PDA

Tam Sürümü Görüntüle : Þiirler


Sayfa : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 [10] 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:26 PM
Anlatsam da; anlamazsın,
Sensiz yaşam bende bomboş,
Ağır, aksak, eksik her gün,
Sanki bir zindan, her şey loş...

Ben neyin bedelini öderim,
Sen yoksan; neye "var" derim,
Sensizlik oldu her yerim,
Tenim, ruhum sanki sarhoş...

Aklımda hep o ilk geldiğin gün,
Düşünmem yarını, ney di dün,
Gurur duy sevdiğim, övün,
Bıraktığın dünya bomboş...

06.02.2004 Taşkışla/Taksim

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:26 PM
Bıraktığın gibi dünya’m karanlık ve sessiz
Bıraktığın gibi kalbim, ezik ve çaresiz
Bıraktığın gibi gözlerim yaşlı dalgın
Ve bıraktığın gibi rüyalarım kabus ve korku dolu

Bekliyorum çaresizce çaremi
Hastayım ilacım sen hastalığımda sen
Özlüyorum yokluğunla biten beni ...

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:26 PM
Bıraktığın gibiyim
Ellerim hala sımsıcak
Kalbim hala atıyor delicesine
Ve aynı şarkılar dilimde
Sensizliği anlatan
Ve aynı şiir ezberimde

Bıraktığın gibiyim
Yüreğimden sen fışkırıyorsun
*******imde güneş
Gündüzlerimde bir eşsin
Ve hasretlerimde silinmeyen
Boyalarla yazılı adın

Bıraktığın gibiyim
Öylesine aşık,öylesine tutkun
Bu Dünya'da sanki ikimiz varız
Sanki dağları biz deleceğiz
Mecnunların yapamadığını
Biz yapacağız

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:28 PM
İnan bana sevdiğim,
Saçlarım senin olmaz olası yokluğundan böyle kar beyaz.
Aslında suçluyum, aslında bende de hata var biraz;
Sana bir parça İstanbul veremedim...............

"Bir gün gelir de
Sana bir parça İstanbul verenin yanında.
Birparça mutluluğa hasret kalırsan,
Beni bul, ben bıraktığın o yerdeyim.
Ey vicdanı karalım, ey insafsız sevdiğim
Dön artık maralım, ben bıraktığın yerdeyim....."

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:28 PM
Bu akşam da sensizdi
Anılara sarılıp içtim
Kaybettikten sonra anlıyor insan
Meğerse hiç kimseyi senin kadar sevmemişim
Bir dönsen en güzel yerinde biten o güzel rüya
Yeniden yaşanır
İstesen yıldızları sermez miyim ayaklarına
Geldiğin yollara toz olmaz mıyım
Yine şafak söküyor
Uykuların unuttuğu gözlerim yine tavanda
Ne vardı diyorum
Ah bi dönseydin
Sonunda şarjörüne hasret sürdün sazımın
Şimdi hüzün işgalinde yüreğim ve ben
Hala "Mor salkımlı o sokakta bıraktığın yerdeyim"

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:29 PM
bir sır düğümü gibi kaldım,
içimde ne fırtınalar koptu,
bu gözler ne haksızlıklara tanık oldu,
gene de konuşamadım....
dilim başka söylüyor,
içim başka yaşıyor,
artık dermanım kalmadı,
herkes üstüme geliyor,
yüreğim bu kadarını kaldıramıyor....
sen beni düşünmezken,
ben seni bekledim,
sen başkalarını severken,
ben seni sevdim...
bugün sevdiğin yemeği yaptım sana
soğan katmadım ama,
olurda gelirsin diye bana......
sende acıma acı katma,
uzak değilim o kadar gel yanıma...
sen anlatılamazsın aslında,
hani elime kalemi alıp anlatıyorum ya;
olmuyor yetişemiyorum sana,
bıraktım sonunda sevgili seni sana!!!
gene de bir ömrüm daha olsa,
hiç mutlu olmadığım bu hayat yolunda,
gene aşık olurdum sana,
asla gitmezdim başkasına...
elini bir uzatsan yanındayım,
bir sesini duysam koşacağım,
sana hala aşığım,
kor gibi yanmaktayım....

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:30 PM
Ölüm kokar yine gecenin karanlığı
Vurur dağların üzerine safça
Gecenin siyahı ve yıldızların hırıltısı
Dimdik ayaktadır hiç aşağılanmaz, üzülmez,
Sessiz ölür dağlar... Ağlamaklı ve üzgün.
Böyle olur dağların gözyaşları sinsice !
Sonbaharın sarımsı akşamında
Kötü bir özlem, acı bir hasret
Ve kahpe bir isyan başkaldırır kaderine
Sonra geceye kaçar her dem
Bulutlar siyahlaşır gök yarılır ortadan
Yalnızdır yine o kahverengi gözlü,kara yürekli
Seçer insanları tek tek.
Sonra tersine döner feleğin çarkı
Soığuk bir rüzgar eser kalbinin güneyinden
Ve doğuya doğru yön değiştirir karamsarca
Dağlarla ufuk çizgisi arasında
Sıkışır kalır mavi bir hüzün,
Böyle olur şairin gözyaşları
Biraz umut,
Biraz da ölüm...

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:31 PM
Bir haber sal mavilerle süslü olsun,
Biraz seni biraz beni anlatsın.
Sana olan duygularım savrulsun,
Biraz seni biraz beni anlatsın.

Dağıtsın dalgaları savursun heryere,
Bir şiir yaz delice gökyüzüne,
Rüzgarlar çarpsın her sözünü yüzümüze,
Biraz seni biraz beni anlatsın.

Sen bilirsin yolunu yanıma gelmek için,
Anlatırsın her saniye'ye zamanı durdurması için,
Bir duamız olsun dilinden çıkan, ikimiz için,
Biraz seni biraz beni anlatsın.

28.04.2002
Saat:14:10

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:31 PM
Onyedi nisan akşamına doğru,
Henüz batıyor güneş yakamozlara göre.
Takım takım insanlar hep
Bakıyorlar aynı yere.
Denize.
Acaba aynı şeyler mi hep kafalarındakiler
Yoksa denizde onların hepsine dair
Birşeyler mi var esrarını henüz çözemediğim?
Martılar martı!
Gemiler gemi!
Deryalar deniz mi acaba!?
Acaba.
Akşam oldu kordon doldu,
Kıyışeridi lambalara boğuldu.
Uçan balonlu çocuk nede neşeli.
Babasının evi dayalı döşeli.
Demirlemiş sandaldaki balıkçı ali osmanın masası,
Şişeli.
Ali Osman efkarlı yine,kafa dumanlı.
Yarımay olan geceyi,
Yakamoz hesabı yaparak dolunay diyecek
Kadar dumanlanmış yine ali osman.
Onun derdi sac ayağı gibi
Kendisi..deniz. Ve Tanrı.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:31 PM
Birer yolcuyduk
Düş yorgunluğu gecesinde
yolunu kaybeden
Poyraz esen gölgelere sığınan
bir çiğ damlasıydık
bir tomurcuktuk.

Adı tesadüf olan bir yer vardı
hep orada karşılaşırdık
Kelebek suretindeydik
Gül yapraklarını aşındıran.

Gülümseme tadındaydı öğrendiklerimiz
adı yıldızları saymaktı
Zifir karanlık *******de
Papatya falıydı
Her sonu aşk ile biten kelime

bir gün geldi
biri kanadımızı kırdı
Biri suyumuzu içti
biri son yemeği yeğip gibi
Her şeyi kirletmişti.

Oysa
Adını güneş koymuştuk parıltımızın
Yıldızdı *******i sulayan
Aydı en büyük dostumuz
O yerinden söküp gitti.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:31 PM
Anlam katmıyorsa zamanın anlamsızlığına varlığım
Şarkıların nakaratlarını yinelerken
Kördüğüm oluyorsa eğer dilim
ya da öznesi değilsem yaşamın...
İçimden bağırmak gelir:
Bireyim ben!
Bir adım bir de cismim var.
herkese benzer,herkesten ayrı

Ne mutlu! yığınlar arasında bir karaltı olmayana..

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:31 PM
Birgün deli bir rüzgar alır götürür seni benden.
Kuru bir yaprak gibi,önüne katar da,
Kaybolursun boşlukta hiç dönmemecesine.
Avuçlarının sıcaklığı kalır,sarı saçların kalır,
Buğday başakları gibi anılarımda.
Bir andı gelip geçti,
Bir andı yaşandı bitti,
Belki de hiç yaşanmamış gibi.

Son saatleri miydi gecenin ne,düşünüyorum.
Bir kadeh rakının tatlı sarhoşluğunda,
Yıldızlar mıydı gecenin karanlığında ,gözlerin miydi,
Bilemiyorum.
O saplanan son sızı gibi yüreğime küçüğüm.
Bir gün deli bir rüzgar.alır götürür seni benden.
Kuru bir yaprak gibi önüne katarda
Kaybolursun boşlukta hiç dönmemecesine.
Bir andı gelip geçti,
Bir andı yaşandı bitti,
Belkide hiç yaşanmamış gibi.
Seninle....

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:32 PM
Hadi, gürlesin ağzından küfürler
Yağdır nefretinden yağmuru

Sarmaş dolaş sustuğun
belki de geleceği kustuğun
o yalancı sarılışın, senin kadar yabancıymış bana.

Hatırlıyorum da, bir ömrü paylaşmanın heyecanıyla
her aşkı bize benzetir, her çocuğu sevdamıza büyütürdük.
Oysaki büyütemediğim tekşey, bencilliğine gizlediğin sevginmiş.

Her sen oluşumda,
biraz daha benden sonralarına yaklaşırken
gözlerinden kayan sevdamızın yıldızlarına dilekler tutup,
bitmesin sarılışların diye,
masum sandığım dudaklarına adaklar kondururdum.

Bak, şimdi bir aşk ölüyor senin yüzünden.
Merhametin kadar ıssız, yaşantın kadar sefil,
görebildiğin kadar kör bir ömre kaybetmişliğinin kefili yaptın beni.
Ve acıların hissesinden yangınıma bir pay, bir kül bıraktın.

Sen gerçeklerin yalancısı, sevdaların yabancısı
Terk etmeyi kar sayma sakın
Bir gün gelir, sevdamın tokadı kalbinde patlar.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:34 PM
Sesizdir heryer,
Anlamsızdır herşey..
Yani,
Yalnızsındır...

Ya ağlamaktasındır
giden sevgilinin ardından.
Yada çoktan bir kağıt mendile
gömmüşsündür aşkını
göz yaşlarınla..

Ve belki
atmışsındır kalbinden onu.
Mendili attığın gibi..
Belkide saklıyorsundur hâlâ..
Belki birgün lazın olur
dediğin şeyler gibi....

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:34 PM
Zamansız ve anlamsız gezmelerde
Bulursun kendini.
Önemi yoktur dolaştığın yerlerin.
Uzak olmaktır yaşadıklarından,
Olabildiğince uzak.
Yalnız...
En yakınlarındır uzaklarda olduğun
Tam yanıbaşındadır,
Unutmak isteyipte,
Hatırlamamak için direndiğin.

Ve gezdiğin yerler;
Nerelerde gezdiğini bilemem ama ,
Bir parça 'O' nu arıyorsundur
Köşe başlarında

Belki Beşiktaş'ta
Belki Taksim'in taşlı yollarında

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:34 PM
Biri vardı, o ilk ağlamayı bulup
Herkesi güldüren
Sonra bunu unutup
Ağlarcasına gülen

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:34 PM
Her düşündüğünü söyleyebileceğini öğrendiğinde
Her söyleyebileceğini düşünmeye başladı insan
Ya düşünmek ya konuşmak… Biri fazla.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:34 PM
biri var
hayallerimde sakladığım
yıllardır beklediğim

biri var
şiirlerde yaşadığım
sevgisiyle büyüdüğüm

biri var
******* boyu düşlediğim
sabahları beklediğim

biri var
büyük bir özlem taşıdığım
yollarını gözlediğim

biri var
ölesiye sevdiğim
uğruna öleceğim

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:37 PM
BİRİCİĞİM ben seni anam yerine koyup da sevdim
Dizinde yatıp anlattığın masalları dinlemek için
BİRİCİĞİM ben seni oğlum yerine koydum da sevdim
O şen cıvıl cıvıl gülüşünü duymak için

BİRİCİĞİM ben seni ekmek su yerine koydum da sevdim
Aç karnım doydum susuzluğum bitsin diye
BİRİCİĞİM ben seni tanrım yerine koydum da sevdim
Tapılacak birisi olsun diye

BİRİCİĞİM ben seni dostum yerine koydum da sevdim
Acılarımızı neşelerimizi birlikte paylaşalım diye
BİRİCİĞİM ben seni AŞKIM yerine koydum da sevdim
Tatmadığım tadamadığım duyguları yaşarım diye

BİRİCİĞİM ben seni KADINIM yerine koydum da sevdim
Bir ömür boyu beraber oluruz diye

BİRİCİĞİM BEN SENİ HEP SEVDİM
HEP SEVECEĞİM SEN BENİ UNUTSAN BİLE
SCSM

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:41 PM
Hani bir ağaç parçasından
Yapılmış kağıt parçasına
Hislerimi dökerdim ya Ben
Artık dökmüyorum biliyor musun

Hani her gün senin adını duyunca
Ağlamaklı oluyordum ya
İşte artık olmuyorum...
Hani seni delice severdim ya
Artık seni sevmiyorum...

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:41 PM
Kayalarla Büyük Dağ'ın arası
Ekeciğin bir tanesi gözagrısı
Almancılar diyarı gönlümün yarası
Ah benim canım biricik köyüm

Bir küçük havuzumuz var bir de camimiz
Kucuk ilkokulumuzda yok ogrencimiz
Dillere destandır suyumuz
Ah benim canım biricik köyüm

Bahtiyar gönlümün bitmeyecek sevdası
Arkasında Kayalığı karşısında Büyük Dağ'ı
Görmeye değer bir hoştur manzarası
Ah benim canim biricik köyüm

Kurulmuş Ekeciğin yamacına köyüm
Özlemi var gönlümde dugum düğüm
Yemyeşilim Salmanlım iki gözüm
Ah benim canım biricik köyüm

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:41 PM
Birini sevdim yüreğimi yaktı,
Bana göz kırpıp peşine taktı,
Şimdi yolumu değiştiriyorum,
Abisi cezaevinden çıktı.

Evirdi çevirdi düze getirdi,
Seviyorum dedi beni bitirdi,
Bir kere öpmek istedim,
Sözü yine evliliğe getirdi.

Evlilik kolay eme erken dedim,
İlk önce gel tanışalım dedim,
Ben anneme benzerim dedi,
Korkuyorum çünkü babası veremden gitti.

Hatırımda kaldı gözlerinin karası,
Yüreğimi yaktı bu aşk yarası,
Bana bıraktığı tek hatırası,
Cafe'de içtiğimiz çayların parası.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:42 PM
bir şey var aramızda
senin bakışından belli
benim yanan yüzümden
dalıveriyoruz arada bir
ikimiz de aynı şeyi düşünüyoruz belki
gülüşerek başlıyoruz söze
bir şey var aramızda
onu buldukça kaybediyoruz isteyerek
fakat ne kadar saklasak nafile
bir şey var aramızda
senin gözlerinde ışıldıyor
benim dilimin ucunda
söyleyemiyorum..

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:42 PM
Vatan toprağıma göz dikiyorsa
Benim inancıma hor bakıyorsa
Hainler eliyle, can yakıyorsa
Kimin birliğiyse; birliği batsın.

Gâyeleri bizi köle... Yapmaksa
Herkesin boynuna haç’ı takmaksa
Vatanımı yıkıp, bölüp, yutmaksa
Kimin birliğiyse; birliği batsın.

Tarihini unut, boş gel!... Diyorsa
Peşimize düş gel, çüş, gel diyorsa
Paçamıza dolan, hoş, gel diyorsa
Kimin birliğiyse; birliği batsın.

İğne deliğinden geç gel, diyorsa
Silip geçmişini, kaç gel diyorsa
Başını, kıçını...aç gel diyorsa
Kimin birliğiyse; birliği batsın.

İstiyorsa, Müslüman Türk kanı aksın
İstiyorsa, bu millet, canından bıksın
İstiyorsa, hepsi de, dinînden çıksın
Kimin birliğiyse; birliği batsın.

Uzanırsa... Pis dilleri resûl'e (s.a.v)
Olmalıdır uyanmama... Vesîle
Sözüm hem büyüğe, hem genç nesile
Kimin birliğiyse; birliği batsın.

Birlik, benim milletimin birliği
Dirlik, benim milletimin dirliği
Görmemekse, görmeyenin körlüğü
Gözün açacaksa; körlüğü batsın.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:42 PM
İnsanca yaşamanın tek çaresi olduğunu sanıyorum
Birlik beraberlik düzeni neme lazım dememeliyiz
Her yerde öylebir muhabbet ve sıcaklık arıyorum
Birlik beraberlik düzeni neme lazım dememeliyiz

Vatanımız deyince ürpererek bir sıcaklık olmalı
İnsan insanı sevmeli komşunun yardımına varmalı
Bir güzel düzenin üzerinde samimiyetle durmalı
Birlik beraberlik düzeni neme lazım dememeliyiz

Yaşama kavgası zordur bunu yaşamayan bilemez
Elbetteki zenginlerimizin halka zararı olmaz
Ama hani nerede onlar birtürlü sözlerinde durmaz
Birlik beraberlik düzeni neme lazım dememeliyiz

Sözüm yanlış anlaşılmasın dinleyenlere okuyanlara
Lafım memleketi har vurup harman savuranlara
Günah deyilmi iş sahası kurmayıp fakiri ağlatanlara
Birlik beraberlik düzeni neme lazım dememeliyiz

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:42 PM
Saçlarını ortadan ayır
Bıyıklarını da
Bir pantolon çek
Göbeğine dek

Bu günüm siyah geçecek
Edebiyat şiirleri okuyacağım
Romantiz son durak
Şiirlerim çok hoş olmalı
Ellerimle avuçlarım arasındaki fark ne
Hayır düşünme
Sen sadece bir kitap
Canlandır gözünde okuduklarını
Gözlerini kaldır yere
Saçlarını ortadan ayır
Bıyıklarını da

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:42 PM
Kulaklarında hangi sesin özlemi
Gözlerinde hangi anın hayali
Yüreğinde hangi sevdanın hasreti
Varsa hepsine kavuş birtanem.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:43 PM
Bir gün…
Bir anda…
Bir yerde….

Bulursan beni…
Gelirsen bana…
Olursan benle..

Ne olur bekleme…
Başını omuzlarıma yasla …
Dudaklarını dudaklarıma…

Hapset ellerinle elimi..
Yada
Ellerimle elini…

Anlarsın o an..
Mum başka bir mumu yakmakla...
Ateşinden..ışığından...ne kaybeder ki..

KAR TANEM…
BİR TANEMMMM….
SENİ SEVİYORUM DE…

ÇÜNKÜ...

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:43 PM
Sensizdim birtanem yine dün akşam
Hep seni düşündüm hep seni andım.
Dayanamadım senden uzak kalmaya
Verdiğin kolyeni öptümde yattım.

Hayaline daldıkça doldu gözlerim
Elini aradı bomboş ellerim.
Sensizliğe alışamadım sevgilim
Verdiğin kolyeni öptümde yattım.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:43 PM
keşkelerle yaşattığım
hani gelirsinde mutlu oluruz sandığım
inceden gelen sesinin
güzelliğine kandığım

işaretlerle dolu cümlelerin
çoğunda yer aldığın
ama hep sonunda
soru işaretinde kaldığın

cevaplarda belkileri bile sevdiğim
en azından bir ihtimal
sevmek, sevilmek
güzelliğine belki de olsa
ulaştığım

noktasız virgülsüz
bol ünlemlerle yazıldığın
sevgi dolu bir cümlenin
sonunda üç noktayla
bitemediğin

sorularla, cevapları
bir arada barındırdığın
sevgi taneleri biriktirdiğim
içimdeki sevgi dolu
sessiz insan sensin
bilemediğin...

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:43 PM
Bir bakışla başlayan aşkım,
Böyle bitmemeli, bitemez,
Canlanmalı binbir umudum,
Böyle son bulup bitemez.

Uzak durma bana karşı,
Bulamam doğruyu yanlışı,
Hata mı biliyorum insanlık dışı,
Ama hatasız ömür bitemez.

Neler çekiyorum şimdi sensiz,
Günüm olmuyor hiç dertsiz,
Bu RAFET duramaz sensiz,
Sen istemesen de sevdam bitemez.

1995

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:43 PM
Sil ellerimi gidersen yüzünden
Soluklarımı pencerenden
Kanlı gözlerimi çıkar da yorgunluktan
Kurtar beni *******den

Bilmediğim bir dil ol
Söyle bana gittiğini
Ve ben anlamayayım
Bu aşkın hangi dilde bittiğini

Gitmiş ol ben anlamadan
Boynuna sürdüğüm öpücükleri koparıp da gitmiş ol
Boğmasın sonra seni dudaklarımın kokusu
Kıyamam...

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:44 PM
Ağardı saçlarım çilem bitmiyor
Başıma sevdalar dolmuş gitmiyor
Şu yalan dünyaya gücüm yetmiyor
Tükenen ömrümde yüzüm gülmüyor

Hep yalan sözlere aldandım kaldım
Umman denizinde hayale daldım
Cehenneme dönen sevdana yandım
Yoğrulup acıyla arada kaldım

Ayrıldım yarimi dağda aradım
Yanan yüreğimi taşla dağladım
Sevdanın dilinde kaldı ilk adım
Unutup gönlümü ona ağladım

Biter bir gün elbet çileler biter
Senin çektiklerin Osman’ım yeter
Yiğitler yürekte her şeyi tutar
Hayatın sonu hep ölümle biter.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:44 PM
gözlerin yeter
sözlerin biter
bu aşk,ayrılık
ve
gül ile biter...

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:44 PM
Kalkılır bir yerde, kalır oyuncak,
Kurgular biter.
Ölüm... O geldi mi ne var korkacak?
Korkular biter.

Fikir, açmaz artık beyinde kuyu;
Burgular biter.
Unuturuz hayat adlı uykuyu,
Uykular biter.

Biter, her şey biter; ses, şekil ve renk,
Kokular biter.
Kabir sualiyle kapanır kepenk,
Sorgular biter.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:44 PM
Aramıza mesafeyi koyunca
Beni unutup da gider mi sandın?
Yollara bakıp da sen gelmeyi
Bendeki sevdayı biter mi sandın?

Dağları önüme koydun ne oldu?
Kalbime zinciri vurdun ne oldu?
Gidince üstüne güneş mi doğdu?
Bendeki sevdayı biter mi sandın?

Ben başkası değilim unutma bunu
İnan ki yüreğim sevginle dolu
Beklemeye razıyım bir ömür boyu
Bendeki sevdayı biter mi sandın?
Bu aşkı zamanla geçer mi sandın?

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:44 PM
sessiz sessiz biterken herşey
sen uzakları seçersin
yalnızlğın anlarında
ölümü kendine bir dost gibi hissedersin
kapanmaz açılan aşk yarası
gönlümde tarifsiz sancısı
silerken seni içimden
yerleşir acıların nefesime
ve biterken herşey
yaşananlar unutulmaz bir hatıra olarak kalır
buna istinaden aşk dediğin laftır. . .

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:44 PM
Bir başımayım,
gece çökmüş üstüme
bütün hüznüyle.
Saat kaç kim bilir?
bilmiyorum...
Türküler dinliyorum
içinde dolu dolu sevdalar,
bir de ayrılıklar.
Şiirler okuyorum
deli yüreklerin feryatları
dökülmüş beyitlere.
Bir nefes çekiyorum cıgaramdan
savruluyor dumanı
bir deli rüzgara tutsak
kendi başına,
sorup danışmadan
deli gönlüm gibi...

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:44 PM
Seni karaladım dün gece
üzerini defalarca çizdim
bağıra bağıra,ağlaya ağlaya
bitirdim seni
bir yokuştan aşağı ittim
uçurumdan düşüşünü seyrettim
ve donuk bir kalpl eterk ettim seni
bir bıçak sapladım kalbinin ortasına
bir daha sevme
bir daha kimseyi yaralama diye
ve tükettim seni herşeyinle
bir mezar buldum sana
içim acıdı önce doyamamıştım sana
toprak attım üzerine
ağıtlarını yaktım içimin yangınını duymadan
sessizliğinde boğuldum
göremediğim gözlerinde kayboldum
ben bitirdim seni
sen geri gelsende gelmesende.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:45 PM
Her baharda açan çiçektim ,
Sonsuzluğa dökülen bir
Yaprağım şimdi ben.
Herkesin dilinden düşürmediği,
Elveda sesinin bir yankısıyım şimdi ben.
Yağan yağmur gibiydim,
Hem hırçın hem keyif dolu,
Uğraşıp tutamadıkları damlalarım şimdi ben.
Mutlulukla gülümsemelerdim.
Gözlerden dökülen bir damla yaşım şimdi ben...
*******i sakin güneştim,
Bir yıldız gibi kayıyorum şimdi ben.
Kalplerdeki ilk atışlardım,
Yitip, tükenmişim şimdi ben...

Umudu bilirdim,yaşamayı bilirdim,
Ağlaya ağlaya kül olmuşum şimdi ben...

Bu hayatı severdim...
Sessiz sedasız gidiyorum şimdi ben....

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:45 PM
Gitmelerin bekleyişlerimin tek nedeni
Sevmelerimin ,boş ümitlerin gizli faili!
Gitmişken yıkmışken ve böylesine köreltmişken sol yanımı,
Dönme, sevme,ve akıtma yalan gözyaşlarını!

Kızgınlığım,kırgınlığım sana değil kendime!
Hep bana gelene değilde benden geçene yeltenişime,
Acıyla geçen *******e,o boş bekleyişlere
Şimdi Allah'a en büyük teşekkürüm
Umudun tükendiği son gece, seni benden silişime!

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:45 PM
bitme! bak, içtim, yürüdüm,kederlendim
denize girdim, üşüdüm, sana geldim

düş bitmeden sen bitme
bitmeden sevgi gitme

bitme! bak, koştum, savruldum, hep örselendim
cigara ziftlendim ille de seni sevdim
uzaklarda öyle çok kederlendim

günler bitmeden bitme
bitmeden hasret gitme

bu yangın *******, bu intihar
gidersen paramparça yüreğimde ağıtlar
bu dolunay gecenin göğsünü yarar
benim göğsümde de sana geniş bir yer var

düş bitmeden sen bitme
bitmeden sevgi gitme…

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:45 PM
Bir gece yarısı sessizliğinde,
Martı kanatlarına adımızı yazdım,
Mavilerin sensizliğinde.
Sonra uçuşlarını seyrettim uzun uzun,
İçimde derin bir hüzün...
Kumsaldayım yine sevgilerin kimsesizliğinde,
Şimdi kim bilir kiminlesin, nerede?
Eğer düşmeseydim ayrılıklarla derde,
Seninle çok mutlu olurdum;
Olur, olmaz her yerde...
Ne olur gitme, kal!
Bitmesin bu masal...

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:45 PM
Gündüzün gözlerde söndüğü ândı
Ruhları sancılı hasret sarınca
Kalplerde, küllenen ümitler yandı
Ufuklar güneşle kucaklaşınca.

Kurtulamaz can düştüğü tuzaktan
Gökyüzünün parlar birden gözleri
Kurtların türküsü başlar uzaktan
Küflenen hüzünler kaplar yüzleri.

Kıraç yine özlem yüklü rüyâlar
Kıskaçlarda debelenir düşünce
Duyguları basar bunalmış sular
Ayrılık bir kabusa dönüşünce.

19.01.1996

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:45 PM
bir sabah uyanınca, dediler ''baban gitmiş'',
uyandırmadan sizi, sessizce veda etmiş.

sanki kıyamet koptu ''baban gitmiş'' denince,
aradan yıllar geçti, yokluğu hep işkence.

veda etmeden gitti, kabullendikte artık,
neden geri gelmiyor, bir yanıt bulamadık.

