Tam Sürümü Görüntüle : Şiirler
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:02 PM
Yanındakilerin değerini bil,
Belki; Sabah yalnız uyanırsın.
Yalnızlığının kıymetini bil,
Belki; Yarın yalnız kalmak istersin ama yapamazsın.
Zamanın tadını çıkar,
Belki; Birdaha bu fırsatı bulamazsın.
Hayatın,
Sevginin,
Yaşamanın,
Dostlarının ve herşeyin değerini bil,
Belki; Yarın hiçbirine ulaşamazsın,
Ya da bunlara ulaşacağın başka bir yarını birdaha hiç bulamazsın
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:02 PM
Sen bende mumun eriyişi
Günün geceye dönüşmesi
Yaprağin sararıp
Irmak sularının cekilisi gibi
Her gün biraz daha tükeniyorsun
Eriyorsun her tavrınla
Her sözünle tükeniyorsun bende
Mesafelerinle uzaklasıyor
Gün be gün kendini bitiriyorsun
Sönen alev
Soğuyan lav gibi
Sevgin yitiyor içimde
Biraz daha gayret et canim
Değerini tamamen kaybediyorsun.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:03 PM
Paspas olsam ayaklarına
Geçmezsin biliyorum üzerimden
Gece gündüz benim için dert çekerken
Sağlık diliyorum yüreğimden
Yedi cihanı bir etseler de
Ben dönmem adadığım dileğimden
Melekler alnından damlayan ekmek kırıntılarını silse
Sen yokken ağlayan gözler varlığında kıymetini bilse
Sana kurban olsam cellâtlar başımı kesse
Yine de değerini ödeyemem ki babam
Bir lokma ekmeğe düşmüş bulgur bulgur alın terin
Ne bu dünyada ne de ahirette ödenemez değerin
Haramı düşman diye koydurmadın cephemize
Şimdi mükâfat veriyor Rabbim sayende her birimize!
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:03 PM
Gitme diyorum
Dayanamam değil bu sadece
Sende bensiz olamazsın
Ve çıkıp girdiğin gün bu kapıdan
Çıkmadan öncekinden daha değersiz olursun inan.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:03 PM
Örtük gördüm,abid değil.
Abid gördüm,örtük değil.
Çıplak gördüm,kahpe değil.
Kahpe gördüm,çıplak değil.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:03 PM
Biliyorsun sende değil mi?
Senden önce öncem yoktu
Senden sonra sonram yoktu
Benim tek miladım sendin.
Seviyordun sende değil mi?
Bense hep sevmiştim seni
Hem de zil zurna deliler gibi
Var oluş nedenim sendin.
Görüyordun sende değil mi?
Kapında kaç kez güllerim soldu
Her kapıyı çalışımda, duvar oldu
Beklemekten bıkmadığım sendin.
Duyuyordun sende değil mi?
Ben artık bu hayattan yoruldum
Anlamsız, avare bir kul oldum
Yaşamak için sebebim sendin.
Ağlayacaksın sende değil mi?
Gözyaşlarım içime akıp yakıyor
Ellerim son tetiği çekiyor...
Bedenim yok olacak, ruhum sendin.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:03 PM
Dünyayı gezdim her bir yeri gördüm
Kalbim sende esir hür değilim ben
Ne el öptüm ne etek öptürdüm
Bir garip insanım pir değilim ben.
Bahar uzak vuslat diyarına
Umut geçe ölür,çıkmaz yarına
Attım kendimi gurbet diyarına
Ancak aşikarım sır değilim ben.
Çok günahım vardır kolay ölemem
Kahkaha atamam gönülden gülemem
Uzaktayım gel demeyle gelemem
Hiç sana göre bir yar değilim ben.
Kör bir şimşeğim fırtınada çakan
Bazen deli bir çağlayanım akan
Suya uzatsam avucum dolar kan
Yürekleri yakan har değilim ben.
Sağ yanım ölüm sol yanımsa ihanet
Sen doğru bildiğin yolda devam et
Senden öncekiler gibi bırak git
Gerçeği görüyorum kör değilim ben.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:04 PM
Sofrada değişir her şey, ekmek değişmez;
Ne kanun! Değişmez'e hasret çekmek değişmez.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:04 PM
Başka türlü birşey benim istediğim
Ne ağaca benzer ne de buluta
Burası gibi değil gideceğim memleket
Denizi ayrı deniz, havası ayrı hava
Nerde gördüklerim,nerde o beklediğim
Rengi başka, tadı başka
Bir başka yolculuk dalından düşmek yere
Yaşadığından uzun
Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
Ağacın yüksekliğince
Dalın yüksekliğince rüzgârda
Vardığım çimen yeşilliğince
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:04 PM
Ey! Çatlatılan aynaların kızı
Baktın da söndü, semanın yıldızı
Simin,zinetin karardı yaldızı
Öyle güzel ki değişik gözlerin
Ne elaya ne maviye benziyor
Bin türlü rengin içinde yüzüyor
Dünya bir olmuş simanda geziyor
Öyle güzel ki değişik gözlerin
Işıl ışıldan daha da berraksın
Sen varken güneş,ay ne diye çıksın
Yaşı eskiten zamana ışıksın
Öyle güzel ki değişik gözlerin
Ne diyeyim ki güzel gözlerine...
Pürnurlar fer fer yağsın özlerine,
Kirpiklerin tel tel filizlerine.
Öyle güzel ki değişik gözlerin
01:06 22.11.2006
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:04 PM
Bir kuş konar dallarıma, ağac olmusum...
Daracık bir boğazdan geçerim, su olmuşum...
Can olmuşum, kalplerde atmışım,
Nefes olmuşum havalarda gezerken bir ağaca takılmıs,
Kötülüklerimden arınmışım...
Aşk olmuşum kalplerde atmışım, nefes olup
Aşk'a alınmıs aşka dısarı verilmiş, can olmuşum
Sana atmışım, su içip, kan ağlamışım...
Sana atmışım, su içip gözyaşı dökmüşüm
Kötülüklerimden arınıp, sonunda bir insan olmuşum,
Insan olup aşık olmusum, bir ağaca ismini kazımış dalına oturmuşum,
Kuş olmuşum....
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:04 PM
Okunaklı yol şarkılarına çalıştık
Değişimdi ilk hecemiz.
Deniz ki yorgun tavrıyla
O göksel kabuklarını
Yoğun bir çabayla kum üzerine
Değiştirir boyuna
Ve yaşlı balıkçı ömrünü
Kız ise kızlık zarını
Ovalar dağlara değişir. Dağlar
Çalışkan bulutlara
Sözün bekareti çocuğun dişiyle.
Bir de gün saplanır güne
Gibi devrilir usulca. Ay
Bir entari düğmesi. Yıldızlar
Ah yıldızlar ise düşünce…
Balıkçı ile deniz, fikrini
Dağlar akbabayı değiştirir
Ve sırmalı kız *******i
Gül kokusuna çalışır da
Bir ip kopar dantelinden ipince
Ağzında
Kırmızı erik çekirdeği
Okul şarkısıydık biz dokunaklı.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:04 PM
Sana sarıldım
ellerim kilitlendi,
Hücrelerim ayrıldı
seninkilerle birleşti,
İki ayrı insandık
bak nasıl da değişti.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:04 PM
Hayal kırıklıkları çiziyor yolumu artık
Cebimi deniz kıyısından topladığım taşlarla değil
Yaşarken akan nehirden
Arta kalanlarla dolduruyorum…
Masum değil olanlar
Etrafımdaki insanlar
İlkokuldaki gibi çorbama kaşık atmıyor
Mehmet,Ayşe…
Tabağımı alıp gidiyorlar..
Arkama dönüp bakamıyorum korkumdan
Daha ne kadar çok şey değişti acaba?
Demekten korkuyorum
Korkuyorum yalnızlığımı yüzüme vurmasından zamanın
Öğreniyorum bilmemem gerekenleri
Beni üzüyor bazı duyduklarım
Kapatamıyorum kulaklarımı
Acıtıyor içimi sonra
İçimde yaşadıklarım
Yağmur olup üşütüyor sonra da…
Ben böyle yaşıyorum
Yaşıyor muyum;bilmiyorum…
Belki bir gün uzatırsın elini
Çekersin beni kendi hayatına diye
Bekliyorum…
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:05 PM
Sayfalarında hicran bestelediğim,
ıssız raflarımın tozlu defterleri arasında buldum sana bu şiiri.
Her satırında terk ettiğin yeri kanatan
yalnız bir gencin buruk yakarışı yatıyor.
Öylesine susuzmuşki o zamanlar sana,
her gördüğünde kör olmuşcasına
tozlu kiremit kokulu sokaklarda
Önüne neyin çıkacağını bilmeden
serseri savurgan bir sevinçle
mutluluğun acı narasını atarmış.
Hangi köşe başından dönse,
karşısına çıkan ayrılığa meydan okurmuş gibi,
ıslıklarına gizlediği gözyaşlarıyla Allah a ettiği duaları,
Tükenmişliğine siper edermiş...
Sen hiç bilmeyecek olsanda
O en sevdiğiniz şarkıyı,
Yüreğindeki soy ağacının kökü yapıp
Saydam gözlerindeki nehirle sularmış.
Tenine değilde terine dokunmaya çalışanlara inat,
O en saf haliyle,Birgün sevecek diyerek
Çöl ortasından topladığı gelincikleri yollarına serip
Mahkum bakışlarıyla,yitik eylül akşamlarında seni beklermiş...
Şimdi bakıyorumda
Öyle bir vicdan bırakmışsınki bana,
Kapımda küfür ettiğim dilenciler
Avlusundan geçip gittiğim camiler
Yüzlerini görmek istemediğim komşular
Ve yarın öderim deyipte,
Bir daha asla uğramadığım esnafların ızdıraplarını içtiğim içkileri,
Benim değil senin günahların...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:05 PM
Sayfalarında hicran bestelediğim,
ıssız raflarımın tozlu defterleri arasında buldum sana bu şiiri.
Her satırında terk ettiğin yeri kanatan
yalnız bir gencin buruk yakarışı yatıyor.
Öylesine susuzmuşki o zamanlar sana,
her gördüğünde kör olmuşcasına
tozlu kiremit kokulu sokaklarda
Önüne neyin çıkacağını bilmeden
serseri savurgan bir sevinçle
mutluluğun acı narasını atarmış.
Hangi köşe başından dönse,
karşısına çıkan ayrılığa meydan okurmuş gibi,
ıslıklarına gizlediği gözyaşlarıyla Allah a ettiği duaları,
Tükenmişliğine siper edermiş...
Sen hiç bilmeyecek olsanda
O en sevdiğiniz şarkıyı,
Yüreğindeki soy ağacının kökü yapıp
Saydam gözlerindeki nehirle sularmış.
Tenine değilde terine dokunmaya çalışanlara inat,
O en saf haliyle,Birgün sevecek diyerek
Çöl ortasından topladığı gelincikleri yollarına serip
Mahkum bakışlarıyla,yitik eylül akşamlarında seni beklermiş...
Şimdi bakıyorumda
Öyle bir vicdan bırakmışsınki bana,
Kapımda küfür ettiğim dilenciler
Avlusundan geçip gittiğim camiler
Yüzlerini görmek istemediğim komşular
Ve yarın öderim deyipte,
Bir daha asla uğramadığım esnafların ızdıraplarını içtiğim içkileri,
Benim değil senin günahların...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:05 PM
Değmezmiş Sevdim Seni...
Değmezmiş Özledim Seni…
Değmezmiş Dedim Ya...
Değmezmiş...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:05 PM
Dün evden çıkmadan yanıma üç tespih aldım gülüm,
ilk tespihi ilk karakola düştüğümde komiser vermişti,
İkinci tespihi ben ceza evindeyken kardeşim gibi
sevdiğim arkadaşımın bana teselli tespihi ve
son tespih de içki masasında abim saydığım
kişinin bana ortam hediyesi diyip verdiği tespihti
yanıma aldım ve evden çıktım.
Aradan biraz zaman geçmişti karakola gittim,
korkma be gülüm ortada şikayet falan yok
komiser emekli oluyormuş onu ziyarete gittim,
bir bardak çayını içtim vedalaştık giderken bana
verdiği tespihi ona geri verdim ve çıktım.
Aradan biraz zaman daha geçmişti ceza evine gittim
korkma gülüm bu kez ziyarete, bizim arkadaş namus davasından
içeri girmiş onu görmeye gittim görüştük biraz para bıraktım ve
arkadaşımın bana verdiği tespihi ona verdim sıkıntıya iyi gelir dedim çıktım.
Saat gece yarısını gösteriyordu eve gidiyordum bu kez parkın ordan gittim.
Çocuklar içki masasını hazırlamış mezede yok yok oturdum,
yanlış anlama gülüm bu kez içmiyorum oraya onlara
alkolün nasıl bi illet olduğunu anlatmaya gittim
biraz konuştum içmemelerini tavsiye ettim kalkarken de
abim dediğim insanın bana verdiği tespihi masaya bırakıp kalktım.
Eve geldim her zamanki gibi çekildim odama ve saatlerce oturdum.
Eskiden yanımda içki şişesi elimde sigaram ve aklımda yarın çıkacağım
mahkeme olurdu be gülüm ama şimdi yanımda sana ayırdığım ajandam
elimde senden kalan bir tek resmin ve aklım da sen varsın be gülüm.
Ben senin için işte bunları bıraktı gülüm sense sadece bir resmini
bırakıp çektin gittin ama deymezmişsin be gülüm.
İşte onun için acıyorum ya sana;
Benim değerimi bilemedin be GÜLÜM.....
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:05 PM
bugün,
hep seni düşündüm,
diğer günler gibi,
ama gördüm,
değmezmşs sana,
niye mi?
önce kalbimin anahtarini çaldın,
sonra geri verdin,
değmezmiş sana,
beni benden ettin,
içimdeki beni,
sen ettin,
hayattaki en önemli anahtarı,
ilk sen verdin,
değmezmiş sana,
beni ben olarak sevmedigin için
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:06 PM
Gençlik çağımda sen düşürdün ağına
Dünya durdukça seninleyim diyordun bana
Nasıl da inanmışım söylediğin yalanlarına
Sen ne özlenmeye ne de sevmeye değmezmişsin
Nasıl inanmışım o sahte sözlerine
Nasıl kapıldım o mavi gözlerine
Dili olsa da sorsam seninle gezdiğimiz yerlere
Sen ne özlenmeye ne de sevmeye değmezmişsin
Sen istedin diye seninle oldum
Gizli sırlarının sırdaşı oldum
Şimdi seni tanıdığıma binlerce kez pişman oldum
Sen ne özlenmeye ne de sevmeye değmezmişsin
Çirkin emellerinin oyuncağı ettin beni
Bu oyunda ben figüran oldum sen de yönetmeni
Tutmayınca senaryo çöpe attın beni
Sen ne özlenmeye ne de sevmeye değmezmişsin
Şimdi son pişmanlık neye yarar
Her hatanın ağır bir bedeli var
Bunu bana yapmayacaktın olmadı yar
Sen ne özlenmeye....
Ne de sevmeye değmezmişsin....
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:06 PM
duyduğum gibi geldim
o şarkıyı çalıyordu ellerin
kalbimi çoktandır sana verdim/aşka verdim
anla
yanımdır yerin...
sabahtan ve erkenden geldim
bütün kapılar kapalıydı yüzüme
tüm anahtarları çilingirlere verdim
açılmasa da olur
açılmaması gitmiyor artık gücüme
çingene değildim aşıktım usandırdıysam da geldim
deli gibi boşluklara tükürerek
ağladım işte benden itiraf
ağladım
mecnuna öykünerek
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:06 PM
Delfi yada Partenon,
Kudüs yada Mekke farketmez,
Hem öyle uzun boyluda değil,
Belki de “Tanrının unuttuğu” diye tabir olunan,
Bir kent, bir semt yada bir mezra,
Belki görünmez, duyulmaz bir iklim.
Bilir misin?
Çiğnenmiş minik patikalardan ulaşır insan,
Cebinde oyuncak gibi,
Uygarlık emziren kanguru,
Koskocaman kentlere.
Bilir misin?
Yüreğin meshi-yıkağı-,
Ne tapınak, ne kutsal belde,
Üç,beş yanılgı sözcük
Ve gerisi aşk,
Sadece aşk.
Ona ulaşmak için,
Ne yan gelip devrilmiş Şakyamuni Buda,
Ne gizlemiş fotoğraflarda yüzünü Peygamber,
Türlü düzmece Tanrıların arasından seçmek,
Tek ve gerçek olanı,
Tek ve gerçek aşkı.
İşte o, ne çok uzakta, ne görünmez, ne giz,
Saf gerçek, görülen, seçilen, en kör gözlerle bile.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:06 PM
Mayın tarlasına düşmüş bir deliyim, hudutta;
Gözüm, sekizinci renk ve dördüncü buutta...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:06 PM
Ben oldum yol'unda dur gut,
Elimde ise bir ut,
Ut'un nameleri,
Namelerdir sevda'mın şahit'i
Şahit olun bana ut'um gibi,
Seven yürek bulun bana ben gibi,
Ben gibi olan biri,
Olur, mu? Dünyada bir deli,
Ben deli o deli,
Olur, mu? Böyle sevgi…
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:06 PM
Yağan yağmura aldırmadan,
Soğuğu hissetmeden gidiyorum.
Arkama bakmadan...
Ama bil ki seni ölesiye sevdi.
Bu Deli adam...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:07 PM
En deli çağımın soru işaretisin,
ertelenmiş sevdam.
Yarını hiç olmadı sen saplantımın
ve vasati değil, tamı tamına kırk dereden getirdiğim sularla
yıkayarak izaha çalışıyordum,
yüreğimin anlamsız suskunluğunu.
Eee sende çok havalıydın o dönem
ki sanki; uyuz atlar arasında en hırçın kısraktın,
kimsenin yanına yaklaşmaya hakkı yoktu,
yeleni savuruşunla, şaha kalkışın öldürüyordu cesaretimi,
sevdamın her zaman kaçacak deliği hazırdı.
Senin yüzünden sigara içmeyi beceremeyen çocuğa çıkmıştı adım,
olur olmaz geliyordun aklıma ve hep doğru zamanda gözüme kaçıyordu
sigaranın dumanı.
En çok senin yanında terliyordu ustura görmemiş bıyıklarım.
Yüreğimden firar eden sözler,
gözlerinin siyah üniformalı korumalarına takılıyor
ve tekme tokat hapsediliyordu boğazıma;
bu yüzden en çok senin karşında gevşekti kravatım
Sırama kazımıştım adının baş harfini
ama sen şehir kızıydın, oralı bile değildin,
hep ön sıralarda otururdun bu yüzden iyi bilirim ensenin çoğrafyasını.
Her sabah okula koşuyordum,
notlarıma yansımasa da sempatim artmıştı
ama hep sende kalıyordum bir türlü tutturamadım karnemin lotosunu.
Gerçi ben en çok *******i seviyordum,
rüyalarımda sen vardın, sana hastaydım,
çünkü; her sabah soğuk suyla banyolarımın tek sebebiydin,
en deli çağımın soru işaretiydin ertelenmiş sevdamdın.
Sen kırmızı başlıklı kızdın
ve bana bu masalda kötü kurt olma şansını bile vermemiştin,
kaldı ki o dönemler ben Robin Hood formundayım,
şiirlerle kurtarılacağını zannediyorum insanın,
herşeye hazır bir şiirim var... bir tek sana yok.
aklımca cezalandırıyorum seni.
Papatyalar bile bıkmıştı bana red cevabı vermekten,
sen bıkmadın. Gersi senin benden haberin bile yoktu.
Falcılarda değildi suç...
Kahvenin telvesi iyi bir ressam değildi ve asla resmedemezdi fincanıma seni.
Ama şarkılar...
şarkılardan fal tutuyordum, hep sen çıkıyordun.
Manda yuva yapıyordu mesela söğüt dalına,
yavrusunu muhakkak sen kapıyordun.
Gün giyinirken çok düğmeli siyah matem elbisesini,
onunla yas tutardım,
göz kuyularımdan çektiğim sularla yıkardım pencereni bir müddet,
sonra senli akşamlar başlardı...
Sen tanıştırmıştın alkolle kanımı
ve iki sevgili oldular;
sünger gibi emiyordum, sevişiyordu kanımla kafir.
senli mezelerin tatminkarlığı yetiyordu bana...
Saflığınla beyaza boyadığım içkimin satır aralarında boğuluyor,
yokluğunun kuponsuz promasyonu acınla taşıyordu kadehim.
Fahişe bir mutluluk konsomasyona çıkıyordu sonra,
masamda dansediyordu çarşafa bürünmüş suskunluğum.
bir müddet direnen erkekliğim, gözlerimin ihanetine uğruyor
ve peçetelere çiziyordu sensizliğin tuzlu resmini..
Bir bilseydin, beni bilseydin..!
En deli çağımın soru işaretiydin,
Ertelenmiş sevdamdım.
Bir gün ki o günden sonra artık altı günle çıkıyor haftalar,
bozdun orocunu...Nasıl oldu anlayamadım;
bir fırtına koptu, bir sel çoştu ki sadece seni değil,
neyim varsa kattı önüne, durdu dünya,
ve sen hala en deli çağımın soru işaretiydin,
beni bilseydin....
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:07 PM
Ben böyle miydim,sana tutulmadan
Serseri,asi,çılgın derlerdi bana
Ben bende değildim,deli çağlarımda
Son kasırgadan sonra duruldum.
Suyu gelmez göle döndüm birden
Her daim buhar olup uçup azalan
Yağmur yağsın bekliyorum artık
Bu günlük güneşlik havalarda
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:07 PM
Bir deli oğlan ki, dostlar başına
Güzel çirkin aramaz, dost canlısıdır
Dünyayı sırtlamış çıkmış meydana
Cümle aleme yanar, dert babasıdır
Maddeyi göremez; gözleri var ya,
Gönül penceresinden bakar dünyaya
Yaratanı bilir, aşık doğaya
Yaşamının amacı, hak kavgasıdır
Der ki; Hak aşkına Hak’ ka giderim
Yağmur olur, kar olur, yine dönerim
Düşman bile olsa, billah severim
Ekmeğim, suyum, aşım dost sevdasıdır.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:07 PM
Tüm mutluluğum o an başladı
O ana kadar ha yaşamışım ha yaşamamış
Arzularıum dünyam genişledi
Artık karanlıktan korkmamaya başladım
Boş sokakları dolduran koskoca ikimiz vardık, koskoca ikimiz..
Senle müziğin birleştiğini gördüm ilk o an
Loş batakhanelerde şerefine kırılan kadehler
Beni eskilere götüren içkilerin ıslaklığı
Sen, müzik, içki, hayal, anı, acı, sen yine Sen..
Yeter bunca hasret, yeter..
Ayrılık yetsin artık..
Hikayemize kocaman bir nokta koyalım
Virgüller çok yordu ellerimi gönlümü
Bilirsin değil mi seni Tanrı kadar çok sevdiğimi…
Gözlerinin ıslaklığı mehtabın altında pırıl pırıl
Titreyen ellerin sımsıcacık
Gülen gözlerine rüzgarca kavuşmak
Saçlarına , dudaklarına, kalbine
Güvenlik korkusu içinde kendinden geçercesine
Öpmek, sevmek…
******* bile gözyaşı döktü mutluluğumuza
Hissettirmeden sinsice ama ferahlatıcı
Deniz bir başka dalgalandı
Kalbimizdeki fırtınalar yüzünden
Deli çocuk Coştu, Deli çocuk ağladı
Çok ama çok seviyordu güneş çiçeğini,
Çok, çok, çok…
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:07 PM
Nice şair şiir yazmış eşine,
Ben de yazdım gider diye hoşuna,
Yazmam herkes gibi boşu boşuna,
Dolu gibi seviyom kız ben seni.
Akılsız başımı salınca aşka,
Nasıl da kuruldun kalpteki köşke,
Kim sever ki böyle deliden başka,
Deli gibi seviyom kız ben seni.
Bilmem öyle canı nerde bulayım,
İstersin ki her gün kurban olayım,
Kurban ettin, nasıl canlı kalayım,
Ölü gibi seviyom kız ben seni.
Vura vura silktin benim tozumu,
Sen vurdukça güleç tuttum yüzümü,
Bünyan'da dokutmuş felek bezimi,
Halı gibi seviyom kız ben seni.
Serveti yok bende zenginle, şahın,
Kesilir yokluktan evde iflahın,
Hani, nasıl derler ya, bir Allah'ın
Kulu gibi seviyom kız ben seni.
Yoruldu dillerim, kurudu boğaz,
Bağırtma Rasim'i gel avaz avaz,
Birimiz Köroğlu, birimiz Ayvaz,
Bolu gibi seviyom kız ben seni.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:08 PM
Sus deli gönlüm sus
seni dinleyen olmaz
sesini duyan anlamaz
seni seven bulunmaz.
Belki bir gün bir yerde
karşına çıkacaktır
senin halini anlayan
sevgine sahip çıkan.
Sen sus ki çözülsün kader
değişsin gecen günler
durmuş olan o saatler
güler belki ağlayan gözler.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:08 PM
Şu gönül ne sevdalar, ne aşklar yaşadı
Hiç doymadı gönül, sevdalara hep aradı
Zaman oldu güldü, zaman oldu içi karardı
Dur artık deli gönül, yaş kemale erdi
Sen beni hep eski aslanmı sanıyorsun
Birisi sana biraz tebbessüm etse, hemen kanıyorsun
Sen talan olmuş gönül bağımda, taze gül arıyorsun
Dur artık deli gönül, yaş kemale erdi
İçindeki aşk ateşi hiç azalmadımı
Gönül dağına artık karlar yağmadımı
Bu beden senin uğruna çok yanmadımı
Dur artık deli gönül, yaş kemale erdi
Aşkın yaşı yok diyenler, hep aldanmış
Belliki onlar aşkın acısını, hiç tatmamış
Bende ferhat ile keremin gücü kalmamış
Dur artık deli gönül, yaş kemale erdi
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:08 PM
Nice yıllar oldu sen gideli yâr.
Deli gönlüm üzgün, her günüm efkâr.
nasıl gelip geçti, şu uzun yıllar.
Deli gönlüm üzgün, her günüm efkâr.
Sen bir avcı idin,bende bir şikâr.
Yaraladın diye etmem intizar.
Unuttuğun belli, her şey aşikâr.
Deli gönlüm üzgün, her günüm efkâr.
Diyorlar ki bana,geldi ilkbahar.
Bilmezler ki gönül bahçem tarumar.
Benim yaşadığım oysa son bahar.
Deli gönlüm üzgün, her günüm efkâr.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:08 PM
bu yanlış yolda hep canımı yedin
kurban olduğum yeter az akıl edin
her bir dostumu gayri düşman eyledin
kalmadı tutacak dal deli gönül
unuttum seneyi günü ve ayı
boyunda sunayı kaslarda yayı
sen miras bıraktın bana ağlamayı
çıktı erkeklikten ser deli gönül
nasibimi almışım ben nazlı yardan
nerelere gitsem ben bu diyardan
nasıl kurtulurum bu sevdalardan
biliyorsan bir akil ver deli gönül
can canan diyerek kıymet bilirdi
aptal olsa dahi bir ders alırdı
ne sevgi ne vefa ne aşk kalırdı
senin gibi yapsa her deli gönül
sahip değilsin sen kendi sözüne
ne çare ki tüküremem yüzüne
kumar,esmer,sari kaç bir düzine
bari bu kadarla kal deli gönül
kimi güzellere kalbi taş dedin
kimisine on dört, on beş yaş dedin
suna boylu dedin, keman kas dedin
bak gör nereye vardı, hal deli gönül
ne dünden zevk aldım, ne de bugünden
yağmamı var sandın kaçtıysam önden
yeter gayri benim çektiğim senden
aklini başına al deli gönül
fazla ümit etme gelirim diye
her an yakınında kalırım diye
ille de seni alırım diye
nice aşklarda ayrılık var deli gönül
goncanın çilesi solunca biter
ömürler tecelli, dolunca biter
insanin çektiği insana yeter
sana senin gibi, bir deli gönül
söndürdün ruhumu elemle, hazla
bunlar hep senin isin, işveyle nazla
durmazsın bilirim üçgünden fazla
bakarım uçmuşsun, pIrrr deli gönül
tut su ellerimi gelelim dize
vefasız dediler bak ikimize
bir adımda sen gel ne olur bize
şeytanın belini kir deli gönül
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:08 PM
Sana büyük caddelerin birinde rastlasam
Elimi uzatsam tutsam götürsem
Gözlerine baksam gözlerine konuşmasak
Anlasan
Elimi uzatsam tutamasam
Olanca sevgimi yalnızlığımı
Düşünsem hayır düşünmesem
Senin hiç haberin olmasa
Senin hiç haberin olmaz ki
Başlar biter kendi kendine o türkü
Yağmur yağar akasyalar ıslanır
Bulutlar uçuşur geceleyin
Ben yağmura deli buluta deli
Bir büyük oyun yaşamak dediğin
Beni ya sevmeli ya öldürmeli
Yitirmeli büyük yolların birinde ne varsa
Böcekler gibi başlamalı yeniden
Bu Allahsız bu yağmur işlemez karanlıkta
Yan garipliğine yürek yan
Gitti giden
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:08 PM
Deli kuş bilir misin nedir
türküler kadar sevdalanmak
duyabilmek yüreğinde
bir depremin uğultusunu
Suya düşen bir karanfilse yüreğin
bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm
vursun seni o taştan bu taşa
o çağlayandan bu çağlayana sürüklesin
Kavgadan uzak kalmışsan
sevdadan da uzaksın demektir
devinmez yüreğinin mağması
çatlamaz sabrın kara taşı unutma
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:09 PM
Çok sular geçsede köprünün altından
Asla unutma sevgilim,asla
seni seven bir deli var karşında
neden,nedir,niçin diye sorma bana.
