, bağladı çözülmüyor teni
Okşaması boğar,öpmesi rüzgar gibi uğultulu
Ah bir sabah olsa da,ölmeden soraydım kim olduğunu
Adı Bedir mi, Yeniay mı yoksa yarımay mı,
Kamer dersem, bana yapıştırır mı od’ unu ?

Gizli sevdadır bu,sevdaların en saklısı
Onun için uyuyamam, uyanırım gece yarısı
Hiçbir şeye değişmem onunla yaşadığımızı.
Güneşin aynası mı ,yoksa dünyanın parçası mı ?
Bu yüzden hep gizli söyledik şarkımızı !

Bu sihirli bir aşktır, açıklanması yasak !
Gizli bir mutluluktur ki, ne kir bulaşır ne pasak
Asırlarca yaşasam, o beni sevmese de ben ona tutsak
Adına Hilal mi desem,Mehtap mı desem yoksa Ayça mı?
Benim için fark etmez yeter ki, Ay’ da bir buluşsak.

WrAtBoY
02-11-2008, 05:59 PM
Gizli SevdaÇok küçüldüm gülüm,
Beni çok küçülttüler,
Yaşarken çürüdüm gülüm,
Öylesine çürüttüler,
Yılanlar, çıyanlar, kötüler,
Neler, neler,
Yiyip bitirdiler beni gülüm,
İliğimi sömürdüler,
Dünyamı ters döndürdüler,
Bir zerre kaldım gülüm,
Yalnızca bir zerre gülüm, bir zerre...
Anamın rahmine düşüşüm kadar,
Hatta ondan bile küçük,
O, yaşamaya direnirdi, gülüm,
Ben ölmeye uğraşırım...
Bırak teni, canı gülüm,
Eritti kemiklerimi,
Adına gizli sevda demişler,
Dostlardan uzak olsun,
Değil dostlar,
Gelmesin düşman başına,
Gelmesin, gülüm...
Hiç fırsat bulamadım gülüm,
Geçen 47 yıl içinde,
Ne gönül dolusu sevildim,
Ne ağız dolusunca güldüm,
Bir sana bel bağladım da,
En ince yerinden kırdın,
İşte şimdi öldüm gülüm,
Ben şimdi öldüm...

WrAtBoY
02-11-2008, 06:00 PM
Göçyürümek ne kadar zor
insanlar bana çarpıyor
hayatın anlamı ne bilmiyorum
manasızca etrafıma saf bakışlar bırakıyorum
zor olsa da gidiyorum
bilmediğim uzak şehirlere
belki unutulmuş kayıp bir kente
gidiyorum serçe misali
göç vaktim geldide çoktan geçiyor
rotam çizilmiş yönü belli
göç vakti bu unutulmaz ki
kestiremiyorum göçün sonunda ne var
belki beni bekliyor kötü yoğrulmuş insan sureti
istemesen de düşüyorsun yağmur tanesi gibi denize
bocalıyorsun ama ne fayda sen de insansın
senin hemcinslerin bunu yapan,güle güle
orada yanan ne odun ne kömür
sadece yürek.......
sevgiyi ne iste ne sömür
onu ara severek.....

WrAtBoY
02-11-2008, 06:00 PM
GöçGöç oldu bir acıdan öbür acıya
oysa sağrısı kurumamıştı atımızın
daha dün sürüp gelmiştik buralara
bugün göründü yine yolların ucu

Devrildi kıl çadırlar seher vakti
usulca uyandırıldı çocuklar
ve kadınlar bohçası çözülmemiş
bir keder gibi gibi düştüler yola

Turnalar gitti biz gittik
bitmedi peşimizdeki nal sesleri
nerde konaklasak tedirgindik
kuruyordu ırmaklar ve göller

Bir yangın gibi taşıyıp durduk
kederi ve acıyı göğsümüzde
yer gök duman içindeydi sanki
genzimizi yakıyordu ayrılıklar

Zulüm bırakmadı peşimizi hiç
biz gittik o buldu izimizi
konar göçer olduk yedi iklimde
tanığımızdır dağlar taşlar

Yalnız bir öfke ışıltısı kaldı
gözlerimizin yorgun sularında
yaşamak bir inat oldu artık
yaşamak bir direnme oldu zulme

Ve işte devrildi yine kıl çadırlar
göç başladı bir acıdan bin acıya
Geride akşamın küllenen ateşi
ve susturulmuş çocuk sevinçleri kaldı

WrAtBoY
02-11-2008, 06:01 PM
KAHVE GÖZLÜM
'Bir acı kahvenin kırk yıl hatırı varsa
Senin kahvegözlerinin bin yıl hatırı var vefasızım'

Yolumuz buraya kadarmış be kahve gözlüm
Artık
Tersine akan bir nehir gibi
Yıkılmış bir şehir gibi
Suya yazılmış bir şiir gibi
Adımı unut
Yalnızlığın boşluğunda
*******in loşluğunda
Sensizliğin sonrasında
Bil ki
Beş para etmiyor umut
Etmiyor be kahve gözlüm

Yalan yanlış
Kırık dökük yaşadık biz bu aşkı
Erken emekli olduk biz bu sevdadan
Biliyorsun
Hep direkten döndü umutlarımız
Hep kendi kalemize attık gollerimizi
Ne acemi bahçıvanmışız meğer ikimiz
Açmadan soldurduk güllerimizi
Açmadan soldurduk be kahve gözlüm

Şimdi yüreğim mutsuzluğun hedef tahtası
Bir değirmen taşı gibi ezip geçtin yarınlarımı
Sokaklara sığmıyor bu dev yalnızlığım
Bu cumartesiler
Bir gün beni öldürecek biliyorum
Çığlık çığlığa şiirlerim yine de seni istiyor bana inat
Ama son kurşun yemiş bu sevdaya
Yetmiyor şımarık pişmanlıklar
Yetmiyor be kahve gözlüm

Bir isyan faslıdır şimdi bu suskunluğum
Hovardaca harcanan mevsimlere
Bu kaçışlara bu gelgitlere
Ömrümüze kesilmiş biletlere
İsyanımdır bu acı acı gülüşüm
Oysa
Kaç kez sildim seni haritamdan
Kaç kez mil çektim o kahvegözlere
Gel gör ki
Kendime bile geçmiyor artık sözüm
İşte bir kürek mahkumu
İşte bir yürek mahkumu
Kapında yine
Bitmedi bu kara sevda
Bitmiyor be kahve gözlüm.

WrAtBoY
02-11-2008, 06:01 PM
ADAM GİBİ

Ben seni hiç sevmedim ki
Yorgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim
Bir çiçeği sevmeni bir güle benzemeni sevdim
Bir de yıldızları sevdim
Eylül akşamlarında gelip gözlerinde durdular
Ben seni hiç sevmedim ki


Beni yola koyduğunda ayrılmayı sevdim
Kurşunları sevdim beni vurduğunda
Ağlamayı sevdim unuttuğunda
Yalnız olduğumu anladığım da
Ayakta kalmamı sevdim
Yıkılmamı sevdim seni her hatırladığımda
Ekmeği sever gibi sevdim sensizliği
Su gibi özledim temmuz güneşinde sesini
İkindide yağmur gibi
Geceleyin rüzgar gibi sevdim seni sevdiğimi
Ben seni hiç sevmedim ki

Kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim
Menekşeyle konuşmanı
Nisana hatırlatmanı
Baharın bir adının da yalnızlık olmadığını
Düştüğüm zaman kanayan yanlarımı
Ve tuhaflığımı üşüdüğüm zaman
Sakız satan çocukları
Yeni çıkan şarkıları
Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim
Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe
Ben yangını sevdim
Yandığım zaman böyle işte
Ben seni hiç sevmedim ki

Bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine
Bir gece bir şiir kibrit alevinde
Alemin ortasında kimsesizliğin sesinde
Buğusunda sabahın
Acımasızlığında bir ahın
Ağlayan yüzünde isanın
Ferahlatan gücüyle duanın
Korkutan yanıyla narın

İncirin zeytinin ve kalbin üstüne
Gülün üstüne
Tutunduğum umudun üstüne
Korkunun üstüne
Senin üstüne
Hepsinin üstüne
Ben seni hiç sevmedim ki

Gittiğin zaman
Gitmeni sevdim
Evreni sevdim geldiğin zaman
Kalmanı SEVMEDİM
Ürküyordum sana alışmaktan
YİNE DE sevdim gülümsemeyi
Mendilimi sallarken seni götüren trenin arkasından
Kırlara ilk kar düştüğü zaman
Ölümün ne güzel olduğunu sevdim
SENİ İÇİMDE ÖLDÜRDÜĞÜM ZAMAN

Her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim
Denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe
Ben yangını sevdim
Yandığım zaman böyle işte
Ben seni hiç sevmedim ki
Ben sevdim mi

WrAtBoY
02-11-2008, 06:01 PM
Baharda gelmedin yazda gelseydin
Ah benim hazanım eylül bakışlım
Nasıl sevdiğimi sen de bilseydin
Ah benim hazanım eylül bakışlım

Kaderimi baştan çizemez miydin
Bu kördüğümü sen çözemez miydin
Daha önceleri gelemez miydin
Ah benim hazanım eylül bakışlım

Kaç gece terk ettim kaç sabah koştum
Seninle doluydum sensiz bomboştum
Geç olsa da aşkı sende bulmuştum
Ah benim hazanım eylül bakışlım

Kalbim sarıl diyor aklımsa bırak
Gönlüm hep seninle ellerim uzak
Sen yolun başında ben de son durak
Ah benim hazanım eylül bakışlım.

WrAtBoY
02-11-2008, 06:01 PM
Dilimin ve kalemimin ucundasın,
Fakat kalbimin içinde,

Şu tükenen yıllara sor, *******e
Gündüzlere sor: kiminleyim ben?

Hiç sizin semtinizde vefa rüzgarı esmez mi?
Dağlara seslendim, onlar bile ses verdi de
Sen neden susuyorsun...

Sen ses ver de senin semtinden esecek vefa
ve aşk rüzgarlarına bağrımı açayım.
Ciğerlerime çekeyim...
'Beni ne yapacaksın' deme
'Benim yüzümden ne hale gelmişsin' de!

Yollarda ayak izlerini gördüm,
Bu izlere yüzlerimi sürdüm.
Evet, buralardan geçen sensin!..
Yollardan geçtiğin gibi benden de mi geçeceksin?..
Yollardaki izlerini başka izler bozar siler...
Fakat kalbimde bıraktığın izler ebedidir, bozulmaz, silinmez...

Seni düşüne düşüne düşüme giriyorsun
Onun için ben, gündüzlerden çok *******i sever oldum
Senin olmadığın yerde güneş yok bana
Ateş yok bana...Hayat yok bana...

Muhacir kuşlar sıcak iklimlere göçtüler
Demek ki göç zamanı benim kuşumsa
'Aşk' denilen kafeste çırpınıp durdu.

Seninle olduktan sonra her şey sıcaktır bana
Son bahar bile ilk bahar gibidir.
Bir baktın canımı yaktın
Bir daha bak ki , kül olayım, savrulayım...

Bu bayram da sensiz geçti.
Seninle her gün bayram bana
Sen olmayınca bayramdan ne haber?

İş bildiğin gibi değil, bilmediğin gibi...
Sen kendine bakma, bana bak;
Neler oluyor o zaman anlarsın

Öldüğüm zaman mezarıma gel
De ki ' bu adam benden neler çekti
Ey toprak, böyle bir dertliyi sen nasıl çekiyorsun...'
Osman Yüksel Serdengeçti

WrAtBoY
02-11-2008, 06:02 PM
Gitme!
Figan düşer denizlere sular çekilir
yağmur yağmaz vahalardan kirpiklerime
bir rüzgar hıçkırır tenhada, bir dal kırılır
boynunu büker sabah kervanları, kelebekler ölür.

Gitme!
Bir yıldız küser göğüne, içini çeker bir çocuk
şaşırır yönünü rüzgarlar
bütün pınarların suyu çekilir
solar nazlı çiçekleri kalbimin, üzülürüm.

Gitme!
Öksüz kalır içimdeki imge dağları
saçlarını öpen seher yeli, çoban yıldızı
bir daha turnalar geçmez, bülbüller ötmez
çiçekler açmaz bahçemde ah, gülüm!

Gitme!
Acılara mahkum olur yüreğim
ardında fırtınalar kalır, ayrılıklar, anılar, yanlızlıklar
boynu bükük aşklar, gözü yaşlı şarkılar
alışamam yokluğuna, yokluğun ölüm.

Gitme!
İçimdeki bütün vagonlar devrilir
bir kar yağar istasyonlara, üşürüm.

Gitme!
Kal, menevşeler açsın dağlarda
sevince dönüşsün gökyüzü
iki çığlık arasında bırakma beni ah gülüm
yokluğuna alışamam, yokluğun ölüm.

Gitme!
Bütün ormanlar ateşe verilir
kuşlar da gider, bu kent de
ölürüm.

*****
Gidiyorum buralardan yalınayak ve üzgün
önümdeki uçurumlara aldırmadan
varsın hayallerim kurduğum yerde kalsın
o gerçekleşmeyen hayallerim.
ardımda yaralı bir yürek
kederli bir ömür
ve yoksul anılar bırakarak
çekip gidiyorum sevdiğim
hoşçakal gönlümün nazlısı, bağrımın sızısı

duramam artık ey aşk, ey sevdiğim
hüzne ve kedere boğulduğum bu şehirde
bedenim buz gibi soğuk
yüreğim param parça keder
kış kadar soğuk ellerim
ardımda yoksul bir sevda
ve bana ait ne varsa
bırakıp gidiyorum sevdiğim
hoşça kal anımın yazısı, kaderimin küskünü

yüzümde kış, bakışlarımda kar
yorgun akan bir ırmak misali
kimsesiz sokaklara bırakıp yanlızlığımı
gidiyorum sevdiğim
hoşça kal *******imin yıldızı, karlı dağların yalnız kızı

bütün borçlarını ödedim bu sokakların, alacağımı aldım
geri dönmez bir mevsimdeyim artık, duramam ey aşk
bu şehre sığamam bu hüzünle
yoksa acılar üşütür beni
kar kavurur anılarımı
donar bakışlarım
üşürüm... üşürüm ey aşk

WrAtBoY
02-11-2008, 06:02 PM
922 Ağustos Ayı
Ve
Kadınlarımız
Ve
6 Ağustos Emri
Ve
Bir Âletle Bir İnsanın Hikâyesi


Ayın altında kağnılar gidiyordu.
Kağnılar gidiyordu Akşehir üstünden Afyon'a doğru.
Toprak öyle bitip tükenmez,
dağlar öyle uzakta,
sanki gidenler hiçbir zaman
hiçbir menzile erişmiyecekti.
Kağnılar yürüyordu yekpare meşeden tekerlekleriyle.
Ve onlar
ayın altında dönen ilk tekerlekti.
Ayın altında öküzler
başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi
ufacık, kısacıktılar,
ve pırıltılar vardı hasta, kırık boynuzlarında
ve ayakları altından akan
toprak,
toprak
ve topraktı.
Gece aydınlık ve sıcak
ve kağnılarda tahta yataklarında
koyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.
Ve kadınlar
birbirlerinden gizliyerek
bakıyorlardı ayın altında
geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.
Ve kadınlar,
bizim kadınlarımız :
korkunç ve mübarek elleri,
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yârimiz
ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve karasabana koşulan
ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız
şimdi ayın altında
kağnıların ve hartuçların peşinde
harman yerine kehribar başaklı sap çeker gibi
aynı yürek ferahlığı,
aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
Ve on beşlik şarapnelin çeliğinde
ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
Ve ayın altında kağnılar
yürüyordu Akşehir üstünden Afyon'a doğru.

«6 Ağustos emri» verilmiştir.
Birinci ve İkinci ordular, kıt'aları, kağnıları, süvari alaylarıyla
yer değiştiriyordu, yer değiştirecek.
98956 tüfek,
325 top,
5 tayyare,
2800 küsur mitralyöz,
2500 küsur kılıç
ve 186326 tane pırıl pırıl insan yüreği
ve bunun iki misli kulak, kol, ayak ve göz
kımıldanıyordu gecenin içinde.
Gecenin içinde toprak.
Gecenin içinde rüzgâr.
Hatıralara bağlı, hatıraların dışında,
gecenin içinde :
insanlar, âletler ve hayvanlar,
demirleri, tahtaları ve etleriyle birbirine sokulup,
korkunç
ve sessiz emniyetlerini
birbirlerine sokulmakta bulup,
kocaman, yorgun ayakları,
topraklı elleriyle yürüyorlardı.
Ve onların arasında
Birinci Ordu İkinci Nakliye Taburu'ndan
İstanbullu şoför Ahmet
ve onun kamyoneti vardı.
Bir acayip mahlûktu üç numrolu kamyonet :
İhtiyar,
cesur,
inatçı ve şirret.
Kırılıp dağlarda kalan sol arka makası yerine
şasinin altına, dingilin üzerine
budaklı bir gürgen kütüğü sarmış olmasına rağmen
ve kalb ağrılarıyla
ve on kilometrede bir
karanlığa yaslanıp durduğu halde
ve vantilâtöründe dört kanattan ikisi noksan iken
şahsının vekarlı kudretini resmen biliyordu :
«6 Ağustos emri»nde ondan ve arkadaşlarından
«... ihzar ve teşkil edilmiş bulunan
ve cem'an 300 ton kabiliyetinde kabul olunan
100 kadar serî otomobil...» diye bahsediliyordu.
İhzar ve teşkil olunanlar,
bu meyanda Ahmet'in kamyoneti,
insanların, âletlerin ve kağnıların yanından geçip
Afyon - Ahırdağları ve imtidadına doğru iniyorlardı.

Ahmet'in kafasında uzak bir şehir ve bir şarkı vardı.
Bu şarkı nihaventtir
ve beyaz tenteli sandalları,
siyah mavnaları,
güneşli karpuz kabuklarıyla
bir deniz kıyısındadır şehir.

Vantilâtörde adedi devir
düşüyor gibi.
Arkadaşlar ileri geçtiler.
Ay battı.
Manzara yıldızlardan ve dağlardan ibaret.

Sen Süleymaniyelisin oğlum Ahmet,
çınar dibinde iki mars bir oyunla yenip Bücür'ü,
kalk,
sıra servilerin önünden yürü,
çeşmeyi geç,
mektep bahçesi, medreseler,
orda, Harbiye Nezareti'nin arka duvarında
siyah çarşaflı bir kadın
çömelip yere
darı serper güvercinlere
ve papelciler
şemsiye üstünde papaz açarlar.

Motor mızıkçılık ediyor,
bizi dağ başlarında bırakacak meret.

Ne diyorduk oğlum Ahmet?
Dökmeciler sağda kalır,
derken, Uzunçarşı'ya saparken,
köşede, sol kolda seyyar kitapçı :
«Hikâyei Billûr Köşk»,
altı cilt «Tarihi Cevdet»
ve «Fenni Tabâhat».
Tabâhat, mutfaktan gelirmiş,
yani yemek pişirmek.
Hani, uskumru dolmasına da bayılırım pek.
Yaldızlı kuyruğundan tutup
bir salkım üzüm gibi yersin.
İlerde bir süvari kolu gidiyor,
saptılar sola.

Uzunçarşı'yı dikine inersin.
Sandalyacılar, tavla pulcuları, tesbihçiler.
Ve sen İstanbullu,
sen kendi ellerinin hünerine alışmış olduğundan
şaşarsın İstanbullulara :
ne kadar ince, ne çeşitli hünerleri var, dersin.
Rüstem Paşa Camii.
Urgancılar.
Urgancılarda yüz parça yelkenli gemiyi
ve hesapsız katır kervanlarını donatacak kadar
urgan, halat ve dökme tunçtan çıngıraklar satılır.
Zindankapı, Babacafer.
Uzakta Balıkpazarı.
Kuruyemişçiler.
Yemiş iskelesindeyiz :
sandalları, mavnaları,
güneşli karpuz kabuklarıyla
yüzüne hasret kaldığım deniz.

Sol arka lastik hava mı kaçırıyor ne?
İnip
baksam...

Yemiş iskelesinden dilenci vapuruna binip
Eyüp'te Niyet Kuyusu'na gittikti.
Elleri yumuk yumuk,
bacakları biraz çarpıktı ama,
yeşil zeytin tanesi gibi gözler.
Kaşları da hilâl gibi çekikti.
Tam Kasımpaşa'ya yaklaştık, beyaz başörtüsü...

Lastik hava kaçırıyor.
Derdine deva bulmazsak eğer...
Dur bakalım Babacafer...

Üç numrolu kamyonet durdu.
Karanlık.
Kriko.
Pompa.
Eller.
Küfreden ve küfrettiğine kızan elleri
lastikte ve ihtiyar tekerlekte dolaşırken
Ahmet hatırladı :
bir gece nüzüllü babaannesini
sedirden sedire taşırken
kadıncağız...

İç lastik boydan boya patladı.
Yedek?
Yok.
Dağlarda avaz avaz
imdat istemek?

Sen Süleymaniyelisin oğlum Ahmet,
sana tek başına verilmiştir üç numrolu kanyonet.
Hem, hani bir koyun varmış,
kendi bacağından asılan bir koyun.
Süleymaniyeli şoför Ahmet
soyun...

Soyundu.
Ceket, külot, pantol, don, gömlek ve kalpak
ve kırmızı kuşak,
Ahmet'i postallarının üstünde çırılçıplak
bırakarak
dış lastiğin içine girdiler,
şişirdiler.

Bu şarkı nihaventtir.
Deniz kıyısında bir şehir...
Beyaz başörtüsü...

Saatta elli yapıyoruz...
Dayan ömrümün törpüsü,
dayan da dağlar anadan doğma görsün şoför Ahmet'i,
dayan arslan...

Hiçbir zaman
böyle merhametli bir ümitle sevmedi
hiçbir insan

WrAtBoY
02-11-2008, 06:02 PM
Aşk'a Dair... /gözlerinde kayboldum bir gecevakti
Gece örterken siyah şalını
Usulca.
Gözlerinde esirim en sevdalı halimle.
Sana koştum yıldızlar boyu,
Seni sevdim en deli halimle...
Varlığın varlığıma armağan olsun.

Elde Var Hüzün

söyleşir
evvelce biz bu tenhalarda
ziyade gülüşürdük
pır pır yaldızlanırdı kanatları kahkaha kuşlarının
ne meseller söylerdi mercan köz nargileler
zamanlar değişti
ayrılık girdi araya
hicrana düştük bugün

ah nerde gençliğimiz
sahilde savruluşları başıboş dalgaların
yeri göğü çınlatan tumturaklı gazeller
elde var hüzün
o şehrâyin fakat çıkar mı akıldan
çarkıfeleklerin renk renk geceye dağılması
sırılsıklam âşık incesaz
kadehlerin mehtaba kaldırılması
adeta düğün
hayat zamanda iz bırakmaz
bir boşluğa düşersin bir boşluktan
birikip yeniden sıçramak için
elde var hüzün

Yüregime bir gül cizdim kanli yas ile
Yaktin beni küle döndüm dumana döndüm
Nasil edem nere gidem dertli bas ile
Bilemedim teli kirik kemana döndüm

Canim aldin can evimden vurdun ya sende
Küstüm sana faydasi yok geri dönsende
Sende vefasiz ciktin
Sende hayirsiz ciktin
Sende vijdansiz ciktin
Adin batsin adin batsin

Zaman ola devran döne sende cekesin
Yitiresin umudunu heder olasin
Aska düse kahrolasin candan bikasin
Ömrün boyu birkez olsun gülemeyesin

Senki beni rezil ettin yedi cihanda
Yalan oldum talan oldum
Senin sayende

WrAtBoY
02-11-2008, 06:02 PM
An Gelir

an gelir
paldır küldür yıkılır bulutlar
gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
o eski heyecan ölür
an gelir biter muhabbet
çalgılar susar heves kalmaz
şatârâbân ölür

şarabın gazabından kork
çünkü fena kırmızıdır
kan tutar / tutan ölür
sokaklar kuşatılmış
karakollar taranır
yağmurda bir militan ölür

an gelir
ömrünün hırsızıdır
her ölen pişman ölür
hep yanlış anlaşılmıştır
hayalleri yasaklanmış
an gelir şimşek yalar
masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
direkler çatırdar yalnızlıktan
sehpada pir sultan ölür

son umut kırılmıştır
kaf dağı'nın ardındaki
ne selam artık ne sabah
kimseler bilmez nerdeler
namlı masal sevdalıları
evvel zaman içinde
kalbur saman ölür
kubbelerde uğuldar bâkî
çeşmelerden akar sinan
an gelir
-lâ ilâhe illallah-
kanunî süleyman ölür

görünmez bir mezarlıktır zaman
şairler dolaşır saf saf
tenhalarında şiir söyleyerek
kim duysa / korkudan ölür
-tahrip gücü yüksek-
saatlı bir bombadır patlar
an gelir
attilâ ilhan ölür

WrAtBoY
02-11-2008, 06:02 PM
Sana karşı hep çevrimiçiydim
Ellere karşı mütemadiyen away
Boru değil dört saat dile kolay
Msnde oturum açmanı bekledim...


Sensiz alınan winkslerin tadı yok
Moodslar coşmuş, ucu bucağı yok
Senin nudgelerin sanki elektro şok
Tüm gece oturum açmanı bekledim...


Gece boyu bilgisayar başında pinekledim
Online badileri contact listime ekledim
Seviyo bu çocuk beni diye kendimi kekledim
Azim üzeri sabırla oturum açmanı bekledim !

WrAtBoY
02-11-2008, 06:03 PM
YUNUS EMRE'den

Aşkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dünü günü
Bana seni gerek seni

Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni

Aşkın aşıklar öldürür
Aşk denizine daldırır
Tecelli ile doldurur
Bana seni gerek seni

Aşkın şarabından içem
Mecnun olup dağa düşem
Sensin dünü gün endişem
Bana seni gerek seni

Sufilere sohbet gerek
Ahilere ahret gerek
Mecnunlara Leyla gerek
Bana seni gerek seni

Eğer beni öldüreler
Külüm göğe savuralar
Toprağım anda çağıra
Bana seni gerek seni

Cennet cennet dedikleri
Birkaç köşkle birkaç huri
İsteyene ver anları
Bana seni gerek seni

Yunus'dur benim adım
Gün geçtikçe artar odum
İki cihanda maksudum
Bana seni gerek seni



Dağlar ile taşlar ile
Çağırayım Mevlâm seni
Seherlerde kuşlar ile
Çağırayım Mevlâm seni

Sular dibinde mâhiyle
Sahralarda âhû ile
Abdal olup yâhû ile
Çağırayım Mevlâm seni

Gökyüzünde İsa ile
Tûr dağında Musa ile
Elindeki asa ile
Çağırayım Mevlâm seni

Derdi öküs Eyyûb ile
Gözü yaşlı Ya�kûb ile
Ol Muhammed mahbûb ile
Çağırayım Mevlâm seni

Bilmişim dünya halini
Terk ettim kiyl-ü kâlini
Baş açık ayak yalını
Çağırayım Mevlâm seni

Yûnus okur diller ile
Ol kumru bülbüller ile
Hakkı seven kullar ile
Çağırayım Mevlâm seni.



İşidin ey yârenler
Kıymetli nesnedir aşk
Değmelere bitinmez
Hürmetli nesnedir aşk

Dağa düşer kül eyler
Gönüllere yol eyler
Sultanları kul eyler
Hikmetli nesnedir aşk

Kime kim vurdu ok
Gussa ile kaygu yok
Feryad ile âhi çok
Firkatli nesnedir aşk

Denizleri kaynatır
Mevce gelir oynatır
Kayaları söyletir
Kuvvetli nesnedir aşk

Miskin Yunus neylesin
Derdin kime söylesin
Varsın dostu toylasın
Lezzetli nesnedir aşk



Hak cihana doludur
Kimseler Hakkı bilmez
Onu sen senden iste,
O senden ayrı olmaz

Dünyaya gelen geçer
Bir bir şerbetin içer
Bu bir köprüdür geçer
Cahiller onu bilmez

Gelin tanış olalım
İsin kolayın tutalım
Sevelim sevilelim
Dünya kimseye kalmaz

Yunus sözün anlar isen
Mani'sini dinler isen
Sana iyi dirlik gerek
Bunda kimseler kalmaz



Benim bunda kararım yok,
Bunda gitmeye geldim.
Bezirganım mataim çok,
Alana satmağa geldim.

Ben gelmedim da'vi için
Benim işim sevi için.
Dostun evi gönüllerdir,
Gönüller yapmağa geldim.

Dost esruğu deliliğim,
Aşıklar bilir neliğim,
Devşuruben ikiliğim,
Birliğe bitmeye geldim.

Yunus Emre aşık olmuş,
Ma'şuka derdinden olmuş.
Gerçek erin kapısında
Ömrüm harcamaya geldim.



Yalancı dünyaya konup göçenler
Ne söylerler ne bir haber verirler
Üzerinde türlü otlar bitenler
Ne söylerler ne bir haber verirler.

Kiminin başında biter ağaçlar
Kiminin başında sararır otlar
Kimi masum kimi güzel yiğitler
Ne söylerler ne bir haber verirler.

Toprağa gark olmus nazik tenleri
Söylemeden kalmış tatlı dilleri
Gelin duadan unutman bunları
Ne söylerler ne bir haber verirler.

Yunus der ki gör taktirin işleri
Dökülmüştür kirpikleri kaşları
Başları ucunda hece taşları
Ne söylerler ne bir haber verirler.



Sufiyim halk içinde tesbih elimden gitmez
Dilim ma'rifet söyler gönlüm hiç kabul etmez

Boynumda icazetim Riya ile taatim
Endişem ayrık yerde gözüm yolum gözetmez

Söylerim ma'rifeti saluslanırım kati
Miskinliğe dönmeye gönlümden kibir gitmez

Hoş dervişim sabrım yok dilimde inkarım çok
Kulağımdan gireni hergiz içim işitmez

Alem çıraktır sadir gönlüm bunu gözetir
Nideyim Hak korkusu hergiz içimden gitmez

Görenler elim öper tac'u hırkama bakar
Şöyle sanırlar beni zerrece günah etmez

Dışımda ibadetim sohbetim hoş taatim
İç pazarda gelince bin yıllık ayar etmez

Görenler sufi sanır selam verir utanır
Onca is koparaydiı eleriben güç yetmez

Dışım derviş içim bos dilim tatlı sözüm hoş
İlla ettiğim işi dinin değşiren etmez

Yunus eksikliğini Allah'ına arz eyle
Onun keremi çoktur sen ettiğin ol etmez.



Yarab bu ne derttir derman bulunmaz
Yar bu ne yaradır merhem bulunmaz
Benim garip gönlüm aşktan usanmaz
Varıp yare gider hiç geri dönmez

Aşık olan gönül aşktan usanmaz
Ahiret korkusun bir pula saymaz
Aşk pazarıdır bu canlar satılır
Satarsın bu canı hiç kimse almaz
dönüp de bakmaz

Dönüp sana öğüt verirler
Dünya malı ile gözün boyarlar
Aşk oldu deyi sala verirler
Ölen hayvan olur
Aşıklar ölmez...



Yar yüreğim yar, gör ki neler var,
Bu halk içinde bize gülen var.

Ko gülen gülsün, Hak bizim olsun,
Gaafil ne bilsin, Hakk'ı seven var.

Bu yol uzaktır menzili çoktur,
Geçidi yoktur derin sular var.

Girdik bu yola aşk ile bile,
Gurbetlik ile, bizi salan var.

Her kim merdane, gelsin meydane,
Kalmasın cana kimde hüner var.

Yunus sen bunda meydan isteme,
Meydan içinde merdaneler var.



Nazar eyle ıtırı,

Bazar eyle götürü,

Yaradılanı hoş gör,

Yaradandan ötürü.

WrAtBoY
02-11-2008, 06:03 PM
Sonsuzluk Kervanı, "peşinizde ben,
Üç ayakla seken köpeğim!"
Bastığınız taş taş öpeim;
Bir kırıntı yeter , kereminizden!
Sonsuzluk Kervanı , peşinizde ben ...



Gidiyor , gidiyor , nurdan heykeller...
Ufuk , önlerinde bayrak kulesi.
Bu gidenler , Altun Kol Silsilesi;
Ölçüden ahenkten daha güzeller.
Gidiyor , gidiyor ,nuradn heykeller...



Sonsuzluk Kervanı , istemem azat !
Köleniz olmakmış gerçek hürrüyet
Ölmezi bulmaksa biricik niyet;
Bastıgınız yerde ebedi hasat.
Sonsuzluk Kervanı ,istemem azat.

WrAtBoY
02-11-2008, 06:03 PM
SENİN ELİNDE

Karanlıklar içindeyim
Aydınlatmak senin elinde
İtip karatmakta
Kalbime taş duvarlar ördüm
Yıkmak senin elinde
Sıvayıp yükseltmekte
Ben seni sevdim
Sevmek senin elinde
Terk edip gitmekte

SEVME AMA GİTME

Seninle bir ana bir ömür biçtim
Dönüpte yüzüme bakmadın gülüm
Umrumda değil olsun dikenin
Dalında bir garip bülbülüm
Uyku yok artık gözlerimde sen ve karanlık
Yeter ki sen ol olmasın gündüzüm
Senden tek isteğim
Sevme ama gitme
ÖLÜRÜM...
SEVMEZSEN SEVME

SEVMEZSEN SEVME
KIRILMIŞ BİR HAYATIM VAR ELİMDE
SOKAKLARIM VAR BOŞ VE ISLAK
SOKAK LAMBALARININ IŞIĞINDA BİR AKŞAMIM
SEVMEZSEN SEVME
YANLIZLIĞA DOĞAN KARANLIĞIM VAR *******DE
GÖZLERİMDE YAŞLAR VAR
YILDIZLARIM VAR GÖKYÜZÜMDE
SEVMEZSEN SEVME
ELİMDE KALEMİM KAĞIDIM
YANGININDA KÜL OLMUŞ YÜREĞİM VAR
SEVDAM VAR ELİMDE
YIRTIK BİR RESMİN
SEVMEZSEN SEVME
SEVMEZSEN SEVME
AMA BİR GÜN SENDE SEV
SEVİLME...

ZOR

Sevmek güzel
Aşık olmak güzel
Dile dökülmeyen sevdayı çekmek zor
Hayalini kurup durursun
Görünce onu mutlu olursun
Görüpte elini tutamamak zor
Her gün yolunu beklersin
Uğrunda yanarsın kavrulursun
Yanıpta sönmemek zor
Islanırsın yağmurda bir başına
Anlarsın ki çırpınışın boşuna
Sevipte sevilmemek zor

Seni seviyorum demek isterdim

ÖLesiye bir duyguyLa,
Taparcasına diL dökmek,
Ve saçLarım ağarmadan söyLemek isterdim.
Seni sarmak isterdim...
SonsuzLukLa,
DeLicesine sevmek,
Bir sarhoş gibi adını sayıkLamak,
Ve bağırarak koLLarında öLmek isterdim...

WrAtBoY
02-11-2008, 06:03 PM
Beni aramaya çıkarsa düşlerin
Hüznün ruhuna çizdiği resimlerdeyim
Gamsız bir gecenin karanlığında değil
Yüreğinde kanayan kesimlerdeyim

Aklına düşerim hani olur da
Güzelliklerin görünmeyen yüzünde ara
Sevginin menfaate döndüğü yerde
Bir gönül yarasının izinde ara

Yıkılmış umutların enkazından geç
Öksüz bir çocuğun gözünde ara
Ağıtların tüttüğü evlere uğra
Bir ananın boş kalmış dizinde ara

Beni yıldızlarda arama boşa
Yüreğini yasa boğan sızılardayım
Dertlerinle bulursun beni başbaşa
Senin gibi karayazılardayım

Sahte sevgileri tanımaz kalbim
Beni seven gönüllerin ocağında ara
Menfaatle bakmasını bilmez gözlerim
Beni gerçek dostlukların kucağında ara

Mutluluğu anlatan şarkılarda değil
Yaralı yüreklerin ağıtlarında ara
Beni menfaat ve ihanetten uzakta
Yağacak sevgi bulutlarında ara

Öyle senden çok uzaklarda değilim
Görmesini bilen gözlerin bakışındayım
Belki sana senden daha yakın bir yerde
Çarpan kalbinin her atışındayım

Aklına düşerim hani olur da
Beni sığmadığın duyguların içinde ara
O kadar da kolay bulurum sanma
Beni benim seni görebileceğim biçimde ara. selçuk

WrAtBoY
02-11-2008, 06:04 PM
Sevemedi İstanbul İkimizi
seninle hiç istanbulda olamadık
göremedi istanbullu ikimizi
ne emirgânda bir semaver tüketebildik
ne aşîyanda hüzün
bir tepeden seyretmek için bu güzelim kenti
ne çamlıca kısmet oldu ne piyer loti
hiç bir vapur taşımadı bizi marmarada
bir güvertede seni
liseli aşıklar gibi dakikalarca öpemedim
ellerini avuçlarımda tutup ta içimi dökemedim
şöyle bir elimi atıp ta omzuna
kolun belimde
yürüyemedim seninle beyoğlunda
bir sinema ya da tiyatro koltuğunda
parmak uçlarıma değmedi dudakların
pasajda arjantinleri çekip
nevizadede bir iki tek atamadık
doyulmaz uykulara bir türlü yatamadık
seninle hiç istanbulda olamadık
duyamadı istanbul sesimizi
sahaflarda yorulup ta kitaplara bakmaktan
çınaraltında mola veremedik
karışıp çılgın kalabalığına kapalı çarşının
tadına varamadık bir öğlen rakısının
ya da sultanahmette bir müzeyi. gezip
dostlara uğrayamadık
gülhaneden uzanıp sarayburnuna
intiharı düşünemedik enine boyuna
ne lâleliden geçebildik sevgilim
ne kendimizden
bir çalgılı kumkapı meyhanesinde
ağlayamadım doyasıya sımsıcak göğsünde
eski istanbulda gezdiremedim seni
yemişte, asmaaltında
ne kaldırımlarımı gördün ne çayhanelerimi
ne çocukluğumu bildin ne gençliğimi
seninle hiç istanbulda olamadık
saramadı istanbul hiç bizi
çılgınlar gibi dolanamadık otobüslerle
trenlere binemedik
bırak bütününü bu koca kentin
sadece bir tek semtin
içinde bile olamadık
istanbul hiç doymadı bize bir tanem
biz de ona doyamadık

Vedat Didari

WrAtBoY
02-11-2008, 06:04 PM
Terk Edersen
Bir gün terk edip gidersen eğer
Döndüğünde sanma ki bulacaksın beni
Pişmanlık duyduğunda nedensiz terk edişinden
Dönüp geleceksin dizlerime kapanıp af dilemeye
Nerede olduğumu soracaksın tanıdıklarına
Adrese gerek yok diyecekler o mezarlıkta
Boş gelme kabrimi ziyaretime gelirsen eğer
Kırmızı karanfiller ser üstüme o bana yeter

WrAtBoY
02-11-2008, 06:04 PM
ASIK OLMADAN BIR DÜSÜN
Evinin seni içine sigdiramayacak kadar dar oldugunu
fark edeceksin...
Sokaga firlayacaksin...
Sokaklar da dar gelecek...
Tipki vücudunun yüregine dar geldigi gibi...
Ne denizin mavisi açacak içini, ne piril piril gökyüzü...
Kendini tasiyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da
kaybolacak kadar küçüleceksin...
Birileri sana bir seyler anlatacak durmadan...
"Önemli olan saglik." "Yasamak güzel." "Bos ver, her sey unutulur."
Sen hiçbirini duymayacaksin...
Göz yaslarindan etrafi göremez hale geleceksin...
Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az
sonra kollarinda ölmek isteyecek kadar çok seveceksin...
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin...
"Ölüme çare bulundu" ya da "Yarin kiyamet kopacakmis" deseler basini kaldirip Ne dedin?"
diye sormayacaksin...
Yalniz kalmak isteyeceksin...
Hem de kalabaliklarin arasinda kaybolmak...
ikisi de yetmeyecek...
Geçmiþi düþüneceksin...
Neredeyse dakika dakika...
Ama kötüleri atlayarak...
Onunla geçtigin yerlerden geçmek isteyeceksin...
Gittigin yerlere gitmek...
Bu sana hiç iyi gelmeyecek...
Ama bile bile yapacaksin...
Biri sana içindeki aciyi söküp atabilecegini
söylese,kaçacaksin...
Aslinda kurtulmak istedigin halde, o aciyi
yasamak için direneceksin...
Hayatinin geri kalanini onu düsünerek geçirmek isteyeceksin....
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin...
Herkesi ona benzetip...
Kimseyi onun yerine koyamayacaksin...
Hiçbir sey oyalamayacak seni...
Ilaçlara siginacaksin...
Birkaç saat kafani bulandiran ama asla onu unutturmayan.
Sadece bir müddet buzlu camin arkasindan seyrettiren...
Bütün sarkilar sizin için yazilmis gibi gelecek...
Bogazin dügümlenecek, dinleyemeyeceksin...
Uyumak zor, uyanmak kolay olacak...
Sabahi iple çekeceksin...
Bazen de "Hiç günes dogmasa" diyeceksin...
Ne ******* rahatlatacak seni ne gündüzler...
Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...
Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne
çikana sarilmak isteyeceksin Nafile...
Düsüncesi bile tahammül edilmez gelecek...
Rüyalar göreceksin, gerçek olmasini istedigin...
Her siçrayarak uyandiginda onun adini söyledigini
fark edeceksin...
Telefonun çalmasini bekleyeceksin...
Aramayacagini bile bile...
Her çaldiginda yüregin agzina gelecek...
Aglamakli konusacaksin arayanlarla...
Yüregin burkulacak...
Canin yanacak...
Bir daha sevmemeye yemin edeceksin...
Hayata dair hiçbir sey yapmak gelmeyecek içinden...
Onun sesini bir kez daha duymak için yanip tutusacaksin...
Defalarca aradigi günlerin kiymetini bilmedigin için nefretedeceksin...
Yasadigin sehri terk etmek isteyeceksin...
Onunla hiçbir aninin olmadigi bir yerlere gidip yerlesmek...
Ama bir umut...
Onunla bir gün bir yerde karsilasma umudu...
Bu umut Seni gitmekten alikoyacak...
Gel gitler içinde yasayacaksin...
Buna yasamak denirse...
****
Razi misin bütün bunlara...?
Hazir misin sonunda ölüp ölüp dirilmeye...?
O halde asik olabilirsin...
CAN YÜCEL

WrAtBoY
02-11-2008, 06:04 PM
Kaciyorsun
Kacacaksin daha da
Kactigindan seni kurtaramayan uzakliklara

Peki guvenme kimseye
Aldanislarinin intikamini al ozlemlerinden

Haydi oksuz birak yuregindekileri
Aldanislarinin koluna gir
Bir kez de sen kendine ihanet et
Buyut yalnizligini durmaksizin
Yasami bitir umutlarinda
Umut kalmasin yarina bakislarinda
Aldanislarinin hancerini sapla umutlarina

Kendinden kendini kanat durmadan
Kaciyorsun
Kacacaksin daha da
Kactigini daha da buyuten uzakliklara

Belki de yok sayacaksin seni kemiren
Yok eden bu kacislari
Yureginin derinlikleri daha dolmadi ne de olsa
At at durmadan derinliklere korkularini
Dipsiz kuyu san sen ruhunu
Tek bir haykirisina bakar
Kocaman cigin ruhundan yuregine yuvarlanmasi

Kendinden buyuteceksin kendi kacislarini
Kac bakalim
Kacmakla asla kurtulamayacagin kacislarindan....

WrAtBoY
02-11-2008, 06:04 PM
Anladım diyemem ki! Suçluyum
Belki ben anlatamadım sana kendimi
Tutuştum, yandım da yokluğunda her gece
Yine gözyaşlarımla söndürdüm kalbimi
Her gün her dakika seni özlerdim
Bitmezdi kederim senin yanında bile
Susardım, gözlerime baktığın zaman
Mermer bir heykelin çaresizliğiyle
Oysa neler düşünürdüm sen yokken
Sana kavuşunca neler söylemek isterdim
Dakikalar bir ışık hızıyla geçerdi
Ayrılık başlayınca ben biterdim
En kötüsü beni koyup gitmendi
O öyle bir yalnızlıktı anlatılmaz
Hep yarım kalmış heyecanlar hazlar içinde
Biterdi bir kış, geçerdi bir yaz
Ve nice yıllar kovalardı birbirini
Gözlerimde gitgide büyürdü mesafeler
Bütün teselliler uzaklarda kalırdı
Bütün çiçekleriyle solardı bahçeler
Ne olurdu saadetlerin en büyüğü
İşte ellerimde al, diyebilseydim
Anlardın, ve hiç gitmezdin, değil mi
Bir gün duyduğum gibi kal diyebilseydim.

WrAtBoY
02-11-2008, 06:05 PM
HER ŞEY SENDE GİZLİ
yerin seni çektiği kadar ağırsın
kanatların çırpındığı kadar hafif..
kalbinin attığı kadar canlısın
gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
nefret ettiklerin kadar kötü..
ne renk olursa olsun kaşın gözün
karşındakinin gördüğüdür rengin..
yaşadıklarını kar sayma;
yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan
yaşa,
sevdiğin kadardır ömrün..
gülebildiğin kadar mutlusun
üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
sakın bitti sanma her şeyi,sevdiğin kadar
sevileceksin.
güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
bir gün yalan söyleyeceksen eğer
bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. işte budur
hayat!
işte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
çiçek sulandığı kadar güzeldir
kuşlar ötebildiği kadar sevimli
bebek ağladığı kadar bebektir
ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
SEVDİĞİN
KADAR
SEVİLİRSİN...
CAN YÜCEL

WrAtBoY
02-11-2008, 06:05 PM
BEKLENEN


Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.


Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?