şimdi nerdesin babam? ne olursun cevap ver,
yok muydu veda etmek, insan böyle mi gider?

sen topraktasın bugün, bense yaşayan ölü,
bu sene de gelmedin, geldi bak yıldönümü.

unutamadım babam, melek gibi yüzünü,
''insanoğlu namerttir, hiç güvenme'' sözünü.

ne toprağa, ne kul'a, sensizliğe bu isyan,
sonu hep aynı babam, ölüm, ayrılık, hüsran.

bitmeyen matem'imle sana ağıtlar düzdüm,
bağışla beni bu kez, kederden dertli yazdım.

işte yine ağlarım, duygular kalktı şaha,
ruhun şad olsun babam, sana yüzbin fatiha...

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:46 PM
bir sabah uyanınca, dediler ''baban gitmiş'',
uyandırmadan sizi, sessizce veda etmiş.

sanki Kıyamet koptu, ''baban gitmiş'' denince,
aradan yıllar geçti, yokluğu hep işkence.

veda etmeden gitti, kabullendikte artık,
neden geri gelmiyor, bir yanıt bulamadık.

şimdi nerdesin babam, ne olursun cavap ver,
yok muydu veda etmek, insan böyle mi gider?

sen topraktasın bugün, bense yaşayan ölü,
bu sene de gelmedin, geldi bak yıldönümü.

unutamadım babam, melek gibi yüzünü,
''insanoğlu namerttir, hiç güvenme'' sözünü.

insalık denen servet hep ayaklar altında,
inandım artık babam, huzur ALLAH KATI'nda.

ne toprağa, ne kul'a, sensizliğe bu isyan,
sonu hep aynı inan, ölüm, ayrılık, hüsran.

senden sonra dostlardan, hiçbir vefa görmedim,
bunca çileye rağmen, kula boyun eğmedim.

ne çileler çektim ahh, bir bilsen şu genç yaşta,
güven, sevgi hep yalan, teselli Yüce Aşk'ta...

Vefasızlar gittiler, yükledim bir trene,
adam gibi yaşadım, senden sonra ben yine.

fazla durmam gelirim, ömrün kısa gününde,
yanında duracağım, o gün Mahşer yerinde...

onurumla yaşadım, başım öne düşmedi,
vefasız dostlar kadar, kimse derdim deşmedi.

neyleyim dünya malı, neyleyim som altını?
iyi ki öğretmişsin, şu toprağın altını...

isyan bana yakışmaz, kaderimse çekerim,
yüce Misafir gelir, o gün ben de giderim.

''direk çaktım'' diyenler, gördüm neler götürdü,
''gel'' diye çağırdılar, ecel aldı süpürdü...

sessizce ağlıyorum, düşmana anlatmadım,
ben senin matemini, kimseye bırakmadım.

suskun durma öylece, başında duran oğlun,
dualarım seninle, HAKK Cennet etsin yolun.

bitmeyen matem'imle sana ağıtlar düzdüm,
bağışla beni, yine kederden dertli yazdım.

yıldönümün, ağlarım, duygular kalktı şaha,
ruhun şad olsun babam, sana yüzbin FATİHA...

26 temmuz 2002 anısına.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:46 PM
bütün kadehlerimi hep sana adıyorum
hep senin için bu bir bir boşalan şişeler
umutsuzluğum sarhoşluğum senin eserin
senin yüzünden bu delicesine içmeler

dayanmak zor yalnızlığına akşamların
unutmak mümkün değil seni bir şarkı gibi
ağır ağır ilerleyen bu zaman içinde
her an bir sarhoşluktur sensizliğin verdiği

odur bu boy boy şişeler bu renk renk kadehler
yoksa bu çirkin yalnızlık bu keder o değil
bütün içkilerden sert yokluğundur anladım
yokluğundur yakan kanımı ispirto değil.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:46 PM
Nisan Yağmuru gibi bitirdiler aşkımızı
Filizlenen o saf ve duru sevgimizi
Çiçeği açmadan solan bir gül gibi
Kopardılar bizi dalımızdan kırdılar kanadımızı
Hatırlar mısın bilmem bir sonbahar sabahında
Yağan yağmurda yürüyorduk seninle sahilde
Sokulmuştuk ıslanmamak için birbirimize
Dinlemiştim yüreğinin sesini tenini koklayarak
Avucumun içindeki titreyen ellerinin
Sıcaklığını hissediyorum halen
Bana baktığın o gizem dolu bakışlarının
Anlıyordum derince neler anlattığını
Sanki bir çocuk sevinci vardı ikimizde
Hiç bitmesin bu yağmur der gibiydi gözlerin
Dinliyordu sanki çarpan yüreğimin sesini
Tam o sırada az ilerdeki salepçide
İçmiştik seninle 2 fincan bol tarçınlı sıcak salep
Hissetmedik bile sıcaktan yanan damağımızı
Elimizdeki simidi paylaşırken seninle
Bu kez de martılar çok gördü bunu bize
Onlarda sanki kıskanmışlardı bu büyük aşkımızı
Koparmak istediler elimizden azar azar simidi
Pike yaptılar yanımızda yaramaz çocuklar gibi
Sanarsın kırk yıllık alacaklarımızdı
,Sonra sen attın denize elindeki yarım simidi
Kaptılar havada neredeyse martıların sekizi
Sonra odakladık bakışlarımızı
Karşıda bize bakan Kız Kulesine
Mağrurca bakıyordu kıyısına çarpan dalgalara
Ve arkasından gelen Eminönü vapuruna
Ardından eşlik eden ikili grup yunuslar
Yarış ediyorlar dı sanki seyir halindeki vapura
Öylece bakakaldık seninle ikimiz onlara
Olsak ta sırılsıklam aldırmıyorduk bile
Kenetlenen ellerimiz kopamıyordu birbirinden
Bitmeyen bir senfoni gibiydi sanki
Islanan saçlarımızı kurutuyordu içimizdeki sevgi
Şimdi her yağmur yağışında bakarım bulutlara
Hep seni görür ve hissederim o titreyen ellerini
Kopsak ta birbirimizden unutamam gözlerini
Çünkü sonsuza kadar ben
Seveceğim ta derinden ölene kadar seni.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:46 PM
Otuz yaz otuz kış aynı durakta
Bekle babam bekle can mı dayanır.
Kara yalanları beyaz kundakta
Sakla babam sakla can mı dayanır.

Her yanımız gurbet... hani ya sıla
Ömür bitmez çile ölüm fasıla
Günleri aylara ayları yıla
Ekle babam ekle can mı dayanır.

Çare say, çanak tut çağ zilletine
Sarmaz mı umutlar, sarpa çetine
Katır tırnağını gül niyetine
Kokla babam kokla can mı dayanır.

Nimetler kurnaza ülkü mazluma
Cehennem ettiler mülkü mazluma
Aldatıp her çeşit mülkü mazluma
Yükle babam yükle can mı dayanır.

Bedavacı çomak soksun davana
Arı çıksın sinek girsin kovana
Giden kussun gelen kussun divana
Pakla babam pakla can mı dayanır.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:47 PM
Ben sizin kardeşinizim ha peki söyliyebilirsiniz
Nasıl evlendiğinizi
Nasıl sevmediğinizi bir gece
Peki söyleyebilirsiniz

Sonra daha eskiden o resmin günlerinde
Anneniz henüz çıldırmamıştı
Saçlarınız altın gibiydi ak omuzlarınıza değerken
Peki söyleyebilirsiniz

Ağaçlara
Gülerdiniz çok
Ve bir masal kızlığı uyutmazdı sizi orman yeşerince
Peki söyleyebilirsiniz

Sonra kaçmıştınız evinizden
Düşünceye yalnızlığa uykuya ölüme
Bir yangın yıkıntısında çırılçıplak
Peki söyleyebilirsiniz

Bir kız bir oğlan duvarlarda taş gölgeler bir kız bir oğlan
Yatmıştınız üçyüz genç bir dağ sığınağında siz
Dışarda karın kurtlar soğuğu içinizde taş çağınca bir donukluk
Peki söyleyebilirsiniz

Ben yarın gidiyorum ha bir başka karanlığa
Ben gömütlüklerle sessizim yaslıyım sağırım
Artık sevgiye inanmıyorsunuz artık hiç kimseyi sevmiyeceksiniz peki
Peki söyleyebilirsiniz

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:47 PM
Yorgun, mutsuz, umutsuz bir dönemde, aniden girmiştin hayatıma.
Yıllar sonra, ilk defa içimin coştuğunu,
hayata zevkle ve umutla baktığımı hissettim.
Baharın gelişiyle, kış uykusundan uyanan çiçekler gibiydim.
Artık benim için, kış hiç gelmeyecek diyordum.

Seninleyken güneş bir başka güzel doğuyordu.
Seni saatlerde değil, saniyelerde yaşıyordum,
Ağlamayı bile unutmuştum artık, Ağladığım o güne kadar.
Sana borçluydum, yaşadığım tarifsiz hisleri ve güzellikleri
Herşeyimi sana borçluydum.

Oysa Tanrıdan çok şey istememiştim, ama seninle çok şeyi yaşamıştım.
Yaşadıklarımızı hakediyorduk en ufak noktasına kadar, hakkımızdıda zaten.
Zaman bizim zamanımız, sevgi bizim sevgimizdi.
Bizim olmayan evrenin, mutluluk diyarının tek sahibiydik.
Biz bunları koruyamadık, sahiplenemedik. oysa zor kazanmıştık.

Ağlamayacağız diyorduk, ağlıyorum artık
Tükenmez diyorduk, tükendi,
Bitmez diyorduk, bitti.
Bitmeyen , hala bakışlarındaki o masumiyet.
Ve senden sonra yaşanan ızdırap.

22.04.2003
Salı 16.00

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:47 PM
Göz göze geldik ve arkana bakmadan gittin
İçime oturdu gözlerindeki nefret
Bozuldu yüzündeki tebessüm beni görünce
Yüreğindeki soğukluğu hissettim
O an her şeye küstüm, kendime de, sana da ...
Sustum, hep sustum, sessiz kaldım
Anladım ki yorulmuşum artık
Seni sevmekten, sensizlikten,acı çekmekten
Söz verdim yüreğime,seni unutacağım
Ben de gülüp eğleneceğim senin gibi
Korkma çıkmam bir daha karşına
Ama sen de gelme buralara
Daha da zorlaştırma her şeyi
Bilirsin dayanamam gözlerine bakınca
Boğulurum gözlerinin yeşilliğinde
Bitsin her şey, sana olan sevgimle beraber
Yoksa ben biteceğim bu yalan dünyada

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:47 PM
Elveda demeden ansızın çıkıp gitsem bu şehirden
Kimsecikleri görmesem ahh!
Tersine yorumlanan rüyalara alıştım
Yine hicran kaldı kesemde
Yine özgürlüğü anlaşılan kitaplardan okuyacağız sadece!
Hazan mevsimin son demindeyim
Bardağı taşıran son damlalar bitmek bilmedi
Ben bittim, ömrüm bitti
Göz yaşım sel olup aktı gitti
Kapalı kafese dair ne varsa hepsi bitti!

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:47 PM
Güneşe tutuldu, yangın gözlerim
Yandıkça yüreğim eridi, bitti
Kaybettim güneşi arar, özlerim
Hep bekle, dönerim der idi bitti.

Hükümlü ruhuma gece sarıldı
Karanlık kalbime gökler darıldı
Ufuklar ümidim ile karıldı
Kavuşmak gözüme fer idi, bitti.

Aşkıma karşılık verdi korkmadan
Dertli güllerimi derdi korkmadan
Gir dedim kalbime girdi korkmadan
Gerçek sevilecek er idi bitti.

Başka bir mevsimde açtı çiçekler
Gizlendi hep benden acı gerçekler
Bıkmadan şu gönlüm bekler hep bekler
Hasretim içimi yer idi bitti.

08 12 1997 Kayseri

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:47 PM
Dün gece bir sonuca varmayı
düşündüm ikimiz hakkında
Sen pencere önündeki mavi koltuktaydın o an,
ben siyah masamda
Bir taraf yaptıklarıma ayıp diyor,
diğer taraf günah olduğunu söylüyordu
İkisi de yakın kavramlar aslında,
neredeyse aynı
Sanırım ikisinde de seslenen Tanrı'ydı.

Bugüne kadar sayısız hatam olmuştur
Belki Tanrı'nın bana ayırdığı çizme de dolmuştur
Fakat artık hata yapamam
Olamam seninle, yatamam

Hem her şey bir kenara,
Bir sevdiğim var benim
Onu ucuz bir banyoda satamam
Sadakatim korkusuzluğumdan öte


En azından artık böyle!

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:48 PM
Evde çıktı iki meydan savaşı,
Biri bitti, biri bitti bitecek.
Gelinle kaynana tuttu güreşi,
Biri yattı, biri yattı yatacak.

Ben de duyamadım sözün başını,
Gıcırdattı anam sıktı dişini,
Yerden kalkmayan o eğri kaşını,
Biri çattı, biri çattı çatacak.

Havayı sarınca savaş kokusu,
Başladı hanımın kuru sıkısı.
Denizli horozu gibi ikisi,
Biri öttü, biri öttü ötecek

Aracının dayak yemek kaderi,
Ara yere saldık yine pederi,
Garibi ortada ileri, geri,
Biri itti, biri itti itecek.

Çekilmiyor bunların gayri kahiri,
Terk eylesem derim köyü, şehiri,
Gizlice yemeğe fare zehiri,
Biri kattı, biri kattı katacak.

Ben giderim odun ile kömüre,
İkisi de bakmaz aşa, hamura,
İtişe kakışa varıp çamura,
Biri battı, biri battı batacak.

Kim demiş hanımın gözleri şaşı,
Üç yerden yarıldı anamın başı,
Gördünüz attığı son iki taşı,
Biri tuttu, biri tuttu tutacak.

Adım Rasim, ben de attım havamı,
Zor aldım elinden bakır tavamı,
Karakolda biter maçın devamı,
Biri gitti, biri gitti gidecek.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:48 PM
Geçti gitti eylül sessizce
Ne sarı yaprak kaldı
Ne yeşil bir ağaç
Sen gönlümden gidince

Yaz da bitti,bahar da
Bastırdı kış ansızca
Gönlüm şimdi hüzünde
Sevmiştim seni gizlice

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:48 PM
Bitti o sevda kesildi çığlıkları martıların
Su gibi bitti, suya karşıt gibi bitti
İtti kıyıyı adına deniz dediğimiz şey
Unuttuk ikimiz de her türlü yetinmezliği
Kaybetti kumarda gözlerim
Kaybetti kumarda gözleri.

Bir koru rüzgarlaydı göğüs boşluğumuzda sanki
Uzaklaştı ağaçlar birbirlerinden
Yakınlaştı ağaçlar birbirlerine
Yani her soluk alıp verişimizde bizim
Bir mekik gibi kalbin
Bir mekiği gibi kalbim
İşleyip durdu bu yitikliği yeniden.

Ne kaldı
Farkında mısın bilmem
Gündüzler..
Gündüzler biraz azaldı

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:48 PM
Uzağında kaldım her şeyin
senin, sevginin
elim boşlukta kaldı.
Sensizlik işledi dirhem dirhem içime
nedense bir türlü hazmedemedim gidişini
sanki hiç bir şey yapmamışsın gibi
ben gittim okka altına
bittim!
Anlamsız savaşlar verdim inadına
korkusuzumudur her cahil
zaman hiç bir derdime derman olmadı
seni unutamadım örneğin toparlanamadım
kahırla geçti her günüm
direnemedim de sevgine
alıkoydu beni sensizlik nöbetleri
gözlerim de dinmedi
kan revan kaldım gece soğuk
yanımda değilsin sonum...
Hücrelerime kadar eridim
zormuş yoğrulmak yalnızlıkla
pul pul olmuşum dökülüyorum.
Bakma bana öyle bir şey olmamış gibi
görmüyor musun?
Bittim!

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:48 PM
Dün başladı yine bugün
değişen hiçbirşey yok.
Bir anlam veremediğim güneş doğdu yine
alacasından çıkıp karanlığın.

Zaten karanlıktım bende
Ufkum gibi umudum gibi
Bir dilim sevdadan uzak yaşadım hep
zenginliğim gibi bencilliğim gibi.
Birgün,bir ay,bir yıl geçse ne çıkar ömrümden
sensizliği çıkaramadığım sürece gönlümden.

Beni bırakıp,KAL dediğin yerden giderken
Yanına hıçkırıklarımın telif hakkını alıp,
tek celsede mutluluk boşayan hakimler gibi
Yorgun aşkımın kaleminide kırdın...

Gül yüzünü omuzuma yasladığın anları,
sevinçlerini susarak öptüğün dudaklarımı,
o hiç bitmeyecek dediğin sevdaları,
vicdanının topraklarına gömüp
kaderimizi silerek gittin...

Senden geriye kalan bu baş ağrısı,bu boş şişeler,
Karşıt iki fikir gibi,
her tartışmanın sonunda mağlup olsalarda sevgine,
Tek ortak çaresizlikleriydi seni beklemek...

Gitme
Daha yağmur yağacaktı çatımıza
Gitme
Melekler konacaktı balkonumuza

Gittin
Hiçbir mahcubiyet asaletin kadar sefil etmedi beni
Gittin
Ruhu hasta,şairi yasta ihtiyar bir şiir bıraktın

Bittim
Hiçbir karanlık gidişinin gölgesi kadar
zifiri ölümlerin arefesine savurmadı beni.

Bittim
Öyle yakınımki ölüme,
yinede söylemeyin gülüme...

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:48 PM
yürekten dilediğim dileğimsin sen benim
içimde en çok hissettiğim kişisin
belki birleşik yüreklerimiz
belki de bana ait değil senin yüreğin
varsın bana ait olmasın
varsın başkası için çarpsın
sen yine de benim Can'ımsın
kimbilir belki birgün kavuşacağım sana
ya da belki de hep sensiz olacağım
belki ölesiye seveceğiz birbirimizi
belkki de öleceğiz birbirimizsiz...

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:49 PM
Payımıza hep yol düşer bizim, yol
Uzadıkça moraran hasret bir de
Tüm mısralar açılsın önümüzde
Tüm beyitlerde giz
Sökün etsin diye ışkınlarımızca
Bir yürüsek dedik bir yürüsek
Ve yürüdük
Çocuk kaldık yürüdükçe
Sonra suçumuz da büyüdü bizle kırçılca
Evlere girdik hep evlerde kaldık isterik
Sokaklara çıktık hep sokaklarda kaldık serseri
Bir bilemedik yerimiz neresi
Neresi soluk umutlarımızı sarkıttığımız balkon.

Oysa nobrandı aşağıda kimse bekleyen
İçimizden birisi, kuyudan ,unutulmuş
Hevesle saçlarını salarken rapunzen
Sarkamadık gitti bir kendimize, hemencik
Göçebe kaldık bu arayerde, bu karayerde
Ne cennette, mütebessim
Ne cehennemde, cırlavuk
Yabancıyız burada, yaban-
Cılık sarısı, gömgök sürgün
Atılmış bir taş
Söylenmiş bir söz gibi döngüsüz
Günah kadar kışkırtıcı ve kekre.

Yine de yüreğimiz kadar muhalif
Dostumuz kadar cüretkâr
Ve dualarımız kadar insanız
Biz ‘üstü çizilmişler’
Konuşan dinleyen adı geçen
Biziz mütemadiyen.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:49 PM
Biz ayrılmadık
Daha da fazla bağladı
Bu gizemli sevda bizi

Biz ayrılmadık
Ayrılsak her akşam hayalin
Gelmezdi başucuma
Mektuplarındaki koku silinirdi

Biz ayrılmadık
Daha bi tutkunum sana şimdi
Şafaksız bir asker
Müebbet bir mahpus gibi

Biz ayrılmadık
Gizemli bir masalın kahramanlarıydık
Masal erken bitti
Biz kavuşamadık

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:49 PM
Biz ayrılmadık
Daha da fazla bağladı
Bu gizemli sevda bizi

Biz ayrılmadık
Ayrılsak her akşam hayalin
Gelmezdi başucuma
Mektuplarındaki koku silinirdi

Biz ayrılmadık
Daha bi tutkunum sana şimdi
Şafaksız bir asker
Müebbet bir mahpus gibi

Biz ayrılmadık
Gizemli bir masalın kahramanlarıydık
Masal erken bitti
Biz kavuşamadık
10/10/2002

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:49 PM
Biz Beraber Öleceğiz.
Sen Bilsen De ,Bilmesen De
Göz Bebeklerimde Kalacaksın
Bir De Kalbimde.
İster İstemez Götüreceğim Seni.
Bozuk Yollara Aldırmadan.
Zaman Çabuk Geçer Bilirsin
Gel Şimdiden Tut Ellerimi.
Hiç Pişman Olmayacaksın İnan.
Gönlüm Serilecek Ayaklarına.
Taşları Bile Hissetmeyeceksin.
Hadi Gel,Durma Aşk Seni Çağırıyor
Beni Kul Etmiş Senin Yoluna
Yüreğimin Acısını Vereceğim Ellerine
Bir Can Borcum Vardı Yaratana.
Bilse Almazdı, Çift Gideceğim Yanına
Saklayacağım Seni Hep Göğsümde
Artık Faydası Yok Direnmenin
Nasılsa Geleceksin Bırak
Biz Beraber Öleceğiz.
Bunu Sen De İsteyeceksin.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:50 PM
birbirimizi sevip mahvettik
bu hayatımızı
birbirimizin yüzüne bakamaz olduk artık.
halbuki ne güzel başlamıştık
gerçek sevgiyi tatmıştık
beraber güldük beraber ağladık,

biz böyle mi olacaktık? severken
nefretle mi dolacaktık?

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:50 PM
Güneş saklanınca dağların ardına,
Günah melekleri çıkar sokaklara.
"İmparator" un çirkin köleleri
Ellerinde adisyon fişleriyle
Sıralanır loş masa önlerine..

Bir kuşun kanadında geçtik akdenizi
Altın sarısı kumlarını, kan kızıl koylarını,
Ve bir sevda türküsünü anımsadık.
İlk ışıkları vurunca akçadenize,
Dalgalar dinginleşir,
Şavkı vurur, aydınlanır odalar.
"Köleler" yataklarda yorgun
Çeker tesbihini ya sabır makamında.

Benzer yaşam öykülerini anlatır,
Uzak diyarlarda maviş gözlü bebeler
Analara emanettir.
Ve yüreklerinde "birgün mutlaka"
Sevgisiz, insansız, ihanetsiz yaşamlar..
Gerçekleşirse özlem,
Çırpınır bir daha Karadeniz.
Anlatılan masallar kalır dillerde.

Hani sıcaklar bastırır,yaz gelir,
Hani yürekler sevdaya palazlanır,
Hani iki yürek buluşur ya,
Eller kenetlenir, bedenler tümleşir..

Apansız fırtınalar kopar.
Dolunayda kan yükselir damarlarda.
Astımlı hasta gibi soluklar,
Zorlar göğsünün kafesini,
Anlatılar karadenizden
Akdenize uzanır,
Bir kuşun kanadından
Seyreylenir yaşamlar..

II.

Günahlar güneşle çekilir odalara.
İmparator " malibu" içerken meksikalı
Sapkın "yalnız kurtlar" dörtçekerlilerde
Taşır kanatsız melekleri,
gecenin en yalnız saatlerine.

Yüreğimizdeki sevdayı anlatırız.
Tanıdık, dişi bedenlere.
Tüm çekim eklerinin di’li geçmiş zamanını.
Bırakır bir kenara,
Ağıdımızı haykırırız.
Ey hüzün git artık,
Kuzeyli dilberlerle günah vaktidir
Sonra;
Tutkulu bedenlerde giyinik "geyşalar"
Karadenizin kuzeyini anlatır.
Dilleri dillerimize yabancı.
Ey kanadı kırık,
Yeleleri sapkın ayrılıklar
İhaneti dostluğa çanak tutanlar
Karadeniz, akdeniz çırpınıyor
Kanatlarında seyreylerken yoz dağları
Gözlerim pınar olur, kan akar "çıkartmada"

Mor salkımlı dağları dolaşırız,
Figuran rollerde sarışın bedenler
Unutturmak eyleminin başlangıcı
Ve Beşparmak’ta yok olan umutlarım.
Ben ah çekerken, bir daha, bir daha ah..
Salkım olur, saçaklanır zakkumlu ağaççıklar.
Bir güzelin katli vacip fetvası savrulur manastırdan.

III.

Biz acıları tadarken bedenlerimizle,
Uzak diyarlardan seslenir ağıdımız.
Memet dayı’ya verdiğimiz ant,
Gözlerimizde şavkılanır.

Unutma;
Sözümüz namusumuzdur.
Sen rahat uyudukça toprağında
Andımız ve adımızdır arda kalan.

IV.

Biz üç kişiydik.
Ben , sen ve o.
Sen’i ihanet denizine gönderdim.
Ben, temmuza hükümlü.
O; gözleri (bakmaya doyamadığım),
Elleri (öylesine güzel, anlamlı) ve ruhuyla,
Bedenimde gizlidir.
Biz üç kişiydik.
Ben, infazım hazır "kaç ay kaldı ki,
Sen, yaşanmamış birkaç gün.
O; şimdi bedenimde onulmaz yaradır ,
Masum ve gizemli.

V.

Öyküler başladığı gibi bitmez.
Başlanan rol aktörleri de etkilerse,
Senaryolar değiştirebilir.
Şimdi ‘yaşam’ bölümünün finali çekilecek.
Kamera hazır.
Motor, başla komutu.
Gözlerimde hüznün bulutları gezinir.
Film biter.
Dağbaşları bulutlanır.

Yazılmamış öyküler,
Daha yaşanmamıştır bilesiniz.
Yaşanırsa sevinçler,
Acıdır ve hüzündür bilir misiniz?

Biz kaç kişiydik, öldük.
Bir sen kaldın geride,
Birde senli anılarımla ben.


08.06.1999
kırıkhan

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:51 PM
Hangi coğrafyadan
hangi ulustan
hangi dinden
hangi renkten olursak olalım
aynı dilden ağlayıp
gülüyoruz aynı dilden ama
konuşamıyoruz aynı dilden!
Ey insan, biz neyiz?

Aynı çeşmenin aynı kurnasından yıkansak
zemzem suyuyla
vaftiz edilsek
yine de saldırıp ya parçalıyoruz aç kurtlar gibi
ya boğuyoruz bir kaşık suda
birbirimizi!
Ey insan, biz neyiz?

Toplasak 500 yıllık düşüncemizi
doldurmaz bile bir incir çekirdeğini
ama patlarsa yok eder tüm evreni!
Ve bizden farklı düşünene
çekeriz en keskin hançerimizi!
Ey insan, biz neyiz?

Yarattığımız her sorun
tiranlaşıyor zulmün tahtında
o mağrur bakışlarıyla!
Kölelik yapıyoruz bu içi boş tiran parçasına!
Ey insan, biz neyiz?

Sarayların bahçelerinde
çiçek diye yetiştirilen kızgın namlulara
su veren bizleriz!
Gözleri oyulmuş güvercinler uçururuz semalara
ağzında kurumuş zeytin dalıyla!
Ey insan, biz neyiz?


Tuhafız..
Çok tuhafız!
Hatta canlılar dünyasının en anlaşılır
anlaşılamayanıyız!
İğnenin deliği kadar olan aklımızdan dünyayı geçirdiğimizi sanıp
balyozla kıracağımız duvarı kafamızla kırmaya çalışıyoruz!
Ey insan, biz neyiz?

Ve...
Ahhh...
Evet!
Acırız..
İyilik yaparız...
Severiz...
- Hatta ayıptır söylemesi! -
Aşık bile oluruz!
Ama kellemizi de yaptığımız iyiliklerden ve sevgilerden örülmüş
ilmiklerde buluruz!
Ey insan, biz neyiz?

(02 Haziran 2004)

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:51 PM
Okul bahçemizdir, çocuk gülümüz.
Biz bahçivanız , hemde bülbülüz
Şakırız, bahçede o güler için.
Suları doğruluk sevgimizse çim.

Bahçemizde yetişir rengarenk çiçekler.
Bu güller sarıdır kimiside , esmer.
Renkeri ne olursa olsun onların,
Bu nadide güller ilgiyle serper.