Söyleyemem seni sevdiğimi sana.
Çağlayan sular gibide olsa sevgim,
Tutkumun esiride olsa ezgim,
Her yanımı sarsada dört duvar,
Seni, unutmam,umutamam asla.
Zamanla herşey düzelecek aslında,
Aşkım konuşulsa da bir müzik faslında,
Asla yenik düşmeyeceğim
Tut ellerimi bebek,geç kalsanda zamanında.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:09 PM
Artık biliyorum, sürpriz değildi bu
Pembe bulutlara, asılı kalamazdım daha fazla
Hayallerimide çekemezdi zaten, göğe kurduğum sarmaşık merdivenler
Düşlerle gerçekler arasında, sabun köpüğünden bakabildim
Hayata ve sana
İnan canımı acıtmadı
Sen özgür *******in kadınısın
Ve bensiz sabahların
Yüreğindeki deli taylar gibi
Dörtnala yaşarsın, günlük aşkları
Benim olamayacağını biliyordum zaten
Sadece yıldız gözlerinde
Dolunay gibi olğunlaşmayı
Adam gibi adam yüreğimdeki ateşden
Bir kıvılcım saçtırabilsem gözlerine yeterdi
Yanğınında kaldı pembe düşlerim
Kapkara isine bulandı ayrılığın
Koru elimde kaldı sevdanın
Sen bilmessin
Külleri bile acıtmakta ya canımı
N e y s e
Sakın üzülme, yüreğim bunada alışır, geçer
Sen mutlu ol, bu bana yeter.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:09 PM
Hasretin gönlümü yakan ateştir.
Parlayan gözlerin sanki güneştir.
Bu güzelliğine melekler eştir.
Delice severken kâlp seni böyle.
Acıyla,tatlıyla,geçen anlarım.
karşımda dururken hatıraların,
boşa geçti demem bütün yıllarım,
delice severken kâlp seni böyle.
Unutmak kolay mı,sevgiyi öyle,
gönülden sevince,bana bir söyle.
Gözden uzak olmak,buna yetmez ki,
delice severken kâlp seni böyle.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:09 PM
Tutmuştum ellerinden
Bakmıştım gözlerine
Hissetmiştim aşkını kalbimde
Görmüştüm o aşkını gözlerinde
Ve anlamıştım ki
Sende beni seviyorsun
Aynı;
Delicesine...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:09 PM
Delicesine bir sevdâdır bu delicesine
Göçmen yüreğimi diyardan diyâra sürüklercesine
Delicesine bir sevdâdır bu delicesine
Doyumsuz aşka doğru adım adım
yürürcesine
Delicesine bir sevdâdır bu delicesine
Alev alev ıstırapları sonsuzluğa
sürercesine
Delicesine bir sevdâdır bu delicesine
Biten hazin yılları mâziye bir bir
gömercesine
(9 Ekim2006/ İstanbul)
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:10 PM
Seni içtim kadehlerde, dün gece
Deli-dolu, deli-dolu deli kız
Seni çaldım tellerimde, dün gece
Hece-nota, hece-nota, deli kız
Ne tatlıydı bakışların, dün gece
Deli-dolu, deli-dolu deli kız
Seni yazdım türkülere, dün gece
Hece-nota, hece-nota, deli kız
Saramadım kollarıma, dün gece
Deli-dolu, deli-dolu deli kız
Seni vurdum tellerime, dün gece
Hece-nota, hece-nota, deli kız
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:10 PM
Bir farkın,en farklı yanlarıydı konu bahis
Bana göre bir bakıma bu hayatı teşhis
Etekleri ile zirvedekinin arası
Olmuş masallarda Kaf Dağı'nın makarası...
Tesadüfe mahal vermeyiz biz bu hayatta
Söyleyecek sözü olan zaten kabahatta
Yollarımızı hep çakıl taşları kessede
Taşlar bizi korkutmaz,boyları büyüsede...
Geçmişin hikayesidir bu,bilmez yeniler
Zaten anlamaz zamane,kalmadı eskiler
Bizim davamız ve derdimiz kitap yazmaktı
Sevgimiz,harcanmak üzere gönül kazmaktı...
Paket taşlı bir yol geçerdi bu mahalleden
Ve hayata burada göz kırptık beklemeden
Gençliğimi geçirdiğim o yolların adı
Zamana kestiğimiz bir rajon olmalıydı...
Ben malum,mahallemin dimdik delikanlısı
Girişim ve çıkışım birdi,sefa defası
Ve ben,çevremin sivrilen en büyük tepesi
Çocuklukla başlamıştı,saygı felsefesi...
Laf olursa civarın muhtemel bir kızına
Saklarız gözyaşını paket taş arasına
Çekingen sevdalar bile gider en ağrına
Ve sevda dedikleri şey,vurur hep bağrına...
Yoktu bizde; şimdiki kadar,birçok adresler
Sadece doğruluk vardı,hep yüreğimdeler
Birde sevdiğinin siması,karşı binalar
Uykusuz *******ime bir ayna olurlar
Mahallenin kızına bakmak ayıp sayılır
Bir sır kabulüne mahsus kalıp,gizli kalır...
Ve delikanlılık,dürüstlüktü zamanında
Büyümekti,her gecenin birkaç sabahında
Elleri öpüp,dua istemekti aslında
Ve de,bir erkek terbiyesiydi kalıbında...
Ne alkol alıp,ahkam vurmaktı babaya
Ne de esrar çekip,rajon kesmekti davaya
Ve yakışmıyordu yol kesen üç beş kişiye
Namını ayaklar altında bir bir ezmeye...
Delikanlılık,bir yanlışa hayır demekti
Yolun ortasında sigara içmemekti
Görüldüğünde avcunda söndürebilmekti
Delikanlılık,adres şaşırmaz bir mermiydi...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:10 PM
Dibi delik bir kuyu gibi hayatım:
Cebim delik,
Ayakkabım delik,
Yürüdüğüm yollar delik deşik.
Delinmiş bir pantolonum,
Delikli bir gömleğim,
Deli mi deli bir de sevgilim var.
Ve kalbim delim deşik!
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:10 PM
Birinci deli kara sevdalı
Elinde kağıt kalem
İri memeli, geniş kalçalı
Kadın resimleri yapıyor
Burumuş bir mektup avuçlarında
Hem ağlıyor, hem öpüyor
İkinci deli Tanrıya küskün
Çıkmış dinden, imandan
Küfrediyor bütün gün
Kocaman kocaman elleri var
Bir tutuşta parçalayacak gökyüzünü
Bıraksa gardiyanlar
Üçüncü deli zavallının biri
Bakışları bomboş
Cam gibi mavi gözleri
Bir yangında dört yıl önce
İki çocuğu yanmış cayır cayır
Çıldırmış, karısı da ölünce
Dördüncü deli bir eski zengin
Düşmüş, namerde muhtaç olmuş
Bir dilim ekmek için
Hala rüyasını görür geçen zamanların
Sekiz silindirli otomobillerin
Dağ gibi apartmanların
Beşinci deli aklı başında
Besbelli hayli dirsek çürütmüş
Büyük ümitler peşinde
Deli demeğe bin şahit ister
Beğenmemiş gidişini dünyanın
Deli demişler.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:10 PM
Kayıp giden yılların ardından,
Ağlıyorum yine deliler gibi,
Bir zamanlar sende böyle çekip gitmiştin,
Bense ağıtlar yakmıştım deliler gibi.
Unutamadım hâlâ o günleri,
El ele tutuşup gezdiğimiz günleri,
Bilmiyorum sende özlüyormusun,
Ben hasretim o günlere deliler gibi.
Yıkılası gururum olmasaydı eğer,
Belki verirdim sana bir değer,
Hasretin ölüm gibiymiş meğer,
Pişmanlık içindeyim şimdi deliler gibi.
Olurya bu yolda canımı verirsem,
İnanki sevdiğim toprak kabul etmez beni,
Gel eceli seninle tadayım,
Sen öldürmezsen yaşarım deliler gibi.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:10 PM
Çılgınım ben vurgunum aklına gelen her şey bende
İster divane bil beni istersen delinin biri
Bana aitsin artık senden bir parça bir şey bende
O beden değil kalbimdir kalbinin yeri
İster divane bil beni istersen delinin biri
Sımsıkı sımsıcak sarar ellerimi o ellerin
Dudaklarındaki nefes sabah ayazından serin
Parayla ölçülmez ki başkadır kalbimdeki yerin
Sen kalbimin her yerinde uçan bir melek bir peri
İster divane bil beni istersen delinin biri
Kalbime saplanır da çıkmaz hançerini takınca
Kalbimin külü bile kalmaz ateşinle yakınca
Gözlerim başka yere bakmaz sen bir kere bakınca
Başkasını görmez oldum sana baktığımdan beri
İster divane bil beni istersen delinin biri
Zulmettin ben seni deliler gibi sevdim yine de
Taş bastım bağrıma ben ateş gibi yandın sinede
Secde ettim taptım ellerine de gözlerine de
Kalbim o güzelliklerin ve güzelliğin esiri
İster divane bil beni istersen delinin biri
Sen gündüzümde güneşimsin hem yıldızsın gecesin
Sen dudağımda şarkımız ölümümde son hecesin
Önce sensin kalbim için her şeyden öncesin
Önce sen düşünmem başkasını her şey senden geri
İster divane bil beni istersen delinin biri
Anla işte beni her yerde her şeyde hayalin var
Bir bilsen yüreğim her gece aşkınla nasıl yanar
Mapushanedeyim sanki prangalar ve dört duvar
Nasıl taktın ellerime görünmez kelepçeleri
İster divane bil beni istersen delinin biri
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:10 PM
Sevmekse bunun adı sevdım seni sevgili
Tutkuysa bunun adı tutkununum sevgili
Aşksa bunun adı aşığınım sevgili
Şimdi gel gitlerin esiri yaşanmamış aşkının kölesiyim
Dönülmez ufuklarda kendimi unutup seni yaşayan biriyim
Çevrem öyle kalabalık ki ben kalabalıkta tekim
Güneşin karanlığı gümdüzün endişesi
Gecenın sessizliğinde hayalini dağitmaya çalışan
Sana sürgün sana mahküm sana meçbur
Uçuk kaçık kendimi sende unutsn DELİYİM
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:11 PM
Ben sana tutuldum demedim ki
Sar biraz....
Bu el senin demedim ki
Tut biraz.....
Ben sana benim ol demedim ki
Yaklaş biraz.....
Ben sana unut demedim ki
Hatırla biraz....
Beni alevlere sar demedim ki
Isıt biraz
Bu omuz senin demedim ki
Yaslan biraz....
Ben sana konuşalım demedim ki
Anlat biraz....
Ben seni özledim demedim ki
Hasretim biraz...
Ben sana gel demedim ki
Kal biraz...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:11 PM
Demedim mi bu hasret bitirir seni
Ay dolanır gider, yalnız kalırsın
Her gün yeni baştan dağılır, ufalırsın
Demedim mi yüreğim sevme!
İşte ne gözyaşı, ne yemin, ne söz....
Geri dönen hangi güvercinin var?
Senin hangi çiçeğini sakladı bahar?
Demedim mi aklım, inanma!
Bir gün naza çeker kendini demedim mi?
Görmesen zindana döner bu şehir...
Görsen, umursamaz, aldırmaz kafir
Demedim mi gözlerim bakma!
Demedim mi bu ürperten sıcaklık...
Bu taze güzellik kaybolur bir gün?
Sonra boşu-boşuna aranır, dövünürsün
Demedim mi ellerim dokunma!
Demedim mi bir gün susar şarkılar
Sesine ses veren rüzgar olur...
istediğin kadar artık bekle dur...
Demedim mi kulağım duyma!
Bir gün çıkıp gideceği belliydi
Ayan-beyan belliydi anlayamadın.
Başka bir rüyada şimdi o kadın
Demedim mi kollarım sarma!
Bütün çektiklerim senin yüzünden
Gölge bile geçirmezdin bir zaman üzerinden
Ah! şimdi paramparça oldun binbir yerinden
Demedim mi gururum kırılma!
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:11 PM
yazık neler yaşamıştık oysa neler hissetmişti kalbimiz,nasıl ağlamıştık mesafelerin uzunluğuna.
yazık aşkım sessizce gitmek yakışıyor mu bu aşka.
hayret,bakmaya doyamazdın gözlerime...
simdi yüzüme bile bakmıyorsun.
nasıl başardın bunu,nasıl yıkmaya el verdi yüreğin o hatıraları?
dinlemedin bile giderken...
demek hatırda kalmadı.
sen miydin saatlerce telefonumu bekleyen,sen miydin sesimi duymak için arayıp,sadece "seni seviyorum" deyip kapatan,sen miydin söyle?
bir gurur dağıydım ben,en ufak;bir avuç kum oldum simdi.
evet artık yalvarıyorum sana!
beni sensizliğin koynuna atma!
yabancıyım bu karanlığa,yabancıyım sensizliğe.
ben alışık değilim yok olmaya,daha hazır değilim bu ayrılığa...
bir düşün lütfen:
şarkılar söylerdik birlikte..
en güzel şarkılar ikimizindi,
en güzel besteler bizim içindi...
mutluyduk sevgilim değil mi?
bari bunu inkar etme ne olur, bir zamanlar da olsa sevmiştin beni...
bugün ayrılık yıldönümümüz...
hiçbir şey değişmedi sevgilim ben hala aşığım sana,ilk günkü gibi,hala seviyorum seni sevgilim,evet hala...
ya sen!
sen, ne çabuk unuttun beni,yıldönümünde ayrılığımızın..
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:11 PM
Kalbinden yaralı,
Gidenlere hep ağlamaklı,
Gidenler anlamaz ki;
Gidenlerin seven yüreği olmaz ki;
Yürek taşırlar, ama
Taşıdıkları yürekler taş kesilmiş.
Seviyorum diyen diller ise yalana mahkûm edilmiş.
Oysa ne hoş geliyordu kulağıma,
O sözler. O kelimeler.
Şimdi anlıyorum ki;
Hepsi yalanmış meğer
Demek ki; yalanmış seviyorum diyen diller…
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:11 PM
Demek şimdi gidiyorsun;
Yazdığımız son şiir, öyle yarım kalacak!.
Demek şimdi gidiyorsun;
Kuşlarımız acıkacak,
Saksılarımız artık sulanmayacak!.
Demek öykümüzü bir ruj lekesi gibi yapıştırıp
Aynanın sahtekar yüzüne,
- Oy benim yaralım -
Demek şimdi gidiyorsun;
Beni böyle toz gibi dağıtıp
Merdivenlerin dibine!.
Her şey tamam, diyorsun, git...
Beni viran bir şehir gibi terket..
Haydi git!
Dışarısı ispiyon.. dışarısı ihanet..
Seni bir gören olmasın,
Dikkat et!..
Dostlukmuş.. ölüme yürümekmiş..
Üstüne titremekmiş.. Vefaymış!..
Aşk dediğin, zavallı bir kapıyı,
Duvara çarpıp çıkıncaya kadarmış...
Bana komaz deyip,
Sancını bir kilo rakıya gömsen de gece yarıları,
- Oy benim yaralım -
Asıl sancı, uyandığında
Bütün odaları boş görünce koyarmış!.
Gitmek istiyorsun, git...
Bir savaşçı asla vedalaşmaz!.
Durma git!
Dışarısı dinamit.. dışarısı enkaz!.
Şunu cebine koy,
Ne olur ne olmaz...
Eylül mağdurlarıydık,
Kimsemiz yoktu...
Yaralarımız aman vermiyordu canımıza..
Kimseye kıymamıştık oysa,
Masumduk...
Rahatsız etmiyordu bizi bu yalancı tarih!
Yırtılan bir pankart gibi,
Şehirlerin ortasına çığ düşürdüyse öfkemiz;
- Oy benim yaralım -
En az bir karıncanın yüreği kadar,
Namuslu ve çalışkandı ellerimiz!.
Artık bitti, diyorsun, git...
Kırılsın kapı-çerçeve, kırılsın bu cam!
Sorma git!
Dışarısı panik, dışarısı izdiham!.
Biliyorum, seni vuracaklar bu akşam...
Ne çok fire verdik üst-üste;
Ne çok arkadaş yitirdik
Bu tozlu yolculukta...
Kimliği tespit edilmemiş,
Ne çok ceset vurdu,
Zeytin güzeli akşamlarımıza!.
Büyük ütopyalar ve büyük dağlar gibi
İçerden çürümüşüz meğerse..
- Oy benim yaralım -
Her gelen ölüm yazmış,
Her giden ayrılık işlemiş,
Bu talihsiz gergefimize...
Kendini arıyorsun, git..
Aptal bir hayat kur,
İçinde beni barındırmayan..
Kalma, git!
Dışarısı barut, dışarısı gardiyan!.
Yine bir tek ben olurum, sana parçalanan...
Demek şimdi gidiyorsun;
Sonunda bizi de çökertiyor
Bu kancık zelzele!.
Demek şimdi gidiyorsun;
Yıkılan bir duvar gibi
Ömrime devrile-devrile...
Demek mecburi istikametlerin,
Ayrılığı gösteren o adaletsiz kavşağında;
- Oy benim yaralım.. maralım! -
Demek şimdi gidiyorsun,
Ve bana bir tek seçenek kalıyor:
Güle-güle!.. güle-güle!..
Beni öldürüyorsun, git..
Kalmasın sende kahrım, kalmasın derdim..
Bakma, git!
Kafamı yumruklayıp
Ardın sıra ağlarsam, namerdim...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:11 PM
demek şimdi gidiyorsun
yazdığım son şiir öyle yarim kalacak
demek simdi gidiyorsun
kuşlarımız acıkacak
saksılarımız artık sulanmayacak
demek öykümüzü böyle bir ruj lekesi gibi yapıştırıp aynanın sahtekar yüzüne
ve beni toz gibi dağıtıp merdivenin dibine atıp gidiyorsun
o zaman bir dakika durma hadi git....
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:12 PM
Demek şimdi gidiyorsun,öyle mi?
Hani karşılaşmasak,
Bir veda bile etmeden çekip gidecektin,
Dur!
Sakın,sakın elveda deme,
Nefret ediyorum bu sözcükten,
Kahrolası,sölüğe neden konulmuş bilmem ki,
Buram buram hasretlik kokuyor işte...
Dizlerimin bağı çözüldü, kıpırdıyamıyorum,
Hani bir şey söyleyesim geliyor ama,
Söyleyecek laf da bulamıyorum,
Söylenecek herşeyi önceden söylemişiz,
Tüketmişiz kelime dağarcığımızı,
Kör cahik olmuışuz,ne diyelim.
Söylenecek bir tek cümle kalmış,
Hani söylemeye dilim de varmıyor ya,
Sağlık olsun,haydi git,güle güle...
Biliyor musun?
Yeni fidanlar diktim,
Kahrolası bu şehrin dört bir yanına,
Hani ismini kazımadığım ağaç kalmadı ya ondan!
Yeni bebeler doğmuş,
Bir tek onlar duymamıştı aşkımızı,
Onlara da anlatacağım,
H,ç kuşkun olmasın,
Haydi git,
Bu yaşlı ve yorgun yüreğimin
Tomurcuk melegi,git...
Demek şimdi gidiyorsun öyle mi?
Hani gelecek bütün zaman birimi yanlız bize endeksliydi,
Hani yüreğimizden de sıcak bir yuva kuracaktık,
Hani bir kızımız olacaktı,
Adını Dilara koyacaktık,
Doktor olacak,
Bizi hayata bağlayacaktı,
Hani boy boy torunlarımız olacaktı,
Sen nine olacaktın,
Bense ak sakallı bir dede,
Bilsen nede yaraşırdı bize...
Biliyor musun?
Bütün dağlarda; Hala ismin yankılanıyor,
Bütün kır çiçekleri; Hep sana kokuyor.
Sana açıyor güller,karanfiller,
Deli taylar sana koşuyor,
Bütün papatyalar; Bize açıyor fallarını,
Seviyor diyor her şeye rağmen,
Ama sen gidiyorsun.
Haydi susma nazlı bebeğim,
Yüreğimin kınalı kuzusu,
Bu sessiz ve nedensiz çekip gidişin neden?
Neden susuyorsun,söylesene?
Hem bu kalabalık neden toplanmış böyle?
Neden herkes ağlıyor?
Neden kimse sana gitme demiyor?
Neden sen hala susuyorsun?
Konuş bir şeyler söyle,
Hani beni de çağırmayacakmısın?
Almayacak mısın yanına?
Beni bu kahrolası şehirde,
Bu lurtlar sofrasında,
Yapayanlız mı bırakacaksın?
Demek bu sessiz gemide,
Yolculuk sırası sende öyle mi?
Haydi git öyleyse, git.
Bütün umutlarımı,
Bu kahrolası şehrin topraklarına göm ve git.
Hani yazılmışsa alınyazımız,ne çare,
Bil ki teslimiyet gerektirir o an,
Haber bile verilmeden yare,
Azrailin ardı sıra,gitmek gerektirir o an...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:12 PM
Deniz manzaralı evlerde
Maviyi göremiyorsan
Bir problem var demektir.
İki yüz metre karelik eve sığamıyorsan
Gönlün çok dar demektir...
Sana büyük sahra genişliğinde bir ev verip,
Önüne okyanusu çekseler yine mutsuz olursun,
Duvarları altın , tavanı yakut evlerin
Pencere kulpuna kusur bulursun...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:12 PM
Sevgi demem sevgiye
Kalbi doldurmayınca
Dost demem dosta
Dürüst olmayınca
Ne hiç kimse sevmiştir
Sevdiğini dürüstçe
Ne değeri bilinmiştir
Yaşamdan göçmeden
Yanılıyorsam ne çıkar bunda
Ne de ben şiir yazmışım zaten
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:12 PM
Şaşırttırdın feleğimi
Gözün aydın ey sevgilim
Ne yaptım ki yüreğimi
Parçaladın dilim dilim
Sevda diye sevgi diye
Yara oldun yara bana
Yaram beni öldürsede
Demem artık yara bana
Ben bu derdin sancısını
Artık sensiz çekeceğim
Dünkü aşkın şarkısını
Dinledikçe içeceğim
Sevda diye sevgi diye
Yara oldun yara bana
Bu aşk beni oldürsede
Demem gel aşkıma yara
Acımadan aldın gittin
Beni benden nefes gibi
Görüyorsun işte bittim
Gülemeden herkes gibi
Sevda diye sevgi diye
Yara oldun yara bana
Yaram beni öldürsede
Demem gel yarama yara
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:13 PM
Benim bu ahvalimi
Yormaya kimler gelir
Eylenmez yaralarımı
Sarmaya kimler gelir.
Anam gelir hışımınan
Kızım gelir hısımınan
Bacım gelir hasımınam
Can demedik diller gelir.
Dayım emmim gele dursun
Komşularım şöyle dursun
Yarim baş ucumda dursun
Yakan ateş yeller gelir.
Azrail canım alıyor
Gül benzim birden soluyor
Gözlerime yaş doluyor
El uzatmış babam gelir.
Kardeşlerim sevinsinler
Çocuklarım dövünsünler
Ölmeyenler övünsünler
Demet demet güller gelir.
Yürüyüp yıkasam tinimi
Kimse beğenmez gönümü
Duymasınlar dar günümü
Tanımadık eller gelir.
Cahili der al canımı
Duyan yok ahu zarımı
Mevla’m hayreyle sonumu
Umulmadık haller gelir.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:13 PM
Bastığım topraktan utanarak yürüdüm yollarında
Şehrimin bütün gizemli kapılarını sana açtım,
Hasretler çektim içime, sonra
Firakın gelip çöreklendi en senli yanıma bir gece,
Dağ olup üstüme üstüme yürüdü gidişin
Acılar görmüş yüreğimin takati bir tek hayalin
O da heyula, can kavgası, en acılı ölüm armağanı..
Yokluğunun en tenha yerinde
Kırmızı plakalı matemler birikir gözyaşlarımla,
Seyrine tutulduğum yeşil dalgalı özlem
Ve yürüdükçe en onmaz yerime özlemlerin gelip oturur,
Süt mavisi düşler yanaşırken içime
Karanlığa göz kırptım nedensizce!
Seni sözlerden, cananı cansızlardan öğrendim!
Ham umutları kovdum kapımdan pervasızca
Asra yeminler olsun ki
Lal arzularım olmadı sana dair,
Köhne ciltli ama yaldızlı yüreğimin sahibi
En cimri yanımdı seni şiire yazmam!
Senden mülhem şiirim, şuurum
İlmi kalemle tahsil ettim
Bengisu tadında bir dirhem mürekkepte buldum cinanın yolunu!
“Siyahnur”un rahmetin huzmesi oldu,
Gülistanlığımın şehremini!
Gittiğin “kün” emriyle gel,
Kalelerimizin içindeki devşirme subaylar
Keçe külahlıların esiri şimdi!
Vakit yaklaştı
Kutlu bir doğumun sancısını çeker insanlık
Artık güneşten bile daha aydınlık umutlarımız,
Yüzümüzde yusufî bir tebessüm
Gönlümüzde davudî sesli çağlayanlar fışkırır,
Demir almak değil
Artık demir atmak zamanı!
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:13 PM
Yar gönül kapısını yapmış demirden,
Uğraşman nafile geçer ömürden,
Ya hayattan vaz geç, ya da o yardan,
Pas tutmuş kilidi de, yerinde bırak...
Ne sözüne inan onun , ne bakışına,
Bir kibrit çak anılarının her nakışına,
Aldanma sen onun ağlayışlarına,
Yarana tuz bas, acını derinde bırak...
O bir kumarbazmış, hem çok hilekar,
Oynadın kaybettin saysan ne çıkar,
Sevdası büyüdür de içini yakar,
Koy kendini yaksın, onu narında bırak...
O aşktan anlamaz, o sevmeyi bilmez,
Adı vefasız olsun, ondan yar olmaz,
Boş koy kalbin, bil ki onunla dolmaz,
Zor olsa da unut, onu günün birinde bırak...
26.01.2006 Taşkışla/Taksim
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:13 PM
Demiştim aslinda...
İnanmiyorum rahat uyuyacağina,
Çünkü biliyordum
Okudugum herbir şiir,
Gelip konacak yanaklarina
Islanan yanaklarin döndürecek seni
Bir o yana
Bir bu yana
Kalktiğinda bir kabus göreceksin
Çünkü, uyanmiş olacaksin.
........
Ben yaninda değilim artik
Öpücüklerim bitmiş olacak.
Binlerce şiir yazarim bu akşam
Haydi sen git!
Geri getirecek melekler seni
Kürdili hicazkar makamindan bir gazelle
Sen Zeybek kizina
Sen uykulu olacaksin Zeybek dillim.
Onlar seni taşiyip şiir kollariyla
Bana serpecekler
İşte, o zaman uyanirsan eğer,
Hayır!..
Uyanma!
Çünkü istemiyorum bir ayrilik daha...
Zaman, bitecek...
Uyandiğina ve ayrilacağimiza
Üzüleceğiz.
Üzülmek düşmesin bize sevgili...
Boğulsun denizler ortasinda
Dalgalara yem olsun
Kapişsinlar köpek baliklari
Biz onlari, seyrediyor olalim gökyüzünde.
