PDA

Tam Sürümü Görüntüle : Şiirler


Sayfa : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 [11] 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:56 AM
Bugün indirdim duvardan resmini,
Duruşun onurluydu eskiden,
Duruşun simetrik,
Rahatsız etmeden gözlerimi
Bir başkaldırıştı yalana
Resmin!
Ama,
Bugün bir yanlış olduğunu gördüm
Ya onur eksikti,
Ya da ona benzer bir şeyler!
Bugün son saltanatını sürdü resmin duvarda,
Düştü kendiliğinden ve
Sonra iyi oldu gidişin.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:56 AM
Seni tanıdım bir kere
Sensiz yaşamam mümkün değil
Beni kıran o kalbin
Anlaşılan hiç üzgün değil
Seni de unuturum bir gün ama
O gün bugün değil.

Delicesine sevdim seni
Yüreğim şimdi sefil
Benim gibi olma ne olur
Sen hem sev hem sevil
Seni de unuturum bir gün ama
O gün bugün değil.

Seni anlattığım bu dizeler
Aşkıma en büyük delil
Seni ne kadar sevdiğime
Yüce Allah’ım da kefil
Seni de unuturum bir gün ama
O gün bugün değil.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:56 AM
bugün de ölmedim yarim
yaşıyorum
yıldırım gibi güne
çakıyorum
önümde engeller
aşıyorum
bugün de ölmedim yaşıyorum
yırtarak geceyi geleceğim
seni sevdim hep seveceğim
aç kollarını yarim koşuyorum
bugün de ölmedim yaşıyorum
bugün de ölmedim yaşıyorum

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:56 AM
ne kadar yaşarsan yaşa ölüm gelecek başa
bazen acı bazen tatlı hayat böyle başladı
doğduk büyüdük,yaşadık ve yaşlandık
hayata acısıyla tatlısıyla bağlandık

evlendik çoluk çocuğa karıştık
RABBİM iki kız bir oğlan bağışladı
evimiz çoluk çocuğa karıştı
aşkımızı sevgimizi onlarla paylaştık

yetiştirdik büyüttük çok sıkıntı çektik
acıyı tatlıyı hayatı paylaştık
koruduk muhafaza ettik ele avuca getirdik
birlikte çok mutlu günler geçirdik

zaman geçti yaşlandık çocuklarımızı anlamadık
biri uçtu ellerimizden çok yıprandık
belki cahildik belki acemi hiç anlamadık
şimdi resimlerine bakıp anılarında kaldık

zaten belliydi böyle olacağı derdimizi anlatamadık
onları canımızdan çok sevdik sevgimizi deştik
yemedik içmedik giymedik giydirdik
sonunda yaralandık yalnız kaldık

bu gün düğünümüz var dostlar ikincisini de
kaybettik
herkes bayram yaparken biz acı çektik
evlatlarımız uğruna basımız hep eğik gezdik
maalesef bu kurbanda da birleşemedik

ararım şimdi mazıyı resimlerde
burada piknik yaptık burada güreşmiştik diye
aklıma deşer de acı çekerim her nefeste
bu gün düğün var dostlar haydı koşun bizlere

kaldık sonunda bir ayvaz bir topal
o bana bakar ben ona sebebini sorar
gelecek alt üst olmuş karanlıktır yarınlar
bu bedenden bu acı ancak ölünce çıkar

yasımız genç alışkınız kalabalık ve gürültüye
kapıda kaldı gözlerimiz acaba gelirler mı diye
sattılar bizi hiç bilmediklerimize
GELMEYİN DOSTLAR GELMEYİN
NE DÜĞÜNÜM VAR NE DE MÜRVETİM

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:56 AM
Bugün gidişinin dördüncü ayı
Bugün ayrılığının,
Hüznün, yalnızlığımın
Tam yüz kırkıncı günü

Nerdeyim? Ne haldeyim
Bilmiyorum
Aylardan Eylül
Ve ben sensizim
Odam yine boş
Ve teline yandığım
Sazımın boynu bükük

Nerdesin yollarına gül döktüğüm
Uğruna bittiğim yarim
Nerdesin
Nerde?

Bugün gidişinin sekizinci ayı
Bugün ayrılığın,yalnızlığımın
Tam iki yüz kırkıncı günü
Ve sen yine yoksun

Gene ne haldeyim
Ve ne duygular içerisinde olduğumu
Bilmiyorum
Büyük bir yalnızlığın tam orta yerindeyim

Odam buram buram
Sen kokuyor,
Teline yandığım sazımın boynu yine bükük.
7Saatler geçmek bilmiyor
Aylardan Nisan oldu
Ve sen yine yoksun

Giderken gözlerin çabuk döneceğim
Bu geçici ayrılık demişti
Ama yalan söylemiş o gözler
Bu kaçıncı geçen ay
Bu geçen kaçıncı mevsim

Hani nerdesin
Beni sorarsan bıraktığın yerde
Kalbimde dolu dolu umutlarla
Bekliyorum.
Ama sen yoksun
Yok.
Nerdesin be üstüne titrediğim çiçeğim
Nerde?

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:57 AM
Baksana körfezde ne sis nede rüzgar var
Dokunma her yerimde bin tane kasvet var
Gözlerimde ne yağmur nede bulutlar var
Bugün içimde bir eziklik var.

Hani İzmir olacaktı bizim bütün kainatımız
Sağ yanımda sen sol yanımda gün batımız
Mahşere taşıyacaktı bizi hayali dört atımız
Bugün içimde bir eziklik var.

Fecr vakti mi düşecek hep çimenlere çiğler
Yine karardı ufuklar bendeki bu son demler
Kopamadım gitti senden ne derinmiş kökler
Bugün içimde bir eziklik var.

Ahh be buluştuğumuz günkü işveli gülüşünü
Elini tutunca heyecandan kıvrılıp bükülüşünü
Unutmadım gözlerinde kurduğun tatlı düşünü
Bugün içimde bir eziklik var.

Görsen saçıma kar yağdı şakaklara kadar ağardı
Gerdanım kıvrıldı sinelerim tutuştu benzim sarardı
Yüzüm düşmüş bulamadım eziklikten içim kabardı
Bugün içimde bir eziklik var.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:57 AM
Susuzum en yeşilinde bir vadide.
Hüseyin’im
ve kerbelanın ta kendisiyim şimdi.
Soluksuzum,
kavruğum ve minnettsiz.
Musa’yım.
Kızıldeniz’i yarmakla başladı mucizem.
Odun ettim balıkları yaktım suda
Ve su bile yandı bugün benimle.
Dergahta buluştum Pir Sultan ile.
Hacı Bektaş’aydı dizelerim.
Mevlana Gel! dedi.
İşte burdayım.
Sonsuz aşk için burdayım.
Ve dizelerde külüm şimdi ben.

Gönüllerde sevdayım.
Kerem’im,
belki de Karac’oğlan.
Şirin’im ben en gerçeğinden ve
şirindir dillerim en sahicisinden.
Gülen gözlerimle girdim yüreklere ve
narindir yüreğim en incesinden.

Aşktan korkarım.
Sevdadan yana nasıl da cesur.
Bedenimle yaşarım,hücrelerimle ve
gelgeç değildir fikirlerim.
Orduya bedeldir yüreğim,
bir de korkusuz.
Utanmak adına örterim aşkın üstünü.
Kilitlerim zindana
ve sevda apaçık ortadadır.
Göğsümü gere gere hatta.

Adını bile anmam yarin
karabasanlar uğruna.
türkülerde ararım bir tek nağmede.
halaylarda,baraklarda koşarım ben
Ve ben Veysel’im bugün.

6 Nisan 2007
Kalem şiir kusuyor.
Ama gözlerim hala gülümsemede

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:57 AM
bugün ben öldüm
beni öldürdüm
ben artık yaşamıyorum
çünkü hayata tutanabileceğim son kişiyidin
sen yoksan ben ölüyüm
21,07,07 benim ölüm tarihim
seni öyle çook seviyorum ki
anlatamam be güzelim
beni öldürdün
ben ölüyüm artık

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:57 AM
Bugün pazar izin verdim kendime
Bıraktım işi gücü tatil eyledim
Dolaşacağım Ereğli'yi şöyle bir
Tanyeriyle beraber çıkacağım Göztepe' ye
Güneşin doğuşunu seyredeceğim
Usul usul doğarken,Uyuyan Güzelden
Geçeceğim Doruk Tepesi'ne
Haykıracağım Bağlık Tepesi'ne
Bugün pazar izin verdim kendime
Çeştepe'den seyri alem yapacağım
Yelkenlerini fora açmış teknelere
Erdemir'e yük boşaltan büyük gemilerin
Yol alışlarını Karadeniz deryalarına
Bakıyorum gözlerimin yeşiliyle
Karıştırıyorum Karadeniz in mavisine
Yeşillik bulaştırdım maviye
Gözlerim de izinli nede olsa bugün
Bugün Pazar izin verdim kendime
Şiir yazacağım,resim çizer gibi
Kaleni fethedip,Karadeniz Ereğli sana
İneceğim sahil yoluna
Bir tur atıp boydan boya
Sahildeki börekçilerden börek alıp
Çınar altında ince belli bardaktan
Demli bir çay içeceğim
Birde sigara yakarım çayın yanında
Bugün Pazar izin verdim kendime
Cehennem Ağzı'ndan şöyle bir bakıp
Ölüler Vadisi'nden geçeceğim
Uzun Mehmet in kara elması bulduğu
Kestaneci Köyü'ne yol vereceğim kendime
Güzel köylü kızlarından
Bir avuç Osmanlı çileği alacağım
Çileğin,çeliğin dostluğu sembolü olmuş
Sevgi,dostluk barış kenti Karadeniz Ereğli
Bugün pazar izin verdim kendime
İnip tekrar sahil yoluna
Çıktım teras kafeye oturdum
Elimde bir fincan kahve
Gözlerim tümden yolcu Karadenize
Vakit tamam,zaman su misali aktı
Bir elimde kağıt,bir elimde kalem
Karadeniz Ereğli bu akşamüstü
Şiir oldu aktı kızıl gün batımında
Bugün pazar izin verdim kendime

Kdz.Ereğli

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:57 AM
bugün temmuz ayından bir pazar
içimde tarifi imkansız bir sıkıntı var
bilmem kaç şiir okudum gecenin üstüne
kaç şarkı söyledim....
yine gözümde canlandı hatıralar
bügün temmuz ayından bir pazar
elimde eski bir fotoğrafın var ..
saçlarını bırakmışsın rüzgara karşı
gözlerinde hülyalı bakışlar
bendeyse sana doğru açılan umutlar
bügüm temmuz ayından bir pazar
alıp başımı gitsem diyorum
adressiz uzak sehirlere
bilinmez ütopyalara
çalmasın telefonlar gelmesin mektuplar
tutmasın elimi tekbir dost ne yazar
bügün temmuz ayından bir pazar
ve ben seni unutmak için sevmedim ey yar...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:57 AM
Ben Allahın gariban bir kuluyum
Gelen vurmuş giden vurmuş acılar çocuğuyum
Bilmem ki doğruyu nerede bulayım
Sevdiğimden ayrıldım gardaş
Bugün yine doluyum.

Nedense tek tek bıraktılar beni yalnız başıma
Kurban olurdum ben onların gözlerine kaşına
Gelip bakan yok şimdi gözümün yaşına
Koca dünyada yalnızım gülüm
Bugün yine doluyum.

Tutunacak bir dalım yok ki
Niye yaşadığımı bilmiyorum ki
Yaşayan bir ölüyüm sanki
Çok içerim meyhaneci baba
Bu gün yine doluyum.

Savaştım kötülerle şerefsizlerle
Hayatla kaderle
Başaramadım yenildim ben kadere
Çaresiz kalmışım kardeşim
Bu gün yine doluyum.

Alın yazısımıdır kader mi bilemem
Akar gözümün yaşı silemem
Gül güzelim senden başkasını sevemem
Çok of çekerim emmioğlu
Bu gün yine doluyum.

Biliyorum ki bana kimseden fayda yok
Parayı göstersem dostum sevgilim çok
Bana benden bile hayır yok
Yerimde olsan yaşayamazdın dostum
Bu gün yine doluyum.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:58 AM
Bul beni yabancı bir şehirdeyim,
Umudum cebimde saklı duruyor
Her sokakta bomboş bakışlarımla
Kolumdaki saat bir'i vuruyor
Mevsimi belirsiz zamanlar gibi,
Sanki kum yığını bir nehirdeyim

Bul beni imkansız bir şey olsa da
Uzun boylu,beyaz yüzlü biriyim
Dilimde kaskatı bir türkü gibi
Ağlamak faydasız bir şey olsa da
Bende bu şehirde yangın yeriyim
Kimliği belirsiz bir korku gibi...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:58 AM
Acılar içinde yaşatmak beni.
Sen acılarımla, hayat bulurken;
Bense hala, arıyorum hep seni!...

Şimdi mutlu musun? Kara sevgili...
Acı vermek istersen, bul yine beni!...
Nasıl olsa alıştırdın sen beni,
Acılarınla yaşamaya, kara sevgili!...

Kalbime akıttın önce sevgini,
Yetmedi, peşinden bütün zehrini!...
Seni sevmemin tüm bedelini,
Acılar vererek, aldın hep geri!...

Şimdi mutlu musun? Kara sevgili...
Acı vermek istersen, bul yine beni!...
Nasıl olsa alıştırdın sen beni,
Acılarınla yaşamaya, kara sevgili!...

8.Ocak.2003 Ankara 19.30

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:58 AM
Dünyada öyle güzellikler vardır ki
Duygulara dökülemeyen
Anlatılması kelimelerle çözülmüyecek bir bulmaca…
Ne zaman çözmeye çalışsam
Karşımda senin sevginle karşılaşıyorum
Umutsuz bir güneş gibi
Doğduğunda
kendimi kaybediyorum güzelliğini görünce…
Umutsuz bir bulmaca gibi çözemiyorum,
Güzelliğinin sevginle olan ilişkisini.
Düşünüyorum da
Şimdi seninle duygularımı paylaşmak için
Hangi bulmacanın kalbini kırıp
Seninle birlikte olabilirim.
Seni seviyorum gülüm…

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:58 AM
Her şey bıraktığın gibi yerli yerinde
elimi sürmedim inanki hiç bir şeye
giderken bıraktığın gül bile
kurudu masanın üstünde
dalı kaldı geride
benim gülden ne farkım kaldı
kurudum dört duvar içinde
eğer ki dönersen günün birinde
eşiğin dibinde cesedimi bulursun
masanın üstünde gülün dalını
birde her şeyi bıraktığın gibi bulacaksın.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:58 AM
Derdimi döküpte paylaşacaktım,
Eşimden dostumdan yüz bulamadım.
Yüzlerce, binlerce lügata baktım,
Seni anlatacak söz bulamadım...

Herşeyi sezsemde ıslak saçından,
Gönlümde arındın bütün suçundan.
Girdiğin sayısız günah içinden,
Sana konduracak toz bulamadım...

Gönlüm hâlâ sende, hâlâ sözünde.
Siyaha mahkûmunum zindan gözünde.
Nice dilberlerin güzel yüzünde,
Seni kaybedecek iz bulamadım...

Üzdüler dillere verip de seni,
Ezdiler yerlere serip de seni,
Gönül penceremden görüp de seni,
Bana hak verecek göz bulamadım...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:58 AM
Bir sabah uyandığında
Yağmalanmış bir şehrin
Sessizliğine bürünecek anıların....
Karakışın koynunda kuruyacak taze baharın
Sana yazılmış şiirlerim
Gözyaşında birer birer alevsiz yanacak
Gözlerin karanlığa perde perde düşerken
Üşüyen yüreğin
Sana tavan deliğinden gülümseyen yıldızları
Anlatan bu garip adamı arayacak...


Bir sabah perdeleri güneşe araladığında
Kanatları parçalanmış
Bir serçe yavrusu düsecek avuçlarına
Tarifsiz bir korku eklenecek gözyaşına
Soğuk ellerin alevde ısınmazken
Islak gözlerin hep
Üşüyen yüreğini gülüşleriyle ısıtan
Bu garip adamın sıcak ellerini arayacak...

Bir sabah pencereni rüzgarlar açtığında
Taze hazanlar düşecek ellerine
Dalgalar yalnızlığını bırakacak sahillerine
Gözlerin güneşte ısınır zannederken
Sen yalnızlığın gölgesinde üşüyeceksin
Ağustos sıcağının ateşle dansında
Yıldızların soluklandığı dağınık saçların
Çiçek kokulu nefesimi arayacak...


Bir sabah uyandığında
Tenini soğuk terler içinde
Sol yanını tarifsiz acı içinde bulursan
Korkudan irkilip gözlerinde varlığımı ararsan
Senin bir damla gözyaşına gözünü kırpmadan
Canını verecek kadar seven bu adamı
Yüreğinde bir daha bulamayacaksın.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:59 AM
Söyleme sakın derdini
Dinleyeni bulamazsın
Zalim dünyada gönlünü
Eyleyeni bulamazsın

Ayağına turab olsan
Kapısında kulu olsan
Senin ile oturup da
Ağlayanı bulamazsın

Ey gönül, dinle bu sözü
Engin’ in Hak’ tandır özü
Yollara bakıp da gözü
Bekleyeni bulamazsın

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:59 AM
Elmalarda diş izi
senindir bu dişlem
yapıldı hanene
gereken işlem

melekler de tanık
suçlusun
işbu yasa hükmünce
sen bir insanoğlusun

insanoğlu

MADDE BİR
dünyaya gelmelidir

MADDE İKİ
sevmeli sevilmeli
dünyayı cennetin
kendisi bilmelidir

MADDE ÜÇ
yaşama sevgisinin
kökleri gönlünde
insanoğlu günün birinde
ölmelidir

dönmelidir dudaklarına
buruk bir elmanın tadı

(DÖRDÜNCÜ MADDE OKUNAMADI)

işbu yasayı
kim yürütür bilinmez
bilinmeyen ellere
karşı gelinmez


Bülent ECEVİT

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:59 AM
Artık hiçbir şey'in anlam'ı yok,
Dünya'da yaşama neden'im yok,
Seni seven kalbim vardı artık o da yok,
Beni seven biri var diye,
Dünya'ya umutla sarıldım,
Nerden bilecektim ki;
Beni bırakıp gideceğini,
Nerden bilecektim ki;
Beni bir başkasına değişeceğini,
Beni bırakıp giderken bir elveda! Bile demedin,
Seni arayıp bulduğumda
Dönüp yüzüme bile bakmadın
Elveda! Diyorum gülüm artık sana,
Gelip bulsan da beni,
Tanımıyorum ki; ben seni,
Gelip bulsan ne olacak beni…
Sevecek mi? Sandın tekrar seni…

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:59 AM
Sessizce uzanıverir;
ufuklara doğru umudum.
Sessizce,
duygularımı çökertircesine,
gider uzaklara…
Bilmediğim,
tanımadığım,
bir ormanda
Hiç bulunmayan bir agaç misali
Yitirdim kendimi.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:59 AM
Gece rüzgarı kokusunu getirdi saçlarının,
Sabah güneşi gözlerini bıraktı,
Hasretinle buğulanmış pencereme.
SEN li olmanın zenginliğinde,
SEN sizliğin yoksulluğunu fısıldadı hayalin.
Biliyorum ki sılaya duyulan hasretin,
Sevgiye duyulan özlemin son bulacağı,
Ulaşılamayan yollarda,
Bilinmeyen bir yerde,
Aramaktan yorulmayacağım,
Sonsuza kadar da bulmayacağım,
Bulunamayan SEN olacaksın.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:59 AM
ölüm tanımaz bir ağacım
dallarımdan tutun gel
yar
sarayım seni
yurdumun herhangi bir yerinden
bi adres bırak bana
arayayımm seni...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 09:59 AM
Çeker gibi bakma hançeri kından
Senin de canını yakan bulunur
Senin de bir zalim gelir hakkından
Sana da bir kurşun sıkan bulunur

Aşkımın ahıyle tutulur yakan
Alıcıkuş kadar sürmez fiyakan
Senin de gözünü yaşlı bırakan
Senin de boynunu büken bulunur

Merhamet olmazsa kalp kiracında
Tahtın da kurtaramaz seni tacın da
Bir kara sevdanın darağacında
Senin de ipini çeken bulunur

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:00 AM
İki yıldız buluştu,
Göğün sonsuzluğunda,
Biz neden kavuşamadık,
Üç karışlık dünyada...

Durma koş,
Kalbin patlarcasına,
Ayakların felç olurcasına,
Koş, koş, hadi durma,
Ulaşabilirsin belki o umman'a,
İmkansız, imkansız diyorsan eğer,
Anılara saygılı ol...
Tükenmeden,
Onu unut ya da...

06.02.2004 / Taşkışla /Taksim

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:00 AM
Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
Öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni
Diyelim için çekti bir sabah vakti
Erkenceden denize gireyim dedin
Kulaç attıkça sen
Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
Ege denizi bu efendi deniz
Seslenmiyor
Derken bi de dibe dalayım diyorsun
İçine doğdu belki de
İşte çil çil koşuşan balıklar
Lapinalar gümüşler var ya
Eylim eylim salınan yosunlar
Onların arasında bulacaksın beni
Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
Çakmak çakmak gözleri
Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
Herkes orda sen de ordasın
Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
Özgürlüğe mutluluğa doğru
Her işin başında sevgi diyor
Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
Bi de başını çeviriyorsun ki
Yanında ben varım

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:00 AM
Kestik artık umudu
Yağmurdan
Yürek biçimini
Alsa da gökyüzündeki
Küçük bulut

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:00 AM
Öyle bir bulut doğar ki içine bazen
Yağsan olmaz yağamazsın
Hıçkıramazsın, hıçkırsan ağlayamazsın
Uzatırsın elini bir tatlı dokunuş için
Tutamazlar, tutunamazsın...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:00 AM
Bulut oldu gökyüzü
Bulut oldu gözlerin
Yağmur yaş oldu yüzün
Yollarım çamurlandı.

Toz oldun toprak oldun
Kondun saçıma,
tel tel,duvak duvak
Tozdun yine gönlüme.

Kalp mi dayanır
Yar gönlünde yaşanan gurbete
hasret sancısına
Ve Sana..

Yine bulut bulut oldu gözlerim
Yine salkım saçak çözüldü dizlerim.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:00 AM
Hüzünlendi yine ah garip gönlüm
Bulutlar ağladı,yoksun diye sen
Odamda sessizlik,masamda resmin
Yalnızlığım benim kor *******im
Bulutlar yine benim tek sırdaşım
Onlarda ağlamasa,ben neylerim

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:01 AM
Beyaz,
bulutlar kadar beyaz olsa bahtım.
Yok, aman yanlış anlamayın
kara değil bahtım.
Kara değil ama,
bulutlar kadar beyaz olsa bahtım,
bulutlar kadar yumuşak, huzur verici.
Ama gelip geçici olmasa, bulutlar gibi
bir geldi mi gitmese, kalıcı olsa, bembeyaz olsa
bulutlar kadar beyaz olsa bahtım.
Sormayın, eşelemeyin işte,
demiştim ya,
kara değil, değil, değil bahtım

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:01 AM
Gökyüzündeki bulutlar,
Gülleri elimde kuruttular,
Unutmaz derdim kimseyi,
Hepsi beni unuttular.

Söyleyin kara bulutlar,
Nerede o umutlar,
Bekliyorum gelmiyor,
Umutla beklediğim mektuplar.

Kara bulutlar perde perde,
Beraberiz nöbetlerde,
Şimdi mutluluk varken,
Ne işim var gurbetlerde.

2001

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:01 AM
Kar yağmasın düşlere
Sağanak sevgin varken
Solmasın gülüşlerim
Zamansız, böyle erken

Bulutları kov gitsin
Maviler kucaklaşsın
Gamzelerde gül açsın
Güneş topla gelirken

Denizler yarılmasın
Dalgalar kudurmasın
Özlem karşıda kalsın
Sevda taşısın yelken

Bahar getir ömrüme
Karanfil ol gönlüme
Razıyım acıtsa da
Yaprakta saklı diken

Canim ol su canımda
Damarımda kanımda
Dur karşımda, yanımda
Şiirim yazılırken.

Almanya / 05.11.2006

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:01 AM
eğri omzumda
/hiç kalır mı emanet
yaban ellere düşünce
/şiir
düşünce ellere yaban
göğe bir merdiven dayar
her bir basamağımda /yerle bir olan
titrer çaresiz düşlerimde yitik
/dudaklar
kan damlatır /ayetten damarlarıma
binlerce yıldız avuçlarken beni
gözlerimde yitirir hükmünü güneş

şafak söküğünü yamarken akşam
rengini çalar ötelerden gözlerin
yaldızlı siyah çarşafla
doğrulur /boynu bükük vedalara
vuslatıyla topraktan
/ çıplak ayrılık

taze nefesten kokan
/dua mı bayat
kaderin yarından pişirdiği kadar
üf’leniyor her odada bir muma
sokaktan pencereme vuran karanlık
silik /günahımdan okunan kadar
teneşirde yarılan göğsüm de beyaz
saçlarımdan uzuyor intiharlara
kanatsız /melekler gibi /geçtiğim köprü
tövbesi yok dünyada pişmanlıkların
bir terazi kurulmuş omuzlarımdan
vaktiyim kıyametin

ateşini yıkayan /dünyada
/bendim
günahlarımın şeytan yareni
bir Ağrı yükselir mi azı dişimden
elimdeki nasırlar şahit ise duama
ay tutulsun gözlerim


damarlarımdan ıslanınca karanlık
/gözlerim ağlayan rüyada
/uyanmak istemiyor
inkar ettiğim itiraf
/dumansız bir ateşle geziniyor beynimde
yaşayan nefeste bir aşkı yakan cehennem bendim
bir çok sözden kıskandığım dudaklar
dul kalan /aşklarda/bakir

anamın doğurduğu ölüm
azrailin salladığı beşikte
kendini ağlatan gözleridir
guruba mahkum kundağın

oyuncaktır bu işte hayat
/masum gözlerden bakan şeytana
misafiri dilenen
/ev sahibi / kapılarsa
dilenir misafiri dilenci bir kapıda


pamuk ipliğinden kopar sınırlar
iğne deliğinden uzanırken akşama
başlar
/son nefesini vermeyen ölüm
iner gözlerine inceden sessiz

bumerang –ve biter seninle başlayan ölüm-

iner gözlerine inceden sessiz
son nefesini vermeyen ölüm
başlar
/iğne deliğinden uzanınca akşama
pamuk ipliğinden kopar sınırlar

kapıda bir dilenci misafiri dilenir
kapılarsa /ev sahibi
/dilenen misafiri
şeytana bakan gözlerden
/masum hayat işte bu oyuncaktır

guruba mahkum kundağın
kendini ağlatan gözleridir
azrailin salladığı beşikte
anamın doğurduğu ölüm

bakir /aşklarda /dul kalan
bir çok sözden kıskandığım dudaklar
bendim cehennem yakan aşkı bir nefeste yaşayan
dumansız bir ateşle geziniyor beynimde
/itiraf ettiğim inkar
uyanmak istemiyor
/rüyada ağlayan gözlerim
karanlık ıslanınca damarlarımdan

ay tutulsun gözlerim
elimdeki nasırlar şahit ise duama
bir Ağrı yükselir mi azı dişimden
yareni şeytan günahlarımın
/bendim
dünyada /ateşini yıkayan

vaktiyim kıyametin
bir terazi kurulmuş omuzlarımdan
tövbesi yok dünyada pişmanlıkların
geçtiğim köprü /melekler gibi / kanatsız
saçlarımdan uzuyor intiharlara

beyaz göğsümde yarılan teneşir de
günahımdan okunan kadar /silik
sokaktan pencereme vuran karanlık
üf’leniyor her odada bir muma
kaderin yarından pişirdiği kadar
bayat dua mı
/ kokan nefesten taze
çıplak ayrılık
/topraktan vuslatıyla
boynu bükük vedalara / doğrulur
yaldızlı siyah çarşafla
gözlerin ötelerden çalar rengini
şafak söküğünü yamarken akşam

güneş hükmünü yitirir gözlerimde
binlerce yıldız avuçlarken beni
ayetten damarlarıma /kan damlatır
/dudaklar
yitik düşlerimde çaresiz titrer
yerle bir olan /her bir basamağım da
göğe bir merdiven dayar


yaban ellere düşünce
/şiir
düşünce ellere yaban
emanet kalır mı hiç
/eğri omzum da
bumerang

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:01 AM
Zevki bilememek.
Aşkı unutmak.
Sarhoş olmadan yaşamak.
Adını koyamadığım ne varsa,
Her şeyi içine atmak!
Adımı söyledim istemeden,
Şu an ağlamak istiyorum,
Ama nafile en fazla gülüyorum!
Seni sevgilim görmek istiyorum,
Adım dost olmuş,unutmuşum.
Kaçamıyorum ki,unutamıyorum ki…
Bu gün benim günüm,
Adımı sen koy.
Dur bi düşün,
Yapmak istediklerimi hayal et,
Ama sakın cevap verme.
Bir günlük benim gibi yaşa,
Buna hakkım var,
Çünkü ben her gün senin gibi yaşıyorum.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:01 AM
Gayrısı bulunmaz karalarımda
Tuzun biberin var yaralarımda
Ben seni yine de rüyalarımda
Görürsem görürüm bundan sana ne

Resmini masama yapıştırarak
Yaşlı gözlerimle hayal kurarak
Kadehimi kadehine vurarak
İçersem içerim bundan sana ne

Vurdun yaraladın gönül katımdan
Beni sen düşürdün sevda atımdan
Yol değil mi sanki her gün kapından
Geçersem geçerim bundan sana ne

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:02 AM
Söylemem sevdamı kimse bilmesin
Eller bana, gülde dikendi desin
İlacım olsa da nefesin sesin
Bundan sonra seni duyarım sanma

Kış eğledin, baharımı yazımı
Sevda bildim, çeperledim sızımı
Senin için darbukamı sazımı
Alıp da elime çalarım sanma

Güller gibi, yaprak yaprak solsam da
Dağ başında, yapayalnız kalsam da
Ben bir arı, sende çiçek olsan da
Uçup üzerine konarım sanma

Beni sen tükettin, beni sen yedin
Ne bana gel dedin, ne de sen geldin
Bir ağaç misali, eğdin de eğdin
Tutup daha fazla eğerim sanma

Kırdın yüreğimi, kırdın belimi
Aldın birer birer, sen her şeyimi
Parçaladın beni, yüzdün derimi
Bundan sonra seni severim sanma

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:02 AM
Uyandığında gecenin karanlığında
İçinde eziklik yüreğinde burukluk hissedersen
Bir sigara içmek istersen
Anılar çevreni sararsa
Gözlerin durmadan ağlarsa
Aşkınla yanıp tutuşan o erkek
Yoktur bu dünyada ölmüştür bunu bil !!