Gülmü , papatyamı , kırçiçeğimi ?
Yaseminmi , açelyamı yoksa nergismi ?
Cinsleri ne olursa olsun onların.
Beş parmağı birbirinden ayırmak mümkünmü?

Biz öğretmeniz görevimiz çok kutsal.
Biz öğretmeniz görevimiz sarp ve zor.
Ne farkeder aşılmaz olsada bu yol.
Genciz, dinamiğiz, yıldırmaz hiçbir zor.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:52 PM
Gezdim,

Aradım dört bir diyarda.



Sana benzeyen

Bir seni buldum.

Bana benzeyen

Bir ben varım.



Sen senliğini,

Ben benliğimi bozmadan,

Biz,

Biz olabilir miyiz?

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:52 PM
Kopan her takvim yaprağında,
Yağan her yağmur damlasında,
Ve çırpınan her martı kanadında,
Hatırlanırken sen,.,
Seni ben nasıl unutabilirim..?
Oysa kaç kez indirdim resmini duvardan,
Kaç kez yumrukladım hayalini git! diye...
Ama heyhat! ne sen unutuldun,
Nede hayalin gözlerimden kurtuldu.
Gömülmüşken kalbimize bu umutsuz aşk,
Ne sen unutabilirsin,
Ne de ben sevgili.!..
El ele gezilen umut sahillerini,
Düşler kurulan yürüyüşlerini,
Her akşam gelen hüzün nağmelerini,
Seviyorken sende umutsuz aşkla beni,
Unutabilirmiyim...
Unutabilirmiyiz..?.
Birbirimiz için yaşarken umutsuz da olsa..
Söyle biz ölebilirmiyiz...!

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:52 PM
Biz üç kişiydik:
Bedirhan, Nazlıcan ve ben.
Üç ağız.. üç yürek.. üç yeminli fişek!
Adımız bela diye yazılmıştı dağlara, taşlara
Boynumuzda ağır vebal,
Koynumuzda çapraz tüfek!

El tetikte, kulak kirişte,
Ve sırtımız toprağa emanet...
Baldıran acısıyla ovarak üşüyen ellerimizi
Yıldız yorgan altında birbirimize sarılırdık..
Deniz çok uzaktaydı
Ve dokunuyordu yalnızlık...

Gece, ırmak boylarında uzak çakal sesleri,
Yüzümüze, ekmeğimize,
Türkümüze çarpar geçerdi.
Göğsüne kekik sürerdi Nazlıcan,
Tüterdi buram-buram.
Gizlice ona bakardık, yüreğimiz göçerdi...

Belki bir çoban kavalında yitirdik Nazlıcan'ı
Ateş böcekleriyle bir oldu
Kırpışarak tükendi...
Bir narin kelebek ölüsü bırakıp tam ortamıza
Kurşun gibi, mayın gibi
Tutuşarak tükendi...

Oy Nazlıcan... vahşi bayırların maralı...
Oy Nazlıcan... saçları fırtınayla taralı...
Sen de böyle gider miydin böyle yıldızlar ülkesine?
Oy, Nazlıcan oy... can evinden yaralı...

Serin yayla çiçeği, oy Nazlıcan..
Deli-dolu heyecan, oy Nazlıcan..
Göğsümde bir sevda kelebeği,
Ölüme sunduğum can, oy Nazlıcan..

Artık, yenilmiş ordular kadar
Eziktik, sahipsizdik..
Geçip gittik, parka ve yürek paramparça!.
Gerisi ölüm duygusu,
Gerisi sağır sessizlik..
Geçip gittik, Nazlıcan boşluğu aramızda..

Bedirhan'ı bir gedikte sırtından vurdular,
Yarıp çıkmışken nice büyük ablukaları..
Omuzdan kayan bir tüfek gibi usulca,
Titredi ve iki yana düştü kolları..

Ölüm bir ısırgan otu gibi
Sarmıştı her yanını...
Devrilmiş bir ağaçtı, ay ışığında gövdesi..
Uzanıp, bir damla yaş ile
Dokundum kirpiklerine..
Göğsümü çatlatırken nabzının tükenmiş sesi..

Sanki bir şakaydı bu!.. birazdan uyanacaktı,
Birazdan ateşi karıştırıp bir sigara saracaktı..
Oysa ölüm, sadık kalmıştı randevusuna, ah..
O da Nazlıcan gibi,
Bir daha olmayacaktı!..

Hey Bedirhan.. katran *******in heyulası!..
Hey Bedirhan.. kancık pusuların belası!.
Sen de böyle bitecek adam mıydın, konuşsana,
Hey Bedirhan hey.. mezarı kartal yuvası!..

Mor dağların kaçağı, hey Bedirhan!.
Mavi gözleri şahan, hey Bedirhan!.
Zulamda bir suskun gece bıçağı,
Beyaz gömleğimde kan, hey Bedirhan!.

Biz üç kişiydik.. üç intihar çiçeği..
Bedirhan, Nazlıcan
Ve ben: Suphi...

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:52 PM
Beşyüz itten kaçan kurda
Kurt diyenler halt eylemiş
Şehit verilmeyen yurda
Yurt diyenler halteylemiş

Birlik ister bizden olan
Kör olsun milleti bölen
Siyasette yalan, dolan
Şart diyenler halteylemiş

Yazıklar olsun ismine
Gider yan verir hasmına
Vatandaşın bir kısmına
Kürt diyenler halteylemiş.

Ülkü bizim baş tacımız;
Şeker, bal olur acımız.
Çilemizdir ilacımız
Dert diyenler halteylemiş

Hamdolsun alnımız aktır;
Zalimden korkumuz yoktur
Hakikatin yönü tektir
Dört diyenler halteylemiş

Danışsınlar canlarına
Kalmayacak yanlarına
Marksizmin hayranlarına
Mert diyenler halteylemiş

Rahmet yağar ilik ilik
Aşk suyunu içer çelik
On niyettir ülkücülük
Art diyenler halteylemiş

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 04:56 PM
Bize kalan,
İnsanlığa bırakmak istediğimiz değildi.
Binlerce fidan ektik halkın çölüne
Su vermediler, eğildi.

Bizim eskiden sevdalarımız vardı
Kızaran yanakları öpmelere utandık
Sonra suç olmak girdi araya

Bizim eskiden umutlarımız vardı
Yıkılan duvarların gövdesine yaslandık
Sonra yanılmak girdi araya

Bize kir bize pas
Bize tortusu kaldı
Dostlar tükenip düştüler
Yok olma korkusu kaldı

Bizim eskiden gülüşlerimiz vardı
Kırılan yüreklere öylesine dağıttık
Sonra ağlamak girdi araya

Bizim eskiden öfkelerimiz vardı
Tutuşan dağların seherine yar olduk
Sonra vurulmak girdi araya

Bize kan bize ter
Bize gözyaşı kaldı
Yıllar çiğneyip geçtiler
Yaşama telaşı kaldı

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:39 PM
Bakmayýn, þimdi yakamozlarý,
Ýncitmekten korkan
durgun ve dalgasýz
Gamsýz ve tasasýz denizlerdeyiz
bizi bir de, eriyip güneþle baharda
çaðlayýp daðlardan, tepelerden
okyanuslara koþan
ýrmaklarda göreceksiniz siz.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:39 PM
Artik sevemeyiz birbirimizi
Yasak ettiler sevgimizi
Lütfen israr etme
Diyemem sana gitme

Töreler ayirdi bizi
Ne kadar sevsekte birbirimizi
Hatirlatma gecmiste yasadiklarimizi
Feda ettik biz ellere askimizi

Biliyorum seviyorsun beni
Bende seviyorum seni
Gözyasim hic dinmeyecek
Sana olan askim kalbimden asla silinmeyecek

Töreler ayirdi bizi
Dinlemedi ne gözyasi, ne sevgimizi
Cekemediller bizim sevgimizi
Eller ayirdi bizi

Ne kadar savassak bos
Cabalarimiz hep bos
Kanatlarimizi kirdilar
Bizi birbirimizden ayirdilar

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:39 PM
Ben dertliyim diyen her kim olsada,
Eyyub'un derdini dinlesin önce,
Her kim aşık olup, nar'a yansada,
Kerem gibi yansın, inlesin önce...

Ferhat zehir içer, yar; şirin diye,
Yusuf; kör kuyuda, aşk; derin diye,
Maşukum züleyhamı verin diye,
Der, herkes beni bir anlasın önce...

Ve hep bir yangındadır; tahir ve zühre,
Ve çöl sıcağındadır, mecnun ve leyla,
Ve şu zamandadır, o yar ile ben,
Ve diğerleri, hepimiz bir öykü,
Ve bir efsane, birer kahraman,
Ah aman, aman,
Kötülükler iyiliğin bin katı,
Gülüm nice halin,var mı mecalin,
Hoş değil halim, bitmiş mecalim,
Nicedir halimiz,
Ah aman aman,gülüm, sevdalım,
Ya bizi kimler anlasın önce...

19.03.2004 Taşkışla/Taksim

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:39 PM
Yıllar önceydi hatırlarmısın?
Kararlaştırılmamış gözlerle bakmıştık dünyaya…
sanki derin, kör yaşantımızdan sıyrılıp,
ilk kez görüyorduk...
Yüreğimizle her şeyi ...
Ve ortak genlerimizi...
Büyülenmiştik,
Bakışlarımız büyülemişti bizi ...
Dudaklarımız...dudaklarımızı istemişti...
De biz engel olmuştuk...
Biz vermemiştik onları onlara...
Biz...
Ah bizi...
Bizi...
Bizi ne yapmalı…?

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:39 PM
Böyle değil idi bizim arkadaş,
Evlenip hayata küsmeden önce,
Atınca narayı inlerdi dağ, taş,
Kaynana sesini kısmadan önce.

İlk önce komşunun kızına baktı,
O yüzden kaç kere sınıfta çaktı,
Kaç kızı kandırdı, kaç dulu yaktı,
Şimdiki aldığı yosmadan önce.

Yiyince sofrada kaymağı, yağı,
Seğirtir gezerdi ovayı, dağı,
Sapasağlam idi iki ayağı,
Hanımı nikahta basmadan önce.

Adını sorarsan Zöngüş'ün Cevat,
Züppece giyinir, gezerdi kavat,
Bilmedi ne papyon, ne de kravat,
Avradın taktığı tasmadan önce.

Şişince olurdu dağın doruğu,
Herkese geçerdi sözü, buyruğu,
Tava sapı gibi dikti kuyruğu,
Çekilip köşeye, pısmadan önce.

Evlenmeden dinle hele atanı,
Az mı gördüm, bekar iken öteni,
Anlat Rasim anlat olup biteni,
Hanım gelip sen de susmadan önce.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:40 PM
Seni sevmekten başka söyle gülüm ne yaptım
Sevdana esir oldum adeta sana taptım

Kara sevda bu demekki yakıyor hep içimi
Hasretin ağattı bak başımdaki saçımı

Yemesem içmesemde aşkınla beslenirim
Yatak yastık istemem sinene yaslanırım

Seviyorum sanki kerem misali
Sana olan aşkımın inanki yok emsali

Nasıl sevdalandığımı sende bilirsin sana
Allaha şükrediyorum onu bir lütfusun bana

Senin gibi güzele nasıl yanmayım söyle
Benim gibi çok seven varmıdır acep böyle

Bu sevdamız yıllarca yaşar inşallah gülüm
Ayrılık vermesin allah versin isterse ölüm

Güzelim bu aşkımız ömür boyu sürecek
Latifi son nefesi kollarında verecek

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:40 PM
Bizim ayrıldığımız gün,
Bahçelerde güller kurur,
Saksılar taşa tutulur,
Fesleğenler kokusunu kaybederler,
Pencerelerde aşıklar ağlar,
Sevdanın kapısı kilitli kalır...

Bizim ayrıldığımız gün,
Akan sular da donar,
Ümitsizlik celladı olur,
Bütün ümitlerin,
Denizler çöle dönerler,
Balıklar kalırlar nefessiz,
Çağlayanlar olur uçurum,
Sahiller kimsesiz, sessiz...

Bizim ayrıldığımız gün,
Aşk mahkumları asılır,
Anaların sütü kesilir,
Aç kalır bebekler,
Doğduklarına pişman olur...

Bizim ayrıldığımız gün,
İstanbul küser bütün gürültülere,
Kızkulesi yüzünü asar,
Mekanı Marmara'ya,
Ve martılar toplu intihar eder,
Göçmen kuşlar göçmez artık...

Bizim ayrıldığımız gün,
Biter mi sanırsın gülüm,
Olacak başka ayrılıklar...

02.01.2006 Taşkışla/Taksim

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:40 PM
Koşuyor adam duvara, doğum yaptırmaya.
Biliyor duvarın doğumuna sekiz ay var daha.
İnliyor,ağlıyor, birde utanmadan.
Kocaman binanın içinde yatıp kalkıyor.
Gevşemeden, üşenmeden, üçten iki fazla.
Birgün çok görünce benzerlerini, yer yer sararmış.
Çizgilerle bölünmüş, yeşil çimende.
Ayak kokulu yerde, üçten iki fazlaya iki ekleyince.
Toplanan günde.
Kurtulduk zannetmede.
Nerde nerde...

Böyle mi olacaktı, aya boşuna mı boydan boya.
Hendek kazıldı.
Yüzler bir taş.
Biri birden faza taş.
Önce omzunda sonra kuşağında.
Dişe atılan taş.
Söz'de baştacı yapılan yer, taş.
Vurulup vurulup.
Kıvılcım vermeyen taş.
Yanardağ olacakmış.
Nerde nerde...

Kimileri kızak yağlar.
Birkaç kuşak öncesi, bıyığına tarak takar.
Böyle gelmiş böyle gitmez diyenler haklı tabi.
Fazla değil, az bir kuşak sonrası.

Haremden bir kazak olmayınca yanında.
Bozkırda at süremez.
Üşüyüp donar mı bilinmez
şerefle ölmek mi donup ölmek.
Nerde nerde...

Ben çeyreksem, bir şahlanırım.
Bir dünyaya bedel olurum.
Uzayda hayat varsa nolacak.
Nolacak kaleden kaleye atlayan adamı yanıma alırım.
Varsa yeryüzünde adam. Erkekse yan baksın.
Nerde nerde...

Hasılı kelam, böyle giderse.
Bu yazı bitmez.
Okuyucu desene, yazıp yazıp yatacağına.
Kalk biraz.
Nerde nerde...

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:40 PM
Karadağın doruğunda
Köze dönen ateştik
Eşkiyanın mavzerinde
Namludaki fişektik...

Yaban mersiniydi çiçeğimiz
Koklamadan soluverdi
Eriyen kar suyunda
Sürüklenip gidiverdi...

Toprak rengi tenimiz
Yandı güneşlerde
Kavuşmaktı arzumuz
Kaldı heveslerde

Varmı sanki elimizde
Kırılmayan dalımız
Tırnağımızla kazdık
Silinmedi mi adımız...

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:40 PM
Benim için bir
Şeyler yap artık,
Yoruldum sessiz çığlıklardan,
Tek sebebin ben olsam bile Kalmaya değer gitme.
Benim için bir şeyler yap artık,
Öyle bakıp durmakla olmaz
Hayata geçirmek,yaşama dökmek lazım
Anıları,sözleri hatırlamak değil ,
Anılarda kalmadan yaşamak için,
Sadece söylemek yetmez
Benim için bir şeyler yap artık.
Hangisi daha zor seçemedim;
Bulup kaybetmek mi?
Kaybetmekten korkup
Bulduğunu fark etmemek mi yoksa?
Kim anlar şimdi benim dilimden?
Hoş kim anlamış ki zaten eskiden...
Aşk hayalsiz yaşanır mı, ?
Gerçekler olsa da rüyalarımı
Alamaz kimse elimden
Benim için bir şeyler yap artık
Lakin gitmek varsa aklında,
Alıştırma hiç beni kendine
Hayat vakit doldurmak değil,
Görmezden gelerek yaşanmaz
Hayatta hep güçlü durulmaz
Gücün gözyaşlarıma engel değil bak,
Bizim için bir şeyler yap işte
Dualarım olmasın sadece
Benim de artık umudum olmalı...

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:40 PM
Güzellere gönül vermiş
Yollarına ömür sermiş
Nedense hep terk edilmiş
Bizim oğlan, bizim oğlan

Bazen içermiş hüzünden
Hep o güzeller yüzünden
Bitmiş tükenmiş, özünden
Bizim oğlan, bizim oğlan

Bir daha sevmem diyormuş
Ne yiyor, ne içiyormuş...
Güzellerden kaçıyormuş
Bizim oğlan, bizim oğlan.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:41 PM
Bizim söğüt dalımız güneşe çalan
Renk halindeydi kırıldı ve
Açıldı rengi kökü bir uçtan
Bir uca mesafesiz
Her gün farklı yemişler veren
Cennet meyvesiydi.
Mart, nisan, mayıs, haziran, temmuz, ağustos
Ve başladı,
Sanki yaşanacak
Ve sanki yüreği kör eden bir bağırışla
Oldu, olacak gittin, gittim
Çimen yeşili Pendik, çamlıca
Gazozu çocuk heyecanıyla
Bayramlar, oğul ve nazlı kız
Büyüklüğü yüreğin çaresizliğin
Unutmanın ve saliselere
Karışan yaşamın.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:41 PM
Sana Kalbimi veriyorum,
göğsümden söküp.
Bir ton acıyı küçücük yapısına sığdıran
rengini kaybetmemiş kalbimi veriyorum.
Kabul eder misin?

Ellerimi uzatıyorum.
Zemheride donmuş ki ne donmak,
Ekvatorda dahi çözülmemiş.
Nasır tutmuş, harita ellerimi uzatıyorum.
Tuta bilir misin?

Gelir misin benimle hani derler ya,
acıların bal olduğu,
yolların kısa , gurbetin olmadığı
İnsan etinin satılmayıp ve paranında pul olduğu
bir rüya aleminde koşmaya gelir misin?

Ama ilk önce göğe ulaşıp,
sevdamızı tanıtalım İnsanlara.
21. yüzyıl sevdasını öğrensinler efendim.
Sarıl ki sımsıkı, bir yumak gibi sarmala
bizde güneşten ayrı bir kaynak olup,
sevginin sıcaklığını gönderelim yer yüzüne.
Güneş tenlerini okşarken sıcak sıcak.
Okşayalım biz de ruhlarını sabır sabır.

İstemezlerse bizi güzelim,
takılalım Anka kuşunun kanatlarına
Gidelim dağların taaa dağların ardına.
Yeni bir dünya kuralım.
Kandan, öfkeden kıyımdan,
satılmışlıktan uzak.
Neslimiz yüceltsin SEVGİMİZİ.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:41 PM
Ne seni bir bahar günü tanıdım
Ne de sana bir görüşte aşık oldum
Matematikçinin sorduğu denklemlerde tanıdık
Ya da edebiyatçının şiirlerinde .
Ne bir türkümüz vardı
Ne de beraberce söylediğimiz bir şarkımız
Beraberce söylediğimiz tek bir şeyimiz vardı
O da Mehmet Akif’ten kalma bir istiklal marşımız
Adının baş harfini sıralara yazıyorum
Sonra kimse bilmesin anlamasın diye
Nesli tükenmiş bir hayvan çiziyorum baş harfinden sonra
Ne seni benden alıp götüren
50 NC bir okul taşıtı vardı
Ne de beraberce bindiğimiz bir halk otobüsü
Aslında sevdamız gayri resmi de değildi
Bizi ayıran ne asık suratlı bir peder
Ne de tüm sevdalara son veren
Her zaman kötü bilinen vesikalı kaderdi
Duyguları duvarlarına taşmış olan
Bir orta öğretim okulunun verdiği
M.E.B tasdikli ayrılık fermanıydı

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:41 PM
bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim
biz de soluk alıp vermedeyiz
yani her İnsan gibi sevmekteyiz, sevilecek şeyleri
bir kır çiçeğini çimeni toprağı börtüböceği
kurban bayramlarında kınalı koçları
başları el oyası işlemeli yemeni ile kapalı
bembeyaz saçlı kırış kırış alınlı
pencere kenarlarında oğullarını bekleyen anaları

kalbim ağrıyorsa da kardeşim
gönlüm bulanıyorsa
tedirginsem kuşkuluysam
kalın kitapların yazdığına bakarsan
acaip suçluysam
havada ihanet dışarıda sıcak
duvarda yazılar
kalbimizde acılar varsa da
bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim

mektubun geldi bugün haziran
kimselere göstermediğin ak saçlarının kıvrımlarından
haberin geldi
haberin geldi iki damla gözyaşın kağıtta
çok bakarsın yağmur yağanda
ıslak ve buğulu camların ardından bilirim
bilirim, acı
nasıl oturur adam yüreğine
ne var yani işte
iyiyim diyorum ya
inan olsun iyiyim anne
İnsan gerçekten iyi oluyor, iyiyim dedikçe
bak üzülme
yazıyorum bir daha
n'olur üzülme
üzülmüyor analar
oğulları üzülmüyorum dedikçe

bizim de yaşadığımız hayattır kardeşim
biz de soluk alıp vermedeyiz
yani her İnsan gibi sevmekteyiz, sevilecek şeyleri
bir kır çiçeğini çimeni toprağı börtü böceği
kurban bayramlarında kınalı koçları
başları el oyası işlemeli yemeni ile kapalı
bembeyaz saçlı kırış kırış alınlı
pencere kenarlarında oğullarını bekleyen anaları

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:41 PM
Bir zaman dünyaya bir adam gelmiş;
Okunu kör nefsin, kılıçla çelmiş...
Bizim Yunus,
Bizim Yunus...
Bir zaman dünyaya bir adam gelmiş;
Ölüm dedikleri perdeyi delmiş...
Bizim Yunus,
Bizim Yunus...
Bir zaman dünyaya bir adam gelmiş;
Eli kaatile de kalkamaz elmiş...
Bizim Yunus,
Bizim Yunus...
Bir zaman dünyaya bir adam gelmiş;
Zaman, onun kemend attığı selmiş...
Bizim Yunus,
Bizim Yunus...
Bir zaman dünyaya bir adam gelmiş;
Toprakta devrilmiş, göğe çömelmiş...
Bizim Yunus,
Bizim Yunus...
Bir zaman dünyaya bir adam gelmiş;
Sayıları silmiş. BİR'e yönelmiş...
Bizim Yunus,
Bizim Yunus...

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:41 PM
Biz birinci çoğul kişiler
Çoğul dedimse sanmayın çoğa eş
Ne yandan sayılsa bir elin parmakları ancak
Yani benseno, biz
Bütün hırslarımızı gömdük de geldik
Önce yeşil sırmalı bir küpe
Sonra yıldırım karası bir çınara
Dağları anlamış bir isyancı gibi
Bir elimiz lâm öteki elif
Haksızlık etmeyerek ekmeğe aşa, suya
Yılları biriktiren sarnıca
Ağıtlardan geçtik de geldik
Acıyı ezerek kayrak iki taş arasında
İçimize kanayarak kan(a)dıkça

Omuzlarımızda kör baykuşlar
Yüzümüzde hatmi ibiği
Kekik vefasıyla avuşarak
Kuş uçar kervan geçer evimizden
Sevdanın bıraktığı yerden
Sarılarak geldik birbirimize
Kâh barışık kâh dargın
Geriye biz kaldık yine bizden
Toplanmamış döşek serkeşliği
Çilingire düşmemiş kilit sessizliği
Kanmadan geldik
Sorusuz cevapların tamahına
Üzengisiz bir at sırtında
Rivayet kipinde geçmişimiz

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:42 PM
Bilmek acı çekmektir. Ve bildik;
Karanlıktan çıkıp gelen her haber
Gereken acıyı verdi bize:
Gerçeklere dönüştü bu dedikodu,
Karanlık kapıyı tuttu aydınlık,
Değişime uğradı acılar.
Gerçek bu ölümde yaşam oldu.
Ağırdı sessizlğin çuvalı.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:42 PM
Usulca verir misiniz
Son nefesinizi
Yolunu şaşırmasın
Diye yastığınızda
Gezinen
Böcek ...

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:42 PM
Ne günlermiş, ne günlermiş
Yıldızlar, mehtap, çamlar altında
Yıldızlar, mehtap, çamlar altında
Ne günlermiş, ne günlermiş
Gelip geçmiş!

Vapurlar değil, Boğaz'dan geçen;
Boğaz'dan yalılar geçiyor,
Toplamış bulardan eteklerini...
Dairesine çekilen bir saraylı gibi
Yalılar gelmiyen alemlerine gidiyor
Bırakıp bu sessiz *******ini.

Çekip almış kuşların kanatlarından rüzgarını
Asırlık rüyalarında yalılar
Uykuların mahmurluğu saçaklarını sarmış.
Saz sesleri gelmiyor kıyılardan.
Ne geçen yazlardan bir haber var,
Ne gelecek baharlardan.
Kim bilir kaç deniz geçmis uykularından.

Başbaşa kalmış iki hisar
Beklemekte sönük sahilleri.
Artık eski harpleri anlatır taş duvarlar
Kıyılarından geçen balıklara.
O balıklar ki dedeleri
Şarkılarla beslenmişti *******i.
Şimdi sulara düşen çürümüş tahtalar
Dalgalarda son oltanın yemleri.

Bir zamanlar şen yaşamış yalılar
Işıklı bir ziyafet sofrasında.
Renklerini deniz almış götürmüş,
Küllerini alev alıp savurmuş.

Deniz kenarında denizsiz kalmış yalılar.
Ortaklığı ayrılmış kıt'aların
Anadolu günden güne Rumeli'ye küsmüş

Bugün biz değiliz bakan yalılara;
Yalılar boynu eğik bize bakıyor
Biz değiliz sarkan hatıralara...
Göğüs gererek dalgalara
Yalılar bir hayal için denize sarkıyor
Yalılar bize bakıyor, denize bakıyor.

Ne günlermiş, ne günlermiş
Yıldızlar, mehtap, çamlar altında
Ne günlermiş, ne günlermiş
Gelip geçmiş!

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:42 PM
Yoo, olmadı çocuk,
Çuvalladın, çıtayı aşamadın işte,
Cesaretin bir dünya rekoru mu olacak sandın,
Olsaydı görebilecek miydin ki,
Madalyan mı olacaktı sanıyorsun,
Alkışlarmı kopacaktı arkandan,
Yoksa ağıtlar mı yakılacaktı bunu biliyor musun ?
Ölüm rekoru diye bir yarışma varmı ki ha var mı ki,
Sen köprünün kaç metre olduğunu da hesapladın mı,
Balıklama atladın öyle,
Arkandan bakanlara bir şovun da mı yoktu,
Bu kadar mı bezdin hayattan ?
Sahi kaç saniyede indin suya,
Matematiğin iyi midir,
Hesapladın mı uçuş hızını ?
Bak ben kanatsız uçmayı anlayamam asla çocuk,anlayamam,
Kanatsız nasıl uçulur, sen denedin, çocuk söylesene ?
Balıkları korkutmaya ne hakkın vardı ha,
Balıklar korkup kaçmadılar mı çocuk, kaçmadılar mı ha,
Su kendinden utandımı o an, yoksa utanmadımı ?
Derinlere indiğinde a çocuk,
Anlatabildin mi içindeki acılarını,çaresizliklerini,
İçindeki çıkmazlara,
Çıkmazlardaki boşluklara anlattın hadi diyelim ki,
Peki, ey çocuk cevap alabildin m ?
Gördün mü orada Azraili,
Söylesene neye benziyor azrail,
Hep boğar ken azrail, hiç boğulmaz mı,
İyi yüzücümüydü azrail,
Nasıl anında yanına geldi,
Neyse çocuk, hadi yine yisin,
Yırttın paçayı,
Eşref saatine denk geldin demek,
Ya da dinlenme anına azrailin...
Gördün mü, elini kanına bulamamış,
Hem bir de kolundan tutmuş,
Gırtlağına sarılmamış,
Erkenden kızdırma onu,
Ömrünün bitimini bekle be çocuk,
Canını almamış, canını bağışlamış,
Şanslısın çocuk, bir daha yapma,
Üzme beni,
Üzme bizleri,
Sevenlerini , insanları üzme,
Unutma ki çocuk,
Sevilmemek, ölmeye değmez,
Sevilmiyorsan, zaten ölmüşsün, ah çocuk, ahhh çocuuuk...

