Tam Sürümü Görüntüle : Þiirler
GooD aNd EvýL
09-25-2007, 06:41 PM
Yanak yanağa vermiş
Irmakla söğüt
Gökyüzünün manzarası
Yırtmıştı ırmağı
Yeşil yeşil bakıyordu bize söğüt
Ağır ağır süzülüyordu türküleriyle tekne
Şarkısını söylüyordu ırmak
Sarhoş olan ben ırmak ve söğüt
Kanatlanmış kuşları balıklarıyla
Besliyor ırmak
Yeşili giydirmişti söğüt yapraklarıyla ırmağa
Fotoğrafını çekmişti gözlerim
Saklamıştı ırmakla söğüdün aşkını
Ve ben gözlerimi gözlerimi göstereceğim
Islak ıslak
Akarak götürmüştü türkülerini götürmüştü aşklarını
Beni çağırıyordu sessizce sırdaş olurmusun
Başka aşklara olduğum gibi
Anlatıyor serseri hayatları aldatılmış şehirleri
Her biri akıyor göz yaşlarıyla
Bir cebimde ırmak bir cebimde söğüt
Ve göz yaşlerımda sen
Vakitsiz bir şafak vakti
Göstereceğim ölü denizleri
Irmakla söğüt ve ben olacağım yanında
GooD aNd EvýL
09-25-2007, 06:42 PM
Masmavi göklerde bir yıldız mısın.?
Yağmurlu havada gök kuşağımısın.?
Doğaya renk veren çiçekler gibi,
karanlık gece de ay ışığı mısın.?
Dağlardan çağlayan şelalem misin.?
Yosun yeşiline benzer gözlerin.
Görmediğim zaman geçmez günlerim.
Gündüzü aydınlatan gün ışığı mısın.?
Bahar suyu gibi coşup çağlayan.
Dolunay gibisin,yeni parlayan.
Her gece rüyam da sana ağlayan...
Doğum günümde ki mum ışığı mısın.?
Albümde sakladım küçük resmini.
Kâlbimin içine yazdım ismini.
Haberin gelmiyor niçin,küstün mü.?
Ruhumu aydınlatan ilk ışığımsın
GooD aNd EvýL
09-25-2007, 06:42 PM
Sen güneşin en kırılgan ışığısın semada.
Güneşin doğuşuyla birlikte,
Gizlenirsin peşi sıra bulutların ardına
Bulutlar kayarken
Sende kayarsın.
Bir doğar,bir batarsın gözlerime.
Nazlı bir çocuk edasıyla,
Oynarsın bedenimle.
Kesik kesik doğarsın içime
Mutluluğu şırıngayla verir gibi.
Varlığında ışık.
Bir heyecan sarar yüreğimi,
Ritimsiz atar titreyerek
Yokluğunda ışık.
Kaybolur umutlar,heyecanlar
Yerine kalır karanlıklar.....
GooD aNd EvýL
09-25-2007, 06:42 PM
Ne bu dünya tasası,dertler zinciri
Bitecek mi sanırsın bu kavgayı
Girmişiz ucu başı belirsiz yola
Ne yol bilir,ne biz biliriz sonunu
Çık arkadaş o yoldan dışarı
Bak çevrene,ne yollar var daha
Derdi kederi bırak bir kenara
Dünya dursa dert bitmez arkadaş
Varlığınla sevgi saç, ışık saç
Yol göster,yordam göster hemen
Herkes birbirinin peşinden giderken
Sen bir yol daha aç,ışıklı olsun arkadaş.
GooD aNd EvýL
09-25-2007, 06:42 PM
Annesinin bronz
bacakları arasına düşer
beyaz çarşaflar üzerinde.
Krem kokuları duyar ilk
gözleri parlak
sağlıklı, güzel
nur topu denilen cinsten
ve odası oyuncakçı dükkanı
yatağı kuş tüyünden.
Doğumunun şerefine
zengin masalar kurulur
tebrikler arasında
adı ışıl konulur.
-II-
*******i senfonilerle uyur
annesinin elleri kirlenmesin diye
bakıcılar tutulur.
Göğüsleri yıpranmasın diye annesinin
biberonlara yumulur.
Villaların bahçesinde
arabasına kurulur.
- III –
Anaokuluna gider dördünde
özel hocalar tutulur
piyano dersleri alır evinde
onunda hanımefendi olur
özel odasında yapar kahvaltısını
uşakları bulunur.
- IV -
Başları döndürür on yedisinde
kolej mezunudur
pırlantalarla tanışır
âşıkları yarışır.
Yirmi beşinde evlenir
lüks bir düğün salonunda
kaybolur havada uçuşan
dolarların arasında.
- V –
Ve Işıl bir kız bir erkek doğurur
onları da biberonla doyurur,
göğüsleri bozulmasın diye.
Çocukları ağladığında
gülsünler diye
onlara hep ‘Yeter’lerin
yaşam öykülerini okur.
GooD aNd EvýL
09-25-2007, 06:43 PM
Kapama gözlerini gök kararmasın
Bir ömür yüzüme bak ışıl ışıl
Sevda çöllerinde aşk pımarımsın
ak benim gönlüme ak ışı ışıl
akarsa uğruna aksın göz yaşım
ağırsa uğrunda ağrısın başım
bitmez hasretimsin kavım ataşım
sarıl bedenime yak ışıl ışıl
GooD aNd EvýL
09-25-2007, 06:43 PM
Günler ay, aylar yıl oldu,
Geçmek bilmez oldu zaman,
Göremedi seni,
Hissedemedim kokunu,
Hasret denen törpü
Her yokluğunda içimi
Biraz daha törpüledi
Artık pes et dercesine.
Sensiz geçmiyordu zaman
Artık hayatımda yok bir heyecan.
Güneş doğmaz oldu,
Karanfiller soldu,
Seni görmediğimden belki bu hayat durdu.
Zamansız elveda diyişinden,
Beni bu yolda yalnız bırakışından,
Hasretle bakan gözlerimi göremedin.
Ellerimden kayıp gittin,
Sen de bu hayatta kayıp giden bir yıldız oldun.
GooD aNd EvýL
09-25-2007, 06:43 PM
“Dolunay ürküsü nazarların
gölge aşklar kuarteti misali
yoksul davul vuruşlarıyla
damla damla hazana dönüşen aşk”
dmla damla şiire dönüşen kitap… şiir şiir kurulan güzelliklerle dolu bir dünya...
yüreği eylül,
şiiri bahar kokuşlu bir ozan..
"Telaş bekler gecenin mimoza esintilerini..
Bir rüzgar gülü sevdası
Bir maviürpertiyken düşlerim
Sisler çekilir sanki sensizliğime"
"Gün Ayıraçları"
...........
Şiirde bir anahtar kelime vardır
Gönül kilidini açar. Gönül kilidi açılmayınca oraya girip çıkılmaz.
Giriş çıkış olsa bile yüzeyde kalır.
Şiir, gönül işi olduğuna göre, şiir adına bir şey yakalayamazsın.
O yüzden, şair, şiirini yazmadan önce doğum sancıları çekmeli. O kilit, doğum sancısı çekerken gelen bir anahtarla açılır. O da “anahtar mısra”dır.
Her gün aynı şeyleri tekrarlamak, bir sonraki şiirde bir önceki şiirin atmosferinde olduğunu hissettirmek,
Çok söylenmiş sözlere şiir yolculuğuna çıkmak ancak şaire kendini avutturur. Okuyucuya hiçbirşey vermez. Okuyucu okumaz bile.
Işın Ergüney’in şiirlerinde sıcak sevda esintilerine tutuluyoruz. Kimi zaman yürek burkulmaları,
Kimi zaman bahar rüzgarları. Kendisi her ne kadar “eylülüm” dese de eylül hala uzak ondan.
Belli bir tarz yakalayabilmek, üslup sahibi olabilmek kolay değildir. Hele böyle üslup sahibi şairlerin şiirlerini eleştirmek benim için kolay olmasa gerek .
Şiirin altında ismi olmasa bile “Bu şiir Işın Ergüney’ın” denebilir bir şair ağabeyimizdir Işın Ergüney…
Beni de oldukça zorluyor.
Kapak , dizgi tertip mükemmel şekilde diyebilirim. Kapağın eylül bakışı muhtevasında çok belirgin değil. Şiirlerdeki renkler eylül olduğu kadar baharın renkleriyle iç içe.
Sıcak sevda fısıldamaları dizeler boyu… “Bossa Nova’dır...”
Adıma imzalanmış, kitaplığımı süsleyecek nadide kitaplardan biri… Önsözünde kitap sevdiği kişilere ithaf edilmiş. O güzel şahsiyetler arasında Yitikozan’ın da isminin olması beni oldukça onurlandırmıştır.
Teşekkür ediyorum.
Yukarıda söylediğimi tekrarlıyorum:
Sıcak sevda fısıldamaları dizeler boyu… “Bossa Nova’dır...”
O kadar güzel söylemler var ki, bu söylemlere “sıra dışı” demek de çok yakışıyor. Sık sık rastlamadığım söylemler, ve sık duymadığım sıcacık sevda fısıldamaları. Renkler ve müzik her şiirde dansediyor.
Renkler ve müzik şiirlerle dans şairin başlıca özelliği oluveriyor. Sesine,rengine, tadına doyamadığım bir bölümü buraya alıyorum:
“uzadı sezgiler rehin aşklara
yıldı yağmur gülleri mağrur sevişmelerden
Bir yanı sevda yüklemleriyle sarılı
Diğer tarafta inlemede nağmeler
Dile düştüğünde hafif meşrep şarkılar
Yırtılır avazlarda delişmen karanlıklar
Meraklar odaklanırken sergüzeşt bakışlarda"
“Rüzgar Tövbeleri”
İmgeler, imgeler, imgeler…
Şiirlerde umutsuzluğa rastlamadım. Beddua, kinayeli dahi olsa yok… hep sevgiliye, aşka sevdaya karşı
Sevdanın güzel kokuları…
Şiirleri, mısra mısra, bölüm bölüm kırparak tahlil etmek, düşüncelerimi anlatmak okuyucuyu yorabilir.
Ben kısaca, kitabın orta direği şiirlerden bahsedeyim. Ki o şiirler zaten Işın Ergüney’in şahsına münhasır, birer Işın Ergüney olmuşlardır.”Eylül dokunuşları”
“Yazgısı eylül sevdalarım””Cumhuriyet sevdamsın” “ince saz öykünmeleri” “güne tutsak sevdalar” “rüzgar tövbeleri” “la minör çırpınışlar”…
Hangisini sayayım.. hepsi birbirinden güzel şiirler… Hani, bir sevda bahçesine düşmüş gibiyim.
Bahçeden gül beğen diyorlar, dilim tutuluyor susuyorum…
Türk edebiyatına böyle güzel bir edebi eser kazandırdığı için sayın Işın Ergüney’i kutluyor, nice eserlere derken, kitabı öpüp kitaplığımın baş köşesine koyuyorum…
GooD aNd EvýL
09-25-2007, 06:43 PM
Lalesi yanağının geçmişe götürür beni
Gülden tatlı kokan dudağın
Ellerine yağmur değse
Şiir olur her damlası
Bana beni anlatmalı gözlerin
Gözlerinin mehtabında kaybolmalıyım
Yıldız kayar gibi bakışlarındaki ışıktan
Yüreğinden yüreğime inmeli
Kalbim kalbine yürümeli
Enkaz yığını gelgitlerin aklımda
Gül dalı omzuna konmalı kuşlar
Gelincik kadar narinken tenin
Bu masal seni anlatırken
Uykuya dalmalı hayalin
Düş ayazlarında
Yorgan olurken *******e
Endamını düşleyerek
Isınır bu yürek
Aşka kanat çırpan kirpiklerin
Cennetin adı olur kaşlarına dokunurken
Güller bu kadar mı sana benzer sen gülerken
Buz tutan zaman dile gelir
Saçlarının perçeminde melek yüzün
Güz yaprağını andırır
Saçlarından düşen bir tel
Bir ömre bedel
Resmini çizerken rengi değişir denizin
Güzelliğine dayanamaz
Ne İstanbul ne başka şehir
Sevdan bir deniz
Ben ona dökülen bir nehir
Ayrılık kanlı bir mızrak
Sensizlik en acı zehir
GooD aNd EvýL
09-25-2007, 06:43 PM
Seninle paylaşmak uykularda en büyük günahları
Seninle uyanmak nice çılgın *******den sonra.
Alır, götürür beni kokun uzaklara, en uzaklara
Ağzın; dudaklarımda ıslak bir güldür sabahları
Tenin çekiyor beni, tenin tutmuş saçlarımdan
Afrikalı kölenim senin, esirinim, mecburunum
Gözlerin değmese gözlerime kahrolurum
Ölürüm, çekersen ellerini avuçlarımdan
Dönsün başım, tutuşsun damarlarımda kanım
Gel, otur yanı başıma, erişilmez kadınım
Yum iri gözlerini, devir kirpiklerini
Ser önüme, bir hazine gibi güzelliklerini
Sana en muhtaç olduğum şu anda gel.
Yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel...
GooD aNd EvýL
09-25-2007, 06:43 PM
Bugün seni gördüm ıslak kaldırımlarda..
Göz göze geldik..
Sen süzdün..
Ben eridim karşında.
Bugün seni gördüm ıslak kaldırımlarda..
Güneş gülümsüyordu yorgun yüzüme
Duymadın gözbebeklerimin sesini
Ürkek bakışlar arasında..
Dur demek istedim bakarken arkandan
Etrafta bizi saran insanları gördüm
Bana doğru gelmeni, miladı saydım sevincimin
Bir şeyin miladı olmuştu ama ...
Bugün seni gördüm ıslak kaldırımlarda
Yağmurun sızlandığı bir gündü..
Sessizdi etraf, yağmur damlalarıydı kulağımı meşgul eden
Sen, yağmur damlalarımın sebebiydin
Darıldı güneş, tebessümü cevapsız kalınca
Yağmur damlaları terk etti kaldırımları
Uzaklaşını kutluyordu bana inat imgeler
Sen, sensiz oluşlarımın sebebiydin..
GooD aNd EvýL
09-25-2007, 06:44 PM
Yağmur ol, derinden ve sessiz yağ üstüme
Serinliğin, bırak işlesin iliklerime
Şarkılar biriksin ayaklarımın gölgesine
Damla damla aksın coşkun denize
Yüreğim yorgun umutlar biriktiriyor
Bir gölge izliyor derinden ve sessiz
Bulutlar ihanet safları kurmuş
Ağıyor yeryüzüne, ıslanıyorum
Aralıksız damlalar vuruyor yüzüme
Kan revan gözlerim suda boğuluyor
Sözler diziliyor boğazıma
Susuyorum derinden ve sessiz
Islıklar karşılıyor dönüşümü
Rüzgarın savurduğu bulutlar gibi
Savruluyorum şehirden şehire
Şehirler, ıslak bir akşamda
Yavru ceylanı bekleyen avcılar gibi
Eller tetikte izleniyorum
Yağmur yağıyor, ıslanıyorum dolu dolu
Bir gölge izliyor derinden ve sessiz
Ağlıyorum, ellerim başımda
Ah deniz, bütün suç senin
Unuttun beni bir sahilde
Bir gölge izliyor derinden ve sessiz
Islak bir yağmur zamanı
Islanıyorum, damlalar vuruyor yüzüme
Kan revan gözlerim suda boğuluyor.
GooD aNd EvýL
09-25-2007, 06:44 PM
Rumeysa'ya
Suskunsam,
Ve ağlamıklysam,
Gidişime ver birazda.
Hiç ağlamadım karşında,
Hiç incinmedim.
hiç bir zaman dilenmedim kapında.
Ve gözlerim ayarlı kaldı,
Kaybettiklerimin kanamalı dudaklarında.
Yüreğim dün gece yine sıcaktı.
Üstelik İstanbul deli gibi ıslaktı...
Suskunsam,
Ve yaralıysam,
Çaresizliğime ver birazda.
Hiç rastlamamıştım gözlerine,
Şehrimin ışıklı tabelasında.
Kalbimi bul diye sabahlıyorum artık
Soğuk bir tren garında.
Elvedaların çınlıyor güzel,
Kulaklarımın zarında.
Dün gece beni saran ıssız bir kucaktı.
Üstelik İstanbul deli gibi ıslaktı...
Suskunsam,
Ve kararlıysam
Çocukluğuma ver birazda.
Çünkü hiç bir çocuk
Oyununun bozulmasını sevmez.
Hiçbir ölüm
Almak için bir canı vakti beklemez.
Dün gece bütün dileğim
Hayalinin ellerini tutmaktı.
Çünkü İstanbul deli gibi Islaktı...
GooD aNd EvýL
09-25-2007, 06:44 PM
Okuyabilir misin?
Mısra oldu göz yaşlarım
Anlayabilir misin?
Bakışlarım senin
Dudaklarım ellerin
Sende kalsın
Mısralarım
ki
Islansın eteklerin
GooD aNd EvýL
09-25-2007, 06:44 PM
Hiç görmedim seni
Hep beklemişim, yolunu gözetlemişim
Mihmandar olmuşum rüyalarımda sana,
Sen düşlerimin yolcusu!
Vefakar değilim Kıtmir kadar
İzleri ansızın kaybolanlara,
Rahmet de değilim yağmur kadar toprağa,
Ama fıstık-i yeşil umutlarımla da
En zifiri *******e doğan bir Nur olabilirim,
Bilmem hangi yeşil yol
Ulaştırır insanı Kaf dağına
Ve Kaf dağının Zümrüd-ü Anka kuşuna,
Sen mavi ada!
Bir gece yürüyüşünde
Görebilir miyim O’nu?
O’nunla el ele tutuşup
Çıkabilir miyiz süreyyaya?
Ramak kalmış diyorlar hani senin o muştuna,
Şafak da karanlık değil bu ******* yurdunda,
Güneş seher eşiğinde
Ve doğarken gülen bir bebeğin sesi gelir ilk kez..
Sen Isparta gülü! Hiç üzülme,
Boşluğa hiç resim çizmedim,
Mona Lisa’yı kıskandıran elinle
Siyah bir nurla da ben yazıyorum umutlara:
“Üç vakit sonra, inan ki bana adı: Bahardır” yılların..
Sen rüzgar gülü!
Bir bahar türküsü dillerde gezer,
Masalların yalanı biter
Ve biter Büyük Sahra’dan esen sam yeli,
Ilık bir sabah rüzgarı yelinde
Burnumda bir toprak kokusu
Ve bir Yağmur’un tadı boğazımda..
Sen umudun adı!
İsa ölmedi,
Madonna; Meryem’in ellerindeki çocuk,
İkiz Bebek’lerin kefensiz naaşı!..
Amerika’nın yoksul ve kara yüzü Harlem
Harlem’in kanlı yaşı; Malcolm X
Çikolata renklilerin kahramanı; Malcolm X,
Yazıyorum aha buraya on dört - yirmi dört (14-24):
“Üç vakit sonra, inan ki bana adı: Bahardır” yılların..
GooD aNd EvýL
09-25-2007, 06:44 PM
Issız *******le kapadım üzerimi sen yokken
Ve ıssız *******e yazdım yalnızlığımı
Ağladım sabahlara kadar hıçkıra hıçkıra hiç durmadan
Gözyaşlarımı deniz yaptım senin için
Kimi zaman hayllerimi yüzdürdüm
Kimi zaman hayallerimle birlikte ben de
Boğuldum kendi denizimde
Ama seni sensiz yaşamayı öğrendim artık
Ya sen
Zifiri karanlık *******imde ışığım olmayı düşündün mü hiç
Ya da
Teselli bulduğum sigaramda nefes nefes içime çektiğim
Duman olmayı
Nerde
Sen ölümden öte sevmeyi nereden bileceksin ki
Nereden bileceksin ki
Bu adam seni sensiz yaşarken her gün ölecek
Söyle
Nereden bileceksin...
GooD aNd EvýL
09-25-2007, 06:45 PM
Yine bir ıssız gecede seni düşünüyorum
Senin nerede nasıl yaşadığını bilmesem de
Ben yine de seni düşünüyorum
Senin nasıl birisi olduğunu tanımasam da
Yalnızlığımda birgün karşıma çıkacaksın
Seni tanıyamamaktan çok korkuyorum
Umarım yinede bir ıssız gecede karşılaşırız
Ve seni nasıl tanıyacağımı
Ben o zaman iyi biliyorum
Benim gibi sevgiye muhtaç biri olarak
Karşıma çıkacağını ben biliyorum
Yalnızlığımızdaki o ******* kucaklayacak bizi
Sevgimizle o ıssız *******de yok olacağız
Aşkımızın şahidi olacak o ıssız *******
Bir gün yine toprak olacağız
O ıssız *******de hissediyorum
Büyük hayallerle yaşayacak aşkımız
Bir efsane olacak sevgimiz
Hiçbir aşk yerini tutamayacak
Ve hiçbir sevgili yerini alamayacak
İnan bana adım gibi biliyorum.
GooD aNd EvýL
09-25-2007, 06:45 PM
Yağmurlu bir akşamdı yine sen geldin aklıma
Gecenin kör karanlığında caddelerde dolaşıyorum.
Etrafta kimsecikler yok
Çatının oluklarından akan yağmurun sesi,
Ne yaptığını bilmeden esen rüzgarın nefesi
Üşütüyor,ürkütüyor beni
Sığınacak bir yer arıyorum kendime
Fakat ne çare bütün köşeler tutulmuş,
Kiminde kimsesiz yuvasız çocuklar,
Kiminde sokağın esas sahipleri sokak köpekleri
Mesken tutmuş, bütün köşeleri
Onlarda benim gibi yalnız
Onlarda benim gibi çaresiz
Hepsinin gözlerinde korku,
Hepsinin gözlerinde yalnızlığın çaresizliğin izi var.
Sorsam yada usulca yaklaşsam misafir ederler mi
Bunu bilmem ama, zaten küçücük mekanlar
Belki de benimle paylaşmak istemeyecekler
İstemeden de olsa bana zarar verirler diye korkuyor
Issız sokaklarda yürümeye devam ediyorum.
İçimi ısıtmak sıcak bir ortamın özlemiyle uzaklarda yanan
Bir ateşin sıcaklığına doğru ilerliyorum.
Ateşin etrafında üç beş kişi oturmuş
Ellerinde şarap şişeleri
Boş boş ateşe bakıp bir şeyler mırıldanıyorlar
İçlerinden birisi bana şişeyi uzatıp
Bir fırt çeker misin kardeş, diye sesleniyor
Hiç tereddüt etmeden, şişeyi alıp bir yudum çekiyorum.
Bir daha dediğimde
Elimden şişenin aniden alındığını fark ediyorum.
Yok öyle buralarda paylaşım,
Buralar acımasız yaşam koşulları ile dolu bir hayat
Tadına bakmak var doymak yok diyor
Oturanlardan birisi
Olsun yinede içimde bir ısınma
Yanan ateşin sıcaklığı var, bedenimde diyor.
Onlara teşekkür edip yoluma devam ediyorum.
Bu yolun sonu yok. Onun için bu duraklardan pek çok
Senin izine bir rastlasam, bir haber alsam,
Belki yolun sonu gelecek, o zaman ayrı duraklardan değil
Yalnız senin olduğun yerden bineceğim umuda yolculuğa
Bitsin artık bu çile, bu kabus diye içimden haykırmak geliyor
Ne çare ki bu yola giren bir daha geri dönmüyor.
Bu yolun sonu var mı? Bence yok, ya sence?
GooD aNd EvýL
09-25-2007, 06:45 PM
Gecenin ağırlığında uyumaz yüreğim
Sevdaya doğru açılır yelkenler
Kıpırdar benliğim arar kendini
Bordrosunda çığlık çığlığa sular...
Bir bahara kaçar gönlüm
Issızlığına sığınırken gurbetin
Düşerken yaralı bedenime sevdası
Yanar dalgası çığlık çığlığa...
GooD aNd EvýL
09-25-2007, 06:45 PM
Cam ipliğinden sıkı dokunmuştur
kristal vitrindeki bu loş kadın
soğuk tenhalığında kaşları alnının
ince bir hayretle sanki donmuştur
yansımaları sokağa vurmuştur
kafasındaki müstehcen dazlaklığın
sedef boşluğunda aralık ağzının
sevişmelere çağrısı korkunçtur.
Taşralı bir 'köpek' buna tutulmuştur
simsiyah bir ünlem önünde camların
her gece jiletle kazıyamadığın
kaç kere kaçırmayı filan kurmuştur
çünkü kadınlar gözünü korkutmuştur
kraliçesi budur yalnızlığın
ürettiği nilüfer iç bataklığının
cansız olmasından neler ummuştur.
Issızlık çığlığını şehirde unutmuştur.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:04 PM
Seni sevmek ibâdet, sevmemekse isyandır
Müebbet mahkum sevdâm, ayrılık zindanında.
Servettir, bir bakışın; gülücüğün ihsandır
Cezânın en büyüğü, olamamak yanında…
Anlayamam, anlatsam anlaşılmaz açmazım
Yaşamak kolay değil, sürgünlük belge yazım
İşitilmez çığlığım, rağbet görmez niyazım
Taşıyorum özlemi leke gibi alnında.
06.07.03
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:05 PM
Yolcuya habermiş sonsuz makamdan.
İbretli dönüşün ölüm belgesi.
Yalancı ihsanın düşsün yakamdan.
Ölümsüz Nemrud'un hani gölgesi.
Gecenin ortası misafir şafak.
Baktım ki ışıkta tanıdık tabut.
Üstüne kapanmış şifreli kapak.
İçinde bir ömür üç metre çaput.
Yarışta su olmak temizlik sanık.
Terazi şimdilik dengeye ağsın.
Kimisi dereden aksın bulanık.
Hakkıyla arınan buluttan yağsın.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:05 PM
Bir sırrı saklıyor bu duygularım
Açmak istiyorum, açamıyorum
İyiden iyiye sarıyor beni
Çözmek istiyorum, çözemiyorum
Çöreklenmiş bir yara gibi
Siliyor her dem bedenim
Çektiğim derde son vereceğini
Sormak istiyorum, soramıyorum
Esiri oldum bu girift helecanın
Kaçmak istiyorum, kaçamıyorum
Müptelayım sana bir şarap gibi
İçmek istiyorum seni, içemiyorum
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:05 PM
Eşya üç, zaman dört,
Bilinç beşinci boyut..
Kan gözüne çok şey soyut…
Can gözüne her şey somut.
Külli varlığı görüp can gözüyle…
Duyurandan günümüze,
On dört yüzyıl geldi geçti.
Yaşarken çoğunluk zulmet içinde,
İlmi olan, bilimle Hakk’ı seçti.
Onlar; tahkik yolunu seçenler,
Görmedikçe inanmamaya ant içenler…
Madde evrenini gözlediler, gözlediler…
Farkında olmadan Fûrkân-ı izlediler.
Görünen; elementti, moleküldü, atomdu.
Atom; elektrondu, nötrondu, protondu.
Onların da her biri;
Mezondu, bozondu, fotondu
Makro kosmoza bakıp, bakıp,
Aktar-ı semâvat ta dindiler.
Mikro kosmoz da derinlere indiler.
Mezon’u, bozon’u oluşturan kuantlar vardı.
Sonuncular, kuarklar ve leptokuarklardı.
Hayret!
Kesirli çıkıyordu kuarklardaki yük.
Üstelik içi dışından byük.
Eksik yükün adresi,
Ötelerin ötesi.
İşte kesin delil,
İşte bürhan.
Bu bir âhiret gösterisi.
Çarptılar topladılar.
Böldüler çıkardılar.
Yaptıkları çok çetin işti.
Zorladıkça kur-an yetşti.
Tartyon (madde-nâr) Kuark’ın eksik yükü,
Takyon (manâ-nûr)melek te bulundu.
Eksi bir bölü üç veya iki bölü üç madde,
Artı iki bölü üç veya bir bölü üç mânâ;
Eşittir bir.
Denklem tamamlandı, akıl inandı.
Demek ki O;
Evren sabiti (Allah) bir.
“Ey mutmain olan nefis;
Rabbin senden razı,
Sen Rabbinden razı,
Ebedi olarak cennetime gir.”
Anladıkça vecde gelip şahâdet getirdiler.
Rahman-Rahim Allah’a secde ettiler.
Ilgın-09.02.1994
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:05 PM
Denizde dalgalarla boğuştum bugün.
İçimdeki volkanı söndürürler mi diye sordum,
Yüreğimin acısını paylaşırlar mı?
Kafamdaki sorulara cevap verebilirler mi?
Rüzgarla dans etti saçlarım,
Gözlerim kamaştı Güneş'in pırıltısından,
Dalgalardan sıçrayan su damlaları paçalarımı ıslattı,
Yeşil,mavi,sarı alamadı içimdeki yarin yerini.
Şarkılarla anlatmaya çalıştı duygularım kendini,
Fliskenin saçtığı su yardımcı oldu göz yşlarım için,
Ordan oraya koşuşturan insanlar uyandırdı uykumdan.
El ele gezen sevgililer...
Birbirlerine olan bakışları aldı beni benden.
Cebimdeki paranın varlığı mutlu edemedi,
Yıldızım bana yine gülmedi,
Ben merkezcilik beni seçti,
Adımlarım beyaz bir hat üzerindeydi.
Gözümden akacak iki damla göz yaşını gururum durdurdu,
Şans ördüğü duvara bir tuğla daha koydu.
Aşk sanki ahretten selam vurdu,
Firar etmek istiyor yüreğimdeki duygu.
Birgün gelecek yalnızlık ben olacağım.
Ortağı olduğum yalnızlığı kovacağım.
Cesreti içime doldurup,
Yaşananları,yaşanmak istenenleri dile getirip,
Onu sevdiğimi ona haykıracağım,
Dağa,taşa, toprağa...
İlanım sonunda bir sevda çıkmazsa karşıma ,
Aşkı yüreğime gömüp hayaliyle yaşayacğım.
Şimdi tek dileğim;gelecek olan o bir günde,
Doğru yari,sevdamı,hayatın anlamını bulmak
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:05 PM
Dün yine yürüdüm
Bomboş kaldırımları ve sokakları
İçim titreyerek
Bir sigaramın dumanı
birde denize vuran hayalin vardı
sanki koca şehirde,
Yıldızlar ve ay ışığının altında
Seni düşünüyordum bu gece yine
Havanın soğuk olmasına aldırmıyordum,
İçim titriyordu ama seni özlediğimden,
hasretin vuruyordu ama derinden,
göz yaşlarım akıyordu ama kalbimden
Senin resmine bakarken
bu mısralar dökülüyordu kendiliğinden
belki özlemi,belki hasreti,
belki yalnızlığımı anlatıyordu
bu bitmeyen mısralar..