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:02 AM
bunu da bundan öncekine say
hani hep şikayetçiydin ya benden
bir güzel söz bile söylemediğimden
şimdi gidiyorum
gecmişim yok seninle geçirdiğim
geleceğimden ümidim yok
bir yudumluk çay içişmis
bizim beraberliğimiz
bunu da bundan öncekine say
farzetki ömrümü seninle geçirdim
bütün yokluğunu beraber çektim
sen yokken sevdalarının yaralarını ben temizledim
düşlerine ben savas açtım
içlerinde değilim diye
soğuk odayı tek başıma ısıttım
sen
bunuda bundan öncekine say
daha öncesinde varmıydım bilinmez
belki de kaçakları oynuyordum
bitişleri baslatıp
gidiyordum hayatından
yazdığım bütün şiirleri
hiç okunmamış say
alındığı gün kıvrıştırılıp atılmış
sana hitaben değill
sadece yokluğuna bile kavuşamamış
sen
bunu da bundan öncekilere say

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:02 AM
Bunun adı ekmek kavgası
Bilemediler ki başka bir işi
Görmediler ki bir gün,gün yüzü
Bunun adı ekmek kavgası

İndiler metrelerce yerin altına
Ekmeğini çıkardılar yeryüzüne
Vurdular kazmayı kayaların beline
Bunun adı ekmek kavgası

Ellerine aldıkları sefer tası
Köyünden getirmiş iki domatesi
Karanlıkta açmışlar çilingir sofrası
Bunun adı ekmek kavgası

Yerin altında bir şehir kazdılar
Yıkılmasın diye kütükler sardılar
Bir çatırdı duyduklarında kaçıştılar
Bunun adı ekmek kavgası

Dizlerinin üstünde kazma salladılar
Çıkmasın bir kıvılcım istediler
Metan gazına lanet okudular
Bunun adı ekmek kavgası

Sürme çekmiş gözleriyle dışarı çıktılar
Sarmış her taraflarını çamurlar, karalar
Güzel havada güneşe bile bakamadılar
Bunun adı ekmek kavgası

Bir dilim katık helva aldılar
Onu da çocuklarıyla paylaştılar
Madenciler hep böyle yaptılar
Bunun adı ekmek kavgası

Başlarına yeryüzü göçtü
Bir çok arkadaşları şehit oldu
Çocukları,eşleri yetim kaldı
Bunun adı ekmek kavgası

Bizler ısınırken sıcak sobanın yanında
Onlar yol aldı,çizmeleriyle çamurlu yollarda
Kazma,kürek ellerinde gecenin karanlığında
Bunun adı ekmek kavgası

Kdz.Ereğli(maden şehitleri anısına 2002)

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:02 AM
Dört duvar arasında
Anılar eşlik eder her gece bana
Hasretin çöker sessizce odama
Her durduğum yerde ayak izimle senin adını yazdım
Her attığım adımla adının yanına bir kalp yaptım
Sevgili ben seni sevdim
Hasretinle hep yollarını gözledim.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:02 AM
Buralarda çok yalnızım baba
Tıpkı senin yalnızlığın gibi
Kalabalıkların içinde
Bir başımayım.

Dışarıda kar yağıyor
İçimin yangınına inat
Her kar tanesi
Karşıki evlerin çatılarına değil
İçime düşüyor elif elif
Sığırcıklar ellerime konuyor sarı siyah
Selviler kucağıma
Eğilip uzansam
Toprağında biriken karlara dokunacağım.

Senden çok uzaklarda
Artık senin kadar yaşlıyım baba
Saçlarım seninki gibi kırlangıç
Gözlerim senin yorgunluğunda
İçimde Sinop kadar hasret
Akliman kadar kumsalım
Her şeye
Her kese inat
Hamsaroz’un koynundayım.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:03 AM
Eskiden kar ve eşkıya basarmış buralarda köyleri
şimdi eşkıya pek uğramasada
kar acımazsızca yontuyor insanların anılarını
buralarda bu günün dününle aynıdır tıpkı yarının gibi
biliyor musun hiç eşkıya görmedim
ama çok karla kaplı yollar üşüyen aç insanlar gördüm
yaşamın acımasızlığını gördüm sakız satan küçük çıplak çocukların gözlerinde
seni gördüm
seni görmeden çıkmıştım şehirden yüreğimi ilk defa orada bırakarak
bir kez olsun geriye dönüp bakmadım şehre
kal demenden korktum oysa hep git dedin bana
dirençsizliğimden korktum
unutulmak korkum oldu
unutamadım gözlerini
bir köşeye hep notlar aldım sana dair
küçük şiirler yazdım beğenmedim
uzun uzun düşündüm seni
uykularımı takvimlere bölüp gün saydım
özledim
küçük köyden büyük şehre göçenlerinki kadar büyük umutlarım
umutlarca cesaretim
cesaretim kadar büyük onurum
onurum kadar büyük sevgim vardı
okuduğum her şiirin son dizesinde sen vardın
hala şiir okuyorum seni unutmamak için
hala şiir yazıyorum seni anlatmak için
ne zaman gözüme tatlı bir melodi kaçsa
ağlamaya başlıyorum
galiba yaşlanıyorum
umut törpülüyorum burada
karanlığa yağan karla kaplı şehirde
burada beyazı bir tek gece gizliyor
ağır bir karanlık bulaşıyor karla kaplı şehre
koyu ve vıcık vıcık bir siyah
ürkütüyor insanı
tüm perdeleri sıkı sıkıya kapatıyorsun
ve camları siliyorsun usulca yaklaşan sabahı yakalamak için
baharın peşinden koşuyorsun hep
lanetler yağdırıyorsun ama kar hep yağıyor sen koşuyorsun
ilk defa burada dokundum kardelene sana dokunurcasına
utandım
gece uykuya dalıyor yavaş yavaş
pis bir duman kokusu ve dumanın kör eden yoğunluğu arasında
mışıl mışıl bir şehir düşüyor avuçlarıma
inan bu saatte şehir daha güzel
buralarda bir adam
buralarda bir yürek
buralarda bir sevda
burada ben
burada sen
buralardan uzanır ellerim tutmak için ellerini
yağmur yağsa bulut bulut sevdalara
ki hiç yağmur yağmadı buralara
ağır ağır ıslanırdı yüreğim
hasretim dağların yücesinden bakarda ulaşamaz yanı başına
haykırmak isterdim de korkardım duymalarından eşkıyaların
seni seviyorum diye buralardan

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:03 AM
Sabah güneşiyle ısınıyor içim dışım
Kaldırdığımda başımı aydınlık semaya
Ferahlık doluyor gönlüme püfür püfür
Sevgi soluyor kalbim güzellikler sunuyor tutam tutam.

Yağan yağmurla yıkanıyor yorgun ruhum
Temizleniyor, arınıyor acılarımdan birer birer
Hiç isyan etmiyor artık yüreğim, kıpır kıpır
Heyecanla çarpıyor kalbim, istiyorum ki hep sende kalsam.

Sesini duyduğumda sevdiğimin, hafifliyor acılarım
Kelebek misali konuyor sevgi dallarına
Çiçeklerinden topluyor güzellikleri kalbim, demet demet
Yüreğimden kopuyor sevgiler, tütüyor buram buram.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:03 AM
burası bağdat...
kan kardeşimi şehit etti teröristler,
insanlıktan nasibini almamış itler.

burası bağdat...
dünyanın kanayan yarası,
benim dinmeyen gözyaşım,
kalleşçe vuruldu arkadaşım.

burası bağdat...
gücü olanların çoğu eşkiya,
koalisyon askerleri kesmiş sokakları,
bağdat'ı savunuyorlar güya.
insalık bitmiş burada,
açlık, susuzluk, yokluk, soygun, katliam sırada...

bir çocuk ağlıyor ırak'lı müslüman,
müslüman olmasa da önce insan...
çocuk o...
o çocuk yarın büyüdüğünde,
hangi yürekle, hangi anılarla adam olur?
ya rest çeker dünyaya kahraman olur,
ya bu çöl sıcağında, bataklıkta kaybolur...

ya kan kardeşimin oğlu,
arkadaşımın umut'u?...
yetişip bu dünyaya umut olur mu?

burası bağdat...
savaşın, hayatın, mücadele ve gözyaşının kendisi,
nerede insan denilen dünyanın efendisi?
dünyanın devleri burda, para kölesi...
burası bağdat...
dünya bağdat'ta sınavda heyhat...
insanlık bu ise bağdat'ta berbat...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:03 AM
“Mezopotamya anadan mı kargışlısın babadan mı”?

Burası Filistin intifadası...
Etin çeliğe karşı durduğu yer
Buradan gökler miraca aralanıyor
Ve söylesene başka nerede
Sapanlarla tanklar kovalanıyor.

Burası Irak...
Savaşın beşik kertmelisi
Bebekleri kesiyor eli kanlı kasap
Ve artık dönmüyor bilesin
Bağdat’tan hiç bir yanlış hesap.


Burası da Çeçenistan..
Sarp kayalarda şahadet yankısı
Nidalar geliyor “firavun öldü”
Burada bir avuç Allah yanlısı
En büyük fitneyi kırka böldü.

Burası da Bosna...
Anaların feryadı arşa değdi
Allah diyen ölüm şerbeti içti
Utandı tarih ondan başını eğdi
Ve önünden bir Aliye İzzet geçti.

Burası dünya...
Çağ uzay çağı aydınlık çağı
Hayvanlar bile refah içinde
Bırakın insanı öldürmeyi
Bilim “insan yaratmak” peşinde !

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:03 AM
Burası sessiz biraz
Kedi miyavlamaları,
Köpek havlamaları
Kuş cıvıltıları
Yok burada
Burası sessiz biraz....

Burası sessiz biraz
Aşk için çarpan yürekler
Yaprakların hışırtıları
Seni seviyorumlar
Yok burada..
Burası sessiz biraz..

Burası sessiz biraz
Boyuna makine sesleri
Boyuna uçaklar....
Gürleyen arabalar

Ezanlar,ninniler
Yok burada...
Burası sessiz biraz...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:04 AM
Bu sevda senin kadar uzaktı
Uykusuz yolculuklar
Rüyasız uykular gerekliydi
Cebinde elma şekeri saklayan bir adam
Uykumdan, uykusuzluğumdan, yolculuğumdan çaldı seni.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:04 AM
Uzaklık lafta özletir
Özünde ayırır kalpleri birbirinden dediler
Bahaneler uzar gider mesafelerden öteye
Geç kalırsın kaybedersin onu dediler..
İnanmadım
Dostuma güvendim ben
Onun sevgisine
Şimdi bana öyle diyenlere inat
Daha yakınım ben uzaktaki ile…

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:04 AM
ben burdaydım hemde yüreğin kadar yakınındaydım.
zaten hiç ordan da ayrılmamıştım.
soğuk bir gecede ellerimi bıraktığın yerdeydim.
ama sen yoktun güzelim,
bir tarafım sayende yarımdı..
bir umudum vardı, o da yok şimdi..
evet, bir ekim gecesi
acımasızca elimden alındı....
bir enkaz yığınından farksızdım artık.
saçım sakalım bir birene karıştı,
sigarayı da üç pakate cıkardım,
güzel olan her şeye çizgi çektim,
adına, sevdana şiir yazmayı da bıraktım kendimi yanlızlığa bıraktığım gibi....
ve gecenin en sarhoş saatlerinde
haykırarak yemin ediyorum...
bir daha böyle sevmeyeceğim diye.....

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:04 AM
ben buradaydım hem de yüreğin kadar yakınındaydım.
zaten hiç oradan da ayrılmamıştım.
soğuk bir gecede ellerimi bıraktığın yerdeydim.
ama sen yoktun güzelim,
bir tarafım sayende yarımdı..
bir umdum vardı,o da yok şimdi..
evet Bir ekim gecesi
acımasızca elimden alındı....
bir enkaz yığınından farksızdım artık.
saçım sakalım bir birine karıştı,
sigarayı da üç pakete çıkardım,
güzel olan her şeye çizgi çektim,
adına,sevdana şiir yazmayı da bıraktım kendimi yalnızlığa bıraktığım gibi....
ve gecenin en sarhoş saatlerinde
haykırarak yemin ediyorum...
bir daha böyle sevmeyeceğim diye.....

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:04 AM
Bursa’nın içinde benim sevdiğim
Dolanır durur yalnızlıklarda
Ufak tefek taşları çiğner hergün
Beni arar durur benden uzaklarda.

Bursa’nın içinde benim sevdiğim
Nilüfer çiçeği kadar saf ve temiz
Araya şehirlerde girse farketmez
Korkma gülbebeğim bitmez bizim sevgimiz.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:05 AM
O yokken içim hep buruk
Onun yoklugunu hissetmek
Onsuz nefes alıp vermek
Onsuz yaşamak onsuz günler yaşayıp
Günler yaşamaya devam etmek
Izdırap veriyor
Onsuz onu düşünerek yaşamak
Düşündükçe içinden çıkılmaz bir hal almak
Burukluğun yanında ızdırap veriyor.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:05 AM
Bütün kini banadır kan kusan namluların
Bütün kini banadır dokunduğum eşyanın
Her şeyi bir muammadır dönen şu dünyanın
Bütün kini banadır gökteki yıldızların.

Her yerde ben ölürüm inadına dirilir
Nurun yücesi bendedir yer ve gök eğilir
Bütün kini banadır ağlayan bulutların
Çağlayanlar göz yaşlarımı geri getirir.

Her yerde doğarım ben Everest’ in gömdüğü
En büyük aşk bendedir Venüs’ün sömürdüğü
Bütün kini banadır nefs denen şeytanların
Benim ,ben tanrının bu aynada göründüğü.

Savaşlar hiç olmasın insanlar hiç ölmesin
Yanmasın yürekler bebek yetim kalmasın
Büyük atam demişti “Yurtta barış dünyada barış”
Budur en büyük inanç belli ki bir yalvarış
Bütün kini banadır Allah’tan korkmaz /
kuldan utanmazların.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:05 AM
Aşktan korksaydım eğer
Hata payı bırakırdım cümlelerimin sonunda
Ve mutlak esareti kabullenmezdim,
Gözlerinin altında...

Sana güvenmeseydim,
Hayata karşı özgürlük savaşımdan
Bu kadar kolay vazgeçmezdim!
Yenik düşmezdim zamana,
Zincirlemezdim kendimi sana...
Her nefes alışımın öznesi yapmazdım ismini
Ve toprağın yağmur damlalarına,
Kucak açtığı gibi bütünlemezdim
Seni ve beni...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:05 AM
Sevgilim seninle biz
O kadar birbirimizle
Bütünleştik ki
Seni benle, beni de senle
Dahi başladım karıştırmaya.

(17 Ocak 2006/ İstanbul)

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:05 AM
Herhangi bir ülkenin, herhangi bir insanı olsalarda
Her çocuğun ana dilidir ağlamak
Beni bir kez güldürmedin ya
Demek ki ben seni, doğarken sevmişim!

Terk edilmeyi hak edecek kadar masumdum
Çünkü; benim aşklarımın hiçbirinde,
domuzdan elde edilmiş herhangi bir katkı
maddesi olmadı
ve sana yazdığım hiçbir şiirde, sanal aşk uygulaması yapılmadı!
Ben seni, bağıra bağıra sevdim...

Her çocuğun ana dilidir ağlamak
Söyle; sen doğarken ağlamadın mı!

Resmi kıyafetlerin kılığına girmiş, karakteri sahte *******de
sayısız, saygısız insanların saygı duyduğu,
yürekten cebe inmiş aşkların banknotunu,
çoktan tedavülden kaldırmıştı azrail
kimse farkına varamadı
Söyle; sen doğduğunda aşklar kaç paraydı!

Öğrendiğime pişman olacağımı bilmiyordum,
öğrenmeyi öğrenmem gerektiğinde.
Geç öğrendim!
Aşk bulunan değil, sadece aranan birşeymiş !

Hiç bir ülkenin hiçbirinde sevgi kalmadı!

Olsun
Ben aşığım, mesleğim göze almaktır ölümü
Çok geç artık
sana değil,
senden daha masum bir Cellata verdim gülümü...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:06 AM
Güveniyorum; nefret olup yağma dağlarıma
Sen zor olanı dene;
Korkarım eşsiz havaların fırtınaya dönüşüp savuracak bizi karanlığa
Anlamıyor musun? İkimizde aynı yeri kaplıyoruz hem burada hem öbür dünyada…

Bunlar vasiyetini açıklamakta olan yorgun bir nefesin son sözleridir;
O gençlik ateşi mevsimler gibi seni terk edecektir, bunu unutma!
Yaşanası bir hayat seni beklerken çaresizce pişmanlıklarında boğulma…

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:06 AM
Allah'ın seçtiği kurtulmuş millet!
Güneşten başını göklere yükselt!
Avlanır, kim sana atarsa kement,
Ezel kuşatılmaz, çevrilmez ebet.

Allah'ın seçtiği kurtulmuş millet!
Güneşten başını göklere yükselt!

Yürü altın nesli, o tunç Oğuz'un!
Adet küçük, zaman çabuk, yol uzun.
Nur yoklu izinden git, KILAVUZ'un!
Fethine çık, doğru, güzel, sonsuzun!

Yürü altın nesli, o tunç Oğuz'un!
Adet küçük, zaman çabuk, yol uzun.

Aynası ufkumun, ateşten bayrak!
Babamın külleri, sen, kara toprak!
Şahit ol, ey kılıç, kalem ve orak!
Doğsun BÜYÜK DOĞU, benden doğarak!

Aynası ufkumun, ateşten bayrak!
Babamın külleri, sen, kara toprak!..

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:06 AM
İnsan mı?
Hayatı vardır,yaşar gider.
Büyük düşün...

Bir ev mi?
Geçimi vardır,geçer gider.
Büyük düşün...

Ülke mi?
Toplumu vardır,göçer gider.
Büyük düşün...

Dünya mı?
Dengesi vardır,döner gider.
Büyük düşün...

Güneş mi?
Ateşi vardır,söner gider.
Büyük düşün...

Saman Yolu mu?
Yörüngesi vardır,yönelir gider.
Büyük düşün...

Feza mı?
Kıyameti vardır,sona gider.
Büyük düşün...

Son mu?
Yaratanı vardır,ona gider.
Büyük düşün...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:06 AM
Sensizliğin en koyu yerindeyim bugünlerde
Gündüzleri ne gökyüzü mavi
Ne de yıldızlar var *******i
Var olan sadece yalnızlık...

Artik korkuyorum uyumaktan
Ya uyanamazsam geri
Sanma ki bitanem korkum ölüm
Ya ölünce sevemezsem seni...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:06 AM
Ben büyük şarkıları severim; büyük olsun.
Deniz gibi, gökyüzü gibi herşey ve mahzun.
Seviyorsam seni aşk ölümsüzdür gönlümce,
Aşıksam kadınım değil tanrıçasın, ece.
Denizler yolculuğa çağırır durur da beni
Gitmem düşünerek geri döneceğim günü.
Ben büyük rüzgarları severim; büyük olsun
Aşkım da, özlemim de hepsi, herşey ve mahzun.
İnsan bir yanınca Kerem misali yanmalı.
Uykudan bile mahşer gününde uyanmalı.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:06 AM
Büyük randevu... Bilsem nerede, saat kaçta?
Tabutumun tahtası, bilsem hangi ağaçta?

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:07 AM
mutluluğun resmini
yapmasını istedin Dinodan yada bizlerden
peki sen büyük şairsin
sen yapabildin mi mutluluğun resmini
işin kolayına kaçmadan ama
veranla pirayenle bu kadar mutluyken
evet üstat
bizlerde yapamadık mutluluğun resmini
işte dağıldı boyalar
ve yırtıldı tual
oysa insanları o kadar çok severken
ve mutluluğu her şeyden çok isterken
sen rahat uyu üstat...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:07 AM
sensiz ay ışığı ve yıldızlarla dolu bir gecede
esen rüzgarla götürüyorsun beni sımsıcak hayallere
nasıl anlatsam seni kelimeler yetersiz kalır bene
inceden inceye sarıyorsun bedenimi gizlice

susuzluğu hatırlatıyorsun bana çölde
en çok istenen yağmur böyle bir yerde
ve yağmurdan sadece kalan geriye
içimde kocaman bir ateş sende hediye
yıllar geçse senin ateşin kalır yüreğimde
olmaz sanma böyle kıvılcımlar içerisinde
rüyalarımız buluştursun bizi her gece
uzaklık korkutmasın bizi sarıl bedenime
mutluluğumuzun büyüsü şiirin ilk harflerinde

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:07 AM
Büyüme bebek hayat senide harcar
Eğer büyürsen dert çekersin
Hasretle yanarsın isyan edersin
Geçen gün dünden daha beter
Büyüme bebek bu halinle daha güzelsin
Aşk denilen şey kapını çalıverir
Önce ümit verir sonra sokağa salıverir
Kalbin taş olsa bile eriyiverir
Her an gülmek istersin gülemezsin
Dostum dediklerin düşman olur sevemezsin
Büyüme bebek bir daha (küçülemezsin).

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:07 AM
Büyür ağaçlar maviliklerde,
Bulutlar, aydınlıklar, uzaktan.
Büyür şehirlerin yatakları,
Mevsimlerin üstü, yaşamaktan.

Bir anne gibi genişleyen sabah aydınlığı,
Büyür kanatları yavru serçelerin.
Büyük şehirler ve şehirlerde,
Korkunç hayatı, *******in.

Büyür hatıralar gibi ihtiyarlar,
Yaşamayı hatırlarken.
Büyür güzellikleri, vücutları kısmetleri,
Çocuklar uyurken.

Vakit büyür habersiz,
Bir serinlik düşer her cama.
Çiftçiler bile anlamadan
Büyür topraklar daima.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:07 AM
Oğlum, onüç-ondört anahtarı ver
Al usta
Oğlum, yat motorun altına
Nesi var bir bakıver
Olur usta
Oğlum, iyi sık civatayı
Sonra sahibi ne der?
Sıkıyorum usta
Bileğim yettiğince
Yüreğim yettiğince
Sıkıyorum işte
Oğlum, terlemişsin
Akmasın terin motora
Motor pas yapar sonra
Olur mu be usta
Ter pas yapar mı
Gözyaşı pas yapar mı?
Oğlum ne diyorsun bak işine
Bakıyorum usta
Yalnız ellerim
Ellerim çatlamış be usta
Ellerim acı içinde
Yüreğim var ellerimde
Yüreğim yanıyor usta
Kan ter içinde
Hem usta
Sen hiç okula gittin mi
Okul nasıl bir şey be usta
Öğretmen nasıl biri
Usta sahi
Orda da motor baktırırlar mı ki
Orda da söverler mi çocuklara be usta
Orda da döverler mi?
Oğlum bak işine kızdırma beni
Olur usta ha usta
Senin anan da saçlarını okşar mıydı
Sana ağlar mıydı gecenin al yalazında
Sahi usta sen hiç ağladın mı bir sabah
Cansız düşende anan
Yavaşça gözlerinin önünde
Oğlum bak işine !
Attırma tepemi gir motorun altına
Usta dur kızma!
Bak giriyorum motorun altına
Dünyanın altına
Giriyorum usta giriyorum
Desteğe gerek yok usta
Desteğe gerek yok
Ben oraya yüreğimi koyuyorum
İnan taşır be usta

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:08 AM
Yüzleş hadi kendinle sen bir aşk korkağısın
Lambaları kırılmış yalnızlık sokağısın
Kaçmak çözüm mü sandın nev-bahar ateşinden
Sevdanın denizinde sükûttan buz dağısın

Bir ülke kurdun ama sarayında yalnızsın
Son şiiri yazınca belki bitecek sızın
Koridorlarda bir ses yankılanır ansızın
Sevdanın denizinde sükûttan buz dağısın

Kapıların kilitli erimekten korkarsın
Ateşinle hem onu hem kendini yakarsın
Hicranı sevmez ama ona doğru akarsın
Sevdânın denizinde sükûttan buz dağısın

Su üstünde gezerken eridiğimi sanma
Görünmeyen kısmımda çok şeyler saklı amma
Son mısrada gizlidir çözülmeyen muamma
Sevdânın denizinde sükûttan buz dağısın.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:08 AM
yattığım yerden, penceremden,
ay kocaman.
-saçların-
bir düşten uyandım ürpererek,
yürek sızılı, yar kokulu buz gibi bir düşten.
son bakışım gözlerine,
-sen başka kollardayken-
inceden bir yağmur başlamış,
ay kocaman; penceremden,
yattığım yerden.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:08 AM
Buzdan bir havuzda uyuyorum
iliklerime kadar yaşıyorum yokluğunu
ellerim dikenli tellerde parçalanıyor
ayaklarıma nişan alıyor nöbetçiler
düşüyorum
beynimin seni taşıyan bölgesine
elektrik veriliyor
sensizlikten kaçış olmadığına dair
marşlar ezberletiliyor
her sabah kar içinde
şiirlerimi suratımda söndürüyorlar
seni anlamıyorlar
anlamıyorlar seni
seni yalanlıyorlar
beni dağlıyorlar

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 10:08 AM
üşüyen yanıydı yüreğimin aşk
titreyen yanı
geldin, sardın
sıcacık..

alabora olurken ümitlerim
hüzün fırtınalarında,
simdi kentin kıyılarında
sen vardın
sıcacık..

sınırlarını kim çizebilir gökyüzünün?
dolu dizgin esen rüzgarı kim tutabilir?
kim sığdırabilir yağmuru avuçlarına?
aşktan başka!

BUZULLARI BiLE ERiTiR O
BAK GÖRDÜN
SICACIK..