15.07.2004 Taşkışla/Taksim

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:42 PM
Boğazda lodoslu bir haziran günü
Denize barışık balıkçı sandalları
Yine fütursuzca sevişiyorlar denizle.
büyük gemilerse yükünü almış
lodosa yalvarıyorlar.malum geçim derdi,
Eceabat’ta bekleyenler var gemileri
Hasretle,özlemle..
yük bekleyen esnaflar,tüccarlar
malları yetiştirme telaşındaki kamyoncular.
Kordonda gezinen insanların dansı,
nede güzel olur haziranda!

İskelede sırasını bekleyen araçlar
Kokoreç köfte satan seyyarlar
sorarsanız neresi? niye?
Söylerim dönerci şahinin büfesi diye,
gel, gel en leziz döner burada.
Acılı acısız,geelll vatandaş gel.
Muhabbet neşe gel vatandaş gel.

Deniz acıdı gemilere,sandallar mutlu.
martılarda uçuşup beklerken rızkını,
dalgıç ördekler çoktan almıştı azığını.
İzliyorum karşı tarafı.ne sakin ne engin.
Emperyalist barbarlara direnmiş
Zamana şahit savaş toplarıyla bezeli bir kale
İleride,ileride...

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:42 PM
Şair aklı, gider gelir
ne gelirse başına, sevdadan gelir
yaz geçer, kış gelir
kış gelende kar gelir
her düşünde nazlı yar gelir
kış geçer bahar gelir, yaz gelir
gül açar, bülbül gelir
peşi sıra mısra gelir, saz gelir
iki beyit, bir muamma yüzünden
bir düşmüştür ki, sorma
mahpus damı ar gelir de, zor gelir
bir o duvara, bir bu duvara gider, gelir
avlu cana dar gelir
ara sıra gök yüzüne kuş gelir
bulut gelir, yağmur gelir
kimi gün görüşmeye mor menekşe gelir
bekler durur, yar gelirse gelir
gelir, gelir illa ki gelir
cana yeter, dili isyana gelir
söyler, söyler az gelir
bunca sözün üstüne hep falaka gelir
demir kapı arkasında kelepçeyle yat gelir
uslanmaz da uslanmaz aklı gider, gelir
gider, gelir gider, gelir…

28.02.2004 İstanbul

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:43 PM
Bölük bölük aşka giden yollarda
İsyankar olmamak elde değil
Razı olmaksa yeni aşklara es geçmek
Daha ben geçemedim
Acı çekmek varken mutluluğu daha hak edemedim
Masalsı akşamlarda üryan yatarken
Lanetlenmiş bir gün geçti derken
Asla kaçamadım kaçamam
Sabahsız akşamlardan
Uzun denmeyecek sensiz kısa hayattan

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:43 PM
Ömrümdeki her şeyi sileyim desem,
Her şey silinir de; o, silinmez biri,
Dostlarla tüm varımı, ikiye bölsem,
Çok şey bölünür de; o, bölünmez biri...

O, hiç paylaşılamaz, o, bölünemez,
Sevgilinin emsali, benzeri olmaz,
Bir yerde satılmaz, armağan kalmaz,
Her şey bulunur da; o, bulunmaz biri...

Seni sen yapandır, özündür senin,
Bölünemez öteki yüzündür senin,
Günün, gecen, nazın, hazın dır senin,
Bir ölümün alacağı; o, alınmaz biri...

20.02.2004 Taşkışla/Taksim

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:43 PM
Bolvadin karanlık,
Ben karanlık.
Bilmiyorum benim kalbim mi boş?
Yoksa bolvadin mi boş?

Bolvadin *******i bir başkadır,
Benim gibi çilekeşler fazladır.
Bolvadin sessiz,
Ben sensiz.

Bolvadinde bir yıldız kayar,
İçimi sebepsiz bir sıkıntı kaplar.
Bolvadindeki sessizlik,
Yüreğimde de var.

Bolvadin sessiz,
Ben SENSİZ!...

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:43 PM
*
( sensizlikten patlarsam yüreğimin ateşini elinle sakın tutma,
şartsız tahliyem olmaktasın idamlığım beni sakın unutma . )

*
bu gün yine bomba gibiyim
yüreğimin açlığı değil mi patlayacak
değil mi yalnızlığımın bombası ensemde
patlamaya hazır
kalbimin tik taklarımı bunlar
yalnızlığımın tıkırtısımı
pimi çekilmiş gibi gövdem açıkta
dolu dizgin meydan benim
gel gümbür gümbür dostluğumuzla inlesin
sevgimin ölçüsünün şiddeti
sebebimiz olsun toz duman
eskimiyen çelik yeleğim ol
zamanın zebanilerine karşı
canında can olayım
koru beni bilinmezliklere
damarına dolayım
krizantem olayım balkonunda
unutursan sulamayı
senin ellerinde solayım
neden gittin
yalnızlığımın korkusundayım
neden yoksun
bırakılmışlığın sızısı
neden kaygıların
yoksa bu mu ayrılığın acısı
ben de giderim bak
fitilim bitmek üzere
ben yaşarken ruhum ölüyor
kızma gelemediğim zamanlar
bil ki içimde patlamışım o zaman
paramparçayım
yokum artık
*
İZMİR, 01. 01. 2005

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:43 PM
yok çaresi bitecek
1000 kiş ile çıkıyor
beni seven bulunmuyor
gözlerim şaşkın
biri bulsun alsın beni
seviyorum sevilemiyorum
bomboş kalbim dolmuyor
yollar çiçek lerle doluyor
ses tellerim kısılıyor
her yaptığım yanlış
oluyor sağlam durmuyor
seviyor çoook seviyor
radyolarda boş haberler
alt sırası ölümler
gemiler habersiz
parçalan mış cesetler
yoksul kişiler ahh
bıktım herşey bomboş
kalbim son toz
sızılar ağrılar
zaten yaşlanıyorum artık
sevimsizz sözlerle
aptal sözlülerle
offf offff oooofff
herşey bomboş
boş derine kadar
bomboş bomboş boş

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:44 PM
Ela gözlüm, dinle arzu halimi
Çıkar yüreğinden kağıt kalemi
Önüne ekleyip haktan selamı
Bir öpücük yolla, borcum borç olsun.

Saçlarından kestir, kirpiğinden yol
Benim için akan gözyaşından dol
Çıldırtan gamzeli yanağından al
Mendile sar yolla, borcum borç olsun.

Hani, unutturup vermediğin söz
Hani, avutturup uyuttuğun saz
Hani, dağ ardından hiç gelmeyen yaz ...
Bir tutam güneş Sal, borcum borç olsun.

Orda da eser mi ? bir deli rüzgar !
Başına yağar mı ? mevsimsiz hiç kar,
Yoksa, sığınağın yine mi inkar
Çınardan bir dal kır, borcum borç olsun.

Bilir misin? Ayrılınca bağımda
Sürgünler töredi, baykuşlar bülbül ...
Takadım kalmadı, ocağımda kül
Bir tas suyla yandır, borcum borç olsun.

Yüzümü dönüpte baksam, o yana
Gözümün yaşları akar boyuna
Sana ışık için bu beden yana
Nebi'den bu canım sana borç olsun.

19-Mart-2001

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:44 PM
sevdaya hasret şiir gibi
bir mısraydı hayatımdan arta kalan
şarkılarda yalnızlığın aşığı,
bir notaydım çoğu zaman
isteyipte yaşayamadığım
her sevda adına
varsın bir sevdada borcum olsun hayata

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:44 PM
Sadece sen varsın aklında acı geçmişten
Gerisi bos
Bu gönül senin için isyankar bir sarhoş
Sevdiğin dara duşmuş düşünmeden koş
Gözlerim ağlamaklı nedense yas yok
Kuruyan göz damarlarım mi yoksa;
Kalbim mi düşünmek boş
Özlüyorum seni
Gözlerim için zaten hoş
Yokum yine biliyorsun
Arama sakin etrafında
Durma hiç simdi hadi
Hemen peşimden koş
Geriye cevir zamanı saatleri
Belki başarırsın
Kim bilir belki tekrar bulursun
Eskiden elinde olup da kaybettiklerini
Ama sakin beni bulmaya uğraşma
Unutma ben yokum
ÖNCEDEN yok saydığın gibi
Maalesef ki buda bos
Bu acı gerçek hayat acımasız
Benim gönlüm hala sarhoş
Seni sevdim bos
Kalbim seninle
Yasasam da olur ölsem de
Benim için bi’ tanem bu da hoş
Senin için bu da boş…

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:45 PM
Ne yöne istersen koş,
Rahata ermek için
Ne yapsan, neylesen boş.

Sevmek, sevilmek hoş,
Acılardan sıyrılmak için
İnan ne etsen boş.

Erdiysen huzura coş,
Şu kısa ömürde bilesin
Dertsiz yaşamak da boş.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:45 PM
içimi bir hüzün kaplar şimdi
bu gece yine yanlız oldugumu hissederim
gözlerimdeki her yasta bir hüzün var
senden uzakta olmaya dayanamıyorum
ısıklar kapandıgı zaamn aklıma gelen tek şey ölüm,
ölsemde yasasamda bir hiç oldugumu anladım
ben bu bos hayat için niye savasıyım
sevdiğim beni tek bırakıyorsa,ben neden mutlu oliyim
şimdi bir hüzün kaplar içimi
yine karanlık olur her yer
korktugumu belli etmem
ama icten ice ürekerim yanlızlıktan
artık gölgemden bile korkar oldum
artık ölü gibiyim
keske hersey masal olsa
sen beni tek bırakmasan
Ben seni hep sevsem...

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:45 PM
Gittiler...Bana dünyam
Birdenbire boş geldi.
Seçilmiş oldu eşyam.
Odalarım loş geldi.

Gözlerim müebbette,
Günü gelir elbette...
Gelir Melek nöbette,
Safa geldi, hoş geldi.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:45 PM
Boş ekran
Yağmur yağıyordu gün batımında
Rüzgar dersen
Ne tarafa eseceğini bilmiyordu

Antenleri ters dönmüştü
Kalbimin ekranının
Ve hep seni gösteriyordu

Hep sen görünüyordun ekranda
Düzeltmek için anteni
Çıktım dama yağmurda

Döndüm,ekran boştu
Elektrikçiler şalterleri indirmişlerdi
Sarmıştı onları yıldırım korkusu

Kdz.Ereğli

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:45 PM
Dost; nasıl yazı bu; neden mutsuzum,
Sevdaya hem açım, hem de susuzum,
Neredeyse bir yıldır, hep uykusuzum,
Yar beni dizinde uyutur mu dost...

Dost; ne zordur; ayrılık acısı çekmek,
Ne acıdır her gece, gözyaşı dökmek,
Aşkın sayfasını, yırtıp ta; yakmak,
Küledip savurmak, hiç olur mu, dost...

Dost; bu ne müşkül iştir, bu; nasıl kader,
Aşk biter degönlüne; oturur keder,
Çok sürmez; bu canı alır da gider,
Boş kalmış gönülle; yaşanır mı dost...

01.03.2004 Taşkışla/Taksim

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:45 PM
Şu karşı evin boş odalarında,
Duvarlara sinmiş bir hayâlet var.
Elinde mum, gece ortalarında,
Bucak bucak gezer, birini arar.

Camlar tutuşurken, eski kafesler,
Beyaz duvarlara aksetmiş, durur.
Dağınık sürüyü toplayan sesler,
Kapıya sokulup tokmağı vurur.

Sonra işitilir sert bir hıçkırık,
Basar odaları belirsiz cinler.
Karanlık avluda döner bir çıkrık;
Sanırsın, kundakta bir çocuk inler.

Akşam, dağılırken yerli yerine,
Bu evin önünde ürperiyorlar.
İçlerinden, kendi kendilerine:
Şu karşı ev tekin değil, diyorlar.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:46 PM
Ne kervan kaldı, ne at, hepsi silinip gitti,
'İyi insanlar iyi atlara binip gitti.

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:46 PM
Yaşadın mı sen hiç hasreti?
Yanındayken sevdiğin.
Kan ağladı mı yüreğin?
Dokununca sevdiğine.
Akıttın mı göz yaşını içine?
Ağlarken *******i, duymasın diye sevdiğin.
Yıllar yılı cefa çekip,
Vefasızlığı vefa ile karşıladın mı?
Teselliyi aşkının meyvelerinde aradın mı?
Söyle dost,
Sazın, sözün, kalemin aşkına söyle,
Bir umut, bir umut diye bekledin mi onlarca yıl?
………….
Anladım,
Bakışından anladım,
Boş ver sen,
Bilemezsin,
Bilemezsin ne hallerdeyim, ne yangınlardayım
Ağrıtmayayım başını,
Üzmeyeyim seni de boş yere,
Haydi, kal sağlıcakla,
Görüşmek umudu ile,
Mutluluklar içinde….

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:46 PM
Bir gün ben öleceğim,
Eminim sen mezarımın, başına gelip de
Ağlayacaksın boş yere ağlama,
Gidenler geri gelmez.
Ağlasan da fayda etmez.
Sen, seni seveni görmedin,
Gözlerin o kadar kör olmuş ki;
Sevdam için senin için akıttığım,
Gözyaşlarımı göremedin,
Şimdi boş yere ağlama,
Sen bari o güzel gözlere kıyma…
Benim için sen ağlama,
Ben ağladım hep ikimiz için
Seni düşündüğüm için…

GooD aNd EvýL
09-14-2007, 05:46 PM
Gözyaşınının aktığı yerde ölmek muradım,
Bir adım yaşamaksa ölmektir diğer adım,
Gülbahçesidir senin için girdiğim mezar,
Cesedimi gözyaşının hayaliyle yıkadım.

Bana ızdırap değil sana yanmak,erimek,
Kalbinin ateşinde gah koşup gah yürümek,
Eğer sana eziyet ediyorsa varlığım,
Bana farzdır o zaman toprağında çürümek.

Gözyaşımla suladığım gülden almış rengini,
Sanki aşkım gözlerine esir etmiş engini,
Bu arayış boşa beyler,boşadır bu çırpınış,
Yaratmadı ki yaradan sevdiğimin dengini...

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:34 AM
dünyama cehennem olasın diye sevmedim
kara kış edesin dünyamı
kara kış gibi soğuk duygusuz
olasın diye sevmedim
dünyama cennet olasın diye sevdim
baharda rengarenk çiçekler gibi açan
masum masum duygulu olasın diye sevdim

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:34 AM
Çürük Ahmet otuz iki avradı,
Kandırıp üst üste aldı boşadı,
Daha ilk celsede işi kavradı,
Hepsine bir sebep buldu boşadı.

Kırk kapıya dünür gitti nenesi,
Otuzunda avrat gördü sinesi,
Düşük çıktı Döne Kızı'n çenesi,
Dırdırdan usandı, yıldı boşadı.

Neriman kör idi, Ayşe sağırdı,
Necmiye'nin eli biraz ağırdı,
Kezban geldiği gün ikiz doğurdu,
Bak şu işe dedi, güldü boşadı.

Televizyon, radyo kendine kaldı,
Yatağı, yorganı Fadime aldı,
Sıra yerde duran halıya geldi,
Onu da ikiye böldü boşadı.

Saymakla biter mi kafir'in suçu,
İmam nikahlıydı avradın üçü,
Sarılıp giderken Ayten'in göçü,
Ardından teneke çaldı boşadı.

Hacıdan getirdi güzel Serap'ı
Veresiye aldı gidip şarabı,
Canından bezdirmek için arabı,
İçip içip eve geldi boşadı.

Türlü derdi çeker iken Nezahat,
Üzerine kuma geldi Sebahat,
Üzülmedi öldü diye Nebahat,
İki rekat namaz kıldı boşadı.

Bir şarkıcı kadın almıştı bardan,
Bütün köylü bıktı cazdan, gitardan,
Şikayet gelince Koca Muhtar'dan,
Babasına haber saldı boşadı.

Avrupa'da geçti sekiz, on ayı,
Bir Alman kocadan aldı Helga'yı,
Ondan da kaçırdı Süleyman Dayı,
Elleri böğründe kaldı boşadı.

Böyle evlat olmaz ben gibi erden,
Diyerek fırladı olduğu yerden,
Kopyalamış dedi komşu Ömer'den,
Hacer'in suçunu bildi boşadı.

Nikah memurunun canına yetti,
İlçede evlenme cüzdanı bitti,
Beşini nikahsız idare etti,
Hepsini gönlünden sildi boşadı.

Dokuz avrat daha aldı sırayı,
Rasim der ki, O da buldu belayı,
Boşayamaz denen Cadı Nuray'ı,
İnat için kendi öldü boşadı.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:34 AM
BOŞLUĞUNU SOLUDUĞUN HAYAT

Öğrendiğin her şey,
susup arkanı döndüğün,
yenildiğini unutup,
güzelliğini sonuna dek yaktığın herşey
seni senden kurtarmıyorsa
ne anlamı var hayatının sana sevgili...
Masumiyetin kimi zulümden kurtardı, söylesene
Hem bu arzuda onun adı bile geçmez...
İstikbalin sıradan bir ayrıntı
bu telaşta
Ne yapsan göğsünde hayatına yabancı bir zaman
birikiyor...
Borçlu değildin ömrüne üstelik...
Ama ne yapsan boşluğa açılan
bir kapı oluyor hayat,
ne yapsan büyüyor o boşluk...
Ne yapsan suçlu değilsin,
sadece yerçekiminden muafsın...
O derin ıstırabınsa
seni hayata alışmaktan koruyor sadece...
Oysa bu bile umurunda değil...
Geleceğin ellerinde sıcaklığı üşüyen
bir mum sadece... Gördüm...
Geleceğin ellerine yapışan o soğukluk...
Durmadan ömrüne yapışan bu gerçeği soluyorsun sen...
Durmadan o aşkı soluyorsun...
Durmadan ciğerlerini yakan o büyük soğumayı...


Cezmi ERSÖZ

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:35 AM
Bir boşluktur bu bendeki
Sensiz bir sabahın ardından gelen
Hayallerin yorgunluğudur gözlerimdeki
Sarhoşluğun sesidir kalemimdeki

Bir boşluktur bu bendeki
Ellerin Uludağ’da kar çiçeği
Uzaktır, soğuktur ,erişilmez
Beyazdır, karda görülmez

Bir boşluktur bu bendeki
Hiçbir cennette bulunmaz gözlerinin rengi
Saçların saman alevi
Savurur rüzgar *******ime seni

Bir boşluktur bu bendeki
Sende kalmışlığın eseri
Bir serçenin gözyaşıdır yanağımda süzülen
Hadi çıkar artık mendilini.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:35 AM
Kaplar usulca sensizliği hikayesi
Bir yıldız kayar dileklerine
Kıvrılır ihtişamı iç çekişlerin gizlerine
Esperanza sarar sımsıkı şehveti
Öptüğüm yerde bekliyorken ebedi seni

Dumanında kayboluş tütsülerim misali
Her tınında bir iç geçiş bir uzanış ısmarlamalarım

“The girl from Ipenama” yakıyorken pisti
Soluğuna saklanılmış öyküler misali aşk
Bir bedenden ötekine salınımlarıyla
Titretir ışıklarıyla dolunayın binlerce solo duruşunu

Perde diye seslenir hayat işte alda yaşa!!!

Sana dansı verdim dedi Tanrı
İçinde sevdayı, sevdalıyı verdim

Sana kalan sadece görmek...

Sar o beli ruhun gibi al içine
Irada hafif bir meltem seslenişi
Toprakta çiçek yortusu misali zaman
Geliyor da vuruyor gönlü
Yer gök sevda...

“Agua da beber” tırmanışı dokunuşlarınla
Ellerini hapset yüreğine, o yürek sen...
Gardenya özentisi yıldız ağlamlarında
Sal heyecanını telaş ıslanımlarına

Beden dilleri arzu yakarışlarında
İçmek yudum yudum ateşin terini
Sarsıntı güz rüzgarları sürüklemelerinde
Ilgın yaşlarıdır sevişmelerin giz ötesi

Sıyırdı yapraklarını bir bir kadın
Dökünüşü portre aralıklarında yükseliş

Dal çıplak kadın sevda örtülü...

Desem ki eylül değil savuran aşkı
Desem ki sazlar çalıyor senfonini
Desem ki şahikalar inletecek bir oluşu

Akışı engellenemeyen ırmak misali
Çavlanlar hep Bossa Nova…

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:35 AM
Sen beni dört duvar arasında sevdin
Sen benim yanında olmamı sevdin
Candan bir söz söylemedin hiç
Gelipte sarılmadın
Ve içten bakmadın gözlerime
Sen beni dört duvar arasında sevdin
Benimle gezmedin el ele
Demli bir cay içmedin bir bahçede
Ve benimle hiç koşmadın sen
Sen beni hep dört duvar arasında sevdin
Ellerini sımsıkı tutamadım
Saçlarını okşayamadım
Beline sarılamadım
Ve hiç başını yaslamadın göğsüme
Sen benim varlığımı sevdin
Sıcaklığımı sesimi sözlerimi
Sen beni hep dört duvar arasında sevdin
Bir kuşun kafesten dünyayı seyretmesi gibi
Ben seni sevdim
Sen beni dört duvar arasında sevdin
Bir mahpusun ranzasını sevmesi gibi
Bir balığın akvaryum taşlarını sevmesi gibi
Sen beni dört duvar arasında sevdin
Ben ellerini istedim
Ben birazcık sevgi istedim
Ben tatlı bir muhabbet istedim
Ben senden çok şey istemedim
Sen beni yıpratmak için sevdin
Sen beni dört duvar arasında sevdin
Bir duvarım üstündeki resmi sevmesi gibi
Sevdin beni sen
Sen beni korkularınla kuşkularınla sevdin
Sen beni çevrendekilerin birbirlerini sevmesi gibi sevdin
Ben seni bana özgün sevdim
Sen beni dört duvar arasında sevdin
Sen beni tamamen seninim sandın
Ve susmayı seçtin
Konuşmaya ihtiyacım vardı oysa benim
Ve kaçırdın hep gözlerini
Benim ışığa ihtiyacım vardı
Sadece sen vardın senden bir şey yoktu ama
Oysa çok az şeyler istemiştim
Sen beni dört duvar arasında sevdin
Unutma son damlayı taşıranda sendin
Kırdın beni özür bile dilemedin
Ve sen beni hiç hakketmedin
Unutma terk edende ben değildim
Sen kendi kendine gittin
O zamanlar sende çok istemiştin
Bende çok denemiştim
Ama bir defa bile seni seviyorum diyememiştim
Şimdi bile çok uğraştım ama söyleyemiyorum
Çünkü sen beni dört duvar arasında
Ben seni boşu boşuna sevdim

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:35 AM
Sen yoksun...
Boşuna yağıyor yağmur...
Birlikte ıslanmayacağız ki...

Boşuna bu nehir...
Çırpınıp pırpırlanması...
Kıyısında oturup göremeyeceğiz ki...

Uzar uzar gider...
Boşu yorulur yollar...
Birlikte yürüyemiyeceğiz ki...

Özlemler de ayrılıklar da boşuna
Öyle uzaklardayız...
Birlikte ağlayamayacağız ki

Seviyorum seni boşuna...
Boşuna yaşıyorum
Yaşamı Bölüşemiyeceğiz ki...

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:35 AM
Boşuna değil her dakika seni hatırlayışım
Boşuna değil her akşam içime bir garipliğin çökmesi
Bu şehrin bütün sokaklarında yana yakına seni aramam
Boşuna değil boşuna değil pazarları sevmeyişim
Durup durup içimin kararması gözlerimin dolması apansız
Boşuna değil inan boşuna değil sevdiğim bu dalıp dalıp gitmeler
Bu dayanılmaz özlem bu sevda boşuna değil
Kolu kanadı kırılmış bir serçeyim senden uzakta
Suyu kesilmiş bir çeşmeyim bir gece lambasıyım kırılmış sönük
Biliyorum her şey seninle güzel her şey seninle büyük
İnan sevdiğim inan yıllardır aradığımsın ömür boyu beklediğimsin
Ben bir martıyım yalnız küçük sen dalga dalga denizimsin
Koşmak sana doğru yaşamak senin için ve katlanmak her şeye
Seninle tek başına değil inan sevgilim inan bunca sevmem
Boşuna değil…

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:35 AM
Zerafet diye şu engin dağları,
Aşarsın Deniz, boşuna aşarsın.
Eritmek için kalçanda yağları,
Koşarsın Deniz, boşuna koşarsın.

Altında araba kilot misali
Yollarda uçarsın pilot misali
Gece de, gündüzde fazla mesai
Yaşarsın Deniz, boşuna yaşarsın.

Donsuz kalan varken, simli sateni
Pabuçsuz olan varken hoş potini,
Aç-susuz ölen varken kuş sütünü,
Düşlersin Deniz, boşuna düşlersin.

Kaç güzelim bulursun huzurunu
Hüsam tanır ihanet muzurunu
Her gece ellerinle mezarını,
Deşersin Deniz, boşuna deşersin.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:35 AM
Hac kapının önünde,hacca gitmene ne gerek.
Defalarca hacca gidiyorsan,senin işin ticaret.
Allah'ı kandıramazsın,hesap yerin ahiret.
Sen boşuna yorma kendini,boşuna çekme zahmet.

Kul hakkı yemişsen,oralarda arama affı.
Allah için yapıyorsan,evinde yaparsın tavafı.
Bu dünyada dürüstsen düşünme öbür tarafı.
Yemişsen yetim hakkı,boşuna çekme zahmet

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:36 AM
Bana bir şiir okur musun amca?
Biri sevsin ama bir başkasini,
Ayrılmasınlar hiç,acı çekmesinler.
Birileri dolaşsın yine sokaklarında şiirin,
Dönsün dolaşsın ama aynı yere varmasın,
Hep başka yerlerde olsun.
Mesela Emirgan’ın meşhur çay bahçelerinde,
Ya da Beykoz’da biryerlerde.
Anlıyacağın yaşat bana amca.
Hani şiirin de ayrı bir dünyası vardır ya,
Başka yerleri başka insanları ve diğerlerini.
Kimse ölmesin,kimse incinmesin şiirinde.
Ondan bu isteğim,ondan hevesim.
Ben bıktım buralardan amca,
Tut ellerimden al götür beni şiirine,
Orada boyayayım ayakkabılarını.
Bayacı çocuk olayım yine şiirinde de,
Sonra bir şiir de orada oku,
Paramı vermeyi unutma sakın,
O parayla bir şiir de ben alırım belki.
Ömrüme ömür katar,ilelebet yaşarım belki.
Büyüyünce bir şiir de ben okurum belki.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:36 AM
Ben bir boyacı çocuğum.
Yaşıtlarım okula gidiyor,
ellerinde çantalarla.
Onların kitapları var çeşit..çeşit,
renk renk kalemleri var.
Defterleri kaplı kaplı.
Kimi kırmızı,kimi mavi.
Ben renk tanımam,
boyaların renginden başka.
Sandığım düşmez elimden.
Hıncım fırçalara yansır.
Boyalarım ayakkabıları parlatır...
Ayakkabıları parlatır.
Oysa ellerim hep karadır.
Ve her akşam eve dönüşümde
Ellerimin karası
yüreğime bulaşır.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:36 AM
Sene 1979
İstanbul caddelerinde bir çocuk
Minicik elleri üşüyor
Yüklenmiş ağırca bir sandık
Kayış omzunu kesiyor
Yüreğinden yaralıyor
İstanbul caddelerinde bir boyacı
Gözler ışıl ışıl
Lakin hayalleri yitik

Ve bir amca başını okşuyor
"Al ufaklık, bu senin
yıllar önce bir amca vermişti
sana ulaştırmam için"
Elinde kocaman kocaman para
"Almam" dese de cebine bırakılıyor zorla

sene 1999
Erzurum caddelerinde bir çocuk
Minicik elleri üşüyor
Yüklenmiş ağırca bir sandık
Kayış omzunu kesiyor
Yüreğinden yaralıyor
Erzurum caddelerinde bir boyacı
Gözler ışıl ışıl
Lakin hayalleri yitik

Ve bir amca başını okşuyor
"Al ufaklık, bu senin
yıllar önce bir amca vermişti
sana ulaştırmam için"
Elinde kocaman kocaman para
"Almam" dese de cebine bırakılıyor zorla

Sene X
X kenti caddelerinde bir çocuk
Minicik elleri üşüyor
Yüklenmiş ağırca bir sandık
Kayış omzunu kesiyor
Yüreğinden yaralıyor
X kenti caddelerinde bir boyacı
Gözler ışıl ışıl
Lakin hayalleri yitik

Ve bir amca başını okşuyor
"Al ufaklık, bu senin
yıllar önce bir amca vermişti
sana ulaştırmam için"
Elinde kocaman kocaman para
"Almam" dese de cebine bırakılıyor zorla

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:36 AM
Hep benim içimde lades gibi aklımdaydın
Dua gibi dilimde serabımda kanımdaydın
Nefestin içimde bunun sende farkındaydın
Sanalda rumuzunu bile unuttum

Sanal sevgilim derdim bölünürken uykularım
Kabardıkça alabora olmuştu girdapta sularım
Tek sanal olmayan adında yaşandı duygularım
Sanalda rumuzunu bile unuttum

Çuvalladın sonunda birine merhaba derken
Duygu himayene girmiştim ******* biterken
Artık buzlar gibi soğudum yeminle senden
Sanalda rumuzunu bile unuttum

Rollünü oskar ödüllü güzel kıvırdın anormal
Uzmanmışsın kutlarım iyi idare ettin normal
Umarım dengini bulursun ki sende ol skandal
Sanalda rumuzunu bile unuttum

Tenis topuna çevirmiştin beni fena aldattın
Vurdukça ağa taktın sanki maymun yaptın
Pinokyo bayan yalnızlığımdan faydalandın
İyi ki boyalı düşler döküldüğünde uyandım
Sanalda rumuzunu bile unuttum, neydi ?