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:05 PM
Hoyratça yüzüme vuruyor
Karanlık gecenin yılgın rüzgarları
Üşümüyorum ama
İçimdeki fırtına körüklüyor
Yüreğimdeki yangınları
Raflarda kitaplar duruyor
Okuyorum ama
Bir kahraman arıyor,bulamıyorum
Rüzgarlara karşı duran
İçimde gecenin en derin sessizliği
Belki de bu sessizlik beni alıkoyan
Avaz avaz bağırsam da duyulmayan
İçimde yankılanan
Hoyratça yüzüme vuruyor
Karanlık gecenin yılgın rüzgarları
Evet ben üşümüyorum ama
İçim üşüyor
Seni arıyorum kalkınca sabahları.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:05 PM
İşin farkına vardım nice sonra
Özleyeceğim seni
Son zamanlar içimde bir sıkıntı
Başımda bir duman
Derdi çok dağlar gibiyim
Hani patlayacağım dokunsalar
Anlıyorsun derdimi
Özleyeceğim seni
Bu gece dün geceden daha uzun
Şarkılar daha manalı
İçimde bir başka hüzün
İçkim sigaram yok bilirsin
Ama gel gör sarhoş gibiyim
Ellerim titriyor sinirden
Yalan değil anladım
Özleyeceğim seni
Türlü hüzünler yaratıp kendime
Saatlerce yürüyorum akşamları
Dudaklarım tir tir titriyor
Ağlasam ağlarım o dakika
Lakin o aptal mahçupluğum
Gücüm kalmadı artık
Özleyeceğim seni
Kimseyle anlaşamaz oldum
İstemeden kırıyorum herkesi
Avutmuyor teselli etmiyor
Hiç kimse hiçbir şey
Çekilmez oldum
Anlaşılmaz oldum
Hani bir zamanlar
Seni aramam özlemem demiştim ya!
Unut onu!
Seni çok özleyeceğim.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:06 PM
Nefesim elinde bir mezru kefenimin ölçüsünü alıyor
Omuzlarımdaki tüm kuşlar güneşli yarınlara kanatlanıyor
Önümde maun tabut aczime ağlıyor.
Gitmeliyim sarı saçlı kızım çağıyor beni
Başakların arasına uzatmış küçük ellerini
Yaşıyor muyum yoksa ölüyor muyum muamma
Perdeleri kapattım gözlerim güneşe ama.
İçimde bir ben ölüyor
Çuha çiçekleri ezilmiş son deminde kan soluyor
Şiirlerim karanlıklarda yetim kalıyor.
Gitmeliyim sarı saçlı kızım çağıyor beni
Gülümsüyor babam gelecek diye sevinç alıyor gözlerini
Umutlarım bir damla gözyaşına aşina
İsmimi bile yazmayın soğuk mezar taşına.
İçimde bir ben ölüyor
Bulutlar yağmıyor sanki acılarıma ağlıyor
Gerçeğin ötesinde bir adam toprağa defnediliyor.
Gitmeliyim sarı saçlı kızım çağırıyor beni
Yirmi beş sene beklemişken bir kez göreyim gözlerini
Muradım yoktur faniliğe dair
Kalmadı acı, gözyaşı ve umut bende vesair.
İçimde bir ben ölüyor
Denizin ortasında maviler yanıyor
Ve ateşin içinde sular çağlıyor
İçimde bir ben ölüyor.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:06 PM
Alev alev yanan sevda ateşi
Sardı benliğimi sana ulaştı
Gördü gözlerinde sevgi selini
Dudakta tebessüm, canımda sensin...
Sensiz kalışlarda hayat bir zindan
Sana olan sevgim içten, her şeyim candan
İçimde dinmez boranlar, sen yardan
Yürekte çırpıntı, kanımda sensin
Taş olsan dayanmam sensiz oluşa
Bana hayat veren o can bakışa
Senszlikte hasret vurmuşsa başa
İçimde bir can ki, canım da sensin..
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:06 PM
Karanlıktan korkmuş sığınmış bir kuytuya
Elleriyle kapatmış gözlerini, ağlaması dönmüş uğultuya
O şefkatli kucağı arıyor, ihtiyacı var korunmaya
O da şımarmak istiyor tüm çocuklar gibi
İçimde bir çocuk ağlıyor vardır bir sebebi
Koşmak, terlemek istiyor, öpülmek istiyor bebekler gibi
İçimde bir çocuk ağlıyor özgür bırakmalıyım
Bende tüm çocuklar gibi sevgiyi tatmalıyım
Derdi kederi artık üzerimden atmalıyım
Sevgiyle coşan kalbime sevgi katmalıyım
İçimde bir çocuk ağlıyor artık ağlamamalı
Masum bakan gözleri yürek dağlamamalı
Artık içimdeki o masum çocuk özgür kalmalı
İçimdeki çocuk benden cesaret almalı
İçimde bir çocuk ağlıyor onu çok seviyorum
Artık hiçbirşeye ağlayıp üzülme diyorum
İçimdeki ağlayan çocuğu azad ediyorum
Bundan sonra özgürsün ağlayan çocuk biliyorum
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:06 PM
Bahçevan gönül yorulsun,
Çünkü bahçemde gül açtı...
İçimde bir sevda doğdu,
Büyüdü, beni de aştı...
Bir orman oluştu bir gülden,
Kuşlar öter binbir dilden,
Ceylan aşk içerken gölden,
Turnalar sevdaya uçtu...
Kurtlar yedi ayrılığı,
Yırtıldı kaderin ağı,
Düğümlendi gönül bağı,
Sevdalılar kucaklaştı...
Ayrılık tarihe gömüldü,
Düşmanlıklar hepten öldü,
Hasret adı, vuslat oldu,
Dertler bizden uzaklaştı...
24.06.2004 Taşkışla/Taksim
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:06 PM
- Ümit'e-
işin doğrusu
önce sarıyı gördüm, sonra hepsini birden
düşe dalmış bebekti gök oyuncağıyla.
İlerde adamla çocuk
yürüyorlardı ikisi de tavşan uykusunda
uzaktan yakından ilgileri yoktu gökkuşağıyla.
Yemin ederim
içimde bir sıkıntı o günden beri
çocuğa yedi rengi
bir arada işaret edemediğimden.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:06 PM
İçimde bir sıkıntı var
Ezberlediğim duvarlardandır belki
Ya da gözümün yaşını silen yatağım
Ya başımdaki ağrı ya kalbimdeki
İçimde bir sıkıntı var
Dinlediğim şarkılardan olsa gerek
Ya da yüreğimdeki melankoliden
Ya dizlerimin titremesi ya ellerimin
İçimde bir sıkıntı var
Gurbetlik olsa gerek
Ya da kendi benliğimden
Ya yüreğimdeki sızı ya yüreğimdeki
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:07 PM
Gönül sevdasının aktım suyuna
Bir değil derdini çektim boyuna
Ben kimseye boyun eğmezdim ama
Sinemde bir gülün dikeni kaldı
Sardı yüreğimi sardı har gibi
Çöktü saçlarıma beyaz kar gibi
Alevi bitmeyen kızıl kor gibi
İçimde hasretin yakanı kaldı
Gazabıyla çektirdiği azaptan
Ateşim kül oldu uçtu ocaktan
Bir aşk ki aklımı alınca baştan
Bana acıların yıkanı kaldı
Kapısında koydu hanın hancının
Kölesi eğledi bir yabancının
Bir sevda sonunda derdin acının
Tokatını cana çakanı kaldı
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:07 PM
Bir zaman aşk ile çarpan yüreğim
Bir çocuk misali öksüzdür şimdi
Ne bir heves kaldı ne de dileğim
İçimde her bahar bir güzdür şimdi
Anılar o yeşil dallarda kaldı
Mutluluklar geçen yıllarda kaldı
Dönüşü olmayan yollarda kaldı
Hasreti içimde bir közdür şimdi
Ümitler esmiyor seher yelinden
Deryalar coşmuyor aşkın selinden
Aşıklar dilinden duygu telinden
Sevda unuttuğum bir sözdür şimdi
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:07 PM
Yine Karardı Dünya...
Sayılı Güneşimden Biri De Battı Gitti
O Varken Seyrettiğim Herşey Karanlık Şimdi
Şafakla Çıkacağım Kırlar İçimde Kaldı...
Kar Suyuyla Canlanan Nergisleri Koklamak...
Bakttıkça bakacağım Bahar Kayboldu Gitti
Yeşeren Hülyalarım Yine Solgunca Şimdi
Bir Demet Dermediğim Güller İçimde Kaldı
Dermansız Adımlar Kadar Dermansız
Kısrak Gönlüm Kuş Gibi Uçup Gitti
Seni Bulmak Uğruna Neler Düşündüm... Şimdi
Uğruna Başkoyduğum Yollar İçimde Kaldı
Örümcek Sabrı Deyip Gelişini Beklerken
Mevsimi Doldurmadan Ağım eriyip Gitti
sıcak günlerdi Senli... Bahtiyardım Ya Şimdi...
Şavkınla Parıldayan Sular İçimde Kaldı
Ne Günler Olacaktı Mevsimlere Sığmayan
Ah Seneler... Bir Günü Dolduramadı Gitti
Birlikte Bölecektik Tebessümle... Ya şimdi
Hüznümü Paylaştığım Narlar İçimde Kaldı
Ben Hasret Zindanının Son Mecnunuydum belki
Tuğla Tuğla Dizdiğim Surlar İçimde Kaldı
O Duygular, o Hayaller, Ne Temiz...
Soğuk Rüzgarınla Yıkıldı belki
Diyeceklerim...Bestelerim...
Daha Neler, Neler İçimde Kaldı...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:07 PM
Onsuzluktur sabahlarımın adı, günlerim zehir olur,
*******im ise hep; yalnızca zifiri bir karanlık,
Yalnızca anılarımda onun adı kalır,
Onsuzlukta, şimdi ümitlerim artık hep bir anlık...
Gözyaşlarımda zehirdir , akar onsuzluk,
İçimdeyse; bir başına kalmış mazim ağlar,
Bir boşluğa dökülen; acıdan nehirdir onsuzluk,
Tükenmişliğimin boşluklarında durmadan çağlar...
Dostum, yaşarken ölmek işte buna derler,
Toprağa girmeden çürümektir onsuzluk,
Ayrılığı yaşamayanlar, nerden bilirler,
Bir boşlukta şaşkınca, yürümektir onsuzluk...
15.04.2004 Taşkışla/Taksim
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:07 PM
Bir eylül yağmurunun,
Delice yeryüzüne koşan,
Damlalarında buldum ,
Islak dudaklarının nemini...
Seni nasıl öptüysem,
Yağmuru öyle kucakladım !
Ve beni kaybettiğinde,
Neler hissettiğini.
Yağmur dinince anladım...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:07 PM
Şiirlerimde körelmemiş duygu beklerken seyirciler
Ben yaşarken şiirlerim ölmüş herkes de bir şey ister
Benden bu kadar fazlasını yazamam ki gücüm biter
Tıkandım artık paniklerdeyim bu nereye kadar gider
Kime sevgi versem daha fazlasını ister mutlu olmaz
Alışamadım yaşamda yalana suçluyum ben de biraz
Bulamamış yoldaş paradan başka yoksa içleri almaz
İçimdeki duygusal çocuk ölmeyecek bu size yaramaz
Kendilerini sanıyorlar sultan aradıkları tek paralı köle
Bir kere önden baksalar aynaya ruhları gitmiş bedende
Aşkı arama bahane yoksa parselimdir yüreğim evlerine
Dallar gibi ruhum mevsim artık sonbahardır gönlümde
Birini çok sevdim ciğer kanserinden ölüyor sakın sormayın
Diğeri yalancı çıktı diğeri ise evli ben oldum tam deli mayın
Dün aldım karşıma hesaplaştık hızlı geçen hesapsız yılların
Duygular şaha kalkmışken nedense şimdi bomboş kollarım
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:07 PM
sukunetle yürüyeceksin bu yolları hani ağır ağır.
içindeki aktör yönlendiriyor seni korkma göz görmez,kulak sagir.
arkanda bir katil elindeki silah ölüm dolu.
tırsma türkünü söyleyerek yürü bu kanlı yolu.
kırmızı yansın gözlerinde dursun bütün arabalar,
rüzgar kurşun gibi geçsin saçlarının arasından,
görünmesin gözlerin gözlüğünün karasından.
aşkı yaşamak güzeldir aktör çekinme yarasından..
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:08 PM
Bil ki varlığının tesellisi ile yaşıyorum,
gülü solmuş bir hayatın dikeni ile yetiniyorum,
ahh bu bende ki sen var ya
ne yapsam az biliyorum...
Arasıra tutup kulağından çekilince inciniyorsun,
yine o çocuk kalbin kırılıyor,
yine o buğulu gözlerle bakıyorsun.
Ne yapıla bilinir ki (?)
Eninde sonunda içimde ki büyüğün sözü geçiyor.
Saygıda kusur etmiyoruz ya,
ne de olsa büyük.
O da büyüklüğünü gösteriyor; hişşşt, yapma, uslu dur
iki silkelenmeden ‘adam’ olamayacağımızı sanıyor.
Sanki adam olanların yaptıkları bilinmezmiş gibi…
Sen yinede darılma,
bilirsin gene kandırırız onu!
Büyüklerin kaderi bu değil mi?
Kandırılmak!
Nasılsa ışıklar sönünce yine seninle baş başa kalacağız,
mantık yine arasıra yanımıza uğrayıp
çocukluğumuzu bozmaya çalışacak,
ama biz ona uymayacağız di mi?
Hem o ne anlar ki bizim oyunlarımızdan,
o uzuneşek oynayabilir mi?
Ya da birdirbir!
O ancak bir bir sayar bize tüm gerçek bildiklerini;
oyun arkadaşımız Muhammed var ya?
Hani şu Filistin de babasının kucağında kurşunlanan çocuk!
Güya o öleli yıllar olmuşmuş,
ama biz halen hayal aleminde dolaşıyormuşuz.
O bilmez ki çocuklar ölmez…
Ahmak (!)
Bir de her şeyi bilirim diye geçinir.
Hatırlıyor musun?
Daha dün akşam onunla saklambaç oynamıştık
o minicik bedeninden
koca bir gölgenin duvara iliştiğini görünce
çık seni gördüm diye bağırmıştım
ama nedense hiç çıkmak istememişti!
Galiba o bu oyunlara alışıktı…
Bundan böyle aklım izinli,
artık kara kara düşünmek yok!
Hadi tut ellerimden,
buralardan çok ama çok uzaklara kaçmak istiyorum.
Pusulam sende,
dönüşü olmayan ebedi bir istasyona at beni!
Kulağıma gazelden içli sesler fısıldamasın,
sadece neşeli çocuk melodileri duymak istiyorum.
Hayallerimi sığdırabileceğim kadar büyük
gerçeklerin düşlerimi kirletemeyeceği kadar yalın bir dünyam olmalı
küçücük bir dünyada kocaman bir çocuk değil,
kocaman bir dünyada küçücük bir çocuk olmak istiyorum yeniden…
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:08 PM
seni nasıl susturayım şimdi ben
susturupta sessizliğin neresine koyayım
yaptıklarina yapacaklarına ne isim takayım
hangimiz daha önce ölsün öbürü yanlız kalsın
kim sussun konuşan neye inansın
hangi kalbim ağrısın hangisi gülsün sebepsiz
biri sevgi dilenirken sert bakışlardan
biri sorunu büyütüp ölmeyi istemedimi hiç
hanğimiz büyüdüğünü anladı düşman oldu yıllara
hanğimiz heceleri az bulup duygularını anlatamadı
yok çoçugum sende en ufak kusur
diğer insanların içindeki çoçuklari öldürmüşler olmuş nasır
sen oynamana bak çoçuğum yazarak şiirini
diğer akıllılar arıyor kusursuz aptal zengin birini
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:08 PM
Ben de büyümek istememiştim oysa,
Saçımın beyazı,yüzümün çizgisi zaman
Ben hala İçimdeki çocuğu koruyorum
Zaman geçsin gitsin,o benle nasılsa.
Kelepçeledim onu attım anahtarı
Artık arasam da bulamam
Ben döndüm bilyelerime, topacıma
Topumla kırdım camınızı görmediniz.
Bakkalda çekiliş yaptım,oyuncak çıktı
Onu da kırdı mahallemiz mızıkçıları
İp atladım kızlarla, oldum kızılcık
Çantamla karda kaydım görmediniz
Bisikletim yoktu kiraladım pazar yerinde
Lastiği patladı ağladım oracık da
Ben büyümek istemedim ki oysa
Zaman geldi geçti,siz hala görmediniz
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:08 PM
Gurbet uzak derler, benim içimde
Ayrılık tutsağı olduğum ondan!...
Bilmem ki, suçlu kim? Kabahat kimde?
Hasret kıskacında solduğum ondan!...
Niçin iyileşmez, azar yarası
Yerleşmiş de cana çıkmıyor pası
Umutsuz, çâresiz müzmin sevdâsı
Her ân acılarla dolduğum ondan!...
Uzadıkça uzar, açılan ara
Her gün zarar, geçmek imkansız kâra
Yem oldum isyana, bitmez efkâra
Canımdan parçalar yolduğum ondan!...
İmkânsız aç açık durmak dengeli
Çıkmaz boynumuzdan muhtaç çengeli
Yol vermez gitmeye mihnet engeli
Çâresiz, ümitsiz kaldığım ondan!...
Toparlamak çok zor harap, vîranı
Yakararak ağlar, hüzün her ânı
Öyle özlemiş ki yâri, yâranı
Kıraç ufuklara daldığım ondan!...
Ah gurbet, şu gurbet; canımın yurdu
Kimi ümidimi zincire vurdu
Kiminin içini toprak doldurdu
Canımı camlara çaldığım ondan!...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:08 PM
İsyan ediyorum şimdi
Sana değil; kendime
Neden diye sorma
Sen sormadan
Ben söylerim şimdi sana
Ağlıyorum gülüm sana
Değil; sana inandığıma
İsyanım şimdi kendime değil;
Bir tek sana
Bir duam vardı dilimde sana
Şimdi dilimdeki bedduadır artık sana.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:08 PM
Hırçın deniz iken hep gözlerinde duruldum
Kısır döngülerde pervaneyken kalbinde durdum
Sevdayı gözlerinde anlatırken ben hep sustum
Yalnızlığı toprağa gömüp sende acılarımı unuttum
Islak gözlerimi senin gülüşlerinde kuruttum.
İçimdeki sen bir avuç toprakken;
Ben sevginde yeşerecek tohum oldum
Kanatlanıp özgürlüğe uçarken
Yine senin dalına kondum
Sen yokken yarınlarında
Dört mevsim dal dal kurudum durdum
Seni sevince anladım ki
Gülüşlerin ;
Acılarıma verdiğim son umudum
Sevdaya yelken açmak için
Kalbimi avuçlarına sundum.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:09 PM
Sen ölümle arana mesafe koyacak kadar soğuk bir kışı andırıyordun
Geride ise, gözyaşlarına acımayacak kadar masum bir seveni kandırıyordun
Özlemlerime koşacağım anların teneffüs zilini çalmadığında,
Geçmişteki mutluluklar yeter dermişçesine
Tren çığlığı rayların küflü demirlerinin,
Masumiyetine benzediği zamanları kazıdım hafızama.
Şeytanla dost olan acımasızlığının teseddürüne bürünmüş sahte yüzün
Kim bilir Daha kaç kişiye verecek hüzün.
Başkalaşan kişiliğin, kimden darbe almışdı da
Yoksulluğumu büyüttüğüm kurak tarlamın ekinlerine,
Bir karga gibi sokulup, oruç bozarcasına
İyinin ve kötünün kararsızlığıyla saldırdın?
Asil bir sefillik deryasında
Oltama takılan yosun kaplamış yüreğin,
Gurur diyerek yaşamaya çalıştığım
Paslanmış ufkumun sis çökmüş hayalini çürüttü.
Duymayı çoktan unuttuğum
Sağırmı oldum yoksa dedirten tatlı sözlerini,
Hangi sütü lekeli ananın evladına söyledin de
Notasız besteler gibi
Türküsüz bir ömre mahkûm bıraktın beni?
Ama bir gün hepsinden bıkıp,
Bakkal defteri ve taksit kartları sıkıntısında
Sade bir ömrün kenar mahalle saflığında yaşamak istiyorum dersen,
Ve sorarsan bu acımasızlığından kurtulmanın yolunu
Sana tek tavsiyem, Azraillin elinden su iç!
Bir insanı sevmekle başlıyordu aşk
Ve terk etmesiyle acı.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:09 PM
Gökyüzü karanlık sabah olmuyor,
içimdeki sizi dinmek bilmiyor,
hasretin dünyamı yakıp yıkıyor,
kim bilir artik kalbin kimi seviyor...
Seneler geçse bile gönlüm hala seninle,
aşkını mahkum gibi esir ettim kalbime,
mutluyken nasılda düştük bu hale,
severim ben seni sensiz bile...
Giderken ellere beni düşündün mü,
aşkını kalbinden alıp gömdün mü,
severken nasılda düşman olduk gördün mü,
boşuna çekmişim ben bütün zulmünü...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:09 PM
I)
İçimdeki yalnızlık
Dışarıdakilere ve kalabalık adımlara rağmen
İçimde yaşattığım yalnızlığım
Acılarıma sıkıntılarıma kırgınlıklarıma
Arkadaş sandıklarıma inat edercesine
Beni sakla
Sakla ki kimse beni görmesin
İncinen ruhumun yaşattığı buhranlarla
Ruhum daha fazla incitilmesin
Diye alıp bedenimi sakla toprağın en koyu rengine
İçimdeki yalnızlık
Yalnızlığım ruhumu alıp götür
Geldiğimiz yere
Sakla ruhumu masmavi gökyüzünün en saf tonuna
Saflığı özlediğimi haykırmam için
II)
Beni tüketip bıktıran hayatın tozlu yollarında
Yılmadan yürüyorken bu kadar yıpranmamıştım
Her şeye inat ayakta durup yüzümden gülümsemeyi
Eksik etmezdim
Her şeye göğüs gerip başım dik yürüyordum
Hayatın tozlu yollarında
Ama burada ama oldum yüzü gülmez oldum
Devenin yanında kulak sayılacak kadar küçük sorunlar karşısında
Pes edip adım atamaz oldum
Cesaretim kalmamış galiba
O dağları deviren cesaretim kalmamış…
Her şeye inat beni sakla
İçimdeki yalnızlık
Beyazlar içinde bedenimi toprağa
Ruhumu yaldızlarla masmavi gökyüzüne…
İçimdeki yalnızlık dışarıdaki kalabalık dünyaya
İnat sakla beni
Kimse görmesin
Kimse duymasın sesimi
Kimse sevmesin beni
Kimse umut bağlamasın bana
Kimse asıl olmayan ifadelerle kutsal olan dost kelimesini
Zalimce kullanmasın
Gerçeği dostum kelimesinin ardına saklamasın
Gerçeklerden bıktım insanların asıl olanı gizlemesinden
Bıktım
III)
Saklayabilir misin beni ey dostum diyen
Beni inciltilmem için saklayabilir misin
Kalbindeki saflığa
Ruhundaki dinginliğe
Yüzündeki acı gülümseye
Ellerinde sakladığına
Diline gizlediğine
İçimdeki yalnızlığa
Erişip beni saklayabilir misin dost diyen dil
Beni saklayabilir misin
Toprağın koyu tonuna gökyüzünün mavisine
Beni saklayabileceğini sanmıyorum
Ben şu soruya takılarak sanmıyorum
Beni saklayabileceğini
Sen gerçek dost musun
İlkin bunu belirtebilmen gerekir ben i saklayabilmen için
Beni gerçek dostlarım ve içimdeki yalnızlığım
Saklayacak bir daha acı çekmem için
Gerisi sadece bir damla göz yaşı biraz hüzün
Belki bunlar affeder sizi yalancı dost.
IV)
Yaklaşan sonu hissediyorum
Ulaşamadıklarıma araya mesafe koyduklarıma ulaşıyorum
Kırdığım kavga ettiğim ayrıldığım insanlara ulaşıyorum
Ayrıldığım sevdiklerime aşklarıma
Arkadaşlarıma dostlarıma yoldaşlarıma
Beraber nice sorunlara direndiklerime
Beraber bir lokma ekmeği bir kuruş parayı paylaştıklarıma
Ulaşıyorum
Sesleri sözleri beni mutlu ediyor
Mutlu olduğum kadar onlarda sesimi duydukları için
Onlara ulaştığım için
Mutlu olduklarını dürüstçe saf ve kin tutmayan kalpleriyle söylüyorlar
Ulaştığım ve ulaşamadığım sürekli görüştüğüm uzun süredir görüşmediğim
Kimse kalmasın sesini duymadığım
Kimse kalmasın incilttiğim varsa burada
Her şey son defa seslerini duymak içindir
Affedilecek af dilenecek bir hatam olmadı
Saflık ve dürüstlük sarmıştır
Hep etrafımızı
Ben mutluyum onlar mutlu
Bir tek varlığımdan hoşlanmayalar
Mutsuz
Onlarda burada yaşıyor.
Dışarıda koca bir dünya var
Bunu unutanlar o dünyayı ben gördüm
Varın siz görmeyen kalakalın sınırları dikenli tellerle sarılı hayatınızla.
V)
BENİ SAKLA İÇİMDEKİ YANLIZLIĞIM
BENİ YAĞAN YAĞMURUN YERE DÜŞÜTÜĞÜNDE ANACAK
BENİ DOĞAN GÜNEŞİN IŞINLARINDA HİSSEDECEK
BENİ İNCİLMEYİM DİYE KORUNAKLARINDA SAKLAYANLARANILARLA YÜZLERİNDE
OLUŞACAK GÜLÜMSEDE HİSSEDECKLER
GERİ UMURUMDA BİLE OLMAZ
BENİ SAKLA İÇİMDEKİ YANLIZLIĞIM
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:09 PM
Pazartesi sendromu bitmek üzere şu saatlerde,
İnsan iç huzurunu yakalamışsa bir kere,
Yığınla işin üstesinden neşeyle gelebilmekte,
Hayal kırıklıklarına eyvallah edip,
Kendine güvene her daim "Merhaba" diyebilmekte...
Evet, bir daha yaşayamıyacağım nitelikte,
O en değerli saatlerim geçti bugün de yine.
İçimde varolmanın müthiş enerjisi ve sevinci,
Ümitle bakmaktayım gelecek günlere...
İçimden gelen duyguları paylaşmak istedim şuan sizinle dostlar,
Hani derler ya:" Damdan düşenin halinden yine damdan düşen anlar,
Her ne kadar gelmiş olsa da sonbahar,
Benim gönlüm her zaman ilkbahar...
Bazen coşar bu gönlüm kabına sığmaz,
Bazen de boşver aldırma der, akıl sır almaz,
Açmışım yine çenemi korkarım kapanmaz,
Koptu yine bu gönül dostlar,
Bağlasalar durmaz...
Bence insan her zaman kendisine çıkan bir yokuştur,
Kendi iç dünyasında kendi eksileriyle boğuşur.
Değilmi ki çiçeği yeşerten hava, güneş ve sudur,
İnsanı yaşatan da işte bu gönül coşkusudur...
Sana sesleniyorum ey İstanbul duy sesimi
İşte budur Nil'in gönlünün sesi
Dilerim dostlar şuan hepiniz atarsınız tüm stresinizi,
Doyasıya tadına varmaya çalışıp hayatın, eksik etmezsiniz,
Gönlünüzden yüzünüze yansıyan o eşsiz gülümseyişinizi....
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:09 PM
Gönlümün sahiline bir dalga vuruyor
Tıpkı sen gibi…
Bir uçta sırılsıklam aşkı görüyorum
Öteki uçta yıkık beni…
İçimden aşk geçiyor
İçimden İstanbul,içimden içim geçiyor.
Kasırgalara yakalanıyorum
Fırtınalarda boğuluyorum
Sönüyor sana olan aşkım ve içimden basıp gitmek geçiyor.
Dalgalanıyorum kimi zamanlar
Yunuslar, gemiler geçiyor üzerimden
Bir gözüm Mudanya oluyor
Öbür gözüm Gemlik…
El sallıyor bana gemidekiler.
Boğazım düğümleniyor
Bekliyorum ama gelmiyorsun
Fırtınalara mı yakalandın
Bekliyorum ama bir gel diyen olmuyor
İçimden beklemek,sonsuza dek beklemek geçiyor.
Ama gel gör ki
Bir tek “sen”
Bir “sen”
Bir “sen” geçmiyorsun içimden
Ömrüm sensiz geçiyor
Geç artık içimden….
Acele et ,
Zaman geçiyor içimden…..
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:10 PM
Ağzının bir kıvrımından cesaret bularak
ter yürekte susayışlar yaratan yağmurlara açıldım
kalmışsa tomurcuklar önünde sendeleyen çocuklar
kalmışsa bir kaç ısrar ölümle yarışacak
onların yardımıyla dünyamıza acıdım.
Dünya. Çıplak omuzlar üzerinde duran.
Herkes alışkın dölyatağı bersalarla ağulanmış bir dünyaya
Benimse dar
çünkü dargın havsalamın
gücü yok bazı şeyleri taşımaya.
Önce kalbim lanete çarpa çarpa gümrah
sonra kalbim gümrah ırmakları tanımaktan kaygulu
sakın Styks sularının heyulası sanmayın
er gövdesinde dolaşan bulutun simyası bu,
biraz üzgün ve Ömer öfkesinde biraz
öyle hisab katındayım ki katlim savcılardan sorulmaz
ne kireç badanalı evlerde doğmuş olmak
ne ellerin hırsla yaban tutuşu
ne fabrikalarda biteviye üretilmekte olan kahır
dev iştihasıyla bende kabaran aşkı
yetmez karşılamaya.
İnsanlar
hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır
o ferah ve delişmen birçok alınlarda
betondan tanrılara kulluğun zırhı vardır
çelik teller ve baruttan çatılınca iskeletim
şakaklarıma dayanınca güneş
can çekişen bir sansar edasıyla
uğultudan farkedilmez olunca konuştuğum
kadınların sahiden doğurduğuna
toprağın da sürüldüğüne inanmıyorum
nicedir kavrayamam haller içinde halim
demiri bir hecenin sıcağında eriyor iken gördüm
bir somunu bölünce silkinen gökyüzünü
su içtiğim tas bana merhaba dedi, duydum
duydum yağmurların gövdemden ağdığını.
Sen ol küçük bir kıvrımdan, bir heceden
aşk için bir vaha değil aşka otağ yaratan
sen ol zihnimde yüzen dağınık şarkıları
bir harfin başlattığı yangın ile söndür
beni bir ses sahibi kıl, kefarete hazırım
öyle mahzun
ki hüzün ciltlerinde adına rastlanmasın.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:10 PM
korkuyorum!
bakamıyorum içime
göreceklerim
görmek istemeyeceklerimse
bütün umudum tükenmişse
etrafımdakiler içimi kemirmişse
korkuyorum
bakmaya içime...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:10 PM
Bir gemi demir aldı
Uzaklaşıverdi limandan ağır ağır
kulak kabarttım dalgalara
sabahın kızıllığında
duyduğum aynı ses:
"Git alabildiğince uzaklara"
Yolcu, kaptan, tayfa,
Hepsi benim, bu yolculuk içime
Önümde bir kırık pusula
sol yanımda bir deli yürek
kılavuzum beni terk etmeyecek
Dön diyorsun gülüm
Sonun felaket,
Gel
Yol yakınken vazgeç
halatları çözdü çımacı
Vira dedi kaptan
Artık bir nokta ardımda liman
bir bilet daha almıştım sonraki sefere
Gelmek istersen
biletin konsolun üstünde...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:10 PM
Gözümün güneşi
Gönlümde yarasın
Ak saçların dağılsa
bağrımda pervasız
Sen benim
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:10 PM
İçi başka dışı başka
Olanlar var içimizde
Bir namazı defalarca
Kılanlar var içimizde
Acımadan insanları
Soyanlar var içimizde
Her tarafa fitneliği
Yayanlar var içimizde
Ekmeğimi gram gram
Çalanlar var içimizde
Çala çala süper zengin
Olanlar var içimizde
Fukarayı hakir görüp
Ezenler var içimizde
Suç işleyip suçsuz gibi
Gezenler var içimizde
Baba parasıyla hava
Atanlar var içimizde
Şans oyunu ve kumarla
Batanlar var içimizde
Üç beş milyon için adam
Vuranlar var içimizde
“Kimi soysam” diye kafa
Yoranlar var içimizde
Başlarına boşa çorap
Örenler var içimizde
İçeriye suçsuz yere
Girenler var içimizde
Laf getirip götürmeyi
Sevenler var içimizde
Kızını da dizini de
Dövenler var içimizde
Amirine yalakalık
Yapanlar var içimizde
El değil de ayakları
Öpenler var içimizde
Bir değil binlerce kez
Ölenler var içimizde
Öz kardeşi ağlıyorken
Gülenler var içimizde
Oğuz der ki “Sözümüz çok,
Harbi dosta sözümüz yok
Kalleşlikte bezimiz yok
Doğruluk var içimizde”
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:10 PM
Bir yerler hep karanlıktır,
Anlatılmamış ya da anlatılamamış olanın kavurucu gölgesi,
Öldürücü sessizliği...