NECİP FAZIL KISAKÜREK

WrAtBoY
02-11-2008, 06:05 PM
Dinle sevdiğim. Bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı çirkin ve soğuk. Er geç içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda, acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları yeminler boş, bomboş bir tesellidir inandığımız.
Perde kapanıyor, Film bitiyor işte;
O, Hiç bitmeyecek sandığımız.
Görüyorsun konuşacak bir şeyimiz kalmadı artık.
Sadece, sadece bakışlarımızda hüzün.
İşte ayrılık bu. O hiç beklemediğimiz.
İkiz kardeşi ölümün.


Gidiyorum.
Bir daha görüşemeyeceğiz.
Bu son buluşmamızdır senle.
Yeni bir hayata başlayacaksın artık.
Onunla o yeni sevgilinle.

Gidiyorum, gidiyorum.

Artık o öpecek ellerini, kulağına aşkı o fısıldayacak.
İçinde bir pişmanlıktan başka ne yazık ne yazık benden eser kalmayacak.
Sigaranı söndür artık kalkabiliriz.
On adım sonra yollarımız ayrılmalı.
Sakın, hayır sakın ağlama Ve hiç bir şey söyleme bana
Çünkü, çünkü insan ayrılırken bile büyük olmalı.
Gidiyorum, evet gidiyorum.
Bir daha hiç görüşemeyeceğiz. Bu son buluşmamızdır seninle.
Yeni bir hayata başlayacaksın artık.
Onunla, o yeni sevgilinle.

GİDİORUM BÜTÜN AŞKLAR YÜREĞİMDE.
GİDİYORUM KOKUN HALA ÜZERİMDE.
SANA KORKULAR BIRAKTIM BİR DE YENİ BAŞLANGIÇLAR
BİR KENDİM BİR BEN GİDİYORUM...

WrAtBoY
02-11-2008, 06:05 PM
Baktığımda gözlerinin içine
Ki bakmaya cesaret edemezdim
Yüreğimdeki buzullar erirdi
her bakışımda
bir damla deniz süzülürdü gözlerimden
sen görmezdin

tuttuğumda elini
ki tutmaya cesaret edemezdim
kırılmaz kayalar erirdi
her tutuşumda
depremler olurdu yüreğimde
dağlar göçerdi
sen görmezdin

duyduğumda sesini
ki içim erirdi her tınısında
bebek seslerinden senfoni olurdu
ben koca adam uslu bir kedi
dayanamazdı güzelliğine kulaklarım
zarları yırtılırdı
sen görmezdin

ellerin üşürdü ağlardım
sen görmezdin
sesini duyamazdım ağlardım
sen görmezdin
seni göremezdim ağlardım
sen görmezdin
seni kıskanırdım tanrıdan bile ağlardım
sen görmezdin
ve ağlanacak halime gülerdim yanında hep
sen görürdün, gülerdin, ağlardım
kendimi avutur, haddimi sorgulardım
sen görürdün, gülerdin, ağlardım

Ben hiçbir aşkıma kavuşamadım ki
Sana kavuşayım
Bilmedim ki sevincini aşkın
Acısından başka...
Kendimden başka bir şeye
gülemedim ki doyasıya,
onun için ağlarım böyle hıçkırasıya...

hayat seni alıp götürürken
inci sahilleri olan limanlara
Sensizliğin acısı ömrümden
Bilmem kaç yıl götürür
Ve bilmem kaç yıl götürür
Gözlerinin hayali beni
Ellerinin sıcaklığı
Teninin kokusu
Kim bilir dayanamaz
Belki yüreğim hasretine
Oracıkta kuytu bir yerde
Habersizce duruverir
Dilim son sözünde
seni ve tanrıyı mırıldanır...
ama sen görmezsin, sen duymazsın...
ağlamazsın hiç belki de gülersin...

WrAtBoY
02-11-2008, 06:05 PM
Kırlangıç sürülerinin kanatlarından sana yükseliyorum
Dağ eteklerinin yeşillerine seriliyor uyur uyanık ruhum
Uçarı bulutların uçuk mavilerine bilerek aldanıyorum
Seni hiç gelmemiş, gitmemiş, yaşamamış, ölmemiş sayıyorum

Gölgemin gölgesinde, ölümün dizi dibine yatırdığım başım
Arsız yüzsüz sabahlara binlerce kez umarsız uyanışım
Teyel ipliği ile hayata ucundan tutturulmuş biçare yarım!
Avuçlarımızdaydı suç!
Tutunamadığım, tutunamadığındım

Kapı önleri... yorgun eşikler...
Ayak izlerin... aldanıyorum...

Anılar hayal perdede renkli bir çıngırak,
Avunuyor muyum?!
Bana bir kez yakıştı sevmek, aşkları bilerek ıskalıyorum
Nicedir düşlerimin ağaçlarından yağlı urganlar sarkıtıyorum

WrAtBoY
02-11-2008, 06:05 PM
Bu Bendeki Bir Dert Ki Anlatamam Kimseye
Kulak Verip De Beni Dinlermisin Kardelen
Sardı Tüm Benliğimi Mecalim Yok Gülmeye
Sen De Benimle Ağlayıp İnler Misin Kardelen

Mis Gibi Sıla Kokan Eş Dost Mektuplarında
Taze Güller Yeşerir Eski Anılarında
Hatıralarla Dolu Gurbet Akşamlarında
Hasret Denen Türküyü Söyler Misin Kardelen

Bütün Duygularını Bir Deftere Yazmanın
Dertlerini Duymayan Duvarlara Anlatmanın
İçinde Ne Varsa Hep İçine Atmanın
Ne Demek Olduğunu Bilir Misin Kardelen

Dostu Oldum Kaç Defa Sabahsız *******in
Defterimde Yeri Yok Anlamsız Hecelerin
Çözemedim Bir Türlü Bu Zor Bilmecelerin
Cevabını Sen Bana Çözer Misin Kardelen

Ne Kadar Tattırsa Da Ayrılık Acısını
Unutamazsın Yine Onun Hatırasını
Bir Kenara Bırakıp Acısını Tatlısını
Hepsini Bir Kalemde Siler Misin Kardelen

Anlat Sen De İçini, Dök Dışına Ne Varsa
Hiç Düşünme Kalbimi, Bırak Yansın Yanarsa
Bu Derdi Sen Benimle Paylaşırmısın Yoksa
Bakıp Bakıp Halime Güler Misin Kardelen

Bilirim Ben Yerini Sormam Sana Nerdesin
Senin Yurdun Dağlarda Sen Hep Yüksektesin
Nasıl Gelsem Yanına Her Zaman Göklerdesin
Eğilip De Elimden Tutar Mısın Kardelen

Ah Gurbet Sen İcimde Dinmeyen Bir Sancısın
Bazen İyisin Ama Çogu Zaman Acısın
Ey Kardelen Sen Bana Neden Çok Yabancısın
Çaldım İşte Kapını Açar Mısın Kardelen

Senin De Gözlerin Yaş Ağlamışsın Besbelli
Yoksa Sen De Benim Gibi Naçar Mısın Kardelen
Bu Topraktan Çıkıp Ta Karları Delmişsin Ya
Mevsimin Gelmeyince Açar Mısın Kardelen

Derdimi De Dinledin Sana Ağır Gelirse
Yine Toprak Altina Kaçarmısın Kardelen
Ya Ölüm Günü Gelip Alırlarsa Ruhumu
Benimle Gökyüzüne Uçar Mısın Kardelen

WrAtBoY
02-11-2008, 06:06 PM
Ben aşkı matematike benzetiyorum,
Aşk da dört işlem görüyorum,
Seni düşündükçe yüreğim çarpıyor,
Uykularım bölünüyor *******i,
Çıkaramıyorum gözümden hayalini,
Toplayamıyorum bir türlü kendimi,
Yani sensin iki kere iki....

Ben aşkı tarihe benzetiyorum,
Savaşlar veriyorum senin için,
Antlaşmalar yapıyorum kendimce,
Elçiler yolluyorum saraylarına,
Beyazıt oluyorum sonra,
Düşüyorum zindanlara,
Ve içiyorum aşkın zehrini...

Ben aşkı kimyaya benzetiyorum,
Kovalent bağlar kuruyorum aramızda,
Elektronlarını sayıyorum aşkımızın,
İletken mi ? yalıtkan mı ?
Soruyorum kendi kendime,
Bu aşk fiziksel mi ? Kimyasal mı ?...

Ben aşkı biyolojiye benzetiyorum,
Genlerini arıyorum sevdanın,
Genetik şifresini çözmeye çalışıyorum aşkımın,
Öylesine işlemişsin ki içerime,
İnanmazsan bak hücrelerime,
Yalandır Endoplazmikretikulum;
Ben sadece...
SENİ Seven bir KULUM.....

WrAtBoY
02-11-2008, 06:06 PM
Beni Özle...

Gözünün alabildiğine bak.
Güneşin suya battığı yerde
Beni düşün ufacık bir tebessümle,
Beni sev...
Kendinle ve tüm kalbinle.
Beni her zaman eski bir sevgili
Eski bir dost olarak biL.
Beni asLa UNUTMA!
Şu tozpembe hayatında,
Denizin bittiği yerde
İkimizi yanyana yürürken
Beni ufukta,
Kendini ise benim yanımda,
Ama çok uzaklarda...
Denizin mavisinde,
Güneşin sarısında,
Ve hayatının baharında,
Beni özLe...

WrAtBoY
02-11-2008, 06:07 PM
Belki
kısa bir hikayeyiz,
sadece mürekkebimiz kurumamış

belki
varız,
o zaman tüm yalanlamalar yalan.

belki
yokuz,
ama o zaman niye bu bocalamalar?

belki
toprağız
güneş bekleyen

belki
güneşiz
bekleyemeyen

belki
yanlış sorularız
cevapsız

belki
cevabız
soru işaretleri yalnızca aksesuvar

belki
biz zoruz
her şey başından beri o kadar kolay

belki de
"biz" değiliz
benim
tüm
bu
yalanları
söyleyen

belli ki
belki...
...............
................
Vardır Bir Hayır...!!!

WrAtBoY
02-11-2008, 06:07 PM
BEN SENDEN ÖNCE ÖLMEK İSTERİM

Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi, beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin...
Fedakârlığımı anlıyorsun :
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orda beraber yaşarız
külümün içinde külün,
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
Ben
daha ölümü düşünmüyorum.
Ben daha bir çocuk doğuracağım.
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bu günlerde?
İçimden bir şey :
belki diyor.

WrAtBoY
02-11-2008, 06:07 PM
ZiGon SehPa

Bu gün ordaydim.
Ayni yerde, ayni evde.
Ayni kapidan girdim içeri.
Tesadüf bu ya ayni anahtar kalmis bende.
Sandalyede yelegini unutmussun,
Masada kahkahani,
Mutfakta bardagini.
Salon da durusunu unutmussun.
Sonra yan oda da hiçkirigini,
Koridorda gözyaslarini.
Kapida çarpip çikisini unutmussun.
Bir çiçegin zehri düsmüs zigon sehpaya.
Bir rujunun rengi düsmüs oval aynaya.
O kavgadan arta kalan kirik bir vazoyla.
Ikimizin kalbi düsmüs tozlu balkona.
Duvardaki resminde gülüsün kalmis.
Son içtigin fincanda dudak izlerin.
Portmantonun yaninda gidisin kalmis.
Kapida biraktigin ayak izleri.
Yastiginin üstünde saçini buldum.
Posta kutusunda mektuplarini.
En son dinledigin sarkini buldum.
O hicazda kalmis göz yaslarini.
Yazan böyle yazmis demek sarkiyi.
Nasil anlam buldu sen olmayinca
Neyleyim köskü, neyleyim sarayi.
Içinde salinan yar olmayinca.

WrAtBoY
02-11-2008, 06:07 PM
Tek yapabildiğim şeyin teselli etmek olduğunu sanardım
Onu da beceremediğimi bu akşam senin yanında anladım

Sen ne kadar gözyaşı akıttıysan dışarıya, o güzel gözlerinden
Ben de onun kadarını içime akıttım sana göstermeden, gizliden

Ne kadar çok istedim sana sarılıp seninle beraber ağlamayı
Ama yine cesaret bulamadım, ne kadar da istesem bunu yapmayı

Gözyaşlarını silmek istedim, elimi sana değdirmeye korkuyordum
Uzanıp öpmek istedim yaralarını ama yapamadım, yapamıyordum

Doldum, çok doldum gözyaşı ile, ağlamak istiyorum, doyana kadar
Dökmek istiyorum içimi sana, öğrenmeni istiyorum içimde neler yatar

Sil gözyaşlarını meleğim, dinsin bu yağmur, yeterince ıslandık
Ağlama artık, ben ağlayayım, acının paylaştıkça bittiğine inandık

Ben sana dışarıdan bir zarar gelmesin, canın acımasın isterken
Sen, benim savunmaya çalıştığım şehrimi, seni, yıkıyordun içeriden

Ne olur zarar verme, hayatımı yaşadığım şehrime o güzel ellerinle
Dayanamam aldığı yaraları görmeye, ulaşmaya çalışırken kalbine

WrAtBoY
02-11-2008, 06:07 PM
Bu son buluşmamız
Bu son görüşmemiz
Kimbilir bir daha karşılaşmayız
Belki de bir daha görüşemeyiz
Ayrılmalıyız, ayrılmalıyız
Bir gülü sevdim
Bir seni sevdim
Bir mevsimlikmiş senle aşkımız
Gel gitme desem, kal etme desem
Hiç faydası yok ayrılmalıyız
Senin gözlerin yaşlı
Benim yüreğim yaslı
Bu aşkta bir umut kalmadı yazık
Seni bir başkası bekliyor artık
Ayrılmalıyız, ayrılmalıyız

WrAtBoY
02-11-2008, 06:07 PM
Mavi Gözlü Dev, Minnacık Kadın ve Hanımelleri


O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
bahçesinde ebruli
hanımeli
açan bir ev.

Bir dev gibi seviyordu dev.
Ve elleri öyle büyük işler için
hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını,
çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruli
hanımeli
açan evin.

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Mini minnacıktı kadın.
Rahata acıktı kadın
yoruldu devin büyük yolunda.
Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
girdi zengin bir cücenin kolunda
bahçesinde ebruli
hanımeli
açan eve.

Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
bahçesinde ebruli
hanımeli
açan ev..

WrAtBoY
02-11-2008, 06:08 PM
DINLE RÜZGAR

Dokunma!
Dokunma kalbime ey rüzgar,
Çok yara aldi inan, çok hirpalandi.
Ilk önce;
Sevilmedigi bir kalbi sevdi,
Sonra seven bir kalp geldi
Ama
O hala sevilmedigi kalbin pesindeydi.
Mevsimlerce bu ikilem arasinda geldi gitti.
Nihayet;
Bugün bütün kalpleri atti kalbinden!
Tam kanat açmisken özledigi özgürlügüne,
Birde sen dokunma rüzgar,
birak uçsun özgürlügüne...

WrAtBoY
02-11-2008, 06:08 PM
gÖzlerİne Bakip Kalirken
HİÇ BİrŞey DÜŞÜnmeyİŞİmİ
Benİ Alip GÖtÜren Hayalİnİ
YÜreĞİmde BaŞka Kİmseye
Yer Birakmayan Sevgİnİ
Sevdİm YeryÜzÜne SiĞmadim
Senİ GÖkyÜzÜne SiĞdiramadim
SensİzlİĞİmİ Kİmseyle PaylaŞmadim
HİÇ Bir Şarki Anlatmadi
HİÇ Bir Şİİr Yazmadi
Ben Senİ CÜmlelere SiĞdiramadim
HİÇ Aklimdan Çikmadin
Sankİ Hep Yanimdaydin
DÜŞÜnmedİmsenleyken Yarinimi
DÜŞÜnmedİm HİÇ Sonunu
Sen Bİtmesİnİ İstemedİĞİm
Bİr Hİkaye Gİbİydİn
Unuttum MutluluĞun Adini
Ama Sİlemedİm Kalbİme Yazdiklarini
Bİr Sen Vardin Bİrde Adin
Hayalİn Zaten HİÇ Aklimdan Çikmadi

WrAtBoY
02-11-2008, 06:08 PM
Güzelliğin için değil, çünkü ben seni hiç görmedim...
Ellermi tutmanı değil, çünkü ben sana hiç dokunmadım...
Gözlerine bakmayı değil, çünkü ben onlara hiç dalmadım...
Ben senin beni sevmeni sevdim...
Yüreğinde bana yer vermeni sevdim
Benimle konuşurken, sesini nefesini sevdim
Ağladığımda uzaktan tesellilerini sevdim
Benim seni sevmemi sevdim...
Sessizlikte kalp atışlarını sevdim
Damarlarımda kan yerine dolaşmanı sevdim
Düşlerde benim olmanı, senin olmamı sevdim...
Gönülden sana bağlandığımı sevdim
Gündüz ışığım, Gece karanlığım olmanı sevdim
Alınyazım, Kaderim, Herşeyim olmanı sevdim
Gözyaşım, Kederim, Hüznüm olmanı sevdim
Tebessümlerimin, Gülmelerimin, Mutluluğumun sebebi olmanı sevdim
Söylediğin sözleri değil,
Onları bana söylemeni sevdim....
Ben başlıbaşına seni SEN olduğun için sevdim...
Benliğini, Duygularını, Hislerini sevdim
Ve...
Bu tarifsizliği, sevgime kelime bulamadığımı sevdim...
SENİ SEVDİM

WrAtBoY
02-11-2008, 06:08 PM
Ben Ölürsem Aksamüstü Ölürüm

Ben ölürsem aksamüstü ölürüm
Sehre simsiyah bir kar yagar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarimin arasindan
Gecenin geldigini görürüm
Ben ölürsem aksamüstü ölürüm
Çocuklar sinemaya gider
Yüzümü bir çiçege gömüp
Aglamak gibi isterim
Derinden bir tren geçer
Ben ölürsem aksamüstü ölürüm
Alip basimi gitmek isterim
Bir aksam bir kente girerim
Kayisi agaçlari arasindan
Gidip denize bakarim
Bir tiyatro seyrederim
Ben ölürsem aksamüstü ölürüm
Uzaktan bir bulut geçer
Karanlik bir çocukluk bulutu
Gerçeküstücü bir ressam
Dünyayi degistirmeye baslar
Kus sesleri, haykirislar
Denizin ve kirlarin
Rengi birbirine karisir
Sana bir siir getiririm
Sözler rüyamdan fiskirir
Dünya bölümlere ayrilir
Birinde bir pazar sabahi
Birinde bir gökyüzü
Birinde sararmis yapraklar
Birinde bir adam
Her seye yeniden baslar

WrAtBoY
02-11-2008, 06:09 PM
Sus pus olmuş, puslu bir İstanbul'muydu yüzün, yoksa
çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne
Dolmabahçe da çay tadında....
Divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında,
tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu.
Ben rehnedilmiş yelkovan gibi... hani akrep'i seven ama
yüreği takvim yokuşlarında...

Sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı,
sesinin sesimde yankılanmasının... sanki perdedekine
üzülmüş ya da sevinmişsin de tesadüfen akmış yüzün
içime... Yalan! Sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim
seyir defterimde.. ve ben amerikanca bir filmi kürtçe
seyrediyorum...

Kadın Beyoğlu'nun bir kış akşamında,
üstündeki deri montun sahibine küs, soğukluğundan
muzdarip yürüyordu... Adam da... Yürümek hiçbir şeyi
çözmüyordu, bazı Aralık akşamlarında... Parmağında
yaralı bir öyküyü taşıyordu adam... Kadının yüzünde
bir hüzün... Hüzünlü aralık akşamında bir yüzük...
Yüzüğün yüzünde dünya güzeli bir kadının kehaneti...
... Soğuğun ve karanlığın vehameti!

Hayatı, bir başkasının pantolonu gibi, küçültülmüş,
daraltılmış... İlk sahibinin o pantalonla yaşadığı şeyler,
yani pantalonu pantalon yapan anılar, bazı ilkbahar
bereleri yüzünden yapılan yamalar, ter tüketen
yazlar... Hepsi daraltılmış... Yaşananlara bir beden
büyük geliyor artık hayat!

Bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylaşıma aşık
olmak içinse erken... Beni sevda yerimden vurdu yine
zaman... Şimdi sana söylenecek tek cümle:

Bende sana yetecek kadar ben kalmadı...

Bir dağ tepesinde dalga geçerken yalnızlığımla.
Kırmızı,mor ve pembe bulutlar boyamışken göğü kızıla.

Ve rüzgar bir şarkı tutturmuşken bilmediğim bir makamda.

Kara dut gözlü,bakır kızılı saçlı bir kız uzandı yanıma.

xxx

Kıskandı dost bildiğim bulutlar,rüzgar ve dalgalar.

Kısrak başlı hırçın dalgalar,sırt döven demir misali parçalarken kendini kayalarda

Kara gözlü kız sıcak bir bugse kondurdu yanağıma.

Bir sıcaklık kapladı içimi,bir huzur ve bir his,hiç bilmediğim.

xxx

Dagınık saçlarını tararken rüzgarla,yüreğimde bir orkestra kuruldu ve baskın bir lir sesi,bir aşk şarkısı eski yunan'dan.

Sophokles'in bir tragedya'sı çıplak anadolu dağlarından.

Yanık bir pan sesi hiç bir şeyin farkında olmayan garip çobandan.

Taçlandırmak istedim o güzelim başı tanrının henüz yaratmadığı çiçeklerle.

Elimde sepet gökten yıldız topladım,takmak için saçının her teline.

xxx

Homeros'a sipariş verdim ölümsüzleştirsin diye bu aşkı,dil bulup yazamadı.

Yontmak için o güzelim bedeni,phydias anadolu'nun tüm beyaz mermerlerini begenmedi.

Ploto varlık diye inlerken bir türlü varsayamadı böyle bir aşkı.

Saflığında bu sevginin Nısche'nin ahlakı bile ahlaksız kaldı.

xxx

Beyaz bir harmani örterken o güzelim vucudunun kıvrımlarını,içim köpürdü kıskançlıkla.

Nadide bir keman dı sanki o beden,yay olup çalmak,

Kemençe de gerdege girip telde sevişmek,tokmak olup davul da tepişip halay çekmek,

Bir bag bozumu şöleninde aşkı yıllandırıp köhne fıçılarda,doyasıya içmek istedim.

xxx

Güller Diyarı'nın gül'ü, karagül'dü,bilmediğim bir ülkeden,belki hayaldi,belki gerçek.

Yada bir ozanın sazının tellerine takılı garip bir türkü.

Ve bir hediye,çölde su,kurumuş dere yatağına düşen damla vede hayat.

Yaşadığım geç kalmış bir sevdaydı vede bir masal,koşsamda peşinden tutamayacağım.

WrAtBoY
02-11-2008, 06:09 PM
Bırakın gözyaşlarım karışsın denizlere,
Bırakın Kulaklarımda çınlasın o şen sesi,
Bırakın uzak diyarlara ulaşsın sesim,
Bırakında dalsın gözlerim ufuklara,
Bırakın yaşasın bedenimde bütün hayallerim,
Bırakın dağlarda yankılansın kalbimin sevgile atan sesi,
Bırakın haykırayım var gücümle dünyaya
Seni Nasıl ve Ne kadar çok Sevdiğimi...

Sense Şimdi dinle beni, Sadece sana söylüyorum
Seni Çok Seviyorum

WrAtBoY
02-11-2008, 06:09 PM
TEK KELIMEYLE SUPER!!!
ILGINC AMA COK DOGRUU ..
" Türkiye'yi Güldüren Adam" ünlü komedyen Cem Yılmaz'ın İstiklal
Marşı'ndan esinlenerek yazdığı bir şiir, şu sıralarda elden ele
dolaşıyor. Cem Yılmaz, bu şiirinde Türkiye'nin sorunlarını da ele alarak
ülkemiz gerçekleri hakkında inanılmaz tespitler yapmış! Elime
geçmiş olan bu şiiri izin verirseniz sizlerle paylaşmak isterim.
İşte
Cem Yılmaz'ın Türkiye'nin durumuna mizahi, ve bir o kadar da
entelektüel bakış açısıyla yazmış olduğu şiir:


İSTİKBAL MARŞI
Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak!
Dönmeyip Amerika'da, arlanmaksızın yaşayacak!.
O benim milletimin hırsızıdır, yurdu soyacak, Hortumladıkları
benimdir, milletimindir ancak!

Çalma, kurban olayım hepsini ey hırslı çakal!
Gariban halkıma da bir pul bırakacak kadar al!
Olmaz sana götürdüğün paralar sonra helal, Hakkını vermezsen burdaki
ortaklarının behemehal!

Ben ezelden beri aç yaşadım, aç yaşarım!
Hangi hükümet beni kurtaracakmış,>şaşarım!
Kurumuş musluk gibiyim, ne akar ne taşarım!
Yırtsam da bir tarafımı, hiç görülmez
başarım!

Mali krizler, yoluna örmüşse çelikten bir duvar, Benim .ceğiz,
.cağız diyen bir hükümetim var!
Bağırsın korkma, nasıl işimize burnunu sokar?
"Avrupa Birliği" denen tek dişi kalmış canavar!

Arkadaş, Meclis'e namusuyla çalışanları uğratma sakın!
İşe aldıracakların, olsun hep sana yakın!
Gelecektir, cezanı vereceği günler Hakkın, Kim bilir belki yarın,
belki yarından da yakın!

Yaktığın yerleri "orman" diyerek geçme, tanı!
Çalışanı işten at, doldur kadroya yatanı!
Gözleri açık yatır seni kurtaran atanı, Satılmadik o kaldı, durma
satıver şu vatanı!

Sermaye mutlu olsun, olsa da çevre feda!
Semizletin Apo'yu, mezarında dönsün Şüheda!
Uydurma kanunlarla Meclis'ten getirin
seda!
On bin Yıllık tarihe, yurdum ederken veda!

Cümlenizin bu yurdu yok etmek mi emeli?
Yediginiz herzelere başka ne demeli!
Oyuverin altını iyice sallansın temeli, Yurdumun ki, sonunda
vatandaş kükremeli!

O zaman durur belki gözümden akan yaşım, O zaman doğrulur belim,
yukarı kalkar başım, O zaman
boşa gitmez yıllar süren uğraşım!
HESABINI VERİP TE ,GİTTİĞİNİZ GÜN KARDAŞIM,
Dalgalanın dolar gibi sizde şimdi ey suçlular!
Olsun artık soyguncuya vurulacak bir yular, Ebediyen, öyle yok
hesapsız bir iktidar!
Hakkıdır "garip yaşamış vatandaş"ın da gülmek, Hakkıdır ezilmiş
milletimin, aydınlık bir İstikbal!

WrAtBoY
02-11-2008, 06:09 PM
Dağlarda Kar Olsaydım

Şu dağlarda kar olsaydım
Bir asi rüzgar olsaydım
Arar bulur muydun beni
Sahipsiz mezar olsaydım

Şu yangında har olsaydım
Ağlatıp bizar olsaydım
Belki yaslanırdın bana
Mah****a duvar olsaydım

Şu bozkırda han olsaydım
Yıkık perişan olsaydım
Yine severmiydin beni
Simsiyah duman olsaydım

Şu yarada kan olsaydım
Dökülüp ziyan olsaydım
Bu dünyada yerim yokmuş
Keşke bir yalan olsaydım

WrAtBoY
02-11-2008, 06:10 PM
AŞK İKİ KİŞİLİKTİR

Değişir rüzgârın yönü
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar;
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır
******* boyu sevişmelerden;
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar;
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiç bir kelebek
Tek başına yaşayamaz sevdasını,
Severken hiçbir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

WrAtBoY
02-11-2008, 06:10 PM
Bir Mevsimin Acı Gerçekleri


""Bir tek dileğim var mutlu ol yeter� sözünün
bir kamyon yükü
anlam taşıdığı günlerdi

Kaldırımlar toz ve kağıt topakları
Ankara�nın
Ankara�nın sonbahar yaprakları
ayvalar sarı
hüzünler olgun
yaz yorgunu gövdeler serili betonlarda

Ben yanımda çok acıklı
epey yol üstü sözler getirmiştim.
�Sanki terk edilmiş bir viraneyim
her yanım dağılmış yıkılmışım ben�

Okul önlük mevsimi
ve kaplanması kitapların
cumhuriyet gazetesiyle
bir ön beslenme çantası kompleksi
malum şu otlu peynir meselesi

Saçlarını süt mısırı örgü yapmış
bir al yüz koca göz görüyorum.
Sanki o tehlikeli yolun başındayım
Aşk�a geliyorum!
ama yanıma hep
köy zılgıtlı sözler almışım
arabesk kalıyorum
her kent soylu aşkın karşısında
�Bir kulunu çok sevdim� diyorum
�O beni hiç sevmiyor� diyorum
�Kalbimi ona verdim
artık geri vermiyor� diyorum.

WrAtBoY
02-11-2008, 06:10 PM
Ceviz Ağacı...
Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,
ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda,
budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.
Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.
Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril,
koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil.
Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var.
Yüz bin elle dokunurum sana, İstanbul'a.
Yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım.
Yüz bin gözle seyrederim seni, İstanbul'u.
Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

WrAtBoY
02-11-2008, 06:10 PM
Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel,
Bizim dergahımız, umitsizlik dergahı değildir,
Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...


Ben yaşadıkça Kur'an'ın bendesiyim
Ben Hz.Muhammed'in ayağının tozuyum
Biri benden bundan başkasını naklederse


Ondan da bizarım, o sözden de bizarım, şikayetçiyim...

Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız
Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir...
Güneş olmak ve altın ışıklar halinde
Ummanlara ve çöllere saçılmak isterdim
Gece esen ve suçsuzların ahına karışan
Yüz rüzgarı olmak isterdim....

Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap...

Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz
Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeyiz biz...

Hayatı sen aldıktan sonra ölmek, şeker gibi tatlı şeydir
Seninle olduktan sonra ölüm, tatlı candan daha tatlıdır...
Biz güzeliz, sen de güzelleş, beze kendini


Ben yaşadıkça Kur'an'ın bendesiyim
Ben Hz.Muhammed'in ayağının tozuyum
Biri benden bundan başkasını naklederse


Ondan da bizarım, o sözden de bizarım, şikayetçiyim...

Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız
Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir...
Güneş olmak ve altın ışıklar halinde
Ummanlara ve çöllere saçılmak isterdim
Gece esen ve suçsuzların ahına karışan
Yüz rüzgarı olmak isterdim....

Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap...

Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz
Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeyiz biz...

Hayatı sen aldıktan sonra ölmek, şeker gibi tatlı şeydir
Seninle olduktan sonra ölüm, tatlı candan daha tatlıdır...
Biz güzeliz, sen de güzelleş, beze kendini

WrAtBoY
02-11-2008, 06:11 PM
BunaLım Akiyor ELLerimden , Ardindan Yere DamLiyor Bak...
Aynaya Bakiyorum , Aynadaki Adam ŞöyLe Diyor Bana...
'Seni Tanımıyorum' Bende Onu Tanımıyorum...
Odama Dönüyorum , Ayni Tanımadıgım Adam , Kirmizi GözLeri...
GözLerinde Şarapmı , Kanmi Diyorum?...
Sen Cevabı BiLiyorsun , Hangisi Daha TatLi ? Diyor...
Sonra Yüzüğünün KenariyLa İLe BiLeginin Bir Kısmını Kesiyor..
Agzima Dayiyor Kana , Kana İçiyorum...
Ardindan Derin Bir Uyku , Kimsenin Görmediği Görmeyecegi Kadar Derin...
KabusLar SaLdırınca Uyanıyorum , ELLerime Bakıyorum...
O Adamın ELLeri Gibi YasLi , BiLegime Bakıyorum Kanıyor...
KLozete Kosup Kusuyorum , Kim BiLir Kacıncı Kez...
BunaLım DamLiyor GözLerimden Bak...!
AnLasilmaz Bir Yanım OLdugunu Hissediyorum , ÖLdürmeye HevesLi...
Ruhum Bedenime Sıgmıyor...
Acı Cekmek İstiyorum , AcıLara Tutunmak İstiyorum....
Şehveti, Arzuyu , DamarLarımda Hissedyorum....
Hic OLmadıgı Kadar ALisiyorum , KaranLiga YaLnızLıga...
Kendi Yatagımda Huzur İçinde ÖLmek İstemiyorum , ÖLümüm Bir Sebep Bir Deger Ugruna OLmaLı...
Kafam BinLerce Soru İşaretiyLe DoLu...
Sanki OnLar Birer Kurtcukta Beynimi KemiriyorLar...
İnsanLarı Düsünüyorum , Herkes Ne Düsünüyor , Ne Yapmak istiyor BunLar..
Kacı Yaşamanın , AnLamını Maksatını BiLiyor....
Kaci Hayatın Sevmenin , SeviLmenin , Ölümsüz OLan Aşkın Degerini BiLiyor..?
Kaci ÖLümü Düsünerek Yasıyor , Her Anını SevmekLe DegerLendirmek İstiyor...
Bence Bu Aci FazLa Gercek...
İnsanLarı , Hayatı AnLayamıyorum , AnLamaya KaLktıgımdada Yine Beynim KemiriLmeye BasLiyor...
Bazen Hic Birşeyin AnLami OLmadıgını Düsünüyorum...
Bazende Bir Okadar Derin Ve AnLamLi Oldugunu Sanıyorum...
Bazen İnsanLara Hic Guvenemiyorum...
Bazende İnsanLara AptaLLık Derecesinde İnanıp Guveniyorum...
Bir Muzik CaLıyor...Sanki RuhumLa DinLiyorum..
Evanescence - My ImmortaL...
You Used To Captivate Me By Your WampireS ResonatinG Light....
Now I´m Bound By The , Life You Left Behind...
Mideme Bir Sancı SapLanıyor..UsuL Bir Titreme GeLiyor Bedenime..İrkiLiyorum..
Masamda Yanan Mum Isıgı Titriyor...
Yeniden Uykuya DaLmak İstemiyorum...
Gözüm Saate İLişiyor...Saat 2;32...
MezarLiktan ULuma SesLeri GeLiyor , Korkutucu DeğiL Sanki BirseyLer AnLatıLmak İsteniyor..
TeLefonumu ALiyorum ELime, Bu Saatte Ben Gibi Bi DeLi Daha Varmıdır Diye Düsünüyorum...
Sanki Zaman Gecmek BiLmiyor , Sanki Zaman Durdu...
Bu Kacıncı KaranLik Ve YaLnız Gece...
Bu Kacıncı İçimden GeLenLeri KaraLamam...
Kacıncı Atese Atısım...
Kimse , BiLmez YaLnızLıgımı , Kimse BiLmez YasadıkLarımı , Kimse BiLmez Beni...
Sigaramın Dumanında , Her Nefes Cekisimde Bir Hüzün BuLutu Doguyor Odama...
Seni Düsünüyorum...
Seni Düsünüyorum...
KaranLıktan Sonra Yine Seni BuLup , Sana SariLacagım...
Orada Yine Seni Görmek İstiyorum...
Keske Gece Seni GörebiLdiğim Yerde TutabiLseydim...
Bu Gercek DeğiL Ama Sadece Bize Ait...
Ruhumun Diger Tarafta Olduguna İnanmaya BasLadım....
Kirik OLan ParcaLarım Var...
Tekrar BirLeştirmek İçin FazLa Keskin...
Önemsemek İçin FazLa Kücük....
Eger Ona Dokunmak ÇaLısıram...
Ozaman İçim Kanıyor...
Kanıyorum...
Nefes ALip Ruhumun Kiyisindan Cıkmak İstiyorum...
Kendim Ve Ruhum Arasındaki Farki BiLiyorum...
Merak Etmekten Kendimi ALamiyorum....
Hangimizi Seviyorsun...?
ÖLüLer Ve Yasam Arasındaki Tek Şey Sevgidir...
BinLerce YıL Uyumus Gibiyim...
Bir Düsünce , Bir Ses , Bir Ruh , Ve Seb OLmadan...
Burada ÖLmeme İzin Verme...
Daha FazLası OLmaLı...
Beni Hayata Döndürecek Biri OLmaLı..............
İsmimi Haykırıp KaranLiktan Kurtar Beni....
Bir YaLanı Yasıyorum İçimde Hicbirsey OLmadan...
3´cü Biramin Bittiğini Fark Ediyorum...
Neyden Mahrum KaLdıgımı Şimdi AnLiyorum....
Bir VarLik OLsun İstiyorum , Dogustan Kusursuz...
Hic Bir Zaman Var OLmadı OLmayacakta...
VarLikLari KusuruyLa SevmeLiyiz...
Yeterince Uzun Yazdıgımı Düsünmüyorum...
İçimde Nedensiz Bir Yazma Tutkusu Var...
Düsünmeye Devam Ediyorum...
HaLa Beni Burda Tutan Bisey BuLamıyorum...
DinLediğim Sarkiyi BeLki 20 ci Defa Basa ALısım...
SaatLerdir Kendi İçimde Yatıyorum...
Kabustan Kacmak İçin Kendi Dünyamı Kurmus Gibiyim...
Bu Yeterince Gercekmi Benim İçin...
Aciyi Yok Etmek İsteyenLer , Sanki Daha FazLa Acı GetiriyorLar..
Ruhum KurtuLus İçin AgLamak İstiyor...
Gördüğüm Herseyde YanLıs BiseyLer Var...
Yoksa YanLıs OLan Senmisin , WampireS...
Kimsenin AnLamadıgı SözLer SöyLemekten Bıktım Artık...
Bunca Yazdıgım Sey , KaLemin Ruhundanmı GeLdi Benimmi..? BiLmiyorum...
Bir Cok Gece , YaLnız Basıma İken AgLadım...
Gun İşidi...
KötüLükLeri GizLeyen KaranLik Yerini Gün Isıgına Bıraktı...
Son Biram , Son Sigaram...
BeLki Son DizeLerim...
BeLki Bir Baska Zaman Son Noktası KonuLabiLecek Bir Siir...
ELveda KaranLiga....
ELveda Sana...
....

WrAtBoY
02-11-2008, 06:11 PM
Hayel DÜŞÜncelerİ

Aglarken GÜlÜyorum Sankİ Bu GÜnlerde
DÜŞÜndÜkce Aklima O Gelİyor Her Yerde
Hayalİmde,ruyamda,bÜtÜn GÖz YaŞlarimda
Esen Yele KariŞan BÜtÜn Ümİtlerİmde

İstemeyen Bu DÜŞÜ,atacagim İÇİmden
O Kİ Her Şeyden Belkİde Sevgİmden
Daha Da Kiymetlİ Benİ YaŞatan Candan
İstemİyorum UzaklaŞacagim Bu DÜŞÜnceden

Benllİgİmİ Mahup Edİp Bİr TÜrlÜ Kiramiyor
Gercek Olmayan DÜŞlerİm Halkasini
Asla Yenİk DÜŞmeyecegİm Kiracagim
Hayal DÜŞÜncelerİ Pirangasini

WrAtBoY
02-11-2008, 06:11 PM
******* uzun ve karanlık
Gökyüzünde parıldar
Solar gün geçtikçe
Benim ağlayan meleğim

Uçurumlar derin ve umutsuz
Her gün kendini o derinliğe bırakmak ister
Ağlayan meleğim, ölüm ister
Birden zaten yaşamadığını anlar

Uçsuz bucaksız gökyüzü gibi
Kanatları vardır
Ama uçamaz
Her uçamadığında bir parçası kopup gider sanki..
Ağlar durur benim meleğim

Kaderini haykırmak ister
Umutsuzluğuyla tüm yıldızları parçalamayı
Gücü yetmez, kalakalır yerinde
Hıçkırıkları titretir yıldızları

Güneşi kucaklamak ister
Ayla konuşmak ister
Sonsuz huzur kavuşmak ister
Benim şanssız meleğim
Ağlar durur
Gözyaşları yüreğime akar.

WrAtBoY
02-11-2008, 06:11 PM
Aslımı Sorarsan

Aslımı sorarsan Avşar soyundan
Ayrı düştüm aşiretten beyimden
Pınarbaşı'ndan da beş yüz evinen
Çıkıp da cana kıyanlardanım

Çekerim çileyi böyl'olsun bugün
Alırım mı sandın şol Kozan Dağın
Biz bir kurt idik de Bozoklu köyün
Ürkütüp sürüsün yiyenlerdenim

Dadaloğlum der de böyle olmazdım
Gördüğüm günlerin birini görmezdim
Kavga kızışınca geri durmazdım
Meydanda kardaşa kıyanlardanım

WrAtBoY
02-11-2008, 06:11 PM
Anladım...............



Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.

Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,

Kendi yolumu çizdiğimde anladım.

Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..

Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..

Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış,



Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım...

Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,

Neden hiç ağlamadığını anladım..

Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,Gözyaşımı
kahkaya çevirdiğinde anladım..

Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği
acıtabilirmiş,

Çok acıttığında anladım..

Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla
gözyaşını,Gözyaşlarıyla
birlikte sevinçler terkettiğinde anladım..

Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,

Yüreğini elime koyduğunda anladım..

'Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,Sana ''git''
dediğimde anladım..

Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,

Git dediklerinde gittiğimde anladım..

Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp
bana sımsıkı sarıldığında anladım...

Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman
olmak,

Gerçekten pişman olduğumda anladım..

Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,

Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,

Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün


affedilmeyi,Beni afetmeni ölürcesine istediğimde anladım..

Sevgi emekmiş,

Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar

sevmekmiş...

WrAtBoY
02-11-2008, 06:11 PM
BEYAZ BİR GEMİDİR ÖLÜM

sen bu şiiri okurken
ben belki başka bir şehirde olurum

kötü geçen bir güzü
ve umutsuz bir aşkı anlatan

rüzgarla savrulan
kâğıt parçalarına
yazılmış

dağıtılmamış
bildiriler gibi

uzun bir yolculuğa hazırlanan
yalnız bir yolculuğa.

çünkü beyaz bir gemidir ölüm.

siyah denizlerin hep
çağırdığı
batık bir gemi
sönmüş yıldızlar gibidir

yitik adreslere benzer
ölüm
yanık otlar gibi.

sen bu şiiri okurken
ben belki başka bir şehirde ölürüm.

WrAtBoY
02-11-2008, 06:12 PM
Neler Oluyor Bize

İster sev ister sevme ama dön artık,
Uyanır uyanmaz düşüncemdesin,
Islak ekmek attığın kuşlar, alıştılar eve,
Onlarla beraber penceremdesin,
Ah be bitanem, nerelerdesin.
Neler oluyor bize, yine neler oluyor gülüm,
Neler oluyor sana, bana neler oluyor.
Gittiğin günden beri, yüzüm hiç gülmedi,
Doğum günümde bile, iyiki doğudun demedin,
Ayrıntılara takılmak istemem ama elimde değil,
Şimdi kim bilir kimlerdesin, ah be bitanem nerelerdesin,
Nazlı bebeğim ne alemdesin.
Neler oluyor bize, yine neler oluyor gülüm
Neler oluyor sana, bana neler oluyor

WrAtBoY
02-11-2008, 06:12 PM
aslında hayatla aramda
alıp veremediğim hiçbirşey yoktu
alıp verdiğim soluklar hariç...!
bir ömür boyu bırakmadım,
zirveyi;
bahtsızlar listesinde.
mutlu olmak istedim olamadım
sevgili olmak istedim olamadım
bir evim olsa bari dedim ,o da olmadı
bırak bütün bunları
hayat boyu söyle mutluluktan
birkez bile gözlerim dolmadı

WrAtBoY
02-11-2008, 06:12 PM
KAHROLASI YÜREĞİM!

Senin neyine idi, be kahrolası yüreğim!
Dağlarla boy ölçüşmek sevdaların adına,
Sana mı kalmıştı nehirlerle yarışmak?
Bir nebze aydınlık için karanlıklarla boğuşmak.

Senin neyine idi, be kahrolası yüreğim!
Alın yazını silmeye yoldaş aramak...
Her güzeli adam sanıp elini uzatmak,
Sana mı kalmıştı dünyanın dikenlerini budamak.

Senin neyine idi, be kahrolası yüreğim!
Bu ***** düzenin kalleşlerine kafa tutmak,
Eğrileri doğruların arasında çıkartmaya çalışmak!
Sana mı kalmıştı sevmeyi beceremeyenlere öğretmek.

Senin neyine idi, be kahrolası yüreğim!
Yüzüne her gülene güvenip sırtını dönmek,
Sana mı kalmıştı el yerine dizlerini dövmek!
Bak da gör bundan sonra nasılmış yaşarken ölmek

WrAtBoY
02-11-2008, 06:12 PM
BEN SANA MECBURUM
ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum

ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski İstanbul mudur
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben saam mecburum sen yoksun

Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir akşam üstü ansızın yorulur
tutsak ustura ağzında yaşamaktan
kimi zaman ellerini kırar tutkusu
bir kaç hayat çıkarır tutkusu
bir kaç hayat çıkarır yaşamasından
hangi kapıyı çalsa kimi zaman
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

fatih'te yoksul bir gramafon çalıyor
eski zamanlardan bir cuma çalıyor
durup köşe başında deliksiz dinlesem
sana kullanılmamış bir gök getirsem
haftalar ellerimde ufalıyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun

WrAtBoY
02-11-2008, 06:12 PM
SEN SOYLEMEDEN DE BILIYORUM
Seziyorum ki kacacaksin..Yalvaramam kosamamAma sesini birak bende Biliyorum ki kopacaksinTutamam saclarindanAma kokunu birak bende Anliyorum ki ayrilacaksinCok yikkinim yikilamamAma rengini birak bende Duyumsuyorum ki yiteceksinEn buyuk acim olacakAma isini birak bende Ayrimsiyorum ki unutacaksinAci kursun bir okyanusAma tadini birak bende Nasil olsa gideceksinHakkim yok durdurmayaAMA KENDINI BIRAK BENDE

YOKLUGUNDAKI SEN
Yine yalniz degilim her zamanki gibiBu Uzakdogu gecesinde yoklugunlayim,Aramizda yirmibesbin kilometreSen kistasin ben yazdayimSen bir yarisinda dünyaninBen öte yarisindayimYine de birakmiyor ellerimi yoklugunDaha da bir gönlümcesinVarligindan bin kat güzelO yalimsal çiplakligin yalaz yalazVe en gizlerden konusurken ellerinIçimden gelmiyor mektup yazmak demedenSevisiyoruz yirmibesbin kilometreden

WrAtBoY
02-11-2008, 06:13 PM
ALNIZ BİR OPERA

Ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda

Yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim

Oysa bilmediğin birşey vardı sevgilim

Ben sende bütün aşklarımı temize çektim

İmrendiğin, öfkelendiğin

Kızdığın, ya da kıskandığın diyelim

Yani yaşamışlık sandığın

Geçmişim

Dile dökülmeyenin tenhalığında

Kaçırılan bakışlarda

Gündeliğin başıboş ayrıntılarında

Zaman zaman geri tepip duruyordu.
Ve elbet üzerinde durulmuyordu.