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:36 AM
zamansız dünya
umutsuz hayat
ağaçsız orman
sensiz bir ben...

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:36 AM
Nasıl şiir yazdığımı sorma arkadaş,
Ben şiirimi yarimin ilah gözlerinden alırım.
Deryalara dalarım hemen ardından,
Aklıma gelen her söze şiir yazarım.
Duygularımdır şiir dediğin bu sözler,
Biliyorsunki herkes birşeyler özler,
Ne makam nede para benim hedefim,
Ben şiirimi sevenlerin kalbine bestelerim.
Kimse anlamasada bu yazılan sözleri,
Söz varki ibret dolu söz varki hecedir,
Bilinmez dünyaları anlatır şiirler,
Söz varki sır perdesidir, bilmecedir.
Bilmece olan sözleri şiirimde anlatırım,
Her satırımda sevdiğimi anlatırım,
Sorma artık şiir nasıl yazılr diye,
Ben şiirimi sevenlere yazarım.

1993

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:36 AM
Cahil okumamış bir kadınım ben
İşte bu yüzden yüzümdeki
Vıcık vıcık boyalarla
Başlarım her sabah hayata..

Cahil okumamış bir erkeğim ben
İşte bu yüzden yüzümdeki
Sahte gülücüklerle
Başlarım her sabah hayata

Ben küçücük bir erkek çocuğuyum
İşte bu yüzden
Tehlike boyutlarını bilmeden
Başucumdaki oyuncak silahlarla
Uyanırım her sabah hayata

Ben küçük bir kız çocuğuyum
Annemin bana davrandığı gibi
İtaat tembihleri ile başlarız
Her sabah bebeklerimle hayata

Ben bıyıkları yeni terleyen
Baskı altındaki bir gencim
Bu yüzden kapıdan çıkar çıkmaz
Tüm baskılara yasak koyarım hayatımda

Mutlu olma zorunluluğu olan bir öğretmenim
Umutsuzlar dolu olsa da vatanımda
İşte bu yüzden yeni bir dünya için
Türkülerle başlarım sınıftaki hayatıma
Ben ..
Ben ..
Ben içinizden biriyim ,
Yaptığım işle örtüşür
Gerçek/sahte,her neyse
Öyle başlarım hayata ...

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:37 AM
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
azıcık okşasam sanki çocuktular
bıraksam korkudan gözleri sislenir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir.

Hayır sanmayın ki beni unuttular
hala arasıra mektupları gelir
gerçek değildiler birer umuttular
eski bir şarkğ belki bir şiir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir.

Yalnızlıklarımda elimden tuttular
uzak fısıltıları içimi ürpertir
sanki gökyüzünde bir buluttular
nereye kayboldular şimdi kimbilir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:37 AM
Bu ne hal çöplükmü denizine bak!
Benim İstanbul’um böyle değildi.
Köyü bile aratıyor,şehirden ırak;
benim İstanbul’um böyle değildi.

Dur denmemiş Anadolu göçüne,
yürek dayanmaz, çıplağına açına.
Villa girmiş koruların içine,
benim İstanbul’um böyle değildi.

Gece kondu villa ile iç içe,
bunca tezat,bazen itiyor suça,
çözümü belkide,dur demek göçe;
benim İstanbul’um böyle değildi.

Göz yumanlar şehri uzattı dağa,
her yanı beton,hasret kaldık toprağa,
gönlüm razı olmaz,bu şehirden kopmaya,
benim İstanbul’um böyle değildi.

Kiraları üç,beş maaş tutuyor,
yüzme bilmeyeni,boğaz yutuyor,
garip vatandaşı,tez unutuyor,
benim İstanbul’um böyle değildi.

Küçük büyüğe saygı duyardı,
dert ortağı olan komşular vardı,
şimdi mi; şehri eşkiya sardı,
benim İstanbul’um böyle değildi.

Barajı var asitli su akıyor,
gençleri var; küpe,kolye takıyor,
içi beni,dışı eli yakıyor;
benim İstanbul’um böyle değildi

köylüsü,kentlisi hepsi yabancı,
hem yolcusu pişman hemide hancı,
herkesin karnında değişik sancı,
benim İstanbul’um böyle değildi.

Darlık çekilmezdi, balıktan yana,
musluktan su içerdik hep kana kana,
daha ne söyleyeyim kardeşim sana,
benim istanbul’um böyle değildi.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:37 AM
Düşmesen de gece
Düşle,hayalle
Unuturum seni
Belki zamanla
Bir türkü tutturmuş
Dans ediyorum
Yıldızlarla
Gönlüm deniz
Gönlüm yayla
Sevişirim gece ay’ la
Sabah aynaya
Düşen usla
Dalar giderim
Mavi ufuklara
Ne seni isterim
Ne senden vazgeçerim
Böyle gidişle

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:37 AM
Böyle gitme!
Yeşeren umutlarım solacak
Zehir olacak dünyam
Tüm gemilerim batacak
Viran olacak sevdam…

Sessizce gitme!
Çığlıklar duyacağım aniden
Kırılır dizlerim
Tutan olmaz elimden
Solar, açmaz güllerim.

Böyle gitme!
Öldürürsün bendeki bu sonsuz aşkı
Yüreğimdeki ateş söner.
Susar dilimdeki son şarkı
Gökte ağlar melekler.
Böyle Gitme!

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:37 AM
Lütfedip, arayip, sormayin beni,
Ben böyle mutluyum, böyle huzurlu,
Ne olur bırakın, yormayın beni,
Ben böyle mutluyum, böyle huzurlu.

Yarın seveceksem, yarın olmasın.
Acı çektirecek bir yarim olmasın.
Hasretle anacak, anım olmasın.
Ben böyle mutluyum, böyle huzurlu.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:37 AM
Her sabah uyandığımda
Yanımda sen ol istiyorum,
Çiçekli yorganıma, çalar saatime değsin ellerin
Sinsin odama kokun,
Kahretsin yine yoksun.
Olsun, ben sensizde seni yaşıyorum.
Gözlerini düşünerek saçlarını okşuyorum.
Hani o hiç gidemediğimiz sahil var ya,
İşte, oraya gidiyorum.
Çıplak aykalarımla sahilde dolaşıyor, koşuyorum
Avazım çıktığı kadar,
Seni sevdiğimi haykırıyorum.
Sokakta çokukların gürültüsü,
Satıcının sesi ...
Kendime geliyorum.
Ellerimden ayrılan ellerine bakıyorum,
İşte ben sensiz hergün
Böyle yaşıyorum....

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:37 AM
Sormayın ne olur bana derdimi,
bir sebebi vardır boynu büküksem.
Kimseye açamıyorum bu kalbimi,
Deşmeyin yaramı boynu büküksem.

Bir yara almıştır bir yara kapanırken,
Kimse dertli olmaz durup dururken,
Hele birde delice ağlarken,
Silmeyin gözyaşımı boynu büküksem.

Bir dost, bir sevgili, belki de felek,
Vurmuştur ama size ne gerek,
Ben tilki olayım sizlerse melek,
Almayın günahımı boynu büküksem.

Çilekeş olup her gün inliyorsam,
Gündüzleri sessiz *******i ağlıyorsam,
Size ne kardeşim mutlu olmuyorsam,
Acımayın bana boynu büküksem.

Boyun bükülür dertler bükülmez,
Merak etmeyin RAFET yıkılmaz,
Sizler öğrettiniz düşenler tutulmaz,
Tutmayın beni boynu büküksem.

1995

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:37 AM
içimin kızıllığınca gül ve yangın
dalında unutulmuş bir üzüm tanesiyim belki
belki bir söğüt dalının efil efil titreyen yaprağıyım
uzak bir iklimde esip geçen rüzgarlara ağıt yakan

bir gün çözüp bakışlarımı tel tel kirpiklerimden
elif elif ağlayan gümüş saçlı bir anneye bağışlayacağım
son kez ağlayacağım belki düşerken sevdanın eşiğine
varsın bağışlamasın beni hayat ki,
ay uzak tepelerin ardına çekilsin
yarasına acılar düşsün kırlangıçların
eriyip gitsin hüzünlü bakışlarımda ne varsa
yokluğuma kahırlanmayacaksa bu kent
ah çekmeyecekse eğer ardımda kalan anılar

Ah ey yarasında nehirler fışkıran kalbim
susuyorum işte acılara akan bir sesle
hayati, ateşten bir ip boynumda
koynumda buzdan bir top
biliyorum her susuşun ardında bir yalnızlık var
bir özlem var, kahırlanmak var
düşlerin her uzanışında yıldızlara
hüzünlü yüzüm aykırı sakalımla
dünyanın orta yerinde kederli bir dağ gibi durmuşum
ondandır yaban otları gibi aykırı duruşum
bunca incinmişliğim ondan içimi kemirirken
utangaç Ulalar heyulasında geçmişim

susuyorum ki, acıma kimseler merhamet etmesin
çünkü hep sevgilerden aldım suların derin akışını
ve nakışını yüreği elmas bir kızın dantelinden söktüm
biliyorum yangınlar kentinde kıvılcımlar
bir sevdadır gül yaprağına konmuş
bütün yıldızlar sırtını dönmüş bana, ayda küs
hayat bu işte ey kalbim bir varmış bir yokmuş

varsın kirpiklerimden acı dökülsün
yüreğimde büyüttüğüm kır menekşeleri için
son bir damla su istiyorum senden ey kalbim Allah aşkına
bu çölleri sen yarattın iflah olmaz ömrüme
senden aldım bu kadar sevmeyi, özlemeyi, kahrolmayı
şimdi boynumda kendi ellerim bağışlama beni
tükenmiş ümitlere yeni vahalar gerekmiyor çünkü

her bahar kuşlar kanat çırpınca özgürlüklere
sesler gelince karlı dağların ardından türkü ırmaklarında
ve ben uzanıp durduğumda yatağıma ince bir su gibi ıssız
sorun kalbime özlemek nedir, acı çekmek nedir, hüzün nedir
yasaksa aşk, titreyen yüreklerin deltasında varsın kurusun güller,
sular kararsın, kumlar yansın
bir çöl akşamıyım artık bir bıçak keskinliğinde
yakınmadan esip geçiyor düşlerim

savunmasızım, sus ey kalbim intizarın sende kalsın
gizle, vuslatı arzulayan bir kor ol yan kalbim, kimse bilmesin
bütün çığlıklarını kuşansın gelsin ölüm

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:38 AM
Saman kağıtları, koyup masama
Gece gündüz her an, durmadan sana
Mektuplar yazardım.ben sayfa sayfa
Kalemin kanattan, olduğu zaman

Titrerdi yüreğim, selam verirken
Demezdim zamana, geç yada erken
Tükenmezdi yollar, sana gelirken
Tekerin dort köşe, döndüğü zaman

Aşkın pınarları, dolar taşardı
Bülbüller şakıyıp, güller açardı
Dereler köpürür, sular taşardı
Denizde fenerler, söndüğü zaman

Dermansız kalırdım, candan yanardım
Ömrümü verirdim, nedirki yardım
Seven yüreğimi, durdu sayardım
Gözlerine yaşlar, dolduğu zaman

Nerde olursan ol, yanımda sandım
Seni bir bedende, iki can saydım
Bozulacak sanma, yeminim andım
Damarımda, kanım durduğu zaman

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:38 AM
Bak geldim 45 yaşıma,
Aklar düştü sakalıma saçıma
(Nasıl geçti zamansız o güzelim günlerim)
Evet nasıl geçti zamansız o güzelim günlerim
Bazen göz yaşı oldu, bazen sevinçle doldu
Hayat bir denizse,
Her limanda inen de oldu, binen de,
Kaybettiklerimize hep ağladık,
Hep üzüldük çaresiz,
Kazanınca sevindik, eğlendik bir süre,
Her limanda ne insanlar gördüm,
Hepsi birbirinden farklı
Kimine inandım, güvendim bel bağladım,
Kimilerin haline acıdım, üzüldüm, ağladım..
Öyle sefer ki giden geri gelmiyor.
Ben de bu gemideyim
Eğer ararsanız şimdilik seferdeyim
Elbet birgün bu limanda ineceğim..

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:38 AM
bu akşam farklı sanki
daha karanlık mı bilmem
yıldızlardaki eski heyecan yok
neydi acaba onları böyle üzen
birçok soru vardır aklımızda
cevabını bulamadığımız belki de
bulmak istemediğimiz bunun gibi
bu akşam nerden geldiğini bilmediğim
bir kuş geldi, girdi kafesimden içeri
çıkarmak istedim çıkmak istemedi
belki zamanla çıkar diye açtım kapsını
bekledim bekledim bekledim....
sonunda alıştım onunla yaşamaya
ama içimdeki artık durulmuştu
heyecanla ötmüyordu
neden acaba diye sordum kendime
baktım ki zaman su gibi geçmiş
azrailim karşımda bekliyor beni
son kez kuşun bizim şarkımızı sölemesini istedm
ama o kadar geç kalmışım ki
bi şarkılık zamn kalmamış ömrümde...

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:38 AM
Seni düşündüm bu akşam.
Yine nemlendi gözlerim,
Yüreğim burkuldu…

Seni düşündüm bu akşam.
Bir ateş topu düştü gönlüme,
Yandıkça yandım.
Dayanamadım;
Seni söküp atmak istedim!
Ama,
Sana kıyamadım…

Seni düşündüm bu akşam.
Seni düşünmez olaydım her akşam…!

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:38 AM
Gözlerin değmesin gözlerime bu akşam
Zulamda sevmelerin acısı varken
Değmesin gözlerin gözlerime
İstemem artık
Uzak kentlerin ışıltısında buldum
Gözlerinin parıltısını
Bende bu hasret ben de bu ayrılık acısı varken
Değmesin gözlerin gözlerime bu akşam
İstemem dahası yalan sevdaları
Ne yokluğuna yama olur
Ne de yetim sevmelerime yar
Kimse acıtamaz senin kadar
Hem kimse hayat limiti ölüme giderken
Sen kadar belirsiz kalamaz aşkıma
Tanımsız yaklaşımları da olamaz
Dedim ya istemem artık ne seni
Ne de bir başkasını
Ben aşka aşığım ya da acıya
Varsan acımaz içim
Aşksa ellerinde boğulur
Değmesin gözlerin gözlerime bu akşam
Vuslata erteleyelim kavuşmamızı bu akşam

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:38 AM
Bu ara bana dokunmayın
Ben bende değilim,
Sakın üzerinize alınmayın,
Kavgam kendimle sizle değil.
Suçlu aramayın karanlık *******de,
Benimki sessiz bir çığlık,
Tükenmiş bir haykırış,
Alın götürün beni çok eski senelere.
Ruhumdaki duygular haçlı seferleri gibi,
Kırmak istemiyorum ne seni, nede senin gibileri.
Biliyorum çekmek istiyorsunuz,
Uçurumun kenarından beni.
Ben zaten uçurumun dibindeyim,
Kurtuluş ölümümdür benim,
Tanrım cennette kavuştur, tüm sevenleri.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:38 AM
Bu asık surat yakışmıyor sana
Hele bu buğulu bakışlar
Hiç mi hiç senin değil
Bu sert duruşlar

Hışım gibi gelişlerin
Senin değil bu öfkeli halin
İstesem benim için
Bir kerecik güler misin?

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:39 AM
Sevdim seni bir kere,
Vazgeçmem ölsem bile
Sen ne söylersen söyle,
Bu aşk bitmez bunu belle.

Seni düşündüm yine bu gece,
Anldım geçmiyor sensiz gece,
Yokluğun vuruyor beni derde,
Bu aşk bitmez bunu belle.

Sakın başkasını arama,
Bırakmam seni anlasana,
Yapsanda türlü numara,
Bu aşk bitmez bunu belle.

İstediğini yapmadım mı?
Sana bakanları harcamadım mı?
Senin için ölümü göze almadım mı?
Bu aşk bitmez bunu belle.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:39 AM
Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderem bir nehir akıp gider

Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir
Solarken albümlerde çocuklar ve askerler
Yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner
Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir

Yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler
Ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı!
Bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı
Geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler

Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim
Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver
Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim
Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:39 AM
aşkım
yağmur yağıyor bu aşk son damlasına kadar sürecek
aşkım
ağlıyorum bu aşk son damlasına kadar sürecek
özür dilerim
bunu engelliyemem bu aşk son damlasına kadar sürecek
özür dilerim
buna karşı koyamam bu aşk son damlasına kadar sürecek
çünkü
bu aşk son damlasına kadar sürecek

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:39 AM
İhanetin gölgesini gördüm gözlerinde,
Yalnızlığın korkusunu yaşadım ilk kez.
yalanları tanıdım gülüşünde,sustum.
ben seni ne çok sevdim bir tanem,
içindeki aşksa eğer,
gerçekse duyguların varolduğun gibi,
gitme kal.
özlemin varsa geçmiş yıllara,
özlemin varsa bir başkasına,
dön arkanı git düşünme.
benim sığınacak bir limanım yok hoyrat dalgalarda.
senin kokunu da duyamam başka kollarda,
bir başka sen de yok inan yaşadığım dünyada
ben sensiz olamam bir tanem.
sen kaderimsin yaşadıkça.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:39 AM
Bakarsan anlarsın gözlerime sen,
Eğer ağlıyorsam seviyorum seni, ben
Tutarsan anlarsın ellerimi sen,
Bu benim kaderim
En acı dertlerim
Dertlerle inleyen ruhum
Hayatı anlatan gözyaşım
Sevseydin beni, ben ne hayatı anlatırdım
Nede zalimin birini.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:39 AM
Ankara’dan bir ses geldi
Dediler hükümet oldu
Kurtulduk artık diye
Sokaklar sevinç doldu
Sen söyle ey esnaf kardeş
Benim ülkeme ne oldu
Başbakanım kara oğlan
Bahçeli, Yılmaz, Özkan
Kabinede otuz bakan
Devletin başında sultan
Sen söyle ey köylü kardeş
Güzel ülkeme ne oldu
Kasımda oldu ilk kriz
Şubatta ikinci kriz
Çifte kuleler son kriz
Vatandaş oldu tam keriz
Sen söyle ey memur kardeş
Benim ülkeme ne oldu
İşsiz kaldık bu ülkede
Aşsız kaldık bu ülkede
Refahta yaşarız derken
Ümitlerimiz soldu erken
Sen söyle ey işçi kardeş
Güzel ülkeme ne oldu
Akşamları yatamadık
Sabahları kalkamadık
Alıp bir topan ekmek
Yavrumuza bakamadık
Sen söyle ey işsiz kardeş
Benim ülkeme ne oldu
Sokaklarda yatar olduk
Gelecekten korkar olduk
Yavrumuza bakmak için
Çöplüklere batar olduk
Sen söyle ey köylü kardeş
Güzel ülkeme ne oldu
Benim ülkeme ne oldu...?

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:40 AM
Otobüsüm birazdan kalkacak
buralardan alıp götürecek beni
bu bir kaçış değil biliyorum
belki bir soluk alış olacak
mutlu olmalıyım ama
içimde kocaman bir boşluk
yollar beni sana getirirken
her kilometrede anlamsız bir hüzün
gel gitler arasında bocalarken
yolumu bekleyenim varken
içimde kocaman bir boşluk
düşündüm hata nerde diye
aklımı kalbimle buluşturdum
içimdeki boşluğu yok ettim
bu bir kaçış değildi elbet
belki bir soluk alıştı
hayat penceresinden
kısa bir bakıştı

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:40 AM
Yine geldim uç noktaya.
Ve ne yazık ki yine sayende bu çöküş
zaten gidişinle ters-düz olmuştu dünyam
şimdi tekrar gelip gidiyorsun
ne istiyorsun? Derdin ne?
Her ne ise derdin bilmiyorum ama...
bu bir veda dizesi devamı olmayan
gidiyorum, artık olmayacağım aranızda, olamayacağım
belki aklınıza düşeceğim bir zaman
sonrada unutacağım acımasızca
evet! Zamanı geldi, gidiyorum
vasiyetim hepinize;
kırgınlıklarım ve kızgınlıklarım sana sevgili
umutlarım ve sevinçlerim size emanet
yaptıklarım ve yaşadıklarım onlarda bana
soğuk mezarımda yalnız kalmamam için
bu bir veda dizesi devamı olmayan
gidiyorum! Aranızda olamayacağım için
bir daha sevemeyeceğim için
bağışlayın beni gidiyorum zaman geldi
bekler Azraillim ayıp olmasın
kalın sağlıcakla kendinize iyi bakın!

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:40 AM
Fotoğrafın eskidi bakışlarımdan
Her sabah yollarını gözlemekteyim
Kaderim ağlamak mı sana bakarken
Ölmek mi gün be gün sensizlikten
Bu böyle sürüp gitmemeli

Bir gün atıp kalbimi yakacağım ateşte
Ya da bırakacağım bir dilenciye
Artık sabrım kalmadı hergün senle
Ama sensiz yaşamaya,
Ağlamaksa gözlerimin kaderi
Bu böyle sürüp gitmemeli

Seni sensiz yaşamaktansa ölmeyi istiyorum
Bırakmak istiyorum kendimi uçurumdan aşağı
Ama olmuyor işte
Bir düşünce engeller beni her zaman
Ya sana birşey olursa düştüğümde
Seni sensiz mi yaşamalıyım, bilmiyorum ama
Bilmeni istiyorum sevildiğini
Bu böyle sürüp gitmemeli

Döktüğüm yaşları göremezsin ki
Her gün sensizlikten bitiyorum
İsyanım var sensizliğime
Hiç bir aşkın nedeni yok biliyorum
Ağlamam, isyanım sensizliğime sensiz olunca
Aşk bu diyorum
Bu böyle sürüp gitmeli

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:40 AM
Seni düşündükçe ağlar gözlerim,
Titrer, hiç birşey tutamaz ellerim,
Seninle olmak bir tek hayalim,
Ben yalnız seni, seni isterim.

Hasretim sana, güzel yüzüne,
Bakmaya doyum olmaz inci gözüne,
Sen süslersin, hep sen girersin düşüme,
Senden başkası zaten yok ki gönlümde.

Hadi gel aydınlat karanlık dünyamı,
Hadi gel gönlüme kur sarayını,
Seni istiyorum ben, yalnız seni,
Gelde sar, seni seven kalbimin yarasını.

Gönlümde sen, düşümde sen, her yerde sen varsın,
Şu garibin derdini ne zaman anlarsın,
Hayatım zehir oldu panzehiri sensin,
Yaralı yüreğimi ne zaman sararsın.

Bu yürek öldü seninle can bulacak,
Kalbimin yarası sürekli kanayacak,
Gönlümde açan gül bir anda kuruyacak,
Sen yoksan eğer, bu canda yok olacak.

Sen;
Bedenimin ruhu, gözlerimin güneşisin.
Sen;
Gecemin yıldızı, gündüzümün ışığısın.
Sen;
Gönlümün sultanı, kalbimin sahibisin.
Söylesene bana; bu can sensiz neylesin?

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:40 AM
Doruktan senin için kopardım bu çiçeği
O sarp bayırdan hani, suya iner eteği
Kartalın bildiği yalnız ve yaklaşabildiği
Sessizce seprilmişti kayanın çatlağında.
Gölgeler yıkıyordu burnun sağrılarını
Açıkça görüyordum: bir yengi alanında
Nasıl kızıl ve parlak bir utku anıtı
Olanca görkemiyle bir anda kurulursa
İşte tıpkı öylece
Güneşin gömülüp gittiği yerde gece
Bulutlardan bir tak yapıyordu kendine.
Yelkenliler bir bir erirken uzakta
Birkaç çatı eğimli bir vadinin dibinde
Parlayıp görünmekten ürker gibiydi sanki.
Sevdiğim, senin için kopardım bu çiçeği!
Evet, rengi uçuk ve koku yok tacında
Çünkü kökü dağların bu çetin yamacında
Yalnız su yosununun acı tuzunu içmiş.
Dedim ki: garip çiçek, şu tepenin üstünden
Bulutların, yosunun ve teknenin gittiği
Uçsuz bucaksızlığa yolcu olmalıydın sen.
Git öyleyse bir kalbin
Herşyeden daha derin uçurumunda dağıl
Başka bir acun olan o göğüste sol artık
Göğün seni sular için yarttığı besbelli
Ben'se Sevda'ya adadım işte seni!
Rüzgar birbirine katıyordu suları;
Yavaş yavaş silinen
Belirsiz bir ışık kalmıştı yalnız günden
Ah! nasıl acılıydım ve nasıl da derinden! ..
Düşler içindeydim ve kapkaranlık Gece
Sonsuz titreyişlerle doluyordu içime.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:40 AM
Annen,
Binlerce yılın yorgunluğunu taşıyordu.
Gittikçe büyüyordu yüreği
Sevgisiyle örtüyordu
Üstünü açan uykuları…
Baban,
Toprağı yoğuruyordu
Tırnağıyla, dişiyle…
Ve cesaretle örüyordu,
Gittikçe büyüyen evinizi…

Emeğin ve umudun dirilişiydin,
Mutlu bir çocuktun…
Güzel bir çocuktun…
Altında kayan yeryüzü
İçini alıyordu
Hayallerini ve seni…
Gözlerin ayrılık şiirleri kadar
Hüzünlüydü…

Ansızın bulandı çamura
Ayak bileklerin
Suyu ürküten bir telaşla çekti,
Baban seni
Alıp göğsüne bastırdı.
Zamanı değildi ayrılığın…
Sabun kokan elleriyle
Sildi yüzünü annen…

Rüzgara çarpıp kanatlarını
Soluksuz geldi güvercinler,
Barış ve cesaret serptiler
Gittikçe büyüyen göğsüne…

Ve dokundun toprağa
Toprak…
Temiz ve cömert…
Sevdalı suya…

Ateşe değdi ellerin,
Kavruldun güneşle…
Uçsuz bucaksız tarlalara
Vurdun hasretini…
Yüzyılların birikmiş sevdası
Dağladı yüreğini…

Birdenbire karardı gök,
Yağmurlar yağdı sonra
Çok yağmurlar yağdı…
Baban dedi :
'Gitmek gerek.'
Oysa harmanlanmıştı kaderin
Bu toprakla…
Dayandı annen,
Rüzgara boyun eğmeyen başak gibi
Durdu başı dik…
Dayandınız…

Kanayan geceye karşı
Bekleyen sabaha karşı
Sımsıkı sarıldınız birbirinize
Buraların türküsüydünüz siz
Bu yanık sesti,
Toprağa can veren
Suyu gürleten…

Baban, annen ve sen
Bu coğrafyaya kazınmış sevdaydınız…

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:40 AM
Neden aradın ki sanki beni
Daha söyleyecek neyin kaldı ki…
Ne söyleyeceksen çabuk söyle
Bağırmak mı istiyorsun
Bağır…

Oysa ben her şeyi unuttum
Gülen yüzünü bile(!)
İnan bana ellerine dokunamasam da
Yüreğim seninleydi
Şimdi beni acılarımla bırak
Senle olmak daha beter
Hep sen söylüyordun bana
Şimdi ben
Bu da geçer…

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:41 AM
Bu dağlar muzafferdir,
Ne savaşlar gördü,
Yunus emre gezdi,
Eteklerinde,
Ondandır bu sessizliği,
Ne bebek katillerini bastı
Bağrına
İnsandır diye.
Ama heybetlidir yine de

Bu toprak kutsaldır,
Ne putları yıktı,
Ne ateşler söndü bu toprakta,
Bu toprak hiç unutmadı,
Tek hâkim Allah,
Tek hâkim,
Tek.