Sevgisizlik gibi acıtan,
Ayrılık gibi oradan oraya savuran...
Uzaklıkların ayrı düşürdüğü sevgililer,
Hasret çekenler
Hep yarım bir şeyler
Nerede imkansız varsa onu seçer kalpler
Zorluklara göğüs germeyi aşk zannerdeler...
Gerçek aşk düşlerde var olma çabası verirken,
Gerçek sevgi ilk andan beri yüreklerdedir aslında,
Hayat bulur ana kucağında...
Aşk ve sevginin arasındaki çizgidir ince olan,
Duygularımız değil bizi hassaslaştıran,
Gözyaşlarımız değil ağladığımızda bizden kopan,
Mutlu olmak değil bizi güldüren,
Güldüğümüz için mutluyuz çoğu zaman.
Ve karanlık değil bizi korkutan,
Korktuğumuz için bizleriz karanlıkta kaybolan...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:10 PM
Toprak kazmak
Başında dikim için
Sonunda ölüm içindir
İnsan kazmak
Başında ekim için
Sonunda görüm içindir
Birim içindir
Varım içindir
Bugün içindir
Yarın içindir
Bütün için
Yarım içindir
Belki önce benim için
Ama ondan sonra hep
Hep senin içindir
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:11 PM
Şekilde olduğu gibi,
Elindedir. Gönlünün anahtarı.
Rekabete girme,
İçindeki nefretinle,
Faili meçhule dönme sende,
Elindeki mektubu verip de,
Karanlık yola girme,
Aydınlığı olmayan karanlığı seçip de,
Rekabeti attın bir kenara şimdi,
Aydınlığı olmayan karanlığı da,
Yazdığın mektubu koydun bir kenara, şimdi
Aydınlığı alıp koy kalbinin bir kenarını da
Zahmetsiz olur bu kalış… (Ya bir de gidiş…)
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:11 PM
İçiyorum yine derdinden
Acımadan kendime
İçime çeke çeke
Doldura doldura hasretini yüreğime
İçiyorum yine derdinden.
Her nefeste unutasım geliyor olmuyor be gülüm
Unutamıyorum seni
Silemiyorum seni defterimden.
Giderken götüreceğim hiçbir şey,
Yok hasretinden başka
Elimde telefonum
Cebimde bir paket sigara
Aramanı bekliyorum bir ara
Telefonum bir türlü çalmıyor be gülüm.
İçiyorum yine derdinden
Acımadan kendime
İçime çeke çeke
Doldura doldura hasretini yüreğime
İçiyorum yine derdinden.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:11 PM
Her içtiğimde vücudumu sarıyor,
Her nefes aldığımda ise içimi ısıtıyorsun.
Akarsuda duran kaya gibi
Üstüne su geldikçe yosun tutan
Aya hasret yıldızlar gibi...
İnsanı bekleyen toprak gibi...
Geleceğini bildiğim sürece
Beklemekten uslanmayan
Kişi olarak kalacağım.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:11 PM
Yakılacak yara bu
Yandırır diye içtim
Dudakların şarabı
Andırır diye içtim
Kahroldum gidişine
İçtim peşi peşine
Gönlüm senin işine
Son verir diye içtim
Vurduğun günden beri
Sormadın derbederi
Ateş ettiğin yeri
Söndürür diye içtim
Ne hal bildin ne hatır
Yazmadın tek bir satır
Senin gibi aldatır
Kandırır diye içtim
Saki'ye sor sancımı
O bilir ilacımı
İflah olmaz acımı
Dindirir diye içtim
Yokluğun hışım gibi
Bastırdı kışım gibi
Seni de başım gibi
Döndürür diye içtim
İçtim sensiz yarına
İçtim intiharına
Selviler diyarına
Gönderir diye içtim
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:11 PM
Akıl almaz hayaller almış gidiyor başını
İçimde bir korku sevsem seni sanki vuracaklar beni
Sevsem seni sanki ayağıma prangalar çekilecek
Sevdam beni delirten sevdam..
Seni sevmek benim için yaşamaktır.
Sensizliğin kabustur
İdam sehpasıdır sensizliğim..
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:11 PM
Birgün benimde
Ölüm fermanım yazılırsa eğer
Gözlerim açık gitmeyim
İdam sehpasını sen kuruver.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:12 PM
sanki bir gün çıkıp gelecek gibisin.
evde her gün bir şeylerin yeri değişiyor.
galiba senin yerin hep ayni,
bir duvardaki resmin,
bir de rüyalarımdaki gulusun.
hani dönmeyecek olsan,
çoktan bırakırdım hayati avuçlarımdan.
kime lazım sensiz hayat,
avuntularda olmasa nasıl geçer omur.
yalan diye asılıyorum beynime,
idamlık mahkum gibi senin gelmeni bekliyorum.
hadi gel artık,
vur tabureme,bitir isimi.
çoktan son bulmalıydı zaten yaşadıklarım, çektiklerim
simdi beklediğim bir kıpırdanış,
olu bir denizin dalgalanması gibi...
ve bekliyorum seni,
idamlık mahkum gibi...
sakin acıma bana,
yok olmak dediğin bir ince gümüş,
sahte bir gülüşe aldanır bu süzülüş,
kaçmak mümkün değil zaten.
yazılmışsa alnına yazılan olurmuş.
bir rüzgar esmesini bekliyorum simdi.
fazla geciktirmeden, bitir isimi,..
idamlık mahkum gibi....
bekliyorum gelmeni.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:12 PM
dilsiz *******imin egemeni
tanığı çocukluğumun
sırdaşım
Teksas okurken
ders kitabının içinde
heyecanında aldatmanın
ilk bileni ilk aşkımın
mektup yollarken ona
kumpasında acemiliğin
yalanlarımın ortağı
gizleyenim
yanaklarımın kızarmasını
saflığında çocuksuluğumun
yoldaşım
beş numara camın çatladığı
fitilinin kısaldığı
gazının azaldığı
gittiğinde bile ferin
ağlamaklı zamanlarımın
bana beni anlat
titrek ışığının
alfabeye düşürdüğü gölgemde
yılların unutkanlığına inat
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:12 PM
1
Hem bir insanım
Düşüm kapıdır dünya’ya,
Hemde bir düşüm
Kapım insandır dünya’ya.
..........
2
Şaire söyleten şarap değil,
Dertliyi soluklatan sigara değil,
Ben bir gediğim, söyleten de
Soluklatan da benim
..........
3
Ben bir düşüm sonum olmaz
Gülüm solarsa da günüm dolmaz
..........
4
Dağda biten güldür deli de insan
Zamanda yiten hem gündür hem de insan
..........
5
Derde bir Hekimi Sarman olmazsa diyarı harman da
Her bahçıvanın gülistanında olur ruh, Meliki İman...
..........
6
Uzaya gidecek insan neylesin nesefi,
Halı hazırda kolu, bacağı, kafası
Zaten olmuşken çanak, çömlek, tencere(yle akraba)...
Sorumsuzca delmesiyle OZON’u
Sanki robot torunu mu nefessiz ölecek...
..........
7
Para her kapıyı açar derler
Gönül bahçesine bahçıvandır derler
Ne gönüller gördüm bahçesinde Hurî’ler
Gönlünde Nurî’ler besler
..........
8
Tabulara yaslanma,
Ne tanrı ile oyna, ne para ile
Her oyunu kuralına göre
Ve de biteceğini bile bile oyna...
..........
9
Sen bir kurttun, akşamları uludun,
Ben bir Nuh’tum, cesaretimle uluydum
Sen bir kurttun, dişleklerinle ulu’dun
Ve ben bir sulh’dum, yürümeye
Zincirlerimle ve esaretimle koyuldum.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:12 PM
Sana karşı içimde asal bir sevgi büyüttüm,
Hiç bilinmeyenli denklemler ortamında.
Aşk bahçelerimin yasemini,
Karmaşık hislerimin türevi…
Güz mevsimi ve bir ağaç çıplaklığında,
Dibime düşmüş yapraklar kalabalığında,
Bir sen uçan rüzgarlarla gönlüme yalnız.
İklimleri şaşırmışım,
Benim bildiğim tek senle gecen yaz…
Yaz sıcağında bile yokluğunda titreyen,
Son kurşununu kendine bırakamayıp sana tüketen,
Yaşamanın her bir yerinde yalan olup tükenen,
Bir ihtimali sevebilecek kadar yalın fakat
Yalanlar üzerine kurulmuş sevgiler dünyasında,
Alt yapı eksikliği yaşanan duygu kanalizasyonlarında,
Gecekondu hislerle çabucak unutulan,
Bir iett otobüsüyüm ,hayatından gecen,
Trafiğinde sıkışmış kalmışım
Ve geç kalıp yetişememe
Korkusunda sevmişim seni…
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:12 PM
Bir serçe böcek yakaladığı zaman kendisini dünyanın en mutlusu sanır
Çünkü zannederki bundan daha güzel yiyecek olamaz diye,
Oysa bir güvercin iğrenir o yemden.
Biz insanız, insanda bazen mutluluğu kendisi yaratır
Hemde çok defa tam da
Bir diğerinin cehennem ettiği, iğrendiği yerde.
Bizde iç değerlerimizden bir şeyler kaybetmeyelim.
Ne kadar geçmişe bağlı olsakda , iğrenmeden yaşamayı öğrenelim,
İğrenmeden sevelim........
Dünya bir akımdır,sürükler veya batırır bizi
Bizler bu akımda yüzüyoruz, yönetmiyoruz.
Horoz ötünce güneş doğmaz,güneş doğunca horoz öter.
Kör olan göremez tanrının kıvılcımlarını,sinyallerini....
Birbirimizi süzgeçten geçirip cüruf olarak görmeden
Kendimizi beğenmişlik denizinde boğmadan
Her insanda bir renk olduğunu anlayarak..............
Bunu ancak gözlemleyen anlar vede hiç şaşırmaz mesela,
Karnı tok olan , aç beynin felsefesini çözemez
Sen aç kalırsan yahut o doyarsa anlarsın felsefesini.......
En iyisi şöyle düşünmeli bin yıllık çınar yaşadıda, bir günlük böcek
yaşamadımı.
Bizde kısa yaşamımızda kendimiz dışında bir canlıyı sevelim
Bu kedide olsa, köpekde, çoçukda,kendi evimizdeki bir yapma bir çicek olsa
bile.......
Ama sevelim
Kendimiz dışında birini iğrenmeden
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:12 PM
Artık her şey gözlerine benzer
biraz gerçek ve çokça yalanlar ve yanlışlar
her şey gözlerine benzer
gözlerin İzmir'i İzmir gözlerini anlatır
yüreğimi hep paslı bir hançer kanatır
gördüğüm her yalanla her yanlışla ben ölürüm
ben her gün yeniden ölürüm
siz neden hep soyunuyorsunuz
siz neden hem soyunup hem utanıyorsunuz
hüznünüz hep alkollüdür alkol sefalarıyla başlayıp biten
gözyaşlarınız büyük yanlışlarınız,
yanılgılarınız ve yalnızlığınızdır herkesten gizlediğiniz
çoğul gözleri görmez, çoğalan mutlulukları bilmezsiniz
hüznünüz hep alkollüdür
yalnızlığınızı bastırmaya çalıştıkça batarsınız
ağzı alkol tütün ve şehvet kokan oğlanların
terli ve kirli koyunlarında teselli ararsınız
hiçbir sabah aynada kendinizi tanıyamaz utanırsınız kusarsınız
her teselli sabıka kaydınızdır sonradan pişmanlık duyduğunuz
her pişmanlıkla biraz daha ölürsünüz
her gün azar azar biraz biraz yavaş yavaş ölürsünüz
hayata hep yalan yanlış buruk kırık gülümsersiniz
hayatsa hınzırca sizinle dalgasını geçer durur
bir düşünün nerede neyi ne zaman gerçekten yaşadınız ki
hayata kendinize olduğunuz kadar uzaksınız
bir düşünün niçin hep gizli kanıyorsunuz kan ağlıyorsunuz
- II -
özlemlerimizle öksüz kalan gözlerimizi yitirdikten sonra
gözyaşlarımız hüznümüze hüznümüz yalnızlığımıza bulaşmış neye yarar
bir kerecik olsun göremedin gözbebeklerimdeki kanayan acıyı
acı ki tarihin bedeli ödenmiş yanılgısıdır
tarih ki başarılı ya da başarısız tüm ihtilallerin
ölümle yaşam arasındaki tedirgin gülüşüdür
tedirgin sevişmelerden artakalan
korkunç bir pişmanlık ve büyük bir yalnızlıksa
tereddütsüz bıçağınızı kalbinize batırın
tutunduğunuz kırık bir daldır
tükenişinizi suskunluğunuza astığınız
boşuna uğraşmayın hiçbir şey avutamaz yüreğinizin tenhalığını
küllenen aşklarınızı hiçbir şey diriltmez
yitirilen düşler yüzünüze yapışan acı bir hüzün
ve iğreti gülüşlerdir yüzünüzü kanatan
iğreti gülüşler yitirilen düşlerdir
soylu aşklar kirlenmiş yüreklerde yaşamaz
kirlenmiş yürekler hep konuşur ama yaşamaz
oysa konuşmak kirli yüreklerin hiçbir eksikliğini gidermez
konuştukça eksikleri kırılıp düşer çürüyen *******e
emilmekten şişen, moraran ve çürüyen dudaklarınız
en büyük acınız ve utancınızdır ertesi güne kalan
durmadan yinelelediğim sözleri hep ağzıma tıkadınız
beni hiç anlamadınız beni hiç anlamadınız
alkölün esrikliğiyle *******i apışaranızla, gündüzleri yüreğinizle kanadınız
ama hep yalanlara sığıdınız ama hep gizli gizli kanadınız
ah siz beni hiç anlamadınız hiç anlamadınız
yanlış bir hayata saplanan diş izlerine katlanmalısınız
ey bedenini ihaleye çıkaran müzayedeci yürekler
her yeni güne farklı sperm kokusuyla başlamaya utanmalısınız
size sizi anlatmaktan usandım anlamadınız
bir ''yalnızlık niye kanar'' hiç anlamadınız
-III-
yalnızlığınızı onarmaya çalıştıkça yalnızlaşıyorsunuz
hep ama hep yalnızlığınızla sevişip duruyorsunuz
bilmez misiniz ki tenin tene sürtmesiyle aşk yeşermez
yaşamdan hiçbir şey anlamıyor bir kısır döngüde boğuluyorsunuz
aşklarınız hep kaçamak ve gizli gülüşleriniz hep kanamalı
sevişmeleriniz hep yarım yamalak acılı ve acele
bir yatakta iki beden, bir dudakta iki yalan olmak aşk değildir
kirlenen yüreklerde aşklara ve düşlere yer yoktur
bu yüzden hep yalnızlaşıyor, bu yüzden hep kanıyorsunuz
bir bir yıkılıyor doğrularınız aşklarınız inançlarınız
hep bir şeyler eksilir yaşantınızdan usul usul eksilir
paldır küldür eksilir yaşantınız, gürültüyle devrilir mutsuzluğunuz
her şeyiniz hiçbir şey anlatmıyor
siz artık eksik, yarım ve yanlış değil, siz artık hiçbir şeysiniz
yanlışlığınız ömrünüz, ömrünüz yalnızlığınızdır
yanlışlıklar, yanılgılar, yalnızlıklar tufanında
hovardaca harcanan onursuz hayatlar...
Bu muydu ulan hayatınız.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:13 PM
Artık olmayacaksın hayatımda
Benimle gülmeyecek,benimle ağlamayacaksın
Bu son gözyaşım olacak!
Hep ihanetin aklımda kalacak
Seninle gezdiğimiz yerlerde dolaşıyorum
Sanma ki seni düşünüyorum
Sadece, yanımdaki yalancıyı dinliyorum
Çocukluğum geliyor aklıma
Verdiğin vaatler,tutmadığın sözler ve ihanetler
Biliyorum bu ne ilk nede sondu
Yeminlerin sözlerin,yalan doluydu
Kızıyorum sanma sakın,kızgınlığım kendime
Sevmemiştim çünkü seni,sadece tapmıştım!
Kendime ilah yaratmıştım.
Ve şimdi anlıyorum,hep kendimi kandırmışım...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:13 PM
Bakışların vardı ;
Beni alıp götüren,
Baktıkça,derinliğinde yüzdüren.
Bakışlarını severdim,
Bakışların kalsaydı bari..
Sözlerin vardı ;
Sessizliğimi bölen,
Söyledikçe,sonsuzluğunda eriten.
Sözlerini severdim,
Sözlerin kalsaydı bari..
Gülüşün vardı ;
Gönlüme giren,
Gülümsedikçe,gölgesinde dinlendiren.
Gülüşünü severdim,
Gülüşün kalsaydı bari..
İhanetin vardı ;
İnsanlıktan bezdiren,
İhanet ettikçe,iliklerime işleyen,
İhanetini hiç sevmedim ki,
İhanetin kalmasaydı bari..
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:13 PM
Neden böyle düşünüyorsun ki?
Ne biliyorsun ya belki birgün sende inanacaksın,
Belki seninde için taşacak,
Akacak belki bendeki bir türlü seninle dolduramadığım boşluğa..
Kimbilir bir gözün diğer eşini hiç görememesine rağmen,
Onun yerine belki hep beni görmek isteyecek??
Kendi bedenlerine hiçbirzaman sımsıkı sarılamayan kolların,
Belki sadece beni sarıp sarmalamak isteyecek..
Sadece senin bedenini taşıyabilen ayakların,
Belki benide yüklemek için aşkla güçlenecek..
Şu anda sadece beyninin sesini dinleyen kulakların,
Belkide artık yüreğine,ayaklarına,kollarına,dudaklarına kulak verecek??
Bu kadar kesin kararlı olma,belki mantık dışıyım senin için,
Ama emin ol ki gün gelecek mantığında beni içine almak isteyecek..
Hadi gel inat etme o günleri beraber bekleyelim kurukta,
Hemde hiç oturmadan,heyecanla dimdik ayakta!!
Demiş ya şair "Ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim" diye
Bende senin beni sevebilme ihtimalinin olacağı günü birlikte bekleyebilme
ihtimalini bile sevdim...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:13 PM
Bu akşam içimde
Tuhaf bir sıkıntı var
Dünyada sanki bir ben kalmışım.
Sanki herkes nerde keder varsa bırakmış
Ben nerde bulduysam toplamış almışım.
Önümde söğüt ağacı
Her zamanki haliyle, çaresiz
Havuzda su rahat
İnsanlar susmuş
Sessiz bir yağmur gibi başladı bende
Konuşmak ihtiyacı.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:14 PM
Ekmek kadar, hava kadar, su kadar
Gönül dostlarına ihtiyacım var.
Bülbül için bir gül kokusu kadar
Gönül dostlarına ihtiyacım var.
Dost dediğin dost kadrini bilecek
Dost ile ağlayıp dostla gülecek
Karagünde çağırmadan gelecek
Gönül dostlarına ihtiyacım var.
Candan aziz bildim hatırasını
Can dostun bir ömür tuttum yasını
Hatırdan çıkarmam dostun hasını
Gönül dostlarına ihtiyacım var.
Haline şükredip halden anlayan
Halikı tanıyıp kuldan anlayan
Selamdan, kelamdan, dilden anlayan
Gönül dostlarına ihtiyacım var.
Dostumun dostunu dost bildim andım
Nice dost eliyle odlara yandım
Riyakar dostlardan bıktım usandım
Gönül dostlarına ihtiyacım var.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:14 PM
Sımsıkı kapat pencerelerini
Fırtınalı *******de
Bir daha, bir daha bak arkana
Gizlice sızabilirim
Rüzgar eşliğinde içeri
Tekinsiz sokaklara girme
Yokluğunla çıldırmışım
Ne yapacağım bilinmez
Fazla sokulma denize
Ayağını çelmeleyecek
Bir taş olabilirim
Pencere önlerinde
Hedef olma kör bir kurşuna
Kale kilitleri vur kalbine
Ruhuna saldırabilirim
Kurtulmak için her şeyi yap
Unutma, ölürcesine seviyorum
Öldürebilirim...
Sokak ortasında bir kurşun
Alnına isabet edebilir
Kurtuluşun yine benden olacak
Özgürlük benim kalbimde
Ne yapsan boş
İki artı iki - dört!
Sen beni seveceksin.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:14 PM
Beni ateşlere salan o siyah gözler
Çılgınca yakan o tatlı sözler
Nefessiz gecemin gizeminde
İki bedende tek yürekler.
Rüya denizine daldığım hayaller
Ömür denilen o zalim meçhuller
Bizimle tükenen o mağrur gemide
İki bedende tek yürekler.
Geçen ömrün nev-baharında bülbüller
Acıklı notalar çalar dinlenen türküler
Beyhude gelmez artık o eski günlerde
İki bedende tek yürekler.
Dayasam göğsüne başımı erirler
Alsam bir buse kıskanır melekler
Figanımın boğulup titrediği sesimde
İki bedende tek yürekler.
Sen bendeki sen, ben sendeki benler
Aynı anda aynı şeyi düşünürler
Sevgi deryasında uçuşan beyinlerde
İki bedende tek yürekler.
Son nefesimde yanımda olsan yeter
Ölsem kollarında ağlasa sevenler
Çıksa dilimden Seni Seviyorum hecelerde
İki bedende tek yürekler.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:14 PM
Telliyorum yine bir sigara
Anasını sattığımın dünyasında,
Acılarımı dumanlıyorum yine,
Dert ile keder ile tasa ile.
Başın dik omzun kalkık olsun.
Bakıyorum bir adım uzakta
gibi görünen toroslara.
zirveler çoktan dumanlanmış,karlanmış.
Bütün ihtişamıyla karşımda.
Bakıyorum dağlar arasındaki hayatıma,
dönüp bakıyorum arkama doğru
uzun,uzun.
Özlüyorum karlarda kalan iki çift ayak izi
Ve bir sesi,özlüyorum.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:14 PM
kabuslar yaşadım
dar kapıların eşiklerinde
adını anarak
adınla anarak
6 yıl önce
ve bir gece yarısı
ve seni düşünerek
korkunç yanlızlığımla
ismını yazdığım meşenin
altındayım
yaprakları hüzün kokuyor
yaprakları çivili kırbaç
yaprakları yüzümde patlıyor
seni bekliyorum
seni beklemek istiyorum
seni istiyorum
her neden deyişimde
giderken çağırmadığın için
çatık kaşlarımla
iki damla gözyaşı döküyorum
her ihanet edişimde tanrıya
bazen de olsa
durup seni düşünüyorum
her hafta darmadağın ediyorum
ortalığı
yüzünü gördükten sonra
yaniden saklıyorum
bulacağım yere
fotoğrafını
güz gelince yaprağını göndereceğim sana
en sevdiğimiz meşenin
zaten beni sevmiyolar
seni sevdikleri kadar
belki büyür de o yapraktan
bir ağaç
mezarının başında
o zaman gelirim yanına
adını kazımak için
çatık kaşlarımla...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:14 PM
Dayan İki Gözüm
Acılarımı çöllere bir bıraksam
Ölüm kokan yatağımda
Rüzgarda yerimden delicesine fırlasam
Ateşte açan çiçekleriyle dolduracağım eteğini
Ve yıldızlarla parlatacağım gözbebeğini
Sensizlikte
Gözyaşım Aras gibi bulanık akar
Acılarını bir anlatsam Kızılırmak' a
Benimle her gece sana ağlar
Ve içim hep sana için için sızlar
Dayan İki Gözüm
Hatırlar mısın?
Çıplak ayağımda denize değmemişti ayaklarım demiştin
Üç düğmeli kefeni üzerimden bir çıkarsam
Umutlarınla kırlarda delicesine bir koşsam
Avuçlarımda denizleri bırakacağım kıyına
Koynumda sakladığım
Meltem kokulu baharları bırakacağım kapına.
Sensizlikte
Sıva tutmaz duvarlara çarpıyor kanadım
Sanki her gece
Ölüme kundaklanıyor sensiz yarınım
Ve dağ yollarında
Siyaha bürünmüş ağıtlar besteliyorum
Yavru serçelerimi matemle besliyorum.
Dayan İki Gözüm
Ovamdaki tüm ceylanları bir emzirsem
Yatağımda hastalığımı bir yensem
Cennetin kokularıyla sana koşacağım
Yüreğimi sonsuza dek sevdana bırakacağım.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:15 PM
Seni iki gün öyle delice sevdim ki,
Hayallerimi bile attım bir kenara...
Boşalttım kalbimi,
Bütünüyle yer açtım sana.
...
kimseleri almadım rüyalarıma,
davet ettim düşüncelerime seni,
bütün güzelliğinle seni.
...
Seni iki gün öyle delice sevdim ki,
Bu akşam bitiverdi...
Sahi neydi bu kalbimdeki esinti?
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:15 PM
anladım ki; benden hoşlanıyorsun
çünkü benimde seni sevdiğimi anlamışsın
ne olduysa ayrılmışız, iki gün sonra
geçenlerde gördüm, yeni aşkını
işte o zaman anladım
sen beni çoktan unutmuşsun
ama bilmeni istediğim bir şey var ki;
ben seni asla unutmayacağım
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:15 PM
annemden sakladığım bir gözaltının
işkence sonrası düştün yine usuma.
yağır yaraydı hücrem,
ve ben pusatsız uykuların özlemindeydim.
açtım, sigarasızdım,
şiir güzelliğince yağıyordu içime yokluğun
kağıtsızdım, kalemsizdim,
sevda ürünü tarlalarda göğeren hasretimdin
menzile yatarken zulmün burcunda,
öfkemin kabzasına
bir sensizlik daha işledim.
gece çıplaktı, ay çıplak
duvarlar,
parmaklıklar,
ve ben çıplaktım.
canımla uğraşıyordum sorgularda,
bir de;
silah sesli konuşmalardan sakladığım
yokluğunla.
döşümde çöreklenen yumruk yalımı,
bileklerimde kelepçe ağrısı,
gözlerimde cam kırığı hasretinin
sancısı kanıyordu.
..ve ben kavganın esmer güzelliğinde
sarışın direngenlikle karşı koymaktaydım
kurşun yaralı kayaların üzerime devrilmesine..
hey! direncimin kutsanmış çocuk gülüşlü kızı,
özgürlüğe bilenmiş göklerin yıldızı,
sevdam,
sen, elimde pimi çekilmiş bombam,
yiğidim,
gözümün Nur'u
gecemin ay'ı
senindir artık bu gökkuşağı
yeşiliyle, sarısıyla, kırmızıyla,
senindir bu yağmalanmış kanayan yürek.
nikotin kınalı parmaklarım,
geçip de yakılmış bahçelerden,
ve darmadağın edilmiş hanelerden
kapına duru bir aşk söylencesi getirecek.
ki, feryadı sende kaldı,
eğilmezliği boynumun,
ve bakışlarımda dokunduğun yalnızlığımın.
açıldı çelikten kelepçeler,
iki geceye,
ve üç gündüze sığdırdığım
has ölümler sınandı,
kanatlanıp gitti canımın ağrısı,
sönmesiz bir yangın yeri şimdi
yüreğime astığın sitemin ağıtı.
ürküler,ne filizlenir tenimde
ne alnım çatından yiter ölümün uçurumları,
serp tohumu kara bağrına toprağın
ve sula gözüm yaşı ile,
kanım ile,
terim ile,
yaban çiçekleri umutlansın.
mevsiminde asit yağmurları,
akar tüm sokaklar öznesine
ve sevdan,
gencecik bir servi dal misali
boy verir yüreğimde.
gürültülerin sırtıma kamburlanışından
öğrendim dalga dalga seni,
çığlık katarı soykırımların
dudağımı ısıran tanımından...
*
hey! gülüşsüz sevinçlerimin çocuk sesli kızı,
karanlık denizlerin ışık yüzlü yıldızı,
sevdam,
bir gözümdeysen;
diğer gözüme emanet edemediğim
yiğidim,
yüreğimin Nur'u,
aynı solukta türkülere durduğum.
bir yıldızdır alnımda kurşun kurşun
sevdamın tek kanatlı kuşu
ve aşkımın tek taraflı tutuşuşu.
öfkesi var sevdamın,kanıyor asırlardır.
kafesten yeni kurtulmuş bir kuş gibi,
maltaları,
havalandırmaları yarıpta
şaşkın ve ürkek
bilinmeze kanat açmak
ve bir hayale çıldırasıya sevdalanmak
elbette cezasız kalmayacaktı.
denizlerin bütün tekneleri batacaktı,
birer birer düşecekti asmaların yaprakları,
şarkılar susacaktı;
..ve bütün kuşlar vurulacaktı...
kırılsın kalem,
kesilsin cezam,
suçluyum.
ki, ben seviyorum yalnızca
bu deli oyunda biliyorum,
yani cezalı çocuğuyum oyunun,
ebesiyim
ve ortağı yok suçumun.
şarkılardan falları ben tutuyorum,
ve belki de,
anlamak istediklerimi anlamaya zorluyorum,
düşün;
kendimi bile aldatıyorum.
suçluyum elbette;
suçluyum,
yasak sevdalar büyütüyorum yüreğimde
ben ki,
yaşamın hep ''yaramaz çocuğuydum''
ve hep şikayet edileni oldum.
oysa,
güneşi ellerinde taşımaya
bedenlenmişti gözlerim,
hiçbir ayrılığın resmine
yakıştırmayacaktı kendini ümitlerim,
bebeğinden,
Bishnoi mavisi bakacaktı gözlerinin.
ama,
başımda esen hardal rüzgarları
koca çınarları devirecekti,
ve mağrur ölümler ile
dışlanmışlığın mezarına
platonik kanatlı kuşlar diri diri gömülecekti.
avuçlarımda
umut yaralı bir güvercin,
ana karnında vurulan karaca,
postuna sebep doğmadan boğazlanan kuzu,
yaşamın kademsiz sokak aralarında yitecekti.
sesimin kurşun kurşun oluşuyla,
kara tufan düşer de çığrıma,
bekler kınında cembiyeler;
kamalar, hançerler,
şom keskinliklere bilenecekti...
baktıkça eskir yüzleri ergen kızların,
yani,
üstüme çöreklenen uğursuzlukların
haramiliğine
inatla sıkılmıştı yumruklarım,
dayatmıştı,
ama hiçbir diken
ayaklarımızı yırtmadan
boy atmamıştı,
ve sevdam;
yüreğimi böylesine kanatmamıştı.
başımda bin bir türlü bela,
bir o kadar da uğursuzluk var,
üryanlığından utanan dağlara sorsunlar,
yeminimi, kasemimi,
madem ki cenkteyim
bu savaşı kazanacağım,
ya bir hocaya gidip
kafamdan aşağı kurşun döktüreceğim
yani,
uğursuzluklardan kurtulacağım,
ya da; kafama
bir kurşun sıkacağım!..