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:43 PM
Sonsuzdan gelip
Sonsuza uzanan
Bir caddedir hayat yolu
Bakımlıdır bazı kaldırımları
Taş topraktır bazıları
Gidişi olup dönüşü olmayan
Bir caddedir hayat yolu
Sağa sola kıvrılan
Sokaklar... Sokaklar...
Ah! o sokakların
Kimisi ışıl ışıldır *******i
Kimisi ay ışığını görmez besbelli
Her köşe başı parselli
Girerken ödersin ücreti
Kimisi bahşişler savuşturur havalara
Kimisi muhtaç küf kokan tokluklara
Tefeciler pohpohlanır da
Satın alınır alın terleri üç kuruşa
Satılık yürekler vardır dükkanlarda
Satılıktır sevdalar, dostluklar

Gidişi olup dönüşü olmayan
Bir caddedir hayat yolu...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:43 PM
Yari dağların ardında
Bir dağ köyünde Cafer’in
Bir umut heybesi sırtında
Gönlü hüzünde Cafer’in

Bir söğüt gölgesinde yaş
Akar gözlerinden yavaş
Başına vursa da bir taş
Ne ki gözünde Cafer’in

Öyle yapsa çare değil
Gönlündeki kare değil
Kalbindeki yare değil
Ateş özünde Cafer’in

Aklına koymuş bir kere
Yazgı yazılmış ki sere
Bir sözü vardı ki yare
Yanan dilinde Cafer’in

Almaktı yari aklınca
Ağadan izin çıkınca
Düğün vakti yakınca
Vuslat düşünde Cafer’in

Yürüdü yarin köyüne
Yaklaştı o'nun evine
Yüreği nasıl devine
Soluk döşünde Cafer’in

Kızı istedi ağadan
Baba söyledi yabandan
Güvey olur mu çobandan
Öfke yüzünde Cafer’in

Hızla kalktı divandan
Gözü dönmüştü de kandan
Bir çarptı çıktı kapıdan
Aklı yarinde Cafer’in

Saplandı gönlüne bir ok
Kaçıracaktı yolu yok
Dağda saklanacak yer çok
Kalbi serinde Cafer’in

Bir gece vaktiydi Cafer
Aldı yari dağa gider
Atlılar önüne iner
Korku teninde Cafer’in

İki el ateş ederler
Kız yanlara sendeler
İkisi nehre düşerler
Muradı derinde Cafer’in
11 ekim 1995

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:43 PM
Belki okumuşluğum var ama cahilim işte
Çünkü cehalet okumuşlukla hiç mi hiç değerlendirilmez..
Cahil bir insanım..
Belki öğretmenim olsun
Yine cahilim çünkü, ancak yaşadığımız bilgi bizimdir, gerisi nafile
Kendisini ıslah etmeyen başkasını asla ıslah edemez der peygamber,
Cahil bir insanım…
Yirmi beşinde bile hayatı öğrenemedim
Bu gidişle ölünceye kadar çözemeyeceğim,
Sırlar sır içinde saklı.
Cahil bir insanım…
Gün geçtikçe daha da acizliğim artıyor,
Fakrımın nihayeti yok,
Cahil bir insanım…
İnsanları geç tanıdım hep,
Ama erken yedim tokatlarını.
En son işlenmemiş ve el değmemiş bir inci tokadı yedim,
Cahil bir insanım…
Aldandım belki ama ben bu cehaletimle bile aldatmadım hiçbir kimseyi.
Hepsi hala abla, abi ve kardeş tadında hatıramda,
Hala kapım açık, hala onlardan haber beklerim,
Çünkü benim kapımda yer yok düşmanlığa..
Belki bazen ilkin sinirlenip kızabilirim ama devam ettiremem..
Cahil bir insanım…
Ama hayatı gazetelerden, filmlerden değil yaşayarak öğrendim,
Yine hala da cahilliğim yüzümden okunuyor benim..
Cahil bir insanım…
Bu yüzden antik kentten
Yedilerin ve Danyal peygamberin kentinden bir zindan kentine geldim,
Keçi inadını başkalarına bıraktım
Belki en güzeli bu oldu benim için,
Cahil bir insanım…
Yine de şiiri, kitapları ve satrancı seviyorum,
Gülleri seviyorum,
Gül peygamberini canımdan daha da çok seviyorum…
Cahil bir insanım…
Ama ben kendimi bu halimle yani cehaletimle daha çok seviyorum.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:43 PM
Gözlerini bana ödünç versen
Yüzyıllığına
İçindeki yıldızlarla
Gülüşüne sarmalayıp
Ruhundan tat bandırıp
Bende alıp onları
Döksem kalbimin kalıbına
Ve onu açacak
Anahtarı olsa
Ama onlardan daha
Çok ama çok kalsa
*******imi aydınlatacak
Yıldızlarıyla
Gündüzlerimi süsleyecek
Aşk kokusuyla.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:44 PM
Akıl dediğinde rüyadır
Rüya içinde
Rüya...
Uyandıkça
Ötekini rüya sanırsın
Aldanma...

Sevgi dediğinse
Gözbebeklerinin arkasına
Yaslan...
Gördüğün camdaki pus
Göremediğin
Sensin...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:44 PM
Geçerken önünden ezan sesinde,
Bir inilti duydum cami eşiğinde.
Oturup derdine ortak oldum,
Hıçkırıklar içinde cami eşiğinde.

Sevmiş benim gibi o da birini,
Ayırmışlar ve işte kalan eseri,
Saç-sakal karışmış serseri gibi,
Titrek elleri açılmış cami eşiğinde.

Anlatılmıyor bu kadar sevince birini,
Yüreğimi dağlıyor ilah gözleri,
Hala kulağımda bana seslenişi,
Ezan sesine benziyor cami eşiğinde.

Artık yaşadığın günler karanlık,
Geçen her saat biraz rahatlık,
Dönüşün buradan geçecekse artık,
Tövbeler içinde cami eşiğinde.

Anlamayacak kadar boşsa dünya,
Sesin geldiği yerde bizi ara,
Çilekeş ordusuyuz burada,
Dualar içinde cami eşiğinde.

RAFET de içinde artık bu ordunun,
Yalnızlık değil allah'a sığınılan yolun,
Pişmanlığı olmaz çilekeş kulun,
Mezarlık öncesi cami eşiğinde.

1995

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:44 PM
Gidiyorum söyleyemem
Sana hoşça kal diyemem
Yarın ne olur bilemem
Sorma,sorma,sorma can

Gözyaşlarım olmuş pınar
Dermansızım canım yanar
Sevdalıyım yaram kanar
Vurma,vurma,vurma can

Aşk pınarım akar durmaz
Koca dünya sana kalmaz
Bu yürektir tamir olmaz
Kırma,kırma,kırma can

Otur dinle beni benden
Hep kıskandım seni elden
Sır sevdamı hiç kimseden
Duyma,duyma,duyma can

Hey gidi murat hey gidi
Artık senin sonun geldi
Günlerime güneş gibi
Doğma,doğma,doğma can

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:44 PM
Can cana muhtaçtır fani alemde,
Gönül inceliği gizli kalemde
Görmek ister canı, gönül sevdiyse,
Neredesin ey canım? Göster yüzünü.

Sevgiyle yücelir canlar gönülde,
Cefan başım tacı inan kalbimde,
Her dem yanındayım, istemesen de
Neredesin ey canım? Göster yüzünü.

Hep seni ararım, neş’e kederde,
Mecnun ediyorsun, düşürdün derde,
Mevlam böyle yazmış, varmış kader de,
Haydi üzme beni, göster yüzünü.

16.08.1999 Maslak

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:46 PM
Güzel yüzünde sönmeyen güneş
Gülen gözlerinde çoban yıldızı var
Yılların yorgunluğu çökse de bedenine
Var mıdır sana çocuklarından başka yar?
İntikamını alırcasına tükettiği takvimlerden
Silmiş atmışsın matemini hayırsız
Kim vurdu ya gitmesin sakın yüreğin
Pamuklara sarsam seni ablam uçsuz bucaksız
Bilirim içinde ne fırtınalar kopuyor
Belli etmezsin belki canın çok yanıyor
Ben ablasız büyüdüm inanmalısın bana
Senden başka yok şefkatin kalbimi ısıtıyor
İki yavruya sahip mucize bir anasın
Liderden öte sen benim ablamsın
Kıskanıyorum elimde değil yapamıyorum
Hep dua ederim bir bana abla olasın
Umudunu yitirmeden savaş kaderinle
Sen savaş ki ayakta durayım desteğinle
Sil geçmişindeki çirkin kara sayfaları
Bir gün gülecektir asık yüzlü kaderinde
Sen ablam değil canımın yongasısın
Herkese yardım elini uzatan peri masalısın
Memnuniyetsizliğimi hoş gör tek eksiğim bu
Sen ablam değil benim can ablamsın…

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:46 PM
Değirmen taşına verme gönlünü
Sevdanı öğütmez can arkadaşım!
Kuruyan gönül’e serme ömrünü
Sevdanı büyütmez can arkadaşım!

Ayrılıklar mısralara dökülür
Her mısrada sanki ciğer sökülür
İşte benim boynum ondan bükülür
Bu sevda bükülmez can arkadaşım!

Sayfalar dolusu şiirler yazsan
Gizemli mısrada bin ahla ansan
Gelene gidene sevdanı sorsan
bu sevda sorulmaz can arkadaşım!

Yüreklere zincir vursan olur mu
Bağlasan da yürek orda durur mu
Denizin içinde balık kurur mu
Bu sevda kurumaz can arkadaşım!

Sevdasız bedende kalbi neyleyim
Şair'sem duygusuz aşk'ı neyleyim
Bir gör şu halimi ben ne haldeyim
Bu sevda görülmez can arkadaşım!

Duygularım yine döndü ağıda
Mısralarım dizildiler kağıda
Bu feryadım eritti taş dağı da
Bu sevda erimez can arkadaşım..!

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:47 PM
Bir cana sebeb oldun
şimdi vicdanınla baş başa kaldın
pişman olup ağlasan
giden deri dönmez bir daha
can toprak olmuş
pişman olup ağladığını görmez
bu cana sen sebep oldun
vicdanınla baş başa kalsan
resimler anılar canı yaşatmaz
her şey eskisi gibi yerinde kalmaz
can bir daha can olmaz.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:47 PM
bir erkeğin ağladığını duyarsan gecenin
kor alevli kuytu köşelerinde,
tebessümle anarsın beni,doğan sabahın
tan vakti ,kırmızı bir gülü öperken.
beyaz bir güvercin, çırpan kanatlarında
beyaz güller getirirken sana,
bilinmeyen sevdalarda bilmemki nesin,
bir avuç ay ışığı parıltılarında.
belki bir hediye,belki seni bana veren
herşeyi bekliyorum,yinede herğün,
can çekişirken bedenim,can bir daha nefes
olmaz,sen canıma hayat olmayınca...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:47 PM
Umutlarımı ovalarında bırakıp
Hayallerimi bulutlarına astığımdan beri
Bir henğamedir içimdeki
Kavak yeli serinliğinde mutluluklarımı
Ve çam kokusu sevinçlerimi bıraktım sokaklarında...


Sevdalarımı papatyalarına emanet edip
İskeleden sana el salladığım günden beri
Karakışlar yaşıyor yüreğim
Çığlar yuvarlanıyor üzerime
Yüzüme sahte tebessümler oturtup
Kalabalıklarda yalanı içselleştirsemde
Her birbaşınalığa düşüşümde
Yana yakıla kendimi arıyorum


Umudumun adı
Sevdalarımın saklı olduğu şehir
Can Bursam Yâr Bursam
Son durağımsın bekle...
Tükenmişliğimle sana geliyorum yine!

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:48 PM
Can canıma canan olsa
Yelleri yorgan ederim
Bilmiyor ki yokluğunu
Boynuma urgan ederim

Umut verse,ışık tutsa
Dağları arkam ederim
Tipi boran kara kışta
Karları hırkam ederim

Hiç düşünmem derdi varsa
Canımı derman ederim
Onun için krallara
Sözümü ferman ederim

Çok değil az gönlü yansa
Dünyayı alkan ederim
Candan öte cananıma
Özümü kalkan ederim

Uzak yakın hatır sorsa
Sevinir bayram ederim
Kapısında biri dursa
Çıldırır isyan ederim

Ey sevgili sözüm sana
Duymazsan çeker giderim
Eyvallah etmem cihana
Sen hariç yemin ederim

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:48 PM
Yokluğunun en acı hislerini
Dudaklarıma dokunarak hissedebiliyorum
Gözlerimin gezdiği kızgın alevlerde görebiliyorum
Kalp atışlarımın kulağıma vurduğu sesle duyabiliyorum
Senin bugünkü yokluğunda
Elbet can çekişir bu yürek
Dayanabilir mi acına
Dayanabilir mi gözyaşlarına
Sensiz derdini anlatabilir mi bu yürek
Yokluğunun verdiği bu acısıyla
Anlatabilir mi yaşayabilir mi?

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:48 PM
Bu sabah,******* uyanmadı aşkımıza,
Deli bir matem var gökyüzünde..
Can çekişiyor güneş sanki,
Ardına hiç bakma artık,deliriyor çünkü ruhum bedenimde..



Hani derdin ya sensizlik yakışmaz bana,
Tek dileğindi, bitmesin hiç bu rüya.
Bu gidiş oldu mu yakıştı mı peki sana?
Gözyaşlarım bile acır oldu artık bana..



Hatıralarını yakmak istiyor şimdi,
İçimde delice yanan aşkının ateşi.
Beynimde fırtınalar savuruyor ruhumu,
Kendi kendime eriyor,bitiyorum artık...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:48 PM
Seni ufak ufak terk edişlerim
Benim can çekişlerim olur,
Sen yoksan her şey yarım
Seninle içim sonsuz bir huzur
Bir çiçek solmazsa susuz
Balık nefes alabilirse
İşte o zaman doğrudur her şey
Yalandır bu dünya , yalandır aşklar
Sular gibi saf ve duru olmalı sevgiler
İçtikçe kanmamak , içine daldıkça
Bir daha çıkamamak misali
Yaşanmalı sevgiler
Sevgin bende bir çağlayan
Her ayrılıkta daha da çoşar
Bu çağlayan dağlar ardına uzanır gider
Kim bilir sonu hiç yoktur…

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:50 PM
inan gözlerim seni arıyor
şu oturdugum masada
senin için doluyor bardaklara rakılar
meze oluyor masama sesin
cıgaramın dumanı senin için tütüyor
Efkârlı efkârlı...
bardaklar boşalıyor
Ve hüzünlü bir kalp daha doğuyor
sesinin özlemiyle
hasretin bitiriyor beni masamda
Ölümlere sürüklüyor yavaş
Şu yaralı yüreğimin kurduğu masada
seni içiyorum
Şu sarhoş bardağımla
seni içiyorum...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:50 PM
Dün gece düşümde can dostu gördüm
Ulu bir çınardan dal verdi bana
Uzandım yüzüne yüzümü sürdüm
Ben zehir istedim bal verdi bana

Dağ yanarsa yağmur çiser mi dedim
Ten yanarsa rüzgar eser mi dedim
Can yağarsa canan küser mi dedim
Çağırdı yanına el verdi bana
Can dostum dostum kül verdi bana

Ben aşkı sırtıma vurdum da geldim
Hasretin acısını çöl verdi bana
Can dostu görünce eridim bittim
Yüreğime ateş kül verdi bana
Can dostum dostum kül verdi bana

Aşk olmazsa kalem yazar mı dedim
Dost olmazsa gönül tozar mı dedim
Hayaloğlu sana kızar mı dedim
Yanağımdan öptü gül verdi bana
Can dostum dostum gül verdi bana

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:50 PM
Senle tanışmak çok güzeldi
sesin bana mutluluk verdi
gülüşün dünyalara bedeldi
kırgınım sana can dostum.

Kurşun yedi bu yürek
iyileşir bir gün elbet
üzme tatlı canını
vardır bir hikmet
kırgınım sana can dostum.

Sırrıma ortak oldun
bir nefeste içime doldun
sıradan bir yol oldum
kırgınım sana can dostum.

Yara sarmaz merhem olmaz
bu yürek derman bulmaz
bu yaptığını yaban eller yapmaz
kırgınım sana can dostum.

Biliyorum pişmansın
gözlerin bulut olur ağlarsın
sen benim için bir cansın
ne yapayım?
Unutamıyorum can dostum.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:51 PM
düşünüyorum da düşüncelerin en güzeli olsa gerek seni ,
dostumu düşünmek
gece yarılarına kadar oturduğumuzu,
birlikte güneşin doğuşunu izlediğimizi
gökyüzündeki yıldızları hatırlıyor musun…?
nasıl parlıyorlardı birlikte olduğumuzu gördüklerinde
o tatlı kavgaları hatırlar misin
o kavgaları bile o kadar çok özlüyorum ki
ne güzeldi o günler
seninle kendimi yeniden doğmuş gibi hissederdim
arkadaşım demeye bile kıyamıyorum sana
sen benim sadece arkadaşım değil CAN DOSTUMSUN
bu gece sana bilemediğin kadar çok ihtiyacım var
sana anlatacak o kadar çok şeyim varki
dertlerime derman olan dert ortağımsın sen benim
******* çok sessiz sen olmayınca
yıldızlar bile parlamıyorlar artık eskisi gibi
bizim yıldızımızı hatırlıyor musun hani söz vermiştik
birbirimize ayrı olsak bile yıldızımız her zaman yanımızda olacaktı
yıldızlara anlatıyorum artık dertlerimi
zaten beni bir tek onlar dinliyorlar tıpkı senin gibi
o yıldız da bizim yıldızımız da biliyor ayrı olduğumuzu
simdi parlamıyor eskisi gibi
o kadar solgun ve yorgun ki tıpkı benim gibi
ikimizin de sana ihtiyacı var
duy artık sessiz haykırışlarımı
duyda gel sana muhtacım can dostum………..!!!!

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:51 PM
Bir kelime buldum çın çın öter;
Adı candır.
Bir erik kopardım can dalından;
İçi can dolu,
Adı can, yaprağı can, lezzeti candır.
Bir gölge düştü önüme dedi ki:
Bir yüküm var benden ağır
Bir yüküm var beni taşır
Adı candır.

Toprak dedi ki:
Can Allahın yongasıdır
Fakat ben bir deri bir kemik
kaldım.
Bir de misafirim var adı candır.

Işık dedi ki:
Renklerden, kokulardan,
Seslerden önce koşup geldim
İnsanoğluna nur topu gibi
Bir müjde getirdim,
Adı candır.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:51 PM
Senin tadın dişlerimin arasında
Yeşilin gözlerime yansıyor
Parmaklarımla dokunuyorum etine
İstemlerim çoğalıyor
Üşüyorum...

Güneşin süzüldüğü boşluk içinde
Yapraklarım kırılıyor ansızın
Parmak ucuyla bir öpücük gönderiyorum
Yağmur sularıyla ıslandığın anlara
Düşünüyorum

Şehirlerin pörsülenmiş tadına
Seninle ulaşmaya çalışıyorum
Bulvarların kirlendiği
Yolların tütsülendiği günlerin
Az ötesine
Seninle yetişmeye çalışıyorum
Üstüste kibrit kutusu gibi
Tepetaklak dönen evlerde
Yaşıyorum

Ağaçların arasında küçücük gecekondu
Yeşermiş duvarları can sıcaklığında
Nefesleniyorum özgürce
Mini-minnacık yüreğimi
Yaprakların yeşiline lokma lokma
Banıyorum

Can erik-canan erik
Dudağıma sürüyorum rengini
Öpüyorum kokluyorum gözlerimin ucuyla
Süt damlıyor dudağımın üstüne
Tadımlanıyorum

Bozulmuş bir dünyanın doğasıyla
Soluklanıyorum

Can erik- canan erik
Sensin sadelik
Anlıyorum...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:51 PM
Can
Gerçek misin hayal misin düş müsün.
Hakikatin sırrı nedir, söyle yar.
Mavera'da uçan nazlı kuş musun.
Yolun kime gider senin böyle yar.

Canan
Hem gerçeğim hem hayalim hem düşüm.
Kaf dağında anka olmak hep işim.
Zehirlidir aşk bilmeze hem aşım.
Soframızı hal bilene söyle yar.

Can
Bu sofradan hal bilende anlamaz.
Anlayan da sözü haktan dinlemez.
Dost tepeler rüzgarları önlemez.
Sam yeline kurban olma böyle yar.

Canan
Anlamayan oturmasın yemesin.
Her kundağa ab-ı hayat memesin.
Kimse bize rızkı zail demesin.
Muhabbetin didarıyız böyle yar.

Can
Saçlarına beni tel tel takmışlar.
Gözlerini kandil edip yakmışlar.
Nazar ile yüze-göze bakmışlar.
Gönül gözü bilmez onlar öyle yar.

Canan
Bilen yeter bilmeyene luzum yok.
Kaybedemem öksüz yetim kuzum yok.
Aşka düşmüş çölde Leyla kızım yok.
Destan olmam dillere ben öyle yar.

Can
Saki midir mey bakışan gözlerin.
Baki yaktı narı cevher közlerin.
Sağ yanımda defter olsun sözlerin.
Münker Nekir sana gelsin söyle yar.

Canan
Korkma aşık sana vebal yüklemem.
Çok yakındır defterini paklamam.
Hurin oldum bu yüzdendir beklemem.
Suallere benden selam söyle yar.

Can
Selamını söyleyince gittiler.
Dört yanımı zaman üstü güttüler
Bana sonsuz izzet ikram ettiler.
İhsan mıdır aşkın bana böyle yar.

Canan
Bu rüyanın haberleri haktandır.
Kul'a göre görüntüler yoktandır.
Bu hidayet aşık sana çoktandır.
Şükrünü sen yine O'na söyle yar.

Can
Şükrüm O'na aşkı sebep eylemiş.
Seni öven diller O'nu söylemiş.
Onsuz alem seni beni neylemiş.
Gün ikindi akşam oldu böyle yar.

Canan
Sızlanırsın ömrüm diye alanda.
Sana benzer nefesini çalanda.
Ne durursun üçbeş günlük yalanda.
Aş için mi bunca telaş böyle yar.

Can
Söyledim de aşın burda yenmedi.
Lezzetini sırrı bilmez anmadı.
Abı hayat suyuna da kanmadı.
Fani yerde kime aktın böyle yar.

Canan
Fani miyim iyi bak sen yüzüme.
Kandil dedin hak yapısı gözüme.
İzin bulup vakıf olsan özüme.
Soramazsın diyemezsin böyle yar.

Can
Meylim yoktur sana kelam çatmaya.
Arzu halim gelmez yemin etmeye.
Samur olsan uyku tutmaz yatmaya.
Neler ettin bana bilmem böyle yar.

Canan
Sevdiceğim derdi aşka üzülmüş.
Yarelenmiş arzuhalden süzülmüş.
Görmeyeli aşık dilin çözülmüş.
Kim kopardı sözü bağdan böyle yar

Can
Üzülmedim derdi aşktan ezildim.
Süzülmedim sırrı burhan yazıldım.
Bu sebeple bağlarımdan çözüldüm.
Kalem kırma mahkumuna böyle yar.

Canan
Halvetimde beni hakim sayarsın.
Hükme sıra geldiğinde cayarsın.
Bu gidişle sırattan da kayarsın.
Haktan özge yolun var mı söyle yar.

Can
Tutuyorum, işte yolum elimde.
Haktan özge söz bulunmaz dilimde.
Elif yüzer, nur ırmağı selimde.
Gücenirim sitem etme böyle yar.

Canan
Ben etmedim kendin düştün derde sen.
Kalk dedikçe yine kaldın yerde sen.
Mahrem edip sırra çektin perde sen.
Nur'um ile sarhoş oldun böyle yar.

Can
Olmasaydım ilmi kime okurdun.
Gül yerine zakkumlara şakırdın.
Asi iplik ile hasır dokurdun.
Benden ala kilim var mı söyle yar.

Canan
Doğru dersin elif ilmi okudum.
Dil evinde güllere ben şakıdım.
Can bulalı cevher kilim dokudum.
Tezgahımda hasır var mı söyle yar.

Can
Aşk adına biz bu sırrın yanıyız.
Bir bedenin nefsi ruhu canıyız.
Aynı kalbin damarıyız kanıyız.
Sancımızı biz biliriz böyle yar.

Mansur der ki şimdi dallar allansın.
Şeker şerbet kıvam bulup ballansın.
Hayat salı elde tutan sallansın.
Dünya üç gün, bir elinde böyle yar.


2006 yılı 3. Avrupa şiir yarışmasında 2. lik ödülü almıştır.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:52 PM
Ben için de mahşeri kalabalıklar taşıyan adam
bilmem kaç çıngıraklı yılanın sesiyle
bölündü uykularım
sesim çakal yüzlü vadilerde kayboldu
sotasına düştüğüm de aşkın
ağrıyan yanlarımı kanattım
pusuya düşmüşlüğün de ceylanların
içimin ümitvar yanlarıyla anlamaya çalıştım hayatı
sahi hayatı bana sen öğretebilirmisin
şimdi bir ağızdolusu kusmukla
çıkarıyorum hayatı hayatımdan
sahi bana ölmeyi öğretebilirmisin
ey ecel baş ucumda beni bekleme...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:52 PM
Zaman mı beni çeker,
Beni yoksa ferman mı?
Hangi adres çağırır
Kırk satırlık türküyü?

Yar mı çağırır beni,
Satırlık yaralar mı?
Ak giyip, akça mı der?
Yoksa hep karalar mı?

Yârin bakışı ferman,
Zaman elinde poşu,
Yar sallar, ben dönerim,
Uçar tenden can kuşu.

Adana / 2003

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:52 PM
Gönlümde çırpan sevgi kuşum,
Onu sevmek belki tek suçum.
Evimin en güzel neşesi,
Benim kafesteki can kuşum.

Bir yavruyken geldi elime,
Hep karşılık verdi sevgime,
Dosttan daha çok dost gönlüme,
Benim kafesteki can kuşum.

Kafes kapısını örtmedim.
Özgürlüğü tatsın istedim.
Canım,diye seslendim.
Benim kafesteki can kuşum.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:52 PM
Söyle can mı dayanır
ben seni ömürlük sevmiştim
her an seni düşünüyorken
yanındayken bile deli gibi özlediğim
gülüşüne değer biçemediğim
sevdasından vazgeçemediğim
ve bir türlü sevmeyi beceremediğim güzel
söyle can mı dayanır gidişine.

Kaderimizi olmamalı uzaktan sevmek
bize yakışmaz sevgiye gavur eziyeti çektirmek
ve sen gidiyorsun ardına bile bakmadan
gözyaşı akıtmadan
kolay mı bir yüreği kanatsız bırakmak
kolay mı bir çocuğu anasından ayırmak
kolay değil biliyorum
artık duy sesimi güzel kız
seni seviyorum
seni seviyorum.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:53 PM
Sen gideli, otağımdan bağımdan
O gün bugün, ağlıyorum ardından
Bilmiyorsun,öleceğim kahrımdan
Nerdesin gel dert ortağım nerdesin,

Sensiz kaldım,kapkaranlık mehtabım
Okunmuyor sensiz, sevda kitabım
Ben bitmeden bana doğru, bir adım
Nerdesin gel can yoldaşım nerdesin

Dokunmadan, elin eli tenine
Çekilmeyen dert girmeden beline
Hasretinden bak ağlarım, bak yine
Nerdesin gel gözü yaşlım nerdesin

Yalnızlığım yokluğunla kankardeş
Zifiri dünyama doğmuyor güneş
Sen, kalbime hem sırdaştın hem de eş
Nerdesin gel can rüzgarım nerdesin

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:53 PM
Gülüm, seni ne çoban çeşmelerinde akan suya,
Ve ne de o güzel gözlerini, gürül-gürül dönen bu dünyaya değişmem asla...
Bilirim, çünkü o çoban çeşmeleri gün olur da kururlar,
Ve elbette ki bu güzel dünya dönmeye devam eder ama,
Gün olur; ecel gelir de, cansız bir beden olduğumda ben,
Yani, öldüğümde ben,
Sen yine hep ruhumun dünyasında,
Ve hatta aşkımın tüm evreninde yaşamı sağlayacak enerji,
Ve tükenmez her ihtiyacı olacaksın,
Hem benim, hem o aşk evreninin "can suyu" olarak kalacaksın...

01.06.2004 Taşkışla/Taksim

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:53 PM
Cana yakın arkadaşımken
neden sonra sevdim seni
canana yakın arkadaşısın şimdi
haberin olmasa da senin
uğruna can feda
aşığımsın şimdi.

Savunmuyorum kendimi
suçum belli susuyorum
kalbim hapiste
sevmekten mahkumum
elimden ne gelir
kaderim böyleymiş
bu bahar da yine
sevilmekten mahkumum.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:55 PM
Can Ali, canan Ali
Her derde derman Ali
İlimde umman Ali
Can sana kurban Ali.

Ay Ali, hilâl Ali
Güzel bir cemâl Ali
Edepte kemâl Ali
Can sana kurban Ali.

Şebboy Ali, gül Ali
Engin bir gönül Ali
Şakıyan bülbül Ali
Can sana kurban Ali.

Kemâlatta fert Ali
Varlıkta cömert Ali
Yiğitlikte mert Ali
Can sana kurban Ali.

Kevserde sâki Ali
İlimde bâki Ali
Yüzümün akı Ali
Can sana kurban Ali.

Şah Ali, sultan Ali
Zalime yaman Ali
Mazluma aman Ali
Can sana kurban Ali.

Resule kardaş Ali
Nebiye sırdaş Ali
Hızır’a yoldaş Ali
Can sana kurban Ali.