Çürüyüp ceset olursam
Eriyip çamur olursam
Kuruyup toprak olursam
Sen o gün gelir misin?

Dağında Ferhat olursam
Çölünde Mecnun olursam
Kapında köle olursam
Sen o gün gelir misin?

Yağmurunda damla olursam
Denizinde dalga olursam
Gölünde balık olursam
Sen o gün gelir misin?



Kışın sıcağın olursam
Yazın soğuğun olursam
Baharda çiçeğin olursam
Sen o gün gelir misin?

Ölüp de sala olursam
Hatırında gül olursam
Gözünde yaş olursam
Sen o gün gelir misin?

WrAtBoY
02-11-2008, 06:13 PM
Merdiven

Agir, agir çikacaksin bu merdivenlerden,
Eteklerinde günes rengi bir yigin yaprak,
Ve bir zaman bakacaksin semaya aglayarak...

Sular sarardi... yüzün perde perde solmakta,
Kizil havalari seyret ki aksam olmakta...

Egilmis arza, kanar, muttasil kanar güller;
Durur alev gibi dallarda kanli bülbüller,
Sular mi yandi? Neden tunca benziyor mermer?

Bu bir lisan-i hafidir ki ruha dolmakta,
Kizil havalari seyret ki aksam olmakta

WrAtBoY
02-11-2008, 06:13 PM
Allah Kahretsin
çalınmış şiirlerim gibisin
isyanlarım bitmedi hala...

Bu böyle sürüp gitmeyecek biliyorum
Bir sabah bir dilencinin avuçlarına bırakacağım kalbimi
Kim ne derse desin
Tahammülüm kalmadı artık
Bıktım seni sensiz yaşamaktan
Nasılsa döneceğin yok senin
Çıldıracağım bu gidişle
Allah kahretsin!...
Dünya ateşler içinde
Savaşlar almış başını gidiyor
Afrika'da insanlar açlıktan ölüyor
Bense bu gidişle sensizlikten öleceğim
Umurunda mı senin?
Allah kahretsin!...
Hangi masaya otursam
Senin sevdiğin içkiyi koyuyorlar önüme
Vazomda senin sevdiğin çiçekler
Ve dudaklarımda hep senin sevdiğin şarkılar
Senin doğum günlerini kutluyorum senden habersiz
Ve her sabah dualar ediyorum mutluluğun için
Ne yapsam, ne etsem, nereye gitsem
Ecel gibi peşimdesin
Allah kahretsin!...
İşte böyle bir sevda benimkisi
Bu zamanda, bu devirde
Haklısın adam olacağım yok benim
En güzeli artık son vermek bu hayata
En korkunç uçurumlardan bırakmak kendimi
Ya da en yüksek tepelerden
En uçsuz bucaksız denizlere bırakmak bedenimi
Ama içimde sen varsın
Ya sana birşey olursa
Allah kahretsin!...

WrAtBoY
02-11-2008, 06:13 PM
Vatandan uzakta sanmayın beni
Türkiyem içimde,ayrı değilim
Gurbetçi diyerek, anmayın beni
Türkiyem içimde, ayrı değilim

Ay-yıldız göğsümde, şanım, gururum
İmanım kalbimde, parlayan nur’um
Vatanım ben sana kurban olurum
Türkiyem içimde, ayrı değilim

Vatan sevgisini, bildim imanla
Her karış toprağı, yoğrulmuş kanla
Türkiye devleti, kurulmuş şanla
Türkiyem içimde, ayrı değilim

Atamın, babamın, anamın yeri
Ruhumdur, nur’umdur, gözümün feri
Et kemik misali, daha ileri
Türkiyem içimde, ayrı değilim

Bal der senden başka, yoktur vatanım
Senin hasretinle, matem tutanım
Türkiyem bendendir, ben de ondanım
Türkiyem içimde, ayrı değilim

WrAtBoY
02-11-2008, 06:13 PM
Seviyorsanız eger;
Geç kalmayın sakın aşkınızı söylemeye.
Telgraf çekin,telefon edin,mektup yazın....
Uçaklara,trenlere tüm taşıtlara binin.........
Koşun,arayın,bulun,haber gönderin,birine anlatın....
Duvara yazın,agaçlara kazıyın.......
Yani deneyin bütün olanakları...
Hiç olmazsa;iki yaprak,
Samanlı kagıda yazın........
Ama sakın geç kalmayın!
AŞKINIZI SÖYLEMEYE.........
SEVGİNİN ANLAMINI BÜTÜN BEDENİNDE HİSSEDERK SÖYLE
HANİ KALBİNİN SESİ DUYULACAK KADAR ATAR YA
HANİ ELLERİN TERLER YA
HANİ BÜTÜN BEDENİN TİTRER YA
HANİ KARNINA AĞRILAR GİRER YA
HANİ KELİMELER AĞZINA DOLANIR YA

İŞTE """SENİ SEVİYORUM""" DEMEK BÖYLE BİRŞEY...........

WrAtBoY
02-11-2008, 06:15 PM
Gölge

Ben oyuncuyum
Eski 'Yunan'dan beri
Şimdi adım değişti biraz
Serseri

Sizi güldürmek ödevim
Zaman zaman ağlatmak
Eğer isterseniz
Takla atmak

Acılarım yok
Size sattım
Perde kapanmasa görecektiniz
Az daha ağlayacaktım

Rüyam alkışlarınızla dolu
Küçük görmenizle günüm
Söylesem anlar mısınız
Çok üzgünüm

Beğendiğiniz zaman
Sevincim sonsuz
Evinize dönünce
Beni unutursunuz

Ben palyaçoyum Kıralım
Hamlet'im
Ben sizinle başladım
Sizinle varım

Ben söyleyemediklerinizim
Düşündükleriniz
Desem inanmayacaksınız
Ben gölgenizim

WrAtBoY
02-11-2008, 06:15 PM
Kavruk

Öyle uzak ki susuşun
Isıtmıyor saydam sokakların cumbalarından sarkan
Acılı sonbaharı

Hangi boşluğu dolduruyor çığlık çığlığa
Bir karabasan uçurumunda yüzünün duru giziyle çizilen hüzün

Bastırılmış korkuların alanları doldurduğu
Uzun sürmüş karanlıklarda çoğalan
Çocuksu gözlerdeki ışık

Yalnızlığın saçlarından derin kuyulara
Göz yaşları gibi dolan umutsuzluk
Ve kavruk bir gül çoğalıyor

WrAtBoY
02-11-2008, 06:15 PM
MASKESİZ YÜZ BULAMADIM

Kalp gözüyle beni görebilecek
Şu yalan dünyada göz bulamadım
Kime Yüreğimi açsam kırıyor
Karşımda maskesiz yüz bulamadım
*
Tövbe ettim kaçkez siz bozdurdunuz
Yaramı eşdiniz siz azdırdınız
Karayı anlıma siz yazdırdınız
Size söylenecek söz bulamadım
*
İnandım ne oldu yalanınıza..?
On üç yıl sarıldım yılanınıza
Uzatmayın değmem el dalınıza
Arkandan gelecek iz bulamadım.
*
Dedim sana kaç kez gelme peşime
Kurtardım yakamı baktım işime
Ben hançeri kendim vudum döşüme
Yarama basacak tuz bulamadım.

WrAtBoY
02-11-2008, 06:15 PM
Akıyordu su
gösterip aynasında söğüt ağaçlarını.
Salkımsöğütler yıkıyordu suda saçlarını!
Yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere
koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere!
Birden
bire kuş gibi
vurulmuş gibi
kanadından
yaralı bir atlı yuvarlandı atından!
Bağırmadı,
gidenleri geri çağırmadı,
baktı yalnız dolu gözlerle
uzaklaşan atlıların parıldayan nallarına!

Ah ne yazık!
Ne yazık ki ona
dörtnal giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak,
beyaz orduların ardında kılıç oynatmayacak!


Nal sesleri sönüyor perde perde,
atlılar kayboluyor güneşin battığı yerde!


Atlılar atlılar kızıl atlılar,
atları rüzgâr kanatlılar!
Atları rüzgâr kanat...
Atları rüzgâr...
Atları...
At...

Rüzgâr kanatlı atlılar gibi geçti hayat!

Akar suyun sesi dindi.
Gölgeler gölgelendi
renkler silindi.
Siyah örtüler indi
mavi gözlerine,
sarktı salkımsöğütler
sarı saçlarının
üzerine!

Ağlama salkımsöğüt,
ağlama,
Kara suyun aynasında el bağlama!
el bağlama!
ağlama!

WrAtBoY
02-11-2008, 06:15 PM
Benimle Oynar mısın?

Su Olsam, Ateş Olsam
Göklerdeki Güneş Olsam
Konuşmasam Taş Olsam
Yine de Oynarmısın Benimle

Sus Olsam Kusur Olsam
Ağızdaki Küfür Olsam
Doğuştan Esir Olsam
Yine de Oynarmısın Benimle

Sayılmasam Kaç Olsam
Toprakdaki Güç Olsam
Aptal Gibi Suç Olsam
Yine de Oynarmısın Benimle

Benimle Oynarmısın
Benimle Oynarmısın

Bülent Ortaçgil

WrAtBoY
02-11-2008, 06:16 PM
Buralardan Gitme

Çok su verince ölür ya çiçekler.

Çok ağlarım, çürür gözlerim gidersen eğer.
Ben senin gül bahçende oyunlarıyla mutlu
Ve affedilmeyi çok seven yaramaz bir çocuğum.

Sen ne güzel güldün, solmuyordun.
Sen çok seviyordun hem beni yormuyordun.
Çiçekler....
Çiçekler sevildikçe büyür.
Gitme diyorum sana gitme!
....Çiçeklerim benimle ölür.

Buralardan gitme.
Buralar gitsin, sen gitme.
Gitmek çözecekse...
Ve biri gidecekse...
Buralar gitsin, sen gitme...
Sen gitme.

WrAtBoY
02-11-2008, 06:16 PM
Ağlamak Meselesi
Nasıl etmeli de ağlayabilmeli
farkına bile varmadan?
Nasıl etmeli de ağlayabilmeli
ayıpsız,
aşikare,
yağmur misali?

Neylersin alışkanlık
için kan ağlarken yüzün güler
dikilitaş gibi dinelirsin yine.
Yavrum, erişmek ne müşkülmüş meğer,
anneler gibi ağlamanın yiğitliğine?
Nazım Hikmet Ran

WrAtBoY
02-11-2008, 06:16 PM
NEYLERSİN
Birgün bu mahsun sevdadan geriye
Kalırsa sadece o hüzün kalır
Sende anladın ki yapayalnızız
Buluşmamız yasak, görüşmemiz uzak
Devrilmiş kadehler gibi dönüyor başımız
Neylersin...

Ah güzelim, incinmiş bir sesi vardır yağmurun
Yanaklarına vurduğunda hissedersin
Ve bir veda sözcüğü
Saçlarına titreyen bir öpücükle dokunduğunda
Bu anı dondurmaya yetmez nefesin
Bir film sahnesi gibi akar gider ayrılık
Neylersin...

Biz zaten hiçbir romanda
Kendi hayatımıza rastlamadık
Bütün şarkılar bizi yanlış anlatmıştı
Ve bütün bulmacalar yarım bırakılmıştı
Tenha sokaklarda üşüyüp durdu sırtımız
Oysa tuttuğumuz balıkları bile
Yeniden denize bağışlamıştık
Biz hayata dair hiçbir yanlış yapmamıştık
Neylersin...

Biz bu sonucu haketmedik
Hayır, etmedik
Ömrümüz bu talana lâyık değildi
Bazen acı vurdu bazen de yağmur
Hiç gülmedi yüzümüz
Hiç büyümedi gülümüz
Bizi yalnızca akşamlar kucakladı biliyorsun
Sabaha çıkmayan bir yoldu yürüdüğümüz

Bazen acı dinmez,
Bazen de yağmur
Sevgilim gülümse herşey unutulur
Suskunuz bu akşam üstü
Hasrete yanmışız
Neylersin...

Birgün bu öykünün sonuna gelince
Ansızın desem ki 'hoşçakal canım'
Unutursun, mecburen unutursun
Yıldızlar söner, bu aşk da biter
Bazı gün hatırlayınca sessizce ağlarız
Neylersin...

Ah bebeğim, ah...
Kekremsi bir tadı vardır gözyaşının
Dudaklarına sızınca farkedersin
İçindeki vurgun aşklar mezarlığında
Ayrılık, ölümden üste yazılınca
Gideni durdurmaya yetişmez sesin
Bir inme gibi dolaşır bedeninde pimanlıklar
Neylersin...

Biz zaten hiçbir sinemaya tam vaktinde yetişemedik
Bütün vapurlar bizden önce kalkmıştı
Ve bütün biletler biz gelmeden satılmıştı
Boşuna telaşlarda yorduk günlerimizi
Oysa Nuh'un Gemisi'nde bile, bize yer kalmamıştı
Ve hiçbir mutluluğa adımız kaydolmamıştı
Neylersin...

Biz bu aşkı sürdüremezdik, inan sürdüremezdik
Kalbimiz bu heyecana müsait değildi
Bize hep acılar kaldı
Bize hep yağmur
Unutmasan bile artık unutur gibi yapacaksın
Ve buruşturup buruşturup attığım kağıtlarda
Hiç bitiremediğim bir şiir olarak kalacaksın.
Yusuf Hayaloğlu

WrAtBoY
02-11-2008, 06:16 PM
""HAYATIN ANLAMI""


Her bir yıl SENİM.
Her bir ay İÇİN,
Her bir hafta ATIYOR,
Her bir gün İÇİN,
Her bir saat KALBİM.
Her bir dakikayı ARIYOR,
Her bir saniye GİDİYOR.

SEN OLMASAN BİLE SENİ YAŞIYORUM ARTIK Her an,
ZAMAN BİZE YALAN OLDU DÜNYA AŞKIN OLMADAN HARAM OLDU,

KALBİM ATAMAZ,
OMUR YAŞANAMAZ,
NEFESİM ZEHİR,
BULUTLAR ŞAHİT,
DAĞLARIM YOK OLDU..
GÖZLERİM ARTIK GÖRMÜYOR,
KULAKLARIM DUYMUYOR.....HİSLERİMİ ALDIN!!!!
ŞİMDİ ANLAT BANA HAYAT NASIL,NEDİR?
BENİM ADIM NE?
GÖZLERİM
NE RENK?

KULAKLARIMI VER BANA SENİ HİSSETMEK İSTİYORUM.
KALBİMİ GERİ VER BANA ÖLMEK İSTEMİYORUM.
SADECE SENİ VE SENİN AŞKINI İSTİYORUM.
SEN BENİM KARANLIKLAR İÇERİSİNDEKİ "BEYAZIMSIN" "BİR TANEM"
BİRGÜN EĞER AŞKIN BİTERSE UNUTMAAA!!! UMUDU DAİMA SÜRER.
SENİ ÖMÜR BOYU EZBERE ALDIM SİLEMEZLER......

WrAtBoY
02-11-2008, 06:16 PM
Hürriyet'e Dair


Onlar, ümidin düşmanıdır,
Sevdiğim,
Akarsuyun meyve çağında ağacın
Serpilip gelişen hayatın düşmanıdır.
Çünkü, ölüm vurdu damgasını alınlarına
Çürüyen diş, dökülen et,

Bir daha geri dönmemek üzere
Yıkılıp gidecekler
Ve elbette ki sevdiğim elbet
Dolaşaktır en şanlı elbisesiyle
Güzelim ülkemde
dolasacaktır en sanlı elbisesiyle,
isci tulumuyla,
bu guzelim memlekette
HÜRRİYET

WrAtBoY
02-11-2008, 06:17 PM
Mandal gibi...

mandal gibi tutunduk birbirimize
erken demiştin oysa tam vakti
saçlarını kes de gel daralmaz çevre.

seni yeşil ışıklarda sevdim
seni kırmızı mürekkep gibi *******de
sabahın en geç saatlerinde
en sarhoş mevsimlerde iskeletimi armağan ettim.

sallanıyoruz şimdi iplerin üzerinde
mandal gibi tutunarak birbirimize.

WrAtBoY
02-11-2008, 06:17 PM
SENiN iÇiN

Sen...
Dağlarca, denizlerce uzaktaki sevgili,
Bilir misin?
Ben de özlerim seni.
Sesini duymamış,
Yüzünü görmemiş olsam da,
Bir kere tenine dokunmasam da,
Özlerim, merak ederim seni...
Meselâ gözlerini merak ederim,
İri mi? Siyah mı? Elâ mı? diye.
Saçlarını merak ederim,
Uzun mu? Siyah mı? Kızıl mı? Diye.
Bilemiyorum ki...
Ben, seni bilmez,
Sen, beni bilmezken,
Yüreğimdeki bu ateş niye?

WrAtBoY
02-11-2008, 06:17 PM
ARKADAŞIM BADEM AĞACI

Sen ağaçların aptalı
Ben insanların
Seni kandırır havalar
Beni sevdalar
Bir ılıman hava esmeye görsün
Düşünmeden gelecek karakış..
Acarsın çiçeklerini ..
Bense hayra yorarım gördüğüm düşü...
Bir güler yüz bir tatlı söz..
Açarım yüreğimi hemen
Yemişe durmadan çarpar seni karayel
Beni karasevda
Hem de bilerek kandırıldığımızı
Kaçıncı kez bağlanmışız bir olmaza
Koş desinler bize şaşkın
Sonu gelmese de hiç bir aşkın
Açalım yine de çiçeklerimizi
Senden yanayım arkadaşım
Havanı bulunca aç çiçeklerini
Nasıl açıyorsam yüreğimi
Belki bu kez kış olmaz
Bakarsın sevdan düş olmaz
Nasıl vermişsem kendimi son sevdama
Vur kendini sen de bu güzel havaya

WrAtBoY
02-11-2008, 06:17 PM
Beni Sevme

sen bilmezsin benim yalnızlığımı
yaşayamazsın sokaklarında
umutsuzluğumun
için üşür
kış akşamları indiğinde üzerine
yalnızlığımda batırırsın
kağıttan gemilerini
dudaklarından kan sızar çatlak çatlak
kaybolursun bir kadının
peşinden koşarken
burnuna çalar kokusu
tenindeki yağmurun
hep geceyi görür gözlerin
bir rüzgar eser denizimin üzerinden
yapraklar çıldırır ayaklarının altında
saçlarını dağıtır ,
umutsuzluğumun fırtınası
yüreğinle solursun yalnızlık tozunu
kaybolursun
düşüncemden büyük bir parça alıp
hayalini alıp yokluklarda
durmaksızın gidersin sonsuzluğuma
hiç bitmez yolculuğun.

sen bilmezsin benim yalnızlığımı
yaşayamazsın sokaklarında
umutsuzluğumun
şehrimin içerisinden doğar karanlık
beni sevme
bu zamansızlık boşluğunda
nefesin tıkanır yollarımın yarısında
düşüp kalır avucuna yüreğin
alev alev
gözlerin kayar
kırmızı yıldızlarıma
ölü denizimden çığlıklar sarar etrafını
gölgeler üşüşür başına
kuraklığında çöllerimin
-beni sevme-
zamansızlık dört bir tarafım
pusulasız bir gemi atışları yüreğimin
kaybolmuş bir hikaye
sonunu bilmediğim
-beni sevme-
belki bir dakika sonra (belki şimdi)
kendi şehrimin içerisinden gideceğim

-beni sevme-
yorulursun
belki bir dakika sonra (belki şimdi)
öleceğim...

WrAtBoY
02-11-2008, 06:18 PM
ღღ°•.♥.•°ღSen artık bensiz bir hiç bile değilsin...
Ve sen gidiyorsun dünümüzü silerek bugünümüzü kırıp dökerek yaşananları yok sayarak yarınımızı yok ederek ardına bile bakmadan gidiyorsun.Ve sen gidiyorsun sensiz olamayacağımı yanımdayken bile seni özlediğimi saçının bir teline dahi dokunmaya kıyamadığımı bile bile gidiyorsun. Ben şimdi kimin gözlerinde öleceğim? Ben şimdi kimin dizlerine yatıp kimin ellerini tutacağım? Kabuslar gördüğüm karabasanlarla sarmaş dolaş olduğum sehpalı hazan düşlerimde kimi uyandırıp kimin omuzlarında ağlayacağım? Senden başka kimsenin yanında ağlayamayacağımı bile bile gidiyorsun ve sen gidiyorsun kafamı duvarlara vura vura hücre hücre parçalasam işkencecilerin yapamadığını yapsam kendime kendimi içten içe yesem bitirsem yok etsem bile kapının önüne çıkınca gönlüm olsa da yıkık yine alnım ak yine başım dik olacağımı sanki sen hiç gitmemişsin sanki hiç bir şey olmamış gibi davranacağımı bile bile gidiyorsun ve sen gidiyorsun sensizlikten çıldırsam ecelim olacağını bilsem de sana "gitme" demeyeceğimi sana yalvarmayacağımı bile bile gidiyorsun.Velhasıl kelam sevdiğim uğruna ömrümü verdiğim uğruna *******imi çarmıha gerdiğim sensiz yapamayacağımı sensiz yaşayamayacağımı bile bile gidiyorsun.
Ve sen gidiyorsun git Beni hayallerimle beni terkedilmişliğimle beni sensizlikle baş başa bırakarak git Git artık git Ve sen gittin Ve ben sensiz yokum. Ben sensiz bitmişim ben sensiz bir hiçim artık ama giderken bir şey unutmadın mı gülüm?
Sen!
Sen var ya sen!
Sen artık bensiz bir HİÇ bile değilsin...

WrAtBoY
02-11-2008, 06:18 PM
Ben Senden Önce Ölmek İsterim

Ben
senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
Iyisi mi,beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni gorebilesin
Fedakarliğimi anlıyorsun
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşiyorum yanında senin.
Sonra, sende ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orada beraber yaşarız
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacagız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasndan nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
Ben
daha ölümü düşünmüyorum.
Ben daha bir çocuk doğuracağım
Hayat taşıyor içimden.
Kaynıyor kanım.
Yaşayacağım, ama ,çok, pek çok,
ama sen de beraber.
Ama ölüm de korkutmuyor beni.
Yalnız pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze şeklini.
Ben ölünceye kadar da
Bu düzelir herhalde.
Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde?
Içimden bir şey :
belki diyor.

WrAtBoY
02-11-2008, 06:18 PM
KIZÇOCUĞU

Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.

Hiroşima'da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.

Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.

Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.

Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler.

WrAtBoY
02-11-2008, 06:18 PM
AYRILANLAR ICIN

Yollarimiz burada ayriliyor
Artik birbirimize iki yabanciyiz
Her ne kadar aci olsa, ne kadar guc olsa
Her seyi evet her seyi unutmaliyiz

Her kaderin tesellisi bulunur, uzulme
Insan ne kadar sevse unutabilir
Mevsimler, gelir gecer, yillar gecer
Sen de unutursun bir gun gelir

Hic yasamamiscasina, hic sevmemiscesine
Unutursun o gunlerimizi, *******imizi
O gunlerce *******ce sevismelerimizi

Her seyi evet her seyi unutabilirsin
Hatta butun yazdiklarimi satir satir
Kalirsa, icinde bir derin sizi kalir

WrAtBoY
02-11-2008, 06:19 PM
YASADIKLARIMDAN OGRENDIGIM BIR SEY VAR

Yasadiklarimdan ogrendigim bir sey var:
Yasadin mi, yogunluguna yasayacaksin bir seyi
Sevgilin bitkin kalmali opulmekten
Sen bitkin dusmelisin koklamaktan bir cicegi


Insan saatlerce bakabilir gokyuzune
Denize saatlerce bakabilir, bir kusa, bir cocuga
Yasamak yeryuzunde, onunla karismaktir
Kopmaz kokler salmaktir oraya


Kucakladin mi simsiki kucaklayacaksin arkadasini
Kavgaya tum kaslarinla, govdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandin mi bir kez simsicak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir tas gibi dinleneceksin


Insan butun guzel muzikleri dinlemeli alabildigine
Hem de tum benligi seslerle, ezgilerle dolarcasina
Insan baliklama dalmali icine hayatin
Bir kayadan zumrut bir denize dalarcasina


Uzak ulkeler cekmeli seni, tanimadigin insanlar
Butun kitaplari okumak, butun hayatlari tanimak arzusuyla yanmalisin
Degismemelisin hic bir seyle bir bardak su icmenin mutlulugunu
Fakat ne kadar sevinc varsa yasamak ozlemiyle dolmalisin


Ve kederi de yasamalisin, namusluca, butun benliginle
Cunku acilar da, sevincler gibi olgunlastirir insani
Kanin karismali hayatin buyuk dolasimina
Dolasmali damarlarinda hayatin sonsuz taze kani


Yasadiklarimdan ogrendigim bir sey var:
Yasadin mi buyuk yasayacaksin, irmaklara, goge, butun evrene karisircasina
Cunku omur dedigimiz sey, hayata sunulmus bir armagandir
Ve hayat, sunulmus bir armagandir insana

WrAtBoY
02-11-2008, 06:19 PM
Zaten

Nasil kirik dokuk,
yarim yamalak, eksik,
nasil yamali hayatlar
geciyor gozlerimin onunden.

Bir zanaat mutsuzluk sanki:
Ogrenip bir onceki nesilden,
onyillarca didiniyoruz
ve kuskuya dussek de bazen,

saniyoruz ki
boyledir, iyidir,
ne olacak ki baska,
budur hayat zaten.

Ya beceremiyoruz biz bu isi,
ya da becerecek bir sey yok zaten.

WrAtBoY
02-11-2008, 06:19 PM
Seviyorum

seviyorum seni ekmeği tuza banıp yer gibi
geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
ağır posta paketini, neyin nesi belirsiz,
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi,
seviyorum seni denizi uçakla ilk defa geçer gibi.
İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldanan birşeyler gibi,
seviyorum seni "yaşıyoruz çok şükür " der gibi.

WrAtBoY
02-11-2008, 06:19 PM
LAVINIA

sana gitme demeyecegim
usuyorsun ceketimi al
gunun en guzel saatleri bunlar
yanimda kal

sana gitme demeyecegim
gene de sen bilirsin
yalanlar istiyorsan yalanlar soyleyeyim
incinirsin

sana gitme demeyecigim
ama gitme lavinia
adini gizleyecegim
sende bilme lavinia

WrAtBoY
02-11-2008, 06:19 PM
Bu kalp seni unutur mu...Yıllar geçse de üstündenBu kalp seni unutur mu....kader gibi istenmedenBu kalp seni unutur mu....bir hasretlik yüzün var dıİçimde bir hüzün vardısöyleyecek sözüm vardıbu kalp seni unutur mu....bu kalp seni unutur mu....kalbim seni unutur mu....?Anlamı yok tüm sözlerinSensiz geçen *******inyaşanacak senelerimbu kalp seni unutur mu....Bambaşka bir halin vardıFarketmeden beni sardıBenliğimi benden aldıBu kalp seni unutur muBu kalp seni unutur mukalbim seni unutur mu....?Bana aşkı veren sendinSonra alıp giden sendinYollarımnız ayrı derdinOysa düşlerim başkaydı,Birden bire yarım kaldıYaşanacak çok şey vardıhergün akşam YattığındaÜşüyorum yokluğundayaşıyorum boşluğundaBu kalp seni unutur muBu kalp seni unutur mukalbim seni unutur mu....?

WrAtBoY
02-11-2008, 06:19 PM
AĞLADIM
Hüzün yıldızları parlıyor bugün gökyüzünde,
Bu gece yine için için yanıyorum,
Oturmuş seni düşünüp ağlıyorum,
Seni, gidişini, sevişini, herşeyini...
Unutamıyor işte seni şu yaralı kalbim,
Yaptıklarını hatırlayıp, pişman oluyor...
Seni düşünüyorum bu gece, karanlık gökyüzünde...
Simsiyah gökyüzünde parlayan yıldızları seyrediyorum,
Onları sana benzetiyorum,
Kararmış kalbimin bir kenarında yanan meşale misali...
Dedim ya seni düşünüyorum bu gece,
Beni sevdiğini, bana nasıl baktığını, bana nasıl güldüğünü,
Ellerimi nasıl tuttuğunu, ellerini nasıl tuttuğumu,
Büyüyen bir ateş gibi sevgimizin nasıl çoğaldığını,
Ve birgün ansızın bırakıp gidişini...
Son vedanı hatırlıyorum, gözlerime ağlarcasına baktığını,
Gözlerini kalbime gömdüğünü hatırlıyorum,
Bir daha çıkamasın diye...
Çıkamadılar zaten kalbimden gözlerin,
Ölüler dirilirler mi ki gömülenler çıksın, gitsin?
Gittin son bir veda ile gözü yaşlı,
Elimde kolyen, ardından dakikalarca baktım, ağlamaklı,
Sıkıldım, üzüldüm, perişan oldum ama ağlamadım...
Ağlayamadım, engel oldu gururum, engel oldu aşkım,
Uzaklara gittin, belki birdaha asla geri dönmemecesine,
Özledim seni deliler gibi, özlüyorum hala...
Sen bir yerde ben bir yerde, yinede sönmedi sevgimiz,
Aksine çoğaldı dağlar gibi oldu hasretimiz...
Hep seni hayal eder, hep seni düşünürdüm,
Sesini duyunca yaşar, duyamayınca ölürdüm,
Aradın beni aylarca bir sevgi uğruna,
Ne yazık ki ihmal edildin bir hata uğruna,
Kırıldın, ağladın, affettin ama hep sevdin,
Beni sevdin gülüm beni, kalbi kırık bir vefasızı,
Yine ihmal edildin yine unutuldun bir hiç uğruna,
Yine kırıldın, yine ağladın, yine affettin...
Bir daha unutuldun, sevdanla başbaşa bırakıldın,
Yine kırıldın, yine ağladın ama bu sefer affetmedin...
Sevdiğini en mutlu gününde öldürdün, ve ardına bakmadan gittin...
Beni benle başbaşa bıraktın, yıkıldım, üzüldüm, kırıldım...
Senden ayrılınca kaldım çaresiz, sevgisiz ve birde sensiz,
Hep sensizdim zatem ama şimdiki kadar asla değil...
Parçalanmış bir kalbe sahip oldun mu sen hiç?
Parça parça edilmiş, yıkık ve virane, bir o kadarda vefasız...
Önceleri üzüldüm, yıkıldım ama asla ağlamadım...
Geldi geçti deyip senide gözlerin gibi kalbime gömdüm...
Unuttum dedim, unutacağım dedim, unutamıyorum dedim, UNUTMAM dedim...
Önce gözlerin sonra sen çıktın kalbimden,
Bir vicdan azabıdır başladı ölü yüreğimde,
Hiçbir şey kalmadı, senden başka kalbimde,
Hatıraların, gözlerin ve sözlerin...
Şiirlerini getirdiler bana,
Beni öldüren şiirlerini...
Vefasız dediğini duydum, yıkıldım,
Düşündüm seni *******ce daima tek başıma,
Şiirlerin öldürdü, hasretin yaktı yüreğimi,
Kırıldım, üzüldüm, yıkıldım ve en sonunda ağladım...
3 kişi ağladık sana; ben, kalbim ve gözlerim...
Sana yandım, seni sevdim, seni hatırladım heryerde...
Belki birgün sesini duyarım umuduyla telefon bekledim günlerce,
Telefon gelmeyip sesine hasret kalınca ağladım ağladım,
Sana yaptıklarımı ancak o zaman anladım...
Duydum ki kalbini vermemişsin kimseye,
Olurda içinde görürler beni diye...
Benim kalbimide istediler, ama vermedim kimseye,
Olurda içinde seni görürler diye...
Gökyüzü yıldızlar ile doluydu, ben hep seni düşünürken,
Hüzün yıldızları koydum adlarını, seni hatırlatıyorlar diye,
Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın,
Hep göz kırpardın uzaktan, sessizce,
Bense hep seni bekledim kırık kalbim, yaşlı gözlerimle...
Bazen hayallere dalıyorum, seni düşünüp ağlıyorum,
Seni ve sevgini arıyorum hep kalbimde...
Düşmüyor adın hiç dilimden,
Öleceğim gülüm bir gün ben, senin sevginden, senin derdinden...
Bir gün göreceğim yine belki seni,
Seni, beni unutmuş, benim olmayan seni...
İşte o an aşkımın gözyaşlarını hatırlayacağım,
Ve yine bir köşeye oturup ağlayacağım...
Yemin ettim senin üstüne sevmeyim başkasını diye,
Ve heryerde, her zaman tekrarlıyorum yeminimi;
Seni unutmam için öldürseler bile,
Karşılık olarak dünyayı verseler bile,
Darağacı kurup idam etseler bile,
Senden başkasını asla sevmeyeceğim...

WrAtBoY
02-11-2008, 06:20 PM
Ben türkü saplarım aşkın bağrına
Taki derinlerden yansın diye
Haykırsan kulak vermem çağrına
İsmimi yürekten anasın diye.....

Anasın anasın diye,
Sorma nasıl ve diye,
Sana en son hediye,
Gidiyorum...

Ağlama, ağlama gözyaşın yanmasın
Ağlama, ağlama yağmurlar ıslanmasın!!

Tariften mahrumdur, bendeki çile
Her çile yol almaz hasret ile
Tebessum ederim ölüme bile,
Azrail sevdamı sınasın diye

Sınasın sınasın diye,
Sorma nasıl ve diye,
Sana en son hediye,
Gidiyorum...

Ağlama, ağlama gözyasın yanmasın
Ağlama, ağlama yagmurlar ıslanmasın!!

´Aşk ki aşktır varsa sonunda ziyan
İstemem vuslatı olsa da ayan
Sevdamı tarihe eyledim diyeÿ;
Mecnunu Leyla´yı kınasın diye...´

Kınasın kınasın diye,
Sorma nasıl ve diye,
Sana en son hediye,
Gidiyorum...

WrAtBoY
02-11-2008, 06:20 PM
Bağışla
Ya zamanından çok erken gelirim
Dünyaya geldiğim gibi
Ya zamanından çok geç
Seni bu yaşta sevdiğim gibi

Mutluluğa hep geç kalırım
Hep erken giderim mutsuzluğa
Ya herşey bitmiştir çoktan
Ya hiçbir şey başlamamış

Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın
Ölüme erken seviye geç
Yine gecikmişim bağışla sevgilim
Seviye on kala ölüme beş

WrAtBoY
02-11-2008, 06:20 PM
ÖYKÜLENMİŞ BİR DÜŞ

Öykülenmiş bir düş gibi,
düşüşlerde tek taraflı tutunduğum
gözlerini sustum...
yalan,
sevmedim desem hep yalan...
Bir ayrılık sancısı, bir kavuşmaya sevinememek,
ellerine dokunabilme sanısı,
bunca zaman habersizce biriktirilmiş sözler,
bitmeyen bir senfoniyi dinler gibi suskun
dinleyiciler,
aklımda sen...
Bir yandan sözü yazılan, bestesi yapılan
diğer yandan çalınan ama ritmini hiç yitirmeyen
bir yaşam desem,
sevmek desem,
bakkala gitmek gibi,
yüzünü yıkamak gibi olağan olan...
Tanrı gibi ellerine muhtaç olduğumu söylesem....
Olmadığını görmek, akşama dönmeyeceğini bilmek...
aslında bu beklentilerden hayatın gerçekliği
kadar uzak olduğunu bile bile istemek,
istemeyi tercih etmiyorken...
her gece konuk etmek seni rüyalarda...
Elini sıkmak eline dokunamıyorken,
gözlerin karşımda nefesin kulağımda içimde
dağlar taşlar yer değiştirirken
ve
nehirler tozlarını alırken içimin,
susmak....
İçi boş bir kıyafet olmak değil midir....
Bu yabancı,
aslında yüzünü kaçıncı kez gördüğünün resmi
değil midir...
köşe başlarında soluk aranan...
Seni sevmenin onur haftasıydı geçtiğimiz....
Benim olmadığım düğünler,
senin olmadığın bayramlar yaşadılar,

bayramlık sevinçlerimi başucumda sustum hep...
Sen gözlerin yaşam,
başka sevinçler
peşindeydin...

WrAtBoY
02-11-2008, 06:20 PM
Ben seni gururuma inat sevdim,
Aklımı kurcalayan düşüncelerime inat,
Senin hakkında söylenen yalanlara inat,
Ben seni sebepsiz sevmedim inadına sevdim..

Çiçeklerin en güzel kokularına inat kokladım seni,
Yağmur yağdıran bulutlara inat ağladım sana,
Fırtınalara inat fısıldadım sevgimi duyman için,
Ben seni sebepsiz sevmedim sana inat sevdim...

Haykırdım sevgimi gecenin sessizliğine inat,
Yanımda olmadığın zaman hayal ettim, yokluğuna inat
Sevgi kıvılcımları çıkarttım karanlık sokaklara inat
Ben seni sebepsiz değil sensizliğe inat sevdim...

Ben seni hep bekledim zamana inat,
Canımı koydum ortaya yaşama inat,
Hep adın kaldı bende, unutanlara inat,
Ben seni sebepsiz değil ölüme inat sevdim..

WrAtBoY
02-12-2008, 03:15 PM
ADİLOŞ BEBENİN NİNNİSİ

Doğdun,
Üç gün aç tuttuk
Üç gün meme vermedik sana
Adiloş Bebem,
Hasta düşmeyesin diye,
Töremiz böyle diye,
Saldır şimdi memeye,
Saldır da büyü...

Bunlar,
Engerekler ve çıyanlardır,
Bunlar,
Aşımıza, ekmeğimize
Göz koyanlardır,
Tanı bunları,
Tanı da büyü...

Bu, namustur
Künyemize kazınmış,
Bu da sabır,
Ağulardan süzülmüş.
Sarıl bunlara
Sarıl da büyü.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:16 PM
bİrgÜn Hatiralar İsyan Çikarirsa Aklinda
Sevdİklerİn Senİ Unutursa Bİr Bİr
HÜzÜnlÜ Şarkilarda Dolarsa GÖzlerİn
Karanlik *******den Korkarsan
Ve....ve Bİr Mutluluk Ararsan
Benİ Hatirla Sadece Benİ..................

WrAtBoY
02-12-2008, 03:16 PM
YAGDIKCA

Yer ile yeksan, ıslak saçlı, kem gözlü
Kavim göçlerinden bu yana ağlayan
Ve durmadan cep kanyağı yakıcılığında
Ezgiler çalan, çaldırtan, yakalatan
Adı bende gizli bir kadındı İstanbul.
Şehre bir yağmur yağdı ben ağladım.
Sevilirken ayrılmak mı kaldı Bizans'tan
Yalan dolan yoktu gözlerde yalnızca ses
Verilmiş sözler birdi edilen yeminler sıfır
Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden
Bir aşkın izlerini yok edecek
Başka bir aşk sipariş edildi yeniden
Bir şehre yağmur yağdı ben ağladım
Kim daha çok yalan söndürdü çay bardaklarında
Ve buğularda yitirilen kimin adıydı
Bir aşktan diğerine kaç saatte gidiliyordu
Soyulur muydu kabuğu hayatın
Yoksa tüm vitamini kabuğunda mıydı
Yağmur şehre bir yağdı ben ağladım
Ben giderken en çok seni götürdüm
Aklımın nakliyesiydi asıl yoran taşıyıcılar
Yardan düşmüştüm yaralarım yârdan armağandı
Kutsal kitabım da ziyan edilmiş sevgililer atlası
Bense sevmeyi beceremedim
Belki de sevilmeyi
Benim sevmeye engel evcil acılarım vardı
Ben yağmur ağladım bir şehre yağdı
Ben şehre ağladım bir yağmur yağdı
Ben bir ağladım şehre yağmur yağdı
Ben yağmur ağladım

WrAtBoY
02-12-2008, 03:16 PM
AĞLARSIN

Kırdığın kadehte kalan ömrümden,
Ağlarsın içtiğin yılları bilsen.
Hicrinle sararıp solan ömrümden,
Ağlarsın biçtiğin dalları bilsen.

Sefiller gücünü bende sınadı,
Kimi kaçık dedi, kimi bunadı;
Berdûş eleştirdi, sarhoş kınadı,
Ağlarsın düştüğüm dilleri bilsen.

Ar ettim sakladım uğraşlarımı,
Haberdâr etmedim sırdaşlarımı.
Gizlemek isterken gözyaşlarımı,
Ağlarsın seçtiğim yolları bilsen.

Felsefe böyledir dîvânelerde,
Teselli aranır bahanelerde,
Bir kadeh mey için meyhânelerde,
Ağlarsın döktüğüm dilleri bilsen.

Ateşe su dedim göz göre göre,
Aklım zavallıydı duyguma göre,
Bahtına şükretti Mecnûn bin kere,
Ağlarsın düştüğüm çölleri bilsen.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:16 PM
Şu anda hiç bir şey mümkün değil.
Şu anda her şeyden ayrı, her şeyden uzak
ve her şeyden mahrumum ben.
Şu anda sadece yalnızlık ve kahır.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:16 PM
SANA KALAN SAZ


sana
yaralarımdan çiçekler,
ilk yardım ******* biraz da
ve yangında kurtarılması imkansız acılar
bırakıyorum..

seni özümün gizinde saklıyorum..
bütün aşklarımın izlerini sayıklayarak
ve aldatarak tüm sevdiklerimi,

sana
cinayetimin ipuçlarını bırakıyorum...
vasiyeti olmayan ölüler ülkesinden
(türkülerin sırtındaki muamma!)
yazık bir nakarat bırakıyorum sana

"ben sana gülüm demem
gülün ömrü az olur"

öç biter,
biter şarkı,

yaz olur...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:17 PM
İçimde ağlayan , ıslanan sen adına sustum Sen kokan nefesi alırken sustum Tutarken sustum Susarken kan kustum .........

Canımda sen vardın Giderken sustum Zehir olup içime dolan sigaramdın Nefes nefes çekerken sustum Penceremde akşam olmuştu Ben yalnızdım Gök yüzü yalnızdı Yıldızlar kayarken sustum Yağmurlar yağdı gidişine Karanlık ****u Gözlerim , ellerim , dilim , bedenim sustu Ben sustum Rüzgâr esiyordu Saçlarım uçuyordu Kuşlar uyuyordu , ben uçuyordum Gözlerim uykusuzdu Ve ben ağlıyordum… Sokaklar sustu sensizliğe Ben sustum Uyurken uçtum Uçarken seni gördüm Sustum… Sustum Yıllar geçse de , sensizliğe sustum Hasretine ve gidişine güller sustu Ben sustum Aşksızlığa Sessizliğe Sevgisizliğe ve sensizliğe Nöbet dolu *******ime Olmayan düşlerime Ağlayan gözlerime sustum Ben senin için sustum Susmak için değil !! Senin için… Gece sustu sensizliğe … ben sustum Susmak için değil !! Sen ağlama diye… Umutsuzluğa Yalnızlığa Karanlığa ve aydınlığa sustum Dünyaya çaresiz küstüm Yıllara ve sensiz acılara Yalnızlığıma ve Asıllara sustum Aslında .. Amacım ne susmak Ne konuşmak !! Söyle CAN TANESİ söyle ? Küsmüşken bu dünyaya Ve Susmuşken **** olmuş sevdaya Sen yoksun ya Ne fark eder küsüşüm de susuşumda ? Ben senin için sustum Susmak için değil !! Sen ağlama diye… Sustum Yıllara ve sana…

WrAtBoY
02-12-2008, 03:17 PM
DUYDUNUZMU GÜZEL YÜZLÜ FISTIK ŞİMDİ ÇOK UZAKLARDA
BELKİ GECENİN BU VAKTİNDE UYUYOR
TÜM DERTLERDEN UZAK
BELKİDE O GÜNLERİ DÜŞÜNÜYOR
KİMBİLİR..KİMBİLİR KAÇKEZ ULAŞMAK İSTEDİM
TATLI SESİNE DUYDUĞUM ÖZLEMLE KAÇKEZ TELEFONUNU ÇALDIRDIM
HAY ALLAH..YALNIZLIK NE ZORMUŞ
NE ZORMUŞ ONU ÖZLEYİP ONA ULAŞAMAMAK
ELİNİ TUTUMAMAK,YANAĞINDAN GİZLİ SAKLI BİR ÖPÜCÜK ÇALAMAMAK NE ZORMUŞ
BİLEMEZDİM YAŞANASI DUYGULARIN GÜN GELİR TÜKENECEĞİNİ BİLEMİZDİM
BUGÜNLE BERABER ETTİ 3 AY 10 GÜN
DİLE KOLAY BİR SAAT DAHİ AYRI KALAMADIĞIM GÜZEL YÜZLÜ FISTIĞIMDAN
3 AYDIR HABER YOK VE BEN 3 AYDIR HERGÜN ÖZLEM DOLUYUM
HİÇ BİTMEYEN BİR ÖZLEM..
DÜŞÜNÜYORUM SENİ VE YAŞADIKLARIMIZI
BİLİYORMUSUN SENİ UNUTMAK İSTEMİYORUM GÜZEL YÜZLÜ FISTIĞIM
SENİ UNUTURSAM O GÜNLERE, O YAŞANANLARA İHANET OLUR
KİNMİ.. YOO HAYIR YOKSUN AMA SANA KİN DOLU DEĞİLİM
SENİ ÖZLEMEK,SENİ HATIRLAMAK İÇİMDE KALANLARLA CANLI TUTMAK
BENİ DAHA DA MUTLU EDİYOR
SEN BENİM OLMASAN BİLE SENİ DÜŞÜNÜYORUM
SANIRIM PEK ÇOK KEZ SENİ DÜŞÜNÜCEM
AMA SEN YİNE OLMAYACAKSIN..