( N.ya)
03.Ağustos.2000/İstanbul
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:15 PM
İki hecelik ismin var,
Ne güzel gözlerin var,
Seni seven şu gönlün,
Sana olan haykırışı var.
Seni seviyorum demek kolay değil!
Yanıyorsa yüreğin buna hazır değil,
Aşk varsa ucunda durmak doğru değil,
Bırakıp gitmek bana göre değil.
Alkışlar yağdırıyorum kendime,
Sevincimi paylaşıyorum herkesle
Sevdiğin çiçeklerle girmek istiyorum düşlerine,
Bakamıyorum bana baktığın gülüşlerine…
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:15 PM
İstanbul kokuyorsun yine...
saçların Mısır Çarşısı kalabalığında
güvercinler uçuruyor...
gözlerin ada vapuru dala dala gidiyor
parakada istavritler gibi çırpınıyor memelerin
ellerinde bir telaş bir telaş
sanırsın Salı Pazarı
kalçaların bir katamaran
öyle uyumlu
sînen Aşiyan boğaza karşı
ne zaman seni görsem İstanbul doluyor genzime
kim bilir İstanbul koktuğun için seviyorum seni böyle
sen olsan İstanbul olmasa
İstanbul olsa sen olmasan
yok yok
olmuyor böyle de...
en iyisi iki İstanbul
ben birinin
diğeri benim içimde
Bielefeld
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:16 PM
İçimde boran var sanki zemheri
Bilmem gelirmisin desem gel geri
Senden ayrıldığım o günden beri
İki kelam bir selama muhtacım
Ne aş istiyorum senden ne de iş
Yeter ki uzaktan gözüme iliş
Akan yaşlarımı yetmiyor siliş
İki kelam bir selama muhtacım
Karanlık geceme yıldızlar dolsa
İşime yaramaz güneşte doğsa
İstemem dünya yı benim de olsa
İki kelam bir selama muhtacım
Kışlarım buz, ayaz, yandım yazımdan
İçsemde geçmiyor su boğazımdan
Onun bunun değil dostun ağzından
İki kelam bir selama muhtacım
Ocağına düştüm yamanım yaman
Yalvardığım yeter dedirtme aman
Gel artık bekletme geçmeden zaman
İki kelam bir selama muhtacım
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:16 PM
Güneş görmemiş geceye lef diyemem,
Benim nazım sana geçer,
Bu kalp nasıl gün görmemişse,
İçinden geleni söylediği gibi,
Sana da söylerim,
O iki kelimeyi,
Ama gıyabında değişebilir düşünceler,
Fuzuli gönül eğlendiremem ben,
Ciddiyim bu konuda hafife alma,
Şaka da yapmıyorum her şey açıkta,
Sen istersen söylerim
O iki kelimeyi,
Yalanı talanı yok ha...
Falanı filanı hiç yok,
Evimin kadını olasın isterim,
Lafla da olmaz bu işler bilirsin,
Yeter ki gel söylerim,
O iki kelimeyi.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:16 PM
Ansızın bastıran yağmur
Bahçedeki lambaların önünden
Hızlı hızlı geçmeye başladı.
Işığın altında yağmur
Tıpkı mors alfabesi gibiydi
İki kısa bir uzun
İki uzun bir kısa..
O iki uzun bir kısa
İki kısa bir uzun mesaj
Belki de sendendi
Gecenin ilerleyen saatleri olmasa
İnip ıslanmak isterdim yağmurlarda
Toprak kokuyordu
Beton şehrin yüreğinde
Ve nedense maziye
Götürüyordu beni
Birden bir ışık belirdi
İçimdeki yalnızlığıma
Bir gün gelecek ve
O Gelecek
İki uzun bir kısa
İki kısa bir uzun..
Akıp gidiyordu yalnızlığım
Yağan yağmurlar birlikte..
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:16 PM
İki kişilik
-I-
Şu esmer gök var ya
Şu kızıl deniz
Ne varsa bizden yana
Buluşurdu düşlerimiz
-II-
Düşlerimiz vardı
Acıdan sırılsıklam
Yüreğim avucunda
Benden sana armağan
-III-
Elimde tuttuğum
Sanki bir zelzele
Üzerimize çöken
Çağırma beni böyle
-IV-
Bana öyle bir gel ki
Dikenli yoldan,çıplak ayaklı
Beni öyle bir düşün ki
Düşlerimiz kalmasın saklı
-V-
Düşün gözlerindeyim
Pervasız yürüyen beni
Yollarım olmasın hüzün
Kapatma gözlerini
-VI-
Hüzün düşmez yollarına
Döküldü yaprakları Eylül’ün
Kazımışım adını ağaçlara
Sonbaharın dekoruna uygun
-VII-
Soğuyan havalar mıdır
Beni böyle ısıtan
Ateş dudakların mıdır
İçimde yanan volkan
-VIII-
Saç geceye ateşini
*******im aydınlansın
Sana yine şiirler yazayım
Ay bakarken şaşkın
-IX-
Şu esmer gök var ya
Şu kızıl deniz
Ne varsa bizden yana
İki kişilikti düşlerimiz
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:16 PM
En az iki kişiliktir mutluluk.
Mutlu etmek oradan gelir.
Mutlu olmak;mutlu etmek...
Yada eğer mutluysan sen,
Seni mutlu eden nedir,kimdir?
Seni mutlu eden,''mutlu etmek''tedir.
Sende ''mutlu olmak''tasın.
En az iki kişiliktir mutluluk.
Daha da çoğalır,bitmez duygudur mutluluk..
Ancak sona erebilir.
Sonra bir dost çıkagelir..
Mutlu olursun,
O da ''mutlu etmek''tedir.
''Mutlu olmak''tadır..
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:16 PM
Şiir tarih kokuyordu
Buram, buram...
Tarih de şiir,oku beni..
Darağacı kuruluyordu
Kentin bir orta yerinde
Bir adam beliriyordu
Gözbebeklerinde
Çırılçıplak....
Darağacına yürüyordu
Zebaniler iki yanında
Halk..
Toplanmış bağırıyordu
Ağızları sulu,
Asın bunu.......
Yoktu tanıyan,içlerinde
Bilmiyorlardı suçu neydi
Örümcek çoktan örmüştü
Ağlarını tarih de
Ve boynuna geçirmişlerdi
Yağlı ipi..
Sallanan neydi havada
İki kol,iki bacak
Hepsi bu işte.......
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:16 PM
İki pencere arasında
Gider gelirim
Gün boyunca
Bir penceremde güneş doğardı
Diğerine ay vururdu
Biri karşı ki binaya bakardı
Duvarı zift karası
Diğeri ufka yelken açardı
Birinde gece yıldızları toplardım
Diğerine yapıştırırdım
Sonra Ay’ı ikiye bölerdim
İkisine pay ederdim
İki pencere arasında
Dolanır dururdum
Birinde güneş açardı
Diğerinde ay parlardı
Kdz.Ereğli-10.01.2004
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:17 PM
Ölürsem, senin açtığın yara öldürür beni
Yaşarsam ilacım yine sen,
Şimdi iki şeye tutunarak yaşıyorum bu diyarda
Umutsuzluk yaraşmazsa da bize
Bir sahil kentinde
Bir sana tutunuyorum
Bir de seni onca sevmeme rağmen
Sana olan pusulasız kinime,
Garip değil mi
Yine çocukluk etme diyeceksin belki de bunun üstüne,
Olsun..
Ne senden geçerim
Ne de sana olan kinimden,
Senden öğrendim aslında ikisini de..
Her gün, görmekte alışkanlığımsın
Her saat yeni bir şiir
Her dakika kabulümsün düşümde
Seni alıp veriyorum havaya her saniye
Nefesim sensin
Sensiz yaşamak haram!
Ama yine de gitmiyor kabullenmeyişim, aklımdan
İlk gün gibi tazeleniyor acım seni görünce
Ben ne eyleyeyim sen söyle
Sensizliği kabul ölümlerden de beter,
Sensiz de yaşamak haram
İntihar da büyük günah oysa
Çıkar bir yol göster bana,
Sana asıl kinim bu yüzden..
Varsın bu haram saltanat senin olsun
Biz kendi derdimizle dertlenelim yine
Belki çaresi derdimizde saklıdır
Belki ölüm bize senden daha yakındır..
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:17 PM
Biz iki sokak köpeğiyiz
Sen hep ilerisisin
Bense bugün
Sırnaşıyoruz birlikte
Korkuluklardan korkmuşuz
Amaçlarına uyarak
Gördükçe âşık
Görüştükçe aşığız
O güzel boğazda bile
Herkesin ilhamını bulduğu
Ben
Kuzeye ya da güneye
Kaybettiklerimizi ararken
Gözlerini buldum...
Vapurdayken
15 metre ilerisini bulamazken
Ben seni gördüm yine yanımda
Siste yıkanmış
Parladın yeniden
Utanmadın öptün
İki sokak köpeğiyiz
Biraz bugün biraz ilerisiyiz
Sevişiyoruz birlikte...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:17 PM
Düşlerimin ufkunda yarimin gölgesi
Ne zaman yaklaşsam ürkek ceylandır kaçar
Halbu ki elimde gerçek aşkın belgesi
Zaman ve mekanı karıp meçhule uçar
Deli bir rüzgar var gecenin ortasında
Kalbimdeki umudu toz toprak süpüren
Dünya bir toptur yıldızların potasında
Bense bir mahkum ağzından şiir köpüren
Çünkü iki yıldız arası çarmıhtayım
Seni bulmak için çıkmışım oralara
Belki Zuhal, belki Zühre, belki Ay'dayım
Seni bulmak için olmuşum alabora
Nereye kaçıyorsun bilmiyorum ama
Kalemimde sürgün, şiirimde esirsin
Hiç bir göz de yoksun ki, bütün gözler koma
Gözümden kaçıyorsun, sevmeyebilirsin
Düş ufkumda gölge, kalbimde umutsun
Benden kaçmayı benden öğrendin bilirim
Bırakın elimi yalnızca kalem tutsun!!!
Ben sadece şiirlerimde sevilirim...
Aksaray
O6.08.2003
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:17 PM
Ağlara dolanmış balıkça
Çaresizim azizim
Avuçlarımda sakladığım umut
Dudaklarımdan dökülen yakarış
Sevgiliye yalvarış dolu bakış
Çaresizlik her yanımda
Uzandığım elde
Kokladığım solgun gülde
Çaresizlikler içinde
Gidip gelmede biteviye
İki yokluk arasında varlığım
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:17 PM
Alaca karanlık içinde
Alaca parıldayan güneş ti
Alaca aydınlatıyordu
Yarım dünyamı
Umutları Umutlarım
Yarınsız
Hep aynı kabus alaca karanlıkta
Hep aynı düş
Düşünceler çift yorulmuş
Aklım onda kaldı
Kendi yüregim kendim de
Yarınlar Mutluluk içinse
Mutluluk onda dünler bende kaldı
Sevgili gibi sevgi
Yagmursuz akan selleri taşırmayan
Derin bir ırmak
Akıntı onda
Derinlik bende kaldı
Dalları yemyeşil
Cılız bir kavak
Kök bende yapraklar onda kaldı
Vicdanıma işlemiş tertemiz merhamet
Köz oldu olacak çırı çırpıdan bir ateş
Maşa onda köz bende kaldı
Çivisi çürük koptu kopacak bir masa
Pazenden yırtık bir masa örtüsü
Çömlekten yapılmış bir vazo
Yeni koparılmış bir demet çiçek
Masa orta yerde
Çömlek bende çiçekler ortada kaldı
Ta oteden kuru toprak gibiydim
Birden sicim gibi yagmur yağdı üzerime
Kursağımda bile kalmadı çıktı sevincim
Gök gürültüsü bende
Toprak kokusu yagmur onda kaldı
Ta nerelerin adamıymışım uzaktan
Kendime uzak ona yakın
Bir yarıştan çıkmış gibiyim
İki yüzlü madalyon
Bir yüzü bende bir yüzü onda kaldı
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:17 PM
Sayende sayeban olduk İstanbul şehri
sayende sebil olduk aç kaldık sefil olduk
yıldızlar dem çekti güvercinler gibi başucumuzda
ve yaktı perişan eyledi sine-i sad-paremizi
saplanıp hançer misali bir hilal
sokaklar serseri biz serseri
yüksek kaldırım’da.
Bir Cezayir şarkısını dile getirdi plaklar
cadde-i kebir: bütün ışıklarını yakmış bir gemidir
sinemalar nerdeyse boşalacaklar.
Vay anam vay
sen ne dersin İstanbul
sen garip bir şair olsan söyle ne halt edersin
kimin gücü yeterse kahretsin pazarlığı
sefalet akıyor gürül gürül sokaklardan
yol üstünde bir şehvet çarşısı tıklım tıklım
yol üstünde sevda pazarlığı aşk pazarlığı
kurtulmadık gitti bu denlü kepaze hayattan.
Hep böyle *******in koynunda yaşadık
******* serseri biz serseri.
Karakoldaki aynada safran gibi kirli yüzümüz
gözlerimiz hasta gözleri ellerimiz hasta elleri
kırılmış kavala dönmüşüz.
Sen söyle serseriler kıralı İstanbul
sen söyle iki gözüm
hangi merhem çaredir şu bizim yaramıza
yel üfürdü su götürdü gençliğimizi
elimiz boşa geldi meydanlarda kaldık
meydanlar serseri biz serseri
sağımız sefalet solumuz ölüm
işte geldik gidiyoruz
kahrolasın
kahrolasın İstanbul şehri.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:17 PM
Yağmur yağmur yağ üstüme
Rüzgâr rüzgâr es yüzüme
Güneş güneş parla gözüme
Bulut bulut yüksel özüme.
Dal dal sark gönlüme
Çiçek çiçek aç kalbime
Tomurcuk tomurcuk dol içime
Yaprak yaprak sür gövdeme.
Işık ışık aydınlat
ufkumu
Nefes nefes tut nutkumu
Tatlı tatlı böl uykumu
Yavaş yavaş bitir korkumu.
Dağ dağ dikil karşıma
Büklüm büklüm gel yanıma
Nazlı nazlı gir kanıma
Usul usul sar canına.
Şırıl şırıl ak ruhuma
Mehtap mehtap doğ bağrıma
Islak ıslak düş saçlarıma
Gül gül dökül başıma.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:18 PM
uykuya yatmadan
gözyaşına uyanan gözlerle
aramalarım seni bulmak için değil
belki yüreğim aş eriyor
gecenin üçünde...
duymak,
yıkılırken yaprağı dalından
duvarlara dikmek tüm alıcılarımı
gelişini önceden görmek için değil
dağınık yakalama toplu bıraktığını...
sınırlarını ihlal ederken aklımın
kendine yetmeyen düşüncemde
kirli bir mahkeme
seni karalamak için değil bu duruşma
aklamak adını
tek fail olduğun halde...
silkindiğimde üzerimden düşersin diye
ıslak yaşadım nice zamandır
yirmibeşinci saatin olduğunu
başkası söylese deli,
sen söylersen mutlak vardır...
aşk;
aramaksa,
duymaksa,
aklamaksa,
inanmaksa...
ikimiz de aşığız!
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:18 PM
en acı neydi biliyor musun
biz ikimize veda ederken,
ellerimizin,
ellerimizi terk ederkenki
animiz.
eğer
ikimizde yanacaksak
bu yüzden yanacağız
itiraf etmeliyim ki
o gün her tarafım titriyordu
kalbim o gün bir başka yanıyordu.
bükmemeliydin boynunu
bakmamalıydın bana öyle
o gün ya vurmalıydın beni...
gözlerim hala,
yağmurdan ıslanmış,
koynundaki saçlarında kaldı.
beni en çok hıçkırırken beliren, gamzelerin parçaladı
sen o gün beni gömmeliydin o çukurlara
o çukurlar simdi olmamalıydı içimdeki yara
eğer geçecekse zaman senden ayrı
ben her gece acıyı yatıracaksam koynumda
ben her gün bu aşkın vebalini taşıyacaksam boynumda
ve her gün, her gün özlemin yakacaksa beni kasıp, kavurup
gel
gel
gel dikil karşıma
can vereceksem gözlerine bakayım
saçlarına bakayım
ellerine bakayım
istersen ben can verirken
istersen ben kıvranırken
sen beni seyret ben Azrail’le boğuşayım
bir gün bir sabah,
seni karşımda görmeyi,
hayal gördüğümü sanıp, gözlerimi ovuşturmayı
sen olduğuna inanıp ,feryat edip avazım çıktığınca bağırmayı
ağlamayı daha neler...
sensizim
sakalım bir karış
kirliyim
suya dokunmak gelmiyor içimden
uykudan uyanmak istemiyorum
çok uyuyorsun diyorlar
rüyamda seni gördüğümü bilmiyorlar
bos ver unutursun diyorlar
beynime çakmışım seni görmüyorlar.
koş gel...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:18 PM
Ne ben mutlu,
Ne de sen...
Ya ben öyle sanıyorum,
Yada keyfin yerinde,
Bilinmez bir şehirde...
Ne gökyüzü renkli,
Ne de yıldızlar...
Ya bana öyle geliyor,
Yada hiç rengi yoktu yıldızların..
Gökyüzü senle renkliydi yada...
Ne izmir izmir,
Ne başka bir yer başka bir yer...
Ya bana öyle geliyor,
Yada hiç güzel değildi izmir...
Seninle güzeldi yada...
Ne yıllar çabuk geçmekte,
Ne günler hızlı...
Ya bir bana yavaş,
Yada hiç yavaş olmadı yıllar...
Yada sensizliğimde bana inat zaman,
Bana acımasız,
Bana yavaş...
Ya ben öyle sanıyorum,
Ya kuruntu bunlar,
Ya sensizlik başıma vurdu,
Dayanamadım yada...
Eriyorum,
Sensizim,
Ölüyorum...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:18 PM
Şimdi haziran ayı
Yüreğimde mevsimin değil
Senin sıcalığın
Efkarlıyım,
Dem vuruyorum yalnızlığıma
Seni bekliyorum
Efkarımı çay değil sen dağıtıyorsun
Sigara kullanmam asla
Yalnızlığımı sigraya gömmem
Bu mersinde hergece oturup
Çay diye seni demlerim
İçerim sabaha kadar
Yudum yudum sana kanarım
Seni özledim derim ya hep
Sürekli artıyor bu özlem
Yokluğun hasretini çoğalttı bu şehirde
Bu şehir sensiz zindan kent
Bu şehir viran, yıkık, ölü
Sahile inmek istedim
Ama korktum işte
Dalgaların sensizliği
Yüzüme vurmalarından korktum
Gemilerden seni soramadım ondan
Ama neyse ki
Kuşlar gelip seni anlattılar
Onlar seni bana söyledi
Seni beklememi
Senin de beni beklediğini, özlediğini
Aşkımdan yanıp kavrulduğunu söylediler
İşte böyle güzelim ikimizin hikayesi
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:18 PM
ne benim adım başka
ne de seninki…
ikimizin de adı hayat
sadece ama sadece
yalanlar kadar uzak.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:18 PM
Mevsimler gelip geçiyor,
Yıllar da savrulup uçuyor.
Ben yaşlanıyorum sanki,
Seni beklerken buruşuyor umutlarım .
Yüzün silinmekte hafızamdan,
Kokun uçmakta başka hikayelere ...
Sesin kulaklarımdaydı dün,şimdi yok !
Kalmadı senden tek bir hatıra ..
Yavaş yavaş unutuyorum,
Belki anılara mahkum oldum,
Özgürlüğü seçiyorum ...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:19 PM
sen: kaybolan uykularım,
yaralı duygularım
olmayan yarınlarım.
içimde kaybettiğim yaşam sevincim sen
gözlerin kara, saçların derya
sen, sen var ya
bırakıp bir kenara yaşananları,
kaçıp kaybolmak senden,
kendimden kaçmak
varsa aşktan yana acılar.
kendini bir uçuruma bırakmak
günahsız ve cansız bir beden bırakmak sana
simdi sıra sende, bul benim gibi seni seveni
istersen ihanet et istersen iç kanımı vebali senin
ağlasın sana benim gibi,
yansın.
bekle ikinci el bir sevgiyi
ben sevgiyim sana koşan,
ben en güzel çiçeğim dalında açan dur...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:19 PM
Habib Neccar dağının üzerinde,
Takla atıyor bir grup güvercin,
Gösterişi seviyorlar ya,
Kimsenin umurunda değil.
Dağın yamaçlarında bir kilise vardır, önemsenir,
4.yüzyıldan beri ayinler süregelir.
Antakya’ya ilk kez geldiğinde Aziz Petrus,
İlk konuşmasını burada yapmıştır,
O zamanlardan beri güvercinler kanatlar gökyüzünü
Ve o zamandan beri dağın bu yüzünde melekler!
***
Habib Neccar dağının yamaçlarında,
Taa Büyük İskender’den bu yana surlar,
İnsanlık ve uygarlık tarihine gösterir,
İskender oğullarının ne denli hizmetkar olduğunu!
O hizmetkarlar ki, bilirler binlerce yıldır işlerini,
Sefa içinde yüzerken ve hizmet üretirken,
Bilirler en güzel şekilde insan kullanmasını!
Amik ovasında üretir Hataylı çiftçi binlerce yıldır,
Turunç, mandalin, portakal ve limon,
Zeytin, İncir ve üzüm,
Getirir ve satar alnının terini, küçücük bir bedele!
Uzun yollardan yorgun gelmiş tüccarda,
Geçtiği dağ, çöl ve bozkırdan sonra,
Soluklanabildiği yegane yer bilir burayı,
Limanlarından gemilerle taşır mallarını,
Uzak ve yabancı diyarlara.
Amik ovası dedik de onu usul bir çocuk gibi,
Sulayan bir su vardır Asi,
Anti-Lübnan vadilerinden doğup,
Ovayı baştan başa yaratır ve deli bir aşık gibi,
Akdeniz’in tuzlu sularına karışır, kaynaşır!
Doğu’nun bu ilginç yurdu, kimler görmemiş ki? Kimler?
Hatiler’ki hem ad, hem tarih vermişler, Hatay’a,
Sonra Hititler’ki Hatiler’in mirasçısı olmuşlar,
Onlardan bu güzel adı kendileriyle yüceltmişler,
Hurri-Mitanniler gelmişler, Urartu ve Geç-Hitit dönemi.
Daha bitmedi neler, kimler gelmemiş ki?
Asur, Pers ve Büyük İskender dönemi.
Selevkos, Roma, Bizans ve Kilikya,
Ermeni, Arap, Haçlı ve Selçuk,
Memluk, Osmanlı ve daha neler görmemiş ki,
Kısa bir dönem Fransız yönetimi!
***
Verimli topraklarda 3 kez ürün alınır yılda,
Yüksek dağlara çıkıldığında karlar altındadır,
Akdeniz’e doğru inişe geçtikçe yumuşar iklim,
Sıcaklık artar, toprak kararır, insanlar renklenir!
Sahi, Antakya bölgesi insanı neredendir, kimlerdendir?
Hıristiyan’dır, Müslüman’dır, Yahudi’dir,
Arap’tır, Türkmen’dir, Çerkes’tir,
Orta Asya’dan aşiret olup iskan olandan,
Arap yarımadası içlerinden ve hatta
Zırhlı ve Haçlı olup Avrupa içlerinden.
Firavni burunludur bir kısmı Mısır’dan,
Fas’tan, Tunus’tan, Cezayir’den,
Ta Yemen içlerinden, Dağıstan dağlarından,
Doğaldır Suriye çölleri ve Lübnan dağları,
Bu bölgeye göç veren pınarbaşlarıdır!
***
Cami ile kilise yan yanadır burada,
Katolik ile Ortodoks, Yahudi ve Arap!
Sünni ve Alevi iç içedir!
Burada Süleyman’ın yıldızıyla,
hilalli yıldız barışık!
Tarihle uygarlık kolkola girmiştir burada,
Ta Fenike’den beri, ticaret ve denizcilik!
Su yolları bitiştirmiştir insanları,
Akıtmıştır aynı verimlilik okyanusuna!
İkinci İskenderiye’dir burası,
Denizin karşı tarafından sonra!
Habib Neccar dağının üzerinde,
Takla atıyor bir grup güvercin!
Burada, işte tam burada ilk kilise kuruldu,
İlk vaftiz yapıldı ruhani atmosferinde,
İznik konsül kararlarına burada karşı çıkıldı,
Nasturiler burada Bizans kilisesinden,
Ayrılma kararı aldılar!
Mekke’den, İstanbul’dan, Kudüs’ten esintiler vardır,
Şam’dan, Bağdat’tan, Kahire’den buraya.
Buranın ruhani zenginliğinde pusula,
Nereyi göstereceğini şaşırır!
Rüzgar nereye eseceğini unutur,
Kah Medine olur ona Kıble,
Kah Roma, kah ta Beyrut!
Ortadoğu dersek, işte tam burası!
Akdeniz dersek kültürlerin buluştukları!
***
Bölge etnik köklerinde Slav kölelerin çocukları da,
Latinler ve Türkmenler kadar vardırlar.
Hıristiyanlığının temelinde Aramiler kadar,
Yahudi kökenli Nasturiler’de!
Bu çeşitlilik, bir karmaşa gibi gözükse de bizlere,
Mutfakta ne kadar durulduğu gözlerden kaçmaz!
Sofra çok zengin, Doğu Akdeniz,
Deniz ve çölün tüm enstantaneleri!
Et ve tatlı çeşitleri birer harika,
Kilo almamaya dikkat etmeli!
Dilce belli ki Arap ve Türk lisanları sivrilmişse de,
Onlarca dilin kalıntıları içinde yüzer, yaşayanlar!
Nusayri Aleviler çokluk gibi gözükse de,
Yabana atılmaz bir kesafet var yukarılarda,
Son yüzyıl içinde, göçebe Yörükan aşiretleri,
Bölge nüfusunu oldukça beslemiş
Halep Türkmenler’i açmış ağartmış nüfusun tenini!
***
Habib Neccar dağının üzerinde,
Takla atıyor bir grup güvercin,
Gösterişi seviyorlar ya, kimsenin umurunda değil.
Güvercinler! Bu kuş gribi mevsiminde ne tuhaf!
Yakarken çatır çatır barbarca insanlar onları,
Ağızlarında insanlığa defne dalı taşıyorlar!
Habib Neccar dağının eteklerinde,
Yeşil pelerinini atmış üstüne Antiokya
Ve gel diyor insanlara,
Çeşitliliğimi ve güzelliğimi keşfet! ..
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:19 PM
-Bayram Bilge Toker'e-
Can özünden besmeleyi çekende
Dil yanmazsa ben yanarım sultanım
Hak uğruna bir sefere çıkanda
Yol yanmazsa ben yanarım sultanım
Arzuhalim ulaşırsa divana
Korkarım ki taban değer tavana
Çiçeğimden zerre girse kovana
Bal yanmazsa ben yanarım sultanım
Göz utanır gönül dostu görünce
Can tutuşur candan selam gelince
Bülbül olup bir bahçeye girince
Gül yanmazsa ben yanarım sultanım
Aşıklık içimde doğduğu zaman
Taş yanar göz yaşım yağdığı zaman
Mızrabım sazıma değdiği zaman
Tel yanmazsa ben yanarım sultanım
Üzülmedim erkenine geçine
Akıl yordum herşeyine hiçine
Söküp yüreğimi atsam içine
Göl yanmazsa ben yanarım sultanım
Alev alev ruhta, canda bu ateş
Bakmakla görülmez bende bu ateş
Bırakılsa hangi günde bu ateş
Yıl yanmazsa ben yanarım sultanım
Dosta mektup yazma vakti gelirse
Yazar postalarım kısmet olunsa
Mektubumun mahiyetin bilirse
Pul yanmazsa ben yanarım sultanım
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:19 PM
zamanlardan gece yarısı
tembellerde yine yelkovan
bir gül gibi durmada aşk
halemde
kokusu gelir ağırdan
kendinden geçer
dünyamın yarısı
da;
arada irkilirim
dikenleri batar
yüreğime
kanar diğer yarısı
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:19 PM
Nereye gitsem, peşimde sen
Kovamıyorum da kapımdan seni
Git desem, zaten sen yoksun ki
İkizin var,
İkimiz yokuz
Sadece birimiz varız
Fark etmez ki
Çünkü biz
Bir birimizin aynasıyız,
Bi kerecik olsun söyle demiştim
O iki kelimeyi sana
Durdun ve
Ben söyleyemem ki
Sadece hissettiririm dedin,
İkimiz birbirimizin aynasıyız ya ikiz
Ha sen ha ben ne fark eder ki
Biz zaten iki bedende bir can gibiyiz.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:19 PM
Mutluluğa adres sordum;
Yaz mahallesi, Sabah Sokağı,
Kuş Sesi Konağı,
Aşabilsem koşacağım
Önümdeki ağı.
Yaz, sabah ve kuş sesi,
Hasretim, umudum, ukdem,
Sözlüğümde yeni bir kelime; Bahartesi,
Gül yaprağında nem,
Zambağımda çiğ tanesi.
Harikulade bir iklim yaz,
Susturun bütün şarkıları,
Telsiz kalsın saz.
Bir berrak su aksın ötelerde,
Sesini duyayım...
Lacivert göklerde, beyaz buluttan,
El sallasın ayım,
Şehrin tüm sesini susturun bir an,
Şu ana doyayım, doyayım, doyayım.
Akdeniz’in ak köpüklerini yalamış
Sıcak bir rüzgâr savursun
Ak saçlarımı,
Bir yaprak hışırtısı sarsın
Ağaçlarımı...
Gözlerim açılınca silinecek bir dünya kurayım,
Bırakın, bırakın,
Öyle durayım,
Öyle durayım.
Ahh yaz, ahh yaz;
Ah yaz; İklim-i şahane.
Yürek kıpır kıpır,
Gözler ışıl ışıl,
Mevsim bahane.
Mehtapta bulurum
Gül yüzlü sevgiliyi,
Çekerim yıldızlı gökyüzünü üstüme,
Altında bir o, bir ben.
Daha ne isterim, daha ne?...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:20 PM
Ne kadar masum küçücük gözlerin
Pisliklerde bile gülebiliyorsun
Bilirim şaşmaz sevgi gemisindeki seyrin
Seslen duyulacaktır limandaki sesin
Bilirim paylaşamazsın küçücük otu bile
Kıskanırsın babanı biraz gülse annene
Sapı samanı çıksa da atamazsın
Ayağı kırılmış tahta atı yine de
Nedense anlamaz bu büyükler seni
Sevgini bilmez , azarlar nineni
Çok uzak uçlarda olsanız bile
Sen nineni seversin ,nenin de seni .