Din Ali, iman Ali
Aşk Ali, irfan Ali
Halid’e ferman Ali
Can sana kurban Ali.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:55 PM
Ne gündüzü gördü gözlerin sensiz
Ne de gece bitti yalnız akşamlarda
Ne amansız yol alır oldum
Ne de sensiz yaşamayı becerebiliyorum şu dünyada

Hayatımdaki tek vazgeçilmezdin sen
Nice sevgilerin arasından sıyrılıp bulmuştun beni
Nice yangının suyuydu özlemin
Senle yaşamak yaşanılır
Senle sevmek sevilir kılınabiliyordu

Sen benim bende kalan yarımdın
Sen benim dert ortağımdın
Sen benim candan öte canımdın

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:56 PM
Sam’a döndü hem terane hem gayda
Ne bağ kaldı, ne gül kaldı, ne ada
Ahmak gibi garibanda, paşada
Cani’nin, Coni’nin elinde kaldık

Figan etme bülbül figanın boştur
Kanadın kırılmış yolun yokuştur
Neye yarar artık koştur, koşuştur
Cani’nin Coni’nin selinde kaldık

Ne dikenim kaldı ne gül ne fişek
Bu nasıl birlikmiş bu kadar gevşek
Salladıkça yere bir bir düşecek
Cani’nin Coni’nin belinde kaldık

Parça parça olduk bitti özümüz
Çakallar kurt olmuş geçmez sözümüz
Dost ile düşmanı seçmez gözümüz
Cani’nin Coni’nin dilinde kaldık

Sağcı solcu dinli dinsiz yapılıp
Senelerdir koyun gibi kırpılıp
Zengin, yoksul, yardımlara kapılıp
Cani’nin Coni’nin kilinde kaldık

Kendi kendimize yetip, yaşarken
İnsan gibi sahralarda koşarken
Nasılda pes edip bu kadar erken
Cani’nin Coni’nin külünde kaldık

Nerdesin yüreğim nerdesin gelki
Damarlara girdi esirlik zerki
Kafese konulmuş kartalın erki
Cani’nin Coni’nin ilinde kaldık

Murat der ki artık toplan, toparlan
Bu vatan bizimdir gayrisi yalan
Körmusun, gözlerin görmez mi olan
Cani’nin Coni’nin şeyinde kaldık!

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:56 PM
ben hiç bilemedi kim sevdi diye
ve ben hiç bilemedim beni kim sevdi diye
ve anlamadım hiç
sevdamı bu sizce

nasıl da bırakıp gitmiştim seni
hiç vicdanda yokmuş bende
hani demiştin ya
seviyorsan dönersin diye

dönemedim olmadı dönemedim
sevmiştim seni aslında
ne olur afet beni
sevmiştim seni

resmin hala cüzdanımda saklı
hayalin gözlerimde canim
nasil unuturum seni deli misin

ben seni sevmiştim
her dakika ah çekişim
her dakika ölüsüm
bumuydu sevda

ağlıyorum simdi
gelmek istesem de gelemiyorum
ne olur anla
bu muydu sevda

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:56 PM
Her nefes alışımda
Ciğerlerime özlemini çekiyorum
Her sigara yakışımda
Hasretinin kor ateşinde bende yanıyorum
Anla artık;
Sensiz gecen her bir anda
Gözlerindeki ışıktan yoksun her karanlıkta
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

Duvarlar pembe düşlerime el koymuşsa
Yalnızlık son restini çekip kalbimi rehin almışsa
Sana koşan ayaklarıma kör zincirler vurulmuşsa
Anla işte;
Düşündükçe yokluğunu, andıkça ismini
Hasretine sarılıp hatırladıkça o masum gözlerini
Yüreğim ağlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

Gece yarısı yokluğunun kâbuslarından korkuyla uyanıyorsam
Yetim kalmışçasına
Düşlerimin ortasında sadece sana ağlıyorsam
Anla işte;
Ağladıkça hasretine, gözyaşlarım süzüldükçe toprağa
Bir gün sensiz bitip bir sayfa daha ekliyorsam yalnızlığıma
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

Bastığım her kaldırımda senden bir şeyler ararken
Şehrin tam ortasında dizlerim artık yorgun düşüyorsa
Sensizliğin içinde ruhum yavaş yavaş kayboluyorsa
Anla artık;
Şehrin her ışığında hatırladıkça gözbebeklerini
Anımsadıkça son gidişini
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:56 PM
Güzelsin sen güzelsin gerçekten
Hayat seni süzdü ince elekten
Dilerim Allah’tan canı yürekten
Güleç yüzlerine keder gelmesin.

Ömrün boyu zaman ile yarıştın
Sıkıntılı hayat ile barıştın
Güçleri fedakarla aştın
Güleç yüzlerine keder gelmesin.

Doğurdun dünyaya geldik bizlerde
Büyüttün bizleri kol ve dizlerde
Alıştım hep sana gülen yüzlere
Güleç yüzlerine keder gelmesin.

Kıymetin çok büyük Allah katında
Bütün cennet ayakların altında
Korusun Allah’ım hep seni anam
Güleç yüzlerine keder gelmesin.

Derdime dermansın ağrıma şifa
Ben sana borçluyum her zaman vefa
Canım veda olsun sana bin defa
Güleç yüzlerine keder gelmesin.

Şöyle dursun sana hakaret etmek
Çekip yaka, paça yerlere itmek
Rabbim haram kılmış öf bile demek
Güleç yüzlerine keder gelmesin.

Annesiz yuvada bülbül ötermi
Annelerin hakkı saysak bitermi
Yılda bir gün bir gül versek yetermi
Güleç yüzlerine keder gelmesin.

Dünyayı hep ayaklarına getirsem
Her lokmayı ellerimle yetirsem
Bindirsem sırtıma haca götürsem
Ödeyemem hakkını helal etmesen.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:56 PM
Ne demeliyim bilmiyorum
Annemsin benim her şeyimsin.
Bir tek şey var seni çok özlediğim belki inanmazdın duysan
Ama bana bağırmanı kızmanı bile çok özlemişim...
Her gece yatmadan ve sabah kalkınca dua ediyorum sana inşallah ulaşıyordur,
Çünkü ben senin orada mutlu ve huzurlu olmanı istiyorum.
Hani bana derdinya senden bir şey olmaz oldu anne eğer görüyorsan beni ben evimizin küçük annesiyim.
Nerden bıraktıysan kaldığı yerden devam ettiriyorum her şeyi bana öğrettiğin gibi.
Ve bir de sana kavuşacağım gün var tabi
O günü de bekliyorum ki benim en mutlu anım olacak.
Nerdesin, kimlesin beni bir dakika yalnız bırakmaya kıyamazdın şimdi ebediyen yoksun...
Dedim ya seni çok ama çok özledim...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:57 PM
Bugün hayatımızdan çıktığın,
Bizi sensizliğe mahkum edip ,
Sonsuza dek yüzüne hasret bıraktığın,
O soğuk, o sessiz , o karanlık gecenin üstünden
Günler , aylar derken senelerin bile geçtiği,
Sensiz ikinci yılımız anne…

Yine durgun yine sessiz yine üzgün bir halde,
Sen vardın aklımda, yüreğimde ve kalbimde..
Yaşadığım en büyük acıydı gidişin
Tam sana ihtiyacım olacağı anda,
Tam birbirimizle arkadaş olacağımız yaşta
Ama olmadı annem olmadı.
Tüm umutlarım seninle tükendi,
Sevincim, neşem seninle birlikte
Toprağa gömüldü..

Artık bayramlar eskisi gibi değil ,
Yazımın kıştan, gündüzümün geceden
Hiçbir farkı yok annem..
Hani ölmeden demiştin ya “ size doyamadım” diye
Ben de doyamadım anne sana doyamadım..

O günden beri yüzüm hiç gülmüyor,
Çoğu ******* uyuyamıyorum..
Sesini duyuyorum ama yüzünü göremiyorum.
Bazen dayanılmaz oluyor sensizlik,
Seni çok özlüyorum anne seni çok özlüyorum..

Sen bize güçlü olmayı öğretmiştin,
Sensiz olmayı öğretmedin ki..
Hiç aklıma gelmezdi bir gün bırakıp gideceğin
Ama artık sensizliği de öğreniyorum..

Hiç dayanamazdın gözyaşımıza
Görüyor musun anne senin için her gün ağlıyorum
Ağlıyorum ama gözyaşlarımı içime akıtıyorum.
Kimseler bilmiyor çektiğim acıyı,
Kimse çare olamıyor anne.

Meğer öyle bir yara açmışsın ki içimde,
Nefes aldığım sürece kapanmayacak ve
Sol yanım hep acıyacak

Evet anne gerçekten de ateş düştüğü yeri yakıyor,
Yakıyor fakat yakıp geçmiyor..
O yangın yüreğimde ömür boyu alevlenecek,
Belki zamanla köze dönüşecek ama biliyorum ki
İçimdeki bu yangın hiçbir zaman sönmeyecek.

Canım annem seni asla unutmayacağım..

09.12.2005

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:57 PM
es deli rüzgar es, kir bu dalları
kırsan da kar derim kırmasan da kar
dolu olup da bagim da, taze gülleri
vursan da kar derim, vurmasan da kar

bugün, canım bogazıma takıldı
kan damarlarımdan, kanim çekildi
yüreğimden yaş oluk, oldu döküldü
ölsem de kar derim, ölmesem de kar

üç kurusu başıma, kalkar oldular
karıdan, kızdan korkar oldular
kelebekten, arıdan ürker oldular
kaçsan da kar derim, kaçmasan da kar

hani hiç ayrımız, gayrımız yoktu
seni kimler böyle, bu kadar korkuttu
ele avuca sığmazdın, seni kimler yuttu
uyusan da kar derim, uyumasan da kar

sendin tek akıllı, akıllı geçindin
herkes gözünde şerefsiz, sen şerefliydin
nifak soktun araya, çar çabuk sıyrıldın
ayrılsan da kar derim ayrılmasan da kar

hayat sırtımıza, vurup da semer
perem perem edip, ayırmadı mı
kimi aç kalıp da, kimiyse kemer
sıksak da kar derim sıkmasak da kar

bir, mücadele veriyorum yıllarca
bırakmam bu ipi, canıma taksan da kanca
ya yanımda ol ya da, dur yerinde insanca
yanımda olsan da kar derim, olmasan da kar.

bak zaman akıyor, dönüyor dünya
biraz geleceği gör. dönüp bakma arkaya
kırıp döküyorsun dediğin arabaya
binsem de kar derim binmesem de kar

sırtımızda ki yükleri indirdik
yükümüz azaldı diye sevindik
ulan her şeyleri didik,didik
sorsan da kar derim sormasan da kar.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:57 PM
Aşkın oltasına ben de takıldım
Kurtarın beni canım çıkıyor
Bir haine meyil verdim bağlandım
Yanıyor yüreğim canım çıkıyor

Gözlerime bakıp kurtar diyordu
Ağlarken gözlerinden sel akıyordu
Çaresizdi herkesten korkuyordu
Merhametim kabardı canım çıkıyor

Acıdım haline birazda sevdim
Alıştım galiba gönlümü verdim
Onun için şerrimi meydana serdim
Derbederim simdi canım çıkıyor

Tabiatına uyruğuna hiç bakmadım
İnsanı insan gördüm ayırım yapmadım
Namuslu namussuz hiç kafama takmadım
Burnumu sürttüm canım çıkıyor

Kimse anasından günahkar doğmaz
Düşene bir tekme daha vurulmaz
İyilik eyleyim dedim belki zayi olmaz
Daralıyor kalbim canım çıkıyor

Anam sensin babam sensin diyordu
Sevgi şefkat merhamet bekliyordu
Elimi değil ayaklarımı öpüyordu
Simdi terk etti beni canım çıkıyor

İnsan değil miydi yok muydu kalbi
Nasıl da oynadı bu en alçak rolü
Beni ya aptal gördü yada enayi
Per perişan etti canım çıkıyor

Duygusalım keşke arsız olaydım
Giden haini tez elden unutsaydım
Yenisini bulup yeniden başlasaydım
Karardı bütün dünyam canım çıkıyor

Amsterdam / 17.10.2003

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:57 PM
Haberimi aldığında
yetişirim diye çabalama
Sen yanıma vardığında
beyazlara bürünmüş çoktan
Sevdiğimin koynundayımdır
Sonsuz arzuyla beni sarmalayan

Hem dikilmene gerek yok başucumda
Gözlerin ve dudaklarından dökülenler
Ardımdan gelir nasıl olsa

Uzakta özlem duyacağız
Vuslat diye çarpacak yüreğimiz
Delicesine hasret yakarken bir zaman
Ayrılık bittiğinde o gün,
üstünde vaktiyle giydiğim gömlek
Sen de bir güzelin koynunda olacaksın

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:57 PM
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.

İstanbul benim canım;
Vatanım da vatanım...
İstanbul,
İstanbul...

Tarihin gözleri var, surlarda delik delik;
Servi, endamlı servi, ahirete perdelik...
Bulutta şaha kalkmış Fatih'ten kalma kır at;
Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat...
Şahadet parmağıdır göğe doğru minare;
Her nakışta o mana: Öleceğiz ne çare?..
Hayattan canlı ölüm, günahtan baskın rahmet;
Beyoğlu tepinirken ağlar Karacaahmet...

O manayı bul da bul!
İlle İstanbul'da bul!
İstanbul,
İstanbul...

Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği;
Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği.
Oynak sular yalının alt katına misafir;
Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir.
Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar,
Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar...
Bir ses, bilemem tanbur gibi mi, ud gibi mi?
Cumbalı odalarda inletir "Katibim"i...

Kadını keskin bıçak,
Taze kan gibi sıcak.
İstanbul,
İstanbul...

Yedi tepe üstünde zaman bir gergef işler!
Yedi renk, yedi sesten sayısız belirişler...
Eyüp öksüz, Kadıkoy süslü, Moda kurumlu,
Adada rüzgar, uçan eteklerden sorumlu.
Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından
Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından.
Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar;
Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar...

Gecesi sünbül kokan
Türkçesi bülbül kokan,
İstanbul,
İstanbul...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:57 PM
Bu bayramda çok güzeldi dağların
Çamlıca tepesinde dumanın güzel
Peygamber müjdesi gönül bağların
Şahesere benzeyen hamamın güzel

Mubarek Fatihin oldum hayranı
Topkapıdan dürbünle yaptım seyranı
Sahabe güzeli Eyüp sultan mekanı
Baktıkca çehrene heryanın güzel

Eyüp Sultanda namaz bir başka başlar
Tüm canlılar ürperir ötüşür kuşlar
Hayat imsak olmadan ihlasla başlar
Doğusu batısı kıblesi güzel

Ayasofya hüzünle bakar settara
Tüm alemi islamı verdin efkara
Sana ihanet edenin yüzü kapkara
Bayramın seyranın sevenin güzel

Hem çok bahtiyarım hemde durgunum
Sana değil seni müjdeliyene vurgunum
Ne zaman layık oluruz bilmem yorgunum
Fatihin Sultanın Yavuzun surların güzel

Seni tam yaşamak zor birbaştanbaşa
Tüm insanlık gıptayla eder temaşa
Senin her yerin kutsaldır abdestsiz haşa
Maddesi manası şeması güzel

Boğaziçi çok güzeldir inan şahane
Güzel gören güzel bakan bulamaz bahane
Meydan okuduk senin için Fatihle iki cihana
Yiğitleri şehitleri ulubatlı Hasanın güzel

Kalem yetmez maneviyatını yazmaya
Zaman yetmez güzelliğini sezmeye
Plazaları gördükce başladım biraz kızmaya
Mimari projeni çizen Sinan ın güzel

Canım İstanbulum anlatamam ben seni
Amanet edenlerden dileğim affetsin beni
Ölüm gerçek hayat geçiçi benise fani
Fanilerin Fatihlerin Merhum Akif in güzel

Ömerim Eyüp sultanda sabah ağladım
Kızıl sultan dediler uluya ciğerimi dağladım
Bu sevgiyi bu hüzünü imanıma bağladım
Tarihi töresi denizi karası teması güzel

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:57 PM
Sevgili oldun sen küçücük yüreklere,
Su gibi akıttın bilgiyi beyinlere,
Güzel gelecek hazırladın nesillere,
Bir sensin varım, benim canım öğretmenim.

Kan ağlasa da yüreklerin, güler yüzün,
Aşk ile yanıp duruyor senin hep özün,
Sana gelmesin dilerim keder ve hüzün,
Bir sensin yârim, benim canım öğretmenim.

Gelen nesli size emanet etti Ata,
Bu güven gücünüze binlerce güç kata,
Çalışıp insan eğitirsin, eller yata,
Tek sensin benim ârım, canım öğretmenim.

Aç kalsan da yine zengindir gönlün senin,
Mutlu eder sevgilerin, umudun senin,
Bilim ve uygarlık yanan meşâlen senin,
Bilgiyi öğretirsin canım öğretmenim.

Bir harf öğretene kırk yıl köle olunur,
Ah yirmidokuz kere kırk nasıl bulunur,
Sensiz nasıl yaşanır ve nasıl solunur,
Kölen olurum senin canım öğretmenim.

Yetişirsin uzak, yakın demez her yere,
Vatanın ihtiyacı var, generallere,
Eğitirsin usanmadan binlerce kere,
Ölmeyen aşkım sensin canım öğretmenim.

Yurdun her köşesinde yalnız sen bulundun,
Su gibi içildin, hava gibi solundun,
Öğrenciler tarafından baş tacı oldun,
Yaşamım, kanım sensin canım öğretmenim.

Dalgalandı bayrağımız senin aşkınla,
Issız köşelerde yalnız kaldın aşkınla,
Seni seviyorum yalnız senin aşkınla,
Benim tek aşkım sensin canım öğretmenim.

Ne çile çekersin kara tahta başında,
Binbir çocuğun olur daha genç yaşında,
Emeğin var vatanın toprak ve taşında,
Sabır taşımsın benim, canım öğretmenim.

Anıtın dikeyim, örnek olsun çağlara,
Adını kazırım ovalara, dağlara,
Can verirsin bilginle bahçe ve bağlara,
Umut ol nesillere canım öğretmenim.

Sana emanet olan millet kalmaz naçar,
Verdiğin emek yeniliğe kucak açar,
Güneş olur, çevresine, ışıklar saçar,
Aydınlat sen milleti canım öğretmenim.

El ele verince, güçlükleri aşarız,
Sizin sevginizle umman gibi coşarız,
Hür doğdu bu millet, seninle hür yaşarız,
Coşturur çocukları canım öğretmenim.

Kulak özledi, güzellikleri duymayı,
Öğretirsin herkese yılmadan saymayı,
Elimden tutup öğrettin, karda kaymayı,
Dağımın pâk karısın canım öğretmenim.

Kar olup dağların zirvesine de yağdın,
Ovalarda yemyeşil bahçe ile bağdın,
Sen ulaşılması zor yüksekçe bir dağdın,
Hep benim yanımdasın canım öğretmenim.

Yetiştirdiğin insan fidan gibi olsun,
Etrafında dolaşsın, gönlün aşkla dolsun,
Sevenlerin sayıları binleri bulsun,
Ömrünce hep sevil sen canım öğretmenim.

Bıraktırdın millete zamansız uykuyu,
Sevgiyle bakarak onlara verdin suyu,
Vatana yaydın eserlerin çağlar boyu,
Çocuğa ümit oldun canım öğretmenim.

Ülkemizin her bir yanında olsun orman,
Sevgin olur bütün dert çekenlere derman,
Bu gün size özel bir gündür, çıktı ferman,
Öğretmen günün kutlu olsun öğretmenim.

AHMET de der ki, sana neler yapsam azdır,
Çocuklarımıza sen hep doğruyu yazdır,
Verdiğin bilgi insana en iyi sazdır,
Kölen olurum senin canım öğretmenim.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:58 PM
tâ en derinindesin yanan yüreğimin,
uğruna canım feda olsun,canım sevdiğim
baharısın ömrümün,herşeyim sensin
aşkımsın,ruhumsun, kara sevdamsın benim

sevdan ruhudur,yüreğidir bedenimin
en ulaşılmaz hülyamsın,yarınımsın sen
nehridir sevdasız çölleşmiş yüreğimin
ismini ruhuma yazdım,sana sevgimden

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:58 PM
Önümde uzanan onca sensiz seneler
Düşünemiyorum nasıl geçecek bu kara *******
Ucunda sen olmasan anlamsız tüm çileler
Katlanırım bir tanem yeter ki seni vaat etsinler.

Kim sevebilir ki seni, benim sevdiğim kadar
Hiç düşündü mü biri, seni düşündüğüm kadar
Varsa böyle biri söyletme beni bu kadar
Yok, daha güzeli, seni ölümüne sevmek kadar...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:58 PM
Bu duvarlar yetmiyor bizi ayırmaya bilesin...
Bu parmaklıklar, bu demir kapılar, bu hava, inan...
Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü,
Bazen bir serçe kadar güçsüzsem, bir nedeni vardır...
Hangi zorluğu yenmemiş insanoğlu.
Hele taşıyorsa içinde bu insanca sevgiyi.
Güzel günler zorlu duraklardan geçer sevdiğim.
Damla damla birikiyor insan.
Damla damla sevgili...
Bir gün akıp gideceğiz hayata...
Duvarlar yıkılacak, açılacak bütün kapılar bilesin.
Benim yüreğim sensin şimdi, seni vurur durur...
Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:58 PM
Buralarda hayat bitti artık
Ne çeşmeden akan su
Ne gölde yüzen balık
Tarlada bahçede meyve yerine ot var artık
Buralarda adam mı var
Ne adamı bir kuş bile yok
Sularla gömülü bir kent
İncin top oynayan çıplak körpe topraklar
Herkes Şehri mesken tutmuş
Bir ben kalmışım
Atam burada doğdu burada büyüdü
Bende burada öleceğim
Varsın burada gömülsün
Ama vatandan kaçıp gitmek olmaz
Hadi deli Fırat burayı da al canımı da
Zaten almak istediğin canım değil miydi
Hadi bekletme vatanıma feda olsun

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:58 PM
Gelip büyüdüğüm yer,canı cehennem etti,
Ah başımı vurduğum taşlara canım yandı !
İçmediğim sigara bak beni verem etti,
Yar için ağladığım yaşlara canım yandı !

Dostlar için trenim şaşırdı da rayını,
Dostluklar peronunda alamadı payını.
Arkadaş kahvesinde içmem daha çayını,
Dostlar için yolduğum saçlara canım yandı !

Sevgi sekste boğulmuş,vefa yok olmuş,yitmiş,
Büyüklere gösterdik,saygı,boşuna gitmiş,
Ne büyük var ne küçük,bitmiş insanlık,bitmiş,
Dünkü bir karış çocuk,piçlere canım yandı !

İşte cami, işte bar,işte arkadaşlıklar;
Ne kadar paran varsa,itibarın o kadar !
Üç adım hücrelerde boşa geçmiş bak yıllar,
Dost için bulaştığım suçlara canım yandı !

Gerçek yüzleri görsem,dostluklara kanmazdım,
Bunlar da kim oluyor,adlarını anmazdım !
Ekmeğimi bölüştüm,ite versem yanmazdım,
Namerde yedirdiğim aşlara canım yandı !

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 12:58 PM
Gelip büyüdüğüm yer,canı cehennem etti,
Ah başımı vurduğum taşlara canım yandı !
İçmediğim sigara bak beni verem etti,
Yar için ağladığım yaşlara canım yandı !


Dostlar için trenim şaşırdı da rayını,
Dostluklar peronunda alamadı payını.
Arkadaş kahvesinde içmem daha çayını,
Dostlar için yolduğum saçlara canım yandı !


Sevgi sekste boğulmuş,vefa yok olmuş,yitmiş,
Büyüklere gösterdik,saygı,boşuna gitmiş,
Ne büyük var ne küçük,bitmiş insanlık,bitmiş,
Dünkü bir karış çocuk,piçlere canım yandı !


İşte cami, işte bar,işte arkadaşlıklar;
Ne kadar paran varsa,itibarın o kadar !
Üç adım hücrelerde boşa geçmiş bak yıllar,
Dost için bulaştığım suçlara canım yandı !


Gerçek yüzleri görsem,dostluklara kanmazdım,
Bunlar da kim oluyor,adlarını anmazdım !
Ekmeğimi bölüştüm,ite versem yanmazdım,
Namerde yedirdiğim aşlara canım yandı !

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:01 PM
Ağlamak için
Sabahı bekle derdi annem.
Ama
Hiç bir acı
Ağlatmak için
Sabahı beklemedi canım annem.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:01 PM
Saat üçü beş geçiyor
Yüreğimden de kokun geçiyor
Bütün iç organlarımı kesip atarak
Gülüşün aydınlatıyor karanlık gecemi birden
Gölgen dans ediyor odamın içinde
Dışardan gelen sarhoş naralarıyla ahenkli
Biraz daha başıma doğru çekiyorum yorganı
Özlemin bir karabasan gibi üstüme geldikçe...

Saat üçü yirmi geçiyor
Yeni vedalaştı akreple yelkovan
Ve pencereden firari bir rüzgar kaçıyor yorganımın içine
Daha sıkı sarılıyorum kendime ama nafile
Uğultular artıyor gittikçe
Alacaklı gibi penceremi yumrukluyor rüzgar
Biliyorum açarsam çalacak kokularını
'' Yeter! '' diye haykırıp,yastığı bastırıyorum kulaklarıma
Vedalarda tuttuğum,gözyaşları damlıyor yanaklarıma..

Saat kaç artık umrumda değil
Kim hangi anıyı çiğneyip geçiyor bilmiyorum
Elleri kan revan içinde kirpiklerim
Düşmüş çiğ kokan yanaklarımın üstüne
Uyuyorum..

Ve biliyorum sende uyuyorsun bir melek gibi
Bulutlardan yataklarda
Güzel yüzün,aydan bir parça,odanı aydınlatıyor
Dudaklarının kenarında bir gülücük sanki
Saçların yatağının ovalarına serpilmiş beyaz karlar gibi
Kurumuş dudakların birbirlerine kenetli
Dudaklarımın tanıştığı en güzel iki sevgili...

Ben ise uyursam gözlerim yaşlı
Saçlarım karışmış
Ellerim titrek
Yatağım bıçak sırtı
Dudaklarım çorak tarlalar gibi suya hasret
Yüzüm eşkiya karabasanların baskınlarından korkak
Karartmalar tutsaklığında
Gördüğüm en zavallı viran kenti...

Her çaresiz geceme gelen
Bu postal kokan darbelere inat
Kankırmızı asi bayraklarla
Gülen yüzlü çocuklar koşturuyorum
Bu bitmeyecek sevdanın çayırlarına
Ellerinin bıraktığı yangınlara inat
Memleketimin soğuk pınarlarını düşleyip
Kana kana vuslatları içiyorum...

Bütün bu cümlelerden,özne ve yüklemlerden kaçıp
Herşeyi bir kere de söylemek gerekirse
Ve ayrılıkları bir kere de vurmak gerekirse kalbinden
Sadece şunu bil ve anla
Seni özlüyorum...............

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:01 PM
Masamda kadeh, kadehte yalnızlık
Mezeler özlem, Özlemde sensizlik
İçkimde sevda, sevdamda sarhoşluk
İlk yudum aşksa, aşkınla varoldum...

Masamda çiçek, çiçekte kokun
Meyvalar renk renk, hepsinde tadın
Mumlarda ışık, ışıkta hayaller
Son yudum cansa, canımda buseler...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:01 PM
Son nefesimsin sen benim,
Güneş, seninle bir başka doğuyor,
Hayat seninle olunca yaşanılıyor.
Uzaklarda sanma beni
Bir nefes kadar yakınım sana.
Seninle gülüyor,
Sevginle yaşıyorum.

Meğer ne çok özlemişim
Sevmeyi, sevilmeyi....
Geçmişin acı izleri yüreğimdeyken,
Her şeyden vazgeçmişken,
Gelişinle canıma can kattın.
Sevginle umutlarıma umut kattın.


Her an,
Yüreğimde bir kor misali yanıyorsun.
Senin sevgin,
Hasretin yakıyor beni.
Özlemin o kadar büyüyor ki içimde…
Bedenimde ruhum yok,
Gülmüyor gözlerim sensiz
Sevginle , gülen gözlerinle
Yaşadığımı anlıyorum.
Bir an yanından ayrılsam;
Kanadı kırık bir kuş gibi masum,
Bazen de uçmak için çırpınan
Bir güvercin kadar çaresiz ve asi…

Canımdaki can;
Pes etmek yok umutsuzluğa.
Acılarımıza inat
Her gülüşüne bir ömür,
Her nefesine bir bahar ekledim.
Sevgini yüreğimde son nefes bildim.


Selen GÜL- 29.09.2005

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:02 PM
Ne zamanı bir dakika önce geriye alabirim
Ne de geleceğimi bir dakika sonra yasayabilirim
En bildiğim şeyi yapmalıyım;
Seni sende bir ömür boyu sevmeliyim..
Ve seni bir ömür boyu yüreğimde nefesim gibi bilmeliyim..
İnce bir çizgi kalbimde sana olan Duygularım;
Ne adını koyabiliyorum bu sevdanın
Ne de kendime uykusuz *******imi sorguluyorum
Sadece tek bildiğim şeyi seni canımdan öte seviyorum...