Ve bu akşam, uykulu haline bakarak
Bir kitap yazabilirim
İçi şiir dolu
İçi seni uyandiran.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:13 PM
Ölüyorsun farkında değilsin
Uyan artık ölüm uykusundan
Senin ne sevmeye ne de sevilmeye hakkın var
Bu saatten sonra
Hala uykudasın
Uyan artık öleceğini gör
Bedenin verdiği sinyalleri algıla
Bedeninde oluşan izleri gör
Artık susup ve sessizliğe bürünüp
Kenara çekil
Konuşmayı unut
Düşünmeyi unut
Sevmeyi sevilmeyi
Unut
Hayallerinden ideallerinden vazgeç
Bir anlamı yok
Yolun sonuna yaklaştın
Artık bunu anla
Mantıklı düşünen birisini
Vereceğini hesapları düşün
Yaptıklarını
Yaşadıklarını
Düşünüp yaptığın hataları
Düşün
Geldiğin bu noktayı kabullen
Artık yolun sonundasın
Kimseye ne umut ver nede sev
Terk edip gideceğin halde
Sana bağlanmasına izin verme
Son günlerde kalbinde açan çiğ tanesini
Kendinden uzak tut
Onunla hayata bağlanmayı düşünme
Yarın onu üzeceğini düşünüp
Uzaklaştır kendinden
Bir ay parçası kadar güzel yüzünü
Su kadar dingin ruhunu
Üzmeye hakkın yok
Sevsen de sevilsen de artık yolun sonu geldi
Aklını başına topla
Gidicisin bunu unutma
Kimseyi üzmeye kırmaya hakkın yok
Hak helaldir iyi bir gülümseye bile sebep olanlara
Kötülük yapanlara da hakkım helaldir.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:14 PM
Gemi tayfalarınıda yolcularınıda zorla götürüyor
Kızıyor ukala denize anlamsızca
Ve batıyor zavallı gemi hırsından,
Yine de olmuyor; kimse ölmüyor neden ?
O mecburi kalabalık neden yaşıyor ?...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:14 PM
Derin bir okyanusdayım,
Sen o okyanusun bir denizisin.
İzin ver yanaşayım limanına,
İtme beni bu derin sulara.
Yelkenlerimi kırma rüzgarlarınla,
Çarpma bana deli dalgalarınla,
İtme beni bu karanlık sulara.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:14 PM
Limandaki iki yorgun deniz feneri
Göz kırpmaktalar gelip geçen teknelere
Eğlence yerlerindeki fedâiler gibi
kurulmuşlar limanın daracık ağzına
Dâvet etmekteler tekneleri bir bir
limanın anne şefkatindeki yumuşacık kucağına.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:14 PM
Uzanmış koca burun açık denize doğru,
Lacivert ve gri gecenin değerinde.
Karanlıkla başlar bir dünya sevgisi,
Deniz feneri parlar,
Talihe aldırmadan kayalar üzerinde.
Bulutlar birleşir alaca düzlüklerde,
Çöker uzak limanlardan bir sis.
Bir sıkıntı başlar karanlığında kaderin,
Bildirir, yanınca yanınca,
Ömrün neresindesiniz, aşkın neresindesiniz?
Yüreğin mi daralıyor, yıldız ışığında,
Bırak anılar gitsin biraz daha geri.
Ruhu götürmeden vakit yürüyebilir,
Düşün nasıl durmuş sabırla yüzlerce yıl,
Hep bu benekte bu deniz feneri.
Bak deniz savaşlarına, yaşlı korsanlara,
Uçan dalgalara, uyuyan rüzgara bakmış,
Bir tek göz kadar kara ve mavi,
Enginle boş,
Kısmetsiz balıkçılara bakmış.
Saçlarında tuz kokan, ölü kokan bir serinlik,
Yüzünde bir fırtına tadı.
Durursun yorgun, umutsuz,
Birden bir daha yanıp söner, sevinçle titrersin,
Bir şey, belki de yaşaman uzadı.
Yaslıdır dulların ölçülmez özleminde,
Güçlüdür kocaman *******i taşır.
Delidir, konuşmaz, uyumaz,
Sonrasızlığın iyiliğini bekler, kötü günlerden,
Akıllıdır.
Sarhoş gemilerimiz sallanır sallanır,
Gömülmüş kasırgaların uykusuyla belli,
Kayalar mezarlara benzer enginlerden,
Duyulur sudan göğe kadar,
"Ölüsü kandilli."
Vakit yok olur, zamandan boşalır varlık,
Düşmez burçlardan haber.
Bir uğursuzlukla ağır ve yorgun,
Bütün insanlar bitti sanırsınız,
Deniz feneri gülümser.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:14 PM
Biliyor musun?
Bir deniz gibisin bende.
Kalbimin en derinlerinde sakladığım,
Bir türlü çıkarıp bakmaya kıyamadığım.
Tıpkı gelinlik kızların sandıklarındaki çeyizleri gibi.
Bir an içimi dökmek istiyorum sana
Ruhumu yoldaş edip ruhuna ,
Yağmurlara inat,
Onları kıskandırırcasına ağlamak istiyorum.
Yeniden ve yeniden yaşıyorum sana aşık olduğum ilk anı.
Sen hala haylaz bir çocuksun,
Bense sana sevdalı.
Bİr rüzgar esiyor uzaklardan,
Yanağıma dokunan her meltemde ürperiyorum,
Sana bir adım daha yaklaşıyorum.
Hüznün sarıyor etrafımı hanımelleri gibi...
Ve ben bir kez daha söylüyorum şarkımızı;
Ne kadar acı olsan da sen ,
Ne kadar hüzünlü,
Bir o kadar mavisin,
Mavimsin...
Uçsuz bucaksız bir gök,
Ağlayan bir bulut,
Dedim ya sen bende bir deniz gibisin...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:15 PM
Ben ne fırtınalar gördüm,
Ne tufanlar atlattım,
Kaç kere Allahımla başbaşa kaldım,bilirmisin?
Biz kaç kere oynaştık,sarıldık,
Kaç kere seviştik bilirmisin?
Denizle kaç kere dans ettik martıların çığlığıyla
Köpükleriyle yıkandık kerelerce bilirmisin?
Senin denizindemi boğulmak....güldürme beni,
Ben her gözlerine baktığımda nefessiz kalıyorum bilirmisin?
Yaşayabilirmi insan nefessiz,ölüyorum gözlerinde,
Bir kere ölür insan,iki değil bilirmisin?
Denizi neden çok severim bilirmisin?
Deniz kızdımı,kucaklar,sarar insanı
Sarhoş eder seni dalgalar boyu,
Eğer çok severse benim gibi,
Kucaklar içine alır bedenimi.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:15 PM
Deniz kızıydın sen
Bense bozkır çocuğu
Eridi palandökenin karları
Ve ısındı senin denizinin suları
Ama tüm gizemin ve hasretinle
Yoksun ve tamamen kayboldun
Sen bir deniz kızısın
Kırılgan, kibar gizemli
Ben bir bozkır çocuğuyum
Asi özgür deli dolu
Emeğim ekmeğimdir
Sertliğim yufka yüreğimdendir
Sen çıkarır kürkünü uzanır sahile
Ay banyosu yapar gökyüzünü izlersin
Ben çıkarır parkamı yastık yapar
Çıplak gökyüzündeki yıldızları izlerim
Deniz kızısın sen
Alışık değilsin kışa ve ayaza
Bozkır çocuğuyum ben
Deniz korkutur beni
Bozkır çocuğuyum ben
Deli dolu, özgür ve gururlu
Zor severim, sevdim mi gözüm kararır
Bozkır çocuğuyum ben
Sen deniz kızı
Dalgalarla oynayan, yakamozlarla oynaşan
Deniz kızısın sen, teni tuzlu su kokan
Dalgalar kadar hırçın, fırtınalar kadar çalkantılı
Yakamozlar kadar güzel, deniz fenerleri kadar ışıltılı
Delice sevmiştim seni deniz kızı
Dağlar kadar, yaylalar kadar, soğuk pınar suları kadar
Sarı başaklar, soğuk sular üzerine yemin olsun
Delice sevmiştim seni
Deniz kızı
Bana sevmeyi sen öğrettin
Sevmeyi senden öğrendim
Tam sana sevgimi söyleyecektim
Dalıp gittin engillere deniz kızı
Ben bozkır çocuğuyum
Doğuştan çileli
Teni yanık ve biraz deli
Kendimi aşmış sevmiştim seni
Neden bırakıp gittin deniz kızı beni
Sen ki delice dalgalanır, dururdun
Sen ki göğsümde durulurdun
Sen bana pranga vururdun
Yürekten yaraladın gittin deniz kızı
Hani sevmiştin sen de beni
Hani beraber izleyecektik palandökeni?
Denizler daha mı güzel geldi?
Neden bırakıp gittin deniz kızı
Sen sevebildiysen dağları, karı
Ben sevebilirdim denizi, dalgayı
Ellerin ellerimdeyken izleyebilirdik yakamozları
Neden terk edip gittin deniz kızı
Bak hasretin işledi bağrıma
Artık güneş etki etmiyor tenime
Sazım, sözüm eşlik ediyor hasretime
Nerelere gittin deniz kızı
Ben de artık sevmeyi öğrendim
Adını palandökene bile ezberlettin
Bak şehir sevdiğin gibi beyazlandı
Tek eksiğim kaldı nerdesin deniz kızı?
Ben bozkır çocuğuyum
Sen deniz kızı
Adını türkülerle anıyorum
Her türküde palandökene adını haykırıyorum
Ve seni hala seviyorum
Nerdesin deniz kızı...
06 / 29 / 2000
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:15 PM
O gün sahilde gördüm seni,
Pamuk ellerinle,karıştırıyordun masmavi denizi,
Sen bir hırsızsın,beni benden çaldın,
Ufkumun derinliklerinde,
parlayan yıldız oldu,masmavi gözlerin,
Simsiyah saçların,sanki kanım dolaşıyor damarlarımda,
Vurdu aşkın,sanki yemledi denizdeki balığa,
Esirlik kıştan,bahara mıhlanmış oldu beden,
Okyanuslara haykıracağım seni,
Mavi denizin alabora olamaz yelkenin,
Gözlerin mavi sonsuzlukta,
Bilmediğin sevda,rengarenk bir baharda,
Gökten inmiş bir yıldız gibi,düştün sineme,
Buruk bir sevda yüklendi,zavallı yüreğime,
Bir açılsa ağız yaprağım,
dökülecek yüzlerce buse,
Gün batımı rüzgarı şahlandırıyor,bellerine uzanan saçlarını,
Deniz dibindeki incileri kıskandırıyor,bembeyaz dişlerin,
Bir bebek şirinliği gibi pamuk gibi yüzün,
Tıpkı kızgın güneşte,içmeye kıyamadığım,
bir yudum su gibi,al al dudakların,
Hilali tarif eden sırma kaşların,
Böyle çiçek görmedi arı olalı bu arı,
Bir anda çıkışın rıhtımda karşıma,
Başıma giydirdin,simsiyah tacı,
Tüm hücrelerim seni görüşümle hayat buldu,
Kara sevdanın iz düşümleri,kaplamışlığını bilmeden,
Bir anda yanıp sönen kibrit gibi,
İmanımı gevretircesine,kalbimi hançerleyip,
Kalabalığın arasından kaybolup,
Yüzüme bakmadan ıraklaşıp gitti,
Adını bile bilmeden,
Çorak kalan yüreğimin adını koydu deniz kızı.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:15 PM
Sen, çocukluğunda kaç kapının ziline basıp kaçabildin!
Kaç ağaçtan elma çalabildin!
Kaçarken,kaç defa çaldıklarını yere atıp,korkularını saçabildin!
Sen,düğün arabasından sana uzatılan beyaz bir zarfın içinden çıkan bahşişle
kaç defa evine ekmek götürdün!
Sen, kaç kere hayal kurdun! kaç deniz kızı girdi düşlerine!
kaç kere aldattı seni bir yunus balığıyla, ve kaç defa okyanusun ortasında yalnız kaldın!
Kaç kere gökyüzündeki yıldızları annen sandın!...
Sen;sana kalan devren satılık bir umut
ve ikinci el bir yalanla,
piyasası olmayan aşkların pazarlığını kurduğunda
benim bedenim çoktan satılmıştı pazarlarda!...
Bir tek ruhum yaralı kurtuldu bu savaştan
ne azrail satabildi umutlarımı,nede bir cellat satın alabildi aşklarımı...
Bulutlara yük olduğum simsiyah bir akşam
ilk kez öğrenmiştim ağlamayı
Çünkü ben,sevmeyi babamdan öğrendim.
İçinde merhametin boğulduğu deniz,sevgilerin kül olduğu bir yangında,
belki yar,belkide yılana sarılacak kadar kördü gözlerim.
Terk ettin!
ama hala seni özlerim...
Senin hayallerin cebinde,gözlerin gökyüzünde,
yıldızlar kaysın diye
Benim çoktan umudum kaymış
beklerim,mevlam yanına alsın diye!
Hadi söyle; tavana asılı hükümsüz bir ip,beraat ettirir mi beni bu sevgiden!
yoksa sen mi kurtulmalıydın,
bir ipin boynundaki,yada olmayan sevgilerin koynundaki,terk edilmiş aşkların müebbetinden ...
Eğer seni nasıl sevdiğimi bir görseydin,inan kendine aşık olurdun.
Sana bu şiiri gözlerimle yazdım.cesaretin varsa,ellerinle oku!
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:15 PM
Deniz koktu sabaha kadar saçları dudakları
Yükselen göğsü deniz gibiydi
Yoksuldu biliyordum
Ama boynumda yoksulluk lafı etmezki ya
Kulağımın dibinde yavaş yavaş aşk türküleri söylendi
Neler görmüş neler öğrenmişti kim bilir
Denizde buğaz buğaza gecen hayat
Olta yapmak yem çıkarmak kayık temizlemek
Dikenli balıkları hatırlatır
Elleri ellerime deydi
O gece gördüm onu
Ne güzel doğarmış açık denize güneş
Onun saçları öğretti dalgayı
Çalkalandım durdum rüyalar içinde
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:16 PM
Alı al yosun
Moru mor gökyüzü
Esir kırmızısı denizin ortasında
Ve bir sonbahar akşamında yazdım bu şiiri
Gözümün yaşı,
Ömrümün yarısıyla...
Yaşadıklarımın değeri yok
Yaşayamadıklarıma yanarım ben
*******im söner, özlemlerim kalır
Ferim gider, gözyaşım kalır
Ömrüm biter, kızıl sevdalarım kalır bu kağıtta
Karanfili koklarsın
Rüzgarın ıslığını duyarsın
Ağlarsın hani,
Dünya dursa umurun da değildir
Sebepli sebepsiz döktüğün tek damlanın yanında
Ben, o tek damlanın peşindeyim
Bu sonbahar akşamı
Alı al yosun
Moru mor gökyüzü
Esir kırmızısı denizin ortasında
Ve bir sonbahar akşamında yazdım bu şiiri
Gözümün yaşı,
Ömrümün yarısıyla...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:16 PM
Severdim,
Sahili arşınlamayı ve
Çıplak ayaklarımın,
Kumlarla dansını...
Severdim,
Dalgaların sesiyle,
Bitmez söyleşilerimi...
Oysa şimdi
Sessizlik,
Dingin yapacakken ruhumu
Nedense yıkıyor
Sevda umudumu...
Neden;
Kumla deniz,
Ya da,
Balıkla yosun olamadık...
Neydi çözülemeyen
Denklem?
Deniz mi, Sevda mı, Dalga mı!!!
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:16 PM
Gitme,
Ne yap net ama gitme
Çıkma bu denizin içinden
Biraz daha yüz
Biraz daha çırpın
Gör dibini seç içini denizin
Ama sakın gitme
Bak bakalım balıklar n'apıyor
Mercanlar nereye gidiyor
Yosunlar ne acıyor
Ama sakın gitme
Eğer sen gitmessen
Belki yunuslarda gelir
Beraber yüzersiniz
Ama sakın çıkma denizden
Çünkü bu deniz yoksun sevginden.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:16 PM
kaşlarını kaldırdı gökyüzü
hazırlanıyor fırtınaya bulutlar
yıldızlı
yağmurlu
gece bekliyor yolun sonunda bizi..
deniz köpürecek
gezecek insanlar yalnayak kumsalda
anlaşılmayacağız biz
deniz ve ben
dalgalanacağız yine...
bu gece mezarımız kazılacak
orada bile olmayacağız rahat
yıne uzak gibi görünecek adlarımız
ama olacağız biz el ele
bizi ayrıldı sananlara inat...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:16 PM
Yıkılır dalgalar, tutunmuşken
Semaya
Rüzgar taşıyamaz, deniz vermez suyunu
Güçlenir / derinlerde öfkesi durulan er.
Kızıl katreler uzanır tene
Binlerce at, binlerce asker
Ordular kurulur bir emirle
Zırhların altında titrer yürekler.
Örste dövülür kemik
Kan ile boyanır demir.
Dalgalar güçlenir, ve yıkılır
Bazen bir medeniyet hatırası
Bazen acı bir tarih kalır.
Basra vermez suyunu
Rüzgar koparmak ister
Kızıla boyanır çöl.
Bir yanda fırtına
Bir yanda sahil.
Damlalar gökten akmak ister denize
Denizle oynamak ölüm oyununu.
Ve vur emri iner yere
Ordular kan içinde.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:16 PM
Seni gördüğümde,
Bir nur doğdu içime.
Hep parıldayan bir yıldızdın
Sen gönlümde ve gökyüzünde.
En ufacık bir gülüşün
Bu dünyalara bedeldi benim kalbimce.
Pek çok yıldız gördüm ama
Senin kadar umut verenini,
Senin kadar parlağını görmedim.
Işık saçıyordun her yere;
Sanki bir ışıldak gibi.
En büyüm arzum,
Seni yakından görüp
O parlaklığına daha da yakın olmaktı.
Ve bu arzuma ulaştım bir gün.
Seni yakından görüp
Parlaklığına daha da yakın oldum.
''İşte bu benim yıldızım,
Bu; deniz yıldızı!''Diyordum.
Sana dokunmak istedim;
Fakat sana dokunamadım.
Çünkü sen,çok ama çok uzaklardaydın!
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:17 PM
Eğer birgün yüreğinin kıyısında
küçük bir deniz yıldızına rastlarsan,
görmeden geçme sakın.
Gönder onu mavi sulara,
ancak öyle ulaşabilir,
deniz fenerindeki ışığa...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:17 PM
Rüyamda görsem uyanmak istemem,
yanımda olsan bırakmak istemem,
dudağımda olsan konuşmak istemem,
kalbimdesin,gitmek istesen sevmekten vazgeçmem.
Açtım sana aşk dolu kucağımı,
verdim sana tüm duygularımı,
uunutma canım şu canımı,
hazırdır vermeye hayatımı!
Seni sevmenin ucunda ölüm olsada,
hayatımın her anı deniz olsada
canım seni istediğinde yanımda olamasanda,
hiçbir şey beni döndüremez deniz yolundan.
Bu yol sevgi dolu,bu yol aşk dolu
bu yol hasret dolu,bu yol özlem dolu
her yolun sonu olduğuna gibi
bu yolunda sonu mutluluk dolu!
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:17 PM
denizin ufku gibi aşk
hem çeker insanı hasretine
hem denize korkar insan
kara çeker hayata
kurtarıp tekrar yaşatmaya
cesaret değil verdiği, ümit değil
umutsuzluk sadece,
devam etmeye, sürüklenmeye...
bunu fırsat sanar insan
başlar hayatını değiştirmeye
tam vazgeçmişken hayattan
umudu yitirmişken yaşamaktan
kendisidir derler insanı kurtaran
tam denize boğulurken
üvey hayatından gerçek aşkına
doyamadan, ıslanamadan...
çekilir geri alin yazısından
kendi yalnızlığına
ıssız, sonsuz bir yola...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:17 PM
Başka bir zamanda yaşamak istiyorum
Beni taşımanı,yani her şeyimle
Başka zamanlara başka yerlere
Hiç sormadan, usanmadan..
Geldiğin şehir olmak..
Adım attığın sokaklar olmak istiyorum
Biliyorum ki sen sadece oraya aitsin.
Hazar denizine kıyısı olan
Şehrin insanısın
Yani efsanenin tam ortasındasın
İstemekle olmak bi yana
Yaşamımın ve yazmamın tam ortası
Yani bir tanem.. canım kızım
Sana yakışacak bir sevda
Var gelip de almak istersen
Ya da almayacaksan hüznüm
Sen anlayışlısındır.
Bilirsin yaşanmışlıkları
Ya da sezersin hayal kırıklığımı
Bu kara atmosferi
Hazar denizine kıyısı olan şehrin insanı
Ya da öyle sandığım insan
Sana bırakabileceğim
Yüreğim, bakışım, sevmelerim, gülüşüm,
Kalmayabilir
Her zaman düşüncemdesin
Kıymetini bil!!
Bütün güzel günler adına...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:17 PM
Deniz gözlüm yine yalnızım,sensiz
yürüyorum aydınlığı olmayan yollarda,
ne gecem aydınlık,ne gündüzüm.
Yalnızım, yapayalnız denizgözlüm,
ne oldu da çekip gidiverdin,
verdiğin sözleri tutmadan.
Hani *******imin yıldızı,
gündüzlerimin güneşi olacaktın denizgözlüm.
Ya sen.
Bir gece allahaısmarladık demeden,
ayrılıp gittin ardına bakmadan.
Görmeden beni,
sonsuzluğa duyduğun özlemle,
kara toprağın koynuna sokuluverdin denizgözlüm.
Özledim evet seni çok özledim aşkım
özlemle geldiğimde yanına dalıp giderken gözlerim
ben hep üzerindeki toprağı yarıp da
yanına uzanasım geliyor,
be can aşkım, denizgözlüm.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:18 PM
Bazı yaşanılanlar sonra kıymete biniyor,
Gittikten,uzaklaştıktan sonra...
Duyguların mantığına sonra hükmediyor,
Geçtikten rüzgar gibi...
Denizi özledim...sevgi bittikten sonra...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:18 PM
Unutmak mı, delisin,
Gitmesem de bekler orada deniz.
Gelirsem bilmelisin
Benim beklememdir burada deniz.
Gitmek gibi geleceğim
Denizin delisine.
Delinin denizi gibi,
O ne kadar giderse.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:18 PM
Denizin kentini yaktım
Vızıldayıp duran kafamın ortasında
Denizin kentini yaktım
Hurma şırıltılarıyla
Denizin kentini yaktım
Beni çocukluğumdan koparan
Denizin kentini yaktım
Bir kent kadın kabuklarından
Denizin kentini yaktım
Miras kalmış bir alevle
Denizin kentini yaktım
Veli ağaçlarla kalbi atan mermerle
Tanrıyı anarak kalbi atan
Cami sütunları boğdu
Sararmış gözyaşlarıyla
Kararmış denizin kentini
İstanbul ey sevgili şehir
Dön dön karadan gelen sesime
Son veren zaman yatırında
Denizden getirilen biçimine
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:18 PM
Oturup ağladım,yalnız başıma sensiz,
ne sesini duydum,ne ellerin uzandı ellerime
yürüdüm yenikapı sahillerinde duymadı deniz,
ne dalgalar vurdu kıyıya,ne su sıçrattı üzerime.
Seni gördüm denizin bittiği yerde sen görmedin
oturuyorken deniz kıyısında,öylece üzgün.
Eskilerden kalma bir sancıydı kalbimde sevgin
denizin kıyısında bir karaltıyım,sadece bugün.
Beynimde uğuldadı,gazinolardan yükselen şarkılar
herkes gülüyordu benden gayri,kahkahalarla
beni anlatıyordu sanki bütün mısralar
ışıkların içinde ben başbaşaydım karanlıkla.
Haykırdım dalgalara,dedim:alın beni artık
çekildiler geriye geriye,dedim nereye bensiz.
Dediler kıyamayız,böylesi sevgiye;yazık
sevgiler yaşamalıdır kalsa da karşılıksız.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:18 PM
Yürümek isterdim hep,
Caddelerde, sokaklarda,
En çok da denizin üstünde...
Sevgilimle el ele, kırlarda,
Çayırlarda, sahillerde,
En çok da denizin üstünde...
Elimde pamuk şekeri,
Bacağımda kısa pantolon,
Hiç büyümeyecekmişim gibi.
Yürümek isterdim hep,
En çok da denizin üstünde...
Çocuktum önceden, anlamazdım,
Şimdi büyüdüm, anlıyorum,
Yürümek istiyorum ben,
Sahillerde, kırlarda,
En çok da denizin üstünde...
Tadını çıkara çıkara,
Yüksek binaların arasında,
“Girilmez” yazan tabelaların ardında,
Çocukken yürüyemediğim yerlerde,
Suç işleyip, polisten kaça kaça,
Yürümek istiyorum ben,
En çok da denizin üstünde...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:18 PM
Kalbimde, sis perdesi, umutsuz yalnızlığım,
Gözlerindeki denizin yeşiline aşığım.
Gideceğim dedin, seni beklemedim, gittim!
O gözleri, ebediye gömdüm terkettim.
Şimdi haykırıyor hayallerim, çığlık çığlığa
'Haketmiyordu, onu bıraktın bu yalnızlığa'
Simsiyah bi uğultu kapladı yarınlarımı,
Soğuk benliğimi, ürkek kalbimi sardı.
Yanıp bitmiş bir gökyüzü aşkımız,
Dokusunda ölüm düşleri sakladığımız.
Çıldın ruhumdaki gizemden kurtulacağım,
Ölmek son çare ise ben yaşayacağım.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:19 PM
Sahilde dalgaların eşliğinde,
Yürüyorum dolunaylı gecede
Eskiden buluştuğumuz yere.
denizin dansı ne güzel oluyor ay ile
raks eden yakamozların eşliğinde.
bir sağa bir sola,iki ileri bir geri
derken..bir balık zıplıyor yakamozların ortasına
bende mi balık olsam diyorum kendime.
Karanlıkta bulduğum her ışığa atlasam
Açlığımı unutmak için sabaha kadar.
Sessiz bir çabadır bu.
Denizin anladığı,balığın ise hergün yaşadığı.
Kalkıyorum kayanın üzerinden.
Gidiyorum sevinçle,
yarin gece tekrar buluşmak için denizle
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:19 PM
1)
Biz denk değiliz
Bunu kabul etmek zorundayım
Sana karşı olan sevgimin karşısında
Gözlerim körelmemeli
Körelirse sana bağnazca tutulurum
Diye düşünüyorum son birkaç gündür
Bu düşünceler arasında şunu da kabul etmek zorundayım
Güzel gözlü
Sana bağnazca tutulmuş haldeyim
Seni düşünmeden duramıyorum
Her yanımdasın
Hayatımı kuşatmış haldesin
Aldığım nefestesin
Seni inanamayacağın kadar çok seviyorum
Ve bu tutkum bana acılar yaşatıyor
Sana kavuşamazsam yıkılırım aldığım son nefesim olursun
Bunun farkında bile değilsin
Seni bir daha göremezsem acılara
Mahkum olurum
Sevdan karşısında
Bitap haldeyim
Ama biz denk değiliz
2)
Artık nesnel düşünüyorum
Zifiri karanlıklardan benliğimi çekerek
Seni ciddi ciddi düşünmeye başladım
Düşüncelerini duygularını okuyorum
Ve seni düşünüyorum
Kendimi ve sevgini bir kenara atarak
Seni düşünüyorum
Ve denk olmayan yönlerimiz beliriyor bir anda karanlıklardan
Senin de düşündüğün farkları buluyorum
Gözlerindeki anlam belki bir şey ifade etmiyor
Beni sevmiyorsun bile aklından bile geçmiyorum
Belki
Yani anlayacağım gibi biz denk değiliz galiba
Ben boşuna sana bu kadar bağlandım
Doğrusu içinde bulunduğum sıkıntılı dönemden
Kurtuluş için bir nebze olsun soluk almak gibi
Bir şey galiba sana karşı beslediğim sevda
Ama şundan eminim ki
Seni ölümüne seviyorum
Seni seviyorum
Beni sevmeme ihtimaline rağmen
Seni ölümüne seviyorum ÇİĞ tanesi
Ömrümün son DEMİM
Tüm dengesizliklere rağmen
Seni seviyorum….
05.07.07
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:19 PM
Adına hayat dediğimiz bu denklem,
Doğum,yaşam ve ölümden ibaret bir üçgen,
Doğum ve ölüm kader,
Yaşamsa;
Doğum ve ölüm arasında,
An gibi,kısa bir zaman.