Bilmek için bilmece sorulsun istersin
Nedense kaybetmeyi hiç sevmezsin
Aranırsın bu evde yerim nerede diye
Yetmişine gelsen yer edinemezsin
Aç dünyanı ,kapatma ,bırak girsinler
Seni her şeyinle iyice bilsinler
Sevgi neymiş kardeşlik neymiş görsünler
İkna et onları ki : çocuğu tanıyabilsinler,
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:20 PM
o ki;
tahtaları kemiren farelere atıflar yaparak
hayatı yaptırıma bağlardı
kurallar aciz kalıp
vicdanı lazım olduğu sıra
fosseptik çukuruna daldırır
ve öyle kullanırdı
kısır ve doğurgan döngüleri
bir satıhta toplayıp
sentezler yazardı mırıltılardan
sentezdeki vargılara dipnotlar düşer
sivrilmenin estetiğine ve gerçekliğine
öksürükten bir onay katardı
okşayınca ruhunu bir kelebek
artardı damarında kan
düşünmeye başlardı
fillere verecek bir şeyi kalmayınca
sonra biri gelip usuna çelme takıp kaçardı
yanlışlar mekanına
gün balyoz gibi inince zihnine
dalardı yaşamsal kaygıların özüne
yelken kulaklarıyla bilgiler sızdırıp
prodüktiviteye koşut
rantabilite artışını ölçmeye
uzunları yakıp
yasağı görmeye varacak kadar
hayatı servete eşleyinceye kadar
iktisat bakışlıydı
o gün o mevsim
kulaklarını ısırınca sessizce
gözlerine amansızca abanıp
toplu iğne çakınca
tırnağından ve ayağından ve parmağından
boğazına bir sancı ulaşınca
ölümü hatırladı
iktisat bakışları
öteyi görmeyince
allahı hatırladı
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:20 PM
Bugün gözlerim yine seni arıyor.
Bulamıyor ya isyan ediyor.
İçimde sımsıcak duygularım var.
Yaş gelmese de gözlerim,sessiz ağlıyor.
İçimdeki duyguları sana nasıl anlatayım.
Yüreğimi yakan sanki sıla hasreti.
Bazan titretir tüm bedenimi.
Anlatılamaz çeken bilir aşk denilen illeti.
Onu düşündüğüm an dünyam küçülüyor.
Çünkü hafızamda yalnız o var.
Kaç defa kendimi çaldım dağa,bayıra
Baktım ki, gittiğim her yolun sonunda o var.
Ne umutla aldığım ilaçlarım boş çıktı.
Bütün tahlil sonuçlarımda o var.
Bütün hekimler sözleşmişcesine
Evlat, bu dert ölene dek seninle diyorlar.
Bakmayın siz benim bu feryadıma
Bu dertten kurtulmak isteyenmi var.
Yaşamamışsa zavallı kalpler nerden bilecek.
Derdin de, acının da tatlısı var.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:20 PM
ALLAH aşkıyla ürperir hemen gönüller
Hep onu tespih eder bütün yerler ve gökler.
Alemlerin Rabbı şanı yüce ALLAH
Yeri göğü inletir La İlahe İllallah.
ALLAH'ı zikreder şakıyarak bülbüller
Sevgiyle dolup taşar iman dolu yürekler.
Alemlerin Rabbı şanı yüce ALLAH
Yeri göğü inletir La İlahe İllallah.
Hz. Muhammed'i görmek ister bu gözler
Onun güzelliğine özenir gonca güller.
Alemlerin Rabbı şanı yüce ALLAH
Yeri göğü inletir La İlahe İllallah.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:20 PM
Badeyi dolu içeriz
Hasretinden yaş dökeriz
Şu gördüğün derya, deniz
Gözümüzün yaşındandır
Bize gerek olan ateş
Ol cennetin içindendir
İçimize doğan güneş
Ol cennetin içindendir
Her dem adın zikrederiz
Gece- gündüz Hu çekeriz
Şu gördüğün soluk beniz
Yaratan’ın aşkındandır.
Bize gerek olan ateş
Ol cennetin içindendir
İçimize doğan güneş
Ol cennetin içindendir
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:20 PM
Medet bekliyorum vurduğu yerde
Oralı olmuyor siyah gözlerin.
Gönlümü dağlıyor gördüğü yerde
Kanıma susamış silah gözlerin.
Her yalan sözüne iftira ekler
Sayısız suçunu sırtıma yükler
Cenneti müjdeler ibadet bekler
Şeytanın taptığı ilah gözlerin.
Feryadım asılsız şikayet değil
Laf değil söz değil rivayet değil
Yetim hakkı değil cinayet değil
Korktuğum en büyük günah gözlerin
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:21 PM
Ateş basıyorsa yüreğimi
seni anınca...
ve görmüyorsam...
düşünmüyorsam senden başka...
yalnız hayâlin bürüyorsa gözlerimi
sensen en ve tek değerli
kimseye değer vermiyorsam...
bir çılgına dönüyorsam sensiz kalınca...
Bir telini bile...
değişmek istemiyorsam başkasına...
içimde ateş topu gibi duruyorsan...
sana yan bakan bir gözün
yapışıyorsam yakasına...
kalbimle birlikte çarpıyor,
nabzımla bir vuruyorsan...
yokluğunun...dayanamıyorsam şakasına...
söyler misin nedir bu?
Ben bulamadım bir cevap...
sende de bir cevap yok mu?
Sözüm ve sözlüğüm sensen...
her cümlem seni târif ediyorsa...
Sen aklıma düşünce...
- aklımda olmadığın bir ân zâten yok!
aklım başımdan gidiyorsa....
sensen kördüğüme dönen özüm...
ve sensen problemim,
problemime tek çözüm...
gözüm sensen...ağlayan
ve sensen gülen yüzüm.
Bütün cesâretimle söylüyorum...
Sır olmaktan çıksın artık bu...
İlk ve son sözüm!
değilsin ve olamazsın aslâ tabu!
böyle olmasaydı keşke!...
daha nasıl anlatayım!?
anla artık iki gözüm!
ve anlat bana!
düştüğümün delili mi bu, aşka?
09/09/02
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 06:21 PM
Yanlış trenden indin seni şehrin aynasından geçirdiler
Sana baktım yıllarca hep aynı özlem penceresinden
Yürüyen ve kaçan yalın ve çocuksu özlem penceresinden
Denize karsı küçüle küçüle giden evleri
İnce ince karşılardın olağan karşılardın
Şen dünya içinde sen dünya içinde bir avuç şen dünyaydın sen
Bahar bilgisi güneş rengi at soluğu ve sen
Seni çağırıyorum geç gel ağlayan son bakireler içinden
Kadınlar taş heykeller gibi gelip gecer sarı kayalardan
Hangisine baksam sen kımıldar sen seslenirsin içerlerden
Çekil karşımdan sultanı cariyelerde aramak körlügü diyorum
Körlük güneşe ve gözlerime doğru gelen
Sen bir el uzanışıyla aydınlanan yeni ay mısın
Geyik resimleriyle kabarık her köşen
Geyik derisinde akan ilk nehir
Bir el uzanışıyla
İlk sokağın ağzında kaybolursan ağlayacağım
Leylaklarla akrepler gözlerine bakıp insan olurlarsa
Çocuk cennetinde günahların ilkini sen işliyorsun demektir Suna
Parlayan denizler gürültüsüz şiirler kapanan kapılar sana
gök taşlarını getiriyorlar
Seni sayıklıyor
Denemesi yanlış yapılmış ilk ok
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:32 PM
Senle tanıştığımda anlamıştım zaten
İlk aşkım olacağını
Senden ayrıldığımda farketmiştim
Sensiz olamıyacağımı
Seni düşünürken öğrenmiştim
Seni unutamayacağımı
Seni uzaktan süzerken kavramıştım
Seni görmeden yapamıyacağımı
Seni beklerken kapılmıştım
sana kavuşamama korkusuna
Ve hayatımın en mutlu gününü yaşamıştım
Seni seviyorum dediğin an
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:33 PM
ilk aşkımdın sen benim
umutlarımı ve yıllarımı çalan
senin uğruna döktüğüm gözyaşı
dinmeyecekmiş sonsuza kadar
ne istedin benden
nedir çektirdiğin bu acı
sana bağlanan kalbim
oldu bir sabır taşı
ama artık kanmayacağım sana
senin o sahte sevdana
umutlarımı yıllarımı çalsanda
alacağım acısını sana edilen bedualarla
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:33 PM
İnanmazdım bir zamanlar aşka sevgiye,
Güler geçerdim,
Olmaz böyle şey derdim.
Neydi ki bu büyü insanlarda kördüğüm,
Neydi bu mutluluk gülücüğü,
Neydi bu hüzün bu gözyaşı.
Bir yağmur damlası gibi geldi başıma,
Hafiften ıslak, ürperten,
Baktığım gözü kör eden,
Ellerimi heyecandan titreten,
Soluduğum havayı dar eden.
Gökkuşağı misali rengarenk,
Ama onun kadar çabuk gitmeyen.
Bir özlem bir merak vardı aşka dair,
İşte tattım onu ben,
Gönlümün anahtarını sana emanet ettim.
Bir sihir ki anlatılmaz yaşanır,
Mutluluk türküsü söylüyor dudaklarım,
Bir sonbahar akşamında,
Gökyüzü kara bulutlarla kaplı,
Sevgimle şimşekler çakıyor,
Avuçlarının sıcaklığı ellerimde,
Sevginin sıcaklığı yüreğimde,
Gök delinmişçesine yağmur yağıyor,
Nefesimde ıslak toprak kokusu,
Ama bu yağmur, mutluluk gözyaşlarım
Islanan ayaklarım aşkınla yanıyor,
Kalbim bir kuş misali çırpıyor.
Çırpıyor da uçamıyor,
Kabına dar geliyor.
Bu benim yüreğimde ilk heyecanım,
Bu benim ilk aşkım,
İlk ve son aşkım.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:33 PM
İlk köz, düşen
körpecik kalplere
çizilen ilk resim
hiç resim çizilmemiş bâkir gönüllere
ve ilk sarhoşluk
mührünü sonsuza dek vuran, her yere
ilk, bilinen iklimlerden farklı iklim
ve bilinen mevsimlerden farklı mevsim…
duyguları tutuşturan ilk alev
tutuşturan ilk bakış gözlere
her nefes ateş
sevginin ve sevdânın ilk yüklenmesi
sözlere
güneşe tutulanlar
dağlardan kurtulamaz
ve kimseye tutulmaz
yıllar geçse bile
her şey
herkes unutulur
ilk aşk unutulmaz...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:33 PM
Yanımda okul yıllığı
Önümde günlüğüm
Ve elimde resmin var
Anımsıyorum o yılları
Sen benim bense senin ilk askındım
Tanışmamız çok komikti
Tiyatroda sen Jülliyet bende Romeo’yu oynayacaktık
O öpüşme sahnesinde başladı her şey
Yıllar nasılda geçti dimi
Sanki o sahneyi dun oynadık
Simdi ise çok uzaklardayız
Sen şehrin bir ucunda bense diğer ucundayım
Sen beni unuttun mu bilmiyorum ama ben seni unutamadım
Derler ya insan ilk askını unutamaz
İşte bende unutamadım çoğu insan gibi
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:33 PM
sen;
öyle bir şeysin ki...
sanki, yakmak istediğim
ilk sigara...
ya da;
savuracağım,
son duman....
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:33 PM
Düşünmek, sevmek, özlemek
İnsan hissediyor aşık olduğunu
Bağlandığını seziyor kalbinden
Görünce sevdiğini sızlıyor sanki yüreği insanın
İşte bende aynen öyle oldum
O kadar çok baktım ki o gülen yüzüne
Kendimi alamadım tatlılığından
Bakamıyordum başka bir yere
O an sarılmak geldi içimden
O ise hiç ayrılmıyordu yanımdan
Tabi şanslıydım sayılır gitmeyişine
İçim mutlulukla doluyordu sanki
Her ağzını açışında
İnci dişlerini her gördüğümde
Acaba ne söyleyecek , nasıl gülecek bana
Bekliyordum umutluydum
Bana gülecekti...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:34 PM
Eşsiz zarafeti acımadan derinden vurdu
Kaçmayı denedim ayaklarım inadına durdu
Başka bir şey bu, o gözleri o sesi
Yaradanın bir mucizesi
Çocuksu bir heyecan şimdilerde
Kalp yürümeye çalışıyor kendince
Hayat zamanla gösteriyor hünerini
Bu duyguyu bilmezdim daha önce
Harekete geçirdim herkesi aniden kapındayım
Nerden çıktı bu deme acınacak durumdayım
Yaktım gemileri, dönüş yok geri
Aşk akıllı işi değil yaptıklarımın farkındayım
"Seninle çalışmak güzeldi
Yanında olmak özeldi
Bu ilk heyecan, ilk göz ağrısı
Sayende güneş açtı 12 – 8 vardiyası"
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:34 PM
Sen benim odamın duvarına tualini yaptığım,
Omzunda uyuduğum ilk kadınsın,
İlk öyküm, ilk şiirim, ilk savaşımsın kaybettiğim,
İlk son bulan umudumsun...
Sen yeni doğan bir bebeğin ilk soluğu;ilk haykırışısın
Veyahut,
Kurşunlanan birinin ilk şaşkınlığı,
Filizlenen bir çiçeğin ilk tohumusun,
Sen benim ilk kaybedişimsin...
Sen benim ilk yalnızlığım,
İlk ayrılışım, ilk hüznüm, ilk sessizliğimsin,
İlk ıslaklıksın yanağımda hissettiğim...
Sen benim son bulan ilk ilkimsin...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:34 PM
İlk kar,
Tertemiz, umut dolu
Yumuşacık...
İlk öpüş,
Öylesine masum, sevgi dolu
Sıcacık...
İlk aşk,
Kıpır kıpır, heyecan dolu
Apaçık...
Ve...
Sonra ayrılık....
Umut dolu, sevgi dolu, heyecan dolu ayrılık,
Özlem, bekleyiş ve açlık...
Ardından,
Bir yudum sevgiye, sevgiliye
Bir kez görebilmeye muhtaçlık...
Ve sana muhtaç, sevgine açlık!
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:34 PM
Çırpınmamıştı bu yürek,delercesine kafesini...
Görmemişti bu göz,
Düğümlenmemişti , kelimeler...
Şimdiye kadar...
İçimde kan deresi,,,
Gözümde çeşme mi var...
Akarda akar...
Bir yolcu daha bizden,aldı musalla taşı,
Kimler eğlenmedi ki...ecel alnında, kul çaresiz ..
Aktı oluk oluk , kanlı göz yaşı..
Dövünmek nedir,olur mu yaresiz...
Yürek eller gibi duaya durdu,
Daha dün “sarı gözlü oğlum”derken,
Aksakalın arasında,dudakları sustu...
Gecenin sonu sabaha ererken,
Ne gösterildi..açmadı gözlerini yumdu...
Ne zaman sala yükselse minarelerden,
Hançer sokulur,parçalanır yüreğim,
Farkı kalmaz,ışıkta dönen pervaneden..
Hasreti çekerde ağlar, ağlar gözlerim...
Yalan meraklanmasın, geçmez bu acı,
Yetim kaldı,üç oğul ikide bacı..
O babamızdı, nafile yoktur avuntu..
Fatihalar gidecek ruhuna,
Hanemizden çıkan ilk tabuttu...
Aralık-1981
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:34 PM
Yeşermişti tüm çiçekler
Ask kokuyordu,sevgi kokuyordu,sevda kokuyordu toprak
Sanki sende bütünleşmişti tüm güzellikler
Bülbüldü aşkını söyleyen güle
Ne zaman gelecek bahar
Baharda gülüm diye söylenir dururdu
Acı çekmişti bir sita suresince
Belki de en çok o sevinmiştir baharın gelişine
Neden tüm kalpler
Ask kokar sevgi kokar sevda kokar
İlkbaharda bilinmez
Neden gulu bülbüle,bülbülü güle
Beni sana bir daha aşık eder bu ilk bahar bilinmez.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:35 PM
İlkbaharındayım sensizliğin
Daha sensiz geçecek üç mevsim var..
Mutluluğu umutsuzluğuyla
Daha sensiz geçecek üç mevsim var...
İlkbaharındayım sensizliğin
Ama bem kışı yaşıyorum
Çetin bir savaş veriyorum sensizlikle
Bazen ben,bazen o kazanıyor.
Ama biliyorum asıl kazanan hep sensin.
İlkbaharıdayım sensizliğin.
Ama ben kışı yaşıyorum.
Bulutlar kıskanıyor beni.
Yağmurlar utanıyor benden.
Gözlerimden akan yaşlar
Gün geçtikçe artıyor.
İlkbaharındayım sensizliğin
Daha sensiz geçecek üç mevsim var.
Acısı tatlısıyla.
Mutluluğu umutsuzluğuyla.
Daha sensiz geçecek üç mevsim var...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:35 PM
Bu gecenin sensizliğinde
Bir ateş düştü gönlüme
Bu her kişiye değil , sadece
İlkime...
Pus düşmüş gözlerime
Buğulanmış pencerem yine
Bu her kişiye değil , sadece
İlkime...
Bir sesleniş bu gökyüzüne
Söz geçiremiyorum kalbime
Bu her kişiye değil sadece
İlkime...
Sigaram sensiz yarılandı yine
Ağlamıyorum duman kaçtı gözüme
Bu her kişiye değil sadece
İlkime...
Şimdi bana uzaksın
Bir o kadarda yakın
Gözlerim seni görse de
Alışamadı kalbim sensizliğe...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:35 PM
Bir sevdiğim vardı
Üniversitemin ilk gününde
Evet diyebildiğim
İlk bakışımın onda olduğu
İLKİM BENİM
Sevdiğimle davamız vardı
Her yerde barış olacaktı
Yoksul kalmayacaktı
Memlekette kültür olacaktı
İLK MAYISLARIM BENİM
Küçücük bir mekanımız vardı
Sıcak insanları gibi fincanları da sıcaktı
Çatısı bile sıcaktı
ORADAKİ ANILAR BENİM
Taksim maceralarımız vardı
İki saat otobüs yolculuğumuzda
Kimseyi görmezdi gözlerim çünkü
Sevdiğimin yanındaydım
O YOLCULUKLAR BENİM
Konferanslarımız vardı
Tartışacak çok, çok şey vardı
Çalışan beyin(ler) görmek harikaydı
O TATLAR BENİM
Bir hayalim vardı
Sevdiğimle hayalimizdi
Bahçeli bir evimiz
Birde kemal imiz olacaktı
O HAYAL BENİM HAYALİM
Bitmeyen kitaplarımız vardı
Keşke, keşke herkez kitap okusaydı
O SATIRLAR BENİM
Şairlere hayranlığımız vardı
Onlarla tanışma heyecanımız ve
SUNAY AKINIMIZ vardı
O ŞAİRLER HEPİMİZİN
Sarı bir tramvayımız vardı
Her Pazar uğrayıp tad bırakan
Aramızdaki uzaklığı olan
Keşke herkes radyo dinlese
O TRAMVAY HEPİMİZİN
Bitmeyen türkü hikayelerimiz vardı
O TÜRKÜLER ARTIK HER YERDE
Duygularımın oluşturduğu
Mektuplarım vardı o mektuplar ki
Yazarımı keşfetmişti
O yazar bana neler neler itiraf etmişti
O YAZAR SEVDİĞİMİN TA KENDİSİYDİ
Benim bir özelim vardı
Sevdiğimle bile paylaşamadığım
Yasak diye değil
Günah diye değil
Benim özelim diye
Sevdiğim beni anlayamadı
O ÖZEL YİNE BENİM ÖZELİM
Benim bir heyecanım vardı
Herkes sevdiğimi sevmeliydi
Annemle tanışması bana yetmişti
O HEYECAN BİZİM HEYECANIMIZ
Sevdiğimle izlediğimiz
Filmlerimiz vardı
O SAHNELER BENİM
Farklı bir tabiat vardı
Yalnız sevdiğimle fark ettiğim
Sanki güneş bir başka güney
Ay bir başka aracı
BU HİSLER BENDE SAKLI
Bir endişem vardı
Saadetimizin bitmesiydi
Bu, nedensiz gerçekleşti
Nedeni belki ev ziyareti yapmamam
Belki de nedensizdi
Ortada bir gerçek vardı
Hiç ummadığım bir zamanda
Sevdiğim beni bırakıp gitmişti
Olsun, Artık benim bir de hasretim var
BU BAMBAŞKA BİR ÖZLEM
Ne o ilkleri unuturum
Ne bu ilki unuturum
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:35 PM
Sen bir şarkıyı yorumlarken
Ayaklarım yerden kesilir benim
Yedi kat göklerde dolaşırken,
Başım bir yıldıza çarpar
Akkor kesilir bedenim...
Sen bir şiiri yorumlarken
Bense gök kuşağına binerim
Yüreğim kıpır kıpır bir kuştur artık!
Dağın, vadinin üzerinde
Yağmurla yarış ederim…
Sen bir resmi yorumlarken
Boyalar canıma karışır benim
Figürler egemen zaman ve mekana
Yer-gök türkü çiçeğidir
Yeşerten sensin güzelim...
Sen sustuğun vakit ilk yaz yok artık
Berekette biter, sevda da biter
Birden çöküverir kış ve karanlık
Şarkısız, şiirsiz, resimsiz bir dünyaya dökülür
Kanatları kırılan türküler...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:35 PM
Canım
Şimdi beyazlarındasın imanın
Melekleri saflıyorsun arkana
Yüzünü paylaşamıyor nur kelebekleri
Her eğilip doğruluşunda acizliğini sunuyorsun Allah'a
O yüzün ak-ı pak eden yürek saflığınsa, bana da dua et emi
Sana dünyalık sevgiler sunan bana
Gül sunaklı peygamber sebebli ruhuma
Sahabe beklentili imanıma
Aşk günahkârına.
Seni seviyorum Sümeyye'nin torunu
İlk Müslümanlardan aldım sevgi özümü
Yasir'den kan damlatırım istersen kanıma
Aliden sadakat ve ihtişam çalarım yanında durmak için
Cihadlarına çıkarım sevginin
Mucahidi olurum gözlerinin
Mekke ve Medine'de ayrı kalmış sevgililer gibi
Seni fethetmeye geldi gözyaşlarım
Nerdesin?
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:35 PM
Ne oldu sana ki gidiyor muşsun
Daha kavramadan yar sarmasını
Benim için artık yok diyor muşsun
Sen kimden öğrendin ayrılmasını
İmansız vicdansız soysuz kitapsız
Demek ben diline bal olamadım
Ne yaptım ki sana söyle allahsız
Dikenli gülüne dal olamadım
Topla ne var ne yok koy bir yanına
Benden aldıkların nafakam olsun
Demek biz de geldik yol ayrımına
Neyleyim yine de canın sağ olsun
İmansız vicdansız soysuz kitapsız
Demek ben diline bal olamadım
Ne yaptım ki sana söyle allahsız
Dikenli gülüne dal olamadım
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:36 PM
Bir dalda duramayacak kadar haylaz kuşlar
Bir gönülde nasıl ağlaşacaklar
Bir yasemen sararken şiir yanımı
Hiç aşık oldunuz mu sorusu çınlamakta yürekte
O benim aşk büyüğüm dediğiniz
İmaura gözlü kız
Yakamoz avına çıkmışken yıldız koyda
Gece aheste aşk sarılımlarında
Göz atmakta kumsal Ponante boylarından
Bir damla süzülmekte habbele ağıtlarına
İçimde yazgısı sırlanmış napoliten bir şarkı
Çıkmakta hayatımdan T’amo e t’amero
Pürneşe açılımlarında dalmışken imbata
Rüzgar sevda gibi sarmakta bedenlerimizi
Samanyolu hülyalarına sallanırken ellerimiz
Avuçlarımızda bir dilim umut gönül yoldaşımız
Halay avazlarında atılır sevda çığlıkları
Bir yaşanmışlığın akıl düşkünlüklerinde
Ahdetmelerinde “bu yıl yine ada sensiz...”
Yıkılmakta fasıl Halki Palas duvarlarından
Selam salarken yalnız gezen yıldızlara
Uzaklardan el ederdi bir garip Orhan Veli
Tüketilen gözler ve kaybolan görüntüler eşliğinde
Hep başka bir bedende küllerinden doğma arzusu
Ada sahillerinde sallapati yürüyüşlerim
Adım söylemlerine geçiştirmelerdeyken
Bir hicaz taksim edasıyla doğmakta
Aşk büyüğüm dolunay tangolarında
Nerden sevdim bu genç kadını İmaura
Söyle nerden aşk büyüğüm...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:36 PM
Gökkuşağı muamma,anahtar yağmur dolu
Onu işlemiş ecdâd, perçemi Anadolu.
Yunus ile Mevlana sadece bir vasıta
Özde ölmek istersen, kurmalısın rabıta.
Yağmur her gün yağıyor, yıldıza benzer yüzün.
Göğün bestesi belli, güftesiyse fırtına.
Yokluk dediğin ne ki, imbikten geçen hüzün.
Acemi âşıkların ağır gelir sırtına.
Aşktan bahseden şiir gönlün gider hoşuna,
Aşk demini almışsa bekletme sen boşuna.
Kemâle ermek demek o efsûnu çözmektir,
Herşeyde gizli olan doğru olansa tektir.
Güzel aslında birdir, herkesin sözü farklı.
Çölün adı ızdırap, serabıysa vuslâttır.
Denize özlem çeken o kum tanesi haklı,
Gece gündüz arası, bilesin ki kat kattır!
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:36 PM
Son çocukluk da bitmişti ömrümde
Düşlerim belki kış ölüsü belki yaz
Kırlara bahar yetmese de içimde
Yüreğim nar çatlamasıydı sana kadar
Dilimde sözcüklerin çelik dinerci
Sesimde ölüm rengine inat aşklar
Mavilikler yasaklandı gökyüzünde
Özgürlüğü kuş kanatlarında bekledim
Doğduğum gün adına "imge" dedim
Sevdim bütün insanları insan yanlarını
Sen de seveceksin
Dallarına su yürümüş ağaçlara güleceksin
Kar yağsa da yaktığn ateşler üstüne
Ateşi yüreğinle körükleyeceksin
Kuş sesleri de ertelenebilir güne karşı
Çiy de düşebilir anıların üstüne
En güzel ezgileri nehirağzı denizlerde
Hep kendi sesinle türküleyeceksin
Hüzün ağaçlarının sevinç açtığını
Adının sonsuz anlamında göreceksin
Sevdim soluğunu rüzgar kılan insanları
Soluğumu soluklarına kattım
Bir damla uğruna gökyüzünü omuzladım
Bir çocuk ölümleri ağlattı beni
Bir de türkülerde kalabalık ihanetler
Gülüp geçtim yalan iktidarlar görkemine
Aşk adına sesimi sürdüm namlulara
En büyük eylemleri söz eyledim
Doğduğun gün adına "ölüm" dedim
Sen elbette sen olacaksın biliyorum
Sesinde yirmibirinci yüzyılı dinliyorum
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:36 PM
Hiç imgesiz şiir olmaz dediler
Başımın etini bir bir yediler
İmge bizim için olmazsa olmaz
Diyen şâirler de hep türediler
(19 Eylül 2006/ İstanbul)
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:36 PM
Allah kahretsin
Denemedim mi sanıyorusn
Olmuyor işte
Yapamıyorum bir türlü
Her derdi çekiyorum
Her zorluğu yeniyorum
Herşeyin altından kalkıyorum da
Sana gelince
Ah sana gelince
Bir garip oluyor bedenim
Elim ayağım tutmuyor
Dizlerimin bağı çözülüyor
Ne yapacağımı şaşırıyorum
Ne diyeceğim bilemiyorum
Kilitleniyorum
Hiçbir şey düşünemez oluyorum
Ha varım ha yokum yanında
Sen uzaksın bana
Bana bir nefes kadar yakındasın ama
Uzaksın işte
Hiç yakın olmadın ki zaten
Ne yapacağım bilmiyorum
Ne yazacağım onu da bilmiyorum
Nasıl birşeysin sen
Senden vazgeçemiyor
Seni unutamıyorum
Neden böyle çaresiz kalıyorum sende
Neden bir türlü ulaşamıyorum sana
Ne yapsam beni duymuyorsun
Ne yapmaya çalışıyorsun bilmiyorum
Ama ben dardayım
Hem de öyle böyle değil fenalardayım
Çıkışım yok senden başka
Yolum yok
Hiçbir yere gidemiyorum
Kalmışım sende
Labirentsin bende
Bilmecesin içimde
Çözemiyorum
Sen imkansızsın bende
Seninle olmuyor
Sensizken zehir oluyor
Sen benimle olmaz diyorsun
Ben senden başka zaten görmüyorum
Yok yok
Yok işte yok
Senin gibi bakan yok
Beni anlatan senin gibi
Beni anlayan ben konuşmasam da
Gözlerime bakınca susarak konuşan
Bu dünyanın yalanları içinde
Tek gerçek olan
Yüzü sanki el değmemiş cennet olan
Ruhu aynı ben olan
Yok herşeyi göze alabileceğim birisi
Aramıyorum da zaten
Sensin
Sensin benim derdim dermanım
Kördüğümüm
Özgürlüğüm mahkumluğum
Hayatım anlamım
Ömrümün var olma sebebi
Sensin beklediğim saatler boyu
Yollarda gözüm
Sevmişim seni
Gel de kolaysa vazgeçir beni
Benim yapamadığımı sen yap hadi
Zincirlere vur ellerimi
Zındanlara at beni
Aç susuz bırak
Öldür gücün yeterse
Gözümü kırparsam namerdim
Adam değilim sen öl de ölmezsem
Ölüm beni korkutur mu sanıyorsun
Ben sensiz geçen her günü
Her dakikayı
Eksik yaşıyorum
Ömrümde böyle birgünü yaşamamış sayıyorum kendimi
Seni beklemekle geçse de günlerim
Kan tükürsem de
Hasta olup yataklara düşsem de
Eriyip bitsem de
Kendimden ne kadar versem de senin için
Herşeyden vazgeçsem de
Ben ben olmaktan çıksam da
İsyan etmek gelmez aklıma
Ey sevdiğim ben böyle sevmişim seni
Hadi sık kalbime bir kurşun
Senin acıttığın kadar acıtır mı canımı
Yakar mı senin yaktığın kadar
Yapar mı senin yaptığın kadar
Dünya üzerinde hiçbir şey değer mi
Senin saçınıın teline değdiği kadar
Gözüme gelir mi acaba dünya malı
Sen benim dünyamsın inan
Vazgeçmem senden hiçbir zaman
Şunu bil ki harcarım ömrümü
Unut deme bana
Böyle severken unutulmaz
Sensiz gerçekten yaşanılmaz…
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:36 PM
ben çoçuk bir balığım
denizlerinizde yüzen
ben çoçuk bir dalgayım
kıyılarınıza gelen
sırtımı denize döndüm
küstüm bulutlarınıza
bırakın yüzeyim
gökyüzü mavi
yaşamak böyle güzelken
ben yoruldum sen uyumalısın
beni bırakma insanlar kötü
gitme kal
ikimizede yanlızlık yeterken
beşikten mezara kadar
yeter artık alın yazım
umut yok
içimdeki çoçuk sensiz yaşamanın
imkanı yok
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:37 PM
Yüreğimde sevinç meltemleri esiyor
Köşe bucak kaçan bakışlarımla
Gözlerine baktığımda
Hep seni sevmişim, sevdiğim senmişsin
Geçte olsa jetonlar yeni düşüyor
İmkansızlıklarım var elimde kalan sadece
Sen benden uzak ben senden
Bir sevgi kırıntına muhtacım inan
Bir rüya benimkisi bir acı hatıra
O kadar sevmiştin ki beni
Şimdi kimse senin gibi sevmiyor beni
Kimsenin çiçekleri seninkisi gibi kokmuyor
Kimsenin sesinde huzur bulamıyorum
Ağladığım omuzlarını şimdi çok arıyorum
Duaların ardından sana gözyaşları akıtıyorum
Ağlıyorum anlamsızca yitip giden sevdama
Şimdi bir ah oturmuş kalbime
Kalkmak bilmiyor üstümden
Ne olur duy beni ne olur
Allahım nedir bu içimdeki acı?