Bu sevda Anadolu’dur.
Ne bozguncular gördü.
Ama yılmadı.
Sağını soluna düşürdüler de,
Kardeşi kardeşe yıldırdılar da,
Yine bölünmedi.
Aslında biliyor herkes.
Anadolu,
Ana dolu.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:41 AM
Bu dağlarda bir Aslan gezer;
Ezer,kara toprağın kara bağrını ezer
Koyunlara,kurtlara,çakallara;
O dağları hep etti mezar.

Kükredi,kükredi de geçit vermedi.
Öyle bir Aslan ,öyle bir kahraman ki,
Dünyanın hiçbir yerinde görülmedi.
Ezer, kara toprağın kara bahtını ezer;
Ezerde,taşına toprağına zarar getirmedi.

Hey oğul,sen gördün mü o Aslan’ı
Sakarya’da,Dumlupınar’da ?
O, atalarının sancağını taşıyordu
Bir öldü, bin dirildi;
Yine şehit düştü bu yerde.

Bak, şurada bir anıt mezar;
Dalgalanan bu bayrakta,onun hatırası var.
Sen,şehit oğlu, şehit torunusun;
Bastığın bu topraklarda kefensiz yatan var.

Nice Alayları,bin defa;
Biz gömmedik mi bu yerlere ?
Düşen hain toplar,onları;
Çıkarmadı mı göklere !?
Hey oğul ,
Hiçbir kuvvet;
Türk’ün bileğini bükemez
Tarihler yazmadı mı ;
Çanakkale geçilemez ?
Ancak;
“En büyük düşman içimizde”
Asırlardır, o hain ölmedi
Viyana kapılarına dayandık amma
Yalnız, ona gücümüz yetmedi.

Hey oğul, dinle beni
Kuran-ı Kerim de gördün mü yerini ?
Sen, doğduğunda asker,öldüğünde şehitsin
Sakın ihanet etme, ne Ata’na ne Vatana
Sen, Hızır’dan da üstünsün
Çünkü; sen,doğudan doğdurulup Allah emri ile giden
Türk oğlu Türksün

Bu dağlarda bir Aslan gezer;
Gezer,kara toprağın kara bağrında gezer
Koyunlara,kurtlara,çakallara,
Bu dağları hep etti mezar.
....
13, 06,1993

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:41 AM
Düşündüm
Düşündüm de sana bir dörtlük yazmaya karar verdim
Bu dörtlük diğerlerinden farklı olacak dedim
Kendi kendime

Çünkü bu dörtlükleri okurken
Sevdayı,sevgiyi,tükenmeyen sevgiyi
Haykırışı,hüznü,sevinci,kendini
Ve en önemlisi beni bulacaksın

Sevgi uğruna yıkılan bir hayatı
Acı çekmeyi
Karşılıksız aşkın
Acı anlamını okuyacaksın

Öyle bir dörtlük olsun istiyorum ki
Sadece duyguların kağıda döküldüğü
Bir dörtlük değil,
İçerisinde umutsuz aşkın damlaları,
Boşa çıkan bir haykırışın sesi olsun

Bu şiir, bu dörtlükler bizim olsun
Ve beni anlatsın sana
Öyle bir dörtlük olsun ki
Başkası okuyunca
Şiirde, dörtlüklerde imkansız aşkı,
Boşa dökülen göz yaşlarını, ölümüne sevgiyi anlasın

Öyle bir dörtlük olsun i
Sevgi uğruna bu dünyadan göçmek üzere olan
Bir insanı anlatsın
Yani beni anlatsın

Her cümlede sen ol
Sen kok her satırda
Ve ben bir daha öleyim
O satırları okurken

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:41 AM
Bu dünya bir tamam'dan eksiklikler âlemi;
Kopuşlar, ayrılıklar, kesiklikler âlemi...

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:41 AM
Bu dünya hepimizin,çocuklarımızın,gelecek kuşakların
Kirletmeyelim tabiatı,yakmayalım ormanları,
Öksüz bırakmayalım hayvanları
Koruyalım çevremizi,sanayi atıklarından,
Zehirli varillerden,önce kendimizden
Emanet aldık biz bu dünyayı,
Çocuklarımızdan,gelecek nesillerden
Hıyanet etmeyelim emanete,
Tahrip etmeyelim doğayı,katletmeyelim ağaçları
Sahip çıkalım evrendeki tek evimize,
Dünya barınaktır,gönüllerimize,
Sevgilerimize,sevdiklerimize
Süs olur bu dağlar,ovalar,
Akarsular,ormanlar gözlerimize
Eşya olur ağaçlar,masa olur,dolap olur,
Kapı olur evlerimize
Çöp atmayalım denize
Bırakmayalım sintine atıklarını böylesine
Boşaltmayalım fabrika atıklarını
Derelere,göllere,denizlere
Sahip çıkalım dünyamıza,geleceğimize
Gidecek,kalacak,yaşayacak
Başka yerimiz var mı söylesenize.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:41 AM
Yol üstünde biten çalı,
Bu dünya kimin dünyası?
Ak çiçekli ayva dalı
Bu dünya kimin dünyası?

Gediklerde esen poyraz,
Yaprakları dalda koymaz
Gözler doysa gönül doymaz
Bu dünya kimin dünyası?

Her gün eski her gün yeni
Tükenmez gidip geleni
Canevimden vurdu beni
Bu dünya kimin dünyası?

Kar yağar kaybolur izler
Her nakış binbir sır gizler
Ufuklara dalan gözler
Bu dünya kimin dünyası?

Toprak basar kucağına
Güneş çeker sıcağına
Atar derdin ocağına...
Bu dünya kimin dünyası?

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:41 AM
Yalnızlıklar içinde boğuluyorum
Sevdalar içinde bunalıyorum
Saatleri bir türlü geçiremiyorum
Bu dünya da barınamıyorum! ...

Gözlerimi kapatıyorum
Beni vuranı bulamıyorum
Öleyim diyorum ölemiyorum
Bu dünya da barınamıyorum! ...

Sonsuz denizlere dalayım diyorum
Bir daha asla çıkmayayım
En azınadan insanlarla karşılaşmayayım
Bu dünya da barınamıyorum! ...

Kendimi ağaca benzetiyorum
Sonbahar da olduğumu farz ediyorum
Yapraklarımın döküldüğünü hissediyorum
Bu dünya da barınamıyorum! ...

Bir gül oluyorum bazende
Muazzam bir güzelliğe bürünüyorum
Kısa bir süre sonra soluyorum
Bu dünya da barınamıyorum! ...

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:42 AM
Bu eller miydi masallar arasından
Rüyalara uzattığım bu eller miydi.
Arzu dolu, yaşamak dolu,
Bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan.

Bilyaların aydınlık dünyacıkları
Bu eller miydi hayatı o dünyaların.
Altın bir oyun gibi eserdi
Altın tüylerinden mevsimin rüzgarı.

Topraktan evler yapan bu eller miydi
Ki şimdi değmekte toprak olan evlere.
El işi vazifelerin önünde
Tırnaklarını yiyerek düşünmek ne iyiydi.

Kaybolmuş o çizgilerden
Falcının saadet dedikleri.
O köylü çakısının kestiği yer
Söğüt dallarından düdük yaparken...

Bu eller miydi kesen mavi serçeyi
Birkaç damla kan ki zafer ve kahramanlık.
Yorganın altına saklanarak
Bu eller miydi sevmeyen geceyi.

Ayrılmış sevgili oyuncaklardan
Kırmış küçücük şişelerini.
Ve her şeyden ve her şeyden sonra
Bu eller miydi Allaha açılan !;

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:42 AM
Kaybetme korkusuyla
sımsıkı tuttuğum
bu eller miydi?
İçimde her zaman
sıcaklığını duyduğum
dokunduğu ân,
her şeyi unuttuğum,
bu eller miydi?

Hatıralar hâlâ tâze,
ayrılık ilk ânki gibi acı.
Anlatamam ne kadar mutsuzum,
ve ne kadar huzursuzum anlatamam!
Saçlarıma tarak;
yüzüme yelpâze
bu eller miydi,
Tutunarak yolumu bulduğum?

Ümitsizken ümit veren bana;
ağladığımda kurulayan,
bulandığında durulayan gözyaşımı;
alev alev yanarken içim,
sâkinleştirmek için
okşayan başımı,
bu eller miydi?

Âniden dinen fırtına
nasıl sessizliğe gömerse her yanı
işte öyle olurdum dokunduğu ân.
En ümitsiz ânımda getirirdi ümidi,
yırtarak, karanlıklardan.
Bu eller miydi,
gözlerime fer
dizlerime derman?

Bilmiyorum şimdi nerede,
karanlık *******imi aydınlık yapan?
Gönlüm çâresiz,
ellerim bomboş,
duygularımda eriyor zaman.
içimde zamana hükümlü bir liman;
kurtarıcı gemisini,
ve kaptanını bekliyor bıkmadan;
beklemekten yorulmuş,
özlemlerle yoğrulmuş,
katığı topraktan,
bu eller miydi,
bana her şeyi
kendimi unutturan?

07/12/73

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:42 AM
Bir bende sorun yok,
Biliyorum
Herkes dertli,
Biliyorum
Her hikaye hem üzgün,
Hem sevinçli..
Ama her insan özel olduğunu düşünür,
Yaşanmamışlıkları yaşadığını düşünür..
Halbu ki,
Yaşanmamışlık yoktur,
Herşey,
Az da olsa yaşanmıştır bu evrende..
Herşey bilinmiyor demeyin bana,
Hayat benim bildiklerim kadardır..
Bir ben böyle düşünmüyorum,
Biliyorum,
Çok insan var..
Her hikayede bir farklılık,
Bir gizem var..
Gizem bilinmeyendir,
Gizlidir..
Onun bile tanımı yapılabiliyor insanoğlu,
Onu bile buluyor, Gizlendiği yerde..

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:42 AM
Mumyaladığım düşlerimin sargıları parçalandı bu gece
yarım kalmış aşkım tamamlanmamış şarkılarım kanadı bu gece
örselenmiş yüreğim kabuk bağlamış miladım kanadı bu gece
bir kez daha ölüp bir kez daha dirildim bu gece
kanım pıhtılaştı damarlarımda donup kaldım bu gece
bir çığlık düştü bu gece yıldızlar düştü anılarım düştü bu gece
bir düştü bu gece bir düştü bu gece bir düştü bu gece
sıcacık dostça ve buruk bir gülüştü bu gece
boğazımdaki hıçkırıkları boğarak barikatlar kurdum aşkımıza bu gece
yine yeni bir yalnızlık keşfettik bu gece
çılgınca bir aşkı yalanladık ve ağladık bu gece
yine zehir zemberek bir keder düştü yüreğime
o ağladı ben ağladım ona uydum ağladım bu gece
aşkın tarihine yasak sevdalara hüzün bulaştı bu gece
sözler sustu gözler ve dokunuşlar konuştu bu gece
söz yalandı yanıtı olmayan sorular sustu kanayan yürekler konuştu bu gece
çılgınca bir aşkı yalanladık ve ağladık bu gece
bir çığlık düştü bu gece yıldızlar düştü miladım düştü bu gece
bir düştü bu gece bir düştü bu gece bir düştü bu gece.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:42 AM
Yağmur olup yağacağım düşlerine bu gece
Bir gelincik çiçeğiyle geleceğim
Ve gelincik kadar narin bir kelebeğin kanadında
Kopar beni diyeceğim, kıy bana
Kırmızı gözyaşlarıyla ağlayacağım önünde
Sis olup çökeceğim düşlerine bu gece
Hayal meyal göreceksin beni
Ya da göremeyeceksin sana uzanan ellerimi
Tik tak, tik tak... gecenin onikisi değil duyduğun
Kalbim... senin tam onikiden vurduğun
Vicdan olup sızacağım düşlerine bu gece
Acı bana diyeceğim en son dileğimi en başa alıp
Ve belki duyarsızlığına bir sitem yayılacak dudaklarımdan
Bekleyeceğim son sözünü ,sonsuza dalıp
Ümit olup gireceğim düşlerine bu gece
Belki kabus diye uyanacak, belki biraz kapılacaksın
Al diyeceğim,hala atmakta olan kalbi avuçlarına bırakıp
Gideceğim geldiğim gibi
Kalbimin son çırpınışlarıyla akıttığı gözyaşlarını
Onları da sana miras bırakacağım
Ve son olup,çıkacağım düşlerinden bu gece

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:42 AM
Bir yanda ayrılık, bir yanda gurbet,
Maziye dalıp da, yandım bu gece.
Aşkın hüzün kokan, o şerbetinden
Bir kadeh içip de, kandım bu gece

Hayalin canlandı, bunca öteden
Yırttım karanlığı, deldim bu gece.
Görünüp kayboldu, o nur yüz birden,
Ağlayıp, secdeye geldim bu gece.

Oturup düşündüm, loş bir köşeye,
Hayallere daldım, kendim bu gece.
Aynada kendimi tanıyamadım
Oysa her zamanki, bendim bu gece

İrem bağı derler, aşkın bağından,
Güller değil, diken derdim bu gece
Halim anlatavak, dost bulamadım,
Derdimi kağıda, serdim bu gece

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:43 AM
adanı yazdım bu gece,
kaldırım taşlarının çamurlu suratına
her harfinde bir çığlık yükseldi göğe doğru
her harfinde bir yıldırım düştü yüreğime
her harfinde bir damla gözyaşı bıraktı gözlerim
kaldırımların çamuruna inat

adını yazdım bu gece
gökteki yıldızları toplayıp bir araya
umarsız karanlığa inat gündüz ettim geceyi
kaç milyon yıldızdan yazdım bilmiyorum
adındaki bir heceyi

adını yazdım bu gece
ufuksuz okyanusların en derinlerine
bütün kuşlar kanatlarını bana verdi
en bilinmedik denizlere
senin adını yazayım diye

adını yazdım bu gece
yüreğimin en özel yerine
en diyarsız memleketlerde açan en nadide çiçekler gibi
yüreğimin en derinin de besleyecek
en güzel yerinde büyüteceğim seni

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:43 AM
Ağlamak kifayet etmez acıma
Şen kahkahalarda hüzün bu gece
teselli sözleri gider gücüme
Şarkılar bir başka hazin bu gece

Yüreğim fırtına gözlerim durgun
Varlığın ilacım yokluğun vurgun
Hayattan kovuldum kaderim sürgün
Ölüm fermanımı yazın bu gece

Herkese kalbimi vermezken öyle
Yaşatmak için sen ne yaptın söyle
Ne kadar şen şakrak olmuşsun böyle
Halime gülüyor yüzün bu gece

Talebim çok değil yalnız beni sev
Umut sefil cüce,acı koca dev
Üstadım geçiver bir hicaz peşrev
Sevdadan dert yansın sazın bu gece

Neşenin kapısı yüzüme örtük
Bir resmin yok bende olsa da yırtık
arkana bakmadan sende git artık
hadi benden sana izin bu gece

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:43 AM
Bu gece yıldızlar altında yanlızca seni düşünüyorum
Bu akşam yıldızlar altında yine seni bekliyorum
Nerdesin?nerelerdesin?yine neden gelmedin yanıma
Nerdesin?nerelerdesin?yine yıldızlarla seni bekliyorum
Gelmesen bile yıldızlara bak sana benden birşeyler söyleyecekler
Dinle ve bana yıldızlarla cevap ver
Tam gece saat 12:00 olduğunda
Gökyüzüne bak bir yıldız seç ve anlat
Sonra yıldızı bırak ki dileğinin gerçekleşmesi için çalışsın.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:43 AM
Bu gece yazmak istiyorum;
Üzüntülerimi, kederlerimi.
Bu gece saymak istiyorum;
Sensiz geçen günlerimi.

Bu gece ağlamak istiyorum,
Çocuklar gibi ağlamak.
Bu gece söylemek istiyorum;
Seni sevdiğimi haykırarak.

Bu gece unutmak istiyorum;
Seni ve hatıralarını.
Bu gece başarmak istiyorum;
Seni unutup yaşamayı.

Bu gece zor olan şeyleri istiyorum;
Seni unutmak kolay değil ki.
Unutacağımı mı sanıyorsun?
Unutmam mümkün olmayan seni.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:43 AM
Sükut'u hayale uğradım be güzelim
Gökyüzünün maviliğini tutamadım BU GECE
Karabulutlar girdi ansızın aramıza
sağnakta ıslandım iliklerimece BU GECE

BU GECE BU GECE güzelim öldün BU GECE

Anılar ağladı yağmurla döktü yaşını
Kahretsin Nasılda sevmiştim kirpiğini kaşını
Bir gece de sevdamıza mezar taşını
Diktin be güzelim diktin BU GECE

BU GECE BU GECE güzelim öldün BU GECE

Melheme gerek yok benim deli tayım
Ne güzeldi seninle geçirdiğim o beş ayım
Sende mutlu olmuşsan şayet varsa bunda benim payım
Helal ettim mutlu ol. Geçmişimi sildim BU GECE
BU GECE BU GECE güzelim öldün BU GECE

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:43 AM
Yokluğun
İdamlık mahkumun saati gibi suskun
Varlığın
Müebbedin firarı , anne bedduası

Sen şehrin suskun çiçeği
Denizin dalgalı nefesi
Ne gelişin belli ne gidişin
Bu gece seni terk etmeli

Sen beni yakıp gittiğinden beri
Sokaklar yağmur kokar
Ben geceye sakladım seni
Uzatıp gibi yapıp çektiğin ellerini
Seni bu gece terk etmeli

Yalancı gözlerin çalar hecelerimi
Dokunuşlarının ihaneti dile gelir
Ateşle yoğururken yüreğimi
Bu gece seni terk etmeli

Sandım ki
bir gülüş getirmiştin dudaklarıma
yalnız ellerimi ısıtacaktın
ben her sabah gözlerimi sana açacaktım
saçlarımı senin için tarayıp
umuda koşacaktım

Sen sevilmek istiyordun ya hani
İşte ben öyle çok sevdim seni
Gözlerin itiraf edince sevmediğini
Anladım
Bu gece seni terk etmeli.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:43 AM
Bu gece en hüzünlü dizeleri yazabilirim.
Şöyle yazabilirim: 'Yıldızla yüklü gece,
Mavmavi yıldızlar titreşir uzaklarda.'
Döner gökte, şarkı söyler gece rüzgarı.
Bu gece en hüzünlü dizeleri yazabilirim.
Sevdim onu, o da sevdi beni bazen.
Böyle *******de duyumsadım onu kollarımda.
Öptüm, öptüm uçsuz bucaksız göğün altında.
Sevdi beni, ben de sevdim onu bazen.
Nasıl sevilmez o kocaman duru gözler.
Bu gece en hüzünlü dizeleri yazabilirim.
Benim olmadığını düşündükçe, duyumsadıkça onu yitirdiğimi
Duymak uçsuz bucaksız, onsuz daha da sınırsız geceyi.
Gönüle düşer dizeler, çiy çimene düşercesine.
Ne çıkar sevgim onu tutamadıysa
Gece yıldızla yüklü ve yanımda değil o
Hepsi bu.
Uzakta şarkı söylüyor biri.
Uzakta.
Gönlüm razı değil onu yitirmeye.
Gözlerim bulmak istiyor onu, alıp getirmek için
Yüreğim ağrıyor ama o yanımda değil.
Aynı gece beyazlatıyor aynı ağaçları
Ama biz aynı biz değiliz artık.
Sevmiyorum onu artık, bu kesin ama nasıl sevmiştim eskiden
Sesim rüzgarı aradı sesine dokunmak için
Başkasının, kimbilir kimin olacak, öpüşlerimden önceki gibi.
Sesi, pırıltılı bedeni, sonsuz gözleriyle.
Sevmiyorum bu kesin, ama belki de seviyorum
Unutmak uzun sürer çabucak geçse de sevgi.
Böyle *******de aldım onu kollarıma
Ama gönlüm yitirmeye razı değil.
En son acı bana çektirdiği
Ve bunlar son dizeler onun için yazdığım.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:44 AM
Hayretler içinde bir bakışım var sana,
Beni bırakıp giderken,
Bu gözler nasıl ağladı bir bilsen,
Anlayamadın bu bakışın gerçeklerini,
Yalnız seni sevdim sana aşığım dedim,
Anlatamadı bu gözler sana gerçekleri,
Tanımadın beni,
Tanıyamadın gerçek seveni,
Bu gözler anlatamadı sana, seni sevdiğimi,

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:44 AM
Arif sandım musalliydi,abiddi
Gördüm ki,dinden geçmiş,papaz bu gün...
Dün,kimseyle konuşmak istemezdi,
Kravat eşiğinde paspas bu gün...

Gönlümden vefasız kervanı geçti
Göçtü de,asuman üstüme göçtü
Bir adım yanaştığım dönüp kaçtı
Geriye kalan,gam ile yas bu gün...

Ahir zaman üstünde sırat gördüm
Sararmış-solmuş nice surat gördüm
Kaldım da şehirlerde serap gördüm
İnsana insanlık bile küs bu gün...

Hüsam gidenin ardından gamlanma!
Mahzuni gibi dillerde kemlenme!
Kır evine kanıp,çokça dinlenme!
Fani dünyadan ümidi kes bu gün...

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:44 AM
bu gün de fal tuttum şarkılardan

bu gün de ikimize yazdım...

vazgeçmedim beklemekten bu gün de...

uzaklardan gelen her gölge sendin yine

düşümde...

ben seni bu gün de bekledim...

ve sen bu gün de gelmedin....

inan bana bu günde dün gibiydin sen

bende....

yarında da bu gün gibi olacaksın

biliyorum...

bu günde ... yarında ...ötelerdeki nice

günlerde de ...

sen hep sensizliğim olacaksın....

biliyorum...

hiç ulşamadığım... hep özlediğim..hiç

olmayanım...

bu günde dünden kalma sensizliğim ..

bu günde dünden kalma yalnızlığım...

bu günde yasaklımsın....

bu günde ulaşılmazım......

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:44 AM
Bu Hep Böyle Olmalı



Alıştır kendini biraz yalnızlığa...
Şöyle bir sağdan
Bir de soldan bak ara sıra
Yatağın senden uzun olsun
Düşlerin senden uzak
Ve
Her bir kelime
Dilinde bir tuzak
Bak
Yer gök yapayalnız
Lodos kendisinde
Poyraz yağmura gebe değil
Bu hep böyle...
Ne sudan nefes aldın
Ne havayı içebildin
Sevdin, sevdin
Belki sevdin ama
Alıştır kendini biraz
Yalnızlığa


Fikret Kızılok

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:44 AM
bu ilk ayrılık değil yaşadığım.
esaretin en kuytu yerinde kaldığım,
bu ilk değil çaresiz kalışım,
yağmurlara göz yaşımı karıştırdığım.

bu ilk değil acılara kafa tuttuğum,
vefasızları bir gece de unuttuğum.
bu ilk değil en zayıf anımda vurulduğum;
vurulduğum gibi avutulduğum.

bu ilk değil zor olanı başardığım
yalan aşkların maskesini düşürdüğüm,
bu ilk değil ve sonda olmayacak.
bu yürek her şeye inat zor aşkı bulacak...

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:44 AM
Bu ilk gidişin işte gidiyorsun
Alıp götürdüklerin ve kalanlarla ben
Yüreğindekileri kazıyabilirmisin ki
Gözlerinden gözlerimi silebilirmisin ?

Bu ilk gidişin işte gidiyorsun
Bu şehirde dolaşabilirmisin
Yüreğinin sızlamayacagı
Gözlerini kapatmayacagın
Bir yere bakabilirmisin ?

Bu ilk gidişin işte gidiyorsun
Yüreğini al eline
Yaşananları yükle gözyaşlarına
Ve beni dinle yağmurda...

Bu ilk gidişin işte gidiyorsun
Yalnızlığınla başbaşasın artık
Kimsesizliğin sancısını hisset
Arkanda bıraktıklarına ağla
Pişmalıgının farkına var
Ama asla geç kalma...

Bu ilk gidişin işte gidiyorsun
Bu ilkin son olsun...

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:45 AM
Vatan, millet deme sakın!
Horlar seni bu insanlar.
Orta yerde tek başına,
Korlar seni bu insanlar.

Dürüstlüğün yok değeri
Yurt olmuştur talan yeri
Temizleyim derken kiri,
Kirler seni bu insanlar.

Yalan meşru, hileyse hak
Gel düzene uydur ayak
Sür sefanı, keyfine bak,
Körler seni bu insanlar.

Sakın hak’tan yana bakma
Kursağına helâl sokma
Tike tike, lokma lokam,
Yerler seni bu insanlar.

Salih âmel, yön Allah’a
Senden başka yoktur daha
Her gün yeni bir günaha,
Zorlar seni bu insanlar.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:45 AM
Bu insanlar siyah,
Elleri, gözleri, saçları
Tuttukları her şey
Yedikleri de simsiyah
Yemedikleri de siyah


Bu insanlar köle
Dilleri, toprakları, eşleri
Sahip oldukları her şey
Çocukları da köle
Gelecekleri de…


Bu insanlar masum
Gülüşleri, bakışları, hisleri
Inci gibi dişleri
Yüzleri de kalpleri gibi
Temiz siyah masum bir köle

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:45 AM
Bu kirginligim bu sitemlerim sana degil yar .
Ben kendime isyan ediyorum!
Bu caresizligime!
Zamani geri getiremeyisime!
Seninle ayni ümidi bölüsemeyisime!
Gözlerine yansidim ama
Yüregine düsemeyisime!
Ben kendime isyan ediyorum be gülüm!
Sen üstüne alinma.
Ben seni sevdiysem suc benim.
Sen beni sevemedinse suc yine benim.
Bir suc varsa bu sevda da,
Bir yanlis ,bir idamlik mahkum!
O da benim.
Sevilmek kim ben kimim?
Özlenmek kim ben kimim?
Öldügümü duyarsan aglama gülüm…
Ben sevdasi icin tükenen bir hicim!

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:46 AM
Güneş gözünüzü ve gönlünüzü okşar...
Bahardır...
Mevsimlerin sabahıdır.
Sonbahar ki, ikindi; yaz, öğle sıcağıdır...
Kış; gece... Ve bahar... Bir güne başlar gibi...

Koca dünyanın kaçıncı günü,
kaçıncı çiçeklenişi ve renklenişidir?
Sağımdaki çocuk, solumdaki ihtiyar; söyleyin!
Zaman nedir?
Ben aranızda kaldım bu bahar da...

Bir güne başlar gibi... Hayata başlar gibi...

Ya geçen bahar?
Ve ondan önceki?
Daha önceki?

Sorular... Darağacında sallanan
İpin ucundaki yağlı ilmik! Zaman gibi...