Sağlaması ise,
Doğum; Boynumuzda bir urgan,
Yaşam; Altımızda tek ayaklı bir iskemle,
Ve ölüm kapıda,
Sinsice beklemekte...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:19 PM
Kim bilir ne soğuktur orası.
Gecenin uğultusu kulaklarındadır çivi gibi.
Bir yanım yalım bir yanım gözyaşı
Karanlık gözlerime dolanmış halka halka
Sesimi duyan var mı ?
Uğultu nereden geldi ,yıkım nereden.
Toprak nerede ,su nerede?
Susun biri nefes alıyor.
Susun.susun
Sesimi duyan var mı?
Azap mohikanlar gibi ateş yakmış dans ediyor.
Güneş ,ay nereden doğacak gökyüzü nerede
Kim çaldı yıldızları.
Hep karanlık mı kalacak Anadolu.
İniltileri ,hıçkırıkları ,şaşkınlığımı kim çaldı.
Ölümün altında ezilirken bedenim ,
kulağında küpe ,saçında örgü
yüreğinde sevgi gönlünde emek,
gözlerinde kalbi olan insan
el ver ölümlerdeyim.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:19 PM
Mâlumunuz üzre
Türkiye bir deprem ülkesi
On binlerce canımızı
Kaybettik bu depremlerde
Yıllar yılı boyunca
Fay hattı kırıkları
Sardı ülkemizin her yanını
Boylu boyunca
Bu kadar can ve mal
Kayıplarının tüm faturası
Kesildi yıkılan binalara
İnsanı deprem değil
Bina öldürürmüş
Ne suçu var ki
Zavallı binanın
Mütâhit çimentodan
Demirden çaldıysa
Kalitesiz malzeme
Kullandıysa ve binayı
İnşâ ettiyse çürük zemine
Bunda binanın kabahati ne
İnsanı ne deprem öldürür
Ne de bina
İnsanı insan öldürür
Öldüremese bile süründürür.
(16 Ocak 2006/ İstanbul)
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:20 PM
Neleri getirmişti bu deprem bize
Ve o akşam yine neleri götürmüştü.
Hiç kolay değildi ağlamamak
Bir tarih yazılıyordu kanlı kalemle
İbretmi yoksa doğaüstümüydü?
Ama unutulmayacak bir şey vardıki
Giden kırkbin ölüydü.
Sabır dedik neydiki bu sabır!
Yeni bir felaketin haberimi?
Evet.
Bu felaketler bu ihmaller oldukça
Bizde ise bu vurdumduymazlık oldukça
Hesabı yok vereceklerimizin
Hesabı yok sabırlarımızın.
Hayır
Her an heryerde,kadere
Teslim olmayacağımızın
Kenetleneceğimizin tâ kendisi.
Yerküreye Bir felaket daha gelirse
Biliyorum bu kıyamet olacaktır.
Böyle bir felaketi yerküre
Bir daha yaşamayacaktır.
Bir daha yaşamayacaktır.
17.11.1999
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:20 PM
Topraklar şahlanmış felâketi anlatıyordu.
Gitti onbinlerce insanoğlu,
Gitti ummanlarca Anadolu
Ve semalar feryatla doluydu.
Neleri getirmişti bu deprem bize,
Hangi ibreti vurmuştu yüreğimize
Yapılan her binanın kirişinde
Yatan zayıf müslümanlığımızı mı?
Yoksa güldüğümüzü mü ağlanacak halimize.
30.11.2003
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:20 PM
Sen benim şiddetli depremimsin,
Eğer ki bir gün olurda
Ellerine uzanan ellerim boşlukta öylece kalırsa,
Gözlerin
Gözlerine yönelmiş gözlerimden hep kaçarsa,
Kırk yılda bir bana uğrayan bakışın onda da
Böyle zehir saçarsa,
Kalen içinde beni hiçbir gün olsun barındırmayacaksa,
Bütün bunlara dayanamaz bu zavallı bina.
Sıvalarım dökülür,
Duvarlarım çatlar,
Kolonlar üzerime üzerime hep üzerime düşer.
Sen benim şiddetli depremimsin,
Hem seni çok severim,
Hem sana uykuda yakalanmaya çekinirim.
Depremimsin neyleyeyim?
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:20 PM
Sınırlar aşıyorsam dört duvar arasında,
Sen yokken esareti yaşadığım içindir.
Ellerimle kazıyorsam kendi mezarımı,
Sen yoksan mekanım olacağı içindir.
Laleler yetiştiriyorsam hayal bahçelerimde,
Herbir Lale'yi sana benzettiğim içindir.
Dalgalı, tuzlu denizler ortasında yakamoz ağlıyorsam,
Gece karanlığında, bir başıma...
Aşık etmek için değil seni,
Bilakis aşık olduğum içindir...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:20 PM
Vurmuşken mızrabını tam bam telime
sarılmışken sendeki ilhamın perilerine
yine de şiir yazıyorum sana kalemimle
son defa sağ ol der misin?
İp nereden incelmişse oradan kopsun
sonum ne olacaksa aman çabuk olsun
can bıktı Azrail gelsin artık son olsun
son defa var ol der misin?
Dost aramaktayım artık şiir mısralarından
aman tükendim insana yaranma telaşından
kimi eleştirsem düşman oldu en başından
son defa boş ver insanlara der misin?
Yok artık şiir yazamıyorum tükendi hayallerim
kaç kandil söndü benimle görsen bitti dizilerim
umutlarımı takas ettim çocuk kaldı hücrelerim
son defa biraz olgunlaş der misin?
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:21 PM
Sanma ki derdim güneşten ötürü;
Ne çıkar bahar geldiyse?
Bademler çiçek açtıysa?
Ucunda ölüm yok ya.
Hoş, olsa da korkacakmıyım zaten.
Güneşle gelecek ölümden?
Ben ki her nisan bir yaş daha genç,
Her bahar biraz daha aşığım;
Korkarmıyım?
Ah, dostum derdim başka...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:21 PM
Gökteki yıldızlara benzetip seni
Bakıp bakıp duruyorum *******i
Düşünürken seni ağlar gözlerim
Avutulmaz bir acı bu benim kaderim
Yalan, gerçek bilmiyorum, aşığım
Galiba unuttum ne oldu telaşım
Şimdi uzaktayım aklım sende
Ne yapsam bilmiyordum derdim seninle
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:21 PM
Gök yüzüne uçmak istiyorum bir sonsuza
Varmak istiyorum fezaya aya yıldıza
Merküre venüse jübütere uranusa
Derdimi anlatsam onlara aceba ne derler
Yüksek tepelerde sıra dağlarda olsam
Issız çöllere doğru yalnızca yol alsam
Denizlerde balıklarla dalgalara kapılsam
Derdimi anlatsam onlara aceba ne derler
Yer yüzünder koca koca ağaçlar olsam
Rüzğar olup yapraklarını savursam
Zengin olup fakirleri yetimleri doyursam
Derdimi anlatsam onlara aceba ne derler
Kar olsam güneş vursa eriyip buhar olsam
Ve yağmur olup derelerden ırmaklara dolsam
Sonra sıcak sevgiler olup kalplere varsam
Derdimi anlatsam onlara aceba ne derler
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:21 PM
Özde Türklük sözde Türkçe,
Derim ama kimse duymaz.
Dilin süsü güzel Türkçe,
Derim ama kimse duymaz.
Türkoğlu Türk sahip üne,
Köprü kurduk dünden güne,
Vatan için Türkçe yine,
Derim ama kimse duymaz.
Dil milletin aynasıdır,
En bulunmaz sevdasıdır,
Bulan için dünyasıdır,
Derim ama kimse duymaz.
Yarın için hep el ele,
Miras kalan kültür ile,
Savaş değil barış dile,
Derim ama kimse duymaz.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:21 PM
Yanağımda solgün yüzün son demleri
Düştü düşecek derken süzülür acıyan yerime
Sol yanımdan dertliyim ben bugünlerde
Heves değildi zira bu yüzden acı veriyor yüreğime
Seni incitmeyi hiç istemedim ki
Seni üzmeyi nasıl düşünebilirim ki
Kulağıma fısıldadığın narin sesinden bir melodi
Olmalıydı sonu güzel biten bir hikaye gibi
Ben sendeki aşkı kiralamaya gelmedim
Zerafetindeki inceliği görüpte bir çırpıda
Yalıçapkını gibi seninle gönül eğlendirmedim
Tüm benliğimle tek söyleyebileceğim
İnan seni en derinimden sevdim.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:22 PM
Derince İstasyonu'nun derinlerinde
Deşiyorum derince dertlerimi
Geçiyorum bir kalemde bu alemi
Ne umdum hayattan, neler buldum
Derince İstasyonu'nun derinlerinde
Dertlerimin içinde kayboldum
Üşüyorum bir ulu çınar gölgesinde
Rüzgar içimde son dalı kırıyor
Derince İstasyonu'nun derinlerinde
Derinden bir ses isyanımı haykırıyor
Taşıyorum içimde kalan son umudu
Cam bir fanus içinde ölgün
Derince İstasyonu'nun derinlerinde
Bulursun belki beni öldüğüm gün
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:22 PM
Ne zaman tutsam ellerini
Gözlerimin önünden mevsimler geçer
Ne zaman gözlerin gözlerime değse
Samanyolundan bir yıldız düşer
Yaşanmış, yaşanacak zamanlar içinde
En güzeli akşam saatleri, buluştuğumuz
Gözgöze, iki büyük yangın gibi
O yanıp yanıp tutuştuğumuz
Başdöndüren o sonsuz heyecan
Çıldırtan arzular kesen nefesi
En güzel bütün korkuların
Bu ateşte bir bir erimesi
Son değil o başlangıç yaklaşan
Tenin bir yerde aşka hazırlığı
Bir buğu halinde geçen zaman
Ve gözlerde sabahın ilk aydınlığı
Yıllarla büyütmek her dakikayı
İnmek seninle derinlerine aşkın
Öpülen bütün nimetler içinde
En güzeli senin dudakların.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:22 PM
Derler ki sigara sağlığa zararlıdır
Demezler mi hasretin,gurbetin yegane dostu
Ayrılığın ,ihanetin ,sıkıntıların tek dayanağı
Kahpeliğin,şerefsizlerin,nankörlerin
Ölüme götüren her şeyin önüne gecen.
Sigaradır kahpe dünyayı dumanıyla örten
Yare olan özlemin çekişindeki nefesi
Sıkıntı, hasretin ve de gurbetin sırdaşı
Seven yüreği kaldıramadığında ihaneti
Ne kadar yakmak istese de dünyayı ayrılan
Sigaradır ayrılığın ardından tek yakılan.
Sigaradır gurbetteyken ayrılan sevenin sevdası
Ve sevdalısından gelen hasret dolu mektubun son bulmasıyla
Yada telefonla duyulan sesin ardındaki
Dökülen sevinç gözyaşıdır
Yada ağıttır,isyandır yasama
Yaşamdaki bozuk giden akışa.
Kaybedilen dostlukların, yıkılan umutların
Giden yarınların dostudur ölümüne
Ölümüne kadar yanında olanıdır.
Sigaradır babaya saygıdan gizlice içilen
Ve delikanlının abilerinden gördüğü erkeklik olgusu
Ve yuvadır nişanlısını bekleyen delikanlının heyecanı
Sonrasındaki doğumhanedeki sancılı bekleyiş
Ve Heyecanları götüren sarılıştaki gizemdir.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:22 PM
Sevdaya tutulduğum o gün inan
Ağlıyordu yalnız yağmur taneleri
Seni hatırladığım yalnız bir tek o gün
Gecemi gündüze döndürdün bil ki
Görmese kararan gözlerim seni
Sevdaya tutulup yanardım her an
Yıllarım kaybolup gelmese geri
Sevmeye muhtaçtım ben seni inan
Solsada gülümün en son yaprağı
Sevdanı gönlüme vermezsin bile
Ve sen yaşarsın yine çektirip acı
Kuruyan gözlerim dönse çeşmeye
Aşk ile tutuşup yansaydın inan
Sevgimi gönlünden atmazdın belki
Kavrulup ateşte kül oldum inan
Sana dost olmamı anlamadın ki
Dert ile yoğrulup kalsan da yalnız
Bendeki sevgiyi anlamazsın ki
Sevdana tutuldum yüreğim sensiz
Kan ağlıyor içim derman olman ki
30.01.2003
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:22 PM
Derme çatma sevdâlardı
oysaki bizim yaşadıklarımız
Her yanı kırık dökük
Dört bir yanı delik deşik
Yıllara meydan okuyan
bir gecekondu misâli
Yıkılmaya yüz tutmuş
Üflesen uçacak hani
Bahçesindeki çiçekler
bir bir solmuş
Âdetâ târûmar olmuş
Son kullanma tarihi dolmuş
derme çatma sevdâlardı
oysaki bizim yaşadıklarımız
Derme çatma sevdâlardı
bizim yaşadıklarımız
Ayrılık rüzgârlarıyla savrulan
Hasretlerin harıyla kavrulan
Ordan oraya sürüklenen
kurumuş bir yaprak misâli
Çürümeye yüz tutmuş
Sararıp solmuş
Miâdı dolmuş
Artık bir tarih olmuş
derme çatma sevdâlardı
oysaki bizim yaşadıklarımız
(22 Eylül 2006/ İstanbul)
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:22 PM
Bir bir daha, iki
Bilirsin.
Altı kere altı, otuz altı
Bilirsin.
Neresi doğru, neresi eğri?
Ne, neyin değeri?
Hangisi iri, hangisi diri?
Kim kötü, kim iyi?
Nerede mavi?
Ne kahverengi?
Nasıl gri?
…
Bunların hepsini, hepsini
Sular seller gibi
Bilirsin.
Dersini çalışmamış yürek gibi
Bir benim seni sevdiğimi
Bilmezsin.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:23 PM
Işık hızında akıyor zaman
Getirdiği dert pek mi pek yaman
Hiç vermiyor ki insana aman
Boşuna dertsiz bir kul araman.
(12 Ocak 2006/ İstanbul)
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:23 PM
Derdimi söylesem bir ulu taşa,
Taşıyamaz, taş ikiye yarılır.
Yansın diye derdi atsam ataşa,
Sitem eder, kader bana darılır.
Gurbet ellerinde çile çektim ben;
Nasıl aşık oldum, bilir misin sen?
Derdi öğrenince seven-sevmeyen,
Sabret diye kollarıma sarılır.
Rüyalara yatar, hayal kururum,
Başımı en büyük taşa vururum.
Pervane olurum, döner dururum,
Sorarım, menzile nasıl varılır ?
Kul Bahri, dünyada düşmeyin dara.
Boşuna sokakta atmayın nara.
İyiyi, doğruyu, güzeli ara;
Tüm yaralar dost eliyle sarılır.
3 Ekim 2002 / Malatya
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:23 PM
Anne nedir? Benim bu halim,
Nedir? Bu gidişim,
Bak! Anne, bu yaşta ne hale düştüm,
Genç yaşımda saçlarımı ağartılar,
Dertsiz başıma dertler çoğalttılar,
Ben ne kadar istesem de bırakmayı,
Dertler beni yakaladı.
Dertler ruhumu sardı bırakmadı.
Dertsiz bir günüm kalmadı.
Yaşayacağım günüm benim için bir,
Ölüm!...
İşte budur oğlu'nun hali.
Anne! Yaşadığı her günü Ölüm!
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:23 PM
Ağlayıp dururum, o günden beri
Gündüzler bir yana tüm *******i
Seni görmek için özlemle geri
Keşke gelmeseydim, gelemeseydim
Hani söz vermiştik, birbirimize
Yuva kuracaktık, sözde biz bize
Sadık kalmamanı, yeminimize
Keşke görmeseydim,göremeseydim
Yağıp kaplasaydı kar yollarımı
Sulara verseydim anılarımı
Bir gün değil, sana tüm yıllarımı
Keşke vermeseydim,veremeseydim
Ben garip çekerken ucuz aşkını
Nasılda bulmuşsun bir başkasını
Sana inanıpta dert hırkasını
Keşke giymeseydim, giyemeseydim
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:23 PM
Dert çekmeden
Mutlu olunmaz imiş
Kemal Olan
Bunu böyle söylemiş
Felek sabredeni
Derviş eylemiş
Sabur ölüm olur
Gider sonunda
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:24 PM
Bu defa giden ben olmayacağım.
Rıhtımda bekleyen gemideki
Bilet almadım bilinmez yarınlara
Bulutlar dolusu ağlamayacağım.
Barıştım artık kendimle;
Bir de vefalı dertlerimle.
Ne zaman terk etsem onları
Bırakmadılar peşimi,geldiler benimle.
Bütün şehirler birbirinin aynısıydı.
Islak kaldırımlar,soğuk rüzgarlar.
Yalnız sokaklar ve dertlerim.
Birlikte yaşadık yıllarca.
Ne zaman bu son desem
Söz versem kendime.
Bir yenisi eklenirdi dertlerime.
Birazdan kalkacak sonsuza doğru
Rıhtımda bekleyen gemi
Bu defa giden ben olmayacağım.
Sevgiyle uğurlayacağım dertlerimi.
Yeni dostlar edineceğim arkasından
İçlerinde adı dert olmayan
Umut olan, neşe olan, barış olan .
İşte deniz dalgalanmaya başladı.
Beyaz köpükler kaldı geride gemiden
Dertlerim el salladı
Gittikçe kaybolan güverteden.
Yeni bir sayfa açtım kalan ömrüme
Geçmişimi de o gemiyle yolculadım.
Yolluk olarak, göz yaşlarımı hazırladım
Vedalaştım dertlerimle,son kez ağladım.
Sonra dönüp geriye yeni dostlar kucakladım.
Dertlerim kadar vefalı
Adı umut olan,neşe olan,barış olan.
Bu defa giden ben olmadım.
Koparıp beyaz mendilimi maziden,
Dertlerime el salladım.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:24 PM
Bir garip sesin var çözemedim sırrını,
Sanki bir destanla coşuyorsun.
Anlasam belki çekemem kahrını,
Öyle dertli dertli nereye koşuyorsun.
Zamanı anlatıyor akan suların,
Sanki dönüşü yok bu zamanın,
Elden düşmeyen bir kitap gibi,
Belki de ölümsüzlüktür amacın.
Çağladıkça beni düşündürüyorsun,
Bende bir garibim biliyorsun,
Öyle dertli ağlama ey pınar,
Her an derdime dert katıyorsun.
Yağmurdan farkın yok şu sineme,
Herşey ecel olurken bu gönlüme,
Yağmur üzerime düşer sen gönlüme,
Bırak akma artık dertli pınar.
1999
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:24 PM
Dertlere cilelere bin son verilsin
Yuregim yanmasin gozlerim durulsun
Yanan yuregime bir damla su serpilsin
Bitsin artik cileler bulanik sular durulsun
Hayatin zincirleriyle bagli olan ellerim
ªu son nefesimde bayri cozulsun
Bagrimda yanan ateªe yuregimde kanayan yaraya
Senin ellerinden bir merhem surulsun
Yeter artik cektigim dertler yeter
Ben seni sevdiysem
Seni sen oldugun icin sevdim
Yuregim de kanayan yarariyi dindirirsin diye
Beni sevgen magrum eylemessin diye sevdim
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:24 PM
efkar doluyor her gece ciğerlerime
nefessiz kalıyorum dertlerin içinde
sönüyorum senin yarım kalan sevginle
Dertliyim dostlarım dertli
ağlıyorum tan yeri ağarana kadar
yüreğimi dertlerin karanlığı sarar
sigaram buram buram acıları yakar
Dertliyim dostlarım dertli
nasır tutmuş çakmağı çakan ellerimi
içimdeki aşk değil tasaların seli
özledim hayata sensiz gülümsemeyi
Dertliyim dostlarım dertli
bana bıraktığın sadece üç beş satır
sevdamız bu döngüye ve hayata kısır
üzgün şarkılar bana seni hatırlatır
Dertliyim dostlarım dertli
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:25 PM
Şimdi adım yok mezartaşımda
rüzgar savurdu harflerimi
utandımda gelen geçenden
toprakla kapladım bedenimi.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:25 PM
Ah yarim diye diye
vay başım bile bile
yalan sevdalar gide gele
beni mi bulur?
Dönemem geriye,sevemem bir daha
en son sevdiğimdin Deryam bunu da unutma!
Özlemimsin, dayanılmaz hasretimsin
Özelsin dön desem de dönmezsin.
*******i ay olur izlerim seni,
kuşlardan alırım haberini
bilirim sen de özlersin benim gibi.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:25 PM
D illere düşmüşüm dikenli yürekler kanatmış ruhumu
E llerimde sevdam pusulam geliyorum O'na doğru
R üzgarda kokusu içime doluyor her solukta Gülümün
Y anında olsam amade emrine her günü ömrümün
A ma kader aşka düşenleri karşılar çile buketleriyle
M ahrum eder beni de avunurum ceylanımın hayaliyle
B ir gurbet dar gelir bin diyara duyurur beni hasretin
İ smini anmaktan harap yorgun kanar dudaklarım
A llah'ın verdiği en büyük nimet senin beni yakan ateşin
T esellisi yar sende hem zehirimsin hem de dermanım
E fkarlanır güneş gözlerinin buğusu perdeledikçe zihnimi
Ş avkın vurur geceme ay çekemez senin güzelliğini
G iden ben değilim sadece beden gizli canım cananda
O da yaşıyorsa mutlu ben divane de onun kulu
N e var ki vuslat beklenilen ******* uzun sarılmadıkça
L eyla bile kıskanır çekemez seni ey güzel ahu
Ü zülme bebeğim tasalanma geçmiş aşkların hicranından
M adem sevmişim bırakamam seni bu dünyada kavuşmadan
D önsün alem dönsün diller sen benimsin her akşam
E lbet eğer gidersem ben ölmüşüm ayrılığın ardından.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:25 PM
Desen ki!
Sarhoş bir keman, rüzgar
Yalpalıyor yol boyu.
Uzakta mavi bir ıslık
Dalgalarda ağıt.
Tangoda tek bacak
Kavalyesiz yıldız.
Ve parmak izinde
Bir kalp kumlarda
Yalnız yüreğimin ritminde,
Dallarda Eylül melodisi.
Tek tek düşüyor
Sararmış hüznün bestesi.
...alkışta bulutlar.
Mevsimsiz yalnızlığımda
Gönlümde bir tını adın.
-Gel desen,
Bak gör nasıl mevsimleri süpürür eteklerim
Saçlarım nasıl takar güneşi
Göğsümde desen al basan buselerin
Ve ellerin
Ellerin ten olsa bedenime
Gel desen...sadece gel desen
Bir yanımda parçası kalmış baharın
Avucumda mayıs çiçekleri
Aşk merdivenini saldım
Gözlerimden gözlerine
Dokunuşunda çiçekleri
Ser desen,
Bak gör nasıl sererim laciverti gecene
Kalemim nasıl toplar sessizliği
Serimde binlerce yıldız kıpırdanır usulca
Ve gözlerin
Gözlerin ay olsa gözlerimde
Sen desen, sadece “sen” desen
Ürperen bedenin kıvrımlarında
Yakar düşleri aşk kıvılcımı
Ayaz keser uykularımı
Penceremde yoksul şehir
Üstü açık caddeye
Düşer gölgesi sokak lambasının
Kim kime bekçi bilinmez
Tedirgin aşk
Titrek gölgeler üstünde
Tek başına zaman
Her adımda birini takar koluna
An olur,
Çığ olur,
bir güne toplanır özlemin
Buz keser sevdam
Üşütür sessizliğin
Dön desen, dönermiyim bilmem
Uyuşmuşken yüreğim.
Desen ki....
-Sarhoş bir keman, rüzgar
Bir kalp kumlarda
Yalnız yüreğimin ritminde,
Gönlümde bir tını adın.
-Gel desen,
Gel desen...sadece gel desen.
Bir yanımda parçası kalmış baharın
Dokunuşunda çiçekleri.
Ser desen,
Sen desen, sadece “sen” desen.
Ürperen bedenin kıvrımlarında
Kim kime bekçi bilinmez.
Tedirgin aşk
Her adımda birini takar koluna.
An olur,
Buz keser sevdam
Üşütür sessizliğin
Uyuşmuşken yüreğim.
Döner miyim sence! -
Editör'den:
Hoşgeldiniz sevgili Arzu Altınçiçek...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:26 PM
Desen ki!
Sarhoş bir keman, rüzgar
Yalpalıyor yol boyu.
Uzakta mavi bir ıslık
Dalgalarda ağıt.
Tangoda tek bacak
Kavalyesiz yıldız.
Ve parmak izinde
Bir kalp kumlarda
Yalnız yüreğimin ritminde,
Dallarda Eylül melodisi.
Tek tek düşüyor
Sararmış hüznün bestesi.
...alkışta bulutlar.
Mevsimsiz yalnızlığımda
Gönlümde bir tını adın.
-Gel desen,
Bak gör nasıl mevsimleri süpürür eteklerim
Saçlarım nasıl takar güneşi
Göğsümde desen al basan buselerin
Ve ellerin
Ellerin ten olsa bedenime
Gel desen...sadece gel desen
Bir yanımda parçası kalmış baharın
Avucumda mayıs çiçekleri
Aşk merdivenini saldım
Gözlerimden gözlerine
Dokunuşunda çiçekleri
Ser desen,
Bak gör nasıl sererim laciverti gecene
Kalemim nasıl toplar sessizliği
Serimde binlerce yıldız kıpırdanır usulca
Ve gözlerin
Gözlerin ay olsa gözlerimde
Sen desen, sadece “sen” desen
Ürperen bedenin kıvrımlarında
Yakar düşleri aşk kıvılcımı
Ayaz keser uykularımı
Penceremde yoksul şehir
Üstü açık caddeye
Düşer gölgesi sokak lambasının
Kim kime bekçi bilinmez
Tedirgin aşk
Titrek gölgeler üstünde
Tek başına zaman
Her adımda birini takar koluna
An olur,
Çığ olur,
bir güne toplanır özlemin
Buz keser sevdam
Üşütür sessizliğin
Dön desen, dönermiyim bilmem
Uyuşmuşken yüreğim.
Desen ki....
-Sarhoş bir keman, rüzgar
Bir kalp kumlarda
Yalnız yüreğimin ritminde,
Gönlümde bir tını adın.
-Gel desen,
Gel desen...sadece gel desen.
Bir yanımda parçası kalmış baharın
Dokunuşunda çiçekleri.
Ser desen,
Sen desen, sadece “sen” desen.
Ürperen bedenin kıvrımlarında
Kim kime bekçi bilinmez.
Tedirgin aşk
Her adımda birini takar koluna.
An olur,
Buz keser sevdam
Üşütür sessizliğin
Uyuşmuşken yüreğim.
Döner miyim sence! -
Editör'den:
Hoşgeldiniz sevgili Arzu Altınçiçek...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:26 PM
Güneşi balçıkla, sıvayan adam.
Buldun mu o bedbaht, gölgede çare.
Aynanın arkası, kupkuru bir cam.
Benliğinden sürgün, kaldın avare.
Ördüğün fikir ki, bir ucuz fistan.
Gergefin alnına vurulmuş pençe
Aydınlar köyünde, karanlık destan.
Tellalın haberi, doğrumu sence.
Ezele ebede, yok diyen kafa.
Elinde mi haydi, yokluğu yarat.
Döndü mü mezardan giden mankafa
Aldın mı kendine, ölümden berat.
Bir mühlet harmanı, gardiyan Dünya.
Savuran savrulan, öteye mahkum.
Yaşamak bir gece, gördüğüm rüya.
Tadına varmadan, tükenen uykum.
Ne varlık başıboş, ne yokluk gerçek.
Eşyada her nefes , çözülmez şifre.
Akıl minderini, kaldırsan tek tek.