Tam bitti kalbimdeki kara sevdam
Neden şimdilerde kanıyor bu yaram
Büyü mü üzerimdeki
Yoksa o masalsı sevgi mi bendeki?
Neden her an aklımdasın neden?
Kapkara gözlerinde sanki kayboluyorum
Sanki huzurlu bir uykuya dalıyorum
O kavak yelleri savurdu beni
Çocukluğun, inadın, kaçışların bedeli
Seni benden ayırdı
Şimdi küçük evinde çocukların ve karınla
Mutluluklar diliyorum.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:37 PM
Kağıt kalem kaldı öğlece elimde,
Yazmak istedim ne varsa gönlümde,
Seninle aramızda bir şeyler var bende,
Direndim, durdum anlatmak imkansız.
Gözlerim dolu dolu, saat sabahın beşi,
Kimi horluyor, kiminin yanında eşi,
Kim ki beni benden alıp götüren kişi,
Uğraştım nafile, anlatmak imkansız.
Boğazım düğümlendi hafızam nerede,
Aklım fikrim kalmış maalesef sende,
Seninle el ele son verdik bu derde,
Uğraştım olmadı, anlatmak imkansız.
Kaderin önünde yuvarlandık durduk,
Göz göze gelip seninle bir bütün olduk,
Nihayet gönlümüze bir sahip bulduk,
Seni, şiirlerimde anlatmak imkansız
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:37 PM
Falcı kadın yalan söylüyor yalan
Bizi birbirimiz için yaratmış Tanrımız
Nasıl mümkün değilse
Yıldızları toplamak gökyüzünden
Öylesine imkansız bir şey aşkımız
Kurudu gölgesinde oturduğumuz ağaçlar
Bahçelerde sevdiğin çiçekler kalmadı
Sadece hatıralarda ebedi olan
Vazgeçemediğimiz, unutamadığımız
Onlar bile bize yar olmadı
Unut benden kalan ne varsa
Unutmak tesellidir yalnızlığın
Güneşi bir kadeh şarap gibi içip
Delicesine sarhoş olmak
En güzel tarafı imkansızlığın
Ümitlerimiz fırtınalı denizler ortasında
Bir hurda teknedir şimdi
Dalgalar dünden daha zalim
Rüzgar daha hoyrat
Ne bulut var ufuklarda ne gemi
Mevsimler toz pembe değil
Gündüzler gecedir, ******* zindan
Güneşin doğmasını beklemek boşuna
Boşuna artık medet ummak
Taş kalpli zamandan
İnan ki! Kırılmış bir ayna gibi
Paramparça, kırık dökük aşkımız
Çaresizliğin, ümitsizliğin türküsü
Türkülerin en içlisi, en hüzünlüsü
Büyük aşkımız
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:37 PM
Ayrıldık seninle
Acaba mutlu muydun benimle?
Sen beni sevmiştin herşeyinle
Ama ben seni hüsrana uğrattım benliğimle
Sevmek farklıydı senin için
Ben bunu bilemedim sevmek için
Seni sevdiğimi öğrenmen için
Ayrılmalı mıydık kin için?
Yaşattığın her dakika hayaldi benliğimde
Biz bir rüyada idik seninle
Benliğimi kaybetmiştim sevginde
Değerini bilemedim kalbimde
Sakın unutma bir şeyi
Sevmiştim ben seni
Sevmeyi öğrenmek her şeyi
Dünyadaki nefreti,kini ve beni!
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:37 PM
İçimde bir hüzün var
Nedenini bilmediğim
Belki de bilmek istemediğim
Zor olanı yaşamak mı
Yaşamı zorlaştırmak mı yaptığım?
Doğruyu bulmak adına
Yaşıyorum kaderin verdiklerini
Verilenler kaderimin doğrusu mu
Yoksa doğru olan mı yaşadıklarım?
Gizli bir aşk bu, imkansız olan
Sözlerle başlayıp hislerime yansıyan
İmkansız olan aşk mı
Yoksa aşkın gizi mi bunu imkansız kılan?
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:38 PM
Yüreğimde bir resmin acısın taşıyorum
Kaç zamandır zamansız bir tutkudayım
Çocuk değilim oysa
Kirpiklerime astığın bir sevdanın imkansızlığındayım.
Kim derdi bu mevsimde
Yapraklar uçuşacak diye
Kim derdi durup dururken
Yüreğim tutuşacak diye
Biliyorum imkansız bu sevda
Ama kim derdi ki
Öylede olsa
Ancak ikimize yakışacak diye...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:38 PM
Yüreğimde bir resmin acısın taşıyorum
Kaç zamandır zamansız bir tutkudayım
Çocuk değilim oysa
Kirpiklerime astığın bir sevdanın imkansızlığındayım
Kim derdi bu mevsimde
Yapraklar uçuşacak diye
Kim derdi durup dururken
Yüreğim tutuşacak diye
Biliyorum imkansız bu sevda
Ama kim derdi ki
Öylede olsa
Ancak ikimize yakışacak diye...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:38 PM
Ağustos ayında kopan fırtınalar üşütüyordu ölümü
Kökü olamayan bir çiçek kaç gün güneşe tutunursa,
Ölümüm de sana tutunuyordu, üşüyordu..
Hasretinin mevsimini yaşıyorum
Yokluğun güneşi de üşütüyor
Oysa ayaz *******imin sıcağıydın, yalnızlığımın kalabalığı.
Olmayan seni seyrederken bile
yeniden doğmaya hazırlanan bir bebek oluyordum
uykusundan uyanmış,
o en masum halimle bakıyordum ulaşılamamışlığına..
Ölüm bile gülüm oluyordu.
Bazen öylesine kızıyorum ki
kimsenin hak edemeyeceği sevdanı yaşıyanlara
fedakarlığının o en saf halinde, seni keşfetmiş sayanlara..
Bu kadar basit değildin sen
Kainatın başlangıcı, sonsuzluğun sonuydun.
Ne bir şekilde başlanıyor, ne de bitiyordun.
Ama nasıl keşfedilmiş saydılar seni?
Rüyada bile görülemeyecek kadar uzaktayken,
nasıl dibindeydin sıradanlığın.
Melekler fedakar mıdır, eğer öyleyse bana da göster o fedakarlığını
sana yalnızlığımın dibi kurumuş aşk çeşmesinden koparıp vereyim,
korkarak açmış masumiyetimin simgesi olan o en son gelincikleri..
Bir merhabaya elveda demek istemiyorum artık
başlangıçlarım bitişim olmamalı ..
Yarın doğacak güneşi tahmin edersin,
Çünkü dünü yaşadın..
Bahar gelince açacak çiçekleri bilirsin,
çünkü baharı yaşadın..
Sana olan sevdamı ise asla tahmin edemezsin
Çünkü imkansızı hiç yaşamadın..
Ağustos ayında kopan fırtınalar üşütüyordu ölümü
çoktan soldurdum artık sana büyüttüğüm içimdeki gülümü...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:38 PM
Ben ßir kez olsun koklayamadım yıldız kokan gözlerini
Göremedim benli hülyalara dalarken titrek kirpiklerinde açan mor menekşeleri
Dokunamadım sana,İnadına inat vuslat kapattı kapılarını ardı sıra
Olamadım bir rüzgar, saçlarını günün kıyısından geceye savuran
Geceye yıldızların merdiveninden tırmanırken;
Gecenin her sokağında, kaderden kaçak nefesimiz yankılanırdı
Her basamakta ßir göz yaşı, ßir söz, ßir ümit, ßir sarılış vardı..
Ama umudumuz, ümitsizlik rüzgarına ön ilikledi
El bağladı.
Rüzgar acımasızca, sırasızca sildi sözlerimizi..
Kader;
Gözlerimizde yeşeren umutsuzluk tomurcuklarının bıraktığı iz ile,
Senliğin Ertesindeki, Sensizliğe mahküm etti beni.
Gecenin 12. sokağından her sana seslenişte,
Sesimin hiddetinden Ölümün kalbi karardı,denizler ağladı,
Ay kustu nefretini,Kaderimizin umutsuz sokağına..
Sen diye ölüme sarılan ben
Şimdi korkarım ölüme sarılmaya..
Evet ßir kere ellerini tutamadan,gözlerine bakamadan,
Ölmekten korkarım..
Yaşamaktan da korkuyorum ya..
Kader Umutsuzluklar marinasında atmış gemimin demirini.
Kördür artık,sularımı titreten deniz fenerinin gözlerinin ta feri...
Vay be Ağır sevdam...
Gözlerimin Islak portresi, Yüreğimin Kanlı nefesi,
Ah ne özledim ßir ßilsen ßu fırtınayı dindiren DENİZİ
Hani MELEĞİM derdin bana ya.. saçlarını serpiştirirdin ya gönül yüzüme
Hasedinden melekler ßoynunu ßükerdi.
Sesini duyan rüzgar ßir daha ezgileri ile esmemek için and içerdi.
Sen onlara üzülürdün.
Kırılmasınlar diye,Göz yaşı dökmesinler diye,
ßir ßeßek narinliği ile, Gecenin sesinde,
Sessizce fısıldardın 6 heceyi yüreğime..
SENİ SEVİYORUM MBATŞBARP..
Seni seviyorum deyişinde düşerdi iki adet göz yaşı sen kokan baharın benli
ellerine..
GÖZLERİNİN HER SATIRINDA BULURDUM KAYBOLAN ŞİİRLERİMİ.
Sanki Sen ben idim, Ben sen idim.
Yine de sen sadece benim için, Sen değildin, Ben değildin,
Sen...
Sen benim Herşeyimdin. Be ağır sevdam..
Yüzümü okşayan rüzgardın
Ilık ßir meltem esince yüzüme, acılarımı kederlerimi beraberinde getirir
yerine mutluluk ve tatlı bir hüzün ßırakırdın.
Bu rüzgarın adını Sen koyardım
HÜZÜNLENİRDİM.
Saçlarımı ıslatan yağmurdun…
Saçlarımda geceden kalma aşk türkülerin mırıldanışı duyardım,
Hiç dokunmazdım.
Ürperirdim göz yaşın saçlarımda kuruyup kaybolacak diye..
içim senle dolardı,
AĞLARDIM..
Bulutumdun.
Sadece bana yağardın, Bana ağlardın...
Ağladığın zaman 2 adet gözyaşı damlardı bedenime
Biri dudaklarıma, ßiri yüreğimin taa şurasında..
Dudağıma ßıraktığın yağmur damlasınını ßuselerle donatamıyorum..Sanki
öpersem Aşkından kurumuş dudaklarımda eriyip zay olacak diye korkuyorum.
Öylece duruyorum..sadece dokunuyorum.. Ve Teßessüm ediyorum..
Seni seviyorum..
Yüreğimin taa şurasında ßıraktığın yağmur damlası ise,
Yürek memleketimde ßin parçaya ßölünürdü. Her şehrinde senin aşkın yaşardı.
Aşkının gölgesinde ßinlerce sevda yeşerirdi.
Her sokağına senin adın verilirdi. Her kasabada nefesin duyulurdu,
ßu sokaklarda gece sürekli şafağını teninde sökerdi
Şimdi benim Hasretimsin, Şafağını imkansızlığına,özlemine söküyorsun…
Ve Seni yine seviyorum..
En son ßir nisan yağmurunun çığlığında sezmiştim gitmen gerektiğini.
Şimdi Gecenin sabıkalı yalnızlığında,
Sensizliğin gonkları vurduğunda, üşütür gecenin sen kokan nefesi yüreğimin
taa şurasını.
Ağlayamam Ey gözyaşım,
Korkarım,
ßir damla yaşımın saçlarına sevdalı kirpiklerime tutunamayıp, çaresizlikle
yere düşmesinden..
Ondan ötürü göz yaşlarımı sürekli gecenin sinesinde boy gösteren yüreğimin
taa şurasına akıtıyorum.
Gönlüm senli tufanların aşinası
Kaç kez daha gönül memleketimde sevdanın tufanlarında boğulup can verecek ßu
yürek?
Artık usandım sana olan sevgimi Sabahın aşinasi olmadığı Gecenin köhne
duvarlarına kazımaktan.. Gecenin kara sahifeli defterine yazmaktan.
Ağlama Ey göz yaşım..
Sabreyle..
Gecenin saatinin bensizliğe vurduğu vakit geleceğim…
Yıldızların nemli gözlerle omuzlarıma düştüğü vakit geleceğim..
Hasretten, Kederden sarhoş olmuş Yüreğimle fısıldayacağım 6 heceyi
yüreğine..
Haykıracağım Sevdamı Ölümün Ertesine..
Geleceğim sevdam..
ßir gece… Evet ßir gece..
ßelki diri, ßelki ölü.. Sendeleyerek düşeceğim ayaklarının dißine..
O da Azrail’in insafına kalmış..
Fısıldayacağım Şu Kahrolası 6 Heceyi Yüreğinin Ta şurasına..
Se ni Se vi yo rum
Ağır Sevdam.!
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:38 PM
Durdur hadi geçen zamanı imkânsızım,
aşkımız şu fani dünya gibi son bulmasın.
Gözlerini kenetle hadi gözlerime,
hiçbir çilingir onları açmaya yol bulamasın.
Birkez olsun sevdiğini söylemesende,
bir tebessüm et bana hiç değilse,
o gülüşe kapında bin yıl köle,
ol desende, olmaya razıyım imkânsızım.
Çevremde binbir türlü güzellik olsa
ve o an sen yoksan onların arasında,
bilirsin, ben yine sensizsem yalnızım...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:38 PM
İmkânsızımsın, bu gün doğumunda batan
Kanıksadım muhalif savunuşları
İnanıp,
Çabalamadığım ki benliğimde gizli
Dışa vursam aşkını,
Yıkacaktı ılık sonbaharda dizelerini
İyisimi, susmak belki kaybedişlerde
Ahenklerde kalmak eskisi gibi
Sende renklerini nadasa bırak
Canlanır belki sonralarda aşk
Beni bilme zaten tanımazsın
Gün doğumunda batıyor hayat
Dedim ya hırçın sözlüm
İmkansızımsın…
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:39 PM
Gözlerin adresi bir derin karanlık
Saçların cennetten dökülmüş melek tüyleri
Kalbimin sözcüklerini kelimeler bilmiyor...
Kalp ki düğmeleri kopmuş
Sökülmüş ipleri yamasız kalmış
Kalp işte damlaya-damlaya sen olan
Senden alan rengini
Tutuşmuş bir deniz
Kalp ki
Adresi sen
Posta kodu yokluğun
Öyle bir kalp ki
İçi hep senle dolu
Ben hep seni çekiyorum içime nefes diye
Gözlerin geliyor gözlerime üşüyorum
Kapatıyorum gözlerimi göz kapaklarımın içindesin
Korkuyorum aslında gidersin diye
Üşüyorum
Kalbimi yaksam sen yanarsın
Üşürüm, aldanırım
Sensiz yattığım *******de
Sana sarılıp uyuduğumu
Yüreğimin tam içinde ki seni
Aslında uyumaktan çok uyutmayı istediğimi
Kirpiklerimde bağlı olup gözlerimden içime aktığını
Bil diye kazındı bu mısralar kalbimin
Ağaçlarına
İmla kurallarını aşar bu sevda
Hiçbir denklem çözemez ve formülü yoktur
Bu kalp ağrısını çözecek
Hangi maddedir bilinmez
Bilinmez yolu ve zamanı
E güzel gözlerin âşık olmakta haklıyım
Mahmurlaştırır ışığı gözlerinin kara(n)lığı
Eros benden öğrensin böyle âşık olmayı
Loş bir camına kalbinin senin adını yazmayı
Alamam artık
Kendimi kalbimin sana bulaşmış yerinden
Kalp işte damlaya-damlaya sen olan
Senden alan rengini
Tutuşmuş bir deniz
Kalp ki
Adresi sen
Posta kodu yokluğun
Öyle bir kalp ki
İçi hep senle dolu
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:40 PM
- Hep denedin, Hep yenildin.
Olsun. Gene dene, gene yenil
S.Beckett -
Ayağı kayan bir çocuk
Kadar şaşkınım, bilemedim
Düz yolda yürümenin imlasını
Kanayan dizlerime bakıp da
Ağlamayı ögrenemediğim gibi
Sevgilisi değildim kadınlarımın
Bir papağan tüneğiydim belki
Ama birkaç sözcük öğrendiysem
Kadınlardan öğrendim, yine de
Bilemedim sevgilim diyebilmeyi
Büyülendim ama büyüyemedim
Aklım ermedi aynalara ve suya
Yüzümü gösterip kalbimi neden
Sakladıklarını öğrenemedim
Şaşkınım, cahilim ben bu dünyada
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:40 PM
Başına kör duman çöker
Sisli İmralı,İmralı .
Bir zalimin zulmün çeker
Yaslı İmralı,İmralı .
Diyorlar,Kökü Kazındı
Dağdan kumsala uzandı
Kara lekeyle bezendi
Süslü İmralı,İmralı .
Gruruma çok laf dendi
Bu dert iliğime sindi
Hüsam gibi kırık bendi
Yaslı İmralı,İmralı .
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:40 PM
İmralı'da yatan cani mi cani bir adam
Olması gerekirdi sonu hazin bir idam.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:40 PM
Hayalîmde bir değil, bin manzara var
Her saniye değişiyor, çizemiyorum
Yüz binlerce nokta, biri anahtar
İşte o noktayı; sezemiyorum...
İçimdeki duygular, karmakarışık
Okuyup, kalemle, yazamıyorum...
Soruları öylesine zor bir imtihan
Ne yazık! Çoğunu, çözemiyorum...
Dalgalı bir denize düşmüşüm sanki
Var gücümü kullanıyor, yüzemiyorum
Âh! Diyorum kaderime; neden böylesin
Lâkin 'Hak'yazmıştır; kızamıyorum.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:40 PM
Gönlümde oluşan kütüphanede
Bütün kitaplar seni yazıyor..
Yazarı aynı, imzası sevdan,
Delice, özlemle seni yaşıyor
Yıllarca aranmış bir güzel sevda
Gözlerinde aşkı canı gördüler,
Buğday başaklarında oluşan güzel,
Kanında canında onu duydular..
Yazmak seni bebeğim bir kardelene
Açmalısın en önce sevda bahçemde
Okumalı duymalı sana özlemi
Görmelisin bir tanem seni yaşarken..
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:41 PM
Ve sormuş gözyaşları kaderine
Ne kadar uzak benim yakınlarım
Isıtılmaz şeylerle dolu hayatında
Uzun tırnaklı ellerin saçları okşaması..
İnadına satıyorum çok büyük hiçlere hayatımı!
Son defa gülümsüyorum sevmediğim kaderime içindesin diye...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:41 PM
lanet olsun sevdim bir defa,
çok seviyorum ama affetmem/inadına,
çok kırdın beni dönme asla,
ölüyorum sensizlikten ama özlemiyorum/inadına...
durup durup ağlıyorum,
yürek sancını dindiremiyorum,
yangınım göklere varıyor,
isyanım sana,gelsen de istemiyorum/inadına...
nasılda severdim nasılda,
özlemim beni aşardı da,
sana gelmedi mi yoksa,
yaktın beni affetmem/inadına...
sende haramsın bana,
içki gibi,kumar gibi,
ne yaptım bilmiyorum sana,
ağlasan da sevmiyorum/inadına...
nefretimi haykıracağım sokaklarda,
delice sevsem de/inadına,
her yerde sevgimi anlatsam da,
sevmiyorum diyeceğim/inadına...
gözlerimde yaşı görsen de,
beni sevdiğini söylesen de,
sende benim gibi kendini kaybetsen de,
teoride affedeceğim seni/inadına....
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:41 PM
Hey dünya!
İnadına yaşıyorum
Seviyorum sevilmesem de
Bak aldırmıyorum
Olanca çirkinliğine
Bütün kahpeliklerine inat
Ayaktayım, yılmıyorum
Varsın terketsin sevdiklerim
Ne adım yılan
Ne sözüm yalan
Gocunmuyorum
Hey dünya!
Güllerini kötülere
Dikenlerini iyilere
Verdin ya
Koklamıyorum.
Hakkım kalsa da
İçim yansa da
Ağlamıyorum
Hey dünya!
İnadına toprağında ayağım
İnadına bastığım bağrına
Seni terkedeceğim güne kadar
Herşeyim inadına
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:45 PM
Binlerce kez döndüm ölümün nen tatlı yerinden
Binlerce kez öldüm Munzur un derin sularında
Hep umutsuz yorgunlukta yatıyordum orada,
Sonra;
Binlerce kez yıkıldım onun anısına,
İnadına binlerce kez tekrardan doğdum
İnadına ölümle anlaşmıştım
İnadına
yaşıyordum
yalanlarla dolu
bu HAYATTA…
Hep bir duyguydu kazanmak istediğim
Sevmekti onu delicesine
Kaybettiğim umutları bulmaktı…
Ama tekrardan kaybettim onu
Onun için ölümün en tatlı yerinden döndüm
Binlerce kez yıkandığım
O Munzur un suyundan akıp ta
Binlerce kez ölümle anlaşıp ta geldim
İnadına
yaşıyordum
artık delice…
İnadına ölümden dönüyordum,
İnadına seviyordum onu terk edilmeme rağmen
İnadına
İnatlaşıyordum onunla
İnadına her zaman seveceğim
İnadına attığı adımın altında dolaşacağım
İnadına dostum
Ölümle tekrardan anlaşıp
Geleceğim o sıcacık kollarına
Bekle beni…
İnadına geleceğim.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:45 PM
pazartesiymiş bugun
yarın salı
ne önemi var ki
yaşayamadıkça gönlünce
hangi zaman
tuz basar yarana?
akşam vakti batan güneşe inat
yaşıyacağım ulan ben!
diyemedikçe
umut peşindekoşarken
yolunu kaybedınce
ne önemi var?
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:45 PM
En son ne zaman tattım
Biliyor musun sevgilim
Aşkın o güzel sihrini
Tıpkı parıldayan bir yıldız gibi
Bana bakışını,
Hatırlar mısın sevgilim
Senle geçirdiğimiz
Güzel saatleri
Biliyorum unutmazsın bizi
Senle karşılaştığımız ilk günkü saflığımızı
Benim için hayatımın ilk gününü
Sensiz geçen her dakikamda
Seni daha çok özleyişimi
Sana her baktığımda bir daha aşık olduğumu
Biliyorum unutamazsın,
Ağlıyorum her gün
Dayanılmaz bir acıyla sarılı yüreğim
Delice seviyorum seni
Unutamıyorum ,
Zaten unutmakta istemiyorum
Sadece seni geri istiyorum
Deli gibi sarılmak
Hiçbir zaman bırakmamak istiyorum
Sonsuza kadar benim olmanı
Bizim olmamızı istiyorum
Ama inan daha fazla dayanamıyorum
Sabredemiyorum ,
Bir hançer gibi sevgin
Her geçen gün daha çok saplanıyor yüreğime
Daha çok acı veriyor her dakika, ama bu acıya rağmen seni düşünmeden yaşayamıyorum
Olmuyor yapamıyorum ,
Seni özlüyorum her seferinde
Biliyorum gelmeyeceksin ,
Gelemezsin ama ben yinede bekliyorum
Umut, sadece umut ayakta tutuyor beni
Bir gün geleceksin umudu
Biliyorum sende beni hala seviyorsun
Ama nafile tıpkı kışın donan güller gibi soğuksun artık geri gelemeyeceğini
Düşünmek bile istemiyorum
Sonbaharda dökülen yapraklar gibi
Bende düşüyorum dallarımdan birer birer
Yakında benimde hiç yaprağım kalmayacak
O zaman geleceğim yanına
Ve bir daha hiç ayrılmamak üzere
Tutacağım seni bırakmayacağım
Deliler gibi öpeceğim seni
Sanki ilk günkü kadar saf göreceğim
Melekler kadar güzel olacaksın
Kızıl güller kadar
ateşler içinde olacak kalbim
unutulmaz bir sevdanın
baharını yaşıyor olacağım
ve o an hiçbir şey düşünmeyeceğim
sadece senin gözlerine bakıp ağlayacağım
umarım bu bir rüya değildir
diye yalvaracağım tanrıma
rüya olsa bile bitmesin bu an
ölümsüzleşsin kalbimde
unutma sevgilim unutma bunları
zaten istesen de unutamazsın
ama inan ben hiç unutmayacağım
her zaman seni
kalbimin en güzel köşesinde yaşatacağım
İNAN
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:45 PM
bırakıp gitmeyi düşünüyorsan eğer
sevilecek kadar vermiyorsan değer
düşün bitanem hergece keder
dertler ülkesine kaçarım inan
sende aşkı oyuncak edersen
seninle öylesineydi dersen
sevgilim sende terk edersen
aşkı yürekten boşarım inan
en kötü anımda yanımda olsan
beni aradığında kalbinde bulsan
aşk bahçesinde çiçekli yolsan
sonsuza dek seninle koşarım inan
gözlerime bakıp hayallere dalarsan
yüreğimdeki yaraları doktor olup sararsan
karşılığı nedir diye sorarsan
ölüme inat seninle yaşarım inan
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:46 PM
Gecenin karanliğinda saklanarak uçan öpücüklerim,
Konduğunda yüzüne...
Etrafa serpilecek ışıkları,
Utanıp, görmezden gelme
Onlar senin
Onlar gökyüzünün
Çocuklarimiz gibi
Uzaklaşıp, yildiz olacaklar.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:46 PM
Seni sevmek zor işti
Sensiz olmaya katlanırken
Her ne kadar
Ben kabul etmesem de
Sözümü geçiremedim kalbime
İnanmak istemedim ilk başta buna
Kızgın çöle
Kar yağması gibiydi
Ancak kendime itiraf edebildim gerçeği
İçime işlemişti senin sevgin
Çıkarıp atamadı aklımdan
O yeşil gözlerini
Bana her Bakışındaki
Güzelliği
Unutamadım
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:46 PM
İnan ki kırılmış bir ayna gibiyim,
İnan ki paramparça, kırık dökük bizim aşkımız,
İnan ki çaresizliğimin, ümitsizliğimin döküntüsüdür bu,
İnan ki şiirleri en hüzünlüsü, en çilelisidir bu,
İnan ki güzelim…
Ama inanamazsın ki…
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:46 PM
Sorma artık nasılsın diye
Bugün;
Dünü mü arıyorum desem
Biraz olsun, anlarmısın beni ?
Gene de anlatmamı istersen;
Sudan çıkmış, kızartılmak üzere
Tavaya konulmuş balık gibiyim.
Hattâ unutulmuş, haşlanmaktayım
Mutluluktan hiç bahsetme...
En mutlu günümde bile, yaşlanmaktayım.
Zaman acımasız, insafı yok...
Yalvarmaya falan da, karnı tok..
Sanki biraz sana benziyor...
Gençliğim de seni üzdüm
Zamanı hiç kafaya takmadım.
Şimdi güzellikler ve renkler
Hızla soluyorlar sanki
Tek tesellim
Siyahın bile beyaza dönüşüyor olması inan ki.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:46 PM
Yıllarca sevgiye hasret yaşadım
Yüzüme gülecek canan aradım
Aşık olduğum o güle rastladım
Yine de sevgiye inanamadım.
Şiirler yazıldı, hep geldi geçti
Şarkılar söylendi, hep deldi geçti
El, ele gezdiğim baharlar geçti
Yine de sevgiye inanamadım.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:46 PM
Aşkın adı yoktur.
Canı varsa o can senindir,
Tadı varsa o tat yüreğinindir,
Adı varsa o ad eserindir.
Adını sen koy,zorlamadan aklını,
Yüreğine sor,o söyler bilinmezi.
İki yürektir taşıdığın sendeki.
Bilmez yaşamayan tarifeyi,
Bu bir kuş,bir ay, göğün mavi tonu,
Gün btımı,yağmur,güneş kadar sakin.
Bahar gibi ma ilk bahar gibi,
Yasemin gibi beyaz,bir de o cezbedici kokusu...
Huzuru vermeden ele,cennette hisset ruhunu,
Ver elini ey sevgili,yaşayalım ebediyi.
Eskiye bakma,yeniye dön,
Gözlerin görsün,ellerin dokunsun,yüreğin hissetsin.
Bırak ey sevgili klişeleri,diline plesenkleri,
Benim ol ebedi,ver kollarıma sevgini.
Gördüklerim aşkın gönül gözüyle,
Huzurum aşkın kendisiyle.
Tariflidir yaşanılan zamanın saniyesi,
Tarihlidir hayalin gerçeği.
Gelecektir geleceğin umutlu günleri,
Bakacaktır geçmişe puslu gözlerle,
Yenilenektir ruhun kendin gibi,
Sokulacaktır içine aşkın sinsiliği,
Boğulacaktır yokluk aşkın engin denizinde,
Aşık olcaktır her İNANAN manasına gözlerin...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:47 PM
nasıl bir kederdir surları yıkan
cehennem vari ateş
uğrunda ölünen kavramın ,
anlamak aslında inanılan doğru olmadığını,
ki kaç cengaver bir sura tırmanırken
başından aşşağı katran dökülmeden
hissetmiştir bu acıyı,
çünkü değildir inancı
salt kendi inancı,
bu yüzden, henüz ölmeden,
yüreklerinde açılır hiçliğin kapısı,
düşünür cengaver o son an,
uğrunda öldüğü emelin
sultanının bile, gerçek inancı
olup olmadığını,
ki kaç şövalye, kaç militan
ve aklına kim gelirse
ortak olmuştur aynı çelişkiye
talihin sunduğu sanrıdan
acıyla uyanarak.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:47 PM
sabahtan akşama-akşamdan sabaha
her gün yirmi dört saat
seni gözlüyorum pencerelerde
adını yazıyorlar sanki yüreğime
gelip geçenler
sivri kalemlerle
ve her günün hemen her saati
iki elim kanda olsa
adına gizli gizli şiirler diziyorum
düşlerimin en beyazında uzanıp
usulca yanaklarından öpüyorum
bir gece vakti olur da
gelirsen eğer
usulca aç kapıyı
ışıkları yakma
bir suçlu gibi eğip gözlerimi önüme
"sevmiyorum"dersem inanma
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:47 PM
Yüreğinin çöllerine nehir oldum inanmadın
Saçlarının tellerine esir oldum inanmadın.
Ben ki asi boyun eğmez
Ben ki çılgın söz dinlemez.
Senin için hem de kaç kez yaşlar döktüm inanmadın.
İnanmadın ne yapayım.
Sensizlikmiş senden payım.
Tanrı mısın ki tapayım.
Sevdim seni inanmadın.