SEVGİMLE KAL...

belki iyi bir başlangıçtı..belkide yanlış kimbilir bildiğim bir şey yakaladıklarımızı çoğaltmayı beceremedik.Oysa kayda değer bir şeyler vardı kendi adıma aramızda kocaman bir boşluk var.İsmini bulamadığım bir şey eksik karşılıklı hiç bir çabamız yok.Sence bu kadar malzemeyle bir şey çıkarmı? sanmıyorum. Seni tanıdığım için gerçekten mutluyum ama dediğim gibi uzağız.Bazen çok iyi çekilmiş kaliteli kısa metrajlı film 3 saatlik çok masraflı bir filmden daha etkili olabilir..kimbilir..

WrAtBoY
02-12-2008, 03:17 PM
Seni özlemenin
Ne demek olduğunu sor bana,
Yetmişiki dilde anlatabilirim
Kitabını yazabilirim sayfalarca.
Yalnızlığın rezilliğini
Kokuşmuşluğunu
Ve çıplaklığını da.
Ama hiç kimse
Kavuşmanın güzelliğini
Sormasın bana anlatamam.
Ben sana hiç kavuşmadım ki!

Bilmiyorum
Dudakların nasıldır.
Sıcak mı ateş topu kadar,
Yoksa soğuk mu
Buza kesmiş bir bardak su gibi?
Kıvrımlarına,
Kırmızı karanfiller mi tutunmuş,
Küle gizlenmiş kor mu var?
Tenime değdiğinde dudakların
Cemre mi düşer bedenime,
Mızrap değen bir saz teli gibi
Titrer mi yüreğim bilmiyorum.
Ben hiç dudaklarına dokunmadım ki!

Bir kadını sardığında kolların,
Ürkek ceylânlar
Nasıl kurtulur tuzağından?
Dolu yemiş yaprak gibi
Nasıl titrer bir yürek?
Ellerin nasıl okşar bir bedeni,
Goncalar
Nasıl güle döner sıcaklığınla bilmiyorum.
Hiç sana sarılıp yatmadım ki!

Kısacası:
Tatmadım kavuşmayı anlatamam.
Ama,
Seni özlemenin kitabını yazabilirim.
Anlatabilirim daldaki kuşa topraktaki solucana.
Yokluğunda yıllardır
Özlemine dayanmayı öğrendim
Yokluğuna katlanmayı
Aşağılık avunmayı öğrendim nasılsa
Ustası oldum beklemenin
Tükenmek pahasına.

Ama hiç kimse kavuşmayı,
İki derenin birbirine karışıp
Sarmaş dolaş aktığı yatağın yorgunluğunu
Sormasın bana anlatamam.
Çünkü senle ben,
Ayrı kaynaktan doğmuş
Sularında hasretleri taşıyan
Başka denizlere koşan iki ırmağız.
Birbirimize uzak topraklarda tüketirken yılları
Aynamızda ayrı gökleri yansıtırız.
İşte onun için
İki dere nasıl karışır birbirine
Nasıl sığar iki nehir bir yatağa bilmiyorum.
Seninle
Hiç aynı yatakta coşmadım ki!

Sen bana yalnızca
Ve sadece
***** sensizliği sor
Rezil beklemeyi özlemeyi sor.
Tanrı şahidimdir
Kurda kuşa
Dağa taşa bile anlatabilirim.
Demem o ki uzaktaki yakınım:
Vuslatlara yabancıyım,
Ama,
Seni özlemenin kitabını yazabilirim.

Aglamak için gözlerden yas mi akmali?
Dudaklar gülerken gözler aglamaz mi?
Sevmek içn mutlaka güzele mi bakmali?
Çirkin bir yüz sirin bir ruha sahip olmaz mi?
Hasret özlenenden uzak kalmak midir?
Özlenen yakin ise hasret duyulmaz mi?
Hirsizlik yapmak yalniz para çalmak mi?
Gönül çalmak hirsizlik olmaz mi?
Gülü soldurmak için illa koparmali mi?
Gonca bir gül dalinda solmaz mi?
Öldürmek için yalniz silah mi kullanmali?
Gözler silah,sözler hançer olmaz mi?

WrAtBoY
02-12-2008, 03:17 PM
Cok sevdim burayi. Artalan karanlik ama apaydinlik duygular var satirlarda. Artik cogumuzun arasinda olmayan, arayipta bulunamayan. Hele su calan sarkilar var ya, kalk git diyor seytan ruzgari al arkana birak kalsin orda hersey. Ver alttaki manzaraya burnunu, ac yelkenleri. Su hepimizin yuzdugunu sandigi denizler var ya aslinda kendi elimizle cevirdigimiz girdaplardan ibaret. Duygu lazim, insan lazim, sevgi lazim hayatin, denizin tadini cikarmak icin. Vardir tabii bir cogumuz belki, sicacik kumlarda sevdikleriyle yasamaktalar. Aman bilsinler hepsi, gercek olan kaybedinceye kadar hayal oluyor su aciz gozlerimizde. Ya kaybetmeyin, ya da arayin bulun diger yarinizi.

TUTUNAMAYANLAR

Sensizlik hiçlikmiş,
Tutunamadım,
Bitirdim bir ömrün ilkbaharını;
Yıllar geçti hala unutamadım,
Korkulu-kaçamak bakışlarını..
Soğuk *******de seninle ısındım..
Avundum adınla,
Şarkılarda ben..
Issız sabahlarda sana sığındım,
Üstümden ağlayan düşler geçerken..
Asi bir bebekten daha doğaldın,
Kumdan kaleleri yıktın..
Gülerek..
Bende ben tükendi, sense çoğaldın..
Gitmek bana kaldı..
Kendimden gitmek.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:18 PM
CAMDAN..

İçkievinden çıkınca
Camdan
demin oturduğum yere
baktım.

Sigara paketimi
masada unutmuşum.
Sandalyede
Tıpkı benim gibi
Oturuyor boşluğum.

Bir eli alnında
benim gibi.
Ama
biraz daha mı hüzünlü?
Otururken de
Biraz daha mı çıkarıyor
kamburunu?

Biraz daha mi benziyor
babama?

Bir yaş büyüğüm babamdan
ve rüzgar
bir törendeki gibi
çekiştirir durur
yağmurluğumu.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:18 PM
Bosuna

Sen yoksun
Bosuna yagiyor yagmur
Birlikte islanamayacagiz ki

Bosuna bu nehrin
Çirpinip pirpirlanmasi
Kiyisinda oturup göremeyecegiz ki

Uzar uzar gider
Bosuna yorulur yollar
Birlikte yürüyemeyecegiz ki

Özlemler de ayriliklar da bosuna
Öyle uzaklardayiz
Birlikte aglayamayacagiz ki

Seviyorum seni bosuna
Bosuna yasiyorum
Yasami bölüsemeyecegiz ki
.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:18 PM
SENI SEVIYORDUM
*******************
Seni seviyordum ve senin haberin yoktu.
Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına
düşüşü ve burnun herkesten başkaydı işte.
Güldüğün zaman yukarıya bakardın. Yukarı kalkan
başın ve gülen gözlerin vardı, ne güzeldiler...

Sen bilmiyordun, ben seni seviyordum.
Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler. Duvarlara,
vitrin camlarına kaldırımlara çarpıyordu. Geri dönüyordu
çoğalarak. Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum
herşeyi, her şeyi erteleyişim oluyordun. Kalp ağrısı
oluyordun, birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun.
Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk. Dönemeçler geçiyor,
köprüler göze alıyor ve bazen tekin olmayan suların
üzerinden atlıyorduk. Cesurduk... Ufuk çizgisi maviydi,
gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller.

Ben seni seviyordum, bilmiyordun.
Sevinçlerim oluyordun arasıra, sen hiç bilmiyordun.
Sonra herhangi biri oldun. Bütün sevinçlerim bittikten
sonra yağmurlar yağdı serin haziran akşamları...
Sonra bir gün uzaktan gördüm seni. Saçların
bana inat, başın her şeye meydan okuyarak.
İşte yine aynı... Kalbimi acıttın. Her zamanki gibi.
Değiştik sanıyordum.
Ve sen yine bilmiyordun.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:18 PM
DİKENLERE GİDİYORUM
**************************
Gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum
Gidiyorum
bütün acılarımı vurup sırtıma
umutları bırakıp başucuna
ıtırları, menekşeleri, kırgüllerini bırakıp
şiirlerimi sarıp bohçama
yüreğimin yangınına gidiyorum
hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal.

Gidiyorum
gözyaşlarımı papatya diye saçlarına takıp
yüreğimdeki yağmurlarla bir ırmağa akmaya gidiyorum
içimde yeşerttiğim tüm çimenler sana kalsın
sana kalsın baharçiğdemleri, kırgelincikleri, kırkkanatlılar
gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum.

Gidiyorum
başımda gam, gözlerimde nem
bütün hatıraları bırakıp geride
usulca çekip kapıyı ardımdan
alıp başımı gidiyorum buralardan
şafak sökmeden kimseler görmeden
yağmurun yağmadığı çöllere gidiyorum
sevgi dolu yüreğimi bir ıssızda yakmak için.

Hoşça kal suyundan çimdiğim dere
kana kana içtiğim pınar
say ki yaşamadım bu yerlerde
nazlı çiçeklerini okşamadım baharın
bozguna uğramış bir bostanın hüznüyle
bir yaprağın ürpertisine yazıp ömrümü
çekip gidiyorum buralardan.

Gidiyorum
bir bilinmeze doğru
hem yol, hem yolcu olmaya
acılarımla başbaşa kalmaya gidiyorum
bütün yıldızları takıp kanatlarıma
bir kelebek gibi özgür olmaya gidiyorum.

Yüreğimin sızılarında damıttığım her şiiri bin kez öperek
ve sökerek sevgiden yana ne varsa göğsümde
*******in zifiri saçlarında kaybolmaya
bir ceylanın gözlerinde ağlamaya gidiyorum.

Bütün borçlarımı ödedim alacaklarımı erteledim
artık ne diyecek bir sözüm kaldı sevdiklerime
ne okuyacak bir şiirim
gözlerimin içindeki iki damla gözyaşı gibi
bakmadan ardımdaki uçurumlara
alıp götürüyorum yüreğimdekileri de
hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal.

gittin mi?
hem de tam sana ihtiyacım olduğu anda..
uykuya yenik düştün biliyorum..
uykunun sana yenik düştüğü anları özlüyorum..
gözlerime isyanım..
isyanım kendime, asla sana değil...
çünkü sen..
ah sen..
isyan edilemeyesi
tutup bakılamayası..
"kalbini bir mektup gibi fırlatılmış
kendini kimsesiz ve erken unutulmuş hissediyorsan
içindeki çocuğa sarıl, sana insanı anlatır"

kendimi kimsesiz hissediyorum..
bütün dünya günahkar.. ama sen değil.
erken unutuldum...
beni ilk ben unuttum..
yani en güvendiğim..
özümü arıyorum..
bütün sokakların bütün insanların ve zamanın aynı olduğu bir yerde kayboldum
nerede benim çocukluğum???
nerede o ufak ellerim
nerede babamın baş parmağını tutarak gezdiğim günler.
neden benden uzaklaştınız?
umutlarım nerde ??
sen nerdesin..
annem nerde..
gücüm nerde
nefesim, ve es'lerim nerde..
notalarım nerede ??
fa anahtarımı istiyorum..
arka planda kalsa da ikinci boyutu yaratan güzelliği arıyorum..
tut ellerimden
ne olur uyan..
kabusun olayım
özlediklerimi isiyorum..
özlemek istiyorum..
seni yeniden sevmek istiyorum..
nefretimi unutmak istiyorum..
kusar gibi şarkı söyleyenleri hatırlamak

yaz yağmurlarımı istiyorum..
hani o sıcak olanlar..

kış da değil bu benim mevsimim
daha soğuk daha pis ve daha yeteneksiz birşey..
ve daha çirkin benden
seni istiyorum.. uyan lütfen...
karanlık ve çirkin uykudan uyan..
kıskanıyorum seni uykundan..
kahretsin. gel artık..
özlüyorum..
Hem de seni öperken bile özlediğimden çok..
sevmiyorum seni..
daha derin bu..
anlayamazsın..
ben de anlamıyorum..
insan anlamadığı şeyi nasıl anlatabilir ki?
aşk gibi birşey..
apocalyptica dinlemek gibi ..
yani aşk gibi.

lütfen sus artık
nefret ediyorum senden

WrAtBoY
02-12-2008, 03:18 PM
AŞK GİBİ
bu öylesi birşeyki sözlerini bile anlamadığım bir şarkıda seni bulmak gibi her melodisinde sana koşarak sana varmak dinledikçe derinden bağlanmak gibi.. ruh müziği eşliğinde gözlerimi kapamak ve senin sarhoşluğun olmak gibi..sudan cıkmış cırpınanan balığın,gökteki uçurtman olmak gibi .renksiz saydığın bir dünyada aradığın rengi katmak gibi,bir kaç saat sessizlikte unutulduğunu sanmak gibi, beraberlikten tarifsiz haz almakelmas madeni bulduğunu sanmak gibiöpmek..koklamak..okşamak..yinede doyamadığını sanmak gibi .belki kanatlarının altında olmak, ama gözünden uzakta yaşamak gibi.. bir gece vakti söylediklerini toplamak ve bu şiiiri yazmak gibi. bu öylesi bir "şey"ki, "şey"in karşılığı AŞK gibi

WrAtBoY
02-12-2008, 03:19 PM
KİM GÖLGESİNDEN KAÇABİLİR Kİ?

Geçtiğimiz yollarda kaybettiklerimizin bize en büyük kötülüğü
kendilerini tekrar tekrar hatırlatmalarıdır.
Bir kere kaybetmekle kurtulamadığımız şeylerdir.
Yoklukları hayatımızdaki varlıkları haline gelir.
Hep ama hep hatırlarız.
Ne biçim kaybetmektir bu?
Kim gölgesinden kaçabilir ki?
Bazen duygularımız bizden erken yaşlanır ve bizden hayatın geri kalanını alır.
Hayatın, kendini anlayanları cezalandırmasıdır bu...
Durup durup ardına bakan kadınlar vardır.
Geçmişi düşünmekten şimdiyi yaşayamazlar.
Her şeyi didikleyip duran mazisinin gölgesinden,
anılarının yükünden bir türlü kurtulamayan gözleri ufuk yorgunu kadınlar.
Güçlü, köklü bir biçimde yeni arkadaş edinecek yaşları geride bıraktıysan eğer,
hasar görmüş eski arkadaşlıkları onaracak çağı da geride bırakmış oluyorsun.
Zaman ilerledikçe birçok şey, daha zor olmaya baslar.
beklentisi yüksek olan kadınların yalnızlığı daha koyu oluyor.
Büyük lafların gölgesinde geçen hayatlar,
bir daha iflah olmuyor, geçip gittiğiyle kalıyor.
Zaman, aşk...... her şey!
Ayrılıkları ayrıntılar acıtır.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:19 PM
NEYLERSİN

Birgün bu mahsun sevdadan geriye
Kalırsa sadece o hüzün kalır
Sende anladın ki yapayalnızız
Buluşmamız yasak, görüşmemiz uzak
Devrilmiş kadehler gibi dönüyor başımız
Neylersin...

Ah güzelim, incinmiş bir sesi vardır yağmurun
Yanaklarına vurduğunda hissedersin
Ve bir veda sözcüğü
Saçlarına titreyen bir öpücükle dokunduğunda
Bu anı dondurmaya yetmez nefesin
Bir film sahnesi gibi akar gider ayrılık
Neylersin...

Biz zaten hiçbir romanda
Kendi hayatımıza rastlamadık
Bütün şarkılar bizi yanlış anlatmıştı
Ve bütün bulmacalar yarım bırakılmıştı
Tenha sokaklarda üşüyüp durdu sırtımız
Oysa tuttuğumuz balıkları bile
Yeniden denize bağışlamıştık
Biz hayata dair hiçbir yanlış yapmamıştık
Neylersin...

Biz bu sonucu haketmedik
Hayır, etmedik
Ömrümüz bu talana lâyık değildi
Bazen acı vurdu bazen de yağmur
Hiç gülmedi yüzümüz
Hiç büyümedi gülümüz
Bizi yalnızca akşamlar kucakladı biliyorsun
Sabaha çıkmayan bir yoldu yürüdüğümüz

Bazen acı dinmez,
Bazen de yağmur
Sevgilim gülümse herşey unutulur
Suskunuz bu akşam üstü
Hasrete yanmışız
Neylersin...

Birgün bu öykünün sonuna gelince
Ansızın desem ki 'hoşçakal canım'
Unutursun, mecburen unutursun
Yıldızlar söner, bu aşk da biter
Bazı gün hatırlayınca sessizce ağlarız
Neylersin...

Ah bebeğim, ah...
Kekremsi bir tadı vardır gözyaşının
Dudaklarına sızınca farkedersin
İçindeki vurgun aşklar mezarlığında
Ayrılık, ölümden üste yazılınca
Gideni durdurmaya yetişmez sesin
Bir inme gibi dolaşır bedeninde pimanlıklar
Neylersin...

Biz zaten hiçbir sinemaya tam vaktinde yetişemedik
Bütün vapurlar bizden önce kalkmıştı
Ve bütün biletler biz gelmeden satılmıştı
Boşuna telaşlarda yorduk günlerimizi
Oysa Nuh'un Gemisi'nde bile, bize yer kalmamıştı
Ve hiçbir mutluluğa adımız kaydolmamıştı
Neylersin...

Biz bu aşkı sürdüremezdik, inan sürdüremezdik
Kalbimiz bu heyecana müsait değildi
Bize hep acılar kaldı
Bize hep yağmur
Unutmasan bile artık unutur gibi yapacaksın
Ve buruşturup buruşturup attığım kağıtlarda
Hiç bitiremediğim bir şiir olarak kalacaksın.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:19 PM
gelmedİm Sana İnadimdan Bİrde AŞkimdan
YÜreĞİmİ Kaybettİm Hemde Kİmde OlduĞunu Bİlerek
AŞk DİyebİldİĞİm Nedenler Kadar Cevapsiz Ve YaĞmurlar Kadar Sabirli
SevdİĞİm İÇİn İzİn Verdİm GÖzlerİm
GÖzlerİmİn GÖzlerİne DeĞmesİne
GÖzlerİm GÖzlerİnde Ve YÜreĞİm Sende Kalana Dek
Bİr Mektubun Puluna Sakladim Nedenlerİmİ
YÜreĞİmİ Kaybettİm Sende YÜreĞİnİ...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:20 PM
Ağır Yaralı

Beni ta kalbimden vurdu gidişin,
Bütün umutlarım ağır yaralı.
Aklımdan çıkmıyor veda edişin,
Bütün duygularım ağır yaralı.

Aşkımız verirken en son nefesi,
Yıkıldı gönlümün sevda kalesi,
Sırtımda sanki bir bıçak darbesi,
Bütün anılarım ağır yaralı.

Dünyayı başıma yıkmışçasına,
Bağrıma kurşunlar sıkmışçasına,
Sanki bir savaştan çıkmışçasına,
Bütün anılarım ağır yaralı...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:20 PM
BEN BİR EYLÜL SEN HAZİRAN
*************************************


Bir eylüldü başlayan içimde

Ağaçlar dökmüştü yapraklarını

Çimenler sararmıştı

Rengi solmuştu tüm çiçeklerin

Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı

Katar katar gidiyordu kuşlar uzaklara

Deli deli esiyordu rüzgar

Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa

Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar

Neydi o bir zamanlar

Sevmişliğim, sevilmişliğim

O heyheyler, o delişmenlikler neydi

Ne bu kadere boyun eğmişliğim

Ne bu acıdan korlaşan yürek

Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım

Önümdeki dizboyu karanlıklar da ne

Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım

Beni kötü yakaladın haziran

Gamlı, yıkık eylül sonuma

Bir ilkyaz tazeliği getirdin

Masmavi göğünle

Cana can katan güneşinle

Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime

Çiçekler açtı dokunduğun

Çimler büyüdü yürüdüğün

Ve güller katmer katmer oldu güldüğün yerde

Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi

Oldurduğun yemişlerin ağırlığından

Dallarım yere değiyor

Güneşi batmadan saçlarının

Bir dolunay doğuyor bakışlarından

Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma

Uykusuz *******im seninle apaydınlık

Başım dönüyor, off başım dönüyor yaşamaktan

Ölebilirim artık

Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse

Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma

Baksana; parmak uçlarım ateş

Lavlar fışkırıyor gözbebeklerimden

Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan

Benimle meydan oku her çaresizliğe

Benimle uyu, benimle uyan

Birlikte varalım onüçüncü aylara

WrAtBoY
02-12-2008, 03:20 PM
SEN KİMSİN?
************************
Yalnızlığımın kaçıncı dönümü bu,
Kaçıncı haykırışım sensizliği,
Saatler kaçı gösteriyor,
Sensiz biten kaçıncı gecem...........

Hayatımın hiç bir anı
Bu kadar uzun sürmedi
Özlemlerim, sevdalarım, aşklarım
Mutluluklarım, sevinçlerim, hüzünlerim
Ne de gülüşlerim;
Yalnızlığım kadar...

En değerli, en sadık dostum mu yalnızlık
Yoksa en büyük korkum, kâbusum mu?
Bir ad veremedim...

Beni hiç terketmiyor
Bağırsam da, kızsam da, sinirlensem de
Hep benimle, bende
Taa içimde, en derinde...

Yalnızlığım sen söyle,
Yıllar boyu yanımda kalacak sevgilim misin;
Yoksa ömür boyu yüreğimde taşıyacağım
Hüznümün sebebi misin?

Yalnızlığım söyle bana
Sen kimsin,
SEN KİMSİN?
Elini uzatıp ellerimin boşluğunu doldurabilir misin,
Sevgini verip yüreğimi ısıtabilir misin,
Sesini duyurup,sessizliğimi bozabilir misin,
Soğuk duvarları yıkabilir misin,
Fırtınaları durdurup, sıcak meltemler estirebilir misin,
Hırçın dalgaları dinginletip, denizi uyutabilir misin,
Kapkara bulutları silip, güneşin rengini çizebilir misin,
Ya yıldızları toplayıp, gözlerime akıtabilir misin?

Söyle yalnızlığım söyle
Sen kimsin?
Hadi, durma söyle!
Sen kimsin?
Yoksa sen ölümüme sebep misin?

WrAtBoY
02-12-2008, 03:20 PM
Sen hiç aşk acısı çektin mi?
Sesini duyunca ağlayıp,
Yüzünü gördüğünde kahroldun mu hiç?
Herkesten sakındığın
İstesende bırakamadığın,
Bırakıp gitti mi seni hiç?
Ateşlere attı mı yüreğini?
Bulmak için dolaştın mı ateşler arasında....

Sen hiç aşk acısı çektin mi?
Senin yüreğinide ateşlere atan oldu mu hiç?

WrAtBoY
02-12-2008, 03:20 PM
NAN GİBİ


Ve gözlerin gelir geçer içimden
Su içerken sen,sokulurken akşam kızıllığına
Ekmeği bölerken, yalnızsam yıllar nasıl geçmişse aradan
Unutmak kolay sanmışsa şarkılar, şiirler yalan yazmışsa ayrılığı
Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını.
An gibi aklımdasın.

Gelir geçer gemiler, belki sende geçersin diye
Bir kumru konar her sabah pencereye
Bir miladı taşır gece bir yıldız
Soğuk olur, üşürsün ya adam akıllı
Hani sarılırsın kendine hani aklın karışır
Bu bir divaneliktir. Gönül aha alışır.
Ömrüm bitse ne çıkar.
Can gibi aklımdasın.

Gündür bu geçer gider. Belki bir şey kalmaz sanırsın
Yani bir sabah uyandığında ne hayatın tortusu ne kokusu alışmışlığın
Her şey başka olacaktır. Başka bir otobüs başka bir gazete
Resimlerden silinecek yüzün belki de
Ne adın ne sanın. Bir şafak vakti açınca gözlerini bir merhabayla
Yeniden kurulacak dünya.
Ve sen her şafak tan gibi aklımdasın.

Bazen bir şey geçer içinden insanın
En ücra yerlerinden, cesaret gibi bir şey
Nolucak işte kömür yanmıyorsa eskisi kadar güzel
Fasulyenin tadı yoksa, şarkılar yakmıyorsa içini
Sadri Alışık öyle güzel ağlamıyorsa
Aşık olmayı beceremiyorsa İzzet Günay, mahallenin en güzel kızına
Denizin tuzu yalnızlığın bahanesi yoksa,
Bir bıçak saplanınca yüreğinin tam ortasına
Zannetme ki ölmek zor, ölmek kolay, kolayda,
Kan gibi aklımdasın.

Bu da geçer
Her sabah kanayacak değil ya
Bakarsın taze ekmek çıkarır köşedeki fırın
Birazda helvası bizim bakkalın
Senden ayırdığım üç beş zeytin, otururum sofraya
Her lokmada geçer acısı belki bırakılmışlığın
Bende unuturum, nasıl unutulursa sana susuzluğum,
Ve nasıl becerdiysem kahrolmayı öyle unuturum.
Ekmek gibi, nan gibi aklımdasın.

Ve gözlerin gelir geçer içimden
Su içerken sen, sokulurken akşam kızıllığına
Ekmeği bölerken, yalnızsam yıllar nasıl geçmişse aradan
Unutmak kolay sanmışsa şarkılar, şiirler yalan yazmışsa ayrılığı
Kör olsun sözlerim, unuttuysam adını.
An gibi aklımdasın.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:20 PM
ON YEDİ YAŞIMSIN


Sen benim on yedi yaşımsın, deli çağımsın.
Sen benim ayakkabılarımın arkasına ilk basışımsın. İlk cıgaram, ilk ıslığım,ilk kızgınlığım,
İlk aldanışımsın.
Sen benim ilk ütülü beyaz gömleğim,ilk şiirim, ilk kavgam,
Yaşamı ilk fark edişimsin.
Sen benim on yedi yaşımsın.

Yazlık sinemanın kapısında saçları taralı bir oğlan, Cebinde iki gazoz parası
Gönlüne tarifsiz rüzgarlar dolan.
İki film var bu akşam. Birinde Yılmaz Güney oynuyor, Birinde Fikret Hakan.
Bak Suat Sayın söylüyor cızırtılı plakta, rüyadır gördüğüm bütün ümitler,
Gözlerin aklımı perişan eyler. Aşk masalından şarkılar söyler. Beni hülyalara salan gözlerin.
Yazlık sinemanın kapısında saçları taralı bir oğlan. Bir külah çekirdeği, mangal gibi yüreği var.

Sen benim on yedi yaşımsın, deli çağımsın.
Aynaya ilk bakışım, babamla ilk kavgam evden ilk kaçışımsın.
Serçeleri sevdimse senden, minibüslerde muavinlik ettiysem,
Bir teselli veri dinlediysem Orhan Gencebay’dan, Emirgan’da çay içtiysem,
Tophane de sabahçı kahvelerini öğrendiysem, nerden bildiysem şiirlerini Ümit Yaşar’ın.
Pazar sabahları kapının önünden geçtiysem, içimde kıpır kıpır bu son nerden.

Sen benim on yedi yaşımsın,
Okulu ilk asışım, ilk kez birine gümüş kolye alışımsın.
Sen benim ilk sakarlığım, ilk tuhaflığım ilk yakalanışımsın.
Sen benim on yedi yaşımsın.

Mahallenin delikanlısı elleri ceplerinde, dudağında ıslığı, başında kavak yelleri.
Şarkılar mırıldanıyor. Zalimin zulmü varsa sevenin Allah’ı var yeni çalıyor 45’lik plaklarda.
Hayri Şahin ortalığı kavuruyor.
Mahallenin delikanlısı, cebinde iki gazoz parası, yüreğinde garip bir pıtırtı.
Alışmaya çalışıyor, sana alışmaya.
Akşamları işportaya çıkıyor, bi defter bi kalem bide çakı alana aynayı bedavadan veriyor.
Yani günler geçiyor on yedi yaşımın bütün tadıyla.

Sen benim on yedi yaşımsın, deli çağımsın.
İlk maça gidişim, Cemil Turan’ı ilk seyredişim, ilk sevincimsin.
Ben anamın muskasını nasıl astıysam göğsüme, öyle güvendiğimsin.
Sabahları eskici geçiyor kapıdan karşı komşu Nafile teyze bakkaldan ekmek istiyor.
Çocuklar top kovalıyor mahallenin arsasında. Bi bakıyorum cama da iki güvercin konuyor iyimi,
Her şey güzel oluyor. Bu hengame nasıl yakışıyorsa İstanbul’a,
Bana da aşk öyle yakışıyor.
Anam koş kapa diyor muslukları, üç gündür akmayan sular geliyor.
Ben on yedi yaşındayım, hayat benden yana duruyor.

Sen benim on yedi yaşımsın, deli çağımsın.
Sen benim ayakkabılarımın arkasına ilk basışımsın. İlk cıgaram, ilk ıslığım,ilk kızgınlığım,
İlk aldanışımsın.
Sen benim ilk ütülü beyaz gömleğim,ilk şiirim, ilk kavgam,
Yaşamı ilk fark edişimsin.
Sen benim on yedi yaşımsın,
Sen benim, sen benim, sen benimsin.
Sen benim her şeyimsin.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:21 PM
VUR BİTSİN

Orada, masanın üzerinde bir resim, ikimiz denize karşı durmuşuz Üsküdar’da,
Saçlarımızın üzerinde martılar, gözlerimizde acemi bir aşk ve biraz umut
Ve tuhaf ve çocuksu bir mutluluk,
Senin sırtında sarı yağmurluğun, Kadıköy’de ucuzluktan almışız.
Bende o siyah kazak, hani bir kedi gibi sokulduğun
Şubat ve yağmur yağıyormuş meğerse ıslatan her tarafımızı
Orada,masanın üstünde bir resim. Yak, bitsin.

Orada, kapının arkasında bir yazı, seviyoruz yazmışız birlikte
Harfler nasıl titremiş meğer ellerimizde. Bir pazartesi akşamı ben eve dönünce
Bütün acımasızlığını hayatın ve anlamsızlığını unutup sarılınca boynuna
Tutup öyle yazmışız nerden estiyse. Hep gülüşün, hep sıcaklığın sinmiş harflere
Ne yaptığın çorbanın, ne pilavın tadı. Sobayı yakmayı unutmuşuz ne gam
Senin çiğdemler açmış yüzünde sıcaklığın
Orada, kapının arkasında bir yazı. Sil, bitsin

Orada, sehpanın üstünde iki bardak, senin demlediğin çayı içmişiz birlikte
Nasılda dalgamızı geçmişiz dünyanın bütün dertleriyle
Umudu sürmüşüz ortaya, kocaman yüreklerimizi bilemişiz onca kahıra
Bir masalmış, bir yalanmış gibi korkmuşuz
Sıkı sıkıya yaslanmışız bahtımızın kara yıldızına
Ben tek sen üç şeker atmışsın filiz çayımıza
Sonra açıp perdeyi gökyüzünden bir dilek tutmuşuz
Mehtap gülümsemiş deli yürek çocukluğumuza
Orada, sehpanın üstünde iki bardak. Kır, bitsin.

Orada, odaya saçılmış küçük hatıralar, ne yana dönsem senden bir parça bir şey
Evet, küçük şeyler belki, biraz dalgınlığın, belki minik kızgınlığın,
Belki bir gülüşün uluorta, böreğin altını yakışın, düğmemi dikerken iğneyi eline batırışın
Ve saçların, kan gülleri taktığın, beni mahpus bıraktığın saçların
Ne yana dönsem bir parça bir şey senden
Hep o kanepede oturmuşluğun
Şu senin küçük yastığın, şu eşarbın, şu beni paramparça eden gözlerinin yankısı
İşte şu bir Haziran akşamı gitmek için ayaklanışın
Ne yana dönsem bir parça bir şey senden
Orada, odaya saçılmış küçük hatıralar. Git, bitsin.

Orada, ayaklarının dibinde bir adam, adam bütün adamlığını dökmüş önüne
Öyle kaç gün yada kaç gece ayaklarının dibinde
Öyle kolay mı, öyle kolay gitmek
Her şeyi bu İstanbul’u, o sevdiğin adaların kokusunu, mısır çarşısını
Eminönü’nün balık ekmeğini, Beyoğlu’nun sinema salonlarını
Birlikte beklediğimiz 28 numarayı unutmak öyle kolay mı
Öyle kolay.
Orada, ayaklarının dibinde bir adam. Kov, gitsin.

Orada, çekmecede yediotuzbeş bir silah, babadan kalma
Hani bir bayramda saydırmışız havaya
Sen biraz ürkek sokulmuşsun omzuma
Kuşlar havalanmış, bütün kuşları İstanbul’un
Giderken galiba bir beni, bir bunu unutmuşsun
Orada, yediotuzbeş bir silah
Burada zaten öldürdüğün bir yürek. Vur, bitsin.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:21 PM
Bir karanlık geliyor yokluğunun ardından
Ne zaman güneş batsa bu son gecem diyorum
Vazgeç yalan dünyanın köhne saltanatından
Yetişir bunca keder, bunca elem diyorum

Her şey sağır içimde ne şiir ne musiki
Dünyadan bezginliğim dünyalar kadar eski
Öylesine çözülmüş, öyle dağılmışım ki
Bu ne bitmez ayrılık bu ne özlem diyorum

Beni çağırdığını bir defa duyabilsem
Avuçlarımda ateş, yorgun gözlerimde nem
Aşarak denizleri bir gün kapına gelsem
Başımı duvarlara vurup ölsem diyorum

WrAtBoY
02-12-2008, 03:21 PM
Benim Adım Aşk

Varmı beni içinizde taşıyan
Yaşanmadam çözülmeyen sır benim
Kalmasada şöhretimi duymayan
Kimliğimi tarif etmek zor benim.


Kimsesizim hısmında yok hasmımda
Görünmezim cismimde yok resmimde
Dil üzmezim tek hece var ismimde
Barınağım gönül denen yer benim.

Bülbül benim lisanımla ötüştü
Bir gül için can evinden tutuştu
Yüreğine toroslardan çığ düştü
Yangınımı söndürmedi kar benim.

Niceler sultandı, kraldı, şahtı
Benimle değişti talihi bahtı
Yerle bir eyledim tac ile tahtı
Akıl almaz hünerlerim var benim

Kamil iken cahil ettim alimi
Vahşi iken yahşi ettim zalimi
Yavuz iken zebun ettim selimi
Her oyunu bozan gizli zor benim

İlahimle Mevlanayı döndürdüm
Yunusumla öfkeleri dindirdim
Günahımla çok ocaklar söndürdüm
Mevla'danım hayır benim şer benim

Sebep bazı Leyla bazı Şirindi
Hatrım için yüce dağlar delindi
Bilek gücüm Ferhat ile bilindi
Kuvvet benim kudret benim şer benim

Yeryüzünde ben ürettim veremi
Lokman hekim bulamadı çaremi
Aslı için kül eyledim Keremi
İbrahimin atıldığı kor benim
Benim adım AŞK

WrAtBoY
02-12-2008, 03:22 PM
Dün,
sen bende solgun bir alevken,
Kor olup ta,
yakmaya ba?ladın bugün,
Sönüp,
küllense de sevdam sende bir har iken,
Sevmişti deyip te ardımdan,
iki damla gözyaşı dök,
dök te ağla bugün,
Senden uzaklarda olsam da,
bil ki sevdiceğim,
yine de saklı kalırım,
döktüğün o iki damla gözyaşında,
Özlem olup da düşerim her gece yarısı,
uykuya hasret gözlerine,
Adınla seslenirim sabahlara dek,
tek başına dolaşılan,
o sokak kaldırımlarından,
Ağıtlar yakarım her gece yarısı,
gecenin o kahrolası karanlığında sana,
Haindir zaman,
sevgilinin yokluğunda,
An be an,
vurur ihaneti,
yıkıp ta seni savurur ıssız çöllere,
Yenik düşürüp de seni zamana,
sana sevgiliyi unutturur,
Unutma ki sevdiceğim,
ihaneti vurmuş olsa da saatler bugün,
Kanma sakın sen, akıp giden zamana,
Sensizliğe tetiğin en acımasızla çekildiği bugün,
Ben seni unutmadım sevgili,
sen de,
sen de beni unutma,
Rastlarsan birgün,
bir kırık mezar taşında adına,
İki damla gözyaşıyla beni an, beni unutma,
O gün,
bir mahşer günü olsa da,
Ben seni hala unutmadym sevgili,
sen de beni,
sen de beni o gün unutma...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:22 PM
Ben Sana Mecburum
ben sana mecburum bilemezsin adını mıh gibi aklımda tutuyorum büyüdükçe büyüyor gözlerin ben sana mecburum bilemezsin içimi seninle ısıtıyorum ağaclar sonbahara hazırlanıyor bu şehir o eski Istanbul mudur karanlıkta bulutlar parçalanıyor sokak lambaları birden yanıyor kaldırımlarda yağmur kokusu ben sana mecburum sen yoksun sevmek kimi zaman rezilce korkuludur insan bir akşamüstü ansızın yorulur tutsak ustura ağzında yaşamaktan kimi zaman ellerini kırar tutkusu birkaç hayat çıkarır yaşamasından hangi kapıyı çalsa kimi zaman arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu Fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor eski zamanlardan bir cuma çalıyor durup köşe başında deliksiz dinlesem sana kullanılmamış bir gök getirsem haftalar ellerimde ufalanıyor ne yapsam ne tutsam nereye gitsem ben sana mecburum sen yoksun belki Haziran'da mavi benekli çocuksun ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor bir şileb sızıyor ıssız gözlerinden belki Yesilköy'de uçağa biniyorsun bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor belki korsun kırılmışsın telaş içindesin kötü rüzgar saçlarını götürüyor ne vakit bir yaşamak düşünsem bu kurtlar sofrasında belki zor ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden ne vakit bir yaşamak düşünsem sus deyip adınla başlıyorum içimsıra kımıldıyor gizli denizlerin hayır başka türlü olmayacak ben sana mecburum bilemezsin.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:22 PM
Ateşböcekleri

ışıkla ilgili bir yazı okuyordum, elektrikler kesildi
boğazından geçerek midesine indi kent gecenin
mum aramadım, oysa vardı
pencereye gittim kalkıp çalışma masamdan
iki sevgiliden söz ediyordu ağaçlar fısıldaşarak bahçede
ağaçların yalnızlıklarından korktum
sonra yollardan söz açtılar, düşledikleri yollardan
işte o zaman ateşböceklerini,
birbirini kovalayan iki yanarsöner ışığı gördüm
gezinen son yıldızlarıydılar yeryüzünün
çaldıkları ağustosböceklerini tahta kafeslere dolduran
bir hırsız çetesi geçti sokaktan
ay siliyordu, siliyordu camlarını terleyen evlerin
bir ırmak kente geri dönmeyeceğini bildiren
bir mektup yazıp akıp gitmişti sudan gerekçelerle


yerçekimini aşk yoksunlarına bırakıp
bir bir çıkardım giysilerimi
ve kapısını araladım uyuduğun odanın
sonra açılmak için dokunmamı bekleyen
pembe gülleri gezdirmeye gittik
ağaçların gözlerini yumduğu küçük koruda
gökyüzümü sarsıyordu ıslak kelebek kanatların
ve geceyi
şu ısırıp durduğun geceyi
gitgide derinleşen karanlıkta gitgide sertleşen geceyi
yıldızların gökfişekleri gibi içimizde patladığı geceyi
çiğlenmiş sabahla birleşen ve küçülen geceyi


her güne böyle başlayalım sevgilim
böyle, ateşböceklerine teşekkür ederek

WrAtBoY
02-12-2008, 03:22 PM
YOK
Söndüklerini sanmıştım kırmızı mumlarımın
Sönmemişler
Düştüklerini sanmıştım sonbahar yapraklarının
Doğru düşmüşler
Varolduğunu sandığım dostlarım
Meğer birer birer ölmüşler
Ve ben
Tekmişim artık....!

WrAtBoY
02-12-2008, 03:22 PM
KIZIM

Dünyada aşk denilen varlıkta yalan
İnanma aldanma kızım
Hıçkırır ağlarlar inanma,aldanma
Erkekler yılandır sokarlar kızım
''ölürüm ben seni unutamam'' derler
Sen ona aldanma kapılma kızım
Gelirler önünde secde ederler
Arkandan lanetle anarlar kızım
Şimdi bir çiçeksin göğse takılır
Solunca kaldırır atarlar kızım
Aşktan sonra hayalin yıkılır
Baharda saçların ağırır kızım

WrAtBoY
02-12-2008, 03:23 PM
SEN HİÇ EYLÜL DE SEVDİN Mİ
**************************
Bir sabah,
Zamanı durdurdun sen...
Ayrılığı ekledin sonbahara
Mevsimin bütün bulutları,
Gözlerimde birikti de
Ben yağamadım bakışlarına...

Söyle!
Hangi güneş
Baharı getirecek şimdi bana?
Kadehimiz ayrılağa kalkmadı ki hiç
Ben nasıl içebilirim yokluğuna...

Belki,
Zamansızdı sevgim
En az gidişin kadar!
Elde değil bu.
Sen hiç eylülde sevip de
Vakitsiz hüzünlere beyaz bayrak salladın mı?
Bilemezsin sevdiğim...
Nasıl da koyuyor adama güzün geri kalanı...