Karanlığa inat gözlerindeki ışıklarla bakıyorum geceye..
Aldığım her nefesi senin kalbine adayıp her atışım senin güzel yüreğine..
Rahat uyuyamıyorum senden sonra..uyku tutmuyor umut dolu gözlerimi
Alacakaranlıklardan sabah ezanına uzanıyor tüm bedenimin hücreleri
Karsımda senin baharımsı düşlerin ve kalbimde büyüttüğüm hasretim..
Artık zamanı durdurmak istiyorum seni avuçlarımdan kaybetmemek için..
Yokluğunda bile senin için bu beden nefes almaya devam edecek
Ben seni senin beni sevdiğinden daha çok seviyorum
Canımın İçi.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:02 PM
Canımsın,
Dağlara haykırdığım feryatsın,
Durmadan kanayan gönül yaramsın
Gözlerimden dökülen gözyaşısın…
Yüreğime gömdüğüm sevgisin,
Anla artık nolur;
Sen benim her şeyimsin…

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:02 PM
Bilir misin ben ömrümde sadece seni bekledim.
Bilmesen de canın sağ olsun;
Bilmesen de canın sağ olsun!
Hem gelmenden korktum; hem de, yollarını gözledim.
Gelmesen de canın sağ olsun;
Gelmesen de canın sağ olsun!

Hançer gibi gözlerini unutma yanında getir!
Getir de şu sineme batır;
Batır da kalbimi sök götür.
İstedim ki bir an olsun şöyle karşıma otur.
Kalmasan da canın sağ olsun;
Kalmasan da canın sağ olsun!

Cüret ettim çağırmaya, şarkılardı desteğim.
Bundandır sazıma küstüğüm;
Küsüp de kelamı kestiğim.
Bir kez olsun yüzüme de gülmendi tek isteğim.
Gülmesen de canın sağolsun;
Gülmesen de canın sağ olsun!

Geçenlerden, ben seni her andıranı saymışım.
Sen olmadın ya acı duymuşum;
Duyup da boynumu eğmişim.
Sen al diye masaya da yüreğimi koymuşum.
Almasan da canın sağ olsun;
Almasan da canın sağ olsun.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:02 PM
Canına Can Verirdim

Sen bir nazlı gül olaydın
dalına yaprak olurdum
canına can verirdim
acına toprak olurdum

sen bir damla yaş olaydın
başına bulut olurdum
düştüğün denizlerden
her damlanı bulurdum

sen bir türkü olaydın
kıskanırdım rüzgarlardan
kalbime koyardım sesini
yalnızca ben duyardım

tual olaydın fırçalarıma
sevginin rengine boyardım
ne okşardım saçını
ne öpmeye kıyardım
ne elveda eder
ne görmeye doyardım

sen de sevseydin beni
başımın üstüne gezdirirdim
kalbimin içine koyardım
canına can verirdim
kanına kan veririrdim
sende sevseydin beni

sende sevseydin beni
yağmur olur yağardım
bulut olur ağardım
yoluna toprak olurdum
dalına yaprak olurdum
sen de sevseydin beni

sende sevseydin beni
aşkına çıra olurdum
pervane olurdum ışığına
etrafında döner dururdum

sende sevseydin beni
önüne yol olurdum
kapına kul olurdum
sende sevseydin beni

sen de sevseydin beni
canına can verirdim
kanına kan verirdim
sen de sevseydin beni…

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:02 PM
Şu masum kalbimin ahın alanın
Yüzüme gülüpde arkamdan vuranın
Böyle bir hayatın böyle bir dünyanın
Canına okuyacağım
Özgürlüğe koşacağım....

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:03 PM
Bir masal anlat bana
En gerçeği olsun tüm zamanların...
Dokun yıldızlara
Işıktan toplar at kar beyazı
Aysız *******ime..

Guguk kuşu ol uykumun en derin yerinde..
Işık getir kör kuyularımın diplerine...
Seher bu değil bilesin!
Yanımda sen yoksan eğer,
Alışamam alacakaranlıklara...
Dağlar yırttı da geceyi
Bir ben yırtamadım daha!..

Sesin kulağımda ama hala!..
Türküler gibi...
Kuşlarla gelmişti
Bir ekin biçme mevsimi...
Sarı başaklar sunmuştu sözlerin ömrüme...
Harman harman rüzgarlar...(dinmedi!..)
Tınazlarında savrulduk ikindi vakti..
Seclerine yattı acıkmış gönlümüz
Sevgiye ve tene...(bitmedi!..)

Hani!
İkinin bir olduğu zamandı ellerimizin birbirine değişi
Sen ve ben!..canız işte!..
Sızılarımızda çiçeği açar sevdanın
Topla haydi!

Bak!
Düş pembesi düşler kadar güzel renkleri...
Leylaklar benim olsun sen kokuyorsun diye
Kekikler senin!...(kır delisi..)
Her gece
Yokluğunda seni aradı...(diyemedi..))
Pencere ağladı,
Duvar ağladı,
Göle döndü yastığı,
Yatak ağladı!..

Bitti masal
Yürek ağladı!..

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:03 PM
Kurtardığın can mı, umut mu yoksa
Kurtarsana canı, umudu yoksa

Vadesi olana, herkes yetişir
Sen rızkı bitene, hayat yetiştir

Azrail işlemez, camlar mı taktın
Ölümü geldi de, sen mi kurtardın.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:03 PM
Sen bir zamanlar hatırlarmısın
Bir kelebek kadar güzeldin
Melekler kıskanırdı sanki seni
Almıştın benim yüreğimi
Neden bıraktım ben ellerini
Koparıp ta bağrıma basmadım seni
Biliyorum sende yüreğini
Bende bırakmıştın o yüce sevgini
Ve sonunda kopardılar seni ve beni
Körpe bedeninden kaçan gelinliğini
Giydiğinde açmadan solan kaderini
Al al olan yanakların söylüyordu sanki
Artık seninle soluyamazdım geri kalan
Ve sensiz geçecek günlerimi
Haydarpaşa garında buldum kendimi
Soluyamazdım aynı yerde seninle nefesimi
Trene binerken sanki senin benliğini
Gitme dur der gibi diyen hayalini
Bana bakan sevgi dolu gözlerini
Ve sevgiyle titreyen ellerini
Çağırsam koşacak gibiydin bana
El salladık birbirimize içimiz yana yana
Şimdi sen nereden çıktın karşıma
Tek düze olan bu sakin yaşamıma
Ne güzel kapanan yarama
Zehir oldun sen varlığınla
Unutalım anılarımızı ne dersin
Biliyorum zaten sende çaresizsin
Oynayalım yine mutluluk oyununu
Yarım asır geride kalan yılları
Artık terk etmeye az kalan bu dünyayı
Zehir etmeyelim bu güzel anıları
Birbirini göremeyen gözlerimizi
Ayıralım dokunmayan ellerimizi
Daha fazla üzmeyelim birbirimizi
Güle güle cansın yolun açık olsun
Mezarda buluşacağız için rahat olsun.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:03 PM
Sana hoş geldin deyip öyle gitmek vardı.
Ama kusuruma bakma,
eğer bir kez daha baksaydım gözlerine.
İnan dayanamazdım.
Uzun zaman olmuş alışalı yokluğuna.
Seni de görmeyeli.
Bütün bir ömrümü senin geleceğin günü beklemekle geçirdim.
Seni bir kez daha görüp, sonra ölebilmek için
Gittiğin günkü yerdeyim üstelik.
Telvelerin altında güneşin en çok vurduğu
ve ayrılığın en çok koyduğu yerde
Ellerim titrerdi seni görünce karşımda,
nedendir bilmem ne zaman gülsen
sana sevdiğimi fısıldardı koca Fırat
gittiğin an bitti bütün dünyam.
Paramparça oldu senin kahrından umutlarım.
Sessiz gidişine üzüldüm en çok beni gerçekten sevmeyişine.
Hayallerimi aldı benim dediğim ellerin.
Ve ben hala senin beni bıraktığın yerdeydim.
Saf sevgiler oldu yalnızlığımda avunduğum.
Her sevgiliye gıpta ile baktım.
Nereye baksam yüreğimle karşılaştım.
Bir fırtına gibi sarstı yokluğun
o kadar da uğraştım
sensiz kalmayayım diye
olmadı, yapamadım.
Güllere sevda şarkılarım yazıldı senden sonra buralarda
çınar altları doldu efkârlanıp ağlayanlarla.
Zamana inattı benim hallerim.
Meğer ben sana elini uzattığın kadar.
Yakın yerdeyim
her susuş bir son oldu bana
oysa ne kadar alışmıştım onca acıya
hasretlerimi aldı sözlerin
benim en güzel çağlarıma yağmurlar yağdı
yollara vurdum her dakika
hasret dediğim türküleri
sensizliği çekemedi bu zavallı kalbim
kaderime kurban mıydım acaba
yoksa zembereğe zehir mi aradılar?
Sonra beni mi buldular karartacak.
Yok, edecek gün ışıklarımı...
Bak onca şey oldu burada.
Bir kere olsun gelip dedin mi?
''Sevdiğim sağmı yüreğin''
istemedim ayrılığı tattırmak sana
hissettirmek istemedim
bu kadardı bana sevgin
giderken yüzüme dönüp tek kelime etmedin.
Sabahlara kadar kâbuslarım oldu.
senden bana kalan bu şehir
sahte oyunlar ürettiler bana
sende yoktun üstelik
bu gün geliyormuşsun
umurumda değil
sana vicdanını bırakıyorum hesap sormayı beklediğim
bir de bensiz çınar altlarını
karanfil kokulu çayları
masum Fırat’ı
seni kızına bırakıyorum adını taşıdığım
sevgilere, aşklara
veda etmedim ben hiç sana
ne Fırat tan geçebildim ne de sensiz edebildim
sirkindim ve kendimdeyim.
Bıraktığın yerde şimdi cansız bedenim.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:04 PM
Bilmem, kaçı kaç geçe,
Bilmem, kaça kaç kala,
Ya erkence, ya geçce,
Sıram gelir hoppala!

Altımda gacır gucur,
Kişner durur cansız at...
İşte servili çukur;
Ve ölümsüz hakikat!

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:04 PM
Hayatını cennet eylemişsindir onunla
Her zerresine her hücresine muhtaçtır yürek
Arının çiçeğe,çiçeğin suya suyun toprağa duyduğu kadar
Mahkum bir muhtaçlık...

Hayat iksirim,can suyum,işte hayat suyum dersin
Tıpkı suyun canlıya hayat verip yaşattığı gibi
Kana kana içmekten usanılmayan hani...

Papatya renkli uykular kadar güzeldir kalp derinliğinde
Hiç terkedilemeyecek özlemler vardır artık
Aşina olunmayan duygu selleri akıp gider
Set koyamazsın,durduramazsın,durdurmakta istemezsin...

Hayat güz mevsimine hazırlarken tabiatını
Bir yerlerde bahar en taze çiçeklerini açmış
Umutlar filizlenmiş...sevinçler seyyah olmuştur
Kurduğun ufak bir hayal varsa
Yar içinde diye kurulmuştur...

Sevginin ibaretliğinde duygular yaşanır
O duygularki çok yüce çok mukaddestir...
Hasret akıtan o sonsuz sular yoktur artık
Ufukta ruhuna sinmiş sızılar terketmiştir seni
Benliğin tarifi imkansız suskunluğu
Aşkın fısıldaşmasıyla karışır ve...
Adıyla başladığın sabahlar
Gözlerinin ışığıyla aydınlanan ******* yaşarsın
Hayatından çekip gidemeyecek kadarda uysalsındır...

Gökkuşağının her tonunu gölgede bırakan en parlak renk karşındadır işte
Bazen soğuk günlerde içini ısıtan rüzgar olup
İliklerine işleyene kadar eser
Bazen gözlerinin kamaştığı ama asla aydınlığından şikayetçi olmadığın
O görkemsi yıldızlara bakar gibi hissedersin
O gözlerini gözlerine değdirdiği zaman...


Söz yetmese bile..

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:06 PM
Bir oyun masasında düşledim dün gece seni.
Kazandıkça oynuyor, oynadıkça kaybediyordun.
Oyunun verdiği hırsla elindeki içkinin acı tadı aynıydı belki de.
Yudumladıkça güzelleşiyor, güzelleştikçe sıradanlaşıyordu oyunun bedeli.

Bir anda bin bir türlü hayaller sarıyordu bedenini
Binlerce kilometreler koşmuş gibi soluksuz kalıyordun sanki
Şans yüzüne gülmeye başlıyor, bir anda anahtarlar ters dönüyordu sanki
Evet, ilk defa oyunun kurallarını sen belirliyordun değil mi?

Ardından bir elin usulca sigaraya sarılıyor ve çok geçmeden bir ateş yakılıyor,

Yakılan ateşten geride kalan sadece bir duman bulutu oluyor.
Birden oyun el değiştiriyor birer, birer kurulan hayaller suya düşüyor
Küçük mutluluklar yaratıyor yüreğin.
Kaybetmedin sen, elinde hala oynadığın hayallerin.
Ruhuna o an bir zehir akıyor büyük hayalleri bir oyun masasında bırakıyor
Küçük sevinçleri evine taşıyor ellerin.
Böylece unutuyor hayal kurmayı yüreğin,
avutuyor seni küçücük mutluluklar yaratıyor yüreğin.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:06 PM
Cebeci köprüsünün üstü
Karınca yuvasına benziyor,
Hamallar, körler, topallar,
Oturmuş nasibini bekliyor.

Cebeci köprüsü yüksek
Altından tren geçiyor,
Ya benim aklımdan geçenler?
Kimse bilmiyor.

Şu dünya güzelim dünya
Tıkır tıkır işliyor,
İnsanlar insanlar insanlar
Neden böyle çekişir durur
Aklım ermiyor.

Cebeci köprüsünün korkulukları
Kara boyalı,
Daha böyle köprülerden geçersin çok

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:06 PM
Ateş benim yıkayan, yuyan, emzirem annem!
Bir arınma kurnası olsa gerek cehennem...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:06 PM
Cehennem dedikleri şey mi?
Yaşarken gördüm sayende
Sen sakın sensiz kalma
O zaman görürsün sen de!

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:06 PM
kaderimdir yalnızlık değişmeyecek sen dönmeyince
özlem duyarım sevgine seni her gördüğümde
yaş döker bu gözler sensiz geçen her güne
cehennem ateşi gibi yanıyor bu yüreğim...

unutulur diyorlar neden kimse anlamıyor
zor gelir ayrılık kalbim dayanmıyor
unutamam seni gözbebeğim anlıyorsun değil mi
cehennem ateşi gibi yanıyor bu yüreğim...

toprak olacak bu beden seninle ya da sensiz
geçmeyecek bir günüm düşünmeden sensiz
gideceğim bu dünyadan kimse duymadan sessiz
cehennem ateşi gibi yanıyor bu yüreğim...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:07 PM
Saçlarından bir tek teli

Koparsaydı sevda yeli

izin alıp Allahım´dan

Ben koparırdım kıyameti



Şimdi ise gidiyorsun

Anladım ki sevmiyorsun

Bari bırak bundan sonra

Senin adın yalan olsun



Hayalimi kaç yağmur ıslattı benim

Gözlerimde bir bilsen kaç güneş battı

Ben severken vurgunu kalbimden yedim

Sen bilmem ki kim bilir hangi düştesin



Beddualar ruhumu sardı

Beni gören hep sen sandı

Söylesene ne olursun

Senin günahından sonra, cehennemde yer mi kaldı

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:07 PM
Unutmak başarabilen için kolay derdin sevdiğim,
Ben ne unuttum ne de başardım;
Gözlerimde kendini bulamadığını söylerdin,
Ama seni gözlerime yaktırdım.

Şimdi ateşlerdesin, her yer sisli,
Burası cehennem hoşgeldin sevdiğim,
Yüreğimin sana en çok yanan yeri,
Kalbimdeki bir korsun sen sevdiğim.

Senin gerçek olduğuna inanmıştım,
Meğer gerçekler hep yalan söylemiş
Gerçekleri bana gözlerin anlattığını sanırdım,
Birer birer silinmiş gözlerin nerde sevdiğim.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:08 PM
Mahşer yeri gözlerin
Değdi gözlerime
Ve düşünmeden ben
Attım kendimi
Cehennemin dibine..

Kdz.Ereğli

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:08 PM
Ah öyle yanmışım ki sana
Ateşime katırlar taşır odunu
Hep yüzü gizli mi olur celladın
Şafak vaktimi son bulur ömrü insanın

Seni öyle çok sevdim ki
Seve seve çıktım darağacına
Ve yağlı ilmeği
Geçirdim ellerimle boğazıma
Ne denizler yarılır artık bize
Ne Nuh un gemisi gelir kapımıza
Kolomp yeniden mi keşfeder Amerikayı
İstanbul mu fethedilir milenyumda

Gorki çalışır mı artık ekmek fırınlarında
Çar,Dostoyevskiyi koyar mı namlunun ucuna
Shakespeare hangi kraliçeye
Yazar bir sone daha
Sahra çölünde yakalanır mıyız aşk fırtınasına
Robinson artık düşer mi yalnız bir adaya
Yeniçeriler kazan kaldırır mı bir daha
Attila İlhan yazar mı bir şiir daha

Engizisyon mahkemesi yargıçları gibi
Sorgusuz sualsiz,astın beni insafsız
Kalbim hala durmadı
Seni öyle çok sevdim ki
Nerden bilirdim
Beni böyle asacağını

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:08 PM
depremler bende başlarken enkazlar da raksım
kendime sığmıyorum kaynadım da akıp taştım
secde ettiğim topraktaki ellerimi sana açtım
cemreler toprağa düştü sen yoksun

sensizlik başlarken yarınlarımda aklım yine bozuldu
harman yerindeyim yeller küllerimi sana savurdu
perçinlenmiş elveda havasındasın sabrım soru sordu
cemreler havaya düştü sen yoksun

adını kükreyen kumsallarda yazarken bir çılgınım
kendi denizimde boğulurken korkunda her tarafım
S.O.S verdiğim kırık dalgalardaki sahillerde bıkkınım
cemreler suya düştü sen yoksun ben yoksul

İZMİR , 23. 10. 2004

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:08 PM
Sensizlikte,
Kah ******* üzerime yürüdü,
Kah ayazlar zorladı kapılarımı..
Ama her zorlukta gözlerine sığındım.
Her solukta ismini haykırdım.
Yalnızlığınla savaştım durdum.
Belki de en gururlu savaştı benimkisi.
Silahım yoktu;
Sadece seni seven yüreğimdi savaşan.
Kazanan hep hasretin olsa da
Ben seni " sensizlikte " bile yaşatandım..

Rüzgarlarla savruldum karanlıklara.
Düştüm hasret çukurlarına,
Ezildi gözlerimde büyüttüğüm cicekler.
Pes etmeden,
Cocuksu düşlerime yenilerini ektim.

Sensizlikte kör kuyulara itildim.
Yaralarımı gözlerindeki ışıkla sardım.
Yüreğimi söktü arsız yalnızlıklar.
Yıkılacak gibi oldum,
Seni beklediğim sokaklarda.
Ama pes etmeden,
Her zorluğa senin sevdanla karşı durdum.
Ayrılık tepelerine tırmanırken yüreğim,
Hep baharımsı nefesini soludum.

Heybeme erimez karları,
Yüreğime" sevda bilmez" ayazları doldursalar da,
Vazgeçmedim senden, yüreğinden.
Azmettim kazandım sevdamı
Davacı olmadım hüzünden, kederden.

Uzaklarda olsan bile,
Bir nefes alışını bahar bildim ömrümde.
Bir gülüşünü mutluluk addettim yüreğimde.
Seni severken hic durmadım.
Hep sana, sevdana yaşadım.
İlaç bilmez acıların için,
Siper ettim gögsümü, fakir ömrümü.
Üzülmedim seninleyken,
Hep mutluluk bildim gülüşünü.
Aldırmadım, karanlık *******e.
Üşüdüğümde, bir yorgan misali
Gülen gözlerine sarılıp,
Mutluluklarına uzandım.

Yanında aldığım solukları,
Hep kâr saydım mutluluk envanterine.
Kalem olup gözyaşlarımı akıttım.
Ağladım, hasretinle ıslandım.
Ama yüreğimde hep seni yaşattım.

Yalnızlığınla savaşıp,
Seni " sensizlikte " yaşatan
Bir fakir yürek oldum ömrümde.
Bir gözyası bile düşmedi hüznümde.
Neden diye sorma canım,
Gözlerimden düşen her gözyaşı
Sana idi, ölümsüz sevdana idi.

Şimdilerde,
Sen, bende yokken bile
Seni ölümüne sevmekle meşgulum.
Olur da acıların sararsa yüreğini,
Karanlıklar boğarsa düşlerini
Bir nefesini ver ne olur,
Yüreğimi siper eder bu can sana

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:08 PM
cenana taşladın testimi kırdın
kırıklar bir testi etmiyor artık
savaş atlarını şaha kaldırdın
gönüllerde yaslar bitmiyor artık

sen gittin ayılar ballarda şimdi
yılanlar çıyanlar dallarda şimdi
kuşlar yuva yapmış yollarda şimdi
hiçbir şey yolunda gitmiyor artık

sazı mı seversin sözü mü bilmem
şaşırdım yokuşu düzümü bilmem
armudu elmayı üzümü bilmem
gülşenler de bana yetmiyor artık

melami gözlerin bir ümit versin
dizlerim dermansız ellerim mefluç
beni suçlu sayar mahkum edersin
ilahi bu halle işlenir mi suç

bir denizim ölümler kadar derin
yüce dağım başım gönlümden serin
cenana uzansın artık ellerin
akıl sana muhtaç kalp sana muhtaç

şaşırdım geceyi gündüzü bilmem
aynaya bakarım yüzümü bilmem
baharımı bilmem güzümü bilmem
mevsimler zemheri topraklar kıraç

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:09 PM
Savaşın orta yerindeki gencecik bedenler
Düşerken birer birer
Gözü arkada sevgilileri bırakarak geldiler.

Ellerinin üzerlerine serpilen şu mezar toprağını
Evvelden emerek, toprağa nişanlı yazgıları ve yanlızlıklarıyla geldiler.

Parmaklarındaki yüzüklere kazılı isimleri
Arkalarından bakan yaşlı gözleri
Birer birer, üzüm tarlalarına asarak geldiler.

Özlem olup kavganın tozlu bahçesinde
Cenk’e haiz hırsı gerdiler
Can verip, kartalın vahşi pençesinde
Cümle alem hısmına sır-î serdiler.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:09 PM
Bildik baharın
Bildik çiçeklerini düşürdün dalından…
Olmayan günahlarının mıydı bedeli…
Hangi yürek dayanır buna tanrım;
Sana ne demeli…

Ana baba otuz üç gül koklamadan
Yakıştı mı tanrım
Onları senin koklaman…

Seninle meselem yok
Buna inan
Kızgınlığım değil
Biraz sitemim

Ne istedin o an
Candan öte
Otuz üç can yongasından

Artık gül açmaz
Boş kalan bahçede
Dört mevsim bire indi
Tanrım işi mi yoktu Azraillin
Acelesi neydi…

Düştü dalından
Otuz üç bahçenin otuz üç goncası
Yakıştı mı sana tanrım
Analar babalar şimdi ne koklayası…

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:09 PM
Doğumdan ölüme, çileyi çeken bedenler
Zengin fakir aynıdır, giderken giyilen kefenler
Bir yanda rokfor peynir, kahvaltı edenler
Diğer yanda çokçadır, bir çorba içebilenler

Ruhların yaradılışı aynı, erkek yada dişi
Taşırlar bakımlı yada bakımsız bedeni
İş bilenin vardır yürü ya kulum diyeni
Diğer yanda çokçadır, bir ekmek alabilenler

Kimi der zekiyim, ah bir param olsa
Yada zengin akrabamdan miras kalsa
Aslında onunda olacak hakkıyla çalışsa
Diğer yanda çokçadır, alnına ter düşmeyenler

Nerde güzel görsek derinden ah çekeriz
Tanrım özene bezene yaratmış deriz
Güzellik yürekte, bedenimize baksak ona benzeriz
Diğer yanda çokçadır, bedenini cehenneme itenler

Bilmeyiz bir avuç toprak bedenin mayası
Yaratılışta herkesin aynıdır hayası
Cennetle cehennemin dünyadır aynası
Diğer yanda çokçadır, aynaya arkadan bakanlar

Cennet ile cehennem arası
Dünyada yaşamaktır açıkçası
Adalet ikisinin tam ortası
Diğer yanda çokçadır, ölmeden cehennemi hak edenler

Kim sorsa elhamdülillah Müslüman deriz
Arkamızı döner kul, ya da yetim hakkı yeriz
Vermeden almak Allah’ a mahsus bilmeyiz
Diğer yanda çokçadır, Allah’a şirk koşanlar

Y.Tarihi 16-04-04 Saat 14.00

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:09 PM
Vaktiyle ben bir güzele vuruldum
Namı Arnavut,adı Nihal idi..
Gece-gündüz bir resmine sarıldım
Saçı güneş,kaşları hilal idi...

Ak tenine giyinirdi akları
Bir bakışı aç ederdi tokları
Öyle tatlıydı ki o dudakları
Şeker değil,şerbet değil,bal idi...

Şimdi yokluğudur beni eriden
Döğe-döğe şu bağrımı çürüden
O masum,o Cennet kaçkını huriden
Eziyet çekmek dahi helal idi...

Hüsam der,dünyamda sana doymadım
Aşka düştüm ana,baba saymadım
Çok güzel gördüm ben senden caymadım
Gelenler,gidenler hep hayal idi....

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:09 PM
gözlerinin içinde
cenneti görüyorum
uzakta bir sokakta
usulca yürüyorum

gurbette hasretinle
sevdanla yanıyorum
cenneti görüyorum
galiba ölüyorum

ve sen yanımda yoksun
Allah beni affetsin
sen ne biçim bir dertsin
seni çok seviyorum

cenneti getir bana
suyunu içir bana
gönlünü geçir bana
bak dayanamıyorum

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:09 PM
Ben seninle gelmem
Nimetlerle dolu cennete bile
Gitsem seninle cennete
Sen cenneti bile
Çevirirsin alev alev
Yanan cehenneme

(22 Ocak 2006/ İstanbul)

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:10 PM
Kafesinde yüreğin!
Silinen izlerin gölgesinde,
Sorgulanan çocuksu düşlerini,
Ayırır kendinden...

Geçmişinin ürkekliği bedenine tutsak!
Sakladığın düş kırıntıları...
Her adımda karşılaştığın,
Benliğini kemiren ruh bunalımları.

Maskenin ardında;
Gizlediğin geçmişini sorgula!
Yaşanmışlığın verdiği çizgide,
Kanatlarını çırp sonsuzluğa...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:10 PM
Ben gönlüme aldım seni,
Hiç tereddüt etmeden bir dakika bile 'gider mi' diye düşünmeden
Canımı, ömrümü kaybetmeyi göze alıyorum,
'acaba değer mi ? ' diye düşünmeden.

Her günümü, her anımı seninle geçiriyorum
Sessizce, delice
Herkesten habersiz,
Kimi zaman senden bile...

*******im de senin, rüyalarımda,
Hayallerim, ümitlerim de.
Kalp atışlarım sevginle her dakika her saniye
Bekliyor gelir mi, ararmı diye.

Ben gönlüme aldım seni,
Hiç tereddüt etmeden bir dakika bile 'gider mi' diye düşünmeden
Canımı, ömrümü kaybetmeyi göze alıyorum,
'acaba değer mi ? ' diye düşünmeden.

Meydan okuyorum şimdi sana,
Cesaretin var mı?
Yaşadığın bu aşkı haykırmaya,
Yada en azından Seni Seviyorum diye bağırmaya...

Cesaretin var mı unutmaya.
Son noktayı koymaya.
Bu kadar yalandan sonra
Cesaretin varmı aynaya bakmaya...

03.07.2004 - cumartesi

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:11 PM
Gözümden dökülen bir gözyaşımın
Bedeli kaç kuruş bilir misiniz?
Çatlamakta olan sabır taşımın
Hakkını ödeyebilir misiniz? ...

Nice sevdaların hicranı bende
Siz sevdanızdan habersiz misiniz?
Dostun,karşında acı çekerkende
Siz hayata gülebilir misiniz? ...

Gidebilir misiniz sırt çevirip?
Söyleyin,gerçekler çıksın ortaya
Yoksa,beraber devranı devirip
Bilelim,nerdeymiş edep ve haya...

Bulamadım orta yolu,ben neden?
Yanlış olan,çok ama çoksevmek mi?
Nerede şimdi,beni bir bir terkeden?
Benden isteğin,ateşten gömlek mi?

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:11 PM
Uykusuz *******in şafaklarına,
Umutları sordum, cevap vermedi...

Başıma küskün şu ak saçlarıma,
Acıları sordum, cevap vermedi..

Yokluğunda içimdeki boşluğa,
Sancıları sordum, cevap vermedi...

02.06.2004 Taşkışla/Taksim

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:11 PM
Dağ ile yeksan olmuş şehirde
Tarihle harmanlanmış insanlar yaşıyor sessizce.
Bu şehirde evdeki bir sincap kafeste.
Camdan sızan güneşe bakıyor her gündoğumunda.
Bir zamanlar hür olduğu günleri anımsıyor,
İçi burkuluyor ama nafile,kafeste birkere.
rahat etsin diye yapılan koca kafes dar geliyor.
Fındık,fıstığında tadı yok.