Diz çökerken dağlar bana
Şimdi taşlar ağlar bana
Hayatımda bir tek sana
Yenik düştüm inanmadın
Sen kavgamın tek galibi sen, sen gönlümün tek sahibi sen
Sana uysal çocuk gibi
Teslim oldum inanmadın.
Yere serdim gururumu, hiçe saydım onurumu
Kucakladım umudumu
Koştum sana inanmadın
Yasak koydum şu kalbime
Ne geçti ki elime
Bağlanmak mı ne kelime
Öldüm sana inanmadın.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:47 PM
Bardaktan seni içmek
Seni teneffüs etmek havada...
Dolaşmak, dolaşmak sana dönmek
Seni bulmak yuvada...
Yolumuzda aylar, yıllar
Basamak basamak...
Basamakların çıkamadığı yere
Kanatlarınla çıkmak...
Boşaltmak takvimden günleri
Günlerin üstünden yollara bakmak
Rüzgarla esmek, sularla akmak...
Baharı yollamak yollara
Alıkoymak bir nisanın tadını...
Dışarda herkes gibi seslenmek sana
Ve koynunda söylemek asıl adını...
İnanmak, inanmak, inanmak
Ninnilerinle uyuyup, türkülerinle uyanmak...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:47 PM
Bir sevda bulsaydım eğer,
Gözlerini yakından görseydim eğer,
Sözlerini duysaydım eğer,
Halim bu olur muydu?
Olmazdı tabiii....
Sevdasız kaldığıma,
Sevdayı bulamadığıma,
Ya da aşık olmayışıma,
Yanmıyorum. İnan !
Sözlerini duymayışıma,
Gözlerine bakmayışıma,
Sana yalvaramayışıma,
Yanıyorum. İnanmalısın...
Belki her şey yalandır,
Belkide doğrudur. Bilemezsin.
Ama yalanlara doğru,
Doğrulara yalan diyemezsin.
İnanmalısın...
Sana sevmen için yalvaramadığımdan,
Sana gerçekleri anlatamadığımdan,
Ağlamak istiyorum her an.
İnanmalısın....İnanacaksın...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:47 PM
Kitap sayfaları gibiyiz biz,
Satır aralarında sırrımız.
Ne sen okuduğunu anlıyorsun,
Ne ben yazdığımı.
Belki de üç noktayla biten cümlelerdeyiz biz
Akşama farklı şey getiririz akla,
Sabaha başka...
Ne sen biliyorsun düsündüklerimi,
Ne ben çözebiliyorum bu bulmacayı
Ne sen seviyorsun belki de beni
Ne de ben kitap okumayı...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:47 PM
Bir rüya gördüm bu gece,
İçinde melekler vardı, ama sahteydi,
Sessizce yaklaştılar bana, sonra
Azrail gibi canımı aldılar bir anda.
Bir rüya gördüm bu gece,
Karlar yağıyordu, ama masaldı,
Taneleri büyüktü, ama yalandı,
Çünkü ;düştüğü yeri yakıyordu…
Bir rüya gördüm bu gece,
Aşk vardı içinde,
Rüya da olsa, masalda olsa,
İnanmıştım gerçekleşeceğine,
Ama yalandı biliyordum…
Bir rüya gördüm bu gece,
Belki her şey yalandı,
Belki de doğruydu. Bilemem.
Ama yalanlara doğru,
Doğrulara yalan diyemem.
Bir rüya gördüm bu gece,
Masalda olsa, yalanda olsa,
Güzelliklerle doluydu,
İnanmıştım gerçekleşeceğine,
Bir rüya gördüm bu gece,
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:48 PM
Tatlısın tatlı; hem de çok tatlı
Ama biraz da nazlı.
Yanakların allı
Dudakların ballı!
Denize düşen yakamoz; zeytin gözlerinde saklı.
Gündüzleri ırak,*******i yakın
En parlak yıldızsın gökyüzünde.
Her akşam baktığım yerde: Mürefte sahilinde
Gözlerimi kapayıp, gelişini beklerim!
Haftalarca bekledim gelmedin.
Doğmadın gözlerime.
Hayalmiş hasretlerim,sevinçlerim
Tam tutdum derken seni!
Önce kaydın gözlerimden.
Sonra da buz kesen yüreğimden!
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:48 PM
Aşkıma, utancımdan kızaran yanaklarım
Aynaya bakmaya korkan gözlerim
Her şeyim şahit
Ama sen anlamıyorsun.
Ellerin yokken titreyen ellerim
Gencecik yaşımda saçıma düşen aklarım
Gözümden avucuma damlattıklarım
Kimselere anlatamadıklarım şahit
Ama sen inanmıyorsun.
Yokluğunda, her cephede savaşa girdim
Gözlerin gelince aklıma
Binlerce şehit verdim
En sonunda göğsümü kurşuna gerdim
Ama sen tetiğe basmıyorsun
Neden bana inanmıyorsun?
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:48 PM
Yeşillere inat ağaç yeşermekte
geceye inat gün ağarmakta
ben sana inat seni hala
sevmekteyim inat buya güzelim
ölünceye kadar SEVECEĞİM
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:48 PM
Camdan kayan damlalara bakarken,
Anlıyorum yağmur yağıyor...
Camda kaymak istemeyen inatçı
bir damla gibi...
Hayatta herhangi bir şeye
Zorlada olsa direnmek gibi...
Nafile bir çaba
Doğanın kanunu
Yer çekimine yenilen inatçı bir damla gibi...
HAYATA, İNSANLARA,
DOĞAYA YADA KADERE yenilmek...
Çoğu zaman seçme şansın olmadan...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:48 PM
Hangi derede unuttun aşkı
Yada hangi raflarda saklı inatlar
Hani yürekte taşardı aşkın
Şimdi bu aşkı inatlar paklar
Kim demiş aşklar çıkmaz yokuşa
Bendeki bu aşk dağa tırmandı
Kim demiş senden alası yoktur
Senden ala birde ben vardı
Kime bu kinin bu öfkelerin
Sen kendini temiz mi? sandın
Koysana kendini benim yerime
Sen ben olumca nasıl anladın
Kendi eksenimde çok döndüm durdum
Gün geldi sensiz hayaller kurdum
Yanan kalbinde ne çabuk söndüm
Kan fışkıran yüreğe ben tampon koydum
Korkulardan artık hiç korkmuyorum
Korkuları sana inat çağırdım
Sanma kı ben mutsuz ve huzursuzum
öyle tek başına yine sen kaldın
Öyle tek başına yine sen kaldın
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:48 PM
Paylaşsak diyorum,
küçük, tahta masayı.
Yudumlasak sevgiyle,
demi benden, şekeri dosttan
ince belli bardaktan, çayı
dost bir yudum, ben bir yudum
umursamadan yıldızları, ayı.
Öpüşsek fütursuzca
görmedi sayarak, denizdeki dalgayı.
Söyleşip gülüşsek,
dertleşsek kimi zaman
türküler söylesek, usulca
barıştan, sevgiden yana
seyre dalıp yaşamdaki kavgayı.
Yağmur da çiseliyor,
dalgalar huysuzlanıyor, zaman daralıyor.
Geliversen de artık
seslesem çaycıyı, dost…
22.06.2004 Kadıköy
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:49 PM
"İnce saz gaydalarında salınır ceren
Sanırsın zülufdur mehtab sargısı"
Sarsak uzantılarında sevişgen hülyaların
Benzemez çavlan dökülüşleriyle
İhtişamın aksettiği hisar burçlarına dökülen
Yalnızlığın ağır aksak öykünme semaisidir.
Has ağalar korusada Harem efsunlarını
Nice kanlar aklanır göbek taşlarında
Cariye düşlerine sığınmış saltanat davulları
Ölgün yel esintileri olur sultan boylarının
Kös dinlediğinde sessizlik aşıklısı zaman
Dert ürer flamengoların hüzün taradlarında
Süzüldüğünde reçineler bahar uçurtmalarına
Asuda şevk olur bab-ı hümayun entrikaları
Çığlıklar kazınırken Kanlıca kıvrımlarına
Bir aşk ateşi sarar erguvan dizinlerini
Tarihin hazanlarına saklı eylulsel dokuntular
Sadağından sıyrılmış delişmen gergef işlemeleri olur
Nazarı ValideSultan vari tarasada arşıl cihanı
Nurbahar Hatun döküntüsü gözyaşları sarar gülizarı
“Tiz” vurulan başlar garabetindeki son darağaçları
Ergenlik bilmez Padişah fetvalarına mühürdar olur
Rastık çekilmiş sabahların kör ayazlarına sarılan
Gece yadigarı öfke titremeleridir
Dolunay yayıldığında katre katre benliğine
Çariçeler hülyalanır Uralların sarp zirvelerinde
Umultusu; süregelen karadeniz çırpınışları olsa da
Nihayeti; Dramanın aşılamayacak dar köprülerinde
Sevdanın çözülemeyecek kördüğümleridir
Işın ERGÜNEY
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:49 PM
Sen bana yeni yılsın her dakika
Her dakika bir yaşıma daha giriyorum
Sen benim üstüne titrediğim güzel ve yeni
Saatim kadar saadetimin gözbebeği zamansın
Ben bin parçaya bölündüm her parçasında
Her parçasındayım kırkayak sesli boğuk arkadaşlığın
Çalkantısız Üniversitenin yalnızlığın ve ağlamanın
Erkek ağlar mı diyeceksin
Hayberin kapısı ağlar mı erkek ağlar mı
Ben yel gibi erkekler ağlar diyorum
Bir dakika ağlar yılbaşı dakikasında
Daha gözlerimin gerçek yaşları belirmeden
Ağlamak diye bir şey yoktur diye bir şey
Yüzme bilmeyen bir uyurgezer yüzer ya
Çürük ve havada asılı tahtalar üstünde
Hafif kedi ayaklarıyla yürür gerçekten yürür ya
Sen benim ağlamamı erkeklığıme
Uyanan ölmeyen yenilenen
Azgın kışlar içinde keskin baharlar bulan
Seni bulan yeniden bulan tekrar tekrar bulan erkekliğime say
Bütün bir yıl bütün bir yaşama boyu
Gizli heybelere binbir gece eşyası doldurduğuma say
Ben otomobilleri böylesine yankısız sağır komam
Öyle bir isyan şiiri var ki ben onu yakalayacağım
Bu yunan şehrinin düzenini öper ve yalvarırım
Şehrin ölümünü yanlış anlama
Gözleri kör oldu doğrudur ama o kadar
Ve şehrin gözlerini geri verme dakikalarıdır bu yılgın çanlar
Senin odan günışığı en güzel müzik bana
Farklılıklar odası
Giden tren buharları içinde örümcek ağı
Sen güzel örümcek ağı yaşamakla yaşamamak
Doğduğumuz şüpheyle öldüğümüz şüphe arasına gerilmiş
Garip bulut farklı müzik güzel örümcek ağı
Ben bir yabancı buğunun kokusunu alıyorum
Bu kokuyu alıyorsam onulmaz kıskançlık yaramdandır
Benim garipliğime bakma benim kıskançlığıma bakma benim
İncilerin ilk gerçek ve yeni yorumunu bulur gibi oluyorum
Bu inciler denizlerin en karanlık noktalarında bile yoktur
Benim ak ve kara kayalar içinde bulduğum inciler
Bu inciler sen olmasan bende bile yoktur
Oldukları yerde bile
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:49 PM
Saçıma beyaz bir tel düştü yine
Sen aklıma geldin inci tanem
Beraber geçireceğimiz ömrü hayal ederim hep
Gözlerimde aşkın pırıltıları vardı
Gülerken yanaklarım konuşuyordu sanki
Aşkımı anlatırcasına herkese
Mutluydum inci tanem çok mutluydum
*******in karanlığı dahi bulamazdı bu mutluluğu
Çünkü bilirdim beni sevdiğini
Hatırlarmısın saçlarını çok severdim
Sende beraber ağartacağız bu saçları derdin
Her şey başka güzeldi seninle
Bir gün seni beklerken , mektubun geldi inci tanem
Aşık olmuşsun birisine hemde ilk görüşte
Gözlerim karardı birden
Gözlerimi açtığımda , yerde buldum kendimi
Mektubun elimde idi hala
Onu çok seviyormuşsun evlenmeye deyecek kadar
Bizim sevgimizin küçük bir macera olduğunu yazmışsın
İşte o an gözümden iki damla yaş aktı
Sonra okumaya devam ettim özür dilemmişsin benden
Merak etme bir gün unutursun demişsin
Hele son sözün yüreğime saplanan bir hançer gibiydi.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:49 PM
Mutluluk bana uzaktı
Bakışların bir tuzaktı
Sevmek bana yasaktı
Mecnun oldum inci tanem.
Gülüşün kalbimi çaldı
Hasretin beni sardı
Güzelliğin aklımı aldı
Mecnun oldum inci tanem.
Sana kavuşmak dileğim
Seni özler yüreğim
Beni sevdiğini bileyim
Seni seviyorum meleğim.
Rüyalarımda sen varsın
Sevdam dağları aşsın
Kalbimdeki bitmeyen aşksın
Mecnun oldum inci tanem.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:49 PM
Pencereden baktığımda görüyorum;
Senin yüzün, incir yaprağında.
Senin ürkekliğin,
Duvar üstünde yürüyen,
Bir kedinin kıvraklığında.
Aynada dururken, görüyorum;
Kırmızı öpüşün, sol yanağımda.
Dişimi fırçalarken senin ağzın,
Serin suların berraklığında.
Rakı devrilmiş masalarda yokluğun,
Veya benden önce kalkıp gitmişliğin;
Gece boyu dolandığım barlarda.
Sarhoşlara tekrarladığım adın;
Balıkçı kahvesinde, çorbacıda,
Kenarlarda...
Dökülmek istemiyorum, hayır!
Çingene çiçekçiler,
Habire yaltaklandığında;
Bilmediğim soruların açtığı çukuru,
Yalanlarla doldurmak istemiyorum!
Seni kaybettim galiba...
İki taşın arasında kaldım!
Bu, benim hatam değildi,
Seni ben çok geç tanıdım!
Derin acılar bahçıvanı,
Yüreğime ne ektin böyle?
Aşk, korkağını bağışlar mı,
Söyle?..
Aramak ne kötü, herkeste seni,
Her gözde bulup yanılmak seni!.
Ah turuncu rüyalar güzeli!
Hem kendini yok ettin,
Hem beni...
Başka ne acıtabilir içimi,
Yaşım kırkı devirmişken,
Seni böyle patavatsızca sevmişken,
Ve tam aynayı güneşe çevirmişken;
Başka ne?..
Seni vefasız aşklara bırakıyorum
Yüzümü kırılan bardaklarda ara...
Düşünme, ben ne olurum?
Sanırım, bir daha onarılmaz,
İncinen gururum...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:50 PM
Öyle kolay ki incinmek
Yeterli buna tek bir söz
Olası mı söyleyememek.
Yeniden kurardım dünyayı
Mümkün olaydı eğer,
Tertemiz bir yaprak misali.
Gönlümce yazardım beyaza
Dilediğimce incitmeksizin
Oysa bahar çoktan erdi yaza.
Ardından sonbahar
Acımasızca bastıran kış
Gömülür kalır karlara umutlar.
Yeşerir mi?
Kim bilir?
Uzatır mı başını dünyaya
Yarı çekingen, yarı utangaç, yarı ürkek
Yüzüne çarpacak, soğuktan korkarak!
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:50 PM
Gölgesinde otur amma
Yaprak senden incinmesin.
Temizlen de gir mezara
Toprak senden incinmesin.
Yollar uzun, yollar ince
Yol kısalır aşk gelince
Yat kurban ol İsmail’ce
Bıçak senden incinmesin.
Burdayım de ararlarsa
Doğru söyle sorarlarsa
Tabutuna sararlarsa
Bayrak senden incinmesin.
İl göçsün göçtüğün vakit
Yol yansın geçtiğin vakit
Suyundan içtiğin vakit
Irmak senden incinmesin.
Toz konmasın sakın sana
Hakkı geçer halkın sana
Gücenmesin yakın sana
Uzak senden incinmesin.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:50 PM
Yürüdüğün yoldan haberin olsun,
Çalıyı, dikeni incitme, sakın.
Yollarda ağaçlar yoldaşın olsun,
Dalını, yaprağı incitme, sakın.
Hatırdan çıkarma kim olduğunu,
Yoldan çıkaranın kin olduğunu,
Her yolun sonunun sin olduğunu,
Dostu, arkadaşı incitme, sakın.
Kalbini temiz tut, gönlünü ferah,
Canlıdan, cansızdan almayasın ah,
Dünya işi için etmeyesin, vah
Bacıyı, kardeşi incitme, sakın.
Aşk için, aşk ile yürü yolunda,
Neler göreceksin sağın, solunda
Sabahta, akşamda, hele bayramda,
Anayı, atayı incitme, sakın.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:50 PM
Bir infazın eşiğindedir hayat
Anlayamazsın ne zaman öleceğini,
Sorgulayamazsın,anlatamazsın derdini kimselere.
ve her şey sevmeyle başlar,
Birisine bağlanmakla.
Güzel yada çirkin fark etmez
Sadece sevmek yeterlidir
Onun dışında hiçbir şeyin önemi yoktur gözünde.
Ağlamak ise sevilmemekle başlar
ya da sevdiğini unutmak zorundasındır
Belki biraz zor gelir ama,
Unutmak kaçınılmazdır.
Hiç unutmadıklarında olur
Sadece anarsın,sessiz yalnızlıkta.
Gözler kalpler bir olmasa da...
Sevdiğin olmayınca hayatında pek fazla önemi yoktur
Hayata anlam katan sevmek ve sevilmektir.
Gerisi ya masal ya da hikayelerde olur
Anlıyorsun değil mi?
Hayatı, sevmeyi,onu,bunu,her şeyi.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:50 PM
Bıktım artık,sıkıldım,düş yakamdan
Nedir bu çektiğim dertten,cefadan
Yinede ne olursa olsun inkar etmiyorum
SENİ HALA ÇOK SEVİYORUM.......
Sana gülüm desem dikenini batırırsın,
Sana aşkım desem ayrılık dersin,
Ama sana artık ne gülüm nede aşkım......
Demeyeceğim bundan böyle aklım yerinde
Sana kalsa aşkımız yaşayacaktı
Uğruna destanlar yazılacaktı
Bütün alem bizi konuşacaktı
Ama ben bıktım,,,,sana kolay gelsin
Bilki güzelim ne desem,ne yapsam
Yina inkar etmiyorum
Çünkü;;;;;;;;;;;;;;
SENİ ÇOK SEVİYORUM..
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:50 PM
Ölülerde yolculuk yapar,
Onların otobüsü,hiç durmaz.
Taki son durağa kadar
Sessiz,sedasız
Amansız,sevdasız
İnmek zorundadırlar!
Artlarına bile bakmadan,
Son durağı kaçırmadan
İnmek zorundadırlar!
Terk etmek acı olsada hayatı.
Bırakmak koysa da,ardında kalanı
İnmek zorundadırlar!
Şimdi bende yolcuyum.
Ebediyen gidiyorum.
Yanıma hiç bir şey almadan,
Aklıma seni takmadan.
İnmek zorundayım!
Sessiz,sedasız
Amansız,sevdasız.
Son durağı kaçırmadan.
İnmek zorundayım...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:50 PM
Ne ahlâk, ne vicdan, ne namus tanır...
İnsaf! Derim, insaf! Derim, el insaf!
Ne Allah'tan korkar, kuldan utanır,
İnsaf! Derim, insaf! Derim, el insaf!
Hakaret diz boyu, saygısız diller...
Utanmaz bir çehre, karanlık eller.
Güllere kelepçe, suskun bülbüller,
İnsaf! Derim, insaf! Derim, el insaf!
Bir yanda, yürekler dağlayan açlar.
Bir parça ekmeğe, aşa muhtaçlar.
Bir yanda kibirli, doyumsuz başlar,
İnsaf! Derim, insaf! Derim, el insaf!
Hak hukuk değersiz, sürünür yerde.
"Kim güçlü, haklıdır" düşüncelerde.
Mazlumlar ah! Eder, adalet nerde?
İnsaf! Derim, insaf! Derim, el insaf!
Düşünce, hoşgörü, uzlaşma bir bir
Göç etmiş; özgürlük, suçludur fikir.
Ruhlarda, zihinde, hayalde hep kir...
İnsaf! Derim, insaf! Derim, el insaf!
Saygının sevginin en temel taşı.
Vicdanın, yüreğin, aklın yoldaşı
Toplum huzurunun, her şeyin başı:
İnsaf! Derim, insaf! Derim, el insaf!
Gözü aç, gönlü aç ruhun şifası.
Olgun insanların zevk ü sefası.
Ve fani dünyanın baki vefası:
İnsaf! Derim, insaf! Derim, el insaf!
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:51 PM
Senin sol göğsünün altında vuran,
Kalp değil, taştır be, taştır insafsız.
Sen arap kısrağı, bense küheylan
Peşinden koştur haa koştur insafsız
Bakışın gücünü bende mi sınar?
İnlesem azarlar, ağlasam kınar.
Sen ceylansın diye gözlerim pınar,
O yüzde yastır be yastır insafsız.
Tercüman olmaktan aciz halime,
Osmanlı dilinde yüzbin kelime,
Bir şarap kadehi verdin elime,
Unuttuğun ekmektir, aştır insafsız.
İçimde cevapsız kalan merak var.
İki yay altında binlerce ok var.
Ava mı çıktın ki bu kadar çok var?
O nasıl kirpiktir, kaştır insafsız?
Bülbülden ibret al, duy avazından.
Dinle isyanını kendi ağzından.
O dahi uslanmış gülün nazından.
Gönülde küstür be küstür insafsız.
Ey derd-i aşkımla iftihar eden,
Sordun mu kimdir bu intihar eden?
O ömür törpüsü gözlerden tüten,
Esrara kestir be kestir insafsız.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:51 PM
Bir isim takmam gerekseydi sana.
İnsafsız derdim kısaca..
Zorla güzellik olmaz derlerdi,
Doğruluğu yeterince kanıtlandı
Çok üstüne geliyorsam da bağışla
Ne kadar yakınsam sana
O kadar uzaktasın...
Bulamadıklarımı başkalarında arayınca
Anlamam ki neden kızarsın..
Seninle paylaşacaklarım bu kadarsa
Gerisine sakın karşıma...
Ne kadar iznim varsa yaklaşmaya
O kadar yakınında olacağım bundan sonra..
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:51 PM
Gelsene insafsız kalmışım yalnız
Bıraktın beni hiç acımasız
Beni canımdan bıktırdın gittin
Sonunda bırakıp terk ettin
Bırakıp gidiyorsun ben kime sarılayım
Sana ait kalbimle kimlere sığınayım
Su gibi akıp gider güzelliğin yolları
Baktığın aynalarda gençliğini ararsın
Sende bu günleri ararsın
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:51 PM
Unutturdun bana sevdiklerimi
Ağlattın, çektirdin tüm çileleri
Kimlere oynadın, bu hîleleri ?
Kızıyorum sana; insafsız gurbet.
Çâresizim, sefil denen biçimde...
Dostlarımdan iz koymadın içimde
Siyah bir tek tel kalmadı, saçımda
Kızıyorum sana; insafsız gurbet.
İhtiyarlık gelip çattı bana da
Sana da gelecek, sıra sana da
Bir gün, ne ben kalır, ne sen,ne dünya
Kızıyorum sana; insafsız gurbet.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:51 PM
Aşmak istediğim sınırlar vardı,
Kendimle verdiğim savaş meselâ.
O köz yeniden alevlendi:
Ruhumun gizli köşelerinden
Esecek rüzgârları taşıyabilirim artık.
Mutluluğu ve kederi yeniden tanımladım,
Kıskançlığı ve minnettarlığı da;
Anladım ki kan ve kemik tüm insanlarda,
Farklı olan yürek ve niyet...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:51 PM
Her sabah kalkar kaşlara,kirpikler
İkinci güneş doğar her insana
Uyanır düşten bütün güzellikler
Bedenle doğa gelir heyacana.
Yeni bir güne hoş bir seda ile
Dilden merhaba dolaşır her dile
Coşar duygular gönülden gönüle
Akar gider can içinden canana.
Durdurak bilmez bir an insanoğlu
Yetmez geçse de günü dolu dolu
Azmin elinde kanadıyla kolu
Uğraşı ile ter döker zamana.
Didinir durur can gidene değin
Elden ayaktan çekilene değin
Yaşar uğruna bir dilim ekmeğin
Ne mutlu öpüp başına koyana.
Zaman tüneli uzayıp ta gider
Üstünden nice kullar gelir geçer
Nihayetinde son duraksa kader
Çaresiz inmek düşer yaşayana.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:52 PM
Bazı tohumlar toprakla bile anlaşamaz
Bazı insanlar kardeş kardeşle yaşayamaz
Kan kırmızıdır renginden anlaşılamaz
Gurupları deşiktir kan kanla bağdaşamaz
İnsan insandır insanla bile anlaşamaz
Şimdiki insanlar anne babayla yaşayamaz
Aileler parçalanmış nedeni anlaşılamaz
İnsan oğlu nedense ailesiyle bağdaşamaz
İnsanlar dünya malı için birbiriyle anlaşamaz
Haram yemeye alışmış haramsız yaşayamaz
Çalışmadan geçinir çalışmayı başaramaz
Haram yiyenle yemeyen birbiriyle bağdaşamaz.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:52 PM
Şehvet, insan kapanındaki
lezzetli mi lezzetli bir peynirdir
aç gözlü insanları yakalamakta kullanılan
Bu tuzağı kuran da şeytanın ta
kendisidir
tüm insanlığı kendisine düşman
belleyen
Eğer farenin düştüğü acıklı
duruma
düşmek istemiyorsa bir kişi
şehveti yem olarak kullanan şeytan
tuzaklarından uzak durmak olmalı ilk işi.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:52 PM
Sevgili Peygamberimiz
Ne güzel de söylemiş
Cennet anaların
Ayağı altındadır diye
Bunu dinleyen kim
Birtakım insan müsveddeleri
Almışlar analarını
Ayaklar altına.
(14 Ocak 2006/ İstanbul)
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:52 PM
İnsan insan olup doğduysa canlı
Her insan insanca insan olmalı
Hiç kimse doğmuyor saraylı hanlı
İnsanlar dürüst ve doğru kalmalı.
İnsandır hayattan dersini alan
İnsanı soğutur kuyruklu yalan
İnsandan eserdir geriye kalan
Hayırsever insan olmalı insan.
Allah insan diye yoğurmuş ise
Her canlıya değer ver demiş ise
Dostun insan diye çağırmış ise
Dost evine adım atmalı insan.
Kötülük yapanın yüzü hiç gülmez
Doğru yolda insan kötülük bilmez
İnsana vermekle o sevgi bitmez
İnsanlara sevgi vermeli insan.
İnsanlar bir kere doğar ömründe
İnsan dost olmalı insan gönlünde
Her dosta koşmalı ölüm, düğünde
Her zaman yardımı sevmeli insan.
Çok cömerttir bakın dünya doğası
Hoş görü olmalı insan hülyası
Her insanda vardır gönül ağası
İnsanlara gönül vermeli insan.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:52 PM
İnsan parça parça
Doğumundan ölümüne
Her şiirde
İnsanın bir parçası ,
Her parçada insanın şiiri
Sevgi, şiirin sömürgesi
Yalnızlıksa ömürcesidir.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:52 PM
Yarab.. yarab.. yarab..
Ben aşka mağlubum,
Huzurunda mahcubum.
Kes boynumu kıldan ince,
Cehennemi düşünmüyor,
İnsan sevince...
Aşk karşılık görmeyince,
Hayat olur işkence,
Ölümü hiçe sayar,
İnsan sevince...
Dünyası toz pembedir,
İnsan sevince...
Bilirsinki gönül candır,
Neden böyle kanayandır?
Sen seviniz demedin mi?
Sözün beni bağlayandır.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:53 PM
İnsan sevince anlam kazanıyor yaşam
Sevince farkına varılıyor güzelliklerin
Yüzün hep gülüyor hep mutlusun
Gelecek kaygın bir anda yok oluyor
O an hiç bir şey görmüyorsun
Varsa yoksa o
Belkide bu yüzden güzel görünüyor herşey
Aslında hayat çekilmez ama aşk varya
Bir saniyelik görmek bile seni alıp götürüyor
Bırakın tenine dokunmayı, göz göze gelmek anlatılmaz
Herkes yaşasın istiyorum ama benimki gibi olmasın
Acı veriyor çünkü
Belki tahmin ediyorsun
Evet evet karşılıksız benimki
Gerçi biliyor onu sevdiğimi ama sevmiyorki
Tek taraflı yaşıyorsun herşeyi
Hep içinde bir umut
Belki diyorsun
Yüzün gülüyor
Bazende ya hiç olmazsa diyorsun
Kendi kendine
Ve bir korku kaplıyor bedenini
Ya başkasını severse diyorsun
Hep yanında olmak istiyorsun
Çünkü kaybetmekten korkuyorsun
Belki hiç bir zaman seni sevmeyecek ama
Başkasının yanında görmek seni öldürecek
Harikaymış gibi görünen yaşam bir anda anlamını yitirecek
Hayat duracak, çekilmez olacak herşey
Dayanılmayacak bir hal alacak
Durmak istemeyeceksin buralarda
Kaçmak isteyeceksin uzaklara
Belki unuturum hevesiyle
Ne yapsanda yeri silinmeyecek kalbinde
Belki başka birini seveceksin ama hiçbir zaman unutamayacaksın.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:53 PM
İnsan... İplikte büklüm, suda bir anlık suret...
Allah... Olmanın ona mahsus olduğu kudret...
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:53 PM
seversem tapusunu veririm gönlümün orası şimdi çok harap
şerefine kadeh kaldıracak dost yok orada kaldı sadece ızdırap
şerefsizlerin şerefine içiyorum sabaha kadar kalsam da bitap
ALLAHIM çiziyor tualinizi gelecek başınıza depremsiz serap
*
******* aldı güzelliğimi saçlarımın rengini yüzüm de çizikler bırakıp
duygularım hala dipdiri anılarımı eskicilere verdim yaşadığımı sanıp
hep faka bastım loş ışıklara tutsakken seviyorum diyenlere aldanıp
suzinak , hicaz , hüzzam, uşak besteler avutuyor artık beni maziye dalıp
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:53 PM
İnsanlarda kıyamet kopuyor
insanlarda kızılca kıyamet
insanlarda telaş nice kıpıtı
türlü çalkalanış yollara akıyor
yollar habersiz.
Öylece duruyor çünkü insanlar
sanırsın dertsiz, çilesiz sanırsın
bir telaşı var ama telaşından
habersiz yarasından habersiz.
Gözyaşları dökülüyor insanın
kalbine kendi acısını incecik
bir iğneyle insanın sinesine
işleye işleye kalbe iniyor
kalbe inerse bahar kalbe inerse
kalbe inerse o çileden o telaştan
nice pınar.
Kalbe inemeyen gözyaşları bir gün
sel olup düşüyor. Gözyaşları dökülürse
kalpler kapanır. Kalp gelene kapanır,
gidene kapanır. İçine kapanır.
Gelen giden kesilirde, kalp içine kapanır.
Her gidenle kopan ne? Neleri bırakarak gider
giden? Her gidenle kalpten neler gider?
Gelen nelerle gelir? Gelenler gidenler midir?