Doğduğum gündeyim şimdi.
Yoksun...
Bir başıma içip,
Kağıda gidişini karaladım...
Hazanda sevmek akıl kârı değilmiş sevgili
Anladım...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:23 PM
Bir TeK HiC
Hiç Bir insani unutmak,
bir insandan vazgeçmek,
bir insani hayatından sonsuza kadar çıkartmak zorunda
kaldın mi hiç...¿
Hani ölmüş gibi,
hani uzatsan da elini tutamayacağını bilmek gibi,
her an kapından içeri gülümseyerek gireceğini bekleyip
ama aslında hiç gelemeyeceğini de bilmen gibi...
Ne zor şey değil mi ölmediğini bilmek ,
ama ölmüş gibi ulaşılmaz olması artık o insanin sana,
ne kadar katlanılmaz bir gerçek değil mi
sen hala bu kadar sevgili iken...¿
Özlemek,
bu kadar özlemek,
etini kemiğini yakarcasına özlemek...
çok kötü değil mi...¿
Bu kadar özleyip onu görememek,
ona dokunamamak,
onu işitememek ,
artık sonunun "Pi" hali değil mi...¿
Biliyorsun değil mi...¿
Ne kadar umutsuz bir arayıştır o,
kalabalık caddede geçen binlerce yüze bakmak...
belki bir kez daha görebilmek için o yüzü,
belki biraz önce geçti bu kaldırımdan diye düşünmek,
belki su an arkamda yürüyen insanların içinde bir yerde demek,
belki su an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar yaşamak
ne zordur değil mi...¿
Ne kadar eritir insani fark etmeden...
Sende biliyorsun değil mi bunları...¿
Bir sinema koltuğunda sende iki kişi gibi oturdun mu hiç...¿
Hiç iki kişi gibi zevk aldın mi bir konserden yalnız basına...
Güzel bir kafe keşfettiğinde,
güzel bir film seyrettiğinde,
güzel bir şarki dinlediğinde
güzellikleri oranında, eksik kaldıklarını hissettin mi,
paylaşamadığın için onunla...
Bir barın kalabalığında hiç yarım vücudunla sallandın mı ortada...¿
Hiç iki kişilik beyninle yarım insan olabildin mi...¿
Baktığında aynana sadece yüzünün bir yarısını gördüğün oldu mu hiç...¿
Sana hayatındaki en büyük yoksunluğu yaşatandan
nefret edemediğin zamanlar oldu mu hiç...¿
Gözünün içine baka baka kolunu bacağını kesen bir insanin yüzüne
sevgi dolu bir gülümseme ile bakabildiğin zamanlar oldu mu hiç...¿
Hayatta inandığın bütün değerlerini altüst eden birisine
aşk şiirleri yazabildin mi...¿
Onu içinde korumanın seni yok etmek olduğu zamanlara
feda oldun mu hiç...¿
İçinde ağlayan çocuğa umut şarkıları söyleyemediğin,
özlemini, susuzluğunu, açlığını gideremediğin zamanlar oldu mu hiç...¿
Kanayan yarasını gördüğün ama merhem olamadığın zamanlar...
Gücünün,hani o tanrısal gücünün bir çocuğun ağlamasını
susturamayacak kadar olduğunu gördüğün zamanlar oldu mu hiç...¿
Hiiiiiiiç...
Hiiç...
Hiç...
bir hiç...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:23 PM
KaranLiğin İçinden...
BunaLım Akiyor ELLerimden , Ardindan Yere DamLiyor Bak...
Aynaya Bakiyorum , Aynadaki Adam ŞöyLe Diyor Bana...
'Seni Tanımıyorum' Bende Onu Tanımıyorum...
Odama Dönüyorum , Ayni Tanımadıgım Adam , Kirmizi GözLeri...
GözLerinde Şarapmı , Kanmi Diyorum?...
Sen Cevabı BiLiyorsun , Hangisi Daha TatLi ? Diyor...
Sonra Yüzüğünün KenariyLa İLe BiLeginin Bir Kısmını Kesiyor..
Agzima Dayiyor Kana , Kana İçiyorum...
Ardindan Derin Bir Uyku , Kimsenin Görmediği Görmeyecegi Kadar Derin...
KabusLar SaLdırınca Uyanıyorum , ELLerime Bakıyorum...
O Adamın ELLeri Gibi YasLi , BiLegime Bakıyorum Kanıyor...
KLozete Kosup Kusuyorum , Kim BiLir Kacıncı Kez...
BunaLım DamLiyor GözLerimden Bak...!
AnLasilmaz Bir Yanım OLdugunu Hissediyorum , ÖLdürmeye HevesLi...
Ruhum Bedenime Sıgmıyor...
Acı Cekmek İstiyorum , AcıLara Tutunmak İstiyorum....
Şehveti, Arzuyu , DamarLarımda Hissedyorum....
Hic OLmadıgı Kadar ALisiyorum , KaranLiga YaLnızLıga...
Kendi Yatagımda Huzur İçinde ÖLmek İstemiyorum , ÖLümüm Bir Sebep Bir Deger Ugruna OLmaLı...
Kafam BinLerce Soru İşaretiyLe DoLu...
Sanki OnLar Birer Kurtcukta Beynimi KemiriyorLar...
İnsanLarı Düsünüyorum , Herkes Ne Düsünüyor , Ne Yapmak istiyor BunLar..
Kacı Yaşamanın , AnLamını Maksatını BiLiyor....
Kaci Hayatın Sevmenin , SeviLmenin , Ölümsüz OLan Aşkın Degerini BiLiyor..?
Kaci ÖLümü Düsünerek Yasıyor , Her Anını SevmekLe DegerLendirmek İstiyor...
Bence Bu Aci FazLa Gercek...
İnsanLarı , Hayatı AnLayamıyorum , AnLamaya KaLktıgımdada Yine Beynim KemiriLmeye BasLiyor...
Bazen Hic Birşeyin AnLami OLmadıgını Düsünüyorum...
Bazende Bir Okadar Derin Ve AnLamLi Oldugunu Sanıyorum...
Bazen İnsanLara Hic Guvenemiyorum...
Bazende İnsanLara AptaLLık Derecesinde İnanıp Guveniyorum...
Bir Muzik CaLıyor...Sanki RuhumLa DinLiyorum..
Evanescence - My ImmortaL...
You Used To Captivate Me By Your WampireS ResonatinG Light....
Now I´m Bound By The , Life You Left Behind...
Mideme Bir Sancı SapLanıyor..UsuL Bir Titreme GeLiyor Bedenime..İrkiLiyorum..
Masamda Yanan Mum Isıgı Titriyor...
Yeniden Uykuya DaLmak İstemiyorum...
Gözüm Saate İLişiyor...Saat 2;32...
MezarLiktan ULuma SesLeri GeLiyor , Korkutucu DeğiL Sanki BirseyLer AnLatıLmak İsteniyor..
TeLefonumu ALiyorum ELime, Bu Saatte Ben Gibi Bi DeLi Daha Varmıdır Diye Düsünüyorum...
Sanki Zaman Gecmek BiLmiyor , Sanki Zaman Durdu...
Bu Kacıncı KaranLik Ve YaLnız Gece...
Bu Kacıncı İçimden GeLenLeri KaraLamam...
Kacıncı Atese Atısım...
Kimse , BiLmez YaLnızLıgımı , Kimse BiLmez YasadıkLarımı , Kimse BiLmez Beni...
Sigaramın Dumanında , Her Nefes Cekisimde Bir Hüzün BuLutu Doguyor Odama...
Seni Düsünüyorum...
Seni Düsünüyorum...
KaranLıktan Sonra Yine Seni BuLup , Sana SariLacagım...
Orada Yine Seni Görmek İstiyorum...
Keske Gece Seni GörebiLdiğim Yerde TutabiLseydim...
Bu Gercek DeğiL Ama Sadece Bize Ait...
Ruhumun Diger Tarafta Olduguna İnanmaya BasLadım....
Kirik OLan ParcaLarım Var...
Tekrar BirLeştirmek İçin FazLa Keskin...
Önemsemek İçin FazLa Kücük....
Eger Ona Dokunmak ÇaLısıram...
Ozaman İçim Kanıyor...
Kanıyorum...
Nefes ALip Ruhumun Kiyisindan Cıkmak İstiyorum...
Kendim Ve Ruhum Arasındaki Farki BiLiyorum...
Merak Etmekten Kendimi ALamiyorum....
Hangimizi Seviyorsun...?
ÖLüLer Ve Yasam Arasındaki Tek Şey Sevgidir...
BinLerce YıL Uyumus Gibiyim...
Bir Düsünce , Bir Ses , Bir Ruh , Ve Seb OLmadan...
Burada ÖLmeme İzin Verme...
Daha FazLası OLmaLı...
Beni Hayata Döndürecek Biri OLmaLı..............
İsmimi Haykırıp KaranLiktan Kurtar Beni....
Bir YaLanı Yasıyorum İçimde Hicbirsey OLmadan...
3´cü Biramin Bittiğini Fark Ediyorum...
Neyden Mahrum KaLdıgımı Şimdi AnLiyorum....
Bir VarLik OLsun İstiyorum , Dogustan Kusursuz...
Hic Bir Zaman Var OLmadı OLmayacakta...
VarLikLari KusuruyLa SevmeLiyiz...
Yeterince Uzun Yazdıgımı Düsünmüyorum...
İçimde Nedensiz Bir Yazma Tutkusu Var...
Düsünmeye Devam Ediyorum...
HaLa Beni Burda Tutan Bisey BuLamıyorum...
DinLediğim Sarkiyi BeLki 20 ci Defa Basa ALısım...
SaatLerdir Kendi İçimde Yatıyorum...
Kabustan Kacmak İçin Kendi Dünyamı Kurmus Gibiyim...
Bu Yeterince Gercekmi Benim İçin...
Aciyi Yok Etmek İsteyenLer , Sanki Daha FazLa Acı GetiriyorLar..
Ruhum KurtuLus İçin AgLamak İstiyor...
Gördüğüm Herseyde YanLıs BiseyLer Var...
Yoksa YanLıs OLan Senmisin , WampireS...
Kimsenin AnLamadıgı SözLer SöyLemekten Bıktım Artık...
Bunca Yazdıgım Sey , KaLemin Ruhundanmı GeLdi Benimmi..? BiLmiyorum...
Bir Cok Gece , YaLnız Basıma İken AgLadım...
Gun İşidi...
KötüLükLeri GizLeyen KaranLik Yerini Gün Isıgına Bıraktı...
Son Biram , Son Sigaram...
BeLki Son DizeLerim...
BeLki Bir Baska Zaman Son Noktası KonuLabiLecek Bir Siir...
ELveda KaranLiga....
ELveda Sana...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:24 PM
en Küçüğüm Annem

Orda mısın yürek yarım
Sessizliğinde kayboluyorum
Gün mü gecemi bilmiyorum
Ben bende beni....
Fermansız bu yalnızlığımda
Seni arıyorum
Kalbini demir mi yaptın bana?...
Çok mu acı tattırdım sana
Bilmem..bilir yanar mısın içimin şu ağrısına
Bilmem...affeder basar mısın bağrına
Orda mısın yürek yarım
Orda mısın ANNEM!....
Gönül sermayem bitti
Gözümde yaş
Canımda can tükendi.
Giden gün ömürden gitti
Kefen bezine bürünsem
Affedip sarar ağlar mısın annem
Viran değil...gül bahçende ..
Bende,Ötüyor baykuşlar
Bir zamanlardı hani o bülbüller
Onlar vuruldular
Kanı avuçlarımda yüreğime karıştı
İnsan doğdum senden
Temizdi alnım sütün kadar
Bak yazdı karayı yüzüme
Dost bildiğim kullar
Orda mısın yürek yarım
Sessizliğinde kayboluyorum
Ortada o kadar çok yalan var ki
Hangisine kanacağımı bilmiyorum
Eskiden üç yanlış bir doğruyu götürürdü
......gittiğim okul yıllarında
şimdi üç doğru bir yanlış etmiyor
kırdıysam affet ANNEM!...
yüreğimi gözlerine mühürlesem
salar mısın sulara
ellerime kelepçelesem bakışlarını
yürür müsün karanlıklara
YALAN DİYEMEM AFFET...BEN KÜÇÜĞÜM
AMA İNAN ANNEM
ACILARLA BABAMDAN BÜYÜĞÜM...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:24 PM
şk ve Karanlık
Aşk ve karanlık en yakınım olan!
Hep güneşli bir gün aradım.
Hep yağmuru bekledim.
Rüzgarın hayalini kurdum.
Geri dönüşü olmayan bir yolda!
Geçmişimi bekledim..
Hiçbirşeyi belli etmedim!
Hepsini içimde tuttum.
Ellerimin arasından kayıp giderken,
Gözlerimin içine bak!
Ve kaybettiklerimi gör.
Hepsini sana harcadım..
Yüzüme bak,
Ve herşey için çok geç olduğunu düşün!
Benim düşündüğüm gibi..
Ve sadece benim gibi bekle!
Geri dönüşü olmayan yolda,
Kaybettiğin Geçmişi bekle...

Acı ve hüzün içimde kalan!
Hep sıcak bir duygu aradım.
Hep ilgiyi bekledim.
Şarkımın sözlerini düşündüm.
Geri dönüşü olmayan bir yolda!
Geçmişimi bekledim..
Gözyaşlarımı hiç görmedin!
Sana hiç göstermedim.
Zamanın içinden kaybolup giderken,
Gözlerimin içine bak!
Ve bıraktıklarımı gör.
Hepsini sana harcadım..
Yıldızlara bak,
Ve Herşeyin çok uzakta olduğunu düşün!
Benim düşündüğüm gibi..
Ve sadece benim gibi izle!
Geri dönüşü olmayan yolda,
Kaybettiklerini izle...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:24 PM
Ben seni sevdim mi?
Sevdim, kime ne
Tuttum, ta icime oturttum seni
Aldim, oksadim saclarini, optum
Ictim yudum yudum guzelligini
Ben seni sevdim mi?
Sevdim elbette
Bendeydi ozlemlerin en korkuncu
Cildirirdim sen ne kadar uzaksan,
Ask degil, hic doymayan bir seydi bu
Ben seni sevdim mi?
Sevdim dogrusu
Sevdikce tamamlandim, butunlendim
Biri vardi aglayan *******ce
Biri vardi sana tutkun; o bendim
Ben seni sevdim mi?
Sevdim en buyuk
En solmayan guller acti icimde
Omrumu degerli kilan bir seydin
Sen benim bozbulanik gencligimde
Ben seni sevdim mi?
Sevdim, oyle ya
Bir cizgiye vardim seninle beraber
Ve bir gun orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim, Ya sen beni?

WrAtBoY
02-12-2008, 03:24 PM
Ne olur izin ver, seni unutayım
Gönlümden gidiver, yeniden doğayım
Bir şey söyle, beni ancak sen anlarsın
Söyle de, bu büyük dertten kurtulayım
Şartlanmışım hüzünlenip ağlamaya
Düşüncelerin içinde kaybolmaya
Sevilmekten değil sevmekten korkarım
Alıştım ben nefretle aldatılmaya
Sen beni duyamazsın, halimi göremezsin
Seninle konuşurum, zaten bilmezsin
Sanmıştım ki beni yalnız sen anlarsın
Ahımı aldın sen, artık gülemezsin...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:24 PM
Demek Şimdi Gidiyorsun

Demek şimdi gidiyorsun;
Yazdığımız son şiir, öyle yarım kalacak!.
Demek şimdi gidiyorsun;
Kuşlarımız acıkacak,
Saksılarımız artık sulanmayacak!.
Demek öykümüzü bir ruj lekesi gibi yapıştırıp
Aynanın sahtekar yüzüne,
- Oy benim yaralım -
Demek şimdi gidiyorsun;
Beni böyle toz gibi dağıtıp
Merdivenlerin dibine!.

Her şey tamam, diyorsun, git...
Beni viran bir şehir gibi terket..
Haydi git!
Dışarısı ispiyon.. dışarısı ihanet..
Seni bir gören olmasın,
Dikkat et!..

Dostlukmuş.. ölüme yürümekmiş..
Üstüne titremekmiş.. Vefaymış!..
Aşk dediğin, zavallı bir kapıyı,
Duvara çarpıp çıkıncaya kadarmış...
Bana komaz deyip,
Sancını bir kilo rakıya gömsen de gece yarıları,
- Oy benim yaralım -
Asıl sancı, uyandığında
Bütün odaları boş görünce koyarmış!.

Gitmek istiyorsun, git...
Bir savaşçı asla vedalaşmaz!.
Durma git!
Dışarısı dinamit.. dışarısı enkaz!.
Şunu cebine koy,
Ne olur ne olmaz...

Eylül mağdurlarıydık,
Kimsemiz yoktu...
Yaralarımız aman vermiyordu canımıza..
Kimseye kıymamıştık oysa,
Masumduk...
Rahatsız etmiyordu bizi bu yalancı tarih!
Yırtılan bir pankart gibi,
Şehirlerin ortasına çığ düşürdüyse öfkemiz;
- Oy benim yaralım -
En az bir karıncanın yüreği kadar,
Namuslu ve çalışkandı ellerimiz!.

Artık bitti, diyorsun, git...
Kırılsın kapı-çerçeve, kırılsın bu cam!
Sorma git!
Dışarısı panik, dışarısı izdiham!.
Biliyorum, seni vuracaklar bu akşam...

Ne çok fire verdik üst-üste;
Ne çok arkadaş yitirdik
Bu tozlu yolculukta...
Kimliği tespit edilmemiş,
Ne çok ceset vurdu,
Zeytin güzeli akşamlarımıza!.
Büyük ütopyalar ve büyük dağlar gibi
İçerden çürümüşüz meğerse..
- Oy benim yaralım -
Her gelen ölüm yazmış,
Her giden ayrılık işlemiş,
Bu talihsiz gergefimize...

Kendini arıyorsun, git..
Aptal bir hayat kur,
İçinde beni barındırmayan..
Kalma, git!
Dışarısı barut, dışarısı gardiyan!.
Yine bir tek ben olurum, sana parçalanan...

Demek şimdi gidiyorsun;
Sonunda bizi de çökertiyor
Bu ****** zelzele!.
Demek şimdi gidiyorsun;
Yıkılan bir duvar gibi
Ömrime devrile-devrile...
Demek mecburi istikametlerin,
Ayrılığı gösteren o adaletsiz kavşağında;
- Oy benim yaralım.. maralım! -
Demek şimdi gidiyorsun,
Ve bana bir tek seçenek kalıyor:
Güle-güle!.. güle-güle!..

Beni öldürüyorsun, git..
Kalmasın sende kahrım, kalmasın derdim..
Bakma, git!
Kafamı yumruklayıp
Ardın sıra ağlarsam, namerdim...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:25 PM
Hayallerinden mi sildin

Sen beni hayallerinden mi sildin
yani, şimdi ben gözbebeklerinde
kendimi göremeyecek miyim
desene kupkuru bir sevda kaldı geriye
o da bana son hediye.

Ben hayallerinde olmazsa neyim
hayalet mi, ruh mu, ceset mi.

Vah benim garip sevdam
yitirdin, tükendin, vazgeçildin
umutlar, hayaller bitti
çöktü demek ki temelin.

Gayri, çıkıversin bir köşeden ölüm
beni bilse, hayallerde bile yokum
yaşam ne ki her şeye küsüm.

Direnirdim eskiden inandıklarıma
artık yokum bu kavgada
haklı çıktı içimdeki ses
benden bu kadar artık pes
senin olsun sende kalmasını istediklerin
hayallerinden silmişsin ne diyeyim.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:25 PM
Öylece bakakaldım gözlerine..
Umut dolu, yalvaran gözlerimle
Senden bir cevap bekliyordum
Bu zamansız gidişinin.. beni terkedişinin
Bir sebebi olmalıydı elbet....
Ben tüm gücünü toplayıp karşındayken
Suçumun (!) cezasını çekmeye hazırken
Sen tüm sorularımı yanıtsız bırakarak
Sadece susuyordun...
Ne olursa olsun ağlamamalıydım biliyorum
Akan gözyaşlarım ne seni döndürmeye
Ne de yaptıklarını silmeye yetmez
Üstelik sanada söz vermiştim ya..
Bir daha hiç ağlamayacağım diye
En çokta bu yüzden ağlamamalıydım işte..
Kahretsinki ben hala senin için yaşıyorum
Sen istediğin için ağlayamıyor..
Ve yine sen istediğin için gülemiyorum
İçim öylesine.. ölesiye seninle doluki
Ben hergün bu sevginin bedelini ödüyorum
Yıllarca süren bu kabustan uyanamıyorum
Yeter artık! Sevgilim dön de yüzümü güldür..
Geceme güneş ol... Ayazıma ateş...
Ben Seni Seviyorken

WrAtBoY
02-12-2008, 03:25 PM
MONA ROZA
Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
Kanadi kirik kus merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Mona Roza siyah güller, ak güller
Ulur aya karsi kirli çakallar
Ürkek ürkek bakar tavsanlar daga
Mona Roza, bugün bende bir hal var
Yagmur igri igri düser topraga
Ulur aya karsi kirli çakallar
Açma pencereni perdeleri çek
Mona Roza seni görmemeliyim
Bir bakisin ölmem için yetecek
Anla Mona Roza, ben bir deliyim
Acma pencereni perdeleri çek..
Zeytin agaçlari sögüt gölgesi
Bende çikar günes aydinliga
Bir nisan yüzügü, bir kapi sesi
Seni hatirlatiyor her zaman bana
Zeytin agaclari, sögüt gölgesi
Zambaklar en issiz yerlerde açar
Ve vardir her vahsi çiçekte gurur
Bir mumun ardinda bekleyen rüzgar
Isiksiz ruhumu sallar da durur
Zambaklar en issiz yerlerde acar
Ellerin ellerin ve parmaklarin
Bir nar çiçegini eziyor gibi
Ellerinden belli oluyor bir kadin
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin ellerin ve parmaklarin
Zaman ne de cabuk geciyor Mona
Saat onikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana
Bakma tuhaf tuhaf göge bu kadar
Zaman ne de çabuk geciyor Mona
Aksamlari gelir incir kuslari
Konar bahcenin incirlerine
Kiminin rengi ak, kimisi sari
Ahhh! beni vursalar bir kus yerine
Aksamlari gelir incir kuslari
Ki ben Mona Roza bulurum seni
Incir kuslarinin bakislarinda
Hayatla doldurur bu bos yelkeni
O masum bakislar su kenarinda
Ki ben Mona Roza bulurum seni
Kirgin kirgin bakma yüzüme Roza
Henuz dinlemedin benden türküler
Benim askim sigmaz öyle her saza
En güzel sarkiyi bir kursun söyler
Kirgin kirgin bakma yüzüme Roza
Artik inan bana muhacir kizi
Dinle ve kabul et itirafimi
Bir soguk, bir garip, bir mavi sizi
Alev alev sardi her tarafimi
Artik inan bana muhacir kizi

Yagmurlardan sonra büyürmüs basak
Meyvalar sabirla olgunlasirmis
Birgün gözlerimin ta içine bak
Anlarsin ölüler niçin yasarmis
Yagmulardan sonra büyürmüs basak
Altin bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kanli kus tüyüne
Bir tüy ki can verir bir gülümsesen
Bir tüy ki kapali gece güne
Altin bilezikler o kokulu ten
Mona Roza siyah güller, ak güller
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadi kirik kus merhamet ister
Aaahhh! senin yüzünden kana batacak!
Mona Roza siyah güller, ak güller

WrAtBoY
02-12-2008, 03:25 PM
FİLM BİTTİ..

SEN GİDİYORDUN YENİ SEVDALARA,
BEN KALIYORDUM SENİN SEVDANLA.
HEP BÖYLE OLDU ZATEN BEN SEVDİM,SEN BİLDİN.
OYUNDU OYNADIĞIN KURALINI SEN KOYDUN
FİNALİNİ SEN YAPTIN..

ARKANA BİLE BAKMADIN,GEREK DUYMADIN.
ALIŞMIŞTIN BÖYLE SAHNELERE,
YABANCISI DEĞİLDİN.
ROLLER AYNI,BAŞ ROL OYUNCUSU AYNI.
SEN YENİ BİR ROL KAPTIN HAYATTAN
BEN GERÇEĞE YOL ALDIM....

HAYAT BİR FİLMDİ SENİN İÇİN,
BAŞ ROL OYUNCUSU ÖLMEZDİ HİÇ BİR ZAMAN.
OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ OLUR.
YAPILMASI GEREKEN YAPILIRDI
ÖLDÜRÜLÜRDÜ BAŞ ROL YARDIMCISI...

**ÖYLESİNE GİT Kİ GİTMEMİŞ GİBİ**

Gelişin gibi sessiz olsun gidişin…
haydi git:
ardın sıra baktığıma,
her biri canımdan bin parça söken
kırmızımsı güller bıraktığıma aldırmadan…
acımadan perişan hâlime
ve kulak asmadan
gitmesin diye
sessizce yalvaran kalbime…

Haydi git!..
Öylesine git ki gitmemiş gibi
sıcaklığın tâzeliğini korusun hep
kıyıda, köşede
kaldığımda ısıtacak beni
Hep taze buğusu yüreğimde sevginin
hiçbir şey bitmemiş gibi
Hep içimde kalsın izleri
Gözlerinin buğulu eylülsü rengi…

Haydi git!..
Her kapı çalınışında sevineyim
sen çalmışçasına,
mutlulukla dolayım,
seni karşılamışçasına…
hasretinle dolarak
hiç ayrılmamışçasına…

Haydi git!..
gözlerin arkada kalmadan,
vedâ etmeden ağlayarak ve ağlatmadan..
dayanacağım her ne olursa olsun sensizliğe
gökler, yerler olsun şahit!..
sabrım bitmeden haydi...
aklım gitmeden haydi…
yoksa sen olacaksın ölümümün sebebi
dayanabilirsen
öylece gitmeye haydi...
öylesine git ki hiç gitmemiş gibi..
Verdiysen kesinkes gitmeye karar
öyle bir iz bırak ki…bitmemiş gibi

WrAtBoY
02-12-2008, 03:25 PM
Istanbul!!! Istanbul!!

Deli etme insani,
Sen neredesin, ben neredeyim.
Rahat birak yakami
Ben seni coktan unuttum
Ne gece isiklarin kaldi aklimda,
Ne de sabah mahmurlugun.
Ben baska sabahlara uyaniyorum,
Ruhsuz.
Ben baska ruzgarlarla usuyorum,
Gamsiz.
Lodoslarinin dovdugu
Rihtimlar yok burada.
Bogaz vapurlarinin duduklerini ise
Hic duymamislar.
Simitciler “gevreeek” diye
Bagirmamis hic.
Kestaneci de yok,
Kestaneci sobasi da
O yuzden soguk burada
Insanlarin yurekleri, elleri..
Istanbul!! Istanbul!!!
Deli etme insani,
Sen neredesin, ben neredeyim.
Beni hatirlamasan da olur…
Ben seni coktan unuttum Istanbul..
Ah bir de yuregim unutsa.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:26 PM
*DAĞ RÜZGARI **
Kaderde senden ayrı düşmek de varmış
Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim
Seni tanımadan
Hele seni böyle deli divane sevmeden
Yalnızlık güzeldir diyordum
Al başını, kaç bu şehirden
Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara
Rüzgarın iyot kokularını taşıdığı denizlere git
Git, gidebildiğin yere git diyordum
Oysa ki, senden kaçılmazmış
Yokluğuna bir gün bile dayanılmazmış
Bilmiyordum
Yine de dayanmaya çalışıyorum işte
Bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen
Geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye
Rüzgar güzel bir koku getirmişse
Saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum
Yaşamak seninle bir başka zamanı
Bir başka zamanda seni yaşamak
Her şeyden önce sen
Elbette sen
Mutlaka sen
İster uzaklarda ol
İster yanıbaşımda dur
Sen ol yeter ki bu zaman içinde
Ben olmasamda olur
Seni bir yumağa sarıyorum yıllardır
Bitmiyorsun
Çaresizliğim gün gibi aşikar
Su olup çeşmelerden akan güzelliğin
İnceliğin ışık ışık yüzüme vuran
Sen güneş kadar sıcak
Tabiat kadar gerçek
Sen bahçelerde çiçekler açtıran
Sudan, havadan, güneşten yüce varlık
Sen, o tek sevgi içimde
Sen görebildiğim o tek aydınlık

Bir nefes de benim için al
Havasızlıktan öldürme beni
Bulutlara, yıldızlara benim için de bak
Susadım diyorsam
Bir yudum su içmelisin
Ben yorulduysam sen uyumalısın
Ellerim sevilmek istiyor
Saçlarım okşanmak istiyor
Dudaklarım öpülmek istiyor
Anlamalısın

Ağaçların yeşili kalmadı
Gökyüzünün mavisi yok
Bu dağlar o dağlar değil
Rüzgarında kekik kokusu yok
Kim bu çaresiz adam
Bu kan çanağı gözler kimin
Gündüzü yok
Gecesi yok
Yok
Yok
Anladım
Sensiz yaşanmaz bu dünyada
İmkanı yok

WrAtBoY
02-12-2008, 03:26 PM
* * BİRGÜN SENİ SEVDİĞİMİ ANLARSIN ! **

Uykuların kaçar *******i
Bir türlü sabah olmayı bilmez
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın
Onun unutamadığın hayali
Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın aslında herşeyin boş olduğunu
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin
Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için
Vurursun başını soğuk taş duvarlara
Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
Duyarsın ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın,
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
Niçin yaratıldığını
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini
Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın
Dolar gözlerin için burkulur
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın sevilen dudakların
Sevilen gözlerin erişilmezliğini
O hiç beklenmeyen saat geldi mi
Düşer saçların önüne ama bembeyaz
Uzanır gökyüzüne ellerin
Ama çaresiz, ama yorgun, ama bitkin
Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın hayal kurmayı
Beklemeyi
Ümit etmeyi
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
Lanet edersin yaşadığına
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
Zaman bir çiçek gibi büyür kabrimde kendiliğinden
Bir gün seni sevdiğimi anlarsın

WrAtBoY
02-12-2008, 03:27 PM
* * BENİM KORKUM ÖLÜM DEĞİL **
Geçen gün senin yanında aklıma ölümüm geldi
Sensizlik bir mızrak gibi saplandı kalbime
O son anı hatırladım, o seni koyup gidişimi
İlk defa bu kadar üzüldüm dünyaya geldiğime
Ölüm! kaçınılmaz sonuç o soğuk kelime
Bir gün ucuz bir ****** gibi koynuma girecek
Yüzümde gezinecek pis ve iğrenç elleri
Korkudan büyümüş gözlerimde hayaller can verecek
Biliyorum üzüleceksin, ama bir gerçek
Bir yerde sevişmek gibi, bir yerde yaşamak kadar
Ne hazin sıcaklığımızın bizi terketmesi
Ve yüzümüze birbiri ardınca kapanan kapılar
Ergeç uzanır bir el son kampanyayı çalar
Anlarız kaçınılmaz anın geldiğini
Şehre bir bomba düşmüş gibi aynalar, camlar kırılır
İnsan arar da bir türlü bulamaz güzelliğini.
Kimse benim kadar bilemez ölümün rezilliğini
Seni koyup gitmenin hüznünü ben anlarım
Çünkü ben sende buldum kendimi, sende sevdim
Senin yanında seninle değerlendi zamanlarım
Ne acı gün kadehlerin boş kalması, şarkıların yarım
Mevsimlerin birbiri ardınca bir anda bitivermesi
Ansızın toprakla dolması gözlerimizin
Karnımıza o çirkin böceklerin girmesi
Kim bilir ölüm belki de bir çilenin sona ermesi
Belki güzeldir, şu sefil dünyaya boş gözle bakmak
Ne çare ki sen varsın, o dünyada sen varsın
Benim korkum ölüm değil, seni yalnız bırakmak

WrAtBoY
02-12-2008, 03:27 PM
Gün battı
Çoktan açtı gece sefaları
hasret bahçesinin
Kuşlar çoktan döndü yuvalarına
Sulara selam veriyor
akşamın hüznü
Yağmurlar geldi ellerinde güllerle,
Gelincikler geldi kapıma,
kan rengi karanfiller geldi
Sen gelmedin…
Yelda *******de,
Hercai menekşeler ortağı oldu düşlerimin
Uzun bir türküyle düştü
yalnızlığıma martılar
Ayın sevdası geldi
gelinlik göçmen bir kızın
yarım kalmış bohçasıyla
Kayan bir yıldızın gözyaşı geldi,
elemi geldi,
yası geldi;
Sen gelmedin…
Ümit kayığında
kürek mahkumuydu hayallerim
Sabahları önce resmin girdi bütün odalarıma
Saçlarındı gölgesi mahzun ikindilerimin
Adın yazılı kaldı sokaklarında gönül şehrimin
Söndü hasret rüzgârından,
vuslatın yanan mumu
Erguvanlar geri geldi
yaz ortasında,
Erken sonbaharlarda
sardunyalar geldi,
Sen gelmedin…
Kırık bir vazoda bıraktın can elmasımı
******* geldi,
gündüzler geldi,
türküler geldi,
gemiler geldi,
son trenler geldi,
Sen gelmedin…

WrAtBoY
02-12-2008, 03:27 PM
HATIRINA DÜŞECEĞİM

Kopkoyu bir sis içinde bir akşam
Hatırına düşeceğim belki
Bir an ıslayacak yağmur yüzünü
Birden o tatlı demleri hatırlayacaksın
Sonra sıcak yatağında uzun uzun
Ağlayacaksın Ağlayacak.!
.
Boğazında bir şeyler düğümlenecek
Ah yanımda olsaydı diyeceksin
Tüm yıldızlar gülecek haline Ay'da göz kırpacak
İliklerine işleyecek bensizlik
Kahrolacaksın...!
.
Bir sigara tüttüreceksin ihtimal
Ufku seyredeceksin saatlerce
Bir rüzgar kopçalayacak yüzünü
Sonra hayalim gelecek karşına
Bir şiirimi mırıldanacaksın
Hıçkıracaksın..!
.
Gönlünden atamadığın gibi kafandan'da
Silemeyeceksin beni, düşlerine gireceğim her gece
İnce bir hüzün bürüyecek yüzünü
Ve çırılçıplak gerçekleri o zaman
Anlayacaksın..!
.
Sonra bir şeyler yazmak isteyeceksin
Kafan gibi kaleminde işlemeyecek
Unutmak isteyeceksin herşeyi
Ama unutamayacaksın hiç bir şeyi
Kıvranacaksın.!!

WrAtBoY
02-12-2008, 03:27 PM
Ayrılık
Ayrılık, zaman mıydı?
Hüznün ruhuydu,
Bedendeki tılsım yarasıydı.
Susuzluktu.
Hiç düşünmemek miydi?
Hastalıktı.
Yitip giderken her şey, anılara sarılmaktı.
Sesli ağlamaktı.
Sessizce alışmaktı.
Ayrılık, bir seçim miydi?
Özgürlük, yoluydu.
Kusursuzluk kaygısıydı.
Kendini tanımaktı
Ayrılık, terk edilmek miydi?
Güvensizliği hissetmekti
Dünyayı kabus gibi görmekti.
Kanayan yarayı durduramamaktı.
Hayatın sonuna kadar,
Sargı beziyle yaşayamamaktı.
Ayrılık,
Hiç uyumamak mıydı?
Yitip giderken, durmak mıydı?

WrAtBoY
02-12-2008, 03:27 PM
Aşkta Yarın Yoktur Sevgili
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili.
O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır.
Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur.
Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar.
Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş,
anneler ve korkular yoktur.
Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili.
İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil,
içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir.
Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur.
Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın
hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de...
Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının
çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir
sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...

Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili,
kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı
hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye.
Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda,
gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri,
o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim.
Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...

Aşk çok eski bir şeydir sevgili.
Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer.
Sevdiğimiz insanların çocuklukları da...
Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer.
Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider,
hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...

İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır.
Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanır...
Bazen denizler, kıyılar çeker insanı.
İnsan bu kapılmayı anlayamaz, oysa çok eski bir yerde
yaşanmasından korkulup vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu.
Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devredilir başka insanlara...
Bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi...

İşte şimdi biz de sevgili, ya olmadık zamanlarda
umutsuzluğa kapılıp, soluğu evlerde alacağız, ya da denizler,
kıyılar çekecek bizi. Nasıl biz başkalarının
korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak, yenilgimizi, umutsuzluğumuzu...

Birazdan sabah olacak...
Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş,
anneler ve korkular başlayacak...
Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve
hiç olmamıştır sevgili. Birbirimizi kandırmayalım...

Hadi güne hazırlan. Yaşadıklarımızı unutmaya çalış.
Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, sırlarını,
cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri
alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek, sonra geçecek...

Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak...

Aşkta yarın yoktur sevgili...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:27 PM
Meçhul SevgiliMeçhul Sevgiliye
Biliyor musun bu gece senin için neler neler yazacağım...
Biliyor musun seniniçin gönlümde bugece bir sayfa açacağım..
Ömrümün son baharında,
Çıkmaz sokaklarında seni arayacağım...
Bulmak için anılarımı bir bir yırtacağım..
Ey mechul sevgili
bu gece saatlerimi seninle paylaşacağım...
Sen yanımda olmasan da,
adını bilmesem de, Seninle yaşayacağım...
Sen anlamasan da..
Bu gece bir başka olacak bende duygular...
Öldüreceğim içimdeki yalnızlıkları,
Seninle yaşayacağım dakikaları, mutlu anları..
Mazideki aşklarıma izinvereceğim bugece, seninleolmak için
Gönlümün zincirlerini kıracağım yanında olmam için..
Bu gece yağmurları dinleyeceğim göz yaşlarıma inat..
Yürüyeceğim kalbimin sahillerine, umursuzca..
*****eler takacağım saçlarına, bahçelerimden..
Seni koklayacağım güllere inat..
Sen bilmem hangi kentin akşamlarındasın..?
Sen bilmem şimdi kimin yanındasın..?
Ama nerede olursan ol kanımdasın, yanımdasın..
Sabahı aydınlanmayan akşamlarımdasın...
Bir sır gibi saklayacağım seni duygularımda..
Duyuramam sesimi sana oysa..
Sana yürüyeceğim yollara inat, sana inat..
Sana koşacağım sensizliğe inat...
Bu gece senin olacağım kullara inat..
Seni canım gibi seveceğim kendime inat..

WrAtBoY
02-12-2008, 03:28 PM
Değil mi

Tohumuyla toprağıyla senin ağacın değil mi
ona evren kuşları kondurmak amacın değil mi.

Gecenin kaç bin çeşmesinden ona sular aktaran
senin boşaldıkça dolan altın bakracın değil mi.

Gerilerde kalan yangın yerleri hala tüter ya
yaklaşan çocuklarından ışır yamaçların değil mi.

Sevenler göğünü her an yeni burçlarla donatan
yalnızlığında zaferler doğuran acın değil mi.

İşte şarkılar havalanır dört yöne dallarından
bu senin altında toplanılan ağacın değil mi.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:28 PM
Dinle kızım gençlik insanda cila
Öğüt dinle tamah etme her kula
Öğür olma bir musibet bin bela
Dost görünen nice düşman var kızım

Tatlı söze bel bağlama pek sakın
Oku öğren yavan kalmasın çıkın
Bilgi demek en iyi dosttan yakın
Kâğıt kalem al yaranı sar kızım

Nicesi var çarkın döndürür gider
Kimisi var ocak söndürür gider
Vaat verir seni kandırır gider
Bilgin varsa çözülür bu sır kızım

Hizmet et toprağa döşüren olma
Saadet aşını taşıran olma
Kendini alçaltıp düşüren olma
Hâl bilmezin dil yarası zor kızım

Giden zaman dönmez geri çağırsan
Duymaz seni avaz avaz bağırsan
Huzur gelmez vicdanına sağırsan
Doğrulara doğru aklın yor kızım

Hatır kırma onu yapmak güç olur
Hatalardan dönmek bazen geç olur
Gönül boşsa insan gözü aç olur
Bilmediğin bir bilene sor kızım

Kültürün al hep sevesin vatanı
Zorda koma canın anan atanı
Cehaletin girdabına batanı
Çıkaramaz okumayan kör kızım

Der BaBan, can yoldaşın erine
Hiçbir şeyi koyma onun yerine
Sakın ola gitme gönül körüne
Eteğini bir kâmile ser kızım
.................Cahillerin dağarcığı dar kızım

WrAtBoY
02-12-2008, 03:28 PM
BIR MASALDIR ASK

Ask kapiyi caldiginda
Bir garip telas icindesindir
Gece usulca oksarken saclarini
Sen hayallerin derin renklerinde dolanirsin

Bir garip telas halidir ask
Ustelik kontrolunu kaybedersin onun onunde
Ve hic hosuna gitmez bu
Aliskin degilsindir ustelik
Gulumsersin de bir yandan
Alismak lazim diye kendine ogutler verirken
Bu yuzden kabullenebilmektir ask
Daha once keskin reddedislerinde yasattiklarini

Bir reddedis halidir ask
Neden bu kadar zayifladigini
Ve neden bu kadar cabuk aglayabildigini anlamaya calisirsin
Ustelik hakli tek bir neden bulamazsin

Herseyi oluruna birakmanin en yalin halidir ask
Onemsediklerinin ne denli soluklastigini gorursun
Ustelik caresizsindir
Nereye aktigi belli olmayan bir nehirsindir
Ve sellalenin sesi gelir uzaktan
Ve ustelik seni uyaran uyaranadir
Ve ustelik sen durmak istersin
Ve akar durur bu nehir
Sen asiklarin en olagan halinde
Gulumseyerek dusersin yukseklerden

Mesafelerin yok oldugu andir ask
Ne yukseklik kalir ne de uzaklik
Her dustugun yer en ulusudur yuksekliklerin
Ne kadar kolay gulumsedigini farketmezsin bile
Her uzaklik askin siddetini artirdigin yolculuktur
Ustelik sen ozlemenin
Ve hasret cekmenin ne oldugunu anlamaya calisirken
Yureginde sevgilinin isminin nasil bu kadar buyudugunu
Dusunur dusunur ve yine bir sonuca varamazsin
Esir dusmussundur bir duygu halinin ellerine
Ve yalan soylersin bunun boyle olmadigi yolunda

Inkarin en yalanci halidir ask
Ustelik sana gulen gozlerle bakan insanlara isyandasindir
Ve aslinda asik olmadigini anlatmaya calisirsin
Askin adinin gectigi her inkar
Yeni bir arzuya suruklenistir
Arzularin anlamidir artik hayallerinin

Hayata yeni bir anlam yuklemektir ask
Ustelik daha once ne kadar bos yasadigini anladigin
Buna uzulmedigin
Ya da uzulmeyi akil edemedigin bir olus halidir
Ustelik hayatin anlami tek bir manaya dusmusken
Sen farkindasizligin en yogun halini yasarsin
Bunca manasizlik icinde dusunmeden
Bosluklara atilgan bir seruvencisindir

Ve en cesur oldugun anlarin toplamidir
En cok korktugun yollarin birlesimindedir de
Bir celiskiler yumagi belki de
Zamanin bir anlik akisinda
Ve hic bitmeyecek sonsuzluk duygusundadir ask

Her an yenilenmektir
Ne kadar degistiginin hic farkinda olmadigin
Ama her degisiminde
daha cok tutkuya dustugun andir ask

ask net bir doga fotografidir
ya da karmasik bir bilmece
ustelik cozmedigince devam eden
cozuldugunde bitendir

ask inanmaktir
inanci yeniden resmedebilmektir
ve belki
inanci sonsuzca askla degistirmektir

bir masaldir ask
gercekle dusun birbirine karistigi
senin hic uyanmak istemedigin
uzun bir uyku halidir…...Gassan Satar

WrAtBoY
02-12-2008, 03:28 PM
Kaldırımlar

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında,
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık.
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn-cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık.
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor,
Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler,
Üstüme camlarını hep simsiyah dikiyor.
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi,
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur ses kesilince sesi,
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek yumuşak bir kucakta,
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum...
Aman sabah olmasın bu karanlık sokakta,
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum.

Ben gideyim yol gitsin, ben gideyim yol gitsin,
İki yanımdan aksın bir sel gibi fenerler...
Tak tak ayaksesimi aç köpekler işitsin.
Yolumun zafer takı gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim!
Gündüzler size kalsın verin karanlıkları.
Islak bir yorgan gibi sımsıkı bürüneyim.
Örtün üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem taşlara boydan boya,
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp sokaklar kadar esrarlı bir uykuya.
Ölse kaldırımların kara sevdalı eşi.
Kaldırımlar

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında,
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık.
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn-cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık.
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor,
Sanıyorum her sokak başını kesmiş devler,
Üstüme camlarını hep simsiyah dikiyor.
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi,
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur ses kesilince sesi,
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek yumuşak bir kucakta,
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum...
Aman sabah olmasın bu karanlık sokakta,
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum.

Ben gideyim yol gitsin, ben gideyim yol gitsin,
İki yanımdan aksın bir sel gibi fenerler...
Tak tak ayaksesimi aç köpekler işitsin.
Yolumun zafer takı gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim!
Gündüzler size kalsın verin karanlıkları.
Islak bir yorgan gibi sımsıkı bürüneyim.
Örtün üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem taşlara boydan boya,
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp sokaklar kadar esrarlı bir uykuya.
Ölse kaldırımların kara sevdalı eşi.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:28 PM
NE GÜZEL ŞEY HATIRLAMAK SENİ
ne güzel şey hatırlamak seni;
ölüm ve zafer haberleri içinden,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken.

ne güzel şey hatırlamak seni;
bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin,
ve saçlarında
vakur yumuşaklıgı canımıniçi İstanbul topragının.
içimde ikinci bir insan gibidir,
seni sevmek saadeti.

parmakların ucunda kalan kokusu sardunya yapragının,
güneşli bir rahatlık
ve etin daveti
kıpkızıl çizgilerle bölünmüş,
sıcak,koyu bir karanlık.

ne güzel şey hatırlamak seni;
yazmak sana dair.
hapiste sırtüstü yatıp seni düşünmek:
filanca gün,filanca yerde söyledigin söz,
kendisi degil,
edasındaki dünya.

ne güzel şey hatırlamak seni!
sana tahtadan birşeyler oymalıyım yine:
bir çekmece,bir yüzük...
ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım.
ve hemen fırlayarak yerimden,
penceremde demirlere yapışarak,
hürriyetin süt beyaz maviligine
sana yazdıklarımı bagıra bagıra okumalıyım.

ne güzel şey hatırlamak seni:
ölüm ve zafer haberleri içinden,
hapiste,
ve yaşım kırkı geçmiş iken...
NAZIM HİKMET RAN

WrAtBoY
02-12-2008, 03:29 PM
Aşk İki Kişiliktir

Değişir yönü rüzgarın
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar;
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk, iki kişiliktir.
Bir anı bile kalmamıştır
******* boyu sevişmelerden
Binlerce yıl uzaktadır
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına.
Aşk, iki kişiliktir
Avutmaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar;
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına.
Aşk, iki kişiliktir.
Yitik bir ezgisin sadece
Tüketilmiş ve düşmüş gözden;
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiç bir kelebek
Tek başına yaşamaz sevdasını,
Severken hiç bir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk, iki kişiliktir
Ve ben sirilsiklamsam.
Iclenir gizli gizli aglarsam,
Beni boyle gorsen belki taniyamazsin.
Eger elimi baska bir el sariyorsa,
Sen gel yine de tut elimi.
Ben sensizsem ben yalnizim,

WrAtBoY
02-12-2008, 03:29 PM
Ne güzel şey; SENİ SEVİYORUM demek
Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel...
Her baharda, gece-gündüz
Her saniye
SENİ SEVİYORUM!
SENİ SEVİYORUM!
SEVİYORUMSENİ!
Diyebilmek ne güzel...
Çünküsü yok, nedeni yok sevmenin
Zamanı hiç yok,
Dakikalar zaman üstü...
Utangaç bir gecenin kucağında
Yağmurlar vuruyor pencereme,
Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına
Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında
Aşkın ayak seslerini duyuyorum yüreğimde
Ve hasretini içimde,
SENİ SEVİYORUM!

Sesini duymak istiyorum uyumadan önce
Sabahlara kadar konuşmak,
Hiç kapatmamak telefonu...
Aynı düşlere uyumak sonra
Ve uyanmak aynı güneşe
SENİ SEVİYORUM!
Daha bir güzelleştim son günlerde,
Gözlerimin içi parlıyor,
Kabına sığdıramıyorum aşkı.
Gülmek geliyor içimden,
Sokaklarda koşar adım yürümek,
Tanıdık, tanımadık herkese selam vermek,
Merhaba ülkemin güzel insanları,
Hepinize, hepinize merhaba
SİZİ de SEVİYORUM!
Yağmuru, denizi, kokusunu toprağımın
Gök mavisinde güvercinleri, martıları.
Dağ eteklerinde gelincikleri seviyorum ateş kırmızısı
Bindallılarıyla köy kızlarını
Ve elleri hamur kokan anaları
Hepsini sende seviyorum
SENİ SEVİYORUM!
iyi ki doğdun iyi ki varsın.
Doğum günün kutlu olsun!
SENİ ÇOK SEVİYORUM!
SENİ ÇOK SEVİYORUM!
Yaşamaksa seni sevmek,
Ben hiç ölmedim...
SENİ SEVİYORUM!

WrAtBoY
02-12-2008, 03:29 PM
Sevmek" dedim.
"Yoluna ölmek" dedi.

"Yol" dedim.
"Alıp başını gitmek" dedi.

"Gitmek" dedim.
Bir "Ahh" çekip, "Dostlardan ayrılmak" dedi.