Derken...birgün kafesin kapısı açılıyor kazara
Gözleri ışıldamaya başlıyor önce.
Kalbi deli gibi atıyor.işte fırsat!ne duruyorsun
Atıyor kendini açık pencereden dışarı.
Asfalta tutunamayıp kırılan tırnakları
Umurunda bile değil ki.
Telefon direkleri,elektrik telleri derken
Çıkıyor bir zamanlar hür olduğu dağlara
Ne kaçış ne büyük çabadır bu.
Soluk soluğa.paniğin verdiği,
özgürlüğün sevdiği yılmayan hırsla.
Ne parçalanan tırnaklarından sızan kan,
nede almakta zorlandığı nefesti derdi.
Özgürdü artık,yaşasın hürriyet!
Gördügü ilk ağaca tırmandı.zarif ti,naifti olmadı.
İkinci ağaca tırmandı.çok büyük ve tırnaklarını acıtıyordu
Üçüncü ağaca çıktı.önu istemeyecek kadar küstahtı.
Dördüncü ağaca çıktı.dalları yardımcı yaprakları berbattı.
Yuva yapacak birde kovuk vardı.

Güneş batıyor ufuktan yavaşça,
Yorgunluğunun farkına vardı usulca.
Bir denemeye daha fırsat yoktu.
Tırnaklarıysa fena sızlıyordu.
Dişiliğinin verdiği güdüyle
Yuva yaptı kovuğu bu tuhaf dürtüyle.
Kuyruğunu yastık mısali kıvırıp,
Başını üzerine koydu.üşümüyordu.
Şehri aydınlatan ışıklara uzaktan bakıyordu nihayet.
Maziyi ve kaçışını düşünüyordu
Yavaş yavaş dalarken tatlı uykusuna.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:11 PM
Ormanlarla kaplı alacalı dağa vuran güneşin ilk ışıkları
Gözlerini kamaştırdı.oğuşturdu,oğuşturdu.
Yuvasından çevreyi izledi uzun uzun.
Her yer kuş sesiyle inliyordu.
Birden yüreğini tarifsiz bir sevinç kapladı,
Coşkusuna diyecek yoktu doğrusu.karnıda acıkmıştı.
Ürküyordu yiyecek aramaya,yıllarca önüne konulmuştu.
Çevresini kolaçan etmeye başladı yavaşça,aradı,taradı...
Gökyüzündeki atmaca gözüne ilişti,korkusuda bir hayli pekişti.
Mucize de bunun ardından hemen yetişti.
Aman Allahım,biraz uzakta duran bir cevizdi.
Açlığıda korkusuyla pek çelişti.
İkinci kez gözleri parladı.atmacaya baktı,kuşlara baktı,
Hatta uykusundaki gelinciği bile atlamadı.

O cevizi mutlaka alacak!!

Cevize gelince;
Önceki fırtınaların birinde uzağa savrulmuş.
Diğerleri kalmış,o!yinede savrulmuştu.
Tilkinin biri koklayıp bırakmış,
başka bir sincapsa kabuğu kıramamış vazgeçmişti.
Ceviz öylece kalakalmıştı yapayalnız.

Dönüş yoktu kararlıydı.

O cevizi mutlaka alacak!!

Birden fırlayarak koştu aşağı,aldı cevizi ağzına.
Atmaca bile yetişemedi onun hızına!
Tekrar kovuğundaydı cevizle birlikte.yaşasın!!
Bir hamle,olmadı.
İkinci hamle,buda olmadı.
Biraz durup düşündü,taşındı.
Bu ceviz başka ceviz diyerek.

Nihayet zarif ve akıllıca yapılan üçüncü hamle geldi.
Yaşasın!ceviz açıldı.sincap mutluydu,cevizde.
Onun tadını sincaptan iyi kim bilebilir bu devirde.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:12 PM
''-Unutsun! '' demişsin... Gözü Ceylan'ım,
Şu mahzun tavrını, takışın neden?
Demedim mi sana: ''-Fedadır canım.''
Kederli gözlerle, bakışın neden?

Gördüğümden beri çektiğim çile,
Sensiz *******im gelseydi dile,
İçime koyduğun kızıl kor ile:
Yüreğimi böyle, yakışın neden?

Gözü Ceylan'ım, sen gittin gideli,
Hicranla ödendi aşkın bedeli...
Duysan'a diyorum: ''-Ey sevda seli,''
''-Kanımın içine, akışın neden? ''

Bir ışın demeti...Hışımla solup,
Bir anda boşalıp, bir anda dolup,
Beklenmedik anda, Yıldırım olup:
Kalbimin içine, çakışın neden?

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:12 PM
Açıldı bir kapı girdim içeri
Dört duvar tel örgü her yer çevrili
Kesti saçımı bir mahkûm berber
O an kahrediyor bu ceza evi

Girersen koğuşa kilitlenir kapı
Uyutmaz insanı mahkûmun ahı
Ne gecesi rahat ne sabahı
Kahrediyor insanı bu ceza evi

Dost akraba gelir dinler derdini
Düşünür durursun özgür halini
Bir de gözü yaşlı o sevgilini
Ayırır yıllarca bu ceza evi.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:13 PM
Ya Allah
Ya Allah derim ki
Titrerim
Kara sesimden
Ya Allah.

Ya su
Akar da aydınlığın uzak anılarımdan
Şırıldar yüreğimde ünlü korsanların dalgaları.
Yüce sultanların kılıçları parlar yüzümde
Ya su, anlıyor musun?

Burası Cezayir, ya çöl,
Develerin binlerce yıl taşıdığı, atalardan,
Sevgi,
Us,
Kişiliğim ya çıngırak.

Yıldızlar kötü olacakların üçgenlerinde
Yok etmiş üç yönü.
Yedi yönü var etmiş mutsuz kisiliğinde yıldızlar,
Ama uyukluyorum işte
Ya dönence, ağlamak dururken.

Ya hurma, tadın yok gayrı,
Nice saklasan yalnızlığı
Koyu yeşilliğini büyütsen nice,
Yitmiş güzelliğimiz
Ya hurma, elim ayağım acı.

Nasıl haykırıyor çiğnenmiş kumlar, duyuyor musun?
Ya ana kalk
Ya kadın yürü
Ya oğul koş
Bir anlamın gereken kurtuluşuna.

Kurt iskeletlerince çirkindirler şimdi,
Ölülerim vurulmuşlar alınlarından,
Düşmüşler Akdenize doğru.
Özgürlükleri kalmamış artık
Al benim ölülerimi, ya gece.

Ya toprak ko beni gideyim gideyim,
Varmışların ardına öcül öcül.
Ve küçücük ve eski ve yırtık bayraklar arasından,
Ya gök
Al beni.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:13 PM
Ne derlerse desinler,
Yakın dostlarım cinler...
Havanın ve alevin
Kemiksiz çocukları;
Yüzbir odalı evin
Haşmetli konukları,
Rüzgârdan topukları,
Yakın doslarım cinler...

Kum gibi kalabalık,
Bin şekil ve bin kılık;
Suda bir gümüş balık,
Postacı güvercinler,
Zümrüt yüklü hecinler,
Yakın dostlarım cinler...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:13 PM
Uyan ey nazlı uykudan,artık bu demler geçti
Bir yıl evvel senden bana bir acayip sevda geçti,
Muhabbetler gönüllerde,dillerde birer rüya,
Hülyana daldım günüm geçti,gecem geçti.
O gözlerdeki nil-i skut-ı istifham,
Onların ruhu ihtişamı magberden,aldı beni benden etti.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:13 PM
Günler geçenekti,
Bugün Perşembe yarin cuma ve cumartesi gelecekti...
Ve ben o gün sırf senin için giyinecektim,
senin için süslenecek, senin için sürünecektim güzel kokuları...
Birbiri ardına yaşayacaktım güzel duyguları,
Senin için nefes alacak
Senin için yürüyecektim yolları
Adim atışımda senin adresine ulaşacaktı yüreğim biraz daha...
Ve gözlerim sana her şeyi o gün anlatacaktı
Belki elele yürüyecektik yolları
Ve ben senin için bekleyecek, sayacaktım günleri
Seninle şafak tutacaktım
Seninle hasreti, özlemi kucaklayacaktım...
Günler, saatler geçmeyecekti
Ve her yer sen kokacaktı
Ben senin için yaşayacaktım
Senin için o günü ölümsüzleştirecek
Senin için nefes alacaktım...

sana bir söz daha...
Sende benim hatalarımdan birisin
Sen en güzel günahların bedelisin
Senin için harcanan zamana yazık
Sen en güzel duyguların KATİLİSİN...

Hatırlar misin bilmem, sana şiir okumamı istemiştin
simdi okuyorsun bu bir şiirlerin bir özelliği var bunlar sana yazıldılar bilmem anlatabiliyor muyum.
Hem de benim duygusal duygularımdan...
Hoşçakal...

10.30 - Perşembe
07.08.2003

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:14 PM
Atamızdan emanettir
Seksen yıllık Cumhuriyet
Kazanılmış hürriyettir
Seksen yıllık Cumhuriyet

Anaların, ninelerin
Yarım kalmış ninnilerin
Gözü yaşlı yetimlerin
Seksen yıllık Cumhuriyet

Yokluk ile var edildi
Düşmana yurt dar edildi
Yıldan yıla yad edildi
Seksen yıllık Cumhuriyet

Dost, sözlerim boşa alma
Aç gözlerin, düşe dalma
Yıkılamaz, taşa çalma
Seksen yıllık Cumhuriyet

29.10.2003 (80. Yıl anısına)

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:14 PM
Cumhuriyet kolay kurulmamıştır
Dedelerimizin kanıyla yoğrulmuştur
Kelleler ortaya konulmuştur
Cumhuriyeti Türk milleti kurmuştur

Krallıkla yaşayan milletleri görsene
Halkı neler çekiyor sen onlara sorsana
Kan dökmeden bir cumhuriyet kursana
Bu cumhuriyet kanlarımızla kurulmuştur

İsmimiz olacaktı yorgo veya karamanlisler
Cumhuriyet için çok kan döktü milisler
Tepeye otururlar kıymetini bilmezler
Tepeye oturmalar o cumhuriyetle olmuştur

Bu cumhuriyet ilelebet kalacaktır
Gelecek nesiller bizden hesap soracaktır
İnkâr edenlere sandıklar mezar olacaktır
Cumhuriyet ilelebet yaşayacak yaşayacaktır...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 01:14 PM
“Doğumu umut
Gözleri naz
Yüreği ayaz mı ayaz
Bir anayım…”


Vücudum otopsi odalarının
Soğuk duvarlarında yankılanmış
Ve içli dışlı neşterlerin kahpe vuruşlarıyla
Dağılmışdı…

Bin hançer inerken göğsüme
Sırtım hain sancılarla dalgalanıyordu.

Nene Hatun’du anam ve
Yaman kadındı vesselam…
Ben daha memelerine doyamamışken,
O sırtındaki top mermilerine
“Oğullarım” diye sesleniyordu…

Bir kağnıda uyutmuştu yol boyunca
İki yanım buz tutmuş mermilerle destekli..
Bir ara rüzgar açınca üstümüzü
Anam dellendi rüzgara.
Bir koşu çekti abayı mermilerin üstüne
Bakmadı bile benden yana…

Ben emeklerken daha yeni yeni,
Ayağı çarıksız binlerce insan
Canını dişine takmış savaşıyordu.

Düşlerimde Sakarya’da olur,
İnönü’de, Afyonda, Kocatepe’de dolaşır,
Oralarda oynardım çocukluğumu.

Ve bir gece tanıdım
İçime işleyen o gözlerin sahibini.
Uzakları taaa uzakları süzüp
“İsmet sabaha tamam diyordu…”

Sabahın ezan sesi duyulmamışken
Kulakları sağır eden top seslerinin ardından
Afyon ovasına kan yağdı…

-Ona baktım, bir siperin ardından;
Gözlerinde “ben” özlemleri yanıyor,
Ulusun tüm fenerleri yüreğinde çakıyordu-.


Bir an cephe gerisinde kaybettim anamı,
Yırtarcasına hançeremi bağırdım ama heyhat!!!.
Cephe gerisinde bir sürü yoksul ana vardı..

-Canlarını dişlerine takmış Hürriyet aşığı analar, benim analarım-.

Feryadıma ak sakallı bir dede cevap verdi
“Bak kızım, her taraf ana dolu
Seninki hangisidir acep…

Her taraf ana dolu,
Bu ses defalarca yankılandı yüreğimde
Ana dolu, ana dolu, ana dolu…

Tabii yaaa…

ANADOLU.

İnanılmayacak zaferlerin sonrasında
Her geçen gün aydınlanan ülkemde
Sayısız devrimlere açmıştık yelkenlerimizi.

Yatağına sığmaz deli ırmaklar gibi
Olan coşkulu Ulusum,
Bağımsızlık dersinde artık Öğretmendi…


Babamın son nefesiyle
Bu defa göz yaşı yağdı Anadolu'ya..

Onun naçiz vücudu
Toprak olmaya giderken
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
İlelebet payidar kalacaktı…

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:42 PM
Yakalamaya çalışma onu
çünkü onu yakaladığında
sen de yakalanırsın onun gibi.
Bırakmaya çalışma onu
bırakırsan
bırakırlar seni
o anda
hiç farkına varmasın…

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:42 PM
Yatırırken bu sedef kakmalı şimşir beşiğe
Neyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı?

Perdelerden taşırıp neyleri çığlık çığlık
Neyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

Bir ipekten ve köpükten yaratılmış yumuşak
Tüyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

Kıyılardan, ovalardan dererek inciyle,
Çiyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

Gece, mehtâbı elekten geçirip kirpikler
Ayla kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

Mesnevî'sinde bir altın lüleden nûr akıtıp
Öyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

'Bu yürek durmayacaktır' dediler.. esmâdan
'Hay'la kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

Sakalar doldurarak kırbaların Kevser'den
Meyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

Ve açıp ağzını Nîsan Tası'nın Besmele'ler
Suyla kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

Rûhlardan, kokulardan, durulardan duru bir
Şeyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı.

Ulu Tûbâ'ların altında gönüller, eller
Böyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ'yı

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:42 PM
Kaderde senden ayrı düşmek de varmış
Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim...
Seni tanımadan
Hele seni böyle deli divane sevmeden
Yalnızlık güzeldir diyordum
Al başını, kaç bu şehirden
Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara
Rüzgarın iyot kokularını taşıdığı denizlere git
Git gidebildiğin yere git diyordum
Oysa ki, senden kaçılmazmış
Yokluğuna birgün bile dayanılmazmış.
Bilmiyordum...

Yine de dayanmağa çalışıyorum işte
Bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen
Geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye
Rüzgar güzel bir koku getirmişse
Saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum
Yaşamak seninle bir başka zamanı
Bir başka zamanda seni yaşamak
Herşeyden önce sen
Elbette sen
Mutlaka sen
İster uzaklarda ol
İster yanıbaşımda dur
Sen ol yeter ki bu zaman içinde
Ben olmasam da olur
Seni bir yumağa sarıyorum yıllardır
Bitmiyorsun
Çaresizliğim gün gibi aşikar
Su olup çeşmelerden akan güzelliğin
İnceliğin ışık ışık yüzüme vuran
Sen güneş kadar sıcak
Tabiat kadar gerçek
Sen bahçelerde çiçekler açtıran
Sudan, havadan, güneşten yüce varlık
Sen, o tek sevgi içimde
Sen görebildiğim tek aydınlık

Bir nefes de benim için al
Havasızlıktan öldürme beni
Bulutlara, yıldızlara benim için de bak
Susadım diyorsam
Bir yudum su içmelisin
Ben yorulduysam sen uyumalısın
Ellerim sevilmek istiyor
Saçlarım okşanmak istiyor
Dudaklarım öpülmek istiyor
Anlamalısın.

Ağaçların yeşili kalmadı
Gökyüzünün mavisi yok
Bu dağlar o dağlar değil
Rüzgarında kekik kokusu yok
Kim bu çaresiz adam
Bu kan çanağı gözler kimin
Kaç gecedir uykusu yok
Gündüzü yok
Gecesi yok
Yok
Yok
Anladım
Sensiz yaşanmaz bu dünyada
İmkanı yok.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:42 PM
Ne bu sevda biter ne de bu hasret
Devlerin aşkı bu olsa gerek
Sen koca bir dağ zirvesi bulutlar arasında
Ben sonsuzlukta akan bir şelale
Ne sen eğilirsin, ne de ben durulurum
Senin zirvende karlar bulutlar arasında öyküler canlanır
Benim içimde çağlayan sularla
Değişik diyarların koynundan sökülüp gelen
canlılar,değişik kokular,tatlar
Sen sana doğru yön değiştirmemi
Senin içinde çağlayıp coşmamı beklersin
Ama mağrur başını eğmezsin,sadece beklersin
Ben başındaki bulutlardan bana yağmur olmasını,
İçindeki saklı minerallerin bana katılmasını,
Birlikte ormanlar,çiçekler,yosunlarla
Hayat bulmasını beklerim
Hep birbirimizden herşeyi bekler,
Tam uzanacakken birbirimize,
Her amn bir bahane buluruz o gelsin diye,
Bir gün gelecek coşkun sularıyla akan şelale
Toprağın koynundan senin kalbine girecek.
Ve o mağrur gövdende kalbinin ateşi bir delik açacak
İnsanlar bir dağın gövdesinden akan bir şelaleyi görecekler...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:43 PM
Şu dağın ardında bir yıldız saklı dediler
Koskoca yükü üstüme yüklediler
Yıldızın adı aşkmış meğer
Yüzüme gülerken bunu söylediler.

Her adımda yolumdan bir taş kaydı
Zirve gözümde pek bir uzak kaldı
Ne zor bir yolculukmuş bu sana
Tadamadım suyundan kana kana.

Taze açmış çiçekler buldum yolunda
Saklı dediler kokun onda
Koparmaya kıyamadım dalından
Eğilip kokladım yeni açmış salkımından.

Boğazımı yakan bu kokuda nedir
Kokladıkça koklayasım gelir
Bu çiçek uğruna değil bir gün
Koca bir ömür verilir.

Adı neymiş bu çiçeğin dersin
Aşık olmayan adın bilmez
Derde düşen beri gelsin
Sor şu biçareye de sana cevap versin.

Hani yar gülerde herkese bir sana gülmez
Derdi var dersin, derdin söylemez
Tek bir söz ,tek bir hece beklersin
Sanki derman, aman nedir bilmez.

Bildin mi şimdi ey halden anlamaz
Koklamayı bilirsen boğazın yakmaz
Hani dedim ya tek bir hece tek bir söz
O güzel çiçeğin adı; Naz.

Adım adım çıkıyorum yolunda
Nefesimi senden alıyorum her soluğumda
Koca bir çam ağacı kesti yolumu şimdi
Gövdesinde bir ses beni çağırır içeri.

Başımı döndüre bu reyha nedir? takılı kaldım
Elimi usulca göğsüne uzattım
Çekemiyorum kendimi aman Allahım
Bir ağaç gölgesinde asılı kaldım.

Söyle ey peri nedir bu bağlandığım
Ne yatar altında bu altından kisvenin
Yoksa O, O mu yıllardır saklandığım
Kölesimi oldum şimdi kaçtığım işvenin.

Ey Aşk! ne zorlu yolların varmış
Sana ulaşamayanlar benim gibi
Yarı yolunda binbir engele takılmış
Bekleşirler köşebaşında ölüm gibi

Gözüm zirvede kaldı şimdi sana bakıp
Diğerleri gibi sana ulaşamayıp
Kaderim burada bir acı ağıt yakıp
Sevmekmiş bir başkasını sen sayıp.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:43 PM
Bak bugün de güneş doğdu
Bugün de yaşıyorum
Odam geceden kalma
Dağınık,
Bir tarafta saçların
Bir tarafta gözlerin
Tek tek topluyorum
Yine de bir "sen" yapamıyorum

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:43 PM
Çekmece'den, Maltepe'den ileri
Gitmemiş Sadabat çelebileri
Alem tepesine Alemdağ derler
Dağlar var karanlık, dağlar var beyaz
Korka, korka eteklerinden öper yaz
Babadağ, Gavurdağ, Kocadağ, Ilgaz
Kubbelerdir, dolaşılır aşılmaz
Tendürek'te, Kop'ta, Palandöken'de
Kurtların payı var, gelip geçende
Ki alırlar vermek istemesen de

Medetsizler, Aklar, Nurlar, Yıldızlar
Karalar, Kızıllar, Bozlar, Yağızlar
Karla dolar 'imdat' diyen ağızlar
Yollar kesen, haraç alan dağlar var.
Dönmez misiniz, ey yolda kalanlar
Yolcular, garipler, garip çobanlar
Allahuekber'de tekbir alanlar
Ovalar, konaklar, yollar aşırı
Birbirini selamlayan dağlar var.

Sarkarken Cudi'nin karları dal dal
Bir yıldız kayar ki tutuşur çamlar
Bir kızıl şehrain olur akşamlar
Tacı tahtı olan karlı dağlar var
Tüter sarı çiçek burcu burcudur,
Yazın ya mor, ya da turuncudur.
Ve kışın dünyanın öbür ucudur.
Dağlar batının yangınlarında kor,
Dağlar var adları, Nemrut, Balahor.

Kayışdağı kim, Alemdağ kim oluyor?
Lakin ufku görünce birden yoksul,
Dağ yerine kubbe yapmış İstanbul
Kurşun şamdanlarda mumlar fildişi,
Ki pırıltıları sularda pul, pul.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:43 PM
Aşkın gözü kördür,demişler,
Gönül gözü neylesin dağlar
Aşk ateşi yakar,demişler,.
Gönül sözü,neylesin dağlar.

Sesini duyunca gülümser,
İçinde umutlar iyimser,
Aşkını baharla özümser,
Gülşen güzü,neylesin dağlar.

Yarin gözleri sulu sulu,
Gönlü sevgiyle dolu dolu,
Sarp,dikenli kader yolu,
Geçit vermez,neylesin dağlar.

Bir güvercin gibi yüreği,
Yare uçmaktır,hep dileği,
Ne yazık,kırılmış bileği!
Uçamıyor,neylesin dağlar.

Aşk ölçülemez parayla pulla,
Sevda bitmez kapanan yolla,
Uçan kuşla bir selam yolla,
Habersiz yar,neylesin dağlar.

Yıllar yılı hasret çekmişler,
Gözden ırak olsa bile sevmişler,
Kalplerine sevgi ekmişler,
Tohumları,neylesin dağlar.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:43 PM
Dağlar cevap verin ben nerdeyim
Toprağınıza alıp beni gökyüzüne teslim edin
Bir aşk uğruna harcanan ömrümü
Rüzgarlara serin
Dağlar dağlar söyleyin ben nerdeyim

Ağlayayım diyorum
Olmuyor
Güleyim diyorum
Olmuyor
Ağlasam olmaz gülsem olmaz
Kabus olur ******* kimseler bilmez

Sen yoksun ya yoksun işte
Gülüşlerim
Yalan
Sevinçlerim
Yalan
Feryatlarımı figanlarımı yok ki duyan

Kalbimde bir sancı var nedendir bilmem
Senden başkası mı
Sevemem sevemem

Dağlar dağlar cevap verin ben nerdeyim
Bir gece apansız uykumdan kaldırıp beni
Yıldızlara teslim edin
Dağlar dağlar söyleyin ben nerdeyim

Göz yaşlarımdan şarkı yaptım
Sözlerine hep acı kattım
Gitarımın bozuk akorduyla
La minörden çaldım
Sensizken hep ağladım Ağladım
Cevap ver bana bunu neden yaptın

dağlar dağlar söyleyin ben nerdeyim
beni bu hallere koyan yarime selam deyin

eyyy dertlerim kederlerim
bir sabah beni de alıp bu şehirden gidin.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:44 PM
Uzun olur dağlarda yaşayanın ömrü
Güzel olur dağlarda yaşayanın yüzü
Temiz olur, dağların havası ile suyu
Lezzetli olur, her şeyinin tadı - tuzu

Güneş her sabah, ilk kez dağı işitir
Leyla’nın gözyaşı gibi karları eritir
Dağlar akıtır, Kevser gibi ırmakları
Rüzgar harman eder, tüm kokuları

Dallar raks ettikçe yar gelir aklıma
Bülbüller öttükçe yar gelir aklıma
Estikçe rüzgar kokusu gelir burnuma
Çaldıkça çoban kavalı O gelir aklıma

*******i ay avize, yıldızlar spot lamba
Gel de sen, o dağlarda Leyla’ya arama
Başka kimse derman olamadı o yarama
Dağlar ne olur bir de siz bakin yarama

Hep belleğimdedir, o dağların öyküsü
Kulağımdadır, hala bülbüllerinin ötüşü
Burnumdadır, hala çiçeklerinin kokusu
Gözlerimdedir, hala yaylarının dokusu

Islık ötüren rüzgara, eslik eder ağaçlar
Hep öter kuşlar, öpüşür yeşil yapraklar
Karlı dağdan, engin ovaya sular çağlar
Rüzgarlar, bin bir çeşit koku harmanlar
Yanımda yar, meskenim de olsaydı dağ
O an olurdu, gönlüm bağ, duygularım dağ
Soğan, ekmek, yanında su sanki olurdu bal
Başka şey istemezdim, yeterdi bana bu hal

Feryatlarımı, yalnız dağlar cevap verdiler
Ağaçlar, kuşlar, böcekler de teselli ettiler
Ağaçlar, dallarını hep benim için eğdiler
Kollarını benim için birer hamak yaptılar

Dara, vefasıza, düsenler hep size sığındı
Peygamberler, veliler, hep sizlere sığındı
Dağlar, bazen sel verse de hiç sır vermedi
Kıymetli ve kutsal şeyleri kalbinde sakladı

Dostlara güven düşmanlara korku verirsiniz
Hep Aşıklara, Maşuklara, mesken olursunuz
Dara, vefasızlara, düşenlere kucak açarsınız
Güzelliğinizle de etrafınıza, neşe saçarsınız

Hey dağlar buralarda bağıramıyorum yasak
Buralardaki insanlar olmuşlar sanki tutsak
İçimdeki bir his diyor, dağın yolunu tutsak
Askı yasamak için dağlara mesken kursak

Sikildim ben buralardan, deşarj olmak istiyorum
Temiz havandan bol bol içime çekmek istiyorum
O Berrak sularından kana kana içmek istiyorum
Arının bal yaptığı, çiçeğini koklamak istiyorum

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:44 PM
''bitti'' diyorsun ya, bende bitmedi,
kalbim, bu sevdayı Mahşer'e taşır.
sevgime törenin sözü geçmedi,
dağlar, bu sevdayı Mahşer'e taşır.

şimdi dağlardayım, görmem yüzünü,
ben, bir kez severim, yemem sözümü,
kapasam dağlarda, iki gözümü,
dağlar, bu sevdayı Mahşer'e taşır.

sevdamı dinliyor, dallar yapraklar,
gözyaşımı taşır, göller ırmaklar,
varsın sarsın beni, kara topraklar,
dağlar, bu sevdayı Mahşer'e taşır.

yüreğim, aşılmaz töreyi aşar,
ben gitsem, bu sevda dağlarda yaşar,
gün gelir, ağaçlar kağıda düşer,
dağlar, bu sevdayı Mahşer'e taşır...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:44 PM
Dağlar şahidim olsun sende erimek istedi
Doruklarımda ayaz kesen her zerrem.
Dudaklarında ad,
İçinde can olmak istedim can.
Seninle karışmak istedi her parçam

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:44 PM
Doruk beyaz, dere mavi;
Etekler, yeşil çuhadan..
Dağlar, koskoca dünyayı
İkiye böler ortadan...
Ki nesi kalır dünyanın
Dağları çeksen aradan?

Kartal, süzülür yuvadan;
Yuvası vardır kayadan.
Dağlarda kartopu diye
Birbirine ay atan
Kızlar... ki dudakları al...
Alları, değil boyadan.

Dağ uykulariyle mahmur
Yüzlerini, gün doğmadan,
Seyrederler, ya suyun ya
Ayın tuttuğu aynadan.

Yaratırken şu dünyayı
Yeri, göğüyle yaradan,
Dağı sahiden yaratmış,
Geri kalanı şakadan!
Kurtlarına helâl olsun
Ne alırlarsa ovadan!

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:45 PM
Şu dağlarda kar olsaydım...
Bir asi rüzgar olsaydım...
Arar bulur muydun beni,
Sahipsiz mezar olsaydım?

Şu yangında har olsaydım...
Ağlayıp bizar olsaydım...
Belki yaslanırdın bana,
Mahpusta duvar olsaydım...

Şu bozkırda han olsaydım,
Yıkık perişan olsaydım...
Yine sever miydin beni,
Simsiyah duman olsaydım?