Ölümden sonrası, asıl deşifre.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:26 PM
Ah o doyasıya yaşayamadığım ''yıkık duvarlar'' ardındaki güzelliğim
sakallarımda bembeyaz aklar olarak yaşayan tertemiz sevda masallarım benim
sakallarımda çocukluğum yüreğim hep bir çocuk yüreğimde hep bir çocuk
hep çocuğum hep çocuğum hep çocuk
önümü görmek için hep arkama döndüm ben
yüreğimde hep düşler ve aşklarla
ayrıntıların yataklarından hayata yalınayak yürüdüm
acılar ve hüzünler birer ölümdü bedelini ödedim
insanlar sevmesinler insanlar sevmesinler
sevdikçe öldürüyorlar insanlar sevmesinler
bilmeye görmeye duymaya çalıştıkça öldürüyorlar
keşke sakallarımda saklamasam
keşke gözyaşlarım esmer tenimde üşümese
keşke geri gelse
o ''kül rengi yıkık duvarlar'' ardındaki o tertemiz sevda masallarım
bir şiirin nasıl yazıldığını öğrenemedi bile çocuk ömrüm
''bir mendil'' değil, bir gül, bir çocuğun yüreği niye hep kanar
akşamları kirpiklerime ölüm ağır ağır gölgesini düşürür
ay buluta boğulur, gece saçlarıma yaslar suskunluğunu, gözyaşlarım üşür
nereye dokunsam keder, nereye yürüsem yalnızlık
kimlikler düzmece, eğlenceler arabesk, mutluluklar yalancı
sevinçler sahte, gülüşler içtenliksiz, ilişkiler inceliksiz
silik kimliklere her şey eksik, her şey yarım ve üstelik yanlış yazılmıştır
yoksa neden her gece yıldızlar kanayarak kaysın ki
yoksa neden her sevişme sonrasında ağlasınlar ki
kentlerin kalabalıklaştıkça tenhalaşan sokaklarında usulca kanarken düşlerim
bir ürpertiydi suratıma iğreti yapışan buruk gülüşlerim
her geçen gün ******ları daha çok seviyorum
onların da düşleri kanatılırken gülüşleri ağlatılmış
ömürleri ipotek altında, duyguları haczedilmiş
bir uçurum yalnızlığında tertemiz gülüşleri
dereler ırmaklara
ırmaklar denizlere
denizler okyanuslara....
oysa biz çoğul yalnızlıklara aktık
bir uçurum yalnızlığında gülüşler
y en la hora de nuestra muerte*
bir gül dikenini içine büyütmez
ama ben büyüttüm usulca kanayarak
''bir mendil değil'', bir gül, bir çocuğun yüreği niye hep kanar?
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:27 PM
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!
Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:
Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden,
Çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden,
Çekiyor tebeşirle yekun hattını afet;
Alevler içinde ev, üst katında ziyafet!
Durum diye bir laf var, buyurunuz size durum;
Bu toprak çirkef oldu, bu gökyüzü bodrum!
Bir şey koptu benden, şey, Herşeyi tutan bir şey.
Benim adım bay Necip, babamın ki Fazıl bey,
Utanırdı burnunu göstermekten sütninem,
Kızımın gösterdiği, kefen bezine mahrem.
Ey tepetaklak ehram, başı üstünde bina;
Evde cinayet, tramvay arabasında zina!
Bir kitap sarayının bin dolusu iskambil;
Barajlar yıkan şarap, sebil üstüne sebil!
Ve ferman, kumardaki dört kralın buyruğu:
Başkentler haritası, yerde sarhoş kusmuğu!
Geçenler geçti seni, uçtu pabucun dama,
Çatla Sodom-Gomore, patla Bizans ve Roma!
Öttür yem borusunu öttür, öttür, borazan!
Bitpazarında sattık, kalkamaz artık kazan!
Allah'ın on pulunu bekleye dursun on kul;
Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.
Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa;
Yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!
Kubur faresi hayat, meselesiz, gerçeksiz;
Heykel destek üstünde, benim ruhum desteksiz.
Siyaset kavas, ilim köle, sanat ihtilaç;
Serbest, verem ve sıtma; mahpus, gümrükte ilaç.
Bülbüllere emir var: Lisan öğren vakvaktan;
Bahset tarih, balığın tırmandığı kavaktan!
Bak, arslan hakikate, ispinoz kafesinde;
Tartılan vatana bak, dalkavuk kefesinde!
Mezarda kan terliyor babamın iskeleti;
Ne yaptık, ne yaptılar mukaddes emaneti?
Ah! küçük hokkabazlık, sefil aynalı dolap;
Bir şapka, bir eldiven, bir maymun ve inkılap!
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:27 PM
İşte zamanın karanlığı, gece gibi,
Geçer bir gölge komadan.
İşte Tanrı nefesli sahiller,
İşte Bizans kopmuş Romadan.
Sakalları uzamış keşişler sırtında,
Bahar halinde bir yük:
Sur örülmüş kıyılarda yokluğa taraf,
Taşlarla, kıskançlıkla ağır ve büyük.
Eski İstanbul, ruh kadar eski,
İnsan daha fazla eskiyemez ki.
Bir boşluk ki göller tadında uzun,
Ya hiçe uzanmış vaktimiz, ya hepe.
Yedi meçhul üstüne açılmış,
Yedi tepe.
Haliç, dünya öküzünün boynuzu, hiç kımıldamaz,
Kımıldar bir kapalı su.
Geçer, asırlar gövdesine, aydınlık,
Uyumayanların uykusu.
Eski İstanbul, hatıralardan eski,
Göresin usul usul gez ki.
Tarumar olmuş,
Daradan, Sardanapaldan anlar.
Gemilerle, kervanlarla dolmuş, çırılçıplak,
Aşkı kaybedenler, bulanlar.
Devir devir kapılarında durmuş,
Nesilleri Asyanın, bu bakış ahu diye.
Sormuş sıcak rüyasını,
Peygamberin orduları, Hu, diye.
Eski İstanbul, eski,
Geçmiş günleri kimse söyletemez ki.
Saz nameleri gelir, din uğruna çarmıha gerileceklerden,
Belki çarmıhsınız, belki sazsınız.
Ölümlerden hangisi gerçek,
Anlıyamazsınız.
Farkedilmez Doğu ve Batı.
Hayaller dolusu cenaze, düşüncelerden.
Ayaklarınızın, ayaklarınızın,
Ayrılışı yerden.
Eski İstanbul, yakın ve eski
Öyle bir ses ki.
Can ile ten susamış, susamış,
Geçmiş de nice güzeller aradan.
Osmanlı padişahı Sultan Mehmet,
Bir seher, kadırgalarını yürütmüş karadan.
Aşk ile dizdiği topları bir bir dizmiş.
Çevirmiş hülyanın her yanını.
Lale gibi vermiş, bir akşam güneşinde,
Yiğit yeniçeri canını.
Eski İstanbul, çok eski,
Rüzgar, şahadete varasın, es ki.
Dil farkı, din farkı iyice azalmış o demlerde,
Bir sis ki bahçeleri, yüzü, cihanı kaplar.
Tekrar güne çıkmış, tekrar hayata, mahzenlerden,
Nur ve hayal ölmüş ellerin yazdığı kitaplar.
Yürümüş yürümüş hilalleri Türklerin,
Allahın havalarına, yalnız ve tek.
Serdengeçtilerle, akıncılarla
Buradan başlamış dünyayı sevmek.
Eski İstanbul, hem rahat, hem eski,
Yaşaması öyle tez ki.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:40 PM
Karamsar olursa bu yolda yıkılırım,
Ne olursun desteğine muhtacım.
Gülümse yoksa çilekeş kalırım,
Destek ol bana desteğine muhtacım.
Bilirsinki sen olmadan ben olamam,
Sana güzel bir gelecek asla bulamam,
Beraber oldukmu neler yapmam,
Her zaman desteğine muhtacım.
Senin derdin benim derdim oldukça,
O güzel gözlerinde teselli buldukça,
Hele içimden karamsarlığı attıkça,
Yarınlar bizim olur, desteğine muhtacım.
Bilmem nedir içimdeki bu fırtına,
Ne olursun kararını açıkla bana,
Kaybetmeden kazanıp uğruna,
Senin için yaşayacağım desteğine muhtacım.
RAFET'in böyle delice severken,
Daha şimdiden yarını düşünürken,
Neye kararlısın, söylermisin erkenden,
Vakit gecikiyor desteğine muhtacım.
1998
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:40 PM
Aşklara vurur bülbülüm / yuvalanır gönlümün gülistanına
Gülüşün can sıcaklığımdır üşüdüğümde / soluğun ateş
Yak savur küllerimi çölüme döneyim
Orman fısıltıları kulağımda/ rüzgar ıslıkları
Yağmur tutuşmaları / sevgi buluşmaları
Aşkın düştüğü yer… yangın
Yalnızca nefesin dindirebilir volkanımı
Ve rüzgarın merhem olur yarama süründüğüm
Bil ki derin kuyularında hasretimin suyu sensin
Ve nasılsan öylece gel salınışın rüzgarıyla
Irmakların sesiyle ay serenatları dökülsün kulağıma
Dudağıma işlesin meltem meltem seher yağmurları
Gözlerinin içinde sönmüş bir tutam yıldız gibi kalayım
Uçurumlara tutsak bir rüzgarım, yağmurlarla yaralı sesim
Fırtınalarda çırpınan suyum, hıçkıran ışık
Karlı dağlarda uzak bir ses gibi
Solgun bir anıyım şimdi bu uzak kentte
Kuşların göçüp gittiği mevsimlere benziyor yüzüm
Ömrümün bütün dallarını silkeledi hayat
Bütün bahçelerinden kovuldum umudun
Bir acıyı aşmak için, bin acıyı sırtıma vurdum
Uzak düştüm saçlarıma karanfil eken yıldızlardan
Sahipsiz mezarlıklar ülkesinde çıplak dolaşıyorum şimdi
İçinden kırılmış bir gölge
Başka hangi duvara yaslanabilir ki aşktan öte
Ve nasıl dayanabilir ki
Sevinçler yoksa terkisinde çekilen acıların
Ah Destina yaralı kızım, utangaç yıldızım
Yaslı gelinim, anadolum, sarı sızım, sorma beni
Baktığım her pencerede doğulu ezikliğim
Yurdundan kovulmuş bir coğrafyasızım
Çıktığım her yolculukta türküler tutuşur içimde
Şimdi uzak bir sızıda nar ile közlenip
Çoğalan yalnızlıklarla yeryüzüne dağılıyor kalbim.
Kalbim ki, zemherinin ortasında kanatları üşümüş yavru bir kuş
Nereye uçsun ki, umutlar yoksa kanadında savuran yellerin
Bırak bende başlasın bu ateş sende bitsin
Aşktan öte ne varsa kalbimde savur gitsin
*******in uzun kirpiklerine yalnızlığımı iliştirip ağlayayım
Ey göğsümde nar sıcağı, çığlığıma sinen duman
İçime soğurmuş küllerini bırak kızıl bir sabahın
Bırak ki dağılsın ıstırap yüklü bulutlar
Ateş oflayan ormanında bu ahın
Gün ışığıyla işlenmiş bir çiçeği
Koparıp göğsümün üstüne bastırıyorum her akşam
Dindirsin diye yüreğimdeki sızıyı
Tam da usumun ortasına düşerken gülbahar ülkem
Ah Destina’m, kara kızım, uzun saçlı hasretim
Kül rengi kirpiklerinde nehirler yürüyenim
Gelirsen sevdiğim çiçekleri getir
Gönlünün güneşli bahçelerinden / nilüferlerin zülüflerinden
Ve derin kuyularından hasretin, su getir
Koca İstanbul'u getir bana gelirken
Mis sokağını, karanfil konağı, kitapçı dükkanlarını
Üç beş dergi, diline dolanan bir şarkıyı, bir çınar altını
Mor salkımlı düşlerini getir
İstiklal caddesinde el ele dolaşan yeniyetme sevdalıları
Yıldızlar getir kaygısız bir gecede
Ay ışığı gülüşünle sarıl içimdeki feryada
Düşsüzüm düşlerine al beni / soluksuz sevişmelerine sakla
Dudaklarınla kapat dudaklarımı / soluduğumda
Uyuduğumda / alnımdan öperek uyandır beni
Ki, denizlerin sevgiyle köpürdüğü saatlerde
Şiirin yedi renk çakılları vursun kıyılarıma
Aşk bir yanımı alıp götürsün / özlem bir yanımı
Bir ömür sevgi yağmurunla ıslanayım
Şimdi ay ışığıyla süslenmiş penceremde
Sen gece gözlü güvercinimsin, özlem yüklü şiir’im
Bırak güllere vursun gülüşün / harelensin denizlerin yüreğine
Yanaklarında aşkın solmayan rengi
Saklayıp *******e gizini / yıldızlara uzansın mavi düşlerin
Bense çevire çevire dört duvarımı / bir ömür aşkınla böyle yanar kalayım
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:40 PM
Öyle bir devim ki, ben, hakikatte pireyim,
Bir delik gösterin de utancımdan gireyim...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:40 PM
Sen deli rüzgarım, ben kuru yaprak
Savur beni savur, düşene kadar
Dağda güneşim ol, ben kuru yaprak
Kavur beni kavur, pişene kadar
Sapladığın okun, gerdiğin yayım
Sensin benliğimde en büyük payım
Etrafında devir daim halkayım
Çevir beni çevir, şaşana kadar
Hayat sensizlikse ölmeye değer
Ömrü bir kalemde silmeye değer
Bana gelmen için engelsem eğer
Devir beni devir, aşana kadar
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:41 PM
İşi düşmüştü devlet dairesine
çare arıyordu kanayan yarasına
elinde sımsıkı tutup dilekçesini
çaldı kapıyı şapkasını alıp eline.
Hayret! Memur masasında uyumuyordu
bakıp yüzüne bir de gülümsüyordu
ne sevimli ne güleç bir insandı ki
o tatlı sesiyle “buyrun efendim” diyordu.
O da nesi... Bir rüzgâr esiyordu
gecenin ayazı iliklerini donduruyordu
elinde sımsıkı tuttuğu dilekçesiyle
bir bankın üzerinde sabahı bekliyordu.
Devlet dairesine bir uğrayıverecekti
hal hatır sorup gönüllerini alıverecekti
purosunu şöyle bir düzeltip ağzında
kapıyı da çalmadan içeri dalıverecekti.
O binlerce rüyanın gerçeğini yaşayacaktı
oturup koltuğa bacak bacak üstüne atacaktı.
Memurla birlikte attığı kahkahalar
parkların banklarında yankılanacaktı.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:41 PM
Sürur nerde, uçar olduk
Ya Bülend ya da Rahşan'ca...
Türlü derde düçar olduk
Tüketir başlı, başınca...
Felek kırılsın tekerin !
Yok mu kaymağın, şekerin ?
Sana bir kazık dikerin,
Devlet krizi aşınca...
İşsiz yiğitler hamlandı
Evli olanlar gamlandı
Mazot daha da zamlandı,
Dolar değeri düşünce...
Yol üstünde kasalıyor
Bir uzayıp, kısalıyor
Sağnak yağmur çiseliyor,
Travestiler coşunca...
Varsın boş olsun kundağın
Adı yeter bir fındığın
Çapkın lakabı zındığın
Manken peşinde koşunca...
Nice kundaklar boş kalır
Kaşık değmemiş aş kalır
Bağra basmaya taş kalır
Köpek kapıyı şaşınca...
Varlığı kazma, kürektir
Muttaki birde yürektir
Tohumla, gübre gerektir
Çiftçi toprağı deşince...
Neylesin sarayı, köşkü ?
Hüsam çeker Allah aşkı
Ecel Haktır etme kuşku
Amma dost amma düşmanca...
Tilki_Andre
09-15-2007, 05:41 PM
şiirler için teşekürler...;)
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:42 PM
Devrim odur ki, kalbten fâniliği devirsin;
Yaşamaktan murad ne, hesabını bildirsin!..
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:42 PM
Orta yerinde köyün dibek taşı
Bulgur döver köylü kızları
Ellerinde soku hababam vurur
Taş dediğin verir bulguru
Yarine kızan alır eline sokuyu
Çıkarır dibek taşından bulguru
Anlamaz ki yari bu huyunu
Dibek taşı yer başına sokuyu
Dibek başında kızlar türkü söyler
Yari kahvede kumar oynar
Bulgur hep den bahanedir
Yarini bekler dibek başında kızlar
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:43 PM
ben istemez miyim sanıyorsun?
içimden seni içimden çıkartıp atabilmeyi..
unutmayı yada seni sıradan biri sayabilmeyi..
ben istemezmiyim sanıyorsun?
anlatamıyorum sana;
içimdeki o büyülü etkini,
seni hayal etmenin bile sevincini,
her sesini duyuşumda titreyen ellerimi..
rüyalarımdanda çıkmaz oldun!!
kalbimin ritimleri ismini mi heceliyor ne??
mutluyum işte hoşgör beni;
seninle mutluyum işte..
ihtiyacım var sana,
seni hayal etmeye bile ihtiyacım var..
gözlerimi kaçırsamda gururumdan,
seni görmeye ihtiyacım var!!
sözlerinin noktası,virgülü yankılanıyor beğnimde
ve ben engel olamıyorsam tüm bunlara,
kabul ettiysem her türlü suçu suçluluğu..
hoşgör işte;
düşkünüm,saçmayım,sensiz noksanım..
hoş gör işte, sendeymiş benim diğer yarım..
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:43 PM
Çıkacaktır her zaman yoluna
Yılanlara dikkat et arkadaş .
Aşkı eşya yanında boşuna,
Bilenlere dikkat et arkadaş .
Kendinle bir sanma etrafını
Düşün-taşın da konuş lafını
Gıda deyip, ruhunun küfünü,
Silenlere dikkat et arkadaş .
Güvenme sesine, kalemine
Dalıp gitme hayal alemine
Gerçeğe bak işin ilimine,
Yalanlara dikkat et arkadaş .
Herşeyi öğrenirsin zamandan
Yeter ki, dönme doğru yolundan
Yüzüne dost, sırtına zalımdan
Olanlara dikkat et arkadaş .
Bırak vefasızların peşini
Silah etme, sakla gözyaşını
Fırsat diye saçını, başını
Yolanlara dikkat et arkadaş .
Öğüt dinle alimden, aydından
Farkın olsun kupkuru odundan
Zordaykenh sana bıyık altından
Gülenlere dikkat et arkadaş .
Bu sözlerim gitmesin ağrına
İlerde çok vurursun bağrına
Sararıp-sararıp, hiç uğruna
Solanlara dikkat et arkadaş .
Hüsam'da bir zamanlar böyleydi
Saflığın, doğruluğun ehliydi
Çok giden gibi O da iyiydi
Kalanlara dikkat et arkadaş .
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:43 PM
Kalbimi üzerinde dikkat kırılır
ibâresi bulunan bir kutunun
içerisinde gönderiyorum sana sevdâlılar
adlı kargo şirketiyle hemen şimdi bir
tânem
Bu kutunun gideceği yer olarak
senin gönlünün adresi yazıyor
iri kıyım puntolarla harflenmiş olarak
Aman dikkat et kırılmasın kalbim
sana kutu içinde geldiğinde
bir kargo görevlisinin ellerinde
Gönderimi muhafaza et en itinâlı
bir şekilde ilk günkü gibi kalsın
sana gönderdiğim hâliyle
Artık kalbim senin ellerinde
İyi bak ona olur mu
Onu yüreğinin yanına koy ki
âhengiyle çarpsın benim yüreğim de
seninkisiyle birlikte
Hiç bir zaman durmasın tâ ki
senin yüreğinin
çırpınışlarının
durduğu o son ânâ kadar
İyi bak ona iyi bak sevgilim
İyi bak nâzik kalbime.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:43 PM
Bütün hakikatler sizinle olsa,
Her tarafa adalet terazisi kurulsa,
Sorarım size vampir ruhlu liderler,
Bir bebeğin kanı kaç litre petrol eder.
2003
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:43 PM
dilara bir ışık gibi gözlerin
karanlık gönlüme bir geçit bulmuş
sızıyor çoğalıp her gün gizlerin
bir dere bir ırmak bir nehir olmuş
sevgi atlasının nakışlarından
her ilmek bir deniz daldım dilara
can simidim sensin bakışlarından
bir ümit ışığı aldım dilara
geç kalma haydi gel bu gidiş dursun
bu acı bu korku titreyiş dursun
cananım ol yüksel gönül katıma
yetmez mi bu hasret bekleyiş dursun
ah yine gönlüme sensizlik düştü
sazımın teline sessizlik düştü
baykuşlar konunca tomurcuk güle
şakıyan bülbüle dilsizlik düştü
bir tarih eskittim bir çağ eskittim
anlamak ne mümkün gönlünü senin
her seher kendimi hesaba çektim
bu gizemli sevda senin eserin
bu kaçıncı dava kaçıncı celse
yargıç sensin davacı sen dilara
sesin sessizliği artık bitirse
nihayi hükmünü versen dilara
sen gittin güneşler uzakta kaldı
yüreğim kurduğun tuzakta kaldı
bana okuduğun aşk türküsünden
aklımda bir ünlem bir nokta kaldı
dilara cefayı bilemezsin sen
ben ağlarken sefa süremezsin sen
bu endişe korku oldukça sende
beni hiçbir zaman sevemezsin sen
dilara ölümler ne kadar kolay
bir anlık mesele nihayetinde
sen istersen beni yaşamıyor say
nasılsa anlarsın günün birinde
gelirsin depremler isyanlar susar
kuşlar susar eğer sen konuşursan
bir tatlı tebessüm yüzleri sarar
dilara gülümser aşkı anarsan
ceylansız bir dağın anlamı var mı
yağmursuz toprağın anlamı var mı
sen baharda çiçek güzde meyvesin
sensiz bu dalların anlamı var mı
artık kafdağına varmanın vakti
zümrüdüankayı bulmanın vakti
bırakıp cilveyi edayı nazı
dilara gönlümü almanın vakti
gözlerin bahara renk veren güneş
dilara ellerin beş pınar gibi
sevdanın yeleği sanki bir ateş
yüreğin derinde köz yanar gibi
bana seni hatırlatan ne varsa
uzanırım özlem ile tutamam
bu istek bu arzu bir gün susarsa
yürür gider dur desen de duramam
ayakta pranga elde kelepçe
tutsağınım gayrı sorma gerekçe
sana her bakışım tebessümlerim
sevdayı anlatan bir tür dilekçe
şimdi senin adın şiirde gizli
okyanusta gizli nehirde gizli
bu sevda kalamaz anlarsa biri
gönüllerde gizli dillerde gizli
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:44 PM
Dile düşme, dile düşme,
Badem gözlüm, dile düşme,
Bilesin; bu aşktan, bu sevdadan,
Fayda yoktur ikimize,
Boşuna dile düşme...
Dile düşme, yanarsın,
Bir ömür boyu ağlarsın,
Sebebi bende arayıp,
Bana intizar eylersin...
Dile düşmek kolay sanma,
Düşmem diye de, aldanma,
Aşk dile düşürür insanı,
Ateşler alır her yanı,
Bir gün anladığında bunu,
Çok geç olur; dile düşme...
Dile düşme, dile düşme,
Sevdiceğim, dile düşme,
Söylüyorum işte sana,
Söyledim diye de küsme,
Bir yar için; dile düşme...
25.02.2004 Taşkışla/Taksim
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:44 PM
Bir aşk diledim kalbimden
Parmak hesabı yapıp içimden
Dileğime düğüm attım en derinden
Oysa anlatamadım hiç
Bu hicazkâr ruhumu
Sıyıramadım ebedi kederlerimden
Bir seni diledim Rabbimden
Günahlarımın hesabını yapıp geçmişimden
Hasretime kahır bastım en keskininden
Oysa dindiremedim hiç
Şu ağlayan gözlerimi
Kurutamadım sebepsiz gidişinden
Seni benden çıkardım
Geriye ne mi kaldı?
Ben göremiyorum ki
Ya sen?
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:44 PM
D eniz kenarında gün batımını seyretmektir seni sevmek,
İ nanmaktır aşka uğruna ölümü göze almaktır
L al olup konuşamamaktır seni sevmek
E lini tutarken yüzüne bakarken titremektir
K aybolmaktır seni sevmek ve her şeyden vazgeçmektir....
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:44 PM
Bil ki bendedir aşk,Sana uyku durak
Gözlerim kölen,sen uykuda prenses
Geçirdim *******i,gözlerine tutunarak
Ay döndü,yıl döndü,ben etmedim pes
Uyutmadı yine hayalin,bu gece beni
Yalvardın mı Allah’a dileğin mi bu
Sen çıkar yine tatlı uykunun keyfini
Ben isyandayım,aşkın adaleti bu mu
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:44 PM
Sen hergün köşebaşlarında
Yırtık urbanla kirli ellerinle
Avuç açan, sefil insan.
İnan yok farkımız birbirimizden
Sen belki tüm yaşamınca dilenecek;
Beklediğin beş kuruşu biri vermezse
Ötekinden isteyeceksin.
Ama ben tüm yaşamım boyunca
Tek bir kez dilendim
Bir acımasız kalbin sevdası ile alevlendim.
Öylesine boş öylesine açık kaldı ki elim,
Yemin ettim bir daha dilenmeyeceğim.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:44 PM
Bir gün evinin kapısına dilenci kılığında gelip
Tak tak vuracağım
Kimdir o diyeceksin
Sesimi çıkarmayacağım,
Para vereceksin almayacağım,
Ne istediğimi soracaksın
Yirmi yıl önce kaybettiğim sevgilim diyeceğim
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:44 PM
En yakın deniz kenarına atıyorum kendimi
Her dalga halime üzgün..
Her dudakta bana tebessüm..
Ne vardı diyorum 'ah' ne vardı
Şu kaldırımda resmin olsaydı...
Eğilip öperken ben
Görenler, varsın dileniyorum sansaydı...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:45 PM
Bir sıcak bakışla teselli aradım senden,
Sense dilenci sandın,
Kovdun beni kalbinden!
...
avucumu açtım sana,
“...bir yudum sevgi ver”
dedim sana
Sense dilenci sandın beni,
Kaçtın beni her gördüğün sokakta!
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:45 PM
avuçlarımda bir dilenci çocuğun zavallılığyla geliyorum sana
ılık bir yaz yağmurundan
sabahın üşüten yalnızlıklarına akar gibi
akıyor ellerim ellerinden
yalnızlığın kahramanca zaferi
kapatıyor bir kez daha kapılarımı yaşama.
kendi alemimde bir dünya yaratıyorum ikimize
tekmelerini hissediyorum aşkımızın kalbimde
daha var doğmasına diyorum
bu yoksul hayatta zenginliğim olur belki
sonra ufka dönüyorum yüzümü
varlıkla yokluk arasındaki ince çizgide
sana kendi yokluğuma doğru süzülmek
ve senin kumasallarında kaybolmak istiyorum
sonrada kıyılarında karaya vurmak.
ürperiyorum bir an
ruhum ayrılıyor bedenimden
o dilenci çocuğun gözlerinden bakıyorum sana
ve son kez aşk dileniyorum...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:48 PM
Böyle de bir alış veriş hiç yok ki
Hep sen alıyorsun,verdiğin yok ki
Bu ne biçim alışveriş dilenci
Defol diyorum kapımdan
Hiç,hiç gittiğin yok ki
Dipsiz bir kuyu gibisin sanki
Anlayamadım gitti,sendeki bu hali
Ne varsa alıp,alıp götürüyorsun dilenci
Ben sanki elinde oyuncak misali
Çaldın yine kapımı,istiyorsun gözlerimi
Gözlerin kör olsun senin dilenci
Neden böyle saldırıyorsun anlamadım ki
Senin kalbin hiç yok mu dilenci
Durmadan istersin şu kalbimi
Al oda senin olsun dilenci
Üç beş tik tak atıp gidecek
Bu dünyadan bana sormadan gizlice
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:48 PM
Bir dilenci gibi kapına geleceğim,beni görünce tanımayacaksın.
Para vereceksin; param var diyeceğim..
Ekmek vereceksin; karnim tok diyeceğim..
Öyleyse ne istiyorsun diye sorduğunda;
"Bir zamanlar sana verdiğim kalbimi" diyeceğim!..
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:48 PM
Dalgakıranım ol
Koru beni rüzgarından
Yitirdim inancımı
Zayıf kanatlarım çelimsiz bedenimde
Bir dalda garip bekleyişimi taşır
Leylak ışıklarda
Ben durgun sularda sazlık
Anlamayan bakışlarda dalgınlık
Beklenende telaş
Sevgide yanlışlıklardayım
Bir damla
Bir avuç içi kadar sevgi
Parçalandı giysilerim
Dizlerim yırtık
Kollarım sökük
Dilenciyim ........