"Dost" dedim.
Durdu. Bana baktı. "Dost" diye mırıldandı.
"Yüreğime nasıl koysam bilemediğim" dedi.

"Yürek" dedim.
"Dünyaları içine sığdıramadığım" dedi.

"Dünya" dedim.
"Hayatın bir yüzü" dedi.

"Yüz" dedim.
"Ardında ne gizli bilemediğim" dedi.

"Giz" dedim.
"Hep çözmeye çalıştığım" dedi.

"Çalışmak" dedim.
"Bitmeyecek öykü" dedi.

"Öykü" dedim.
"Binlercesini içimde gizliyorum" dedi.

"Gizlemek" dedim.
"İşte, her şeyin bitimi" dedi.

"Şey" dedim.
"Sevda" dedi.

"Sevda" dedim.
"Peşinden koştuğum" dedi.

"Koşmak" dedim.

"Hayat, bir maraton" dedi.

"Hayat" dedim.
"Öyle kısa ki!" dedi.

"Niçin kısa?" diye sordum.
"Yaşanacak çok şey var, zaman yok" dedi.

"Yaşanması gereken ne var? " diye sordum.
"Aşk" dedi.

"Kaç kere?" diye sordum.
"Bin kere" dedi, "Milyon kere"

"Neden bir kere değil?" diye sordum.
"Bütün aşkların toplamı, en yüce ve tek aşk" dedi.

"Önce ona varsan olmaz mı?" diye sordum.
"Keşke olsa" dedi, "Ama önce yoğrulmak gerek"

"Acı çekmek mi?" diye sordum.
"Evet, aşk acısında yok olmak" dedi.

"Yok olunca!" dedim.
"İşte gerçek aşkta o zaman yaşamaya başlarsın" dedi.

"Gerçek aşk!" dedim.
"Büyük o!" dedi.

Durdum. Durdum. Ve sustum!

"Neden sustun?" diye sordu.
"Yüreğim titredi sanki" dedim.

"Neden?" diye sordu.
"Bilmiyorum" dedim. "Büyük O!"

"Evet" dedi, "Büyük O!"
"Nerede?" diye sordum.

"Her yerde" dedi.

"Nasıl?" diye sordum.
"Yüreğini aç" dedi.

"Yüreğimi açmak!" dedim.
"Bir tebessümle bak her şeye" dedi.

"Tebessüm" dedim.
"Her kapının anahtarı" dedi.

"Kapı" dedim.
"Girmeden bilemezsin" dedi.

"Ya korku!" dedim.
"Bilinmeyenden korkar insan" dedi.

"Ben bilmiyorum" dedim.
"Neyi?" diye sordu.

"Ben'i" dedim.
"Sen kimsin?" diye sordu.

"Ben kimim?" diye sordum.
"Sevgiyle beslenensin" dedi.

"Kimin sevgisiyle?" diye sordum.
"Büyük O'nun" dedi.

Durdum. Durdum. Yine sustum.

"Kimsin?" diye sordum.

"SEN'im" dedi.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:29 PM
SENİ SEVİYORDUM

Seni seviyordum ve senin haberin yoktu.
Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına
düşüşü ve burnun herkesten başkaydı işte.
Güldüğün zaman yukarıya bakardın. Yukarı kalkan
başın ve gülen gözlerin vardı, ne güzeldiler...

Sen bilmiyordun, ben seni seviyordum.
Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler. Duvarlara,
vitrin camlarına kaldırımlara çarpıyordu. Geri dönüyordu
çoğalarak. Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum
herşeyi, her şeyi erteleyişim oluyordun. Kalp ağrısı
oluyordun, birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun.
Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk. Dönemeçler geçiyor,
köprüler göze alıyor ve bazen tekin olmayan suların
üzerinden atlıyorduk. Cesurduk... Ufuk çizgisi maviydi,
gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller.

Ben seni seviyordum, bilmiyordun.
Sevinçlerim oluyordun arasıra, sen hiç bilmiyordun.
Sonra herhangi biri oldun. Bütün sevinçlerim bittikten
sonra yağmurlar yağdı serin haziran akşamları...
Sonra bir gün uzaktan gördüm seni. Saçların
bana inat, başın her şeye meydan okuyarak.
İşte yine aynı... Kalbimi acıttın. Her zamanki gibi.
Değiştik sanıyordum.
Ve sen yine bilmiyordun.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:29 PM
Seni Sen Yapan Ne Varsa Aldım

Seni sen yapan ne varsa aldım,
Artık hepsi benim!
Vermem sana bir lokma aşk,
Hasret vermem sana,acı vermem!
Kıymetini bilecek misin bakalım,
Acıyı acı yapan ayrılığı
Hasretle yanıp tutuşan aşkı
Yada her gün adınla uyanan aşığını!

Oturup ağlar mısın çocuk gibi,
Açıp ellerini dua ederken,
Acaba beni çağırır mısın?
İçten içe pişmanlık duyar,
Bana yaptıklarını anlamaya çalışır mısın?

Muhtaç olmak gibi bir şey aşk,
Onsuz su içmen imkansız
Bir gülüş uğruna ölümü göze alırsın,
Ama yersiz sen asla anlayamazsın!
Kalbin mühürlü senenin
İstesen de aşık olamazsın!

WrAtBoY
02-12-2008, 03:30 PM
Ömür


Ölüm her ne kadar yakınsa,
Kıymetini iyi bilirsin hayatın.
Sevgin kadar büyüksün çünkü,
Kahrını çekmezsin artık dünyanın.
Seni sen yapar doğanın gizemi,
Yıldızları saymaya kalkarsın!
Sonra güneşin büyüklüğünü düşünür,
Yaşamın ne büyük bir şans olduğunu anlarsın.

İçindeki çocuk kadar meraklanır,
Sarhoşlar kadar boş yaşarsın.
Elindeki fırsatlar kadar büyür,
Yaptığın hatalar kadar yaşlanır,
Tüh demeden geçmişi hiçbir zaman anlayamazsın.

Yaşlandığında saymaya başlarsın,
Geri de kalan yılları,
Bilmezsin ancak daha kaç yıl yaşayacağını.

Birde bakarsın uykun kaçmış ayaktasın,
Etraf sessiz kimseler yok.
Bağırmaya başlarsın,
Sesini duyan olmaz!
Gözünün önünden bir sen geçer,
Anlamsız anlamsız bakarken
Aklına gelir ölüm
Meğer ona uykuda yakalanmışsın.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:30 PM
adını daha koymadım
sanki bir inattı ogözlerin
inadına gülümserdin en kederli anında bile
sanki bütün dertlere inat
bir damla yaş düşürmedin yüreğine
ben anlayamadım belki
neden içine attığını bütün dertlerini
ve asla anlayamayacğım belkide
ama seni anlamak aşkını yitirmektir bence
yinede birgün seni anlamamı istersen
önce bahset biraz kendinden
çünkü seni asla gülerken görmedim
yıkık dökük pencerenden
belki bana birşeyler anlatmak istedin
gözlerimin en derinine bakarak tüm hüznünle
ve belki sende beni sevdin delice
ama yetmedi gecikmedi azrail görevine
sonunda sen gitmiştin
soğuk ve yanlız bir mevsimde
yeniden bulmak istiyorum seni
bekle beni gittiğin yerde...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:30 PM
İçimdeki SEN i haykırışım
Bir sesti istediğin benden,
Bir kaç sözdü beklediğin gönülden.
Daldığın boşlukta hayalimdi görünen.
Nefesim saçlarında,
Sesim kulaklarında,
Ellerim avuçlarında,
Saçlarımdı göğsüne serilen.
Uzaktayım...
Biliyorum,
Bir yara kanar içinde..
Benim göremediğim.
Bir hasret yanar içinde..
Benim bilemediğim.
Bir umut oldum içinde,
Sadece sesinde hissedebildiğim.
Bir sevda masalı
Başı belli, sonu meçhul
Tıpkı sen ve ben gibi.
Dumanlı bir gün ötesinde
Bir karartı !
Yaklaştıkça kısalan bir gölge
Karartı arkasında sen ve ben..
Umutlara doğru yola çıkmış
Bir çift yürek.
Bizim yüreğimiz.
Coşkulu, çekingen, ürkek
Senin varlığın gibi.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:30 PM
Ne gariptir şu ayrılık günleri
Bir dosttan da, düşmandan da ayrılsan
Nedense bir tuhaf oluyor insan.
Derin bir sızı giriyor içeri
Son bir defa bakarken caddelere.
Dükkânlara, evlere, kahvelere
Hatıra yüklü kervanlar geçiyor,
Dolu dolu gözlerinin önünden.
Bu son yadigâr mı bir ayrılık gününden?
Ne unutulmaz zamanlar geçiyor
Ağır ağır biz farkında değilken.
Gökler masmavi, yaprak yemyeşilken
Sen istediğin kadar unutulmaz de
Bu son dakika, bu vakitsiz yağmur.
Unutulur azizim, unutulur...
Başka ne yapılır böyle bir günde?
Kapanan bavul, çivilenen sandık
Ve sonra kuru bir "Allaha ısmarladık !"

WrAtBoY
02-12-2008, 03:30 PM
en benim vazgeçilmezimsim;
******* boyu düşlediğim,
Rüyalarımı şiirlerle süslediğim,
Su gibi , aş gibi,
Her şeyimsin,
Sen benim tek tutkulu yanım;
Yıllar boyu sürgünlerim;
İçimden söküp atamadığım mahpusluğum;
Hürriyetim, kana kana içtiğim suyum,
HER ŞEYİMSİN!!!

WrAtBoY
02-12-2008, 03:30 PM
Aşk nedir ki arkadaş aşk nedir?
Aşk yanlızlıktır,
Aşk ölümüne susamaktır,
Aşk acıya ihtiyaç duymaktır,
Aşk fedakarlığı öğrenmektir,
Aşk kendini düşünmemektir,
Aşk uykuyu unutmaktır,
Aşk huzuru aramaktır,
Aşk .....
Aşkı tek bir cümleye sığdıramazsın ki arkadaş,
Bilemezsin ki...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:31 PM
Merhaba anne,
Yine ben geldim.
Merak etme okuldan çıktım da geldim.
Anneler de babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama
Ali, "Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder."
demişti de onun için söylüyorum.
Geçen hafta öğretmen, sağ elimde sarımsak, sol elimde
soğan dedirte dedirte öğretti sağımı solumu.
Ben biliyorum artık anne, sağım neresi, solum neresi
Ağrıyan yanımın neresi olduğunu.
Şimdi iyi biliyorum anne.
Hani geçen geldiğimde:
Şuram acıyor işte, şuram demiştim de
Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne
Bak şimdi söylüyorum. Şuram işte,
Sol yanım çok acıyor anne.
Hem de her gün acıyor anne her gün.

Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü.
Elinden tutup okula getirdi.
Yakası da danteldi.
Zil çalınca öptü, hadi yavrum sınıfa dedi.
Ben de ağladım,
Ağladım hiç de utanmadım.
Öğretmen ne oldu dedi?
Düştüm, dizim çok acıyor dedim.
Yalan söyledim anne.
Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne.

Bugün ben de saçım örülsün istedim.
Babam ördü ama onunki gibi olmadı.
Dantel yaka istedim.
Babam; "Ben bilmem ki kızım." dedi.
Bari okula sen götür dedim.
"Kızım, iş..." dedi.
Ben de bana ne dedim, ağladım.
"Kızım, ekmek" dedi babam.
Sustum ama okula giderken yine ağladım anne.
Ha, bi de sol yanım yine çok acıdı anne.

Herkesin çorapları bembeyaz,
benimkiler gri gibi.
Zeynep, "Annem, beyazlara renkli çamaşır
katmadan yıkıyormuş" dedi.
Babam hepsini birlikte yıkıyor.
Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne?
Uffff, babam, her gün domates
peynir koyuyor beslenmeme.
Üzülmesin diye söylemiyorum ama
Arkadaşlarım her gün kurabiye,
börek, pasta getiriyor.
Biliyorum babam pasta yapmasını
bilmez anne.

Hava kararıyor, ben gideyim anne.
Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi.
Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum.
Kim bozuyor toprağını,
Çiçeklerini kim koparıyor?
İzin verme anne,
Ne olur toprağına el sürdürme!
Eve gidince aklıma geliyor bi de
bunun için ağlıyorum anne.
Bak, kavanoz yanımda,
toprağından bir avuç daha alayım.
Biliyor musun anne?
Her gelişimde aldığım topraklarını
Şu kavanozda biriktirdim.
Üzerine de resmini yapıştırıp
başucuma koydum.

Her sabah onu öpüyor kokluyorum.
Kimseye söyleme ama anne
Bazen de konuşuyorum onunla.
Ne yapayım seni çok özlüyorum
anne.
Ha unutmadan,
Öğretmen yarın anneyi anlatan
bir yazı yazacaksınız dedi.
Ben babama yazdıracağım.
Öğretmen anlarsa çok kızar ama
bana ne kızarsa kızsın.
Ben seni hiç görmedim ki neyi,
nasıl anlatacağım anne.

Senin adın geçince sol yanım
acıyor anne.
Hiç bir şey yutamıyorum.
Bazen de dayanamayıp ağlıyorum.
Kağıda da böyle yazamam ya anne.
Ben gidiyorum anne,
Toprağını öpeyim, sen de rüyama gel beni öp.
Mutlaka gel anne,
Sen rüyama gelmeyince
Sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne.
Sol yanım acıyor anne.
İşte tam şurası,
Sol yanım çok acıyor anne.
Seni çok özledim anne, çooook...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:31 PM
GÖZLERİN KAL DİYOR

Bu nasıl ayrılık, bu nasıl veda
Gözlerin kal diyor dudakların git
Bakışın anahtar, gözlerin kilit
Ellerin aç diyor dudakların git

Ayrılık; dönüşü olmayan nehir
Yalnızlık; yıkılmış bomboş bir şehir
Kaç sevda kül oldu böyle kimbilir
Gözyaşın kal diyor dudakların git

Gidersem, bir daha dönmeyeceğim
Kalırsam kalbime yenileceğim
Çözemedim seni delireceğim
Gözlerin kal diyor dudakların git

Duvardan insin mi resimlerimiz
Yabancı olsun mu isimlerimiz
Ya o, deli dolu *******imiz
Anılar kal diyor dudakların git

Bu roman da biter belki birazdan
Ne aşklar yıkıldı gururdan , nazdan
Ağlıyor besteler yine hicazdan
Şarkılar kal diyor dudaklar git...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:31 PM
Kemiğini unuttum bu akşam
İdare et benim fasulye pilakimle
Komşunun kapısına işemişin geçen pazar
Ulan hergele
Uğraştırma beni taş kalpli şu ********lerle

Hani sayım günüydü bir pazar
Sayımcı kız elinde hafiften madara bir kağıt parçası
Evlimisiniz diye sormuştu
Hayır ama oğlum var demiştim
Anneni sorduğunda,kancığı boşverin,regl aylarında
Beraberdir şimdi mahalledeki çakallarla demiştim
Aptallaşmıştı sayımcı
Adını sormaya korksada,söylemiştim
Basri bey demiştim
Senin köpek olduğunu öğrendiğinde benim psikopat bir manyak olduğumu düşünmüş
Kendini dışarıya atmıştı telaşla
Ben gülmüştüm,sen sidiklemiştin altını

Ulan basri bey
Sen onunda hatırasıydın bana
Seni okşarken onun ten kokusunu hissediyorum hala
Seni ne çok severdi
İsmini değiştirmek için benimle az kavga etmedi
Sonra sana şans dedi
Hayatın bize yarattığı bir şanstın aslında
Doğru söylemişti
Ama bi yanın hala basri beydi

Eteğini yırttığın gün
Bize en kral kıyağını yapmıştın
Tanışmıştık sayende
Aynı mahlede
İki yabancıydık daha önce
Oysa o gün
Senin adına özür dilediğim gün
Dilim tutulmuştu sanki
Ulan
Ne oluyordum böyle
Kaptana sormuştum aynı gece
Aşıksın oğlum demişti
Aşıksın
Ben ne halt yemiştim böyle
Hep senin yüzündendi
Hergele

Sana yemek hazırlayıp
İnmezmiydi bahçeye
Benim gözlerime bakıp
Gülmezmiydi yüzüme

Ah be basri bey
Nereden gördüm seni kimsesizler mezarında
Yavruydun daha
Çok tatlıydın üstelik
Kıyamazdım anlasana

Bir sabah
Ve bir sabah........

WrAtBoY
02-12-2008, 03:31 PM
Semti yakarcasına
Havlamıştın hatırlasana
Hırsız sanmıştım
Ya da o inimşti bahçeye
Fırladım
Bir kırmızı maket güle rastladım
Yakasına yapışmış bir güle güle ...
Ağlayamadım
Kanımın donduğunu anladım

Basri bey
Tutamadınmı kollarından
Isırıp saçlarını koparsaydın en azından
Ya da
Eteğini yırtsaydın ilk zamanki gibi
Böyle kopmazdım dünyadan

köpekler vefalıdır
Bir sahipsiz günde
Bu yakınlarda
Bu zamanlarda
Cesedim çarparsa kıyıya
Bir
Sen ağla.......................................

WrAtBoY
02-12-2008, 03:31 PM
YÜREĞİNDE YER VARMI?
Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Hisset!
Hisset, Parmaklarına değen kağıdın içinde
Dolaşan damarlarımı...
Hisset damarlarımın, kanımın
Seni aramak için
Deliler gibi dolaşmasını...

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Dinle; duyuyor musun yüreğimin ritmini?
Gönlümde esen rüzgârları dinle...
Nefesimi tutmasam
Gözlerindeki derin ovalarda titreyen
Bütün yeşillikler kül olur,
Sazlar büyür simsiyah,
Kuruyan gözpınarlarında...

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Yazık! Mekanlar durduruyorsa seni.
Ve yazık, kendini bağladıysan maddelere...
İpsiz bir uçurtmayım ben... Ve kuyruksuz
Saçlarının çizgilerinde süzülen...
Rüzgârım sensin.
Susma ve sakın gözlerini kapatma, düşerim!
Yüreğinde yer var mı?

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Ve bir kaynak suyundan oluşan derenin
Üzerine düşen yaprak gibi;
Düşürüyor musun gülüşlerini
Ve öpüşlerini sesimin üstüne?
Akıyor musun benimle beraber,
Akıyor musun yıldızlara doğru?
Yıldızlar... Yıldızlar neden böylesine vefasız?
Neden her üşüyüşümde
Lapa lapa yağıyorlar avuçlarıma,
Neden eriyip kayboluyorlar?

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Bilmiyorum. Bilmek istemiyorum...
Ama parmaklarının ucunda şu an ne olur hisset beni...
Hisset!
Hisset, damarlarımdaki kanımın,
Seni aramak için deliler gibi dolaşmasını...
Söylemiştim değil mi?
İpsiz bir uçurtmayım ben...Ve kuyruksuz...
Saçlarının çizgilerinde süzülen...
Rüzgarım sensin.
Susma ve sakın gözlerini kapatma, düşerim.
Yüreğinde yer var mı?

WrAtBoY
02-12-2008, 03:32 PM
BANA SENSİZLİĞİ TATTIRMA

Sana öyle alıştım ki,bilemezsin.
Su balığa,
Güneş çiçeğe neyse,
Sende bana öylesin.
Sen benim için vazgeçilmezsin.

Bir an şaka bile olsa,
Gitmeyi aklına koyma.
Beni öldür, yok et ama,
Bana sensizliği tattırma.

Çöl kurağında
Yeşil bir yaprak.
Amazon ormanlarında,
Bir tutam ışık.
Yanardağ kraterinde,
Bir damla su bile olsam.
Yaşamak seninle güzel.

Bir an şaka bile olsa,
Gitmeyi aklına koyma.
Beni öldür, yok et ama,
Bana sensizliği tattırma.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:32 PM
Yollarımız Toz Dostum



Selam verdik, borçlu çıktık derler ya,
Gönül verdik, dertli olduk biz dostum.
Çileleri kader yazmış alnıma,
Bir de yardan ihaneti yaz dostum...

Çok yaşayan değil, gezen bilirmiş,
Bizim gibi gurbet gurbet gez dostum.
Hasret kaldık selamına burada,
İki satır mektup yolla tez dostum...

Vefasızlar çıkar hayat yoluna,
Eğlemez gönlünüşarkı, saz dostum.
Gelmez miydik sanıyorsun yanına,
Görünmüyor yollarımız, toz dostum...


Çiçek olsan koparırlar dalından,
Derviş olsan çevirirler yolundan,
Bülbül olsan bıktırırlar gülünden,
Dostun ile düşmanını sez dostum...

Sezar'ın hakkını vermez Sezar'a,
Gözün açık götürürler mezara,
Çok sevenler gelir imiş nazara,
Sevdalara tez değiyor göz dostum...

Muradım der; hayat kapısız bir han,
Kimseye miras kalmıyor babadan,
Ne kazandık bunca emek, çabadan,
Sen gel de bu bilmeceyi çöz dostum...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:32 PM
HAYAT BANA YALAN SÖYLEDİ


İlk kez hesaplaşıyorum kendimle...
Tuhaftır kalemi, kâğıdı ve seni
Onca sevmeme rağmen,
Sana ilk kez yazıyorum... Şimdi sen yoksun, seni düşünmek var.
Çocukken de seni düsünürdüm her gece,
Radyo dinler, şiir yazardım,
Her Çarşamba pazara giderdik annemle,
Babam maaş aldığında baklava yerdik.
Dondurmayı da çok severdik,
Ablam üç top yerdi, ben iki top,
Yalnızca bu yüzden kavga ederdik.
Oysa, oysa hayatımın vaz geçilmeziydi ablam,
Onun da yüzü hiç gülmedi,
Hayırsızın birine kaçıp mahvetti hayatını,
Aklımdan hiç çıkmaz gittiği günkü karanlıklar.
Hüznümü büyüttüm o günden beri, kendimi değil,
Gözlerimde halâ bir çocuk ağlar,
Düşlerimi gezdirdiğim bulutlar,
Bir tohumun özlemiydi çiçeğe,
Ve halâ kulaklarımda annemin sesi,
Bitirsen şu okulu, bir işe girsen...
Şiirle karın doymadığı doğruydu,
Bak Cemil okudu mühendis oldu,
En güzel kızıyla evlendi Üsküdar’ın,
Evinide aldı arabasını da...
Ben ise bağlama çalardım kendi halimce,
Sesim güzelmis öyle derlerdi,
Nereden bilirdim,
Hep hüzünlü türküleri söyleyeceğimi?
Hayat bana yalan söyledi.
Mektuplar yazardım Almanya'daki abime,
Okulu bitireceğime söz verirdim,
Masum düşlerimin o en sürgün adasında,
Bakışları uzaklara dalıp giden şarkılar
Ve mevsimsiz solmuş bir çiçek gibi,
Ayaklar altında nasıl ezilirse umut,
Benim de güneşimi işte öyle çaldılar.
Öyle tutsak aldılar sevinçlerimi.
Sensiz geçen her günü hesabıma yazdılar,
Şimdi öyle uzak ki...
Çay içip simit yediğimiz o günler,
Kardeşine karne hediyesi, uçurtma yaptığım günler
Öyle uzak ki...
Oysa saçaklarda titreyen bir serçenin,
Ekmek tanesine kanat çırpması,
Ve bir anne duası kadar içten sevmiştim seni.
Fener stadında Beşiktaş maçı,
Ve parasızlığımız devam ederken,
Bütün mavilerimi sana vermiştim.
Kaybetmek alnıma yazılmış sanki
Olmadı bir tanem...
Hayat bana yalan söyledi.
Babanın tayini çıkıp ta gittiginiz o kış,
Yine pençe yaptırmıştık ayakkabılarımıza,
Sana söyleyememiştim ama işten ayrılmıştı babam,
Kapanmıştı çalıştığı lokanta.
Senet zamanları daha bir çökerdi omuzları,
Ve akşam trenlerinin işçi yorgunluğuyla
Daha bir uzardı raylar.
Sitemlerim bile eğlenmişti hayata,
Öfkeli bir yanardağ isyanlara uyanmıştı,
Üstelik, üstelik sen de yoktun artık,
Oysa, yalnızca sen öpmüştün gözlerimi,
Bir yanı hep eksik kalmış çocukluğumun.
Aslında her insan yenikti hayata,
Ve birazda küskün...
Son trende kaçınca istasyondan,
Öyle kala kalırdık yorgun ve üzgün,
Kendime düşmanlığım bu yüzden,
Hep kendime pişmanlığım...
Şimdi her şeyim yarım,
Fotoğrafının arkasına ne yazdığımı bile çoktan unuttum.
Bir silâhım olsaydı, bir silâhım,
Yoksulluğu şakağından,
Kaybetmeyi kalbinden,
Ve sensizliği alnının tam ortasından vururdum.
Düzmece duygular harcım değildi,
Uzak denizlerin fırtınasıydım,
Karlı dağların kekliği...
Yoksuldum yoksul olmasına ama onurluydum.
Şimdi ne sen varsın, ne o eski sevdalar,
Olsun, üstüme devrilse de bu sağır karanlık,
Akşam olur şairlere gün doğar,
Bir kerecik söyle demiştin,
Söyleyememiştim hani
İşte şimdi söylüyorum:
SENİ SEVİYORUM.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:32 PM
SON HIÇKIRIK

ilk mektup tadinda yazilmaliydi
bir askin son satirlarida
sana ilk mektubum say bunu da
belki seni cok ozleyecegim
ama bil ki seni hep cok sevdim
ve
her zaman sevecegim.

seni cok seviyorum
her zaman sevecegim
bin kalbim olsa sana
hepsini verecegim.

bir gun kaparsak gozlerimizi
son hickirik goklerde bulusturacak bizi

sana bu kez okeyden caldigimiz taslari degil
yuzunun kiblesine okuyamadigim dualari yazdim
ne ezberleyip unuttugumuz hicaz sarkilari
ne de zulada sondurdugumuz sigaralari
beyaz yalanlarimizin ince hesaplarinda degil
yillardir icimden sayikladiklarimi yazdim sana
idamimi son dilegine tasiyamadigim itiraflarimi
caldigin yillarimi yazdim bu kez sana

icimin en ic yani
sakin aglama sen
yoklugumu da at pencereden simdi
ve okudugun her satirda yirt beni
duvarlara astigin her asi sitemini
tak pesimede gonder hadi

icimin aciyan yuzu
akin aglama sen
agzimdan her kacani ezberle sadece
ve soyleyemedigim diger yalanalri da
bu mektup Allahin emriyle
bu mektup sana tum hasretiyle

seni cok seviyorum
her zaman sevecegim
bin kalbim olsa sana
hepsini verecegim.
bir gun kaparsak gozlerimizi
son hickirik goklerde bulusturacak bizi

tipki gozlerinin renginde murekkebim
satirlarim bahtinin karanliginda
kaybedilmis butun savaslarim adina
yenilmisligin mahcup casretine siginipta
sensizlige ve hep sessizlige biriktirdiklerimi
icimde daglari deviren gizleri yazdim sana

bir gun bu hikayeninde bitecegi aslinda hep aklimda
sana veremedigim butun sozler artik son satirlarimda
icimin en ic yani bendeki bir enkaz yigini
seni terketmenin bile baskaydi tadi
sana hasretlenmek zaten bana mubahti
baksana
bu ayrilik ikimize de cok yakisti

icimin aciyan yuzu
sakin aglama sen
bendeki bir ayriligin huznu
sende kaybetmisligin aci telasi
inan seninki cabuk gecer
ama benim ayriligim kimbilir
kimbilir kac omur surer

bir gun kaparsak gozlerimizi
son hickirik goklerde bulusturacak bizi

WrAtBoY
02-12-2008, 03:33 PM
AYRILIĞIN İLANI

Gidiyor musun diye sorma bana.
Gönderen sensin.
Ne terk etmeyi istedim seni,
Ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi.
Senin kadar öfkeliyim ben de.
Senin kadar endişeli...

Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana
Ama inandıramadım seni.
Sen, sorgularken beni kafanda
Ben, gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla.
Bir tek sözün bağlardı beni sana,
Oysa sen hep susmanın koynunda.
Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku,
Teslim alır bedenleri de.
Sütten çıkmış ak kaşık değildim
Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza.
O dünya ki bazen minicik bir odada
Bazen kentin ortasında şekillendi.
Nasıl da güzeldi...
Zaten varsın diye her şey güzeldi ama
Sen buna inanmadın. Ah bu sorular...

Yaşamak varken sevdayı delice,
Niye boğarız sorularla?
Nasıl ikna edebilirdim seni?
Ben, aşk dedikçe sen, dur dedin.
Ben, seninleyim dedikçe
Sen, hayır dedin.
Zaten az konuşan sen
Olumsuz ne kadar sözcük varsa
Bulup çıkardın ortaya.
Bense hiç bir şey diyemedim.
Ne kadar zarar vermişim sana meğer.
Nasıl değiştirmişim seni.
Oysa hiç böyle düşünmemiştim.
Kimseye zarar vermek istemem ben.
Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem.
Ama öyle oldu işte.
Demek ki; gitmelerin zamanı şimdi.

Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı.
Ne sevişmelerimiz kalır aklında, ne sevda sözlerimiz.
Rahat değilim diyordun ya, rahat ol artık.
Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı.
Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan.
Biliyor musun bir tanem!
Gidişim yürekten değil, zorunluluktan.
Sanma ki, bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım.
Sanma ki, benden sakladığın gülüşleri
yalancı yüzlerde ararım.
Seni de götürürüm yüreğimde.
Her zaman yokluğunu taşırım.

Bulup, bulup kaybettim seni bebeğim.
Ne yazık ki, tozduman edemedim kuşkularını.
Ne yazık ki, kalamadın bana.
Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde.
Kokladıkça; bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:33 PM
elimi uzatsam tutmak için ellerini...
boş dönecek yine bilirim...
bilirim de anlatamam deli yüreğime...
bilirimde söz geçiremem sensizliğe...
ağlarım sessiz sessiz bir köşede...
kimse görmez...
kimse bilmez...
seni ölesiye sevdiğimi...
nefesime nefesin değmesi gerektiğini...
görmek için gözlerime gözlerinin değmesi gerektiğini...
kimse bilmez...
kimse seni nasıl sevdiğimi?
deliler gibi...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:33 PM
ugün aklımdasın...

yine tüm varlığımla seni düşünüyorum...
elimde olmadan...
izin bile almadan senden...
kızma ne olursun sana özlemlerdeki duygularıma

bügün yine düşüncelerimdesin....
yine meşkul ediyorsun tüm hücrelerimi...
ben istemesemde...
varlığına varlığım ihtiyac duyuyor...
aşkın beni sana mecbur kılıyor...


bugün yine sendeyim...
senli hayallerde..
üzgünüm elimden gelmiyor seni düşünmemek...
beceremiyorum sensizliği...
seni unutmayı..
Allah kahretsin çok seviyorum seni...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:33 PM
BU SEVDANIN ATEŞİ


Hep ertelenen bir an hiç yaşamamaya mahkumdur...
Düşlerin bekleyişini yalnızca bir hüsran karşılayacaktır.Mevsimleri sayarsak ömür baharsız tükenir gider.Sevdiğimizi bulmak yada bulduğumuzu sevmek tercihi en zor olan iki seçenektir bu sınavda...
Boşuna akan ırmaklar mı var yüreğimizde,sebepsiz mi coşkun bir deniz de maviye hasretliğimiz?Ufukta görünen o ki,mutluluk tek kişiliktir aslında karşımızdakinin çabasına ihtiyacı yoktur mutluluğun,Aşkın da sevdiğin kadar büyüktür.Sevdiğin sürece meydan okur dünyaya.
Hasretle beklenen gelmez hiçbir zaman,o hasreti yalnız tüketirsin.Karşılık bulmuyorsa sevda,umut değil,kendini hükümdar sana köleler üretir,dönemezsin.
Ama boşa geçmemiştir dolan vakit.Heba olan şiirlerin de değildir.Türkülerin diliyle yas tuttuğun *******,sırdaşlığını hiç terketmez.Kıymetini bilmediğin kır çiçekleri yeniden açar,o gül solarken.
Ayrılanlar yıllar geçse de üstünden,hep aynı acıyı çeker.Ama yollar hiç bitmez.Sonuna geldiğini zannettiğin yerler birer duraktır aslında.Ve sen yolculuğunu gönüllü bitirmişsindir o durakta.Güneş hep geç kalırmış gibi gelir,sen bir baharda mevsimler başka hava da...
Gerçeklerle düşler yerini kaybeder.Bir tek o kalır yüreğinden hiç gitmeyen.Aynı bakışlı resmine saatlerce dalışın kalır,sevdanın tutsaklığında acılarını dindirmeyen...
Şöyle dimdik durup rüzgara karşı ‘Ey hayat sen şavklı sularda bir dolunaysın,aslında yokum ben bu oyunda,ömrüm beni yok saysın’ diyerek çekip gitmek gelir aklına,Bedeninizin parçalanması hiç umrunda değildir ama sevdiği uğruna ölenlerden olmak istemezsin.Çünkü yalnız yaşarken bir ihtimal daha vardır.Belki ölüme değil ama onun hayatına geç kalmışsındır.Uzaktır,öyle kalacaktır belki.Hep bir umutla beklenirken sevda habercisi,yüreğini teselli etmek de sana düşer.
Herşeye rağmen korkutmasın seni bu sevdanın ateşi.Her yangın önce başladığı yeri yakar.Sana küçük kendime büyük gelen yüreğimde,yıllar geçsede senin adın yazar.Ve bil ki sevdiğim,uslanmaz ruhum yaşadıkça seni sever,seni sevdikçe yaşar...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:33 PM
Bu kent! Bu sokaklar!
Gri bir özlem taşıyor kıyıdaki o banklar...
Ahh... Hâlâ esaretin altında bu kent...
Yarım bırakılmış bir besteydin sanki
hiç kimsenin bilmediği.
Hâlâ söyleniyorsun buralarda, melodin hiç dinmedi...
Bilir misin bu kent tepeden tırnağa sen dolu.
Her adımımda, her sokakta sen çıkıyorsun karşıma.
Gün seninle başlıyor bu kentte...
Önce güneş oluyorsun, derken kahvaltım,
müziğim, çantam, saatim... Her şey sen oluyor birden.
Gittiğim kafe, baktığım deniz, yaktığım sigara, her şey sen...
Hâlâ söyleniyorsun dedim ya buralarda, kulağımdaki uğultu sen...
Gözümdeki görüntü sen..
Yüreğimdeki gürültü sen...
Hâlâ esaretin altında bu kent,
burada yaşamak sen... Ve gün senle bitiyor elbet...
Şimdi içimde hazin bir sonbahar gibi soluk hayalin!
Ve artık yordu yüreğimi melodin..
Yeter! Sonu gelmedi mi bu esaretin?

WrAtBoY
02-12-2008, 03:34 PM
Abbas

Haydi Abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş'tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:34 PM
Gel
sen yoksun
bütün sokaklarına kar yağıyor ömrümün
nefesim
üşüyen bir gelincik ayazı
bütün ******* aysız
durmadan bir ezgi savruluyor dudaklarında *******in
hüznün uzayan saçlarında kimsesizliğim kanıyor
yağmalanmıs bir ömrün ortasından sızarak
yaralı gönlümün ırmaklarına doluyor
gel
her gece bır deprem oluyor
ey çağlayan bir suda yittirdiğim menekşe gözlü kız
seslen bana nerdesin, hangi uzak şehirdesin
bir rüzgârın kanatlarına vursam duyulur mu sesim
gel
erişilmez uçurum diplerinde kaldı özleyişler
yaralı ceylanlar sekiyor bakışlarımda
tomurcuklar öksüz, serçeler dilsiz
her durakta boynu bükük bir çocuk üşüyor
ve ben bu yağmurlar dolusu yalnızlığımla
bütün bulutlardan sana koşuyorum gel
yürekler boş, bakışlar anlamıyor beni
her akşam vakti,
el ayak sesleri çekilirken caddelerden
vurup yüreğimi narlı sevdalara
yıldızlara ağladığımı kimse bilmiyor
kimse bilmiyor, her gece
dudağımda bir şiirin kanadığını
ey yavru bir kuş gibi
düşlerimin arasından uçup giden uçarı kız
yaşım on beş idi, yüz oldu, binyüz oldu
yaşlandım yaşamadan aşkı ve baharı
farkında değilim şimdi,
geçen günlerin değişen mevsimlerin
yağan karlar altında kaldı kalbim
gel
geçmiş bahar sokaklarına çıkar beni
bahçesi tarumar bir çiçeğin kirpiğindeyim
bir kar çölünün ortasında
bir insan mahşerinin içinde
yapayalnız
her bakışta bir hüzün,
her hüzünde bir bakış kanamada
bir sonsuz rüzgar başladı gittiğin yerde
gel
gel
bahar sokaklarına çıkar beni
yıldızları sönmüş bir gecenin sayfalarında ışıksızım
özlemler damıtıyorum durmadan karanlığın yapraklarına
kalbimin üstüne üstüne yağıyor kar,
göçüp gitti kuşlar çoktan ve ben
bölüp iklimlere o sevda tılsımı türküleri
işleyip alnımın çizgilerine tel tel
kalbimi sana rehin tutuyorum
gel
hasret ki yolları kanamalı ağır bir hüzündür
geçip giden günlerin terkisinde
rüzgâr koyaklarını yitirdi, sözcükler büyüsünü
her mısrada çığlık çığlık yüreğim
gel
ömrümün bütün sokaklarına kar yağıyor şimdi.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:34 PM
akŞam Şİİrİ

AteŞ BİrgÜn Suyu GÖrmÜŞ YÜce DaĞlarin Ardinda
SevdalanmiŞ Onun Delİ Dalgalarina.
HirÇin HirÇin Kayalara VuruŞuna,
YÜreĞİndekİ DuruluĞa
DemİŞ Kİ Suya:
Gel Sevdalim Ol,
Hayatima Anlam Veren Mucİzem Ol..
Su DayanamamiŞ AteŞİn GÖzlerİndekİ SicakliĞa
Al DemİŞ;
YÜreĞİm Sana ArmaĞan..
SarilmiŞ AteŞle Su Bİrbİrlerİne
Sikica, Kopmamacasina...
Zamanla Su,buhar Olmaya,
AteŞ, KÜl Olmaya BaŞlamiŞ
Ya Kendİsİ Yok OlacakmiŞ, Ya AŞki..
BaŞtan Alinlarina YazilmiŞ Olan Kaderİ De
YÜreĞİndekİ Kaderİ De
Alip GİtmİŞ Uzak Dİyarlara Su...
AteŞ KizmiŞ, AteŞ YakmiŞ Ormanlari..
AramiŞ Suyu Dİyarlar Boyu,
GÜnler Boyu, ******* Boyu
Bİr GÜn GelmİŞ Suya VarmiŞ Yolu
BakmiŞ O Duru GÖzlerİne Suyun,
Bİraz Kirgin, Bİraz HirÇin.
Ve O An AnlamiŞ;
AŞkin Bazen Gİtmek OlduĞunu,
Ama Gİtmenİn Yİtİrmek OlmadiĞini...
AteŞ DurmuŞ, SusmuŞ, SÖnmÜŞ AŞkiyla.
İŞte O Zaman Berİdİr Kİ:
AteŞ Sudan, Su AteŞten KaÇar OlmuŞ..
AteŞİn YÜreĞİnİ Sadece Su,
Suyun YÜreĞİnİ Sadece AteŞ Alir OlmuŞ.....

WrAtBoY
02-12-2008, 03:34 PM
SENİ ÖYLE ÇOK SEVİYORUM Kİ...

Şu anda çok uzaklardasın beni düşünüyor musun, bilmiyorum?
Ama ben hep seni düşündüm bugün,hiç aklımdan çıkmadın,
Attığım her adımda,yaktığım her sigaramdaydın...
Seni öyle çok özlüyorum ki, zaten çok uzaklardaydın,
Bugün klavyeme dokunan parmaklarım bile sana kavuşamadı...
Bugün bir başka hüzün çöktü yüreğime,
ne yapsam, ne etsem, silip atılamadı.
Seni şimdiden öle çok özledimki, ,
İstersen sor bugün benimle olan yüreğime akan göz yaşalrıma sor istersen,
Giderken yanına aldığın yüreğime sor,
anlatsın seni ne çok sevdiğimi...ne çok özlediğimi...
seni öyle çok özledimki, sanki bu gün yine memleketim benimle ağladı...
göz yaşlarım yamurunkilere karıştı...
Hava kasvetli ,ben bir büyük acı.. senden başka kim bilebilir,
Yürüdüm yağmur da, ellerim üşüdü yine...
Gözyaşlarım, yağmura karıştı...
Yüreğim ise sıcaktı,giderken yanında götürdüğün için o hep ılık bir sevda sıcaklığındaydı...
biliyor musun?
Ne zaman biri canım dese,
senin seslenişin kulaklarımda çınlıyor,
irkiliyorum,mutsuz musun gene?gene yüreğinmi acıyor diye düşünüyorum...
ne zaman yanlız birini görsem,senin suliyetin sanıyorum,
ne zaman bir ayak izine takılsam
gözlerim, yüreğime geldiğin günler de ıraktığın ayak izleri aklıma geliyor, ürperiyorum...
yokluğunda neleri yitirdim, sen yoksan artık gülüşüm bile içten değil,
şen kahkahalar atanlara imreniyorum hanidir...sen yoksan,
ipekler bile dalıyor bedenimi,sakın yanlış anlama...
sitemim sana değil bebeğim sitemim aşka...
sana aşık olmasam, sensiz günlerde böle mutsuz olmazdım,
sen,sen diye yakarıp, sabahlara kadar yıldızları saymazdım...
görüyormusun yokluğunda neleri yitirdim..
ama sitemim sana değil sitemim aşka!!!

WrAtBoY
02-12-2008, 03:34 PM
SEN ORADA BEN BURADA
Ben orada oldum en cok orada bilmezsin
Orada zaman burusmus bir eski resimdi
Orada sen yoktun, gozlerin belli belirsiz
Koptum oradan, bir kirik heykelim simdi

Bir kolum derin denizlerde tek basina
Ayaklarim collerde kum tepelerinde gomulu
Alip goturur saclarimi bir soguk ruzgar
Ben orada oldum, en cok orada bir baska turlu

Hic bende degilsin, burada yoksun ki
Orada var misin, ya da ben yok muyum
Tek degiliz seninle, butun olmadik hic
Simdi nerdeyiz nasiliz bilmiyorum

Orada aksamlar daha cok serin
Ben bu kadar degilim, bu kadar yikik
Sarhosum, kederliyim, yoksulum, sensizim
Orasi sisler icinde orasi karanlik.

Bensiz oldugun yerde degil mi en guzelsin
Bensiz oldugun yerde soyle sarkilarini askin
Bir mermeri al, yont, sekil ver ona benden
Bir gunah islercesine sesiz ve dalgin

En iyisi sen burada kal, hep burada
Ellerinle kal, dudaklarinla, gozlerinle
Tut ki butun renkler senin mavi kirmizi
Burada her sey sen nasil istersen oyle

Bir buyuk ayna duvarlar cok buyuk
Orayi dusunme hic burada soyun
Utandir duvarlari pencereleri, kapilari
Iki yalniziz simdi anliyor musun

Var sandigin sen sen degilsin bir baskasi
Benim anlasana benim o yok dedigin
Sabahlari bir serin havayim icine dolan
Benim aksamlari pencerende bekledigin

Hic bir sey bilmiyorum, sen anliyorsun
Senin bilmediklerini anladigim gibi
Guzel, parmaklarinin degdigi bir sey
Sensizlikler icinde seninle olmak iyi

Orada bulutlar yagiyor paramparca
Orada aglayan daglardir goge en yakin
Orada sen yoksun, orada bir sey yok
Orada kan ve olum, orada yangin

WrAtBoY
02-12-2008, 03:34 PM
Bir Güzel

Bir güzel bilirim, bir daha bilmem
Onda gör cilve nedir, eda nedir
Öyle satar kendini dirhem dirhem
Ondan bu gönül deli divanedir

Nerden çattım böylesi bir güzele
Netsem, neylesem o kız geçmez ele
Kaptırdım kendimi bir kere sele
Bana sor dalga nedir, kaya nedir

Gündüz işimde beni şaşkın eder
Gece düşümde beni çılgın eder
Ayrılığı başımdan aşkın eder
Bir sevda ki yanmaktan başka nedir?

WrAtBoY
02-12-2008, 03:35 PM
Dün yaptıklarım için özür dilerim

Seni hiç kayıp etmek istemiyorum

Gel beni de affet güzel sevgilim

Seni hayatımdan çok seviyorum

**** Allahımın sevgi payısın bana

Sensiz ben yaşayamam, anlasana

Yemin ederim Mukaddes Kur'ana

Seni hayatımdan çok seviyorum

****
Anla beni seni kıskanıyorum

Elimden alacaklar sanıyorum

İnan aşkım gerçeği söylüyorum

Seni hayatımdan çok seviyorum

..............