İnsanlar habersiz.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:54 PM
Dalmış insanlar hayat kavgasına
Bir işki insanları mahveder olmuş
Anlatamazsın bunu yeni doğanlara
İnsanlar sanki paranın esiri olmuş
Sabah kalkarsın binersin otobüse
Sonra kendini verirsin herzamanki işe
Akşama ne hüzün kalmıştır nede neşe
İnsanlar ikisi arasında bocalar olmuş
Sevgiler yok olmuş hürmet kalmamış
Sevmiş gönülden fakat muradına ermemiş
Kimseler onların derdine derman olmamış
İnsanlar aşkı unutup taş kalpli olmuş
Şimdi ne leylalar var nede mecnunlar
Sanki her şeyi önceden biliyor doğanlar
Birbirine sovuk eskiden arkadaş olanlar
İnsanlar galiba paranın bir esiri olmuş
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:54 PM
Kiminin "ağzı var, dili yok"
Kimi aç, sefil, perişan, kimi tok.
Kimi fazla kaba saba, kimi duygulu
Kimi "alçak dağları ben yarattım" dercesine
Gururlu, kibirli, havalı...
Kiminin yüksek dağlardan yücedir gönlü
Alçak dağlarda, çalı dibinde biten
Otlar kadar mütevâzi...
Kimi körpecik canlara kıyacak kadar acımasız
Düşmanların uşağı, satılmış, vatanhâini...
Bize hızla yaklaşan son gün ve saati belli değil
Kiminin cennete çıkacak o gün;
Kimin cehenneme çıkacak tâyini.
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:54 PM
Herkesin bir amacı vardır, şu güzel dünyada
Hiç merak ettiniz mi bu yalan dünyayı
Yoksa sizde mi sadece yiyip içenlerdesiniz?
Baktınız mı dünyanın ilginç olaylarına.
Biz insanlar ne tuhafızdır demi?
Menfaatimiz için kimliklerimizi bile satan
Yeri geldi mide bizden delikanlısı yoktur
İşte biz buyuz .
İlginç hatıralar gizlidir bünyemizde
Nerde yaşadığımız bile unuturuz kimi zaman
Sanki çölde yapayalnızlık çekeriz
Arkadaşı dostu olmayanlar gibi
Nedir bunun sırrı söyleyin bana
Lüks yaşamak mıdır yoksa huzurlu olmak mı?
Aç yaşamak mıdır yoksa rahat uyumak mı?
Rüzgarlar esecek,yarın mezar taşlarımızda .
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:54 PM
İnsanlar kötü özellikleri
Hayvanlara atfederler de
Görmezler kendilerindekini
Nankör derler kedilere
Hadi canım sen de
Şimdi sorarım herkese
Asıl nankör olan kediler midir
Yoksa kadir kıymet bilmeyen
İnsanlar mıdır asıl nankör olan?
İnatçı derler keçilere
Hadi canım sen de
Şimdi sorarım cümle âleme
Keçiler midir asıl inatçı olan
Yoksa kötülükte ısrarcı
Zâlim insanlar mıdır?
Kâtil derler balinalara
Hadi canım sen de
Balinalar mıdır asıl kâtil olan
Yoksa mâsum canların kanını döken
Câni insanlar mıdır?
Velhâsıl vahşidir hayvanlar
Doğaları gereği
Yoldan çıkmış insan
En vahşi hayvandan da vahşidir
Budur işin gerçeği.
(25 Ocak 2006/ İstanbul)
GooD aNd EvýL
09-26-2007, 08:54 PM
Mavi kanlı insanlarımıydı yeryüzünde yaşayan.
Başka dünyalardan gelenler miydi,
Dünyanın başka yerlerinde de yaşayanlar.
Hayvanlar kadarda mı değeri yok.küçücük gözleri ile bakan
Gözünde korku çığlıkları ,o küçük çocuğun.
Anası,babası uzanmış cansız yatarken yerde.
Nasılsa sağ kalmış istememede.
Bilmem kaçıncı kez bombalanışı,bir ülkenin değil! dünyanın.
Sonumu geldi ne yeryüzünde yaşamın.
Ölürken binlerce insan ikiz kulelerde,
Nasıl ağladımsa öyle ağlıyorum bombalar altında ölenlere de.
Dünyanın her yerinde yok etmek için beşeriyeti.
Başka bir beşer,
Beşer ,on beşer bombalar yağdırıyor bir küçük ülkeye.
Dünyanın bir başka yerinde,altında yada üzerinde,
Hala atom denemeleri yapılıyor,bilinçsizce.
Afrika'da aç insanlar ölüyor bir lokma ekmek uğruna.
Doğa kendini yok ediyor öç almak için insanlardan.
Siyah kanlı Alman, mavi kanlı Amerikalı,
Kırmızı kanlı Türk, Beyaz kanlı Arap.
Mübarekler insan değil de sanki bukalemun sürüsü.
Vura vura kendilerini.
Tüketiyorlar bilinçsizce insan özgürlüğünü.
Tek bir Allah.
Allah yolunda kavga.
Müslüman’la, hırıstiyanla bir haçlı seferi.
Sanki herkes Allah neferi.
Amerikalı diyor ki:Tanrı Amerika’yı korusun.
Öbürü diyor:Allah için cihada.
Yalvarın Allah'a biraz daha,
Yalvarın ki başınıza yıksın dünyayı.
Görürsünüz o zaman Afganistan'ı ,Amerika’yı.
Siz savaşa durun efendiler,görmez misiniz eneyiler.
Almanya'yı ,Çin'i ,Rusya'yı.
Nasılda bekliyorlar paylaşmak için,
Dünya üzerinde küçücük bir arsayı.
Savaşa ,savaşa yok ediyorsunuz dünyayı.
Nasılsa Amerika fethetti uzayı.
Neptün'ü , Mars'ı ;Uranüs'ü.Yok edin dünyayı.
Gidersiniz Mars'a
Alırsınız arsa,
Orda yaşarsınız kolaysa,
Birazda götünüz sıkıyorsa,
Arkanızda bırakırsınız Âdem’le, Havva’yı.
Terk edersiniz dünyayı.
Belki o zaman yeşerir nesli tükenen ağaçlar.
Belki tekrar doğar yok olan tabiat.
Dostça ,kardeşçe paylaşmasını bilen,
Siyah ,beyaz, kızıl, sarı.
Sanki hepsi bir elmanın yarısı.
Anlarlar ki yok birbirlerinden farkı.
Anlarlar ki kan hepsinde kırmızı.
Dünyanın bir yarısında insanlar ölmez açlıktan.
Diğer yarısında düşmez olur bombalar.
Siyah beyaza elini uzatır,Hıristiyan Müslüman.
Silahlar kalem olur,savaşlar sanat.
Dolarlar ekmek olur iş olur,silaha inat.
Çöller buğday olur, başak olur,
Yeşerir umutlar bir baştan bir başa.
İnsanlık filiz olur ,duygular aşk.
Gelişir ,büyür ,büyür de içinizde.
Sevgi olur , dostluk olur,barış olur siz istememenizde.
Sınırlar kalkar ,mayınlar temizlenir,
Devler cüce olur ,cüceler dev.
Yollar çiçek olur ,yollar barış
Gezer insanlar dünyayı karış ,karış.
Ne pasaport ne vize,
Kapılar açılır barışa doğru ,dostluk yeter bize.
Küçük çocuğun gözlerindeki korku biter
Yüreğinde yeşerince ümitler.
Topraktan fışkırınca barış denen filiz.
Yürürüz yeni bir dünyaya doğru
Sen. ben .o , hepimiz.
Dünya hepimize yeter.
Dünya bizim gezegenimiz.
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:47 PM
Güneş gibi doğan karanlık
Ay gibi bulutlar arkasına saklanan insanlık
Basamak, basamak çıktığım hayat,
Sayfa, sayfa doldurduğum günahlarım
İnsanlara isyanım!..
Bir dağ misali kudretim nerede
Bir zamanlar kükreyen sözlerim nerede
Güller, laleler, zambaklar açan bahçem nerede
Yıkılan, kül olan hayatım nerede
İnsanlara isyanım!..
Dönüp dolaşan tekrar menfaate gelen dostlarla
Hayat aramak biçare canımda
Kelimeler, cümleler anlamını yitirdiği vakit
Ben doğmadan ölmüşüm bu dünyada
İnsanlara isyanım!..
Dünya gözüme, gözükmeyen gözler
Üzerime çığ gibi düşen umutsuzluk
Tükürdüğüm kanlar bitmek dinmek bilmez
Menfaatler yeter artık
İnsanlara isyanım!..
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:47 PM
Bekleyişin yoğunlaştığı güdük ayın
bir gece yarısında
Mezopotamya’ya her yönden
bombalar yağacak ...
Zulmün oğlunun zamanlı zamansız
Siren çalışları ile
Şeytanın oğlunun saldırısına hazırlanan
Bağdat”ın siyah, zeytin gözlü çocukları
Uykulu çığlıklarla bir kez daha tanışacak
Erguvanî savaşla ...
Soluk aldırmazcasına bombalar yağarken
Asırlardır huzur bulamamış halkın üzerine,
Demokrasi adına bedenlerden kanlar sızacak.
Küçücük çocuklar, daha merhaba demeden
Belki uykularında ayrılacaklar dünyadan...
Naklen yayınlarla şahit olacak insanlık ;
Suskunluğun , ihanetle birlikteliğindeki
Sürme gözlerin her yaştan katline .
Geleceğinin planlarını yapan ülkeler
bombalarını yağdırırken,
Masa üstlerine serdikleri kan rengi
atlas örtüler üzerinde duran haritalarla
gücü kadar bölüşecekler Mezopotamya”yı
Geceyarısı bombalamalarında
Zamanında gösterilmeyen isyan
uykuda yakalanacak ölüme,
Bağdat'ın varoşlarından başka
Gidecek yeri olmayan ,
Koltuk değnekli,savaş artığı adam
Uzun süredir sakladığı, nemlenmiş
Portakal kabuğu konmuş ölüm tabakasından
Turunç kokulu ölümü saracak sigarasına ...
Bombaların ses ifadesi,bombalananların yüz ifadesiyle
Savaş bitimine düşsel yolculuklarla zabıtlanacak .
Mezopotamya'ya , Mezopotamya dışından
Kardeş katillerinin uzattığı nefretî kardeşlik elleri
Tercihsiz oyun arkadaşlığının
Mecburi soğukluğunda olacak .
Tanrıların ülkesinin medeniyet yaratan çocukları,
Melez medeniyet çocuklarının mutluluğu için
İnsanlığın içine sindirdiği ergime noktasında
Erketeye yatmış bekleyişlerle ,
Topraklarında, bir müddet daha
Okyanus ötesine ,
Kanlarıyla yoğrulmuş bolluk yaratacaklar.
7.ocak.2003
Saat 3.50/AFYON
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:48 PM
Bir kuş vurmuştum küçükken
Kahrolmuştum günlerce üzüntüyle
Ağlamıştım rüyamda ölen kuşla, sarılarak
Anlamıştım ta o zaman bir canı almanın acısını
Oysa Hiroşima'da ölenler de insandı
Nagazaki'ye bombayı bırakanlar da
Tek bir fark vardı aralarında
Ölenler sessizliğe, öldürenler çılgınlığa yelken açtılar
Irak'ta ölenler de insandı bizler gibi
Onların da vardı hayalleri, düşleri, hedefleri
Tek suçları o coğrafyada yaşamaktı bu bahtsızların
Hayat yıllarca acıdı, Allah acıdı da birtek insan acımadı onlara
Hiç mi sorulmayacak bunların hesabı birer birer
Hiç mi yıkılmayacak bu mağrur padişahlar
Ne kadar gururlansa da bu zalimler
Bilmelidirler ki onlardan da büyük Allah var !
12.07.2005
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:48 PM
Bir gariptir insan oğlu,
Neye güler, neye ağlar?
Şaşırmış ta sağı, solu,
Bilmiyor ki, geçer çağlar.
Bilinmez ki, gerçek dost mu?
Seviyor mu, sevmiyor mu?
Giyinmiş ikilik postu,
Bilmiyor ki, geçer çağlar.
Açıp baksak yürekleri,
Dolu, dolu sevgileri,
Yazık, engel nefisleri,
Bilmiyor ki, geçer çağlar.
Gel insanı dost bilelim,
Kemlikleri gizleyelim,
Gönül gözüyle görelim,
Engin der ki, geçer çağlar.
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:48 PM
Gün olur aldanır insanoğlu
Gün olur aldatır en sevdiğini.
Gün olur ağlatır bir eski dostu
Gün olur ağlaşır bir yabancıya.
Gün olur çırpınır büyütmek için
Bir çiçeği
Gün olur bir beton yığını için
Kökünden keser asırlık çınarı.
İnsanoğlu nankör, nankör !
Gün olur bir bardak su için
Bekler ezan sesini
Gün olur açık büfeden doldurup tabağı
Atar çöpe yarıdan fazlasını.
Gün olur baş ağrısına ilaç için
Bekler bir dost elini
Gün olur sokaktaki hastaya
Atıverir tekmeyi...
İnsan oğlu nankör, nankör
Gözü açık , bakar kör.
Vicdanını açmak için
Önce cüzdanını gör..
09.10.2004 ist
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:48 PM
Ses titresimlerimden sesimi
Gözlerimin halesinden gözlerimi
Gölgemden gülümsemelerimi
Kiskanirdin ellerden ellerimi
Simdi sen
Yaban illerde
Yaban ellerde
Yabanci dillerdesin
Kimbilir kimlerle dertlesmektesin
Derdimin dermani
Gönlümün fermani
Umutlarimin celladisin
Sana çikiyor sevgi yollari
Sende kenetleniyor
Çikmaz sokak oluyor ask'in
Diyordun
Simdi sen çikmazlardasin
Yüregine astigin asma kilidin
Anahtarlari raks ediyor avuçlarimda
Çildiriyor kalemler
Suursuz heceler
Uçusuyor dizeler
Intihar ediyor siirler
Birer birer
Iyi ki yoksun
Bu gece
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:49 PM
Dağların dorukları dumanlı olur
Geriye dönmez savaşçılar...
Fırtınayla yıkanmıştır ömürleri
Karla yıkanmıştır yüzleri...
Bu yüzden asla vedalaşmaz
Ve kılıçlarında taşırlar şiiri! .
Bu yüzden sevdaları mahzundur
Yürekleri kallavi!
Alınları ihanet vurgunudur.
Gözleri intihar mavi...
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:49 PM
Nazlı yarim bu ellerden gidersen
Keklik olur yollarını gözlerim
Unutup da hayallerden silersen
Ateş olsun yaksın seni közlerim
Bakmaz isen şu garipce halime
Hazanlar işlesin gönül teline
Ölürsem sevdiğim üstüme gelme
Dünya ahret bacım deyip küserim
Bir ateş verdinki yandı sönmüyor
Kör oldu gözlerim bir şey görmüyor
Bir kez giden daha geri dönmüyor
Dağlar taşlar kahrol deyi seslerim
Amanı da nazlı yarim amanı
Dağılmaz başımın gamlı dumanı
Her bahar mevsimi yayla zamanı
Rüzgar olup mor dağlara eserim
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:49 PM
Nice yağmurlar, nice karlar yağdı
Hasretin bu gönlümde bir dağdı
Zaman ruhuma kederleri sağdı
Sevdân içime atılmış ipekten ağdı
(22 Temmuz 2006/ Ören-Balıkesir)
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:49 PM
Ne zaman yandı elin
Ne zaman yaktı ellerini hatıram
Ne zaman bir yüzük gibi taktı hatıram
Bu gizli ve acı işareti, gelin
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:49 PM
Tokam ol gez başımda
Göz bebeğimde yaş ol süzül tenimde
Tırnağımda kir ol manikürümle yok ol
Ne işe yararsın ki.
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:49 PM
Derdi veren de dermanım
Türbede benim işim ne ?
Türbelerde derman olsa,
Derd ile benim işim ne?
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:50 PM
Sende bir gün benim gibi
Karşılıksız sevgiye kapıl
Benim gibi bir kenarda unutul
Akacak gözyaşın kalmasın
Bence sen bunlara layıksın.
*******i gözüne uyku girmesin
Yattığın yatak sana dar gelsin
Sevgiden kalbin delinsin
Ama verecek yerin olmasın.
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:50 PM
Sende bir gün benim gibi
Karşılıksız sevgiye kapıl
Benim gibi bir kenarda unutul
Akacak gözyaşın kalmasın
Bence sen bunlara layıksın.
*******i gözüne uyku girmesin
Yattığın yatak sana dar gelsin
Sevgiden kalbin delinsin
Ama verecek yerin olmasın
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:50 PM
Bir gün yoluna çıkıp
Benden aldıklarını istesem senden,
Ne kadarını verebilirsin bana geri?
Yakana yapışsam
Tekrar canlandırır mı annemin istediği eski beni?
Hiç birine değmezsin sen bunların
Keşke yüzüne bakılacak kadar adam olsan
Yazıklar olsun bana ki
Sana değer verdim,
Sana güvendim,
Sana inandım.
Sen kalbimde yer verdiklerimin yüz karasısın.
Yakışmıyor ismin kalemimin mürekkebine ki, yazayım ismini
Noter onayladı sevginin sahteliğini
Bundan sonra son görevimdir izlemek benim dünyamdan gidişini...
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:50 PM
Çiçekler toplamak isterdim sana
mavi açan çiçekler
ismini bilmediğim
yüzlerce, binlerce çiçek
sonra küçük kız
çekilip bir kenara seyretmek seni
onca çiçeğin arasında.
Saçlarının rüzgarda salınışını
gözlerindeki o gökkuşaklarını
ama sadece mavinin tonlarından olan
haksızlık etmeden tüm renklere
boyamak elinin değdiği her yanı maviye.
Her yan deniz olmalı
her yan gökyüzü
her yan mavi
her yan sen yani.
Ve haksızlık etmeden
başka renkte açan çiçeklere
taç yapmak isterdim saçlarına
gülümser miydi o zaman yüzün.
Ama biliyorum hepsi bir düş
uzanıversem önce ellerin kaybolacak
sonra gülümseyen yüzün
ve ne varsa işte maviye dair
sana dair.
Yine öylece kalacağım bir başıma
yarasa tüneğimde
sonra yine kurtlar üşüşecek içime
kemirecekler etlerimi
bir tek gözlerim kalacak
ilk gün ki gibi canlı
gördüler diye seni
sonsuza dek masmavi.
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:50 PM
Hangi renkle sevsem seni?
Kırmızıyla nefret edip,
sonra uyusam kan ter içinde?
Kara kara düşünsem karamsarlaşsam.
Sonra sevsem seni;
hiç aydınlanmayacak karanlıkta bile
yinede sevsem.
Nefret ede ede...
Sarsam seni tüm hastalığımla
Sapsarı olsam
zarar versem en içten kahkahalarımla
yinede bırakmasam
Pespembe olsam,
yapmacık yapmacık
yalan söylesem sana
kandırsam?
Yanaklarım pespembe olmadan.
Anlamasan;
masmavi sevsem seni?
Hiç bulamayacağım huzur içinde olsam.
Hayal kursam huzur bulsam
Yinede vazgeçmesem;
nefret etsem mavilikler içinde;
kussam içimi rahatlasam.
Sonra yeniden
içime atsam.
Katmer katmer olsam yeşersem
Yeniden filizlenip
yemyeşil olsam?
Yaksam yeşili.
Kararsam;
dönsem dolaşsam
yinede nefret etsem.
Arasam bulsam yinede sevsem.
okşasam bembeyaz örtülerde
son kez baksan;
Göremesen göremeyecek olsan.
Bembeyaz örtülerde
kararsam?
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:51 PM
Ağlamak yakarmak tövbe etmek çok geç,
Artik zamanı geldi bak bekliyor seni
Hazır olmanı değil anını bekliyor...
Sen anlamıyorsun belki ama beklenen sensin,
Ya yatak döşeklerinde ya bi kazada yada sapa sağlamken
Çayını yudumlarken gelir bulur seni...
Sen farkında bile olmazsın neye uğradığını şaşırırsın
Can bedenden çıkınca anlarsın,
Kim bilir belki de yapacak çok isin vardı,
Belki de ödenecek borçların;
Onları yetim bırakana mı
Onların üstüne bıraktığın yüke mi yanasın,
Yoksa o apansız gidişine mi...
Çok geç artık
Geri dönmek istersin ama dönemezsin,
Kalplerini kırdığın insanların kalbini alamadığıma mı
Arkandakileri çaresiz bıraktığına mı
Yoksa gidişine mi yanasın...
Her şey belirsiz
Geçim derdi derken bide bu geldi buldu seni
Nereye gideceğini merakla bekliyorsun
Hesapların soruluyor
Azap mı çekeceksin çeke bildiğin kadar
Yoksa keyfini mi süreceksin süre bildiğin kadar...
Azap çekerken belki düşüneceksin
Allah’ım ben iyi kulun değildiydim diye
Hep kendini suçsuz göreceksin,
Ama keyif sürerken düşünmeyeceksin
Belki de aklına bir soru bile gelmeyecek aklına
Ama sabırla bekliyor olacaksın...
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:51 PM
Ben senden değil sevgiden yanayım,
Ben yalanlardan değil gerçeklerden yanayım.
Hayatta üç doğru vardır bir insan doğar, yasar ve olur.
Ağlayarak doğar, umutlarıyla yasar ve çaresizce olur.
Benim gönlüm yalan umutlarla yasamaz, aşkını gözü yaşlı değil gururla
oldurur!
Yasamak çok güzel eğer her karanlıkta küçük bir umutla doğabilirsen.
Hayata bağlanmak senin elinde mücadelenle savaşını gösterebilirsen
Başaramamak çaresizlik değildir,
Çaresizlik pes etmektir.
Yemin ediyorum ne olursa olsun kanımın son damlasına kadar mücadelem hiç
bitmeyecek.
Kirlenmiş hayallerimi temiz bir sayfayla beyazlatacağım,
Lekelenmiş aşkımın ihanetine göz yumup ağlamayacağım.
Ne olursa olsun aska küsmeyeceğim!
Hayat sevince güzel, bu yüzden senin için bile kalbimde nefret
beslemeyeceğim.
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:51 PM
Yine senden yine geçmişten bahsettim
Elele yürüdüğümüz caddeler den
Tavla oynadığımız bebek kahve den
O güzel ğözlerinden sımsıcak ellerin den
Bugün yine senden söz verişlerinden bahsettim...
Yine senden yine anılardan bahsettim
Nasıl tükettiğimiz zamanı anlama dan
Aramızı yapan doslardan arkadaşlarımız dan
Gümüldür den, Yeşil yurt dan, Kozyatağın dan
Of be yaşayamadığım senden bahsettim...
Yine senden yine geçmişten bahsettim
Doğum gününde yaptığımız ilk dans dan
Heyecanla ilk öptüğüm kiraz dudakların dan
Bana o masumcu masum bakışların dan
Soldurduğum gülüm senden bahsettim...
Yine senden yine anılardan bahsettim
Ellerimde büyüyen tomurcuk çiçek ten
Seni kaybetmeye dayanamam deyişin den
Benim olurken söylediğin sözler den
Ah be değerini bilemediğim senden bahsettim...
Yine senden yine geçmişten bahsettim
Ayrıldığımızda gurur yapmamız dan
Geri dönüşü olmayan hayatlarımız dan
Sana olan, hep kalan sonsuz aşkım dan
Ahiretde kavuşacağım senden bahsettim...
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:51 PM
Yine bir çift güzel göz,
Ve o iki güzel gözün gölgesinde Yine esaret!!
Biraz cesaret...
Haykır sevdiğini gönüle,
Hayır sus! Sadece sev!
Evet, sus sade sev!
Abartma, aldatma kendini,
Öyle sev!
İsteme hiç bir şey!
Hesap sorma!
Yorma, yorulma!
Sadece sev, sade sev!
Hiç bitmesin sevgin,
Başlamasın ki bitmesin!
Başlayan her şeyin bir sonu var,
Sonsuz olsun!
Sakla, bulunmasın,
Bilinmesin ki unutulmasın!
Yok, et hatta sende bilme ki, asla unutmayasın!
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:51 PM
Ezgilerde saklıydın sen
Bir fısıltıydın kulaklarda
Satır aralarına gizlenmiştin
Bir izdin sokaklarda
Düğüm olmuştun yüreğimde sen
Şimdi bir sancı şakaklarda
Yaş olmuştun gözlerimde kanayan
Silinip gitmiştin her yok oluşun ardından.
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:51 PM
Başka bir kalp mi çaldı gitti yüreğini?
Yoksa beynini kavuran başka bir kalp mi?
Başka bir el mi deydi yüreğine?
Yoksa yüreğin mi gitti başka ellere?
Gözlerin mi ağladı onsuz?
Sözlerin de mi acı veriyor artık sana?
Gözlerin ağlamak istiyor kalbin izin vermiyor mu?
Mecazen mi yok oldu kalbin?
Yoksa yok olmak mecaz mı senin için?
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:52 PM
Günler geçtikçe gözyaşlarım şelale gibi çığrıyordu.
Gözlerimin içine yıldızlar kadar parlayan biri bakıyordu.
Pırıl,pırıl,çiçeğimdin,aşkımdın,canımdın sen benim.
Sevgilimdi hayatımın anlamıydı o deniz mavisi gözlerin.
*******i rüyalarımda hep adını sayıklıyordum
Geçmişimi düşündüğümde ise içine dalıp
çıkamadığım derin boşluğa dalıyordum
Gülüm ben seni günlük değil bir ömür boyu seveceğim
İki elim kanda olsa bile sen çağır yar ben döneceğim.
Cananı seven gözler yalan söylemez
Ölümüne yanan bu ateş derman dinlemez
Aşıkların aşığı mecnunun yüzü bir gün olsun gülmez
Sönmez gülüm bu yanardağ misali sönmez.
Senden sonra benim hayatım meçhule döndü
Dertler yüreğime bir ateş gibi çöktü
Sevemedim gülüm senden başka yar sevedim
Çok uğraştım ama hiç kimseye seni seviyorum diyemedim.
Gülüm bir gün pişman olupta mecnunu ararsan
Kırlarada dolaşıp kırmızı güllere sorarsan
Gökyüzüne bak orda ışıl ışıl parlayan bir yıldızla tanışacaksın
Gülüm o yıldızla elbet bir gün rüyalarında cennette buluşacaksın.
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:52 PM
Nasıl emektir bu bahsettiğim,bir seher tanırdım güçlü kuvvetli bir seher
tanırdım aslan yürekli bir seher tanırdım çok cesaretli tanıdığım bu
kızın bir evi vardı tabağı çanağı yatağı vardı sessiz sedasız geçen hayatı vardı.
Birde onu çok seven ailesi vardı cesurdu hiç kimseden korkmazdı
ağlamazdı. Tüm hayatı sessiz sedasız yavaşça karardı girdin onun ufak
dünyasına sen kolunu kanadını kırdın çalıştırmayıp kendine bağladın.
Yavaş yavaş onu sensiz olamaz yaptın şimdi bir seher tanıyorum korkak bir
seher tanıyorum ürkek bir seher tanıyorum kimsesiz bir seher tanıyorum
zavallı sana soruyorum ona eski cesaretini vere bilirmisin ya dayanma
gücünü ailesinin bilmez bildiği sevgisini evini geri vere bilirmisin ona.
Eski huzuruna döndürebilir misin ya heba olan yıllarını ve bir seher gördüm
düşünceli bir seher gördüm öfke dolu bir seher gördüm selam söyleyen ve
seni asla affetmeyen şimdi ise sana lanet eden bir seher görüyorum.
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:52 PM
Sevdiğim güvenme güzelliğine
Seninde saçların tarumar olur,
Aldanma talihin pembe rengine
Hayatın uzun bir intizar olur.
Sevdiğim insanlar hep doğarken ağlar
Çiçeklerle açar,sularla çağlar
Reh güzarı olur bahçeler bağlar
Dört mevsim içinde bir bahar olur.
Sevdiğim bak bir yanda gülen
Bir yanda gözünün yaşını silen,
Kimi benim gibi erir derinden
Kimi senin gibi bahtiyar olur.
Sevdiğim seninde geçer zamanın
Ne şanın kalır,ne hüsnü-anın
Böyledir kanunu kahpe dünyanın
Sonunda isimsiz bir mezar olur!..
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:52 PM
Karanlik olmasaydi, aydinlik bilinmezdi.
Düsmanlar olmasaydi,
Dostlarin kiymeti bilinmezdi.
Korkular yasanmasaydi,
Ümit etmenin sevkine varilmazdi.
Kötülükler olmasaydi,
Iyinin anlami kalmasdi.
Yani zitliklar varligin,
varolmasinin tabiyatinda var...
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:52 PM
korkuyorum sana anlatmaya aşkımı
engelleyemiyorum dilimdeki o cümlenin helakını
şimdi anlıyorum eriyip gitmeyi ve aşkın ızdırabnı
yüreğimin gemileri karaya vurdu batırdı sandallarını
gökyüzü soruyor bu korku neden?
şimşek kızıyor bana hadi ruhuna seslen
Şu korkak dilim suskun ne gelir elden
umudumu bekler olurum cesaret timsali yelden
dilim söyle niye bu ihanet kalbime?
bir avuç mutsuzluk müstahak mı elime
madem ortak oldun bu ihanete
ihtiyaç duyar ruhum umutsuz bir metanete
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:52 PM
Bugün güneş batıyor yarın elbet yeniden doğacak.
Üşüyorum belki karanlıkta ama korkmuyorum ne olacak
geziyorum başıboş ,avare sokaklarda ayaklarımda derman kalmayacak
sonunda anlayamayacağım bir şekilde ömrüm kaybolacak
Galibi belli değil bu hayat kavgasının yenende var yenilende
hiç birşey bilinmez
değişir biranda herşey gülvarken dikeni sevilmez
anlamı kalmaz cümlelerin sensiz hayat çekilmez.
Duvarlar konuşsaydı keşke hiçbirşeyim gizli kalmazdı ozaman
ben söylemesemde o söylerdi ne çektiğimi heran
düşünürdün hep ağlardın olsaydı benim gibi bir yaran
yalnız değilim şimdi benimde yaramı var bir saran
karanlık duvarlar oldu seni görmesemde bana seni anlatan.
Ah bir anlayabilseydin keşke boşa gitmeseydi bu feryadım
boş yere değildi oysa sana olan aşkım gözlerimi boyadın
sünüyor artık bir zaman koşan bu ayaklar düştüm yerlere ağladım
neden başkaydın sen duymadın beni sevmedin sonunda anladım.
GooD aNd EvýL
09-27-2007, 05:52 PM
Senden bir sen daha istiyorum,
Gittiğinde yanımda kalsın diye.
Yazdan son bir yağmur diliyorum
Gözyaşlarıma arkadaşlık etsin diye.
Gitmiyorum hiçbir yere,
Ant içtim dönüşünü beklemeye,
Bir gün çıkıp gelirsen,
Beni evde bulamazsın diye.
Aşkın ağır geliyor kalbime
Kirli bir acı hakim gönlüme
Sol göğsüme bir yara açıyorum
Kanım aşkınla aksın diye.
Kuşkum yok beni sevdiğine
Sahip değil ölüm,
Bizi ayıracak güce, bilgiye
Sana isimsiz bir şiir yolluyorum
Mezar taşıma yazasın diye.
vBulletin® v3.8.11, Copyright ©2000-2026, vBulletin Solutions Inc.