Her avuç açtığım bakar yüzüme
Göz göze gelmeden konuşur
Benimle
Her bakış zehirli ok gibi iniyor beynime
Ben zehirli ok dilencisi miyim.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:48 PM
kim verdi yeterince, yaşamın hakkını
kim görebildi,
yetimin gözyaşlarını yorganın altına sakladığını,
"ben de insanca yasamak istiyorum"
diye yırtınırken birileri
tek başına bırakılmadı mı,
dipsiz kuyularda.
uyuma! ey insanoğlu gafleti uyandırmışken uykusundan
hala gölgesinde yaşıyorken atanın,
bir şerefsizin sofrasında satıldın,
kan kusuyorsun arkasından.
daha dogmadan,
çatalını batırmışsın lokmama
hayatta yarim eksik olabilirim ama,
ben,
bir kaç melunun sofrasında,
satın alınmayacak kadar da tamamım
atamın kanını taşıyorum
Türkiyedir vatanim.
bir daha,
zafer kazanmış komutan edasıyla
dikilme karşıma
bu topraklarda,
kimse benimle, böyle konuşmaya cüret edemezken,
ve ben bugün sana yasama hakkini verdiysem,
sakin bu seni yanıltmasın
biz değil miydik inen,
ölümün kıyısına ana, oğul, kız, kızan,
biz değil miydik, özgürlüğün simgesini kanla toprağa kazan
vatan hasretiyle gelmedik mi uçurumların ucuna
şerefsizce konuşan binlerce dili kesmek adına,
can vermedik mi
Sakarya' da
Gelibolu' da.
göremediysem ben o sarisini
göremediysem denizler gibi bakisini
kısmet olmadıysa ölmek yanında,
ve eğer görebilme şansım varsa
cennetin en yüce divanında
ben dilenmeye hazırım,
cenneti...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:48 PM
Neylersin gönül neylersin
Söyle içinden söküp atabilir misin?
Bu sevdayı söyle unutabilir misin?
Sana bakan o gözleri
Söyle yüreğim söyle
Dağlara, taşlara, ağaçlara
Anlat onu nasıl sevdiğini
Dağın, taşın, ağacın
Kulağı yoktur dinleyemez
Dili yoktur söyleyemez
Onu onu nasıl…
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:48 PM
Yarim seni bu çağında seveyim
Üstüne al basma,fistan alayım
Aşkınla ben kor közlerde yanayım
Dilim seni dilim dilim dileyem
Sensiz ben dünya malını neyleyim
Yarim yollarını gözler dururum
Bekletme gayrı aşkına köleyim
Dilim seni dilim dilim dileyem
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:49 PM
Kırdığım o temiz kalbin,
Yarasını nasıl sarayım.
Sözlerine uydum hep ellerin,
Dilimin kurbanıyım.
Hatamı bilerek inadıma,
İsyan ektim umuduma,
Kim derman olur gözyaşıma,
Dilimin kurbanıyım.
Ne zaman bitecek bu hasret,
Ayrılık yüreğimde eziyet,
Sözlerim uyandırdı nefret,
Dilimin kurbanıyım.
İnan yüreğim sana hasret,
İşte sende o büyük kudret,
HATİCE'm bu RAFET'i affet,
Dilimin kurbanıyım.
1998
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:49 PM
Acımtırak sözlerinin tadı
dımdızlak aylak bırakan gözlerinin gömen felaketi....
Yürüyorum kelebek saltanatı dilimli hayatımda
benimkisi biraz ağlamaklı
yudumluyorum biraz korkulu
benimkisi biraz esrarengiz olan vazgeçilmezi bekleyiş
dert işlemeli
dantel geçirmeli
tığı ....yenimden kızdırıp kez'lerce
bir kendim geçerim korun narından
bir kor geçer, benim yarım yüreğimden
Benimkisi biraz saçlarıma sarmalı delilik
Mutlak öleceğim böyle giderse
Uzun ince bir dert yorma beni
ne var şunun şurası ölesiye seviyorum seni
Ne var şunun şurası
senden gayrısının canını alacak kadar
Nazar boncuklu ahları kendi üzerime takacak kadar
Seviyorum seni...göğüs kafesimde işkence bu his
Biliyorum bizi biraz da seni
Keşke bilmeseymişim
Ne akşam olur bu şehirde ne sabah
Birbirlerine varmanın kapılarını
Kendime dönüş yollarımı kapadılar.
Cenderedene saplanmış kan kusar canım
Ezerim yinede her gün, canımdan masum bir gücü
Bir tek gümbürtüsüyle gelen sana
haberdar olsamda, gelişini duysamda...
kıpırdamadan beklerim...
teslim taşı oluverir yeminli ben.
Çağlar çalışlara kurban olana
Közlü olmayı beceremeyene müstehak bu
Yüreğime sürtünen bu kıvılcım savaşı
Çoktan ateş voltası...
Sen mevsimli donakalışta.
Ömür boyu, yıl kıyısı, saat artığı zamansızlık
Öle dirile iki cihandada
tavaf edersin beni sessiz sınırsızlıklara uçarak
Canımı akıta akıta.
Durdum süngülü dönüşün başladığı yerde
Bekliyorum iki cihanlı müebbetimde
Gizlimi, saklımı, kendimi bıraktım
yaşamının ortasında...alsana...sarsana...
Yılın her gününe yayılsana
adımın her harfine damlasana
Tavaf et beni...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:49 PM
Trenler gelip geçiyor
usumun uzayan raylarında lanetli
ağır bir ağrıyı taşıyor bedenime yıllar
kalbimin sızısında gam
dilimin yakarışında ürperiyor yapraklar.
usul usul yağmurlarda gözlerim
ellerim fırtınalarda kopmuş dal
dillerim lal
bitkinim.. ve yurtsuz
‘uy hawar’
yaralıyım
bakışlarımda yavrusu vurulmuş bir ceylan inliyor
suların kesildiği yerdeyim
rüzgarın acı kestiği yerde
yüreğine tutunduğum bunu bilmiyor.
dalları tutuşmuş bir ormanda
sevgilime yazdığım bütün dizeleri yakıyorum şimdi
bütün umutları terkediyorum bir bahardan ödünç aldığım
gençliğim yarım kalmış bir şiir değil miydi zaten?
ve kanayan bir kalem değil miydi kalbim?
bırak ömrümün bütün dallarını silkelesin hayat
… uy hawar
bu günde gelmedi beklediğim bahar
gülmedi karabahtım
kalbimin üstüne üstüne yağıyor kar
uçup gitti kuşlar çoktan.
nereye saklanır içimdeki incinmişlikler
inince gözlerimde ince bir sızı
ve süzülünce yanağımda bu gam müziği
…uy hawar güz geldi
solan çiçeklerime su bekledim
yanan yüreğime kar
düşmedi bir damla yağmur
gelmedi beklediğim bahar.
kirpiklerim yaralı yolcuları gözlerimin
sesim uçurumlara düşmüş çığlık
nereye uçsunki,
kalbimdeki kuşun kanadı kırık.
son tren de kalktı / boşaldı istasyonlar
kimsenin gelmediği yerdeyim
acıların bitmediği yerde
güz geldi, gelmedi beklediğim tren
yoruldum bunca ağrıyı taşımaktan
sevgiye tanımlar aramaktan
bir serseri gibi yaşamaktan yoruldum
yoruldu yüreğim, beynim, dilim, ellerim, gözlerim
… uy hawar
bu günde doğmadı güneş
dağlar erimedi
gelmedi beklediğim bahar
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:49 PM
Bir gün anneannem anlattı
Her çiçeğin bir dili var diye
Merak ettim sordum
Hangi çiçek neyi anlatır söyle
Kırmızı gül aşkı anlatır
Beyaz gül masumluğu
Mor menekşe sevgiyi anlatır
Papatya ilk aşkı çocukluğu
Bir gün dedem anlattı
Gençlik yıllarının çiçeğidir lale
Aradan yıllar geçti
Şimdi gör bak düştük ne hale
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:49 PM
Kaç kere söyledim dedim ki sana,
Hayalin bir yana, sen diğer yana,
Böyle bir arzuyu çok görme bana,
Resmine bakmakla diner mi hasret?..
Neyi kastetmiştin “ya sabır” derken?
Gelmedi mi vakti, hâlâ mı erken?
El ele tutuşup sarılmak varken,
Sesini duymakla diner mi hasret?..
Gözüm ne oynaşta ne de bir işte,
Yeni değil ki bu, bilirsin işte,
Her hatırlama ve her özleyişte,
Sigara yakmakla diner mi hasret?..
Ömür tükeniyor, soluyor nevir,
İstersen aynayı kendine çevir,
Yaradan aşkına, bu hangi devir?
Kilim dokumakla diner mi hasret?..
Sana kalsa sütten daha beyazdın,
Lakin yazda bile kıştın, ayazdın,
Yazmıyorsun ama, farzet ki yazdın,
Mektup okumakla diner mi hasret?..
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:49 PM
Sana yazacak çok şey var şüphesiz.
Ama
Ne "seni daima seveceğim"
Diyen şarkılardan bahsedeceğim
Ne de " Bugün şöyle yada böyle geçti" diyeceğim.
Tek bir cümle yeterli
Yaşanmış ve yaşanacak
herşeyi anlatmak için
Ben söyledikçe içim ısınacak
Ve
Sen dinledikçe yüreğin kabaracak biliyorum.
İşte bu yüzden
Artık yalnız senin için
"SENİ SEVİYORUM" diyorum....
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:50 PM
Anayasa hukuk hikaye şimdi
Kanunu hiç kimse takmıyor beyim
Suçlular dışarda ahkam kesiyor
Adalet çeşmesi akmıyor beyim
Hep aynı nakarat hep aynı beste
Yıllarca kulağım şu hazin seste;
Mahvoldu memleket gidiyor işte
Dönüp de kimseler bakmıyor beyim
Arkasına düştük üç beş döneğin
Anladık kadrini kuru ekmeğin
'Başaklar baş eğmiş ferman eşeğin'
Bu yükü bu millet çekmiyor beyim
Memleket perişan milletim darda
Nerede yardım var, bakarsın orda
Memlekette bunca aydın (!) bey var da
Hiç biri bir ışık yakmıyor beyim
Her gün kin kusar da devrim yobazı
Bilmez Hakk'tan gelen gizli ikazı
Müslüman caminin gizli papazı
Özü saklamaktan bıkmıyor beyim
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:50 PM
Eyy Zalim SEVDİĞİM sanadır bu seslenişim,
Bunlardır sana son sözlerim
Bu sondur bilesin;
Sondur gözlerine bakışım,
Sondur benim ağlayışım,
Sondur her gece resmini öperek yatışım...
Bu sondur bilesin.
Değmedin be Gülüm hiçbirine,
Ne olurdu sevseydin sende benim gibi,
Benim seni sevdiğim gibi...
Zalimler sarmış etrafımı,
Parça parça etmişler seven yüreğimi,
Bu kadar mı kötüdür bir insanın kaderi..?
Sorarım size eyy dostlarım,
Dost bildiklerim ve kardeşim dediklerim,
Sizde terk ettiniz en kötü günümde beni,
Suçum SEVMEKTİ benim
Ve bir çift göze, bir çift söze aldanıp
Mecnun gibi yanmak,
Ferhat gibi dağları delmek
Ve onlarında sonu gibi;
AŞKLARI uğruna ölüme yürümekti sadece...
Sözüm sanadır Zalim SEVDİĞİM,
Uğruna yandığım, dağları deldiğim.
Dinle bunlar sana son sözlerim;
Ve senden son bir isteğim var Gülüm;
Aklımdan hayalini,
Gözlerimden gözlerini
Ve şu lanet olası yüreğimden izlerini al,
Onlar ağır gelir artık bana,
Kaldıramaz bu can bu kadar ağır bir yüreği,
Kal demiyorum artik sana Gülüm,
Git git git şu lanet olası hayatımdan,
Tam da seni unutmaya karar vermişken,
Kararımı değiştirmeden artik git,
Yoksa ki bu bedeni ancak
Kara toprak kabul eder
Ve o toprakta sadece GÜLLER biter...
ELVEDA GÜLÜM ELVEDA...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:50 PM
Yine o türkü
“…Gönlüm hep seni arıyor
Neredesin sen?”
İlk aklıma gelen sen oldun
Gönlüm dört mevsimi
Târif edilmez duyguları
Bir anda yaşıdı sanki…
Sert rüzgârlar esti
Gözlerim doldu
Şimşekler çaktı
Yıldırımlar düştü
Karlar yağdı gönlüme
İçim titredi, ellerim üşüdü
Yine o türkü
Duyuyor musun?
Sus cevap verme!
Evet desen de üzüleceğim
Hayır desen de…
O türküyü, ben söylüyormuşum gibi
Dinle yeter!
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:50 PM
Hiçbir şey dindirmiyor
İçimdeki hicranı
Hiçbir şey söndürmüyor
Kalbimdeki yangını
Yalnız ve yapayalnızım
Güzel bir günün son demlerinde
Sessizliğin kol gezdiği saatlerde
Bütün vücudum teyakkuzda
Gergin, yorgun, umutsuzum
Hep rüzgârın ıslığına karışan
Bir ince nağmeyi arıyor kulağım
Bir kuşun sesi mi, sevgilinin sesi mi
Hayalle gerçek iç içe
Dalıp gidiyor beynim
Uzaklaşıyorum mekandan, zamandan
Zaman tünelinden geçiyor gençliğim
İlk aşkım, ilk heyecanlarım
Gözümün önünden birer birer
Ama hızla, takip edemiyorum
Karanlığa boğuluyorum
Nefes alamıyorum
Sabrın da bir sonu, sınırı olmalı
Bunca bekleyiş, neredeyse bir ömür
Daha ne kadar sürecek belli değil
Hayalle yaşam arasında
Gidip gelen yüreğim dayanmıyor artık
Dağlar, taşlar ağlattı sevgi ırmağımı
Sevdamı yaşamak istiyorum artık
Sevdiğimin kollarında, gözlerim kapalı
Hiçbir şey yapmadan, öylece bir ömür.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:50 PM
Ağzıma soğuk kurtlar dolacak, gözüme kum;
Dipsiz kuyu, sürdükçe zaman, sürecek uykum...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:50 PM
İnsanoğlu çiğ süt emmiş güvenme!
Önün dönük olsun, sırtını dönme!
Dili gemi, batar; sakın ha, binme!
Affetmez, eline düşsen kazâra!?
Acımaz, kor, diri diri mezara!?
Sâkin durur, vahşî parsı içinde
Göstermez, gizlidir hırsı içinde
Balyozu içinde, örsü içinde
Gelmez fazla nasihate, azara
Acımaz, kor, diri diri mezara!
Yüzü güler, dili tatlı, ya özü!?
Bâzen kurşun gibi yaralar sözü
Geceden karanlık görünür yüzü
Teline dokunma kırar, kızar ha!
Acımaz, kor, diri diri mezara!
Kıskançtır, hasistir; çekemez yükü
İster, tek kendisi kullansın mülkü
Vicdansız, insafa gelir mi? Belki!?
Gelmezse, çekinmez sürer hızara
Acımaz, kor, diri diri mezara!
Görünümü sık sık değişir, kanma!?
Ağlar, inler roldür; sakın inanma!?
Uzak dur, tehlike; eminim sanma
İnsan, âlemde en girift manzara
Acımaz, kor, diri diri mezara!
Unutma! Bende bir insanım, insan!
İçim, dışım ayrı; kazancım isyan!
Rahmet kapısından ermezse ihsân
Çıkar hâlim, nedir, bir bir pazara?
Alır mı? Koymayın diri, mezara!?
02/06/02
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:50 PM
Siz Ali Bey, Veli Beyefendi busunuz,
Gelecekler önünde suçlusunuz.
Yöneteceksiniz de ulaşacak ha,
Çağdaş Uygarlığa ulusunuz.
Ön karanlık, art karanlık, Sağ karanlık, sol karanlık
Kara toprak içine mi gömülüyoruz.
Bir ülke, yarısı çırılçıplak,
Yarısının yediği ekmek tuz.
Uyur itleri, inekleri, ayıları,
Bütün aydınları uykusuz.
Milyonu trahom toplumun, milyonu sıtma,
Milyonu verem, bilmiyor muyuz?
Ne olmuşuz, ne yapmışlar bize,
Nasıl bağlanmış elimiz, kolumuz.
Böyle giderse biline hep.
Mustafa Kemal'le bile yokuz.
De, yüreğin nice yanarsa yansın,
Efendilerin yüreği buz.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:51 PM
ömür bir parça tekamül sorunca onlar dersin birkaç gündür
İsrafil üflemeden duy bunlar sura sözdür
dün gitti gelecek hep gelecek gün bu gündür
bu gül bahçesinde ne zaman var ne mekan
bir ana sığar yaşanmış ve yaşanacaklar
arının balını tadasın sevmek için
balmumuna dönesin görüp bilmek için
durmadan inkar edesin bir tek O'nu ikrar için
varlığımın derdi yokluktur "ol"mamım özlemi iki nokta
ya Rab ayrılıktır cehennem "öl"memin yükü iki nokta
ol demişsin O'lmuşum mana harcıma çamur katmışsın adem olmuşum
kusuru dahi olmayan kusursuz olmaz kusur ile kusursuzmuşum
nasılsa leyladır çöle çileye atan hem de mecnuna Mevla'yı bulduran
"ol"umluda "ol"umsuz var bana beni anlatan
hey okuyan ha ben ha sen
suretsiz sureti değil mi ki hem sen hem ben
işte vecd halidir bu dem
her şey zıttıyla bilinir zıtlığı yansıtan olurum
la ilahe illallah ben Hak olurum
nasılsa derya tuzludur damla iken de tuzluyum
kafesimden kurtulunca O'na kavuşur derya olurum
çözüldü bir kere dillerim duyacak kulak nerde
gönlün ilmidir bu hani okunacak kitap nerde
duyunuz bilene yoktur vebal
ilmimiz bilmez ne haram ne helal
kuladır ırmaklardan cennet
ikilik tefferruat ben kendimi dilerim
kurtulmuşum bir kere kafesimden
bordro almışım aşk devletinden
numaram yok aşıklar kanununa tabiyim artık
Pır'e rastladığımdan beri dolanırım önde başım
kambur sanarlar beni
oysa ki tecellisinden utanırım
bir göz yaşı bir damla su biraz tuzlu
yine ağlıyor yediler yedisi de güzeller
onlara gökkuşağı derler
Ha'dan gelir Hu'ya giderler
yol kenarı aynalarına kazınmış bir suret benimkisi
ama düşmüş gönül aynama manası bir kere
zerreyi deryaya katmak lazım O'na aşkmak
O bize dost yüzün sürdü dost yüzü görmeye geldim
elif bismide gizli bir nokta boyuta sığmayan ama sevişmelerde
ben sevişinde secdeye yükseldim
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:51 PM
Düşün o divaneyi 'her şey içimde' diyen;
Ateş denilse yanan, su denilce eriyen...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:51 PM
Dostun hatırını sorayım dedim
Koymuyor gideyim, yollar divane
İki satır mektup yazayım dedim
Sığmıyor zarflara, pullar divane
Medeniyet köyü bulur dediler
Sevdiğin haberi alır dediler
Dostun şirin sesi gelir dediler
Rüzgar kırıp atmış, teller divane
Uydurdum zorumdan, bahane bunlar
Sözlerim o yare, belki de anlar
Engin söylese de, kendisi dinler
Yazamıyor kalemi, eller divane
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:51 PM
Azacak bir şey yok
Ortalık sakin
Güvercinler dolanıyor
Nehir boyunda
Dicle usul usul akıyor
Sinemada kuyruk var
Çarşılar kalabalık tamam
Tutmuş yarin elinden delikanlı
Ölümüne sevdalı
Havada bulut yok
Kavruk bir sıcak
Diyarbakır’ın dar sokakları
Demir kapı taş avlusu
Közde ciğer kokusu
Tas tamam
Yazacak bir şey yok
Keyfim yerinde.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:51 PM
almış sırtına dünyanın tümyükünü
kaybetse herşeyini yitirmez umudunu
dağlar bile dayanmaz dağ gibi derdine
meydan okur dünyaya onun kahpeliğine
doğum yeri diyarbekir
baba adı ebubekir
etrafında adı bekir
dayan ha bekir
bökmemiş belini çektiği çileler
azrail denildimi gölerde geçer
yiğidim baş koymuş mertliğin yoluna
felek kancık çıkmış gider zoruna
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:51 PM
İnan bana ben değilim söyleten beni
Atılarak bir boşluğa serilmişim ben
Sıradan bir dert değildir inleten beni
Dostun bıçak sözü ile vurulmuşum ben
Diyarlardan diyarlara sürülmüşüm ben
Ruhum ile çarmıhlara gerilmişim ben
Çile yüklü duygularda dara çekildim
Yemyeşil bir yaprak idim soldum döküldüm
Asırlarca sökülmeyen köktüm söküldüm
Yalnızlığın ağı ile örülmüşüm ben
Diyarlardan diyarlara sürülmüşüm ben
Ruhum ile çarmıhlara gerilmişim ben
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:52 PM
En güzel şey nedir deseler aşktır diyebilir misin ?
En çok kimi seviyorsun deseler ismini söyleyebilir misin ?
Neden ağlıyorsun deseler sevgilim için diyebilir misin ?
Beni unutmanı söyleseler hiç bir zaman diyebilir misin ?
Yaşamak güzel mi deseler onsuz anlamsız diyebilir misin ?
Söyle sen kimsin kimsinin deseler aşığım ve sadece onunum diyebilir misin ?
Söyle nerde ölmek istiyorsun deseler onun kollarında diyebilir misin ?
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:56 PM
Anladım diyemem ki! Suçluyum
Belki ben anlatamadım sana kendimi
Tutuştum, yandım da yokluğunda her gece
Yine gözyaşlarımla söndürdüm kalbimi
Her gün her dakika seni özlerdim
Bitmezdi kederim senin yanında bile
Susardım, gözlerime baktığın zaman
Mermer bir heykelin çaresizliğiyle
Oysa neler düşünürdüm sen yokken
Sana kavuşunca neler söylemek isterdim
Dakikalar bir ışık hızıyla geçerdi
Ayrılık başlayınca ben biterdim
En kötüsü beni koyup gitmendi
O öyle bir yalnızlıktı anlatılmaz
Hep yarım kalmış heyecanlar hazlar içinde
Biterdi bir kış, geçerdi bir yaz
Ve nice yıllar kovalardı birbirini
Gözlerimde gitgide büyürdü mesafeler
Bütün teselliler uzaklarda kalırdı
Bütün çiçekleriyle solardı bahçeler
Ne olurdu saadetlerin en büyüğü
İşte ellerimde al, diyebilseydim
Anlardın, ve hiç gitmezdin, değil mi
Bir gün duyduğum gibi kal diyebilseydim.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:56 PM
Gün de yalan, ay da yalan,
Yalan dolan,
Gün dolana, ay dolana,
Vur üst üste yıl dolana,
Yıl da yalan.
Günlerden, aylardan, yıllardan kalan,
Sen de yalan, ben de yalan.
Sevdadan dem vuruyorsun,
Koy üst üste aşkları,
Yalan dolan.
Sevdan yalan,
Sevdam yalan,
Sevdamız yalan.
Sor, üst üste soruları,
Sor ki diyeyim riyasız,
Hep benim yetim kalan
Her sevdada, yalan mı?
Sorayım da sen söyle,
Ne peki, baki kalan?
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:56 PM
Türkiye'de İstanbul ne ise,
İstanbul'da gece ne ise,
Gecede yürümek ne ise,
Yürürken düşünmek ne ise,
Seni unutamamacasına düşünmek ne ise,
Unutmamanın anlamı ne ise,
Seni sevmek ne ise,
Saklayayım, yok söyliyeyim derken
Birden aşka düşmek ne ise.
Her neyse ..
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:57 PM
Felek vurdu hançerini bağrıma
Benim suçum nedir, sor diyemedim
Çektiklerim gittiyse de ağrıma
Elinden kavrayıp, dur diyemedim
Gözümden yaş yerine kan damladı
Bu bana yaptığın, ar diyemedim
Şikâyet etmek istedim, olmadı
Bunların sebebi, yar diyemedim
Tüm çektiğimi cümle alem duydu
Bağrıma bastım, kor diyemedim
Son hesapta yapacağın bu muydu?
Açtığın yarayı sar diyemedim
Yüreğime yağdı yağmur da karda
Isınsın bedenim sar diyemedim
Demedim, gül dedim, yağan baharda
Üstüme yağanlar kar diyemedim
Dün gece rüyada beni görmüşler
Dua oku hayra yor diyemedim
Başıma geliyor olmadık işler
Güldüm sadece efkar diyemedim
Umut yok geçmişten, gelecekte
Bilirim tüm canlılar ölecekte
İstemem hiç bir şey, elini çekte
Benim ölmeme çok var diyemedim
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:57 PM
Dedim, güzel sevgi nedir?
Dedi, güzeldir.
Dedim başka, başka?
Dedi, çiçektir.
Dedim daha, daha?
Dedi, tanrıdır.
Dedim başka yok mu?
Dedi, olmaz mı?
Dedim söyle, söyle.
Dedi, anadır.
Dedim, güzel beri gel.
Dedi, kardaştır.
Dedim, başım üstüne
Dedim, diyemedim.
Kıyıp bakamadım.
Gayri soramadım.
Güzel aşk nedir?
09.02.2004 İstanbul
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:57 PM
Ben sevmeyi bilmedim hiç bilemedim
Sevdim ama sevgimi gösteremedim
Yolcu oldum düştüm dağlar ardına
Kalbime misafir ol diyemedim.
Utandım hep senden seviyorum demekten
Utandığıma utandım iş işten geçerken
Bir resmin kaldı şimdi bana yoldaşlık eden
Kendimden korktum belki, gel diyemedim
Soldurdum kendimce açan çiçekleri
Bahane nedir ki gördüm gerçekleri
Zamanda dönmüyor şimdi asla geri
Öyle pişman oldum ki, sev diyemedim
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:57 PM
ateşten gömleklere büründüm yine
erimek için yanıyor,
yanmak için eriyorum
ne biçim şeysin sen?
ben sana niye bağlandım?
neden senden başkasını göremez oldum
neden koca okyanusları bırakıp
birkaç damla gözyaşında boğuldum
neden seni görünce tir tir titredim
konuşacak birşey bulamadım,
neden yüreğim yandı...
onu da bilemedim
kara sevda dedikleri bu olsa gerek
sana seni seviyorum diyemeden,
sırf aşkınla yanarak,
bir ömrün geçtiğini farkedememek
bu olsa gerek.
hiç sevdiğinin gözlerine
baktın mı uzun uzun.
hiç onu göremediğin zaman
ağladın mı saatlerce
hiç için yandı mı?
yanmadıysa söyle, söyle be güzelim,
hiç yürek yanmadan,
köşelerde ağlamadan,
sevdiğinin yanında tir tir titremeden
aşk olur mu
olur mu be güzelim
bilir misinki sana
seni seviyorum diyebilmek için
kaç yıl ateşinle yandım
gözlerindeki fırtınanın dinmesini bekledim
bekledikçe yüreğime
yeni dertler ekledim
gözünün bana takıldlğı her anda
içime bir korku,
bir ızdırap saplandı
sana;seni seviyorum diyemedim
diyemedim be güzelim...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:57 PM
Bana diyorlar ki:
Sen eskiden böyle değildin.
Doğrudur,
Ben eskiden böyle değildim.
Hiç sizin
Acil eylem planına alınmış
Yoğun yaşam sevdanız oldu mu?
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:58 PM
Diyorsun ki unut ayrıldık artık
Ayrılık sevmeme engel değil ki.
Kaderin elinde oyuncak olduk
Anlayıp hatanı dönersin belki.
Nihayet insansın sende ben gibi
Taşıdığın kâlbin taştan değil ki
İstersen bir dinle kâlbin sesini
Anlayıp hatanı dönersin belki.
Pişmanlık duymadım seni sevmekten
İçimde bir parçam olup kaldın sen
Sensiz hayatı düşünemem ben
Anlayıp hatanı dönersin belki.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:58 PM
Bu hayattan bıktım artık,
Birazda ben gülsem diyorum,
Yeter felekle bu kadar savaştık,
Yaşayamıyorum, ölsem diyorum.
Ömrüm bitti çilem bitmiyor,
Hasret yetti kimse gelmiyor,
Sevdim ama seven sevilmiyor,
Artık bu düzeni yıksam diyorum.
Bunca acılar, dertler neden?
Su gibi akan seneler neden?
Yıllardır yaşıyorum gülmeden,
Neden bu haksızlık bilsem diyorum.
Hangi yana baksam sahte yüzler,
Doğru kalmamış hep yalan sözler,
Yılan gibi bakıyor o masum gözler,
Alıp da başımı gitsem diyorum.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:58 PM
Sana kalktı şimdi kollarım zeybekte.
Sen için vurdum dizimi yere ve
senden bir selam aldım,gözlerinden.
Gönlün ile verdin selamını
ve onayladın tüm içteniğinle, gülümsemenle.