WrAtBoY
02-12-2008, 03:35 PM
Zaman Kalmadı Unutmaya


Sen başkalarının öncelerini de götürmüşsün,
kendinin sonralarına.
hayal bile edemezken hayalini,
yine de sen olurum sensizce..
Aslında gidenler hancısıydı gönlümüzün
kaderin kederinden çıkageldi,
yarım kalmış baharlarından ömrümüzün.
Ölümse kokutan son baharları,
gülümdür akıtan gözyaşlarımdaki ilk baharları.
Zamanı çoktur ızdırabın.
Her an yüreğimden karşılıksız sevgi sözcükleri taşar,
Sen sakın sevme güzelim,
Aşk yaşanılmadığı sürece yaşar...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:35 PM
Aşk Masalı

Nerde ne zaman bu hava çalınsa
Hoş geldi geçmişteki güzel günler
Nereye gidersen git günlük tasa
Bırak biraz da şad olsun gönüller

Beşiktaş'ta gün görmüş bir bahçede
Nisan akşamlarının en tatlısı
Sevdiceğim on dördünü sürmede
Bende gönüllerin en kanatlısı

Ben delikanlıyım o kız ve dilber
Bahar kokan o yanıp tutuşan ben
Şakadan derken dalmışız beraber
Aşk bahçesine çıkılmaz içinden

Ölüyorum senin için güzelim
Nasıl gülüp sokuluyor sahi mi
Saçlarını okşayan hangi elim
Kollarımda o yarin kendisi mi

Çöl olsa aşar dağ olsa yıkarım
Bizi ayıran kalın duvarları
Bu acı gerçeğe sonradan vardım
Gök çoktan yeşildir,dal çoktan sarı

Bir define var gitsem bulur muyum
Öpüştüğümüz ağaçlar altında
Sevmek devam eden en güzel huyum
İnsan bir kere sever hayatında

Ben değilim söz açan gelecekten
Var mı yok mu alemde bir o akşam
Hiçbir şey istemiyorum felekten
Bir daha seninle beraber olsam

WrAtBoY
02-12-2008, 03:35 PM
BİR LİSELİ SİLUETİ

Hayat hattında acemi tayfalardık
Ne avunduk sevinç müsvetteleriyle
Ne aşktan ikmale kaldık...

Bak her sabah bağıran yeni sabaha
Artık iklimler değişmiş, kuşlar da gitmiş
Tenimde eski ateş, gözlerimde fer bitmiş

Heybetli dağlar arasında
Göğümde yıldız yitmiş...

Sen Hala Anılarımın
En Beyaz Yanısın

Sen buğulu bir camın ardından izlediğim hayatın
Yarısısın
En sağanakla gelen sabahlarda
Çok eski bir şarkının adısın...

Daha adamlar şehirlere otomobillerle
******* anılarla birlikte gelir
Siluetin giderek uzaklaşır, düşler de kilitlenir
Efkarım bir yaralı ayrılıktan beslenir

(Artık ne teneffüs zilleri çalar
Ne otobüs duraklarında sabırsız bekleyişler var...)

Kimse bilmez
Yıllar yılı hep aynı beyazla gezmek nedendi
Olsun!
Yirmi yıl seni özleyerek yaşlanmak da güzeldi...

Çünkü sen buğulu bir camın ardından izlediğim hayatın
Yarısısın
Sen sağanakla gelen sabahlarda çok eski
Çok eski bir şarkının adısın...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:36 PM
HOŞÇAKAL GÜZEL DÜNYAM
Hiç kimse buyur etmedi beni
Bu dünyada hiçbir yere
Ama açtım bütün kapıları tekmeleyerek
Bütün engelleri göğüsleyip yıkarak
Buyrun dediler o zaman incelikle
Buyur ettiler
Ve
Buyurdum
Elimden geldiğince görevimi yaptım
Gülümsedim hıçkırıklarımı boğarak
Sonunda kimsenin yorulmadığı denli yoruldum
Artık kapılar açık kalsın
Bundan sonra gireceklere
Şimdi dinlenmeye gidiyorum
Hoşcakal güzel dünyam.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:36 PM
Sizin Hiç Babanız Öldü Mü?

Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yıkadılar aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç hamama gittiniz mi?
Ben gittim lambanın biri söndü
Gözümün biri söndü kör oldum
Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
Söylelemesine maviydi kör oldum
Taşlara gelince hamam taşlarına
Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
Taşlarda yüzümün yarısını gördüm
Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
Yüzümden ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?

WrAtBoY
02-12-2008, 03:37 PM
Utansın
Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!
Hey gidi küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, seni doğuran kısrak utansın!
Eski çınar şimdi noel ağacı;
Dallarda iğreti yaprak utansın!
Ustada kalırsa bu öksüz yapı,
Onu sürdürmeyen çırak utansın!
Ölümden ilerde varış dediğin,
Geride ne varsa, bırak utansın!
Ey binbir tanede solmayan tek renk,
Bayraklaşmıyorsan bayrak utansın!

WrAtBoY
02-12-2008, 03:37 PM
üzümde tebessüm arama dostum
mazideki büyük sevgidendi o
ağlıyorum diye hor görme beni
mutlulukmu kaldı eskidendi o

dostlar oldu yabancı gibi
hasret çöküverdi bir sancı gibi
yollarda dolaştım kimsesiz gibi
bir daha sevmek yok eskidendi o

sevdanın yerini dertler doldurdu
ayrılık gönlümü yaktı soldurdu
herkes bu mecnuna vurup öldürdü
yaşıyor sanmayın eskidendi o

WrAtBoY
02-12-2008, 03:37 PM
Bende Sevdan Tükenmez

Karşılaşsak senle bir kaldırımda,
Kollarını uzat; beni bir kez sarsınlar,
Tükensin yangınlar artık bağrımda,
Sarıl bana, sızılarım dinsinler,
Gülüm bil ki; bende sevdan tükenmez...

Dağ dağa kavuşmaz bunu bilirim,
Tekrar doğsam, senin için ölürüm,
Ahrette de ben mecnunun olurum,
Başka yol yok, başka yol yok sevdiğim,
Gülüm; bil ki, bende sevdan tükenmez...

Yollarıma barikatlar kursalar,
Her yerimi zincirlere vursalar,
O senin uğrunda kurşunlasalar,
Sen için ölürüm, sensiz olamam,
Başka yol yok, başka yol yok sevdiğim,
Gülüm bil ki, bende sevdan tükenmez...

WrAtBoY
02-12-2008, 03:37 PM
AÇSAM RÜZGARA
Ne hoş, ey güzel Tanrım, ne hoş
Mavilerde sefer etmek!
Bir sahilden çözülüp gitmek
Düşünceler gibi başıboş.
Açsam rüzgara yelkenimi;
Dolaşsam ben de deniz deniz
Ve bir sabah vakti, kimsesiz
Bir limanda bulsam kendimi.
Bir limanda, büyük ve beyaz...
Mercan adalarda bir liman..
Beyaz bulutların ardından
Gelse altın ışıklı bir yaz.
Doldursa içimi orada
Baygın kokusu iğdelerin.
Bilmese tadını kederin
Bu her alemden uzak ada.
Konsa rüya dolu köşkümün
Çiçekli dalına serçeler.
Renklerle çözülse *******,
Nar bahçelerinde geçse gün.
Her gün aheste mavnaların
Görsem açıktan geçişini
Ve her akşam dizilişini
Ufukta mermer adaların.
Ne hoş. ey Tanrım, ne hoş,
İller, göller, kıtalar aşmak.
Ne hoş deniz deniz dolaşmak
Düşünceler gibi başıboş.
Versem kendimi bütün bütün
Bir yelkenli olup engine;
Kansam bir an güzelliğine
Kuşlar gibi serseri ömrün.

WrAtBoY
02-12-2008, 03:38 PM
Daha Adını Bile KoyamadımDönelim artık eski günlere
Gidelim yine parklara bahçelere
Kabahatimi biliyorsun
Neden artık sevmiyorsun
Şansım yok mu hiç
Yalnızlık bana göre değil
Benim yerim senin yanın
Yeniden sev beni
Hiç bitmesin bu sefer
Sabahlar uzak olsun
Yaşanan ******* hatırlansın
Seni sevdiğim her gün için şiir yazdım
Sonuncusu dündü
Bugün ise yeniden yazdım
Sanki hiç yazmamış gibi
Her satıra adını yazdım
Hiç duymamışım gibi
Seni seviyorum bile diyemedim
Sevmekten öte ama
Daha adını bile koyamadım

WrAtBoY
02-12-2008, 04:02 PM
Senden Geçer miyim Gülüm


Dilendikçe seni derim
Derdin sevda demi pirim
Dünya dolsada şirin
Senden geçer miyim gülüm
Mecnun geçmiş mi bu yoldan
Gönül anlamıyor haldan
Geçerim de paradan puldan
Senden geçer miyim gülüm
Seni sevip aşık olsam
Aşk yolunda yolda kalsam
Bu aşk ile berbat olsam
Senden geçer miyim gülüm
Aşık olan hardan geçmez
Anlatılmaz sırdan geçer
Gerekirse serden geçer
Senden geçer miyim gülüm
Dolu kutrum böyle nere
Gönül duyulur mu yare
Ömür bende durduk süre
Senden geçer miyim gülüm

WrAtBoY
02-12-2008, 04:02 PM
REİS'E MEKTUP
Bıraktım elimden tabancamı
Artık barut kokusu gelmiyor reis
Yaktılar sokakta tüm hayatımı
Annem yaşadığımı bilmiyor reis.

Sigarayı da bıraktım başım dönüyor
Bu caddeler bana yetmiyor reis
Arkamdan fitne fesat dönüyor
Kahveye girmeye gözüm kesmiyor reis.

Vatanıma kanımı vermek isterim
Bu beden bu canı hak etmıyor reis
Apoyu İmralıda asmak dilerim
Kanunlar, yasalar izin vermiyor reis.

Kurt olup dağlara mı çıksam yoksa
Şu dağlar da benden kaçar mı reis?
Şimdi geçmişim önüme çıksa
Başını kaldırıp bakar mı reis?

Bu kutlu sevda benim boynumun borcu
Tüm bedenimi yaksam ödenmez reis
Bayraksız değil değil kalemin burcu
Kavgasız bu çarklar döner mi reis?

Üzerime geliyor bu viran şehir
Ezilmek an meselesi ezilmedim reis
Yüreğim yatağını aşmış bir nehir
Çıldırmak ne kelime azmışım reis.

Bir ara sevdiğimi seyreyleye durdum
Onun da yüzü gülmüyor reis
Keskin hançerimi kalbime vurdum
Bu hırçın beden ölmüyor reis.

Devletimi her şeyden üstün tutarım
Anam ve sevdiğim kıskanır reis
Köle olmam ben, olsam kafama sıkarım
Ölmem, kurşun beynimde paslanır reis.

WrAtBoY
02-12-2008, 04:03 PM
Yeter Gözlerim
'Bildiğim değişen aşığa'

Gözlerim
Gözlerim hain
Yalan yüzler peşinde
Yanıltma yarışlarında galip
Sürükler peşinden ihanet çemberlerine
Alışılmadık gözler arar
Kaybolacak sahipsiz gözler
Götürdüğü son hep boşluğa
Uykusuz *******e dayanır
İhanet çemberlerine...
Yeter gözlerim sus artık
Işığa götür beni
kurtar karanlıklardan
derin uykusuzluklardan
Ağıtlar arama şarkılarda
Baktığın hayat benim değil
Yeter çıkardığın
İhanet çemberlerine...
Gözlerim
Hain gözlerim
Huzurdur aradığım
Sonsuzluk ülkelerinde
Bildiğim değişen aşklardır
Suskun duvarlarda gözlediğim
Yeter, yeter artık çıkardığın
İhanet çemberlerine...
Gel gözlerim
Barışalım artık senle
Günahlara koşalım dilersen
Huzur veren günahlara
Aşıkları gözleyelim sokak başlarında
Derin uykulara batalım
hiç uyanılmayan umuda koşalım,düşlere
Ve bildiğimiz değişen aşığın
Gelip bizi çıkarmasını bekleyelim
İhanet çemberlerine...

WrAtBoY
02-12-2008, 04:03 PM
Sevdan İçimde Bir Sürgün


Düşlerime kelepçe vurdular
Bana ayrılığın rengini sordular
Susmasın gözlerinde hasretim
Gülüşün şimdi bende bir firar
Islanır gözlerimde hüznün
Cıkmaz aklımdan o yüzün
Bu kaçıncı ayrılık böyle yar
Sevdan içimde bir sürgün.
Gün batımlarında her akşam
Gözlerinde bir mülteci olsam
Yağmurun olur yağardım yar
Tepende bir bulutun olsam.
Sicilime sakıncalı yazmışlar
Meslek hanemi boş bırakmışlar
Aşka yasak söker mi ay yüzlüm
Şiirlerimde seni aramışlar..

WrAtBoY
02-12-2008, 04:04 PM
aşk, sevgi, hasret, özlem... yaşadığın duygular gizlimi kalmalı? O halde sende burada olmalısın...

Bir gün gelir her şey değişir... Güneş benim için doğar, yıldızlar benim için parlar, gökkuşağının her bir rengindeyimdir artık... Dünya gelincik tarlasının ortasındadır... Her yer SEN, her şey SEN... Bu dünya ikimizin, sevgimiz yarattı bu dünyayı, yaşamaktan korkmadığımız ama adını da koyamadığımız sevgimiz...

WrAtBoY
02-12-2008, 04:04 PM
sabahin Erken Saatlerİnde BaŞliyorum Senİ DÜŞÜnmeye
BÜtÜn BenlİĞİmle, ÇaĞiriyorum Her GÜn Senİ!
Her Saat, Her An Senİ Yanimda, Kanimda, Canimda İstİyorum
GÖzlerİn GÖzlerİmde, Ellerİn Ellerİmde
YÜreĞİn Bende Olsun İstİyorum...
Nefesİn Dudaklarimdan İÇerİ Dalarken
Bedenİmdekİ Heyecan Bİr ÖmÜr Boyu SÜrsÜn İstİyorum

Senİ Yalniz Kendİmde, Yalniz Beynİmde, Yalniz YÜreĞİmde
Bİr Tek Benİmken Daha Çok Sevİyorum...


Senİ Sevİyorum!

WrAtBoY
02-12-2008, 04:04 PM
Unutamıyorum
Unut demek kolay, gel bana sor bir de
Unutamıyorum işte, unutamıyorum
Bir şey var şuramda beni kahreden
Şuramda tam yüreğimin üstünde
Çakılı duran bir şey var
Elimde değil, söküp atamıyorum
Dalıp dalıp gidiyor gözlerim derinlere
Kimi görsem biraz sana benziyor
Seni hatırlatıyor şu bulut, şu gökyüzü
Şu kayalıkları döven deniz
Şu hüzünlü melodi, şu napoliten şarkı
Bir zamanlar beraber dinlediğimiz
Unut demek kolay, gel bana sor bir de
Hatırladıkça göz yaşlarımı tutamıyorum
Dilimin ucunda sen
Başımın içinde sen
Kader misin, ecel misin nesin sen
Unutamıyorum işte, unutamıyorum.

WrAtBoY
02-12-2008, 04:04 PM
Canım İstanbul
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.

İstanbul benim canim;
Vatanim da vatanim...
İstanbul,
İstanbul...

Tarihin gözleri var, surlarda delik;
Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
Bulutta saha kalkmış Fatih'ten kalma kir at;
Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...
Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
Her nakısta o mana: Öleceğiz ne çare?
Hayattan canlı olum, günahtan baskın rahmet;
Beyoğlu tepinirken ağlar Karaca Ahmet...

O manayı bul da bul!
İlle İstanbul’da bul!
İstanbul,
İstanbul...

Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği.
Oynak sular yalının alt katına misafir;
Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
Her aksam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
Bir ses, bilemem tambur gibi mi, uda gibi mi?
Cumbalı odalarda inletir katibi mi...

Kadını keskin bıçak,
Taze kan gibi sıcak.
İstanbul,
İstanbul...

Yedi tepe üstünde zaman bir gergef isler!
Yedi renk, yedi sesten şayisiz belirişler...
Eyüp oksuz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu,
Adada rüzgar, ucan eteklerden sorumlu.
Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından.
Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
Güleni söyle dursun, ağlayanı bahtiyar...

Gecesi sümbül kokan
Türkçe’si bülbül kokan,
İstanbul,
İstanbul...

WrAtBoY
02-12-2008, 04:04 PM
Şu ufuk çizgisine asılmış gözler benimkisi


Özlem canım şu ufuk çizgisindeki, dalgaların ıslığıyla kıyıları döven ışık yansımaları,
Özlem bu kokunun tek adı ve içimde kayıtlı gözlerinin bakışları
Bir sevda sarıyor beni mışıl mışıl uykunun kollarında gibi
Bir özlem sarıyor sanki içim kopuyor inan ki
Bu ne ninni allahım bu ne ninni
Koy ver beni bir rüzgar gibi
Sevdiğimin gözlerine dokunayım ıslatayım nemli nemli
Özlem canım, sarmalıyor beni ah o özlem aaah ahhhh
Hayalimdeki kokunu, hayalimdeki gözlerini, hayalimdeki bakışını, hayalimdeki dilimde tortu bırakan tadını Özledim, ah özlem hadi ısır beni, ye beni....
Özlem örüyor beni ince sızım bir tığ ile. Özlem parçalıyor ufak lokmalara tenimi liğme liğme... hadi ısır beni Isırrr beni, ısıır beni
Bırak unutsun ay, güneş, yıldızlar doğmayı
Bırak unutsun kalbim sessiz sessiz ağlamayı
Bırak unutsun ellerim hayaline dokunmayı
Özlem canım, vuruyor beni dertli bir türküyü efkar efkar dinler gibi
Özlem canım
Sallıyor boş bir beşik olup beni
Atıyor kara döşek serili sensizlik odalarına
Bir sen çağırıyor gönlüm bir sen
Adını haykırıyor dudaklarım bir bilsen
Bir sen takılıyor usuma
Bir sen sallıyor beni
Bir sen kazıyor mezarımı
Bir sen asıyor beni bir sen
Yağlı ilmik ilmik kör yanlızlığın halatlarıyla bir sen
Yarabbim salla beni koynunda gençliğim avuçlarımdan geçip giderken
Bir mezar düşün; İki taş yanında. Taş taşa bakıyor taş taşa
Bir gece düşün; Akıllar firarda. Uykularım kaçıyor, aymazlık dolanıyor damarlarımda
Sensizlik batıyor
Adın beni kamçılıyor
Offf ki gönlüm dünyayı ne duyuyor
Ne sayıyor
Ne görüyor yarabbim bir bilsen
Aklım karışık, duygularım okyunusu sallayan bir tayfun
Tutkularım deli orgazmlar yaşıyor, yeşillendi sakallarım
Canım canımdan taşıyor
Sel gibi yar sel gibi
Sen uzaklaşıyorsun beynimden unutamam ki
Yel gibi yar yel gibi
Özlem canım
Özlem kavuruyor
Özlem savuruyor
Özlem özlem şu ufuk çizgisine asılmış gözler benimkisi
Seni bekliyor
Seni özlüyor mercek mercek gözlerimin irisi
Bir sen bir sen diyor
Şu ufuk çizgisine asılmış gözler benimkisi

WrAtBoY
02-12-2008, 04:06 PM
ÖZLEM

Ne susuzluktan kavrulan toprak yağmuru bekler;
Ne de, gökten yağacak yağmur, toprağı
Benim seni beklediğim kadar...
(Mezar ölüye, Şeytan günaha özlem duymaz)
Benim seni özlediğim kadar...
Bülbül, gül için feryat etmez
Gül renk renk renklenip bülbülü beklemez!
Benim seni beklediğim kadar...
Ne çölde Leyla'yı arayan Mecnun,
Ne Şirin için dağlar delen Ferhat
Ne de Yusuf için ağlayan Züleyha
Ağlamamışlardır;
Benim, senin için ağladığım kadar...
(Ne hasta sabahı)
Ne horoz şafağı
Ne de arı kovanı ister;
Benim seni istediğim kadar...
Ne anne sever yavrusunu,
Ne yavru annesine sarılır
Benim sana sarılmak istediğim kadar...
Ne uykusuz gözler uykuyu arzular;
Ne de susuz dudaklar, su ister
Benim seni arzuladığım kadar...
Ne birbirine hasret sevgililer birbirini sever,
Benim seni sevdiğim kadar...
Ne olurdu,
Sen de beni arzulayabilseydin,
Sen de sevebilseydin beni
Seni sevdiğimin külü dumanı kadar!...

WrAtBoY
02-12-2008, 04:06 PM
Ğer


O Kadar Da Önemlİ DeĞİldİr Birakip Gİtmeler, Arkalarinda Doldurulmasi MÜmkÜn Olmayan BoŞluklar Birakilmasaydi EĞer
Dayanilmasi O Kadarda Zor DeĞİldİr, BÜyÜk Ayriliklar Bİle, En GÜzel Yerde BaŞlatilsaydi EĞer
Utanilacak BİrŞey DeĞİldİr AĞlamak, YÜrekten SÜzÜlÜp Gelİyorsa GÖzyaŞi EĞer.
YÜz Kizartici Bİr SuÇ DeĞİldİr Hirsizlik,Çalinan Bİrİnİn Kalbİyse EĞer.
Korkulacak Bİr Yani Yoktur AŞklarin. İnsan BÜtÜn Derİlerden Soyunabİlseydİ EĞer.
Okadar Da YÜrek Burkmazdi AliŞilmiŞ Bİr Ses, HİÇ Bİr Zaman Duyulmasaydi EĞer.
Daha Çabuk Unutulurdu Belkİ Su Sizdirmayan Sarilmalar,kara Sevdayla Sarip Sarmalanmasalardi EĞer.
BelİrsİzlİĞe Yelken AÇardi İrİ Ela GÖzler Zamanla, Öylesİne Delİce Bakmasalardi EĞer.
Çabuk Unutulurdu Islak Bİr ÖpÜcÜĞÜn Yakici Tadi Belkİ De Kalp,gÖĞÜs Kafesİne O Kadar YÜklenmeseydİ EĞer.
Yerİnİ BaŞka Şeyler Alabİlİrdİ Uzun Gece Sohbetlerİnİn, Son Sİgara Yudum Yudum PaylaŞilmasaydi EĞer.
DÜŞlere Bİle Kar YaĞmazdi HİÇbİr Zaman, Meydan SavaŞlarinda Korkular, AŞki AĞir Yaralanmasaydi EĞer.
Su Gİbİ Akip GeÇerdİ HİÇ GeÇmeyecekmİŞ Gİbİ Duran Zaman, Beklemeye DeĞecek Olan Gelecekse Sonunda EĞer.
Rengİ Bİle Solardi DÜŞlerdekİ SaÇlarin Zamanla, Tanimsiz Kokulari Yastiklara YapiŞip Kalmasaydi EĞer.
O BÜyÜk, O GÖrkemlİ Son, ÖlÜm Bİle Anlamini Yİtİrİrdİ, YaŞanilasi Her Şey YaŞanmiŞ Olsaydi EĞer.
O Kadar Da Çekİlmez Olmazdi Yalnizliklar, Son Umut IŞiĞida SÖnmemİŞ Olsaydi EĞer.
Bu Kadar Da Isitmazdi Belkİ De Bahar GÜneŞlerİ, Her KaybedİŞİn Ardindan Hayat Yenİden BaŞlamasaydi EĞer.
Kahvaltidan Önce Sİgaraya Sarilmak Şart Olmazdi Belkİ De, Dev Bİr Özlem Dalgasi Meydan Okumasaydi EĞer.
Anilarda Kalirdi Belkİde Zamanla İnce Bel, Namuzsuz Çay Bİle İnce Bellİ Bardaktan Verİlmeseydİ EĞer.
Uykusuzluklar Yikip GeÇmezdİ, Kisacik Kestİrmelerİn Ardindan, Dokunalasi İpekten Bİr Okadar Uzakta Olmasaydi EĞer.
Issiz Bİr Yuva Bİle Cennete DÖnÜŞebİlİrdİ Belkİ De,
Sicak Bİr GÜlÜŞle Isitilsaydi EĞer.
Yoksul DÜŞmezdİ YillanmiŞ Şarap Tadindakİ Şİİrler BÖylesİne,
KulaĞina Okunacak Bİrİ Olsaydi EĞer.
İnanmak MÜmkÜn Olmazdi Her AŞkin BaĞrinda
Bİr Ayrilik GİzlendİĞİne Belkİ De , Kartvİzİtİnde
"onca AyriliĞin Bİrİncİ Dereceden Faİlİdİr." Denmeseydİ EĞer.
GerÇekten Boynunu BÜkmezdİ Papatyalar,
İhanetİnden Onlar Da Payini Almasaydi EĞer.
IssizliĞa Teslİm Olmazdi Sahİler, Kendİ Belİrsİz Sahİllerİnde
AmaÇsiz Gezİntİlerle Avunmaya KalkmamiŞ Olsaydi EĞer.
Sen Gİttİkten Sonra Yalniz KalacaĞim.
Yalniz Kalmaktan Korkmuyorum Da,
Ya Canim Ellerİnİ Tutmak İsterse...
Evet Sevgİlİ,
Kİm Özlerdİ AvuÇ İÇlerİnİn Ter Kokusunu,
Kİm Uzanmak İsterdİ İnce Parmaklarina,
Mazİlerİnde GÖrkemlİ Bİr YaŞanmiŞliĞa
Taniklik EtmİŞ Olmasalardi EĞer...

WrAtBoY
02-12-2008, 04:06 PM
mutluluĞun Resmİ

BugÜn,bÜtÜn AĞaÇlar YÜreĞİmdeydİ
BÜtÜn ÇİÇekler GÖzlerİmde.
GÜneŞ, IŞiklarini Dudaklarima KondurmuŞtu
Neydİ Kanimi Kaynatan Bu GÜzellİĞİnadi?
Mutluluk Muydu?
BugÜn,
Ne Varsa HÜzÜnden Yana
Denİze Firlattim Az Önce.
Sankİ BeklermİŞ Gİbİ Hepsİnİ
Hop Hop Hoplativerdİ Dalgalarinda.
En GÜzel MavİlİĞİyle OynaŞip Durdu
"bak" Dedİ "firlattiĞin HÜzÜnlerİne..
İŞte; Onlarin Bendekİ HÜkmÜ Sadece Bu"!
Sonra ŞakalaŞircasina
BİrkaÇ Tuzlu Damlasini
SiÇrativerdİ YÜzÜme.
GÜlÜmsedİm MahÇup MahÇup
Onun Bu NeŞesİne..
Duruldu
Bİr Denİz Yildizi Birakti AvuÇlarima.
Yoksa Mutluluk Bu Muydu?
Herkes Kalabalikken,
İÇİmdekİ YalnizliĞi
Alip,gİdİverdİ Sİhİrbaz Martilar!
Bİrde Arkasindan O Bİldİk
Şen Kahkahali BaĞriŞmalar!
HİÇ Bu Kadar GÜzellİĞİnİ GÖrmemİŞtİm.
BeyazmiŞ MeĞerse
Benİ Onlarla BÜtÜnleŞtİren Mucİze!
Kanat Çirpa Çirpa,
YÜreĞİmdekİ İsyanlari UÇurdular...
YaŞamaktan AldiĞim Tad; İŞte Buydu!
Yoksa Mutluluk Bu Muydu?
"sen MutluluĞun Rasmİnİ Çİzebİlİmİsİn...?
Evet..adim İnsan..
Ya Tabİkİ Çİzerİm!
Az Önce;
AĞaÇ Oldum, ÇİÇek Oldum
GÜneŞ Oldum, Denİz Oldum
Marti Oldum, ÖlÜmsÜzleŞtİm...
MeĞerse Hep YanibaŞimdaymiŞ
Bu GÜzel Resİm!
Ben Çİzdİm. Adi Umudum Du
Yoksa TÜm Umutlarim Benİ HİÇ Terketmeyen
MutluluĞum Muydu?

Mutluluk,
HeÜİmİze Sadece
Kendİ ÇİzdİĞİmİz Resİmler
Ve Uzakliklar Kadar Yakindir..

WrAtBoY
02-12-2008, 04:06 PM
karŞi Kiyi

Ciktim KarŞi Kiyiya
Baktim Uzun Uzun.
Denİz Vardi, Ay Vardi
Sen Yoktun
Durdum,
Uzun Uzun Durdum Kiyisinda Denİzİn
Bekledİm
Belkİ Kokunu,
Belkİ Bİr Tel SaÇini Getİrİr Dİye RÜzgar.
Ay
Halİmİ Takmaz Gİbİ KurulmuŞ
Denİz,benden Delİ
Ben, Denİzden Çilgin
Eskİ Dostlar Bulutlar Da Nerdeler?
KarŞida Sİmsİyah Uzanir KarŞi Kiyi
Denİz,rÜzgar,ay Burada
Sen Yoksun.....

WrAtBoY
02-12-2008, 04:06 PM
HANI KURSUN SIKSAN GECMEZ GECEDEN

Yigit harmanlari, yiginaklar,
Kurulmus cetin daglarinda vatanlarin.
Dize getirilmis haydutlar,
HayInlar, amana gelmis,
Yetim hakki sorulmus,
Hesap gorulmus.
Demdir bu...

Demdir,
Derya dibinde yanginlar,
Kan kesmis ovalar ustunde Mayis...
Ucmus, bir kustuyu hafifliginde,
Celik kadavrasi korugan`larin.
Ölünmüs, canim,ölünmüs,
Murad alinmis...

Gelgelelim,
Beter, bize kismetmis.
Ölüm, boyle alti okka koymaz adama,
Susmak ve beklemek, muthis
Genciz, namlu gibi,
Ve catal yurek,
Barisa, bayrama hasret
Uykulara, derin, kaygisiz, rahat,
Otuziki disimizle gulmege,
Doyasiya sevismege,yemege...
Kac yol, aglamakli olmusum *******i,
Asil, bizim aramizda guzeldir hasret
Ve asil biz biliriz kederi.

Icim, bir suskunsa tekin mi ola?
O Malta bicagi,kInsIz,uyanik,
Ve genc bir misradir
Filinta endam...
Neden, neden alnindaki yikkinlik,
Bakislarindaki olduren bugu?
Kac yol aglamakli oluyorum *******i...
Nasil da almis aklimi,
Surmus, filiz vermis icimde sevdan,
Dost, dusman soz eder kendi kavlince,
Kinanmak, yigit basina.
Bu,ne ayip, ne de yasak,
Oylece bir gercek, kendi halinde,
Belki, yasamama sebep...

Evet, aglamakli oluyorum, demdir bu.
Hani, kursun siksan gecmez geceden,
Anlatamam, nasil issiz, nasil karanlik...
Ve zehir - zikkim cigaram.
Gene bir cehennem var yastigimda,
Gel artik...

WrAtBoY
02-12-2008, 04:07 PM
ben sana mecburum bilemezsin
adini mih gibi aklimda tutuyorum
buyudukce buyuyor gozlerin
ben sana mecburum bilemezsin
icimi seninle isitiyorum

agaclar sonbahara hazirlaniyor
bu sehir o eski Istanbul mudur
karanlikta bulutlar parcalaniyor
sokak lambalari birden yaniyor
kaldirimlarda yagmur kokusu
ben sana mecburum sen yoksun

sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir aksamustu ansizin yorulur
tutsak ustura agzinda yasamaktan
kimi zaman ellerini kirar tutkusu
birkac hayat cikarir yasamasindan
hangi kapiyi calsa kimi zaman
arkasinda yalnizligin hinzir ugultusu

Fatih`te yoksul bir gramofon caliyor
eski zamanlardan bir cuma caliyor
durup kose basinda deliksiz dinlesem
sana kullanilmamis bir gok getirsem
haftalar ellerimde ufalaniyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun

belki Haziran`da mavi benekli cocuksun
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
bir sileb siziyor issiz gozlerinden
belki Yesilkoy`de ucaga biniyorsun
butun islanmissin tuylerin urperiyor
belki korsun kirilmissin telas icindesin
kotu ruzgar saclarini goturuyor

ne vakit bir yasamak dusunsem
bu kurtlar sofrasinda belki zor
ayipsiz fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yasamak dusunsem
sus deyip adinla basliyorum
icimsira kimildiyor gizli denizlerin
hayir baska turlu olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin

WrAtBoY
02-12-2008, 04:07 PM
İSTANBUL



Salkım salkım tan yelleri estiğinde
Mavi patiskaları yırtan gemilerinle
Uzaktan seni düşünürüm istanbul
Binbir direkli Haliç@inde akşam
Adalarında bahar
Süleymaniye@nde güneş
Hey sen ne güzelsin kavgamızın şehri

Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
Bakışlarımda akşam karanlığın
Kulaklarımda sesin İstanbul
Ve uzaklardan
Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul

Plajlarında karaborsacılar
Yağlı gövdelerini kumlara sermiştir
Kürtajlı genç kızlar cilve yapar karşılarında
Balıkpazarı@nda depoya kaçırılan fasulyanın
Meyvesini birlikte devşirirler
Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul

Et tereyağı şeker
Padişahın üç oğludur kenar mahallelerinde
Yumurta masallarıyla büyütülür çocukların
Hürriyet yok
Ekmek yok
Hak yok
Kolların ardından bağlandı
Kesildi yolbaşların
Haramilerden gayrısına yaşamak yok

Almış dizginleri eline
Bir avuç vurguncu müteahhit toprak ağası
Onların kemik yalayan dostları
Onların sazı cazı villası doktoru dişçisi
Ve sen esnaf sen köylü sen memur sen entellektüel
Ve sen
Ve sen haktan bahseden Ortaköy@ün Cibali@nin işçisi
Seni öldürürler
Seni sürerler
Buhranlar senin sırtından geçiştirilir
İpek şiltelerin istakozların
Ve ahmak kadınların selameti için
Hakkında idam hükümleri verilir

Haktan bahseden namuslu insanları
Yağmurlu bir mart akşamı topladılar
Karanlık mahzenlerinde şehrin
Cellatlara gün doğdu
Kardeşlerin acısıyla yanan bir çift gözün vardır
Bir kalem yazın vardır
Dudakları yakan bir çift sözün vardır
Söylenmez
Haramiler kesmiş sokak başlarını
Polisin kırbacı celladın ipi spikerin çenesi
baskı makinesi
Haramilerin elinde
Ve mahzenlerinde insanlar bekler
Gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer
Bebelerin hasreti içlerinde gömülü
Can yoldaşlar saklıdır mahzenlerinde

Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
Bulutların ardında damla damla sesler
Gülen çehreleri ve cesaretleriyle
Arkadaşlar çıktı karşıma
Dindi şakaklarımın ağrısı

Bir kadın kardeş tanırdım
Bir arkadaş karısı
Hasta ciğerlerinin taşıdığı çelimsiz kemikli omuzları
Ve hüzünlü çehresiyle bebelerini seyrederdi
Cellatlara emir verildiği gün haramilerin sarayında
Gebeliğin dokuzuncu ayında
Aç kurtların varoşlara saldırdığı
Tipili bir gece yarısı
Sırtında çok uzak bir köyden indirdi
Otuzbeş kiloluk sırrımızı
Zafer kanlı zafer kıpkırmızı

Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul
Bekle bizi
Büyük ve sakin Süleymaniye@nle bekle
Parklarınla köprülerinle kulelerinle meydanlarınla
Mavi denizlerine yaslanmış
Beyaz tahta masalarınla bekle
Ve bir kuruşa yeni hayat satan
Tophane@nin karanlık sokaklarında
Koyun koyuna yatan
Kirli çocuklarınla bekle bizi
Bekle zafer şarkılarıyla caddelerinden geçişimizi
Bekle dinamiti tarihin
Bekle yumruklarımız
Haramilerin saltanatını yıksın
Bekle o günler gelsin İstanbul bekle
Sen bize lâyıksın.

WrAtBoY
02-12-2008, 04:07 PM
sen

BENİM GÖKYÜZÜMSÜN
BENİM EN SEVDİĞİM TEPESİN
BENİM SICAK YATAĞIMSIN
BENİM FIRTINADA SIĞINDIĞIM LİMANSIN
BENİM EN DEĞERLİ ARMAĞANIMSIN
BENİM EN DUYGUSAL ANIMSIN
BENİM SONSUZA DEK EN YAKIN ARKADAŞIMSIN
BENİM İLHAM KAYNAĞIMSIN
BENİM KADERİMSİN
BENİM PARILDAYAN IŞIĞIMSIN
BENİM GECEM,GÜNDÜZÜMSÜN
BENİM YÜREĞİMİN İLACISIN
BENİM ÖFKEMİN GİDERİCİSİSİN
BENİM AĞRI KESİCİMSİN
BENİM BAHAR ATEŞİMSİN
BENİM NADİR BULUNANMÜCEVHERİMSİN
BENİM DUALARIMIN YANITISIN
BENİM KALBİM, RUHUMSUN
BENİM HAYATIMI HAYAT YAPANSIN
BENİM KUTSALIMSIN
BENİM MORALİMİ DÜZELTENSİN
BENİM EN BÜYÜK ŞANSIMSIN
BENİM SON DANSIMSIN
BENİM ENERJİMSİN
BENİM İŞTAH AÇICIMSIN
BENİM SBAH GÜNEŞİMSİN
BENİM AKŞAM EĞLENCEMSİN
BENİM DANS PARTNERİMSİN
BENİM KALBİMİN BEKÇİSİSİN
BENİM KAHKAHALARIMIN KAYNAĞISIN
BENİM SONSUZUMSUN
BENİM YANAN ATEŞİMSİN
BENİM EN BÜYÜK ARZUMSUN
BENİM RUHUMUN EŞİSİN
BENİM İNACIMSIN
BENİM RÜYALARIMSIN
BENİM HERKESTEN ÖNCE GELENİMSİN
BENİM GÜVENCEMSİN
BENİM SAĞDUYUMSUN
ÖLENE KADAR SEBEBİMSİN
BELKİ..,
BİLMİYORSUNDUR...

WrAtBoY
02-12-2008, 04:07 PM
ASK

Simdi sen kalkip gidiyorsun. Git.
Gozlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gozlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugun iyi uyanmistik
Sevgiyeydi ilk acilisi gozlerimizin sirf onaydi
Bir kus konmus parmaklarima uzun uzun otmustu
Bir sevismek gelmis bir daha gitmemisti
Yoktu dunlerde evvelsi gunlerdeki yoksullugumuz
Sanki hic olmamisti

Oysa kalbim iste suracikta carpiyordu
Surda senin gozlerindeki bakimsiz mavi, guzel lafli Istanbullar
Surda da etin cogaliyordu dokundukca laflarin dunyalarin
Oyle duzeltici oyle yerine getiriciydi ki sevmek
Ki Karakoy koprusune yagmur yagarken
Biraksalar gokyuzu kendini ikiye bolecekti
Cunku iki kisiydik

Oysa bir bardak su yetiyordu saclarini islatmaya
Bir dilim ekmegin bir iki zeytinin basinaydi doymamiz
Seni bir kere opsem ikinin hatiri kaliyordu
Iki kere opeyim desem ucun boynu bukuk
Yuzunun bitip vucudunun basladigi yerde
Memelerin vardi memelerin kahramandi sonra
Sonrasi iyilik guzellik.

WrAtBoY
02-12-2008, 04:07 PM
ENDE AÞKLARIMI TEMÝZE ÇEKTÝM


ölü bir yýlan gibi yatýyordu aramýzda

yorgun, kirli ve umutsuz geçmiþim

oysa bilmediðin bir þey vardý CANIM

Ben sende bütün aþklarýmý temize çektim

imrendiðin, öfkelendiðin

kýzdýðýn ya da kýskandýðýn diyelim

yani yaþamýþlýk sandýðýn

Geçmiþim

dile dökülmeyenin tenhalýðýnda

kaçýrýlan bakýþlarda

gündeliðin baþýboþ ayrýntýlarýnda

zaman zaman geri tepip duruyordu. Ve elbet üzerinde durulmuyordu.

Sense kendini hala hayatýmdaki herhangi biri sanýyordun, biraz daha

fazla sevdiðim, biraz daha önem verdiðim.

Baþlangýçta doðruydu belki. Sýradan bir serüven, ratsgele bir iliþki

gibi baþlayýp, gün günden hayatýma yayýlan, büyüyüp kök ölü bir yýlan gibi yatýyordu aramýzda

yorgun, kirli ve umutsuz geçmiþim

oysa bilmediðin bir þey vardý

Ben sende bütün aþklarýmý temize çektim

imrendiðin, öfkelendiðin

kýzdýðýn ya da kýskandýðýn diyelim

yani yaþamýþlýk sandýðýn

Geçmiþim

dile dökülmeyenin tenhalýðýnda

kaçýrýlan bakýþlarda

gündeliðin baþýboþ ayrýntýlarýnda

zaman zaman geri tepip duruyordu. Ve elbet üzerinde durulmuyordu.

Sense kendini hala hayatýmdaki herhangi biri sanýyordun, biraz daha

fazla sevdiðim, biraz daha önem verdiðim.

Baþlangýçta doðruydu belki. Sýradan bir serüven, ratsgele bir iliþki

gibi baþlayýp, gün günden hayatýma yayýlan, büyüyüp kök salan ,

benliðimi kavrayýp, varlýðýmý ele geçiren bir aþka bedellendin.

Ve hala bilmiyordun CANIM

Ben sende bütün aþklarýmý temize çektim

Anladýðýndaysa yapacak tek þey kalmýþtý sana

Bütün kazananlar gibi

Terk etmek ...

WrAtBoY
02-12-2008, 04:08 PM
***BENSİZ...***

gozlerim uzakta,
birini mi bekliyorlar acaba?
neden gelmedin?
hani gelecektin??
kac hafta gecti??
Artik sabrim kalmiyor anla..

yavas yavas kopuyorum senden..
Gidiyorum uzaklara..
Birak beni..
Arama sorma birdaha..

Ben senden once de yasiyordum
Senden sonra da yasarim..

Ayni senin simdi yaptigin gibi...

Git git git ve birdaha donme..
Sevdigimdin... taptigimdin... kalbimdin..
ama simdi...

NEFRETIMSIN!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

WrAtBoY
02-12-2008, 04:08 PM
Kalbime Vurulan Mühür Gibisin

Gözlerin ufkumda bir nur inanki
En umutsuz karanlık *******de
Seninle kördüğüm gibiyim sanki
Çözülmek bilmeyen bilmecelerde

Seni sevipte unutmak mümkün mü?
Kalbime vurulan mühür gibisin
Ben deli divane hayat küskünü
Sen daha taptaze ömür gibisin

Sen bir leyla isen bende mecnunum
Bir sana yangınım bir sana vurgunum
Sensiz yaşayamam anlıyor musun
Hava gibi su gibi sana mecburum

Sensin içli sevdam nazlı çiçeğim
Benim tatlı hülyam haklı gerçeğim
Bu can bu bedende var oldukça
Seni ölümüm gibi bekleyeceğim

WrAtBoY
02-12-2008, 04:08 PM
Korkunun olduğu yerde aşk yoktur. Cesarettir sevmek. Düzenlere,oyunlara,kötülüklere meydan okumaktır. Sevmek; uzaklaşmaktır yalandan,bencilliği hiçe saymaktır.


Bir başka açıdanda inanmaktır sevmek. Gerçekten inanmaktır, tümden inanmaktır. İnsan sevince; sevdiğine bütün varlığı ile teslim olmamışsa,yeteri derecede sevmemiş demektir. Ve ona kayıtsız şartsız inanmıyorsa,sevgiden bahsetmeye bile hakkı yoktur. Kıskançlık inancımızın bütünlüğü ölçüsünde besler aşkı.
Şüpheyse öldürür.Şüphenin olduğu yerde inancın yeri olmaz. Sevgiden bahsedilemez orada. Kıskançlıksa; kutsal bir duadır,dudağında sevenlerin. Sevmek; var olmaktır bir bakıma,derinden bakılınca yokluğa benzer. Sevmek bütünlenmektir. Çok seven eksildiğini zanneder,oysa artmaktadır sevmek,çoğalmaktır. Çevrenin gözlerimizden silinmesi, önce bir eksilme hissi verir insana.
Fakat o her şeyimizi varlığı ile doldurdukça arttığımızı anlarız. O bir tek kazanç,bütün kayıplarımıza bedeldir. Bir an gelir; her şeyi onunla değerlendirmeye başlarız. O bugün mutluysa yaşamak güzeldir. Kabımıza sığmayız. Şarkılar söylemek gelir içimizden.
O kederliyse,gözlerimizde herşey kederlidir artık. Bütün güzellikler bir bir yitirirler anlamlarını. O anlarda ölümü düşünürde,yine ölemeyiz kurtulamamak için. Yanmaktır,tutuşmaktır sevmek ve yaşadıkça hiç sönmemektir.
Dinle sana sevmenin ne olmadığını söyleyeceğim önce. Ne olduğunu sonra anlayacaksın. Dinle, sevmek alış veriş değildir. Geometri değildir,aritmetik değildir. En değerli şeydir belki,ama karşılığında hiçbir şey alınmaz. Karşılıksız bir çeke atılmış kuru bir imza değildir sevmek.İskambil kağıdı değildir,zar değildir,bir dilim değildir,hesap pusulası değildir sevmek. Sevginin bedeli yine sevgiyle ödenir,altınla değil. Sevilmekse; sevmenin mükafatıdır ancak,karşılığı değil. Bir sevgiye eş bir başka sevgi olamaz. Çünkü her sevgi birbirinden büyüktür.
Sevgi tartılamaz, sevgi ölçülemez. Sevgi; gram değildir, mesafe değildir. Derinlik sanırsınız,yüksekliktir o. Sevgi; dudak değildir,göz değildir,saç değildir. Sandalye değildir sevgi,yatak değildir, çarşaf değildir. İçki değildir,içemezsiniz fakat herşeyden güzeldir sarhoşluğu. Geçip karşısına seyredemezsiniz,manzara değildir,tablo değildir,heykel değildir.
Okuyamazsınız kitap değildir. Bilmece değildir,çözemezsiniz. İstesenizde içinizden atamazsınız. Kan değildir,kesip damarınızı akıtamazsınız. Siz ağladıkca o güçlenir içinizde. Akmaz, gözyaşı değildir.
Kuş değildir uçmaz, çiçek değildir koklanmaz. Bitmez çile değildir. Ne desen o değildir sevmek. SEVGİYİ TARİF ETMEYE KALKSAM,SENİ ANLATIRDIM DÜNYAYA

WrAtBoY
02-12-2008, 04:08 PM
zamansız aklıma gelmelerden geç artık,
söz veriyorum *******,
and içiyorum,
yemin ediyorum
bu sondur seni düşündüğüm,
sondur seninle geçen bu saniye,
son...
son diyorum,
sonra sabah oluyor,
uyanıyorum uykudan,
bir rüya görmüşüm mavi ve yeşil,
güneşim gene sıcak, sarı
bahar gelmiş ilk bahar,
ne çıkar!?
uyanıyorum uykudan sen geliyorsun aklıma,
gülüşün geliyor sözlerin geliyor,
odam seninle doluyor,
neden, anlamıyorum,
neden?

neden boş verdiğim söz, ettiğim yemin,
neden anlamıyorum,
söyle duyuyorsan neden,
neden?
seni unutamıyorum...