Şu yarada kan olsaydım,
Dökülüp ziyan olsaydım...
Bu dünyada yerim yokmuş,
Keşke bir yalan olsaydım!.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:45 PM
Al eline bir değnek,
Tırman dağlara, şöyle!
Şehir farksız olsun tek,
Mukavvadan bir köyle.

Uzasan, göğe ersen,
Cücesin şehirde sen;
Bir dev olmak istersen,
Dağlarda şarkı söyle!

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:45 PM
Daha tanımıyorsun beni
Zamanla anlatırım sana kendimi
İyiliğim güzeldir benim
Kim görmüş kötülüğümü
Bunu hep derim
Niyetini bileyim
İnan bana gerisi hiç önemli değil
Beni satanı ben bedavaya veririm
Beni tanıyanlar bilir
Öyle kötü bir yanım vardır ki
Dilerim hiç görmeyesin
Dostluğum kadar düşmanlığımda derindir benim.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:45 PM
Dönelim artık eski günlere
Gidelim yine parklara bahçelere
Kabahatimi biliyorsun
Neden artık sevmiyorsun
Şansım yok mu hiç
Yalnızlık bana göre değil
Benim yerim senin yanın
Yeniden sev beni
Hiç bitmesin bu sefer
Sabahlar uzak olsun
Yaşanan ******* hatırlansın
Seni sevdiğim her gün için şiir yazdım
Sonuncusu dündü
Bugün ise yeniden yazdım
Sanki hiç yazmamış gibi
Her satıra adını yazdım
Hiç duymamışım gibi
Seni seviyorum bile diyemedim
Sevmekten öte ama
Daha adını bile koyamadım

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:45 PM
Uykuyu gözlerde bırakaraktan....
Yürekte hasretin hep kalaraktan..
Dudakta tenimde kaldın bunu bil..
Gitmesen olmaz mı daha çok erken..

Tan ağardı dedin hani nerede..
İstemeden ayrıldık dediğin de..
Sardığın kolların gevşediğinde..
Gitmesen olmaz mı daha çok erken..

Susarak yaşadık günleri ayları
Gözlerde bitirdik seneleri anları..
Kapalı kapılar simsiyah perde..
Gitmesen olmaz mı daha çok erken..

Eridi buzlarım güneş görmeden..
Sonbahar geldi bahar olmada..
Seni kaybettim.. günüm dolmadan..
Gitmesen olmaz mı..daha çok erken..

Pişmanlık gemisi limana geldi..
Gözüm arkada yüreğim sende..
Sen de kal artık olduğun yerde..
Gitmesen olmaz mı..daha çok erken..

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:46 PM
daha dün konuştuk senle
havadaan, sudan
birazda aşktan konuştuk
biraz gerçeek, biraz yalan

daha dün konuştuk senle
geçmişten bahsettik
sen ellerin olmuştun
bir bendim yalnız kalan

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:46 PM
Verebileceğinin hepsini verdi
Yaşattı sana yaşanmamışlarını
Ama sen sonsuz sınırsız doyumsuz
Hiçbir sevi sür-git değil
Cennet bir tadımlık
Mutluluk bir şimşek parıltısınca
Zaman nasıl donmuşsa bir resimde
Donmuşluğudur zamanın mutluluk
Ölümsüz olan bir anmalık
Yaşattı seni yaşayamadıklarında
Hem de ölesiye
Daha ne

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:46 PM
Daha neyi bekliyorsun çık da gel
Ayrılığı tattırmak mı amacın
Kim senin önüne koyuyor engel
Yüreğinden attırmak mı amacın

Zaten özlettin kendini aylardır
İnan gönlüme bir asır kadardır
Yüzünü ne bilen ne gören vardır
Kendini unutturmak mı amacın

Gönlümce sevgimin senden umarı
Sana bağlı hayatın,can damarı
Kesersen felek indirir şamarı
Yaramı kanattırmak mı amacın

Boş vermelere borçlandım neşemi
Bilmez miyim kötüye gidişimi
Yoksa düşürceğin yer baş köşemi
Kafamı oynattırmak mı amacın

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:46 PM
Yaradan aşkına söyleyin canlar
Bir nefes, bir lokma, daha ne gerek
Olmasın savaşlar akmasın kanlar
Bir nefes, bir lokma, daha ne gerek

Kamil olan bilir, yedidir rengi
Değil mi sevilen, sevenin dengi
Küçücük bebeler görmesin cengi
Bir nefes, bir lokma, daha ne gerek

Ne size, ne bize kalır bu dünya
Biri üleşip de versek ikiye
İkiye ulaşıp ersek sevgiye
Bir nefes, bir lokma, daha ne gerek

Engin’ in silahı bir tek kalemdir
Okumadan bilmemek asıl elemdir
Bilgiyi paylaşmak daim alemdir
Bir nefes, bir lokma, daha ne gerek

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:46 PM
yine nazlarda
yine kaçışlardasın
kaç bakalım
daha ne kadar sürecek bu kaçışlar...

ne zaman sussam
ve ne zaman kötü olsam
sanki hiç sevmiyormuş gibi
sanki tanımadığın biriymişim gibi
umursamaz ve rahat tavrınla
deli edercesine beni
kaç bakalım
daha ne kadar sürecek bu kaçışlar...

oysa ben
kararımı vermişken
tam gidecekken
gitme diyen sen
sensiz ne ederim diyen
sonra yine kaçıp giden
kaç bakalım
daha ne kadar sürecek bu kaçışlar...

sarsa bedenimi kordan *******
titretse ruhumu,eritse düşünceler
duymasam sesini kahrolsam
çıldırsam alamasam senden bir haber
kaçma artık yeter
kaçtıkça herşey biter
sus ağlama,bağırma öyle
hem kızmada
gitmem gerekiyor
bakma yüzüme öyle
sadece sus,bu bana yeter
bir kelime bile konuşma
ne sesin duymak isterim
ne görmek yüzünü
sakın ümitlenme
artık dönmem geri
yasta tutma arkamdan
tek bildiğin şeyi yap yine
hadi kaç
sen kaçtıkça
yürek dolusu sevgiler
uğruna serilmiş ömürler
bir bir kaçıp giderler
kalplerinde sana yer verdiler
hani şimdi nerdeler
diye sorma sakın
şimdi onlar çok uzaktalar
geride bir sen
birde vicdanını bırakarak
kaçıp gittiler
hadi şimdide kaç göreyim seni
hadi kaç ey sevgili
vicdanından da kaç göreyim seni
dememişmiydim sana
daha ne kadar sürecek bu kaçışlar...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:46 PM
Kimleri sevdim ?
Hatırlamıyorum......
Kimlere,"Seni Seviyorum !" dedim de,
Bir "Seni Seviyorum !" diyenim olmadı ömrümde .
Namlusu kırık bir gül ile ,
Mermisi yitik bir karanfil kaldı ellerimde .
Üçüncü Dünya Savaşı görülmemiş şu zavalı alemde ,
Ben ki ,
Bilmem kaç Yüzüncü kalleşin hazin mazisi ...
Ben ki ,
Bilmem kaç Yüzüncü savaşın cesur gazisi ...
Daha nice zaferlere ,
Daha nice zaferlere ....

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:47 PM
Taş atar aylara günlere gezegenlerden o,
Avuçlarında en bağnaz inanış, soyunuk.

Ver sen bir ölçek, bir ölçek daha, bin yıl ötesinden,
Aç gömüleri Dara'nın soyunuk.

Emmez ki bebe, dolmaz ki bebenin annesi,
Nice emse emdirse, anlam soyunuk.

Bir kurt ulumaz, ama kılları delice büyür,
Bakımsız ormanlara, mağaralara, soyunuk.

Yetmiyor, yetmiyor bana bu yeryüzü yalnızlığı,
Burda bütün sevdiklerim soyunuk.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:47 PM
Ölümden korkma
Ardında pişmanlıklar yoksa
Arkanda yarım kalan işler
Kırık kalpler bıraktıysan
Haklısın üzülmekte ölüme

Korktuğum ölüm değil asla
Kapının vakitsiz çalınması
Tanyeri ağaranda
Güneşin batması

Sevgili dost
Bilirim meşgulsün
Alacağın çok can var
Var sen biraz daha oyalan yine de

Gidecek değilim bir yerlere
Buradayım
Lakin
Daha yaşanacak çok güzellikler var.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:47 PM
Gülü kıymet bilen dersin demişsin,
Dermişim, dermişim dahası var mı?..
Derebilen gönül versin demişsin,
Vermişim, vermişim dahası var mı?..

Ne vardı bilmem o gün üzerinde,
Görür görmez akıl koymadın bende,
Güzellik adına her şeyi sende,
Görmüşüm, görmüşüm dahası var mı?..

Durmasan, çağlasan hep aksan bile,
Deli gönlüme bir tuzaksan bile,
Hatta ne bileyim yasaksan bile,
Sevmişim, sevmişim dahası var mı?..

Sevgime saygı da katmış özümden,
Sakınmıştım seni iki gözümden,
Ne ettiğim yemin ne de sözümden,
Dönmüşüm, dönmüşüm dahası var mı?..

Gizlemen anlamsız bunu erinden,
Biliyorum sende sevdin derinden,
Gönül kafesine en zor yerinden,
Girmişim, girmişim dahası var mı?..

Çağırmamış olsan, demesen de gel,
Alır götürürdü beni esen yel,
Kaç kez ellerimle zülfünü tel, tel,
Örmüşüm, örmüşüm dahası var mı?..

Bire beş katıp da saydıklarına,
Kulak asma sakın duyduklarına,
Varımı yoğumu ayaklarına,
Sermişim, sermişim dahası var mı?..

El alem yatarken kış uykusunda,
Yol aldım ben sevgi okyanusunda,
Lafın özü şu ki; aşk hususunda,
Ermişim, ermişim dahası var mı?..

Cenneti gösterdin yemeği yerken,
Ardından cehennem, demedin erken,
Sayende, sayende daha yaşarken,
Ölmüşüm, ölmüşüm dahası var mı?..

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:47 PM
aşk bir gizli servis ifşa edilmiş amaç için
hücre tipi örgütlenme yalnızlıktan güç alabilmek için
yalnızlık onun neredeyse varlık koşuludur
nihayetinde iki zıtlık arasında çalışır
kadimdir ilişkileri e sonsuz eksi bir yine sonsuz
bölünmüştür mikrolar onunla yönetilir
zamansız kalkınma planının kod adıdır tekamül
ha bir de işkence metodu vardır aynı isimde
ondan öykülenilmiştir başbaşa kalabalıklarda
herkese uygulanır önce soyulur madur
benliğinden eser kalmayana dek sorulur
özgeçmişi geçmiş kovulur ve öz korunur
bu işlemden sonra seviş(e)mese de sevmeye mahkumdur


hiçbir yalnızlıkta onu bozacak kadar yalın olamaz tutsak
mesala yakamoz güneşe ulaşamaz aya tutsak
ve ay yakamoz için güneşe tutsak


faşist tapınmalarda anarşist bir kurgudur
Sevigiliden başka iktidar tanımayan
örneklerine rastlanır yalnızca lise sıralarında
kafiye tutkunu usta aşık çırak şair
bir olmak ister elbette olabilmiş değildir
aşık vuslat ettiğinde ondan iz mi kalır

bitemeyen bir şiirdir biriktirdiği duygular
hep sonunu hazırlar delta bir düz yazı ile
uzun ince bir yoldur hani dikeninden
dolayı güle benzetilen sevgililerin düşüyle yürünen
ki beni bu yola çıkaran yalnızlığım değil midir
yol sonunda yalnızlığım O değil midir
deminde değerince çoktan satıldı bu can
sahaflarda pazar yerinde bit pazarında kiraclardan bunalan

kimse yok mu ya cevap da tam karşılamaz
yitirilmiş ve canlı bir umuttur aşk
kayıp bir coğrafyadır yastık altında
artçılarla öncüler birbirine karışmış

sevgili gibi ayrılıktan sonra tanınan
anadır aşk her ayrılış ondan
hürriyet çığlıklarında gözeten
hatırlanan korku anında çığlıklarla
anlamak zordur onu yansımalarla
mesela geride kalanlar
ağlarsa bencilliğinden ağlar
gölge yoktur çünkü mezarda
çünkü aslı bulur gözünü açan o tarafta
kişi yüz sürünce toprağa yar diye
bırakır kalanlara doğum sancısı
hepsi ağlarken o gitti diye
onu almıştır bir sancı O'na geldim diye

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:48 PM
Seni saran ellerimi,
Başka eller tutsa da!
Sana bakan gözlerim,
Yaşlarla dolsa da.
Sevginle çarpan yüreğim
Paramparça olsa da
Aklımda daima sen olacaksın

Yıllar sensiz geçse de,
Anılar köreltse de
Ömrüm bitip tükense de
Bil ki sevgilim son nefesimde bile
Kalbimde Daima sen olacaksın...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:48 PM
Dağ uzanı gökyüzüne,
Ölüler karanlığa uzanı.

Nerelerden nerelere varır yaşamak,
Acıdan, iğde sarılığından, düşünüden uzanı.

Sever misin, öpüler ardı boş,
İşte bıraktığı güzelin, bir çirkin uzanı.

Yankılar, gezegenlerden ağrı gelip gider,
Başı kopmuş gök mamurlarından bir uzanı.

Uzandığımız, belki de bu gece, belki de bu yatakta
En bilinmeze uzanı.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:48 PM
( içimde bulutsun , bu yürek seni nasıl unutsun... ??)

bir bulut sandım seni bu da yağar gider demiştim
nerden bilecektim kirpiklerimden döküleceğini
razıyım ya gözümün önünde gökyüzünde kal
ya beni de götür bu özlemi uyutamıyorum

yine gölgen üstüme yürüdü
özlem dolu dolaşmalarım ondan
ömrümden uzun olsa da bu aşk
her gece sensiz gece aysız doğmazken

bu sevginin işkencesine katlanarak yaşıyorum
her gün çürürken özleminde ölüm bile hoş gelir
sensizlik artık zehir gibi seni senden istiyorum
bak kapadım gözlerimi düşlerime düşersin diye

bir başka yaşamaktayım bir başka ölürken
gel vefasız olma bu mahsun sevgime karşı
istemem sen dışında kimse gelmesin yanıma
görmek istemem kimseyi dalarken gözlerine

İZMİR , 13 .08. 2004

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:48 PM
Dalda bir serçe
Öterse,
Cik cik,
Bir yağmur yağarsa incecik,
Toprak tüttürse dumanını,
Yapraklar toplanıp, fırıldak olsa,
Gün solsa, gece olsa

Dalda bir serçe ve gece
Serçe mutlu,
Yağmur ince ince,
Gece ve serçe
Sabaha kadar karanlık gece,
Dudaklarımda şu hece
Hayat bir bilmece.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:48 PM
Bir dalga misali yaşadık aşkımızı
Okyanus ortasında sinsi ve iştahlı bir dalga misali
İlerledikçe büyüyor büyüdükçe taşıyordu yüreğimizden
Korkusuzca kosuyorduk bizi bekleyen taş yığınına inat
Kavgaya bilendiğimizi düşünüyordum ikimizin de
Nerden bilirdim bir rüzgara sığınıp beni bıraktığını
Aşkı bir dalga misali yaşayacağımı…
Sen bir kumsala uzandın acıdan korkarcasına
Ben bilendiğim taş yığınına çığlık atarcasına
Sen geri döndün kaynağına sığındığın rüzgarınla
Ben savruldum sonsuzluğa köpüren kan damlalarımla..

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:49 PM
Sarmış deniz kızları gibi dalgalar bizi,
Uzun saçları gümüş, şeffaf tenleri fosfor.
Yumuşak başlarıyla sarsarak teknemizi,
Yolcu, gittiğin sahil nerde diye bağırıyor.

Ne bir kıyıdan eser, ne bir ışıktan eser,
Sulardan daha derin, yolun karanlıkları.
Dalgalar, yürüyünüz, arayalım beraber,
Başımızı dövecek yalçın kayalıkları!..

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:49 PM
Aşk denizinde kaybolmuş bir yolcuyum ben.
Ne yapsam da kurtulamıyorum hırçınlığından
Kıyıya vuruyor yalnızlığım,
Karaya çıkamadan derinlere gömülüyor hayallerim.
Martılar daireler çiziyorlar üzerimde
Akbabalara benzetiyorum onları...
Ne bir yemek, ne bir su,
Acılarla besleniyor vücudum.
Koca okyanus az geliyor kalbimdeki yangını söndürmeye.
Bulutlar karardıkça daha da şiddetleniyor içimdeki fırtına...
Dalga sesleri, parçalıyor *******i.
Her geçen gün umutlarım giderek azalıyor bu ıssızlıkta,
Yalnızlığın ne kadar acı verdiğini şimdi daha iyi anlıyorum.
Güneş gözlerimi kamaştırırken,
Tuzlu su derimi eritiyor...
Yorulmuş bedenim salıyor kendini dalgalara;
Kapanıyor gözlerim yavaş yavaş.
Ve kendimi karada buluyorum bir gün
İnsanlar acımasız; sevgi ne demek...
Her taraf karanlık, her tarafı acı kaplamış
Mücadele etmek çok zor
Yalnızlık denen duygu kurcalıyor beynimi.
Ne bir kimsem, ne de bir sevdiğim.
Ağır ağır ölüme doğru ilerliyor ruhum
Dalgalarımı geri verin bana,
Denizi özlüyorum!

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:49 PM
Dalga ile kıyının aşkını bilirisin
Öncesinden başlayıp sonsuza giden dalga
Hep aşka kavuşma özlemiyle atılır suya
Dalga seven kıyı sevilendir
Dokunur parmaklarının ucuyla sevdiğine dalga
Ve döner hep geriye
Bilir kavuşamıyacağını ama hep koşar kıyıya
Her bir dokunuşunda aşkına verir vedenini hesapsızca
İşte bende seni severim böyle delicesine
Yok olmayi göze aldım tekrar senle doğmak icin

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:49 PM
Bugün dalgınım yine
Ne yaptığımı bilmiyorum
Belki de şu an
bomboş bir sokakta
usulca yürüyorum
belki de bir yatakta
dalmışım uyuyorum

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:49 PM
Ey yaşlı dağların genç ve yorgun yolcusu
Ey ihtiyar dünyanın bile yetmediği güzel
Be hey yay kaşlarını neden çatarsın?
Soran olmadımı sana derdini ki,bu kadar hırçınsın.
Aslında biliyorum.kırdılar yeşillenen dallarını,
Döktüler zehiri toprağına,susuz bıraktılar.
Güneşi çok gördüler sana.
Elbet hepsinden haberdarım.
Yinede yaşamalı yaşatmalısın
Niye diye sorma!
Burada ancak seninle birlikte
yaşayabilen bir fidan daha var da ondan.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:50 PM
Damla damla akıyorsun gözlerimden

Düşünüyorum seni,

Günde 25 saat haftada 8 gün

Ve bir gün yine başladı ve küstüm kendimle

Günlerdir bekliyorum,

Gelsen de bizi barıştırsan

Ve akşam oldu hala yazıyorum..

suyun damla damla akışı gibi,

1961 ortasındaki Küba sabahı gibi

huzur veriyorsun ama;

Bir yandan da;

Çürütüyorsun

Suyun ahşabı çürüttüğü gibi…

Nasıl anlatsam;

Bir yarayı kaşımak gibi

Acıyor ama bir tadı da var..

Sanki aşk gibi..

Yok değil..

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:50 PM
Her yağmur damlası şairin kaleminde
Şahittir her zaman olup bitine.
Ya arkasına bakmadan gidene,
Yada camdan bakıp acı çekene.

Berekettir her damla çifti cinin gönlünde
Bir duygudur şairin dilinde.
Yalan dünyada bir damlanın içinde
Kimi sevilir kimi üzülür kara bulutu görünce.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:50 PM
Yokluğunda;
Seni düşünebildiğim
Anların bile çok güzel olduğu
Günlere kalınan hasret...

Acı vermesin artık sevdalar
Her gece ayrı bir kahır
Her, gün doğumuna lanet
Yağdırmak istemiyorum artık.
Sevgiye uzanan ellerim
Her gün biraz daha nasır tutuyor.
Hep bahar dalları açtırırdım gönlümde
Yıkılası umutlarımı sulardım sevdayla.
Hayat başaramadı ama
Aşklar yordu beni...
Ne umdum ne buldumlarla
Akıp giden beyhude bir hayat.
Bundan böyle ne yasemin kokar düşlerim
Ne de bir başka bahara
Kaçar bu gönül.
İçinde şarap içtiğin gözlerin
Zamanla ıradığını gördüğünde
Anlıyorsun ki
Sevdaya kelepçe vurulmuyor.

Yokluğunda;
Seni düşünebildiğim
Anların bile çok güzel olduğu
Günlere,
Yüreğimde bir mezar açtım.
Toprağında on dört kırmızı gül
Taşına şöyle yansıyordu ...

DAMSIZ GİRİLMEZ...




"Bir sayfaya sığamayınca sevdam
Aldım gönlümü fırtınalara sakladım.
Kaç acı çaktılar yüreğime bilmiyorum,
Eylül dokunuşlarıyla... "

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:50 PM
Bahar geldi yine, bir hoş bu gönlüm
Aşkların elinden ser hoş bu gönlüm
Hasretin dumanı tüter de tüter
Gurbet ellerinde bir kor bu gönlüm.

Umut ki dağlarda karı eritir
Dost bağında gonca güller yetirir
Zaman oldu gayrı, yeter de yeter
Gurbet ellerinde bir dar bu gönlüm.

Her günün umudu güneşle gider
Hasretler yol olur, gözlerde yiter
Ayrılık acısı biter de biter
Gurbet ellerinde bir zor bu gönlüm.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:50 PM
Toprakla suyla yapılmış bir darağacı
Yüreğimde sızı kalbimde bir sancı
Toplanmış birkaç dost üç beş yabancı
Beni bu hallere düşürenin yoluna asın

Bu hayattan bu dünyadan ellerimi çektim
Kimi dost bildiysem bir tokat yedim
Hayallerim umutlarım sevgilerim
Beni bu hallere düşürenin yoluna asın

Kalbim taşlaştı yüreğimse nasır
Ömrüm tükendi hep asır asır
Dostmuş arkadaşmış hepsi birer hatır
Beni bu hallere düşürenin yoluna asın

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:51 PM
Yüreğinde temize çekmiştim hayatımın müsvettesini.
Gözlerim gökyüzü;
gel gel de dinsin bu yağmur.
Hayat çekilişimin büyük ikramiyesi,
sensiz olamam;toprağın suya nikahı,
ayın dünyaya sevdası gibi,
ayar tutmaz artık bu gönül.
Doğurmadı yokluğunda hiç bir gece;
sen güneşimin kör ebesi, sabahlara hasretim gel artık.
Kime giydirdiysem bol geldi şiirden elbiseni.
Hiç bir leke sökücü sökemedi, dudağımdan dudağının izini.
Adın; şiirlerimin gizli öznesi.
Kokunu taşıyor, her bahar rüzgarların ücretsiz nakliyesi.
Sen yoksun ya; kumarda ortaya sürülmüş bedel kadar tedirginim.
Yaşamaya bile yeni alışırken daha
Kullanma klavuzunu beraberinde götürdün ömrümün.
Ayaküstü sevdalarda bekaretini yitirdi yürek,
Savunmam kırıldı ve terörist bir eylemdi artık sevişmelerim.
Dünyanın kalp atışları yavaşladı,
Yanlış bir zamanı göstermeye başladı bütün saatler.
Gel gel artık!
Ben burdayım ya aynamdaki sen,
aynımıyım?
Gönlümü ipotek ederek almıştım seni,
haczedildim gidişinle..!
Hepsini sana harcadım,
hayatdan borç aldığım zamanın.
Gölgesinde güneşleniyorum şimdi,
ölümle meyve veren ağacın.
gelmezsen, birazdan bir dalında da ben açacağım,
bir yıldız daha kayacak ve toprağı besleyecek bedenim.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:51 PM
Umudum meleğim , ölü gibiyim bugün, sensizlik ölümmüş anladım bir daha.
Gece ağlamaktan gözlerim şişmiş , uzun zamandır çocukluğumdan bu yana yapmadığım.
Bir şeyi yaptım bu sabah , bayram namazı kıldım.
Ama Allah’a sığınmaktı gayem ’’ çok kötüyüm ‘’
İnsanların içinde ağlamamak için zor tuttum kendimi , dudaklarımı ısırdım.
Yalnızım sensizim ‘’ ALLAHIM ‘’ duy sesimi dayanamıyorum artık.


Odamdayım yine.
Yaramazlık yapmış çocuk gibi , kendimden saklanıyorum, seni sensiz yaşıyorum.
Çok sevdiğim İstanbul’da , yani sensiz bu lanet şehirde.
Kırılmış ayna gibiyim , her bir parçam savrulmuş bir yerlere , istesem de bir araya gelemiyorum.
Telefonunu arıyorum , telesekreterdeki sesini dinliyorum , kendimi iyi hissediyorum o zaman.
‘’ BEN SANA AŞIGIM ‘’ ve artık dayanamıyorum sensizliğe.
Daha yokluğunun ilk saatlerinde.


Müzik dinliyorum şu an , yani dinlemeye çalışıyorum.
Anlamak istemiyorum , bana söylenen hiç bir sözü , ve kelimeyi.
Ölüyorum yavaş yavaş galiba , bu lanet şehirde.
Odamda yürüyorum , bir taraftan da adımlarımı sayıyorum , kaç bininci adım oldu bilmiyorum artık.
Ama karamsarım ‘’ YALNIZIM ‘’ üşüyorum , ve ilk defa üşüyorum.
Sensizlik üşütüyor beni , titriyorum , içim titriyor.
Canım bir şey yapmak istemiyor , anlamsızım ‘’ SENSİZİM ‘’
Telefon elimde telesekreterindeki sesini dinliyorum.
Güneş ışıkları , odamın perdesinin arasından süzülüp , yüzüme vuruyor.
Yalnızım, çok yalnızım meleğim.
Güneşe koşan çocuk olmak isterdim, uçurtma uçurmak isterdim şuan.
Çocukluğum geldi aklıma birden , gülme sakın.
Seni düşünmekten çıldıracağım artık , şimdi yaptığın her harareti merak ediyorum.
Ellerinle saclarını düzeltiyorsun belki , belki yeni uyandın , lavaboda yüzünü yıkıyorsun , belki dişlerini fırçalıyorsun , belki belki.

Saat sabah 10 TR de.

Cay içiyorum , biliyorsun şeker kullanmıyorum , ve sende yoksun çayımın içine atacağım.
Cay içmekten de nefret ettim birden ‘’ YALNIZIM ‘’ odamda yatağıma uzanmış , tavana diktim yine gözlerimi.
Sensiz hayal de kurulmuyor meleğim.
Aynaya bakmaya korkuyorum , tıraşta olmadım bugün , kirli sakallarım yüzümdeki kederi hüznü saklar belki diye.
Bayram çocukların bayramı , cıvıl cıvıl hepsi , koşturuyorlar nedenini bilmesem de oraya buraya.
Bende çocuk olmak istiyorum.
Büyüdüm , kocaman adam oldum da ne oldu sanki ‘’ YALNIZ KALMADIM MI ‘’
Ağlamak bana çok yakışıyor , inan sevgilim çok , şimdi sana sarılmak için neler vermezdim.
Göz yaşlarım kurudu her halde , yada gözlerimde isyan ediyor artık , bu kadar kedere ve hüzne.
Anlamsız zamanların anlamsız yolcusuyum , yüküm keder ve hüzün.
Zaman geçmek bilmiyor , duvardaki saatin tık takları bile , çıldırtıyor beni.
İstanbul’da güneşli bir gün , ve ben odamda ‘’ YALNIZLIKLA VE SENSİZLİKLE ‘’ boğuşuyorum.
İlk defa bu kadar uzun yazıyorum , ama rahatlatıyor beni.
Kalemi al kalbine batır diyor şeytan , ama nasıl yazarım bir daha , bunaldım ve saçmalamaya başladım.


Saat sabah 10 . 30 TR de

Odamdayım yine , bizimkiler kurban kesmeye gittiler.
Beni kurban etseler ne olur sanki , bu baş ağrısından da kurtarmış olurlar beni.
Telefonuma gelen her mesajda , bu aşkım diyorum , ama yok yok.
Okumadan siliyorum mesajları , senden başka hiç bir şey istemiyorum şuan.
Kendimi savursam gökyüzüne , dizlerinin dibine düşer miyim acaba.
Yada bıraksam kendimi , denizin soğuk sularına dalgalar atar mı beni , sana en yakın sahile.
Yada fırtınalar kopsa da , koşam yağmurda , ta ki kalbime yıldırım düşene kadar.
Sensizlik öldürüyor beni , bir kutu uyku hapı alsam uyusam , bir daha uyanmasam.
Ama sana söz verdim meleğim sana , kendime zarar vermeyeceğim.
Dişlerimi sıkıp kalbimi kanatacağım , aklıma kısa bir dörtlük geldi şimdi.
Tam benim şu anki ruh halimi anlatacak.