Güneş gözümü ve gönlümü okşuyor şimdi...
Çiçekler sonra...
Ve açık yeşil taze yapraklar ağaçlarda...
Koca dünyanın macerasının
bilinmeyen bir yerinde... Ellerim ceplerimde...
Kendime bir şiir söylüyorum; çaresizliğimden.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:46 AM
Şu gönül bahçemde açan kıpkızıl bir gülsün
Dönder de yüzünü bir kez bu yüzüm gülsün

Bir çıkıp gelsen ah, akan gözyaşımı silsen
Nasıl sevinir şu kalbim, nasıl sevinir bir bilsen

Sürünür gezerim sensiz, bu uzak diyarlarda
Geçip gitti seneler, gelmedin bu sonbaharda

Özlenen bir diyar gibi, bir vefalı yar gibi
Çiçekler açtırsan bahçeme, bir serin bahar gibi

Bu kaçıncı yaz geçti, kaç sonbahar bekledim
Soldu bütün yapraklar, sen hala gelmedin

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:46 AM
Dayanmak Zor Bu Acıya Bu Sensizliğe,
Yoksun Bilmem ki Neden?
Bıktım Artık Böyle Yaşamaktan,
Her Ayrılık Şarkısında
Seni Yeniden Hatırlamaktan.

Unuturum Diyorum Kendi Kendime,
Olmuyor, Olmuyor İşte.
Ne Bir Başka Sevgili Ne Masum Bir Aşk,
Tutmuyor Yerini Sevgini Asla.

Yasamak İstemiyorum Sensiz Bu Gezegende,
Doğmuyor Güneş Sensiz *******de.
Sabahlar Olmuyor ,Günler Geçmiyor,
Ruhum Yokken Bedenimde.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:46 AM
Her yalnız anımda sırdaşım oldu,
İçimi kâğıda döktü bu kalem.
Kimi eğlendirdi, kimi güldürdü,
Kimi yaraya tuz ekti bu kalem.

Ne olup bittiyse her şeyi gördü
Yanlışa uzanan elleri kırdı
Uymadı batıla, hakkı haykırdı,
Hep doğrudan yana çıktı bu kalem.

Dönmez o, rüzgârın estiği yöne
Ayak uyduramaz kaygan zemine
Yazdığı doğrular battı kimine,
Kimi sahibini yaktı bu kalem.

Gönül bahçesinden muhabbet derin,
Alın, kıymetini bilene verin
Ayrık otlarının, çatlak seslerin,
Hep çanlarına ot tıktı bu kalem.

Haklıya, çalınan hakkını verdi
Mazlumu savundu, zalimi yerdi
Batılı haklayıp yerlere serdi,
Küfür kalesini yıktı bu kalem.

Kin ve nefret yalan, sevgidir gerçek
İnsan olan kadir-kıymet bilecek
Dostlara sunulan bir buket çiçek,
Düşmana atılan oktu bu kalem.

Onlarla huzuru bulurdu cihan
Onlarsız bu dünya karanlık, zindan
Nice gönül ehli insan ardından,
Ağladı, gözyaşı döktü bu kalem.

Mürekkebi mermi, her harfi gülle
Geri adım atmaz, gitse de kelle
Sesini duyurdu yedi düvele,
Bu hakkın sesiydi, hak’tı bu kalem.

O, asla kem gözle bakmazdı ele
Dikenine rağmen su verdi güle
Dostluğa susayan cümle gönüle,
Sevgi seli oldu, aktı bu kalem.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:46 AM
Bu Kalp Seni Unutur mu



Yıllar geçse de üstünden bu kalp seni unutur mu
Kader gibi istemeden bu kalp seni unutur mu
Bir hasretlik yüzün vardı
Içinde bir hüzün vardı söyleyecek sözüm vardı
Bu kalp seni unutur mu, bu kalp seni unutur mu
Kalbim seni unutur mu
Anlamı yok tüm sözlerin sensiz geçen *******in
Yaşanacak senelerin bu kalp seni unutur mu
Bambaşka bir halin vardı
Farketmeden beni sardı benliğimi benden aldı
Bu kalp seni unutur mu, bu kalp seni unutur mu
Kalbim seni unutur mu
Bana aşkı veren sendin sonra alıp giden sendin
Yollarımız ayrı derdin bu kalp seni unutur mu
Oysa düşlerim başkaydı
Birden bire yarım kaldı benliğimi benden aldı
Bu kalp seni unutur mu, bu kalp seni unutur mu
Kalbim seni unutur mu



Fikret Kızılok

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:46 AM
Öyle bir yalnızlığın ortasındayım ki;
Neden herkes suskun
Neden hiç kimse yok buralarda;
Niye kaldım gene onunla; yalnızlıkla..
Herkes gitti bir ben kaldım buralarda
Yeri göğü inleten bir çığlık atmak geliyor içimden
Belki ışıklar yanar evlerde,
Belki bozulur sessizlik, sesimle..
Gidiyorum, düşünüyorum,
Sanki karanlık olan bu kenti
İçinde hayalleriyle, fahişeleriyle
Üzerimde taşıyorum..
Bu kentte mi paylaştım dostluğumu
Bu kentte mi paylaştım aşkımı
Bu kent mi aldı varımı, yoğumu
Öyle bir yoğundu ki trafik
Gidemiyorduk ileri,
Herkes mutlutdu, her taraf ışıklara esir..
Belki de yolumu kaybettim,
Bilmiyorum ben nerdeyim,
İşte gene geldi aklıma gidişin
Feryatlarda, çığlıklarda kalbim,
Niye gitmiştin..
Ve sen öyle bir sevgiliydin ki sevgilim
Giderken elveda bile demedin..
Sen sevdiğimdin benim..
Aklıma geldiğinde huzurla dolardı içim
Gitmişsin... Niye gitmişsin..
Bu kent neler aldı benden,
Ben ona seni verdim
Sen sadece seni almadın giderken
Şimdi içimdeki külleri yok etmeyeceğim,
Yok etmeyeceğim ki;
Bir gün alev aldığında
Yangınım göklere vardığında;
Seni de yaksın, tıpkı beni taktığın gibi..
Bir gün verecek mi bu kent bana seni
Verse de ben alacak mıyım geri
Gidişin bu kadar yıktı beni
Niye gitmişsin? Niye.. Niye

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:46 AM
Bu kente hiçbir zaman alışamadım,
Etrafımda yüzlerce, binlerce insan var.
Ancak çok yalnızım…
Çocukların gürültüsü,
Komşunun müzik sesi,
İnsanların konuşmaları,
Tüm bunlara rağmen,
Etraf çok sessiz geliyor,
Hiçbir şey duyamıyorum…
Niçin mi?
Sesin yokta ondan…
Güneşin batışı,
Denizdeki yakamoz,
Ne güzel değil mi?
Ama anlamsız geliyor bana,
En güzeli olan sen yoksun ya ondan…
Bahar geldi, doğa canlandı,
Çiçekler ne güzel kokuyor,
Ancak pek anlamsız geliyor,
Güzel kokun yok ya ondan…
Herkes ne güzel gülüyor,
Parklar, bahçeler dolup taşıyor,
Ben tebessüm dahi edemiyorum,
O güzel gülümsemen,
Seni seviyorum demen yok ya ondan…

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:47 AM
Bu kent öldürüldü diyorlar
kurşuna dizildi bir geceyarısı

Hayaletler geziniyormuş şimdi
sokak aralarında ve caddelerde
baykuş tüneği olmmuş alanlar
ve yarasalar uçuşuyormuş

Silah ve esrar kaçakçıları
altın çağını yaşarlarken
artıyormuş bir yandan da
kumarhaneler, meyhaneler

Borsa oyunları, hileli iflaslar
birbirini kovalayıp dururken
nasıl çıkmışsa pek bilinmiyor
yaygınmış şimdilerde rus ruleti

İntiharların sayısı bilinmiyor
çoğalıp duruyormuş fahişeler
ve artık bunların hiçbiri
olay bile sayılmıyormuş şimdi

Bu kent öldürüldü diyorlar
bahar gelmez artık buraya

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:47 AM
Giden gelen yok. Bir titreşimdir bu.
Duragan fulyanın üstünde arı
Bir diyapazon gibi titremekte. Kırlangıç
Tarihsizdir. Belleğim sarsılıp duruyor denizde.
Martı bir uçta kanat, bir uçta ses.
Ya sabah, ya öğle. Gemici ve bulut,
Güneş ve yağmur kıl payı bir dengede.
Dolu bir boşluğu doldurup boşaltmak işimiz
Ölülerle, *******le, sümbüllerle

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:47 AM
Bu mektup sana…hani eskiden canım dediğim sen vardın ya işte ona bu mektup…
Belki hüzünlenirsin diye göz yaşlarımı akıtmadım korkma mektuba…
Bakarsın hatanı anlarsın incitmezsin bir daha kalpleri diye yazıyorum
Korkma ben alıştım yaşamaya senin bıraktığın o kırık kalple…
Şimdi nerdesin ne yapıyorsun kimin elini tutuyorsun yada kime aşkım diyorsun bilmiyorum...
Ama sakın incitme onların kalplerini…
Benim suçum demek ki seni çok sevmemmiş…
Yoksa sen bunları yapacak biri değildin,belkide…
Hatırlıyor musun o günleri hani birbirimize seni çok seviyorum derdik…
Ne kadar güzeldi o günler sana anlatamam çünkü anlamazsın!
Hiç düşündün mü bilmiyorum bensiz yapabilir mi acaba diye
Ama hiç zannetmiyorum çünkü sen bencil bir kalp taşıyorsun biliyorum…
Hani senin için her şeyi yaparım derdim, bende yaparım derdin hatırlıyor musun?
Ama sen hiçbir şey yapamazsın çünkü sen sadece arkadan vurursun…
Belki hüzünlenmişsindir, dur bekle pencereden dışarıya bak gözünü kapat
Ve biraz bekle… Evet unuttun değil mi yazdıklarımı!
Hayır deme kendini kandırırsın, beni kandırdığın gibi…
Bu arada bizim şarkımız vardı hatırladın mı?
Ben hiç unutmadım ki çünkü hep onu dinliyorum…
Yalnızlık… Bilir misin bu duyguyu?
Ben çok iyi bilirim çünkü aldatan bir kadın gibidir yalnızlık…
Karanlığı bilir misin peki?
Çok çaresiz kalırsın hani tutunacak dalın kalmaz ya işde öyle bir şey…
Nerden bileceksin ki..!
Şimdi ben hem yalnızlığı hem de karanlığı yaşıyorum senin umurunda olmasada…
Belki geri dönmek isteyeceksin bana
Sanacaksın ki bende döneceğim sana
Ama yanılıyorsun,sana bir sözüm var ve tüm cesaretinle kazı beynine;
- BAZI ŞEYLER AFFEDİLEMEYECEK KADAR BÜYÜKTÜR,
AMA AFFETMEK BÜYÜKLÜKTÜR…
SENİ AFFETMEK BÜYÜKLÜKSE,BIRAK YALAN DÜNYADA BEN KÜÇÜK KALAYIM!..
Evet…bir şelale kadar hırçın geldi sana belki yazdıklarım;
Ama su kadar berrak duygularımla akıttım sayfaya merak etme!
Sen zaten merak etmezsin ki!

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:47 AM
Bu Memleket Bizim
Dört nala gelip uzak Asya`dan
Akdeniz`e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim

kapansın el kapıları
bir daha açılmasın
yok edin insanın insana kulluğunu
bu davet bizim

bilekler kan içinde dişler kenetli
bilekler kan içinde ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benzeyen toprak
bu cehennem, bu cennet bizim

yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine
bu hasret bizim



ALINTI - NAZIM HİKMET

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:48 AM
Hep onurumla yaşadım.Seni gördüğüm o lanetli güne dekl
Aç kaldım ekmek dilenmedim,
Parasız gezdim hırsızlık yapmadım,
Muhtaç kaldım boyun eğmedim,
Babam öldü ağlamadım...

Senden bir ömür sevgi dilendim,
Sana hediye almak için hırsızlık yaptım,
Bana hakaret etsen bile boyun eğdim,
Beni aldattığın da dayanamadı gönlüm ihanete ağladım....
Bu mu aşk dedikleri ???

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:48 AM
Sensin sevincim neşem, sensin derdim kederim
Lale sümbül menekşem, yazgım bahtım kaderim

Batmasın gün, solmsın gül, umutlar yitmesin
İsterimki hep sürsün, bu rüya hiç bitmesin

Seninle döner dünyam, sensin sıcak güneşim
Seninle dolu hülyam, sensin yegane eşim

Esmesin yel ,akmasın sel, bulutlar inmesin
İsterimki hep sürsün, bu sevda hiç bitmesin

Gözümün bebeğisin, canımın ta içisin
Tanrım bana yaratmış, yalnız benim içinsin

Batmasın gün, solmasın gül, bülbüller ötmesin
İsterimki hep sürsün, bu şarkı hiç bitmesin

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:48 AM
ölümsüz anların iksirinde
hoş bir nağme erir
tuşlarında aşkın

kahve taşıran gözlerine
sessizce şiirler yazarım
baharlar çıldırır

bir karanfil rengini bulur
ağzında senin
masallar iklim değiştirir

hiç gitme ne olur
ne ******* bitsin
ne de umarında olalım zamanın

yüzyıllardır yaşayan aşkı
seninle bir güne sığdırabilirim

olsa da yüreğimiz
yırtık birer uçurtma
kirpiğinde asili mazinin
ve ipini elimizden kaçırsak da...

öyle sarıl ki bana
ölüm bile alt üst olsun
bu rüya ikimizin...

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:48 AM
bu rüzgar her vakit böyle esmeyecek
gökte bulut,suda yelken,dalda çiçek
bir gün ,bir gün var ki günden güne gerçek
çatır çatır servi , çıtır çıtır böcek
çek ciğerlerine bir nefes daha çek
bu rüzgar her vakit böyle esmeyecek

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:48 AM
taşları hiç sevmem
soğuktur onlar
dayarsam omuzlarımı tas duvarlara
oturursam üstüne yorulduğumda
bir titreme tutar beni,
bir yorgunlu çöker üstüme.

kurumuş sonbahar yapraklarını
kendine hesap soran, bitkin bir insana benzetirim
geçmiş yılların yorgunluğu adeta yüzüne yansımış bir insan
ben kurumuş yapraklara benzemek istemiyorum.

Bir de ışık vardır,
yıldızların, günesin ışığı
yıldızlarınki hayallerimi hatırlatır bana
güneşinki ise umut verir,
biran için içimi ısıtır
gözlerim daha içten, derinden parlamaya baslar
dudaklarımda derin bir tebessüm belirir,
bütün korkularımı unutturur, güç verir bana.

.....ve rüzgar
nedir bu rüzgar?
saçlarımı dalgalandırırken hürriyetimi anımsatır bana,
gözlerimi kapattığımda sessiz,
çok derinden huzur veren
bir şarkı fısıldar kulaklarıma
iste o zaman bir kuşku sarar içimi
kalbime bir ağrı saplanır sanki
içimdeki ses bu rüzgarın emsalini görmedin der
yinede açmaya korkarım gözlerimi
ısrar ederim, direnirim her rüzgar ayni diye

iste sözünü ettiğim bu rüzgar sensin,
günesin ışığıyla gelen bu rüzgar
düşüncelerimi darmadağın eden bu rüzgar
hangi yönden eşeceğini bilmediğim
esintisine kapılmamam gereken
bu rüzgar sensin.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:48 AM
Derdi nedir;
Koşmakta güneş?
Karanlıktan kızıllığa,
Kızıldan tarifsiz aydınlığa....

Derdi nedir...?
Bu erken saatte,
Yanımda ötede beride
Bir koro tutturmuşlar,
Cıvıldaşıyor kuşlar....

Derdi nedir.?
Arılar, türlü böcekler,
Karşı yamaçta keklikler,
Kümesten çıkıyor tavuklar,
Eğitiyorlar, peşlerinde yavrular
Bin bir ses vermekte alem...
Derdi nedir...?
Tamamlamak ta ömrünü, sarı gül,
Son kokularını gönderiyor.
Ona yetişti iğde,
En nefis esansını sunuyor...
Bütün programlanmışlar;
Şaşırmadan işliyor kendince.
Ekmek toplamaya başladı;
Kaç yıllığını bir anda, işte karınca....

Derdi nedir ..?
Bitirmekte hardal
Çiçek mevsimini,
Tohuma durmuş,
Bekliyor kıyametini...

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:49 AM
Bir sabah uyanamadığım da fark ettim
odamın hala dağınık olduğunu,
kitaplarımın gelişi güzel sıralandığını,
Duvarda ki resimlerimin aslında düzgün olmadığını,
bir sabah uyanamadığım da fark ettim,
güneşin benim için açmayı unuttuğunu,
sabah rüzgarının penceremden girmemek için direndiğini,
gökyüzünün bana mutluluk vermek istemediğini,
bir sabah uyanamadığım da fark ettim
onun benim düşlerim olduğunu,
Ne kadar çekici güldüğünü,
anılarını ne kadar da arzulu anlattığını gözlerime
bu sabah uyanamadım
o şimdi yoldadır belki
onca yürek yaşantılarından sonra
gülümseyerek anlattığım bulutlara
bakıyor mudur şimdi?
Yoksa yanında oturan kırklı yaşlardaki
kadına hüznün tarifini mi vermeye çalışıyordur?
Ben bu sabah hiç uyanamadım.
yüreğim de öyle,
Belki bu gece,
yıldızlarda parlamaz bana,
belki kalemim göz yaşlarımın arkasına sığınmayı çoktan planlamıştır bile.
Ben uyanamadım ama o umarım uyanmıştır,
umarım yazgısında binlerce çiçek açar daha,
umarım yaşamın da kanatlanacak ne varsa kanatlanır
sevgisine doğru
Ben bu sabah uyanamadım
Belki sonraki sabahlarda uyanırım,
Belki bir sabah uyandığım da tekrar bir öykünün içine sığınmış bulurum kendimi,
Ama bu sabah uyanamadım…

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:49 AM
Kimse bilmeyecek yürekte yarayı
Kimse görmeyecek gözdeki elayı
Çünkü bu sana!
Bilmeyecek kimse aydınlığın karanlığını
Ve yalanların doğrularını
Bu sana yürek yangınım
Bu sana ince sızım
Aşk sana, hasret sana!
Sana bu hak etmediğin sevda
Sana bu gözdeki iki damla
Sana yar;
Ölümde sana, yaşamda….

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:49 AM
Diyorsun ki;affet beni zaman dönecek,
İhtiraslar engel bilmeyecek,
tutkular bizi hep yenecek
yüreğim sende son,bulsada artık.
Yüregim sende son olsada artık,

Her yerde kar,gökte dolunay,
Masada şişeler ile resmin yadiğar.
Hatırla sevgilim,dön o akşama,
biliyorum geç kaldım bende sonunda,,
gözlerim resminde sesin hatırımda...

Gece yarım ay,lapa lapa yağan kar.
Yalnız yıldızlar,yoldaş olsun sana,
Yoktum yanında son birkez daha,
biliyorum geç kaldım bende sonunda,,
gözlerim resminde sesin hatırımda...

Özleme beni dön git yoluna,
Uğurlar olsun,bu sana son elveda.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:49 AM
Başkasını sevdin,başkası için yaşadın
Yine de senden vazgeçmedi bu yürek
Alışdım artık senin yokluğuna
Seni sensiz yaşadım
Senin gidişlerin bitirdi beni
Yoruldum artık sensizlikden
Yürek tükendi kalem tükendi
Bu sana son şiirim...

Ne kadar zor olsada unutacam seni
Anıları teker teker yakıyorum
Bir gün adını bile hatırlamayacağım
Yanlız o gözlerini,o gözlerini unutamıyacağım
Bunu isteme benden yapamam
Kime baksam
Senin gözlerini görüyorum
Hıçkırıklara boğuluyor sesim
Dayanamıyorum..dayanamıyorum
Başkasına yazılacak bütün şiirler
Senin mürekkebin tükendi
Bu sana son şiirim...

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:49 AM
Bu şarkım sana sevgilim,
Biran önce dönmen tek Dileğim,
Göz yaşım karışıp denizlere,
Sana ulaşıp belki Hasretim.
Elimle tutamadığım,
Gözlerimle Göremediğimsin,
Şimdi çok uzakta,
Nerden bileceksin halimi.
Hasret kapımda,
Nöbetler tutuyor,
Sevgilim uzak bir şehirde,
Gözlerim onu arıyor,
Bir kuş olup uçup gitsem,
Aşsam şu enginleri,varsam senin yanına,
Öpsem seni koklasam.
Ah yanı başımda durur gibisin,
Hasretin büyütür bak seni,
Ah bu kadar uzak olup,
Kalbimde uyuman ne tuhaf...

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:49 AM
Savruldum gurbete, geldim buraya
İlaç bulacaktım ben bu yaraya
Bir adem yokmuş ki derdim sora ya
Kenar köşelerde içen doluymuş.

Sevgiyi aradım, karanlıklarda
Islandım, üşüdüm dar sokaklarda
Mekansız dolaştım, ıssız parklarda
Bu şehrin gülleri diken doluymuş

Anladım, terk etmek gerek bu şehri
Yoksa kararacak gözümün feri
Bilirim zalimdir, ağası beyi
Ezilmiş, horlanmış garip doluymuş

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:50 AM
Seni kucaklayan
geceyi değil
senin kucakladığın geceyi
düşün bir

generallerine üniforma yerine
işçi elbiseleri giydirir

bir bebek gibi kollarında
uyuyan bu şehir

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:50 AM
içim daralıyor,
canım yanıyor,
bu şehir bana dar geliyor.
her yerde hayalin,
anıların peşimi bırakmıyor,
her yerde herşey seni hatırlatıyor.
bu şehir bana dar geliyor.
sevgililer elele baharı yaşıyor,
anneler,babalar çocuklarını parka götürüyor,
gözlerim doluyor çünkü;
bana seni hatırlatıyor,
sensizlik nefesimi kesiyor,
bu şehir bana dar geliyor.
kimisi romantk bir yemekte,
kimisi penceresinde kocasını beklemekte,
ben ise içim buruk onları izlemekte,
kalbim acıyor,ruhum çekiliyor
bu şehir bana dar geliyor.
anılar gözümde canlanıyorda;
akşam saat 5'i vurduğunda,
gözlerim kapıda seni beklerdim,
boynuna atlar,kokunu içime çekerdim.
cennetteki huriler misali;
"hoşgeldin aşkım"derdim.
şimdi saat 5'i vurduğunda;
yüreğim sızlıyor,içim acıyor,
bu şehir bana dar geliyor.
hatırlarmısın?
seni sımsıkı sarıp,
yanağına öpücükler kondurup uyuduğumda,
şekeri elinde çocuk misalı heyecanlanır,
******* bitmesin diye yalvarırdım.
şimdi *******im zindan,
hiç güneş doğmayacakmış gibi,
sol yanım ağrıyor.
yani bitanem,
bu şehir bana sensiz dar geliyor...

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:50 AM
Ömrümün en güzel senelerini
Alıp da gittiniz bu şehir ve sen
Gönlümün en masum ümitlerini
Çalıp da gittiniz bu şehir ve sen

Döktüğüm yaşlara aldırmadınız
Giden gençliğime acımadınız
Düştüğüm yerlerden kaldırmadınız
Basıp da gittiniz bu şehir ve sen

Beni iyi tanır bu kaldırımlar
Bu kuytu köşeler bu taş sokaklar
Sizlerden bir ömür alacağım var
Çalıp da gittiniz bu şehir ve sen

Beni tanır bu kaldırımlar
Bu kuytu köşeler bu taş sokaklar
Sizlerden bir ömür alacağım var
Çalıp da gittiniz bu şehir ve sen

Bağlayıp durdunuz hep ellerimi
Delik deşik ettiniz seven kalbimi
İçimde dağ gibi hayallerimi
Yıkıp da gittiniz bu şehir ve sen

Biriniz sağırdı duvardan bile
Biriniz kalpsizdi taşlardan bile
Bütün acıları dizip önüme
Yakıp da gittiniz bu şehir ve sen

Kimsesiz yalnızdım kollarınızda
Her şeyi kaybettim yollarınızda
Şimdi bir hesap var aramızda
Vermeden gittiniz bu şehir ve sen

Ben yine yaşarım içimde yasla
Ya siz neylersiniz bu ihtirasla
Bir daha dönmek mi buraya asla
İçimde bittiniz bu şehir ve sen

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:50 AM
Bu şehir çepe çepe kuşatır,
Dar sokaklarında yoğurur beni.
Dik yamaçlarında
Kaldırımlarında nice türküler yakmışım
Hasret dolu, sıla yüklü dizelerle.

Salkım salkım duygularla
Parklarında, bulvarlarında
Yağmurunda, kışında, sonbaharında
Koşmuşum, oturmuşum.
Bu şehirde ben bir ömür harcamışım

Ömürlerce yaşamak varken
Semt semt sokak sokak.
Bir fakir sofrasında konuk olmak
Bir hasta yanında deva
Bir yaşlı elinde asa
Bir aşıkın gönlünde Leyla.

Bu şehirde ben bir ömür harcamışım
İnce ince hasretlik yaşamışım
Taze duygular kazanmışım
Bu şehirde ben bir ömür harcamışım

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:50 AM
Çok yol yürüdüm
Bir şehri terk ederken , hep düşümde bir başka şehir.
Masallar dinledim dost toplantılarda
Elvedalarım bol oldu.
Ardıma bakmadım ağladığım görülür diye.
Çocukken düşlediğim şehirlere bir bir ulaştım.
Baharlar çiçek çiçek geldi geçti gitti
her kışım soğuktan öte yaşandı yollarda.
Ben aramaktan bıkmadım
Sense saklanmaktan.
Düşüm her zaman sımsıcaktı.
Gözlerin sımsıcak
Bir günümün dilimdeki özeti kadar
Gece geçerken bir şehri
Sıcaklığını aradım caddelerinde
Dokunduğum her insan biraz sen
Biraz sen bu şehirler!
Şu yaylalarda dolaşan kadınlar
Şu dağların maralı biraz sen
Sen ki peşinde dolanır olduğum
Sen ki ecelim
Sen ki uzak olduğum kadar yakınım
Sen ki can kadınım...!

12.04.2004

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:50 AM
Ağaçlar kaderine küsmüş bir sonbahar sabahında
Yorulmuş yüreği çaresizlikten
Geçmiyor, bitmiyor yorgun saatler
Şehirde yine sonbahar var….

Sevemiyorum sonbaharı, unutturuyor gençliğimi
Siliyor yüreğimden masum ümitlerimi
Kimse engel olamıyor bu sessizliğe
Şehirde yine sonbahar var….

Kuşlar terk etmiş semaları gizlice
Umutlarım yüreklerinde kaldı,
Yağmurlar isyan ediyor sessizliğe
Şehirde yine sonbahar var….

Gitmek istiyorum kuşlarla uzaklara
Sonbaharı burada bırakmak,
Ama ya yüreğim,
Asıl sonbahar orada….

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:51 AM
Ve maviydi hayallerim
Kızıla boyalı
İçinde bu şehrin
Çok severdim bu şehri
Sevişme sonrası
Orgazm sigarası gibi
Her sabah uyanışımda
Açmaya çalışan çiçek gibi
****** gülüşleri vardı
Köşe başı pazarlığından artan
Ki her günün sonu
Midemi delice ağrıtan
Ah bu şehir yok mu
Beni uykusuz bırakan

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:51 AM
Gölgeler düşmüş güzel yüzüne,
İnanmıyorum, bu; sen değilsin...
Aklar dolmuş saçların her teline,
Yanılıyorum, bu; sen değilsin...

Yıllar senden çok şey, almış götürmüş,
Güzelliğin; zerre zerre; bitirmiş,
Anıların yüreğine oturmuş,
Yoo, aldanıyorum, bu; sen değilsin...

Bir çok dostun artık unutmuş adım,
Ne o eski keyif, ne; eski tadım,
Yıllarımı; dostlarıma adadım,
İşte; ona yanıyorum, bu, sen değilsin...