WrAtBoY
02-12-2008, 04:09 PM
gİttİn

Gİttİn..
Ben, Arkandan Sadece Baktim.
Oysa, SÖylenecek O Kadar Çok Şeyİm Vardi Kİ.
"gİdersen İyİye Daİr Ne Varsa İÇİmde YİtİreceĞİm Hepsİnİ.
Gİdersen SÖnecek İÇİmdekİ AteŞ
Ve Bİr Daha HİÇ Kİmse Yakamayacak.
Gİdersen KaranliĞa Mahkum Edeceksİn GÜnlerİmİ
O Karanlikta Yolumu KaybedeceĞİm" Dİyecektİm Sana
KonuŞamadim...

Gİttİn...
GİdİŞİnİ GÖrmemek İÇİn GÖzlerİmİ Kapattim
Öylesİne Acidikİ İÇİm, Tutup Koparsalardi Kolumu
BacaĞimi Bu Kadar Aci Duymazdim.
Acim YaŞ Olup Akmaliydi GÖzlerİmden.
AĞlayamadim...

Gİttİn...
Senİ Delİcesİne Bİr Tutkuyla Sevİyordum Oysa
Tutkum Senİnle Olmakti, Tutkum Tenİnde Erİmek,
Tutkum Hayati Senİnle Sadece PaylaŞmakti.
Anlatamadim...

Gİttİn...
GİdİŞİnİ Önlemek İÇİn Tutmak Vardi Ellerİnden
Ellerİm DeĞİl Mİydİ Her DokunuŞumda Senİ Ürperten?
Ürperdİn Yİne Bİlİyorum.
Bİr Kez Dokunsam, Bİr Kez Tutsam Ellerİnİ
Gİtmek İÇİn BİrİktİrdİĞİn BÜtÜn Cesaretİn Kaybolurdu.
Tutamadim.

Gİttİn...
Bİr Yikim Gİbİydİ GİdİŞİn
Sen Adim Adim UzaklaŞirken Benden
ÇÖkÜp Kaldi Bedenİm OlduĞu Yere
Nİce Terk EdİŞlere Dayanan YÜrek Bu Kez YenİlmİŞtİ
Bu Kadar Zayif DeĞİldİm Ben Kalkmaliydim.
Kalkamadim...

Gİttİn...
Oysa GeldİĞİn GÜn GİdeceĞİnİ Bİlİyordum
Hazirdim GİdİŞİne,
KaÇak Zamanlari YaŞiyorduk
Zaman Bİtecek Ve Sen Gİdecektİn
Bense, GİdİŞİnİn Ertesİ GÜnÜ
Hayatima KaldiĞim Yerden Yenİden BaŞlayacaktim.
BaŞlayamadim...

Gİttİn...
Bİr Şey SÖyledİn Mİ Gİderken?
"kal" Dememİ İstedİn Mİ?
Son Bİr Kez "senİ Sevİyorum" Dedİn Mİ?
"bekle Benİ DÖneceĞİm" Dİye Umut Verdİn Mİ?
Beynİm Öylesİne UĞulduyordukİ.
Duyamadim...

Gİttİn...
Nereye GİttİĞİn Öenemlİ DeĞİldİ
Bİnlece Kİlometre Uzakta Da Olsan,
İkİ Metre Ötemd De Fark Etmİyordu.
Artik Yoktun Ve Asil Bu DÜŞÜnce Benİ FelÇ Edİyordu
Kurtulmaliydim Senden,
Bu Yokluk Duygusundan Kurtulmaliydim.
Kurtulamadim...

Gİttİn...
Unutulanlarin Arasina Katilmaliydim
Anilari Bİr SandiĞa Koyup
Hayatin Bİr Yerİnden Yakalamaliydim.
Bu AŞk Noktalanmaliydi, Bu Sevdadan VazgeÇmelİydİm
Yapamadim...

Gİttİn...
Bİr Okyanusun Ortasinda
Tek KÜreĞİ KaybolmuŞ Sandalda
Dev Dalgalarla BoĞuŞan Bİr Denİzcİyİm Şİmdİ.
Bİl Kİ; Sevmekten VazgeÇmedİm Senİ,
Bİl Kİ; Senİnle Bİrlİkte Sevdani Da TaŞiyacaĞim YÜreĞİmde,
Bİl Kİ; Senİ Unutamadim...

WrAtBoY
02-12-2008, 04:09 PM
Sana bu sözlerimi, gözlerine bakarak söylemek isterdim...
Ama yanımda değilsin ki...bir yıldız gibi erişilmeyen uzaklardasın..
Bugün ben mavi denizlere daldım, akşamın bir vaktinde,Kırmızı ve kısa saçlarını okşuyorum rüzgarın,
Akşam rüzgarının dondurucu serinliğinde, savrulan zavallı bedenim,
Ve denizdeki balıkların, yakamozla olan oyununu seyrediyorum,
Adeta komik bir oyun işte, karanlıklarda kalmış benim umutlarım,
Sessizlik içinde yanıp sönen yıldızlar gibi,
Ve sonsuzluğu arayan bir balıkçının hayallerinde,
Susturduğum martıların sesleriyle korkularımı arıyorum,
Gün doğumlarının mutluluğu ile dolan yüreğim...
Ve günbatımlarında sessizliğine büründüğüm kızıllıkta
Yeni denizler keşfetmek uğruna,
Kırdığım okul günlerini hatırlıyorum tebessümle,
Sırf gökyüzünde süzülmek uğruna verdiğim ödünleri
Bir martının kanadında.........

Hani uzak sahillere yol almak sevdası vardı ya,
Hani vardı ya ikimiz için çizdiğimiz resimler,
Hiç bestelemediğimiz mısralarımız vardı hani bizden
Hadi kaldır kafanı topraklardan ,
Gözlerime bak utancını yargılayalım bir bir,
Rıhtımın bir köşesinden dalalım uzaklara,
Alabildiğine uzatalım ellerimizi batan güneşe,
Yelkenliler getirdim senin için ta uzaklardan,
Hadi binip gidelim o saçlarının rengi ufkun güzelliğine,
Martılara eziyet olmasın , yormayalım beyaz kanatlarını,
Bize yol göstersin yunus balıkları,
Uzak denizlere doğru özgürce uçsun beyaz güvercinler,
Yeniden doğan ay ışığında yıldızları sayalım seninle ikimiz............

Yakamadığımız gecenin ışıklarını beraber yakalım,
Yıldızları saymamıza hiç kimse engel olmasın,
Hiç kimse gece ortasındaki yalnızlığımızı kıskanmasın,
Hadi tut ellerimi , denizler üzerinde koşalım desem .........
Ama yoksun ...............
Gözlerin , gözlerinde yok,
Gözlerimden senin için akan yaşları hisset bitanem,
Ve sonsuzluğun düşlerini kurmak sensiz,
Kor ateşler üzerinde yürümenin acısı var yüreğimde
Ama sen yoksun ki....
Gidiyorum karanlıklara doğru denizler üzerinde,
Söndürüyorum gecenin tüm ışıklarını,
Mavi denizlere dalıyorum serin sulara,
Seni sular gibi , denizler gibi sevdim,
Bir avuç umutsuzluğa umut bağladım senin için,
Senin için resmettim akşamın kızıllığında martıları,
Ve sessizliğine büründüğüm karanlığın içinden söküp aldığım umutları,
Senin için denizler aldım , ışıklar yaktım üzerine,
Gel dedim uzattım ellerimi ama sen gelmedin,
Ben gittim karanlıklardayım,
Yalnızım , hiç sevmediğim ıssızlıkta,
AMA SEN YOKSUN...

WrAtBoY
02-12-2008, 04:09 PM
Giderken yağmur vuruyordu camlara
Yağmurun sesine karışmıştı ayak seslerin
Çaresizliği ve umutsuzluğu yaşayan biri kalmıştı geride
Ve ben, ve sen, ve sevgi ya aşkımız?
Bitmişti... Hepsi bitmişti...
Geride ise küllenmeye başlayan bir aşkta
Hala bir rüzgar bekleyen
Bir ateş parçası kalmıştı
Ve bir rüzgar bekliyordu yeniden alevlenmek için
İlk ayrılıktı bu...
İlk aşk ve ilk ayrılık...
Giderken sessizliği öğrettin bana
Giderken hüznü öğrettin
Hiç gelişin olmadı zaten...
Bazen içimdeki umut bir mum oldu
Karanlık *******de seni aramak için
Lakin rüzgara karşı yürüdüğümün farkında değildim...
Ve şimdi...
Her yağmur sesinde seni düşlerim
Her yağmur sesinde seni özlerim
Ve hala giden sevgili seni beklerim
Seni beklerim... Yağmur yüreklim...

WrAtBoY
02-12-2008, 04:10 PM
sabahın ilk günaydınını söyledigim aşkıma..... Senle uyanıp, saç baş darmadağın, gözler mahmur ayna karşısına geçiyorum. Sana güler gibi aynalara gülümsüyorum. Gözlerimde kalmış bir kare resmini çiziyorum aynanın içine ve senle sabahın içinde sabah söyleşine başlayarak güne başlıyorum. sanki hep yanımdaymışın gibi.... Ne yalan söyleyeyim aranıyorum evin içinde, kahvaltı masasında, pencere önünde, radyodan yükselen bir türkünün ezgisinde. Bir görünüp bir kayboluyorsun. Bir değip bir kayboluyorsun. Sonra, sonrası yok bir yalnızlık giriyor koynuma. bana yolladığın resimlere birer birer bakıyorum. Şimdi şu an hangisine daha çok benziyorsun diye düşünüyorum. Her resimde daha farklısın. Ama tümündeki ortak yan, değişmez kalan gözlerindeki hüzün. Hüznünü çalmak istiyorum. Ellerini düşünüyorum, ince parmaklarını. Sonra saçlarının dalgalarındaki yansıyan ışığı, gözlerindeki sıcak sevgiyi... Gülüşünü... Elini tutup parmaklarını teker teker açıp avucuna binlerce öpücük doldurduğumda ne yapacağını... Parmak uçlarıyla resimlere dokunuyorum. Bir an sanki gülümsedin gibi geliyor. Hani dokununca gıdıklanır ya insan öyle. “Dur.” diyecek gibi olup kendini parmak uçlarının ince dokunuşuna bırakır gibi sesiz bakıyorsun. Sana en çok yakışan gülüşü dudaklarına kondurup öyle hüzünlü ve yine öyle sakin bakıyorsun... Kaşlarını düzeltiyim diyorum... düzeltilmeye gerek duyulmayan ince kaşlarında parmaklarım. "Bırak, karıştırma" diyorsun sanki. Ve sonra.... seni her zaman tutku dolu bir askla sevecegim tatlı dillim... yüreginden umudu, dudakalarından gülüşü, ellerinden ellerimi hiç eksik etme.... Seni Seviyorum gögsümde sakladıgım kalbim, ömrümsün....

WrAtBoY
02-12-2008, 04:10 PM
Bize sevmesini öğretmediler sevgili,bize hep sevgiyi saklamasını öğrettiler Hep bekletmeyi..hep ertelemeyi...bu yüzden biz kiminle birlikteysek bir diğerini ama hep uzakta olanı özledik,hiç dinmedi doyumsuzluğumuz,biz hep uzaktakini sevdik sevgili...yanımızdakini değil,odamızın duvarının arkasındakini değil,birşeyler paylaştığımızı değil,uzaklardakini ulaşamadığımız kadar uzaklardakini sevdik... Yanımızdakileri kırıp geçirdik incitip üzdük de, hep ulaşamadıklarımıza sakladık söyleyemediğimiz o güzel sözleri... Özlediğimiz sevgiden delice korktuk biz sevgili. Sevmek bizim için sınırlarımızdan hiç çıkmamaktı. Kendi sınırlarımızda sevmek hep kapana kısılmaktı.Bu korku yüzünden hep karşımızdaki insanların sevgisini eksik bulduk,küçümsedik onların sevgisini,yeni heyecanlar arama isteği vardı.Bir kişide takılı kalmak ne kadar basit diyorduk. Gözümüz hep uçan kuşlardaydı Yüksek dağların en tepesinden bakıyorduk insanlara biz. Sorun bizdeydi sevgili. Sevgiye inançsız olan bizdik...Bir insan bizi sevmeye başladığında yenildiğinde sevgimize;ondan uzaklaşır, nasıl da tiksinirdik sevgilerinden biz. Ama bizden biraz uzaklaşmaya görsünler onları yana yakıla nasıl da arardık. Çünkü biz sevilmeye alışmıştık, hatırlasana nasıl da ihtiyaç duyardık seslerine, kokularına. Kaybolmuştuk dağıttığımız sevgilerde. Kim bizi seviyordu, biz kimi seviyorduk. Sınırlar erir, karışırdı herşey. Öksüz sahipsiz bir sevgimiz vardı ama onu kime vereceğimizi şaşırdık. İnanırlardı bize,inanırlardı o öksüz, sahipsiz, başıboş sevgimize. Çünkü çevremizdeki herkes o kadar hasretti ki sevgiye.. Çünkü onlar da bizim gibi sınırlar içinde büyümüşlerdi. açılamıyorlardı kendilerini tanıyamadan çıkamazlardı, sınırdan izinsiz çıkış yoktu bize sevgiye geçit yoktu.Kaç zamandır kendimizi kandırdık sevgili. Kimi sevenler şarkılarda yaşatır sevdiğini,kimi eski cüzdanındaki eski, soluk bir resimde, kimi ise hayallerle süslediği sınırlı dünyasında anlatacak çok şeyleri yoktur.Çok olan sadece çektikleri acılardır sınırlı dünyalarında. Bunu bilirler sevgili,ama kıramazlar zincirleri. Aşkı,sevmeyi,sevilmeyi kendimizi adamayı o kadar çok özlemişken,aynı zamanda ikiyüzlülükte içimize işlemişti.Kendimden biliyorum,gözümüzde hayatımızın zerre kadar önemi yoktu.Gerektiğinde hayatımızı hiçe sayacak kadar kahraman ama bir o kadar da yalancı ve riyakardık sevgili. Patlayıcı bir madde gibi taşırdık sevgileri.Kaygı dolu,ürküntü dolu bir sır gibi taşırdık sevgileri.Okuduğumuz yoksulluk romanlarında,gözyaşlarıyla seyrettiğimiz filmlerde anlatılan kahramanların hayatlarından daha berbattı hayatımız aslında.Ama kendimize duymadığımız şefkati onlara duyardık.. Birbirimize ne kadar ne kadar üzüldüğümüzü gösteremediğimizden, birbirimizin derdine yeterince eğilemediğimiz için bu filmlerdeki kahramanların hayatlarına ağlardık doyasıya...Aslında birbirimizi çok sevmek istiyorduk,ama nedense çok utanıyorduk bundan ve hep erteliyorduk. Yürürken sokakta karanlıklar eşlik ederdi yalnızlığımıza Sokağın sonunda o gökyüzünün yalancılığı bizi de vururdu kaybolan o sahipsiz aşklarıda... Biliyormusun bugüne kadar hep seviyormuşum gibi yaptım ben.Aslında onları tanımıyordum ben,ama yinede ihtiyacım vardı sevgilerine . Bağışlasınlar beni ve unutmasınlar, onlar adına onlardan daha çok acı çektim ben... Bir tek seni tanıyorum aslında ben... Bir tek

WrAtBoY
02-12-2008, 04:10 PM
Heeey Hayat..! ! ! !

Heey Hayat..! !
İstediğin kadar üstüme üstüme gel..! !
Direniyorum.
Israrlarına rağmen,
Yıkılmayacağım.
İstediğin kadar ez beni,
İstediğin kadar zulüm et..! !
Dimdik ayaktayım.! !
Çünkü..! ! !
Yaşama sevincimi,
Aşktan almaktayım..! !
Ne sen.....
Ne de içine aldığın insanların,
Aşktan,barıştan,dostluktan bir haber insanların..
Yıkamazlar beni,
Öldüremezler,
İçimdeki yaşam sevincimi..
Heeey Hayat..! ! ! !
Yolun yarısını geçmişken ben,
Halen yaşamaktayım..! !
Yaşama sevincimi,

Aşktan almaktayım..! ! !

WrAtBoY
02-12-2008, 04:10 PM
Ellerini uzat bu kentte yalnızlık çekilmiyor


Tüm kalabalığını al, gel şimdi,
şu anda.
En çocuk bakışını,
en içten sevmelerini al, gel,
yoksa ağlayacağım.
Gecenin bu kör saatinde,
çıkıp sokaklara,
seni nasıl özlediğimi haykıracağım.
Gördüğüm, baktığım
tüm pencerelerin
ışıkları yanacak birer-ikişer.
Sokak lambaları eşlik edecek
yalnızlık türküme.
Ey güzel gözlü sevgili
Gel, yoksa çıldıracağım!

WrAtBoY
02-12-2008, 04:10 PM
sevgİ


Yİne Sevgİ RÜzgarlari Bekler Yelkenİm,
Esmesen De...

Yİne Sevgİ Sulari Bekler Teknem,
Akmasan Da...

Yİne Sevgİ Tohumlari Bekler BahÇem,
Ekmesen De...

Yİne Sevgİ YaĞmurlari Bekler GÖnlÜm,
YaĞmasan Da...

Sevgİ Lİmanidir Bu, Sensİz Ve Sessİz,
Gelsen De, Gelmesen De...

WrAtBoY
02-12-2008, 04:11 PM
AŞk İkİ KİŞİlİktİr

DeĞİŞİr YÖnÜ RÜzgarin
Solar Ansizin Yapraklar.
ŞaŞirir Yolunu Denİzde Gemİ
BoŞuna Bİr Lİman Arar.
GÜlÜŞÜ Bİr Yabancinin
ÇalmiŞtir Senden SevdİĞİnİ,
İÇİnde Bİrİken Zehİr
Sadece Kendİnİ ÖldÜrecektİr.
ÖlÜmdÜr YaŞanan Tek BaŞina
AŞk, İkİ KİŞİlİktİr.

Bİr Ani Bİle KalmamiŞtir
******* Boyu SevİŞmelerden
Bİnlerce Yil Uzaklardadir
Bİnlerce Kez DokunduĞun Ten.
YazabİleceĞİn Şİİrler
Çoktan Yazilip BİtmİŞtİr.
ÖlÜmdÜr YaŞanan Tek BaŞina.
AŞk, İkİ KİŞİlİktİr.

Avutamaz Olur Artik
Senİn BİldİĞİn Şarkilar
BoŞanir Keder Zİncİrlerİnden
Sular, Tersİn Tersİn Akar.
Bİr HanÇer Gİbİ Çeksen De Sevgİnİ
Onu Ancak ÖldÜrmeye Yarar.
UÇari KuŞu Sevdanin
Alip BaŞini GİtmİŞtİr
ÖlÜmdÜr YaŞanan Tek BaŞina.
AŞk, İkİ KİŞİlİktİr.

Yİtİk Bİr Ezgİsİn Sadece,
TÜketİlmİŞ Ve DÜŞmÜŞ GÖzden.
DÜŞlerİnde Bİr Çocuk HiÇkirir
Gece Camlara SÜrtÜnÜrken.
ÇÜnkÜ, HİÇ Bİr Kelebek
Tek BaŞina YaŞamaz Sevdasini.
Severken HİÇ Bİr BÖcek,
HİÇ Bİr KuŞ Yalniz DeĞİldİr.
ÖlÜmdÜr YaŞanan Tek BaŞina.
AŞk, İkİ KİŞİlİktİr.

WrAtBoY
02-12-2008, 04:11 PM
Biz ne ayrılıklar görmüş adamız
Gitmek istiyorsan gidebilirsin
Biz ne ayrılıklar görmüş adamız
Çekinme sende vur sırtımdan beni
Biz ne ihanetler görmüş adamız

Aldırma sen benim yalnızlığıma
Aldırma sen benim gözyaşlarıma
Boşver sende kalmış yarınlarıma
Biz kadere çelme takmış adamız.

Sevsen gidemezdin sevsen bırakamaz
Sevsen çıldırdın seven ne yapmaz
Git bu ateşte beni kül etmez yakmaz
Biz ne cehennemler görmüş adamız

Hadi daha çabuk daha acele
Git başka kollara git güle güle
Sende unutursun adımı bile
Biz ne vefasızlar görmüş adamız

Hep aynı hikaye hep aynı masal
Sen bu şarkıyı git başka yerde çal
Al yanı başımdan gölgenide al
Biz ne yalnızlıklar görmüş adamız

WrAtBoY
02-12-2008, 04:11 PM
Bu şehir ve sen
Ömrümün en güzel senelerini
Alıpta gittiniz bu şehir ve sen
Gönlümün en masum ümitlerini
Çalıpta gittiniz bu şehir ve sen

Döktüğüm yaşlara aldırmadınız
Giden gençliğime acımadınız
Düştüğüm yerlerden kaldırmadınız
Basıpta gittiniz bu şehir ve sen

Beni iyi tanır bu kaldırımlar
Bu kuytu köşeler bu taş sokaklar
Sizlerden bir ömür alacağım var
Çalıpta gittiniz bu şehir ve sen

Beni tanır bu kaldırımlar
Bu kuytu köşeler bu taş sokaklar
Sizlerden bir ömür alacağım var
Çalıpta gittiniz bu şehir ve sen

Bağlayıp durdunuz hep ellerimi
Delik deşik ettiniz seven kalbimi
İçimde dağ gibi hayallerimi
Yıkıpta gittiniz bu şehir ve sen

Biriniz sağırdı duvardan bile
Biriniz kalpsizdi taşlardan bile
Bütün acıları dizip önüme
Yakıpta gittiniz bu şehir ve sen

Kimsesiz yalnızdım kollarınızda
Herşeyi kaybettim yollarınızda
Şimdi bir hesap var aramızda
Vermeden gittiniz bu şehir ve sen

Ben yine yaşarım içimde yasla
Ya siz neylersiniz bu ihtirasla
Bir daha dönmek mi buraya asla
İçimde bittiniz bu şehir ve sen

WrAtBoY
02-12-2008, 04:11 PM
Birgün Seni Sevdiğimi Anlarsın

Uykuların kaçar *******i
Bir türlü sabah olmayı bilmez
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın
Onun unutamadığın hayali
Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın aslında herşeyin boş olduğunu
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin
Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için
Vurursun başını soğuk taş duvarlara
Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
Duyarsın ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
Niçin yaratıldığını
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini
Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın
Dolar gözlerin için burkulur
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın sevilen dudakların
Sevilen gözlerin erişilmezliğini
O hiç beklenmeyen saat geldi mi
Düşer saçların önüne ama bembeyaz
Uzanır gökyüzüne ellerin
Ama çaresiz, ama yorgun, ama bitkin
Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
Sevmek neymiş birgün anlarsın

Birgün anlarsın hayal kurmayı
Beklemeyi
Ümit etmeyi
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
Lanet edersin yaşadığına
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
Zaman bir çiçek gibi büyür kabrimde kendiliğinden
Bir gün seni sevdiğimi anlarsın

WrAtBoY
02-12-2008, 04:11 PM
Uzun süredir ne sana yazabiliyorum ne de insanlığa
Uzun süredir ne sana merhaba diyebiliyorum ne de hayata
İnsanları dinliyorum acıları onlarla bir daha yaşıyorum
Sevdalarını yakıyorum ağlatıyorum
Şiirlerimle hayatımla ...
Ve bir sigara daha yakıp uzun uzun içime çekiyorum
İçimi dolduruyorum gözyaşları yerine dumanlar
Acı yerine nikotin ve içine biraz da öksürmeyi ekliyorum...
Şiir yazamıyorum ama kelimelerimi içimde biriktiyorum
Ne kadar zor olursa olsun hayatı yaşamaya çalışıyorum
Hayata sevdayla yaşama umidi ile baglanıyorum
Korkuyorum yalan değil dostlar
Çok korkuyorum ...
Ne param var nede huzurum
Tabakamda sarılı sigaralarım
İçimde derin bir hüzün var
insalığa hayata anneme babama
Ha bir de beni yakan bir aşk var
Bir sevdiğim var
Beni hayata bağlayan can var
Gözleri var ışık gibi ...
Elleri var pamuk gibi
Sözleri var dua gibi ...
Yalanım yok severim onu can gibi .
Hayat zor gelde bunu sevdalıya sor ...
Yollarım uzun yollarım soğuk
Gözlerim ırak gözlerim sönük ...
Ayaktayım ama nasıl
Yanan bir orman gibi
Büyüyorum ama nasıl
Aglayan anam gibi ..
Kaçayım kurtulayım diyorum buralardan
Ama kaçacak bir yer yok gibi
Nereye gitsen huzur sana kendini ödünç bile vermiyor
Yine derin bir iç gecirip Allaha şükür diyorsun
Bu sefer şehri ıslatan yagmur gibi
Bu sefer de sen ıslanıyorsun kendi gözyaslarınla
Kendi hıckırıklarınla ezanlara şahit oluyorsun ü
Ölüm tadıyor heryer
Ölmek istiyorsun
Ama vazgecemiyorsun aşk'a aşık olmaktan
Tarihime bakıyorum
Ağlamakla başlayan hayat
Ağlamakla devam etmiş
Şimdi gülmeye çalışıyorum
Şimdi bir gül gibi yeniden filizlenmek istiyorum bu hayata !
Yanmak Yandırmak İstemiyorum
Nefes Alıp Sigaramdan Dumanlarla Göçmek İstiyorum
Her nefesinde sigaramın kendime göçüyorum ...
Kendime .... .

WrAtBoY
02-12-2008, 04:12 PM
hasret sevdalı garip hoyrat 1 rüzgardı nicedir hayatımda
yorgun 1 öykünün kaçıncı sayfasını maviye boyamıştı düşlerim
elimde şarap rengi geçmişin izleri
saatlerden zamanı sildim seni değil
takvimlerden ilkbaharı yırttım sonbahara devam
ne gelseydin ne de gitseydin demek elimde değil
o en sevmediğim kelime varya
keşke
ömür mü sevdaya dar
sevda mı ömre bahar
bilemedim
seni çekip gözlerimden yere atmak var
var da
son 1 keşke'ye kıyamazdım

WrAtBoY
02-12-2008, 04:12 PM
"İçim acıyor, geçer elbet, geçer de, anlamsız bir yer de, unuttuğumu sandığım bir yer de , yeniden sızlar, ama varsın sızlasın, sızlamadı mı; kocaman sevilmiyor ki... "

WrAtBoY
02-12-2008, 04:12 PM
Ne yapacağını bilememek ne kadar kötü bir durum� Beyaz bir ışık arıyorsun bazen, görüyorsun.. Siyahın yoğunlu eritiyor ışığı yine kör oluyorsun..
Nerdesin sen şimdi kim bilir? Neler yapıyorsun? Özlüyor musun beni? Biliyor musun ben *******i hep seninle konuşuyorum uzun uzun.. Seni Seviyorum diye haykırıyorum. Dünya umurumda değil. Takmıyorum, düşünmüyorum hiçbir şeyi.. Sadece seni, sadece seni düşünüyorum ve ağlıyorum!!! Sırf senin yanında olamadığım için ağlıyorum..

Bırakıp gittiğin, tüm kapıları yüzüme kapadığın günden beri aylar geçti.. Aylar geçti ama içimdeki sevgin hiç bitmedi... Beni sevmediğini, önemsemediğini bilmeme rağmen büyüttüm sevgimi. Ama bu gece Vazgeçiyorum Senden.. Ben seninle olmak, seni yaşamak istiyordum.. Tek isteğim buydu.. Ama izin vermedin. Bilmiyorsun ki geç zamanlar vardır.. Ne yapsan affedilmeyecek, ne yapsan boş..

WrAtBoY
02-12-2008, 04:12 PM
Bazen ne kadar genç olursanız olun yorgun ve yaşlı bakıyorsunuz ve tek bir söz kalıyor geriye Vazgeçmek...!

Korkma, seni artık sevmiyorum....

WrAtBoY
02-12-2008, 04:12 PM
GİTME

Sabah ayazı dokunur
Gül yaprağına
Bu ayrılıkta bana dokunur, gitme
Sevgi bağına Baykuşları tünetme
Allah’ını seversen gitme
En büyük aşk imkansız olanmış
En büyük aşk, yalanmış derim
gidersen…gitme
Sabah ayazı dokunur gül yaprağına
Bu yüzden dağları sis kaplar
Ve bu yüzden çiçekler büyümez
Açmaz tomurcuklar
Bak yalvarıyorum gitme
Allah’ını sever sen gitme
Beni buralarda perişan etme
Alışamam gidişine
Teninin kokusu u özlerim
Yüreğim bir kurşun gibi ağırlaşır
Şarkılar yaralar
Şiirler öldürür beni gitme
Beklemek ölümden ötedir
Bilmezsin sen gitme
İstersen çay koymayı unut, kızmam
Gözlerinde içerim kahvemi
Yakma sobayı,sinemde ısıtırım seni
Daha önce ricada bulunmadım kimseye
Ama sana yalvarıyorum gitme
Yüreğim ökseye tutulmuş
Çırpınan yaralı bir kuş
Ben saksıda kuruyan çiçek
Gidersen bu can ölecek gitme
Allah’ını seversen gitme

WrAtBoY
02-12-2008, 04:13 PM
Tozlu Kafes


Merhaba vefasızım
Göçmen kuşların dünyasından
Hoş geldin tozlu kafesime.
Geleceğini bilseydim
Etrafa saçılmış düş kırıklarımı toplardım
Kusura bakma
Dağınık tümcelerle karşıladım seni.
Dikkat et!
Düş kırıklarım ayağına batmasın
Terliklerimi sana vereyim
Ben alıştım bu acılara
Sen dayanamazsın.

Mâzur gör kekeleyen sözlerimi
Dedim ya,
Tümcelerim düş kırıklarım,
Ortalık darmadağınık…

Neden geldiğini bilmiyorum
Ama gözlerin yetiyor anlamaya
Ve anladığım kadarıyla
Bıraktığın beni istiyorsun.
Keşke bulabilseydin
Keşke kalabilseydim öylece.
Şimdi söyleyecek söz bulamıyorum
Nerden başlasam bilmiyorum
Oysa bildiğini sanıyordum…

Haberin yok mu?
Yokluğunla evlendim!..

WrAtBoY
02-12-2008, 04:13 PM
ayakÜstÜ YaŞanmiŞ ÖlÜmsÜz AŞk Hİkayelerİ

Her Durakta ÖlÜmsÜz Bİr AŞk EdİneceĞİm
Bİr BakiŞtan Bİr DuruŞtan
ÇaĞriŞimin Sonsuz Hizindan
Unutulmaz Bİr Sevgİlİ Daha BirakacaĞim Ardimda
Belkİ De YaŞanabİlecek En Uzun SerÜvenİ Terk EdeceĞİm
Daha OtobÜsÜn İlk BasamaĞinda
Kİm Bİlebİlİr Kİ?
Sonrayi, Sonrasini Kİm Bİlebİlİr?
Gİzlİ Gİzlİ Veda EdeceĞİm Ona, GÖrmeyecek
Ve Bu Duyguyla BurkulmuŞ YÜreĞİm
OtobÜs Camina BaĞrinda Kanli Bİr Ok İle
Bİr AŞk Levhasi Çİzecek, Ah Mİn-el
Bu Da Ötekİler Gİbİ
Kendİsİnİ Ölesİye SevdİĞİmİ Bİlmeden
YaŞayip Gİdecek...

WrAtBoY
02-12-2008, 04:13 PM
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,
kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..

Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..
Bir insani herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği
acıtabilirmiş
Çok acıttığında anladım..
Fakat,hak edermis sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiginde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..

''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..

Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman
olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım..

Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş.

WrAtBoY
02-12-2008, 04:13 PM
Olmaz Mı




Yön yön sarılmışım ne yana baksam;
Sarılan olur da saran olmaz mı?
Kim bu yüzü çizen sanatkâr ressam;
Geçip de aynaya, soran olmaz mı?
Bir parçacığım ben, bütüne hasret;
Zaman döne dursun, o güne hasret;
Ruhumsa zamanın üstüne hasret;
Ebediyet boyu bir an... Olmaz mı?

WrAtBoY
02-12-2008, 04:13 PM
SENIN ICIN
Kirgindim...
Sevdami da aldim çiktim yollara taa uzaklara...
herkseden ,herseyden kaçarcasina...
sessizligin ve yalnizligin huzuruyla epey yollar kat ettik..
hiç kimselere görünmeden daglar tepeler astik ama nereden bilecektim ki
bir dag basinda bir güvercine asik olacagimi...oysa asktan kaçmak için düsmüstük yollara...
bilemedim bu yolunda bir aska varip dayanacagini....
Nasilda degisi verdi hersey birden bire...
senle olunca zaman durdu yollarim kapandi...
hersey sende kilitlenip kaldi....zaman geçtikçe tüm sevgimi herseyimi sana yükledim...
ta ki bir gün kanatlarin bu sevgiyi kaldiramiyacak hale gelene kadar...
seni seyrettikçe, sana sevgimle ne kadar çok zarar verdigimi görüp yine canimin yanmalari basladi...oysa ki sen uçabilmeli ..özgürce yükseklere varmaliydin...
Iste bu yüzden senin için sevgilim...
yine attim sevdami önüme ..acilarim yüregimde çiktik yollara...
Hosçakal sevgilim...sen sakin aglama...ben katlanirim buna da....
Biliyorum!!!
Bu morsevda daa çok yollar kat edip daha çok mor daglara tirmanacak...
daha çook morsümbüller toplayacak...ama hiç biri senin gibi olmayacak...

WrAtBoY
02-12-2008, 04:14 PM
- İlk Göz Ağrısı -

Seni görünce yürüyüşüm değişiyor
Bir tuhaf oluyor elim ayağım
Boyunbağımı düzeltiyorum şaşkınlıktan
Ceketimi bir ilikleyip bir açıyorum
Seninle karşılaşınca ansızın
Bir ışık alıyor gözlerimi
Doyasıya bakamıyorum sana
Bir sis içinden geçip gidiyorsun
Ayak seslerin kaybolunca uzakta
Benim dünyamda başlıyor yürüyüşün
İçimde kunduralarının sesi
Sonsuz bir yoldayız ikimiz de
Sen varsın her halimde
Adım atışımda sen
Bakışımda sen
Senin gibi konuşuyorum belki
Aynaya baksam sen güleceksin

WrAtBoY
02-12-2008, 04:14 PM
Biten Bir Gecenin Ardından Güne Umutla Bakarsın Ya,
Bende Sen Yanımdan Gidince Bir Umutla Bakıyorum...
Biliyorum Sende Benim Güneşimsin...
Gece Yanımda Olmasanda Sabah Bana Doğacağını
Gittikden Sonra Yine Bana Varacağını
Sevgimi Kalbinde Saklayacağını...

Güneş Gece Olmasada Sıcaklığını Verirya İnsana,
Sende Yanımda Olmasanda İçimi Isıtıyorsun Hâla
Sabah Kalkdığında Güneş Doğmamış Olur ya
İnsanın İçi Bi Tuhaf , Huzursuz , Neşesiz Olur
Yatakdan Kalkdığımda Seni Bulamayınca
ßenimde İçim Bi Tuhaf Oluyor.

Bilirsin Sevgilim Güneş Kışın Geç Doğar,
Yazın Her Sabah Baş Ucumuzda Parıldar,
Şimdi Sende Benden Uzakda Yaşıyorsun
Ama Yarınlarımda Baş Ucumda Olacaksın.

Her gün İçimi Yeniden Isıtan,
o Büyük Aşkınla Her gün Yeniden Gel

WrAtBoY
02-12-2008, 04:14 PM
SEVDA YÜREKTE SAKLANIR

Sana göre değil beni sevmek!
İnan ki, beni unutman gerek!
Ben de çektim ayrılık acısını.
Bilirim, kolay değildir severken gitmek.
*******e sığmaz olur günlerin,
*******in avucundadır yüreğin;
Dilin sussa gönlün haykırır,
Sevda denen şey yürekte saklanır.
Yüreğini de al ve git bırak beni!
Duyma sakın seni çağıran sesimi!
Bana hiçbir şey bırakma senden başka,
Senden ve siyah - beyaz bir resminden başka!
Mesafeler ayıramaz seven kalpleri.
Yaşamak dolduramaz boş saatleri.
Bir boşluğun içine düşer, çırpınırsın;
Yalnızlık ağlatır birleşmiş gönülleri.
Bir çınlama duyarsın kulaklarında,
Duvarlar çığlık çığlık üstüne gelir.
Kulaklarını kapamazsan sağır olursun.
Adı yalnızlıktır duyduğun her haykırışın.
Yüreğin kesse de yolunu yürümeye devam et,
Bir gün gelir, yalnızlık tükenir elbet!
Bilmezsin, kaç fırtına eskitti bu gönül;
Bir gün gelir, bu yağmur da diner elbet!
Bir bulut geldi geçti ardından binlercesi.
Ah, bir bilsen sana olan sevgimi,
Taktığım her maskenin ardında
Aslında seni nasıl özlemle beklediğimi!
Sevsem de seni sevmemem gerek,
Aşkımı içimde saklamam gerek...
Bir ecel var karşımda aklımı çelen,
Yüreğimi söküp sevdamı benden çalan.
Ayrılık korkusu vurmuş prangalarını ayaklarıma.
Duyuyorum sesini kalbimin her atışında.
Korkuyorum, bana göre değil seni sevmek!
Yazık ki, kolay değildir severken gitmek.

WrAtBoY
02-12-2008, 04:14 PM
T A N R I B İ L E A Ğ L A R

Ne zaman seni düşünsem yalnızlığım aklıma gelir
Bir ürperti gibi derinden derine duyarım çaresizliğimi
Nedir bu gürültüler derim, top patlamaları
Nedir bu şakaklarımda zonklayan ağrı
İçimden dalga dalga boşanan gözyaşları ne
Bu hangi nehir ki uzayıp gider alabildiğine
Nedir bu ümitsizlik dolu bu kahır dolu yaşlar
Bu denizler altında kopup gelen firtına
Bu bir çağlayan gibi uğultulu yaşlar
Oysa zamandır ilerleyen imkansızlıklar içinde
Başlangıcı olmayan bir sondur yaklaştığım
Bu ipince nehir nereye gidiyor bilen var mı ?
Ağlatan ne ben O doyamadığım dakikalar mı ?
Düşen aksi mi gözlerime o bal rengi gözlerin
Ki içimde çalkantısıyla hıçkırır denizlerin
Sorarım; bu ağlamak ne kadar, nereye kadar
O zaman rüzgar durur, fırtına diner ansızın
Kapanır yorgun gözlerim bir gece başlar
Ve karanlık uykularla rer ağlama saatleri
Uyanınca bir ıslak şafaktır görürüm
Bir büyük resimdir gökyüzü seyrederim
Yine özleminle yanip tutuşur gözbebeklerim
Duyarım vurgularını başımda çaresizliğin
Ben ağlayacak adam değildim bir kadın için
Beni perişan edecek ne vardı bu kadar
Bir de "Erkekler ağlamaz" diyorsun
Tanrılığından utanmasa Tanrı bile ağlar...!!!

WrAtBoY
02-12-2008, 04:14 PM
SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM


Binmediğim hiç bir otobüs
Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde
Gittikçe azalıyor hayat
Neyi erken yaşadıysam
Hep ona geç kalıyorum
Sana göçüyorum her sonbahar
Yolların çıkmıyor aşkıma
Unuttuğun yağmurların adı saklımda
Seni içimden terk ediyorum

Susmaktan yoruldum
Kuşlar ve şarkılar,
bu şehri terk edeli
Efkar demliyorum gözlerimde
yaşlarımı,
yanağıma varmadan öldürüyorum
Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi
Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp
SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM

Ne unutacak kadar nefret ettin
Ne hatırlayacak kadar sevdin
Yıkık bir duvar kadar bile
Pişman değilsin biliyorum
Beni hep bulmamak için aradın
Yanıldığımdın
Yangınımdın
Yangındın

Sensizliğe yenilmek
Sana yenilmekten zor olsada
Ardımda bir sürü "belki"ler bırakarak
Seni içimden terk ediyorum

Şimdi
İçimde öldürecek bir anı bile bulamayan
İki yarım kaldık
Tamamlayamadık bizi
Elinden tutamadık yanlızlığımın
Saçlarımıda uzaklarına gömdün

İçimin mavisi senin okyanusundandı
Al! geri veriyorum.
Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun
Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim
Sana bensizliği terkediyorum

"Yarime uzanmayan bütün dallar kırık" demiştin
Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi?

Ne tuaf değil mi?
İçimi acıtanda sendin
Acımı dindirecek olanda.
"Ya öldür beni"dedim
Ya da ğit benden.
İçi bulanık bir sevdanın ucunda
Seni kaybettim.
Aldırmadın aldırmalarıma
Bir gecede yakıp yarini
Şafaklara sattın ihanetini
Küllerime basanlar bile utandı yaptığından
İşte soluk bir ömrün son nefesi
Benden
İçimden
Terkediyorum.

WrAtBoY
02-12-2008, 04:15 PM
Can Canıma Canan Olsa

Can canıma canan olsa
Yelleri yorgan ederim
Bilmiyor ki yokluğunu
Boynuma urgan ederim

Umut verse,ışık tutsa
Dağları arkam ederim
Tipi boran kara kışta
Karları hırkam ederim

Hiç düşünmem derdi varsa
Canımı derman ederim
Onun için krallara
Sözümü ferman ederim

Çok değil az gönlü yansa
Dünyayı alkan ederim
Candan öte cananıma
Özümü kalkan ederim

Uzak yakın hatır sorsa
Sevinir bayram ederim
Kapısında biri dursa
Çıldırır isyan ederim

Ey sevgili sözüm sana
Duymazsan çeker giderim
Eyvallah etmem cihana
Sen hariç yemin ederim

WrAtBoY
02-12-2008, 04:15 PM
Sensizliğin Ertesi

Şimdi saat sensizliğin ertesi
Alışmaya çalışıyorum yokluğuna;
Yokluğun içimde büyük bir ürperti.
İki damla yaş gözümde
Sanki, sanki seni çağırırcasına
Alışmışım bir tanem
Olmuyor, olmuyor sensiz! Yapamıyorum
Bir görsen şu halimi
Aşkın aldı götürdü bütün benliğimi.
Karşımda duran ayna bile,
Bana, bana yalnız sensizliği yansıtıyor.
Anla bir tanem seviyorum
Söyle var mı daha ötesi?
Sensizlik ölüm bana!

Şimdi saat yokluğun ertesi
Kahrediyor bu ayrılık içimi.
Nefeslerin kesik kesik olmuş;
İçimi çekercesine,
Sanki, sanki her nefes alışımda sensizliği soluyorum.
Olmuyor, olmuyor! Yapamıyorum sensiz.
Göz yaşlarımla boğmaya çalışıyorum kendimi
Ya sen, ya hiç dercesine.
Anla bir tanem seviyorum,
Ölesiye, ölesiye seviyorum,
Söyle, var mı daha ötesi?

Şimdi saat, ayrılığın ertesi
Sensizlik büyük bir alev oldu içimde
Ya sen söndürürsün bu alevi,
Ya ölüm!
Şimdi içimde kalan korku
Bir Allah, birde sensizliğin korkusu!
Anla bir tanem her şeyden vazgeçerim,
Ama senden asla!
Artık tek bir şey diyeceğim:
Ya sen, ya sensizlik,
Sensizlik ölüm bana!

WrAtBoY
02-12-2008, 04:15 PM
HER ŞEY SENİNLE
herşey bitmişti seninle niye döndünki geri
unutturamadı değilmi zaman beni sana
yüreğin elvermedi yaşadıklarımızı unutmana
maalesef sevdiğim bende unutmadım seni
benden sonra başka birini sevmişin,zenginmiş
seviyormuşta seni benim kadar niçin terk etmiş
demiştim sana ahını bir brn çekerimdiye demiştim
bu yüzdendir sevdiğim hepseni beklemişim
giderken bıraktığın onyedi yaşında ki gençkız değilim
ihtiyarladım,birazda zaman yenik düştü bedenim
görüyorsun işte halimi bak ben böyle biriyim
ve seviyorum seni hala razıysan dön gel sevdiğim

WrAtBoY
02-12-2008, 04:15 PM
her şeyin fazlası zarar
hayatın da...
erken ölmek lazım
daha fazla kirlenmeden
temiz yerlerimiz kalmışken
tam zamanında...

insanlara tebessümle veda etmek
ve tükürmek hayatın suratına
sonra sessizce
belli etmeden
usul usul can vermek bir kaldırımda...

kalırsa gözü yaşlı ardımda anam kalır
ben bir kez daha can veririm...
sağlığında satılmış bır insanın ölümü
hangi sevgiliyi ağlatır?
Sahtedir güzel günlerin sevdalısı
Kim sevgilim dediyse birine: biraz yalandır...!

Dedim ya sevgili erken ölmek lazım
Bu aşağlık düzen bize göre değil...
Aşklar sevdalar ayak altında yasanıyor
Cabuk geciyor mutlu günlerimiz
Bize kör olası ayrılıklar kalıyor...
Oysa böyle kurulmamıştı hayallerimiz......

Her seyin fazlası zarar
Hayatın da!
Öyle bir anda kapatacaksın ki gözlerini
Ve öyle bir anda canını koyacaksın ki ortaya
Cesedin gülümseyecek....
toprağa doğru yol alacaksın
O gune kadar seni anlamayanların omuzlarında...

Erken ölmek lazım sevgili
Herkes yasarken.. kimsenin aklına gelmıyorken
Tam zamanında.....