Alaca karanlıkta olsun ölümüm
Kısın lambaları kısın
Toplansın üç beş dost , beş on yabancı
Kurulsun dar ağacı
Beni hayallerimin bittiği yere asın

Odamın penceresine serce kuşları konuyor , sanki onlar bile bana nispet yapıyor.
Onların bile , eşleri sevgilileri yanında , bense yalnızım bu şehirde İstanbul’da.
Perdelerimi kapattım iyice , ışık girmesin odama , hüzün keder bu odada kalsın dışarı çıkmasın.
Yalnızlığımı yüzüme vuruyor , bu anlamsızca yüzüme bakan duvarlar , ne kadar soğuklar , ne kadar kasvetli duruyorlar.
Seni düşünüyorum bacağın nasıl oldu acaba , içim acıyor yine.
Bazen dayanamıyorum ölmek istiyorum , ve daral saatleri başladı yine.
Meleğim kendime hakim olamıyorum bazen , ve istemeden kendime bir şey yaparsam , beni affet ne olur.
Annem odama geldi , konuşuyor benimle , ama bir şey anlamıyorum.
İnan tek görebildiğim ve anlayabildiğim , dudaklarının hareket ettiği , bayılmak üzereyim sanki , beynim uğulduyor ve başım dönüyor.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:51 PM
Bakın bana! Yıkılışın simgesiyim ben,
Yenilmişliğin, yok oluşun sembolü...
Deruni hislerin, özlemin acısıyım ben,
Kalbim ızdırapla dopdolu...

Bir sağdan bir soldan geldi darbeler,
Sarsıldım, beynimde çığlık çığlığa sirenler,
Öyle bakma! Oldum işte derbeder...
Hani sevdiklerim, dostlarım nerdeler?

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:51 PM
Sevme
Nokta almaz
Çocuklar

Sevmeye nokta koyan
Sınıfta kalır.

Onun,
Virgülleri vardır
Çocuklar.

Sevmek noktalanmaz;
O, noktadır.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:51 PM
Dost diye seçtim seni
Düşmandan beter çıktın
Ne yaptım sana diyorsun
Daha ne yapacaktın?

Hadi hadi olmaz öyle…
Sana yer yok şu gönlümde
Ya defol, ya iyi dinle!
Darılma Arkadaş.

Sana çok güvenmişim
Güvenmemek lâzımmış
Kandırmaya çalışma
Neden alınyazımmış?

Belki biraz geç kaldım
Ama şimdi anladım
Gene yalan söylüyorsun
Hiç mi hiç inanmadım.

Hadi hadi olmaz öyle…
Sana yer yok şu gönlümde
Ya defol, ya iyi dinle!
Darılma Arkadaş.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:52 PM
Başucunda kül yüzümün
Gözleri var, darmadağın!..
Yıkılan umutlar dünün
Közleri var darmadağın!..

Tırmanılmaz yokuşların...
Mağduru can, çöküşlerin...
Kan renginde bakışların...
Gözleri var, darmadağın!..

Dalmış girift hengâmeye...
Belli ki hasret sevmeye...
Yalvarıyor sev, sev diye!..
Sözleri var darmadağın!..

Acıdan sunmuş sâkisi...
Hüzünden yansır akis’i
Her mevsimin tiryakisi
Güzleri var darmadağın!..

Nesi varsa hep tüketmiş...
Ermek için ömrü bitmiş...
Meçhul menzillere gitmiş...
İzleri var, darmadağın!..

Eritir hisli sözleri...
Hüzün soldurur gözleri...
Üzmem demiş ya sizleri...
Bizleri var, darmadağın!...

Nesi varsa talan olmuş...
Adı, sanı yalan olmuş...
Her tarafa ilan olmuş...
Gizleri var, darmadağın!

23.10.02

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:52 PM
Düşünüyorumda;

Seninle aynı odada solumak havayı,
ne güzel olurdu!
Aynı kasabada deniz gözlerine bakmak bir ömür boyu,
Lüle saçlarını yastık yapıp koklamak ******* boyu,
ne güzel olurdu!

Kor kırmızı ******* sonunda,
Sabahı karşılamak ten ten'e
Günü yaşamak seninle el el'e
ne güzel olurdu!

Bahar dallarından taç yapmak başına,
Sonra seyretmek seni, saatler boyu,
Çocuklarımızda cıvıl cıvıl bahçemizde
ne güzel olurdu!

Sana sarılmak,seni koklamak göğe doğru,
Hiç birşey düşünmeden umursızca paylaşmak hayatı,
Sevgimizden sığmasak kendimize,üçümüz dördümüz olsak,
AH! ne güzel olurdu..

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:52 PM
Kader mahkemesindeki ayrılığa açılan son davam
Kimseyi suçlama seninledir bu kavgam

Oysa seninle mutluydum bu fani dünyada
Ruhum hep galipdi ölüme yaşam savaşında

Gözyaşına kıyamazdım, döküldüğü her yer bana mahşer
Sensiz saatler, bağrıma saplanan kanlı hançer

Ve ansızın çekip gittin karanlığa
Takatim kalmadı boynumu büktüm yalnızlığıma

Gidişinle gözlerim ıslak, yüreğim ise toz duman
Her nefesimde ayrılığın umuduma kör zindan


Kader mahkemesindeki ayrılığa açılan son davam
Kimseyi suçlama seninledir bu kavgam

Acımadın, bedenimi diri diri ateşlere attın
Bedenimi kefenlemeden soğuk musalla taşına bıraktın

İhanetin baharında kuruyup çöllere döndüm
Her nefesimde kalleş vefasızlığına süründüm

Güneşimi alıp gözlerimden, beni ayazlara bıraktın
Körpe duygularımı beş kuruşa Azrail’ e sattın

Sana kızgınlığım başkasını sevmen değildi
Sevmedin bari, bu can niye ayrılığa kurban edildi?

Elbet sorulacaktır hain gidişinin hesabı
Amel defterine işlendi ayrılığın sahte sevabı

Gülüşünde bilemedim gözlerinle beni ölüme taşıdığını
Gülü alırken avuçlarından bilemedim dikenin elimi kanattığını

Bir daha sevmesin diye kalbimi taşlara sürdüm
Kazandın artık; ihanetinle karardı bu genç ömrüm

Dönsen de bakma yüzüme; görülecektir bu dava
Vicdanımda hiç bitmeyecek ayrılığında başlayan bu kavga .

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:52 PM
Sensiz yıllarımla bir hesaplaşsam,
Yüreğim bin defa davacı olur,
Maziyi düşünüp; aynaya baksam,
Her anın dökümü, hep acı olur...

Senin gelişinde ki; o ilk heyecan,
Ve ilk bakışındaki; ömre değer an,
O ilk gülüşüne; kul olan bu can,
Ayrılsan da sanma sana, davacı olur...

Unutmakla ölüm; eşdeğer olmuş,
Ya insan kendini nasıl öldürür ?
Unutulan ölmüş gibi, yeri boş kalmış,
Ya unutup yaşayanın, başı dikmi olur...

08.04.2004 Taşkışla/Taksim

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:52 PM
Namaza gidiyorum, alay dizilmiş,
İhtişamımla uzuyor yollar.
Bazen davet eder kölelerim hayata vücudumu:
"Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var..."

Vakti altın gibi serpiyorum,
Kapışıyor, genç, ihtiyar.
Suların ve kuşların sesleri yanım sıra:
"Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var..."

Ben ki kıtalar keşfetmişim, nesillerden,
Ben ki cihan kadar.
Gündüzün bittiği yerler karanlık:
"Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var..."

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:52 PM
Telli pullu, anlı şanlı bir gelin;
Aynalar, gelin!
Bir güzel ki, en güzeli güzelin;
Gönüller, gelin!
Sonsuz gerçek, habercisi ezelin;
Kitaplar, gelin!
Ey karanlık, gelmektedir ecelin;
Işıklar, gelin!
Toplanın hep, derlenin hep düzelin;
Yığınlar, gelin!

En güzeli, en güzeli, güzelin;
Habercisi, habercisi, ezelin;
Tellerinde şafak söken bir gelin;
Anneler, babalar, çocuklar, gelin!..

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:53 PM
Beklemiyordun bu daveti simdi
Kim bekler ki
Öylesine soguk
Öylesine ürkütücü
Huzurunun göbegine huzursuzluk damlayacak
Sevinç mumlarin titreyecek
Vakitlerin nesesini kaçiracak
Saatler duracak zaman anlamsizlasacak
Gözlerinin yagmurlari kuruyacak

Avundugum avuttugun hazperdeleri titreyecek
Derinden derinden
Kederler kusatacak
Ansizin
Daha dün konusmustuk
Simdi buz tuttu sicacik elleri
Sehrin dudaklarindan dökülecek yarimagiz
Ismi telefonlardan silinecek
Sevinçlerin kalbini sizilar yaralayacak
Belki aglayacak
Belki aglayamayacaksin
Oyuncu benim
Çekilin basroldeki benim
Simdi
Sen en önde olmalisin
Al iste bu davetsiz davetiye sana
Her günün sabahinda sana kosan duygular
Her seher aydinlanan yüzler sesler yok
Sakin bakma aciyarak o resme
Her yaz sicaginda biraz daha kavrulacak için
Kalbine varacak yolcu son yolculugun
Aynalarin kiskandigi güzellikler toprakla bulusacak
Yavas yavas silinecek hatiralarin
Ayriliklarin çatlaklarindan hüzünler silinecek
Al bu davetiye senin
En önde olmalisin bu hak senin
Dualara durmalisin
Açmalisin ellerini göklere
Fatihalar yasinler salmalisin
Dostluk hatirina

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:53 PM
İster misin ellerimizi birleştirelim,
Sen iki vur, ben iki daha,
Çalmış mı,
Emmiş mi alın terini ulusunun,
Sen dört vur, ben dört daha.

Gemi seçmeye mi gitmiş 20 kişi, çay bulmaya mı yollanmış
30 kişi,
Dışbakan olmuş da yüzde mi almış.
- Saçı bitmedik çocuklarım aç iken kerpiç köylerde,
Bebek kızlarım *******ce aklığını satarken-
Sen yedi vur, ben yedi daha.

Ha, ister misin ellerimizi birleştirelim,
Değeri 8 iken, 208'e mi vermiş bir tabak fasulyayı,
Dilekçeni görür görmez deve boynunu sallamış, 500 mü
koparmış senden,
Saylav seçilmiş de geleceğine yatırım mı yapmış,
devrimi çiğneyerek,
Sen dokuz vur, ben dokuz daha.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:53 PM
Aşkın âteşi vurup, şu sinemi dağlarken.
Dertler ayyuka çıkıp, hicran ile çağlarken.
Gün be gün feryâd edip, gece gündüz ağlarken;
Çektiklerin yetmedi, biraz daha yan gönül.
Sen nelere dayandın, buna da dayan gönül.

Şu üç günlük ömründe, neler neler gördün sen.
Her mihnete katlanıp seveceğim derdin sen.
O " Sevgili " uğruna ateşlere girdin sen;
Acıların içine, kendini koyan gönül .
Sen nelere dayandın, buna da dayan gönül .

Sevda dedikleri şey, benliğinden geçmektir.
Kolayından vazgeçip, zor olanı seçmektir.
Sevgilinin elinden, zehir olsa içmektir;
Sevdiğinin kabı ol, rengine boyan gönül.
Sen nelere dayandın, buna da dayan gönül.

Ayrılık acısıyla, her an yıkılan sensin .
Kendini feda edip, bir de bıkılan sensin .
Şarkıların adına hüzzam takılan sensin ;
Hicranın en hasını, içinde duyan gönül.
Sen nelere dayandın, buna da dayan gönül.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:53 PM
Seni dağladılar, değil mi kalbim,
Her yanın, içi su dolu kabarcık.
Bulunmaz bu halden anlar bir ilim;
Akıl yırtık çuval, sökük dağarcık.

Sensin gökten gelen oklara hedef;
Oyası ateşle işlenen gergef.
Çekme üç beş günlük dünyaya esef!
Dayan kalbim üç beş nefes kadarcık!

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:53 PM
Hasret doluyorsun serabın geçerken hayalde
Bir daha mı aşk aman aman kül oldum yelde
Yedi cihan alay etse de sermayemsin şiirlerde
Ya sen gel, ya ben geleyim dayanamıyorum

Sema yarıldı gökler ağlıyor yağmura bak süzülen
Bir gün tozlar arasındayım bir gün sana sürünen
Gözlerim yollarda türbe oldu çiçeklerle bezenen
Ya sen güldür, ya ben güleyim dayanamıyorum

Söyleyin anama adam değilmişim boşaymış düşlerim
Ben senin gibi vuramam neydi o giderken ki gülüşün
Ben sana verdim kalan ömrümü çabuk olsun ölüşüm
Ya sen öldür, ya ben öleyim dayanamıyorum.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:54 PM
Artık dayanamıyorum
Bu acının gücüne
O kadar zor geliyor ki dokunuyor gücüme
Bir türlü kabullenemiyorum öldüğüne
Beni yalan dünyada iki yüzlü çıkarcı
İnsanlarla bırakıp göç düğüne
Böyle sessizce elveda demeden gittiğine
En büyük günahkar olsam da
Cehennem ateşinde yanıp kavrulsam da
Bekle beni geliyorum yanına
23 yıllık ömrümü bitiyorum şuan da.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:54 PM
Daha iyisi için ayrılık...
Dayanamıyorum bu iyiliğe,
Kandırma kendini benide üzme kahretme.
Nasıl bir iyilikse kahrolsun,
Nasıl bir iyilikse mahvolsun,
Dayanamıyorum ben ayrılığa.

Geçmişi kapadık böylesi iyi diye,
Aldandık sevgimizin küçüklüğüne,
Hayatı zindan ettik birbirimize,
Nasıl bir anlayıştı kahrolsun,
Nasıl bir iyilikse mahvolsun,
Çözemiyorum düğümünü,
Dayanamıyorum ben ayrılığa.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:55 PM
Maziye bakıp hep ağlamaktan
Anılarla avunup kalp dağlamaktan
İnsanlara güvenip bel bağlamaktan
Bıktım artık dayanamıyorum
Nedenleri aramaktan
Kendim ile hesaplaşmaktan
El açıp yalvarmaktan
Bıktım artık dayanamıyorum.
İçinden geçtiğim felek çemberinin
Bir türlü kapatamadığım kalp defterimin
Çaresini bulmak için tüm dertlerimin
Rüyasına yattım uyanamıyorum.
İhtiyaç duyduğum o duyguların
Hasretine düştüm dayanamıyorum
Ne olursun Allahım duy feryadımı
çektiğim bu acıya dayanamıyorum

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:55 PM
Maziye bakıp hep ağlamaktan
Anılarla avunup kalp dağlamaktan
İnsanlara güvenip bel bağlamaktan
Bıktım artık dayanamıyorum
Nedenleri aramaktan
Kendim ile hesaplaşmaktan
El açıp yalvarmaktan
Bıktım artık dayanamıyorum.
İçinden geçtiğim felek çemberinin
Bir türlü kapatamadığım kalp defterimin
Çaresini bulmak için tüm dertlerimin
Rüyasına yattım uyanamıyorum.
İhtiyaç duyduğum o duyguların
Hasretine düştüm dayanamıyorum
Ne olursun Allahım duy feryadımı
çektiğim bu acıya dayanamıyorum

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 04:59 PM
Ceylan bakışlım, dantel nakışlım !
Sen de şeytan tüyü mü var ?
Dünya malını sana değiştim,
Ben de bilmem büyü mü var ?

Yazmasız güzel bana ar gelir
Gül de olsa tuttuğum, har gelir
Dedin ki, Bu Köy Bize Dar Gelir !
Aşkın kaza-köyü mü var ?

Her telden çalıyor garip sazım
Böyledir güzüm, böyledir yazım
Sevgiden ziyade dert te lazım
Dünya dönsün diye mi var ?

Elim gibi kapıda beklersin
İki laf edeceğin, teklersin
Hala benden neyin saklarsın ?
Dilde yasak payı mı var ?

Naz edip de, bana çalım satma !
Firuzköy'ün dumanına yatma !
Hüsam'ı kendin ile denk tutma !
Bende emmi-dayı mı var ?

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:00 PM
Anlat bana güzelim
Anlat bana sevdayı
Ki güneş neden doğar
Neden hava kararır
Gökyüzü neden mavi
Yaprak neden sararır
Bu su nereye akar
Bu yol nereye çıkar
Neden yağar yağmur, kar
Bu kuş nereye uçar
Anlat bana güzelim
Anlat bana de hadi
Aşk nedir sevda nedir
Bu derde deva nedir
Benim gönlüm sendedir
Senin gönlün kimdedir
De hadi!..

1 Aralık `92, Gaziantep

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:00 PM
De hele ey deli gönül de hele
Seyis atsız kuş kanatsız olur mu
Asilenme sen sadete gel hele
Kul umutsuz tanrı kulsuz olur mu

Bak hele ey deli gönül bak hele
Gök bulutsuz tarla susuz olur mu
Göreceksin şu abayı yak hele
Sevgi aşksız gözler yaşsız olur mu

Der hele ey deli gönül der hele
Bağ bülbülsüz bülbül gülsüz olur mu
Bilinmeyen yere doğru gir hele
Beden cansız can ecelsiz olur mu

Gör hele ey deli gönül gör hele
Kuzu otsuz orman kurtsuz olur mu
Önümüzde kara kış var dur hele
Bebek sütsüz insan yurtsuz olur mu

Yan hele ey deli gönül yan hele
Yürek dertsiz dert acısız olur mu
Elemlerin alasıyla kan hele
Hayat zorsuz zor Murat’sız olur mu

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:00 PM
Dokununca gönül bahçeme
Mukaddes göz vurgunu
Yaprağım, dalım hazâna döndü
Muhabbet, çiçeklerime oldu olanlar
Dünyevi arzuların feri söndü
Kalmadı o eski hazzı
Sevişmelerin
Cılız mı cılız şimdi
Dudakların alevi
Öylesine değişti, öylesine ki
Tanınmaz
Rüzgarın uğultusu, yağmurun sesi
Ne şaraplarda kaldı
O eski aşüftelik
Ne sularda var o eski lezzet
Ne sebzeler eski sebzeler
Ne etler
Yediğimiz o eski et
Gökte kuşları, yerde yeşili
Yârda edâları az görür oldu göz
Ne avrat eski avrat
Ne evlat eski evlat
Gözlerdeki fer kadar etkili ancak söz
Neyle eğleyeyim ki ben beni
De, yalan dünya
Neden sende kalsın ki
Ebedi gönlüm
Neden can nehrime son olsun ki
Doğum misâli
Yepyeni bir yaşam vadeden ölüm

Ilgın 1995 Nisan

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:00 PM
Yine yoksun dedem.
Sensiz geçen bir yıl daha,
Senin olmadığın bir gün daha.
Hep ağıtlar söylendi bu günde,
Kuran'lar okundu
Gene gözyaşı döküldü,
Yine acı hissedildi yüreğimizde.
Kim bilir ne zaman
Diner bu acı?
Kim bilir ne zaman söner
Bu yüreğimizdeki yangın?
Belki de hiç dede!
Bizi bırakıp gittiğin günü
Dün gibi hatırlıyorum.
Zaten hiç aklımdan çıkmıyorsun ki...
Sevgim hiç eksilmiyor ki...
Günden güne çoğalıyor,
Özlemim hiç azalmıyor ki...
Gün geçtikçe,
Yıllar bittikçe,
Hep iki katına çıkıyor.
Kafamı her yastığa koyduğumda,
Her gözümü kapadığımda
Sen geliyorsun aklıma.
Ondan sonra dua'larım başlıyor.
Seni yüreğimde hissediyorum dede!
Belki beni görüyorsundur,
Eminim ki görüyorsundur.
Biliyorum duyuyorsun beni
Mutlaka duymalısın dede.
Ben seni göremiyor ve duyamıyorum.
Bari sen gör ve duy!
Evet dede!
Senin özlemin bir kay daha arttı,
Bir kat daha göz yaşı döküldü,
Bir yıl daha uzaklaştın bizden ,
Ama; bu uzaklaşma,
Bu çekip gitme
Senin suçun değil dede biliyorum.
Seni suçlamıyorum hiç bir zaman
Sadece isyan ediyorum hayata!
Çünkü; sevgilerin en güzelinden uzaklaştırdılar beni
Sen tek babamdın!
Tek sığındığım insandın!
Peki ben şimdi;
Kime baba gibi sevgiyle sarılacağım?
Kimin o şevkatli gözlerinin göreceğim?
Bununla ibaret bir yığın soru dede.
Neden dedem, neden?
Neden gittin bu diyardan?
Kim bilir ne zaman geleceğim yanına?
18 Nisan sabahı
Neden terkettin bizi?
Oysa yaşamak varken,
Beraber sevgiyle kucaklaşmak varken,
Senin gitmen gerekti ve gittin!
Güle dedem, güle güle!
İnşallah huzurlusundur dede!
Yattığın yerde rahatsındır!
Şunu unutma dede;
Bu dünyada hep yanımdasın,
Yüreğim ve kalbimde yaşıyorsun.
Bazen seni düşünüp,
Resmine sarılıp
Saatlerce ağlıyorum.
Biliyorum üzülmemi istemezsin,
Ağlamamı da...
Ama durduramıyorum kendimi dede,
Senin sevgin ve özlemin
Öyle sardı ki yüreğimi...
Bununla yaşamak çok zor.
Ama öğrendim dede.
Tek bilmen gereken şey;
Seni çok sevdiğim!!!!

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:00 PM
Ey sevdiğim güzel, benle dalaşa
Girme mi diyorsun ? Dediğin olsun...
Öfke oklarını yay gibi kaşa
Germe mi diyorsun ? Dediğin olsun...

Ne demiştin bana sen geçen salı,
Kesiyorsun şimdi bindiğin dalı,
Sakın ha bir daha, yoluma halı
Serme mi diyorsun ? Dediğin olsun...

Sanma ki arzumdu düşmen bu hale,
Ne yapayım sen de kaldı ihâle,
Bundan sonra bana ne gül ne lâle
Derme mi diyorsun ? Dediğin olsun...

Yarın da var amma, unutma dünü,
Yok yere harcama şu genç ömrünü,
Değmem ben, kaptırma bana gönlünü
Verme mi diyorsun ? Dediğin olsun...

Dayanırsın elbet kışa soğuğa,
Fakat sığmaz bu yük iki koltuğa,
Sen kim, mesut olmak kim, mutluluğa
Erme mi diyorsun ? Dediğin olsun...

Akıntıya karşı çekilmez kürek,
Kolay değil ki bu, güç kuvvet gerek,
Aşk çile demekmiş, yok bende yürek
Sevme mi diyorsun ? Dediğin olsun...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:01 PM
Dünya nedir dediler bana;
Benim dedim.
Ya gökyüzü dediler;
Kalbimdir dedim.
Mavilikte süzülen martı;
Sevgimdir dedim.
Ama yuvasız kalmış dediler;
SUSTUM !
Hiçbir şey söyleyemedim.
Aşk nedir dediler;
Duyulan özlemdir dedim.
Ya ayrılık dediler;
Yaşanan kabustur dedim.
Seviyor musun dediler;
Delicesine dedim;
İspatla dediler;
SUSTUM!
Hiçbir şey söyleyemedim
Yaşamak nedir dediler;
Sevdiğimdir dedim.
Ya mutluluk dediler;
İşte o an haykırdım;
Senin sevgin olduğunu söyledim

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:01 PM
Bir gün yalnız kalacaksın dediler
Hiçbir şey zevk vermeyecek
Sevdiğin yanında olmayınca
Uzakta da olsa, yüreğim onunla dedim
Onun da yüreği sende mi dediler.

Kimseden fayda yokmuş
Kendinden başka
Beklersen eğer sıcaklığını
Üzülürsün dediler
İnanmak, yüreğimle sevmek önemli dedim
O da sana inanıyor mu dediler.

Sevgi yanında olmak, sarılmakmış
Belki de özlemek, görmediğin için
Sesini duymamak adına aramadığımı söyledim
O da seni özlüyor mu dediler.

Neden bu acı o zaman
Gözlerde hüzün, kalabalığın içinde yalnızsın dediler
Sevgi fedakârlıktır dedim
Bir çift mutlu göz görmek için
Tüm bunlara değer mi dediler.

Değer dedim
Onun için değer
Varsın desinler...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:01 PM
Dedim ki; bu akşam uyumayayım,
Belki sen ararsın ve sesini duyarım,
Belki bir bülbül yanından gelir bana sesini haykırır,
Belki bir rüzgar eser oralardan bana kokunu getirir, koklarım,
Ya da belki kanatlarım olur yanına uçarım bir çırpıda,
Sabah oldu hala umutluyum.

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:01 PM
sevgi dedim,bitti dedin
umut dedim,unut dedin
gitme dedim,öldüm dedin
öldüm dedim,çektin gittin

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:01 PM
Sevmek dedim, gülmek dedim
Neyi sevmek, neye gülmek bilemedim.
İnsan dedim, bir can dedim
Bakındım da göremedim.
Bir ses dedim, nefes dedim
Kulak verdim duyamadım.
Geldim dedim, gidecektim
Kana, kana yaşamadım.
Yaşamadım, göremedim
Duyamadım, gülemedim
Sevemedim, bilemedim
Gider oldum, gider oldum
Gayrı geri dönemedim…

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:01 PM
Sevdamızı yazdım taşa
Seni sordum uçan kuşa
Neler ettin sen bu başa
Ettiğine değdi mi ?

Türkü yaptım seni saza
Çaldım seni yaza yaza
Bırakmazdım bir arsıza
Gittiğine değdi mi ?

Mevsim olup döndün güze
Kanıp gittin yalan söze
Ne diyeyim ben bilmeze
Bilmeyene değdi mi ?

Ateşten bin beter yaktın
Beni uçuruma attın
Toprağın misali bastın
Bastığına değdi mi ?

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:01 PM
Değer...
Savaşmaya değer...
Çorak arazilerde,
Taşlı tarlalarda
Yaşayacaksa eğer
Bir tane papatya
Değer...
Savaşmaya değer...

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:02 PM
Bir rüya görür gibi
Seninle bulutlara uçtuğumda
Bir ateş yakar beni
Sevginle tutuştuğumu sanırdım
Yağmur olur damla damla
Öperdim öperdim dudaklarından
Bir nehir gibi çağlar
Akardım akardım damarlarından
Değer mi hiç değer mi hiç
Değer mi değer mi söyle
Bir rüya ömür boyu
Sürer mi sürer mi böyle
Değer mi hiç değer mi hiç
Değer canım değer elbet
Değer birtanem
Aşkı için herşeye
Ne hayal ne de gerçek
Engel mi kanatlanmadan uçmaya
Değer canım değer birtanem

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:02 PM
hala seni seviyorum,
tüm inatlara inat.
gönlüm,
çile hamalıyla aynı yükü taşıyor
öyle ağırlaştı ki bu sevdan yüreğimde,
öyle bencilleşti ki senin için bu yürek,
ne o başkasını,ne de başkası onu,
bir yar gibi seviyor.
öyle zıtlıklar içindeyimki,
gözlerim bile kalbime isyan ediyor
biri senin aşkından harıl harıl yanıyor,
biri o kadar acıyorki kalbime,
damla damla söndürecek sanıyor.
diyo ki;"be kardeşim,
değer mi bir sevda için,
hergün yanıp,her gün sönmek,
böyle içi kırık,dökük,
delikli kalbura dönmek,
bir aşk için acı çekip,
birgün doğup,hergün ölmek,
değer mi be kardeşim,
sevmeyene gönül vermek"
kalbim de diyorki ona,
"nerden biliyon sevmediğini?
hiç sevmeyen insan utanır mı
hiç sevmeyenin gözleri,
kutupta kalmışlar gibi,
titrer mi gün ortasında
bir insanın dili neden tutulur
konuşacak birşey bulamaz
bence o da beni seviyor.
zaten onun kalbindeki kıvılcımla,
benim yüreğimdeki volkan yanıyor.
ne zaman sen söndürmeye çalışsan,
o sana inat yine yakıyor,
yine yakıyor...
ama bilki,
ne senin gözyaşların
söndürecek bu ateşi,
ne de hergün cesedimin
konulduğu kara toprak.......

GooD aNd EvıL
09-15-2007, 05:02 PM
Kalbim,
Ortadan kırılmış.
Haberim bile yok.
Eve girdiğimde fark ettim
Masanın üzerindeki fotoğrafının yanında
Güneş ışıkları çarpıyordu…
Ama anladım ki hala eski bıraktığım yerde..
Ne rüzgar savurabilmiş o kırık parçayı,
Ne de onların acısı daha küçük parçalara bölmüş onu
Hala bütün olarak duruyordu hala şansım varmış gibi seninle ilgili
Direniyordu.
Fotoğrafta ki güzele direniyordu
Sana direniyordu.