20.02.2004 Taşkışla/Taksim

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:51 AM
Yağmur yağıyor şehre durmadan
Akıtıyor tüm acısını kalp
Geceyle bırakıp gözlerini
Terk etmeli şehri

Ruhum kanadı kırık bir kartal
Kalbim içinde senin olduğun bir organ
Belki de senin yüzünden kuduz bir köpek
Sen her hücremde çekirdeksin
Anlamak akla ziyan birazda günah sanki
Saçların mı cennet kokuyor yoksa cennet mi saçların

Aşkın bende noktasız şiir bitmeyen tükenmeyen
Sayfasının bir tarafı yırtık bir tarafı yanık
Aşkın bende idam haberi bazen ise bahar müjdecisi
Ay secde etmiş gözlerine başlamış serenada
Rüzgâr coşmuş saçlarının darında

İçimin ötesinde bir yerde şimdi aşk rüzgârları
Yırtıyor gözlerin kalbimin sonsuz demir parmaklıklarını
İsyan mı içimdeki yoksa feveran mi?
Anlamak zor

Sen marka bir ipte asılı kalsa
Kirpiklerinde bağlı olup gözlerine aksa
Kalbini kalbine mühürleyip kendine bağlasa
Bu sensizliği biter mi sana âşık Emre’nin

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:51 AM
Kimse senin kadar beni candan sevmedi
Kimse senin kadar bana candan bakmadı
Ve kimse senin gibi yüreğimi fethetmedi
Canıma girdin can oldun,yüreğimde kale.

Sevgi penceremden girdin içeri
Adını yazdın yüreğime ellerinle
Senle çıktık aşk dağının zirvesine
Seyrettik sevgi denizinde dalgaları.

Vaktin en güzel dakikalarını senle geçirdik
Zaman yetmedi renkli fırtınalarımızın dalgalarına
Adlarımızı kazdık kalbimizin duvarlarına
Yıllar sonra bu sevda anılsın diye.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:51 AM
Bu sevdanın ateşi beni yakar...
Gitme..
Kaybolma..
Gidersen eğer, beni hiçbir zaman bütün olarak bulamazsın!
Bu şarkılar..
Bu şarkılarla anlatmak seni..
Bazen çok kötü, çok acı..
Gidersen eğer, kanadım kırılacak..
Ben sensiz hep eksik kalacağım..

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:51 AM
Bu sevdanın harcı eksi tutmuyor
Bağ bozulmuş,bülbülleri ötmüyor
Ay karanlık,Güneş batmış çıkmıyor
Sen hayattan neyi beklersin gönül

Sen yandıkça kader güldü elllere
Neye yarar saçlar inse bellere
Teleklerin tek tek düşmüş yerlere
Sen kanattan neyi beklersin gönül

Tren gitmiş son durakta kalmışsın
Hazan vurmuş gazelinle yanmışsın
Kurşun yemiş kaderine saymışsın
Sen Murattan neyi beklersin gönül

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:51 AM
Bu şiirimi sana yazdım sevdiceğim
Al senin olsun.
İçinde benden çok şeyler bulacak
Sevineceksin
Sana yazdım bu şiiri.
Seninle yaşadığım her anımı
Kutsal bir anı gibi
Saklayacağım emin ol
Sana senden sonrada
Hiç kızmayacak
İhanet etmeyeceğim
Seni her anışımda
Gözlerimde umut
Kalbimde
Sızı olacaksın sevgiden yana
Senden kalan her hatırayı
Elmas gibi saklayacağım söz
Önemsemediğin kağıt parçaları bile
Bende çok değerli olacak
Senin kullandığın kalemleri
Başka kimse kullanamayacak
Bendeki kokun
Hiç gitmeyecek
Sen dilersen
Beni hiç anma
Hiç yaşanmamış say
Benli günleri
Dilersen
Sende yerim hiç olmasın.
Fark etmez
Ben seni sevdim bu yeter.
Bu şiirimi sana yazdım sevdiceğim
Sana söz
Bu şiir kitabımın ilk şiiri olacak
Her okuyan
Kıskanacak seni bilmeden
Senin yerinde olmak için hayaller kuracak
Ama hiç biri
Senin yerinde olmayacak
Olamayacak.
Ben her gofret yiyişimde
Sende olacaksın karşımda
Yalnızlığımda
Boşluğumu hep sen dolduracaksın.
Sıkıntımda
Sana açacağım dertlerimi yazılarımla

Ben bu şiirimi sana yazdım sevdiceğim
İster al sakla
İster boş ver de
İster önemse
İster gülüp geç
Ama unutma
Bu şiir sana yazıldı
Senin şiirin.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:52 AM
Ya gecenin gec ya da gündüzün erken saatleri
Yazmaya çalıştığım bu şiir yanlız senin için
Muatabım boş bir kağıt.Sızlar içim için için
Kağıt gibi gönlünde,bu kelimeler boş yerler
Tamamen doldurur mu?

Ya karanlığın zorlu ya da aydınlığın nurlu yüzü
Sonuna kadar açtığım bu gönül bir tek senin için
Arzuhalcim kara bir kalem.İspat ettirmek için
Hislerimi sana,bu mısralar sende ki ruhu
Rengarenk boyar mı?

Ya ateşin narı ya da suların en serin hali
Bilirsin aklım karışır,karışıklığım senin için
Katilim amansız bir kor.Billur gibi senin icin
Beni yakıp kavuran ateşe ruhunun nehirleri
Delice akar mı?

Ya kışın katı ayazı ya da yazın bol rahmeti
Sezsiz suskunluğum kalbinin sesini duymak için
Şahitim yek bir Allah.Emsalsiz duygularım için
Duyacağım iki kelime çıldırtır deli gibi
Dilin söyler mi?

Ya solduran hazan ya da hayat bulduran karar
Heyecandan cılgınca çarpar kalbim bunun için
Hakimim güzel bir peri.Leyla ile Mecnun için
Kıskanılacak bir aşk doğar,emin ol ağlarlar
Gönlün evet der mi?

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:52 AM
Sen bırakıp gidiyorsun. Git, ne çıkar!
Nasıl olsa bütün şarkılar tükendi.
Bütün köşe başlarında ben yalnızım.
İçimde bütün hüznüyle bir sonbahar
Ve bütün acılığıyla eski bir aşk...
Sen bırakıp gidiyorsun. Git, ne çıkar!
Nasıl olsa bütün şarkılar tükendi.

Şimdi geniş caddelerle patikalar bir.
Kalkıp yollara düşmek, boş ve çaresiz...
Ha uğultulu meydanlarda terk edilmiş,
Ha dağların yücesinde yorgun, esir!
Şimdi bütün yüreklerde hep aynı korku...
Şimdi geniş caddelerle patikalar bir.
Kalkıp yollara düşmek, boş ve çaresiz...

*******in davetinde ne var özlenen?
Hangi çılgın öpüşlerdir sabaha kadar,
Hangi yeminlerdir, hangi itiraflardır,
Düşündükçe şimdi bize yabancı gelen?
Nedir böyle bulup-bulup yitirdiğimiz?
*******in davetinde ne var özlenen?
Hangi çılgın öpüşlerdir sabaha kadar...

Ayrı ayrı dünyalardan kopup gelmiştik.
Aynı şehrin aynasından geçtik bir sabah.
Saçlarımızda bir step poyrazının dağınıklığı,
Yüreklerimizde bir hafiflik, bir yücelmişlik,
Aynı şarkıyı söylemenin sıcaklığı dudaklarımızda...
Ayrı ayrı dünyalardan kopup gelmiştik.
Aynı şehrin aynasından geçtik bir sabah.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:52 AM
Toprağından taşından taviz vermeyen,
Bayrağın önünden selamla geçen,
550 gün sevdiklerine hasret çeken,
Mehmetçikleredir bu şiirim.

Elinde silahı nöbet beklerken,
Gözünü hedeften ayrılmazken,
Gece geç yatar sabah kalkar erken,
Mehmetçikleredir bu şiirim.

Bir mektup alınca öpüp koklayan,
Okuduğu her satırında ağlayan,
Yazdığı şiirlerle yürek dağlayan,
Mehmetçikleredir bu şiirim.

Gel tezkere diyerek şafak sayan,
Nöbette pür dikkat,uyumayan,
Kar kışta dağdan dağa koşan,
Mehmetçikleredir bu şiirim.

Herkesin arzusudur bu görevi yapmak,
Helaliyle askerliği yaşamak,
Kolaymı Türk kimliği taşımak?
Mehmetçikleredir bu şiirim.

Şehit olur düşer karlar üstüne,
Peygamberin nuru vurur yüzüne,
Bayrağı sarılır tabutu üstüne,
Mehmetçikleredir bu şiirim.

RAFET hep sizinle olacak,
Belki şehit belki gazi olacak,
Olsun bu vatana canımı veririm,
Şanlı mehmetçiklere hediyemdir bu şiirim.

1995

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:52 AM
Her köşede bir bacı
Hali ne kadar acı
Bende bitmeyen sancı
Bit artık,ne olur bit
Yada yak beni,kibrit...

Yolun yarısı,yaşı
Ermez bir şeye başı
Yemezden önce aşı
Boyun olmuş bir seksen
Ne iş var,nede mesken...

Devir kötünün çağı
Sürer ekmeğe yağı
Alır elinden bağı
Allah korkusu yetiş
Gel de kalbe serpiş...

Her sahi dahi fani
Hayat denen şey mani
Zaman her şey den ani
Fikir bende ikamet
Artık beni idrak et...

İlk baş kendini tanı
Tanı ardından yanı
Melek çalmadan çanı
Bul artık doğru hanı
Yakala eşsiz anı...

Herkesin var bir payı
Sayı üstünde sayı
Unut hesap yapmayı
Herşey içiçe zıtlık
Zıtlık içinde kıtlık...

Bulamayan var azı
Suyu yok,bazı bazı
Yine herşeye razı
Vicdanım vicdan uyan
Biranda,geldi duyan...

Yürekler taştan katı
Olsa ne olur yatı
Durdurun giden zatı
Zincir çek çepeçevre
Ulaşsınlar servere...

Geldi evlere dadı
Birbirlerinden cadı
Kalmadı hayat tadı
Al sırtına bir duvar
Dayanma duvar kayar...

Cebinde metal çakı
Sofrada beyaz rakı
Görünmez hiç yüz akı
Aydınlan artık iklim
Ben Güneş'e hasretim...

Gök hasta,benzi sarı
Yırtılmış edep zarı
Bilmem kimin nazarı?
Dünya'ya yaktı farı
Bu şiirin yazarı...

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:52 AM
Dokunma yarama bırak kanasın
Gözyaşlarımı silme asla
Ardından doya doya ağlasın gözlerim
bu son.
Bu son diyordum kendime
Ne bitmez dert, ne tükenmez çilem varmış Allah'ım
Dayanamıyorum
Yokluğuna, sana uzaktan bakmaya
Seni sensiz yaşamaya...

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:52 AM
Ölmemi istiyordun işte öldüm
Beyazlara sarılmış soğuk bedenim
Sen arkamdan güldün
Bu suskunluğum hayra alamet değil
Dostlarıma söylemiştim
Beynimdeki hücreleri seninle bitirmiştim
Kanıma zehrini eklemiştim

Şimdi istediğin oldu
Dünyalar senin olsun
Bir yanımda ateş
Diğer yanımda melekler dursun
Ve tüm unutulanlar sussun

Ben her öldüğümde sana şiirler yazdığımı unutma
Şimdi gidiyorum
Ve sana son bir şiir daha yazıyorum

Bu suskunluğum hayra alamet değil!...



Her yazdığım yalnızlığıma emanettir.

Ve her hakkım saklıdır

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:53 AM
Analıtalar
Sürekli üst-üste bindirildi
Olaylar kopuk filim gibiydi
Her insanın yüreği kendi halinde sersem
Öylece, devrilmiş bir duvar dibi yılanı
Sürülmüş bir su yatağı
Patlamış bir dağ volkanı öylece
Sonra, o sönük yıldızlar
Bir kandil gibi duruyordu yukarıda öylece

O, pembe kazalı bir kızdı
Saçları siyah, gözleri boyalıydı
Yerleri avuçluyordu oyun şenlensin diye
Sevgilisi saçlarını tarıyordu
Gülkurusu sevdalara inatla
Coştu yine gönül bağım coştu
Başlayan bir türküdür bitmesin istiyorum

Işıldaklar yanıp söndü
Bağlamanın üstünde acı yüklü bir ağıt
Öte yanda çobanların kavalı
Yoz bir çaylak olmuş tırmalar gözlerimi
Kızların omuzlarında sahte testiler
Erkeklerin önünde yalancıktan bir tarla
Birdenbire herşeyin sahtesini kabullendik
Gerçekler niyetine bağrımıza basarak
Birdenbire kendimizi kandırdık

Durun
Herkes olduğu yerde kalsın
Kimse kimseye bir şey söylemesin
Derler ya,
“Görünen köy kılavuz istemez”
İşin içine sahtelik girdi
İşin içine puşluk
Yalandan ağıt yakıp bizleri kandırmayın
İndirin perdeleri indirin artık
Özlemlerimiz bize kalsın gerçekler gelene dek
İnancımız, gücümüz bizlere kalsın
Bırakın, bu türkü böylece bitsin.

(Şiiristan Merhaba kitabımdan alınmadır)

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:53 AM
Bu asker taaruz için değil,
Bu asker vatan için yaratıldı
Bu Kan savaş için değil,
Bu kan bayrak için yaratıldı,
Bu vatan utanmak için değil,
Bu Vatan iftihar etmek için yaratıldı...

Bu Yürek kavga için değil,
Bu Yürek sevgi için yaratıldı,
Bu Can ölmek için değıl,
Bu can vatan için yaratıldı
Bu vatan utanmak için değil,
Bu Vatan iftihar etmek için yaratıldı...

Bu Millet kaybetmek için değil,
Bu Millet kazanmak için yaratıldı,
Bu Kalp kırılmak için değil,
Bu Kalp sevilmek için yaratıldı,
Bu vatan utanmak için değil,
Bu Vatan iftihar etmek için yaratıldı...

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:53 AM
Bu Asker taarruz için değil,
Bu Asker vatan için yaratıldı
Bu Kan savaş için değil,
Bu kan bayrak için yaratıldı,
Bu Vatan utanmak için değil,
Bu Vatan iftihar etmek için yaratıldı...

Bu Yürek kavga için değil,
Bu Yürek sevgi için yaratıldı,
Bu Can ölmek için değıl,
Bu Can vatan için yaratıldı
Bu Vatan utanmak için değil,
Bu Vatan iftihar etmek için yaratıldı...

Bu Millet kaybetmek için değil,
Bu Millet kazanmak için yaratıldı,
Bu Kalp kırılmak için değil,
Bu Kalp sevilmek için yaratıldı,
Bu Vatan utanmak için değil,
Bu Vatan iftihar etmek için yaratıldı

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:53 AM
Bu yağmur... Bu yağmur... Bu kıldan ince,
Öpüşten yumuşak yağan bu yağmur.
Bu yağmur... Bu yağmur... Bir gün dinince,
Aynalar yüzümü tanımaz olur.

Bu yağmur kanımı boğan bir iplik,
Tenimde acısız yatan bir bıçak,
Bu yağmur, yerde taş ve bende kemik,
Dayandıkça çisil çisil yağacak.

Bu yağmur, delilik vehminden üstün,
Karanlık, kovulmaz düşüncelerden.
Cinlerin beynimde yaptığı düğün
Sulardan, seslerden ve *******den.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:53 AM
Hep bana geçmişimi ve eski aşklarımı hatırlatır...
En romantik olduğum akşamlardır bu akşamlar..
Bazıları tek başıma dolaşırım yağmur altında
düşünmeden hiçbirşeyi tasasız...
Alır beni düşlerim
götürür başka alemlere..
Bir ben kalırım yine
sessiz ve özgürce...
Yağmur akar süzülür başımdan
ve anlımdan ilerler yavaşça
hafif bir gıdıklanma olur içimde
daha sonra gözlerime iner...
Yeşiliyle birlikte gözlerimin
yemyeşil olur dökülür..
Yanaklarıma indiğinde sımsıcak olmuştur artık
bitip tükenmeye başlar artık..
İner boynumdan aşşağıya doğru ve içime sıcak bir giriş yapar
ve ben olur artık yağmur..
O bendir ben de o..
İşte yağmurla ilişkimiz bundan ibarettir..
O beni sever bende onu severim..
Eski aşkımı....
Yağmuru...

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:53 AM
Kara kalem yazmaz oldu
Hasret gözler gülmez oldu
Bir tanecik gülüm, gülüm
O da bu yıl gelmez oldu

Eza, cefa bana ödül
Ahu zar içinde gönül
Bağlarımda şeyda bülbül
O da bu yıl ötmez oldu

Kalktım düştüm yar yoluna
Kondum durdum, gül dalına
Mızrap oldum yaprağına
O da bu yıl çalmaz oldu

Engin gülü düşlemişti
Hece, hece işlemişti
Şiir, şiir süslemişti
O da bu yıl yazmaz oldu

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:54 AM
Ne çok badireler atlattı bu yürek
Bunu da atlatır elbet.
Renklerinin siyaha döndüğü
Çiçeklerin kan kustuğu
Tomurcuklara hasret baharlar gördü.

Serin bir yaz akşamının
Kavurucu sabahına uyandı şaşkın.
Gözlerini açacak olsa
Kör olmayı yeğleyecek dostluklardan geçti bu yürek

Sevdayı bilirim diyen sahte gönüllerde
Geçici kurulu tahtların sultanı oldu bilemeden.
Her defasında aynı saflıkla kandı aynadaki aksine
Oysa ne kadar içtendi…

Sonraları bir sahnede buldu kendini
Aslında en iyi arkadaşı hayat denen tiyatro oyunun başrolü…
Sevgilim diye kazıdığı en derinlerine yönetmen olmuş…

Dedim ya ne badireler atlattı bu yürek
Bunu da atlatır elbet.
İki damla gözyaşı,
Sessiz çığlıklar
Ve ömür boyu kanayan
Ama bir süre sonra acıtmayan yaralar…

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:54 AM
Bir an daldığımda; uykuya gülüm,
Rüyalar beni hep; alır da gider,
Düşerim boşluğa, ederler zulüm,
Günüme sensizlik; kalır da gider...

Durulmaz içimde; sular bulanık,
Bir sensiz ben var bende, benden de yanık,
Biri senle uyur, biri uyanık,
Biri senle, biri sensiz; olur da gider...

Yokluğun her gece, bir karabasan,
Sancısı çekilmez, çelikten olsan,
Eceli gelir de, ölür ya insan,
Bu yürek her gece, ölür de gider...

Çareyi düşünür, bulamazsın ki,
Kendin için lokman, olamazsın ki,
Gel desem, kal desem, kalamazsın ki,
Yalnızca hayalin, gelir de gider...

02.03.2004 Taşkışla/Taksim

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:54 AM
Eğer dönersen bir gün geri
kim bilir?
Belki her şey farklı olurdu
ama dönme geri
seni ne kadar sevsemde
yüreğim bir kurşuna daha katlanamaz
gel diye haykırsamda
sakın dönme geri
bu yürek sevsede seni
dönme geri
dönersen eğer
bu yürek kan ağlar bil yeter...

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:54 AM
Yorgun düşlerde yaslanacak dal arayan.,
Dünyaya sahipmiş gibi gezinirken bir yanı üşüyen.,
Hayat kırıntılarını toplayıp mutluluk halelerine dönüştürürken,
Sevinç şarkıları söyleyen.,
Yalnızlığı yar edinmişken, ellerini boş sanarak,
Sanıların tüylerini renklendirip sükunet tablosuna dönüştüren.,
Tek başınalığın efkarıyla vuslata veryansın eden.,
Etrafında gezip dolaşanların uzanıp tutamadığı,
Gülücüklerini gonca yaprağına düşüremediği.,
Uykusuz *******in medarı iftiharı.,
Vefayı arayan infial!..
Bu sen misin?

Özgürlüğün türabında, yeşermeye can atan körpe filiz.,
Şans yumağına hayat masurasından iplikler saran.,
Aşiyan da ah edip ah! Yuvam diyen..,
Ucu gök kuşağına bağlanmış geçmişin.,
Umuru kaderine terk etmeyi çare, tek bilen.,
Sonra sarmaşık gibi pencere kenarlarına dolanan.,
Koşmaktan yorulmuş, seken kaya dibi kekliği!
Bu yürek senin mi?

Meleyen kuzu.,
Baharın yolcusu sen misin yalnız.,
Bütün hayatlar toprak gibi bir tende,
Terler, terledikçe gözenekleri tazelenir hem de.,
Ayrılığa varınca matem, yok oluşa ilham olur.,
Sevda bir rüzgarın esenliğinde son bulur..,
Yükseklerse baş döndürür.,
Var ya!..
Geriye dönüp bakmadan gidişler..,
Yok mu o gidişler, Ah! O gidişler.,
Çok umutları söndürür…

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:54 AM
Ocağa girdik, yine uyuz oldum
Kırmızı şapkalı bu zibidi kim ?
Ben beyaz sarıklıdan feyiz aldım
Kırmızı çarıklı bu zibidi kim ?

Mevla'm Sen'den akıl-fikir dilerim !
Vallah şunların aklına gülerim
Keloğlan'ı, Köroğlu'nu bilirim,
Kırmızı ceketli bu zibidi kim ?

Hüsam'ım ben, bildiğimi överim
Bilmiyorsam, ana, avrat söverim
Sıkarsa gelsin, bacada döverim,
Kırmızı çenteli bu zibidi kim ?

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:54 AM
Akıp gider sen yokken zaman avuçlarımdan
firarî her gecenin kollarında bulurum
Kendimi
saçlarım dağınık yüzüm soluk.
Gelmeni beklerim
bildiğim halde yanımda olduğunu.
Dayanamıyorum gitmelerine
sensizliği sana nasıl anlatsam bilemiyorum.
Gözlerimle bakıyorum anlamıyorsun.
Elini tutsam fark yok
sarılsam yapamıyorum zaten
kokun sinmiş tenime bir kere.
İçime kazınmışsın
atsam atamıyorum satsam satamıyorum.
Bensin az çok
sevginle ölüyorum
damarlarım çekiliyor güldüğün an.
Hasretim sana sanki iki dakika
gebedir her günüm gitmen korkusuna.
Argo cemiyetinde bitmek
yitmek gibisin bana
az birazda şizofreninim
paronayakın.
Dengesizleşiyorum bazen
bazen mania fomen
seni öldürmek zor bende.
Avunmak tek çarem
ama bir öpüşün yetiyor
sıcaklığı dudaklarının
ellerinin dokunuşu
sesin kulağımda
son sözlerin
beni sevdiğin.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:55 AM
Sarı buğday tarlalarını bilir misin?
sonsuza uzanan ..
Göz alabildiğince sarı ..
Güneş .. sıcak ..
O kocaman tarlaların içinde
yalnız kalmış bir incir ağacı
"gölgesinde mevsimler boyu oturduğumuz"
kilometrelerce uzaktan yalnız gözüken o incir ağacının altında
sen ve ben
tek manzaramız sarı buğday başakları ..
Ve gölgesini kullandığımız
incir ağacının yapraklarıyla akla gelen
Adem ile Havva misali yalnızlığımız ..
Geçmişle gelecek arasında mı unutulmuştuk ..
Kimseler duymaz
Kimseler görmez ..
“Hayır incir istemem ..
Bal tadında sunulmuş dudakların”

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:55 AM
Buğdaydan öğrendim şiiri
Canım kara buğdaydan
Tadı tat binlerce yıldır
İyilik cömertlikle alır
Sofralarda yerini.

Akan sulardan öğrendim
Kimsesiz çeşmelerden kırda
Duru pınarlardan dağların beleninde
Denizden ya da, yazlar kışlar geçer
Tükenmez bize anlattıkları.

Kır çiçeklerinden öğrendim
Ürerler dağ bayır kendiliğinden
Renkleriyle kurumlanmadan
Ayırmadan çobanı beyi
Sunarlar güzelliklerini.

Köy kahvelerinde öğrendim
Yağmur, toprak, kadınlar, severek
Bir ömür sözünü ettikleri
Ne kıtlıklar kırar umutlarını
Ne istekleri biter tükenir.

Çarşıda pazarda öğrendim şiiri
Küfürlerinden balıkçıların şoförlerin
Saysam ustalarım hep böyle gider
Adsız ağaçlar, göğün değişimleri
İçgüdüleri kuşların böceklerin...

Nasıl renk renk açarsa kır çiçekleri
Kayanın dibinden patlarsa kaynak
Sevince sarhoş olunca bizlerden biri
İndirir yumruğunu yırtarsa gömleğini
Şiir yazarım ben de kanımı akıtarak...

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:55 AM
Buğu'nun pencereden sonra düştüğü
İlk adrestir gözlerin
Düşüren de, hüzün...

Rüzgâr ilkbahar yağmurlarını
Camlarda serpiştiriyor
Gözyaşların yanaklarını ıslatıyor
Çünkü hüznü selâmlıyor ahvalin.

Bin eylemciyi yaya bırakan
Bir müdahaledir minvalin.

Ağır ağır yuvarlanarak gelen ateş toplarının
Zarında yanan kıvılcım alevidir yüreğin
Döndükçe alev topu, serpilmekte militanları
Takılıp kaldığında bir tümseğe
Tökezleyen bir manitanın matinesidir karanlıkta kaybolan.

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:55 AM
Yalnızlıktan, hasretten
Hicrâna düştüm bu gün
Gülistanı ararken
Virâna düştüm bu gün.

Yanıyorken yüreğim
Alevlerin üstünde
Kurtuldum sandım tekrar
Suzana düştüm bu gün.

Ararken pür ümitle
Derdimin dermanını
Halden bilmez, insafsız
Bir cana düştüm bu gün.

Kurdurdu kâlbim için
Merhametsiz sehpalar
Rahmet dedim, duymayan
Vicdana düştüm bu gün.

Söndürmeye içimin
Sönmeyen alevini
Her yanı alev olan
Mekana düştüm bu gün.

Ayrılık, âh ayrılık
Dağladı her azamı
Vuslat için yanarken
Efgana düştüm bu gün

Ağlayan, hiç mümkün mü
Gülmek sana âlemde
İçini hüzün eden
Figana düştün bu gün

06. 04. 97 / Trabzon

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:55 AM
Neden ben böyleyim,
Bugün,
Bunca ağırlığın,
Yüreğimde,
Toplantısı mı var?
Neden?
Neden elim kolum,
Bağlı,
Yüzüm kızarık,
Dilim kekeme
Neden?
Neden öğle güneşinde,
Su yemiş,
Dallar gibi,
Eğmişim yapraklarımı,
Neden?
Neden bunca fırtına,
Yalar,
Kaderimin surlarına
Yapışır keder, Neden?
Neden sözleri ağır,
Ağır gelen ölüm,
Aşkıma baldıran,
Tutumu,
Neden?
Neden böylesine bir günde,
Yontuldu idam sehpam,
Takıldı ilmiği, gönlümün yelesine,
Düşlerin ensesinde,
Ne arıyor diş izleri,
Uyku hedef almış bizleri,
Yazmış kara defterine,
Böyle bir günde neden?

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:55 AM
(hep ben sevdim,çoğaldı derdim,her sevgide sınav verdim , her sınavda
çaktılar yere serildim)

*
yanardağ gibiyim bugün bir görsen
aklıma gelince başıma böyle esersen
içimdeki yangınların bir sırrına ersen
sende yan içini deşsinler , anlarsın
*
deli taylar gibiyim bugün sensiz
zincirini koparmış başıboş densiz
öyle hissediyorum kendimi gemsiz
sende yalnız kal koşarak ara, anlarsın
*
ip üstünde gibiyim bugün tutan yok elimden
gözlerimde bağlıykende gözüm karardı birden
düşlerimden düşürdün tam kalkarken yerimden
sende bir zalime düş , anlarsın
*
köpürmüş deniz gibiyim bugün dalgalarla
gel-gitlerle sahile vurmuş kırılmış kayalarla
geç kalmış vurgun yemiş organları sırayla
sende bir denizde ağa takıl , anlarsın
*
İZMİR 30.11.2004

GooD aNd EvýL
09-15-2007, 09:56 AM
Dün;
Gitti biliyorsun
...Ve aslâ geri dönmeyecek.

Yârın;
Kimler için gelecek
Belli değil...

Söyle !
Bizim için bu gün gibi
Gün varmı ki başka?
Kıymetini bilip, bu günün;
Yarısını ayırsak diyorum aşka!