Karşımda olmayı istedin.
Birlikte dokunmayı türkülere.
Birlikte halaya durmayı istedin benimle,
yüreğime dokunarak,
parmak ucun- parmağımla yanarak istedin bunu.
Aktın gözbebeklerimden içime ve
ağlamak istedin omuzlarımda doyasıya çaresizliğe.
Türkülerde aradın beni,adı ağıt olmayan.
En neş’eli yörelerden civelek bir ezgi.
Ve ben halayın ortasında ,yanındayım şimdi.
Gel benim yurdumun en içli nağmesi.
En güzel türkümsün, gel.
Kafkaslardan Edirne’ye koşalım birlikte.
Horan ile tepelim toprağı, incitmeden.
Tohum olalım bağrına,
en güzel yarınlar için.
Senin için kalktı bu akşam kollarım zeybeğe.
Ve sen için dövülüyor davul.
Ve sen her ritimde bana akıyorsun koşarak.
Ve ben ellerindeyim.
Ve ben yüreğindeyim.
Türkülerin içindeyim.
Seninleyim.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:58 PM
Kızların intizarı çektiklerin
Dedi ablam usulca
Kimse silemez bu sihiri
Yazı solduruyor güz
Sıyrılıp geliyor, yerleşiyor avlusuna
Ama benim yüreğime
Gelmiyor gümüş rüzgar
Gelmiyor yüreğime ay yeli
Dolayıp da gün ışığını saçlarıma
Sürüyorum göğe
Gözlerimdeki kırık gamzeyi
Dizi sıyrık bir çocuğum ben
Ki ölürsem gizlice
Bilin ki bu yaradan ölürüm
Bir meneviş kuşuydum oysa
Uzak bir sürme çekerdim
Gökyüzünün koynuna
Ne düşlerimdeki sıyrıklar iyileşir
Ne dişlerimdeki çizikler
Benim yüreğime
Gelmiyor gümüş dizeler
Dizi sıyrık bir çocuğum ben
Kanıyor her gece
Ah, bu yüzden çektiğim intizarlar
Gül, yastıklara değince
Kızların uykusu çektiklerim
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:58 PM
Fahriye'nin yazmasında,
Türlü türlü gül dizili...
O yazmanın karşısında,
Bir acayip hal dizili....
Endamı goncadan beter
Gözleri inciden beter
Zülüflerin top top eder
Kahkülünde tel dizili...
Peri misin,huri misin ?
Nur cemali nuri misin ?
Kız güzeller piri misin ?
Yanağında gül dizili...
Hüsam'ı duyan kudursun
Başın yerden yere vursun
Elmas,zümrüt şöyle dursun,
Yüreğinde lal dizili
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:58 PM
Seni yaşıyorum yine kalbimde,
seni rüzgarlarda dinliyor,
gökyüzünde okuyorum,
seni uçan kuşlara sormuyorum,
çünkü rüzgarın kokusu yetiyor bana,
o bile sen kokuyor,
ara sıra kesilince rüzgarlar,
kalkıyor semaya iki çatık kaş,
güneş bile korkuyor bu ateşten,
hemen sen oluyor,seni yaşıyor,
seni yaşatıyor tüm evren bana ,-
burda işbirlikçi bütün manalar,
boran savurdu kalbimdeki külleri,
çarmıha gerildi ihtiraslarım,
evren bana seni getirdiği gün,
perişan mı bilmem burda varlığım,
hangi sevda bunca acı,bunca çile,bunca dert,
gün batarken başını yastıktan kaldıran namert,
hangi gece ayazında cam dibini beklemiş,
hangi geceyi boğmuş yare akan yaşları,
kaç sevda çeşmesinden yare şerbet içirmiş,
günlük mü sevmiş aşkını,
hafta hafta mı yaşamış,
aylara mı bölmüş yılı,
bir gün elma,
bir gün armut,
bir gün üzüm müymüş derdi?
verdim tüm meyveleri,
yeneni sizin olsun,
bırakın da yarimi,
buram buram zülfünü,
koyduğu dizim olsun...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:58 PM
Dün sabaha karşı kendimle konuştum
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum
Yokuşun başında bir düşman vardı
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:59 PM
Ey!..İnsanoğlu
Bu Savaşlar niye
İnsanları katlettiren
Ki...
Garezin kime
Gün olur..
Doğa oynar nasılsa
Kendi oyununu
Elindesin oyuncak misali
Alıverir bir anda binlerce canı
Sonunda hepimiz yok olacağız
Nasılsa...
Oynatılıp gölge oyununu
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:59 PM
Akşam üstleri,gün
Dolanırken karşı tepelere
ılık rüzgarların yaladığı
Yamaçlara oturuyorum.
Bir yanda çam ağaçları
Kokuyor...kokuyor.
Bir yanda meşeler
Heybetlice duruyor.
Yağmur çiseliyor bir de inceden.
Aşağılarda doğanın sarı saçları gibi
dalga dalga tarlalarda buğdaylar.
Ve sanki
yemyeşil bahçeler,
ışıldayan gözleri doğanın.
Ve ben,
kulağımda doğanın müziği,
gözlerimin önünde güzelliğiyle
dalıyorum git gide.
Gün karşı tepeyi aştığında
bir de bakıyorum
doğanın kucağında
aşıp doğayı
seninle baş başa kalmışım.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:59 PM
Bu dünyayı hor kullanma
Bilmiyorsan sor kullan
Sen farkında değilsin
Elinden gidiyor her an
Çöl olacak güzel doğan
Yağmur yerine dolu yağan
Ne ekin olur ne saman
Ormanları edersen talan
Tsunami gibi kopar bir tufan
Kar fırtına sellerle kaplanan
Binlerce insanın canını alan
Çocukları annesinden ayıran
Bir sabah güneşiydi doğan
Kahvaltıda çayını yudumlayan
Okyanus içlere çekilmiş bir an
İnsanlar uyuyor kalkmamış uykudan
Yükselen dalgalara yutulan
Birinin şansına çıkmış bir yılan
Can havliyle yılana sarılan
O yüksek dalgalara kapılan
Çoğundan olmamış kurtulan
Yok olmuş üç yüz bin can
İnsanoğlu düşünsene biran
Nerde suç işledin nerede hatan
Doğayla oynama güzel kullan
Doğa senin hem anan hem baban
Yaşamını saniye saniye ayarlayan
Allah göstermesin bir daha böyle tufan.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:59 PM
Doğduğum köyüm çok uzaklarda
Bana bir tek selamı gelir
Unutuldum bir başıma bu topraklarda
Çocukluk günlerim aklıma gelir.
Çay kenarında tuttuğum mercan
Yağmurlu *******de bıldırcın sesi
Yeşil başlı ördekler, saka kuşları
Anılarım bir bir aklıma gelir.
Pembe koltuklu lokomotifler
Kurtuluş Okulu’nun tahta sırası
Evimize yürüdüğüm merdivenli yol
Tekrar gel diye yolumu bekler.
İki tepe arasından süzülen yüzün
Kurşuni bulutlar saçını örer
Turkuvaz dalgalı o hırçın deniz
Çakılları bırakıp içimi döver.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:00 PM
Dünya ananın karnı gibi değildir bebek
kaç dokuz ay sürer bilirmisin yaşamda beklemek
ağlayarak başlayacaksın bu uzun yolculuğa
hiç bitmeyecek gözyaşların doğma bebek.
Çığlıklar atıyor bak anan doğurmak için
parlaklığını değil,yakıcılığını hissetti hep güneşin
göreceksin hala eski pabuçlarla dolaşıyor kardeşin
seni de yiyecek babanı yiyen makineler doğma bebek.
Ayak uyduramayacaksın hiç,takvimlerin gidişine
hasret kalacaksın hep,bir tek dost gülüşüne
iyilik yapmak isteyeceksin diyecekler git işine
dillerdeki sevgiyi kalplerde bulamazsın doğma bebek.
İki yüzlüdür insanlar,hep maskelerle görünürler
her çaldığın kapıda seni umutsuzluk bekler
ömrün yarıya varmadan saçına dolar aklar
mutluluk yoktur yaşamda.doğma bebek.
Sevilmen için yerli filmlerde rol alman gerekecek
senaryolar dışında sevgiye rastlanmıyor pek
ve nasılsa yaşamın hiç yaşamadan bitecek.
Yaşadığını hissetmeden ölmekse,doğma bebek.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:00 PM
Ağla çocuk ağla
bu bataklığa dönmüş dünyada
kaderinin talihsizliğine ağla
sanma herşey bitecek
bak göreceksin önünde,
ne engeller geçecek
çocukluğuna acımayacaklar
ellerine selpaklar tartılar
tutuşturacaklar
göz göre göre
geleceğini yakacaklar
hiç birşeyi anlamadan
okuman yazman olmadan
şefkatin adını bile duymadan
kalbini kanatacaklar
sakın doğma çocuk
bu dünya çamura saplandı
yürekler tükendi
paran yoksa
sakın doğma çocuk
sakın doğma.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:00 PM
Biriyle görmüşler seni bir yerde
Benim bu duyduğum doğru mu Canan
Sevdiğim nur yüzlüm meleğim nerde
Şeytana uyduğun doğru mu Canan.
Bana bu ihanet bu zulüm neden
Yaşamak haram mı darbe yemeden
Tereddüt etmeden yazık demeden
Bu aşka kıydığın doğru mu Canan.
Avutma kendini seven çok diye
Susmayı deneme cevap yok diye
Kuru bir sevgide sevap yok diye
Günahla doyduğun doğru mu Canan.
Bizim bu sevdamız ölümsüz derken
Hiç mi utanmadın bu haltı yerken
Helalim olmaya yemin ederken
Sözünden caydığın doğru mu Canan.
Gün gelir kaderin seni sollar da
Adımı anarsın kötü yollarda
Kendini attığın başka kollarda
Meçhule kaydığın doğru mu Canan.
Kokunu överdim gonca güllere
Gururla anlattım seni ellere
Bir yosma misali bütün dillere
Adını yaydığın doğru mu Canan.
Ne güzel gülerdin karşımda durup
Ne güzel yaşardık bir yuva kurup
Seveni kandırıp sırtından vurup
Zavallı saydığın doğru mu Canan.
Ne olur karşıma çıkma bir daha
Dilerim bu gece çıkma sabaha
İhanet edip de Yüce Allah’a
Bir kula taptığın doğru mu Canan
Bana bu yaptığın doğru mu Canan.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:00 PM
Leyla’nın aşkı, mecnunu düşürdü derde
nerde o keremler şirinler nerde
acımadı aşk, ne merde, ne de namerde
gönül ummanına dalan çıkmadı
çekilecek gibi değil ki acım
el-alemin yüzünden ağardı saçım
nice sevdalara eridi içim
uğrumda bir Leyla olan çıkmadı
el-alemi dürüst kendimi has sandım
yıllarca beyhude adini andım
kaç selvi boyluya yar deyip yandım
su gönlümü benden çalan çıkmadı
her söze aldanma demiştim canan
önce ahu feryat ardından aman
teşvik buyurup da hayli bir zaman
gönül sarayında kalan ç1kmadI
onca çeşmeyledin ömrüne doyup
her biri burun büktü sevgini duyup
gönül seni adam yerine koyup
iki tatlı kelam salan çıkmadı
gönül hep içinde tuttun su kızı
dinmedi dinmezde bu garip sızı
sen oldun alemin gönül hIrsIz1
senin kalbini çalan çıkmadı
bu sevda naçar olup bitecek
demedim mi sana bitti bitecek
bu kara kız seni heder edecek
gör bak hiçbir sözüm yalan çıkmadı
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:00 PM
Yüzlerce, binlerce bit vardı
Çarşaflar, giysiler üzerinde,
Kimi yayılırdı, koyun sürüsü,
Kimiyse yanaşık düzende...
İşte Doğu bu. Bit, deprem ve acı.
Mutluluk dediğin, bir lavaş ekmek.
Bir avuç ateştir, umut dediğin.
Gerisi kar, çamur ve tezek.
Kara kan akar *******den.
Ölüm akar, çaresizlik akar.
Yalazlanan ıık, köpek sesleri,
Horoz sesleridir, toz gibi kalkar.
İşte Doğu bu. Kalmışık, suskunluk ve acı.
Gül dediğin orda kır çiçeğidir,
Işkındır, çaırdır yemiş dediğin,
Ecel şerbetidir yarin elinden
İçtiğin içeceğin.
İşte Doğu bu. Kesilmiş koyun başı
Gibi bakar orda insan gözleri.
Sevdalar, sıcaklık, yumuşaklık
türkülerde kalmış, bin yıldan beri.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:00 PM
Çiseliyor,sulu sepken yağmur
ince ince...
karla karışık.
Suya hasret toprağın
çatlayan kuru dudaklarına.
Aşkla yudumluyor,tohum tanesi
uykusuna sızan yağmuru.
Topluyor damla damla
cemreyle gelen rahmetin meyvesini.
Kanında uyanan atlar boşanmış
çığlıklar savuruyor yeraltına
doğum sancısıyla.
Gülümsüyor gümüş renkli bulutlar
Yeşil gözlü ceviz filizinin
dünyaya geliş selamına.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:01 PM
(Leyla'nin doğumu için Mecnun'un sonradan söylediği)
I.
Çiğ düştü göklerden
Ve bir bahar günü doğdun sen
Güvercinler geçti menekşelerden
Ve bir bahar günü doğdun sen
Kendi kendine ayna olan nergislerden
Leylakların gün doğuşu ürperişinden
Zambakların kıyı kıyı bakışından
Geldin sen
Ve rüzgarlar karları süpürdüğünde
Ve insanı çıldırtan kuş sesleri işitildiğinde
Birdenbire aydınlandı annenin yüzü
Ve bir bahar günü doğdun sen
İlkin horozların gözüne göründün
Dünyaya haber verdiler ötelerden
Baban yeni dönmüştü eve ıraklardan
Birden aydınlandı annenin yüzü
Ve bir bahar günü doğdun sen
Marta bakan biliyordu geleceğini
Nisana bakan görüyordu alaca renklerini
Kızıl ve yeşil seherini
Mayısa bakan buldu seni
Ve bir bahar günü doğdun sen
Sana Leyla dedim Suna dedim şiirlerde şarkılarda
Gerçek adın bir fısıltı gibi kaldı ağızlarda dudaklarda
Çatlar yüreğim bir nar gibi o sırrı anar da
Avunurum doğumundan gelen muştulu armağanlarla
Melekler gökten geldi armağanlarla
Ve bir bahar günü doğdun sen
Bir bahar günü doğdun sen
Baharın ta kendisi oldun sen
Şimdi her baharda doğan çocuklarla
Sen en aşılmaz boya tenlerinde saçlarında
Sen görünür görünmez ufuklarda
Karlar erir erir kaçar kaçar da
Gökler yağmur biçiminde güler ağlar ağlar da
Güneş öğünerek yansır yansır da sularda
Gelirsin her baharda
Bir diriliş gibi ölü dünyaya
Ölüler gölgenden ateş ala ala
Ekilip biçilip yankı yapa yapa
Yaz sıcaklığından arta arta
Birer birer çıktılar gönlümüzün aynasına tarlasına
Ki bir bahar günü doğdun sen
Güller dönüştüler yatak çarşaflarına
Leylaklar yaklaştılar korka korka
Nergisler benliğimizin ortasından baka
Gelip fon oldular insanın
Bir kere daha
Sende yeniden yaratılışına
Bir bahar hali yaratışına
Bir bahar günü doğdun sen
Baharın ta kendisi oldun sen
II.
Sonbahar benim ölümüm kırmızı kırmızı yanışım karaağaçlarda
Senin ak doğumunu daha çok ortaya koymak için
Toplayıp gelişim güzü bütün sarılarımla loşluklarımla
Çürüyen solan evrenin karşı koyuşu
Senin baharda doğusunun anısına
Ah o ne sıtmadır güneşteki sıtma baharda
Her an senin doğumun yaşamaktan gelen
Ve güzün güneşte bir kuruyuş bir dağılma
Benim ölümümden gelen haykırış ve ağlayışlarla
Bir ömür boyu oldum salt ölüm kemiği
Parlamak için senin doğumundan gelen fosforlarla
Eve girmekte geç kalan çocuklar görecektir *******i
Aşk baharının sessiz direnişini
yanıp duran ışıklarda
Yaz güneşi biriktirdi biriktirdi
Sonbahar yapraklarda delirdi
Kış derin çizgileriyle devrildi
Bahar gül tanklarıyla çiçek çağlayanlarıyla belirdi
Ve bir bahar günü doğdun sen
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:01 PM
Doğum günün kutlu olsun sevgili çocuk
Söylemesi güç olsa da
Nice nice yıllara...
Büyüyeceksin çocuk
"Kocaman" olacaksın amcan kadar
Çözeceksin
Anlam veremediğin sözlerini amcacığının
Küçük olmayı istediğin gün yeğenlerin kadar
Ve diyeceksin birilerine:
"Doğum günün kutlu olsun sevgili çocuk,
Söylemesi güç olsa da,
Nice nice yıllara"...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:01 PM
Dağlarımın en nazlı ceylanı
Mavilerde yaşayan denizkızı
Seninle yaşadığım her an, sanki doğum günüm
Yoksuldum; sevdanla zenginleşti fakir gönlüm
Kuytularda ağlarken gülüşlerinle şenlendi şu ömrüm.
Yoksul mısralarımın en güzel kafiyesi
Yüreğimde açan baharlarımın hediyesi
Çöllerime akan ab- ı hayattır gözlerin
Yarınlarımdaki tek umudumdur gülüşlerin
Acılara inat
Yaşama sebebimdir o güzel yüreğin.
İyi ki doğdun
İyi ki varsın...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:01 PM
İyi ki doğdun
Bir güneş misali
Bir var oldun
Bir yok oldun
İyi ki doğdun
Bir rüzgar misali
Bir hissedildin
Bir yok oldun
İyi ki doğdun
Bir yara misali
Bir acıttın
Bir yok oldun
İyi ki doğdun
Bir kar misali
Bir yağdın doldurdun
Bir eridin gittin
İyi ki doğdun
Bir ateş misali
Bir yandın tutuşturdun
Bir söndün kül oldun
İyi ki doğdun
Bir çiçek bir gül misali
Bir açtın güzelleştin
Bir soldun soldurdun
İyi ki doğdun
İyi ki arkadaşım oldun
İyi ki ...
İyi ki sen varsın
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:01 PM
Saatim on ikiyi gösterdiğinde,
Bir yağmurdur başladı burada.
Gecenin gizeminde,
Gizemli bir yağmur
Gündüzü kasvetli bir hava,
Yollar çamur.
Saat tekrar on ikiye geliyor,
Penceremin perdesini açtım,
Pamuk serpilmiş yerlere.
Sanki gök doğum gününü kutlamış,
Hediyesini sermiş her nesnenin üstüne.
Kimi sever yağmuru,
Bereket der,
Kimide sevmez.
Bugün doğum günündü.
Yağmurla karşıladı gökler seni.
Bulutla kolladı.
Karla uğurladı.
Sevmezdim hiçbirini.
Ama onlar seviyor ya seni,
Bende seviyorum gayri.
Artık doğdun sen.
Saatim sıfırlanmış,
Üşümeye başladım.
Şiir sebebim,
Ne iyi ettin de doğdum.
Nice yıllara.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:16 PM
Bekle doğum gününde
hediyeni vereceğim
işte o gün seni kalbimden sileceğim
anlayacaksın o gün ah diyeceksin
dönülmez bir yola girdin ya sen dönemeyeceksin
dönmeye yüzün olmayacak
kahpeliğini cümle alem duyacak
beni gördüğün zaman
arkamdan baka kalacaksın
bir zamanlar ben bu çocuğa
sahiptim şimdi değilim diyecek ağlayacaksın
sana yemin olsun bu can üstüne
yalvaracaksın peşimde köpek gibi
yani sokakta yalnız kalmış
başı boş it gibi.
Oysa sana çok mu çok değer vermiştim
her şeyden üstün tutup bir tek seni sevmiştim
lahnetler olsun sana kıymet bilmedin
ama ben adam gibi adamdın
ne olurdu sende adam olsaydın
bu cana yar olsaydın
ama sende adamlıktan eser yok
canın cehenneme artık
gözümde zerre kadar değerin yok
bunlar sana son sözlerim olsun
son bedduam olsun
Canın cehenneme
doğum günün kutlu olsun.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:16 PM
Sen, ey yaşama sevincim!
Sabah ruhuma doğan güneşim
Sen, ey benliğim, bilincim!
Canıma can katan can eşim
Baharda kokladığım gonca
Gönül bahçemde dört yapraklı yonca
Benden öte uzayıp giden yol
Dizine uzandığım yorulunca
Sen, ekmeğim, suyum, aşım
Elimden tutan sıcak el
Dudağımda tebessüm, gözümde yaşım
Sen, gönlümü çalan güzel!
Sen ağzımın tadı tuzu
Öpüşünde hayat bulduğum
Ömrümün tükenmeyen yazı
Sen, varlığında kaybolduğum
Yokluğunda kahrolduğum
Sen, gül dalında tomurcuk
Kah gülen kah ağlayan çocuk
Sen, ey batmayan güneşim!
Gelişinle hayat bulduğum
Yüce sevginle durulduğum
Başımda tacım, yüreğimde ibrişim
Nice nice yıllara sevgili eşim!
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:16 PM
bir düştü benimkisi umudu olmayan bir düş
ama güzeldi çünkü benimdi
düş benimdi sevgin ve kalbinde
itiraz yok olumsuzluk yoktu
sıcak bunaltıcı bir yaz akşamı
uyandım kendime geldim
olmazdı imkansızdı bir hataydı
keşke hep hayal olarak kalsaydı
o zaman mutsuzluk olmazdı
hep düş prensesim olarak kalırdın
bir papatya gibi beyazlar içinde
yalnız benim için açan
nadide bir çiçek
eşi bulunmaz bir güzellik olarak kalsaydın
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:16 PM
Doktor benim derdim baska dert
Ağrıyan yerimi sorma boşuna
Yazdığın reçeteye değermi zahmet
Kağıda kaleme kıyma boşuna
Gönlüm yığın yığın hasret yüklüdür
İçimde tarifsiz yara saklıdır
Doktor sökemezsin yaralarım köklüdür
İncitip günaha girme boşuna
Aşk koymuşlar ızdırabın adını
Alamadım artık yaşamın tadını
Yapacaksan eğer bana yardımı
Öldür de kurtar ilaç verme boşuna
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:16 PM
Doktor bir kavisim var bir kavisim var
Geçen günden beri bir kavisim var
Ondan bir akıntı mıdır yarasalar
Bir kavis önünde linç mi demek kurtarılacak bir kent ki
Yeşil bir toprak selameti
Bir kabrin bir cihanlık cömertliği cesareti
Kitaplardan kitaplara
Atılarak erişilmiş bir saygı saati
Bir kırağı yaprağında son direniş çiçekleri
Ölen bir hristiyanda bir yahudi zambak sesi
Çarşıların boşluğunda ben bir eski çeşme yası
Affedersiniz doktor siz süryani misiniz
(Hayır ben süryani değilim ama arkadaşim süryani)
Ben çok incil gördüm çıkmamış boyalari
Biraz daha gerilmiş yazıldığı ceylan derisi
Ama silinmiş ölüme karşı dayatan
Lazarı ayağa kaldıran muştu defnesi
Bütün defnelerı kırdık bir güveç neşesi
Fırınlar açıldı narlar kurudu
Kuyu deştik sular çekildi
Doğ ey kuyruklu yıldızı ülker kümesi
Bilirim en çorak toprağın bile var bir kehaneti
Bir kerameti
Bir gelecek zaman ticareti
Demet demet muştuları
Demet demet nimetleri
Doktor siz süryani misiniz
Yani eski bir süryani
(Hayır ben süryani değilim ama arkadaşım süryani)
Bilirim bilirim incilden yola çıktınız
Ama yolu çabuk şaşırdınız
İncilden kendinize bir şeyler katacağınıza
Kendinizden incile çok şeyler kattınız
Sevdiniz öyle sevdiniz ki sevdiğinizi tutup mermere işlediniz
Ama sonra tutup mermere taptınız
Mermeri kadeh kadeh
Bir alacakaranlik gibi içtiniz
Sonra kustunuz mermeri
Çağlarca kustunuz mermeri
Ey mermer kusan ırk
Ey oruçsuz tiyatro
Acıkmış iftarsız acıkmışlar
Güneşten başka ne bulmuşsa yemiş olanlar
Doğuya hücum demek doğuya hücum var
Işte size bir kent ki
Yanlış yanan bir linç ampulünden
Size eşsiz bir şölen var
Kemiklerimin ışıklarindan
İyi sanat doğrusu misyonerlik
Doktorluk gibi doktor
(Hayır ben süryani değilim ama bir arkadaşım var)
*
Siz çin diyorsunuz anlıyorum
Bir pirinç hastalığı falan
Geçiyorsunuz da bengisulardan
Bir hızır hızarından
Bir tabut pınarından
Gözümün hastalığından
Nasıl ki Meryem de bir çocuk sezmişti Cebrail sularından
Nasıl ki yeşil sancaklar inmişti bir gün Diyarbekir surlarından
Kurtarıyordunuz beni
Bana bir gemi gibi yaklaşan
Üsküdar akşamlarından
Fatih camii gibi aydınlıktınız
Bir fakir ölüsü kadar sessiz ve sade
Sağımda kırgın solumda çılgın
Önümde Yakup Yusuf ve İshaktınız
Arkada kaynak sular kadar berraktınız
Dün akşam üzeri güneşi siz batırdınız
Başkası değil doktor güneşi siz batırdınız
Ama inandim ki doktorsunuz değilsiniz süryani
Doktorsunuz doktordan başka birşey değilsiniz yani
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:17 PM
Kemerine yandım kemerine
Sallanan memelerine
Sen oyna ben bakayım
Çözülen düğmelerine
Kız sallama dur yandım
Tut elimden bayıldım
Kemere yandım diye
Bendemi adam sayıldım
Döktür güzelim döktür
Ben toplarım yerlerden
Döktürmeyen kızların
Farkı ne nenelerden
Gözlerine yandım kaşlarına
Tacına taçlarına
Sen oyna ben bakayım
Dağılan saçlarına
Kız dağıtma dur yandım
Tut elimden bayıldım
Saçına yandım diye
Bendemi adam sayıldım
Döktür güzelim döktür
Ben toplarım yerlerden
Döktürmeyen kızların
Ne farkı var nenelerden
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:17 PM
Ey sevdiğim bir çiçeğe
Dokunki yansın yüreğin
Aşka yanmış bir yüreğe
Sokulki yansın yüreğin
Usul usul ince ince
Yapraklara kar duşünce
Aç kolların bütün gece
Sarılki yansın yüreğin
Mor dağları aşa aşa
Ay doğunca baştan başa
Yanakta bir damla yaşa
Dokunki yansın yüreğin
İster sümbül boyun eğsin
İster dallar yere değsin
Seviyorsan nerden bilsin
Sokulki yansın yüreğin
Sabah seher yellerince
Coşan bahar sellerince
Sazın sarı tellerince
Dokunki yansın yüreğin
Can düşerken al toprağa
Hayat gelir bin yaprağa
Aşka susuz bir dudağa
Dokunki yansın yüreğin
Aşk denilen bir ummana
Düşer isen yana yana
Nuri Can gibi bir cana
Sokulki yansın yüreğin
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:17 PM
Dokunma çocuk, dokunma,
Öpme, öpme sakın onu,
Dudakları ateştendir onun,
Alevlenirsin, yanarsın...
Dokunma çocuk,
Alma ellerini, avuçlarına,
Bilesin ki çocuk;
Onun ellerini tuttuğunda,
İçindeki iklim değişir apansız,
Kavurur aşk ateşiyle seni,
Zemheri ayında olsan da,
Yanmak nedir anlarsın,
Yanarsın, yandık ça yanarsın...
Dokunma çocuk, dokunma sakın,
Ve bakma öyle gözlerine,
Derinden, derine,
Anla; bütün kirpiklerini her bakışında,
Batırır yüreciğine...
Dokunma çocuk,
Yalnızca güzel başını yasla göğsüne,
Yüreğinin sesini duysan da,
Yine de saçlarını okşama,
Bırak dağılsın bahar rüzgarlarıyla,
Tel tel uçuşsun,
Saçları dağılsın yüzüne,
Haz alsın tenin, haz alsın yüzün,
Saçları bağrına serildik çe...
Dokunma çocuk,
Ağlasa da dokunma,
Gözlerinde başka bir güzelliğin,
Hiç bilmediğin ,
Bir başka boyutunu göreceksin o ağlarken...
Silme çocuk,
Silme göz yaşlarını onun,
Aktığınca aksınlar bırak,
O göz yaşlarının sonu,
Bilesin ki çocuk,
Senin yüreğindeki deryada duracaklar...
Dokunma çocuk,
Bir başına yan, bir başına,
Birlikte yanmamak gerek onunla,
Ah be çocuk,
Bence,
Yer yüzünden bu güzelliği,
Bu emsalsizliği,
Almamak gerek,
Değil mi çocuk...
06.02.2004 Taşkışla/Taksim
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:17 PM
arka sokağı yağmuru tutmuyor akşamın
öğle vaktine saldırmasın dağ
gölgeye bağdaş kuran kimse
çeksin ellerini beyaz yüzünden ölümün
dokunmak acıtır çoğu zaman
ellerim ve dudaklarım
bitiriyor şarkıyı
çakmağı dalgaları arasında dumanın
yüzümde soluğun resmi aşikar
ömrü az olur diye
gülüne renk veriyor kıpkırmızı bir ateş
uçarı alkışların yorumsuz mısraıyım
yarım bırakıyorum sofranızda aşkları
düşer de ayrılık olur diye
hiç kimse yaşını sormuyor bir elmanın
yamalı bir bohçayız sırtında şu hayatın
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:17 PM
Gönlüm düştü, sende buldum kendimi,
Gülüm; yüreğinin içine düştüm...
Dokunmasınlar bize, dokunmasınlar,
Gönlündeki bana dokunmasınlar,
Ve bendeki sana; dokunmasınlar...
Zulmü de güzeldir; yar ediyor sa,
Taa iliklerime kar ediyorsa,
Her bakışın beni öldürüyorsa,
Gerçekten ölsem de; dokunmasınlar,
Sevdama,dünyama dokunmasınlar...
Kırk yıl aç bıraksan, gönlüm senle tok,
Sen varsan; dünyada; sanki ölüm yok,
Kirpiklerin olmuş; ateşten bir ok,
Atıp beni yaksan, dokunmasınlar,
Gönül yangınıma; dokunmasınlar...
Ruhlar yücelerde, kalpler neşede,
Tenler aşkta, gözler; hep temaşada,
İzbe olsun; bir tenhada, Köşede,
Buluşmuşsak bize dokunmasınlar,
Gülüme, canıma; dokunmasınlar...
24.03.2004 Taşkışla/Taksim
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:18 PM
Bir kedi oluyor koynumda
Dokunsam mırıl mırıl yalnızlık
Dokunmasam safi ben
Yaban sızılar böğrümde
Kırış kırış alnım
Bozbulanık benzim
Bir hüznü yediyorum şimdi
Örselenmemiş sözler bırakarak
Hohlanmış aynalar puslanmış şarkılar
Yamanmış sevgiler bırakarak
Yoğulmuş bakışlar ardımda.
Gidiyorum
Başımda ütüsüz bir mendil, dört ucu düğüm
Ufkumda döngün kuşlar kaskara kanatlı
Akşamsefalarına bıraktım da geldim
Ben bütün renklerimi
Nasıl taşarsa sudan renkli taşlar
Öylece taşarak bu şehirden
Bu dünyadan, kendi yüzüme
Çoğalarak günbegün eksilmeyen çölüme
Ölümü çığırdım da geldim ben buraya
Ayrılığı tastamam ezberledim de
Bilmem ki nereye giderim
İki kez geçerek aynı yerden
Hangi göğün altına buradan
Biliyorum kalmayacak
Bir rüzgâr esse küllerim.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:18 PM
Gece nelere gebedir bilinmez
Bir sancıdır patlar içinde
Doğum mudur, ölüm mü?
Dokununca kelimelerin gözlerine
Hangi çığlıktır titreşen bilinmez
Vurgun yemiş yüreklerde
Vurgun yemiş yüreklerde
Kararır gecenin gölgeleri
Solmuştur çiçekleri yıldızların
Kan kırmızı bürünmüştür ay
Dokununca kelimelerin gözlerine
Yükselir yavaşça korkulu bir saray
Yükselir yavaşça korkulu bir saray
Ve düşer gölgesi beynimizin içine
Darağacına asılmıştır hayaller
Dokununca kelimelerin gözlerine
Yıkılır bahçemizdeki güller
Vurulur gerçeğin pençesinde
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:18 PM
Dağlarda dolaştım durdum
Hangisinde diye sormayın
Adsız bucaksız sahibi olmayan dağlarda,
Dolaştım durdum özgürlüğümün değerine
Sizinle doğan hayatımın uğruna
Dolaştım günlerce hiç durmadan
Durakladıgım yerlere adımı verdim teker teker
Yattığım taşlara anaların…
Yoldaşların yüreğinden bir parça verdim.
taş gibiydiler.
Sizlere olan sevgimi,
Sizlere olan bağlılığımı,
Ne o munzur'da akan suya benzediğini anlatabildim
Nede o dersimin âşık olarak baktıkları dağlara anlatabildim
Anlatamadım size olan sevgimi
Gezdiğim benli önemi olan yerlere
İsimsiz fark edilmemiş dağlara
Sizin adınızı veriyorum
Anılarınızla donatıyorum
patika yollarını
anaların,
yoladaşların,
beni anlayan dostların,
duygularını, düşüncelerini bağlıyorum
o köşe bucak bilinmeyen yerde kurduğum
darağacında...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:18 PM
Doldur be meyhaneci,boş kalmasın kadehim.
Bu gece,sarhoş olana kadar içeceğim.
Yıllar varki,ben dertlerimle iç içeyim.
bu gece sevda çekip,hasreti biçeceğim.
Çalan bir hüzzam şarkıyla,ağlarsa gözlerim,
sakın kusura bakma,ben yıllardır böyleyim.
Çok uzaklarda olan,sevgiliyi özlerim.
Söyle bana,ben sarhoş olmayıp ta neyleyim.
Yıllar geçti,tükenip de bitti artık ömrüm.
Yanan bu ateşi bir türlü söndüremedim.
Ondan ayrılalı,her gece böyle içerim.
Doldur be meyhaneci,boş durmasın kadehim.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:18 PM
Kemiklerinle bağlandığın yaşam
Şah damarın koptuğu gün
Belki yeniden başlar
Acı ve tatlı üzerine…
Ruhunun mayasında var
Hep değişmek
Buradan bakar gözler
Su bile buradan akar
Yine o gözlerden…
Her yolculuk öncesi
İlk seni alırım
Gönül hazneme
Ve hep son anda
Anımsarım ismini
Peltek bir dilin
İnatlı türküsünde…
O coşkudur
Yaşanılası iklimde
Kar yağar
Kış uzundur
Elde çay
Elde şarap
Ekmeğin buğusudur…
Davulların seslendiği
Savaş ve düğün
Zılgıt…
Hem doğumda
Ölümde
Ve savaşta
O da bir oyundur
Kimine göre
Sonunda biraz kan lekesi bulaşır
Ten renginde, Elbiselere…
Dedim ki
Uyan serseri
Her bahar sabahı
Kötü bir kışın tesellisidir
Yeter ki görmeyi bil
Sevmeyi bil yeter ki
Ve ruhundan içmesin senin
Çirkin kahpeler
Saçından tutuğun saatler…
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:18 PM
Ruhumda karanlık geceden derin.
Bir ömrü tükettim,bitti mecalim.
Gözümün önünden gitmez hayalin.
Dolmuyor sevgilim,dolmuyor yerin.
Duvarda asılı duruyor resmin.
Acaba şimdi sen nerelerdesin.?
Gönülden çağırsam ses verir misin.?
Dolmuyor sevgilim,dolmuyor yerin.
Kurbanı olduk biz kötü kaderin.
Silinmez izleri eski demlerin.
Çoğu geri döndü o gidenlerin.
Olmuyor sevgilim,dolmuyor yerin.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:19 PM
Dolu dizgin koşuyor zaman
hiç durmamacasına bir an bile
Yetişmek ne mümkün arkasından
koşup dursan nâfile
Durdurmak imkansız bağırıp
çağırsan da can havliyle
Dolu dizgin koşuyor zaman
hiç durmamacasına bir an bile
Zamana gem vurmak istesen
kalkar bir anda şâha
Hiç yerinde durmak istemez
koşar akşamdan sabaha
Onun lügatında yer yoktur hiç
ne bir âha ne de bir vâha
Zamana gem vurmak istesen
kalkar bir anda şâha
Önüne nice engeller çıksa da
üzerinden aşar gider
Çağlayan ırmaklar gibi
yatağından taşar gider
Yüzlerce kamçı vurulmuşcasına
coştukça coşar gider
Önüne nice engeller çıksa da
üzerinden aşar gider
Yüzyıllara sığmaz ömrü
engin ufuklara dönüktür hep yüzü
Azgın bir rüzgâra benzer
esipte geçer dağı, tepeyi, düzü
Hiçbir sınır tanımaz
birbirine katar geceyi gündüzü
Yüzyıllara sığmaz ömrü
engin ufuklara dönüktür hep yüzü
Kıvrılarak giden bir nehirdir zaman
geçmişten geleceğe doğru akan
Geriye hiç mi hiç dönmeyen
hep ileriye doğru bakan
Yılları, asırları sıra sıra
dizi dizi peşine takan
Kıvrılarak giden bir nehirdir zaman
geçmişten geleceğe doğru akan
Uzayarak giden bir köprüdür zaman
dünü bugüne, bügünü yarına bağlayan
(3 Eylül 2006/ Ören-Balıkesir)
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:19 PM
Ne korkuyorsun
Uyanıp *******i
Ölüm yaşayacağını yokedebilir
Yaşadığını değil
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:19 PM
Ne güzel gözlerin var
Sanki çekilmiş sürme
Bakamıyorum gözlerine
İşliyor kalbimin içine
Kaşların sanki yarım ay
Kirpiklerin kıvrılmış yay
Yüzün gökteki dolunay
Doğuyor gönlümün içine.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:19 PM
Uzun zaman aramadın
Hatırımı soramadın
Unutuldum bir köşede
Teselli buldum şişede.
Firuze gözlerin olsun
Kehribar saçına dolsun
Göğüs kafesin içinde
Akik yüreğin olsun.
Unutamadım seni
Özlerim nefesini
Bir gece dolunayda
Bekliyorum dönmeni.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:29 PM
Bugün Dolunay'a baktım.
Sen düştün aklıma.
Bakışlarınla nasıl,
Kalbime girmişsen
Dolunay da yırtıyordu,
Gecenin karanlığını.
******* nasıl Dolunay'a muhtacsa,
Muhtacım bende sana
Gel ne olur
Sensiz *******ime
Dolunay'ım ol ne olur.
Sensiz *******ime inat,
Gel ne olur.
Dolunay'ım ol.
Gel ne olur.
İnat olsun.
Sevene,sevmeyene
İsteyene,istemeyene
Çekene,çekemeyene
Böyle de olmaz diyene.
İnat olsun.
Gel ne olur.
Gel de sensiz *******ime,
Dolunay'ım ol!!!
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:29 PM
Sevdigim ellerde nazın çekilmez,
Olur ya usanıp bıkarlarsa dön.
Sohbetin dinlenmez kahrın çekilmez,
Olur ya gönlünü yıkarlarsa dön.
Yalan sözlerine inandıkların;
Riyakar yüzüne aldandıkların;
Birgün terk ederse dost sandıkların,
O tatlı canını sıkarlarsa dön.
Anlarsın sevdigim hele düşünce,
Kıymetimiz soysuz ele düşünce,
Ünvanın duyulup dile düşünce,
Lakabını dilber takarlarsa dön.
Eger savunacak sözün kalmazsa,
Başka çaren başka çözüm kalmazsa,
Sokaga çıkacak yüzün kalmazsa,
Artık kötü gözle bakarlarsa dön.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:30 PM
Sen benden gittin gideli hiçbir şey eskisi gibi değil artık
Ne pazar günlerinin keyfi var nede şakalaşmaların
Aksine Pazar günlerinden nefret ediyorum artık
Seni görüyorum seni hissediyorum aslında
Ama sadece kara toprağın altından
DÖN ARTIK BABA
Babası olan herkesi kıskandığım gibi nefret ediyorum
Onlar babalarına sarılıyorlar
Bende boynun diye mezar taşına gövden diye kara toprağına sarılıyorum
DÖN ARTIK BABA
Cenazende selan verilirken neler hissettiğimi biliyor musun?
Duydun mu feryatlarımı?seni ne kadar çok sevdiğimi duydun mu baba?
Ve şimdi bütün babalardan neden nefret ettiğimi anlıyor musun
Sensiz yaşamaktan bıktım inan bıktım
DÖN ARTIK BABA
Neden apansız gittiğini bir türlü anlamıyorum
Hayat,yaşananlar bir oyun gibi geliyor
Ben oyun oynamayı da unuttum,çocukluğumu da baba
Kırmızı ayakkabılarımı da unuttum,bayram günleri elimi tuttuğunu da
Ben kendimi ben dünyayı unuttum baba
DÖN ARTIK BABA
Senle geçen günlerime mi yanayım yoksa
Sensiz geçecek olan senelerime mi
Hayat bir su misali geçer derdin
Yalan demişin hayat sensiz hiç geçmiyor baba
DÖN ARTIK BABA
Biliyorum ki orda çok mutlusun ya ben...
Hani beni çok seviyordun
Hani ben senin canının cananıydım
Hani ben senin tatlın,büyümeyen bebeğindim
Nerdesin?
DÖN ARTIK BABA
Her akşam kapı çaldığında sen geldin zannediyorum ama her defasında yanılmaktan bıkmıyorum.
Biliyorum ki bir gün sen gelmezsen ben senin yanına geleceğim ama dayanamıyorum
DÖN ARTIK BABA
Gözlerimden düşen her damlada seni akıtıyorum
Seni ne kadar çok sevdiğimi ve özlediğimi anla baba çünkü ağlamaktan hiç vazgeçmiyorum
Hayatım derbeder gibi boşa ve anlamsız geçiyor
DÖN ARTIK BABA
Sözümü tutucam baba
İstediğin gibi çok büyük adam olucam
Bunun karşılında senden tek şey istiyorum
Geri dön ne olur.
Sen benim aklımda her zaman,güler yüzlü,siyah gözlüklü ve kareli ceketli bir yiğit olarak kalacaksın
Bir an olsun seni aklımdan çıkarmayacağıma söz veriyorum
Ve beni orada beklemeni istiyorum
Çünkü çok kısa zamanda yanına geliyorum
Ben sana gelmeden
DÖN ARTIK BABA ..
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:30 PM
Bir gün uyandığımda,
Sen yoktun gülüm yanımda,
Kalbim boşluklarla o gün dolmaya başladı.
Sensiz aldığım her nefes,
İnan gülüm haram olmaya başladı.
Yanımda olmadığında çekiyorum,
Bütün ayrılıkların acısını,
Artık bir kuş kadar özgürüm,
Fakat bir şahin kadar da yalnızım.
Göklerde uçuyorum seni görmenin arzusuyla,
Ama bir gün biliyorum ki yorulacağım,
Seni aramaktan değil seni sevmekten.
İşte o zaman daha çok anlayacağım yalnızlığı,
Sen olmadığında yanıyor yüreğim alev alev.
Duy sesimi,
Duy yüreğimin feryadını,
Dön artık gülüm ne olur dön…
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:30 PM
Artık seninle anlaşamıyoruz
Bir anı bile paylaşamıyoruz
Sanki bu ömrü bir yaşamıyoruz
Ne olur gönlüm dön eski haline.
Sen söz verenken ben amade sözcü
Hissinle doğan her şey bana öncü
Kimi diriltken kimi öldürücü
Ne olur gönlüm dön eski haline.
İçimden çıksan beni bırakıp ta
Dönüp te bulsan bir başka kalıpta
Belki anlarsın resmime bakıpta
Ne olur gönlüm dön eski haline.
Keşkeler fayda etmez; hatalara
Ve de gerçeği yok safsatalara
Girmeyecektik hiç şamatalara
Ne olur gönlüm dön eski haline.
Cananım isen canevim içinde
O zaman biriz her derdin göçünde
Ne işimiz var nedende niçinde
Ne olur gönlüm dön eski haline.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:30 PM
Esip duran deli rüzgâr.
Gelip geçen göçmen kuşlar.
Hepsi bana seni sorar.
Dön,gel artık oralardan.
Yeşil çimen,düz ovalar,
duman tutan karlı dağlar,
yokluğunun farkındalar.
Dön,gel artık oralardan.
Bomboş kaldı hep buralar.
Öksüz gibi hatıralar.
Garip gönlüm seni arar.
Dön,gel artık oralardan.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:31 PM
Aslına döndü Kocaoğlan,
Ne zil gözünde, ne tef,
Tadını çıkarmada özgürlüğün,
Aslında döndü Kocaoğlan.
Şimdi beton bataryalardan,
Kulağa klakson hücumlarından,
Ve Şopar Ali’den geriye,
Kalmadı hiçbir şey.
Aslına döndü Kocaoğlan,
Gerdan kırmaktan uzak,
Burna halkalardan ırak,
Kendi ayakları üstünde
Aslına döndü Kocaoğlan.
Gözünde yok ki hazır yemekler,
Ne Şopar Ali’nin sevecen yüzü,
Ne koskoca sopa, Cennet’ten çıkmalar,
O şimdi her haliyle özgür.
Aslına döndü Kocaoğlan,
Göremez artık onu, Roman çadırları,
Görmez boynuna bağlanan ilmik,
Buldu kimliğini, Bursa dağlarında.
Aslında döndü Kocaoğlan,
Bir dişi ayıyla evlenmeyi düşünüyorsa,
Aslına döndüğüne göre Kocaoğlan,
Hanımından üç-beş körpe peydahlayabilir.
Ya çalışacaklar, ya oynatılacaklar listesinden,
Şimdilik istifa etti Kocaoğlan!
Özgürlüğün tadını çıkartıyor,
Engin Meşe Palamut’u denizlerinde!
Aslına döndü Kocaoğlan,
Göremez artık onu, Roman çadırları,
Görmez boynuna bağlanan ilmik,
Buldu kimliğini, Bursa dağlarında.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:31 PM
bak gideli kaç günoldu
beraber diktiğimiz güller soldu
gittin beni üzdün de ne oldu
şimdiyalvarıyorumdön bana
mutluluklar vaad ediyorum sana
üzme ne olur sevgiden yana
seni sevmiyorum bunu bil
hep yalan söyler bu dil
sevmeyi beceremedin bari sevil
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:32 PM
Seni kırdım biliyorum
Senden özür diliyorum
Sen gelmiyorsun ben soluyorum
Varlıkla yokluğun içine dalıyorum
Yokluğunla varolan bir zehir
Her gün içimi kemirir
Seni seven sensiz delirir
Affet ne olur, benliğim sensiz delirir
Keşke dönse geriye geçmiş
Bizim aşkımızın her şeyi bitmiş
Zaman sinsice ömrümüzü yemiş
Öldürür bu acı serzeniş
Yalan şaka yaptım de ne olur
Bu masal sensiz yarım kalır
Bütün ettiğim dualar yalan
Öyle yandım ki intizarım seni alır
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:32 PM
Eğer ne düşünceğini bilmiyorsan
Dön ve arkana bak!
Eğer ne söyleyeceğini hatırlayamıyorsan
Dön ve arkana bak ama sonra yoluna devam etmeyi unutma ki
İleride ne söyleyebileceğini anla!
Eğer sevip sevmediğini bilmiyorsan
Dön ve arkana bak arkandakiye konuş
Sonra yoluna devam et
Yelken açabilmek için diğer denizlere
Eğer kim olduğunu bilmiyorsan
Dön ve arkana ba özellikle arkandaki aynaya
O yüzü görebilmek için
Artık önemli değil geriye dönüp dönmemen
Ne de olsa her zamanki gibi sonunda
En başa döneceksin!
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:32 PM
Yüzün vuslata dönük
Gözlerinin mavisi siyaha
Hüzün müsün
Küskün müsün
Ben ayışığında beklerim
Senin dönebilme ümidin yok....
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:32 PM
Dağıtır saçlarını ve yalvarıp uzaktan
Mavi bir iklim gibi çağırır beni sesin,
Tertemiz göklerinde dal dal erguvan açan
Rüyalarıma ışık ve özlem serpmektesin.
Bir mayıs sabahını yaşayacak böcekler
Çılgın karanfillerle dolacak yeşil saksın,
Ve sen bir fidan gibi yeşermiş olacaksın,
Serin, çakıl yollarda kuşlar birikecekler.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:32 PM
Bir Akşam Vakti Döneceğim Sana
Mutluluk Dolu Yarınlara Uzanacağız
Birlikte Zamanı Durduracağız
Korku Dolu Düşler Birtanem Ağlamıyacağız
Diğer *******den Farklı Olacak Gecemiz
Yıldızlar Göz Kırpacak Mutluluğumuza
Yalnız Onlar Görecek Bizi
Yeni Bir Hayat Başlayacak İçimizde
Ben bir denizciyim
zorlu fırtınalar atlatmış
engin dalgaları aşmış
dunyayı dolaşmışDÖNECEĞİM SANA
ben bir seyyahım
aklıma geldikçe gezmiş
nerde güzellik görmüş
durmuş bakmış imrenmiş
ben bir duyguyum
içine kadar hissettiğin
ayağını yerden kestiğin
ruhunu huzura kavuşturduğun
bir parçasın yaşamımda
yüreğim sevda denizinde bir gemi
ben bu gemide bir seyyah
sen bu gemideki duygu prensesimsin
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:32 PM
Döneceksin bir gün
Bu böyle anlamsız kalmamalı
Nedir ki para pul
Hepsi geride kalmalı.
Yalanlarla dolu bir hayatta
Doğruların anlamı var mı*
Sevgisiz yaşıyorken
Sevgilinin anlamı var mı?
Döneceksin bir gün biliyorum
Kapılarım açık seni bekliyorum
Gideli çok oldu biliyorum
Belki evin yolunu bile unuttun.
Fırtınalı bir günde
Yeni büyüyen bir ağacın anlamı var mı?
Ya rüzgara takılıp gider
Yada yeşilliğini kaybeder.
Aslında artık seninde anlamın yok
Sevgisiz bir yaşamda yerin yok ki
Beni seviyor diye kendimi
Her gün avutamam ki.
Döneceksin bir gün
Böyle anlamsız kalan her şey
Bir gün kazanılacak
Anlamları olanlar ise
Sonsuza dek yaşayacak.
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:32 PM
Ben bu yolu seçtim
Ne kadar uzun, ne kadar dönemeçli bu yol..
Ah!!
Neden bende çekmek zorundayım bunları..
Acı mı bu, sevinç mi?
İsmini koyamadığım şeyi ben neden yaşamak zorundayım.
Bittiğinde her şey mutlu olmuyor mu insan?
Yarış biter mutlu olursun, ama aslında sadece kendinle yarışırsın,
Hayalden arkadaşlar yaratır onları kaybetmeye zorunlu kılarsın..
Bir kez hile yapma, bırak bir kez de onlar kendi rüya hayatlarında
kazansın..
En azından onlar tatsın, "gerçek" hayatlarında kazanma, sevme, sevilme
Duygusunu...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:33 PM
Bir gündü, hava ılık
Ve cadde kalabalık...
Bir kadın sapıverdi önümden dönemece;
Yalnız bir endam gördüm, arkasından, ipince.
Ve görmeden sevdiğim, işte bu kadın dedim,
Çarpıldım sendeledim.
Bir gündü mevsim bayat
Ve esnemekte hayat....
Dönemeçten bir tabut çıktı ve üç beş adam;
Yalnız bir âhenk sezdim, çerçevede bir endam.
Ve tabutta, incecik, o kadın var, anladım;
Bir köşede ağladım...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:33 PM
Bilemezdim ayrılığın zor olduğunu
Yoksa yapar mıydım ikimize bunu
Ağlıyorum için için
Sadece ikimiz için
Gelemez mi o yıllar
Gelemez mi o günler
Dönemez mi o yıllar
Dönemez mi o günler
Dönemez mi senle beraber
Ah
Çaresiz
Yalnız
Mutsuzum
Söyle şimdi ne yapacağım
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:33 PM
Seyahat eylersin uzak yerlere
Gezmek istersin de il bulamazsın
Nicedir dostları ihmal edersin
Vermek istersin de gül bulamazsın
Elinde kurur da vermezsin gülü
Esirgersin bizden bir tatlı dili
Sana uzatılan bu yaran eli
Tutmak istersin de el bulamazsın
Ağlamak da var bil, gülüşler gibi
Aşarım sandığın yokuşlar gibi
Göç eylersin birgün son kuşlar gibi
Konmak istersin de dal bulamazsın
Söz verdin, gelmedin neyleyim seni
Gönlümde ben nasıl eyleyim seni
İçimde sitem var, söyleyim seni
Dönmek istersin de yol bulamazsın
Kurtlar bürünüp de kuzu postuna
Oyunlar oynarmış güzel dostuna
Şaşkın ördek gibi hötün üstüne
Dalmak istersin de göl bulamazsın
Serdari neylesin, atsın mı seni
Pazarda bir pula satsın mı seni
Yoksa “çoban” gibi gütsün mü seni
Dönersin, ocakta kül bulamazsın...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:33 PM
Yine bir yaz başlıyor,
yine yoksun yanımda,
yine yaslar akıyor,
gözlerimden dolup ta,
sen beni unuttun biliyorum aslında,
belki sen bir gün dönersin diye...
Sevgisiz kalmışım ben yıllar boyunca,
meçhul’a gider artik gönlüm yaslarda,
senden uzakta mutluyum sanma,
beklerim çaresiz gelirsin diye,
belki sen bir gün dönersin diye...
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:33 PM
Havada gezen bir buluttum önceden
Rüzgarın önünde oyuncak misali
Bir o yana bir bu yana savrulan
Diyar diyar gezen, bir kayıptım önceden
Seni gördüm ve birden duruldum, yoğunlaştım
Bir küçük damla oldum
Gökyüzünden toprağa süzüldüm
Yanık toprağın, arzuladığı oldum
Yeşerttim onu, sevindirdim
Bir fidana dönüştüm
Yavaş yavaş büyüyüp bir çınar oldum
Kollarımı saldım bilinmeyenlere
Açtım kucağımı kuşlara ve de böceklere
Sense oradan geçen, bir yolcu gibiydin
Gölgesinde dinlendiğin bir çınardım bende
Salıncak kurdun, sallandın kollarımda
Dalgalandı saçların rüzgarla
Hasrettim kokuna ve sıcaklığına
Bir anlıkta olsa yaşamak istedim
Sen habersizdin benden
Görmezden geldin çınarın göz yaşlarını
Kalbime kazıdığın ismin benimle büyüdü
Bilmiyordun sen bunları
Bir anlık hevesindim belki, yinede olsun
Sonunda sen gittin, benim boynum bükük
Gidişinle kurudum, düştüm yerlere
Sobanda yaktığın kuru odun oldum
Ben yine sönmedim yanmaya devam ettim
Duman oldum, yine gökyüzüne çıktım
Eskisi gibiydi sanki her şey
Tek fark ise
Eskiden buhardım şimdi duman oldun..
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:40 PM
Geleceksen diye bekledim,
Seveceksin diye özledin,
Bir gülüş, biraz sevgi istedim,
Sen sevmedin ama ben delice sevdim...
Ah sevgili(!)
Biraz uçuksun, biraz da deli
Hiç mutlu olmadım
Kalbine girdim gireli...
Gelişin nasıldı bilmiyorum
Ama gidişini hiç unutmuyorum
Aklıma geldikçe ağlıyorum
Kızgın değil, kırgınım sana,
Artık gelme istemiyorum...
Ah sevgili(!)
Gör sevgili
Öldürdün şu kalbi,
Unutur muyum yıllar geçse seni
Özledim desem de, gelme geri..
GooD aNd EvıL
09-15-2007, 06:41 PM
Bir Gün olurda dönersen geri
Sakın sanma beklemedim seni
Dönsen de artık geri
İnan bulamazsın eski beni.
Zaman amansız akıp giderken
Hayat acılarını yaşatırken
Dünya Kahpece dönerken
Ardına bakmadın bakmadın giderken...
Bulamazsın artık beni buralarda
Bulsan da neye yarar ki şuanda..
Dönemem acı dolu anılara,
Her Dakika Yaşarken seni buralarda...
vBulletin® v3.8.11, Copyright ©2000-2026, vBulletin Solutions Inc.